Ev Alacaklar İçin 27 Önemli İpucu!

Ev alırken araştırılacak bir çok konu bulunuyor. Peki ‘Ev Alacaklar’ nelere dikkat etmeli? İşte Ev Alırken dikkat edilmesi gereken 27 önemli ipucu;

Ev Alacaklar

Ev alacaklar, ev seçerken dikkate alması gereken noktaları hesaba katmadıysa bir çok sorunla karşı kaşıya kalabilir.

Yeni Akit Gazetesi, bu konuda çok önemli ipuçları içeren bir yazı kaleme aldı. İklim koşullarına uygun ısı, su ve ses yalıtımı yapılmış projelerden ev almanın önemine değinilen haberde, ısıtma sisteminin doğalgazlı olmasının hem konfor hem de ekonomi adına önemli olduğu hatırlatılıyor.

Peki ‘Ev Alacaklar’ nelere dikkat etmeli? İşte Ev Alırken dikkat edilmesi gereken 27 önemli ipucu;

1- Evi satan kişinin, konutun gerçek sahibi olup olmadığını araştırın.

2- Konutun tapu kaydını mutlaka önceden kontrol edin. Gayrimenkul üzerinde ipotek olmaması gerekiyor.

3- Kat irtifakının kurulup kurulmadığına, iskanın, yani Yapı Kullanım Belgesi‘nin olup olmadığına bakın.

4- Satılan konut aile konutu ise eş muvafakati mutlaka alınmalı. Alınmadığı takdirde tapu devredilse bile, ileride açılacak tapu iptal davası ile tapu iptal olabilir.

5- Kadastro Müdürlüğü‘nden gayrimenkulün haritasına bakılmalı. Gayrimenkulün çevresinde neler olduğunu, önüne, arkasına, yanına ne gibi inşaatlar yapılabileceğini öğrenin.

6- Binanın Deprem Yönetmeliği‘ne uygun olup olmadığını, projenin denetiminin ve ruhsat izninin olup olmadığını inceleyin.

7- Satın almak istediğiniz gayrimenkul inşa halinde ise müteahhidinin mali durumunu araştırın.

8- Kat karşılığı yapılan bir projeden gayrimenkul alıyorsanız, müteahhitle noter onaylı anlaşma yaparak kullanılacak tüm malzemeleri ve işin aksaması durumundaki tazminatları belirtin.

9- Alacağınız gayrimenkulde bir kiracı varsa yapılan kira kontratını inceleyin. Kiracı tahliye taahhüdü vermiş ise tahliye taahhüdündeki tarih ile kontrat tarihini karşılaştırın.

10- Tapu işlemi sırasında alacağınız konutun değerini yeniden değerleme oranlarına göre hesaplayarak beyan edin. Çünkü beyanınız eksikse ödenen alım satım harçları cezalı olarak size geri dönebilir.

Emsal Konut Fiyatları

11- Bölgedeki emsallerden konutun fiyatını değerlendirin.

12- Gayrimenkulün işinize, okulunuza, merkezlere olan uzaklığını ve ulaşım durumunu göz önünde bulundurun.

13- Konutun mevcut apartman aidatlarını öğrenin. Sonradan çok yüksek aidatlarla karşılaşmamak adına bu büyük önem arzediyor.

14- Konutun ısı, ses ve su yalıtımı yeterli olup olmadığına dikkat edin.

15- Bina ve konutun inşaat malzemesi kalitesini öğrenmeye çalışın.

16- Konuta ait yeşil alanının ve otoparkının olmasını tercih edin.

17- Konutun kira getirisini göz önünde bulundurun.

18- Konutun oda sayısına ve odalarının ve yerleşim planının kullanışlı olup olmadığına bakın.

19- Konutun tesisatlarının durumuna bakın.

20- Konut bir sitede ise, sitedeki sosyal donatıların kime ait olduğunu öğrenin.

Ev alacaklar, verdikleri Kaparo Oranına dikkat etmeli

21- Konut fiyatının yüzde 5’inden fazla kaparo vermeyin.

22- Satıcının irtibat bilgilerini mutlaka alın. Daha sonradan ihtiyaç halinde kendisine ulaşabilmelisiniz.

23- Tapudaki masrafların kim tarafından ödeneceği konusunda önceden anlaşın ve bunu satış protokolüne yazın.

24- Konutun geçmiş dönem emlak vergisi, su, elektrik, doğalgaz, apartman aidatı, vs. borçlarının olup olmadığına bakın.

25- Konutların ekonomik ömrünün yaklaşık 50 yıl olduğunu göz önünde bulundurup, çok yaşlı binalardan ev almamayı tercih edin.

26- Emlak komisyoncusunu seçerken çok dikkatli olun. Emlak komisyoncusuna vekaletname ya da satıcı imzalı Yetki Belgesi olmaksızın kaparo vermeyin. Yer gösterme ücreti adı altında Emlak Komisyoncusuna herhangi bir ücret ödemeyin, çünkü bu ücret yasal değildir.

27- Üşümeyen ev, koruduklarını da üşütmez. Yani evinizin dış cephe ve çatı ısı yalıtımı tam olmalı.

Kaynak; https://www.yeniakit.com.tr/haber/ev-satin-alirken-557295.html

Konut Devrinde Milyarlarca Dolarlık Zayiat!

Konut devrinde gerçek değerin beyan edilmemesi sebebiyle; tapu harcı, KDV ve gelir vergisinden bir yılda oluşan zayiatın 6-7 milyar doları bulduğu ifade edildi.

Konut Devrinde Milyarlarca Dolarlık Zayiat!

Konut devrinde gerçek değer esas alınacak

Daha önceki açıklamasında Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, tapu dairesinde konut devrinde gerçek değerin esas alınacağı bir sisteme geçileceğini ifade etmişti. Konut dahil tüm gayrimenkullerin satışında gerçek değerin esas alınacağı uygulamanın gelecek yıl başlayacağı, ilk olarak iki pilot şehirde uygulanacağı ifade edilmişti.

Gerçek değer üzerinden tapu devirlerinin yapılmasının önemine işaret eden Bakan Kurum, “Bazı vatandaşlarımız bunu doğru gösterirken bazıları da eksik gösterebiliyor. Almamız gereken vergi kısmını tam anlamıyla alamıyoruz. Dolayısıyla bu eksikliği giderecek uygulamaları en kısa zamanda hayata geçireceğiz.” şeklinde ifade etmişti.

Yalnızca Markalı Konut satışında gerçek değer beyan ediliyor

Konu ile ilgili Habertürk‘e bir değerlendirmede bulunan Coldwell Banker Türkiye Ülke Başkanı Gökhan Taş, bu sayede ciddi bir vergi kaybının önleneceğini belirtti. Taş; “Gayrimenkul devirlerinde eksik beyan edilen veya beyan edilmeyen gerçek değerler nedeniyle bir yılda oluşan tapu harcı, KDV ve gelir vergisi kaybı 6-7 milyar dolarları buluyor.” dedi.

Bu sayede Türkiye’de 110 milyar dolarlık bir ekonomi oluştuğunu kaydeden Taş, ancak tapu satışında pazarın yüzde 5’ini kapsayan markalı konut üreticileri dışında tapu devrinde gayrimenkulün gerçek değerinin beyan edilmediğini vurguladı.

6-7 milyar dolarlık Vergi kaybı sözkonusu

Gökhan Taş, devamında şu açıklamayı yaptı;

“Araştırmalarımıza göre yıllık toplam 2,5 milyon adet gayrimenkulün satışı işleminde sadece 50-100 bin civarındaki konut satışı gerçek değeri üzerinden beyan ediliyor. Tapu devirlerinde 110 milyar dolarlık bir ticari hacim ortaya çıkarken, bunun yarıya yakını beyan edilmiyor. Resmi rakamlara göre yıl sonuna kadar tapu harcından 10-12 milyar liralık gelir elde edilmesi bekleniyor. Bu rakamlar bize gösteriyor ki, 2-2,5 milyar dolar arasında tapu harcından vergi kaybı var.

Aynı şekilde KDV’de de böyle bir durum söz konusu. 150 metrekareden düşük evler hariç iş yeri, tarla arsa ve 150 metrekareden büyük konutlar olmak üzere diğer tüm gayrimenkullerde KDV oranı yüzde 18. Burada da 2-2,5 milyar dolarlık bir vergi kaybı var.

Keza Gelir vergisinde de kayıp söz konusu. Yani Türkiye genelinde gayrimenkul devirlerinde eksik beyan edilen veyan beyan edilmeyen gerçek değerler nedeniyle bir yılda tapu harcı, KDV ve gelir vergisi kaynaklı oluşan zayiat 6-7 milyar dolarları buluyor.

Tapu harçları kalıcı olarak düşürülmeli

Taş, Gerçek değer sistemine geçilirken tapu harçlarının kalıcı olarak düşürülmesi gerektiğini dile getirdi. Gökhan Taş; “Gayrimenkulün gerçek değerinin altında gösterilmesinin en büyük nedeni tapu harçlarının yüzde 4 olmasıdır. Bu oran kalıcı olarak düşürülürse vatandaş sorumlu tutulabilir.

Bir de 5 yıl içinde evin değer artışından dolayı insanlar ciddi bir vergi ile karşı karşıya kalıyor. Bundan önce böyle bir zorunluluk olmadığı için düşük alınmış evler var. Son 5 yıl içinde alınmış evlerin, gelecek 5 yılda satılması durumunda bir defaya mahsus bir ev için vergi muafiyeti gibi indirimler teşvik edilebilir.” şeklinde değerlendirdi.

İzmir Çiğli’de 4 Bin Konutun Yapı Ruhsatı İptal Oldu!

İzmir Çiğli’de yaklaşık 170 dönümlük alanın parselasyon planının iptal olması nedeniyle 4 bin konutun Yapı Ruhsatı iptal oldu. Kaçak Yapı durumuna düşen 4 bin evin, 1993 yılından beri devam eden inşaatı durdu.

Yapı Ruhsatı iptal olan 4 bin konutun sahipleri mağdur

4 bin Konutun Yapı Ruhsatı iptal oldu

Milliyet muhabirinin haberine göre, İzmir Çiğli’de, daha önce oturma ruhsatı alınıp inşasına başlanan 4 bin konutluk projenin bulunduğu yaklaşık 170 dönümlük alanın parselasyon planı iptal oldu. Parselasyon planı iptalinden dolayı Yapı Ruhsatı da geçersiz olan binalar kaçak duruma düştü. Müteahhitler, inşaatlarının yarım kaldığı gerekçesiyle milyonlarca lira zarar ettiklerini ifade edip, yetkililerden bu duruma çözüm bulmalarını istedi.

İzmir ili Çiğli ilçesine bağlı Esentepe Mahallesi’nde yaklaşık 170 dönümlük bir alanın 1993 yılında parselasyon planı yapıldı. Planlamada yapılan bazı hatalar gerekçesiyle bir hak sahibinin 23 yıl aradan sonra açtığı davayı 2 yıl önce karara bağlayan Mahkeme, mevcut parselasyon planının iptaline hükmetti. Bu suretle sözkonusu bölgede 1993 yılından bugüne kadar inşa edilen tüm ruhsatlı konutlar ‘kaçak yapı‘ durumuna düştü.

Çiğli Müteahhitler ve İş Adamları Derneği Başkanı Barış Öncü, iki yıl önce parselasyon planının iptal olmasından dolayı bölgede yaşayan hak sahipleri, müteahhitler ve konut sahiplerinin sıkıntı yaşadıklarını kaydetti. Öncü; “Bitmiş olan evler bile kaçak duruma düştü. Yapı Ruhsatı almış inşaatlar durduruldu. Temel üstü ruhsatı alınamıyor. Bitmiş binaya Yapı Kullanma Belgesi alınamıyor. Yıllarca dişinden, tırnağından artırıp bir konut sahibi olabilen vatandaşların oturma ruhsatlı evleri bile kaçak yapı statüsünde.” dedi.

Büyük gerginlikleri doğurabilir

Öncü, sözkonusu alanda yüzlerce müteahhidin ciddi cezai müeyyide içeren ‘kat karşılığı inşaat sözleşmesi’ ile iş yaptığını ifade etti. Öncü, “Sözleşmedeki cezai müeyyideler halen işler durumda. İnşaat sektöründeki ciddi sıkıntıların yaşandığı şu dönemde, üzerine bir de bu sorun eklenince, müteahitler iflas etme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.” dedi.

Öncü devamında, bölgede büyük gerginlikleri doğurabilecek nitelikteki bu konuya çözüm bulmada yardımcı olması için, sorunu AK Parti İzmir Milletvekili Necip Nasır’a aktardıklarını dile getirdi.

Sorunu Çevre ve Şehircilik Bakanımıza aktardık

Ak Parti İzmir Milletvekili Necip Nasır, konuyla ilgili kendisini onlarca kişinin aradığını belirtti. Nasır sorunun; planlama safhasında vatandaşın arsasında ‘ortaklık katılım payı’ diye nitelenen zayiat alınırken yapılan hatalardan oluştuğunu ifade etti. Mahkemelerin mevcut yasalar doğrultusunda yapabileceği bir şeyi olmadığını dile getiren Necip Nasır, şikayet sahibinin davadan vazgeçmesi veya belediyenin yeniden parselasyon planı yapması ile ancak sorunun giderilebileceğini kaydetti.

Nasır devamında; “Belediye tarafından 2 yıldır bir şey yapılmayan bu sorunun çözümü için çalışmaya başlansa dahi sonuçlanması için uzun bir zaman gerekecektir. Bu süreçte mağduriyetler daha da büyüyecek. Sosyal sorunlara neden olabilecek duruma gelindiği için, kısa süre önce İzmir’e gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a durumu aktardık.

Sorunun çözümü için ne yapılabileceği hakkında birlikte fikir alış verişinde bulunduk. Gerekmesi halinde bir Milletvekili olarak, sorunun çözümü için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kanun teklifi vereceğim.” dedi.

Durumdan 4 bin konut etkilendi

Bölgede plan iptalinden etkilenen yaklaşık 4 bin konutun olduğunu ifade eden müteahhit Kamil Demirtaş ise “Yarım kalan birçok inşaat var. Projelendirme aşamasından temel inşasına kadar geçen süreçte en yoğun masrafların yapıldığı inşaatta yaklaşık 1 milyon liralık mağduriyetim var. Konu yalnızca bu rakamla da bitmiyor. Arsa sahiplerine verilen güvence bedelleri de dikkate alınınca zararın boyutu daha da artıyor.” şeklinde konuştu.

Bölgenin harita işlerini yapan Haldun Karataş da 30 adada parselasyon planının iptal edildiğini açıklayarak ev sahipleri, müteahhitler ve arsa sahipleri dahil bölgedeki herkesin mağdur olduğunu ifade etti.

Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri Yayınlandı!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Türkiye geneli Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri verilerine göre; Belediyeler tarafından Daire sayısı bazında verilen Yapı Ruhsatlarında yüzde 58,6 oranında azalma oldu. Peki bunun gerekçeleri nelerdir?

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri

Türkiye geneli Yapı Ruhsatı verilen Bina sayısı yüzde 41,1 azaldı

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri dikkate alındığında, Belediyeler tarafından Türkiye genelinde verilen yapı ruhsatlarının bir önceki yılın aynı dönemine göre;

  • Bina sayısı bakımından %41,4,
  • Yüzölçümü bakımından %55,1,
  • Değeri bakımından %44,7 ve
  • Daire sayısı bakımından %58,6 oranında azaldı.

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri 

Yapı Ruhsatı verilen yapıların toplam Yüzölçümü 105,9 milyon metrekare oldu. Bunun;

  • 54,9 milyon metrekaresini konut alanı,
  • 31,3 milyon metrekaresini konut dışı alan ve
  • 19,6 milyon metrekaresini ortak kullanım alanı oluşturdu. 

Kullanma amacına göre;

  • 72,5 milyon metrekare ile en yüksek payı iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar teşkil etti. Bunu
  • 9,2 milyon metrekare ile kamu eğlence, eğitim, hastane veya bakım kuruluşlarına ait binalar izledi.

 

Yapı sahipliğine göre;

  • 84,3 milyon metrekare ile Özel Sektör en büyük paya sahip oldu. Bunu
  • 20,1 milyon metrekare ile Devlet Sektörü ve
  • 1,4 milyon metrekare ile Yapı Kooperatifleri takip etti. 

 

Bu dönemde toplam 485 bin 356 daire Yapı Ruhsatı aldı.

  • 441 bin 147 daire ruhsatı Özel Sektör,
  • 39 bin 262 daire ruhsatı Devlet Sektörü ve
  • 4 bin 947 daire ruhsatı Yapı Kooperatifleri tarafından alındı.

 

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • 12,4 milyon metrekare ile İstanbul en yüksek payı aldı. Takiben
  • 7,4 milyon metrekare ile Ankara,
  • 5 milyon metrekare ile İzmir illeri geliyor. 
  • Sırasıyla Ardahan, Tunceli, ve Şırnak yüzölçümü en düşük olan iller oldu.

 

Daire sayılarına göre;

  • 62 bin 617 adet ile İstanbul en yüksek payı aldı. Takiben
  • 27 bin 523 adet ile İzmir ve
  • 23 bin 739 adet ile Ankara geldi. 
  • Sırasıyla Şırnak, Ardahan ve Tunceli Daire sayısı en az olan iller oldu.

Yapı Ruhsatı, Ocak – Eylül, 2016-2018

Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların yüzölçümünde artış

Türkiye İstatistik Kurumu Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri baz alındığında Belediyeler tarafından verilen Yapı Kullanma İzin Belgesi sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre;

  • Bina sayısı bakımından yüzde 3,7,
  • Yüzölçümü bakımından yüzde 1,6,
  • Değeri bakımından yüzde 28,8,
  • Daire sayısı bakımından yüzde 3,8 oranında arttı.

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri referansla Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen binaların toplam yüzölçümü 115,5 milyon metrekare olarak gerçekleşti. Bunun

  • 66,9 milyon metrekaresini konut alanı,
  • 25,9 milyon metrekaresini konut dışı alan ve
  • 22,7 milyon metrekaresini de ortak kullanım alanı oluşturdu. 

Kullanma amacına göre;

  • 87,5 milyon metrekare ile en yüksek payı iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar aldı.
  • Bunu 6,1 milyon metrekare ile toptan ve perakende ticaret binaları takip etti.

 

Yapı sahipliğine göre;

  • 98,8 milyon metrekare ile en büyük payı Özel Sektör aldı.
  • Bunu 14,6 milyon metrekare ile Devlet Sektörü ve
  • 2,1 milyon metrekare ile Yapı Kooperatifleri takip etti.

 

 Daire sayısına göre de toplam 593 bin 945 daire YKİB aldı. Bunun 

  • 536 bin 271’i Özel Sektör,
  • 48 bin 209’u Devlet Sektörü ve
  • 9 bin 465’i Yapı Kooperatifleri tarafından alındı.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • 19,1 milyon metrekare ile İstanbul en yüksek payı aldı. Ardından
  • 10,3 milyon metrekare ile Ankara,
  • 6,7 milyon metrekare ile İzmir geldi.
  • Sırasıyla Şırnak, Ardahan ve Hakkari yüzölçümü en düşük olan iller oldu.

 

Daire  sayılarına göre; 

  • 105 bin 763 adet ile İstanbul en yüksek payı aldı. Takiben
  • 41 bin 795 adet ile Ankara ve
  • 41 bin 153 adet ile İzmir geldi.
  • Sırasıyla Şırnak, Ardahan ve Hakkari daire sayısı en az olan iller oldu. 

Yapı kullanma izin belgesi, Ocak – Eylül, 2016-2018

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri ışığında bir değerlendirme yapmak gerekirse;

Türkiye geneli Yapı Ruhsatı alımlarında bu dönemde ortalama yüzde 50 gibi bir düşüş yaşandı.

Bu düşüşe en önemli etmen olarak; yılın ikinci çeyreğinden itibaren yaşanan dövizdeki aşırı dalgalanma gösterilebilir. 

Döviz kurundaki aşırı yükselmeye bağlı olarak ülkede ekonomik belirsizlik ve durgunluk yaşandı.

Kur farkını dengeleme amaçlı banka kredi faizlerinin yükselmesi ile gerek Türk vatandaşları gerekse de Yabancı uyruklu vatandaşların gayrimenkul alımı zayıfladı. 

Bu süreçte inşaatı devam eden projelerin tamamlanması ile birlikte ülke geneli mevcut konut stoğu artmaya devam etti. 

Mevcut konut stoğunu eritme ve devam eden projelere finansal kaynak bulma amaçlı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı öncülüğünde, başta Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ve sektörel temsilcilerin desteğiyle peş peşe açıklanan konut kampanyalarının inşaat sektörüne olumlu yansımasını TÜİK 2018 Ekim ayı Konut Satışları verilerinde gördük.

Ancak döviz bazlı ana hammadde girdilerinin yükselmesi etkisiyle bu dönemde inşaat maliyet endeksi (İME) büyük artış gösterdi.

Gayrimenkul talebinin düşmesine bağlı olarak satış fiyatları üzerinde oluşan baskı sebebiyle bu yapım maliyetlerini müteahhitler kompanse etmek durumunda kaldı. 

Sektörde karlılığın ve cironun beklenen seviyenin altında gerçekleşmesi ve talebin azalmasına bağlı olarak Yatırımcılar İnşaat sektöründen çıkmaya başladılar.

Bu da sonuç olarak yeni projelerin askıya alınmasını veya iptalini doğurdu.

A-TECH Fuarı, Ankara Congresium Fuar Merkezi’nde Başlıyor!

Geleceğin evlerinde kullanılacak teknolojilerin görücüye çıkacağı A-TECH Fuarı, Ankara Congresium Fuar Merkezi’nde 22 Kasım Perşembe günü başlıyor.

A-TECH Fuarı

A-TECH Fuarı; geleceğin evlerinde kullanılacak teknolojilerin görücüye çıkacağı fuar

Geleceğin evlerinde kullanılacak teknolojilerin görücüye çıkacağı A-TECH Fuarı, 22 Kasım perşembe günü, Artı2 Fuarcılık öncülüğünde, Ankara Congresium Fuar Merkezi’nde başlıyor.

Fuarda elektrik sektörünün devleri, geleceği değiştirecek akıllı bina teknolojilerini tanıtacak. Artı2 Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İpekçi, “22-25 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek olan bu fuarda üreticiler akıllı binalarda kullanılan son teknolojik ürünlerini tanıtma imkanı bulacak.” dedi.

5 Bin Ziyaretçi bekleniyor

‘Kamu ve özel sektörü buluşturan fuar’ mottosuyla A-TECH – Akıllı Bina Teknolojileri ve Elektrik Sistemleri Fuarı, ikinci kez Ankara Congresium Fuar Merkezi’nde Perşembe günü başlayacak. Akıllı bina teknolojileri ve elektrik sektörünün üretici, dağıtıcı ve kullanıcılarını bir araya getiren A-TECH Fuarı’na yaklaşık 100 katılımcı firma stantlarıyla ev sahipliği yapacak. 22 Kasım da başlayacak olan fuar, 25 Kasım’a kadar açık olacak. Fuarda ziyaretçilerin yüzde 98’inin sektör temsilcilerinden oluşması ve 5 bin ziyaretçi sayısına ulaşılması bekleniyor.

Yeni Teknolojiler sergilenecek

İpekçi, özel sektör firmalarının; kamu çalışanlarıyla birebir görüşmeyi ve üretimdeki son teknolojiyi onlara anlatma fırsatını yakalayacaklarını vurguladı.

Fuarda Kamu çalışanlarının ve özel sektör temsilcilerinin bir araya geleceklerini ifade eden İpekçi, Kamu kurumlarının ve çalışanların şu ana kadar ulaşamadıkları ya da yeni olan teknolojiyi görüp bilgi sahibi olma imkanı bulacaklarını söyledi. İpekçi;

“Yeni üretilen ürünlerdeki tanıtım çok önemli. Ne kadar teknolojik ürün üretirseniz üretin, eğer ihtiyaç sahiplerine yeteri kadar tanıtım yapamazsanız, o üretimin büyük bir anlamı kalmıyor. İşte bu teknolojik yenilikleri üreten firmalar fuarda yer alacak.” şeklinde değerlendirdi.

Fuarı, Çevre ve Şehircilik Bakanı açacak

İpekçi; “A-TECH Fuarı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından açılacak. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna da açılışa teşrif edecek. Fuarda firmalar, ekonomik krize rağmen ayakta olduklarını ve üretime devam ettiklerini gösterecekler. Ayrıca fuarda Türk firmaları yanında yabancı firmalar da yer alacak. Ancak bu firmaların yüzde 70’i üretimlerini Türkiye’de yapıyor.” şeklinde ifade etti.

Artık her şey Teknoloji tabanlı

Artı2 Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İpekçi, yerli üretime dikkat çektiklerini ve kamu çalışanlarını özel sektör temsilcileriyle bir araya getirdiklerini vurguladı. İpekçi;

“Artık günümüzde her şey teknolojiye dayalı. Binaların elektrik tesisatları değişiyor. Uzaktan kumandalı teknolojiden tutun da eve gitmeden ocağın yanması, doğalgazın açılması, lambanın söndürülmesi, açık unutulan suyun kapatılmasına kadar pek çok yenilik var. A-TECH Fuarı, işte bu teknolojik yenilikleri üreten firmalara ev sahipliği yapacak.” dedi.

Fuarda 100’e yakın firma olacak 

Türkiye genelinde 81 ilden Ankara’ya 90’a yakın otobüs ile ulaşım imkanı sağlanacağını belirten İpekçi, “Bütün kurumlara davetiye gönderdik. 100’e yakın katılımcı firmanın ev sahipliği yapacağı fuara ilginin yüksek olmasını bekliyoruz. Fuarda aydınlatma, alçak gerilim malzemesi, kısmen asansör, kablolama ürünleri, anahtar firmaları gibi bir konut inşaatında kullanılan malzemeleri üreten firmaların temsilcileri olacak” dedi.

Yerli Üretimi destekliyoruz

Artı2 Fuarcılık Genel Müdürü Emel Yüksel ise fuarın en önemli özelliğinin yerli üretime dikkat çekmeleri olduğunu vurguladı. Yüksel; “Sektördeki birçok firma yerli üretimde gösterdikleri başarılı performansı burada sergileyecek. Fuarda, Kamudaki mühendisler ile özel sektördeki üreticiler buluşuyor.” dedi.

Türkiye’de önemli Teknolojik gelişmeler yaşanıyor

Yüksel, yerli üretim yapan sektörel firmaların ciddi Ar-Ge çalışmaları yaptıklarına dikkat çekti. Elektrik sektörünün otomasyon sistemleri üzerine belli bir noktaya geldiğini ifade eden Yüksel, firmaların akıllı bina teknolojileri ile ilgili ürünleri olduğunu hatırlattı. Yüksel;

Elektrik sistemi inşaatın yüzde 40’ını oluşturuyor. Bu noktada birçok akıllı ürün çeşitlerini fuarda göreceğiz. Türkiye’de son dönemde çok ciddi teknolojik gelişmeler yaşanıyor. Firmalar Ar-Ge çalışmaları yapıyor. İşte bu ürünleri görmek üzere tüm vatandaşlarımızı fuara davet ediyoruz.” dedi.

Kaynak; http://dha.com.tr/teknoloji/gelecegin-bina-teknolojisi-fuari-persembe-gunu-basliyor/haber-1610631

Tüketici Mahkemesi; “Artık Bankalar Da Sorumlu”

Tüketici Mahkemesi, konutu teslim edilemeyen tüketici için müteahhit ile birlikte kredi veren bankanın da sorumlu olduğu kararını verdi.

Tüketici Mahkemesi; “Artık Müteahhit ile birlikte Bankalar da sorumlu”

Tüketici Mahkemesi; “Artık Müteahhit ile birlikte Bankalar da sorumlu”

Tüketici ve Çevre Koruma Derneği Başkanı Osman İlhan, Tüketici Mahkemesi tarafından verilen emsal niteliğindeki kararla ilgili yaptığı değerlendirmede; “Tüketici için beklenen ve yerinde bir karar, bu sayede mağduriyetler daha da azalacak. Biz tüketiciler olarak memnunuz.” dedi.

Satın aldığı ev zamanında teslim edilmeyen tüm vatandaşları ilgilendiren karar, Tüketici Mahkemesi tarafından 27 Eylül günü verildi. Emsal niteliğindeki karara göre; tüketicinin konut için ödediği parayı müteahhit ile birlikte kredi veren banka faiziyle iade edecek.

Tüketici ve Çevre Koruma Derneği Başkanı Osman İlhan, sözkonusu kararı DHA‘ya değerlendirdi. İlhan; “Bu karar daha önce de olmasına rağmen uygulanmıyordu. Tüketici Mahkemesi tarafından şimdi verilen kararla bu emsal niteliği taşıdı ve uygulanmaya başladı. Tüketici lehine beklenen bir karar. Artık bundan sonraki satışlarda bankalar da sorumlu olacak. Banka kredi verirken bir anlamda müteahhite kefil olmuş olacak. Artık mağduriyetlerin daha da azalacağına inanıyorum. O yüzden biz tüketiciler olarak memnunuz” dedi.

Senetle Konut almak daha sıkıntılıTüketici

İlhan, kararın geriye dönük uygulanabileceğini belirterek “Emsal niteliğindeki bu karar, takibinde bir yönetmelikle desteklenebilir. Bu konuda evlerini satın alamayan tüketiciler epey mağdur. Bundan sonra bankalar kredi verirken daha da dikkatli olmak zorunda. Esas daha önemli bir konu; senetle ve devre mülk karşılığında bu tarz ev satın alanların durumu. Onların yaşadığı mağduriyet daha da ağır” şeklinde değerlendirdi. Başkan İlhan devamında;

“Bu tarz mağduriyetler yaşamamaları için diğer tüketicilerin mutlaka ön araştırma yapmaları gerek. Bankaların işin içinde olup olmadığını öncelikle bilmeliler. Ayrıca müteahhitin teminatına ve bankalarla olan anlaşmalarına da bakmalılar. Bu tarz alım-satımlarda mutlaka ya nakit ya da banka kredisi üzerinden faaliyet yürütülmeli. Vatandaşlar senet üzerinden veya devre mülk karşılığında satışlardan kaçınmalı. Çünkü müteahhit, elindeki senetleri bir başkasına ciro ederek kullanabiliyor. Müteahhit battığı zaman, tüketici verdiği senet mukabili bir başkasına para ödemek zorunda kalıyor.” dedi.

Bu kararın tüketici için gayet olumlu bir karar olduğunu yineleyen İlhan, bu tarz tüketici lehine kararların devamının gelmesini temenni ettiklerini ifade etti.

Derdimiz, ödemesini yaptığımız dairelerimizi almak

Esenyurt‘ta konut mağdurlarından Fahri Kaygu ise kararın bazı hak sahipleri için yeterli olmadığını iddia etti. Kaygu, “Buradaki birçok insan 2011 senesinde yüklü miktarda paralar ödemek ve borçlanmak suretiyle daire aldılar. Bu insanlar artık dairelerini almak istiyorlar. Paralarını iade almak yeterli değil. Bizler müteahhitlere ve toprak sahiplerine birer yatırımcı gibi para ödemedik. Bizim derdimiz, o güne kadarki birikmişliğimizle gelecekte çocuklarımıza bir yuva bırakmaktı. O yüzden bizim amacımız dairelerimizi teslim almak” dedi.

Kaygu, emsal kararın önemli olduğunu belirtmekle birlikte, mahkemelerin Esenyurt’ta şu anda yüzde 80’i tamamlanmış binaların arsa tescilini yapması halinde bu dolandırıcıların artık yapmak istediklerini yapamayacaklarını vurguladı. İade edecek paraları olması halinde müteahhitlerin daireleri tamamlama yönüne gideceklerini dile getiren Kaygu, ya da çok daha az para harcamak suretiyle vatandaşlara dairelerini yapıp teslim edebileceklerini söyledi.

Otel Gibi Yayla Evi!

Gümüşhane’nin Taşköprü Yaylası’nda yan yana yapılan otel görünümündeki aynı renkte ve aynı mimaride 6 adet müstakil yayla evi, görenleri şaşırtıyor.

Yayla Evi

Otel görünümlü müstakil Yayla Evi

Gümüşhane ilinin Taşköprü Yaylası‘nda yan yana yapılan aynı renkte ve aynı mimarideki 6 adet müstakil yayla evi, görenler tarafından otel sanılıyor.

İHA muhabiri Ozan Köse’nin yaptığı habere göre, yayla sakinlerinden Muhammet Kibar, aynı mimari ile yapılan 6 evin amcaları ve akrabaları tarafından yapıldığını belirtti. Kibar, yayla evlerinin 2014-2015 yıllarında inşa edildiğini, amcalarının yaylaya yaraşır bir ev yapmak istediklerini ve bu konuda bir araştırma yaptıklarını kaydetti.

Kibar; “Araştırma neticesi, bölgenin kışın fazla kar almasını ve çatısının fazla kar tutmamasını da hesap ederek, amcamız Avrupa‘da görmeye alışık olduğumuz mimaride bir ev yaptılar. Ardından diğer amcalarım ve akrabalarım da görüntüyü bozmamak ve güzel bir iz bırakmak adına bu şekilde yan yana yayla evi yaptılar” dedi.

Kibar, yaylaya çıkan yerli ve yabancı turistlerin yayla evlerini görünce otel veya turistik tesis sanarak konaklamak istediğini belirtti. Kibar;

“Aynı mimari görünümde yapılan 6 yayla evinin tamamını akrabalarımız kullanmakta. Bu evler yaylaya gelen turistlerin çok ilgisini çekiyor. Bize, `Bunlar otel mi?` diye soruyorlar. Amcalarım, göze güzel görünmesi için çok çaba sarfettiler. Çok emek verdiler. Yaylanın havasını, doğasını bozmayacak şekilde inşa ettiler. Bu yayla evlerine ‘Yeşil Dam Evleri‘ ismini koydular ve bir de tabela yaptılar. Evler dışarıdan tek blok halinde ancak içinde 2 katlı olarak kullanılıyor” şeklinde konuştu.

Kibar, 6 yayla evinin toplamda yaklaşık 500 bin Türk Lirası gibi bir rakama mal olduğunu sözlerine ekledi.

Yalova Çiftlikköy’de Deniz Suyu Çekiliyor!

Yalova Çiftlikköy ilçeinde Deniz Suyu Çekiliyor. Deniz suyunun 25 metre kadar çekilmesi bölge sakinlerini endişelendirdi.

Yalova Çiftlikköy

Marmara Denizi’nin çekildiği Yalova Çiftlikköy ilçesinden görülüyor.

Yalova Çiftlikköy ilçesindeki sahilde Marmara Denizi‘nin kıyıdan yaklaşık 25 metre çekildiği, bu konunun bölge sakinlerini endişelendirdiği dile getirildi.

Deniz suyunun kıyıdan yaklaşık 25 metre çekildiği Yalova Çiftlikköy sahilinde, limandaki kayıkların karaya oturduğu, yosunların yüzeye çıktığı görüldü.

Yalova Çiftlikköy sakinleri suyun çekildiği alanı incelerken, akıllara tekrar Olası Marmara Depremi geldi. Endişelerini dile getiren vatandaşlar, bu konuda yetkililerden rahatlatıcı bir açıklama beklediklerini ifade ettiler.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan ise AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu mevsimlerde Marmara Denizi’nde deniz şişmesi dediğimiz bir olayın olduğunu ifade etti. Bu hususta endişe edecek bir durumun olmadığını belirten Ercan şöyle devam etti;

“Bunun ana sebebi, karadan gelen rüzgarlar, suyu Marmara Denizi’nin ortasına çekmektedir. Bu dönemlerde deniz sürekli. Deniz şişmesi dediğimiz bu durumun depremle bir ilgisi yoktur. Bu konuda endişeye mahal yoktur. 1999 Marmara Depremi‘nde de Yalova’da, Çınarcık’ta deniz çekilmesi olmuştu. Deniz şişmesinin deprem öncesinde denizde meydana gelen çekilme ile ilgisi yoktur. Biz Marmara Denizi‘ni sürekli izliyoruz. Ölçümlerimize göre şu anda Marmara Denizi’nde uzun süre bir gerginlik beklenmiyor.”

Bizler Deprem Bilinci İle Hareket Ediyoruz

Yalova Tuğra Emlak İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Tekiner, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, ülkemiz için deprem kavramının artık yaşam ile birlikte anılması gereken bir kavram olduğunu ifade etti.

Aydın Tekiner; “Türkiye olarak deprem kuşağında yer alıyoruz. Bilim adamlarının sürekli altını çizdiğine göre, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova başta olmak üzere, içerisinde bulunduğumuz Marmara Bölgesi’nde, amma bugün, amma yarın, büyük bir deprem bekleniyor. 20-30 yıl gibi yakın bir gelecekte meydana gelmesini beklediğimiz bu yıkıcı depreme karşı ne yapalım? Buraları bırakıp gidelim mi? Hayır, tam tersine güzel Yalova‘mıza sahip çıkmamız gerekir. Şehir planlamasını yaparken, binalarımızı tasarlarken, statik hesaplarını yaparken ve inşaat süresince bu deprem bilinci ile hareket etmemiz icap eder. Deprem değil, çürük ve standartlara uymadan üretilen binalar öldürür.” dedi.

Yabancıya Ev Satışı İhracat Sayılmalı

Tuğra olarak yıllardır Çiftlikköy’de yerli ve yabancı yatırımcılara hizmet ettiklerini ifade eden Tekiner, Yalova ilinin bu konuda aylık bazda yabancıya konut satışında ilk sıralarda geldiğini vurguladı. Meclisin açılışı ile birlikte yabancıya ev satışının ihracat sayılması konusunun inşaat sektörü temcilcileri tarafından gündeme getirileceğini ifade eden Tekiner, Türkiye‘nin cari açığının düşürülmesine katkı sağlamada paylarının olmasından gurur duyduklarını belirtti.

Yalova Tuğra Emlak İnşaat A.Ş. 

Yalova Tuğra Emlak İnşaat ve Yatırım A.Ş.

Resmi olarak 2000 yılından beri bu bölgede ticari faaliyetlerde bulunduklarını söyleyen Tekiner, karşılıklı güç ve inançla kurduğumuz Tuğra Emlak İnşaat ailesi olara; Sanayi İmarlı Arsalar, Arsa, Bağ-Bahçe, Konut alım ve satımında %100 müşteri memnuniyeti ilkesince hareket ettiklerini ifade etti. Tekiner, amaçlarının kısa vadeli menfaatler yerine, bir yandan gayrimenkul sahiplerinin emeklerinin ve masraflarının karşılığını almasını sağlamayı, öbür taraftan da yatırımcılarına hep daha kazançlı yaşam sunmayı amaçladıklarını belirtti.

Tuğra Emlak İnşaat olarak farklı beklentilere üstün kaliteyle cevap verebilecek hizmeti hedeflediklerini belirten Tekiner; “İlke ve Prensiplerimiz; müşteri memnuniyetini üst seviyede tutmak, müşterilerimizle yaptığımız alış-verişin her aşamasında ve sonrasında onların memnuniyet sertifikası olmaktır.” dedi.

Türk Vatandaşlığına Geçiş Kolaylaştı

Tuğra Emlak İnşaat A.Ş. YKB Aydın Tekiner, dinamik bir ekiple çalıştıklarını, inşaat sektörü içinde bulunan tüm alt sektörleri kapsayan bir platform haline dönüşmeyi amaçladıklarının altını çizdi. Sektör temsilcisi olarak doğruluk, dürüstlük ve profesyonelliği ön planda tutma vizyonu ile hareket ettiklerini belirten İşadamı Tekiner; “Yurtdışında, özellikle de Körfez Ülkelerinde ülkemizi ve bölgemizi en iyi şekilde temsil etmeye büyük çaba sarfediyoruz. Bu konuda devletimizin her zaman yanındayiz. Devletimizin desteğini de arkamızda görmenin cesareti ve bilinci ile Tuğra ekibi olarak daha özgüvenli hareket ediyoruz.

Bildiğiniz gibi yakın geçmişte yeni bir kararla Türk Vatandaşlığına geçiş kolaylaştı. Yabancılar, 250 bin ABD doları karşılığı Türk Lirası ile gayrimenkul sahibi olduklarında Türk Vatandaşı olabiliyorlar. Bu kararla birlikte özellikle Arap turistler ve yatırımcılar bölgemize daha fazla ilgi göstermeye başladılar. Sadece Yalova değil, İstanbul, Bursa, Gemlik, Sakarya, Sapanca, Kocaeli, bölgelerine hakimiz. Ekim ayında ciddi bir satış patlaması bekliyoruz. Vatandaşlarımız sadece gayrimenkul sektörü değil, bu bölgede düşündükleri her türlü yatırım ile ilgili bizlere gönül rahatlığıyla danışabilirler. Çiftlikköy Ana Cadde üzerinde bulunan ofisimize kahve içmeye bekliyoruz.” dedi.

Kira Artışı Hesabı Sil Baştan!

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji Bütçe Başkanlığı’nca ortaklaşa hazırlanan, 2019-2021 yılları arasını kapsayan Orta Vadeli Ekonomi Programı’nda inşaat sektörü ile ilgili de önemli kararlar alındı.

Kira Artışı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından 20 Eylül 2018’de açıklanan Yeni Ekonomi Programı (YEP) bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Programa göre Gayrimenkul Değerleme ve Kira Artışı farklı usulle hesaplanacak.

YEP‘na göre, kira artışı oranının üst sınırı, döviz kuru ve emtia fiyatlarındaki gelişmelere duyarlılığı yüksek üretici fiyatları yerine tüketici fiyatları çerçevesinde belirlenecek. Gayrimenkul envanteri, gayrimenkul değerleme sistemi kurulmak suretiyle tamamlanacak.

Bu hesaplama yöntemine göre düzenlenecek olan gayrimenkul vergilendirme sistemi sayesinde, tapu harçları ve emlak vergileri gayrimenkulün gerçek değeri üzerinden tahsil edilme imkanı bulacak. Öte yandan, imar planı revizyonlarıyla oluşan değer artışlarının kamuya gerçekçi oranda yansıması sağlanacak.

AA muhabirinin yaptığı habere göre;

Türkiye Tüm Emlak Müşavirleri Federasyonu (TEMFED) Başkanı Hacı Ali Taylan yaptığı açıklamada;

“ÜFE’deki artıştan ötürü bu sene kira artışları yüzde 19’a kadar çıktı. Döviz artışlarından da etkilenen üretici fiyat endeksi üzerinden yapılan kira artışları vatandaşı sıkıntıya sokmaya başlamıştı. Kira artışlarının tüketici fiyat endeksi (TÜFE)’ye bağlanması doğru bir karar oldu. ÜFE ile TÜFE arasındaki farktan dolayı ortaya çıkacak bu ekstra maliyetler kiracıda ekonomik anlamda sıkıntı yaratacaktı.” dedi.

Üretici fiyat endeksinde meydana gelen yüksek artışlar sebebiyle konut sahiplerinin kira bedellerinde yüzde 10 gibi bir ilave artış uygulama yoluna gittiklerini vurgulayan Taylan, YEP‘te alınan bu kararın yasal düzenlemeyle hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Tapu Harçları yüzde 1 olsun

“YEP’te alınan gayrimenkul değerleme sistemi de çok önemli bir probleme çözüm getirecektir” diyen Taylan, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün bu konuda çalışma yaptığını söyledi.

Taylan; “Tapu harçlarının ve emlak beyan değerlerinin yüksek oluşundan dolayı, gayrimenkul sahipleri taşınmazlarını gerçek değeri üzerinden satmak istememekteler. Bu konuda bir düzenleme yapılmasını toplum da biz de destekleriz. 

Tapu harçlarının ciddi anlamda düşmesi gerekiyor ki insanlar bu yola tevessül etmesin. İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde emlak vergi beyan değerindeki çarpan yüzünden emlak vergi oranları ikiyle çarpılıyor, İnsanlar aldıkları gayrimenkulü 3-5 ay sonra satmak istediklerinde ciddi gelir vergisi ödemek durumunda kalıyor. Eğer gelir vergisiyle ilgili düzenleme yapılırsa ve oranlar düşürülürse biz de destekleriz.

Bildiğiniz gibi tapu harçları 31 Ekim’e kadar yüzde 3 olarak belirlenmişti. Harçlar yaklaşık bir ay sonra yeniden eski hali olan yüzde 4 olacak. Oysa ki harçlar yüzde 1 ve altına kalıcı olarak düşürülmeli. Böyle olursa sektörel olarak Gayrimenkul Sektörü bundan büyük bir memnuniyet duyar, satıcı da vatandaş seve seve konutunu gerçek değeri üzerinden beyan eder.” şeklinde konuştu.

Türk Vatandaşlığına Geçiş Kolaylaştı!

18 Eylül tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte artık Türk Vatandaşlığına geçiş daha kolay hale geldi.

Türk Vatandaşlığına Geçiş Kolaylaştı

Yayımlanması ile birlikte yürürlüğe girmiş olan karar uyarınca Türk Vatandaşlığına geçiş kolaylaştı.

18 Eylül 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 106 sayılı karar uyarınca;  “Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” in yürürlüğe konulmasına, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 46ıncı maddesi gereğince karar verilmiştir.” şeklinde belirtildi.

11/02/2010 tarih ve 2010/139 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türk Vatandaşlığı Kanununun uygulanmasına ilişkin yönetmelikte değişikliğe gidildi.

Bu yönetmelik değişikliği ile birlikte, yabancıya ev satışı yoluyla vatandaşlık hakkı verilmesi kolaylaşacak.

Bu sayede Gayrimenkul sektörünün canlanması beklenmektedir.

Özellikle konut satışlarının artması yönünde bir beklenti oluşmasına yol açan düzenlemenin, ekonomiye olan etkisini önümüzdeki dönemde gözlemleyeceğiz.

Ülkemize döviz girmesi ve inşaat sektöründeki konut stoğunun eritilmesine yönelik çıkarılan, Türkiye için Kazanç Vakti isimli kampanyaya da katkısı olacağı beklenmektedir.

Yönetmeliğin 20nci maddesinin ikinci fıkrasındaki değişikliğe göre Türk Vatandalığına geçme hakkı elde edebilmek için;

Yalova Tuğra Emlak İnşaat A.Ş.
  • Türkiye’de gayrimenkul sahibi olma bedeli 1 milyon dolardan 250 bin dolara indirildi. 250 bin ABD Doları veya karşılığı Türk Lirası ile aldıkları taşınmazların üzerine 3 yıl satılamaz şerhi konacak. Yabancı ülke vatandaşları, tapu devrinden sonra Türk Vatandaşlığı almaya hak kazanacaklar. 
  • Koşulan 2 milyon dolar sabit sermaye şartı da 500 bin Amerikan Dolarına indirilmiş oldu.
  • En az 100 kişiye istihdam sağlama sınırı da 50 kişiye indirildi.
  • Bankalarda tutulması gereken mevduat miktarı da 3 milyon dolardan 500 bin Amerikan Doları seviyesine indirilmiş oldu.
  • min. 3 yıl elinde tutmak şartıyla en az 500 bin Amerikan Doları veya karşılığı Türk Lirası tutarında Devlet borçlanma araçları satın almak.
  • min. 3 yıl elinde tutmak şartıyla en az 500 bin ABD Doları veya karşılığı Türk Lirası tutarında gayrimenkul yatırım fonu katılma payı veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma payı satın almak.

Bugün resmiyet kazanmış olan Yönetmeliğin yürütülmesi, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı‘nca yapılacaktır.