Tapu ve imar kanunları ile ilgili değişiklik yapıldı!

Tapu ve imar kanunları ile ilgili değişiklik teklifinin TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesiyle birlikte tapuda yeni dönem başlıyor.

Tapu ve imar kanunları ile ilgili yapılan değişiklikle artık tapu işlemlerinde bürokrasi azaltılacak. İşlemler yurt dışından bile yapılabilecek. Kentsel dönüşümde mağduriyetler giderilecek.

Konut, arsa, tarla alıp satmak kolaylaşacak, tapuda işlemler daha hızlı olacak, alım satımlarda bürokratik süreçler azaltılacak, alıcı ve satıcının aynı müdürlüğe gitmesine gerek kalmayacak, işlemler farklı şehirlerden hatta yurtdışından dahi yapılabilecek.

Tapu işlemlerinde yeni dönemi başlatacak düzenlemeyi içeren Tapu ve İmar Kanunları hakkında değişiklik teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

2B arazilerinde başvuru ve ödeme süreleri uzatıldı

Yasayla, 2B arazilerinin satışı için geçen yıl kasım ayında sona eren başvuru ve ödeme süreleri de uzatılıyor. Bu arazileri kullananlar, satış başvurusunu 16 Aralık 2019’a kadar yapabilecek. Hazine’ye ait tarım arazilerinin satışı için de aynı tarih geçerli olacak.

Teklif, kentsel dönüşümde yaşanan sorunlara da neşter vuracak. Kentsel dönüşüm projelerinde, müteahhitlerle sorun yaşayan maliklere sözleşmeyi feshetme hakkı getirilecek.

Tapu ve imar kanunları değişikliği ile Müteahhide %80 sınırlaması geliyor

Yasada kentsel dönüşüm mağduriyetlerini önlemeye yönelik düzenlemeler de yer alıyor. Artık müteahhitler, yapının yüzde 80’ini tamamlamadan satış yapamayacak.

Riskli yapılara sıkı denetim

Yasa ile metruk binaların yıkımı da kolaylaşacak. Çevreyi rahatsız eden terk edilmiş riskli binalar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca yıkılabilecek. Ayrıca yıkılma riski olan yapıların envanteri çıkarılacak. Bu binalar muhtarlıklarda ilan edilecek.

QR uygulaması ile Tapuda Yeni Dönem başlamıştı

30 Aralık 2018 tarihinde Karekod uygulaması ile birlikte tapuda yeni dönem başlamıştı.

Bu uygulama sayesinde bir yandan yeni tapularda QR kod ile dijitalleşme sağlanırken, diğer taraftan da eski tapularda bulunmayan ‘proje metrekaresi’ bilgisi eklenmişti.

2019 yılı başından beri yeni tapularda ‘mahalle, ada, parsel’ bilgileri yer almıyordu.

Tapularda yer alan bilgilerin varlığı nedeniyle şeffaflık sağlanmış oldu.

Tapuda yeni döneme geçiliyor başlıklı yazı Emre YÜNCÜ tarafından trthaber.com internet sayfasında 04 Temmuz 2019 tarihinde yayınlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

‘İmar Kanunu’ Uygulamasında Önemli Değişiklikler!

Bakanlık, mevcut ‘İmar Kanunu’ uygulamasında çok önemli değişikliklere hazırlanıyor. Yasa değişiklik taslağı ile birlikte İmar Planı dahilinde rayiç artışları sonucu oluşan rant, ruhsat iptali, yıkım kararı, hak kayıpları gibi konularda bir dizi değişikliğe gidiliyor.

İmar Kanunu değişiklik taslağı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İmar Kanunu değişikliği ile, arsa imar planı değişikliği ile oluşacak rantın devlete ödenmesini öneriyor.

Hürriyet‘in haberine göre; Bakanlık, İmar Kanunu dahilinde ‘şehirlerde rant vergisi’ planını ilk kez 4 sene önce gündeme getirmişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yasa değişiklik taslağına ekleyeceği kritik bir madde ile  İmar Planı dahilinde tekrar gündeme getirdi. Hazırlanan yasa taslağına göre, imar planında gerçekleşen değişikliklerde arsada değer artışı olursa aradaki farkın tamamı devlete ödenecek.

İmar Kanunu Yasa Taslağı

Bu düzenlemeyi, ‘şehirlerde rant vergisi’ adıyla eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın 2014 yılında kamuoyuna duyurmuş, ancak 7 Haziran 2015 seçimleri öncesinde rafa kaldırılmıştı. 2016 yılında da tekrar çıkarılmak istenen düzenleme o haliyle kalmıştı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 3194 sayılı İmar Kanununda yapmayı planladığı değişiklikle konuyu 4 yıl aradan sonra, tekrar gündeme getirdi. Bakanlığın hazırladığı İmar Kanunu yasa taslağına göre; imar planında konut olarak görülen arsanın AVM’ye dönüştürülmesi veya kat sayısının beşten 15’e çıkması gibi plan değişikliklerinde, arsa değerindeki artışın tamamı devlete ödenecek.

12 maddelik İmar Kanunu yasa taslağıyla, imar planı değişiklikleriyle ilgili bir madde eklenmesi bekleniyor. O madde, “Yoğunluk artışı, bina yüksekliği, kat adedi, kullanım amacı değişikliğine yönelik uygulama imar plan değişikliği sonucu değerinde artış olan taşınmaz maliklerinden, taşınmazın artan arsa değerinin tamamı ‘değer artış payı’ olarak alınır. Değer artış payı bedelinin tespitinde, imar planı değişikliği sonucunda taşınmazın imar durumunda kıymet bakımından meydana gelecek artış dikkate alınır ve 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde belirtilen bedel tespiti esasları gözetilir” hükmünü içeriyor.

Değer artışının ne kadar olduğuna ise idarenin oluşturacağı değer tespit komisyonu karar verecek. Ancak komisyonun tespiti, en az iki lisanslı gayrimenkul değerleme şirketinin bulduğu rakamın aritmetik ortalamasından az olamayacak.

Tapuya Şerh Konacak

Değer artış payı ödeninceye kadar tapu kütüğüne şerh konacak. Vatandaş sözkonusu bedeli ödeyinceye kadar, bu parselle ilgili satış, ipotek, trampa, kiralama ve benzeri işlemler duracak. Yapı Ruhsatı da değer artış payı ödenmeden düzenlenemeyecek.

Değer artış payının;

  • yüzde 30’u imar planı değişikliğini onaylayan ilgili idarede açılacak kamulaştırma hesabına,
  • yüzde 30’u Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın dönüşüm projeleri özel hesabına,
  • yüzde 40’ı Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yatırılacak.

Değer artış payı ayni olarak alınırsa, aynı kurumlara yine bu oranlarda hisselendirilecek. Kıyı Kanunu, Organize Sanayi Bölgeler (OSB), Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Kentsel Dönüşüm Kanunu bu düzenleme kapsamı dışında tutulacak.

Kirlilik Bedeli

Taslak hazırlıklarında değer artış payının önce yüzde 30’unun arsa sahibine verilmesi, yüzde 70’inin kamuya ödenmesi şeklinde ele alınmıştı. Ancak son aşamada tamamının kamuya gitmesi doğrultusunda karar alındı.

Gerekçe olarak da; o bölgede trafik, hava kirliliği gibi olumsuzluklara sebebiyet vereceği ve bu bedellerin buna karşılık olarak alındığı gösterildi. İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe, plan dışı yapılaşmanın, o bölgede altyapı sorunları ile çevre kirliliği, trafik yoğunluğu gibi sakıncalarına da dikkat çekti.

Kaçak Yapıyı Hemen Yık

Bir önemli değişiklik de; İmar Planlarının kesinleşmesinden itibaren 6 aylık süreden sonra plan iptali, revizyonu veya değişikliği gerekçe gösterilerek, alınmış yapı ruhsatları iptal edilemeyecek, inşaat durdurulamayacak.

Mevcut mevzuatta ruhsat alınmadan ya da ruhsata aykırı olarak yapılan yapıların mühürlenerek durdurulacağı hükmü bulunuyor. Taslağa yeni bir fıkra eklenmek suretiyle, idare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıklarının giderilemeyeceği tespit edilen yapılarda, bir aylık süre beklenmeden ruhsatın iptal edilerek, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina ya da mevzuata aykırı imalatların, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip yıktırılması hükme bağlanıyor.

Yıkım Kararı sonucu gerçekleşen yıkım masrafı da yapı sahibinden alınak

Şehir Rantının Vergilendirilmesi

Açıklamaya göre yetkililer, söz konusu yasa değişikliğinin kabulü halinde şehir rantının nasıl vergilendirileceğini şöyle anlattılar;

“İstanbul’da imar planında 5 katlı konut izni bulunan bir arsa için vatandaş, hem yoğunluk artışı hem de fonksiyon değişikliği talebiyle başvursa.

Bunun sonucunda oraya 10 katlı bir otel, AVM, iş merkezi, rezidans veya hastane yapılması vs izni çıkarsa, arsanın değeri artacak.

Eğer değer artışı mesela 5 milyon liradan 15 milyon liraya yükselmişse, aradaki 10 milyon liralık fark devlete ödenecek. ”

Hak Kaybı Mağduriyetleri Davaya Konu Olabilecek

Yasa Taslağına göre, ada oluşturan tek parseller haricinde, parsel bazında nüfus, yapı yoğunluğu, kat adedi, bina yüksekliği artırımı vs sebebiyle imar planı değişiklikleri de yapılamayacak.

Yalnızca doğrudan hak kaybı olanlar, ilgili kısımla sınırlı olmak üzere, kesinleşen planlara karşı, dava açılabilecekler.

İmar planlarına ilişkin olarak idari yargıya başvurulması halinde, bir yerde birden fazla idare mahkemesinin bulunması durumunda, davaların hangi idare mahkemesinde görüleceğine Hâkimler ve Savcılar Kurulu karar verecek.