Yalova Esenköy Çınarcık’ta Korkutan Deprem!

Yalova’da 30 Kasım sabahı saat 05.36’da Çınarcık merkezli 4.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Esenköy-Çınarcık-Yalova üssünde meydana gelen Korkutan Deprem İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Tekirdağ gibi çevre illerde de hissedildi.

Esenköy-Çınarcık-Yalova üssünde Korkutan Deprem

Marmara’da Korkutan Deprem

İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz, Marmara’da meydana gelen ve vatandaşı kokutan deprem ile ilgili açıklama yaptıç Tüysüz, “İstanbul’da depremi tetiklemesini beklediğimiz fay, bu depremin epey kuzeyinde bulunuyor. Ancak önemli olan bizim depreme hazır olmamız. Deprem herhangi bir zamanda olabilir.” şeklinde uyarıda bulundu. İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Övgün ise; “Depremin öncüsü diyemeyeceğiz ama bir gerginlik biriktirdiğinin işaretidir”  diye deprem uyarısı yaptı.

Marmara Bölgesi’nde birçok kişi güne deprem ile uyandı

30 Kasım sabahı saat 05.36’da Yalova Çınarcık merkezli bir deprem meydana geldi. Depremi AFAD 4.1, Kandilli Rasathanesi ise 4.3 olarak açıkladı. Yaklaşık 14 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlenen deprem; Bursa, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya’da da hissedildi.

Yalova Valisi Muammer Erol açıklama yaptı

Yalova Valisi Muammer Erol, kentte meydana gelen depremde can veya mal kaybının olmadığını bildirdi.

Yaptığı yazılı açıklamada Vali Erol şunları ifade etti; “Çınarcık Esenköy arasında saat 05.36 da 4,1 büyüklüğünde meydana gelen deprem dolayısı ile acil çağrı merkezimize, emniyet ve jandarma birimlerimize şu ana kadar can ve mal kaybı ile ilgili herhangi bir ihbar düşmemiştir.”

Yalova Çınarcık’ta meydana gelen Korkutan Deprem ile ilgili Kandilli’den açıklama geldi

Yalova Esenköy-Çınarcık depremiyle ilgili Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve DepremAraştırma Enstitüsü‘nden yazılı açıklama yapıldı. Açıklama;”30 Kasım 2018 tarihinde Esenköy-Çınarcık-Yalova merkez üssünde yerel saat ile sabah 05:36’da aletsel büyüklüğü 4.3 olan orta şiddette bir deprem meydana gelmiştir. Depremin odak derinliği yaklaşık 7 km civarında olup sığ odaklı bir depremdir. Deprem Yalova, İstanbul, Tekirdağ ve Bursa illlerinde hissedilmiştir.  Yalova il sınırlarının tamamı genelde KuzeyAnadolu Fay Zonu (KAFZ’) nun kısmen de Batı Anadolu Açılma Rejimi‘nin etkisi altındadır. İl Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun kuzeyden ve güneyden geçen kolları ili çevirmektedir. Bu yüzden bölgede çok miktarda diri fay parçası bulunmaktadır. MTA tarafından 2011 yılında hazırlanan Türkiye Diri Fay Haritası‘nda da görüleceği gibi il sınırları içerisinden Altınova, Yalova, Esenköy ve Orhangazi Fayı geçmektedir.”

Depreme Dayanıklı Binalar en güvenli tercih

 “Marmara Denizi ve İzmit Körfezi içerisinden geçen Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun Adalar, Çınarcık, Karamürsel, Gölcük, Darıca fay parçaları ve Gemlik Körfezi’nden geçen Gemlik ve Gençali Fayları bölgedeki önemli tektonik yapılardır. Genelde ana yapıların doğrultuları Doğu -Batı ve Kuzey Batı-Güney Doğu gidişlidir.  Tarihsel dönemde bölgede Marmara Denizi içerisinde KAFZ’nun kollarının geçtiği hatlar boyunca depremler etkili olmuştu.

Yalova ili sınırları içinde ve çevresinde çok sayıda deprem meydana gelmiştir

Aletsel Dönemde il sınırları içerisinde meydana gelen önemli depremlerin büyüklükleri 5.0-5.9 arasındadır. Büyüklüğü 6.0 olan depremler, genelde Marmara Denizi’nde ve komşu il sınırları içerisinde (İstanbul, Kocaeli, Bursa, Sakarya, Eskişehir, Balıkesir, Kütahya) meydana gelmiş depremlerdir. İl merkezine en yakın deprem 18 km. uzaklıkta olan 1963 Adalar (İstanbul)-Marmara Denizi depremidir. Bölgede yaşayan vatandaşlarımızın depreme dayanıklı binalarda oturmaları veya satın alacakları konutların depreme dayanıklı olarak inşaa edilmiş olması depreme karşı alınacak en güvenli tedbir olacaktır.” 

Kaynak; http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-marmarada-korkutan-deprem-41035948

Ümraniye’de Meydana Gelen Göçük İle İlgili Soruşturma Başlatıldı!

Dudullu Bostancı Metro Hattı İnşaatında meydana gelen göçükle ilgili Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Ümraniye’de meydana gelen göçük sebebiyle 2 kişi hayatını kaybetmişti.

Ümraniye’de meydana gelen göçük sebebiyle 2 kişi hayatını kaybetti

2 kişinin hayatını kaybettiği Ümraniye’de meydana gelen göçük ile ilgili Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

AA muhabirinin yaptığı habere göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı yazılı açıklamada; dün saat 23.30 sıralarında Parseller Mahallesi Kesikkaya Caddesi civarında devam eden Dudullu Bostancı Metro Hattı inşaatında göçük meydana geldiği ihbarı üzerine harekete geçilmiştir.

İlk belirlemelere göre, Günay Halat ve Mehmet Altun adlı özel güvenlik görevlilerinin Ümraniye’de meydana gelen göçükte göçük altında kalmak suretiyle öldüğü, olay ile ilgili soruşturmanın başlatıldığı belirtildi.

Aktarılan açıklamada, AFAD, AKUT ve itfaiye görevlilerince yapılan çalışmalar sonucu sabah  08.30 civarında Mehmet Altun’un cesedine ulaşıldığı bilgisi verildi. Cesedin otopsi yapılmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi’ne gönderildiği ifade edildi.

Diğer güvenlik görevlisi Günay Halat’ın cesedinin de 14.10 civarında göçük altından çıkarıldığı bildirilen açıklamada, adli muayene ve otopsi için gerekli çalışmaların derhal başlatıldığı aktarıldı.

Açıklamada;

Can güvenliği riski bertaraf edildikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ilgili kolluk birimlerine olay yerinde kapsamlı inceleme yapılması talimatı verildiği vurgulandı.

İnşaatın sahibi, teknik sorumlusu, personelden sorumlu görevliler ile diğer ilgili kişilerin kimliklerinin tespiti ve savunmalarının alınması, tanık beyanlarına başvurulması ve olay anına ait kamera görüntülerinin temin edilip incelenmesi yönünde de talimat verildiği belirtildi.

Kolluk birimleriyle sürekli irtibat halinde olunduğu, gelişmelerin takip edildiği ve soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.

Ümraniye’de meydana gelen göçük sebebiyle 17 metre derinliğinde çukur oluştu

Olay yerinde incelemelerde bulunan Ümraniye Kaymakamı Suat Dervişoğlu, konu ile ilgili gazetecilere açıklamada bulundu. Dervişoğlu;

“Saat 01.22 sıralarında İstanbul Dudullu Bostancı Metro Hattının Parseller İstasyonu‘ndaki genişletme çalışmalarında oluşan üst kot ile zemin arasındaki boşluğun çöktüğü tespit edildi. Aynı yol üzerinde bulunan özel bir sitenin güvenlik kulübesi de çökme sonucu göçük altında kalmış. Olayda yaklaşık 100 metrekarelik genişlikte 17 metrelik derinlikte bir çukur oluşmuş.” dedi.

Güvenlik görevlilerinden Mehmet Altun’un cesedinin çıkarıldığını belirten Dervişoğlu, başta AFAD ve AKOM üzere tüm ekiplerin azami bir gayret ile çalıştığını, yakındaki 3 binanın tedbir amaçlı boşaltıldığını, gereken güvenlik ve emniyet tedbirlerinin alındığını aktardı.

İş Kazası Bu Sefer Eskişehir’de Meydana Geldi!

Eskişehir’de, bir fabrikanın ek bina inşaatında, Çelik Konstrüksiyon Çatı montajı sırasında, malzemenin devrilmesi sonucu İş Kazası meydana geldi.

İş Kazası

Meydana gelen kazada 1 işçi hayatını kaybederken, 1’i ağır olmak üzere 3 işçi nin de yaralandığı bildirildi.

İHA muhabirinin bildirdiğine göre İş Kazası, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi‘nde (OSB) meydana geldi.

İddialara göre, dün öğlen saat 14.00 sıralarında, taşeron firmaya ait inşaat işçilerinin fabrika için yapılan ek binanın Çelik Konstrüksiyon çatı montajı esnasında yapı elemanlarının vinç ile montajı sırasında, henüz belirlenemeyen bir nedenle binanın çatısında çökme meydana geldi.

Çöken çelik konstrüksiyon yapı elemanları fabrika içinde çalışan işçilerin üstüne düştü.

İş Kazasına müdahale edildi

Yaşanan kazada, Murat Eratik (30) adlı işçinin olay yerinde hayatını kaybettiği anlaşıldı. İşçilerden Emrah Ç. (29), İbrahim Ü. (41) ve Cem K. (50) de yaralandı.

Olay yerine intikal eden 112 Acil Sağlık Ekipleri, yaralılara ilk müdahalede bulundular. Yapılan ilk müdahalenin ardından Eskişehir Şehir Hastanesi‘ne sevkedilen yaralılardan Emrah Ç.’nin sağlık durumunun ağır olduğu öğrenildi.
Çalışmalara destek vermek üzere bölgeye Eskişehir İtfaiyesi, AFAD ve DAK ekipleri de gitti.

Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.

Ersin Gökdağ – Burak Tekin – Oğuzhan Demir

Kaynak; http://www.iha.com.tr/haber-fabrikada-is-kazasi-1-olu-3-yarali-748204/

Kent, Van Depremi İzini 7 Yılda Sildi!

2011 yılında meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki Van Depremi sebebiyle büyük zarar gören kent, 7 yıllık sürede yapılan yatırımlarla depremin izini sildi.

23 Ekim 2011 Van Depremi

2011 Van Depremi, şehre çok büyük zarar verdi

23 Ekim 2011 yılında meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki Van Depremi, şehre çok büyük zarar verdi. Aradan geçen 7 yıllık süre sonunda Van’da depremin izleri silindi. Yapılan yatırımlarla Van, bölgenin en gelişmiş illerinden birisi haline geldi.

Van’da depremden bu yana 17 bin 489 konut tamamlanmak suretiyle depremzedelere teslim edildi. 12 bin köy evinin büyük çoğunluğu da tamamlandı.

Barınma İhtiyaçları karşılandı

Tüm Türkiye depremin ardından Van için seferber oldu. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere birçok bakan, siyasetçi ve sivil toplum kuruluşu çalışanları kente geldi.

Depremden kısa süre sonra yerinde yaptıkları çalışmalar ile yetkililer koordinasyonu sağladılar. İlk etapta arama kurtarma çalışmalarına ağırlık veren uzmanlar, ardından depremzedelerin barınma ve yaşamsal ihtiyaçlarını gidermeye çalıştı.

Artçı sarsıntıların devam etmesi sebebiyle birçok vatandaşın evlerine girememesi üzerine, ilk etapta 75 bin çadır geçici barınma amaçlı vatandaşlara dağıtıldı.

Depremzedelerin çaresizliğine ve soğuk havanın olumsuz etkisine karşı devlet, çadır kentlerin ardından 29 bin 500 konteynerden oluşan 35 konteyner kent kurdu.  Bu vesileyle vatandaşlarun geçici barınma imkanı ihtiyacı karşılanmış oldu. sağladı.

Çadır kentlere ve hasarsız raporu verilen evlerine yerleşen depremzedeler, Kurban Bayramı’nın 4. gününe denk gelen 9 Kasım’da meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki ikinci depremle bir kez daha sarsıldı.Yeni bir şehir kuruldu

Konu ile ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada AFAD İl Müdürü Osman Uçar, depremin ardından yapılan çalışmalarla Van’da adeta yeniden bir şehir kurulduğunu ifade etti.

Uçar; “Vatandaşların mağduriyeti fazla bekletmeden giderildi. Yaşanılan felaketin boyutu, ekonomik ve sosyal alanda, sosyolojik anlamda çok büyüktü. Çevre düzenlemeleriyle, parklarıyla, spor salonlarıyla daha güzel bir kent ortaya çıktı. Devletimizin desteği ile bu sorunlar en aza indirildi.” dedi.

TOKİ konutlarında 19 bin 826 personel 24 saat esasına dayalı çalıştı. Konutlar yapılırken çevre düzenine de büyük önem verildi. Konutların bulunduğu alanlarda 1 milyon 48 bin 523 metrekarelik bölge yeşil alan olarak değerlendirildi ve bu bölgelere 16 bin 650 ağaç dikildi.

Van Depremi

Van’ın Tabanlı Köyü’nde 23 Ekim 2011 tarihinde 6,7 büyüklüğünde meydana gelen depremde 604 vatandaş hayatını kaybetmiş, 4 binden fazla kişi de yaralanmıştı. Sarsıntıdan dolayı 2 bin 262 enkaz oluşmuştu.

Meydana gelen şiddetli depremi Hakkari, Ağrı, Iğdır, Erzurum, Kars, Muş, Bitlis, Siirt, Batman, Mardin, Diyarbakır ve Şanlıurfa gibi çevre iller de hissetti. Depremin hissedildiği sözkonusu bölgelerde binalar yıkıldı, elektrik ve telefon hatları da kesildi.

23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen Van Depremi, Anadolu‘da Cumhuriyet tarihi boyunca meydana gelen en büyük depremlerden biri olarak kayıtlara geçti.

 

Okulun İstinat Duvarı Çöktü, Ölü ve Yaralı Var!

Yine bir İstinat Duvarı çökme vakası yaşandı. Hatay ili Defne ilçesindeki bir özel okul inşaatında duvar çöktü. Kazada 1 kişi öldü, 2 de yaralı var.

Okulun İstinat Duvarı çöktü.

Hatay ili Defne ilçesindeki bir özel okul inşaatında duvarın çökmesi sonucu 1 kişi öldü, 2 kişi de yaralandı.

İHA muhabiri Gökhan Aklan’ın yaptığı habere göre; Hatay ilinin Defne ilçesine bağlı Koçören Mahallesi’nde inşaatı devam eden özel bir okulun İstinat Duvarı henüz belirlenemeyen bir sebeple çöktü. Çökme esnasında inşaatta çalışan Fatir Murioğlu göçük altında kaldı. Olayı gören iki işçi Murioğlu’nu kurtarmaya çalışırken yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve AFAD sevk edildi. Ekiplerin çalışması sonucu göçük altından çıkarılan Fatir Murioğlu’nun öldüğü belirlendi.

Kaza yerinden yaralı olarak kurtarılan 2 işçi Hatay Devlet Hastanesi’ne sevkedildiler. Edinilen bilgiye göre, kazazedelerin tedavileri sürüyor.

İnşaat çalışmalarında son zamanlarda sıkça yaşanan iş kazaları, uygulama esnasındaki İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSG) denetimlerinin önemini ve müteahhit firmaların gereken önlemleri almaları gerektiği konusunu gündeme getirdi.

Gökhan Aklan

Kaynak; http://www.iha.com.tr/haber-istinat-duvar-coktu-1-olu-2-yarali-745124/

Otel İnşaatında Göçük Meydana Geldi!

Bolu’nun Gerede ilçesinde hafriyatına başlanan Otel İnşaatında göçük meydana geldi. Otelin su hattı için yapılan kazı sırasında meydana gelen göçükte; 1 işçinin öldüğü, 1 işçinin ise ağır biçimde yaralandığı bildirildi.

Olay, dün akşam saatlerinde Bolu, Gerede ilçe merkezinde meydana geldi. İlçede yapımına başlanılan otel inşaatının su hattı çalışması için kazı yapıldığı sırada, göçük meydana geldi. İşçiler, Bayram Ercimen ve Yusuf Sertdemir toprağın altında kaldı. Olay yerine çağrılan itfaiye ve AFAD ekipleri Ercimen ve Sertdemir’i yaklaşık yarım saatlik çalışma sonucu toprağın altından çıkardı. Ağır yaralanan işçiler 112 Acil ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne kaldırıldı. İşçilerden Bayram Ercimen, hastanedeki tüm müdahalelere rağmen bugün yaşamını yitirdi. Yusuf Sertdemir’in ise geçirdiği ameliyat sonrası yoğun bakım ünitesinde tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Kaynak| https://www.dha.com.tr/basin/otel-insaatinda-gocuk-1-olu-1-yarali/haber-1597588

Sultanahmet’te Marmara Depremi Anma Etkinlikleri

Marmara Depremi’nin 19’uncu yılı dolayısıyla Sultanahmet Meydanı’nda “1999 Marmara Depremi Anma Etkinlikleri” gerçekleştirildi.

Marmara Depremi

İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD), DASK, Türk Kızılayı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Valiliği İstanbul Proje Koordinasyon Birimi kuruluşları Sultanahmet Meydanı’nda, “1999 Marmara Depremi Anma Etkinlikleri” gerçekleştirdi.

İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu’nun da katıldığı etkinliklerde; zaman tüneli çadırı, afet simülasyon TIR’ı gezildi. Köpekli arama gösterilerinin de gerçekleştirildiği etkinlikte depremde mahsur kalan vatandaşların bulunmasına yönelik yapılabilecek çalışmalar uygulandı. Çocuklar için tırmanma parkuru, Kızılay kan bağışı ve ikram TIR’ı da etkinlik alanında yer aldı.

İstanbul Valisi Vasip Şahin, “Olası Marmara Depremi ile yaşama ve depreme karşı tedbir alma bilincinin gelişmesi lazım. İstanbul bu anlamda kritik illerimizin başında geliyor. Hem nüfus yoğunluğu itibariyle en büyük ilimiz, hem de depremsellik üretme coğrafyası noktasında da bir fay hattı üzerindeyiz. Türkiye Acil Afet Planı kapsamında İstanbul’da da çok ciddi bir afet planlaması yapılmıştır. Bu afet planlamasına uygun bir şekilde herkese görevlendirmeleri yapılmış ve görevlendirilen personel tamamı kendi görevinin ne olduğunu bilmekte” dedi.

İstanbul genelinde 18 milyon metrekare alanın toplanma ve tahliye alanı olarak belirlendiğini ifade ederek sözlerine devam eden Şahin, “İnşallah yaşamayız ama depremi yaşadığımızda toplanma ve toplanma ve tahliyelerinin nerelerde sağlanacağına dair planlarımız yapıldı. Bunlar vatandaşlarımızı anlatılmaya başlandı. İleriki dönemde daha da net bir şekilde arkadaşlarımız tarafından sahada, mahallelerde, ilçelerde vatandaşlarımıza anlatılacak, işaretlenecek bu yerler.

Yine depremde barınma sorununu halletme adına yaklaşık 2 bin, 2 bin 500 civarında kamu ağırlıklı olmak üzere binalar belirlendi. Bunların toplam kapasitesi 2 buçuk milyona yakın insan. Bunlar ağırlıklı olarak da okullarımız, spor salonlarımız, diğer kamu binaları, yurtlar, çok lazım olursa otellerimiz. Yine çadır kent, konteyner kent olarak da 51’i Anadolu yakasında, yüzü Avrupa yakasında olmak üzere 151 alan belirlendi. Burada da bir milyon 80 bin civarında insanın konaklama imkanı olacak” şeklinde konuştu.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/istanbul/sultanahmette-marmara-depremi-anma-etkinlikleri/haber-1594613

Prof. Dr. Ersoy: En kötü senaryoya göre deprem büyüklüğü 7.7’ye bile varabilir!

Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Başkanı Jeolog Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Yabancı ve yerli yer bilimcilerinin ortak fikri; gelecekte Marmara Denizi içerisinde 7’den büyük bir deprem olabileceği ve beraberinde yıkıcı bir tsunami dalgası oluşabilir. En kötü senaryoya göre deprem büyüklüğü 7.7’ye bile varabilir” dedi.

deprem

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından düzenlenen “İstanbul’un Afetlere Hazırlık Çalışmaları Çalıştayı” başladı. Çalıştayın açılışına AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu, Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Başkanı jeolog Prof. Dr. Şükrü Ersoy katıldı.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Ülkemiz ekonomik anlamda gelişmiş bir ülkedir. Sadece bilime dayanarak, depremle, tsunamiyle, sel ve heyelanlarla, küresel iklim değişikliğiyle baş edebiliriz. Buna inanmalıyız. Ülkemiz için gerekli olan tek şey saygıdeğer yöneticilerimizin göstereceği siyasi irade ve desteğidir. Yapılanları övmek elbette yapacaklarımız için önemli bir motivasyon kaynağıdır. Ama bu çalıştayın amacı yapılanları övmek değil, geleceği tesis etmek için, daha iyiyi ortaya koymak için eksikleri bulmaktır” diye konuştu.

“EN KÖTÜ SENARYOYA GÖRE DEPREM BÜYÜKLÜĞÜ 7.7’YE BİLE VARABİLİR”

Ersoy, İstanbul’da bir olası Marmara Depremine dikkat çekerek, “Yabancı ve yerli yer bilimcilerinin ortak fikri; gelecekte Marmara Denizi içerisinde 7’den büyük bir deprem olabileceği ve beraberinde yıkıcı bir tsunami dalgası oluşabilir. En kötü senaryoya göre deprem büyüklüğü 7.7’ye bile varabilir. Elbette ülkemizde büyük deprem oluşturabilecek pek çok fay kuşağı bulunmaktadır. Ama nüfus, yapı, finansal yoğunluk açısından Marmara’yı daha çok konuşmamız gerektiği bir gerçektir. Bu yüzden Marmara depremi sorunu bir milli güvenlik sorunu gibi el alınmalıdır” dedi.

Ersoy, iklim değişikliğine dikkat çekerek, “Değişime bağlı olarak yaşanan aşırı kış ve yaz koşulları, şiddetli fırtına ve hortumlar, sel ve su baskınları, heyelan ve toprak kaymaları artık şehirlerimizde sıkça yaşanan sıradan olaylar haline gelmiştir. Bunlar doğal kaynaklı değil, insan kaynaklı şehir afetleridir. Son günlerde İstanbul’un bazı ilçelerinde yaşanan toprak kaymalarında tek suçlu olarak ilan edilen şiddetli yağışlar kötü mühendislik örneği defolu inşaatları ifşa etmiştir” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE VE İSTANBUL AFETLERE HAZIR MI?”

Ersoy’un ardından söz alan AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu, AFAD’ın tek başına çok fazla “Türkiye ve İstanbul afetlere hazır mı?” sorusuyla muhatap olduğunu belirterek, “Bu soru tek başına AFAD’ın cevaplayabileceği bir şey değil. Bu soru İstanbul’da yaşayan her bireyle, her bir kurumla, özel sektörle, hep beraber açıklamamız gereken bir soru. AFAD olarak müdahale konusundaki kapasitemizi 1999 yılı 17 Ağustos Depremine göre çok ileriye taşıdık, çok iyi bir yere geldik. Ancak afet yönetimi dediğimiz şey sadece arama, kurtarmadan ibaret değil.

Arama, kurtarma bundan 30-40 yıl önceki yapının önem verdiği bir kavram. Kentsel dönüşüm, şehirlerin dönüşümü, bireylerin eğitim, ilkyardımın yaygınlaştırılması ulaşımın sağlanması gibi konular tamam olduğunda ancak o zaman tam olarak hazırız diyebiliriz. Afet yönetimi birlikte çalışmayı gerektirir. Bugünden dantel gibi öreceğiz biz bu çalışmayı ki, en sonunda istediğimiz yere varabilelim. Afet yönetimi bitmeyen bir süreçtir. Afet yönetimi birbirini tekrarlayan stratejik planlar gibidir. Yaparsınız, ilerlersiniz, sonra tekrar kontrol eder  bir daha baştan planlamaya başlarsınız. İnsanoğlu tabiatla, yeryüzüyle beraber yaşamayı öğrenmek zorunda” diye konuştu.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/istanbul/prof-dr-ersoy-en-kotu-senaryoya-gore-deprem-buyuklugu-77ye-bile-varabilir/haber-1594346