Kredi Faiz Oranları düştü, Konut Piyasası hareketlendi!

Kamu Bankalarının Konut Kredisi Faiz Oranlarını yüzde 1’in altına çekmesiyle, Konut Piyasası hareketlendi. Endeksa, İstanbul ilçelerini konut metrekare birim fiyatı bazında sıraladı.

Kredi Faiz Oranları düştü, Konut Piyasası hareketlendi

Kamu bankalarının konut kredi faizlerini aylık yüzde 0,99’a çekip vadeleri 180 aya uzatması ile birlikte; “acaba kira öder gibi ev sahibi olabilir miyiz?” sorusu gündeme gelmişti. Kendi bütçesine ve yaşam standardına göre aylık kredi ödeme hesabı yapan vatandaşlar sayesinde, bir süredir beklemeye geçen Konut Piyasası hareketlendi.

İstanbul‘un ilçeleri bazında gayrimenkul veri analizi platformu Endeksa, konut fiyatlarını ele alan bir araştırma yaptı.

Uygun maliyet ve aylık ödeme seçenekleri açısından en uygun konutlar Esenyurt ve Arnavutköy ilçelerinde bulunuyor. 

Endeksa Konut Piyasası verileri eşliğinde en ucuz evler hangi ilçede?

Endeksa verilerine göre İstanbul ilçelerinde ortalama metrekare fiyatı bazında en ucuzdan en pahalıya sıralama yapacak olursak;

  • 2 bin 209 lirayla Esenyurt,
  • 2 bin 240 lirayla Arnavutköy,
  • 2 bin 300 lirayla Silivri,
  • 2 bin 322 lirayla Beylikdüzü,
  • 2 bin 350 lirayla Sancaktepe,
  • 2 bin 370 lirayla Sultangazi,
  • 2 bin 409 lirayla Avcılar,
  • 2 bin 493 lirayla Sultanbeyli,
  • 2 bin 596 lirayla Çatalca,
  • 2 bin 778 lirayla Esenler,
  • 2 bin 851 lirayla Pendik,
  • 2 bin 867 lirayla Bağcılar,
  • 2 bin 881 lirayla Çekmeköy,
  • 2 bin 965 lirayla Güngören,
  • 2 bin 984 lirayla Tuzla,
  • 3 bin lirayla Gaziosmanpaşa,
  • 3 bin 88 lirayla Bahçelievler,
  • 3 bin 125 lirayla Büyükçekmece,
  • 3 bin 387 lirayla Kartal,
  • 3 bin 446 lirayla Ümraniye,
  • 3 bin 497 lirayla Bayrampaşa geliyor.

En pahalı evler Beşiktaş, Sarıyer ve Bakırköy’de

Konut Piyasası Beşiktaş’ta en yüksek seviyede. En yüksekten başlayarak ortalama konut metrekare fiyatları bazında bir sıralama yapacak olursak;

  • 10 bin 632 lira ile Beşiktaş,
  • 9 bin 195 lira ile Sarıyer,
  • 8 bin 407 lira ile Bakırköy,
  • 7 bin 94 lira ile Kadıköy,
  • 7 bin 69 lira ile Beykoz,
  • 6 bin 224 lira ile Adalar,
  • 5 bin 841 lira ile Beyoğlu,
  • 5 bin 212 lira ile Şişli,
  • 4 bin 619 lira ile Üsküdar,
  • 4 bin 541 lira ile Ataşehir,
  • 4 bin 268 lira ile Zeytinburnu,
  • 3 bin 946 lira ile Fatih,
  • 3 bin 783 lira ile Maltepe,
  • 3 bin 653 lira ile Eyüpsultan,
  • 3 bin 650 lira ile Şile,
  • 3 bin 645 lira ile Kağıthane,
  • 3 bin 586 lira ile Başakşehir,
  • 3 bin 524 lira ile Küçükçekmece geliyor.

En ucuz 2+1 evler Esenyurt ilçesinde

Ortalama metrekare fiyatı bazında en uygun 2+1 evler;

  • bin 974 lirayla Esenyurt,
  • bin 995 lirayla Beylikdüzü,
  • 2 bin 208 lirayla Silivri,
  • 2 bin 257 lirayla Arnavutköy,
  • 2 bin 355 lirayla Avcılar,
  • 2 bin 375 lirayla Sultangazi,
  • 2 bin 456 lirayla Sancaktepe,
  • 2 bin 542 liraya Sultanbeyli,
  • 2 bin 680 lirayla Çatalca’da görülüyor.

En pahalı 2+1 evler Esenyurt ilçesinde

İstanbul’da konut metrekareleri merkezi olmayan ilçelerde, merkezi ilçelere göre daha büyük. Bunun için 2+1 konut piyasası, merkezi olmayan ilçelerde ortalamaya göre daha yüksek.

Konutta en ucuz Esenyurt en pahalı Beşiktaş başlıklı haber, www.aa.com.tr internet sayfasında 15 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İstanbul İzmir Otoyolu Projesi tamamlandı!

Daha önce İstanbul ile İzmir arasında 8,5 saati bulan seyahat süresini 3,5 saate düşürecek olan İstanbul İzmir Otoyolu Projesi, tamamlanarak hizmete açıldı.

İstanbul İzmir Otoyolu Projesi hizmete açıldı

İstanbul İzmir Otoyolu Projesi çerçevesindeki 192 kilometrelik kesim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 4 Ağustos Pazar günü hizmete açıldı.

AA muhabirine açıklama yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, İstanbul İzmir Otoyolu yapım çalışmalarının 2010 yılında başladığını hatırlattı. Bakan Turhan; “İstanbul İzmir Otoyolu Projesi, Marmara Bölgesi’ni Ege Bölgesi’ne, Batı Akdeniz ve Batı Anadolu Bölgesi’ne bağlayan önemli ulaşım akslarından biri olacak.” dedi.

İstanbul İzmir Otoyolu Projesi 426 kilometre

Turhan, projenin en büyük ayağını oluşturan Osmangazi Köprüsü’nün 2016’da hizmete alındığını ifade etti. Turhan, köprünün İstanbul-İzmir arasındaki mesafeyi 78 kilometre yani 1,5 saat kısalttığını vurguladı.

Bakan Turhan, 201 kilometresi ana gövde, 33 kilometresi de bağlantı yolu olmak üzere toplamda 234 kilometre yolun geçtiğimiz yıllarda hizmete açıldığını anlattı.

183 kilometresi ana gövde, 9 kilometresi de bağlantı yolu olmak üzere toplam 192 kilometrelik son kesim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 4 Ağustos Pazar günü hizmete açıldı.

İstanbul’dan İzmir’e 3,5 saatte ulaşma imkanı var

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Turhan, İstanbul-İzmir arasındaki mevcut devlet yolunun yaklaşık 515 kilometre olduğunu ve iki şehir arasının 8,5 saat sürdüğünü anımsattı.

Turhan; “Yeni yapılan 426 kilometrelik İstanbul İzmir Otoyolu ile İstanbul’dan İzmir’e normal şartlar altında 3,5 saatte ulaşma imkanı var. Bu da yol kullanıcılarına zaman ve akaryakıt tasarrufu sayesinde önemli bir ekonomik katkı sağlayacak. Ülkemizin özellikle sanayi mamulleri, tarım ürünleri gerek yurt içi gerekse yurt dışına bu güzergah sayesinde daha kolay nakledilecek.” şeklinde ifade etti.

İnşasında yaklaşık 5 bin kişi iş imkanı buldu

Turhan, otoyolun inşasında bugüne kadar yaklaşık 5 bin kişinin iş imkanı bulduğunu dile getirdi. Turhan, projenin bakım ve işletme hizmetlerinde de bin kişi kadar personelin istihdam edileceğini söyledi.

Projeye bugüne kadar 7 milyar dolar harcama yapıldığını ifade eden Turhan, projenin hem ulaşım hizmetine hem de istihdama, ekonomiye önemli katkı sağlayacağının altını çizdi.

Turhan, 2,5 milyar liranın da idare tarafından kamulaştırma işlemleri için harcandığını sözlerine ekledi.

İstanbul ile İzmir arası 3,5 saate düşüyor başlıklı haber, www.aa.com.tr internet sayfasında 01 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İmar Barışı ilk taksit ödemesi için yarın son gün!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından uygulamaya konan İmar Barışı ilk taksit ödemesi için son gün, 31 Temmuz 2019, yarın. Yapı kayıt bedeli ödenmezse, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilecek.

İmar Barışı ilk taksit ödemesi için yarın son gün!

İmar Barışı ilk taksit ödemesi için yarın son gün

İmar Barışı ilk taksit ödemesi için belirlenen süre 31 Temmuz 2019 tarihinde saat 23:59’da doluyor. Yasadan yararlanmak suretiyle Yapı Kayıt Belgesi alan vatandaşların, YKB bedelinin ilk yüzde 25’lik kısmını yatırma süreleri yarın sona eriyor.

İmar Barışı Ödemeleri yıl sonuna kadar uzatılmıştı

01 Temmuz 2019 tarihindeki Resmi Gazete‘de yer alan 30818 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararına göre İmar Barışı Ödemeleri 31 Aralık 2019 tarihine kadar uzatılmıştı.

Karara göre, yapı kayıt bedelinin en az yüzde 25’ine tekabül eden ilk kısmını 31 Temmuz’a kadar peşin yatıranlar, kalan kısmını takip eden aylarda taksitle ödemeye hak kazanabilecekler.

İlk yüzde 25’i ödendikten sonra kalan meblağ takip eden ayın birinde yüzde 2 oranında artırılacak.

Dikkat, ödeme yapılamzsa Yapı Kayıt Belgesi iptal

Şayet yapı kayıt bedeli ödenmezse, oluşturulan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilecek.

İmar Barışına 10 milyon 247 bin başvuru yapılmıştı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından vatandaşların devletle ihtilaflı durumunun ortadan kaldırılması, 31 Aralık 2017 tarihinden önce imara aykırı, ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması yoluyla bu yapılara yasallık kazandırılması hedefiyle hayata geçirilen imar barışına 10 milyon 247 bin başvuru yapılmıştı.

İmar Barışı kapsamındaki başvurulardan toplamda 23 milyar 536 milyon lira gelir elde edildi.

En çok başvuru İstanbul’dan oldu

13 milyon konutun imar ve iskan sorununu çözmesi hedeflenen düzenleme kapsamında en çok başvuru yapılan il, 1 milyon 785 bin 608 başvuru ile İstanbul oldu. İstanbul’u 821 bin 481 başvuru ile İzmir, 487 bin 449 müracaat ile Ankara, 429 bin 173 başvuru ile Antalya ve 364 bin 518 başvuru ile Bursa takip etti.

İmar barışında ilk taksit ödeme süresi yarın sona eriyor başlıklı haber, www.milliyet.com.tr internet sayfasında 30 Temmuz 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

TMB; “Konut Satışları şu sebeplerden dolayı düştü”

TMB Temmuz 2019 bülteninde; “Ülke genelinde konut ihtiyacı olmasına rağmen Konut Satışları şu sebeplerden ötürü düştü” şeklinde açıklamada bulunuldu.

TMB; “Konut Satışları şu sebeplerden dolayı düştü”

Konut Satışları neden düştü?

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), İnşaat Sektörü Analizi – Temmuz 2019 bültenini yayımladı. Konut Satışları ile ilgili açıklamada bulunulan analiz raporunda özet olarak; “Ülke genelinde konut ihtiyacı olmasına rağmen Konut Satışları şu sebeplerden ötürü düştü;

  • yüksek faizler nedeniyle alıcıların birikimlerini mevduatta değerlendirmesi,
  • gerileyen alım gücü ve
  • geleceğe yönelik endişeler.” denildi.

TMB’nin 2019 yılı 2’inci çeyreğine ilişkin Temmuz ayı İnşaat Sektörü Analizinde, son dönemde yurt içinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle Türk Müteahhit firmalarının yurt dışı projelere yoğunlaştığı belirtildi.

Analizde, bu kapsamda bu yıl için 20 milyar dolarlık proje üstlenilmesi hedeflendiği bilgisi verildi. Ocak-Haziran döneminde 5,1 milyar dolarlık 109 projeye imza atıldığı ifade edilen analizde, bugüne kadar 9 bin 700’den fazla proje üstlenildiği, bunun da 386 milyar dolara tekabül ettiği kaydedildi.

Analizde, sektörel bazda son dönemde çok sayıda ülkede proje takibine ağırlık verildiği belirtilerek, Türk Müteahhitler olarak bu yıl hedefin yurt dışında 10 bininci proje ve 20 milyar dolar ciro olduğu ifade edildi.

“Sektör için Yapısal Reformlar şart”

Analizde, yüksek maliyet artışları nedeniyle yüklenicilerin yaşadığı sıkıntılara da yer verilirken, tasfiye, devir, süre uzatımı düzenlemesiyle ilgili belirsizliklerin netleşmesi gerektiğine vurgu yapıldı.

Yerel seçimlerin tamamlanması, ABD ile S-400 konusunda gelinen noktayla siyasi belirsizliklerin kısmen de olsa geride bırakıldığı ifade edilen analizde, gelecek dönemde ekonominin verimli ve şoklara karşı dayanıklı hale getirilmesi gerektiğinin altı çizildi.

Bu amaca yönelik olarak orta ve uzun vadeli yapısal reformların uygulamaya konulmasının şart olduğu vurgulandı.

“Konut Satışlarının toparlanması için belirsizliklerin ortadan kalkması gerek”

Analizde, Türkiye’de konut fiyatlarının ve stok erime hızının düştüğüne işaret edildi. Analizde şunlar kaydedildi:

“2019 sonuna kadar uzatılan vergi teşviğine rağmen, yılın ilk yarısında konut satışlarında gerileme artarak devam etmiş. Ekonomideki belirsizlik ortamı sebebiyle arz ile talep buluşamamış.

Türkiye’de halen konut ihtiyacı olmasına rağmen, Konut Satışları; yüksek faiz nedeniyle alıcıların birikimlerini mevduatta değerlendirmesi, düşen alım gücü ve geleceğe yönelik endişelerin bir sonucu olarak düşmektedir şeklinde açıklanmaktadır.

Belirsizliklerin ortadan kalkması ve finansman koşullarının iyileşmesi halinde, yılın son çeyreğinde konut segmentinde toparlanma beklentisi sözkonusu olabilir.”

‘Konut satışlarındaki düşüşün nedeni yüksek faiz’ başlıklı yazı www.aa.com.tr internet sayfasında 24 Temmuz 2019 tarihinde yayınlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan
paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

2019 Haziran ayı Konut Satışları 61.355’e düştü!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; Türkiye genelinde 2019 Haziran ayı Konut Satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 48,6 oranında azalarak 61.355 olarak gerçekleşti.

2019 Haziran ayı Konut Satışları düştü

Türkiye’de 2019 Haziran ayı Konut Satışları
61.355 olarak gerçekleşti

TÜİK‘e göre; Türkiye genelinde 2019 Haziran ayı konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 48,6 oranında azalarak 61.355 adet oldu. 

2019 Mayıs ayı konut satışları 82.252 adet olarak gerçekleşmişti. Konut satışlarında, İstanbul 10.060 konut satışı ve yüzde 16,4 oran ile en yüksek payı aldı. İstanbul’u, 5.430 adet ve yüzde 8,9 ile Ankara, 3.390 adet ve yüzde 5,5 pay ile Antalya takip etti. 4 konut ile Ardahan, 15 konut ile Hakkari, 38 konut ile Bayburt, konut satış sayısının en düşük olduğu iller oldu.

2019 Haziran ayı Konut Satışları İpoteklilerde yüzde 84,6 düştü

Haziran ayı Türkiye geneli ipotekli konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 84,6 oranında düşerek, 7.319 adette kaldı. Böylelikle toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 11,9 olarak gerçekleşti.

İllere göre ipotekli konut satışlarında; İstanbul 1.175 adet ve yüzde 16,1 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde en yüksek ipotekli satış payının olduğu il yüzde 23,1 ile Tunceli oldu.

İlk defa satılan Konut sayısı 23.265 oldu

İlk defa satılan konut sayısı Türkiye genelinde 23.265 oldu. Böylelikle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 59,2 azalmış oldu. İlk defa satılan konutların toplam konut satışları içinde payı yüzde 37,9 oldu. İlk satışlarda İstanbul 3.813 konut satışı ile en yüksek paya sahip olurken, ardından 1.656 konut satışı ile Ankara ve 1.289 konut satışı ile İzmir geldi.

İkinci el Konut Satışı 38.090 adet olarak gerçekleşti

İkinci el konut satışları Türkiye genelinde 38.090 adet olarak gerçekleşti. Bu sayı ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,9 azalma göstermiş oldu. İlk sırayı 6.247 konut ile yine İstanbul alırken, Ankara 3.774 ve Antalya 2.212 konut ile İstanbul’u takip eden iller oldular.

Yabancılara konut satışı Haziran ayında 2.689 adet oldu

Yabancıya ev satışı Haziran ayında 2.689 olarak gerçekleşti. Böylelikle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,5’lik bir artış gözlemlenmiş oldu. İlk sırayı 1.009 konut satışı ile İstanbul alırken, Antalya 668 konut, Ankara 134 konut ve Yalova 123 konut satışı gerçekleştirmiş oldu.

Almanlar ve İngilizler Konut satın alıyor

Türkiye genelinde 2019 yılı Haziran ayında en çok konut satışı Irak vatandaşlarına gerçekleştirildi. Türkiye’den Irak’lılar 429 konut satın aldılar. Irak’ı, 415 konut ile İran, 190 konut ile Rusya Federasyonu, 126 konut ile Almanya, 113 konut ile İngiltere ve Kuveyt takip etti.

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK tarafından yayımlanan ‘2019 Haziran ayı Konut Satışları’ istatistiki verileri ışığında bir değerlendirme yapmak gerekirse;
Satışların geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 48,6 oranında azalmış.

Haziran ayında ilk defa satılan 23.265 konutun, mevcut yapı stoğunun eritilmesinde çok fazla etkili olamadığı görülmektedir.

Yabancı uyruklu vatandaşlara gerçekleştirilen 2.689 konut satışı ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,5 artış gerçekleşmiş gözükse de, aslında bu oransal artışın esas sebebi, yerli vatandaşların konut satın almalarındaki ciddi düşüştür.

Son dönemde Alman ve İngiliz uyruklu vatandaşların Türkiye’den konut alımındaki artış, gurbetçilerimizin Türkiye’ye olan yatırımlarının arttığını göstermektedir.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30879

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan 
paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Yeni Kentsel Dönüşüm değişikliği ile tek yetkili Cumhurbaşkanı!

Yeni Kentsel Dönüşüm Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği değişikliği ile birlikte kentsel dönüşüm alanı oluşturmada tek yetkili makam Cumhurbaşkanlığı oldu.

Yeni Kentsel Dönüşüm stratejisi ile yılda 300 bin konut dönüştürülecek

Yeni Kentsel Dönüşüm değişikliği ile kentsel dönüşüm alanı oluşturma yetkisi Cumhurbaşkanı’na verildi.

6306 sayılı Kentsel Dönüşüm kanun ve uygulama yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile ilgili Tektaş Kentsel Dönüşüm Uzmanı ve İnşaat Yüksek Mühendisi Hakan Çatalkaya açıklamalarda bulundu. Çatalkaya; “Kentsel dönüşümde şu ana kadar bürokratik engellerle karşılaşılıyordu. Bu olumsuzluğu gidermek adına yetki sayın Cumhurbaşkanımıza verildi.” dedi.

Çatalkaya, Bürokratik engelleri ortadan kaldırmak için yapılan değişikliğin son derece verimli olacağı beklentisi içerisinde olduklarını ifade etti.

Hakan Çatalkaya kentsel dönüşümde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi

Çatalkaya sözlerine şöyle devam etti; “Bugüne kadar yaklaşık olarak 200 bin bina kentsel dönüşüme girdi. Bu da yaklaşık 1 milyon bağımsız bölüme tekabül eder. Günümüz maliyetleri esas alındığında 100 metrekare bir dairenin maliyeti 150 bin TL gibi düşünülebilir. Dolayısı ile toplamda 150 milyar TL’lik bir dönüşüm gerçekleştirildi. Bu hacimde bir yapı dönüştürme işi dünyada şu ana kadar yapılamamıştır. Fakat şu ana kadar yapılan dönüşüm olması gerekenin altıda birine ancak tekabül ediyor.

Deprem Riski altında 6 milyon Bağımsız Bölüm var

Çatalkaya, Kentsel dönüşümle yenilenmesi gereken, deprem riski altında 6 milyon bağımsız bölümün bulunduğunun altını çizdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın açıkladığı yeni kentsel dönüşüm stratejisi ile birlikte bu riskli yapıların yenilenmesinin beklendiğini ifade eden Çatalkaya, bunun da yaklaşık olarak 900 milyar Türk Lirası bir bütçeye denk geldiğini söyledi.

Yeni Kentsel Dönüşüm stratejisi ile yılda 300 bin bağımsız bölümün yenilenmesi hedefleniyor

Çatalkaya, Tektaş Kentsel Dönüşüm olarak her alanda hizmet verdiklerini belirtti. Çatalkaya, “Kendi uzman ekibimizle vatandaşın yapılarının bina deprem testini yapıp, bilgi amaçlı deprem dayanıklılık raporları hazırlıyoruz. Riskli binanın yıkılıp yeniden yapılması veya binanın güçlendirmesi konusunda hak sahiplerine maliyet analizleri hazırlıyoruz.

Vatandaşın talebine göre tüm resmi kurumlardan gerekli izinleri alabiliyoruz. Sonrasında ise devlet teşvikli kentsel dönüşüm veya bina güçlendirme kredilerini çıkarabiliyoruz. Uzman ekibimiz ile en kısa sürede mevcut deprem riskli binayı yıkıp yenisini yapıp hak sahiplerine teslim ediyoruz. Şayet mevcut binayı güçlendirmek yeterli ise depreme karşı güvenli hale getiriyoruz.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Kentsel dönüşümde yetki Cumhurbaşkanı’nda olacak başlıklı yazı emlaktasondakika.com internet sayfasında 10 Temmuz 2019 tarihinde yayınlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan yayınlanmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan yayınlanmıştır.

İnşaat Sektöründe umut Kentsel Dönüşüm!

İnşaat Sektörü, yaşadığı krizden çıkmak için farklı çözüm yolları aramaya devam ediyor. Sektörde umut Kentsel Dönüşüm projeleri olarak gözüküyor.

umut Kentsel Dönüşüm

İnşaat Sektöründe umut Kentsel Dönüşüm uygulamasında

Düşen konut satışları ve bankaların yükselen finansman maliyetleri nedeni ile İnşaat Sektörü sıkıntılı günler geçirmeye devam ediyor. Bu durum inşaat sektörü aktörlerini yeni çözüm arayışlarına sevkediyor. Taahhüt sektöründeki Türk firmalarında umut Kentsel Dönüşüm olarak öne çıkıyor. Kentsel dönüşüm yoluyla yenilenecek olan projeler ile inşaat sektörünün yeniden heraketlenmesi bekleniyor.

Limak İnşaat’ın sahibi Nihat Özdemir konu hakkında açıklamada bulundu. Özdemir; “2018 yılının ilk 4 ayında mevsim normallerinin üstünde sıcak bir kış geçirilmesiyle konut satışları beklenenden fazla artış göstermişti. Ancak bu yıl mevsimselliğin getirdiği olumsuz durum ve geçen yılın son 5 ayında görülen küçülmenin etkisiyle, çimento iç satışlarındaki daralma devam etti.” dedi.

Yüksek orandaki Genç Nüfus sektöre moral veriyor

Nihat Özdemir devamında; “Bunun yanında, sektörümüzü umutlandıran en önemli konu da ülkemizde yüksek orandaki genç nüfus varlığıdır. Dönemsel olarak ertelense de, genç nüfus oranının yüksek olmasıyla ülkemizde konut talebi hiçbir zaman bitmeyecektir.” dedi.

Umut Kentsel Dönüşüm uygulamasında

Nihat Özdemir; “iç piyasanın canlanması için diğer bir umut kentsel dönüşüm fırsatıdır. Önümüzdeki dönemde ülkemizde 20 milyon konut ihtiyacı olması öngörülüyor. 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm yasası ile ülkemizdeki yaklaşık 7 milyon riskli yapının depreme dayanıksız olduğu gerekçesi ile yenilenmesinin dönüşümünün önü açılmıştır. Sözkonusu riskli yapılar bu kapsamda yenilenecektir.” şeklinde ifade etti.

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) Başkanı Tamer SAKA

İnşaat sektörü adına umutlarını koruduklarını ifade eden Nihat Özdemir, Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği’nin (TÇMB) Başkanlığı görevini Sabancı Holding Çimento Grup Başkanı Tamer Saka’ya devretmişti. Nihat Özdemir TFF Başkanı seçildiği için TÇMB Başkanlığı görevinden istifa ederek mişti.

Peki İnşaat Sektörü nereye gidiyor

Haziran ayı sonlarına doğru Türk Hazır Beton Birliği (THBB), İnşaat Sektörü nereye gidiyor? sorusuna cevap niteliğindeki “Hazır Beton Endeksi” 2019 Mayıs Ayı Raporu’nu açıklamıştı.

Raporda, Kentsel Dönüşümün bu konuda büyük bir beklenti oluşturduğunu ifade eden THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, bunu takip eden bir dizi destekler sayesinde sektörel anlamda olumlu bir ivme yakalayabileceklerini vurgulamıştı.

İnşaat Sektörü Krizden Çıkma Fırsatını Kentsel Dönüşüm Olarak Görüyor! başlıklı yazı emlak365.com internet sayfasında 05 Temmuz 2019 tarihinde yayınlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan
paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Tapu ve imar kanunları ile ilgili değişiklik yapıldı!

Tapu ve imar kanunları ile ilgili değişiklik teklifinin TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesiyle birlikte tapuda yeni dönem başlıyor.

Tapu ve imar kanunları ile ilgili yapılan değişiklikle artık tapu işlemlerinde bürokrasi azaltılacak. İşlemler yurt dışından bile yapılabilecek. Kentsel dönüşümde mağduriyetler giderilecek.

Konut, arsa, tarla alıp satmak kolaylaşacak, tapuda işlemler daha hızlı olacak, alım satımlarda bürokratik süreçler azaltılacak, alıcı ve satıcının aynı müdürlüğe gitmesine gerek kalmayacak, işlemler farklı şehirlerden hatta yurtdışından dahi yapılabilecek.

Tapu işlemlerinde yeni dönemi başlatacak düzenlemeyi içeren Tapu ve İmar Kanunları hakkında değişiklik teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

2B arazilerinde başvuru ve ödeme süreleri uzatıldı

Yasayla, 2B arazilerinin satışı için geçen yıl kasım ayında sona eren başvuru ve ödeme süreleri de uzatılıyor. Bu arazileri kullananlar, satış başvurusunu 16 Aralık 2019’a kadar yapabilecek. Hazine’ye ait tarım arazilerinin satışı için de aynı tarih geçerli olacak.

Teklif, kentsel dönüşümde yaşanan sorunlara da neşter vuracak. Kentsel dönüşüm projelerinde, müteahhitlerle sorun yaşayan maliklere sözleşmeyi feshetme hakkı getirilecek.

Tapu ve imar kanunları değişikliği ile Müteahhide %80 sınırlaması geliyor

Yasada kentsel dönüşüm mağduriyetlerini önlemeye yönelik düzenlemeler de yer alıyor. Artık müteahhitler, yapının yüzde 80’ini tamamlamadan satış yapamayacak.

Riskli yapılara sıkı denetim

Yasa ile metruk binaların yıkımı da kolaylaşacak. Çevreyi rahatsız eden terk edilmiş riskli binalar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca yıkılabilecek. Ayrıca yıkılma riski olan yapıların envanteri çıkarılacak. Bu binalar muhtarlıklarda ilan edilecek.

QR uygulaması ile Tapuda Yeni Dönem başlamıştı

30 Aralık 2018 tarihinde Karekod uygulaması ile birlikte tapuda yeni dönem başlamıştı.

Bu uygulama sayesinde bir yandan yeni tapularda QR kod ile dijitalleşme sağlanırken, diğer taraftan da eski tapularda bulunmayan ‘proje metrekaresi’ bilgisi eklenmişti.

2019 yılı başından beri yeni tapularda ‘mahalle, ada, parsel’ bilgileri yer almıyordu.

Tapularda yer alan bilgilerin varlığı nedeniyle şeffaflık sağlanmış oldu.

Tapuda yeni döneme geçiliyor başlıklı yazı Emre YÜNCÜ tarafından trthaber.com internet sayfasında 04 Temmuz 2019 tarihinde yayınlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Rusya ile Vizelerin kaldırılması, Trabzonlu İnşaatçılar yararına olacak!

Trabzonlu İnşaatçılar ve Müteahhitler, Rusya Federasyonu’ndan Kazan-Ufa’da önemli temaslarda bulundu. Öte yandan TBMM Başkanı Şentop, Moskova’da vize muafiyeti konusunu görüştü.

Trabzonlu İnşaatçılar, Rusya Kazan-Ufa’da önemli temaslarda bulundu

Sektörel Ticaret Heyeti Programı kapsamında, Trabzon Arsin Organize Sanayi Bölgesi ve Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği, Rusya Federasyonu’na ait Kazan–Ufa’ya ziyaret gerçekleştirdi. Trabzonlu İnşaatçılar tarafından oluşturulan heyet, bölgenin iş adamları ile bir dizi görüşmelerde bulundu. Görüşmede ortaklık ve yatırım yapma konuları ele alındı.

Heyet, Yapı ve İnşaat Malzemeleri sektöründe yer alan Arsin Organize Sanayi Bölgesi, Beşikdüzü Organize Sanayi Bölgesi ve Trabzon ilinde sektörde faaliyet gösteren 12 firma ve 24 temsilcinin katılımından oluştu. Trabzonlu İnşaatçılar tarafından oluşturulan heyet, ilk olarak Tataristan Yatırım Geliştirme Ajansı ve Tataristan Cumhuriyeti İnşaat, Mimarlık ve İskan Bakanlığı’nı ziyaret etti. Heyet ziyaret esnasında ülkenin ekonomik durumu ve yatırım olanakları hakkında bilgi aldı. Daha sonra heyet, Tataristan ve Başkurdistan’daki iş adamları ile yeni iş birliklerinin değerlendirdiği görüşmeler yaptı.

Trabzonlu İnşaatçılar adına Trabzon Arsin Organize Sanayi YKB açıklamada bulundu

Trabzon Arsin Organize Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Çelebi,
gerçekleştirdikleri ziyaretle ilgili bilgiler verdi. Çelebi; “Program, sanayicilerimiz için bu bölgeleri tanımaları, mevcut iş fırsatlarını ve iş potansiyellerini yerinde görmeleri bakımından önemli bir fırsat yarattı.

Yaptığımız ihracat hamlesi her ne kadar ticari bir kazanım gibi gözükse de, temaslarımız esnasında kurduğumuz dostluk temelli ilişkilerin iki ülke arasındaki bağların güçlenmesine ciddi bir katkı sağladığına inancımız tamdır. Rusya’da ekonomi ve ticaretin yanı sıra farklı alanlarda geniş iş birlikleri yaparak maliyetleri azaltabilir, ülkemize daha fazla katma değer sağlayabiliriz” dedi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, başkent Moskova’da Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Matviyenko ile görüştü. 

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, Rusya’nın başkenti Moskova’da Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko ile görüştü. Görüşme öncesinde bir konuşma yapan Şentop, vize muafiyetinin tekrar yürürlüğe girmesiyle birlikte, Rusya ile siyasi düzeyde yakalanan uyumun ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerimize ivme katacağını ifade etti.

Şentop, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in iki ülke arasındaki ticaret hacmi için koyduğu 100 milyar dolarlık hedefe ulaşmak için çabaladıklarını aktardı.

Şentop, Türkiye-Rusya ilişkilerinin sadece iki ülke arasında değil bölgede ve dünyada barışa katkı sağlamak için en önemli zemin olduğuna işaret etti. Şentop, “İlişkilerimiz çok boyutludur. Avrasya’da pek çok konuda işbirliği yapmakta olan iki ülke, Suriye’de çatışmaların tamamen durdurulması, Suriye halkının iradesinin tam olarak yansıması için yakın ve eş güdüm içinde hareket etmektedir.” şeklinde konuştu.

Matviyenko, Rusya ile Türkiye arasındaki yoğun diyaloğa dikkat çekti

Öte yandan Matviyenko da iki ülke liderleri arasında son derece yoğun tempoda olan bir diyaloğun sözkonusu olduğunu vurguladı. Bu sayede ikili ilişkilerin daha da güçlendiğini ifade eden Matviyenko, her iki ülkenin bakanları ve milletvekillerinin de gündemini belirlediğini anlattı.

Trabzonlu yapı ve inşaatçılar, Rusya’ya çıkarma yaptı başlıklı yazı Ömer Faruk MAVİ tarafından Dunya.com internet sayfasında 02 Temmuz 2019 tarihinde yayınlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan
paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Eyy Beyaz Yakalılar! Dilencilikte daha çok para var(!)

Türkiye’de Beyaz Yakalılar için maalesef gün geçtikçe işler daha da zorlaşıyor.
Mimarlığı bırakıp dilenci olmaya karar veren bir sözlük yazarı, dilencilikte daha çok para olduğu tespitinde bulunmuş(!)

Beyaz Yakalılar mı yoksa Dilenciler mi

İş hayatı Beyaz Yakalılar için mi yoksa Dilenciler için mi daha avantajlı?

Mimarlığı bırakıp dilenci olmaya karar veren bir sözlük yazarı, hayatı sorgulatan isyanı ile insanı derin düşüncelere sevk edebilecek bir haykırışta bulunmuş.

Türkiye’nin büyük şehirlerinden birinde yaklaşık 7 yıldır mimarlık yapan birinin haklı isyanı; “Mezun olunca bol para kazanacağım hayaliyle okuduğum mesleğe 1.800 Türk Lirası maaşla başladım. Üstelik gece gündüz de çalışıyordum.”

Beyaz Yakalılar adına bir Mimarın ilk 7 mesleki yılı

Birinci yıl;

  • Hiç izin yapmadım.
  • Tam 7 ay süren bir uygulama projesinin teknikerliğini yaptım. Yaklaşık 6 ayında ekstra mesai yaptım. Yaklaşık 2 ayında sabahladım.

İkinci yıl;

  • Teknikerliğe devam ettim. mimarlığın Çizim yapmaktan başka bir şey olmadığını düşünmeye başladım.
  • Maaşıma 200 lira zam yapıldı. Sigortam asgari ücretten yatırılmaya devam etti.

Üçüncü yıl;

  • Müteahhit görüşmelerini de yaptım. Belediye görüşmelerine otobüsle gittim. Evrak işleri peşinde koştum.
  • Maaşıma 250 lira zam yapıldı. Sigortam, aldığı yapım işinde mimar çalışan göstermek zorunda olan bir şirket tarafından yapılmaya başlandı. Yani bonservisim olmadan satıldım. Üstelik ekstra maaş almadım.

Dördüncü yıl;

  • Tek başıma mimari projenin her detayına hakimdim. Üstüne 3 boyutlu görsel çalışmalar da yapıyordum.
  • Maaşıma 250 lira daha zam yapıldı.

Beşinci Yıl;

  • Artık ofisi ben yönetiyordum. Patron dışarda iş peşinde koşuyordu. Şirket sahiplerinin inşaat işine de girmesiyle şantiye gezmeye başladım.
  • Maaşıma 300 lira zam yapıldı.

Altıncı yıl;

  • Yurtdışında (Irak) antrepo, lüks konut, stadyum gibi işlerin proje çalışmalarını yürüttüm ve yönettim. 6 kez Irak’a gittim. İlk kez aldığım pasaport harcımı kendim ödedim.
  • Maaşıma 200 lira zam yapıldı. Bu yılın 5 ayı maaşım geç yattı.

Yedinci yıl;

  • 3 tane kentsel tasarım projesi çalışması yaptım. Yaklaşık 10 ha, 7 ha ve 17 ha’lık alanlarda kentin rögar kapağının yerine kadar tasarladım, kontrol ettim ve işi yürüttüm.
  • Maaşıma zam yapılmadı. şirkete %20 ortaklık teklif edildi. Kabul etmedim. Çıkacağımı söyleyince 500 lira zam yapıldı. Bugün itibarıyla mesleği bırakıyorum.

Gelelim sebeplerine;

  1. yıl: 21.600 TL
  2. yıl: 24.000 TL
  3. yıl: 27.000 TL
  4. yıl: 30.000 TL
  5. yıl: 33.600 TL
  6. yıl: 36.000 TL
  7. yıl: 42.000 TL

olmak üzere toplam kazandığım para: 214.200 TL oldu.

Peki Dilencilerin hesabı nasıl?

1- Işıklarda duranlar

Normal bir trafik akışının olduğu yolda Trafik lambası yaklaşık 5 dakikada 1 kez kırmızı yanıyor. Aslında daha kısaları da mevcut ama biz bu örnek üzerinden gittik. Kırmızı ışığın yanma süresi en az 20 saniyedir. Trafik lambası 1 kez kırmızı yandığında, 1 kişi en az 2 lira toplayabiliyor.

  • 5 dakikada : 2 TL
  • 60 dakikada : 24 TL
  • 10 saat üzerinden günde : 240 TL
  • 1 ayda : 7.200 TL

2- Kalabalık bir sokağın kaldırımında duranlar

Dilencinin önünden dakikada 50 kişi geçiyor ve bunların yalnızca 1 tanesi 1 lira veriyor. Başarı oranı sadece yüzde 2.

  • 1 dakikada : 1 TL
  • 60 dakikada : 60 TL
  • 10 saat üzerinden günde : 600 TL
  • 1 ayda : 18.000 TL

3- Cami önünde duranlar

Birinci hesapla neredeyse aynı, ancak erkekler için zor. Zabıta falan hikayeleri. Başarı oranı düşük ama hesap aynı. Üstelik cuma günleri daha bereketli geçiyor.

  • 1 dakikada : 1 TL
  • 60 dakikada : 60 TL
  • 10 saat üzerinden günde : 600 TL
  • 1 ayda : 18.000 TL

Şimdi soruyorum size; Beyaz Yakalılar mı, Dilenciler mi?

Bu trafik ışıklarında dilenciler, bu cami önlerindeki teyzeler, sokaklarda sabahtan akşama kadar oturan eli kolu sağlam insanlar neden dileniyor?

Beyaz yakalıların yakasına yapışmış vergiler, ödediği borçlar, yasal olmak için elinden geleni yapmasına rağmen hiç bir şeye sahip olamamış insanlar neden devam ediyor mesleklerine?

Bugün tüm beyaz yakalıları, sigortası asgari ücretten yatan tüm çalışanları, çıkıp trafik ışıklarında, köşe başlarında, cami önlerinde dilenmeye davet ediyorum.

Çıkın ve yardım isteyin. Ben istiyorum, Çünkü geçinemiyorum.

2 yıl önce yazılmış bu haklı isyana sonuna kadar katılıyorum. Peki günümüzde nasıl?

İşsiz yüzlerce beyaz yakalılar (mimar ve mühendis) iş umuduyla oradan oraya koşuşturuyor. İşverenler “piyasa kötü” deyip geçiştirirken, iyi bir meslek sahibi olma uğruna okuduğumuz bu meslek bize evde bilgisayar başında oturup, iş aramaktan başka ne sunuyor?

Tabi bir yandan da yeni açılan mimarlık bölümleri ve oralardan mezun olacak yeni mezun mimarlar…

2 yıl önce isyan ettiğimiz maaşlara razıyız, yeter ki piyasa açılsın ve en azından işsiz kalmayalım…

Mimarlığı Bırakıp Dilenci Olmaya Karar Veren Bir Sözlük Yazarının Hayat Sorgulatan İsyanı başlıklı yazı seyler.eksisozluk.com.tr internet sayfasında 24 Temmuz 2017 tarihinde yayınlanmıştır.

Kaynak; Mimar Aynur Duysak

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.