İmar Barışı Başvuru Süresi Uzatıldı!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum; “İmar Barışı başvuru süresi 31 Aralık’a kadar uzatıldı.” dedi.

İmar Barışı için Başvuru Süresi Uzatıldı!

İmar Barışı için başvuru süresi uzatıldı

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum; “İmar Barışı başvuru süresi 31 Aralık’a kadar uzatıldı.” dedi. Böylelikle imar barışı için başvuru süresi 2 ay uzamış oldu.

Bakan Kurum, İmar barışına çok yoğun bir başvuru olduğunu belirtti. Kurum, “Bugün itibarıyla yaklaşık 8 milyon 150 bin vatandaşımız imar barışından yararlanmak için başvurdu.

Başvuru bedeli de yaklaşık 5 milyar 120 milyon Türk Lirası oldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak başvuru talebinin 13-14 milyon lira olmasını bekliyoruz.” şeklinde açıklamada bulundu.

Ayrıntılar geliyor…

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/gunun-basliklari/imar-barisinda-basvuru-suresi-uzatiliyor/1294951

‘İmar Kanunu’ Uygulamasında Önemli Değişiklikler!

Bakanlık, mevcut ‘İmar Kanunu’ uygulamasında çok önemli değişikliklere hazırlanıyor. Yasa değişiklik taslağı ile birlikte İmar Planı dahilinde rayiç artışları sonucu oluşan rant, ruhsat iptali, yıkım kararı, hak kayıpları gibi konularda bir dizi değişikliğe gidiliyor.

İmar Kanunu değişiklik taslağı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İmar Kanunu değişikliği ile, arsa imar planı değişikliği ile oluşacak rantın devlete ödenmesini öneriyor.

Hürriyet‘in haberine göre; Bakanlık, İmar Kanunu dahilinde ‘şehirlerde rant vergisi’ planını ilk kez 4 sene önce gündeme getirmişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yasa değişiklik taslağına ekleyeceği kritik bir madde ile  İmar Planı dahilinde tekrar gündeme getirdi. Hazırlanan yasa taslağına göre, imar planında gerçekleşen değişikliklerde arsada değer artışı olursa aradaki farkın tamamı devlete ödenecek.

İmar Kanunu Yasa Taslağı

Bu düzenlemeyi, ‘şehirlerde rant vergisi’ adıyla eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın 2014 yılında kamuoyuna duyurmuş, ancak 7 Haziran 2015 seçimleri öncesinde rafa kaldırılmıştı. 2016 yılında da tekrar çıkarılmak istenen düzenleme o haliyle kalmıştı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 3194 sayılı İmar Kanununda yapmayı planladığı değişiklikle konuyu 4 yıl aradan sonra, tekrar gündeme getirdi. Bakanlığın hazırladığı İmar Kanunu yasa taslağına göre; imar planında konut olarak görülen arsanın AVM’ye dönüştürülmesi veya kat sayısının beşten 15’e çıkması gibi plan değişikliklerinde, arsa değerindeki artışın tamamı devlete ödenecek.

12 maddelik İmar Kanunu yasa taslağıyla, imar planı değişiklikleriyle ilgili bir madde eklenmesi bekleniyor. O madde, “Yoğunluk artışı, bina yüksekliği, kat adedi, kullanım amacı değişikliğine yönelik uygulama imar plan değişikliği sonucu değerinde artış olan taşınmaz maliklerinden, taşınmazın artan arsa değerinin tamamı ‘değer artış payı’ olarak alınır. Değer artış payı bedelinin tespitinde, imar planı değişikliği sonucunda taşınmazın imar durumunda kıymet bakımından meydana gelecek artış dikkate alınır ve 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde belirtilen bedel tespiti esasları gözetilir” hükmünü içeriyor.

Değer artışının ne kadar olduğuna ise idarenin oluşturacağı değer tespit komisyonu karar verecek. Ancak komisyonun tespiti, en az iki lisanslı gayrimenkul değerleme şirketinin bulduğu rakamın aritmetik ortalamasından az olamayacak.

Tapuya Şerh Konacak

Değer artış payı ödeninceye kadar tapu kütüğüne şerh konacak. Vatandaş sözkonusu bedeli ödeyinceye kadar, bu parselle ilgili satış, ipotek, trampa, kiralama ve benzeri işlemler duracak. Yapı Ruhsatı da değer artış payı ödenmeden düzenlenemeyecek.

Değer artış payının;

  • yüzde 30’u imar planı değişikliğini onaylayan ilgili idarede açılacak kamulaştırma hesabına,
  • yüzde 30’u Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın dönüşüm projeleri özel hesabına,
  • yüzde 40’ı Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yatırılacak.

Değer artış payı ayni olarak alınırsa, aynı kurumlara yine bu oranlarda hisselendirilecek. Kıyı Kanunu, Organize Sanayi Bölgeler (OSB), Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Kentsel Dönüşüm Kanunu bu düzenleme kapsamı dışında tutulacak.

Kirlilik Bedeli

Taslak hazırlıklarında değer artış payının önce yüzde 30’unun arsa sahibine verilmesi, yüzde 70’inin kamuya ödenmesi şeklinde ele alınmıştı. Ancak son aşamada tamamının kamuya gitmesi doğrultusunda karar alındı.

Gerekçe olarak da; o bölgede trafik, hava kirliliği gibi olumsuzluklara sebebiyet vereceği ve bu bedellerin buna karşılık olarak alındığı gösterildi. İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe, plan dışı yapılaşmanın, o bölgede altyapı sorunları ile çevre kirliliği, trafik yoğunluğu gibi sakıncalarına da dikkat çekti.

Kaçak Yapıyı Hemen Yık

Bir önemli değişiklik de; İmar Planlarının kesinleşmesinden itibaren 6 aylık süreden sonra plan iptali, revizyonu veya değişikliği gerekçe gösterilerek, alınmış yapı ruhsatları iptal edilemeyecek, inşaat durdurulamayacak.

Mevcut mevzuatta ruhsat alınmadan ya da ruhsata aykırı olarak yapılan yapıların mühürlenerek durdurulacağı hükmü bulunuyor. Taslağa yeni bir fıkra eklenmek suretiyle, idare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıklarının giderilemeyeceği tespit edilen yapılarda, bir aylık süre beklenmeden ruhsatın iptal edilerek, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina ya da mevzuata aykırı imalatların, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip yıktırılması hükme bağlanıyor.

Yıkım Kararı sonucu gerçekleşen yıkım masrafı da yapı sahibinden alınak

Şehir Rantının Vergilendirilmesi

Açıklamaya göre yetkililer, söz konusu yasa değişikliğinin kabulü halinde şehir rantının nasıl vergilendirileceğini şöyle anlattılar;

“İstanbul’da imar planında 5 katlı konut izni bulunan bir arsa için vatandaş, hem yoğunluk artışı hem de fonksiyon değişikliği talebiyle başvursa.

Bunun sonucunda oraya 10 katlı bir otel, AVM, iş merkezi, rezidans veya hastane yapılması vs izni çıkarsa, arsanın değeri artacak.

Eğer değer artışı mesela 5 milyon liradan 15 milyon liraya yükselmişse, aradaki 10 milyon liralık fark devlete ödenecek. ”

Hak Kaybı Mağduriyetleri Davaya Konu Olabilecek

Yasa Taslağına göre, ada oluşturan tek parseller haricinde, parsel bazında nüfus, yapı yoğunluğu, kat adedi, bina yüksekliği artırımı vs sebebiyle imar planı değişiklikleri de yapılamayacak.

Yalnızca doğrudan hak kaybı olanlar, ilgili kısımla sınırlı olmak üzere, kesinleşen planlara karşı, dava açılabilecekler.

İmar planlarına ilişkin olarak idari yargıya başvurulması halinde, bir yerde birden fazla idare mahkemesinin bulunması durumunda, davaların hangi idare mahkemesinde görüleceğine Hâkimler ve Savcılar Kurulu karar verecek.

Yeni Otopark Yönetmeliği 15 Eylül’de Yürürlükte!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, her daireye 1 otopark zorunluluğu getiren düzenlemeyi 2019’u beklemeden uygulayacak. Yeni Otopark Yönetmeliği 15 Eylül’de yürürlüğe girecek.

Otopark Yönetmeliği

AA muhabiri YILDIZ NEVİN GÜNDOĞMUŞ’un Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘ndan aldığı bilgiye göre, daha önce 1 Ocak 2019 olarak belirlenen Yeni Otopark Yönetmeliği 15 Eylül’de yürürlüğe giriyor.

Yeni Otopark Yönetmeliği’ne göre;

    • Halen “her 3 daireye 1 otopark” zorunluluğu, “her 1 daireye 1 otopark” olarak revize edildi. Yerel belediyelerin bu sayıyı artırabilme hakları var. Belediyelerce bu yönde karar alınması halinde, her otopark yerinin ait olduğu bağımsız bölümün eklentisi olarak tapuda belirtilebilmesi imkanı da getiriliyor.

 

    • Diğer yenilik ise, İmar Yönetmeliği‘nde yapılan düzenleme ile, subasman kotu +1,20 metre altında yapılacak olan ve bina ihtiyacının 2 katı kadar otopark alanı emsal hesabı dışında tutulacak. Böylece bina bahçelerinin otopark olarak kullanımının azaltılması hedefleniyor.

 

    • Tamamen gömülü bodrum katlarda yer alan ve açığa çıkamayan otoparklar ise alan sınırı olmadan tamamen emsal harici tutulacak.

 

    • Yan ve arka bahçelerin tamamının altı, ön bahçenin ise yola 3 metre kalana kadar altı, zeminin altında kalmak kaydıyla, tamamen otopark yapılabilir hale geldi. Ön bahçe genişliği en az 7 metre olan parsellerde ise binaya en az 2 metre mesafe bırakmak kaydıyla ön bahçede açık otopark yapılabilecek.

 

    • Komşu iki parselin anlaşması ve tapuya şerh düşülmesi halinde; aradaki duvar kaldırılarak, bu alan geçiş yolu olarak düzenlenmek kaydıyla komşu bina bahçeleri de ortak otopark olarak düzenlenebilmekte.

 

    • Parselin arka bahçelerinde mekanik otopark yapma imkanı tanıyor.

 

  • Yeni yapılan bir değişiklikle; cephesi 9 metreden veya alanı 250 metrekareden küçük olan, mimari ve alan yetersizliği nedenleriyle kısmen otopark yapılabilen parsellerde, otopark ihtiyacının en az yarısının parselinde karşılanabilmesi halinde konut için gereken asgari otopark ihtiyacı yüzde 50 oranında azaltılabilecek.

Parselde otopark yapılamayan durumlara sınırlama geldi.

    • Mekanik ve otomatik park sistemleri de kullanılmasına rağmen yine de otopark teşkil edilemeyen yapılar ile tarihi binalar ve cephesi çok dar olup asgari otopark alanı teşkil edilemeyen yapılar otopark yapılamayan parseller olarak tanımlandı.

 

    • Bunun dışındaki tüm binalarda da otopark yapılması zorunludur.

 

    • Bununla birlikte; otopark teşkil edilemeyen bu binalarda, yürüyüş mesafesindeki başka bir otoparktan yer gösterilmesi ve tapuya şerh edilmesi de zorunlu tutuluyor.

 

    • Otopark teşkil edilememesi nedeniyle otopark bedeli alınan parsellere de mutlak suretle binanın iskanından önce otopark yapılması zorunluluğu getirildi. Bu sayede otopark bedeli ödeyip, otopark yapımından imtina edilmesinin de önüne geçilmiş oldu.

 

    • Otopark teşkil edilememesi sebebiyle, yüzde 25 olarak alınan otopark bedelinin peşin ödenip öyle ruhsat alınması uygulaması da kalktı. Düzenlemeyle bu bedelin tamamı ruhsat alınmadan önce tahsil edilecek.

 

    • Belediye meclislerince, otopark bedelleri açısından kentin sosyoekonomik durumu gibi kriterlere göre bölgelere ayrılabilmesi imkanı geliyor. Düşük bölgelerde yüzde 40’a kadar indirim uygulayabilmesi imkanı geliyor.

 

    • Ticaret bölgeleri ile ticaretin olduğu konut bölgelerinde otopark yapımını teşvik etmek adına, bu alanlarda plan değişikliği olmadan otopark yapılabilmesi de sağlandı.

 

    • Yapılacak ticari mekanların işlevine göre gereken otopark yeri ayrılması zorunluluğu getirildi.

 

  • Araç trafiğinin şehrin merkezine yönlenmesinin engellenmesi adına bazı düzenlemeler de yeni yönetmelikte yer alıyor.

Park et-devam et Uygulaması

    • Yeni yönetmelik kapsamında, ulaşım ana planlarında şehrin çeperlerinde ve ana toplu taşıma ve aktarma istasyonlarına yürüme mesafesinde “park et-devam et” otopark yerleri ayrılması zorunluluğu getiriliyor.

 

    • Ana arter yolların altına otopark yapılmasına imkan sağlanıyor. Kamu kurumlarının bahçelerinin altına, gerekli tüm emniyet koşulları sağlanmak, giriş çıkışı kamu kurumu giriş çıkışından ayrı olmak ve ilgili kurumdan izin alınmak kaydıyla otopark yapılabilecek.

 

  • Sanayi tesislerinde, kamu kurum ve kuruluşları, halkın toplu kullanımına açık alışveriş merkezlerinde, hastanelerde, otellerde, stadyum ve kapalı spor tesislerinde, üniversitelerde ve düğün salonlarında otopark ihtiyacının, mutlak suretle parselinde ya da parselinde otopark teşkilinin mümkün olmaması halinde komşu parselde karşılanması zorunlu hale getirilecek.

Park ve Meydanların altı Otopark olabilecek

    • Park ve meydanların üst dokusu bozulmadan altına otopark yapılabilecek. Tüm otopark alanlarının yüzde 1’i bisiklet, yüzde 5’i engelli ve yüzde 2’si elektrikli araçlar için düzenlenecek.

 

  • Açık otoparklarda yağmur sularının yüzeysel akışa geçmesini azaltmak amacıyla yüzey kaplamalarının geçirimli malzeme ile yapılması esası getirdi.

Eski Yönetmelik

    • Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce ruhsat işlemleri başlayan yapılar, bu yönetmelikten muaf tutulacak.

 

  • Yeni Otopark Yönetmeliği 15 Eylül’de yürürlüğe girmeden önce, noter onaylı inşaat yapım sözleşmesi düzenlenmiş, imar durum belgesi ve istikamet rölövesi alınarak, yapı ruhsatı başvurusu olan yapılarda talep edilmesi halinde önceki yönetmeliğe göre uygulama yapılma imkanı sağlanacak.

Emlak Konut İstanbul’da Arsa Satın Aldı!

Emlak Konut İstanbul’da 2 adet arsayı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’ndan (TOKİ) yaklaşık 387 milyon TL bedelle satın aldı.

İstanbul Beşiktaş Barbaros Bulvarı’nda bulunan arsalardan biri, daha önce Jandarma Dikimevi’ni de kapsayan askeri araziydi.

Beşiktaş Mecidiye Mahallesi’de yer alan yaklaşık 30 bin metrekarelik arsayı Emlak Konut 360 milyon lira bedelle satın aldığını duyurdu. Arsa 16 parselden oluşuyor. Arsa bedeli 6 taksitte ödenecek.

Diğer arsa da İkitelli’de bulunuyor. İkitelli’deki 13 bin 502 metrekare alan için yaklaşık 27 milyon lira peşin ödendi.

Jandarma Genel Komutanlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) arasında imzalanan protokolle daha önce TOKİ’ye devredilen arazi, Beşiktaş Barbaros Bulvarı’ndaki Jandarma Dikimevi’ni de kapsıyor. Üzerinde atıl binaların olduğu arsa için imar planı değişiklikleri yapıldı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylandı. Konumu ile öne çıkan alanda konutcami, park planlanıyor. Yeni plana göre en fazla 5 katlı binalar yapılması bekleniyor.

BEŞİKTAŞ ARSASININ İMAR DURUMU

Emlak Konut tarafından hazırlatılan değerleme raporuna göre Beşiktaş arsasında 17 bin 500 metrekare konut alanı, 12 bin 260 metrekare donatı alanı planlanıyor. Satılabilir alan 35 bin 712 metrekare olarak öngörülürken, toplam inşaat alanı satışa dahil olmayanlarla birlikte 50 bin metrekareyi buluyor. Emlak Konut’un gelir paylaşım ihalesi yapması beklenen arsa için değerleme şirketi inşaat maliyetini 229 milyon 573 bin lira, konutların metrekare satış bedelini de 25 bin TL olarak hesapladı.

İKİTELLİ ARSASININ İMAR DURUMU 

Şirketin İkitelli’deki arsa için hazırlattığı raporda söz konusu alan ‘Topçu Atış Sahası’ vasfında yer alıyor. 16 bin metrekare inşaat alanı ve 55 milyon lira inşaat maliyeti öngörülürken, bu alandaki metrekare satış fiyatı 5 bin lira olarak hesaplanıyor. Raporda arsaların şehrin merkezinde olması, ulaşımın kolay olması, yola geniş cepheli konumları olumlu özellikler olarak görülürken, askeri alanda kalması olumsuz özellik olarak gösterildi.

Beşiktaş’taki arsada uzun süredir kullanılmayan binalar olduğu, İkitelli’de ise bir yapılaşma olmadığı belirtiliyor.

Kaynak; http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/askeri-alan-artik-emlak-konutta-40948802

Adnan Oktar’ın Malikanesinin Yıkımı İçin Karar Bekleniyor!

Adnan Oktar suç örgütüne ait kaçak yapılar için alınan yıkım kararının uygulanması için TMSF’ye yazı yazıldı. Takibinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Adnan Oktar’ın malikanesinin yıkımı kararının 1 ay ertelenmesini talep etti.

Adnan Oktar’ın malikanesi

Adnan Oktar‘ın Üsküdar Kandilli’de bulunan kaçak yapıları için İstanbul Büyükşehir Belediyesinden yıkım kararı çıkmıştı. Kandilli’deki 23 kaçak yapının yıkılması yönünde karar alan İBB Encümeni, imara aykırı faaliyet nedeniyle de tapu sahiplerine para cezası kesti.

Adnan Oktar’ın villasındaki kaçak yapılar belirlendi 

Belediyeden alınan bilgilere göre, Üsküdar Kandilli Mahallesi 928 ada 3-55 parseldeki kaçak yapılarla ilgili olarak Boğaziçi İmar Müdürlüğü 25 Temmuz 2018 tarihinde gerekli incelemeleri gerçekleştirdi. Burada 23 yapının yasalara aykırı olarak inşa edildiğinin tespit edilmesi üzerine villanın kapısına “Yapı Tatil Tutanağı” asıldı.

Yıkım kararı verildi ve para cezası kesildi

Ardından yıkım kararı ve para cezasının alınması için İBB Encümen Müdürlüğü’nü gerekli yazılar gönderildi. Takiben savcılığa kaçak yapılar için suç duyurusunda bulunuldu. Bunun üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Encümeni 01 Ağustos 2018 tarihinde toplandı. Toplantıda, daha önce kaçak inşa edildikleri tespit edilen yapılar için oy birliğiyle yıkım kararı verdi.

Encümen 15 Ağustos 2018 tarihinde yeniden toplandı. Bu kez de “Yapı Tatil Tutanağı” gereği 2960 Sayılı Boğaziçi Kanunu‘nun 13. maddesine istinaden 3194 Sayılı İmar Kanunu‘na göre 3 parselin sahibi Ali Fuat, Seher, Sinan, Selim ve Neslihan Cüre hakkında toplam 86 bin 913 lira para cezası kesti. Hakeza, 55 parselin malikleri; Şükran Uygun, Sonuç Köse, Gülşen İlter, Zülal Akyol, Güler Çağlı Berin Tatlıcı ve Sadiye Şermin Demirbağ’a 89 bin 355 lira para cezası verildi.

Cumhuriyet Başsavcılığı bir aylık süre istedi

Belediye yıkım kararının uygulanması için villa ve diğer yapıların devredildiği, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) yazı yazdı. Savcılık ve TMSF ile koordineli çalışan İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘ne İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’dan bir yazı geldi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz imzalı gönderilen yazıda kaçak yapıların bulunduğu alanda “tespit ve tasnif işlemlerinin” devam ettiği kaydedilerek yıkım kararının bir ay ertelenmesi istendi.

Savcılık yazısında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yöneticiliğini şüpheli Adnan Oktar’ın yaptığı örgüt yapılanmasına yönelik soruşturmanın devam ettiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi.

“TMSF tarafından Cumhuriyet Başsavcılığımıza yapılan bildirimde, imar mevzuatına aykırı bu yer için 01 Eylül 2018 tarihine kadar yıkım kararı verilmiş olduğu belirtilmiştir. Bu süreye kadar tespit ve tasnif işlemlerinin ikmalinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle, şüphelinin kullanımında bulunan M. Avni Cüre adına tapuda kayıtlı 179 pafta 928 ada 3 ve 55 parsellere ilişkin kaçak nitelikli yapıların yıkımının binadaki suç örgütüne ait eşya ve diğer kıymetlerin tespit ve tasnif işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla bir ay ertelenmesi hususunda gereği rica olunur.”

Olayın başından beri diğer kamu kurumlarıyla işbirliğiyle hareket eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi yıkımı, envanter kaydının tamamlanmasının ardından savcılıkla koordineli olarak gerçekleştirecek.

Muhabir: Adem Demir

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/yikim-icin-savcilik-karari-bekleniyor/1245393

Aralıktan Sonra Yapılmış Kaçak Yapı İmar Barışı dışında!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum; “Aralıktan Sonra Yapılmış Kaçak Yapı İmar Barışı dışında tutulacak” dedi. Yapı Kayıt Belgesinde 2017 yılı Aralık ayı öncesi yapıların dikkate alınacağını, bu tarihten sonra kaçak yapılan yapıların yıkılacağını belirtti.

kaçak yapı

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, bir dizi incelemelerde bulunmak için geldiği Muğla‘da, İzmir Foça‘da denizdeki ham petrol kirliliği ve imar barışı hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum Foça’daki kirliliğin kontrol altına alındığını açıklarken, imar barışının Aralık 2017 tarihinden sonraki dönemi kapsamadığını, 31 Aralıktan sonra yapılmış ne kadar kaçak yapı varsa İmar Barışı kapsamı dışında tutulacağını ve yıkılacağını söyledi.

İMAR BARIŞINDAKİ HEDEF 13 MİLYON BAŞVURU

İmar Barışı uygulamasında bugüne kadar 4 milyon başvuru yapıldığını, beklentilerinin 13 milyon olduğunu belirten Bakan Kurum, 31 Aralık 2017 tarihinden sonra yeni kaçak yapılar tespit edildiğini bunlara da asla müsaade etmeyeceklerini açıkladı. Bakan Kurum, “Bizim bakanlığımızın hükümetimizin iyi niyetle çıkardığı 31 Aralık 2017 tarihine kadar olan yapıları ilgilendiren bir yasa. Bu yasada bundan önce yapılmış kaçak, mağdur olmuş yine bir şekilde burada yaşıyor, ancak, iskan noktasında, elektrik su noktasında sıkıntıları olan vatandaşlarımızın sıkıntılarını gidermek adına çıkarılmış bir yasa. Bu yasadan bugüne kadar 4 milyon kişi başvurdu, 2 milyar TL’nin üzerinde de bir başvuru bedeli söz konusu ki beklentimiz 13 milyon başvuru. Bu daha önce de ifade ettiğim gibi 31 Aralık 2017 tarihine kadar olan yapıları ilgilendiriyor” dedi.

“MUĞLA’DA 630 KAÇAK YAPI TESPİT EDİLDİ”

Bakan Kurum, imar barışının 2017 yılı sonuna kadar olan yapıları kapsadığını, fakat Muğla’da bu tarihten sonra yapılan incelemelerde 630 kaçak bina tespit edildiğini söyledi. Kurum, “Ama görüyoruz ki, mesela Muğla ilimizde bizim teftiş elamanlarımızın yaptığı incelemede, Fethiye’de 236, Köyceğiz’de 105, Marmaris’te 89, Datça’da 77, Menteşe’de 84, Bodrum’da 8, Milas’ta 11, Ortaca’da 3, Ula’da 6, Dalaman’da bir olmak üzere şu an 15-20 günde tespit edilen sayı 630 adet İmar Barışı’na uymayan yeni kaçak yapılar yapılıyor” dedi.

YENİ KAÇAK YAPILARA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ

2017 tarihinden sonra yapılan kaçak yapıların İmar Barışı kapsamında başvuruları yapılması, paralarının yatırılması durumunda bile kesinlikle müsaade edilmeyeceğini ifade etti. Yatırılan paraların devlete irad kaydedileceğini söyleyen Bakan Kurum, “Buradan hem Büyükşehir Belediye Başkanımızı, hem de ilçe belediye başkanlarımız ile konuştuk. Onlara bu kaçak yapıların yıkılması talimatını verdik ve bu kaçak yapılar yıkılacak.

Bu yapılar İmar Barışı’na başvursa, yapı kayıt belgesi alsa, parasını yatırsa dahi, bu barıştan yararlanamayacaklar. Bunu vatandaşlarımızın net bir şekilde bilmesini istiyoruz. Yatırdıkları bir bedel varsa, İmar Barışına bu konu uymuyorsa bu bedel de devletimize irat kaydedilecek. Bunları da bilmelerini isteriz. Sahadaki uygulamamız ise ilgili belediyelerimiz tarafından valilik koordinesinde bunların hepsi yıkılacak. Yeni kaçak yapılar yapılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bunu edenlerle ilişkin de kanuni işlemler neyse, bu işlemler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde yapılacak ve takipleri yapılacak. Bunları da herkesin açık ve net bilmesini istiyoruz. Buradan hem vatandaşlarımıza, hem de Belediyelerimize çağrıda bulunuyorum. Bu yapıları yapanlara cezai işlem neyse yapılacaktır. Belediyelerimiz de bunlara müsaade etmesin. Etmesi halinde de onlara ilişkin gereken neyse bunları yapacağımızı yine ifade etmek istiyorum” dedi.

Kaynak; https://www.sondakika.com/haber/haber-bakan-kurum-aralik-2017-den-sonra-yapilan-kacak-11195070/ 

TOKİ, Ülke Genelinde 20 Farklı İlde 176 Arsayı Satışa Çıkardı

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere ülke genelinde 20 ayrı ilde toplam 176 arsayı satışa çıkardı.

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı TOKİ

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı TOKİ’nin arsaları satışa çıkardığı illerin başında, İstanbul, Ankara ve İzmir gelmektedir. 

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı TOKİ ‘den yapılan açıklamaya göre bu iller şunlardır; Ankara, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Eskişehir, Giresun, Hatay, İstanbul, İzmir, Karaman, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Nevşehir, Sivas, Tekirdağ, Van ve Yalova.

Bu illerde toplam 1 milyon 884 bin 8 metrekare büyüklüğünde 176 adet arsanın satışa sunulduğu ifade edildi.

Açık artırma yöntemiyle satılacak olan arsaların muhammen bedelinin toplam 974 milyon lira olarak belirtilmiştir.

Arsaların satışı için müzayede 11 Eylül 2018 Salı günü saat 13.30’da, İdare’nin Ankara Bilkent‘teki merkezinde ve İstanbul Hizmet Binası‘nda yapılacak.

TOKİ‘nin satışa sunduğu arsalardan bazılarının özellikleri şöyle:

Ankara

Etimesgut Eryaman’da sağlık ocağı ve ilk yardım merkezi, Yapracık’ta konut, Çankaya Çayyolu’nda gelişme konut alanı, Mamak’ta ticaret, akaryakıt istasyonu, Pursaklar Saray’da konut, Yenimahalle Yakacık’ta küçük sanayi sitesi, Yuva’da konut, Sincan Saraycık’ta konut+ticaret niteliğinde imarlı arsalar.

İstanbul

Başakşehir Kayabaşı’nda özel sağlık, İkitelli’de konut dışı kentsel çalışma, Büyükçekmece’de konut niteliğinde imarlı arsalar.

İzmir

Narlıdere’de konut+ticaret+özel eğitim+cami+park niteliğinde imarlı arsa.

Kocaeli

Gölcük’te konut dışı kentsel çalışma, Dilovası’nda diğer tarım niteliğinde imarlı arsalar.

Elazığ

Merkezde konut, ticaret ve özel eğitim niteliğinde imarlı arsalar.

Eskişehir

Odunpazarı’nda konut ve merkezi iş niteliğinde imarlı arsalar.

Karaman

Merkezde özel sağlık, özel ortaokul eğitim, ticaret ve ticaret+konut niteliğinde imarlı arsalar.

Tekirdağ

Süleymanpaşa’da sanayi alanı niteliğinde imarlı ile Çorlu’da plansız arsalar.

Satışla ilgili detaylı bilgiye www.toki.gov.tr ve www.emlakyonetim.com.tr internet adreslerinden ve 444 86 54 numaralı telefondan ulaşılabilecek.

Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/toki-20-ilde-176-arsayi-satisa-cikartti/1239956

İmar Barışında Başvuru Sayısı 4 milyonu Geçti

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın uygulamaya koyduğu düzenlemesinde imar barışı nda başvuru sayısı 4 milyon 141 bin 52’ye ulaştı.

imar barışı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan alınan bilgiye göre, konutların imar ve iskan sorununu çözmesi hedeflenen ‘imar barışı‘ düzenlemesi kapsamında Yapı Kayıt Belgesi için e-Devlet üzerinden 8 Haziran’da başlayan başvurulara vatandaşların ilgisi sürüyor.

Düzenlemeyle imar barışı başvuru sayısı iki ayda 4 milyon 141 bin 52’yi buldu.

Bu başvurulardan 3 milyon 654 bin 601’i konut, 376 bin 27’si ticari yapı, 110 bin 300’ü tarımsal yapı ve 124’ü güneş enerjisi santrali için yapıldı.

1 milyar 643 milyon 280 lira ödeme yapıldı

Bu kapsamda 306 bin 399 yapı kayıt belgesi verildi. Vatandaşlarca belge bedeli olarak 1 milyar 643 milyon 280 lira ödeme yapıldı.

İmar Barışı uygulaması ile vatandaşların devletle ihtilaflı durumunun ortadan kaldırılması, imara aykırı, ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı kaçak yapıların kayıt altına alınması yoluyla bu yapılara yasallık kazandırılması hedeflenmektedir. Bu yasa, 31 Aralık 2017‘den önceki ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapılmış kırsal ve kentsel alanlardaki tüm yapıları kapsıyor.

Ödemeler PTT şubelerinden alınan e-Devlet şifresi ile “www.turkiye.gov.tr” adresine veya “e-Devlet” mobil uygulaması üzerinden yapılacak. Vatandaşlar, burada yer alan kurumlar bölümünden Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait sayfaya erişebiliyor. Sayfaya giriş yapan yapı sahipleri, “İmar Barışı Başvuruları” bölümüne girdikten sonra istenilen bilgileri doldurarak başvurularını tamamlıyor.

Düzenlemede son başvuru günü 31 Ekim 2018 olarak belirlendi. Bedeller ise 31 Aralık 2018’e kadar ödenebilecek.

Kaynak; AA https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/imar-barisinda-basvuru-sayisi-4-milyonu-gecti-380920.html

Kuzey Marmara Otoyolu Şile bağlantı yolu trafiğe açıldı!

Kuzey Marmara Otoyolu’nun Hüseyinli-Kömürlük arası Şile bağlantı yolu trafiğe açıldı. Konu ile ilgili duyuru Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğünden yapıldı ve bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. 

Şile bağlantı yolu

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğünden:

Yap-İşlet-Devret Modeli ile ihale edilen Kuzey Marmara Otoyol Projesi Odayeri-Paşaköy (3. Boğaz Köprüsü Dahil) kesimi işi kapsamında
Hüseyinli -Kömürlük Şile Bağlantı Yolu (KM: 0+700/10+254) kesiminin yapımı tamamlandı. 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkındaki Kanunun 15. maddesi gereğince ulaşıma açılması Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından onaylanmıştır.

1 – Otoyolun bu kesimi 18.08.2018 tarih ve saat: 00:01’de trafiğe açılacaktır.

2 – Belirli yerler (Köprülü Kavşaklar, Ücret Toplama İstasyonları v.b.) ve şartlar dışında Otoyola giriş ve çıkış yasaktır. Karayolu sınır çizgisi boyunca tesis edilmiş olan telçitler veya duvarlar bu tür çıkışları engellemek amacıyla tesis edildiğinden bu engellerin açılması, yıkılması, kesilmesi ve başka şekilde tahrip edilmesi yasaktır.

3 – Erişme Kontrollü Karayolu olarak trafiğe açılan bu kesime, yayaların, hayvanların, motorsuz araçların, lastik tekerlekli traktörlerin, iş makinelerinin ve bisikletlilerin girmesi yasaktır.

4 – Bu kesimde mecburi asgari hız 40 km/saat olup, azami hız geometrik standartların müsaade ettiği limitlerdir. (Max. 120 km./saat)

5 – Erişme Kontrollü Karayolu olarak trafiğe açılan bu kesimde ve kavşaklarda duraklamak, park etmek, geri dönüş yapmak ve geri gitmek yasaktır. Zorunlu hallerde en sağdaki emniyet şeridinde (Bankette) durulabilir.

6 – Otoyola cephesi bulunan müesseselerin kendi faaliyetlerini sürdürdükleri binalarına tanıtma levhaları koymak istemeleri halinde Karayolları Genel Müdürlüğü’nden ve Görevli Şirketten izin almaları gerekmektedir.

7 – Yap-İşlet-Devret modeli ile ihale edilen Kuzey Marmara (3. Boğaz Köprüsü Dahil) Otoyol Projesi Odayeri-Paşaköy (3. Boğaz Köprüsü Dahil) kesimi işi kapsamında inşaatı tamamlanan, Hüseyinli -Kömürlük Şile Bağlantı Yolu (KM:0+700/10+254) kesiminin, yapımı, bakımı ve işletilmesi sözleşmesi gereği üstlenici Görevli Şirket tarafından yürütülmektedir.

8 – 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkındaki Kanunun 15. maddesi gereğince ilan olunur.

Kaynak; http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/20180818-4.htm#%C3%8702

Doğu Karadeniz’de Kaçak Yapılar için ‘İmar Barışı’ Başvurusu 70 bini Buldu ve Geçti!

TÜRKİYE’de başlatılan İmar Barışı uygulamasının ardından Doğu Karadeniz Bölgesi’nde başvurular sürüyor. Bölgede Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin’de, İmar Barışı’na başvuru sayısı 70 bine ulaştı ve geçti.

kaçak yapılar

İmar Barışı uygulaması başvurularının çoğunluğunu yaylalar, dere yatakları üzeri ya da kenarlarındaki kaçak yapılar oluşturuyor. Doğal ve Tarihî Değerleri Koruma Derneği Başkanı, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyesi Dr. Coşkun Erüz, “İş çığrından çıktı. Burada kamu yararı kesinlikle söz konusu değil. Kıyıları, yaylaları bu şekilde bozan, tahrip eden insanlara bu hakkı veriyor olmak, hukuki adıyla ‘imar barışı‘ fakat toplumsal barış değil” dedi.

Türkiye genelinde getirilen İmar Barışı uygulaması, Doğu Karadeniz’de kaçak yapılar, özellikle yaylalarda inşa edilen ve yıkım kararı alınan kaçak yapıların sahiplerini harekete geçirdi. Ayder Yaylası ve Uzungöl Turizm Merkezi başta olmak üzere yaylalardaki kaçak yapıların sahipleri, İmar Barışı uygulamasından yararlanmak için 8 Haziran’da başvurulara başladı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri ile e-devlet üzerinden başvuru yapan vatandaşlar, Yapı Kayıt Belgelerini almayı sürdürüyor. Trabzon’da 42 bin, Giresun’da 13 bin 500, Rize’de 8 bin 700 ile Artvin’de 5 bin dolayında başvuru yapıldığı belirtildi. Başvuru sahipleri aldıkları Yapı Kayıt Belgesi karşılığında devlete yaklaşık 25 milyon TL ödeme yaptı. Başvurular, 31 Ekim tarihinde sona erecek.

YER KALMAYAN YAYLANIN SAKİNLERİ DE BAŞVURDU

Trabzon ile Giresun sınırında yer alan ve 2 ilin ortak kullandığı 2 bin 182 metre rakımlı Sisdağı Yaylası da bölgede çarpık yapılaşma yaşanan yaylalar arasında yer alıyor. Kaçak yapılar nedeniyle neredeyse yer kalmayan ve doğal güzelliği yok olan Sisdağı Yaylası’nda vatandaşlar, İmar Barışı uygulamasından yararlanmak için başvurulara başlamıştı.  Sisdağı Yaylası’nda kaçak yapı sahiplerinin tamamına yakını başvurularını gerçekleştirerek Yapı Kayıt Belgeleri’ni almaya başladı.

YENİ KAÇAK YAPILARA SIKI TAKİP

İmar Barışı ile Doğu Karadeniz Bölgesi‘nde kaçak yapılara af getirileceği belirtilen uygulamayı fırsat bilen bazı vatandaşların yaylalarda inşaatına başladığı betonarme kaçak yapılar sıkı takibe alındı. Ekipler, yeni kaçak yapılarla ilgili tutanaklar tutarken valilikler de vatandaşları uyarıyor. Uyarılarda, İmar Barışı uygulamasının 31 Aralık 2017 tarihinden önceki yapıları kapsadığı belirtildi, bu tarihten sonra imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen yapılar için yıkım kararı ile birlikte  1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngören yasal işlem başlatılacağı duyuruldu. Açıklamada, bu tarihten sonra yapılan veya yapımına devam edilen ruhsatsız yapılar için kesinlikle Yapı Kayıt Belgesi’nin verilmeyeceği vurgulandı.

DR. ERÜZ: KAMU YARARI KESİNLİKLE SÖZ KONUSU DEĞİL

Doğal ve Tarihî Değerleri Koruma Derneği Başkanı, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyesi Dr. Coşkun Erüz, İmar Barışı ile birlikte şehirlerde ya da köy yerleşimlerinde kişilerin imara sokamadıkları, kendi arazileri üzerindeki hatalı yapıların mevzuata uygun şekilde hukuka uygun hale getirilmesinin amaçlandığını belirtti. Dr. Erüz, “Fakat görülen şu ki; iş çığrından çıktı. Devleti yönetenlerin uhdesindeki, milletin, devletin malı olan arazileri bir şekilde yağmalayan, işgal edenlerin bu yağmaladıkları alanları hukuki olarak kendine mal etmesinin yolu açıldı. Burada kamu yararı kesinlikle söz konusu değil. Kamu yararı milletin ortak haklarının korunmasıdır. Anayasa’nın 156’ncı maddesi, ‘İnsanların eşit olması gerekir ve temiz bir çevrede yaşama hakkına sahiptir’ diyor. Kıyıları, yaylaları bu şekilde bozan, tahrip eden insanlara bu hakkı veriyor olmak, hukuki adıyla İmar Barışı fakat toplumsal barış değil” dedi.

‘GERÇEK YAYLACILAR DIŞLANMAYA BAŞLANDI’

Bugün gelinen noktada sadece Trabzon’da 100 bin dolayında kaçak yapı olduğunu söyleyen Dr. Coşkun Erüz, şunları söyledi: “Kentsel imarlı alanlar haricindeki alanlarda yapılacak olan İmar Barış’ı denilen şey aslında kamunun, devletin, milletin malını hak etmeyen insanlara peşkeş çekmekten başka bir şey değil. Bunun da bir an önce durdurulması, kıyı kanunu, mera kanunu hükümleri göz önüne alınarak uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Karadeniz’deki yaylaların büyük bir kısmında sadece hafta sonu gidip orada dinlemek için yapılan kaçak yapılardan dolayı, gerçek hayvancılık yapan insanlara tepki konuluyor. ‘Hayvanlarınız koku yapıyor, gübreleri koku yapıyor’ deniyor. Gerçek yaylacı olan insanlar yaylalardan dışlanmaya başlandı. Buna da biz turizm demeye başladık. Doğu Karadeniz yaylaları turizme geçiyor diyoruz ancak bu yaylaları kaybettiğimizde ne hayvancılık ne de turizm kalacak. Aslında biz İmar Barışı ile haklının hakkını haksıza teslim etme noktasına doğru gidiyoruz.”

Devletin yaylaları kanuni bir düzenlemeyle planlaması gerektiğini ifade eden Dr. Erüz, “Bir imar planlamasıyla birlikte yaylalarda nerelerin konut, işletme, mera olacağı ve sadece hayvancılığa hizmet edeceği tanımlamadığı sürece muhteşem yaylalarımız kalmaz” ifadelerini kullandı.

Kaynak; Muhammet KAÇAR-Emre KOLTUK/TRABZON, (DHA)