Yurtdışında Çalışmanın Zorlukları Nelerdir?

Merhaba değerli kardeşlerim ve kıymetli dostlarım. Bu yazımda sizlere, yurtdışında çalışmanın zorlukları hakkında kısa başlıklar halinde bilgi vermek istiyorum.

Yurtdışında Çalışmanın Zorlukları

Ülkemizde işsizliğin arttığı şu dönemde bir çoğumuz yeni arayışlar içerisindeyiz. Özellikle inşaat sektöründe yaşanan daralma, çok sayıda meslektaşımızı yurtdışı projelere sevketmekte. Dünya genelinde 2018’de Türk Müteahhitlerimiz 261 proje üstlendi. Bunun da yurtdışında Proje Yönetimi konusunda faaliyet göstermek istememizde hatırı sayılır bir etkisi var. Ancak yurtdışında çalışmanın zorlukları da var elbette.

Çok sayıda mimar, mühendis, tekniker idareci ve işçi vatandaşımız sözkonusu referans projelerde görev almak suretiyle ülkemizi yurt dışında gururla temsil etmekteler. Türkiye vatandaşlarının bu tarz nitelikli ve nicelikli projelerde yer alması, bir bakıma yurt dışına teknik ve mesleki bilgi ve tecrübe ihracatı anlamına gelmektedir. Bunun yanında maddi birikimlerini ana vatanlarına göndermek suretiyle, ülke ekonomisine ciddi manada olumlu katkı da sağlamaktalar.

Bu girişten sonra gelelim, asıl konumuz olan, yurtdışında çalışmanın zorlukları konusuna;

Farklı bir Coğrafya;

Her şeyden önce bulunduğunuz yerden farklı bir coğrafi konuma gidiyorsunuz. Ne ile karşılaşacağını bilmeden çıkılan yolda bu bilinmezlik psikolojisi, insanı hep tedirgin etmiştir.

Farklı bir Kültür;

Kendi kültürünüzden farklı bir ortama giriyorsunuz. Adetleri, gelenekleri ve görenekleri farklı bir topluma dahil oluyorsunuz. Her ne kadar çoğu projede kamp, lojman veya şantiye ortamı olsa da, sonuçta sosyal hayatta diğer kültürden insanlarla karşılaşıyorsunuz. Zor durumda kalmama adına, o kültürün yaşam biçimini hızlıca tanıyıp, adapte olmanız faydanıza olacaktır.

Farklı bir Dil;

Büyük olasılıkla farklı bir dilin konuşulduğu bir ülkeye gidiyorsunuz. O ülkede köken olarak aynı dil konuşuluyor olsa bile, lehçe ve kelime farklılıklarından dolayı, illaki iletişim güçlüğü çekeceksiniz. İngilizce’niz çok iyi olabilir. Fakat, bulunduğunuz ortamda, ana dili İngilizce olan ülkeler dışında, farklı bir yerel dil kullanılıyor olacak. En basitinden marketten ekmek alırken, onun o dildeki karşılığını biliyor olmanız gerekecek. Ne de olsa ekmek parası için gitmiyor muyuz yurt dışına?

Farklı bir İklim;

Gittiğiniz ülkenin uzaklığına ve konumuna bağlı olmakla birlikte, elbette az veya çok bir iklim farkı olacaktır. Gideceğiniz ülkenin iklim koşullarına uyum sağlamak bazen tahmininizden daha güç olabilmektedir. Bu, günlük çalışma saatlerini dahi etkileyecek boyutta olabiliyor. Gitmeden önce o konuda ön bilgi alıp, ona göre önlem almak yararınıza olacaktır.

İş Yapma Yöntemindeki Farklılık;

Her ülkenin ve kültürün farklı bir iş yapma yöntemi vardır. Bu yöntemleri gözlemleyip, kendinizi ona göre uyarlamanız gerekebilecektir. Resmi daire, market ve iş yerlerinin gün içi çalışma ve istirahat saatleri, haftalık tatil günleri, ülkeler arası saat farkı gibi konular büyük önem arzetmektedir.

Yüksek miktarda Barınma Gideri;

Anavatanınızdakine ilave olarak ikinci bir barınma gideriniz daha olacaktır. Genellikle aynı mekanda tek başınıza veya bir kaç arkadaş birlikte kalacağınız için, bu maliyet yüksek olabilmektedir. Dinlenebileceğiniz ve kafa dinleyebileceğiniz özel zaman dilimi yalnızca ev ortamında olacağı için, ev arkadaşı seçiminiz çok önemlidir. Bazen çok iyi iki dostun, aynı ev ortamını paylaştıktan kısa bir süre sonra son derece kötü bir şekilde ayrıldıklarına şahit olduk veya duyduk.

Yüksek miktarda Yeme İçme Gideri;

Genellikle tek başınıza veya bir kaç arkadaş birlikte kalacağınız için, alacağınız erzak ve pişireceğiniz yemek miktarı az olmak durumunda olacaktır. Elinizin ayarı da yoksa eğer, çoğu pişirdiğiniz yiyecek henüz bitmeden çöpe gitmek durumunda kalacak. Az miktarlar halinde tedarik edeceğiniz için, aldığınız erzağın size maliyeti yüksek olacak. Veya son kullanma tarihi geleceği için, tükenmeden atmak durumunda kalacaksınız.

Ne derler bilirsiniz; “Yemeklerinizi ailenizle birlikte yiyin, toplu yemekte bereket vardır.” [1] Normal aile ortamında 2-3 kişinin doyabileceği miktarda bir yemeği siz tek başınıza pişirmek durumunda kalacaksınız. Kamp ortamında kalıyor olsanız da normal öğünlere ilave olarak illaki bir zulanız olacaktır. Hele hele yemek yapma beceriniz yok ve; “Ne uğraşacağım, ben dışarıda yerim.” diyorsanız, sizin durumunuz daha da vahim.

Yüksek miktarda İletişim Gideri;

Sosyal çevrenizden ve dostlarınızdan uzakta olacaksınız. Ailenizi beraberinizde getirmediğiniz sürece onlarla olan iletişiminiz telefon ve internet üzerinden olacaktır. Çoğu ülkede internet ücretleri hala yüksek düzeyde seyrediyor. Dolayısıyla iletişim gideri aylık harcamalarınızda önemli bir paya sahip olacak. Evli iseniz ve üstüne çocuğunuz da varsa, bu miktar daha da artacaktır.

Yüksek miktarda Seyahat Gideri;

Ülkenizden ve sevdiklerinizden uzakta olacağınız için, doğal olarak, yıllık izinlerinizi vatanınızda onlarla birlikte geçirmek isteyeceksiniz. Çoğu firma yılda bir defa olmak üzere gidiş-dönüş uçak bileti alıyor veya buna karşılık belli bir sabit ücret ödüyor.

Ancak, yılda bir sefer görüşmek yeterli gelmeyeceği için veya bayramlarda da vatanınızda, ailenizle ve dostlarınızla bir arada olmak isteyeceğiniz için ekstra seyahat harcamalarınız olacaktır.  

İklim Değişiklikleri;

İklim değişikliği, daha ziyade uluslar arası seyahate bağlı olarak i sizi ciddi manada etkileyebilir. Mevsim şartlarına uygun kıyafet ve eşya seçimi yapmalısınız.

Gurbette Yaşama Psikolojisi;

Her şeyden önce ana vatanınız dışında bulunacaksınız. Bulunduğunuz ülke ne kadar modern, özgür, lüks dahi olsa, sonuçta sizin memleketiniz değil. Bu psikoloji yurt dışında bulunduğunuz sürece sizin üzerinizdeki bir kıyafet gibi olacaktır. Çoğu zaman haklı olmaktan ziyade, “problem olmasın yeter”i amaçlamak durumunda kalacaksınız. Ne demiş altın kafesteki bülbül; ”Vatanım.” [2]

(Bugün bardağın boş tarafından baktık. Olabildiğince yalın ve abartısız bir şekilde yurtdışında çalışmanın zorlukları hakkındaki önemli hususları aktarabilmeye çalıştım. Genelleme yaptığım için, elbette sizlerin bulunduğu ortamlara göre ilaveler veya eksiltmeler yapılabilir.  Lütfen siz de benim değinmediğim, sizce önemli olan hususları yazın. Bir sonraki yazımda Yurdışında Çalışmanın Avantajları’ndan bahsedeceğim. Tekrar görüşmek dileğiyle.)

[1] Hz. Muhammed (SAV) [2] Atasözü

Saygı ve sevgilerimle

Mithat GÜNEY, PMP
www.mithatguney.com

Yargıtaydan emsal niteliğinde ‘Kapıcı’ kararı!

Yargıtay, fazla çalışmasını ispatlayamayan ‘kapıcı’ için emsal niteliğinde bir karara hükmetti. Yargıtay, haftalık yasal çalışma süresinin aşıldığı gerekçesiyle ek mesai alacağı veren yerel mahkeme kararını bozdu.

Yargıtay, ‘kapıcı’ mesleğindekiler için emsal niteliğinde hüküm verdi

Yerel Mahkeme Kapıcı lehine karar verdi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi , fazla çalışmasını ispatlayamayan ‘kapıcı’ için emsal niteliğinde bir karara hükmetti. Yargıtay, haftalık yasal çalışma süresinin aşıldığı gerekçesiyle ek mesai alacağı veren yerel mahkeme kararını bozdu.

AA muhabirinin yaptığı habere göre; Gaziantep’te bir apartmanda kapıcı olarak çalışan görevli, kendisine ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle yönetim tarafından tazminatsız işten çıkartıldığını iddia etti.

Apartmana doğal gaz çekildiği gerekçesiyle, kıdem ve ihbar tazminatlarını ve alamadığını iddia ettiği bir kısım işçilik alacaklarının tahsili talebiyle kapıcı, Gaziantep 3. İş Mahkemesi’nde dava açtı.

Mahkeme kararında, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesine, kapıcıya ayrıca fazla çalışma nedeniyle ödeme yapılmasına hükmetti. Apartman yönetimi yerel mahkemenin bu kararını temyize götürdü.

Yargıtay, Yerel Mahkeme kararını bozdu

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, temyiz üzerine dosyayı görüşerek, kapıcının fazla çalışmaya yönelik temyiz itirazları dışındaki istemlerini reddetti.

Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunu irdeleyen Yargıtay, yerel mahkeme kararının bu kısmını bozdu.

Dairenin kararında, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, apartman görevlilerince açılan emsal dosyalar ile kış aylarında kalorifer yakma ve kapama saatleri nazara alınarak davacının haftanın 6 günü 05.00 ile 22.00 saatleri arasında günde 17 saat, Kasım-Nisan ayları arası dönemler için ise günde 8 saat fazla çalıştığının kabul edildiği aktarıldı.

Kararda, yerel mahkemece, bir işçinin günlük yapabileceği fazla çalışma sınırının 3 saat olduğu yönündeki Yargıtay içtihatları gerekçe gösterilerek, anılan dönem için haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığının tespit edildiği belirtildi.

“Özel hayat ve iş hayatının iç içe geçmiş”

Tanık beyanlarına göre, davacı kapıcının, çalıştığı ve aynı zamanda oturduğu apartmanın, 18 daireli ve kaloriferli olduğu, sabahları apartman sakinlerine servise çıkıldığı, binanın temizliği ve akşam vakitleri çöp alımıyla sınırlı bir çalışmanın söz konusu olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.

Kapıcılığın kendine özgü çalışma şartları olan, serbest zaman kullanma imkanı bulunan, ara dinleme süresi fazla olan ve çalışılan apartmanın kapıcı dairesinde ikamet edilmesi sebebiyle özel hayat ve iş hayatının iç içe geçtiği bir çalışma biçimi olduğuna değinilen kararda, somut olayda haftalık 45 saatlik yasal çalışma süresinin aşıldığının ispatlanamadığına dikkat çekildi.

Davacının fazla çalışma yaptığını yeterli ve inandırıcı delillerle ispat edemediğine işaret edilen kararda, bu nedenle talebin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği hükmüne varıldı.

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/yargitaydan-kapici-karari/1357089

Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı!

Türkiye İstatistik Kurumu Eylül ayı İşgücü İstatistik verilerini yayımladı. TÜİK’e göre ekonomik faaliyet bazında 2018 yılı Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam azaldı.

2018 Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

2017 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam edilenlerin payının 0,8 puan azaldığı görülmektedir. Bunun yanında tarım sektörünün payı 1,1 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,8 puan ve hizmet sektörünün payı 1,2 puan artmış.

TÜİK Eylül 2018 İşgücü İstatistikleri

TÜİK aylık raporuna göre; Türkiye geneli 15 ve üstü yaş grubundaki işsiz sayısı Eylül ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 330 bin kişi artmak suretiyle 3 milyon 749 bin kişi oldu. İşsizlik oranı geçtiğimiz yıla göre 0,8 puan artarak yüzde 11,4 seviyesinde gerçekleşti.

İstihdam Oranı yüzde 47,8 oldu.

2018 yılı Eylül döneminde istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yıla göre 266 bin kişi artarak 29 milyon 63 bin kişi oldu. Böylelikle istihdam oranı yüzde 47,8 olarak gerçekleşti.

Sektörel bazda bakıldığında, tarım sektörü çalışan sayısında 264 bin kişilik bir azalma görülürken, tarım dışı sektörlerde istihdam edilenlerin sayısı 531 bin kişi arttı.

Dönemsel bazda toplam istihdam edilenlerin sektörel dağılımı; tarım yüzde 19,2, sanayi yüzde 19,6, inşaat yüzde 6,9 ve hizmet sektörü yüzde 54,3 ile en büyük payı aldı.

İşgücüne Katılma Oranı yüzde 54

2018 yılı Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre işgücüne katılma oranı ise 0,4 puan artarak toplam işgücü 32 milyon 813 bin kişi olarak gerçekleşmiş. Kadınların işgücüne katılım oranı 0,4 puanlık artışla yüzde 34,9 olarak gerçekleşti.

Kayıt Dışılık Oranı yüzde 33,8 

Eylül 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 puan azalarak yüzde 33,8 olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 22 olarak gerçekleşti.

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda düşüş, İşsizlikte artış var

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 28 milyon 797 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan azalarak yüzde 47,4 oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 45 bin kişi artarak 3 milyon 676 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,1 puan artarak yüzde 11,3 oldu.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı;

  • tarım sektöründe 31 bin kişi arttı,
  • inşaat sektöründe 29 bin kişi azaldı,
  • sanayi sektöründe 32 bin kişi azaldı,
  • hizmet sektöründe 50 bin kişi azaldı.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27698

Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı!

Türkiye İstatistik Kurumu Ağustos ayı İşgücü İstatistik verilerini yayımladı. TÜİK’e göre ekonomik faaliyet bazında 2018 yılı Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam azaldı.

2018 Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

2017 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam edilenlerin payının 0,8 puan azaldığı görülmektedir. Bunun yanında tarım sektörünün payı 1,3 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,6 puan ve hizmet sektörünün payı 1,4 puan artmış.

TÜİK Ağustos 2018 İşgücü İstatistikleri

TÜİK aylık raporuna göre; Türkiye geneli 15 ve üstü yaş grubundaki işsiz sayısı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 266 bin kişi artmak suretiyle 3 milyon 670 bin kişi oldu. İşsizlik oranı geçtiğimiz yıla göre 0,5 puan artarak yüzde 11,1 seviyesinde gerçekleşti.

İstihdam Oranı yüzde 48,3 oldu.

2018 yılı Ağustos döneminde istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yıla göre 490 bin kişi artarak 29 milyon 318 bin kişi oldu. Böylelikle istihdam oranı yüzde 48,3 olarak gerçekleşti.

Sektörel bazda bakıldığında, tarım sektörü çalışan sayısında 256 bin kişilik bir azalma görülürken, tarım dışı sektörlerde istihdam edilenlerin sayısı 745 bin kişi arttı.

Dönemsel bazda toplam istihdam edilenlerin sektörel dağılımı; tarım yüzde 19,4, sanayi yüzde 19,5, inşaat yüzde 7,1 ve hizmet sektörü yüzde 54 ile en büyük payı aldı.

İşgücüne Katılma Oranı yüzde 54,3

2018 yılı Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre işgücüne katılma oranı ise 0,6 puan artarak toplam işgücü 32 milyon 989 bin kişi olarak gerçekleşmiş. Kadınların işgücüne katılım oranı 0,6 puanlık artışla yüzde 34,9 olarak gerçekleşti.

Kayıt Dışılık Oranı yüzde 34 

Ağustos 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,1 puan azalarak yüzde 34 olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 22,1 olarak gerçekleşti.

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda da İşsizlikte de Artış Var

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 28 milyon 891 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,2 puan artarak yüzde 47,6 oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 57 bin kişi artarak 3 milyon 627 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,2 puan artarak yüzde 11,2 oldu.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı;

  • tarım sektöründe 36 bin kişi azaldı.
  • inşaat sektöründe 4 bin kişi arttı,
  • sanayi sektöründe 27 bin kişi arttı,
  • hizmet sektöründe 156 bin kişi arttı.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27690

TOKİ’nin Yüzde 24 İndirim Kampanyası Sona Erdi!

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Ağustos ayı sonunda kamuoyuna duyurulan yüzde 24 İndirim Kampanyası kapsamında toplamda 13 bin kişinin yararlandığı ifade edildi.

TOKİ yüzde 24 İndirim Kampanyası

TOKİ’nin 21 Eylül’de başlattığı yüzde 24 İndirim Kampanyası sona erdi.

TOKİ Başkanı Ergün Turan, “TOKİ’nin yüzde 24 İndirim Kampanyası kapsamında 13 bin 321 kişi yararlandı. Kampanya dahilinde kısmi ödemeler ile birlikte toplamda 588 milyon 575 bin Türk Lirası hasılat elde edildi.” açıklaması yaptı.

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Turan, yüzde 24 erken ödeme indirimi kolaylığı ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Turan, çoğu alt gelir grubundan vatandaşlar olmak üzere, TOKİ’den sosyal konut satın alanlar için bu yüzde 24 İndirim Kampanyası ile önemli bir fırsat sunduklarının altını çizdi.

Yastık Altı Birikimler değerlendirildi

Toplu Konut İdaresi Başkanı Turan; “TOKİ’nin yüzde 24 indirim kampanyası büyük ilgi gördü. Kampanyadan toplamda 13 bin 321 kişi yararlandı. Kısmi ödemeler ile birlikte toplam 588 milyon 575 bin lira hasılat elde edildi.” şeklinde ifade etti.

Turan, bu kampanyanın 2018 yılı içerisinde düzenlenen ikinci indirim kampanyası olduğunun altını çizdi. Kampanya dahilinde esnek ödeme seçeneği sunduklarını vurgulayan Turan, borç bakiyesinin tamamını kapatamayacak vatandaşların da kampanyadan yararlandığını belirtti. Bu kapsamda bin 907 vatandaşın 64 milyon 260 bin lira peşin ödeme yaptığını aktardı.

Ergün Turan, kampanya katılan vatandaşların yüzde 97’sinin borçlarını “yastık altı” denilen kişisel tasarruflarıyla kapattığını, bu doğrultuda 570 milyon liranın piyasaya girdiğini kaydetti.

Turan, sektörel bazda alt sektörleriyle birlikte inşaat sektörünün, her geçen gün büyüdüğüne dikkat çekti. İnşaat sektörünün, Türk ekonomisinin lokomotifi olmaya devam ettiğini vurgulayan Turan; “İnşaat sektörü, çok geniş ve hızlı şekilde katmanlara ulaşan bir sektör. Ekonomik büyüme olduğunda, itici güç olarak ortaya çıkıyor. İnşaat sektörüne gözümüz gibi bakmalıyız.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

Kampanya Prosedürü

İlgili kampanya hakkında Ağustos ayı sonunda yapmış olduğu açıklamada Turan, kampanyaların belirli prosedürlere ve vatandaşların durumuna göre yapıldığını dile getirmişti. Başkan Turan;

“Yaz aylarında indirim kampanyası yaptığımızda birçok vatandaşımız köyünde ve tatilde oluyor. Bunun için indirim kampanyamızı bahar ayında yapıyoruz. Kampanyadan yaklaşık 192 bin konut ve iş yeri alıcısının yararlanmasını bekliyoruz. Kampanya kapsamındaki konut alıcılarının borç bakiyelerini kapatarak söz konusu indirimden faydalanmak istemeleri halinde Gayrimenkul Satış Sözleşmesi‘ni imzalamış oldukları aracı bankalardan konut kredisi de kullanabilecekler.” şeklinde açıklamıştı.

Muhabir: Mehmet Tosun

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/tokinin-indirim-kampanyasindan-13-bin-kisi-yararlandi/1288335 

Temmuzda İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı!

Türkiye İstatistik Kurumu Temmuz ayı İşgücü İstatistik verilerini yayımladı. TÜİK’e göre ekonomik faaliyet bazında 2018 yılı Temmuzda İnşaat Sektöründe İstihdam azaldı.

2018 Temmuzda İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

Temmuzda İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

2017 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda Temmuzda İnşaat Sektöründe İstihdam edilenlerin payının 0,7 puan azaldığı görülmektedir. Bunun yanında tarım sektörünün payı 1,2 puan, sanayi sektörünün payı 0,8 puan ve hizmet sektörünün payı 1,1 puan artmış.

TÜİK Temmuz 2018 İşgücü İstatistikleri

TÜİK aylık raporuna göre; Türkiye geneli 15 ve üstü yaş grubundaki işsiz sayısı Temmuz ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 88 bin kişi artmak suretiyle 3 milyon 531 bin kişi oldu. İşsizlik oranı geçtiğimiz yıla göre 0,1 puan artarak yüzde 10,8 seviyesinde gerçekleşti. 

İstihdam Oranı yüzde 48,2 Oldu.

2018 yılı Temmuz döneminde istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yıla göre 507 bin kişi artarak 29 milyon 265 bin kişi oldu. Böylelikle istihdam oranı yüzde 48,2 olarak gerçekleşti.

Sektörel bazda bakıldığında, tarım sektörü çalışan sayısında 247 bin kişilik bir azalma görülürken, tarım dışı sektörlerde istihdam edilenlerin sayısı 755 bin kişi arttı.

Dönemsel bazda toplam istihdam edilenlerin sektörel dağılımı; tarım yüzde 19,7, sanayi yüzde 19,5, inşaat yüzde 6,9 ve hizmet sektörü yüzde 53,9 ile en büyük payı aldı.

İşgücüne Katılma Oranı yüzde 54

2018 yılı Temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre işgücüne katılma oranı ise 0,3 puan artarak toplam işgücü 32 milyon 796 bin kişi olarak gerçekleşmiş. Kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 34,7 olarak gerçekleşti.

Kayıt Dışılık Oranı yüzde 34,3 

Temmuz 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,9 puan azalarak yüzde 34,3 olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 22,2 olarak gerçekleşti.

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda da İşsizlikte de Artış Var

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 28 milyon 733 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı değişim göstermeyerek yüzde 47,4 oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 53 bin kişi artarak 3 milyon 562 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,1 puan artarak yüzde 11 oldu.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı;

  • tarım sektöründe 3 bin kişi arttı.
  • inşaat sektöründe 52 bin kişi azaldı,
  • sanayi sektöründe 34 bin kişi azaldı
  • hizmet sektöründe 77 bin kişi arttı.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27697

Katar’ın En Büyüğünden TEKZEN’e Ortaklık!

Türkiye‘nin ev güzelleştirme merkezi Tekzen ile Katar‘ın en büyük perakendecisi Al Meera Holding arasında Tekzen Al Meera Stratejik İş Birliği anlaşması imzalandı.

Tekzen Al Meera Stratejik İş Birliği

Tekzen Al Meera Stratejik İş Birliği Anlaşması

Türk Tekzen ile Katarlı Al Meera Holding arasındaki Tekzen Al Meera Stratejik İş Birliği anlaşması her iki kurum yetkililerinin katılımı ile İstanbul’da gerçekleşti.

Yüzde 100 yerli sermayeli Tekzen ile Al Meera arasındaki anlaşma çerçevesinde Katarlı şirket ilk yıl 100 milyon Amerikan doları kadar alım yapacak.

Tekzen Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Murat Girgin, Tekzen Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Onur Mertoğlu, Tekzen Pazarlama Müdürü Mehmet Cem Kızılkaya, Tekzen Finans ve Raporlama Müdürü Ayça Yıldız, Al Meera Holding İcra Kurulu Başkan Vekili Salah Al-Hammadi ve Al Meera Holding Ticari Direktörü Alouani Adil imza töreninde hazır bulundular. 

Tekzen Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Murat Girgin, imza töreninde iş birliğine ilişkin bilgi verdi. Girgin; “Tekzen, Türkiye‘nin ilk ve en yaygın ev güzelleştirme merkezidir. Tekzen olarak Türkiye’de 59 şehirde 138 mağazamız bulunuyor. 23 sene oldu. Bünyesinde olduğumuz Tekfen’in Katar dahil yurt dışında birçok ülkede faaliyet göstermekte. 13 yıldır çalıştığımız Katar ile bugüne kadar 3,5 milyar dolarlık iş bitirdik. Halen 3 milyar dolarlık daha ilave işimiz var.

Bu ilişki geçmişi sayesinde bugün bir aradayız. Katar gıda pazarının yüzde 30’unu kontrol eden, Al Meera Holding, 1 milyar doların üzerinde cirosu olan bir firma. Yaklaşık yüzde 74’ü halka açık olan gıda şirketi Al Meera’nın; Katar’da 52, Umman’da 4 mağazası var. Al Meera sektörel olarak gıda dışındaki ticaretini de geliştirmek istiyor. Bugün imzaladığımız anlaşma çerçevesinde önümüzdeki bir yıllık süre içinde gıda dışı ürün kategorilerinin tedariğini Tekzen‘den yapacak. Tekzen Al Meera Stratejik İş Birliği kapsamının artarak devam edeceğini düşünüyoruz.” dedi.

İlk Yıl 100 Milyon Amerikan Doları 

Tekzen CEO’su Girgin, ilk yıl için 100 milyon dolarlık bir ticari hacim hedeflediklerini belirtti. Girgin, “Ticaret hacmimiz kalite ve fiyat uygunluğuna göre şekillenecek. Sürekli yatırım yapan bir firma olan Al Meera, Katar’da her geçen yıl büyüyor. Bugün imzalanan bu protokol ile Al Meera bu büyümesinde Tekzen’in dinamiğinden ve know-how’ından da istifade edecek.” dedi.

Türkiye ile Ticaretimizin Artması Ekonomik Açıdan Önemli

Katar’ın en büyük hipermarket zinciri olduklarını dile getiren Al Meera Holding İcra Kurulu Başkan Vekili Salah Al-Hammadi, Katar’da ve Katar dışındaki pazarlarda büyüme hedeflerinin bulunduğunu ifade etti. Al-Hammadi; 

“Ciromuzun yüzde 5’ini Umman oluşturuyor. Umman’daki ticari varlığımızı önümüzdeki yıllarda ikiye katlamayı hedefliyoruz. Türkiye ile ticareti artırmamız ve iş birliğinin gelişmesi çok önemli. Durum ne olursa olsun Türk ekonomisi çok sağlam ve biz Türk ekonomisinin kuvvetine inanıyoruz. Bu ay başında her iki ülke bakanlarının ortaklaşa parafladığı Türkiye-Katar Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşması (TEOA)‘na katkıda bulunabilmekten memnunuz. Bu stratejik adımımızla Tekzen gibi itibarlı ve güvenilir bir partnerle iş birliği yapmış olduk.

Gıda dışı perakende ticareti, şu anki işimizin yüzde 5’ini oluşturuyor. Biz bu payı 3 katına çıkartmak suretiyle yüzde 15’e ulaşmayı hedefledik. 2019 yılı için yaklaşık 100 milyon dolarlık bir alım planladık Pazarın tepkisine göre aşama aşama ilerleyeceğiz. Katar halkı Türk ürünlerinden çok memnun. Ambargo sonrası Türk markalarının marketlerdeki satış oranı yüzde 80 arttı.” dedi. 

Katar halkının Türk ürünlerinin lezzeti ve kalitesine teveccühü olduğunu vurgulayan Al Hammadi, Türkiye’nin ve Tekzen’in gelecekte de kendileri için güçlü bir stratejik ortak olacağını ifade etti.

Muhabir: Eda Fatma Topçu

Yeni Ekonomi Programı Yürürlüğe Girdi!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından 20 Eylül 2018’de açıklanan Yeni Ekonomi Programı (YEP) yürürlüğe girdi.

Yeni Ekonomi Programı

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji Bütçe Başkanlığı’nca ortaklaşa hazırlanan YEP, Cumhurbaşkanı Kararı olarak onaylanmak suretiyle Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.

2019-2021 yılları arasını kapsayan Orta Vadeli Ekonomi Programı birtakım önemli hedefler ortaya koydu.

YEP’e göre büyüme hedefleri;

2018 yılı için yüzde 3,8,

2019 yılı için yüzde 2,3,

2020 yılı için yüzde 3,5 ve

2021 yılı için de yüzde 5 olarak belirlendi.

Enflasyon hedefleri;

2018 yılı için yüzde 20,8,

2019 yılı için yüzde 15,9,

2020 yılı için yüzde 9,8 ve

2021 yılı için de yüzde 6 olarak belirlendi.

Bütçe açığının GSYH’ye oranı hedefleri;

2018 yılı için yüzde 1,9

2019 yılı için yüzde 1,8

2020 yılı için yüzde 1,9

2021 yılı için yüzde 1,7 olarak belirlendi.

İşsizlik hedefleri;

2018 yılı sonu için yüzde 11,3,

2019 yılı sonu için yüzde 12,1,

2020 yılı sonu için yüzde 11,9 ve

2021 yılı sonu için yüzde 10,8 olarak belirlendi.

O Projelere Başlanmayacak

Yeni Ekonomi Programı‘na göre,

  • ihalesi henüz yapılmamış olan projeler ve
  • ihalesi yapılmış ancak başlanmamış projeler

askıya alınacak.

  • Devam eden, mega-altyapı projeleri de doğrudan yabancı yatırım yoluyla, uluslararası finansman desteğiyle hayata geçirilecek.

Kısa Vadede Amaç Fiyat İstikrarı

Yeni Ekonomi Programı’na göre, mevcut siyasi ve ekonomik duruma bağlı olarak,

  • kısa vadede fiyat istikrarının ve finansal istikrarın yeniden tesis edilmesi, ekonomide dengelenmenin ve bütçe disiplininin sağlanması,
  • orta vadede sürdürülebilir büyüme ve adaletli paylaşıma yönelik ekonomik değişimin gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.

Ekonomik Politika olarak;

  • Piyasa ekonomisinin temel prensiplerinden taviz vermeyen,
  • Yalın performans göstergeleriyle objektif bir şekilde izlenebilen,
  • gerçekçi, şeffaf ve tutarlı bir politika izlenmesi amaçlanıyor.

Geçmiş dönemde ekonomide planlanan yapısal dönüşümlerin gerçekleştirileme gerekçesi olarak, Suriye kaynaklı jeopolitik riskler ve artan terör saldırılarının etkisiyle güvenlik politikalarının önceliklendirilmesi gösterildi.

Bu dönemin en önemli avantajının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sağladığı hızlı ve etkin karar alma mekanizması olacağı vurgulandı. Bu sayede ekonominin daha koordineli yönetilme imkanı bulacağı belirtilen programda, 2018’in ikinci çeyreğinden itibaren gelişmekte olan ülkelere yönelik risk algısının bozulması ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artışlarıyla uluslararası sermaye akımlarının yavaşladığı ifade edildi. Bu süreçte dış finansman ihtiyacının, ABD yönetiminin Türkiye ekonomisini ve Türk Lirasını doğrudan hedef almasıyla, ülke risk primlerinin yükseldiği ve TL’nin değer kaybettiği vurgulandı.

Programda bu gelişmelerin; enflasyonun ve dolayısıyla piyasa faizlerinin artmasına, tüketim, yatırım harcamalarıyla toplam büyümenin yavaşlamasına, şirketlerin hem iç hem de dış finansmana erişim kapasitesinin daralmasına neden olduğu işaret edildi

YEP’in esas temelini oluşturan unsurlar;

  • Türkiye’nin krizlere karşı dayanıklı ve güçlü ekonomisi,
  • düşük kamu ve hanehalkı borcu,
  • disiplinli maliye politikası,
  • dinamik ve girişimci özel sektörü,
  • dünya pazarlarına açık ihracatçı yapısı,
  • yeni hükümet sistemiyle beraber hızlanan siyasi karar alma süreçleri ve
  • güçlü beşeri sermayesidir.

Dengelenme, Disiplin ve Değişim Programı

Programda “dengelenme, disiplin ve değişim” başlığı altında sıralanan temel hedefler;

  • kamuda kaynakların verimli kullanılması,
  • maliyetlerin ve harcamaların azaltılması,
  • gelirlerin kalitesinin artırılması

için Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisi kurulacak. Kamu maliyesinde kalıcı iyileştirmeler sağlayacak olan Tasarruf ve Gelir Dönüşüm Programı, ofis tarafından hazırlanacak ve takip edilecek.

Vergi Veri Analiz Merkezi kurulacak

Farklı veri kaynaklarını toplama amaçlı Vergi Veri Analiz Merkezi kurulmak suretiyle, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınarak vergilendirilecek.

Tahsilat etkinliği geliştirilmek suretiyle vergi gelirleri artırılacak.

Bankacılık sektörünün mali yapısı güçlendirilecek

Bankaların güncel mali yapılarını ve aktif kalitelerini tespit etmek için mali bünye değerlendirme çalışmaları yapılacak. Bu çalışmaların sonuçlarına göre gerektiği durumlarda bankacılık sektörünün mali yapısı güçlendirilecek, böylece reel sektörün uygun maliyetlerle krediye erişiminin ve mevcut kredilerinin yeniden yapılandırılmasının önü açılacak.

Ekonomide Dışa Bağımlılık Azaltılacak

Ekonominin yabancı tasarruflara bağımlılığı kalıcı olarak azaltılacak ve cari açığın milli gelire oranı yüzde 3’ün altına düşürülecek. Bu doğrultuda;

  • ihracat,
  • turizm ve
  • sanayi ürünlerinde yerlileştirmeye dayalı bir ekonomik dönüşüm sağlanacak.

Ekonomi ile ilgili kurumlar yeniden yapılandırılacak, liyakat ve performans odaklı insan kaynağı yönetimiyle kurumlara güven artırılacak.

Hızlı karar alan, piyasaların ve özel sektörün önünden giden ve özel sektörün önünü açan bir yönetim anlayışı benimsenecek.

Oluşturulacak olan yeni finansal mimari, finansal istikrarı ve güvenliği esas alacak, YEP’teki makroekonomik hedefleri destekleyecek ve sürdürülebilir kılacak.

YEP Eylem Planı kanalıyla, bu plan çerçevesinde gerçekleştirilen ilerlemeler 3 aylık dönemlerde takip edilecek.

Enflasyon Kalıcı Olarak Düşürülecek

Hazine ve Maliye Bakanlığı sıkı mali disiplinle, enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve fiyat istikrarının sağlanmasına ilişkin uygulanacak politika ve tedbirleri içeren program ile, enflasyonla mücadeleye destek verecek.

Finansal güvenlik ve istikrarın sürdürülebilmesi için Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi (FİKKO) kurulacak.

Tarım arz ve rekolte tahmin politikaları oluşturulacak

Tarım ürünlerinin arz ve rekolte tahminlerinin sağlıklı yapılabilmesi için bir erken uyarı sistemi oluşturulacak. Hayata geçirilecek olan Ürün Gözetim Mekanizması ile gıda ürünlerinde fiyat dalgalanmalarının önüne geçilecek.

Kira artışları TÜFE’ye göre belirlenecek

Gayrimenkul sektörü için de önemli bir karar çıktı. YEP‘na göre, kira artışı oranının üst sınırı, döviz kuru ve emtia fiyatlarındaki gelişmelere duyarlılığı yüksek üretici fiyatları (ÜFE) yerine tüketici fiyatları (TÜFE) çerçevesinde belirlenecek.

Gayrimenkul envanteri, gayrimenkul değerleme sistemi kurulmak suretiyle tamamlanacak.

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/yeni-ekonomi-programi-resmi-gazetede/1260232

Haziranda İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı!

Türkiye İstatistik Kurumu Haziran ayı İşgücü İstatistik verilerini yayımladı. TÜİK’e göre ekonomik faaliyet bazında 2018 yılı Haziranda  İnşaat Sektöründe İstihdam azaldı.

Haziranda İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

Haziranda İnşaat Sektöründe İstihdam azaldı

2017 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda Haziranda İnşaat Sektöründe İstihdam oranının 0,4 puan azaldığı görülmektedir. Bunun yanında tarım sektörü 0,9 puan, sanayi sektörü 0,8 puan ve hizmet sektörü 0,4 puan artmış.

TÜİK Haziran 2018 İşgücü İstatistikleri

TÜİK aylık raporuna göre; Türkiye geneli 15 ve üstü yaş grubundaki işsiz sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre 64 bin kişi artmak suretiyle 3 milyon 315 bin kişi oldu. İşsizlik oranı geçtiğimiz yıla göre değişmeyerek yüzde 10,2 seviyesinde gerçekleşti. 

İstihdam Oranı Seviyesini Korudu

2018 yılı Haziran döneminde istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yıla göre 611 bin kişi artarak 29 milyon 314 bin kişi oldu. Böylelikle istihdam oranı yüzde 48,4 olarak gerçekleşti.

Sektörel bazda bakıldığında, tarım sektörü çalışan sayısında 133 bin kişilik bir azalma görülürken, tarım dışı sektörlerde istihdam edilenlerin sayısı 744 bin kişi arttı.

Dönemsel bazda toplam istihdam edilenlerin sektörel dağılımı; tarım yüzde 19,2, sanayi yüzde 19,6, inşaat yüzde 7,2 ve hizmet sektörü yüzde 54 ile en büyük payı aldı.

İşgücüne katılma oranı yüzde 53,8

2018 yılı Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre işgücüne katılma oranı ise 0,4 puan artarak toplam işgücü 32 milyon 629 bin kişi olarak gerçekleşmiş. Kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 34,6 olarak gerçekleşti.

Kayıt dışılık oranı yüzde 34 

Haziran 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,7 puan azalarak yüzde 34 olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 22,4 olarak gerçekleşti.

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda da İşsizlikte de Artış Var

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 28 milyon 748 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan artarak yüzde 47,4 oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 93 bin kişi artarak 3 milyon 505 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,3 puan artarak yüzde 10,9 oldu.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı;

tarım sektöründe 30 bin kişi azaldı, inşaat sektöründe 6 bin kişi azaldı,

sanayi sektöründe 68 bin kişi arttı, hizmet sektöründe 43 bin kişi arttı.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27696

Çevreci İklim Uygulamalarının İstihdama Katkısı

Şehirlerde gerçekleşecek olan enerji, ulaştırma ve altyapı hizmetlerindeki Çevreci iklim uygulamalarının istihdama katkısı olacağı öngörülmektedir.

küresel iklim

Dünya genelinde 2030 yılına kadar bu sayede, 13,7 milyon kişiye ek iş imkanı sağlanabileceği tahmin edilmektedir.

C40 Organizasyonu tarafından, ABD’nin Kaliforniya eyaletinde 12-14 Eylül’de düzenlenecek Küresel İklim Hareketi Zirvesi kapsamında yayımlanan rapora göre, temiz iklim uygulamalarıyla 2030’a kadar 1,3 milyon prematüre bebek ölümü engellenebilecek.

İklim Olanakları, Daha Fazla İstihdam, Daha Sağlıklı ve Yaşanabilir Şehirler” başlıklı rapora göre; 2030’a kadar iklim değişiklikleri dikkate alınarak hazırlanacak enerji altyapısı çalışmalarıyla, küresel anlamda şehirlerdeki evsel harcamalardan milyarlarca dolar tasarruf edilebilecek.

Sadece evsel enerji verimliliği uygulamalarının hayata geçirilmesiyle, Dünya genelinde 5,4 milyon kişiye istihdam sağlanabilecek ve evlerin enerji maliyetleri de düşürülebilecek.

Şehir içi ulaştırmada enerji verimli araçlar kullanmak suretiyle küresel anlamda her yıl ortalama 1 milyon bebeğin hava kirliliği yüzünden ölmesi önlenebilecek.

Şehirlerde gerçekleşecek olan enerji, ulaştırma ve altyapı hizmetlerindeki Çevreci iklim uygulamalarının istihdama katkısı olabilecek. Dünya genelinde 2030 yılına kadar bu sayede, 13,7 milyon kişiye ek iş imkanı sağlanabilecek.

Şehir Kaynaklı Sera Gazı Emisyonlarının Oranı yüzde 73

Raporda NewClimate Institute’ün kurucularından Thomas Day’ın görüşlerine de yer verilmiştir; Day’e göre, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 73’ünün şehirlerden kaynaklanıyor.

Day, Paris anlaşmasında bahsi geçen iklim hedeflerine ulaşmak için yüksek çaba sarfedilmesi gerektiğine işaret ettiği ifadesinde, binalar, sanayi ve ulaşım sektöründe kullanılan enerjinin daha verimli ve temiz hale getirilmesiyle sera gazı emisyonlarının azaltılabileceğini belirtti.

Küresel İklim Hareketi Zirvesi’ne dünya genelinden birçok iklim bilimci, araştırmacı ve enerji uzmanı katılacak. Zirvede, güneş enerjisi gibi temiz enerji sistemleri, dönüştürülebilir iklim yatırımları ve yeni çevreci iklim uygulamaları gibi konular tartışılacak.

Muhabir: Gülşen Çağatay

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/dunya/cevreci-iklim-uygulamalari-istihdami-artiracak/1252667