Borçların Yeniden Yapılandırılmasına ‘Makul Bir Süre’ Kavramı!

Şirketlerin bankalara olan borçlarının yeniden yapılandırılması ile ilgili BDDK tarafından 15 Ağustosta yürürlüğe giren yönetmeliğe ‘makul bir süre’ kavramı eklendi.

Borçların Yeniden Yapılandırılmasına ‘Makul Bir Süre’ kavramı geldi

15/8/2018 tarihli ve 30510 sayılı Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmelik

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)‘nın 15/8/2018 tarih ve 30510 sayı ile Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmeliği, bugünkü Resmi Gazete‘de yayımlandığı üzere aşağıdaki şekilde değişikliğe gidilmiştir.

NTV Ekonomi Servisi‘nin haberine göre yeni yönetmelikte, yeniden yapılandırılma isteyen şirketin borçlarını bankalara geri ödeme kabiliyetinin tespit edilmesi şartına ‘makul bir süre‘de ödeme hükmü eklenmiş oldu.

21 Kasım 2018 tarih ve 30602 sayı ile Resmi Gazete’de yayımlanan değişikliğin;

2. maddesine göre; Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

(1) Finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınacak borçluların, mali durumlarının ve bu kapsamda borçlarının yeniden yapılandırılması veya yeni bir itfa planına bağlanması sonucunda borçlarını makul bir süre içinde geri ödeme kabiliyeti kazanacağının tespit edilmesi şarttır. Bu tespitin yapılmasına ilişkin esas ve usuller Çerçeve Anlaşmalarında gösterilir. Borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanamayacağına kanaat getirilen borçlular finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınamaz.

(2) Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmalarını imzalayacak alacaklılar adına finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınacak borçluların mali durumunun tespiti, bu Çerçeve Anlaşmalar ile belirlenecek kuruluşlar tarafından yapılır.

3. maddesine göre Yönetmeliğin 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

(3) Çerçeve Anlaşmaları kapsamında bir borçluyla yapılan sözleşmenin Çerçeve Anlaşmalarını imzalayan alacaklı kuruluşların alacaklarının üçte ikisini oluşturan çoğunluğu tarafından imzalanması halinde, Çerçeve Anlaşmalarını imzalayan alacaklı kuruluşların tamamı tarafından alacakların yeniden yapılandırılması zorunludur.

(4) Yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumların finansal yeniden yapılandırma sürecine katılmalarına ilişkin usul ve esaslar Çerçeve Anlaşmalarıyla belirlenir. Bunlar, talepleri halinde Alacaklı Kuruluşların rızasına ve kabul nisaplarına bağlı olmaksızın finansal yeniden yapılandırmaya dahil olabilirler.

Yeniden yapılandırma sürecine, yurt dışı kredi kuruluşlarıyla uluslararası kurumların da katılması sağlandı.

Faiz Oranları ile ilgili kısıtlama kalktı

Dünya Gazetesi‘nden Hüseyin Gökçe’nin yorumuna göre yönetmelikteki en önemli değişiklik, yeniden yapılandırılan borçlara uygulanacak faiz oranlarıyla ilgili kısımlarda yapıldı. 15 Ağustos 2018’de yayınlanan yönetmeliğin, 9’uncu maddesinin 2’nci fıkrası yürürlükten kaldırıldı. Bu fıkra, borçlulara piyasa faizinin altında faiz uygulanamayacağı ve ilave finansman sağlanamayacağını öngörüyordu.

Konut Kredisi Faiz Oranlarında Son Durum!

Konut satın almak isteyen vatandaşlar bankaların Konut Kredisi faiz oranlarını düşürmesini bekliyor. Dövizdeki yükselişe bağlı olarak artan faizler sebebiyle yüzde 35’i bulan yıllık maliyetler vatandaşları düşündürüyor.

Yıllık Konut Kredisi faiz oranları hala yüksek seyrediyor

Konut Kredisi faiz oranları hala yüksek

Konut satın almak isteyen vatandaşlar bankaların Konut Kredisi faiz oranlarını düşürmesini bekliyor. Dövizdeki yükselişe bağlı olarak artan faizler sebebiyle yüzde 35’i bulan yıllık maliyetler vatandaşları düşündürüyor. Vatandaşların konut alımında kolaylık sağlamak için birçok sektör temsilcisi kendi içinde taksit imkanı sunan kampanyalar yapsa da, bankalardan temin edecekleri konut kredisi ile konut almayı bekleyen vatandaş sayısı oldukça fazla.

Bu konuda Yeni Şafak gazetesinde yer alan habere göre, yüzde 26’dan dönen Hazine’nin borçlanma faizi yüzde yaklaşık 7,2 puanlık gerilemenin ardından yüzde 18,79’a düştü. Hazine’nin kısa ve uzun vadeli tahvillerinde uyguladığı faizin yüzde 20’lerin altına çekilmesi,  yatırımcıların Türk ekonomisindeki düzelmeye ilişkin beklentilerini destekledi.

Hazinenin borçlanmadaki eli bu iyileşmeyle bir miktar rahatlarken, özel sektör ve vatandaşların bankalara olan borçlanmaları hala yüsek seviyede devam ediyor.

Vatandaşlar; konut kredisi, araç kredisi ve tüketici kredisi yanında ticari kredide de maliyetlerin düşmesini bekliyor.

Yıllık Bazda yüzde 35 bile yüksek kalıyor

Ancak bankaların uyguladığı faiz oranları hala çok yüksek seviyede seyrediyor. Konut kredisi, araç kredisi, ihtiyaç kredisinde bankaların uyguladıkları aylık faiz oranları yüzde 2’nin üzerinde devam ediyor. Hatta bazı bankaların aylık faiz oranları yüzde 3’ü de aşıyor. Yıllık bazda hesap ettiğimizde banka faizlerinin yüzde 25 ila 35 arasında seyretmesi anlamı taşıyor. Senelik bazda yüzde 40’ları bulan faiz oranlarının bu seviyelere gerilemesine rağmen, yıllık kredi maliyetlerinin tüketiciler tarafından hala çok yüksek bulunduğu değerlendiriliyor. Sektörel bazda baktığımızda özellikle gayrimenkul ve otomotiv sektörlerinin eski canlılığına kavuşması için finansman maliyetlerinin gerilemesi bekleniyor.

Hesap Belli

2 yıllık 20 bin Türk Lirası değerinde tüketici kredisi üzerinden bir örnek vermek gerekirse;

Aylık yüzde 2,75 vade farkı üzerinden yapılacak hesapla vatandaş toplamda 29 bin 256 lira ödeme yapmak zorunda.

Aynı şekilde yüzde 2,75 faiz oranıyla 50 bin TL’lik araç kredisi kullanan vatandaş ise 3 yıl vade ile toplamda 83 bin 4480 TL‘lik bir geri ödeme ile karşı karşıya kalıyor.

Konut için bu hesabı yaptığımızda; 100 bin TL tutarında bir konut kredisi kullanan vatandaş, bunu yüzde 2,39’luk faiz oranıyla 5 yılda geri ödemek koşuluyla toplamda 189 bin 240 TL tutarında bir meblağ ödemek durumunda.

Bu örnek verdiğimiz hesaplamalara bazı bankaların uyguladığı  kredi tahsis ücreti, ekspertiz bedeli ve taşınmaz rehin ücreti de eklendiğinde, maliyetler daha da şişiyor.

Kaynak; Yeni Şafak, http://www.baretdergisi.com/konut-kredisi-faiz-oranlarinda-son-durum/

Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı!

Türkiye İstatistik Kurumu Ağustos ayı İşgücü İstatistik verilerini yayımladı. TÜİK’e göre ekonomik faaliyet bazında 2018 yılı Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam azaldı.

2018 Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

2017 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam edilenlerin payının 0,8 puan azaldığı görülmektedir. Bunun yanında tarım sektörünün payı 1,3 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,6 puan ve hizmet sektörünün payı 1,4 puan artmış.

TÜİK Ağustos 2018 İşgücü İstatistikleri

TÜİK aylık raporuna göre; Türkiye geneli 15 ve üstü yaş grubundaki işsiz sayısı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 266 bin kişi artmak suretiyle 3 milyon 670 bin kişi oldu. İşsizlik oranı geçtiğimiz yıla göre 0,5 puan artarak yüzde 11,1 seviyesinde gerçekleşti.

İstihdam Oranı yüzde 48,3 oldu.

2018 yılı Ağustos döneminde istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yıla göre 490 bin kişi artarak 29 milyon 318 bin kişi oldu. Böylelikle istihdam oranı yüzde 48,3 olarak gerçekleşti.

Sektörel bazda bakıldığında, tarım sektörü çalışan sayısında 256 bin kişilik bir azalma görülürken, tarım dışı sektörlerde istihdam edilenlerin sayısı 745 bin kişi arttı.

Dönemsel bazda toplam istihdam edilenlerin sektörel dağılımı; tarım yüzde 19,4, sanayi yüzde 19,5, inşaat yüzde 7,1 ve hizmet sektörü yüzde 54 ile en büyük payı aldı.

İşgücüne Katılma Oranı yüzde 54,3

2018 yılı Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre işgücüne katılma oranı ise 0,6 puan artarak toplam işgücü 32 milyon 989 bin kişi olarak gerçekleşmiş. Kadınların işgücüne katılım oranı 0,6 puanlık artışla yüzde 34,9 olarak gerçekleşti.

Kayıt Dışılık Oranı yüzde 34 

Ağustos 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,1 puan azalarak yüzde 34 olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 22,1 olarak gerçekleşti.

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda da İşsizlikte de Artış Var

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 28 milyon 891 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,2 puan artarak yüzde 47,6 oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 57 bin kişi artarak 3 milyon 627 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,2 puan artarak yüzde 11,2 oldu.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı;

  • tarım sektöründe 36 bin kişi azaldı.
  • inşaat sektöründe 4 bin kişi arttı,
  • sanayi sektöründe 27 bin kişi arttı,
  • hizmet sektöründe 156 bin kişi arttı.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27690

SGK, Primlerini Düşük Ödeyenleri Denetleyecek!

Düşük ücret gösterimine bağlı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Primlerinin düşük ödenmesi sorunu 2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Programı’na girdi. Yıl başından sonra yapılacak gerekli yasal düzenlemeler ile, bazı işverenlerin, çalışanlarının sosyal güvenlik primini düşük ödemek için, prime esas kazancını düşük göstermesi sorunun kökten çözümüne gidilecek.

Sosyal Güvenlik (SGK) Priminin düşük ödenmesi konusu

Sosyal Güvenlik (SGK) Priminin düşük ödenmesi konusunda birçok adım atıldıysa da, kesin çözüme henüz ulaşılamadı.

2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda, bazı İşverenlerin, çalışanlarının Sosyal Güvenlik (SGK) primi maliyetlerini düşürme adına maaşlarını düşük gösterme sorununa dikkat çekildi.

Hürriyet’in ele aldığı habere göre Programda, Sosyal Sigorta Priminin gerçek ücretinden düşük seviyede prime esas kazanç üzerinden yatırılması,  sosyal sigorta sisteminin mali sürdürülebilirliğini olumsuz etkilediğine değinildi. Kişilerin gerçek gelirleri üzerinden prim ödemeye teşvik eden politikalara gereksinim duyulduğuna dikkat çekilen program kapsamında, 2019 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu denetimlerini artıracak.

Meslek Kodu Uygulaması ile 2019 Aralık ayı son

2019 Aralık ayına kadar, meslek kodu uygulaması ile, ücreti eksik bildirilen kalifiye mesleklerdeki kişilerin tespiti yapılacak. Ayrıca Elektronik Denetim Takip Sistemi kurulacak.

Bu sayede eksik ücret bildirimi ile kaçak istihdamın önüne geçilmiş olacak. Program çerçevesinde yasal düzenlemeye uymayan işletmeler ile ilgili ciddi yaptırımların geleceği vurgulanıyor.

Kaynak; http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/siki-denetim-basliyor-maaslarda-buna-dikkat-41010797

Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi Sürüyor!

‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi’ uygulamasının yıl sonuna kadar devam etmesi, Gayrimenkul sektörü temsilcileri tarafından olumlu karşılandı.


Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi‘ yıl sonuna kadar sürecek

‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi’ sayesinde konut satışları artacak ve stoklar eriyecek

Hazine ve Maliye Bakanlığı ‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi’ uygulamasının yıl sonuna kadar devam etmesi yönünde karar verdi. Bakan Albayrak tarafından yapılan açıklama ile; konut satışlarında KDV oranlarının yüzde 18’den yüzde 8’e, tapu harçlarının da yüzde 4’ten yüzde 3’e indirilmesi uygulamasının yıl sonuna kadar süreceğini açıklaması, gayrimenkul sektörü temsilcileri tarafından olumlu karşılandı.

AA muhabirinin Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkan ile yaptığı görüşmede Başkan Kabadayı konu ile ilgili değerlendirmede bulundu, Kabadayı; “Gayrimenkulde KDV oranının yüzde 8, tapu harçlarının da yüzde 3 olarak devam etmesi, hem sektördeki satışların hızlanması hem de iç piyasaya hareket getirmesi adına çok isabetli bir karar olmuştur. 2018 yılı içerisinde yapılan kampanyaları destekleyici ve tamamlayıcı mahiyetteki bu uygulama sayesinde yıl sonunda geçen yıl yakalanan satış rakamına ulaşabilecektir.” dedi.

Banka kredilerinde düşüşün başladığına değinen Kabadayı, faizlerin gevşemesi ve döviz kurundaki oynaklığın da azalmasıyla piyasanın rahatladığını ifade etti.

Ekonomiye önemli Katma Değer sağlayacak

Kabadayı; “Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı ile birlikte sağlanan teşvikler, tüketicilere çok ciddi fırsatlar sundu. Hem tapu harcındaki indirimin devamı hem de KDV oranının yüzde 8’de tutulması, sadece gayrimenkul sektörü için değil, genel anlamda Türkiye ekonomisi açısından oldukça önemli.” dedi.

Kabadayı, aylık bazda satış rakamlarına bakıldığında, talepte sıkıntı olmadığının görüldüğünü ifade etti. Başkan, mevcut teşviklerin dönemsel olmasından ziyade kalıcı olmasının, hedeflenen sürdürülebilir büyümeye ciddi katkı sağlayacağını vurguladı.

Teşviklerle geçen yılki satışlara ulaşabiliriz

Fuzul Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Akbal da konut sektöründeki güven endeksinin Ekim‘de uzun bir aradan sonra arttığına değindi. Akbal, bu olumlu gelişmeye destek mahiyetinde ‘İmar Barışı başvurularının ve ‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi’ kampanyasının yıl sonuna kadar uzatılmasının çok sevindirici olduğunu dile getirdi.

Akbal, yüzde 10’luk KDV indiriminin konut gibi yüksek ödeme yapılan bir alışveriş için çok önemli olduğunu vurguladı. Akbal; “bu durum alım için bekleyen talebi harekete geçirecektir. Yabancıya konut satışında yakaladığımız hikayeyi döviz kurunda başlayan sakinleme ve süresi uzatılan teşviklerle beraber iç pazarda da görmeye devam edeceğiz.

2017 yılının ilk 9 ayında satılan konut sayısı; 1 milyon 30 bin olarak gerçekleşirken, bu rakam 2018’in aynı döneminde 1 milyon 2 bin seviyesine geriledi. Hafif bir düşüş olmakla birlikte ekonomideki toparlanma ile 2017’yi yakalamamız hiç de zor değil” şeklinde ifade etti.

Ofis stokunun erimesi için de önemli

Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Melih Tavukçuoğlu ise yüzde 10 KDV indiriminin büyük bir avantaj sunduğunu vurguladı. Tavukçuoğlu; “Büyüklüğüne, konumuna ya da yapı ruhsat tarihine bakılmaksızın ticari amaçlı gerçekleştirilen tüm iş yerleri ve net alanı 150 metrekareden büyük tüm konutlar için yüzde 18 oranında olan KDV oranının yüzde 8’e düşürülmesi yıl sonuna kadar sürecek. Mesela 500 bin liralık bir konutun 90 bin TL olan KDV’si 40 bin TL’ye düşmüş olacak. Bu da alım yönünde önemli bir motivatör görevi görecek.” dedi.

Tavukçuoğlu, son yıllarda en fazla yatırım çeken alanların başında gelen ve özellikle de yoğunluğun Anadolu Yakası’nda olduğu ofis pazarında son bir yıldır daralma yaşandığını dile getirdi. Tavukçuoğlu;

“Ofisteki arz fazlalığı ofiste büyümenin gerilemesine neden olmuştur. Bundan dolayı boş kalan ofis sayısı hızla artarak yüzde 25’lere yaklaştı. Bir yandan da yeni yapılan ofislerin pazara girmeye devam ettiği görülüyor. Konutta olduğu gibi ofis pazarında da arz fazlalığı söz konusu. Satışlardaki durgunluğun giderilmesi, ofis stokunun eritilmesi adına, KDV’nin yıl sonuna kadar yüzde 8’e düşürülmesi önemli bir adım.” şeklinde konuştu.

Tapu Harcı oranı kalıcı olarak yüzde 1’e çekilsin

Tavukçuoğlu, tapu harçlarının yüzde 4’ten yüzde 3’e düşürülmesinin yıl sonuna kadar uzatılmasının da sektöre hareket kazandıracağını ifade etti. Tavukçuoğlu;

“Tapu harcının hiç süre konulmadan yüzde 1’e düşürülmesi, inşaat piyasasına daha çok bir hareket getirecektir.” dedi.

Ekim ayı inşaat sektörü güven endeksi arttı!

Ekim ayı inşaat sektörü güven endeksi

Mevsim etkilerinden arındırılmış 2018 yılı Ekim ayı inşaat sektörü güven endeksi yüzde 2,3 oranında artarak 58,7 değerine yükseldi. İnşaat Sektörü güven endeksi bir önceki ayda 57,3 olarak gerçekleşmişti. 

Ekim ayı inşaat sektörü güven endeksi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Bu istatistiki verilere göre Eylül ayı güven endeksindeki düşme eğilimi Ekim’de yerini kısmi yükselişe bıraktı.

İnşaat sektörü güven endeksi 58,7’ye yükseldi

Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 57,3 iken, Ekim ayında yüzde 2,3 oranında artmak suretiyle 58,7‘ye yükseldi.

İnşaat sektöründe bir önceki aya göre; toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 4,6 artarak 69,5 değerini aldı. Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi ise yüzde 0,8 azalarak 47,8 oldu.

Bir önceki ay olan Eylül ayında düşüş eğiliminde olan endeks değerinin Ekim’de az da olsa artış göstermesinin, gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisine nasıl bir etkisi olacağını ilerleyen dönemde göreceğiz.

Açıklamalar

Sektörel güven endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörel bazda mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27881

Kamu Müteahhidi, Kamu Kurumu’na İcra Takibi Başlatabilir!

Kamu Müteahhidi, Konkordato kapsamında Kamu Kurumu’na icra takibi başlatabilir. Devletten alacaklı olduğundan dolayı nakit sıkıntısına düşen bazı Kamu Müteahhitleri, konkordato ilan ediyor.

Kamu Müteahhidi

Sözcü gazetesinin yaptığı habere göre, Kamu Müteahhidi tarafından mahkemede açılan konkordato ilan davası kapsamında, mahkemenin müteahhit firmaya atadığı komiser, firmanın alacaklarını alamadığı Kamu Kurumu’na icra takibi başlatabilir. Veya devletin (Kamu Hizmetleri dışındaki) iktisadi teşekküllerindeki mallara haciz işlemi uygulayabilir.

Kimi firma alacaklarını alamadığından kimisi de borçlarını ödeyemediğinden dolayı, Türkiye’nin hemen hemen her yerinden artık konkordato haberleri geliyor. Son dönemde Konkordato ilan eden firmalar arasına devletle iş yapan şirketler de katıldı. Bu Devlet Müteahhidi şirketlere konkordato sürecinde atanan komiserler, firmanın finansal tablosunu düzenlerken alacakları da arıyor ve ödeme gününü teyit ediyor. Devletten gününde alacağını alamayan Kamu Müteahhidi, konkordato sürecinde Kamu Kurumlarına icra takibi başlatabilir.

Konkordato Komiseri, Yasal Yolla İcra Takibi Başlatabilir

Avukat Cenk Söbe, Devletin özel bir şirketle yaptığı protokol ile yükümlendiği borçlarını yerine getirmek zorunda olduğunu belirterek, Kamu Kurumu’nun da şirketlerle yaptığı anlaşmalara göre ödemelerini gününde yapmak zorunda olduğunu ifade etti. Söbe;

“Her ne kadar kamu otoritesini temsil etse de, ticari güvenlik ve devlete güven gereği devlet özel bir şirket gibi yaptığı sözleşmeler ile bağlıdır ve borcunu ödemek zorundadır. Bu durumda, Kamu ile özel şirket arasındaki sözleşme şartları sağladığı müddetçe, alacağını alamayan özel teşebbüs, alacağını yasal yollar ile tahsilata girişebilir. Kamu Müteahhidi ilgili Kamu Kurumu’na icra takibi başlatabilir.” dedi.

Devlete Haciz İşlemi Başlatabilir

Avukat Söbe, Devletin kamu hizmeti dışında başka amaçlarla kullanılan malları hakkında haciz işlemi başlatabileceğini söyledi. Söbe yaptığı açıklamada; “Bu durumda İcra İflas Kanunu’nun 82.maddesi “Devlet Malları” tabirini kullanarak bunların haczedilemeyeceğini belirtmiştir. Burada bahsi geçen devlet malları, kamu yararına tahsis edilmiş mallar olup, kamu geliri niteliğindeki nakit ve alacaklara haciz işlemi yapılamaz. Bu mallar bütçe yasasına tabidir ve haczedilemez. Ancak devlete bağlı döner sermayeli işletmelerin malları ve devletin kamu hizmeti dışında başka amaçlarla kullanılan malları hakkında haciz işlemi yapılabilir.

Örneğin ticari amaçlı sosyal tesisler, döner sermayeli hastaneler, market, restoran gibi işletmeler. Alacaklı olduğunu iddia eden taraf, bu tür işletmeler idareye bağlı olsa dahi haciz işlemi yapabilir.” dedi.

Konkordato Komiseri Alacak Kalemi olarak not eder

Bu işlemi konkordato komiserinin gerçekleştirebileceğini belirten Söbe, “Konkordato komiseri, ortada bir alacak varsa, devlet ya da özel farketmeksizin aynı işleme tabi tutar. Yasal işlemlerin başlatılması için gerekli şartlar oluşmuş ise, komiser bunu alacak kalemi olarak not alıp gerekli işlemleri başlatabilir.

Geçtiğimiz günlerde, büyük oranda Devlet Su İşleri’ne (DSİ) bağlı çok sayıda projede yer alan Özler Grup da konkordato ilan etmişti. Firmanın genel müdürü konkordato ilan etmelerinin nedenini, DSİ’den hakedişlerini alamamalarına bağlamıştı. DSİ yetkilileri ise 2018 başından bu yana ödemeler de aksamalar olduğunu ödemelerin birkaç güne düzeleceğini ifade etmişti.

Kaynak; https://www.sozcu.com.tr/2018/ekonomi/konkordato-sayilari-artti-firmalar-devlete-icra-takibi-baslatabilir-2699046/

Ağustos ayı inşaat maliyet endeksi arttı!

Ağustos ayı inşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 6,10, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,36 arttı.

Ağustos ayı inşaat maliyet endeksi

Sektörel bazda 2018 yılı Ağustos ayı inşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre yüzde 6,10 oranında arttı. İnşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,36 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 8,37, işçilik endeksi yüzde 0,66 oranında artış gösterdi. Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 41,09, işçilik endeksi  yüzde 16,87 oranında artış gösterdi.

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 5,56 arttı

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 5,56, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,49 oranında arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 7,75, işçilik endeksi yüzde 0,54 arttı. Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 38,61, işçilik endeksi yüzde 16,67 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 7,81 arttı

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 7,81, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,56 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 10,28, işçilik endeksi yüzde 1,28 oranında arttı. Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 49,10, işçilik endeksi  yüzde 17,23 oranında artış gösterdi.

Bir önceki ay olan Temmuz‘da da artış eğiliminde olan maliyetler değerlerinin, gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisine nasıl bir etkisi olacağını ilerleyen dönemde göreceğiz.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27750

Şu Dönem, Yabancı Yatırımcı İçin Bir Fırsat!

Cushman & Wakefield “Türkiye Pazar Analizleri 2018 Üçüncü Çeyrek Ofis, Perakende ve Sanayi ve Lojistik” başlıklı raporunu hazırladı. Rapora göre şu dönem, Yabancı Yatırımcı için bir fırsat.

Yabancı Yatırımcı

Ticari gayrimenkul danışmanlık şirketi Cushman & Wakefield’in “Türkiye Pazar Analizleri 2018 Üçüncü Çeyrek Ofis, Perakende ve Sanayi ve Lojistik” başlıklı raporu yayımlandı

Rapor, cadde mağazaları ve ofis kiralarındaki son durumla ilgili Yabancı Yatırımcı açısından önemli bilgileri ortaya koydu. Sözkonusu rapora göre, yılın ilk iki çeyreğinde 2017’nin aynı dönemine göre cadde mağazaları ve ofis kiraları kura bağlı olarak yüzde 22’ye varan oranlarda geriledi.

Türkiye genelindeki ofis kiraları gerilemenin aynı eğilimde sürdüğü üçüncü çeyrek rapor sonuçlarına göre de ortalama yüzde 20 düşerken, perakende pazarında da yüzde 30 civarı bir azalma kaydedildi.

Yeni Ofis kiralamaları artıyor, ancak fiyatlar düşüyor

Rapora göre;

  • İstanbul’da 84 bin 881 metrekare yeni ofis alanı pazara girmek suretiyle toplam arz 6,08 milyon metrekareye yükselmiş.
  • Üçüncü çeyrekte yeni kiralama, önceki çeyreğe göre yüzde 33,26 artarken, önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,31 azalmış.
  • Yılın üçüncü çeyreği sonuçlarına göre, İstanbul’da metrekare bazında ofis kiraları 2017’nin aynı dönemine göre yüzde 20 azalarak 32 dolara gerilemiş.
  • Gayrettepe’de yüzde 20 düşüşle 20 dolara, Maslak’ta yüzde 25 düşüşle 21 dolara, İstanbul Anadolu Yakası’nda ise yüzde 4 düşüşle 24 dolara gerilemiş.
  • İzmir’de yüzde 7,1 azalışla 13 dolar olmuş.
  • Ankara’da yüzde 6,7 düşerek 14 dolar olarak hesaplanmış.

Yabancı Yatırımcı ilgisi artacak

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca hazırlanan ve Ekim ayında yürürlüğe giren tüm kira sözleşmelerinin 2 Ocak 2018’deki kur üstünden Türk Lirası‘na dönüştürüleceği düzenlemeye göre, sözleşmeler bu tarihten önce yapılmışsa geçerli tarih için enflasyon ayarlaması yapılacak.

Yeni düzenleme kapsamında, ofis yatırımlarının varlık değerinin dolar bazında azalmasıyla birlikte yatırım için fırsat kollayan Yabancı Yatırımcı ilgisinin büyük oranda ivme kazanması bekleniyor.

Global Markalar yatırımlarına devam etti

Rapora göre, Türkiye genelinde perakende kiralarındaki düşüşün ofis pazarına kıyasla daha yüksek olduğu üçüncü çeyrekte, birincil perakende kiralarındaki metrekare fiyatları, ortalama yüzde 30 azaldı. Birincil perakende kiraları geçen yılın aynı dönemine göre ,

  • İstanbul’da yüzde 30 azalarak 150 dolara,
  • İzmir’de yüzde 23,5 düşüşle 75 dolara,
  • Ankara’da ise yüzde 24 düşüşle 95 dolara geriledi.

Perakendeci aktivitesi üçüncü çeyrekte oldukça düşük kaldı. Bu dönemde birçok perakendeci konkordato ilan ederken, global perakende devlerinin yatırımlarında hız kesmediği gözlemlendi.

Lojistik Sektörü için ucuz arsa fırsatı

Üçüncü çeyrekte Türkiye genelinde ekonomideki durgunluk, sanayi ve lojistik sektöründe de kendini gösterdi ancak kiralardaki düşüş ortalama yüzde 10’la sınırlı kaldı. Rapora göre, birincil endüstriyel kiralar geçen yılın aynı dönemine göre;

  • İstanbul’da yüzde 8 düşerek 5,75 dolara,
  • Ankara’da ise yüzde 13,3 azalarak 3,25 dolara geriledi.

Bu çeyrekte sanayi ve lojistik sektörlerindeki yatırım, genel olarak arazi alımları ile kısıtlı kaldı. Yeni tebligat gereğince tüm anlaşmalar, TL üzerinden yapılacak. Dolayısıyla lojistik sektöründeki yatırım talebi fırsat kollayan yatırımcılar tarafından ivmelendirilecektir.

Gıda fiyatlarının üstündeki kontrolü arttırmak amacıyla lisanslı depoculuk dönemi de başladı. Bu çerçevede tahıl silo kapasitesi genişletilecek ve lisanslı depoculuk uygulamaları daha da yaygınlaşacak.

Kaynak; AA Muhabiri Musab Turan

Listede 5 Türk Şirketi de Yer Alıyor!

FORBES, ‘Dünyanın En İyi İşverenleri’ listesini yayımladı. Listede ilk 500’de 5 Türk Şirketi de yer alıyor.

Forbes, ‘Dünyanın En İyi İşverenleri’ Listesinde Türk Şirketleri

İş dünyasından haberler veren FORBES, 2 bin işverenden oluşan ‘Dünyanın En İyi İşverenleri’ listesini yayımladı.

Bir tane Türk şirketinin ilk yüze girdiği listede, toplamda 5 Türk Şirketi yer alıyor.

FORBES’a göre Dünyanın ilk On İşvereni;

1- Alphabet – ABD

2- Microsoft – ABD

3- Apple – ABD

4- Walt Disney – ABD

5- Amazon.com – ABD

6- CNOOC – Hong Kong

7- Daimler – Almanya

8- Kasikornbank – Tayland

9- Celgene – ABD

10- BMW Group – Almanya

İlk 500 İşveren içindeki beş Türk Şirketi;

94- Koç Holding

220- Sabancı Holding

384- Ford Otosan

441- Türk Hava Yolları

493- İş Bankası

Kaynak; https://www.sondakika.com/fotogaleri/dunyanin-en-iyi-isverenleri-belli-oldu-turkiye/