Karmod Prefabrik Şili’de!

Karmod Prefabrik Şili altın madeninde şantiye binaları kurdu.

Karmod Prefabrik Yapı

Prefabrik Şantiye Binaları

AA muhabirinin yaptığı habere göre, Karmod Prefabrik, Güney Amerika ülkelerinden Şili’de bir altın madeninde şantiye binaları kurulumu gerçekleştirdi.

Karmod Prefabrik’ten yetkililerin yaptığı açıklamaya göre; Karmod, Şili’nin doğusunda faaliyet gösteren altın madeni işletmesince kullanılmak üzere prefabrik şantiye binaları kurdu. And Dağları’nın eteğinde faaliyet gösteren işletmede toplam 6 adet binanın kurulumunu 2 ay gibi kısa bir sürede tamamlayıp teslim etti.

Karmod Dış Ticaret Müdürü Taner Öztürk yaptığı açıklamada, Güney Amerika ülkelerinde maden işletmeciliği yapan çok sayıda Avrupa merkezli firmaların bulunduğunu ifade etti. Öztürk, işletmecilerin prefabrik şantiye yapılarında Karmod’u tercih ettiklerini söyledi.

Öztürk, Karmod olarak yakaladıkları inşaat kalitesi, üretim hızı ve deniz aşırı ülkelere dahi sağladıkları zamanında teslim anlayışının, müşterilerin tercihlerinde önemli etken olduğunu vurguladı. Yarı mamul malzemenin montaj yerine sevkinden sonra şantiyede hazır kurulum operasyonundaki başarılarının da çok etkili olduğunu vurgulayan Öztürk;

“Fransa, İspanya, Rusya gibi maden işletmeciliğinde öne çıkan ülkelerin dünya genelindeki projelerine prefabrik şantiye yapıları üretip yerinde kurulum yapıyoruz. Amerika Kıtası’nda Peru, Arjantin, Guyana, Kolombiya ve Venezuela maden kampı kurduğumuz ülkeler arasında yer alıyor. Son olarak Şili projemizdeki işçi kampını bölgede altın madeni çıkarma faaliyetinde bulunacak İspanyol firması için kurulum yaparak kullanıma hazır hale getirdik. Toplam proje büyüklüğü 866 metrekaredir. Bir adet yönetim binası, iki adet ofis binası, 2 adet yemekhane ve 1 adet de WC’li Soyunma Odaları binası olmak üzere toplamda 6 adet yapıyı iki ay gibi kısa bir sürede kurulum yaparak teslim ettik.” dedi.

Karmod Prefabrik

Karmod Prefabrik, 1986 yılından bugüne üretim tecrübesiyle Türkiye dahil 90’a yakın ülkede projeler gerçekleştiren hazır yapı sektörünün öncü markalarındandır.

Karmod, iyi organize olmuş sekronize çalışan ekipleriyle, sektörel bazda, aynı anda dünyanın farklı ülkelerinde projeler gerçekleştirme gücüne sahiptir.

Karmod, İstanbul Tuzla’da 21 bin metrekare kapalı alanı bulunan modern tesislere sahiptir. Dünya genelinde öne çıkan projelerin şantiye yapıları ile beraber; toplu konutlar, acil yerleşim üniteleri gibi farklı yapıların üretimini gerçekleştirmektedir.

Uluslararası camidaki Türk firmaları içerisinde önemli bir konuma sahip olan Karmod’un gerçekleştirdiği projeler arasında; tüm Avrupa’ya enerji sağlayacak, dünyanın en yüksek rezervli doğalgaz projesi Şahdeniz 2’nin şantiye yapıları, Irak’ın Başkenti Bağdat ve Kut şehirlerinde 7 ay gibi kısa sürede tamamlanan 10 bin kişinin yaşadığı 1884 konutla beraber sosyal tesis yapıları, Nijerya’da BM askeri kamp yapıları yer almaktadır.

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/sirkethaberleri/gayrimenkul/karmod-silide-santiye-binalari-kurdu/646582

Göbeklitepe Zamanla Daha Fazla İlgi Görecek!

Prof. Dr. İlber Ortaylı; “UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Göbeklitepe zamanla daha fazla ilgi görecek.” dedi. 

Göbeklitepe

Tarihçi akademisyen Prof. Dr. İlber Ortaylı, Ortak Nesiller Entegrasyonu (ONE) Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan ve beraberindeki bazı eski Ankara büyükelçileri, bir dizi görüşme yapmak üzere Şanlıurfa’ya geldiler.

Prof. Dr. Ortaylı ve aralarında İsviçre, İtalya, Fransa, Singapur ve Vietnam ülkelerinin eski Ankara büyükelçileri de olmak üzere kalabalık bir heyet, Göbeklitepe ören yerini ziyaret etti.

İlk olarak Temmuz başında UNESCO Dünya Miras Listesi‘ne alınan Göbeklitepe ziyaretinde heyete Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi eşlik etti.Başkan Çiftçi, heyete 12 bin yıllık tarihe sahip olan bölgede yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler verdi.

Şanlıurfa’ya Büyük Katkı Sağlar.

Prof. Ortaylı, bölgede gazetecilere yaptığı açıklamada; “12 bin yıllık tarihe sahip bir kentte bulunmaktan memnuniyet duydum. Göbeklitepe’nin değeri zamanla çok daha iyi anlaşılacak. Emekli büyükelçiler de bizimle birlikte geldiler. Birçoğumuz Göbeklitepe’yi ilk kez görme fırsatı buldu. UNESCO için Göbeklitepe hakkında daha önce raporlar hazırlamıştık. Yaklaşık 3 ay önce UNESCO Miras Listesi‘ne alınmaya hak kazanan Göbeklitepe, zaman içerisinde çok daha fazla ilgi görecek. Bu sayede bu ören yeri etrafına da şehre de ekonomik olarak büyük katkı sağlayacaktır.” şeklinde konuştu.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Çiftçi ve beraberindeki heyet, Balıklıgöl Yerleşkesi ve Şanlıurfa Müze Kompleksi‘nde de incelemelerde bulundular.

GÖBEKLİTEPE Ören Yeri

Göbeklitepe, Şanlıurfa‘nın merkez Haliliye ilçesinin, kent merkezine 18 kilometre mesafedeki Örencik Mahallesi yakınlarında bulunmaktadır. 6 yıl kadar önce UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’ne alınmış, 1 Temmuz 2018’de de 42. Dünya Miras Komitesi Toplantısı’nda Dünya Miras Listesi‘ne dahil edilmişti.

Ören yeri, ilk kez 1963’te İstanbul ve Chicago üniversitelerinden gelen araştırmacıların yaptıkları yüzey çalışmaları sırasında fark edilmiştir.

1995 yılından beri Berlin Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Müzesi’nce ortaklaşa yürütülen çalışmalarda, Neolitik döneme ait boyları 3-6 metre, ağırlıkları da 40-60 ton olan, yabani hayvan figürlü “T” biçimli dikili taşlar bulundu.

Kazılarda, yaklaşık 12 bin yıl öncesine ait olduğu belirtilen 8-30 metre çapında dairesel ve dikdörtgen şekilli dünyanın en eski tapınak kalıntıları, insan heykeli gibi muhtelif tarihi eser  gün yüzüne çıkarıldı. 

Muhabir: Rauf Maltaş

Kaynak; DHA, AA

İkinci Çeyrekte Türkiye Ekonomisi yüzde 5.2 Büyüdü

OECD’de liderliği aldığı yüzde 5.2’lik büyüme hızıyla, AB’de de ikinci oldu.

İkinci Çeyrekte Türkiye Ekonomisi yüzde 5.2 büyüdü. Yakaladığı yüzde 5,2’lik büyüme oranıyla Türkiye Ekonomisi, OECD ülkelerini geride bırakırken, AB ülkeleri arasında ikinci sırada yer aldı.

Ekonomide Büyüme Rakamları Açıklandı

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) artışı 2018’in ilk çeyreğinde yüzde 7,3 olarak gerçekleşmişti. AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ve OECD verilerinden derlediği bilgilere göre; olarak belirlenen Türkiye ekonomisi, ikinci çeyrek itibarıyla kaydettiği yüzde 5,2’lik büyümeyle OECD’de lider konumuna gelirken, AB’de ise ikinci oldu.

Bu dönemde Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü büyüme ortalaması yüzde 2,5, Avro Bölgesi ile AB’de büyüme ortalaması yüzde 2,1 olarak gerçekleşti.

Avrupa‘da nisan-mayıs-haziran döneminde en fazla büyüme kaydeden ülke yüzde 5,7 ile Malta oldu. Polonya, yüzde 5 ile Türkiye’yi takip eden Avrupa ülkesi olurken, bu ülkeyi yüzde 4,6 ile Macaristan, yüzde 4,4 ile Letonya izledi.

Bu dönemde Avrupa’nın önde gelen ekonomilerinden; Hollanda yüzde 2,7 büyüme gerçekleştirdi. Onu sırasıyla; Almanya yüzde 1,9, Fransa yüzde 1,7 ve İngiltere yüzde 1,3 ile takip etti. En sonda yer alan Avrupa ülkesi yüzde 0,6 ile Danimarka olurken, ondan önce yüzde 1,2 ile İtalya geldi.

İkinci Çeyrekte Türkiye Ekonomisi yüzde 5.2 Büyüdü

Muhabir: Ayşenur Sağlam, Dilara Zengin

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiye-buyumede-oecdnin-zirvesinde/1250932

Zengin Osmanlı Toprakları

İnsanlar yüzyıllardır; ticaret yapma, farklı kültürleri tanıma veya araştırma yapma gibi farklı nedenlerle seyahat ederler. Zengin Osmanlı toprakları da bu seyyahların ilgisini çekerdi. Ancak bu zengin topraklara girmek o kadar da kolay değildi.

Osmanlı İmparatorluğu

Zengin Osmanlı Topraklarını ziyaret için verilen “seyahat izinleri”

Kültürel ve dini ziyaretler için çok zengin bir coğrafyaya sahip olan Osmanlı İmparatorluğu, Batı ile Doğuyu birbirine bağlayan, dünyanın en önemli ticaret güzergahı üzerindeydi. Kudüs, Mısır, Doğu Roma, Yunan kentleri, Anadolu ve Mezopotamya gibi tarihe damgasını vurmuş en önemli medeniyetlerin topraklarına hükmediyordu.

Bundan dolayı Osmanlı Toprakları birer cazibe merkeziydiler. Fakat Yabancıların veya Osmanlı halkının, zengin Osmanlı topraklarına seyahat edebilmeleri için “Mürur Tezkeresi” veya “Yol Emri” denilen ‘seyahat izinleri’ almaları zorunluydu. Ancak bu şekilde ülkeyi güvenle ziyaret edebilirlerdi.

‘Seyahat İzinleri’ ne zaman başladı?

İlk kez 1463 yılında, Fatih Sultan Mehmet Han döneminde, Franko Bohaniç adlı bir gayrimüslime ailesiyle birlikte Osmanlı Toprakları’na “il-can mektubu” denen emirle yerleşme izni verildi.

Osmanlı topraklarını ziyaret etme izinleri ise, 1535 yılında Fransa’ya verilen ayrıcalıklar ile başladı;

“Yukarıda adı geçen Büyük hükümdar ve Fransa kralı adına, her birinin hayatları süresince ve krallıkları, beylikleri, eyaletleri, kaleleri, beldeleri, limanları, iskeleleri, denizleri, adaları ve şimdi ellerinde bulunan ve sahip oldukları ve ilerde olacakları yerler için, adları geçen hükümdarların bütün uyruklarından isteyenler silahlı ve silahsız gemileriyle birbirlerinin limanlarında, şehirlerinde ve herhangi memleketinde ticaretleri ve malları için dolaşabilsinler ve gelebilsinler…”

Osmanlı’yı ziyaret için verilen izinler

18-19. yüzyıllarda, bir yabancı Osmanlı sınırları içinde seyahat edebilmek için, İstanbul’da görevli elçilere başvuru yapardı. Elçilikten alınan yazı ve padişahın emriyle “Yol emri” verilirdi. Görevliler sorduğunda seyahat eden kişi bu belgeyi ibraz ederdi. Ulaşım için kullanılacak bu belgeler 1831 yılına kadar kadılar tarafından düzenlenirdi.

Mürur Tezkeresinde; seyahat edecek kişinin adı, nereye gideceği, yaşı, boyu, sakal, bıyık ve göz rengi gibi fiziksel özellikleri yer alırdı. Aynı zamanda bu belgelerin kaç adet verildiği, karşılığında alınan ücret defterlere kaydedilirdi. Bu gelirler daha sonra hazineye gönderilirdi.

Ticaret yapmak için ülkeye gelenlere ise ‘ticaret yol emri-hükmü’ adında seyahat izinleri verilirdi.

Ülkede düzenlenen panayırlar için de izin almak gerekirdi. Her yıl 8 Eylül’de Silivri’de Meryem Ana Panayırı yapılırdı. Seyahat iznini taşıması koşuluyla panayıra kara ve deniz yoluyla çok sayıda ziyaretçi gelirdi.

Seyahat Kanunları

10 Şubat 1841 tarihinde çıkarılan Men-i Mürur Nizamnamesi ile ülke içinde yapılacak seyahat, düzenlemeler ile teminat altına alındı.

Nizamnamede yer alan 5, 8 ve 9. maddeler yabancıların ülke içindeki dolaşımıyla ilgiliydi.

Kara yoluyla gelecek olan ziyaretçiler gittikleri şehirlerde bulunan görevli memura elindeki izni imzalatmalıydı.

Deniz yoluyla İstanbul’a gelenler ise elinde bulunan belgeleri Haliç’te gemide bekleyerek gelecek olan memura imzalatırdı.

Kaynak; https://www.trthaber.com/haber/kultur-sanat/zengin-osmanli-topraklarini-ziyaret-icin-verilen-seyahat-izinleri-383042.html