Mega Şehirleri Solladı! Metrekare Fiyatı 5 bin TL’yi gördü

Özel bir araştırma şirketinin yayımladığı Emlak Raporu’na göre 2018 yılında büyükşehir statüsündeki iller bazında yatırımcıya en çok kazandıran şehir Balıkesir oldu.

Balıkesir

Özel bir araştırma şirketinin hazırladığı ve bir ekonomi dergisinde sonuçları yayınlanan emlak raporuna göre 2018’de büyükşehir olan 30 kentten 21’inde konut fiyatları yüzde 10’un üzerinde arttı. Zirvede ise yüzde 26’ya ulaşan getiri oranıyla Balıkesir yer aldı. Balıkesir, en yüksek getiri oranıyla  mega şehirleri solladı. Tekirdağ ve Van’da da getiri oranları yüzde 20’nin üzerinde. Malatya, Bursa, Samsun ve İzmir ise yatırımcılarına yüzde 15 ila 19 arasında değişen oranlarda getiri sağladı.

BALIKESİR MEGA ŞEHİRLERİ SOLLADI

Anadolu kentlerinde konut piyasası yükselmeye devam ediyor. Balıkesir de yüzde 20’yi bulan getiri oranlarıyla İstanbul, Ankara, İzmir gibi mega şehirleri geride bıraktı. Balıkesir’deki bu artışın sebepleri hakkında açıklamalarda bulanan özel bir gayrimenkul şirketinin Balıkesir temsilcisi Burç Özoğuz, Balıkesir’in metropol kentlere yakınlığı, cazibe merkezi oluşu ve yeni yatırımlar nedeniyle emlak fiyatlarının arttığını söyledi. Özoğuz, “Emlak konusunda yatırımcıya Anadolu’da en çok kazandıran şehir Balıkesir oldu. Yüzde 26 gibi bir oranla Haziran 2018’de zirvede yer aldı.Bunun birçok nedeni var. Bölgemize gelen memurlar, tayin yoluyla gelen her kesim insanın Balıkesir’e ilgisi artıyor. Hatta son tayin dönemi gelen insanlar bile kendi şehrine geri dönmüyor. Balıkesir’in güzelliği, cazibesi nedeniyle burada yaşamayı tercih ediyorlar. Bununla birlikte konut fiyatları daha fazla artmaktadır. Balıkesir’de yeni yapılan AVM’ler ve diğer alanlar Balıkesir’i cazibe merkezi haline getiriyor. Metropol şehirlere yakınlığı ile bilinen Balıkesir’imiz aynı zamanda önemli bir sahil kesimine sahip olmasından dolayı tercih ediliyor. Bu sebeplerden dolayı da konut fiyatları çok fazla arttı. Aynı zamanda da yatırımcıya kazandırdı” dedi.

METREKARE FİYATI 2.500 İLE 5.000 TL ARASINDA

Balıkesir’de metrekare fiyatlarının 2 bin 500 ile 5 bin TL arasında değiştiğini belirten Burç Özoğuz, en değerli ilçenin Altıeylül olduğunu söyledi. Özoğuz, “Balıkesir’de şu an en değerli bölge Altıeylül ilçesidir. Altıeylül ilçesinin Bahçelievler, Plevne ve Gaziosnampaşa mahalleleri şu an metrekare fiyatları bakımından en değerli yerlerdir. Buradaki metrekare fiyatları 2.500 ile 5.000 TL arasında değişiyor” şeklinde konuştu.

KÖRFEZDEKİ OLANAKLAR FİYATLARI ARTTIRDI

Burç Özoğuz, körfez bölgesindeki olanakların artması nedeniyle fiyatları arttığını söyleyerek, “Özellikle turizm ve kültürel alanlardaki faaliyetler ve denizlerin mavi bayraklı olması, Edremit Körfez havalimanın yurtdışı uçuş trafiğine açılması özellikle yurt dışından gelen gurbetçilerin ve turist kafilelerinin direkt uçuşlarla o bölgeye gelmeleri Balıkesir’in körfez bölgesindeki fiyatları da arttırdı. Çünkü gelen insanlar Kazdağlarını, Ayvalık’ı, Altınoluk’u, Edremit’teki bütün kültürel alanları gezdikleri için aynı zamanda bir oksijen deposu olan Balıkesir’i beğenip buradan ev almak istiyorlar. Yazları burada geçirmek istiyorlar, bununla birlikte arz talep meselesinden dolayı da fiyatların artması gayet normaldir” dedi.

YENİ YATIRIMLAR EMLAK SEKTÖRÜNÜ HAREKETLENDİRDİ

Balıkesir’e yapılan yeni yatırımların da emlak sektörünü etkilediğini belirten Burç Özoğuz, 4 bine yakın yeni istihdam kaynağı ile emlak piyasasının hareketlendiğini belirtti. Özoğuz, “Balıkesir’e yaklaşık 3 ya da 4 fabrika açılıyor. Burada da hemen hemen 4 bine yakın yeni personel alımı yapılıyor. Bu alım için şehir dışından gelecek olan insanlarımızın Balıkesir’de Altıeylül bölgesinde işlerine yakın yerde ev tutmak istiyorlar. Bu da fiyatların artmasına neden oluyor” şeklinde konuştu.

Kaynak; http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/mega-sehirleri-solladi-metrekare-fiyati-5-bin-tlyi-gordu-40935450

Çamlıca Televizyon Kulesi ‘Giydirilmeye’ Başlandı

Çamlıca’da görüntü kirliliği oluşturan antenlerin ve kulelerinin tek bir noktada toplanması için yapımına başlanan Küçük Çamlıca Televizyon Kulesi inşaatında sona yaklaşılıyor. 

Çamlıca Televizyon Kulesi

388,5 metre yüksekliğindeki kulede dış giydirme ve kaplama işlemlerine başlandı.
Çamlıca Televizyon Kulesi inşa çalışmalarının yıl sonunda tamamlanması planlanıyor.

2016 YILINDAN BU YANA İNŞAAT SÜRÜYOR

Çamlıca Camii‘nin yapımıyla birlikte gündeme gelen Çamlıca Tepesi‘ndeki onlarca radyo ve televizyon vericisinin kaldırılması amacıyla başlayan projeye 2016 yılının Mart ayında start verilmişti. 221 metre boyundaki betonarme bölümün tamamlanmasının ardından kulenin antenleri taşıyacak çelik konstrüksiyon bölümünün yapımına başlanmıştı. Kulenin 1400 ton ağırlığındaki anteni ise hidrolik krikolarla kule içinden yükseltilmişti.

KULE “GİYDİRİLMEYE” BAŞLANDI

Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi inşaatında şu anda elektronik aletlerin yerleştirilme işleminin devam ettiği öğrenildi. Kulenin betonarme bölümünde kaplama ve giydirme işlemleri başladı. Çalışmalar kulenin 221 metre yüksekliğinden başlarken tamamlandıkça aşağı doğru devam edecek. Tamamlandığında toplam yüksekliği 388,5 metre olacak kulenin zirvesi deniz seviyesinden yaklaşık 576,5 metre yüksekliğe ulaşacak. Kule her biri 4,5 metre yüksekliğinde ve 4 katı yerin altında 53 kattan oluşacak.

ELEKTROMANYETİK KİRLİLİK AZALACAK

300 işçi ve mühendisin gece gündüz çalıştığı projede kule sayesinde tek yerden ve noktadan televizyonlara, radyolara ve insanlara yayıncılık hizmeti verilmesinin planlandığı belirtildi. Kulenin hizmete alınmasıyla Çamlıca’da görüntü kirliliği yaratan televizyon ve cep telefonu vericisi taşıyan kulelerle sökülerek yerlerinden kaldırılacak. Kule sayesinde frekansların birleşmesi ile elektromanyetik kirliliğin ortadan kaldırılması hedefleniyor.

KULEDE RESTORAN VE SEYİR TERASLARI BULUNACAK

İstanbul‘un sembolü olması beklenen yeni kulede 39 ve 40’ıncı katlarda deniz seviyesinden 393,5 ve 398 metre yüksekliğinde birer restoran bulunacağı belirtildi. Ayrıca kulenin 33 ve 34’üncü katlarında deniz seviyesinden 366,5 ve 371 metre yüksekliğinde iki ayrı seyir terasının da yapılacağı öğrenildi. Kuleye iniş ve çıkışta ise son derece hızlı ve modern asansörler bulunacak.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/istanbul/camlica-televizyon-kulesi-giydirilmeye-baslandi/haber-1594947

Bugün ev alana yüzde 50 indirim!

DAP Yapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz; “Şunu net olarak söyleyebilirim; 2019’da şu an gördüğünüz bu fiyatlar resmen hayal olacak. Bugün ev alana yüzde 50 indirim uygulanmış olacak” dedi.

Bugün ev alana yüzde 50 indirim

DAP Yapı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, “Markalı konut sektöründe satış problemi yok. Dönemsel sorunlar ise çarkı durdurmuyor. Fakat bazı sektörel sıkıntılar var. Mesela önümüzde yabancıya ev satışı konusu var. 1 milyon dolarlık konut al, sana vatandaşlık vereyim diyoruz. Bu rakam çok yüksek. Kaba bir hesapla, bir nevi bugün ev alana yüzde 50 indirim yapılmış oluyor. Açıkça ifade etmeliyim ki; 2019‘da bu fiyatlar hayal olacak” diye konuştu.

Yılmaz, piyasalarda yaşanan son gelişmeler üzerine yabancıya konut satışına hız verilmesi gerektiğini, bunun için de 1 milyon Amerikan doları rakamının makul seviyeye çekilmesi gerekir.” dedi.

YABANCILARA 11 AYDA 14 BİN KONUT

Geçtiğimiz salı günü TÜİK yabancıya satış istatistiklerini açıklamıştı. Verilere göre temmuz ayı itibarıyla yabancılara satılan konut adedi yüzde 65’lik artışla 2 bin 858 oldu. Ocak-temmuz dönemini kapsayan 7 aydaki satış ise yüzde 29.6’lık artışla 14 bin 674’e yükseldi.

Özetle, kurlarda yaşanan son hareket, yabancı yatırımcı için Türkiye’yi deyim yerindeyse fırsat cennetine çevirdi. 

Türkiye’de konut sahipliği oranı yüzde 61.1 civarında. Bu oran Romanya’da yüzde 96 gibi hayli yüksek bir düzeyde. Gelişmiş ülkelerden ABD ve İngiltere’de ise yüzde 63 seviyelerinde.

ABD’DE SATIŞ NOTERDE BİTİYOR

Dünyanın diğer ülkelerinde bu sürecin daha az maliyetli ve bürokrasiden uzak yönetildiğine dikkat çeken DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, ABD’nin geçen yıl yabancılara 284 bin adet konut satışı gerçekleştirdiğini ve bu satış karşılığında ise 153 milyar dolarlık gelir elde ettiğini aktardı.

Yılmaz “İspanya’da ise yabancıya satılan konut adedi 50 bin. İspanya’da yılda satılan konut adedi ise 457 bin. Yani her 10 konuttan birini yabancıya satıyorlar” diye konuştu.

Yılmaz: “Türkiye’ye gelip konut alan yabancı yatırımcı, aslında ülkemize kalıcı yatırımda bulunuyor. Sermayesini Türkiye’ye getiriyor, dönerken de tapu dediğimiz bir tane A4 kağıt alıp uçağına biniyor ve gidiyor. Götürdüğü başka da bir şey yok. Toprak burada kalıyor, bina burada kalıyor… Ayrıca her sene o evde kalmak için geliyor, aidat, elektrik, su, emlak vergisi gibi bedelleri ödemeye devam ediyor. Ailesiyle beraber geziyor, şehir ekonomisine de düzenli katkıda bulunuyor.”

100 BİN DOLAR VERENE NOTERDEN İZİN

Bu noktada “Yabancı konut alıcısını Türkiye’ye çekecek reklam kampanyaları, tanıtım etkinlikleri düzenlememiz şart” diyen Ziya Yılmaz, “Türkiye’ye gelen yatırımcı, oturum izni almak için 40 kapı çalıp 40 yere para ödüyor, danışmanlar tutuyor. Belki de geldiğine geleceğine bin pişman oluyor. 100 bin dolarlık konut alan yabancı, tek bir kuruma müracaat etsin, işi noterde çözelim.” dedi.

KONUT ALAN KAZANDI, DOLAR ALAN KAYBEDER 

Konuta yatırımın orta ve uzun vadede yüksek getirilere imza attığını da söyleyen Ziya Yılmaz, şunları anlattı: “DAP Yapı’nın 2008’deki ilk projesi olan Şelale Evleri’ni hayata geçirmiştik. O dönemde dolar kuru 1.8 TL civarındaydı. Bugün ise 6 TL… 2008’den bu yana dolar kuru yüzde 233 artış gösterdi. Şelale Evleri’nde konutları ortalama 100 bin Türk Lirası fiyatla satmıştık. Bugün aynı bölgede 1.5 milyon TL’den ucuza konut bulmak nerdeyse imkansız. Yani konuttaki getiri yüzde 1.400 gibi bir rakam oldu. Dolar darphanede basılıyor. İhtiyaç halinde bir arz söz konusu. Fakat arazi öyle değil, sınırlı bir ürün, arzı kısıtlı. Gayrimenkul uzun vadede hep kazandırmıştır.”

Kaynak; https://www.haberturk.com/bugun-ev-alan-yuzde-50-indirimli-fiyatla-yatirim-yapiyor-2109610-ekonomi

Sultanahmet’te Marmara Depremi Anma Etkinlikleri

Marmara Depremi’nin 19’uncu yılı dolayısıyla Sultanahmet Meydanı’nda “1999 Marmara Depremi Anma Etkinlikleri” gerçekleştirildi.

Marmara Depremi

İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD), DASK, Türk Kızılayı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Valiliği İstanbul Proje Koordinasyon Birimi kuruluşları Sultanahmet Meydanı’nda, “1999 Marmara Depremi Anma Etkinlikleri” gerçekleştirdi.

İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu’nun da katıldığı etkinliklerde; zaman tüneli çadırı, afet simülasyon TIR’ı gezildi. Köpekli arama gösterilerinin de gerçekleştirildiği etkinlikte depremde mahsur kalan vatandaşların bulunmasına yönelik yapılabilecek çalışmalar uygulandı. Çocuklar için tırmanma parkuru, Kızılay kan bağışı ve ikram TIR’ı da etkinlik alanında yer aldı.

İstanbul Valisi Vasip Şahin, “Olası Marmara Depremi ile yaşama ve depreme karşı tedbir alma bilincinin gelişmesi lazım. İstanbul bu anlamda kritik illerimizin başında geliyor. Hem nüfus yoğunluğu itibariyle en büyük ilimiz, hem de depremsellik üretme coğrafyası noktasında da bir fay hattı üzerindeyiz. Türkiye Acil Afet Planı kapsamında İstanbul’da da çok ciddi bir afet planlaması yapılmıştır. Bu afet planlamasına uygun bir şekilde herkese görevlendirmeleri yapılmış ve görevlendirilen personel tamamı kendi görevinin ne olduğunu bilmekte” dedi.

İstanbul genelinde 18 milyon metrekare alanın toplanma ve tahliye alanı olarak belirlendiğini ifade ederek sözlerine devam eden Şahin, “İnşallah yaşamayız ama depremi yaşadığımızda toplanma ve toplanma ve tahliyelerinin nerelerde sağlanacağına dair planlarımız yapıldı. Bunlar vatandaşlarımızı anlatılmaya başlandı. İleriki dönemde daha da net bir şekilde arkadaşlarımız tarafından sahada, mahallelerde, ilçelerde vatandaşlarımıza anlatılacak, işaretlenecek bu yerler.

Yine depremde barınma sorununu halletme adına yaklaşık 2 bin, 2 bin 500 civarında kamu ağırlıklı olmak üzere binalar belirlendi. Bunların toplam kapasitesi 2 buçuk milyona yakın insan. Bunlar ağırlıklı olarak da okullarımız, spor salonlarımız, diğer kamu binaları, yurtlar, çok lazım olursa otellerimiz. Yine çadır kent, konteyner kent olarak da 51’i Anadolu yakasında, yüzü Avrupa yakasında olmak üzere 151 alan belirlendi. Burada da bir milyon 80 bin civarında insanın konaklama imkanı olacak” şeklinde konuştu.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/istanbul/sultanahmette-marmara-depremi-anma-etkinlikleri/haber-1594613

17 Ağustos Depremi Bugün Olsa Yine Aynı Sonuçlarla Karşılaşabilirdik

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü Vekili Prof. Dr. Ayfer Erken, 17 Ağustos 1999’da yaşanan büyük deprem için, “O deprem bugün yaşansa yine aynı sonuçlar ortaya çıkardı” dedi.

17 Ağustos Depremi

Her depremde farklı bir şeyler öğrenildiğini ifade eden Prof. Dr. Erken, “Ortaya çıkan problemlere göre çalışmalarımızı şekillendiriyoruz. Dolayısıyla 17 Ağustos Depremi olmamış olsaydı biz Adapazarı şehrinin derin bir vadi üzerinde olduğunu, zeminlerinin taşıma gücü kaybına uğradığını bilmeyecektik. Yani o deprem o gün değil bugün olsa biz yine benzer sonuçlarla karşılaşacaktık” dedi.

“DEPREM ŞEHİR İÇİNDE DAHA UZUN SÜRMÜŞTÜ”

19 yıl önce yaşanan Marmara Depremi‘nden Adapazarı’nın çok fazla etkilendiğini belirten Prof. Dr. Erken, “Deprem sonrasında Japon bilim adamlarıyla katıldığım bir çalışmada ‘basen’i belirledik. Çünkü ‘basen’ etkisi deprem sürelerinin uzamasına, deprem kuvvetlerinin odaklanmasına ve deprem ivmelerinin büyümesine neden olduğu için son derece önemli. Adapazarı’nın merkezi altındaki ana kaya derinliği ise 1100 metrelerde; ve ‘V’ şeklinde bir vadi üzerinde yer alıyor. Üstelik yıllar öncesinden kontrolsüz akan Sakarya Nehri‘nin taşıdığı alüvyonlar üzerinde bulunuyor. Bu nedenle gevşek ve yumuşak zeminler üzerine kurulu. Tabi 17 Ağustos Depremi nde, deprem süresi çok uzundu. Ana kayada ölçülen süre 45 saniyeyken şehir içinde dakikalarca sürdü. Bu nedenle zeminde sıvılaşma, yumuşama ve taşıma gücü kayıpları oluştu. Sert zemin koşullarının hakim olduğu bölgelerde de büyümeler oluşmuştu. Dolayısıyla eğer ki o deprem o gün olmasa ve biz bu verileri elde etmemiş olsaydık bugün de yine büyük bir deprem olsaydı benzer şeylerle karşılaşacaktık” diye konuştu.

“YAPILARIMIZ DEPREME DAYANIKLI”

Bundan sonra olabilecek bir depremde çok farklı bir şeyle karşılaşılmadığı taktirde yapıların dayanacağını söyleyen Prof. Dr. Erken, “Şu anda yeni yapılan binalarda deprem yönetmeliklerine dikkat ediliyor. Eski yapıların ise çoğu kentsel dönüşüme girerek yenileniyor. Binalarda korozyon var. Yani donatıların alanlarının çürümesi, paslanması nedeniyle taşıma gücü azalıyor. Dolayısıyla binalar kentsel dönüşüme girdiğinde bu sıkıntılar gideriliyor ve deprem yönetmeliğine hazır hale geliyor” dedi.

“ÇIKABİLECEK YANGINLARA KARŞI ÖNLEM ALINMALI”

Binaların dayanıklı yapılmasının dışında alınması gereken önlemlere de değinen Prof. Dr. Erken, “Japonya’dayken deprem sırasında doğalgazı önce merkezden, sonra mahalle bazında son olarak ise bina bazında kestiklerini bize gösterdiler. Bizde de bu sistemler yerleştirilmeye başlandı. Çünkü İstanbul eski bir şehir ve bazı sokakları, caddeleri dar. Dolayısıyla 17 Ağustos Depremi gibi bir olası Marmara Depremi gerçekleştiği zaman yıkımlar olabilecek ve yangın çıkabilecek. Bu nedenle önce yangına karşı önlem almamız gerekiyor. Bunun dışında deprem anında yeşil alanları toplanma yerleri olarak kullanacağımızdan buraları korumamız lazım. Çünkü daha önce olduğu gibi bazı binalar yıkılmasa da hasar görebilir ve insanlar buralarda kalamayabilir. Bu durumda toplanma alanları işimize yarayacaktır” diye konuştu.

Prof. Dr. Erken son olarak ise insanların daha fazla tatbikat ve bilgilendirme ile depreme daha hazır hale getirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/istanbul/17-agustos-depremi-bugun-olsa-yine-ayni-sonuclarla-karsilasabilirdik/haber-1594509

Prof. Dr. Ersoy: En kötü senaryoya göre deprem büyüklüğü 7.7’ye bile varabilir!

Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Başkanı Jeolog Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Yabancı ve yerli yer bilimcilerinin ortak fikri; gelecekte Marmara Denizi içerisinde 7’den büyük bir deprem olabileceği ve beraberinde yıkıcı bir tsunami dalgası oluşabilir. En kötü senaryoya göre deprem büyüklüğü 7.7’ye bile varabilir” dedi.

deprem

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından düzenlenen “İstanbul’un Afetlere Hazırlık Çalışmaları Çalıştayı” başladı. Çalıştayın açılışına AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu, Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Başkanı jeolog Prof. Dr. Şükrü Ersoy katıldı.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Ülkemiz ekonomik anlamda gelişmiş bir ülkedir. Sadece bilime dayanarak, depremle, tsunamiyle, sel ve heyelanlarla, küresel iklim değişikliğiyle baş edebiliriz. Buna inanmalıyız. Ülkemiz için gerekli olan tek şey saygıdeğer yöneticilerimizin göstereceği siyasi irade ve desteğidir. Yapılanları övmek elbette yapacaklarımız için önemli bir motivasyon kaynağıdır. Ama bu çalıştayın amacı yapılanları övmek değil, geleceği tesis etmek için, daha iyiyi ortaya koymak için eksikleri bulmaktır” diye konuştu.

“EN KÖTÜ SENARYOYA GÖRE DEPREM BÜYÜKLÜĞÜ 7.7’YE BİLE VARABİLİR”

Ersoy, İstanbul’da bir olası Marmara Depremine dikkat çekerek, “Yabancı ve yerli yer bilimcilerinin ortak fikri; gelecekte Marmara Denizi içerisinde 7’den büyük bir deprem olabileceği ve beraberinde yıkıcı bir tsunami dalgası oluşabilir. En kötü senaryoya göre deprem büyüklüğü 7.7’ye bile varabilir. Elbette ülkemizde büyük deprem oluşturabilecek pek çok fay kuşağı bulunmaktadır. Ama nüfus, yapı, finansal yoğunluk açısından Marmara’yı daha çok konuşmamız gerektiği bir gerçektir. Bu yüzden Marmara depremi sorunu bir milli güvenlik sorunu gibi el alınmalıdır” dedi.

Ersoy, iklim değişikliğine dikkat çekerek, “Değişime bağlı olarak yaşanan aşırı kış ve yaz koşulları, şiddetli fırtına ve hortumlar, sel ve su baskınları, heyelan ve toprak kaymaları artık şehirlerimizde sıkça yaşanan sıradan olaylar haline gelmiştir. Bunlar doğal kaynaklı değil, insan kaynaklı şehir afetleridir. Son günlerde İstanbul’un bazı ilçelerinde yaşanan toprak kaymalarında tek suçlu olarak ilan edilen şiddetli yağışlar kötü mühendislik örneği defolu inşaatları ifşa etmiştir” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE VE İSTANBUL AFETLERE HAZIR MI?”

Ersoy’un ardından söz alan AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu, AFAD’ın tek başına çok fazla “Türkiye ve İstanbul afetlere hazır mı?” sorusuyla muhatap olduğunu belirterek, “Bu soru tek başına AFAD’ın cevaplayabileceği bir şey değil. Bu soru İstanbul’da yaşayan her bireyle, her bir kurumla, özel sektörle, hep beraber açıklamamız gereken bir soru. AFAD olarak müdahale konusundaki kapasitemizi 1999 yılı 17 Ağustos Depremine göre çok ileriye taşıdık, çok iyi bir yere geldik. Ancak afet yönetimi dediğimiz şey sadece arama, kurtarmadan ibaret değil.

Arama, kurtarma bundan 30-40 yıl önceki yapının önem verdiği bir kavram. Kentsel dönüşüm, şehirlerin dönüşümü, bireylerin eğitim, ilkyardımın yaygınlaştırılması ulaşımın sağlanması gibi konular tamam olduğunda ancak o zaman tam olarak hazırız diyebiliriz. Afet yönetimi birlikte çalışmayı gerektirir. Bugünden dantel gibi öreceğiz biz bu çalışmayı ki, en sonunda istediğimiz yere varabilelim. Afet yönetimi bitmeyen bir süreçtir. Afet yönetimi birbirini tekrarlayan stratejik planlar gibidir. Yaparsınız, ilerlersiniz, sonra tekrar kontrol eder  bir daha baştan planlamaya başlarsınız. İnsanoğlu tabiatla, yeryüzüyle beraber yaşamayı öğrenmek zorunda” diye konuştu.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/istanbul/prof-dr-ersoy-en-kotu-senaryoya-gore-deprem-buyuklugu-77ye-bile-varabilir/haber-1594346

Yapı ruhsatı verilen yapıların yüzölçümü yüzde 41,8 azaldı.

Belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatlarının 2018 yılının ilk altı ayında bir önceki yıla göre, bina sayısı %28,1, yüzölçümü %41,8, değeri %28,2, daire sayısı %46,1 oranında azaldı.
.

Yapı ruhsatı verilen binaların 2018 yılı Ocak-Haziran ayları toplamında;

Yapıların toplam yüzölçümü 75,3 milyon m2 iken; bunun 39,5 milyon m2’si konut, 22 milyon m2’si konut dışı ve 13,8 milyon m2’si ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Kullanma amacına göre 52 milyon m2 ile en yüksek paya iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 6,3 milyon m2 ile kamu eğlence, eğitim, hastane veya bakım kuruluşları binaları izledi.

Yapı sahipliğine göre, özel sektör 60,3 milyon m2 ile en büyük paya sahip oldu. Bunu 14,2 milyon m ile devlet  sektörü  ve  0,8 milyon m2  ile  yapı  kooperatifleri  izledi. Daire  sayısına göre ise, toplam  349 bin 985 dairenin 319 bin 251’i özel sektör, 27 bin 698’i devlet sektörü ve 3 bin 36’sı yapı kooperatifleri tarafından alındı.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre 8,5 milyon m2 ile İstanbul en yüksek paya sahip oldu. İstanbul’u, 4,9 milyon m2 ile Ankara, 3,3 milyon m2 ile İzmir illeri izledi. Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Tunceli, Ardahan ve Şırnak oldu.

Daire  sayılarına   göre,  İstanbul  ili  43 bin 521  adet   ile  en   yüksek   paya   sahip  oldu.  İstanbul’u  17 bin 995 adet ile İzmir ve 15 bin 859 adet ile Ankara illeri izledi. Daire sayısı en az olan iller sırası ile Şırnak, Ardahan ve Tunceli oldu.

Yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların yüzölçümü %0,3 azaldı.

Belediyeler tarafından verilen yapı kullanma izin belgelerinin 2018 yılının ilk altı ayında bir önceki yıla göre, yüzölçümü %0,3 oranında azalırken, bina sayısı %1,7, değeri %23,6, daire sayısı %1,9 oranında arttı.

Yapı kullanma izin belgesi verilen binaların 2018 yılı Ocak-Haziran ayları toplamında;

Yapıların toplam yüzölçümü 77 milyon m2 iken; bunun 44,7 milyon m2’si konut, 16,9 milyon m2’si konut dışı ve 15,4 milyon m2’si ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Kullanma amacına göre 58,7 milyon m2 ile en yüksek paya iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 3,5 milyon m2 ile ofis (işyeri) binaları izledi.

Yapı sahipliğine göre, özel sektör 64,8 milyon m2 ile en büyük paya sahip oldu. Bunu 10,8 milyon m2ile  devlet  sektörü  ve  1,4 milyon m2  ile  yapı  kooperatifleri  izledi.  Daire  sayısına  göre  ise,  toplam 397 bin 120 dairenin 352 bin 603’ü özel sektör, 37 bin 948’i devlet sektörü ve 6 bin 569’u yapı kooperatifleri tarafından alındı.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre 13,4 milyon m2 ile İstanbul en yüksek paya sahip oldu. İstanbul’u 6,9 milyon m2 ile Ankara, 4,4 milyon m2 ile İzmir izledi. Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Şırnak, Ardahan ve Hakkari oldu.

Daire  sayılarına   göre,  İstanbul   ili  74 bin 196  adet  ile  en   yüksek   paya   sahip  oldu.  İstanbul’u 28 bin 247 adet ile Ankara ve 28 bin 32 adet ile İzmir illeri izledi. Daire sayısı en az olan iller sırası ile Şırnak, Ardahan ve Hakkari oldu.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27755

2018 Temmuz ayı Konut Satışları!

Türkiye genelinde 2018 Temmuz ayı konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,9 oranında  artarak 123.878 oldu.

2018 Temmuz ayı Konut Satışları

TÜİK‘e göre;  Konut satışlarında, İstanbul 19.503 konut satışı ve yüzde 15,7 ile en yüksek paya  sahip oldu.

Satış sayılarına göre İstanbul’u, 12.119 konut satışı ve yüzde 9,8 pay ile Ankara, 6.322 konut satışı ve yüzde 5,1 pay ile İzmir izledi.

Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 6 konut ile Ardahan, 21 konut ile Hakkari ve 50 konut ile Bayburt oldu.

İpotekli konut satışları 2018 Temmuz ayında 30.405 olarak gerçekleşti

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,2 oranında azalış göstererek 30.405 oldu.

Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 24,5 olarak gerçekleşti.

İpotekli satışlarda İstanbul 5.004 konut satışı ve yüzde 16,5 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde ipotekli satış payının en yüksek olduğu il yüzde 83,3 ile Ardahan oldu.

Diğer satış türleri sonucunda 93.473 konut el değiştirdi

Diğer konut satışları Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20,9 oranında artarak 93.473 oldu.

Diğer konut satışlarında İstanbul 14.499 konut satışı ve yüzde 15,5 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 74,3 oldu.

Ankara 8.385 diğer konut satışı ile ikinci sırada yer aldı.

Ankara’yı 4.549 konut satışı ile İzmir izledi.

Diğer konut satışının en az olduğu il 1 konut ile Ardahan oldu.

Konut satışlarında 57.617 konut ilk defa satıldı

Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,8 artarak 57.617 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 6,5 oldu.

İlk satışlarda İstanbul 9.089 konut satışı ve yüzde 15,8 ile en yüksek paya sahip olurken, İstanbul’u 4.215 konut satışı ile Ankara ve 2.727 konut satışı ile İzmir izledi.

İkinci el konut satışlarında 66.261 konut el değiştirdi

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7 artış göstererek 66.261 oldu.

İkinci el konut satışlarında da İstanbul 10.414 konut satışı ve yüzde 15,7 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı yüzde 53,4 oldu.

Ankara 7.904 konut satışı ile ikinci sırada yer aldı.

Ankara’yı 3.595 konut satışı ile İzmir izledi.

Yabancıya ev satışında 2018 yılı Temmuz ayında 2.858 konut satışı gerçekleşti

Yabancılara yapılan konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 65,6 artarak 2.858 oldu. Yabancılara yapılan 2018 yılı Temmuz ayı konut satışları bazında, ilk sırayı 956 konut satışı ile İstanbul aldı.

İstanbul ilini sırasıyla 641 konut satışı ile Antalya, 176 konut satışı ile Bursa, 167 konut satışı ile Yalova ve 132 konut satışı ile Sakarya izledi.

Ülke uyruklarına göre Temmuz ayı konut satışları en çok Irak vatandaşlarına yapıldı

Temmuz ayında Irak vatandaşları Türkiye’den 584 konut satın aldı.

Irak’ı sırasıyla, 321 konut ile İran, 211 konut ile Suudi Arabistan, 173 konut ile Rusya Federasyonu ve 171 konut ile Kuveyt izledi.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27800

İGA Havalimanında Son Durum!

İlk etabı 29 Ekim’de hizmete girecek olan İGA Havalimanında son durum hakkında bilgi alındı.

İGA

Havadan görüntülenen havalimanının faaliyete geçmesi için ‘Geçici Kabul Başvurusu’ Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ)’ne yapıldı. İlk etabı 29 Ekim’de hizmete girecek olan İstanbul Yeni Havalimanı‘nın yüzde 94’ünün  tamamlandığı tespit edildi.

Havadan görüntülenen İGA havalimanının faaliyete geçmesi için ‘Geçici Kabul Başvurusu’ Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ)’ne yapıldı.

Tüm etapları tamamlandığında 200 milyon yolcu kapasitesiyle dünyanın sıfırdan yapılan en büyük havalimanı olacak İstanbul Yeni Havalimanı’nda çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Yıllık 90 milyon yolcu kapasiteli olan havalimanın şu ana kadar yüzde 94’lük bölümü tamamlandı. 29 Ekim’de 
uçuşlar başlayacak.

29 Ekim’de gerçekleşecek açılış için yürütülen çalışmaları havadan görüntülendi. Yaklaşık 32 bin kişinin görev yaptığı şantiyede çalışmaların planlandığı gibi ilerlediği belirtildi.

Hüseyin ASLIYÜCE-Anıl UÇAN-İSTANBUL(DHA)

Kaynak; http://www.hurriyet.com.tr/ucuncu-havalimaninda-son-durum-havadan-fotograf-40920275

İstanbul’un Sınırları Yeniden Çizilecek!

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın hazırladığı ‘İstanbul Eylem Planı’ kapsamında, İstanbul’un sınırları yeniden çizilecek. ‘Eski Tarihi İstanbul’ yeniden tanımlanarak, sınırları yeniden belirlenecek ve İstanbul’daki ilk ve orta öğretim müfredatında “İstanbul” dersi yer alacak.

İstanbul’un Sınırları

Hükümet, İstanbul‘u eski hüviyetine kavuşturmak için harekete geçti. Megakentin ‘İstanbul Koruma Kanunu’ olacak. ‘İstanbul Deprem Çalışma Stratejisi’yle önlemler alınacak. İlköğretim müfredatı için ‘İstanbul’ dersi hazırlanacak. İstanbul Kültür ve Sanat Konseyi kurulacak. Dikey binaların yerine mahalle eksenli yapılaşma planları yapılacak. Tarihi şehir “Eski İstanbul ve “Yeni İstanbul” olarak ayrılacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın hazırladığı İstanbul Eylem Planı şöyle:

ESKİ VE YENİ İSTANBUL

Eski Tarihi İstanbul yeniden tanımlanarak, sınırları yeniden belirlenecek. İstanbullu ile İstanbul arasında bir yabancılaşmayla kaybolmaya yüz tutmuş şehrin tarihi değerleri, kültür ve inanç zenginliği yeniden yaşatılacak. Bu doğrultuda, eski Kudüs şehri (Old City Jerusalem), eski Prag kasabası (Old Town Prague) gibi örnekler dikkate alınarak bu şehirlerdekine benzer şekilde bir “Eski İstanbul” (Old City Istanbul) bölgesi belirlenerek turizme açılacak. Sabah’tan Burak Erdem Çelik’in haberine göre; küresel dünyadaki gelişmelerin etkisiyle uluslararası alanda ekonominin, sanatın, sporun ve turizmin merkezi olan modern bölgeler ise Yeni İstanbul adıyla anılacak.

DİKEY YAPILAŞMA BİTECEK

İstanbul’un metropolitan planının hazırlanmasıyla yeni şehir planlamaları sosyal ve kültürel odaklı olarak ‘İstanbulluluk’ kimliği etrafındaki bütünleşmeyi özendirecek. Muhitinden tecrit edilmiş (kapalı/ güvenlikli) site ve dikey yapılaşmanın önü alınarak mahalle eksenli açık bir yapılaşmaya gidilecek. Bu değişikliklerin hukuki ve idari alt yapısı en kısa sürede hayata geçirilecek. Bu doğrultuda Eski İstanbul’un siluetini bozacak gökdelenler, çok katlı yapılara geçit verilmeyecek.

DEPREM STRATEJİSİ BELİRLENECEK

Kültür ve Turizm Bakanlığı, deprem tehlikesi kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın hazırladığı Ulusal deprem çalışma stratejisine kültürel değerlerin korunması yönünde katkı sağlayacak. Depremin yanı sıra doğa kaynaklı diğer afetler ile teknolojik kazaların ve bu kazaların çevreye oluşturduğu riskler ve tehlikelere dikkat çekilerek sorunlara çözüm üretilecek. İklim değişikliğine bağlı sel, toprak kayması, deprem gibi doğal afetler sırasında tarihî yapıların ne kadar risk altında olduğu belirlendikten sonra acilen gerekli önlemler alınacak.

İSTANBUL KORUMA KANUNU

İstanbul Koruma Kanunu çıkartılacak. Kanun çerçevesinde özgün İstanbul politikası oluşturularak İstanbul’un tarihi mirasları, kültürel arşivi ve binlerce yıllık hafızası korunarak sonraki nesillere aktarılacak. İstanbul’un 39 ilçesindeki mobilite azaltılarak geleneksel yaşam biçimlerine bağlı ve kolay ulaşılır bir şehir haline getirilecek.

İSTANBUL DERSİ OKUTULACAK

İstanbul’daki ilk ve orta öğretim müfredatında “İstanbul” dersi yer alacak. İstanbul bilgi, görgü, zevk ve adap eğitiminin öğretilmesi hedeflenecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘İstanbulluluk’ ruhunu konu alan kitaplar belirlenerek İstanbul derslerinde okutulacak.

KÜLTÜR VE SANAT KONSEYİ

Resmi bir hüviyete sahip olacak bu konseyin kadroları İstanbul’a ilgi ve yakınlığı olan akademisyen ve sanatçılardan seçilecek. İstanbul’da Doğu Roma ve Osmanlı medeniyetlerini yansıtacak birer müze kurulacak.

Kaynak; https://www.sondakika.com/haber/haber-hukumet-harekete-gecti-istanbul-un-sinirlari-11121729/