Katar’ın En Büyüğünden TEKZEN’e Ortaklık!

Türkiye‘nin ev güzelleştirme merkezi Tekzen ile Katar‘ın en büyük perakendecisi Al Meera Holding arasında Tekzen Al Meera Stratejik İş Birliği anlaşması imzalandı.

Tekzen Al Meera Stratejik İş Birliği

Tekzen Al Meera Stratejik İş Birliği Anlaşması

Türk Tekzen ile Katarlı Al Meera Holding arasındaki Tekzen Al Meera Stratejik İş Birliği anlaşması her iki kurum yetkililerinin katılımı ile İstanbul’da gerçekleşti.

Yüzde 100 yerli sermayeli Tekzen ile Al Meera arasındaki anlaşma çerçevesinde Katarlı şirket ilk yıl 100 milyon Amerikan doları kadar alım yapacak.

Tekzen Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Murat Girgin, Tekzen Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Onur Mertoğlu, Tekzen Pazarlama Müdürü Mehmet Cem Kızılkaya, Tekzen Finans ve Raporlama Müdürü Ayça Yıldız, Al Meera Holding İcra Kurulu Başkan Vekili Salah Al-Hammadi ve Al Meera Holding Ticari Direktörü Alouani Adil imza töreninde hazır bulundular. 

Tekzen Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Murat Girgin, imza töreninde iş birliğine ilişkin bilgi verdi. Girgin; “Tekzen, Türkiye‘nin ilk ve en yaygın ev güzelleştirme merkezidir. Tekzen olarak Türkiye’de 59 şehirde 138 mağazamız bulunuyor. 23 sene oldu. Bünyesinde olduğumuz Tekfen’in Katar dahil yurt dışında birçok ülkede faaliyet göstermekte. 13 yıldır çalıştığımız Katar ile bugüne kadar 3,5 milyar dolarlık iş bitirdik. Halen 3 milyar dolarlık daha ilave işimiz var.

Bu ilişki geçmişi sayesinde bugün bir aradayız. Katar gıda pazarının yüzde 30’unu kontrol eden, Al Meera Holding, 1 milyar doların üzerinde cirosu olan bir firma. Yaklaşık yüzde 74’ü halka açık olan gıda şirketi Al Meera’nın; Katar’da 52, Umman’da 4 mağazası var. Al Meera sektörel olarak gıda dışındaki ticaretini de geliştirmek istiyor. Bugün imzaladığımız anlaşma çerçevesinde önümüzdeki bir yıllık süre içinde gıda dışı ürün kategorilerinin tedariğini Tekzen‘den yapacak. Tekzen Al Meera Stratejik İş Birliği kapsamının artarak devam edeceğini düşünüyoruz.” dedi.

İlk Yıl 100 Milyon Amerikan Doları 

Tekzen CEO’su Girgin, ilk yıl için 100 milyon dolarlık bir ticari hacim hedeflediklerini belirtti. Girgin, “Ticaret hacmimiz kalite ve fiyat uygunluğuna göre şekillenecek. Sürekli yatırım yapan bir firma olan Al Meera, Katar’da her geçen yıl büyüyor. Bugün imzalanan bu protokol ile Al Meera bu büyümesinde Tekzen’in dinamiğinden ve know-how’ından da istifade edecek.” dedi.

Türkiye ile Ticaretimizin Artması Ekonomik Açıdan Önemli

Katar’ın en büyük hipermarket zinciri olduklarını dile getiren Al Meera Holding İcra Kurulu Başkan Vekili Salah Al-Hammadi, Katar’da ve Katar dışındaki pazarlarda büyüme hedeflerinin bulunduğunu ifade etti. Al-Hammadi; 

“Ciromuzun yüzde 5’ini Umman oluşturuyor. Umman’daki ticari varlığımızı önümüzdeki yıllarda ikiye katlamayı hedefliyoruz. Türkiye ile ticareti artırmamız ve iş birliğinin gelişmesi çok önemli. Durum ne olursa olsun Türk ekonomisi çok sağlam ve biz Türk ekonomisinin kuvvetine inanıyoruz. Bu ay başında her iki ülke bakanlarının ortaklaşa parafladığı Türkiye-Katar Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşması (TEOA)‘na katkıda bulunabilmekten memnunuz. Bu stratejik adımımızla Tekzen gibi itibarlı ve güvenilir bir partnerle iş birliği yapmış olduk.

Gıda dışı perakende ticareti, şu anki işimizin yüzde 5’ini oluşturuyor. Biz bu payı 3 katına çıkartmak suretiyle yüzde 15’e ulaşmayı hedefledik. 2019 yılı için yaklaşık 100 milyon dolarlık bir alım planladık Pazarın tepkisine göre aşama aşama ilerleyeceğiz. Katar halkı Türk ürünlerinden çok memnun. Ambargo sonrası Türk markalarının marketlerdeki satış oranı yüzde 80 arttı.” dedi. 

Katar halkının Türk ürünlerinin lezzeti ve kalitesine teveccühü olduğunu vurgulayan Al Hammadi, Türkiye’nin ve Tekzen’in gelecekte de kendileri için güçlü bir stratejik ortak olacağını ifade etti.

Muhabir: Eda Fatma Topçu

Yeni Ekonomi Programı Yürürlüğe Girdi!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından 20 Eylül 2018’de açıklanan Yeni Ekonomi Programı (YEP) yürürlüğe girdi.

Yeni Ekonomi Programı

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji Bütçe Başkanlığı’nca ortaklaşa hazırlanan YEP, Cumhurbaşkanı Kararı olarak onaylanmak suretiyle Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.

2019-2021 yılları arasını kapsayan Orta Vadeli Ekonomi Programı birtakım önemli hedefler ortaya koydu.

YEP’e göre büyüme hedefleri;

2018 yılı için yüzde 3,8,

2019 yılı için yüzde 2,3,

2020 yılı için yüzde 3,5 ve

2021 yılı için de yüzde 5 olarak belirlendi.

Enflasyon hedefleri;

2018 yılı için yüzde 20,8,

2019 yılı için yüzde 15,9,

2020 yılı için yüzde 9,8 ve

2021 yılı için de yüzde 6 olarak belirlendi.

Bütçe açığının GSYH’ye oranı hedefleri;

2018 yılı için yüzde 1,9

2019 yılı için yüzde 1,8

2020 yılı için yüzde 1,9

2021 yılı için yüzde 1,7 olarak belirlendi.

İşsizlik hedefleri;

2018 yılı sonu için yüzde 11,3,

2019 yılı sonu için yüzde 12,1,

2020 yılı sonu için yüzde 11,9 ve

2021 yılı sonu için yüzde 10,8 olarak belirlendi.

O Projelere Başlanmayacak

Yeni Ekonomi Programı‘na göre,

  • ihalesi henüz yapılmamış olan projeler ve
  • ihalesi yapılmış ancak başlanmamış projeler

askıya alınacak.

  • Devam eden, mega-altyapı projeleri de doğrudan yabancı yatırım yoluyla, uluslararası finansman desteğiyle hayata geçirilecek.

Kısa Vadede Amaç Fiyat İstikrarı

Yeni Ekonomi Programı’na göre, mevcut siyasi ve ekonomik duruma bağlı olarak,

  • kısa vadede fiyat istikrarının ve finansal istikrarın yeniden tesis edilmesi, ekonomide dengelenmenin ve bütçe disiplininin sağlanması,
  • orta vadede sürdürülebilir büyüme ve adaletli paylaşıma yönelik ekonomik değişimin gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.

Ekonomik Politika olarak;

  • Piyasa ekonomisinin temel prensiplerinden taviz vermeyen,
  • Yalın performans göstergeleriyle objektif bir şekilde izlenebilen,
  • gerçekçi, şeffaf ve tutarlı bir politika izlenmesi amaçlanıyor.

Geçmiş dönemde ekonomide planlanan yapısal dönüşümlerin gerçekleştirileme gerekçesi olarak, Suriye kaynaklı jeopolitik riskler ve artan terör saldırılarının etkisiyle güvenlik politikalarının önceliklendirilmesi gösterildi.

Bu dönemin en önemli avantajının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sağladığı hızlı ve etkin karar alma mekanizması olacağı vurgulandı. Bu sayede ekonominin daha koordineli yönetilme imkanı bulacağı belirtilen programda, 2018’in ikinci çeyreğinden itibaren gelişmekte olan ülkelere yönelik risk algısının bozulması ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artışlarıyla uluslararası sermaye akımlarının yavaşladığı ifade edildi. Bu süreçte dış finansman ihtiyacının, ABD yönetiminin Türkiye ekonomisini ve Türk Lirasını doğrudan hedef almasıyla, ülke risk primlerinin yükseldiği ve TL’nin değer kaybettiği vurgulandı.

Programda bu gelişmelerin; enflasyonun ve dolayısıyla piyasa faizlerinin artmasına, tüketim, yatırım harcamalarıyla toplam büyümenin yavaşlamasına, şirketlerin hem iç hem de dış finansmana erişim kapasitesinin daralmasına neden olduğu işaret edildi

YEP’in esas temelini oluşturan unsurlar;

  • Türkiye’nin krizlere karşı dayanıklı ve güçlü ekonomisi,
  • düşük kamu ve hanehalkı borcu,
  • disiplinli maliye politikası,
  • dinamik ve girişimci özel sektörü,
  • dünya pazarlarına açık ihracatçı yapısı,
  • yeni hükümet sistemiyle beraber hızlanan siyasi karar alma süreçleri ve
  • güçlü beşeri sermayesidir.

Dengelenme, Disiplin ve Değişim Programı

Programda “dengelenme, disiplin ve değişim” başlığı altında sıralanan temel hedefler;

  • kamuda kaynakların verimli kullanılması,
  • maliyetlerin ve harcamaların azaltılması,
  • gelirlerin kalitesinin artırılması

için Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisi kurulacak. Kamu maliyesinde kalıcı iyileştirmeler sağlayacak olan Tasarruf ve Gelir Dönüşüm Programı, ofis tarafından hazırlanacak ve takip edilecek.

Vergi Veri Analiz Merkezi kurulacak

Farklı veri kaynaklarını toplama amaçlı Vergi Veri Analiz Merkezi kurulmak suretiyle, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınarak vergilendirilecek.

Tahsilat etkinliği geliştirilmek suretiyle vergi gelirleri artırılacak.

Bankacılık sektörünün mali yapısı güçlendirilecek

Bankaların güncel mali yapılarını ve aktif kalitelerini tespit etmek için mali bünye değerlendirme çalışmaları yapılacak. Bu çalışmaların sonuçlarına göre gerektiği durumlarda bankacılık sektörünün mali yapısı güçlendirilecek, böylece reel sektörün uygun maliyetlerle krediye erişiminin ve mevcut kredilerinin yeniden yapılandırılmasının önü açılacak.

Ekonomide Dışa Bağımlılık Azaltılacak

Ekonominin yabancı tasarruflara bağımlılığı kalıcı olarak azaltılacak ve cari açığın milli gelire oranı yüzde 3’ün altına düşürülecek. Bu doğrultuda;

  • ihracat,
  • turizm ve
  • sanayi ürünlerinde yerlileştirmeye dayalı bir ekonomik dönüşüm sağlanacak.

Ekonomi ile ilgili kurumlar yeniden yapılandırılacak, liyakat ve performans odaklı insan kaynağı yönetimiyle kurumlara güven artırılacak.

Hızlı karar alan, piyasaların ve özel sektörün önünden giden ve özel sektörün önünü açan bir yönetim anlayışı benimsenecek.

Oluşturulacak olan yeni finansal mimari, finansal istikrarı ve güvenliği esas alacak, YEP’teki makroekonomik hedefleri destekleyecek ve sürdürülebilir kılacak.

YEP Eylem Planı kanalıyla, bu plan çerçevesinde gerçekleştirilen ilerlemeler 3 aylık dönemlerde takip edilecek.

Enflasyon Kalıcı Olarak Düşürülecek

Hazine ve Maliye Bakanlığı sıkı mali disiplinle, enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve fiyat istikrarının sağlanmasına ilişkin uygulanacak politika ve tedbirleri içeren program ile, enflasyonla mücadeleye destek verecek.

Finansal güvenlik ve istikrarın sürdürülebilmesi için Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi (FİKKO) kurulacak.

Tarım arz ve rekolte tahmin politikaları oluşturulacak

Tarım ürünlerinin arz ve rekolte tahminlerinin sağlıklı yapılabilmesi için bir erken uyarı sistemi oluşturulacak. Hayata geçirilecek olan Ürün Gözetim Mekanizması ile gıda ürünlerinde fiyat dalgalanmalarının önüne geçilecek.

Kira artışları TÜFE’ye göre belirlenecek

Gayrimenkul sektörü için de önemli bir karar çıktı. YEP‘na göre, kira artışı oranının üst sınırı, döviz kuru ve emtia fiyatlarındaki gelişmelere duyarlılığı yüksek üretici fiyatları (ÜFE) yerine tüketici fiyatları (TÜFE) çerçevesinde belirlenecek.

Gayrimenkul envanteri, gayrimenkul değerleme sistemi kurulmak suretiyle tamamlanacak.

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/yeni-ekonomi-programi-resmi-gazetede/1260232

Haziranda İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı!

Türkiye İstatistik Kurumu Haziran ayı İşgücü İstatistik verilerini yayımladı. TÜİK’e göre ekonomik faaliyet bazında 2018 yılı Haziranda  İnşaat Sektöründe İstihdam azaldı.

Haziranda İnşaat Sektöründe İstihdam Azaldı

Haziranda İnşaat Sektöründe İstihdam azaldı

2017 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda Haziranda İnşaat Sektöründe İstihdam oranının 0,4 puan azaldığı görülmektedir. Bunun yanında tarım sektörü 0,9 puan, sanayi sektörü 0,8 puan ve hizmet sektörü 0,4 puan artmış.

TÜİK Haziran 2018 İşgücü İstatistikleri

TÜİK aylık raporuna göre; Türkiye geneli 15 ve üstü yaş grubundaki işsiz sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre 64 bin kişi artmak suretiyle 3 milyon 315 bin kişi oldu. İşsizlik oranı geçtiğimiz yıla göre değişmeyerek yüzde 10,2 seviyesinde gerçekleşti. 

İstihdam Oranı Seviyesini Korudu

2018 yılı Haziran döneminde istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yıla göre 611 bin kişi artarak 29 milyon 314 bin kişi oldu. Böylelikle istihdam oranı yüzde 48,4 olarak gerçekleşti.

Sektörel bazda bakıldığında, tarım sektörü çalışan sayısında 133 bin kişilik bir azalma görülürken, tarım dışı sektörlerde istihdam edilenlerin sayısı 744 bin kişi arttı.

Dönemsel bazda toplam istihdam edilenlerin sektörel dağılımı; tarım yüzde 19,2, sanayi yüzde 19,6, inşaat yüzde 7,2 ve hizmet sektörü yüzde 54 ile en büyük payı aldı.

İşgücüne katılma oranı yüzde 53,8

2018 yılı Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre işgücüne katılma oranı ise 0,4 puan artarak toplam işgücü 32 milyon 629 bin kişi olarak gerçekleşmiş. Kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 34,6 olarak gerçekleşti.

Kayıt dışılık oranı yüzde 34 

Haziran 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,7 puan azalarak yüzde 34 olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 22,4 olarak gerçekleşti.

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda da İşsizlikte de Artış Var

Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 28 milyon 748 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan artarak yüzde 47,4 oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 93 bin kişi artarak 3 milyon 505 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,3 puan artarak yüzde 10,9 oldu.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı;

tarım sektöründe 30 bin kişi azaldı, inşaat sektöründe 6 bin kişi azaldı,

sanayi sektöründe 68 bin kişi arttı, hizmet sektöründe 43 bin kişi arttı.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27696

Çevreci İklim Uygulamalarının İstihdama Katkısı

Şehirlerde gerçekleşecek olan enerji, ulaştırma ve altyapı hizmetlerindeki Çevreci iklim uygulamalarının istihdama katkısı olacağı öngörülmektedir.

küresel iklim

Dünya genelinde 2030 yılına kadar bu sayede, 13,7 milyon kişiye ek iş imkanı sağlanabileceği tahmin edilmektedir.

C40 Organizasyonu tarafından, ABD’nin Kaliforniya eyaletinde 12-14 Eylül’de düzenlenecek Küresel İklim Hareketi Zirvesi kapsamında yayımlanan rapora göre, temiz iklim uygulamalarıyla 2030’a kadar 1,3 milyon prematüre bebek ölümü engellenebilecek.

İklim Olanakları, Daha Fazla İstihdam, Daha Sağlıklı ve Yaşanabilir Şehirler” başlıklı rapora göre; 2030’a kadar iklim değişiklikleri dikkate alınarak hazırlanacak enerji altyapısı çalışmalarıyla, küresel anlamda şehirlerdeki evsel harcamalardan milyarlarca dolar tasarruf edilebilecek.

Sadece evsel enerji verimliliği uygulamalarının hayata geçirilmesiyle, Dünya genelinde 5,4 milyon kişiye istihdam sağlanabilecek ve evlerin enerji maliyetleri de düşürülebilecek.

Şehir içi ulaştırmada enerji verimli araçlar kullanmak suretiyle küresel anlamda her yıl ortalama 1 milyon bebeğin hava kirliliği yüzünden ölmesi önlenebilecek.

Şehirlerde gerçekleşecek olan enerji, ulaştırma ve altyapı hizmetlerindeki Çevreci iklim uygulamalarının istihdama katkısı olabilecek. Dünya genelinde 2030 yılına kadar bu sayede, 13,7 milyon kişiye ek iş imkanı sağlanabilecek.

Şehir Kaynaklı Sera Gazı Emisyonlarının Oranı yüzde 73

Raporda NewClimate Institute’ün kurucularından Thomas Day’ın görüşlerine de yer verilmiştir; Day’e göre, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 73’ünün şehirlerden kaynaklanıyor.

Day, Paris anlaşmasında bahsi geçen iklim hedeflerine ulaşmak için yüksek çaba sarfedilmesi gerektiğine işaret ettiği ifadesinde, binalar, sanayi ve ulaşım sektöründe kullanılan enerjinin daha verimli ve temiz hale getirilmesiyle sera gazı emisyonlarının azaltılabileceğini belirtti.

Küresel İklim Hareketi Zirvesi’ne dünya genelinden birçok iklim bilimci, araştırmacı ve enerji uzmanı katılacak. Zirvede, güneş enerjisi gibi temiz enerji sistemleri, dönüştürülebilir iklim yatırımları ve yeni çevreci iklim uygulamaları gibi konular tartışılacak.

Muhabir: Gülşen Çağatay

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/dunya/cevreci-iklim-uygulamalari-istihdami-artiracak/1252667

4 Bankanın Kredi Notu Düştü

Fitch Ratings Türkiye’den 4 Banka için kredi notunu düşürme kararı aldı. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu; Anadolubank, Fibabanka, Odeabank ve Şekerbank’ın kredi notunu düşürdü.

Banka

TÜRKİYE’DEN 4 BANKA İÇİN KREDİ NOTUNU  DÜŞÜRME KARARI ALDI

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu;

Anadolubank ve Fibabanka’nın uzun vadeli kredi notlarını BB-‘dan B+&ya,

Odeabank’ın notunu BB-‘den B’ye ve

Şekerbank’ın kredi notunu B+’dan B’ye indirdi.

Bu bankaların Yaşayabilirlik Notlarını da düşüren Fitch, notları olası bir indirim için izlemeden çıkardı, görünümlerini ‘negatif’ olarak belirledi.

KARARDA ÇOK SAYIDA FAKTÖRÜ ETMEN

Not indiriminin sebebi ile ilgili Fitch; ekonomide sert bir iniş yaşanması ve yatırımcı güveninde kötüleşme riskini de hesaba kattıklarını, son dönemde piyasa oynaklığı döneminde bankaların performanslarına, varlık kalitelerine, likidite ve fonlama profillerine yönelik artan riski yansıttığını ifade etti.

Kaynak; https://www.sondakika.com/haber/haber-fitch-ratings-turkiye-den-4-bankanin-notlarini-11224780/

İkinci Çeyrekte Türkiye Ekonomisi yüzde 5.2 Büyüdü

OECD’de liderliği aldığı yüzde 5.2’lik büyüme hızıyla, AB’de de ikinci oldu.

İkinci Çeyrekte Türkiye Ekonomisi yüzde 5.2 büyüdü. Yakaladığı yüzde 5,2’lik büyüme oranıyla Türkiye Ekonomisi, OECD ülkelerini geride bırakırken, AB ülkeleri arasında ikinci sırada yer aldı.

Ekonomide Büyüme Rakamları Açıklandı

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) artışı 2018’in ilk çeyreğinde yüzde 7,3 olarak gerçekleşmişti. AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ve OECD verilerinden derlediği bilgilere göre; olarak belirlenen Türkiye ekonomisi, ikinci çeyrek itibarıyla kaydettiği yüzde 5,2’lik büyümeyle OECD’de lider konumuna gelirken, AB’de ise ikinci oldu.

Bu dönemde Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü büyüme ortalaması yüzde 2,5, Avro Bölgesi ile AB’de büyüme ortalaması yüzde 2,1 olarak gerçekleşti.

Avrupa‘da nisan-mayıs-haziran döneminde en fazla büyüme kaydeden ülke yüzde 5,7 ile Malta oldu. Polonya, yüzde 5 ile Türkiye’yi takip eden Avrupa ülkesi olurken, bu ülkeyi yüzde 4,6 ile Macaristan, yüzde 4,4 ile Letonya izledi.

Bu dönemde Avrupa’nın önde gelen ekonomilerinden; Hollanda yüzde 2,7 büyüme gerçekleştirdi. Onu sırasıyla; Almanya yüzde 1,9, Fransa yüzde 1,7 ve İngiltere yüzde 1,3 ile takip etti. En sonda yer alan Avrupa ülkesi yüzde 0,6 ile Danimarka olurken, ondan önce yüzde 1,2 ile İtalya geldi.

İkinci Çeyrekte Türkiye Ekonomisi yüzde 5.2 Büyüdü

Muhabir: Ayşenur Sağlam, Dilara Zengin

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiye-buyumede-oecdnin-zirvesinde/1250932

Türkiye-Katar Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşması Paraflandı

Türkiye-Katar Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşması (TEOA), Türk Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile Katar Ekonomi ve Ticaret Bakanı Ahmed bin Muhammed bin Casim Al Sani tarafından paraflandı. (TEOA)’nın paraflanmasıyla birlikte Türk-Katar dostluğunda yeni bir aşama kaydedildiği bildirildi.

Pekcan ile Katar Ekonomi ve Ticaret Bakanı Ahmed bin Muhammed bin Casim Al Sani, Türkiye-Katar Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşması‘nı (TEOA) paraflamak üzere bakanlıkta düzenlenen törende bir araya geldi.

Bakan Pekcan, heyetler arası görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, asırlardır devam eden Türk-Katar dostluğunda bugün yeni bir aşama kaydedildiğini vurguladı. “İki ülke arasında dostluğun ve ekonomik ilişkilerin pekiştirilmesiyle ilgili özel bir anlaşma paraflıyoruz. Anlaşmanın her iki ülkenin ticaret erbabına hayırlı olmasını ve ticaretlerinin bereketli olmasını diliyoruz.” diye konuştu.

Ekonomik ve ticari ilişkilerin artırılmasını amaçlayan söz konusu anlaşmayla başta petrol türevleri doğalgaz gibi girdilerin ucuza teminiyle üretimde maliyetlerin düşürülmesi hedefleniyor.

Anlaşma telekomünikasyon ve mali hizmetleri de kapsıyor. Türkiye’nin cari açığının daraltılması, ülkeye Katar sermayesinin çekilmesi konusunda ciddi bir atılım sağlayacak.

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiye-katar-ticaret-ve-ekonomik-ortaklik-anlasmasi-paraflandi/1246241

51 Projeye 24,5 milyon Lira Destek Geliyor

Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu, Bölgemizdeki 51 projeye 24,5 milyon lira destek sağlanacağını ifade etti.

Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) tarafından, “2018 yılı Mali Destek Programları” kapsamında Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova‘dan oluşan bölgede faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar tarafından gerçekleştirilecek 51 proje için 24,5 milyon lira destek sağlayacağı açıklandı.

MARKA, ilan edilen toplamda dört “Mali Destek Programı” kapsamında kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteleri içeren kurum ve kuruluşlarla değeri 30 milyon lirayı bulan 51 projenin hayata geçirilmesinde iş birliği gerçekleştirecek. Ajans, bu miktarın 24,5 milyon liralık bölümüne mali destek sağlayacak.

İmalat Sanayine Yönelik Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında 29 proje, “Ulaşım Araç Sistemleri Değer Zincirlerinin Güçlendirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında 2 proje, “Üretim Altyapılarının Geliştirilmesi Küçük Ölçekli Mali Destek Programı” kapsamında 13 proje ve “Turizm Mali Destek Programı” kapsamında 7 proje olmak üzere toplamda 51 projeye 24,5 milyon lira destek sağlanması kararlaştırıldı.

Tüm kurumlara proje yazma eğitimlerine katılım çağrısı

MARKA Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu, sözleşme imza töreninde, proje bazlı çalışmanın önemine dikkat çekti. Artık ne Avrupa‘da ne de Türkiye‘de proje sunmayan hiçbir kurum veya kuruluşa mali kaynak sağlanmadığını söyledi.

Çöpoğlu, kapasite eksikliği olan tüm kurumlara proje yazma eğitimlerine katılmaları çağrısında bulunarak, “Bölgemizde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar proje eğitimlerimizden yararlanarak devletimizin sunduğu bu kaynakları etkin ve verimli bir şekilde kullansın.” dedi.

Konuşmaların ardından destek almaya hak kazanan proje sahipleriyle destek sözleşmesi imzalandı.

DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI (MARKA)

DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI (MARKA), sorumlu olduğu Kocaeli, Sakarya, Bolu, Düzce, Yalova illerindeki kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasında işbirliği ve eşgüdüm sağlayarak bölge kalkınma stratejileri hazırlayan, bölge kaynak ve potansiyellerinin yerinde ve etkin kullanılmasıyla bölgenin kalkınmasını hızlandırmak ve küresel rekabette güçlendirmek amacıyla çalışmalar yürüten tüzel kişiliği haiz bir kamu kurumudur.

Bölgedeki illerin Valileri, Belediye Başkanları, İl Genel Meclisi Başkanları ve Sanayi ve Ticaret Odaları Başkanları MARKA’nın Yönetim Kurulunu oluşturur.
Kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden oluşan Kalkınma Kurulu, Yönetim Kurulu’na görüş ve önerilerde bulunur.

İcra organı olan Genel Sekreterlik, alanında uzmanlığa sahip, iyi derecede yabancı dil bilen, kamu ve özel sektör deneyimli personeliyle faaliyetlerini yürütür.
Yasal dayanağın sağladığı avantaj ve güçle; kamu kesimi, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler arasındaki işbirliği ve eşgüdümü sağlar.

Ulusal kalkınma planı çerçevesinde bölge gelişim planı hazırlar ve bölge gelişim stratejilerini belirler, bölgenin geleceğini planlar.

Bu stratejiler doğrultusunda girişimcilere mali destekler sunar.

Kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının gelişimi için teknik destek verir.

Yatırım destek ofisleri ile bölgede yatırım yapmak isteyen girişimcilere yol gösterir, işlemlerini tek elden takip eder.

Bölge potansiyellerinin, iş ve yatırım imkanlarının ulusal ve uluslararası platformda tanıtımını yapar, yatırımları bölgeye yönlendirir.

Muhabir: Şahin Oktay

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/51-projeye-24-5-milyon-liralik-destek/1245226

Katar’ın 15 milyar Dolarlık Yatırımı Başlıyor

Katar’ın 15 milyar dolarlık yatırımı için süreç işliyor. Daha önce kararlaştırılan ortaklık anlaşmasının paraflanması için 4 Eylül’de her iki ülkenin Ticaret Bakanları bir araya geliyorlar.

Katar Ekonomi ve Ticaret Bakanı Ahmed bin Muhammed bin Cassim el-Sani, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın davetlisi olarak yarın Türkiye’ye gelecek. Katar’ın 15 milyar dolarlık yatırımı böylelikle başlamış olacak.

Katar’ın 15 milyar dolarlık yatırımı

Her iki ülkenin Ticaret Bakanları, düzenlenecek törende Türkiye-Katar Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşması’paraflayacak. Bu anlaşma ile birlikte Katar’ın 15 milyar dolarlık yatırımı için düğmeye basılmış olacak.

Söz konusu anlaşma mal ve hizmet ticaretinde kapsamlı bir serbestleşmeyi amaçlıyor.

Anlaşmayla başta petrol türevleri ve doğalgaz gibi girdiler ucuza temin edilecek.

Ayrıca bu ürünlerin üretiminde de maliyetler düşürülecek.

Telekomünikasyon ve mali hizmetleri de kapsayan anlaşma, Türkiye’nin cari açığının daraltılması, ülkeye Katar sermayesinin çekilmesi ve Türk ekonomisinin rahatlatılması konusunda ciddi bir atılım sağlayacak.

Ne olmuştu?

Hatırlanacağı üzere, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Ağustos’ta Katar Emiri Al Sani ile Külliye’de görüşmüş, o görüşmede Katar’ın ülkemize yapacağı 15 milyar dolarlık yatırım üzerinde mutabık kalınmıştı.

Kaynak: AA

https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/katarin-15-milyar-dolarlik-yatirimi-resmiyet-kazaniyor-382940.html

Türkiye Yeni Petrol Hamlesi İçin Düğmeye Bastı: Uçakla Yerçekimi Farklılıklarına Bakılacak

Afrika başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde uygulanan havadan petrol sismik araştırmaları uygulaması olan Petrol Hamlesi, Türkiye’de de hayata geçirildi.

.

Havadan petrol sismik araştırmaları, Afrika başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaktadır. Bu araştırmaların Türkiye‘deki ilk uygulaması da hayata geçirildi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Doğu ve Güneydoğu’da sismik çalışmaları havadan yapmaya başladı.

KARIŞ KARIŞ KAYIT ALTINA ALIYOR

Petrol Hamlesi kapsamında TPAO’nun bir İngiliz firmasıyla yaptığı anlaşmayla 10 kişilik uzman petrol ekibi göreve başladı. Türkiye Petrolleri’ne ait uçak, Batman Havalimanı‘ndan güneşin ilk ışıklarıyla birlikte havalanarak bölgeyi karış karış kayıt altına alıyor. Yerçekimi farklılıklarını tespit eden uçak, olası yeni petrol sahaların belirliyor.

YENİ KUYULAR İÇİN SONDAJ ALANI TESPİT EDİLİYOR

Jeolojik yüzeysel çalışmaların yanı sıra sismik çalışmayı da kolaylaştıran uçağın yaklaşık 1,5 ay süreyle Doğu ve Güneydoğu’daki birçok bölgeyi kayıt altına alacağı belirtildi. Datalara yüklenen veriler, Türkiye Petrolleri‘nin Ankara’daki Arama Daire Başkanlığı’nca değerlendirilerek, yeni açılacak petrol kuyuları için sondaj alanları tespit ediliyor. Yerden yaklaşık 200 metrede uçan uçak, bulutlu havalarda ise çalışmalarına ara veriyor. Türkiye Petrolleri’nin bugüne kadar yerden yapamadığı sismik çalışmalar yeni yöntemle gerçekleştirebiliyor.

Kaynak; https://www.sondakika.com/haber/haber-turkiye-yeni-petrol-hamlesi-icin-dugmeye-basti-11177933/