Türkiye Emlak Katılım Bankası tekrar faaliyete başlayacak!

Bakan Kurum; “93 yıllık tarihi olan Türkiye Emlak Katılım Bankası ‘nın tekrar faaliyete başlaması için yoğun çalışmalar yürütüyoruz.” dedi.

Türkiye Emlak Katılım Bankası

“Türkiye Emlak Katılım Bankası ‘nın tekrar faaliyete başlaması için yoğun çalışmalar yürütüyoruz.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Türkiye Emlak Katılım Bankası ‘nın tekrar faaliyete başlaması için yoğun çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.


AA Muhabiri Ayşe Şensoy Boztepe’nin haberine göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Antalya’da bir otelde
“2023’e Doğru Türkiye’de Çevre ve Şehirciliğin Geleceği İstişare Toplantısı” düzenlendi. Toplantının açılışında Bakan Kurum bir dizi açıklamalarda bulundu. Kurum, Bakanlık olarak 2023’te ekonomide ve ihracatta öncü, şehircilikte dünya markası ve çevre duyarlılığında örnek bir Türkiye hedeflediklerini belirtti.

Kurum, Bakanlık olarak kültüre ve medeniyete uygun, yaşanabilir şehirlerin inşası için atılan küçük veya büyük tüm adımları her zaman desteklediklerini vurguladı.

Bugün dünyada ülkelerin değil, şehirlerin yarıştığını vurgulayan Kurum, dolayısıyla şehirlerin yaşam kalitesini bugünkü seviyeden daha yukarıya çıkarmanın öncelikli hedefleri olduğunu ifade etti.

Kurum sözlerine şu şekilde devam etti;

“Önümüzdeki 5 yıllık dönemi doğru planlarsak, bu planlama çalışmalarını daha uzun vadeye yayarsak, şehirlerimizin geleceği adına çarpık kentleşmeye ‘Dur’ diyebiliriz.

Türkiye Emlak Katılım Bankası yeniden hizmete girecek

Türkiye Emlak Katılım Bankası nın 93 yıllık mirası ve tarihi olduğuna işaret eden Kurum, bankanın kurulmasıyla sektörün ithalatını azaltmayı hedeflediklerini vurguladı. Bakan devamında şu bilgileri verdi;

“Bankanın tekrar faaliyetlerine başlaması için yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Bankanın temel stratejilerini, müşteriye ulaşacağı kanalları ve sunacağı hizmet gruplarını belirledik. Nihai noktaya geldik.

BDDK’ye faaliyet izni için başvurumuzu yaptık. Çok yakın zamanda faaliyet iznini alarak Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Türkiye Emlak Katılım Bankası’nı hizmete açmayı hedefliyoruz. 93 yıllık Emlak Bankası’nı yeniden hayata geçirerek sektörümüze katkı sağlayacağız. Bu vesileyle hem kentsel dönüşüm projelerinde uygun kredi imkanı sağlayacak, hem de ülkemizde ithal edilen malların yerli üretimine katkı sağlayacak süreci başlatmış olacağız.”

Bakan Kurum, TOKİ‘nin özellikle son yıllardaki ürettiği konutlardan yaklaşık yüzde 95’inin sosyal konut niteliğinde olduğunu ifade etti. Kurum, Türkiye’deki birinci el konut satışında TOKİ’nin payının 2018’de yüzde 7,7 olduğunu vurguladı.

Kurum, “Hedefimiz yıl bazında 50 bin konutu ihale etmek ve bu 50 bin konutun satışını gerçekleştirmektir. TOKİ tarafından inşası bitirilen 138 projede toplam 52 bin konutun 2019 yılının ilk üç ayında teslim etmeyi planlıyoruz.

Emlak Konut ile daha önce yaptığımız “Türkiye için Kazanç Vakti” kampanyasına benzer yeni kampanyalar yapacağız. 2023 yılına kadar 250 bin bağımsız bölümün üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, 2023’te Türkiye’deki tüm hava, su ve deniz kirliliğinin kaynağında engellendiği, tüm atıkların geri dönüştürüldüğü veya arıtıldığı, kirliliğe karşı mücadelede “tam dijitalleşmeye geçmiş, her sorunun tek noktadan hızlıca çözüldüğü” tertemiz bir Türkiye hedeflediklerini sözlerine ekledi.

ORAN, 200 milyon liralık kalkınma desteği sağladı!

ORAN, Orta Anadolu illeri olan Kayseri, Sivas ve Yozgat’a yönelik 200 milyon liraya yakın bir yatırım oluşmasını sağladı.

ORAN (Orta Anadolu Kalkınma Ajansı)

ORAN, 200 milyon liralık kalkınma desteği sağladı

ORAN (Orta Anadolu Kalkınma Ajansı) Genel Sekreter Vekili Ahmet Emin Kilci, ajans desteğiyle Kayseri, Sivas ve Yozgat’ta 8 yılda 200 milyon liralık yatırım yapıldığını ifade etti.

AA muhabirinin yaptığı habere göre Orta Anadolu illerine yönelik faaliyet gösteren ORAN, mali, fizibilite, teknik ve güdümlü proje destekleriyle Kayseri, Sivas ve Yozgat illerinin kalkınmasını hedefliyor.

2009 yılında kurulmuş olan ORAN tarafından Ar-Ge faaliyetleri desteklenmek suretiyle yatırımcılara bölge potansiyellerine en uygun yatırım imkanı sunulmakta. Bu sayede bölgenin başta ekonomik olmak üzere; sosyal, kültürel, turistik ve teknolojik olarak birçok boyutta kalkınması sağlanıyor.

Başkan Vekili Kilci, Kayseri, Sivas ve Yozgat illerinin kalkınmasına destek olmak istediklerini vurguladı. Kilci, şunları kaydetti:

“Ajansımızın temel amacı bölgedeki üç ilimizin diğer bölgelerle olan kalkınmışlık farkını gidermektir. Bu anlamda ORAN’ın mali destekler yoluyla, yatırımcılara iyi bir ortam sunmak gibi bir misyonu var. Bunun dışında bölgedeki çeşitli kurumlarla proje fikirleri oluşturuyoruz.

ORAN son 8 yılda; 63 milyonu KOBİ‘lere, 50 milyon civarı da kamu kurumlarına olmak üzere 113 milyonun üzerinde destek sağladı. Bu destekle üç ilimizde 200 milyon liraya yakın yatırım oluştu. Biz mali desteklerle özellikle KOBİ’lerden yenilikçi, Ar-Ge’ye dayalı, bölgemize katma değer sağlayacak projeler bekliyoruz.

Desteklerimiz tarım, turizm, sanayi gibi çeşitli alanlara yönelik olarak devam ediyor.

Bunların yanında eğitim için de 2 milyon lira gibi bir teknik destek sağladık.”

Proje kültürü oluşturmaya çalşıyoruz.

Kilci, ORAN olarak 2019 yılı için halihazırda projelerin bulunduğunu ve o projelerin de destek sağlanarak hayata geçirileceğini bildirdi;

  • Yozgat’a hayvan hastanesi,
  • Kayseri’ye fuar merkezi,
  • Sivas’a sanayi ve kent müzesi.

Kilci, ajansın bölgeye sağladığı en büyük desteğin proje kültürünün oluşturulması olduğunu belirtti. Kilci,

“Ajansın ilk yıllarında çok az başvuru alıyorduk ancak bu sayı giderek artmaya başladı. Sadece mali desteklerde 2 bin 500’e yakın başvuru yapıldı. Bu başvuruların 700’den fazlasına destek verdik.” şeklinde ifade etti.

Bölgede iyi bir uyum içerisinde çalıştıklarını ve çeşitli faaliyetlerle ekonomiye destek verdiklerini ifade eden Kilci, bölge sanayisinin verimliliğini artırma ve sosyal kalkınma anlamında da çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Yargıtaydan emsal niteliğinde ‘Kapıcı’ kararı!

Yargıtay, fazla çalışmasını ispatlayamayan ‘kapıcı’ için emsal niteliğinde bir karara hükmetti. Yargıtay, haftalık yasal çalışma süresinin aşıldığı gerekçesiyle ek mesai alacağı veren yerel mahkeme kararını bozdu.

Yargıtay, ‘kapıcı’ mesleğindekiler için emsal niteliğinde hüküm verdi

Yerel Mahkeme Kapıcı lehine karar verdi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi , fazla çalışmasını ispatlayamayan ‘kapıcı’ için emsal niteliğinde bir karara hükmetti. Yargıtay, haftalık yasal çalışma süresinin aşıldığı gerekçesiyle ek mesai alacağı veren yerel mahkeme kararını bozdu.

AA muhabirinin yaptığı habere göre; Gaziantep’te bir apartmanda kapıcı olarak çalışan görevli, kendisine ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle yönetim tarafından tazminatsız işten çıkartıldığını iddia etti.

Apartmana doğal gaz çekildiği gerekçesiyle, kıdem ve ihbar tazminatlarını ve alamadığını iddia ettiği bir kısım işçilik alacaklarının tahsili talebiyle kapıcı, Gaziantep 3. İş Mahkemesi’nde dava açtı.

Mahkeme kararında, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesine, kapıcıya ayrıca fazla çalışma nedeniyle ödeme yapılmasına hükmetti. Apartman yönetimi yerel mahkemenin bu kararını temyize götürdü.

Yargıtay, Yerel Mahkeme kararını bozdu

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, temyiz üzerine dosyayı görüşerek, kapıcının fazla çalışmaya yönelik temyiz itirazları dışındaki istemlerini reddetti.

Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunu irdeleyen Yargıtay, yerel mahkeme kararının bu kısmını bozdu.

Dairenin kararında, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, apartman görevlilerince açılan emsal dosyalar ile kış aylarında kalorifer yakma ve kapama saatleri nazara alınarak davacının haftanın 6 günü 05.00 ile 22.00 saatleri arasında günde 17 saat, Kasım-Nisan ayları arası dönemler için ise günde 8 saat fazla çalıştığının kabul edildiği aktarıldı.

Kararda, yerel mahkemece, bir işçinin günlük yapabileceği fazla çalışma sınırının 3 saat olduğu yönündeki Yargıtay içtihatları gerekçe gösterilerek, anılan dönem için haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığının tespit edildiği belirtildi.

“Özel hayat ve iş hayatının iç içe geçmiş”

Tanık beyanlarına göre, davacı kapıcının, çalıştığı ve aynı zamanda oturduğu apartmanın, 18 daireli ve kaloriferli olduğu, sabahları apartman sakinlerine servise çıkıldığı, binanın temizliği ve akşam vakitleri çöp alımıyla sınırlı bir çalışmanın söz konusu olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.

Kapıcılığın kendine özgü çalışma şartları olan, serbest zaman kullanma imkanı bulunan, ara dinleme süresi fazla olan ve çalışılan apartmanın kapıcı dairesinde ikamet edilmesi sebebiyle özel hayat ve iş hayatının iç içe geçtiği bir çalışma biçimi olduğuna değinilen kararda, somut olayda haftalık 45 saatlik yasal çalışma süresinin aşıldığının ispatlanamadığına dikkat çekildi.

Davacının fazla çalışma yaptığını yeterli ve inandırıcı delillerle ispat edemediğine işaret edilen kararda, bu nedenle talebin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği hükmüne varıldı.

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/yargitaydan-kapici-karari/1357089

Bakandan KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi müjdesi!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ‘Konutta KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi uygulamasının 3 ay daha devam edeceğini açıkladı.

KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi 3 ay daha devam edecek

KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi 3 ay daha devam edecek

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter üzerinden, Enflasyonla Topyekun Mücadeleye ekonomide dengelenmeye ve istihdama destek amacıyla başlatılan ve bu gece sona erecek ÖTV ve KDV indirimleri ile ilgili açıklama yaptı.

Bakanlık daha önce ‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi‘ uygulamasının 2018 yılı sonuna kadar süreceğini duyurmuştu.

Bakan Albayrak, Konutta Tapu harcı oranı ve KDV indiriminin 3 ay daha devam edeceğini ifade etti.

Bunun yanı sıra; otomotiv, beyaz eşya ve mobilyada da ÖTV indirimlerinin 2019 yılında 3 ay süreyle devam ettirileceğini açıkladı.

Kaynak; https://www.trthaber.com/m/?news=bakan-albayraktan-otv-ve-kdv-mujdesi&news_id=399559&category_id=1

Aralık ayı inşaat sektörü güven endeksi azaldı!

Mevsim etkilerinden arındırılmış 2018 yılı Aralık ayı inşaat sektörü güven endeksi yüzde 2,1 oranında azalarak 55,4 değerine indi. İnşaat Sektörü güven endeksi bir önceki ayda 56,6 olarak gerçekleşmişti. 

Aralık ayı inşaat sektörü güven endeksi

Aralık ayı inşaat sektörü güven endeksi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Bu istatistiki verilere göre Kasım ayı güven endeksindeki düşme eğilimi, Aralık ayında da devam etti.

İnşaat sektörü güven endeksi (İSGE) 55,4’e düştü

Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 56,6 iken, Aralık ayında yüzde 2,1 oranında düşmek suretiyle 55,4‘e düştü.

İnşaat sektöründe bir önceki aya göre; toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 5,5 artarak 71,5 olurken, alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi ise yüzde 13,5 azalarak 39,3 değerini aldı.

Bir önceki ay olan Kasım ayındaki düşüş eğiliminde olan endeks değerinin Aralık’ta da devam etmesinin, gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisine nasıl bir etkisi olacağını ilerleyen dönemde göreceğiz.

Açıklamalar

Sektörel güven endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörel bazda mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27883

Ekim ayı inşaat maliyet endeksi düştü!

Ekim ayı inşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 0,16 oranında düşerken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,52 oranında arttı.

Ekim ayı inşaat maliyet endeksi

Sektörel bazda 2018 yılı Ekim ayı inşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,16 oranında düştü. İnşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,52 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,4 düştü,
  • işçilik endeksi yüzde 0,49 oranında artış gösterdi.

Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 46,56, işçilik endeksi  yüzde 17,59 oranında artış gösterdi.

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 0,09 arttı

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,09, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 36,71 oranında arttı. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,06 düştü,
  • işçilik endeksi yüzde 0,51 arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 45,69, işçilik endeksi yüzde 17,55 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 0,98 düştü

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,98 düştü, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,16 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 1,42 düştü,
  • işçilik endeksi yüzde 0,42 oranında arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 49,36, işçilik endeksi  yüzde 17,74 oranında artış gösterdi.

Editörün Değerlendirmesi

Bir önceki ay olan Eylül‘de artış eğiliminde olan maliyet artışları Ekim ayında durmuş gözüküyor. Bununla birlikte 2018 yılının ilk 10 ayı toplamında bir önceki yıla göre inşaat maliyet endeksinin yüzde 40 civarında bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor. 

Dövize bağımlı inşaat ana hammadde girdilerinin yükselmesi etkisiyle İnşaat Maliyet Endeksi (İME)’nde gerçekleşen bu artış, gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisini hissettiriyor. 

TÜİK tarafından yayınlanan Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri, Türkiye geneli Yapı Ruhsatı alımlarında aynı dönemde ortalama yüzde 50 gibi bir düşüşün yaşandığını gösteriyor.

Bu düşüşün en önemli etmeni olan sözkonusu dönemdeki döviz kurunda yaşanan aşırı yükselmeye bağlı olarak ülkede ekonomik belirsizlik ve durgunluk yaşandı. 

Kur farkını dengeleme amaçlı banka kredi faizlerinin yükselmesi ile durma noktasına gelen konut satışlarını canlandırmaya yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı öncülüğünde, başta Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ve sektörel temsilcilerin desteğiyle peş peşe açıklanan konut kampanyalarının inşaat sektörüne olumlu yansımasını TÜİK 2018 Ekim ayı Konut Satışları verilerinde gördük.

Ancak bu çabalar biriken mevcut konut stoğunu eritmeye yeterli gelmedi. 

Gayrimenkul talebinin düşmesine bağlı olarak satış fiyatları üzerinde oluşan baskı sebebiyle bu yapı maliyetlerini müteahhitler kompanse etmek durumunda kaldı. 

Sektörde karlılığın planlanan seviyenin altında gerçekleşmesi ve talebin azalmasına bağlı olarak Yatırımcılar İnşaat sektöründen çıkmaya başladılar.

Bu da yeni projelerin askıya alınmasını veya iptalini, dolayısıyla da Yapı Ruhsatlarında düşüşü tetikledi.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27752

Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı!

Türkiye İstatistik Kurumu Eylül ayı İşgücü İstatistik verilerini yayımladı. TÜİK’e göre ekonomik faaliyet bazında 2018 yılı Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam azaldı.

2018 Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

2017 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam edilenlerin payının 0,8 puan azaldığı görülmektedir. Bunun yanında tarım sektörünün payı 1,1 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,8 puan ve hizmet sektörünün payı 1,2 puan artmış.

TÜİK Eylül 2018 İşgücü İstatistikleri

TÜİK aylık raporuna göre; Türkiye geneli 15 ve üstü yaş grubundaki işsiz sayısı Eylül ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 330 bin kişi artmak suretiyle 3 milyon 749 bin kişi oldu. İşsizlik oranı geçtiğimiz yıla göre 0,8 puan artarak yüzde 11,4 seviyesinde gerçekleşti.

İstihdam Oranı yüzde 47,8 oldu.

2018 yılı Eylül döneminde istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yıla göre 266 bin kişi artarak 29 milyon 63 bin kişi oldu. Böylelikle istihdam oranı yüzde 47,8 olarak gerçekleşti.

Sektörel bazda bakıldığında, tarım sektörü çalışan sayısında 264 bin kişilik bir azalma görülürken, tarım dışı sektörlerde istihdam edilenlerin sayısı 531 bin kişi arttı.

Dönemsel bazda toplam istihdam edilenlerin sektörel dağılımı; tarım yüzde 19,2, sanayi yüzde 19,6, inşaat yüzde 6,9 ve hizmet sektörü yüzde 54,3 ile en büyük payı aldı.

İşgücüne Katılma Oranı yüzde 54

2018 yılı Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre işgücüne katılma oranı ise 0,4 puan artarak toplam işgücü 32 milyon 813 bin kişi olarak gerçekleşmiş. Kadınların işgücüne katılım oranı 0,4 puanlık artışla yüzde 34,9 olarak gerçekleşti.

Kayıt Dışılık Oranı yüzde 33,8 

Eylül 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 puan azalarak yüzde 33,8 olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 22 olarak gerçekleşti.

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda düşüş, İşsizlikte artış var

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 28 milyon 797 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan azalarak yüzde 47,4 oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 45 bin kişi artarak 3 milyon 676 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,1 puan artarak yüzde 11,3 oldu.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı;

  • tarım sektöründe 31 bin kişi arttı,
  • inşaat sektöründe 29 bin kişi azaldı,
  • sanayi sektöründe 32 bin kişi azaldı,
  • hizmet sektöründe 50 bin kişi azaldı.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27698

Kasım ayı inşaat sektörü güven endeksi azaldı!

Kasım ayı inşaat sektörü güven endeksi

Mevsim etkilerinden arındırılmış 2018 yılı Kasım ayı inşaat sektörü güven endeksi yüzde 3,5 oranında azalarak 56,6 değerine indi. İnşaat Sektörü güven endeksi bir önceki ayda 58,7 olarak gerçekleşmişti. 

Kasım ayı inşaat sektörü güven endeksi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Bu istatistiki verilere göre Eylül ayı güven endeksindeki düşme eğilimi, Ekim ayında yerini kısmi yükselişe bırakmıştı. Ancak Kasım ayında da İSGE düştü.

İnşaat sektörü güven endeksi (İSGE) 56,6’ya düştü

Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 58,7 iken, Kasım ayında yüzde 3,5 oranında düşmek suretiyle 56,6‘ya düştü.

İnşaat sektöründe bir önceki aya göre; toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 2,5 azalarak, alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi ise yüzde 5 azalarak 67,7 değerini aldı.

Bir önceki ay olan Ekim ayında hafif artış eğiliminde olan endeks değerinin Kasım’da yerini tekrar düşüşe bırakmasının, gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisine nasıl bir etkisi olacağını ilerleyen dönemde göreceğiz.

Açıklamalar

Sektörel güven endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörel bazda mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27882

Konut Devrinde Milyarlarca Dolarlık Zayiat!

Konut devrinde gerçek değerin beyan edilmemesi sebebiyle; tapu harcı, KDV ve gelir vergisinden bir yılda oluşan zayiatın 6-7 milyar doları bulduğu ifade edildi.

Konut Devrinde Milyarlarca Dolarlık Zayiat!

Konut devrinde gerçek değer esas alınacak

Daha önceki açıklamasında Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, tapu dairesinde konut devrinde gerçek değerin esas alınacağı bir sisteme geçileceğini ifade etmişti. Konut dahil tüm gayrimenkullerin satışında gerçek değerin esas alınacağı uygulamanın gelecek yıl başlayacağı, ilk olarak iki pilot şehirde uygulanacağı ifade edilmişti.

Gerçek değer üzerinden tapu devirlerinin yapılmasının önemine işaret eden Bakan Kurum, “Bazı vatandaşlarımız bunu doğru gösterirken bazıları da eksik gösterebiliyor. Almamız gereken vergi kısmını tam anlamıyla alamıyoruz. Dolayısıyla bu eksikliği giderecek uygulamaları en kısa zamanda hayata geçireceğiz.” şeklinde ifade etmişti.

Yalnızca Markalı Konut satışında gerçek değer beyan ediliyor

Konu ile ilgili Habertürk‘e bir değerlendirmede bulunan Coldwell Banker Türkiye Ülke Başkanı Gökhan Taş, bu sayede ciddi bir vergi kaybının önleneceğini belirtti. Taş; “Gayrimenkul devirlerinde eksik beyan edilen veya beyan edilmeyen gerçek değerler nedeniyle bir yılda oluşan tapu harcı, KDV ve gelir vergisi kaybı 6-7 milyar dolarları buluyor.” dedi.

Bu sayede Türkiye’de 110 milyar dolarlık bir ekonomi oluştuğunu kaydeden Taş, ancak tapu satışında pazarın yüzde 5’ini kapsayan markalı konut üreticileri dışında tapu devrinde gayrimenkulün gerçek değerinin beyan edilmediğini vurguladı.

6-7 milyar dolarlık Vergi kaybı sözkonusu

Gökhan Taş, devamında şu açıklamayı yaptı;

“Araştırmalarımıza göre yıllık toplam 2,5 milyon adet gayrimenkulün satışı işleminde sadece 50-100 bin civarındaki konut satışı gerçek değeri üzerinden beyan ediliyor. Tapu devirlerinde 110 milyar dolarlık bir ticari hacim ortaya çıkarken, bunun yarıya yakını beyan edilmiyor. Resmi rakamlara göre yıl sonuna kadar tapu harcından 10-12 milyar liralık gelir elde edilmesi bekleniyor. Bu rakamlar bize gösteriyor ki, 2-2,5 milyar dolar arasında tapu harcından vergi kaybı var.

Aynı şekilde KDV’de de böyle bir durum söz konusu. 150 metrekareden düşük evler hariç iş yeri, tarla arsa ve 150 metrekareden büyük konutlar olmak üzere diğer tüm gayrimenkullerde KDV oranı yüzde 18. Burada da 2-2,5 milyar dolarlık bir vergi kaybı var.

Keza Gelir vergisinde de kayıp söz konusu. Yani Türkiye genelinde gayrimenkul devirlerinde eksik beyan edilen veyan beyan edilmeyen gerçek değerler nedeniyle bir yılda tapu harcı, KDV ve gelir vergisi kaynaklı oluşan zayiat 6-7 milyar dolarları buluyor.

Tapu harçları kalıcı olarak düşürülmeli

Taş, Gerçek değer sistemine geçilirken tapu harçlarının kalıcı olarak düşürülmesi gerektiğini dile getirdi. Gökhan Taş; “Gayrimenkulün gerçek değerinin altında gösterilmesinin en büyük nedeni tapu harçlarının yüzde 4 olmasıdır. Bu oran kalıcı olarak düşürülürse vatandaş sorumlu tutulabilir.

Bir de 5 yıl içinde evin değer artışından dolayı insanlar ciddi bir vergi ile karşı karşıya kalıyor. Bundan önce böyle bir zorunluluk olmadığı için düşük alınmış evler var. Son 5 yıl içinde alınmış evlerin, gelecek 5 yılda satılması durumunda bir defaya mahsus bir ev için vergi muafiyeti gibi indirimler teşvik edilebilir.” şeklinde değerlendirdi.

Eylül ayı inşaat maliyet endeksi arttı!

Eylül ayı inşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 5,88, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,66 arttı.

Eylül ayı inşaat maliyet endeksi

Sektörel bazda 2018 yılı Eylül ayı inşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre yüzde 5,88 oranında arttı. İnşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,66 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 8,
  • işçilik endeksi yüzde 0,46 oranında artış gösterdi.

Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 50,04, işçilik endeksi  yüzde 17,24 oranında artış gösterdi.

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 6,17 arttı

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 6,17, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,06 oranında arttı. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 8,50,
  • işçilik endeksi yüzde 0,42 arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 48,02, işçilik endeksi yüzde 17,10 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 4,97 arttı

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 4,97, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 45 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 6,45,
  • işçilik endeksi yüzde 0,59 oranında arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 56,48, işçilik endeksi  yüzde 17,77 oranında artış gösterdi.

Editörün Değerlendirmesi

Bir önceki ay olan Ağustos‘ta da artış eğiliminde olan maliyet artışları ile birlikte 2018 yılının ilk 3 çeyreği toplamında bir önceki yıla göre inşaat maliyet endeksinin yüzde 40 civarında bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor. 

Dövize bağımlı inşaat ana hammadde girdilerinin yükselmesi etkisiyle İnşaat Maliyet Endeksi (İME)’nde gerçekleşen bu artış, gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisini hissettiriyor. 

TÜİK tarafından yayınlanan Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri, Türkiye geneli Yapı Ruhsatı alımlarında aynı dönemde ortalama yüzde 50 gibi bir düşüşün yaşandığını gösteriyor.

Bu düşüşün en önemli etmeni olan sözkonusu dönemdeki döviz kurunda yaşanan aşırı yükselmeye bağlı olarak ülkede ekonomik belirsizlik ve durgunluk yaşandı. 

Kur farkını dengeleme amaçlı banka kredi faizlerinin yükselmesi ile durma noktasına gelen konut satışlarını canlandırmaya yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı öncülüğünde, başta Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ve sektörel temsilcilerin desteğiyle peş peşe açıklanan konut kampanyalarının inşaat sektörüne olumlu yansımasını TÜİK 2018 Ekim ayı Konut Satışları verilerinde gördük.

Ancak bu çabalar biriken mevcut konut stoğunu eritmeye yeterli gelmedi. 

Gayrimenkul talebinin düşmesine bağlı olarak satış fiyatları üzerinde oluşan baskı sebebiyle bu yapım maliyetlerini müteahhitler kompanse etmek durumunda kaldı. 

Sektörde karlılığın planlanan seviyenin altında gerçekleşmesi ve talebin azalmasına bağlı olarak Yatırımcılar İnşaat sektöründen çıkmaya başladılar.

Bu da yeni projelerin askıya alınmasını veya iptalini, dolayısıyla da Yapı Ruhsatlarında düşüşü tetikledi.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27751