Kent, Van Depremi İzini 7 Yılda Sildi!

2011 yılında meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki Van Depremi sebebiyle büyük zarar gören kent, 7 yıllık sürede yapılan yatırımlarla depremin izini sildi.

23 Ekim 2011 Van Depremi

2011 Van Depremi, şehre çok büyük zarar verdi

23 Ekim 2011 yılında meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki Van Depremi, şehre çok büyük zarar verdi. Aradan geçen 7 yıllık süre sonunda Van’da depremin izleri silindi. Yapılan yatırımlarla Van, bölgenin en gelişmiş illerinden birisi haline geldi.

Van’da depremden bu yana 17 bin 489 konut tamamlanmak suretiyle depremzedelere teslim edildi. 12 bin köy evinin büyük çoğunluğu da tamamlandı.

Barınma İhtiyaçları karşılandı

Tüm Türkiye depremin ardından Van için seferber oldu. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere birçok bakan, siyasetçi ve sivil toplum kuruluşu çalışanları kente geldi.

Depremden kısa süre sonra yerinde yaptıkları çalışmalar ile yetkililer koordinasyonu sağladılar. İlk etapta arama kurtarma çalışmalarına ağırlık veren uzmanlar, ardından depremzedelerin barınma ve yaşamsal ihtiyaçlarını gidermeye çalıştı.

Artçı sarsıntıların devam etmesi sebebiyle birçok vatandaşın evlerine girememesi üzerine, ilk etapta 75 bin çadır geçici barınma amaçlı vatandaşlara dağıtıldı.

Depremzedelerin çaresizliğine ve soğuk havanın olumsuz etkisine karşı devlet, çadır kentlerin ardından 29 bin 500 konteynerden oluşan 35 konteyner kent kurdu.  Bu vesileyle vatandaşlarun geçici barınma imkanı ihtiyacı karşılanmış oldu. sağladı.

Çadır kentlere ve hasarsız raporu verilen evlerine yerleşen depremzedeler, Kurban Bayramı’nın 4. gününe denk gelen 9 Kasım’da meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki ikinci depremle bir kez daha sarsıldı.Yeni bir şehir kuruldu

Konu ile ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada AFAD İl Müdürü Osman Uçar, depremin ardından yapılan çalışmalarla Van’da adeta yeniden bir şehir kurulduğunu ifade etti.

Uçar; “Vatandaşların mağduriyeti fazla bekletmeden giderildi. Yaşanılan felaketin boyutu, ekonomik ve sosyal alanda, sosyolojik anlamda çok büyüktü. Çevre düzenlemeleriyle, parklarıyla, spor salonlarıyla daha güzel bir kent ortaya çıktı. Devletimizin desteği ile bu sorunlar en aza indirildi.” dedi.

TOKİ konutlarında 19 bin 826 personel 24 saat esasına dayalı çalıştı. Konutlar yapılırken çevre düzenine de büyük önem verildi. Konutların bulunduğu alanlarda 1 milyon 48 bin 523 metrekarelik bölge yeşil alan olarak değerlendirildi ve bu bölgelere 16 bin 650 ağaç dikildi.

Van Depremi

Van’ın Tabanlı Köyü’nde 23 Ekim 2011 tarihinde 6,7 büyüklüğünde meydana gelen depremde 604 vatandaş hayatını kaybetmiş, 4 binden fazla kişi de yaralanmıştı. Sarsıntıdan dolayı 2 bin 262 enkaz oluşmuştu.

Meydana gelen şiddetli depremi Hakkari, Ağrı, Iğdır, Erzurum, Kars, Muş, Bitlis, Siirt, Batman, Mardin, Diyarbakır ve Şanlıurfa gibi çevre iller de hissetti. Depremin hissedildiği sözkonusu bölgelerde binalar yıkıldı, elektrik ve telefon hatları da kesildi.

23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen Van Depremi, Anadolu‘da Cumhuriyet tarihi boyunca meydana gelen en büyük depremlerden biri olarak kayıtlara geçti.

 

Atatürk Üniversitesi DAG Projesi Devam Ediyor!

Atatürk Üniversitesi ATASAM bünyesindeki Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG) Projesi devam ediyor.

Atatürk Üniversitesi ATASAM DAG Projesi

Atatürk Üniversitesi Astrofizik Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde devam eden Doğu Anadolu Gözlemevi projesi, bittiğinde turizme de katkı sunacak.

Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG) projesi, Atatürk Üniversitesi Astrofizik Araştırma ve Uygulama Merkezi (ATASAM) bünyesinde, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ve Atatürk Üniversitesi desteğiyle yürütülmektedir.

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çomaklı, “Atatürk Üniversitesi DAG Projesi ‘nin araştırma geliştirme amaçlı inşa edilmesinin yanında, 2020’den sonra turizm anlamında dünyanın buraya akmasına vesile olacağına inanıyoruz.” dedi.

Rektör Çomaklı, rektör yardımcıları Prof. Dr. Ayhan Çelik, Prof. Dr. Fuat Gündoğdu, Prof. Dr. Medine Güllüce, Prof. Dr. Sezai Ercişli ve DAG Proje Koordinatörü Astrofizikçi Doç. Dr. Cahit Yeşilyaprak ile birlikte heyet olarak inşaatı devam eden gözlemevi inşaatında incelemede bulundu. DAG Projesi, 3170 rakımlı Konaklı Karakaya Tepeleri’nde inşa edilmektedir.

İlk Kez Kırmızı Ötesi Gözlem Yapacak

İncelemenin sonunda gazetecilere açıklamada bulunan Prof. Çomaklı, DAG Projesi’nin 2012 yılında başladığını, Türkiye‘nin en büyük araştırma projesi  olduğunu vurguladı.

Projede 4 metre çapında teleskobun kullanıldığını ifade eden Rektör; “DAG Projesi, Avrupa’nın kurulu en büyük çaplı ve Türkiye’nin en büyük çaplı teleskobuna sahip olacak. DAG, ilk kez kırmızı ötesi gözlem yapabilen, son teknolojiyle donatılmış uluslararası bir gözlemevi olacak. DAG, sahip olduğu teknolojiler ve ekibin bilgi, birikim ve deneyimleri, farklı alanlarda çalışan diğer ulusal ve uluslararası kuruluşlara hizmet verebilecek donanıma ve potansiyele sahip olacak.” dedi.

Çomaklı, DAG projesinin diğer aşamalarının da aynı kurumsal destekle başlatıldığını, bu kapsamda üniversite yerleşkesinde DAG’a hizmet vermesini planladıkları Optomekatronik Araştırma Laboratuvarı yani OPAL için 150 dönümlük arazi tahsis edildiğini söyledi.

Dünya Buraya Akacak

Rektör, inşası devam eden gözlemevinin Avrupa’nın ve Türkiye’nin en büyük çaplı gözlemevi olmasından ziyade, çok büyük bir AR-GE merkezi olacağını vurguladı. Daha şimdiden kendileriyle iş birliği yapmak isteyen ülkelerin bulunduğunu ifade eden Çomaklı, projenin bir de turistik yanının olduğunu dile getirdi.

Çomaklı; “Biz inşallah gerek araştırma geliştirme gerekse turizm sektörü anlamında 2020’den sonra dünyanın buraya akacağına inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

O Yükseklikte Hava Koşulları da Zor

Projede iki adet dairesel duvar bulunduğunu belirten Doç.Dr. Yeşilyaprak, 1 milimetre çapta bir hassasiyetle çalışıldığını ifade etti. Yeşilyaprak, 130 ton ağırlığında hareketli bir kubbeyi taşıyacak olduğu için oldukça zahmetli bir iş olduğunu belirtti.

Koordinatör Yeşilyaprak, Teleskobu taşıyacak olan kubbenin kendisi de titreşim yapmayacak ve titreşimi teleskoba da yansıtmayacak bir hassasiyette olması gerektiğini ifade etti.

Yeşilyaprak; şunları söyledi: “Teleskobun betonu da yaklaşık 300 tonluk bir ekipman, teleskobun bütün üniteleri üzerine yüklendiğinde. O da hareket ettiğinde titreşim üretmemesi için dış duvarla içerideki dairesel duvar birbirinden bağımsız. O yüzden öndeki servis binamız bu binalara temas etmiyor. Bunun nedeni kesinlikle titreşim üretmemesi gerekliliğiydi. Çünkü titreşim astronomik olarak bir gök cismini gözlemlediğinizde trilyon kilometrelik bir fark yaratabilir ve kıpraşmaya neden olacağı için bütün bunlar hassas şekilde yapıldı. 

Hava koşullarını da gözönünde bulundurmak gerek. 3 bin 100 metrede çalışmak oldukça zor. 2 sene içinde prjeyi bitirmeyi planlıyoruz. Bir aksilik olmazsa 2020’nin sonbaharına doğruda ilk ışığı almayı hedefliyoruz.” dedi.

Muhabir: Muhammet Mutaf

Ankara-Sivas YHT Projesi Devam Ediyor!

İlk olarak 25 Mart 2018 tarihinde, Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) Projesi kapsamında Yozgat’ta başlatılan ray serim çalışmaları aralıksız bir şekilde sürüyor.

Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) Projesi

AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, Ankara-Sivas YHT Projesi`nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 100 Günlük Eylem Planı içinde yer aldığının altını çizdi. Sayın Başer, Yozgat’ın Yerköy ilçesinde devam eden ray serim çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.

2019 yılı içerisinde deneme sürüşlerine başlanılarak hizmete girecek olan Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Projesi (YHT)  hattının 245 kilometrelik Yozgat-Sivas bölümünün belirlenen süre içerisinde tamamlanacağını açıklayan Başer, “Yozgatlının yıllardan beri hayali olan hızlı trenin bugün inşaat sahasında il başkanımızla gerekli incelemeleri yaptık.

Yozgat-Yerköy-Sivas Hattı

1 milyar 83 milyon bedelli bir ihale. İhale Mart ayında başladı. Şu an itibariyle günde bin 750 metre ray döşemek suretiyle 245 kilometrelik Yozgat-Yerköy-Sivas Hızlı Tren Hattını süresi içerisinde günlük 750 çalışan ile bitirmiş olacağız. İnşallah Yozgatlının hayali olan hızlı treni süresi içerisinde Yozgat insanıyla buluşturmuş olacağız” diye konuştu.

Başer, Ankara-Sivas YHT Projesi’nin de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 100 Günlük Eylem Planı içerisinde bulunduğunu hatırlattı. Devamında; “Şu an Yerköy-Elmadağ-Ankara hattı ile ilgili olarak bir taraftan alt yapı çalışmaları devam ediyor diğer yandan da üst yapı çalışmaları devam ediyor.

İnşallah Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren Hattı’nı vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş olacağız. Hızlı tren hattımız sadece Ankara-Sivas arası değil bir taraftan da Eskişehir-İstanbul hattı da devem ediyor, orası şu an bitmiş durumda” dedi.

Demir İpek Yolu

Başer, Bu hattın yalnızca Sivas’a kadar devam etmeyeceğini belirtti. Hattın Erzurum, Erzincan, Kars’a kadar devam edeceğini, hatta hızlı tren hattının geçmişteki İpek Yolunun devamı niteliğinde olacağını ifade etti.

Orta Asya’dan Avrupa’ya büyük bir hizmet verecek bir proje. Bu proje 2023 yılında Türkiye’nin marka projelerinden biri olacak ve inşallah Türkiye’yi dünyaya bağlamış olacak” şeklinde konuştu.

Proje, tamamlandığında Sivas-Ankara arasını 2 saate, Ankara-Yozgat arasını ise yaklaşık bir saate düşürecek.

Ankara-Sivas YHT projesi, Sivas-Erzincan, Erzincan-Erzurum-Kars hızlı tren hatlarıyla bütünleşerek Bakü-Tiflis-Kars Demir İpek Yolu`na entegre edilecek.

Kaynak; http://www.iha.com.tr/foto-iki-sehir-arasi-2-saate-dusecek-16575/  

Ovit Tüneli’nde Bayram Yoğunluğu Yaşandı

Rize-Erzurum karayolu güzergahındaki 2 bin 640 rakımlı Ovit Dağı’nda hizmete açılan Ovit Tüneli, Kurban Bayramı’nda sürücülerin yüzünü güldürdü.

Ovit Tüneli

Ovit Tüneli İkizdere-İspir arasında bulunmakta olup, 14,3 kilometre uzunluğundadır.

Ovit Tüneli ‘nden, bayram tatili boyunca günlük ortalama 1.500-2.000 araç geçişi sağlandığı belirtilmiştir.

Tünel, ulaşımda sağladığı konfor ve zaman tasarrufuyla trafiğin yoğun olduğu bayram tatilinde sürücüleri mutlu etti.

AA muhabirine açıklamada bulunan Rize Valisi Erdoğan Bektaş; “Türkiye’nin çok önemli projelerinden birisi olan bu tünel, kış aylarından itibaren hizmet vermektedir” dedi.

Ovit Tüneli‘nin yapım amaçlarından birinin Doğu Anadolu ile Karadeniz’in ulaşımının sağlanması olduğunu ifade etti.

Bektaş, Ovit Tüneli‘nden esas beklentinin ticari ve ekonomik olduğuna işaret ederek, “Buranın ciddi bir lojistik nakliyeye konu olması, GAP ve İran‘dan gelen yüklerin tünel aracılığıyla kısa vadede limanlara inerek dağılması sonrasında ekonominin oluşması. Bir sonraki amacı ise turizm faaliyetine katkılar. Bunun için tünelin hizmete girmesinin yanında Erzurum ve Rize tarafındaki eksikliklerin yapılması ve lojistik projenin yol alması gerekiyor. Bütün bunların tamamlanması belli bir süre alacak.” diye konuştu.

Karadeniz Sahil Yolu’nda da yoğunluk

Bektaş, Karadeniz Sahil Yolu’nda bayram boyunca araç trafiğinin geçen seneye oranla iki katına çıktığını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Karadeniz Sahil Yolu’nda geçen yıl 8 bin araç saydıysak bu yıl 16 bin saydık. Kurban Bayramı 9 gün tatil olunca ve mevsimin tam ortasına gelince rağbet arttı. Ovit, Ayder Çat, Zil Kale çok hareketli geçti. Zil Kale’ye bir günde 6 bin 500 bilet kesildi. Turizm, bölgede çaydan sonraki ikinci kavram, bize bu bayramda gerçekliğini hissettirdi.”

Turizmin ihtiyacı olan altyapının hızla tamamlanması gerektiğini anlatan Bektaş, “Biz altyapıyı tamamlayacağız, müteşebbis de üst yapıyı tamamlayacak ve gelen turist buradan memnun dönecek. Gelecek planlarını yapanlar, planlarını Ovit Tüneli ve havalimanı üzerinden yapıyor.” diye konuştu.

Ovit Tüneli

Türkiye’nin tamamlanmış en uzun tüneli olan ve ilk olarak 1880 yılında Osmanlı Devleti’nin kalkınma planında Rize-Erzurum karayolu ve tüneli projesi olarak gündeme gelen Ovit Tüneli’nin temeli, 13 Mayıs 2012’de atıldı.

“Işık göründü” töreni 11 Kasım 2016’da Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Kış aylarında geçit vermeyen güzergahı kullanan sürücüler için umut olan tünelin resmi açılışı ise 13 Haziran 2018’de Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldı.

Ovit tüneli, toplam 14,3 kilometre uzunluğuyla Trabzon-Gümüşhane karayolunda yapımı süren 14,5 kilometrelik Yeni Zigana Tüneli tamamlandığında Türkiye’nin ikinci, dünyanın ise dördüncü en uzun tüneli olacak.

Tünelin giriş kotu bin 919 metre, çıkış kotu 2 bin 236 metre, tünel içi boyuna eğim yüzde 2,13 olarak gerçekleştirildi. Kazı ve kaplama betonu imalatı tamamlanan Ovit’in bin 710 metre uzunluğunda yaklaşım tüneli ve bin 369 metre uzunluğunda çığ tüneli bulunuyor.