Konut Devrinde Milyarlarca Dolarlık Zayiat!

Konut devrinde gerçek değerin beyan edilmemesi sebebiyle; tapu harcı, KDV ve gelir vergisinden bir yılda oluşan zayiatın 6-7 milyar doları bulduğu ifade edildi.

Konut Devrinde Milyarlarca Dolarlık Zayiat!

Konut devrinde gerçek değer esas alınacak

Daha önceki açıklamasında Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, tapu dairesinde konut devrinde gerçek değerin esas alınacağı bir sisteme geçileceğini ifade etmişti. Konut dahil tüm gayrimenkullerin satışında gerçek değerin esas alınacağı uygulamanın gelecek yıl başlayacağı, ilk olarak iki pilot şehirde uygulanacağı ifade edilmişti.

Gerçek değer üzerinden tapu devirlerinin yapılmasının önemine işaret eden Bakan Kurum, “Bazı vatandaşlarımız bunu doğru gösterirken bazıları da eksik gösterebiliyor. Almamız gereken vergi kısmını tam anlamıyla alamıyoruz. Dolayısıyla bu eksikliği giderecek uygulamaları en kısa zamanda hayata geçireceğiz.” şeklinde ifade etmişti.

Yalnızca Markalı Konut satışında gerçek değer beyan ediliyor

Konu ile ilgili Habertürk‘e bir değerlendirmede bulunan Coldwell Banker Türkiye Ülke Başkanı Gökhan Taş, bu sayede ciddi bir vergi kaybının önleneceğini belirtti. Taş; “Gayrimenkul devirlerinde eksik beyan edilen veya beyan edilmeyen gerçek değerler nedeniyle bir yılda oluşan tapu harcı, KDV ve gelir vergisi kaybı 6-7 milyar dolarları buluyor.” dedi.

Bu sayede Türkiye’de 110 milyar dolarlık bir ekonomi oluştuğunu kaydeden Taş, ancak tapu satışında pazarın yüzde 5’ini kapsayan markalı konut üreticileri dışında tapu devrinde gayrimenkulün gerçek değerinin beyan edilmediğini vurguladı.

6-7 milyar dolarlık Vergi kaybı sözkonusu

Gökhan Taş, devamında şu açıklamayı yaptı;

“Araştırmalarımıza göre yıllık toplam 2,5 milyon adet gayrimenkulün satışı işleminde sadece 50-100 bin civarındaki konut satışı gerçek değeri üzerinden beyan ediliyor. Tapu devirlerinde 110 milyar dolarlık bir ticari hacim ortaya çıkarken, bunun yarıya yakını beyan edilmiyor. Resmi rakamlara göre yıl sonuna kadar tapu harcından 10-12 milyar liralık gelir elde edilmesi bekleniyor. Bu rakamlar bize gösteriyor ki, 2-2,5 milyar dolar arasında tapu harcından vergi kaybı var.

Aynı şekilde KDV’de de böyle bir durum söz konusu. 150 metrekareden düşük evler hariç iş yeri, tarla arsa ve 150 metrekareden büyük konutlar olmak üzere diğer tüm gayrimenkullerde KDV oranı yüzde 18. Burada da 2-2,5 milyar dolarlık bir vergi kaybı var.

Keza Gelir vergisinde de kayıp söz konusu. Yani Türkiye genelinde gayrimenkul devirlerinde eksik beyan edilen veyan beyan edilmeyen gerçek değerler nedeniyle bir yılda tapu harcı, KDV ve gelir vergisi kaynaklı oluşan zayiat 6-7 milyar dolarları buluyor.

Tapu harçları kalıcı olarak düşürülmeli

Taş, Gerçek değer sistemine geçilirken tapu harçlarının kalıcı olarak düşürülmesi gerektiğini dile getirdi. Gökhan Taş; “Gayrimenkulün gerçek değerinin altında gösterilmesinin en büyük nedeni tapu harçlarının yüzde 4 olmasıdır. Bu oran kalıcı olarak düşürülürse vatandaş sorumlu tutulabilir.

Bir de 5 yıl içinde evin değer artışından dolayı insanlar ciddi bir vergi ile karşı karşıya kalıyor. Bundan önce böyle bir zorunluluk olmadığı için düşük alınmış evler var. Son 5 yıl içinde alınmış evlerin, gelecek 5 yılda satılması durumunda bir defaya mahsus bir ev için vergi muafiyeti gibi indirimler teşvik edilebilir.” şeklinde değerlendirdi.

Eylül ayı inşaat maliyet endeksi arttı!

Eylül ayı inşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 5,88, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,66 arttı.

Eylül ayı inşaat maliyet endeksi

Sektörel bazda 2018 yılı Eylül ayı inşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre yüzde 5,88 oranında arttı. İnşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,66 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 8,
  • işçilik endeksi yüzde 0,46 oranında artış gösterdi.

Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 50,04, işçilik endeksi  yüzde 17,24 oranında artış gösterdi.

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 6,17 arttı

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 6,17, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,06 oranında arttı. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 8,50,
  • işçilik endeksi yüzde 0,42 arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 48,02, işçilik endeksi yüzde 17,10 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 4,97 arttı

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 4,97, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 45 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 6,45,
  • işçilik endeksi yüzde 0,59 oranında arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 56,48, işçilik endeksi  yüzde 17,77 oranında artış gösterdi.

Editörün Değerlendirmesi

Bir önceki ay olan Ağustos‘ta da artış eğiliminde olan maliyet artışları ile birlikte 2018 yılının ilk 3 çeyreği toplamında bir önceki yıla göre inşaat maliyet endeksinin yüzde 40 civarında bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor. 

Dövize bağımlı inşaat ana hammadde girdilerinin yükselmesi etkisiyle İnşaat Maliyet Endeksi (İME)’nde gerçekleşen bu artış, gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisini hissettiriyor. 

TÜİK tarafından yayınlanan Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri, Türkiye geneli Yapı Ruhsatı alımlarında aynı dönemde ortalama yüzde 50 gibi bir düşüşün yaşandığını gösteriyor.

Bu düşüşün en önemli etmeni olan sözkonusu dönemdeki döviz kurunda yaşanan aşırı yükselmeye bağlı olarak ülkede ekonomik belirsizlik ve durgunluk yaşandı. 

Kur farkını dengeleme amaçlı banka kredi faizlerinin yükselmesi ile durma noktasına gelen konut satışlarını canlandırmaya yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı öncülüğünde, başta Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ve sektörel temsilcilerin desteğiyle peş peşe açıklanan konut kampanyalarının inşaat sektörüne olumlu yansımasını TÜİK 2018 Ekim ayı Konut Satışları verilerinde gördük.

Ancak bu çabalar biriken mevcut konut stoğunu eritmeye yeterli gelmedi. 

Gayrimenkul talebinin düşmesine bağlı olarak satış fiyatları üzerinde oluşan baskı sebebiyle bu yapım maliyetlerini müteahhitler kompanse etmek durumunda kaldı. 

Sektörde karlılığın planlanan seviyenin altında gerçekleşmesi ve talebin azalmasına bağlı olarak Yatırımcılar İnşaat sektöründen çıkmaya başladılar.

Bu da yeni projelerin askıya alınmasını veya iptalini, dolayısıyla da Yapı Ruhsatlarında düşüşü tetikledi.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27751

Borçların Yeniden Yapılandırılmasına ‘Makul Bir Süre’ Kavramı!

Şirketlerin bankalara olan borçlarının yeniden yapılandırılması ile ilgili BDDK tarafından 15 Ağustosta yürürlüğe giren yönetmeliğe ‘makul bir süre’ kavramı eklendi.

Borçların Yeniden Yapılandırılmasına ‘Makul Bir Süre’ kavramı geldi

15/8/2018 tarihli ve 30510 sayılı Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmelik

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)‘nın 15/8/2018 tarih ve 30510 sayı ile Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmeliği, bugünkü Resmi Gazete‘de yayımlandığı üzere aşağıdaki şekilde değişikliğe gidilmiştir.

NTV Ekonomi Servisi‘nin haberine göre yeni yönetmelikte, yeniden yapılandırılma isteyen şirketin borçlarını bankalara geri ödeme kabiliyetinin tespit edilmesi şartına ‘makul bir süre‘de ödeme hükmü eklenmiş oldu.

21 Kasım 2018 tarih ve 30602 sayı ile Resmi Gazete’de yayımlanan değişikliğin;

2. maddesine göre; Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

(1) Finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınacak borçluların, mali durumlarının ve bu kapsamda borçlarının yeniden yapılandırılması veya yeni bir itfa planına bağlanması sonucunda borçlarını makul bir süre içinde geri ödeme kabiliyeti kazanacağının tespit edilmesi şarttır. Bu tespitin yapılmasına ilişkin esas ve usuller Çerçeve Anlaşmalarında gösterilir. Borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanamayacağına kanaat getirilen borçlular finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınamaz.

(2) Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmalarını imzalayacak alacaklılar adına finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınacak borçluların mali durumunun tespiti, bu Çerçeve Anlaşmalar ile belirlenecek kuruluşlar tarafından yapılır.

3. maddesine göre Yönetmeliğin 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

(3) Çerçeve Anlaşmaları kapsamında bir borçluyla yapılan sözleşmenin Çerçeve Anlaşmalarını imzalayan alacaklı kuruluşların alacaklarının üçte ikisini oluşturan çoğunluğu tarafından imzalanması halinde, Çerçeve Anlaşmalarını imzalayan alacaklı kuruluşların tamamı tarafından alacakların yeniden yapılandırılması zorunludur.

(4) Yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumların finansal yeniden yapılandırma sürecine katılmalarına ilişkin usul ve esaslar Çerçeve Anlaşmalarıyla belirlenir. Bunlar, talepleri halinde Alacaklı Kuruluşların rızasına ve kabul nisaplarına bağlı olmaksızın finansal yeniden yapılandırmaya dahil olabilirler.

Yeniden yapılandırma sürecine, yurt dışı kredi kuruluşlarıyla uluslararası kurumların da katılması sağlandı.

Faiz Oranları ile ilgili kısıtlama kalktı

Dünya Gazetesi‘nden Hüseyin Gökçe’nin yorumuna göre yönetmelikteki en önemli değişiklik, yeniden yapılandırılan borçlara uygulanacak faiz oranlarıyla ilgili kısımlarda yapıldı. 15 Ağustos 2018’de yayınlanan yönetmeliğin, 9’uncu maddesinin 2’nci fıkrası yürürlükten kaldırıldı. Bu fıkra, borçlulara piyasa faizinin altında faiz uygulanamayacağı ve ilave finansman sağlanamayacağını öngörüyordu.

Konut Kredisi Faiz Oranlarında Son Durum!

Konut satın almak isteyen vatandaşlar bankaların Konut Kredisi faiz oranlarını düşürmesini bekliyor. Dövizdeki yükselişe bağlı olarak artan faizler sebebiyle yüzde 35’i bulan yıllık maliyetler vatandaşları düşündürüyor.

Yıllık Konut Kredisi faiz oranları hala yüksek seyrediyor

Konut Kredisi faiz oranları hala yüksek

Konut satın almak isteyen vatandaşlar bankaların Konut Kredisi faiz oranlarını düşürmesini bekliyor. Dövizdeki yükselişe bağlı olarak artan faizler sebebiyle yüzde 35’i bulan yıllık maliyetler vatandaşları düşündürüyor. Vatandaşların konut alımında kolaylık sağlamak için birçok sektör temsilcisi kendi içinde taksit imkanı sunan kampanyalar yapsa da, bankalardan temin edecekleri konut kredisi ile konut almayı bekleyen vatandaş sayısı oldukça fazla.

Bu konuda Yeni Şafak gazetesinde yer alan habere göre, yüzde 26’dan dönen Hazine’nin borçlanma faizi yüzde yaklaşık 7,2 puanlık gerilemenin ardından yüzde 18,79’a düştü. Hazine’nin kısa ve uzun vadeli tahvillerinde uyguladığı faizin yüzde 20’lerin altına çekilmesi,  yatırımcıların Türk ekonomisindeki düzelmeye ilişkin beklentilerini destekledi.

Hazinenin borçlanmadaki eli bu iyileşmeyle bir miktar rahatlarken, özel sektör ve vatandaşların bankalara olan borçlanmaları hala yüsek seviyede devam ediyor.

Vatandaşlar; konut kredisi, araç kredisi ve tüketici kredisi yanında ticari kredide de maliyetlerin düşmesini bekliyor.

Yıllık Bazda yüzde 35 bile yüksek kalıyor

Ancak bankaların uyguladığı faiz oranları hala çok yüksek seviyede seyrediyor. Konut kredisi, araç kredisi, ihtiyaç kredisinde bankaların uyguladıkları aylık faiz oranları yüzde 2’nin üzerinde devam ediyor. Hatta bazı bankaların aylık faiz oranları yüzde 3’ü de aşıyor. Yıllık bazda hesap ettiğimizde banka faizlerinin yüzde 25 ila 35 arasında seyretmesi anlamı taşıyor. Senelik bazda yüzde 40’ları bulan faiz oranlarının bu seviyelere gerilemesine rağmen, yıllık kredi maliyetlerinin tüketiciler tarafından hala çok yüksek bulunduğu değerlendiriliyor. Sektörel bazda baktığımızda özellikle gayrimenkul ve otomotiv sektörlerinin eski canlılığına kavuşması için finansman maliyetlerinin gerilemesi bekleniyor.

Hesap Belli

2 yıllık 20 bin Türk Lirası değerinde tüketici kredisi üzerinden bir örnek vermek gerekirse;

Aylık yüzde 2,75 vade farkı üzerinden yapılacak hesapla vatandaş toplamda 29 bin 256 lira ödeme yapmak zorunda.

Aynı şekilde yüzde 2,75 faiz oranıyla 50 bin TL’lik araç kredisi kullanan vatandaş ise 3 yıl vade ile toplamda 83 bin 4480 TL‘lik bir geri ödeme ile karşı karşıya kalıyor.

Konut için bu hesabı yaptığımızda; 100 bin TL tutarında bir konut kredisi kullanan vatandaş, bunu yüzde 2,39’luk faiz oranıyla 5 yılda geri ödemek koşuluyla toplamda 189 bin 240 TL tutarında bir meblağ ödemek durumunda.

Bu örnek verdiğimiz hesaplamalara bazı bankaların uyguladığı  kredi tahsis ücreti, ekspertiz bedeli ve taşınmaz rehin ücreti de eklendiğinde, maliyetler daha da şişiyor.

Kaynak; Yeni Şafak, http://www.baretdergisi.com/konut-kredisi-faiz-oranlarinda-son-durum/

Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı!

Türkiye İstatistik Kurumu Ağustos ayı İşgücü İstatistik verilerini yayımladı. TÜİK’e göre ekonomik faaliyet bazında 2018 yılı Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam azaldı.

2018 Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

2017 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam edilenlerin payının 0,8 puan azaldığı görülmektedir. Bunun yanında tarım sektörünün payı 1,3 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,6 puan ve hizmet sektörünün payı 1,4 puan artmış.

TÜİK Ağustos 2018 İşgücü İstatistikleri

TÜİK aylık raporuna göre; Türkiye geneli 15 ve üstü yaş grubundaki işsiz sayısı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 266 bin kişi artmak suretiyle 3 milyon 670 bin kişi oldu. İşsizlik oranı geçtiğimiz yıla göre 0,5 puan artarak yüzde 11,1 seviyesinde gerçekleşti.

İstihdam Oranı yüzde 48,3 oldu.

2018 yılı Ağustos döneminde istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yıla göre 490 bin kişi artarak 29 milyon 318 bin kişi oldu. Böylelikle istihdam oranı yüzde 48,3 olarak gerçekleşti.

Sektörel bazda bakıldığında, tarım sektörü çalışan sayısında 256 bin kişilik bir azalma görülürken, tarım dışı sektörlerde istihdam edilenlerin sayısı 745 bin kişi arttı.

Dönemsel bazda toplam istihdam edilenlerin sektörel dağılımı; tarım yüzde 19,4, sanayi yüzde 19,5, inşaat yüzde 7,1 ve hizmet sektörü yüzde 54 ile en büyük payı aldı.

İşgücüne Katılma Oranı yüzde 54,3

2018 yılı Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre işgücüne katılma oranı ise 0,6 puan artarak toplam işgücü 32 milyon 989 bin kişi olarak gerçekleşmiş. Kadınların işgücüne katılım oranı 0,6 puanlık artışla yüzde 34,9 olarak gerçekleşti.

Kayıt Dışılık Oranı yüzde 34 

Ağustos 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,1 puan azalarak yüzde 34 olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 22,1 olarak gerçekleşti.

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda da İşsizlikte de Artış Var

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 28 milyon 891 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,2 puan artarak yüzde 47,6 oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 57 bin kişi artarak 3 milyon 627 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,2 puan artarak yüzde 11,2 oldu.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı;

  • tarım sektöründe 36 bin kişi azaldı.
  • inşaat sektöründe 4 bin kişi arttı,
  • sanayi sektöründe 27 bin kişi arttı,
  • hizmet sektöründe 156 bin kişi arttı.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27690

SGK, Primlerini Düşük Ödeyenleri Denetleyecek!

Düşük ücret gösterimine bağlı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Primlerinin düşük ödenmesi sorunu 2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Programı’na girdi. Yıl başından sonra yapılacak gerekli yasal düzenlemeler ile, bazı işverenlerin, çalışanlarının sosyal güvenlik primini düşük ödemek için, prime esas kazancını düşük göstermesi sorunun kökten çözümüne gidilecek.

Sosyal Güvenlik (SGK) Priminin düşük ödenmesi konusu

Sosyal Güvenlik (SGK) Priminin düşük ödenmesi konusunda birçok adım atıldıysa da, kesin çözüme henüz ulaşılamadı.

2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda, bazı İşverenlerin, çalışanlarının Sosyal Güvenlik (SGK) primi maliyetlerini düşürme adına maaşlarını düşük gösterme sorununa dikkat çekildi.

Hürriyet’in ele aldığı habere göre Programda, Sosyal Sigorta Priminin gerçek ücretinden düşük seviyede prime esas kazanç üzerinden yatırılması,  sosyal sigorta sisteminin mali sürdürülebilirliğini olumsuz etkilediğine değinildi. Kişilerin gerçek gelirleri üzerinden prim ödemeye teşvik eden politikalara gereksinim duyulduğuna dikkat çekilen program kapsamında, 2019 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu denetimlerini artıracak.

Meslek Kodu Uygulaması ile 2019 Aralık ayı son

2019 Aralık ayına kadar, meslek kodu uygulaması ile, ücreti eksik bildirilen kalifiye mesleklerdeki kişilerin tespiti yapılacak. Ayrıca Elektronik Denetim Takip Sistemi kurulacak.

Bu sayede eksik ücret bildirimi ile kaçak istihdamın önüne geçilmiş olacak. Program çerçevesinde yasal düzenlemeye uymayan işletmeler ile ilgili ciddi yaptırımların geleceği vurgulanıyor.

Kaynak; http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/siki-denetim-basliyor-maaslarda-buna-dikkat-41010797

Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi Sürüyor!

‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi’ uygulamasının yıl sonuna kadar devam etmesi, Gayrimenkul sektörü temsilcileri tarafından olumlu karşılandı.


Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi‘ yıl sonuna kadar sürecek

‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi’ sayesinde konut satışları artacak ve stoklar eriyecek

Hazine ve Maliye Bakanlığı ‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi’ uygulamasının yıl sonuna kadar devam etmesi yönünde karar verdi. Bakan Albayrak tarafından yapılan açıklama ile; konut satışlarında KDV oranlarının yüzde 18’den yüzde 8’e, tapu harçlarının da yüzde 4’ten yüzde 3’e indirilmesi uygulamasının yıl sonuna kadar süreceğini açıklaması, gayrimenkul sektörü temsilcileri tarafından olumlu karşılandı.

AA muhabirinin Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkan ile yaptığı görüşmede Başkan Kabadayı konu ile ilgili değerlendirmede bulundu, Kabadayı; “Gayrimenkulde KDV oranının yüzde 8, tapu harçlarının da yüzde 3 olarak devam etmesi, hem sektördeki satışların hızlanması hem de iç piyasaya hareket getirmesi adına çok isabetli bir karar olmuştur. 2018 yılı içerisinde yapılan kampanyaları destekleyici ve tamamlayıcı mahiyetteki bu uygulama sayesinde yıl sonunda geçen yıl yakalanan satış rakamına ulaşabilecektir.” dedi.

Banka kredilerinde düşüşün başladığına değinen Kabadayı, faizlerin gevşemesi ve döviz kurundaki oynaklığın da azalmasıyla piyasanın rahatladığını ifade etti.

Ekonomiye önemli Katma Değer sağlayacak

Kabadayı; “Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı ile birlikte sağlanan teşvikler, tüketicilere çok ciddi fırsatlar sundu. Hem tapu harcındaki indirimin devamı hem de KDV oranının yüzde 8’de tutulması, sadece gayrimenkul sektörü için değil, genel anlamda Türkiye ekonomisi açısından oldukça önemli.” dedi.

Kabadayı, aylık bazda satış rakamlarına bakıldığında, talepte sıkıntı olmadığının görüldüğünü ifade etti. Başkan, mevcut teşviklerin dönemsel olmasından ziyade kalıcı olmasının, hedeflenen sürdürülebilir büyümeye ciddi katkı sağlayacağını vurguladı.

Teşviklerle geçen yılki satışlara ulaşabiliriz

Fuzul Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Akbal da konut sektöründeki güven endeksinin Ekim‘de uzun bir aradan sonra arttığına değindi. Akbal, bu olumlu gelişmeye destek mahiyetinde ‘İmar Barışı başvurularının ve ‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi’ kampanyasının yıl sonuna kadar uzatılmasının çok sevindirici olduğunu dile getirdi.

Akbal, yüzde 10’luk KDV indiriminin konut gibi yüksek ödeme yapılan bir alışveriş için çok önemli olduğunu vurguladı. Akbal; “bu durum alım için bekleyen talebi harekete geçirecektir. Yabancıya konut satışında yakaladığımız hikayeyi döviz kurunda başlayan sakinleme ve süresi uzatılan teşviklerle beraber iç pazarda da görmeye devam edeceğiz.

2017 yılının ilk 9 ayında satılan konut sayısı; 1 milyon 30 bin olarak gerçekleşirken, bu rakam 2018’in aynı döneminde 1 milyon 2 bin seviyesine geriledi. Hafif bir düşüş olmakla birlikte ekonomideki toparlanma ile 2017’yi yakalamamız hiç de zor değil” şeklinde ifade etti.

Ofis stokunun erimesi için de önemli

Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Melih Tavukçuoğlu ise yüzde 10 KDV indiriminin büyük bir avantaj sunduğunu vurguladı. Tavukçuoğlu; “Büyüklüğüne, konumuna ya da yapı ruhsat tarihine bakılmaksızın ticari amaçlı gerçekleştirilen tüm iş yerleri ve net alanı 150 metrekareden büyük tüm konutlar için yüzde 18 oranında olan KDV oranının yüzde 8’e düşürülmesi yıl sonuna kadar sürecek. Mesela 500 bin liralık bir konutun 90 bin TL olan KDV’si 40 bin TL’ye düşmüş olacak. Bu da alım yönünde önemli bir motivatör görevi görecek.” dedi.

Tavukçuoğlu, son yıllarda en fazla yatırım çeken alanların başında gelen ve özellikle de yoğunluğun Anadolu Yakası’nda olduğu ofis pazarında son bir yıldır daralma yaşandığını dile getirdi. Tavukçuoğlu;

“Ofisteki arz fazlalığı ofiste büyümenin gerilemesine neden olmuştur. Bundan dolayı boş kalan ofis sayısı hızla artarak yüzde 25’lere yaklaştı. Bir yandan da yeni yapılan ofislerin pazara girmeye devam ettiği görülüyor. Konutta olduğu gibi ofis pazarında da arz fazlalığı söz konusu. Satışlardaki durgunluğun giderilmesi, ofis stokunun eritilmesi adına, KDV’nin yıl sonuna kadar yüzde 8’e düşürülmesi önemli bir adım.” şeklinde konuştu.

Tapu Harcı oranı kalıcı olarak yüzde 1’e çekilsin

Tavukçuoğlu, tapu harçlarının yüzde 4’ten yüzde 3’e düşürülmesinin yıl sonuna kadar uzatılmasının da sektöre hareket kazandıracağını ifade etti. Tavukçuoğlu;

“Tapu harcının hiç süre konulmadan yüzde 1’e düşürülmesi, inşaat piyasasına daha çok bir hareket getirecektir.” dedi.

Ekim ayı inşaat sektörü güven endeksi arttı!

Ekim ayı inşaat sektörü güven endeksi

Mevsim etkilerinden arındırılmış 2018 yılı Ekim ayı inşaat sektörü güven endeksi yüzde 2,3 oranında artarak 58,7 değerine yükseldi. İnşaat Sektörü güven endeksi bir önceki ayda 57,3 olarak gerçekleşmişti. 

Ekim ayı inşaat sektörü güven endeksi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Bu istatistiki verilere göre Eylül ayı güven endeksindeki düşme eğilimi Ekim’de yerini kısmi yükselişe bıraktı.

İnşaat sektörü güven endeksi 58,7’ye yükseldi

Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 57,3 iken, Ekim ayında yüzde 2,3 oranında artmak suretiyle 58,7‘ye yükseldi.

İnşaat sektöründe bir önceki aya göre; toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 4,6 artarak 69,5 değerini aldı. Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi ise yüzde 0,8 azalarak 47,8 oldu.

Bir önceki ay olan Eylül ayında düşüş eğiliminde olan endeks değerinin Ekim’de az da olsa artış göstermesinin, gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisine nasıl bir etkisi olacağını ilerleyen dönemde göreceğiz.

Açıklamalar

Sektörel güven endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörel bazda mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27881

Kamu Müteahhidi, Kamu Kurumu’na İcra Takibi Başlatabilir!

Kamu Müteahhidi, Konkordato kapsamında Kamu Kurumu’na icra takibi başlatabilir. Devletten alacaklı olduğundan dolayı nakit sıkıntısına düşen bazı Kamu Müteahhitleri, konkordato ilan ediyor.

Kamu Müteahhidi

Sözcü gazetesinin yaptığı habere göre, Kamu Müteahhidi tarafından mahkemede açılan konkordato ilan davası kapsamında, mahkemenin müteahhit firmaya atadığı komiser, firmanın alacaklarını alamadığı Kamu Kurumu’na icra takibi başlatabilir. Veya devletin (Kamu Hizmetleri dışındaki) iktisadi teşekküllerindeki mallara haciz işlemi uygulayabilir.

Kimi firma alacaklarını alamadığından kimisi de borçlarını ödeyemediğinden dolayı, Türkiye’nin hemen hemen her yerinden artık konkordato haberleri geliyor. Son dönemde Konkordato ilan eden firmalar arasına devletle iş yapan şirketler de katıldı. Bu Devlet Müteahhidi şirketlere konkordato sürecinde atanan komiserler, firmanın finansal tablosunu düzenlerken alacakları da arıyor ve ödeme gününü teyit ediyor. Devletten gününde alacağını alamayan Kamu Müteahhidi, konkordato sürecinde Kamu Kurumlarına icra takibi başlatabilir.

Konkordato Komiseri, Yasal Yolla İcra Takibi Başlatabilir

Avukat Cenk Söbe, Devletin özel bir şirketle yaptığı protokol ile yükümlendiği borçlarını yerine getirmek zorunda olduğunu belirterek, Kamu Kurumu’nun da şirketlerle yaptığı anlaşmalara göre ödemelerini gününde yapmak zorunda olduğunu ifade etti. Söbe;

“Her ne kadar kamu otoritesini temsil etse de, ticari güvenlik ve devlete güven gereği devlet özel bir şirket gibi yaptığı sözleşmeler ile bağlıdır ve borcunu ödemek zorundadır. Bu durumda, Kamu ile özel şirket arasındaki sözleşme şartları sağladığı müddetçe, alacağını alamayan özel teşebbüs, alacağını yasal yollar ile tahsilata girişebilir. Kamu Müteahhidi ilgili Kamu Kurumu’na icra takibi başlatabilir.” dedi.

Devlete Haciz İşlemi Başlatabilir

Avukat Söbe, Devletin kamu hizmeti dışında başka amaçlarla kullanılan malları hakkında haciz işlemi başlatabileceğini söyledi. Söbe yaptığı açıklamada; “Bu durumda İcra İflas Kanunu’nun 82.maddesi “Devlet Malları” tabirini kullanarak bunların haczedilemeyeceğini belirtmiştir. Burada bahsi geçen devlet malları, kamu yararına tahsis edilmiş mallar olup, kamu geliri niteliğindeki nakit ve alacaklara haciz işlemi yapılamaz. Bu mallar bütçe yasasına tabidir ve haczedilemez. Ancak devlete bağlı döner sermayeli işletmelerin malları ve devletin kamu hizmeti dışında başka amaçlarla kullanılan malları hakkında haciz işlemi yapılabilir.

Örneğin ticari amaçlı sosyal tesisler, döner sermayeli hastaneler, market, restoran gibi işletmeler. Alacaklı olduğunu iddia eden taraf, bu tür işletmeler idareye bağlı olsa dahi haciz işlemi yapabilir.” dedi.

Konkordato Komiseri Alacak Kalemi olarak not eder

Bu işlemi konkordato komiserinin gerçekleştirebileceğini belirten Söbe, “Konkordato komiseri, ortada bir alacak varsa, devlet ya da özel farketmeksizin aynı işleme tabi tutar. Yasal işlemlerin başlatılması için gerekli şartlar oluşmuş ise, komiser bunu alacak kalemi olarak not alıp gerekli işlemleri başlatabilir.

Geçtiğimiz günlerde, büyük oranda Devlet Su İşleri’ne (DSİ) bağlı çok sayıda projede yer alan Özler Grup da konkordato ilan etmişti. Firmanın genel müdürü konkordato ilan etmelerinin nedenini, DSİ’den hakedişlerini alamamalarına bağlamıştı. DSİ yetkilileri ise 2018 başından bu yana ödemeler de aksamalar olduğunu ödemelerin birkaç güne düzeleceğini ifade etmişti.

Kaynak; https://www.sozcu.com.tr/2018/ekonomi/konkordato-sayilari-artti-firmalar-devlete-icra-takibi-baslatabilir-2699046/

Ağustos ayı inşaat maliyet endeksi arttı!

Ağustos ayı inşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 6,10, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,36 arttı.

Ağustos ayı inşaat maliyet endeksi

Sektörel bazda 2018 yılı Ağustos ayı inşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre yüzde 6,10 oranında arttı. İnşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,36 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 8,37, işçilik endeksi yüzde 0,66 oranında artış gösterdi. Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 41,09, işçilik endeksi  yüzde 16,87 oranında artış gösterdi.

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 5,56 arttı

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 5,56, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,49 oranında arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 7,75, işçilik endeksi yüzde 0,54 arttı. Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 38,61, işçilik endeksi yüzde 16,67 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 7,81 arttı

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 7,81, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,56 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 10,28, işçilik endeksi yüzde 1,28 oranında arttı. Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 49,10, işçilik endeksi  yüzde 17,23 oranında artış gösterdi.

Bir önceki ay olan Temmuz‘da da artış eğiliminde olan maliyetler değerlerinin, gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisine nasıl bir etkisi olacağını ilerleyen dönemde göreceğiz.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27750