Çal Mağarası, Dünyanın En Uzun İkincisi! 

Trabzon’un Düzköy ilçesindeki Çal Mağarası, Dünyanın en uzun ikinci mağarası olma özelliği taşıyor. Bu yıl ziyaret edenlerin sayısının 150 bini geçtiği mağaraya ilgi, sonbahar mevsiminde de devam ediyor.

Çal Mağarası

Trabzon ili Düzköy ilçesi, Çal Mağarası

Trabzon‘un Düzköy ilçesi Çal Mahallesi’nde bulunan Çal Mağarası, denizden bin 100 metre yükseklikte bulunmaktadır.

2000 yılında Trabzon İl Özel İdaresi tarafından çeşitli düzenlemeler yapılarak, 2003 yılında halkın ziyaretine açık hale getirildi.

Mağaranın, kireçtaşları içindeki çatlak-fay sistemlerine bağlı olarak geliştiği belirtildi. Bugünkü şekline iki aşamada ulaştığı ifade edilen mağaranın içindeki yer altı nehrinin taşıdığı su, mevsimsel olarak değişmekte. Yağışlı mevsimlerde mağaranın içindeki suyun derinliği 50 santime kadar yükselirken, yaz aylarında bu seviyenin 25-30 santime kadar düştüğü gözlemlendi.

Doğu Karadeniz Bölgesi, Trabzon ilinde bulunan mağaranın içerisindeki yürüyüş platformu, aydınlatma, alarm sistemi, kamera sistemi çalışmaları Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülmektedir. Mağaraya gelenlerin yüzde 80’ini Körfez ülkelerinden gelen Arap turistlerin oluşturduğu ifade edildi.

Kültürel Varlıklarımızı korumalıyız

Çalışma esnasında ziyaretçilerin olumsuz etkilenmemesi için gerekli önlemlerin alındığı mağarada, bazı vatandaşların sarkıtlara yazı yazmaları ise tepkilere neden oldu. Vatandaşlar, tarihi kültürel varlıklarımızın korunmasında hepimize görev ve sorumluluk düştüğünü ifade ettiler.

Trabzonlu olmalarına rağmen mağarayı ilk kez gördüklerini dile getiren bazı ziyaretçiler, internetten araştırarak mağarayı ziyarete geldiklerini belirttiler. Bazıları ise sonbahar mevsiminde bile mağaranın ayrı bir güzelliğe sahip olduğunu dile getirdi.

Kaynak; http://www.iha.com.tr/foto-dunyanin-en-uzun-ikinci-magarasi-ziyaretci-akinina-ugruyor-18421/

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi Tamamlanmak Üzere!

50 ili ilgilendiren tarihi Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesinde çalışmalar sürüyor. Karadenizi Akdenize  bağlayacak olan 818 kilometre uzunluğundaki otoyol inşaatı tamamlanmak üzere.

Batı Karadeniz- İç Anadolu. Doğu Anadolu – İran. İç Anadolu. Güney Doğu Anadolu – Irak. Güney Doğu Anadolu – Suriye. DR MTÇ.

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi 50 ili ilgilendiriyor

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi ilk kez Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz döneminde gündeme gelmiş, Sultan Abdülhamid Han tarafından projesi çizdirilmiş 143 yıllık bir rüyadır. 6 ili direkt, 50 ili dolaylı olarak ilgilendiren, 2019 yılında tamamlanmak üzere inşaat çalışmalarının devam ettiği 818 kilometre uzunluğundaki Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi’nde sona yaklaşıldı.

Otoyolun hizmete açılmasıyla Karadeniz ile Akdeniz arası 6 saate inecek.

Sultan Abdülaziz döneminde ilk kez ‘Dereyolu’ olarak gündeme getirilen tarihi Karadeniz-Akdeniz yolunun projesi, Sultan II. Abdülhamid Han tarafından Fransız mühendislere çizdirildi.

İlk Temeli 1929 yılında Cumhuriyet Dönemi‘nde dönemin Ordu Valisi Ali Kemal Aksüt tarafından atılan projede, 1933 yılında güzergah tartışmaları yüzünden çalışmalar durduruldu.

1970’li yıllarda tekrar gündeme getirilen projeye, bir Sovyet işgalinde tankların Karadeniz‘den İç Anadolu‘ya kolayca ulaşmasını sağlayabileceği endişesiyle tekrar ara verildi.

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu projesi, 2004 yılında Ordu ili Mesudiye ilçesi Topçam’da yapımına başlanılan, ‘Dereyolu’ olarak da bilinen; ‘Topçam Barajı ve Ulaşım Yolları’ projesiyle tekrar gündeme geldi. Daha sonra projenin adı değiştirilerek Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi olarak devam etti.

143 Yıllık Bir Rüya

Toplam bedeli 926 milyon Türk Lirası tutarındaki ihalesi 2008 yılında yapılan Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi 143 yıllık bir rüyadır.

818 kilometre uzunluğundaki otoyol, İç Anadolu‘yu geçerek Orta Karadeniz ve Doğu Karadeniz illerini Akdeniz’e bağlayacak. Ordu, Sivas, Kayseri, Kahramanmaraş, Adana ve Hatay olmak üzere 6 ilin sınırlarından geçmekte olan Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi, toplamda 50 ili dolaylı olarak ilgilendirmektedir.

Proje, Ordu’nun Akdeniz illerine olan ulaşımını kolaylaştırırken, Karadeniz’in kapılarını İç Anadolu ve Akdeniz’e açacak. Bununla birlikte, Karadeniz’e komşu olan Rusya ve Gürcistan gibi ülkelere yapılacak ihracatta önemli rol üstlenecek.

Proje kapsamında şu ana kadar Ordu’da Melet Irmağı boyunca 88 kilometrelik yolun büyük bölümü tamamlanıp asfaltlanırken, yaklaşık olarak 700 milyon TL gibi bir harcama yapılmıştır. Ordu Mesudiye-Topçam arasındaki çalışmaların aralıksız olarak sürdüğü 88 kilometrelik güzergahta, 15.1 kilometre uzunluğunda 25 tek tip tünel, çok sayıda köprü ve 330 metre uzunluğunda 1 viyadük yer almaktadır. 

Karadeniz ile Akdeniz Arası 6-7 Saate İnecek

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesinde
tünel ve viyadüklerle mesafe önemli ölçüde kısalacak

121 kilometrelik Ordu-Mesudiye yolunu 88 kilometreye düşürecek olan proje, 2,5 saatlik mesafeyi 1 saate,  tünel ve viyadüklerle önemli ölçüde kısalacak Ordu-Sivas arası ulaşımı da 2 saate indirecek.

Karadeniz’i Akdenize bağlayan karayolunun tamamının 2019 yılında teslim edilmesi planlandı.

Karadeniz’e Komşu Ülkeler ile Ticaret Artacak

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu’nun Ordu-Giresun Havalimanı ve Ordu Üniversitesi kadar büyük önem taşıdığını belirten Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Servet Şahin, yolun tamamlanması ile Karadeniz’e ulaşımın daha kolaylaşacağını, bunun da turizme, ekonomiye ve ihracata önemli katkısı olacağının altını çizdi. OTSO Başkanı Şahin; “Yol bittiğinde Ordu’ya ulaşmak isteyen 50 ilimizdeki sanayicimiz daha kolay ulaşım imkanına sahip olacak. Bir Sivaslı 2 saatte, Kayserili 4 saatte, Kahramanmaraşlı 5-6 saatte, İskenderun, Hataylı 6-7 saatte Karadeniz’e varacak. Bu proje ile birlikte, çevremizdeki yakın ülkelerimiz olan; Ukrayna, Romanya, Rusya ile ticaret yapan illerimizdeki üreticilerimiz, 6-7 saatte İskenderun’dan Ordu’ya inmiş olacaklar.” dedi.

Ordu Bölgenin Lojistik Üssü Olacak

Şahin, yolun hizmete girmesiyle birlikte Ordu’nun Karadeniz bölgesinin Lojistik Üssü olabileceğini ifade etti. Şahin, “Eskiden Gaziantepli ya da Kahramanmaraşlı tüccar ürünü 16 ila 24 saatte Karadeniz’e ulaştırıyordu. Bu yol sayesinde süre 6 saate inmiş olacak.

Bu büyük avantajı iyi değerlendirirsek, Doğu ve Güneydoğu’daki, İç Anadolu’daki nakliyeci en kısa ve en verimli yol olan Karadeniz-Akdeniz Otoyolu‘nu kullanır. Bu da bölgenin Lojistik Üssü olmasının önünü açacaktır. Yolun açılmasını takiben yeterli kapasitede bir limana da ihtiyacımız var. Samsun Çarşamba’ya kadar gelen Samsun-Sarp Demiryolu‘nu Ordu’ya kadar getirebilirsek, bölgenin hem turizmi hem de ticareti gelişir.” şeklinde konuştu.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/50-ilin-gozu-bu-yolda-karadeniz-akdeniz-otoyolunda-sona-gelindi/haber-1602257

O Bina İçin Yıkım Kararı Uygulanıyor!

Rize ili, Muradiye beldesinde Ağustos ayı başında meydana gelen selde gündeme gelen o 7 katlı bina için verilen yıkım kararı uygulanıyor.

O Bina İçin Yıkım Kararı Uygulanıyor

O Bina İçin Yıkım Kararı Uygulanıyor

2 Ağustos’ta Rize’de meydana gelen selde Muradiye beldesi Kömürcüler köyünde dere yatağına inşa edildiği için 7 katlı bina gündeme gelmişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, Rize’deki 7 katlı bina sakinleri ile anlaşmak suretiyle binanın bulunduğu arazi kamulaştırılıp, apartman ile ilgili yıkım kararı uygulanıyor. 

Yıkım Kararı Uygulamaya Kondu

AA muhabiri Muhittin Sandıkçı’nın yaptığı habere göre; Rize Muradiye beldesi, Kömürcüler köyündeki kaçak yapının yıkımına bugün başlandı.

Gerekli iş güvenliği tedbirlerinin alınmasını takiben bölgeye verilen elektrik kesildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Vedat Gürgen başkanlığındaki ekiplerce binanın yıkımı başlatıldı.

Gürgen, vatandaşla yaptığı sohbette küresel iklim değişikliğine işaret etti. Bu coğrafyada şiddetli yağışların aniden bastırması sebebiyle sel olaylarının sıkça yaşandığını dile getiren Gürgen, en son ağustos başında yaşanan sel felaketinde o derenin taşması sebebiyle Muradiye’nin büyük tehlike atlattığını belirtti. Gürgen, “Rize’den başlamak üzere bütün doğu Karadeniz’de çalışmalar yürütüyoruz. Yeni iklim ve yağış rejimlerine göre tüm Doğu Karadeniz‘i sil baştan çalışıyoruz. Dere içerisindeki binaları, yapılan dolguları, zaman içerisinde yapılan müdahaleleri birer birer tespit ediyoruz. Bu çerçevede yıl sonuna kadar Artvin – Samsun arasını kapsayan bir eylem planı da hazırlanmış olur.

Yağış rejiminin değişmesi, dere kenarlarında ciddi bir sel riski oluşturuyor. Bu risklere karşı önlem planı geliştirmeye çalışıyoruz. Bu çerçevede ilk önce Rize’de sembol olmuş bu binanın sahipleri ile görüştük. Binanın kamulaştırması yapıldı ve yıkımı gerçekleşiyor. Bu süreçte bu koşullardaki tüm binalar ele alınacak. Sayın Bakanımızın talimatıyla bu yıl sonuna kadar vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla bu işi bitireceğiz.

En son Sakarya’da yaşanan sel felaketinde insanlar çatılarını kırmak suretiyle felaketten kurtulmaya çalışıyorlardı. Bütün kurumlar bu tür doğal afetler ile birlikte böylesine mağduriyetler yaşanmaması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek adına gerekli adımları atıyor.” şeklinde konuştu.

Ayder Yaylası’ndaki Kaçak Yapılar

Dünya çapında ün yapmış olan Ayder Yaylası ve Fırtına Vadisi‘nde inceleme yapma imkanı kaçak yapıbulduğuna değinen Gürgen; “Vadi içerisinde 9 bina ruhsatsız olarak yapılmaya başlanmış. İmar Barışı ile ilgili yanlış bir algı oluşmuş. 31 Aralık 2017 tarihi öncesi kaçak yapıları kapsayan bu düzenleme içerisine dahil etme yoluna gitmişler. Bu tür yapılarla İçişleri Bakanlığı kanalı ile ilgili bölge Valiliklerine gönderdiği yazılı uyarı ile birlikte yıkım kararı tebligatı yapılmıştı. İnceleme sırasında, mühürlenen ve kaçak olarak yapımı devam eden binaları da gördük. Vatandaşlarımıza kendi iyilikleri için seslenmek istiyorum; inşaatlara devam etmesinler. Yıkım kararları ile o binaların da yıkıldığını göreceksiniz. Boş yere imara aykırı işler yapmasınlar. Bu imar barışı bir imar affı değildir. Paralarını boş yere harcamasınlar.” dedi.

Daha sonra bina sahibi Nihat Yazıcı ile bir süre sohbet eden Gürgen, Yazıcı’ya Bakanlık adına teşekkür etti.

Rize’deki 7 Katlı Bina Konusunda Flaş Gelişme!

2 Ağustos’ta Rize’de meydana gelen selde tahliye edilen, selden sonra tekrar iskan edilen 7 katlı bina ile ilgili flaş karar verildi.

Rize’deki 7 Katlı Bina

Dere yatağında bulunduğundan dolayı, meydana gelen selde bina hasar görmüştü. Rize’deki 7 katlı Binada mahsur kalan apartman sakinleri belediye araçları ile tahliye edilmiş, ancak sel sonrası binalarına geri dönmüşlerdi.

Kömürcüler köyünde dere yatağına inşa edilen 7 katlı bina sahibinin ‘İmar Barışı‘ndan yararlanmak için başvuruda bulunması ile gündeme gelmişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın, Rize’nin Muradiye beldesinde meydana gelen sel ve heyelanda hasar gören bina ile ilgili karar aldığı belirtildi. Bina sahiplerinden Nihat Yazıcı, bakanlığın araziyi kamulaştıracağını, binaları için yıkım kararı aldığını söyledi.

2 Ağustos’ta, Rize merkeze bağlı Muradiye ve Salarha beldelerinde, şiddetli yağışın etkisiyle oluşan sel ve heyelanda ev ve işyerlerinin zemin ve bodrum katlarını su basmış, alt yapıda hasar meydana gelmişti.

Muradiye beldesi Kömürcüler köyünde, dere yatağına yapılan 7 katlı bina da Rize’de meydana gelen selde zarar görmesi, ancak selden sonra sakinleri tarafından tekrar kullanılmaya başlanmasıyla gündeme gelmişti.

O binanın 15 yıl önce dere kenarına 3 katlı olarak inşa edildiği, ardından ise ilave katlarla zamanla 7 kata çıktığı belirtildi. Binanın sahibinin ‘imar barışı‘ başvurusunda bulunduğu 7 katlı bina ile ilgili flaş karar verildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, o bina için yıkım kararı aldı. Bakanlık, bina sahipleri ile imzalanacak sözleşmenin ardından, kamulaştıracağı araziyi yeşil alan ilan edecek, binanın yıkımını gerçekleştirecek.

DEREDEN UZAK BİR YERE TAŞINACAĞIZ

Bina sahiplerinden Nihat Yazıcı, başka arazileri olmaması nedeniyle 15 yıl önce 6 kardeş olarak binayı dere kenarına yapmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Yazıcı; “Yakın geçmişte sel afeti yaşamamızla birlikte binamız gündeme geldi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da binamızla ilgili gerekli incelemeleri yapıp, yıkım kararı aldı. Arazimiz kamulaştırılacak ve binamız yıkılacak. Biz de bundan böyle 6 kardeş birlikte yeni bir hayat kuracağız. Dere ve yağmur olmayan bir yerde yaşamımızı sürdüreceğiz. İlgilerinden dolayı Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a teşekkür ederiz.” dedi.

BELEDİYE BAŞKANI BİNANIN YIKILACAĞINI SÖYLEDİ

Muradiye Belediye Başkanı Musa Süreyya Balcı, yaşanan sel felaketinde beldelerinde dere kenarına yapılan 7 katlı binanın gündeme geldiğini söyledi. Balcı, bina ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kamulaştırma kararı aldığını, binanın yıkılacağını ve dere kenarının yeşil alana dönüştürüleceğini belirtti. Balcı, “Vatandaşlarla karşılıklı mutabakatı ile anlaşma sağlandı. Vatandaşlarımız hiçbir suretle mağdur edilmeyecek.” diye konuştu.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/rizede-dere-yatagindaki-7-katli-apartmana-yikim-karari/haber-1599995

Yıkım Kararı Uygulamaya Kondu!

Doğu Karadeniz yaylalarında 31 Aralık 2017 tarihinden sonra inşa edildiği tespit edilen ‘Kaçak Yapılar’ için Yıkım Kararı uygulamaya kondu.

TRABZON’UN DÜZKOY İLÇESİ HAÇKALI YAYLASINDA KAÇAK YAPI YIKIM KARARI  UYGULAMAYA KONDU. FOTO: SELCUK BASAR DHA

Türkiye genelinde başlatılan ‘imar barışı’ uygulaması ile 31 Aralık 2017 öncesi yapılan kaçak ve usulsüz yapıların kayıt altına alınması amaçlanmıştı.

Bu uygulamayı fırsat olarak gören özellikle Doğu Karadeniz ve Ege Bölgesi’ndeki bazı vatandaşların 2018 yılı başından beri betonarme kaçak yapı inşa etmeye başladığı görülmekteydi. İçişleri Bakanlığı’nın Doğu Karadeniz bölge valiliklerine gönderdiği yazılı uyarı ile birlikte; 31 Aralık 2017’den sonra inşa edilen Kaçak Yapılar için yıkım kararı verilmiş oldu.

Valilikler aracılığıyla tebliğ edilen karar doğrultusunda, Jandarma ve zabıta ekiplerinin geniş güvenlik önlemi altında Trabzon’da 5 ilçede yıkım işlemlerine başlandı.

Trabzon ili sınırları içerisindeki yaylalarda yıkımına başlanan kaçak yapı sahipleri yıkımlara tepki gösterdi. Kısa süre önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rize’deki Ayder Yaylası için; “Ayder’i kirlettik, rezil ettik” çıkışı ile gündeme gelen Doğu Karadeniz yaylalarındaki kaçak yapılara karşı Trabzon, Rize, Giresun ve Gümüşhane illerinin valilikleri harekete geçti.

Kaçak ve ruhsatsız olarak inşa edilen binalar yüzünden yapı yoğunluğu artan, doğal güzellikleri bozulan yaylaların kurtarılması amacıyla toplam 4.106 adet kaçak yapı için yıkım kararı alındı.

Bunlar; Trabzon’da 1750, Giresun’da 1700, Rize’de 350, Gümüşhane’de ise 306 adet olarak tespit edilmiştir.

İlk yıkım Uzungöl Tabiat Parkı da kapsayan, Trabzon, Çaykara ilçesinde gerçekleştirildi. Ancak yaylacılardan gelen tepkiler üzerine yıkımlara ara verildiği bildirildi.

İMAR BARIŞI UYGULAMASI 

Türkiye genelinde başlatılan ‘imar barışı‘ uygulaması ile 31 Aralık 2017 öncesi yapılan kaçak ve usulsüz yapıların kayıt altına alınmaya başlandı. Doğu Karadeniz yaylalarında 31 Aralık 2017’den önce inşa edilmiş ve yıkım kararı verilmiş kaçak yapı sahipleri de İmar Barışı uygulamasından yararlanmak için başvuru yapmaya başladı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri ile e-devlet üzerinden başvuru yapan yaylacılar, Yapı Kayıt Belgesi almayı bekliyor.

FIRSATÇILAR KAÇAK YAPI YAPMAYA BAŞLADI

İmar Barışı ile kaçak yapılara af getirileceği algısı oluşan uygulamayı fırsat bilen bazı vatandaşların, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki yaylalarda betonarme kaçak yapılar inşa etmeye başladıkları görüldü. Bunun üzerine, Jandarma, Doğa Koruma ve Milli Parklar ile Orman Müdürlüğü ve belediye ekipleri kaçak inşaatlarla ile ilgili tutanaklar tutmaya başladı.

BAKANLIK, VALİLİKLER ARACILIĞIYLA UYARMIŞTI

Sözkonusu kaçak yapılarla ilgili valilikler daha önce vatandaşları uyarıcı bildiri yayınlamıştı. Bildiride; “İmar Barışı, 31 Aralık 2017 tarihinden önceki yapıları kapsamaktadır. Ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptırarak imar kirliliğine neden olan kişi hakkındaki Türk Ceza Kanunu’nun 184/1’inci maddesine göre 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verileceği ve fail hakkında Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231’inci maddesinde düzenlenen ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ karar verilmeyeceğine hükmedilmiş olup, 31 Aralık 2017 tarihinden sonra yapılan veya yapımına devam edilen ruhsatsız ve ruhsat eklerine aykırı yapılar için Yapı Kayıt Belgesi’nin verilmeyecektir” şeklinde yer alıyor.

KAÇAK YAPILAR İÇİN YIKIM KARARI UYGULAMAYA KONDU

Doğu Karadeniz yaylalarında ‘imar barışı’ uygulamasını fırsat bilip, 31 Aralık 2017 tarihinden sonra inşa edilmeye başlanan betonarme kaçak yapılar için valilikler harekete geçti.

Valilik kararı ile alınan yıkım kararı doğrultusunda, Sürmene, Maçka, Düzköy, Hayrat ve Köprübaşı ilçelerindeki kaçak yapılar yıkılıyor. Jandarma ve zabıta ekiplerinin de geniş güvenlik önlemi aldığı yaylalardaki kaçak yapı sahipleri yıkımlara tepki gösteriyor. Yaylalarda zaman zaman gerginlik yaşandığı bildiriliyor.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/dogu-karadeniz-yaylalarinda-yikim-basladi/haber-1599441

Ovit Tüneli’nde Bayram Yoğunluğu Yaşandı

Rize-Erzurum karayolu güzergahındaki 2 bin 640 rakımlı Ovit Dağı’nda hizmete açılan Ovit Tüneli, Kurban Bayramı’nda sürücülerin yüzünü güldürdü.

Ovit Tüneli

Ovit Tüneli İkizdere-İspir arasında bulunmakta olup, 14,3 kilometre uzunluğundadır.

Ovit Tüneli ‘nden, bayram tatili boyunca günlük ortalama 1.500-2.000 araç geçişi sağlandığı belirtilmiştir.

Tünel, ulaşımda sağladığı konfor ve zaman tasarrufuyla trafiğin yoğun olduğu bayram tatilinde sürücüleri mutlu etti.

AA muhabirine açıklamada bulunan Rize Valisi Erdoğan Bektaş; “Türkiye’nin çok önemli projelerinden birisi olan bu tünel, kış aylarından itibaren hizmet vermektedir” dedi.

Ovit Tüneli‘nin yapım amaçlarından birinin Doğu Anadolu ile Karadeniz’in ulaşımının sağlanması olduğunu ifade etti.

Bektaş, Ovit Tüneli‘nden esas beklentinin ticari ve ekonomik olduğuna işaret ederek, “Buranın ciddi bir lojistik nakliyeye konu olması, GAP ve İran‘dan gelen yüklerin tünel aracılığıyla kısa vadede limanlara inerek dağılması sonrasında ekonominin oluşması. Bir sonraki amacı ise turizm faaliyetine katkılar. Bunun için tünelin hizmete girmesinin yanında Erzurum ve Rize tarafındaki eksikliklerin yapılması ve lojistik projenin yol alması gerekiyor. Bütün bunların tamamlanması belli bir süre alacak.” diye konuştu.

Karadeniz Sahil Yolu’nda da yoğunluk

Bektaş, Karadeniz Sahil Yolu’nda bayram boyunca araç trafiğinin geçen seneye oranla iki katına çıktığını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Karadeniz Sahil Yolu’nda geçen yıl 8 bin araç saydıysak bu yıl 16 bin saydık. Kurban Bayramı 9 gün tatil olunca ve mevsimin tam ortasına gelince rağbet arttı. Ovit, Ayder Çat, Zil Kale çok hareketli geçti. Zil Kale’ye bir günde 6 bin 500 bilet kesildi. Turizm, bölgede çaydan sonraki ikinci kavram, bize bu bayramda gerçekliğini hissettirdi.”

Turizmin ihtiyacı olan altyapının hızla tamamlanması gerektiğini anlatan Bektaş, “Biz altyapıyı tamamlayacağız, müteşebbis de üst yapıyı tamamlayacak ve gelen turist buradan memnun dönecek. Gelecek planlarını yapanlar, planlarını Ovit Tüneli ve havalimanı üzerinden yapıyor.” diye konuştu.

Ovit Tüneli

Türkiye’nin tamamlanmış en uzun tüneli olan ve ilk olarak 1880 yılında Osmanlı Devleti’nin kalkınma planında Rize-Erzurum karayolu ve tüneli projesi olarak gündeme gelen Ovit Tüneli’nin temeli, 13 Mayıs 2012’de atıldı.

“Işık göründü” töreni 11 Kasım 2016’da Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Kış aylarında geçit vermeyen güzergahı kullanan sürücüler için umut olan tünelin resmi açılışı ise 13 Haziran 2018’de Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldı.

Ovit tüneli, toplam 14,3 kilometre uzunluğuyla Trabzon-Gümüşhane karayolunda yapımı süren 14,5 kilometrelik Yeni Zigana Tüneli tamamlandığında Türkiye’nin ikinci, dünyanın ise dördüncü en uzun tüneli olacak.

Tünelin giriş kotu bin 919 metre, çıkış kotu 2 bin 236 metre, tünel içi boyuna eğim yüzde 2,13 olarak gerçekleştirildi. Kazı ve kaplama betonu imalatı tamamlanan Ovit’in bin 710 metre uzunluğunda yaklaşım tüneli ve bin 369 metre uzunluğunda çığ tüneli bulunuyor.

Giresun Zeytinlik ‘teki tarihi evlerin restorasyonunda sona yaklaşıldı

Giresun Zeytinlik ‘te 19. yüzyılda Fransa’nın Marsilya kentine fındık ticareti yapan gemilerle taşınan yapı malzemeleri de kullanılarak yapılan evlerin restorasyonları tamamlanıyor.

Giresun Zeytinlik

Giresun Zeytinlik ‘te 19. yüzyılda inşa edilen 10 evin restorasyonu tamamlandı.

Zeytinlik mevkisinde tarihi yapılar ve sokaklarda “Sokak Sağlıklaştırma ve Kentsel Tasarım Projesi” uygulanıyor.

Üçüncü derece kentsel tarihi sit alanı olan bölgede Mayıs 2017’de başlayan projenin ilk etap çalışmalarında sona yaklaşıldı. Maliyeti 3 milyon lira olan proje kapsamında Anadolu kültürünü bugüne taşıyan evlerden 10’u restore edildi, 12 evin de bazı bölümlerinde tadilat ve tamirat yapıldı.

Zeytinlik semtinin projenin ikinci etap çalışmalarının ardından bölge turizmine daha fazla katkı sunması amaçlanıyor.

.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Gürgenci, Zeytinlik semtindeki evlerin 200 yıl önce inşa edildiğini söyledi.

Zeytinlik’in, tarihi dokusunu koruyabilmiş nadide bölgelerinden olduğunu belirten Gürgenci, semt sakinleri ve kültürü ile buranın tarihle bağının hala devam ettiğini vurguladı.

Gürgenci, Zeytinlik evlerinin turizm noktasında kentin önemli değerlerinden olduğunu söyledi. “Üçüncü derece kentsel tarihi sit alanı olan bölgede 4’ü anıtsal, 81’i konut mimarisi olmak üzere 85 tescilli kültür varlığımız mevcut” dedi.

“Sokak Sağlıklaştırma ve Kentsel Tasarım Projesi”nin önemli olduğunu anlatan Gürgenci, “Restorasyonların tamamlanması ve sokak iyileştirmesiyle Zeytinlik semti görünüş olarak önemli bir değere ulaşacak. Böylelikle bu semt, Doğu Karadeniz’de önemli bir turizm noktası olacak. Çalışmalar bu doğrultuda hızla devam ediyor” diye konuştu.

Gürgenci, projenin ilk etap çalışmalarının yıl sonunda tamamlanmasının planlandığından bahsederek, şunları söyledi:

“Çalışmalar sona erdiğinde, bu bölgede işletmecilik noktasında da hareket olacaktır. Turizm sektörünün gelişmeye açık olduğu böyle bir bölgede butik otellerin, restoranların yerleşmesi adına bir çalışma olacağını düşünüyoruz.”

Kaynak: AA https://www.trthaber.com/haber/kultur-sanat/giresun-zeytinlikteki-tarihi-evlerin-restorasyonunda-sona-yaklasildi-380940.html

Trabzon’da Sel ve Heyelan Sebebiyle Karayolu Ulaşıma Kapandı!

Sabah saatlerinde başlayıp etkisini artıran sağanak,
Trabzon’da sel ve heyelan oluşturdu. Düzköy ilçesinde sel ve heyelan sonucu karayolu çift yönlü ulaşıma kapandı, araçlar yolda kaldı.

Trabzon’da sel ve heyelan 

Kentte sabah saatlerinde başlayan yağış etkisini gösterdi. Yağışlar özellikle Düzköy ilçesinde etkili oldu. İlçede aşırı yağışlar nedeniyle sel ve heyelanlar meydana geldi. Düzköy-Akçaabat karayolu Hıdırnebi kavşağı mevkiinde çift yönlü ulaşıma kapandı. Karayolunda çok sayıda araç yolda kaldı. Karayolları ve belediye ekipleri kapalı yolu ulaşıma açmak için çalışma başlattı.

Trabzon‘un Yomra, Araklı ve Sürmene ilçelerinde etkisini sürdüren yağışlar nedeniyle derelerin su seviyeleri yükselmeye başladı. 

Trabzon’da Sel ve Heyelan Sebebiyle Kapanan Yol Ulaşıma Açıldı

Kentte sabah saatlerinde etkili olan sağanağın sel ve heyelanlara neden olması sonucu kapanan Düzköy-Akçaabaat karayolu, bölgeye sevk edilen iş makinesi ile karayolları ekiplerinin çalışmaları sonucu yeniden ulaşıma açıldı.

Akçaabat ilçesinde de etkisini gösteren yağış, Derecik Mahallesi’nde de sel ve taşkınlara yol açtı. Yağış sonucu yamaç alandan akan sel sularıyla mahalledeki Derecik Anadolu Lisesi’ni su bastı. Okulun kilitli olan kapısı içeride su birikintisi nedeniyle açılamadı. Bölgeye gelen ekipler, iş makinesiyle kapıyı kırarak okul içine dolan suyu tahliye etti.

Okulun aile birliği başkanı Orhan Kuvvet, yağışın aniden başladığını belirterek “Sabah hava iyiydi. Fakat sonrasında 90 yılında buradaki seli aratmayacak şekilde yağmur başladı. Okulumuzun ek binasında tamamen boşaltmadığımız, okul arşivlerinin yer aldığı bölümü su bastı. Çok şükür o esnada okulda kimse yoktu” dedi.

‘ALANDAN UZAKLAŞTIK’

Yöre sakini Mümtaz Öztürk de su birikintilerinin yarım metreyi bulduğunu ifade ederek, “Sabah saatlerinde yağış başladı ve hızlandı. Yukarıdaki dereden akan sular bulunduğumuz bölgeye aktı. Menfezler tıkandı. Su birikintisi yarım metreyi buldu. Tedbir alarak, alandan uzaklaştık” diye konuştu.

Bölgede sel sularının sürüklediği toprak, ağaç ve balçıkla kaplanan ilçede Trabzon Büyükşehir Belediyesi‘ne ait iş makineleri ve ekiplerce başlatılan temizleme çalışmaları sürüyor.

BELEDİYE BAŞKANI: CAN VE MAL KAYBIMIZ YOK

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, kentte sel ve heyelanlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Trabzon’un ciddi şekilde sağanak yağışa maruz kaldığını ifade eden Gümrükçüoğlu, “Şükürler olsun ki herhangi bir can kaybı olayı yaşanmamıştır. Akçaabat, Yomra, Arsin ve Sürmene ilçelerimiz sağanak yağıştan en çok etkilenen ilçelerimiz durumundadır. Bazı mahallelerimizde su taşkını ve heyelan olayları yaşanmıştır. Ekiplerimiz tüm noktalara anında müdahale etmiştir. Gerekli tedbirler alınmıştır” dedi.

DERECİK’TE EVLERİ SU BASTI

Trabzon’un Akçaabat ilçesi Derecik Mahallesi’nde sağanak yağışla birlikte oluşan selde bazı evlerin zemin ve bodrum katları su altında kaldı. Vatandaşlar kendi imkanları ile evlerinde temizlik çalışması başlattı. 

Evini su basan Şahinaz Turan, 60 yıldır böyle bir olay görmediğini söyledi. Turan, “Yoğun yağış olduğunda duvarı kırdık suyu oradan akıttık. Daha önceden de sel oldu ama buralara pek etkisi olmamıştı. Millet kendilerine yağmur, sel etki etmesin diye yolları tıkadı, kesti, buralar bu hale geldi” dedi.

Evini su basan Bülent Turan da, “Yolların akarları yok. Bu sebepten dolayı sürekli bu durumla karşı karşıya kalıyoruz.” diye konuştu.  

Orhan Turan ise “Alt yapı olmayınca üst yapı da olmuyor. Sıkıntılarımız büyük. Bahçelerimiz, evlerimiz mahvoldu. Her yağmurda bir sel oluyor.” diyerek önlem alınmasını istedi.

Trabzon’un doğu ilçeleri, Rize ve Artvin’in kıyı kesimlerinde gök gürültülü sağanağın etkili olacağı tahmin ediliyor.

Kaynak; AA https://www.dha.com.tr/yurt/trabzonda-sel-ve-heyelan-karayolu-ulasima-kapandi/haber-1595279

Doğu Karadeniz’de Kaçak Yapılar için ‘İmar Barışı’ Başvurusu 70 bini Buldu ve Geçti!

TÜRKİYE’de başlatılan İmar Barışı uygulamasının ardından Doğu Karadeniz Bölgesi’nde başvurular sürüyor. Bölgede Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin’de, İmar Barışı’na başvuru sayısı 70 bine ulaştı ve geçti.

kaçak yapılar

İmar Barışı uygulaması başvurularının çoğunluğunu yaylalar, dere yatakları üzeri ya da kenarlarındaki kaçak yapılar oluşturuyor. Doğal ve Tarihî Değerleri Koruma Derneği Başkanı, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyesi Dr. Coşkun Erüz, “İş çığrından çıktı. Burada kamu yararı kesinlikle söz konusu değil. Kıyıları, yaylaları bu şekilde bozan, tahrip eden insanlara bu hakkı veriyor olmak, hukuki adıyla ‘imar barışı‘ fakat toplumsal barış değil” dedi.

Türkiye genelinde getirilen İmar Barışı uygulaması, Doğu Karadeniz’de kaçak yapılar, özellikle yaylalarda inşa edilen ve yıkım kararı alınan kaçak yapıların sahiplerini harekete geçirdi. Ayder Yaylası ve Uzungöl Turizm Merkezi başta olmak üzere yaylalardaki kaçak yapıların sahipleri, İmar Barışı uygulamasından yararlanmak için 8 Haziran’da başvurulara başladı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri ile e-devlet üzerinden başvuru yapan vatandaşlar, Yapı Kayıt Belgelerini almayı sürdürüyor. Trabzon’da 42 bin, Giresun’da 13 bin 500, Rize’de 8 bin 700 ile Artvin’de 5 bin dolayında başvuru yapıldığı belirtildi. Başvuru sahipleri aldıkları Yapı Kayıt Belgesi karşılığında devlete yaklaşık 25 milyon TL ödeme yaptı. Başvurular, 31 Ekim tarihinde sona erecek.

YER KALMAYAN YAYLANIN SAKİNLERİ DE BAŞVURDU

Trabzon ile Giresun sınırında yer alan ve 2 ilin ortak kullandığı 2 bin 182 metre rakımlı Sisdağı Yaylası da bölgede çarpık yapılaşma yaşanan yaylalar arasında yer alıyor. Kaçak yapılar nedeniyle neredeyse yer kalmayan ve doğal güzelliği yok olan Sisdağı Yaylası’nda vatandaşlar, İmar Barışı uygulamasından yararlanmak için başvurulara başlamıştı.  Sisdağı Yaylası’nda kaçak yapı sahiplerinin tamamına yakını başvurularını gerçekleştirerek Yapı Kayıt Belgeleri’ni almaya başladı.

YENİ KAÇAK YAPILARA SIKI TAKİP

İmar Barışı ile Doğu Karadeniz Bölgesi‘nde kaçak yapılara af getirileceği belirtilen uygulamayı fırsat bilen bazı vatandaşların yaylalarda inşaatına başladığı betonarme kaçak yapılar sıkı takibe alındı. Ekipler, yeni kaçak yapılarla ilgili tutanaklar tutarken valilikler de vatandaşları uyarıyor. Uyarılarda, İmar Barışı uygulamasının 31 Aralık 2017 tarihinden önceki yapıları kapsadığı belirtildi, bu tarihten sonra imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen yapılar için yıkım kararı ile birlikte  1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngören yasal işlem başlatılacağı duyuruldu. Açıklamada, bu tarihten sonra yapılan veya yapımına devam edilen ruhsatsız yapılar için kesinlikle Yapı Kayıt Belgesi’nin verilmeyeceği vurgulandı.

DR. ERÜZ: KAMU YARARI KESİNLİKLE SÖZ KONUSU DEĞİL

Doğal ve Tarihî Değerleri Koruma Derneği Başkanı, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyesi Dr. Coşkun Erüz, İmar Barışı ile birlikte şehirlerde ya da köy yerleşimlerinde kişilerin imara sokamadıkları, kendi arazileri üzerindeki hatalı yapıların mevzuata uygun şekilde hukuka uygun hale getirilmesinin amaçlandığını belirtti. Dr. Erüz, “Fakat görülen şu ki; iş çığrından çıktı. Devleti yönetenlerin uhdesindeki, milletin, devletin malı olan arazileri bir şekilde yağmalayan, işgal edenlerin bu yağmaladıkları alanları hukuki olarak kendine mal etmesinin yolu açıldı. Burada kamu yararı kesinlikle söz konusu değil. Kamu yararı milletin ortak haklarının korunmasıdır. Anayasa’nın 156’ncı maddesi, ‘İnsanların eşit olması gerekir ve temiz bir çevrede yaşama hakkına sahiptir’ diyor. Kıyıları, yaylaları bu şekilde bozan, tahrip eden insanlara bu hakkı veriyor olmak, hukuki adıyla İmar Barışı fakat toplumsal barış değil” dedi.

‘GERÇEK YAYLACILAR DIŞLANMAYA BAŞLANDI’

Bugün gelinen noktada sadece Trabzon’da 100 bin dolayında kaçak yapı olduğunu söyleyen Dr. Coşkun Erüz, şunları söyledi: “Kentsel imarlı alanlar haricindeki alanlarda yapılacak olan İmar Barış’ı denilen şey aslında kamunun, devletin, milletin malını hak etmeyen insanlara peşkeş çekmekten başka bir şey değil. Bunun da bir an önce durdurulması, kıyı kanunu, mera kanunu hükümleri göz önüne alınarak uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Karadeniz’deki yaylaların büyük bir kısmında sadece hafta sonu gidip orada dinlemek için yapılan kaçak yapılardan dolayı, gerçek hayvancılık yapan insanlara tepki konuluyor. ‘Hayvanlarınız koku yapıyor, gübreleri koku yapıyor’ deniyor. Gerçek yaylacı olan insanlar yaylalardan dışlanmaya başlandı. Buna da biz turizm demeye başladık. Doğu Karadeniz yaylaları turizme geçiyor diyoruz ancak bu yaylaları kaybettiğimizde ne hayvancılık ne de turizm kalacak. Aslında biz İmar Barışı ile haklının hakkını haksıza teslim etme noktasına doğru gidiyoruz.”

Devletin yaylaları kanuni bir düzenlemeyle planlaması gerektiğini ifade eden Dr. Erüz, “Bir imar planlamasıyla birlikte yaylalarda nerelerin konut, işletme, mera olacağı ve sadece hayvancılığa hizmet edeceği tanımlamadığı sürece muhteşem yaylalarımız kalmaz” ifadelerini kullandı.

Kaynak; Muhammet KAÇAR-Emre KOLTUK/TRABZON, (DHA)

Selde tahliye edilen binaya geri döndüler!

2 hafta önce Rize’de meydana gelen selde, zemin ve bodrum katlarını su basan bina, tedbir amacıyla tahliye edilmişti.

Rize’de meydana gelen selde

Bizim de espri ile karışık sitemkar bir şekilde dile getirdiğimiz binada şok gelişme; sel sularının çekilmesi ve taşkın riskinin sona ermesiyle birlikte, ailele0r selde tahliye edilen binaya geri döndü.

Rize’de meydana gelen sel ve heyelanda Kömürcüler köyünde gündeme gelen dere yatağına inşa edilen 7 katlı binanın sahibi de imar barışına başvuranlar arasında yer aldı. Doğal ve Tarihî Değerleri Koruma Derneği Başkanı, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyesi Dr. Coşkun Erüz, “İş çığrından çıktı. Burada kamu yararı kesinlikle söz konusu değil. Kıyıları, yaylaları bu şekilde bozan, tahrip eden insanlara bu hakkı veriyor olmak, hukuki adıyla İmar Barışı fakat toplumsal barış değil” dedi.

Türkiye genelinde getirilen İmar Barışı uygulaması, Doğu Karadeniz’de özellikle yaylalarda inşa edilen ve yıkım kararı alınan kaçak yapıların sahiplerini harekete geçirdi. Ayder Yaylası ve Uzungöl Turizm Merkezi başta olmak üzere yaylalardaki kaçak yapıların sahipleri, İmar Barışı uygulamasından yararlanmak için 8 Haziran’da başvurulara başladı.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri ile e-devlet üzerinden başvuru yapan vatandaşlar, Yapı Kayıt Belgesi almayı sürdürüyor. Trabzon’da 42 bin, Giresun’da 13 bin 500, Rize’de 8 bin 700 ile Artvin’de 5 bin dolayında başvuru yapıldığı belirtildi. Başvuru sahipleri aldıkları Yapı Kayıt Belgesi karşılığında devlete yaklaşık 25 milyon TL ödeme yaptı. Başvurular, 31 Ekim tarihinde sona erecek.

YER KALMAYAN YAYLANIN SAKİNLERİ DE BAŞVURDU

Trabzon ile Giresun sınırında yer alan ve 2 ilin ortak kullandığı 2 bin 182 metre rakımlı Sisdağı Yaylası da bölgede çarpık yapılaşma yaşanan yaylalar arasında yer alıyor. Kaçak yapılar nedeniyle neredeyse yer kalmayan ve doğal güzelliği yok olan Sisdağı Yaylası’nda vatandaşlar, İmar Barışı uygulamasından yararlanmak için başvurulara başlamıştı.  Sisdağı Yaylası’nda yapı sahipleri Yapı Kayıt Belgeleri’ni almaya başladı.

DERE YATAĞINDAKİ 7 KATLI BİNA İÇİN BAŞVURU

İmar Barışı uygulamasına, şehir ve köylerdeki yerleşim alanlarında kendi arazileri üzerinde mevzuata aykırı yapı inşa edenlerle yaylalardaki kaçak yapıların yanı sıra dere yatakları üzeri ya da kenarlarındaki kaçak yapı sahipleri de başvuruyor. İmar Barışı’na, 2 hafta önce Rize’de meydana gelen sel ve heyelanda Kömürcüler köyünde gündeme gelen, dere yatağına inşa edilen 7 katlı binanın sahibi de başvurdu. Mustafa Yazıcı, 25 yıl önce 3 katlı inşa ettiği, ardından ise ilave katlarla 7 kata çıkan dere yatağındaki binası için başvurusunu yaptı. Yazıcı, gerekli izinleri aldığını öne sürdü, binasında kaçak kat bulunmadığını savundu.

YENİ KAÇAK YAPILARA SIKI TAKİP

İmar Barışı ile Doğu Karadeniz Bölgesi‘nde kaçak yapılara af getirileceği belirtilen uygulamayı fırsat bilen bazı vatandaşların yaylalarda inşaatına başladığı betonarme kaçak yapılar sıkı takibe alındı. Ekipler, yeni kaçak yapılarla ilgili tutanaklar tutarken valilikler de vatandaşları uyarıyor. Uyarılarda, İmar Barışı uygulamasının 31 Aralık 2017 tarihinden önceki yapıları kapsadığı belirtildi, bu tarihten sonra imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen yapılar için 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngören yasal işlem başlatılacağı duyuruldu.

DR. ERÜZ: KAMU YARARI KESİNLİKLE SÖZ KONUSU DEĞİL

Doğal ve Tarihî Değerleri Koruma Derneği Başkanı, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyesi Dr. Coşkun Erüz, İmar Barışı ile birlikte şehirlerde ya da köy yerleşimlerinde kişilerin imara sokamadıkları, kendi arazileri üzerindeki hatalı yapıların mevzuata uygun şekilde hukuka uygun hale getirilmesinin amaçlandığını belirtti. 

‘GERÇEK YAYLACILAR DIŞLANMAYA BAŞLANDI’

Bugün gelinen noktada sadece Trabzon’da 100 bin dolayında kaçak yapı olduğunu söyleyen Dr. Coşkun Erüz, şunları söyledi:

Karadeniz’deki yaylaların büyük bir kısmında sadece hafta sonu gidip orada dinlenmek için yapılan kaçak yapılardan dolayı, gerçek hayvancılık yapan insanlara tepki konuluyor. ‘Hayvanlarınız koku yapıyor, gübreleri koku yapıyor’ deniyor. Gerçek yaylacı olan insanlar yaylalardan dışlanmaya başlandı. Doğu Karadeniz yaylaları turizme geçiyor diyoruz ancak bu yaylaları kaybettiğimizde ne hayvancılık ne de turizm kalacak.”

SELDE TAHLİYE EDİLEN BİNAYA GERİ DÖNDÜLER

‘İmar Barışı’na başvuranlar arasında yer alan 7 katlı binanın sahibi Mustafa Yazıcı, binasının kaçak olduğu iddialarına tepki göstererek, binasının kesinlikle kaçak olmadığını savundu. Yazıcı, 1995 yılında Özel İdare ve Karayolları başta olmak üzere yetkili mercilerden gerekli izinleri alarak binayı inşa ettiklerini söyledi.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/selde-tahliye-edilen-binaya-geri-donduler/haber-1594661