Mayıs ayı işsizlik oranı yüzde 12,8 oldu!

Türkiye İstatistik Kurumu Mayıs ayı İşgücü İstatistik verilerine göre 2019 yılı Mayıs ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artarak yüzde 12,8 oldu.

Mayıs ayında işsizlik oranı düşmedi

Mayıs ayı işsizlik oranı yüzde 12,8 seviyesinde

TÜİK’e göre 2019 yılı Mayıs ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artarak yüzde 12,8 oldu.

2019 yılı Mayıs döneminde Türkiye genelinde 15 yaş ve üstü grubundaki işsiz sayısı, 2018 yılının aynı dönemine göre 1 milyon 21 bin kişi arttı. Mayıs ayı işsizlik oranı 3,1 puanlık artış ile yüzde 12,8 seviyesinde gerçekleşirken, toplam işsiz sayısı 4 milyon 157 bin kişi oldu.

2019 yılı Mayıs ayında;

  • Tarım dışı işsizlik oranı 3,4 puanlık artış ile yüzde 15,0 olarak tahmin edildi.
  • Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 5,5 puanlık artış ile yüzde 23,3 oldu.
  • 15-64 yaş grubunda işsizlik oranı 3,2 puanlık artış ile yüzde 13,1 şeklinde gerçekleşti.  

Mayısta İstihdam Oranı yüzde 46,1 oldu

2018 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda 2019 yılı Mayıs ayında istihdam edilenlerin sayısı 869 bin kişi azalmak suretiyle 28 milyon 269 bin kişiye indi. Böylelikle istihdam oranı yüzde 46,1 seviyesinde gerçekleşmiş oldu.

Çalışanların üçte biri kayıt dışı

2019 yılı Mayıs döneminde kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,7 puan artarak yüzde 34,4 olarak gerçekleşti. 

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda düşüş, İşsizlikte ise artış var

Bir önceki yılın aynı dönemine göre mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 137 bin kişi azalmak suretiyle 27 milyon 876 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,3 puan azalmak suretiyle  yüzde 45,4 seviyesine inmiş oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 38 bin kişi artarak 4 milyon 527 bin kişi olarak gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmış Mayıs ayı işsizlik oranı 0,2 puan artarak yüzde 14‘ e yükseldi.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı sektörel bazda;

  • tarım sektöründe 25 bin kişi azaldı,
  • inşaat sektöründe 7 bin kişi azaldı,
  • sanayi sektöründe 44 bin kişi azaldı,
  • hizmet sektöründe 62 bin kişi azaldı.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30691

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Nisan ayı işsizlik oranı yüzde 13 oldu!

Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayı İşgücü İstatistik verilerine göre 2019 yılı Nisan ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 artarak yüzde 13 oldu.

Nisan ayı işsizlik oranı yüzde 13 seviyesinde

TÜİK’e göre 2019 yılı Nisan ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 artarak yüzde 13 oldu.

2019 yılı Nisan döneminde Türkiye genelinde 15 yaş ve üstü grubundaki işsiz sayısı, 2018 yılının aynı dönemine göre 1 milyon 116 bin kişi arttı. Nisan ayı işsizlik oranı 3,4 puanlık artış ile yüzde 13,0 seviyesinde gerçekleşirken, toplam işsiz sayısı 4 milyon 202 bin kişi oldu.

2019 yılı Nisan ayında;

  • Tarım dışı işsizlik oranı 3,6 puanlık artış ile yüzde 15,0 olarak tahmin edildi.
  • Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 6,3 puanlık artış ile yüzde 23,2 oldu.
  • 15-64 yaş grubunda işsizlik oranı 3,5 puanlık artış ile yüzde 13,3 şeklinde gerçekleşti.  

Nisanda İstihdam Oranı yüzde 46 oldu

2018 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda 2019 yılı Nisan ayında istihdam edilenlerin sayısı 810 bin kişi azalmak suretiyle 28 milyon 199 bin kişiye indi. Böylelikle istihdam oranı yüzde 46 seviyesine gerilemiş oldu.

Çalışanların üçte biri kayıt dışı

2019 yılı Nisan döneminde kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,9 puan artarak yüzde 34,2 olarak gerçekleşti. 

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda düşüş, İşsizlikte ise artış var

Bir önceki yılın aynı dönemine göre mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 74 bin kişi azalmak suretiyle 28 milyon 40 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,2 puan azalmak suretiyle  yüzde 45,8 seviyesine inmiş oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 7 bin kişi artarak 4 milyon 487 bin kişi olarak gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmış nisan ayı işsizlik oranı 0,1 puan artarak yüzde 13,8‘ e yükseldi.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı sektörel bazda;

  • tarım sektöründe 84 bin kişi azaldı,
  • inşaat sektöründe 32 bin kişi azaldı,
  • sanayi sektöründe 71 bin kişi arttı,
  • hizmet sektöründe 30 bin kişi azaldı.

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30684

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan 
paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

ABD’de ekonomik durgunluk söz konusu!

Amerika’da bulunan büyük şirketlerin yaklaşık on yıl süren ekonomik genişlemenin ardından, yeni bir ekonomik durgunluk (resesyon) dönemine hazırlandıkları duyuruldu.

ABD’de ekonomik durgunluk (resesyon) beklentisi

ABD‘de bulunan büyük şirketlerin yeni bir ekonomik durgunluk (resesyon) dönemine hazırlandıkları duyuruldu.

2019 İmalat ve Dağıtım Raporu

Biztimes’ın haberine göre Chicago merkezli danışmanlık firması Sikich tarafından gerçekleştirilen 2019 İmalat ve Dağıtım Raporu isimli araştırmanın sonuçları açıklandı.

310 kuruluşun katılımı ile yapılan araştırma, yıllık geliri 500 milyon dolar üzerinde olan şirketlerin yüzde 49’unun gelecek bir yıl içersinde ekonomik durgunluk beklediğini ortaya koydu. 

Şirket yöneticilerinin yüzde 63’ü de yeni bir resesyona karşı verimliliği artırmak, operasyonları hızlı bir şekilde küçültme yeteneğini geliştirmek ve yeni pazarlar araştırmak gibi hazırlıklar yaptıklarını ifade etti.

Küçük Firmalar ekonomik durgunluk adına daha iyimser

Senelik cirosu 500 milyon doların altında kalan küçük firmalarda ise durgunluk beklentisi yüzde 21 düzeyinde kaldı. Küçük şirketlerin araştırmaya katılanlar içerisindeki oranı yüzde 79 düzeyinde.

Sikich yöneticilerinden Jerry Murphy küresel ekonomi ile daha fazla ilişki içinde olan büyük firmaların genelde gelecekte talebin nasıl şekilleneceğini çok daha iyi gördüklerini belirtti.

Murphy, “Bu görüşlerini genelde kendi küçük tedarikçileri ile pek paylaşmazlar. Bu nedenle küçük ve orta ölçekli işletmeler yaklaşan ekonomik yavaşlamayı vaktinde öğrenemeyebilir” dedi.

Katılımcılar özellikle Çin ile yürütülen ticaret savaşlarının ekonomiye etkisi konusunda ise ikiye bölündü. Şirketlerin yüzde 38’i ticaret savaşlarının kendi işlerini olumlu etkileyeceğini düşünürken, yüzde 35’i ise olumsuz etki beklediğini aktardı.

Ekonomik Durgunluk yani Resesyon nedir?

Genel ekonomik daralma veya küçülmeyi ifade eden resesyon veya ekonomik durgunluk, teknik olarak reel (enflasyon etkisinden arındırılmış) Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın (GHSYİH), üst üste en az iki çeyrekte (6 aynegatif büyüme kaydetmesidir.  Bu tanıma göre; GSYİH’sı son 2 çeyrekte üst üste gerileyen bir ekonominin resmi olarak resesyona girdiği kabul edilir. Ekonomik daralmanın çok şiddetli olması ve ekonomik aktivitenin durma noktasına gelmesine ise ekonomik çöküntü veya depresyon adı verilir.

ABD’de büyük şirketler ekonomik durgunluğa hazırlanıyor başlıklı haber uzmanpara.milliyet.com.tr internet sayfasında 28 Haziran 2019 tarihinde yayınlanmıştır.

Düzenleyen;

İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan
paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

THBB; “İnşaat Sektörü nereye gidiyor?”

Türk Hazır Beton Birliği (THBB) “Hazır Beton Endeksi” 2019 Mayıs Ayı Raporu’na göre İnşaat Sektörü nereye gidiyor? Rapora göre sektördeki daralma devam ediyor. Peki bankalarca geçtiğimiz günlerde başlatılan “Enflasyona Endeksli Konut Kredisi” uygulaması sektöre can suyu olabilecek mi?

Grafik-2: Endeks Değerlerindeki Değişim (Önceki Yılın Aynı Ayına Göre, %)

THBB’ne göre İnşaat Sektörü nereye gidiyor?

Türk Hazır Beton Birliği (THBB), İnşaat Sektörü nereye gidiyor? sorusuna cevap niteliğindeki “Hazır Beton Endeksi” 2019 Mayıs Ayı Raporu’nu açıkladı.

THBB, 20 Haziranda yayımlanan raporunda; inşaat sektöründeki ve inşaat sektörü ile bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri ortaya koydu.

“Hazır Beton Endeksi” 2019 Mayıs Ayı Raporu

“Hazır Beton Endeksi” 2019 Mayıs Ayı Raporu’nda bütün endekslerin eşik değerin altında olmasının, inşaat ve bağlantılı sektörlerin istenilen seviyelerden uzak olduğunu ortaya koyuyor.

Raporda, faaliyete kıyasla beklenti ve güven düzeylerinin daha düşük görünmesi, ilerleyen dönemlerde inşaat sektöründe canlanma olasılığını aşağı çekti.

“Acilen etkili tedbirlerin alınması gerekmekte”

Türk Hazır Beton Birliği Mayıs ayı Raporuna göre İnşaat Sektörü ndeki daralma devam ediyor. Bu konuda acilen etkili tedbirlerin alınması gerektiği belirtiliyor.

THBB, her ay merakla beklenen, inşaat ve bununla bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri ortaya koyan “Hazır Beton Endeksi” 2019 Mayıs Ayı Raporu’nu açıkladı.

Mevsimselliğe bağlı artışların sınırlı etkisi ile yükselen faaliyet düzeyi mayısta yeniden aşağı yönlü oldu. Faaliyete kıyasla beklenti ve güven düzeylerinin daha düşük görünmesi, ilerleyen dönemlerde inşaat sektöründe canlanma olasılığını aşağı çekti.

Hazır Beton Endeksi 2019 Mayıs Ayı Raporu’na göre Faaliyet Endeksi geçen yıl ile neredeyse aynı, Ancak diğer endeksler önceki yılın aynı dönemine göre düşüş gösterdi. Geçen yılın mayıs ayında görülen önemli düşüş sonrasında bu yılın mayıs ayında sektörün faaliyetleri ilerleme kaydetmedi.

Geçen yıla kıyasla beklentinin gerilemiş olması, beton üreticilerinin ilerleyen dönemlerde inşaat sektörüne dışarıdan bir ivme kazandırılmadığı sürece içsel dinamikleri ile sektörün rayına giremeyeceğine inandıklarını gösterdi.

“50 bin Kentsel Dönüşüm Projesi, başta hazır beton olmak üzere inşaat sektörü oyuncularının nefes alması için önemli bir fırsat olabilecektir”

Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, Hazır Beton Endeksi 2019 Mayıs Ayı Raporu’nun sonuçlarını değerlendirdi. Işık, “Bütün endekslerin eşik değerin altında olması; inşaat ve bağlantılı sektörlerin istenilen seviyelerden uzak olduğunu ortaya koydu. ” dedi. Yılın ilk çeyreğinde %10,9 gibi ciddi bir oranda daralan inşaat sektörü dışında çift haneli daralan başka bir sektör bulunmamaktadır. En son küresel krizde çift haneli daralan inşaat sektörü son 3 çeyrektir artan bir hızla geriye gitmektedir.

Bu noktada yakın zamanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından açıklanması planlanan 50 bin kentsel dönüşüm projesi, başta hazır beton olmak üzere inşaat sektörü oyuncularının nefes alması için önemli bir fırsat olabilecektir. Doğru planlama ile kentsel dönüşümde yeni bir hamle başlatılabilirken, inşaat sektöründeki daralma da frenlenebilecektir.” dedi

Hazır Beton Endeksi hakkında

Söz konusu endekslerin oluşturulmasına esas teşkil eden anket ile firmalara 9 soru sorulmuştur.

Her bir endeksin değeri 100’ün altında ya da üstünde olmasına bağlı olarak yorumlanmaktadır.

100’ün üzerinde olması durumunda önceki aya ait faaliyetin ya da gelecek döneme ilişkin beklentinin olumlu yönde geliştiği yorumu yapılmaktadır.

Türkiye genelinde her ay hazır beton üreticileri ile gerçekleştirilen çalışmada 3 farklı endeks türetiliyor;

  • Hazır Beton Faaliyet Endeksi ile hazır beton firmalarının geçmiş bir aylık faaliyetlerinin sonuçları,
  • Hazır Beton Güven Endeksi ile hazır beton sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin, ekonomi ve sektöre yönelik duydukları güven seviyesi,
  • Hazır Beton Beklenti Endeksi ile hazır beton firmalarının önümüzdeki üç aylık dönemde faaliyetlerinin hangi seviyede olacağına ilişkin beklentiler hakkında bilgi edinildi.

Hazır Beton Endeksi ile endekslerin tümünü içeren bileşik endeks elde ediliyor.

Peki “Enflasyona Endeksli Konut Kredisi” uygulaması sektöre can suyu olabilecek mi?

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz hafta Ziraat Bankası tarafından başlatılan uygulama Enflasyona Endeksli Konut Kredisi kullanımda! başlığı ile tarafımızdan da sektöre duyurulmuştu. Ziraat Bankası’nı VakıfBank ve Halkbank da takip etmek suretiyle benzer uygulamalar başlattılar.

Peki başta kamu bankaları tarafından başlatılan ve diğer bankaların da kısa süre içerisinde müşterilerine sunacakları “Enflasyona Endeksli Konut Kredisi” uygulaması sektöre can suyu olabilecek mi?

Bu konuda olumlu gelişmeler yaşanabilmesi için;

Öncelikle ‘seçim’ konusunun ülkenin gündeminden çıkması gerekmektedir.

Bundan sonra 2023 yılına kadar 4 yıllık kesintisiz seçimsiz döneme girecek olmamız, Türkiye’nin olağan gündemine geri dönüp ekonomik sorunlara ve işsizliğe eğilmesi adına bu büyük bir önem arzetmektedir.

Yıllık enflasyon oranının düşmesi gerekmektedir.

Yıllık enflasyon rakamlarının düşmesi, piyasada güven ortamının pekişmesine ve yatırımların hız kazanmasına vesile olacaktır.

Banka Faiz Oranlarının makul seviyelere inmesi gerekmektedir.

Enflasyondaki düşüşe bağlı olarak aylık konut kredisi faizlerinin de makul seviyelere inmesiyle, son bir kaç yıldır konut alımı ihtiyaçlarını erteleyen yerli ve yabancı vatandaşları cesaretlendirecektir.

Mevcut birikmiş konut stokunun eritilmesi adına bu büyük bir önem arzetmektedir.

Yeni Projelerde Planlama şart

Yeni başlayacak projelerin talep açısından ciddi anlamda değerlendirilip iyi bir şekilde planlanması ve projelendirilmesi gerekmektedir. Orta gelir grubuna ait kesim için kaliteli ve nitelikli, ancak ekonomik konutlara talep her zaman için vardır.

Hazır Beton Endeksi 2019 Mayıs Ayı Raporu başlıklı haber THBB’nin kurumsal internet sayfasında 20 Haziran 2019 tarihinde yayınlanmıştır.

Düzenleyen;

İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan
paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Yurtdışında Çalışmanın Avantajları Nelerdir?

Tekrar merhaba. Yurtdışında Çalışmanın Avantajları konusuna geçmeden önce, bundan bir önceki makalem olan, Yurtdışında Çalışmanın Zorlukları Nelerdir? isimli paylaşımımı okumanızı tavsiye ederim.

Yurtdışında Çalışmanın Avantajları

(Orada bardağın boş tarafından bakmıştık, Yurtdışında Çalışmanın Avantajları konusunda ise dolu kısmına değinmeye çalışacağım.)

Ülkemizde şu dönemde işsizlik giderek artmakta. Bu da bir çoğumuzu yeni arayışlara sevketmekte. Özellikle inşaat sektöründe yaşanan daralma, çok sayıda meslektaşımızı yurtdışı projelere sevketmekte.

Birçok mimar, mühendis, tekniker, idari personel ve işçimiz sözkonusu referans projelerde görev almak suretiyle ülkemizi yurt dışında gururla temsil etmekteler. Elbette bu göründüğü kadar da kolay olmamakta. Ancak her şeye rağmen projemizi başarılı bir şekilde teslim edip ülkemize döndüğümüzde, maddi kazanımı yanında bize farklı birçok meziyet katmış olduğunu görüyoruz. Yurtdışında çalışırken zaman zaman zorlandığımızda, hatırımıza bu kazanımları getirip, yetki ve sorumluluğumuza odaklanmaya çalışırız.

Yurtdışında Çalışmanın Avantajları

Zorlukları yanında, Yurtdışında Çalışmanın Avantajları şu şekilde sıralanabilir;

Maddi Kazanç;

Genelde ülkemizdeki Türk Lirası maaş tutarının rakamsal bazda karşılığı (Euro veya Dolar) döviz cinsinden aylık ücret almaktayız. Yurtdışında genelde temel maaş (basic salary) ve buna ilave olarak da barınma harcırahı (accommodation allowance) ve ulaşım harcırahı (transportation allowance) uygulaması vardır. Bunların toplamı tutarında bir ücret aylık olarak banka hesabımıza yatar.

Yıllık İzin;

Yıllık ücretli izin uygulaması ülkeye göre değişmekle birlikte, genelde dini ve resmi tatil günlerine ilave olarak 30 takvim günü şeklindedir. İznimizi bu dini veya resmi tatil günleri ile birleştirip uzunca bir tatil yapma veya bölmek suretiyle yıl içerisinde birkaç kez izin yapma imkanımız olur. Türkiye’de yıllık iznin ortalama 2 hafta olduğunu düşünürsek, dinlenmek ve ailemize ayırmak için bu süre oldukça yeterlidir.

Bilgi, Hizmet ve Know-How ihracı;

Türk vatandaşları olarak, yer aldığımız nitelikli ve nicelikli projeler yoluyla yurt dışına teknik ve mesleki bilgi, hizmet ve know-how ihracı yapmış oluyoruz. Temel amacımız para biriktirmek olduğu için, asgari harcamalarımız dışındaki parayı Türkiye’ye göndeririz. Bu sayede, ülkemiz ekonomisine ciddi manada olumlu katkımız olur.

Türkiye’yi Yurtdışında temsil etme;

Çalışkanlık, dürüstlük, gelenek ve göreneklere bağlılık, yardımseverlik, kollektif iş yapabilme becerisi gibi iş ahlakı ve karakter değerlerimiz ile yurtdışında ülkemizi ve milletimizi onur ve gururla temsil etmekteyiz.

Farklı bir Coğrafyayı görme;

Bulunduğumuz ortamdan farklı bir coğrafi konuma gitmek suretiyle yeni yerleri ve yöreleri görme imkanı buluyoruz. Tabii özellikleri yanında farklı iklim ortamlarında ve zaman dilimlerinde bulunmak suretiyle değişik doğa koşullarına uyum sağlama imkanımız oluyor.

Farklı bir Kültürü tanıma;

O ana kadar yaşadığımızdan farklı bir kültüre dahil oluyoruz. Bu sayede başka kültürlerin yemeklerini, adetlerini, geleneklerini ve göreneklerini tanıma fırsatı buluyoruz. Proje şartları gereği kamp, lojman veya şantiye ortamı içerisinde olmamız durumunda dahi, farklı milletlerden mesai arkadaşlarımız ile diyaloğumuz sayesinde karşılıklı kültürel alış-verişlerimiz olmakta.

Farklı bir Dil öğrenme;

Büyük olasılıkla farklı bir dilin konuşulduğu bir ülkeye gidiyoruz. O ülkede anadil olarak Türkçe konuşuluyor olsa bile, lehçe ve kelime farklılıkları illaki oluyor. Anadil olarak İngilizce konuşulan ülkeler dışındaki diğer memleketlerde farklı bir yerel dil kullanılmakta. Bu yüzden, sosyal hayatta ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek kadar yerel kelime bilmemiz gerekmekte. Bu iletişim sayesinde yeni bir dil öğrenme veya bildiğimiz bir yabancı dili pekiştirme imkanımız oluyor. Bu konudaki gelişim düzeyi kişinin kendi gayreti ile doğru orantılı olarak artmaktadır.

Farklı İş Yapma Yöntemi;

Her ülkenin ve kültürün farklı bir iş yapma yöntemi oluyor. Bu teknik ve yöntemleri gözlemleyip, kendimizi ona göre geliştirme fırsatımız olabiliyor.

(Olabildiğince yalın ve abartısız bir üslupla aktarmaya çalıştığım Yurtdışında Çalışmanın Avantajları konusu ile ilgili sizlerin de ilaveleri olabilir. Lütfen, sizce önemli olan hususları mithat.gueney@gmail.com ‘a yazın. Teşekkür eder, iyi günler dilerim.)

Saygı ve sevgilerimle

Mithat GÜNEY, PMP
www.mithatguney.com

Bu makalem, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan
paylaşılmıştır.

Yurtdışında Çalışmanın Zorlukları Nelerdir?

Merhaba değerli kardeşlerim ve kıymetli dostlarım. Bu yazımda sizlere, yurtdışında çalışmanın zorlukları hakkında kısa başlıklar halinde bilgi vermek istiyorum.

Yurtdışında Çalışmanın Zorlukları

Ülkemizde işsizliğin arttığı şu dönemde bir çoğumuz yeni arayışlar içerisindeyiz. Özellikle inşaat sektöründe yaşanan daralma, çok sayıda meslektaşımızı yurtdışı projelere sevketmekte. Dünya genelinde 2018’de Türk Müteahhitlerimiz 261 proje üstlendi. Bunun da yurtdışında Proje Yönetimi konusunda faaliyet göstermek istememizde hatırı sayılır bir etkisi var. Ancak yurtdışında çalışmanın zorlukları da var elbette.

Çok sayıda mimar, mühendis, tekniker idareci ve işçi vatandaşımız sözkonusu referans projelerde görev almak suretiyle ülkemizi yurt dışında gururla temsil etmekteler. Türkiye vatandaşlarının bu tarz nitelikli ve nicelikli projelerde yer alması, bir bakıma yurt dışına teknik ve mesleki bilgi ve tecrübe ihracatı anlamına gelmektedir. Bunun yanında maddi birikimlerini ana vatanlarına göndermek suretiyle, ülke ekonomisine ciddi manada olumlu katkı da sağlamaktalar.

Bu girişten sonra gelelim, asıl konumuz olan, yurtdışında çalışmanın zorlukları konusuna;

Farklı bir Coğrafya;

Her şeyden önce bulunduğunuz yerden farklı bir coğrafi konuma gidiyorsunuz. Ne ile karşılaşacağını bilmeden çıkılan yolda bu bilinmezlik psikolojisi, insanı hep tedirgin etmiştir.

Farklı bir Kültür;

Kendi kültürünüzden farklı bir ortama giriyorsunuz. Adetleri, gelenekleri ve görenekleri farklı bir topluma dahil oluyorsunuz. Her ne kadar çoğu projede kamp, lojman veya şantiye ortamı olsa da, sonuçta sosyal hayatta diğer kültürden insanlarla karşılaşıyorsunuz. Zor durumda kalmama adına, o kültürün yaşam biçimini hızlıca tanıyıp, adapte olmanız faydanıza olacaktır.

Farklı bir Dil;

Büyük olasılıkla farklı bir dilin konuşulduğu bir ülkeye gidiyorsunuz. O ülkede köken olarak aynı dil konuşuluyor olsa bile, lehçe ve kelime farklılıklarından dolayı, illaki iletişim güçlüğü çekeceksiniz. İngilizce’niz çok iyi olabilir. Fakat, bulunduğunuz ortamda, ana dili İngilizce olan ülkeler dışında, farklı bir yerel dil kullanılıyor olacak. En basitinden marketten ekmek alırken, onun o dildeki karşılığını biliyor olmanız gerekecek. Ne de olsa ekmek parası için gitmiyor muyuz yurt dışına?

Farklı bir İklim;

Gittiğiniz ülkenin uzaklığına ve konumuna bağlı olmakla birlikte, elbette az veya çok bir iklim farkı olacaktır. Gideceğiniz ülkenin iklim koşullarına uyum sağlamak bazen tahmininizden daha güç olabilmektedir. Bu, günlük çalışma saatlerini dahi etkileyecek boyutta olabiliyor. Gitmeden önce o konuda ön bilgi alıp, ona göre önlem almak yararınıza olacaktır.

İş Yapma Yöntemindeki Farklılık;

Her ülkenin ve kültürün farklı bir iş yapma yöntemi vardır. Bu yöntemleri gözlemleyip, kendinizi ona göre uyarlamanız gerekebilecektir. Resmi daire, market ve iş yerlerinin gün içi çalışma ve istirahat saatleri, haftalık tatil günleri, ülkeler arası saat farkı gibi konular büyük önem arzetmektedir.

Yüksek miktarda Barınma Gideri;

Anavatanınızdakine ilave olarak ikinci bir barınma gideriniz daha olacaktır. Genellikle aynı mekanda tek başınıza veya bir kaç arkadaş birlikte kalacağınız için, bu maliyet yüksek olabilmektedir. Dinlenebileceğiniz ve kafa dinleyebileceğiniz özel zaman dilimi yalnızca ev ortamında olacağı için, ev arkadaşı seçiminiz çok önemlidir. Bazen çok iyi iki dostun, aynı ev ortamını paylaştıktan kısa bir süre sonra son derece kötü bir şekilde ayrıldıklarına şahit olduk veya duyduk.

Yüksek miktarda Yeme İçme Gideri;

Genellikle tek başınıza veya bir kaç arkadaş birlikte kalacağınız için, alacağınız erzak ve pişireceğiniz yemek miktarı az olmak durumunda olacaktır. Elinizin ayarı da yoksa eğer, çoğu pişirdiğiniz yiyecek henüz bitmeden çöpe gitmek durumunda kalacak. Az miktarlar halinde tedarik edeceğiniz için, aldığınız erzağın size maliyeti yüksek olacak. Veya son kullanma tarihi geleceği için, tükenmeden atmak durumunda kalacaksınız.

Ne derler bilirsiniz; “Yemeklerinizi ailenizle birlikte yiyin, toplu yemekte bereket vardır.” [1] Normal aile ortamında 2-3 kişinin doyabileceği miktarda bir yemeği siz tek başınıza pişirmek durumunda kalacaksınız. Kamp ortamında kalıyor olsanız da normal öğünlere ilave olarak illaki bir zulanız olacaktır. Hele hele yemek yapma beceriniz yok ve; “Ne uğraşacağım, ben dışarıda yerim.” diyorsanız, sizin durumunuz daha da vahim.

Yüksek miktarda İletişim Gideri;

Sosyal çevrenizden ve dostlarınızdan uzakta olacaksınız. Ailenizi beraberinizde getirmediğiniz sürece onlarla olan iletişiminiz telefon ve internet üzerinden olacaktır. Çoğu ülkede internet ücretleri hala yüksek düzeyde seyrediyor. Dolayısıyla iletişim gideri aylık harcamalarınızda önemli bir paya sahip olacak. Evli iseniz ve üstüne çocuğunuz da varsa, bu miktar daha da artacaktır.

Yüksek miktarda Seyahat Gideri;

Ülkenizden ve sevdiklerinizden uzakta olacağınız için, doğal olarak, yıllık izinlerinizi vatanınızda onlarla birlikte geçirmek isteyeceksiniz. Çoğu firma yılda bir defa olmak üzere gidiş-dönüş uçak bileti alıyor veya buna karşılık belli bir sabit ücret ödüyor.

Ancak, yılda bir sefer görüşmek yeterli gelmeyeceği için veya bayramlarda da vatanınızda, ailenizle ve dostlarınızla bir arada olmak isteyeceğiniz için ekstra seyahat harcamalarınız olacaktır.  

İklim Değişiklikleri;

İklim değişikliği, daha ziyade uluslar arası seyahate bağlı olarak i sizi ciddi manada etkileyebilir. Mevsim şartlarına uygun kıyafet ve eşya seçimi yapmalısınız.

Gurbette Yaşama Psikolojisi;

Her şeyden önce ana vatanınız dışında bulunacaksınız. Bulunduğunuz ülke ne kadar modern, özgür, lüks dahi olsa, sonuçta sizin memleketiniz değil. Bu psikoloji yurt dışında bulunduğunuz sürece sizin üzerinizdeki bir kıyafet gibi olacaktır. Çoğu zaman haklı olmaktan ziyade, “problem olmasın yeter”i amaçlamak durumunda kalacaksınız. Ne demiş altın kafesteki bülbül; ”Vatanım.” [2]

(Bugün bardağın boş tarafından baktık. Olabildiğince yalın ve abartısız bir şekilde yurtdışında çalışmanın zorlukları hakkındaki önemli hususları aktarabilmeye çalıştım. Genelleme yaptığım için, elbette sizlerin bulunduğu ortamlara göre ilaveler veya eksiltmeler yapılabilir.  Lütfen siz de benim değinmediğim, sizce önemli olan hususları yazın. Bir sonraki yazımda Yurdışında Çalışmanın Avantajları’ndan bahsedeceğim. Tekrar görüşmek dileğiyle.)

[1] Hz. Muhammed (SAV) [2] Atasözü

Saygı ve sevgilerimle

Mithat GÜNEY, PMP
www.mithatguney.com

Yargıtaydan emsal niteliğinde ‘Kapıcı’ kararı!

Yargıtay, fazla çalışmasını ispatlayamayan ‘kapıcı’ için emsal niteliğinde bir karara hükmetti. Yargıtay, haftalık yasal çalışma süresinin aşıldığı gerekçesiyle ek mesai alacağı veren yerel mahkeme kararını bozdu.

Yargıtay, ‘kapıcı’ mesleğindekiler için emsal niteliğinde hüküm verdi

Yerel Mahkeme Kapıcı lehine karar verdi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi , fazla çalışmasını ispatlayamayan ‘kapıcı’ için emsal niteliğinde bir karara hükmetti. Yargıtay, haftalık yasal çalışma süresinin aşıldığı gerekçesiyle ek mesai alacağı veren yerel mahkeme kararını bozdu.

AA muhabirinin yaptığı habere göre; Gaziantep’te bir apartmanda kapıcı olarak çalışan görevli, kendisine ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle yönetim tarafından tazminatsız işten çıkartıldığını iddia etti.

Apartmana doğal gaz çekildiği gerekçesiyle, kıdem ve ihbar tazminatlarını ve alamadığını iddia ettiği bir kısım işçilik alacaklarının tahsili talebiyle kapıcı, Gaziantep 3. İş Mahkemesi’nde dava açtı.

Mahkeme kararında, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesine, kapıcıya ayrıca fazla çalışma nedeniyle ödeme yapılmasına hükmetti. Apartman yönetimi yerel mahkemenin bu kararını temyize götürdü.

Yargıtay, Yerel Mahkeme kararını bozdu

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, temyiz üzerine dosyayı görüşerek, kapıcının fazla çalışmaya yönelik temyiz itirazları dışındaki istemlerini reddetti.

Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunu irdeleyen Yargıtay, yerel mahkeme kararının bu kısmını bozdu.

Dairenin kararında, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, apartman görevlilerince açılan emsal dosyalar ile kış aylarında kalorifer yakma ve kapama saatleri nazara alınarak davacının haftanın 6 günü 05.00 ile 22.00 saatleri arasında günde 17 saat, Kasım-Nisan ayları arası dönemler için ise günde 8 saat fazla çalıştığının kabul edildiği aktarıldı.

Kararda, yerel mahkemece, bir işçinin günlük yapabileceği fazla çalışma sınırının 3 saat olduğu yönündeki Yargıtay içtihatları gerekçe gösterilerek, anılan dönem için haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığının tespit edildiği belirtildi.

“Özel hayat ve iş hayatının iç içe geçmiş”

Tanık beyanlarına göre, davacı kapıcının, çalıştığı ve aynı zamanda oturduğu apartmanın, 18 daireli ve kaloriferli olduğu, sabahları apartman sakinlerine servise çıkıldığı, binanın temizliği ve akşam vakitleri çöp alımıyla sınırlı bir çalışmanın söz konusu olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.

Kapıcılığın kendine özgü çalışma şartları olan, serbest zaman kullanma imkanı bulunan, ara dinleme süresi fazla olan ve çalışılan apartmanın kapıcı dairesinde ikamet edilmesi sebebiyle özel hayat ve iş hayatının iç içe geçtiği bir çalışma biçimi olduğuna değinilen kararda, somut olayda haftalık 45 saatlik yasal çalışma süresinin aşıldığının ispatlanamadığına dikkat çekildi.

Davacının fazla çalışma yaptığını yeterli ve inandırıcı delillerle ispat edemediğine işaret edilen kararda, bu nedenle talebin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği hükmüne varıldı.

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/yargitaydan-kapici-karari/1357089

Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı!

Türkiye İstatistik Kurumu Eylül ayı İşgücü İstatistik verilerini yayımladı. TÜİK’e göre ekonomik faaliyet bazında 2018 yılı Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam azaldı.

2018 Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

2017 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda Eylülde İnşaat Sektöründe İstihdam edilenlerin payının 0,8 puan azaldığı görülmektedir. Bunun yanında tarım sektörünün payı 1,1 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,8 puan ve hizmet sektörünün payı 1,2 puan artmış.

TÜİK Eylül 2018 İşgücü İstatistikleri

TÜİK aylık raporuna göre; Türkiye geneli 15 ve üstü yaş grubundaki işsiz sayısı Eylül ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 330 bin kişi artmak suretiyle 3 milyon 749 bin kişi oldu. İşsizlik oranı geçtiğimiz yıla göre 0,8 puan artarak yüzde 11,4 seviyesinde gerçekleşti.

İstihdam Oranı yüzde 47,8 oldu.

2018 yılı Eylül döneminde istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yıla göre 266 bin kişi artarak 29 milyon 63 bin kişi oldu. Böylelikle istihdam oranı yüzde 47,8 olarak gerçekleşti.

Sektörel bazda bakıldığında, tarım sektörü çalışan sayısında 264 bin kişilik bir azalma görülürken, tarım dışı sektörlerde istihdam edilenlerin sayısı 531 bin kişi arttı.

Dönemsel bazda toplam istihdam edilenlerin sektörel dağılımı; tarım yüzde 19,2, sanayi yüzde 19,6, inşaat yüzde 6,9 ve hizmet sektörü yüzde 54,3 ile en büyük payı aldı.

İşgücüne Katılma Oranı yüzde 54

2018 yılı Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre işgücüne katılma oranı ise 0,4 puan artarak toplam işgücü 32 milyon 813 bin kişi olarak gerçekleşmiş. Kadınların işgücüne katılım oranı 0,4 puanlık artışla yüzde 34,9 olarak gerçekleşti.

Kayıt Dışılık Oranı yüzde 33,8 

Eylül 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 puan azalarak yüzde 33,8 olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 22 olarak gerçekleşti.

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda düşüş, İşsizlikte artış var

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 28 milyon 797 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan azalarak yüzde 47,4 oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 45 bin kişi artarak 3 milyon 676 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,1 puan artarak yüzde 11,3 oldu.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı;

  • tarım sektöründe 31 bin kişi arttı,
  • inşaat sektöründe 29 bin kişi azaldı,
  • sanayi sektöründe 32 bin kişi azaldı,
  • hizmet sektöründe 50 bin kişi azaldı.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27698

Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı!

Türkiye İstatistik Kurumu Ağustos ayı İşgücü İstatistik verilerini yayımladı. TÜİK’e göre ekonomik faaliyet bazında 2018 yılı Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam azaldı.

2018 Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

2017 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda Ağustosta İnşaat Sektöründe İstihdam edilenlerin payının 0,8 puan azaldığı görülmektedir. Bunun yanında tarım sektörünün payı 1,3 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,6 puan ve hizmet sektörünün payı 1,4 puan artmış.

TÜİK Ağustos 2018 İşgücü İstatistikleri

TÜİK aylık raporuna göre; Türkiye geneli 15 ve üstü yaş grubundaki işsiz sayısı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 266 bin kişi artmak suretiyle 3 milyon 670 bin kişi oldu. İşsizlik oranı geçtiğimiz yıla göre 0,5 puan artarak yüzde 11,1 seviyesinde gerçekleşti.

İstihdam Oranı yüzde 48,3 oldu.

2018 yılı Ağustos döneminde istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yıla göre 490 bin kişi artarak 29 milyon 318 bin kişi oldu. Böylelikle istihdam oranı yüzde 48,3 olarak gerçekleşti.

Sektörel bazda bakıldığında, tarım sektörü çalışan sayısında 256 bin kişilik bir azalma görülürken, tarım dışı sektörlerde istihdam edilenlerin sayısı 745 bin kişi arttı.

Dönemsel bazda toplam istihdam edilenlerin sektörel dağılımı; tarım yüzde 19,4, sanayi yüzde 19,5, inşaat yüzde 7,1 ve hizmet sektörü yüzde 54 ile en büyük payı aldı.

İşgücüne Katılma Oranı yüzde 54,3

2018 yılı Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre işgücüne katılma oranı ise 0,6 puan artarak toplam işgücü 32 milyon 989 bin kişi olarak gerçekleşmiş. Kadınların işgücüne katılım oranı 0,6 puanlık artışla yüzde 34,9 olarak gerçekleşti.

Kayıt Dışılık Oranı yüzde 34 

Ağustos 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,1 puan azalarak yüzde 34 olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 22,1 olarak gerçekleşti.

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda da İşsizlikte de Artış Var

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 28 milyon 891 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,2 puan artarak yüzde 47,6 oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 57 bin kişi artarak 3 milyon 627 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,2 puan artarak yüzde 11,2 oldu.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı;

  • tarım sektöründe 36 bin kişi azaldı.
  • inşaat sektöründe 4 bin kişi arttı,
  • sanayi sektöründe 27 bin kişi arttı,
  • hizmet sektöründe 156 bin kişi arttı.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27690

TOKİ’nin Yüzde 24 İndirim Kampanyası Sona Erdi!

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Ağustos ayı sonunda kamuoyuna duyurulan yüzde 24 İndirim Kampanyası kapsamında toplamda 13 bin kişinin yararlandığı ifade edildi.

TOKİ yüzde 24 İndirim Kampanyası

TOKİ’nin 21 Eylül’de başlattığı yüzde 24 İndirim Kampanyası sona erdi.

TOKİ Başkanı Ergün Turan, “TOKİ’nin yüzde 24 İndirim Kampanyası kapsamında 13 bin 321 kişi yararlandı. Kampanya dahilinde kısmi ödemeler ile birlikte toplamda 588 milyon 575 bin Türk Lirası hasılat elde edildi.” açıklaması yaptı.

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Turan, yüzde 24 erken ödeme indirimi kolaylığı ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Turan, çoğu alt gelir grubundan vatandaşlar olmak üzere, TOKİ’den sosyal konut satın alanlar için bu yüzde 24 İndirim Kampanyası ile önemli bir fırsat sunduklarının altını çizdi.

Yastık Altı Birikimler değerlendirildi

Toplu Konut İdaresi Başkanı Turan; “TOKİ’nin yüzde 24 indirim kampanyası büyük ilgi gördü. Kampanyadan toplamda 13 bin 321 kişi yararlandı. Kısmi ödemeler ile birlikte toplam 588 milyon 575 bin lira hasılat elde edildi.” şeklinde ifade etti.

Turan, bu kampanyanın 2018 yılı içerisinde düzenlenen ikinci indirim kampanyası olduğunun altını çizdi. Kampanya dahilinde esnek ödeme seçeneği sunduklarını vurgulayan Turan, borç bakiyesinin tamamını kapatamayacak vatandaşların da kampanyadan yararlandığını belirtti. Bu kapsamda bin 907 vatandaşın 64 milyon 260 bin lira peşin ödeme yaptığını aktardı.

Ergün Turan, kampanya katılan vatandaşların yüzde 97’sinin borçlarını “yastık altı” denilen kişisel tasarruflarıyla kapattığını, bu doğrultuda 570 milyon liranın piyasaya girdiğini kaydetti.

Turan, sektörel bazda alt sektörleriyle birlikte inşaat sektörünün, her geçen gün büyüdüğüne dikkat çekti. İnşaat sektörünün, Türk ekonomisinin lokomotifi olmaya devam ettiğini vurgulayan Turan; “İnşaat sektörü, çok geniş ve hızlı şekilde katmanlara ulaşan bir sektör. Ekonomik büyüme olduğunda, itici güç olarak ortaya çıkıyor. İnşaat sektörüne gözümüz gibi bakmalıyız.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

Kampanya Prosedürü

İlgili kampanya hakkında Ağustos ayı sonunda yapmış olduğu açıklamada Turan, kampanyaların belirli prosedürlere ve vatandaşların durumuna göre yapıldığını dile getirmişti. Başkan Turan;

“Yaz aylarında indirim kampanyası yaptığımızda birçok vatandaşımız köyünde ve tatilde oluyor. Bunun için indirim kampanyamızı bahar ayında yapıyoruz. Kampanyadan yaklaşık 192 bin konut ve iş yeri alıcısının yararlanmasını bekliyoruz. Kampanya kapsamındaki konut alıcılarının borç bakiyelerini kapatarak söz konusu indirimden faydalanmak istemeleri halinde Gayrimenkul Satış Sözleşmesi‘ni imzalamış oldukları aracı bankalardan konut kredisi de kullanabilecekler.” şeklinde açıklamıştı.

Muhabir: Mehmet Tosun

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/tokinin-indirim-kampanyasindan-13-bin-kisi-yararlandi/1288335