Yurtdışında Çalışmanın Zorlukları Nelerdir?

Merhaba değerli kardeşlerim ve kıymetli dostlarım. Bu yazımda sizlere, yurtdışında çalışmanın zorlukları hakkında kısa başlıklar halinde bilgi vermek istiyorum.

Yurtdışında Çalışmanın Zorlukları

Ülkemizde işsizliğin arttığı şu dönemde bir çoğumuz yeni arayışlar içerisindeyiz. Özellikle inşaat sektöründe yaşanan daralma, çok sayıda meslektaşımızı yurtdışı projelere sevketmekte. Dünya genelinde 2018’de Türk Müteahhitlerimiz 261 proje üstlendi. Bunun da yurtdışında Proje Yönetimi konusunda faaliyet göstermek istememizde hatırı sayılır bir etkisi var. Ancak yurtdışında çalışmanın zorlukları da var elbette.

Çok sayıda mimar, mühendis, tekniker idareci ve işçi vatandaşımız sözkonusu referans projelerde görev almak suretiyle ülkemizi yurt dışında gururla temsil etmekteler. Türkiye vatandaşlarının bu tarz nitelikli ve nicelikli projelerde yer alması, bir bakıma yurt dışına teknik ve mesleki bilgi ve tecrübe ihracatı anlamına gelmektedir. Bunun yanında maddi birikimlerini ana vatanlarına göndermek suretiyle, ülke ekonomisine ciddi manada olumlu katkı da sağlamaktalar.

Bu girişten sonra gelelim, asıl konumuz olan, yurtdışında çalışmanın zorlukları konusuna;

Farklı bir Coğrafya;

Her şeyden önce bulunduğunuz yerden farklı bir coğrafi konuma gidiyorsunuz. Ne ile karşılaşacağını bilmeden çıkılan yolda bu bilinmezlik psikolojisi, insanı hep tedirgin etmiştir.

Farklı bir Kültür;

Kendi kültürünüzden farklı bir ortama giriyorsunuz. Adetleri, gelenekleri ve görenekleri farklı bir topluma dahil oluyorsunuz. Her ne kadar çoğu projede kamp, lojman veya şantiye ortamı olsa da, sonuçta sosyal hayatta diğer kültürden insanlarla karşılaşıyorsunuz. Zor durumda kalmama adına, o kültürün yaşam biçimini hızlıca tanıyıp, adapte olmanız faydanıza olacaktır.

Farklı bir Dil;

Büyük olasılıkla farklı bir dilin konuşulduğu bir ülkeye gidiyorsunuz. O ülkede köken olarak aynı dil konuşuluyor olsa bile, lehçe ve kelime farklılıklarından dolayı, illaki iletişim güçlüğü çekeceksiniz. İngilizce’niz çok iyi olabilir. Fakat, bulunduğunuz ortamda, ana dili İngilizce olan ülkeler dışında, farklı bir yerel dil kullanılıyor olacak. En basitinden marketten ekmek alırken, onun o dildeki karşılığını biliyor olmanız gerekecek. Ne de olsa ekmek parası için gitmiyor muyuz yurt dışına?

Farklı bir İklim;

Gittiğiniz ülkenin uzaklığına ve konumuna bağlı olmakla birlikte, elbette az veya çok bir iklim farkı olacaktır. Gideceğiniz ülkenin iklim koşullarına uyum sağlamak bazen tahmininizden daha güç olabilmektedir. Bu, günlük çalışma saatlerini dahi etkileyecek boyutta olabiliyor. Gitmeden önce o konuda ön bilgi alıp, ona göre önlem almak yararınıza olacaktır.

İş Yapma Yöntemindeki Farklılık;

Her ülkenin ve kültürün farklı bir iş yapma yöntemi vardır. Bu yöntemleri gözlemleyip, kendinizi ona göre uyarlamanız gerekebilecektir. Resmi daire, market ve iş yerlerinin gün içi çalışma ve istirahat saatleri, haftalık tatil günleri, ülkeler arası saat farkı gibi konular büyük önem arzetmektedir.

Yüksek miktarda Barınma Gideri;

Anavatanınızdakine ilave olarak ikinci bir barınma gideriniz daha olacaktır. Genellikle aynı mekanda tek başınıza veya bir kaç arkadaş birlikte kalacağınız için, bu maliyet yüksek olabilmektedir. Dinlenebileceğiniz ve kafa dinleyebileceğiniz özel zaman dilimi yalnızca ev ortamında olacağı için, ev arkadaşı seçiminiz çok önemlidir. Bazen çok iyi iki dostun, aynı ev ortamını paylaştıktan kısa bir süre sonra son derece kötü bir şekilde ayrıldıklarına şahit olduk veya duyduk.

Yüksek miktarda Yeme İçme Gideri;

Genellikle tek başınıza veya bir kaç arkadaş birlikte kalacağınız için, alacağınız erzak ve pişireceğiniz yemek miktarı az olmak durumunda olacaktır. Elinizin ayarı da yoksa eğer, çoğu pişirdiğiniz yiyecek henüz bitmeden çöpe gitmek durumunda kalacak. Az miktarlar halinde tedarik edeceğiniz için, aldığınız erzağın size maliyeti yüksek olacak. Veya son kullanma tarihi geleceği için, tükenmeden atmak durumunda kalacaksınız.

Ne derler bilirsiniz; “Yemeklerinizi ailenizle birlikte yiyin, toplu yemekte bereket vardır.” [1] Normal aile ortamında 2-3 kişinin doyabileceği miktarda bir yemeği siz tek başınıza pişirmek durumunda kalacaksınız. Kamp ortamında kalıyor olsanız da normal öğünlere ilave olarak illaki bir zulanız olacaktır. Hele hele yemek yapma beceriniz yok ve; “Ne uğraşacağım, ben dışarıda yerim.” diyorsanız, sizin durumunuz daha da vahim.

Yüksek miktarda İletişim Gideri;

Sosyal çevrenizden ve dostlarınızdan uzakta olacaksınız. Ailenizi beraberinizde getirmediğiniz sürece onlarla olan iletişiminiz telefon ve internet üzerinden olacaktır. Çoğu ülkede internet ücretleri hala yüksek düzeyde seyrediyor. Dolayısıyla iletişim gideri aylık harcamalarınızda önemli bir paya sahip olacak. Evli iseniz ve üstüne çocuğunuz da varsa, bu miktar daha da artacaktır.

Yüksek miktarda Seyahat Gideri;

Ülkenizden ve sevdiklerinizden uzakta olacağınız için, doğal olarak, yıllık izinlerinizi vatanınızda onlarla birlikte geçirmek isteyeceksiniz. Çoğu firma yılda bir defa olmak üzere gidiş-dönüş uçak bileti alıyor veya buna karşılık belli bir sabit ücret ödüyor.

Ancak, yılda bir sefer görüşmek yeterli gelmeyeceği için veya bayramlarda da vatanınızda, ailenizle ve dostlarınızla bir arada olmak isteyeceğiniz için ekstra seyahat harcamalarınız olacaktır.  

İklim Değişiklikleri;

İklim değişikliği, daha ziyade uluslar arası seyahate bağlı olarak i sizi ciddi manada etkileyebilir. Mevsim şartlarına uygun kıyafet ve eşya seçimi yapmalısınız.

Gurbette Yaşama Psikolojisi;

Her şeyden önce ana vatanınız dışında bulunacaksınız. Bulunduğunuz ülke ne kadar modern, özgür, lüks dahi olsa, sonuçta sizin memleketiniz değil. Bu psikoloji yurt dışında bulunduğunuz sürece sizin üzerinizdeki bir kıyafet gibi olacaktır. Çoğu zaman haklı olmaktan ziyade, “problem olmasın yeter”i amaçlamak durumunda kalacaksınız. Ne demiş altın kafesteki bülbül; ”Vatanım.” [2]

(Bugün bardağın boş tarafından baktık. Olabildiğince yalın ve abartısız bir şekilde yurtdışında çalışmanın zorlukları hakkındaki önemli hususları aktarabilmeye çalıştım. Genelleme yaptığım için, elbette sizlerin bulunduğu ortamlara göre ilaveler veya eksiltmeler yapılabilir.  Lütfen siz de benim değinmediğim, sizce önemli olan hususları yazın. Bir sonraki yazımda Yurdışında Çalışmanın Avantajları’ndan bahsedeceğim. Tekrar görüşmek dileğiyle.)

[1] Hz. Muhammed (SAV) [2] Atasözü

Saygı ve sevgilerimle

Mithat GÜNEY, PMP
www.mithatguney.com

Türkiye Emlak Katılım Bankası tekrar faaliyete başlayacak!

Bakan Kurum; “93 yıllık tarihi olan Türkiye Emlak Katılım Bankası ‘nın tekrar faaliyete başlaması için yoğun çalışmalar yürütüyoruz.” dedi.

Türkiye Emlak Katılım Bankası

“Türkiye Emlak Katılım Bankası ‘nın tekrar faaliyete başlaması için yoğun çalışmalar yürütüyoruz.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Türkiye Emlak Katılım Bankası ‘nın tekrar faaliyete başlaması için yoğun çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.


AA Muhabiri Ayşe Şensoy Boztepe’nin haberine göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Antalya’da bir otelde
“2023’e Doğru Türkiye’de Çevre ve Şehirciliğin Geleceği İstişare Toplantısı” düzenlendi. Toplantının açılışında Bakan Kurum bir dizi açıklamalarda bulundu. Kurum, Bakanlık olarak 2023’te ekonomide ve ihracatta öncü, şehircilikte dünya markası ve çevre duyarlılığında örnek bir Türkiye hedeflediklerini belirtti.

Kurum, Bakanlık olarak kültüre ve medeniyete uygun, yaşanabilir şehirlerin inşası için atılan küçük veya büyük tüm adımları her zaman desteklediklerini vurguladı.

Bugün dünyada ülkelerin değil, şehirlerin yarıştığını vurgulayan Kurum, dolayısıyla şehirlerin yaşam kalitesini bugünkü seviyeden daha yukarıya çıkarmanın öncelikli hedefleri olduğunu ifade etti.

Kurum sözlerine şu şekilde devam etti;

“Önümüzdeki 5 yıllık dönemi doğru planlarsak, bu planlama çalışmalarını daha uzun vadeye yayarsak, şehirlerimizin geleceği adına çarpık kentleşmeye ‘Dur’ diyebiliriz.

Türkiye Emlak Katılım Bankası yeniden hizmete girecek

Türkiye Emlak Katılım Bankası nın 93 yıllık mirası ve tarihi olduğuna işaret eden Kurum, bankanın kurulmasıyla sektörün ithalatını azaltmayı hedeflediklerini vurguladı. Bakan devamında şu bilgileri verdi;

“Bankanın tekrar faaliyetlerine başlaması için yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Bankanın temel stratejilerini, müşteriye ulaşacağı kanalları ve sunacağı hizmet gruplarını belirledik. Nihai noktaya geldik.

BDDK’ye faaliyet izni için başvurumuzu yaptık. Çok yakın zamanda faaliyet iznini alarak Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Türkiye Emlak Katılım Bankası’nı hizmete açmayı hedefliyoruz. 93 yıllık Emlak Bankası’nı yeniden hayata geçirerek sektörümüze katkı sağlayacağız. Bu vesileyle hem kentsel dönüşüm projelerinde uygun kredi imkanı sağlayacak, hem de ülkemizde ithal edilen malların yerli üretimine katkı sağlayacak süreci başlatmış olacağız.”

Bakan Kurum, TOKİ‘nin özellikle son yıllardaki ürettiği konutlardan yaklaşık yüzde 95’inin sosyal konut niteliğinde olduğunu ifade etti. Kurum, Türkiye’deki birinci el konut satışında TOKİ’nin payının 2018’de yüzde 7,7 olduğunu vurguladı.

Kurum, “Hedefimiz yıl bazında 50 bin konutu ihale etmek ve bu 50 bin konutun satışını gerçekleştirmektir. TOKİ tarafından inşası bitirilen 138 projede toplam 52 bin konutun 2019 yılının ilk üç ayında teslim etmeyi planlıyoruz.

Emlak Konut ile daha önce yaptığımız “Türkiye için Kazanç Vakti” kampanyasına benzer yeni kampanyalar yapacağız. 2023 yılına kadar 250 bin bağımsız bölümün üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, 2023’te Türkiye’deki tüm hava, su ve deniz kirliliğinin kaynağında engellendiği, tüm atıkların geri dönüştürüldüğü veya arıtıldığı, kirliliğe karşı mücadelede “tam dijitalleşmeye geçmiş, her sorunun tek noktadan hızlıca çözüldüğü” tertemiz bir Türkiye hedeflediklerini sözlerine ekledi.

2018’de Türk Müteahhitlerimiz 261 Proje üstlendi!

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan; “Yaşanan siyasi ve ekonomik sorunlara rağmen Türk Müteahhitlerimiz 2018’de dünyada 261 proje üstlenmek suretiyle 19,4 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı.” dedi.

Türk Müteahhitlerimiz 2018’de dünyada 261 proje üstlendi

“Türk Müteahhitlerimiz, Türkiye’yi yurt dışında başarıyla temsil ediyorlar”

TRTHaber‘in haberine göre Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan; “Türk Müteahhtilerimiz, Türk bayrağını dünyanın birçok bölgesinde dalgalandırdılar ve ülkeye ciddi bir gelir kazandırdılar. 2018’de Türk Müteahhitlerimiz 261 proje üstlenmek suretiyle 19,4 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. Türk Müteahhitlerimiz yurt dışında gururumuz olmaya devam ediyor.” dedi.

Bakan Pekcan, ulaşılan proje tutarının dünya ekonomik ve siyasi konjonktüründe yaşanan birçok sıkıntıya rağmen elde edilmiş önemli bir başarı olduğunun altını çizdi. Pekcan, söz konusu başarıyı, Türk müteahhitlerimizin yurt dışında zor şartlarda da iyi bir performans gösterebildiğinin kanıtı olarak değerlendirildiğini dile getirdi.

Sektörün ortalama proje bedeli 75 milyon dolar

Bakan Pekcan devamında şu bilgileri verdi: “2018’de en fazla üstlendiğimiz projeler;

Ülkemizin geçmişte kümülatif olarak en fazla proje üstlendiği konut sektörünün 2018 yılında listede ilk beşte yer almaması, esasen ülkemiz firmalarının yurt dışında daha katma değerli ve daha nitelikli projelere yöneldiğinin bir göstergesidir.”

Türk müteahhitlik sektörünün yurt dışında 1972’den bugüne kadar 378,9 milyar dolar gibi bir büyüklüğe ulaştığını ifade eden Pekcan, bu süreçte sektörün 123 farklı ülkede 9 bin 600’e yakın projeye imza attığını belirtti.

“Türk Müteahhitlerimiz geleneksel pazarların dışına çıktı”

Pekcan, Türk Müteahhitlik sektörünün geçen yıl en fazla proje üstlendiği ülkelerin; Rusya, Suudi Arabistan, Katar, Sudan, Polonya, Kazakistan, Türkmenistan ve Cezayir olduğunu kaydetti.

Türk Müteahhitlerimizin Rusya, Suudi Arabistan, Türkmenistan ve Katar pazarlarında yeniden güçlü bir şekilde yer almasının önemine işaret eden Pekcan, Sudan ve Polonya gibi pazarlarda da ciddi bir büyüklüğe ulaşılmasının, geleceğe yönelik beklentilerini artırdığını söyledi.

Bakan Pekcan, geçen yıl en fazla proje üstlenilen ilk 10 ülke arasında 2 Avrupa ülkesinin de bulunduğunu belirtti. Pekcan, “Bu durum ülkemiz müteahhitlerinin geleneksel pazarların dışına çıkarak, portföyüne yeni pazarlar eklediğinin bir göstergesidir.” şeklinde değerlendirdi.

Bakan Pekcan, Teknik Müşavirlik Sektörü ile ilgili verileri de paylaştı; “Küresel sıkıntılara rağmen söz konusu sektör 2018 yılında çok önemli bir performans gösterdi. Teknik Müşavirlik Sektörü 61 projede 143 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaştı. dedi.

Pekcan, günümüze kadar Teknik Müşavirlik Sektörünün kümülatif olarak, 110 farklı ülkede 2,1 milyar dolarlık proje üstlendiğini vurguladı.

Kaynak: AA

ORAN, 200 milyon liralık kalkınma desteği sağladı!

ORAN, Orta Anadolu illeri olan Kayseri, Sivas ve Yozgat’a yönelik 200 milyon liraya yakın bir yatırım oluşmasını sağladı.

ORAN (Orta Anadolu Kalkınma Ajansı)

ORAN, 200 milyon liralık kalkınma desteği sağladı

ORAN (Orta Anadolu Kalkınma Ajansı) Genel Sekreter Vekili Ahmet Emin Kilci, ajans desteğiyle Kayseri, Sivas ve Yozgat’ta 8 yılda 200 milyon liralık yatırım yapıldığını ifade etti.

AA muhabirinin yaptığı habere göre Orta Anadolu illerine yönelik faaliyet gösteren ORAN, mali, fizibilite, teknik ve güdümlü proje destekleriyle Kayseri, Sivas ve Yozgat illerinin kalkınmasını hedefliyor.

2009 yılında kurulmuş olan ORAN tarafından Ar-Ge faaliyetleri desteklenmek suretiyle yatırımcılara bölge potansiyellerine en uygun yatırım imkanı sunulmakta. Bu sayede bölgenin başta ekonomik olmak üzere; sosyal, kültürel, turistik ve teknolojik olarak birçok boyutta kalkınması sağlanıyor.

Başkan Vekili Kilci, Kayseri, Sivas ve Yozgat illerinin kalkınmasına destek olmak istediklerini vurguladı. Kilci, şunları kaydetti:

“Ajansımızın temel amacı bölgedeki üç ilimizin diğer bölgelerle olan kalkınmışlık farkını gidermektir. Bu anlamda ORAN’ın mali destekler yoluyla, yatırımcılara iyi bir ortam sunmak gibi bir misyonu var. Bunun dışında bölgedeki çeşitli kurumlarla proje fikirleri oluşturuyoruz.

ORAN son 8 yılda; 63 milyonu KOBİ‘lere, 50 milyon civarı da kamu kurumlarına olmak üzere 113 milyonun üzerinde destek sağladı. Bu destekle üç ilimizde 200 milyon liraya yakın yatırım oluştu. Biz mali desteklerle özellikle KOBİ’lerden yenilikçi, Ar-Ge’ye dayalı, bölgemize katma değer sağlayacak projeler bekliyoruz.

Desteklerimiz tarım, turizm, sanayi gibi çeşitli alanlara yönelik olarak devam ediyor.

Bunların yanında eğitim için de 2 milyon lira gibi bir teknik destek sağladık.”

Proje kültürü oluşturmaya çalşıyoruz.

Kilci, ORAN olarak 2019 yılı için halihazırda projelerin bulunduğunu ve o projelerin de destek sağlanarak hayata geçirileceğini bildirdi;

  • Yozgat’a hayvan hastanesi,
  • Kayseri’ye fuar merkezi,
  • Sivas’a sanayi ve kent müzesi.

Kilci, ajansın bölgeye sağladığı en büyük desteğin proje kültürünün oluşturulması olduğunu belirtti. Kilci,

“Ajansın ilk yıllarında çok az başvuru alıyorduk ancak bu sayı giderek artmaya başladı. Sadece mali desteklerde 2 bin 500’e yakın başvuru yapıldı. Bu başvuruların 700’den fazlasına destek verdik.” şeklinde ifade etti.

Bölgede iyi bir uyum içerisinde çalıştıklarını ve çeşitli faaliyetlerle ekonomiye destek verdiklerini ifade eden Kilci, bölge sanayisinin verimliliğini artırma ve sosyal kalkınma anlamında da çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Yargıtaydan emsal niteliğinde ‘Kapıcı’ kararı!

Yargıtay, fazla çalışmasını ispatlayamayan ‘kapıcı’ için emsal niteliğinde bir karara hükmetti. Yargıtay, haftalık yasal çalışma süresinin aşıldığı gerekçesiyle ek mesai alacağı veren yerel mahkeme kararını bozdu.

Yargıtay, ‘kapıcı’ mesleğindekiler için emsal niteliğinde hüküm verdi

Yerel Mahkeme Kapıcı lehine karar verdi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi , fazla çalışmasını ispatlayamayan ‘kapıcı’ için emsal niteliğinde bir karara hükmetti. Yargıtay, haftalık yasal çalışma süresinin aşıldığı gerekçesiyle ek mesai alacağı veren yerel mahkeme kararını bozdu.

AA muhabirinin yaptığı habere göre; Gaziantep’te bir apartmanda kapıcı olarak çalışan görevli, kendisine ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle yönetim tarafından tazminatsız işten çıkartıldığını iddia etti.

Apartmana doğal gaz çekildiği gerekçesiyle, kıdem ve ihbar tazminatlarını ve alamadığını iddia ettiği bir kısım işçilik alacaklarının tahsili talebiyle kapıcı, Gaziantep 3. İş Mahkemesi’nde dava açtı.

Mahkeme kararında, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesine, kapıcıya ayrıca fazla çalışma nedeniyle ödeme yapılmasına hükmetti. Apartman yönetimi yerel mahkemenin bu kararını temyize götürdü.

Yargıtay, Yerel Mahkeme kararını bozdu

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, temyiz üzerine dosyayı görüşerek, kapıcının fazla çalışmaya yönelik temyiz itirazları dışındaki istemlerini reddetti.

Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunu irdeleyen Yargıtay, yerel mahkeme kararının bu kısmını bozdu.

Dairenin kararında, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, apartman görevlilerince açılan emsal dosyalar ile kış aylarında kalorifer yakma ve kapama saatleri nazara alınarak davacının haftanın 6 günü 05.00 ile 22.00 saatleri arasında günde 17 saat, Kasım-Nisan ayları arası dönemler için ise günde 8 saat fazla çalıştığının kabul edildiği aktarıldı.

Kararda, yerel mahkemece, bir işçinin günlük yapabileceği fazla çalışma sınırının 3 saat olduğu yönündeki Yargıtay içtihatları gerekçe gösterilerek, anılan dönem için haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığının tespit edildiği belirtildi.

“Özel hayat ve iş hayatının iç içe geçmiş”

Tanık beyanlarına göre, davacı kapıcının, çalıştığı ve aynı zamanda oturduğu apartmanın, 18 daireli ve kaloriferli olduğu, sabahları apartman sakinlerine servise çıkıldığı, binanın temizliği ve akşam vakitleri çöp alımıyla sınırlı bir çalışmanın söz konusu olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.

Kapıcılığın kendine özgü çalışma şartları olan, serbest zaman kullanma imkanı bulunan, ara dinleme süresi fazla olan ve çalışılan apartmanın kapıcı dairesinde ikamet edilmesi sebebiyle özel hayat ve iş hayatının iç içe geçtiği bir çalışma biçimi olduğuna değinilen kararda, somut olayda haftalık 45 saatlik yasal çalışma süresinin aşıldığının ispatlanamadığına dikkat çekildi.

Davacının fazla çalışma yaptığını yeterli ve inandırıcı delillerle ispat edemediğine işaret edilen kararda, bu nedenle talebin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği hükmüne varıldı.

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/yargitaydan-kapici-karari/1357089

Tapuda Yeni Dönem başlıyor!

Başlayacak olan ‘Tapuda Yeni Dönem’ ile birlikte, ev alım ve satımında önemli bir karışıklığın son bulması sağlanacak.

Tapuda Yeni Dönem başlıyor

Tapuda Yeni Dönem başlıyor

Posta’dan Meltem Kara’nın haberine göre, bir yandan yeni tapularda QR kod ile dijitalleşme sağlanırken, diğer taraftan da eski tapularda bulunmayan ‘proje metrekaresi’ bilgisi eklenecek.

Bu vesileyle sözkonusu dairenin, apartmanın bulunduğu arsada ne kadar paya sahip olduğuna ilişkin kafa karışıklıkları son bulacak. Yeni tapu senetlerinde bağımsız bölümlere ait net ve brüt metrekareler belli olacak.

Arsa Payı bilgisi de var

2018 yılı Kasım ayında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nce düzenlenen ‘Tapu Senetlerinin Yenilenmesi ve e-Devlet Uygulamaları Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, QR kodlu yeni tapu senetlerine geçileceğini açıklamıştı.

Eski tapularda taşınmazın ada pafta bilgileri, yüzölçümü, vasfı, malik bölümü, pay durumu, tapunun niteliği (mülkiyet, irtifak, devremülk gibi), arsa payı, kat, daire, blok gibi bilgiler yer alıyordu.

Hataların önüne geçilmiş olacak

Yeni tapularda ‘mahalle, ada, parsel’ bilgileri yer almayacak. QR kodlu tapulara taşınmaz numarası gibi bilgilerin yanı sıra proje metrekaresi de eklenecek.

Bu bilginin tapuda yer almasının büyük bir sorunu çözeceğini söyleyen Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, “Eski tapularda yer alan arsa payı kavramının vatandaş tarafından tam olarak algılanamaması ve ayrıca ülkemizde birçok projede arsa paylarında yapılan ciddi hatalar nedeniyle vatandaş bağımsız bölümün metrekaresinin ne kadar olduğunu bilmeden taşınmaz satın alabiliyordu.” dedi.

Tapu Senedi ‘Şeffaf Bilgi’ sunmuş olacak

Belediyeye giderek proje kontrolü yapmanın da çoğu zaman mümkün olmadığı için ciddi hatalar yapıldığını ve bazen dolandırıcılık olayları da yaşanabildiğini belirten Kiraz, “Yeni tapu belgesinde ‘proje metrekaresi’ denilen bir bölüm yer alacak.

Böylece hem bu gayrimenkulü satın alan hem de satın aldıktan sonra bir üçüncü kişiye satmak için göstermek zorunda olan kişi bu bilginin varlığı nedeniyle şeffaf olmak zorunda kalacaktır.

Taşınmazların değerlemesi konusunda da değerleme uzmanları için çok önemli bir veri olduğunu da söylemek gerekiyor.” diye konuştu.

Kaynak; https://www.posta.com.tr/tapuda-net-brut-karisikligina-son-2078535

Bakandan KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi müjdesi!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ‘Konutta KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi uygulamasının 3 ay daha devam edeceğini açıkladı.

KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi 3 ay daha devam edecek

KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi 3 ay daha devam edecek

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter üzerinden, Enflasyonla Topyekun Mücadeleye ekonomide dengelenmeye ve istihdama destek amacıyla başlatılan ve bu gece sona erecek ÖTV ve KDV indirimleri ile ilgili açıklama yaptı.

Bakanlık daha önce ‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi‘ uygulamasının 2018 yılı sonuna kadar süreceğini duyurmuştu.

Bakan Albayrak, Konutta Tapu harcı oranı ve KDV indiriminin 3 ay daha devam edeceğini ifade etti.

Bunun yanı sıra; otomotiv, beyaz eşya ve mobilyada da ÖTV indirimlerinin 2019 yılında 3 ay süreyle devam ettirileceğini açıkladı.

Kaynak; https://www.trthaber.com/m/?news=bakan-albayraktan-otv-ve-kdv-mujdesi&news_id=399559&category_id=1

‘İmar Barışı’ süresi 6 ay uzatıldı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından; “31 Aralık 2018 tarihinde sona ermesi beklenen ‘İmar Barışı’ süresi 6 ay uzatıldı.” şeklinde duyuruldu.

‘İmar Barışı’ süresi 6 ay uzatıldı

‘İmar Barışı’ süresi 6 ay uzatıldı

A Haber’in haberine göre ‘İmar Barışı‘ süresi 6 ay uzatıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, 31 Aralık 2018 tarihinde sona ermesi beklenen ‘İmar Barışı’ ile ilgili sürenin, 6 ay uzatıldığı duyuruldu.

Bakan Kurum, geçen hafta yaptığı açıklamada yaklaşık 9 milyon 500 bin kişinin ‘İmar Barışı’ndan faydalandığını ifade etmişti. Kurum, vatandaşların karşılığında yaklaşık olarak 14 milyar Türk Lirası tutarında bir bedel ödediğini söylemişti.

Bakan Kurum, ‘İmar Barışı’na ilişkin sürecin 31 Aralık’ta tamamlanacağını hatırlatmış, “Ancak sürecin uzatılmasına ilişkin ciddi talep var, imar barışı başvuru süresinin bitişi konusunu biz 31 Aralık’ta tekrar değerlendirmiş olacağız.” şeklinde ifade etmişti.

‘İmar Barışı’ başvurusu nasıl yapılıyor?

Vatandaşların devletle ihtilaflı durumunun ortadan kaldırılması, imara aykırı, ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması yoluyla bu yapılara yasallık kazandırılması hedeflenen İmar Barışı düzenlemesi, 31 Aralık 2017’den önceki ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapılmış kırsal ve kentsel alanlardaki tüm yapıları kapsıyor.

PTT şubelerinden alınan e-Devlet şifresi ile “www.turkiye.gov.tr” adresine veya “e-Devlet” mobil uygulamasına giren vatandaşlar, burada yer alan kurumlar bölümünden Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait sayfaya erişebiliyor. Sayfaya giriş yapan yapı sahipleri, “İmar Barışı Başvuruları” bölümüne girdikten sonra istenilen bilgileri doldurarak İmar Barışı başvurusu işlemlerini tamamlamış oluyor.

Kaynak; TRTHaber, http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-imar-barisi-suresi-ekonomi-2803989/

Aralık ayı inşaat sektörü güven endeksi azaldı!

Mevsim etkilerinden arındırılmış 2018 yılı Aralık ayı inşaat sektörü güven endeksi yüzde 2,1 oranında azalarak 55,4 değerine indi. İnşaat Sektörü güven endeksi bir önceki ayda 56,6 olarak gerçekleşmişti. 

Aralık ayı inşaat sektörü güven endeksi

Aralık ayı inşaat sektörü güven endeksi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Bu istatistiki verilere göre Kasım ayı güven endeksindeki düşme eğilimi, Aralık ayında da devam etti.

İnşaat sektörü güven endeksi (İSGE) 55,4’e düştü

Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 56,6 iken, Aralık ayında yüzde 2,1 oranında düşmek suretiyle 55,4‘e düştü.

İnşaat sektöründe bir önceki aya göre; toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 5,5 artarak 71,5 olurken, alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi ise yüzde 13,5 azalarak 39,3 değerini aldı.

Bir önceki ay olan Kasım ayındaki düşüş eğiliminde olan endeks değerinin Aralık’ta da devam etmesinin, gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisine nasıl bir etkisi olacağını ilerleyen dönemde göreceğiz.

Açıklamalar

Sektörel güven endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörel bazda mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27883

Yeni Ordu Stadı yeni sezona hazırlanıyor!

Temeli 2017 yılı Temmuz ayında atılan Yeni Ordu Stadı, 2019-2020 sezonuna hazırlanıyor. Stadın son hali havadan görüntülendi.

Yeni Ordu Stadı 2019-2020 sezonuna hazırlanıyor

Yeni Ordu Stadı yeni sezona hazırlanıyor

Sabah’ın haberine göre, Ekim ayında Yeni Ordu Stadı’nın tribün, çatı ve dış cephe kaplamaları bitirildi. Alttan ısıtma sistemi ile sulama, kumlama, drenaj ve havalandırma gibi çalışmaları da tamamlanan stadın rulo çimleri döşendi.

İkmal İhalesi 2019 yılında

2019 yılı itibariyle çimlerin hazır hale gelmesini takiben son aşama olarak tribünlere döşenecek 20 bin kişilik koltuk ihalesi ile çevre düzenlemesi için ikmal ihalesi yapılacak.

Stadın ikmal ihalesinin 2018 yılına yetiştirilemeyeceğini ifade eden yetkililer, sözkonusu finansmanın 2019 yılı bütçesinden gerçekleştirileceğini söylediler.

Yetkililer, 2019 yılı Mart ayından sonra gerçekleştirilecek ihalenin inşaatının tamamlanmasının Haziran ayını bulabileceğini belirttiler.

Yeni Ordu Stadı’nın bu sezona yetişmeyeceği ancak 2019-2020 sezonundan itibaren spor müsabakalarına hazır hale geleceğini belirten yetkililer, Yeni Orduspor‘un bu sezonu 19 Eylül Stadı’nda tamamlayacağını ifade etti.

Yeni Ordu Stadı Türkiye’nin en modern tesisleri arasında yer alacak

Görsellik ve kullanılabilirlik açısından Türkiye‘nin en modern tesislerinden biri olacak olan 20 bin kişi kapasiteli Yeni Ordu Stadı‘nda 25 loca, 428 araçlık kapalı, 126 araçlık açık olmak üzere toplam 554 araçlık otopark bulunuyor.

Tüm salon sporlarına da ev sahipliği yapacak olan stadın deniz tarafında otel de yer alacak. Toplamda 90 bin metre kare alan üzerine kurulan yeni stadın açılışının yapılmasının ardından 19 Eylül Stadı yıkılarak yerine Millet Bahçesi yapılacak.

Kaynak; https://www.sabah.com.tr/spor/futbol/2018/12/24/yeni-ordu-stadi-yeni-sezonda-hizmete-girecek?paging=1