Bakandan KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi müjdesi!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ‘Konutta KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi uygulamasının 3 ay daha devam edeceğini açıkladı.

KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi 3 ay daha devam edecek

KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi 3 ay daha devam edecek

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter üzerinden, Enflasyonla Topyekun Mücadeleye ekonomide dengelenmeye ve istihdama destek amacıyla başlatılan ve bu gece sona erecek ÖTV ve KDV indirimleri ile ilgili açıklama yaptı.

Bakanlık daha önce ‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi‘ uygulamasının 2018 yılı sonuna kadar süreceğini duyurmuştu.

Bakan Albayrak, Konutta Tapu harcı oranı ve KDV indiriminin 3 ay daha devam edeceğini ifade etti.

Bunun yanı sıra; otomotiv, beyaz eşya ve mobilyada da ÖTV indirimlerinin 2019 yılında 3 ay süreyle devam ettirileceğini açıkladı.

Kaynak; https://www.trthaber.com/m/?news=bakan-albayraktan-otv-ve-kdv-mujdesi&news_id=399559&category_id=1

Türk İnşaat Sektörü Alarm Veriyor!

Türkiye’de yaklaşık iki milyon kişiye istihdam sağlayan İnşaat Sektörü, düşen konut satışları nedeni ile zor günler geçiriyor. Hükümet, alarm veren inşaat sektörü için yardım paketi hazırlamayı planlıyor.

Türk İnşaat Sektörü Alarm Veriyor

Ülke ekonomisinin son 15 yılındaki itici gücü olan Türk İnşaat Sektörü alarm veriyor

Yaklaşık olarak 2 milyondan fazla insana istihdam sağlayan Türk İnşaat Sektörü, iç talepteki durgunluk nedeni ile konut satışlarının her ay yaklaşık yüzde 10 düştüğü günümüzde alarm veriyor. İnşaat şirketlerinin bankalara olan borcunun 370 milyar TL’yi aştığı sektörde, Türkiye genelinde 800 bin konutun elde kaldığı ifade ediliyor.

Hükümet, geçtiğimiz yıl itibariyle yaklaşık 3 trilyon liralık büyüklüğe ulaşan, GSYH’nin yüzde 7,4’üne karşılık gelen dev bir sanayi haline gelen inşaat sektörünü bu durumdan çıkarabilecek bir destek paketini gündeme aldı. Ancak uzmanlar bu paketin işe yarayacağından kuşkulu.

Suni destek ile bir yere kadar

Konu ile ilgili Ekonomist Uğur Gürses DW Türkçe’ye açıklamalarda bulundu. Bu 15 yıllık dönemde Türk inşaat şirketlerinin uzun vadeli, bol ve ucuz kredi bulmakta hiç zorlanmadığını belirten Gürses;

“Sektör, uzun süre aylık yüzde 1 faizle kredi kullanma imkanına kavuştu. Bu da toplumdaki konut talebini körükledi ve sonunda bir inşaat patlaması yaşandı. Ancak bu pembe tablo, 2016 yılı ile birlikte tersine dönmeye başladı. 15 Temmuz darbe girişimi ve takibinde yaşanan siyasi gelişmeler ile birlikte ekonomide ortaya çıkan bozulma, o döneme kadar iyice kabaran konut fiyatlarının düşüşe geçmesinin önünü açtı. Yabancı sermaye akımının giderek azalması sonucunda inşaat sektörü çok ciddi finansman sorunu yaşamaya başladı. Bu sorunu aşmak için özellikle 2018 yılında birçok konut kampanyası düzenlendi.” dedi.

Gürses, en büyük destekçilerinin kamu bankaları olduğu bu suni destek kampanyalarının, eğer vatandaştan gelecek bir talep yoksa, piyasayı canlandırmak için yeterli olamayacağını vurguluyor.

İnşaat Şirketlerinin borçları 372 milyar TL’yi buldu

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) Eylül 2018 verilerine göre toplam kredilerin yaklaşık yüzde 15’ini, inşaat sektörüne verilen kredi miktarı oluşturuyor. 217 milyar Türk Lirası nakdi kredi kullanan inşaat şirketleri, teminat mektubu karşılığı da 155 milyar TL kredi kullanmış.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2018 Eylül ayında Türkiye genelinde konut satışları,  bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9.2 oranında azalarak 127 bin 327 oldu. Bunun yanında ilk kez satılan konut sayısının da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14 azaldığı görülüyor.

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin hazırladığı Eylül 2018 Sektör Raporu’nda yer alan şu tespitler inşaattaki büyük tehlikeyi ortaya koyuyor;

  • Yılın ikinci çeyreğinde İnşaat sektörü ile Türkiye ekonomisinin büyümesi arasındaki paralellik önemli ölçüde kayboldu.
  • İnşaat sektöründe çeyrek dönemlerde üst üste süren hızlı büyüme, yerini çok ciddi yavaşlamaya bıraktı.
  • İnşaat sektörü güven endeksi, ölçülmeye başlandığı 2010 yılından bu yana en düşük seviyesine indi.

800 bin konut elde kaldı

Son günlerde basında, Hazine ve Maliye Bakanlığı‘nın, yürüttüğü çalışma kapsamında Emlak Konut‘un kendi değerlediği fiyat ile stoktaki konutları satın alarak şirketlerin borç sorununu çözecek bir kaynak yaratacağı haberleri yer aldı. Plana göre;

  • satış bedelinin yüzde 70’i ile firmaların banka borcu ödenecek,
  • yüzde 30’luk kısım ise firmalara verilerek kendi işlerinde kullanılması sağlanacak.

Ekonomi yönetimi tarafından yalanlanmamakla birlikte henüz resmi olarak da açıklanmayan bu yöntem, acaba inşaat sektörünü içinde bulunduğu kriz ortamından çıkarabilecek mi?

İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) ve Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım bu konuyla ilgili DW Türkçe’ye açıklamada bulundu. Durbakayım, Hazine ve Maliye Bakanlığı‘nın konut sektörüne yönelik bir envanter çalışması başlattığını ve bu konuda inşaat sektöründen de bilgi istediğini belirtti.

Yeni ruhsatlar alımlarında yüzde 50 düşüş var

Durbakayım, Türkiye genelinde şu anda yaklaşık olarak 800 bin konutun elde kaldığını, bu konuda hükümetin ne tür bir adım atacağını henüz bilmediklerini ifade etti.

Durbakayım; “Ancak hükümetin çıkaracağı envanter sonrasında ortaya koyacağı plan ve programla bu konutların 3-5 ayda satılabilmesini bekliyoruz.” şeklinde değerlendirdi.

Sektördeki sorunun yalnızca elde kalan konutlar olmadığını ifade eden İNDER Başkanı, yeni yatırımlarda da sorun olduğuna işaret etti. Son yıllara kadar yıllık 1,3 milyon adetlere varan konut satışlarına ulaştıklarını hatırlatan Durbakayım, Türkiye’de son 1 yılda yeni alınan inşaat ruhsatlarında yüzde 50’ye varan bir gerileme olduğunun altını çizdi.

Bunun yanında tüm inşaat malzemelerine ortalama yüzde 60 zam geldiğini dile getiren Durbakayım, bu maliyet artırıcı gelişmelere rağmen konut fiyatlarına zam yapamadıklarını vurguladı.

Bu durum Bankacılık Sektörü için de bir tehdit

İnşaat sektöründen gelen temkinli açıklamalara rağmen, ‘inşaat şirketlerinin kredi borcu’ sorunu acil bir eylem planını zorunlu kılmakta.

Bu konuda Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Karatepe de DW Türkçe’ye konuştu. İnşaat sektörünün diğer sektörlerle yakın ilişkisi olduğunu ifade eden Karatepe, konut stoğu konusundaki sıkıntıların tüm alanlarda hissedilen bir sıkıntı haline gelmiş olduğunu vurguladı.

Karatepe, İnşaat şirketlerinin bugün itibariyle 372 milyar TL’yi bulan borçlarını ödeyemez hale geldiklerine dikkat çekti. Prof. Karatepe;

“Çok ciddi olan bu kredi riski, bankacılık sektörünü de tehdit eder bir hale geldi. Buna karşın dünyada hiçbir ülke satılmayan konutları kamu kaynakları ile satın alma yoluna giderek, halka ilave borç yaratacak bir sonuca yol açmayı göze alamaz. Şayet bu uygulama hayata geçerse, inşaat sektörünün borçlarını üstüne almak suretiyle devlet, ortaya çıkan sorunların faturasını vatandaşa çıkarmış olur. Peki o zaman devlet, yarın satılamayan otomobilleri de mi satın alacak? Ekonomideki mevcut sorunları bu şekilde palyatif çözümlerle değil, krizin yaşandığı gerçeğini kabul etmek suretiyle gerçekçi çözümler üreterek aşabiliriz.” dedi.

Kaynak; © Deutsche Welle Türkçe‘den Aram Ekin Duran

Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi Sürüyor!

‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi’ uygulamasının yıl sonuna kadar devam etmesi, Gayrimenkul sektörü temsilcileri tarafından olumlu karşılandı.


Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi‘ yıl sonuna kadar sürecek

‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi’ sayesinde konut satışları artacak ve stoklar eriyecek

Hazine ve Maliye Bakanlığı ‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi’ uygulamasının yıl sonuna kadar devam etmesi yönünde karar verdi. Bakan Albayrak tarafından yapılan açıklama ile; konut satışlarında KDV oranlarının yüzde 18’den yüzde 8’e, tapu harçlarının da yüzde 4’ten yüzde 3’e indirilmesi uygulamasının yıl sonuna kadar süreceğini açıklaması, gayrimenkul sektörü temsilcileri tarafından olumlu karşılandı.

AA muhabirinin Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkan ile yaptığı görüşmede Başkan Kabadayı konu ile ilgili değerlendirmede bulundu, Kabadayı; “Gayrimenkulde KDV oranının yüzde 8, tapu harçlarının da yüzde 3 olarak devam etmesi, hem sektördeki satışların hızlanması hem de iç piyasaya hareket getirmesi adına çok isabetli bir karar olmuştur. 2018 yılı içerisinde yapılan kampanyaları destekleyici ve tamamlayıcı mahiyetteki bu uygulama sayesinde yıl sonunda geçen yıl yakalanan satış rakamına ulaşabilecektir.” dedi.

Banka kredilerinde düşüşün başladığına değinen Kabadayı, faizlerin gevşemesi ve döviz kurundaki oynaklığın da azalmasıyla piyasanın rahatladığını ifade etti.

Ekonomiye önemli Katma Değer sağlayacak

Kabadayı; “Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı ile birlikte sağlanan teşvikler, tüketicilere çok ciddi fırsatlar sundu. Hem tapu harcındaki indirimin devamı hem de KDV oranının yüzde 8’de tutulması, sadece gayrimenkul sektörü için değil, genel anlamda Türkiye ekonomisi açısından oldukça önemli.” dedi.

Kabadayı, aylık bazda satış rakamlarına bakıldığında, talepte sıkıntı olmadığının görüldüğünü ifade etti. Başkan, mevcut teşviklerin dönemsel olmasından ziyade kalıcı olmasının, hedeflenen sürdürülebilir büyümeye ciddi katkı sağlayacağını vurguladı.

Teşviklerle geçen yılki satışlara ulaşabiliriz

Fuzul Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Akbal da konut sektöründeki güven endeksinin Ekim‘de uzun bir aradan sonra arttığına değindi. Akbal, bu olumlu gelişmeye destek mahiyetinde ‘İmar Barışı başvurularının ve ‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi’ kampanyasının yıl sonuna kadar uzatılmasının çok sevindirici olduğunu dile getirdi.

Akbal, yüzde 10’luk KDV indiriminin konut gibi yüksek ödeme yapılan bir alışveriş için çok önemli olduğunu vurguladı. Akbal; “bu durum alım için bekleyen talebi harekete geçirecektir. Yabancıya konut satışında yakaladığımız hikayeyi döviz kurunda başlayan sakinleme ve süresi uzatılan teşviklerle beraber iç pazarda da görmeye devam edeceğiz.

2017 yılının ilk 9 ayında satılan konut sayısı; 1 milyon 30 bin olarak gerçekleşirken, bu rakam 2018’in aynı döneminde 1 milyon 2 bin seviyesine geriledi. Hafif bir düşüş olmakla birlikte ekonomideki toparlanma ile 2017’yi yakalamamız hiç de zor değil” şeklinde ifade etti.

Ofis stokunun erimesi için de önemli

Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Melih Tavukçuoğlu ise yüzde 10 KDV indiriminin büyük bir avantaj sunduğunu vurguladı. Tavukçuoğlu; “Büyüklüğüne, konumuna ya da yapı ruhsat tarihine bakılmaksızın ticari amaçlı gerçekleştirilen tüm iş yerleri ve net alanı 150 metrekareden büyük tüm konutlar için yüzde 18 oranında olan KDV oranının yüzde 8’e düşürülmesi yıl sonuna kadar sürecek. Mesela 500 bin liralık bir konutun 90 bin TL olan KDV’si 40 bin TL’ye düşmüş olacak. Bu da alım yönünde önemli bir motivatör görevi görecek.” dedi.

Tavukçuoğlu, son yıllarda en fazla yatırım çeken alanların başında gelen ve özellikle de yoğunluğun Anadolu Yakası’nda olduğu ofis pazarında son bir yıldır daralma yaşandığını dile getirdi. Tavukçuoğlu;

“Ofisteki arz fazlalığı ofiste büyümenin gerilemesine neden olmuştur. Bundan dolayı boş kalan ofis sayısı hızla artarak yüzde 25’lere yaklaştı. Bir yandan da yeni yapılan ofislerin pazara girmeye devam ettiği görülüyor. Konutta olduğu gibi ofis pazarında da arz fazlalığı söz konusu. Satışlardaki durgunluğun giderilmesi, ofis stokunun eritilmesi adına, KDV’nin yıl sonuna kadar yüzde 8’e düşürülmesi önemli bir adım.” şeklinde konuştu.

Tapu Harcı oranı kalıcı olarak yüzde 1’e çekilsin

Tavukçuoğlu, tapu harçlarının yüzde 4’ten yüzde 3’e düşürülmesinin yıl sonuna kadar uzatılmasının da sektöre hareket kazandıracağını ifade etti. Tavukçuoğlu;

“Tapu harcının hiç süre konulmadan yüzde 1’e düşürülmesi, inşaat piyasasına daha çok bir hareket getirecektir.” dedi.

Şu Dönem, Yabancı Yatırımcı İçin Bir Fırsat!

Cushman & Wakefield “Türkiye Pazar Analizleri 2018 Üçüncü Çeyrek Ofis, Perakende ve Sanayi ve Lojistik” başlıklı raporunu hazırladı. Rapora göre şu dönem, Yabancı Yatırımcı için bir fırsat.

Yabancı Yatırımcı

Ticari gayrimenkul danışmanlık şirketi Cushman & Wakefield’in “Türkiye Pazar Analizleri 2018 Üçüncü Çeyrek Ofis, Perakende ve Sanayi ve Lojistik” başlıklı raporu yayımlandı

Rapor, cadde mağazaları ve ofis kiralarındaki son durumla ilgili Yabancı Yatırımcı açısından önemli bilgileri ortaya koydu. Sözkonusu rapora göre, yılın ilk iki çeyreğinde 2017’nin aynı dönemine göre cadde mağazaları ve ofis kiraları kura bağlı olarak yüzde 22’ye varan oranlarda geriledi.

Türkiye genelindeki ofis kiraları gerilemenin aynı eğilimde sürdüğü üçüncü çeyrek rapor sonuçlarına göre de ortalama yüzde 20 düşerken, perakende pazarında da yüzde 30 civarı bir azalma kaydedildi.

Yeni Ofis kiralamaları artıyor, ancak fiyatlar düşüyor

Rapora göre;

  • İstanbul’da 84 bin 881 metrekare yeni ofis alanı pazara girmek suretiyle toplam arz 6,08 milyon metrekareye yükselmiş.
  • Üçüncü çeyrekte yeni kiralama, önceki çeyreğe göre yüzde 33,26 artarken, önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,31 azalmış.
  • Yılın üçüncü çeyreği sonuçlarına göre, İstanbul’da metrekare bazında ofis kiraları 2017’nin aynı dönemine göre yüzde 20 azalarak 32 dolara gerilemiş.
  • Gayrettepe’de yüzde 20 düşüşle 20 dolara, Maslak’ta yüzde 25 düşüşle 21 dolara, İstanbul Anadolu Yakası’nda ise yüzde 4 düşüşle 24 dolara gerilemiş.
  • İzmir’de yüzde 7,1 azalışla 13 dolar olmuş.
  • Ankara’da yüzde 6,7 düşerek 14 dolar olarak hesaplanmış.

Yabancı Yatırımcı ilgisi artacak

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca hazırlanan ve Ekim ayında yürürlüğe giren tüm kira sözleşmelerinin 2 Ocak 2018’deki kur üstünden Türk Lirası‘na dönüştürüleceği düzenlemeye göre, sözleşmeler bu tarihten önce yapılmışsa geçerli tarih için enflasyon ayarlaması yapılacak.

Yeni düzenleme kapsamında, ofis yatırımlarının varlık değerinin dolar bazında azalmasıyla birlikte yatırım için fırsat kollayan Yabancı Yatırımcı ilgisinin büyük oranda ivme kazanması bekleniyor.

Global Markalar yatırımlarına devam etti

Rapora göre, Türkiye genelinde perakende kiralarındaki düşüşün ofis pazarına kıyasla daha yüksek olduğu üçüncü çeyrekte, birincil perakende kiralarındaki metrekare fiyatları, ortalama yüzde 30 azaldı. Birincil perakende kiraları geçen yılın aynı dönemine göre ,

  • İstanbul’da yüzde 30 azalarak 150 dolara,
  • İzmir’de yüzde 23,5 düşüşle 75 dolara,
  • Ankara’da ise yüzde 24 düşüşle 95 dolara geriledi.

Perakendeci aktivitesi üçüncü çeyrekte oldukça düşük kaldı. Bu dönemde birçok perakendeci konkordato ilan ederken, global perakende devlerinin yatırımlarında hız kesmediği gözlemlendi.

Lojistik Sektörü için ucuz arsa fırsatı

Üçüncü çeyrekte Türkiye genelinde ekonomideki durgunluk, sanayi ve lojistik sektöründe de kendini gösterdi ancak kiralardaki düşüş ortalama yüzde 10’la sınırlı kaldı. Rapora göre, birincil endüstriyel kiralar geçen yılın aynı dönemine göre;

  • İstanbul’da yüzde 8 düşerek 5,75 dolara,
  • Ankara’da ise yüzde 13,3 azalarak 3,25 dolara geriledi.

Bu çeyrekte sanayi ve lojistik sektörlerindeki yatırım, genel olarak arazi alımları ile kısıtlı kaldı. Yeni tebligat gereğince tüm anlaşmalar, TL üzerinden yapılacak. Dolayısıyla lojistik sektöründeki yatırım talebi fırsat kollayan yatırımcılar tarafından ivmelendirilecektir.

Gıda fiyatlarının üstündeki kontrolü arttırmak amacıyla lisanslı depoculuk dönemi de başladı. Bu çerçevede tahıl silo kapasitesi genişletilecek ve lisanslı depoculuk uygulamaları daha da yaygınlaşacak.

Kaynak; AA Muhabiri Musab Turan

Kira Artışı Hesabı Sil Baştan!

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji Bütçe Başkanlığı’nca ortaklaşa hazırlanan, 2019-2021 yılları arasını kapsayan Orta Vadeli Ekonomi Programı’nda inşaat sektörü ile ilgili de önemli kararlar alındı.

Kira Artışı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından 20 Eylül 2018’de açıklanan Yeni Ekonomi Programı (YEP) bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Programa göre Gayrimenkul Değerleme ve Kira Artışı farklı usulle hesaplanacak.

YEP‘na göre, kira artışı oranının üst sınırı, döviz kuru ve emtia fiyatlarındaki gelişmelere duyarlılığı yüksek üretici fiyatları yerine tüketici fiyatları çerçevesinde belirlenecek. Gayrimenkul envanteri, gayrimenkul değerleme sistemi kurulmak suretiyle tamamlanacak.

Bu hesaplama yöntemine göre düzenlenecek olan gayrimenkul vergilendirme sistemi sayesinde, tapu harçları ve emlak vergileri gayrimenkulün gerçek değeri üzerinden tahsil edilme imkanı bulacak. Öte yandan, imar planı revizyonlarıyla oluşan değer artışlarının kamuya gerçekçi oranda yansıması sağlanacak.

AA muhabirinin yaptığı habere göre;

Türkiye Tüm Emlak Müşavirleri Federasyonu (TEMFED) Başkanı Hacı Ali Taylan yaptığı açıklamada;

“ÜFE’deki artıştan ötürü bu sene kira artışları yüzde 19’a kadar çıktı. Döviz artışlarından da etkilenen üretici fiyat endeksi üzerinden yapılan kira artışları vatandaşı sıkıntıya sokmaya başlamıştı. Kira artışlarının tüketici fiyat endeksi (TÜFE)’ye bağlanması doğru bir karar oldu. ÜFE ile TÜFE arasındaki farktan dolayı ortaya çıkacak bu ekstra maliyetler kiracıda ekonomik anlamda sıkıntı yaratacaktı.” dedi.

Üretici fiyat endeksinde meydana gelen yüksek artışlar sebebiyle konut sahiplerinin kira bedellerinde yüzde 10 gibi bir ilave artış uygulama yoluna gittiklerini vurgulayan Taylan, YEP‘te alınan bu kararın yasal düzenlemeyle hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Tapu Harçları yüzde 1 olsun

“YEP’te alınan gayrimenkul değerleme sistemi de çok önemli bir probleme çözüm getirecektir” diyen Taylan, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün bu konuda çalışma yaptığını söyledi.

Taylan; “Tapu harçlarının ve emlak beyan değerlerinin yüksek oluşundan dolayı, gayrimenkul sahipleri taşınmazlarını gerçek değeri üzerinden satmak istememekteler. Bu konuda bir düzenleme yapılmasını toplum da biz de destekleriz. 

Tapu harçlarının ciddi anlamda düşmesi gerekiyor ki insanlar bu yola tevessül etmesin. İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde emlak vergi beyan değerindeki çarpan yüzünden emlak vergi oranları ikiyle çarpılıyor, İnsanlar aldıkları gayrimenkulü 3-5 ay sonra satmak istediklerinde ciddi gelir vergisi ödemek durumunda kalıyor. Eğer gelir vergisiyle ilgili düzenleme yapılırsa ve oranlar düşürülürse biz de destekleriz.

Bildiğiniz gibi tapu harçları 31 Ekim’e kadar yüzde 3 olarak belirlenmişti. Harçlar yaklaşık bir ay sonra yeniden eski hali olan yüzde 4 olacak. Oysa ki harçlar yüzde 1 ve altına kalıcı olarak düşürülmeli. Böyle olursa sektörel olarak Gayrimenkul Sektörü bundan büyük bir memnuniyet duyar, satıcı da vatandaş seve seve konutunu gerçek değeri üzerinden beyan eder.” şeklinde konuştu.

Yeni Ekonomi Programı Yürürlüğe Girdi!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından 20 Eylül 2018’de açıklanan Yeni Ekonomi Programı (YEP) yürürlüğe girdi.

Yeni Ekonomi Programı

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji Bütçe Başkanlığı’nca ortaklaşa hazırlanan YEP, Cumhurbaşkanı Kararı olarak onaylanmak suretiyle Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.

2019-2021 yılları arasını kapsayan Orta Vadeli Ekonomi Programı birtakım önemli hedefler ortaya koydu.

YEP’e göre büyüme hedefleri;

2018 yılı için yüzde 3,8,

2019 yılı için yüzde 2,3,

2020 yılı için yüzde 3,5 ve

2021 yılı için de yüzde 5 olarak belirlendi.

Enflasyon hedefleri;

2018 yılı için yüzde 20,8,

2019 yılı için yüzde 15,9,

2020 yılı için yüzde 9,8 ve

2021 yılı için de yüzde 6 olarak belirlendi.

Bütçe açığının GSYH’ye oranı hedefleri;

2018 yılı için yüzde 1,9

2019 yılı için yüzde 1,8

2020 yılı için yüzde 1,9

2021 yılı için yüzde 1,7 olarak belirlendi.

İşsizlik hedefleri;

2018 yılı sonu için yüzde 11,3,

2019 yılı sonu için yüzde 12,1,

2020 yılı sonu için yüzde 11,9 ve

2021 yılı sonu için yüzde 10,8 olarak belirlendi.

O Projelere Başlanmayacak

Yeni Ekonomi Programı‘na göre,

  • ihalesi henüz yapılmamış olan projeler ve
  • ihalesi yapılmış ancak başlanmamış projeler

askıya alınacak.

  • Devam eden, mega-altyapı projeleri de doğrudan yabancı yatırım yoluyla, uluslararası finansman desteğiyle hayata geçirilecek.

Kısa Vadede Amaç Fiyat İstikrarı

Yeni Ekonomi Programı’na göre, mevcut siyasi ve ekonomik duruma bağlı olarak,

  • kısa vadede fiyat istikrarının ve finansal istikrarın yeniden tesis edilmesi, ekonomide dengelenmenin ve bütçe disiplininin sağlanması,
  • orta vadede sürdürülebilir büyüme ve adaletli paylaşıma yönelik ekonomik değişimin gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.

Ekonomik Politika olarak;

  • Piyasa ekonomisinin temel prensiplerinden taviz vermeyen,
  • Yalın performans göstergeleriyle objektif bir şekilde izlenebilen,
  • gerçekçi, şeffaf ve tutarlı bir politika izlenmesi amaçlanıyor.

Geçmiş dönemde ekonomide planlanan yapısal dönüşümlerin gerçekleştirileme gerekçesi olarak, Suriye kaynaklı jeopolitik riskler ve artan terör saldırılarının etkisiyle güvenlik politikalarının önceliklendirilmesi gösterildi.

Bu dönemin en önemli avantajının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sağladığı hızlı ve etkin karar alma mekanizması olacağı vurgulandı. Bu sayede ekonominin daha koordineli yönetilme imkanı bulacağı belirtilen programda, 2018’in ikinci çeyreğinden itibaren gelişmekte olan ülkelere yönelik risk algısının bozulması ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artışlarıyla uluslararası sermaye akımlarının yavaşladığı ifade edildi. Bu süreçte dış finansman ihtiyacının, ABD yönetiminin Türkiye ekonomisini ve Türk Lirasını doğrudan hedef almasıyla, ülke risk primlerinin yükseldiği ve TL’nin değer kaybettiği vurgulandı.

Programda bu gelişmelerin; enflasyonun ve dolayısıyla piyasa faizlerinin artmasına, tüketim, yatırım harcamalarıyla toplam büyümenin yavaşlamasına, şirketlerin hem iç hem de dış finansmana erişim kapasitesinin daralmasına neden olduğu işaret edildi

YEP’in esas temelini oluşturan unsurlar;

  • Türkiye’nin krizlere karşı dayanıklı ve güçlü ekonomisi,
  • düşük kamu ve hanehalkı borcu,
  • disiplinli maliye politikası,
  • dinamik ve girişimci özel sektörü,
  • dünya pazarlarına açık ihracatçı yapısı,
  • yeni hükümet sistemiyle beraber hızlanan siyasi karar alma süreçleri ve
  • güçlü beşeri sermayesidir.

Dengelenme, Disiplin ve Değişim Programı

Programda “dengelenme, disiplin ve değişim” başlığı altında sıralanan temel hedefler;

  • kamuda kaynakların verimli kullanılması,
  • maliyetlerin ve harcamaların azaltılması,
  • gelirlerin kalitesinin artırılması

için Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisi kurulacak. Kamu maliyesinde kalıcı iyileştirmeler sağlayacak olan Tasarruf ve Gelir Dönüşüm Programı, ofis tarafından hazırlanacak ve takip edilecek.

Vergi Veri Analiz Merkezi kurulacak

Farklı veri kaynaklarını toplama amaçlı Vergi Veri Analiz Merkezi kurulmak suretiyle, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınarak vergilendirilecek.

Tahsilat etkinliği geliştirilmek suretiyle vergi gelirleri artırılacak.

Bankacılık sektörünün mali yapısı güçlendirilecek

Bankaların güncel mali yapılarını ve aktif kalitelerini tespit etmek için mali bünye değerlendirme çalışmaları yapılacak. Bu çalışmaların sonuçlarına göre gerektiği durumlarda bankacılık sektörünün mali yapısı güçlendirilecek, böylece reel sektörün uygun maliyetlerle krediye erişiminin ve mevcut kredilerinin yeniden yapılandırılmasının önü açılacak.

Ekonomide Dışa Bağımlılık Azaltılacak

Ekonominin yabancı tasarruflara bağımlılığı kalıcı olarak azaltılacak ve cari açığın milli gelire oranı yüzde 3’ün altına düşürülecek. Bu doğrultuda;

  • ihracat,
  • turizm ve
  • sanayi ürünlerinde yerlileştirmeye dayalı bir ekonomik dönüşüm sağlanacak.

Ekonomi ile ilgili kurumlar yeniden yapılandırılacak, liyakat ve performans odaklı insan kaynağı yönetimiyle kurumlara güven artırılacak.

Hızlı karar alan, piyasaların ve özel sektörün önünden giden ve özel sektörün önünü açan bir yönetim anlayışı benimsenecek.

Oluşturulacak olan yeni finansal mimari, finansal istikrarı ve güvenliği esas alacak, YEP’teki makroekonomik hedefleri destekleyecek ve sürdürülebilir kılacak.

YEP Eylem Planı kanalıyla, bu plan çerçevesinde gerçekleştirilen ilerlemeler 3 aylık dönemlerde takip edilecek.

Enflasyon Kalıcı Olarak Düşürülecek

Hazine ve Maliye Bakanlığı sıkı mali disiplinle, enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve fiyat istikrarının sağlanmasına ilişkin uygulanacak politika ve tedbirleri içeren program ile, enflasyonla mücadeleye destek verecek.

Finansal güvenlik ve istikrarın sürdürülebilmesi için Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi (FİKKO) kurulacak.

Tarım arz ve rekolte tahmin politikaları oluşturulacak

Tarım ürünlerinin arz ve rekolte tahminlerinin sağlıklı yapılabilmesi için bir erken uyarı sistemi oluşturulacak. Hayata geçirilecek olan Ürün Gözetim Mekanizması ile gıda ürünlerinde fiyat dalgalanmalarının önüne geçilecek.

Kira artışları TÜFE’ye göre belirlenecek

Gayrimenkul sektörü için de önemli bir karar çıktı. YEP‘na göre, kira artışı oranının üst sınırı, döviz kuru ve emtia fiyatlarındaki gelişmelere duyarlılığı yüksek üretici fiyatları (ÜFE) yerine tüketici fiyatları (TÜFE) çerçevesinde belirlenecek.

Gayrimenkul envanteri, gayrimenkul değerleme sistemi kurulmak suretiyle tamamlanacak.

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/yeni-ekonomi-programi-resmi-gazetede/1260232

Yapı Kayıt Belgesi Verilmesi Usulünde Değişiklik!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin usul ve esaslarda değişiklik yapıldı. 

Yapı Kayıt Belgesi

Halk arasında ‘imar barışı‘ olarak bilinen Yapı Kayıt Belgesi düzenleme usul ve esaslarında değişikliğe gidildi. Şartnamelere aykırı olarak yapılan kaçak yapıların bedeli mukabili kayıt altına alınması ve iskan tapularının verilmesinin önünü açan, Resmi Gazete’de 06/06/2018 tarih, 30443 sayıyla  yayımlanan düzenlemede değişikliğe gidildi.

Resmi Gazete’de bugün, 20 Eylül 2018 Perşembe, 30541 sayı ile yayımlanan “Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar”ın bazı maddeleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Yapı Kayıt Belgesi Ayrı Ayrı mı, yoksa Yapının Tamamı İçin mi Düzenlenir? 4/5

Yapı Kayıt Belgesi;

  • yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda yapının tamamı için
  • yapı kullanma izni bulunan yapılarda ise ruhsat ve eklerine aykırılık hangi bağımsız bölümde/bölümlerde yapılmış ise o bağımsız bölümler için ayrı ayrı
  • veya yapının tamamı tek bir malike ait ise ve aykırılık bütün bağımsız bölümlerde yapılmış ise yapının tamamı için düzenlenir.

5 inci Madde Düzeltme ve Eklemeleri

Yapının bulunduğu arsanın emlak vergi değeri, ilgili belediyesinden temin edilen arsa ve arazi asgari metrekare birim değerleri esas alınmak suretiyle hesaplanır. Arsa emlak vergi değeri hesaplanırken;

  • Hazineye ve belediyelere ait taşınmazlar üzerinde inşa edilmiş yapılar için yapının oturum alanına karşılık gelen arsa payı üzerinden,
  • Parsel üzerinde birden fazla yapı bulunması durumunda, sadece Yapı Kayıt Belgesi müracaatında bulunulan yapıya isabet eden arsa payı üzerinden,
  • Hisseli taşınmazlarda, yapı malikine ait hisse oranı üzerinden,

hesaplama yapılır.”

“6) Enerji üretim tesisleri için 2.000.000 TL/MW,”

“7) İskele, liman, tersane için 1500 TL/m2,”

“8) İstinat duvarı, dolgu alanı, havuz, spor sahaları ve benzeri bina niteliğinde olmayan yapılar için 150 TL/m2,”

  • Binanın katları hesap edilirken bodrum katlar da hesaba katılır.
  • İbadethaneler ile merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin ticari maksatla kullanılmayan yapıları için belge bedeli alınmaz.
  • Yapı kullanma izni bulunan yapılardaki aykırılıklarda, aykırılıktan dolayı meydana gelen alan da dâhil olmak üzere, hesap edilen bedeli ödemek zorundadır.
  • Yapı kullanma iznine göre tek bağımsız bölüm olarak kullanılan; alışveriş kompleksi, hastane, otel, fabrika, imalathane ve benzeri yapılardaki aykırılıklarda, yapı yaklaşık maliyet bedeli aykırılıktan dolayı meydana gelen alan üzerinden hesap edilir.
  • Yapılan aykırılık neticesinde herhangi bir alan kazanılmamış ise veya kazanılan alan 1000 m2 ve/veya bu miktarın altında ise yapı yaklaşık maliyet bedeli 1000 m2’den hesap edilir.

LİHKAB tarafından düzenlenen Zemin Tespit Tutanağı 6/4-d

Özel harita mühendislik büroları veya Lisanslı Harita Kadastro Büroları (LİHKAB) tarafından düzenlenmiş olan zemin tespit tutanağı ile birlikte kadastro müdürlüğüne müracaatta bulunulur.Bu fıkranın (b) bendinde belirtilen projeyi hazırlayan mimar ile (d) bendinde belirtilen zemin tespit tutanağını hazırlayan mühendisler bu belgelerin içeriklerinin doğruluğundan yapı malikleri ile birlikte hukuken sorumludur.Bu sorumluluk gereğince kadastro müdürlüğü tarafından resen zemin tespit tutanağının sadece büro kontrolleri yapılmakla yetinilerek tescil için ilgili tapu müdürlüğüne gönderilir. Daha evvel Yapı Kayıt Belgesi için ödenen meblağ kadar bir bedelin genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığının merkez muhasebe birimi hesabına yatırılmasından sonra ilgili tapu müdürlüğünce ilgili vergi dairesi müdürlüğüne ibraz edilmek üzere, Yapı Kayıt Belgesine konu yapıya (Mahalle/Sokak/Bina No-Ada/Parsel/Pafta No) ve söz konusu yapıdaki bağımsız bölümler veya sair tesisler ile maliklerine ait bilgileri içeren bir yazı düzenlenerek başvuru sahibine verilir.

  • İlgili vergi dairesince söz konusu yapıya ilişkin olarak cins değişikliği harcının tahsil edilmesi üzerine tapu müdürlüğünce belirtilen işlemler yapılır.

Yapı Kayıt Belgesi düzenlemeye gerek olmayan Yapılar 8/2

Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda;

  • Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir.
  • Bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır.
  • Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez
  • ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.

Yalan Beyanda Bulunulması Durumunda 10/2

Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda;

Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince
e-Devlet üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı Kanunun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.

  • Yapı Kayıt Belgesi bedeli fazla ödenmiş ise, fazla ödenen kısmın iadesi için Müdürlüğe başvurulur. Müdürlükçe yapı mahallinde inceleme yapılarak Bakanlık resmi internet sitesinden yayımlanan düzeltme formu iki nüsha olarak doldurulmak suretiyle müracaat sahibine iade edilecek tutar belirlenir. Düzeltme formunun onaylı ikinci nüshası, fazla ödenen bedele göre verilen Yapı Kayıt Belgesinin ayrılmaz parçası kabul edilir ve Yapı Kayıt Belgesi bu form ile birlikte hüküm ifade eder.”

İmar Barışı olarak bilinen Bu Usul ve Esaslar yayımlandığı gün yürürlüğe girer ve yürütülmesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı‘ndadır.

Gayrimenkulde Türk Lirası Dönemi Başlıyor!

Sn. Cumhurbaşkanı tarafından alınan, Resmi Gazete’de yer alan karara göre bundan böyle, menkul ve gayrimenkulde Türk Lirası dönemi başlıyor.

Türk Lirası

Resmi Gazete‘de yayımlanmasıyla, halen döviz üzerinden alım satım veya kiralama sözleşmesi olan menkul ve gayrimenkullerin 30 içinde Türk Lirası para birimine dönüştürülmesi yasası yürürlüğe girdi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla,”Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” Resmi Gazete‘de yayımlandı.

32 sayılı revize karara göre, Türkiye’de yerleşik kişilerin, ilgili Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım sözleşmelerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak yapamayacak.

Yine aynı şekilde taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama ve leasing işlemleri Türk Lirası cinsinden yapılmak zorunda.

İlave olarak; iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacak.

Bu kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerde döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedeller, Türk Lirasına çevrilecek.

Türk parasına çevrilme müddeti 30 gün ile sınırlandırıldı. Döviz cinsinden olan sözleşmeler, 30 gün içinde  Türk parası olarak taraflarca yeniden tespit edilecek.

Söz konusu düzenleme kapsamı değerlendirilirken öncelikle bir hususun altı çiziliyor. Dikkat edilmesi gereken husus, yapılan düzenlemelerin yalnızca 32 sayılı Karar’da tanımlanan Türkiye’de yerleşik kişiler arasında yapılan sözleşmeleri içermesidir.

Dövizle yapılan sözleşmelerin Türk Lirası’na çevrilmesi için son gün 12 Ekim 2018 olarak belirlendi. Uzmanlar, tarafların acele etmesini ve işlemleri son güne bırakmamasını tavsiye ediyor. Yeni sözleşmelerde damga vergisine de dikkat edilmesi öneriliyor.

Kararın yürüyüşü ile ilgili yetki ve sorumluluk Hazine ve Maliye Bakanlığı‘nda olduğu  belirtildi.

Muhabir: Muhammed Nuri Erdoğan

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/gayrimenkulde-tl-donemi/1253423

Yabancıya Ev Satışı İhracat Sayılacak

Gayrimenkul sektöründe canlılığın devam etmesi için Yabancıya Ev Satışı İhracat Sayılacak. Bu kapsamda eylül ayında TBMM’nin açılmasıyla birlikte konu gündeme getirilecek.

Yabancıya Ev Satışı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un da sıcak baktığı söz konusu çalışmanın yakın zamanda hayata geçirilmesi bekleniyor.

Hükümet, TBMM’nin eylülde açılmasıyla birlikte yabancıya konut ve işyerinin döviz kuru üzerinden satılmasını ve ihracat sayılmasını içeren bir düzenlemeyi getirmeye hazırlanıyor. Konu gayrimenkul sektörünün üç çatı derneği İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER), Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) ile Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) tarafından Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’la ele alındı. Her iki bakanın da prensipte olumlu baktığı öğrenildi.

SAĞLIK SEKTÖRÜ ÖRNEK OLDU

Türkiye, 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminin atlatılmasının ardından, son iki yılda yabancılar için hem turizm bölgesi, hem de konut ve işyeri edinimleri konusunda önemli bir destinasyon merkezi olmaya başladı. Gayrimenkul sektörünün üç çatı örgütünün de uzun bir süredir sektörün sorunlarının çözümü konusunda kapsamlı çalışma içerisinde olduğu biliniyor. Bu çerçevede Türkiye’de sağlık hizmeti alan yabancıların bu hizmetlerinin döviz getirici kalem olmasından dolayı ihracat sayılmasının benzeri gibi, yabancıya konut satışının da yabancı para birimi ile olması ve ihracat sayılması üzerinde duruluyor.

Konuyla ilgili geçtiğimiz haftalarda üç dernek başkanının Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ve Çevre, Şehircilik Bakanı Murat Kurum’la da görüştükleri öğrenildi. İki bakana yabancıya konut satışının ihracat kalemi arasına alınmasına ilişkin düzenlemenin öneminin anlatıldığı, bakanların da prensipte olumlu baktığı dile getirildi.

SATIŞLAR HER YIL ARTIYOR

Yabancıların Türkiye’ye ilgisinin her geçen gün arttığı, hem turist olarak gelişlerindeki rakamlarda, hem konut ve işyeri alımlarındaki rekor seviyedeki artışlarda görülüyor. Bu kapsamda 2017 yılının ocak-temmuz döneminde yabancılar tarafından 11 bin 321 olan toplam konut ve işyeri alımı, yüzde 30’luk artışla bu yılın aynı dönemlerinde 14 bin 674 adede çıktı.

REESKONT SİSTEMİ NASIL ÇALIŞIYOR?

Kriz için alınan bir önlem olan ihracat reeskont sistemi özetle şöyle çalışıyor: bu kapsama giren şirketler üç imzalı döviz cinsi ticari senetlerini, bankalar üzerinden Merkez Bankası’na iskonto ettiriyor. Merkez Bankası faizini peşin keserek, döviz cinsi bu senetlerin karşılığını TL olarak ödüyor. Böylece piyasaya TL sürüyor. Senetlerin vadesinde (en fazla 240 gün), şirketler senette yazan döviz miktarını yine bankalar aracılığı ile Merkez Bankası’na geri ödüyor. İhracatçı şirketlere bankalar üzerinden reeskont kredisi programı 2008 küresel krizi sırasında 500 milyon dolarla uygulamaya sokulmuştu. 2009-2010 yıllarında birer milyar dolar olarak kullandırılmıştı. 2011 yılında 2 milyar dolara yaklaşan reeskont kredilerinin tutarı 2012 yılında 8 milyar dolara daha sonraki yıllarda 12 milyar dolara çıkmıştı.

AVANTAJLARI NE OLACAK?

Düzenlemenin hayata geçirilmesi ile ihracatçı şirketlerin bankalar üzerinden Merkez Bankası’nın ihracatçılara kullandırdığı reeskont kredilerinden inşaat sektörünün de yararlanması gündeme gelecek. Bilindiği üzere, reeskont kredilerine hal-i hazırda sadece mal ihraç edenler değil, ‘döviz kazandırıcı’ hizmet sağlayanlar da erişiyor. Yine yabancıya yapılan satışların ihracat sayılması ile KDV iadesi imkanı da sağlanacak. Yabancıya satış işlemlerinde resim ve harç istisnası da oluşacak. Yabancıya Ev Satışı İhracat Sayılacak

Kaynak; https://www.yenisafak.com/ekonomi/yabanciya-ev-satisiihracat-sayilacak-3391480

2019 Yılı İnşaat Maliyet Bedelleri açıklandı!

2019 Yılı İnşaat Maliyet Bedelleri ‘ni gösterir cetvel 18 Ağustos 2018 tarihli Resmi Gazete ile duyuruldu.

2019 Yılı Emlak Vergisi Kanunu

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ortaklaşa hazırlamış olduğu 2019 Yılı için Binaların Metrekare Normal İnşaat Maliyet Bedelleri belli oldu. 

EMLAK VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 73)

29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının

(b) bendinde, binalar için vergi değerinin, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca müştereken tespit ve ilan edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri tespit edilmiştir.

Aynı maddenin (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan  29/2/1972 tarihli ve 7/3995 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emlak Vergisine Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzük hükümlerinden yararlanmak suretiyle hesaplanan bedel olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu itibarla, emlak vergisine esas olmak üzere 2019 yılında uygulanacak bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca bu Tebliğ ekinde yer alan cetvelde belirtilen tutarlarda tespit edilmiştir.

Tebliğ olunur.

Resmi Gazete karar eki için;

Kaynak; http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/08/20180818-11.htm