Bakan Kurum: “Gayrimenkuller Gerçek Değeri Üzerinden Satılabilecek.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum; “Yapacağımız yasal düzenleme ile Gayrimenkuller gerçek değeri üzerinden satılabilecek.” dedi.

Bakanı Kurum: “Gayrimenkuller Gerçek Değeri Üzerinden Satılabilecek”

Sign Of The City Awards (SotCA) Ödül Töreni

Hilton Bomonti Hotel‘de düzenlenen “Sign Of The City Awards Ödül Töreni“ne katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, gayrimenkul sektörünün içerisinden gelen birisi olarak gayrimenkuller ile ilgili konulara vakıf olduğunu anımsattı. Kurum;

“Allah bana yeni hükümette de Çevre ve Şehircilik Bakanı olmayı nasip etti. Göreve geldiğimizde sektör temsilcilerimiz ile bir araya gelip, problemler neyse bunları masaya yatırdık. Hem sektör temsilcileriyle hem de sektörü ilgilendiren tüm kurumlarla istişare toplantıları yaptık. Bize düşen, sektörün içinde bulunduğu problemleri hızlı bir şekilde aşmak için gerekli çalışmaları yapmaktı.” şeklinde konuştu.

İlk çalışmalarının “Türkiye İçin Kazanç Vakti” sloganıyla başlayan konut satışı kampanyası olduğunu dile getiren Kurum, bu kampanyayla çok güzel satışlar gerçekleştiğini ifade etti.

Gereksiz işleri durdurduk

Bu kampanyanın diğer sektörleri de tetiklediğini ifade eden Kurum;

“Bunun dışında, ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik savaş sebebiyle bazı şeyleri de gözden geçirmemiz gerekiyordu. Bu ortamda bizim de gereksiz gördüğümüz, başlamış ama çok ilerlememiş, yapılması şu an için çok aciliyet arzetmeyen işlerin tasfiye edilmesi kararını aldık. Bu konuda Toplu Konut İdaresi, Emlak Konut, İller Bankası, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü gibi bize bağlı kurum ve kuruluşlara yazı gönderdik. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile, biliyorsunuz 2003’ten bu güne yakkaşık 840 bin konut ürettik. Bu konutlardaki fiyat artış oranı da TEFE, TÜFE bazında yüzde 8,10 ve 12’yi geçmeyecek şekilde gerçekleşti.” dedi.

Otopark Yönetmeliği çıktı

Sonrasında Otopark Yönetmeliği‘ni çıkardıklarını hatırlatan Kurum, büyükşehirlerde her daireye bir otopark yapılmasını içeren bir düzenleme yaptıklarını söyledi. Kurum, düzenleme çerçevesinde “park et-devam et” uygulamasıyla imar planlarında otopark zorunluluğunu getirdiklerine dikkati çekti.

Şehir merkezinde kamu alanlarının altına otopark yapabilme imkanını getirdiklerini hatırlatan Kurum, bu sayede büyükşehirlerdeki otopark ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacaklarını kaydetti. Kamu binalarıyla ilgili standartlarına ilişkin de düzenlemeler yapıldığını ifade eden Kurum, Cumhurbaşkanı liderliğinde açıklanan 100 günlük eylem planı çerçevesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak 39 eylemle bu plana destek verdiklerini açıkladı.

Kurum; “Bu kapsamda; Katı atık, atık su tesisleri, içme suyu altyapısı, kanalizasyon altyapısı gibi hem şehircilik anlamında hem de çevre anlamında tüm sektörleri ilgilendiren birçok eylemimiz var.” dedi.

Millet Bahçeleri

Kurum; “Millet Bahçeleri Cumhurbaşkanımızın, vatandaşımızın talebini çok net görerek açıkladığı büyük bir projedir. İlk yüz günde 18 ilde 33 bahçe yapıyoruz. İnşallah ikinci ve üçüncü yüz günlük planlarda her ilimizde en az bir tane olacak şekilde Millet Bahçesi yapacağız. Yurt dışına gittiğimizde gördüğümüz ve imrendiğimiz ama ‘Burada neden yok?’ varsa da ‘Neden az?’ dediğimiz Mille Bahçelerini şehirlerimize kazandıracağız.” dedi.

Bu bahçelerin içinde vatandaşımızın her türlü ihtiyacını giderecek millet kıraathaneleri, sosyal alanlar, kültürel alanlar, sporla alakalı akla gelebilecek her türlü aktivitenin olacağını belirten Kurum, bu inşa edilen alanların büyük kısmının en iyi lokasyondaki araziler olduğunu vurguladı.

Küresel iklim değişikliği konusunun da sürekli gündemlerinde olduğunu dile getiren Kurum, bunlara ilişkin özellikle Karadeniz Bölgesi ve İstanbul olmak üzere tüm illeri kapsayacak eylem planı hazırladıklarını kaydetti.

İmar Barışı

İmar Barışı konusuna da değinen Kurum; “Bugünlerde yapılan kaçak yapıları imar barışı ilgilendirmiyor. Bu kaçak yapıların olmasına veya şehirlerimizin silüetini bozmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu düzenleme 31 Aralık 2017‘den önce yapılmış, binaları içeriyor. İmar Barışı’nın asıl amacı; bu binaların elektriğini, suyunu, doğal gazını alabilmesi, bunları ipotek gösterebilmesidir. Şu ana kadar 8,5 milyonun üstünde bir talep geldi. Biz de bunun karşısında duyarsız kalmadık ve bu süreci de 31 Aralık 2018‘e kadar uzattık.” dedi.

Hazineye ait arazilerin kiralanması ve satışı şeklinde bir başka projelerinin daha olduğunu belirten Bakan Kurum, bunlara ilişkin de ilk önce kiralanmış arazileri ecrimisil bedeli üzerinin yarısından 10 yıllık bedelle kiralayarak vatandaşımızın 10 yıl sonunda bunları satın almasının önünü açtıklarını ifade etti.

Kentsel Dönüşüm

Arz talep dengesi çerçevesinde Kentsel Dönüşümün devam ettirilmesinin büyük önem arz ettiğini vurgulayan Kurum, Yabancıya Ev Satışı düzenlemesine de değindi;

“Daha önce 1 milyon dolar olan sınırı, 250 bin dolara çektik. Bu sayede bu eylül ayı ile geçen sene eylül ayını kıyasladığımızda; yüzde 151 bir artış görüyoruz. Yabancıya satışı yapılan gayrimenkuller yaklaşık 5 bin 615 adedi bulmuş. Hedefimiz; önümüzdeki süreçte yıllık 12 milyar dolar konut satışını yakalamaktır.”

Mekansal Strateji Planı

Kurum, kendisinin çok önemsediği bir diğer projenin de Mekansal Stratejik Plan olduğunu belirtti. Bakan Kurum;

Mekansal Strateji Planı; tüm ülke genelinde, ülkenin bu süreçten sonra yapılaşmasını, büyümesini öngören ve bu büyümeye yön verecek olan bir projedir. Bu plana ilişkin 81 ilimize yazı yazdık, şehirlerin taleplerini, büyüme öngörülerini, nüfus artışlarını, şehirleriyle ilgili alması gereken kararları alıp bize bildirmelerini istedik ve İstanbul Teknik Üniversitesi ile birlikte bir çalışma grubu oluşturduk. Bu çalışmaları mekansal planın altlığında birleştirip, bu süreçten sonraki yatırımlarımıza daha doğru yön verebilmeyi hedefliyoruz. yapıyoruz. Bu çalışmanın içinde bizim 2023 şehircilik vizyonumuz da olacak.” dedi.

Gayrimenkuller gerçek değeri üzerinden satılabilecek

Sektörde herkesin gerçek değeri üzerinden gayrimenkul satışı yapmadığını vurgulayan Bakan Kurum;

“Buna ilişkin de son aşamaya geldik. Gayrimenkullerin gerçek değeri üzerinden satılabilmesine ilişkin düzenleme yapıyoruz. Bu düzenleme çerçevesinde, bizim sektörel bazda yaşadığımız maddi ve teknik her türlü konuyu ele alıyoruz. Milletvekillerimizle, belediye başkanlarımızla, sivil toplum örgütlerimizle konuyla ilgili toplantılar yapıp olması gereken önerilerimizi Meclisimize iletiyoruz. İnşallah en kısa zamanda sektörümüzü ilgilendiren tüm düzenlemeleri de yapan bir kanuni hazırlık var. Bu vesile ile sektörümüzün önünü açacak tüm kararlar da alınmış olacak.” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, Sign of the City Awards 5. Yıl Özel Ödülü‘nü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’a takdim etti.

Kaynak: AA https://www.trthaber.com/haber/turkiye/cevre-ve-sehircilik-bakani-kurum-gayrimenkul-satislari-gercek-deger-uzerinden-yapilabilecek-392763.html

Yalova Çiftlikköy’de Deniz Suyu Çekiliyor!

Yalova Çiftlikköy ilçeinde Deniz Suyu Çekiliyor. Deniz suyunun 25 metre kadar çekilmesi bölge sakinlerini endişelendirdi.

Yalova Çiftlikköy

Marmara Denizi’nin çekildiği Yalova Çiftlikköy ilçesinden görülüyor.

Yalova Çiftlikköy ilçesindeki sahilde Marmara Denizi‘nin kıyıdan yaklaşık 25 metre çekildiği, bu konunun bölge sakinlerini endişelendirdiği dile getirildi.

Deniz suyunun kıyıdan yaklaşık 25 metre çekildiği Yalova Çiftlikköy sahilinde, limandaki kayıkların karaya oturduğu, yosunların yüzeye çıktığı görüldü.

Yalova Çiftlikköy sakinleri suyun çekildiği alanı incelerken, akıllara tekrar Olası Marmara Depremi geldi. Endişelerini dile getiren vatandaşlar, bu konuda yetkililerden rahatlatıcı bir açıklama beklediklerini ifade ettiler.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan ise AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu mevsimlerde Marmara Denizi’nde deniz şişmesi dediğimiz bir olayın olduğunu ifade etti. Bu hususta endişe edecek bir durumun olmadığını belirten Ercan şöyle devam etti;

“Bunun ana sebebi, karadan gelen rüzgarlar, suyu Marmara Denizi’nin ortasına çekmektedir. Bu dönemlerde deniz sürekli. Deniz şişmesi dediğimiz bu durumun depremle bir ilgisi yoktur. Bu konuda endişeye mahal yoktur. 1999 Marmara Depremi‘nde de Yalova’da, Çınarcık’ta deniz çekilmesi olmuştu. Deniz şişmesinin deprem öncesinde denizde meydana gelen çekilme ile ilgisi yoktur. Biz Marmara Denizi‘ni sürekli izliyoruz. Ölçümlerimize göre şu anda Marmara Denizi’nde uzun süre bir gerginlik beklenmiyor.”

Bizler Deprem Bilinci İle Hareket Ediyoruz

Yalova Tuğra Emlak İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Tekiner, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, ülkemiz için deprem kavramının artık yaşam ile birlikte anılması gereken bir kavram olduğunu ifade etti.

Aydın Tekiner; “Türkiye olarak deprem kuşağında yer alıyoruz. Bilim adamlarının sürekli altını çizdiğine göre, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova başta olmak üzere, içerisinde bulunduğumuz Marmara Bölgesi’nde, amma bugün, amma yarın, büyük bir deprem bekleniyor. 20-30 yıl gibi yakın bir gelecekte meydana gelmesini beklediğimiz bu yıkıcı depreme karşı ne yapalım? Buraları bırakıp gidelim mi? Hayır, tam tersine güzel Yalova‘mıza sahip çıkmamız gerekir. Şehir planlamasını yaparken, binalarımızı tasarlarken, statik hesaplarını yaparken ve inşaat süresince bu deprem bilinci ile hareket etmemiz icap eder. Deprem değil, çürük ve standartlara uymadan üretilen binalar öldürür.” dedi.

Yabancıya Ev Satışı İhracat Sayılmalı

Tuğra olarak yıllardır Çiftlikköy’de yerli ve yabancı yatırımcılara hizmet ettiklerini ifade eden Tekiner, Yalova ilinin bu konuda aylık bazda yabancıya konut satışında ilk sıralarda geldiğini vurguladı. Meclisin açılışı ile birlikte yabancıya ev satışının ihracat sayılması konusunun inşaat sektörü temcilcileri tarafından gündeme getirileceğini ifade eden Tekiner, Türkiye‘nin cari açığının düşürülmesine katkı sağlamada paylarının olmasından gurur duyduklarını belirtti.

Yalova Tuğra Emlak İnşaat A.Ş. 

Yalova Tuğra Emlak İnşaat ve Yatırım A.Ş.

Resmi olarak 2000 yılından beri bu bölgede ticari faaliyetlerde bulunduklarını söyleyen Tekiner, karşılıklı güç ve inançla kurduğumuz Tuğra Emlak İnşaat ailesi olara; Sanayi İmarlı Arsalar, Arsa, Bağ-Bahçe, Konut alım ve satımında %100 müşteri memnuniyeti ilkesince hareket ettiklerini ifade etti. Tekiner, amaçlarının kısa vadeli menfaatler yerine, bir yandan gayrimenkul sahiplerinin emeklerinin ve masraflarının karşılığını almasını sağlamayı, öbür taraftan da yatırımcılarına hep daha kazançlı yaşam sunmayı amaçladıklarını belirtti.

Tuğra Emlak İnşaat olarak farklı beklentilere üstün kaliteyle cevap verebilecek hizmeti hedeflediklerini belirten Tekiner; “İlke ve Prensiplerimiz; müşteri memnuniyetini üst seviyede tutmak, müşterilerimizle yaptığımız alış-verişin her aşamasında ve sonrasında onların memnuniyet sertifikası olmaktır.” dedi.

Türk Vatandaşlığına Geçiş Kolaylaştı

Tuğra Emlak İnşaat A.Ş. YKB Aydın Tekiner, dinamik bir ekiple çalıştıklarını, inşaat sektörü içinde bulunan tüm alt sektörleri kapsayan bir platform haline dönüşmeyi amaçladıklarının altını çizdi. Sektör temsilcisi olarak doğruluk, dürüstlük ve profesyonelliği ön planda tutma vizyonu ile hareket ettiklerini belirten İşadamı Tekiner; “Yurtdışında, özellikle de Körfez Ülkelerinde ülkemizi ve bölgemizi en iyi şekilde temsil etmeye büyük çaba sarfediyoruz. Bu konuda devletimizin her zaman yanındayiz. Devletimizin desteğini de arkamızda görmenin cesareti ve bilinci ile Tuğra ekibi olarak daha özgüvenli hareket ediyoruz.

Bildiğiniz gibi yakın geçmişte yeni bir kararla Türk Vatandaşlığına geçiş kolaylaştı. Yabancılar, 250 bin ABD doları karşılığı Türk Lirası ile gayrimenkul sahibi olduklarında Türk Vatandaşı olabiliyorlar. Bu kararla birlikte özellikle Arap turistler ve yatırımcılar bölgemize daha fazla ilgi göstermeye başladılar. Sadece Yalova değil, İstanbul, Bursa, Gemlik, Sakarya, Sapanca, Kocaeli, bölgelerine hakimiz. Ekim ayında ciddi bir satış patlaması bekliyoruz. Vatandaşlarımız sadece gayrimenkul sektörü değil, bu bölgede düşündükleri her türlü yatırım ile ilgili bizlere gönül rahatlığıyla danışabilirler. Çiftlikköy Ana Cadde üzerinde bulunan ofisimize kahve içmeye bekliyoruz.” dedi.

Sultan Abdülhamid Mirası Hastanede Temizlik Başladı!

Hadımköy’de bulunan ve bakımsızlıktan harabeye dönen Sultan Abdülhamid mirası hastanede temizlik çalışmaları başladı.

Sultan Abdülhamid Han mirası Hadımköy Askeri Hastanesi

DHA dünkü haberinde tarihi Hadımköy Askeri Hastanesi’ndeki sözkonusu ilgisizliğe dikkat çekmişti.

Bugün bir grup asker, hastaneye gelerek çevrede güvenlik önlemi aldı. Ardından hastane içinde ve çevresinde temizlik çalışmaları başladı. Habere göre 127 yıllık tarihi yapının içinde elektrik kablosundan kalorifer peteğine kadar birçok eşya hırsızlar tarafından çalınmıştı. 1891 yılında Sultan Abdülhamid Han tarafından, Hadımköy Hastane Mahallesi’ne yaptırılan Hadımköy Askeri Hastanesi, Balkan Savaşı ve Çanakkale Savaşı sırasında önemli bir rol üstlenmiş ve 1985 yılına kadar askeri hastane olarak hizmet vermişti.

2012’den sonra kaderine terk edilen tarihi hastane binası bir dönem evsizlerin ve madde bağımlılarının meskeni olmuştu.

DHA‘nın dün haber yapmasıyla harekete geçen yetkililer, tarihi ve kültürel anlamda çok şey ifade eden Sultan Abdülhamid’in mirası Hadımköy Askeri Hastanesi’nde temizlik çalışmalarına başladılar.

‘Hadımköy Askeri Hastanesi Koruma Projesi’ konulu tez

Bu konuda 2015 yılında, İstanbul Teknik Üniversitesi  (İTÜ), Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık Lisansüstü Programı çerçevesinde Gülsüm Tanyeli ve Melis Sabuncuoğlu tarafından bir Yüksek Lisans tezi hazırlanmıştır; 

Bu tez kapsamında İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, Hadımköy Mahallesi, 1058 parselde yer alan Hadımköy Askeri Hastanesi konu alınmıştır. Çalışma kapsamında yapının tarihi ve mimari özellikleri araştırılarak, günümüzdeki durumu ayrıntılı olarak belgelenmiş, çeşitli kaynak araştırmaları yapılarak restitüsyon çizimleri hazırlanmış ve yapının korunup, günümüz koşullarına uyum sağlayarak varlığını sürdürebilmesi için gerekli müdahale ve öneriler geliştirilmiştir. 19. Yüzyıl askeri mimari örneklerinden olan Hadımköy Askeri Hastanesi’nin yapımına 1887 yılında başlanmış, 1891 yılında Sultan Abdülhamid Han tarafından kullanıma açılmıştır. Yapının içinde yer aldığı Hadımköy, Osmanlı döneminde İstanbul dışı yerleşim bölgesidir. Tescilli ağaçların bulunduğu parsellerle bir bütün olan hastane, farklı dönemlerde tahliye hastanesi, kışla ve revir gibi olarak kullanılmıştır. Cepheleri özgün niteliğini genel anlamda korumasına rağmen plan şeması oldukça müdahale görmüş, ek mekânlar yapılmıştır. Kat döşemeleri betonarmeye çevirilmiş, ihtiyaçlar doğrultusunda ısıtma ve tesisat sistemi döşenmiştir. Kullanıldığı dönemde düzenli olarak bakım ve tadilat görmüş olan yapının özgün plan şemasına ait izleri okumak oldukça zordur.

Hadımköy Askeri Hastanesi korunuyor

Günümüzde kullanılmamakta olan yapı ve bahçesi Hadımköy Kışla Komutanlığı tarafından korunmaktadır. İstanbul’da az sayıda örneği kalan askeri hastane mimarisinin araştırılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından da önem taşıması sebebiyle, söz konusu yapı tez konusu olarak seçilmiştir. Tez çalışması yedi ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde tezin amacı, kapsamı ve kullanılan çalışma yöntemleri anlatılmıştır. İkinci bölümde yapının bulunduğu Hadımköy’ün konumu, tarihsel, sosyal ve ekonomik gelişimi ile mimari özellikleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde Osmanlılarda sağlık kurumlarının gelişimi, askeri tıp tarihi ve askeri hastanelere değinilmiş, günümüzde İstanbul’da mevcut olan askeri hastane örnekleri ile askeri hastanelerin genel mimari özellikleri incelenmiştir.

Dördüncü bölümde Hadımköy Askeri Hastanesi’nin konumu ve tarihçesi incelenmiş, mevcut durumu detaylıca anlatılarak, strüktür, malzeme ve bozulma tespitleri yapılmıştır. Beşinci bölümde, çeşitli bilgiler ışığında restitüsyon çizimleri geliştirilmiş, altıncı bölümde de yapının restorasyon projesine yer verilmiştir. Restorasyon projesi ile birlikte yapının onarımına ilişkin müdahaleler tanımlanmıştır. Restorasyon kararları doğrultusunda yapının sağlık hizmeti işlevinin korunması önerilmiştir.