Kandıra Sahilindeki Villa İmar Barışı kapsamında mı?

Karadeniz’in en güzel koylarından biri olan ve yaz aylarında tatilcilerle dolan Kandıra Sahilindeki Villa inşaatı tepkilere yol açtı. Sözkonusu yapının yıkılması için daha önce karar çıktığı, ancak villanın sahibinin yürütmeyi durdurma kararı aldırdığı ifade edildi.

Kandıra Sahilindeki Villa – Foto: Alişan Koyuncu / DHA

Kandıra Sahilindeki Villa İmar Barışı kapsamında mı?

CNNTÜRK‘ün haberine göre; Kocaeli İli Kandıra İlçesi Bağırganlı Köyü İstanbul‘a yaklaşık iki saat uzaklıkta bulunmakta ve deniz suyunun berraklığı, yeşil doğası ve güzellikleriyle ziyaretçilerini büyülemekte. Kandıra Taflan Koyu’ndaki Gemilik Burnu üzerindeki kayalık alanda inşası devam ede villa, bölgede yaşayanların tepkisine neden oldu. İmar Barışı Yasasının 31 Aralık 2017 tarihini kapsamasına rağmen, iddialara göre yapı 2018 yılı içerisinde tamamlandı. Bu sebeple günümüze kadar sözkonusu yapı ile ilgili Kocaeli Büyükşehir ve Kandıra Belediye Başkanlığı başta olmak üzere Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) de çok sayıda şikâyet iletildi.

Yasa ve Yönetmelikler çiğnenmekte”

İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Baturhan Üretürk konu ile ilgili açıklamalarda bulundu. İnşaat Mühendisi Baturhan Üretürk; “Ben de Kocaeli ili Kandıra ilçesinin Karadeniz’e kapısı olan Bağırganlı Köyü’nün bir sakiniyim. Aynı zamanda da inşaat mühendisiyim. Bölgede son dönemde imar barışı kapsamına sokulmaya çalışılan bir takım kaçak yapılaşmalar ortaya çıkmaya başladı. İnsanlar bu noktada şikâyet etmeye başladılar.

Bu yapılardan biri de Bağırganlı Köyü’nün Taflan Koyu’nun burnundaki bu müstakil villadır. Bu yapı insanların şikâyetini dikkate almaksızın, bir takım kişiler tarafından inşa edilmektedir. Bu yapıyla ilgili çok fazla şikâyet dile getirildi. Zaman zaman beni telefonla arayanlar, köye gittiğim zaman karşılaştığım manzaralar oldu. Köye olan son ziyaretimde, yapının ikinci katının da tamamlandığını gördüm. Kandıra sahilindeki villa ile ilgili küçük bir araştırma yaptığımda, yapının 2018 yılı içinde inşa edildiğini farkettik.” dedi.

‘Yapı 2018 yılı içerisinde yapıldı’

Baturhan Üretürk, yasaya göre imar barışının 31 Aralık 2017 tarihinden önceki yapıları kapsadığını, fakat itiraz ettikleri yapının 2018 yılı içerisinde yapıldığını belirtti. Üretürk, sözlerine şöyle devam etti;

“Kandıra Bağırganlı Köyü’nde uygulamalı imar planları henüz yoktur. Ancak bu imar çalışmaları yaklaşık 5-6 seneden beri sürmekte ve tamamlanma aşamasına geldi. Bildiğiniz gibi, İmar Barışı 31 Aralık 2017 yılından önce yapılan binaları kapsıyordu. Fakat bu bina 2018 yılı içerisinde yapıldı. 2019 yılının Ocak ayında da binanın 2 katlı olarak inşaatının hala devam ettiğini görüyoruz. Bildiğim kadarıyla ilgili belediyeler bu konuyla ilgili incelemelerini yapmış ve tamamlamış.

Gerekli ikaz ve uyarılarını yapmalarına rağmen, sanırım yıkım için gün aldıkları sırada yapının maliki tarafından sözlü olarak yürütmeyi durdurma kararına başvuru yapıldığı söyleniyor. Mevzuatımız bu konuda çok açık eğer yapı 31 Aralık 2017 tarihinden sonra yapıldığı somut delillerle ispatlanabiliyorsa bu yapılar iptal edilmek suretiyle bu karar bozulacaktır.

Bölge halkı bu tür binaların yapılmasından dolayı oldukça rahatsız.”

‘İmar Barışı’ süresi 6 ay uzatıldı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından; “31 Aralık 2018 tarihinde sona ermesi beklenen ‘İmar Barışı’ süresi 6 ay uzatıldı.” şeklinde duyuruldu.

‘İmar Barışı’ süresi 6 ay uzatıldı

‘İmar Barışı’ süresi 6 ay uzatıldı

A Haber’in haberine göre ‘İmar Barışı‘ süresi 6 ay uzatıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, 31 Aralık 2018 tarihinde sona ermesi beklenen ‘İmar Barışı’ ile ilgili sürenin, 6 ay uzatıldığı duyuruldu.

Bakan Kurum, geçen hafta yaptığı açıklamada yaklaşık 9 milyon 500 bin kişinin ‘İmar Barışı’ndan faydalandığını ifade etmişti. Kurum, vatandaşların karşılığında yaklaşık olarak 14 milyar Türk Lirası tutarında bir bedel ödediğini söylemişti.

Bakan Kurum, ‘İmar Barışı’na ilişkin sürecin 31 Aralık’ta tamamlanacağını hatırlatmış, “Ancak sürecin uzatılmasına ilişkin ciddi talep var, imar barışı başvuru süresinin bitişi konusunu biz 31 Aralık’ta tekrar değerlendirmiş olacağız.” şeklinde ifade etmişti.

‘İmar Barışı’ başvurusu nasıl yapılıyor?

Vatandaşların devletle ihtilaflı durumunun ortadan kaldırılması, imara aykırı, ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması yoluyla bu yapılara yasallık kazandırılması hedeflenen İmar Barışı düzenlemesi, 31 Aralık 2017’den önceki ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapılmış kırsal ve kentsel alanlardaki tüm yapıları kapsıyor.

PTT şubelerinden alınan e-Devlet şifresi ile “www.turkiye.gov.tr” adresine veya “e-Devlet” mobil uygulamasına giren vatandaşlar, burada yer alan kurumlar bölümünden Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ait sayfaya erişebiliyor. Sayfaya giriş yapan yapı sahipleri, “İmar Barışı Başvuruları” bölümüne girdikten sonra istenilen bilgileri doldurarak İmar Barışı başvurusu işlemlerini tamamlamış oluyor.

Kaynak; TRTHaber, http://www.milliyet.com.tr/son-dakika-imar-barisi-suresi-ekonomi-2803989/

İzmir Çiğli’de 4 Bin Konutun Yapı Ruhsatı İptal Oldu!

İzmir Çiğli’de yaklaşık 170 dönümlük alanın parselasyon planının iptal olması nedeniyle 4 bin konutun Yapı Ruhsatı iptal oldu. Kaçak Yapı durumuna düşen 4 bin evin, 1993 yılından beri devam eden inşaatı durdu.

Yapı Ruhsatı iptal olan 4 bin konutun sahipleri mağdur

4 bin Konutun Yapı Ruhsatı iptal oldu

Milliyet muhabirinin haberine göre, İzmir Çiğli’de, daha önce oturma ruhsatı alınıp inşasına başlanan 4 bin konutluk projenin bulunduğu yaklaşık 170 dönümlük alanın parselasyon planı iptal oldu. Parselasyon planı iptalinden dolayı Yapı Ruhsatı da geçersiz olan binalar kaçak duruma düştü. Müteahhitler, inşaatlarının yarım kaldığı gerekçesiyle milyonlarca lira zarar ettiklerini ifade edip, yetkililerden bu duruma çözüm bulmalarını istedi.

İzmir ili Çiğli ilçesine bağlı Esentepe Mahallesi’nde yaklaşık 170 dönümlük bir alanın 1993 yılında parselasyon planı yapıldı. Planlamada yapılan bazı hatalar gerekçesiyle bir hak sahibinin 23 yıl aradan sonra açtığı davayı 2 yıl önce karara bağlayan Mahkeme, mevcut parselasyon planının iptaline hükmetti. Bu suretle sözkonusu bölgede 1993 yılından bugüne kadar inşa edilen tüm ruhsatlı konutlar ‘kaçak yapı‘ durumuna düştü.

Çiğli Müteahhitler ve İş Adamları Derneği Başkanı Barış Öncü, iki yıl önce parselasyon planının iptal olmasından dolayı bölgede yaşayan hak sahipleri, müteahhitler ve konut sahiplerinin sıkıntı yaşadıklarını kaydetti. Öncü; “Bitmiş olan evler bile kaçak duruma düştü. Yapı Ruhsatı almış inşaatlar durduruldu. Temel üstü ruhsatı alınamıyor. Bitmiş binaya Yapı Kullanma Belgesi alınamıyor. Yıllarca dişinden, tırnağından artırıp bir konut sahibi olabilen vatandaşların oturma ruhsatlı evleri bile kaçak yapı statüsünde.” dedi.

Büyük gerginlikleri doğurabilir

Öncü, sözkonusu alanda yüzlerce müteahhidin ciddi cezai müeyyide içeren ‘kat karşılığı inşaat sözleşmesi’ ile iş yaptığını ifade etti. Öncü, “Sözleşmedeki cezai müeyyideler halen işler durumda. İnşaat sektöründeki ciddi sıkıntıların yaşandığı şu dönemde, üzerine bir de bu sorun eklenince, müteahitler iflas etme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.” dedi.

Öncü devamında, bölgede büyük gerginlikleri doğurabilecek nitelikteki bu konuya çözüm bulmada yardımcı olması için, sorunu AK Parti İzmir Milletvekili Necip Nasır’a aktardıklarını dile getirdi.

Sorunu Çevre ve Şehircilik Bakanımıza aktardık

Ak Parti İzmir Milletvekili Necip Nasır, konuyla ilgili kendisini onlarca kişinin aradığını belirtti. Nasır sorunun; planlama safhasında vatandaşın arsasında ‘ortaklık katılım payı’ diye nitelenen zayiat alınırken yapılan hatalardan oluştuğunu ifade etti. Mahkemelerin mevcut yasalar doğrultusunda yapabileceği bir şeyi olmadığını dile getiren Necip Nasır, şikayet sahibinin davadan vazgeçmesi veya belediyenin yeniden parselasyon planı yapması ile ancak sorunun giderilebileceğini kaydetti.

Nasır devamında; “Belediye tarafından 2 yıldır bir şey yapılmayan bu sorunun çözümü için çalışmaya başlansa dahi sonuçlanması için uzun bir zaman gerekecektir. Bu süreçte mağduriyetler daha da büyüyecek. Sosyal sorunlara neden olabilecek duruma gelindiği için, kısa süre önce İzmir’e gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a durumu aktardık.

Sorunun çözümü için ne yapılabileceği hakkında birlikte fikir alış verişinde bulunduk. Gerekmesi halinde bir Milletvekili olarak, sorunun çözümü için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kanun teklifi vereceğim.” dedi.

Durumdan 4 bin konut etkilendi

Bölgede plan iptalinden etkilenen yaklaşık 4 bin konutun olduğunu ifade eden müteahhit Kamil Demirtaş ise “Yarım kalan birçok inşaat var. Projelendirme aşamasından temel inşasına kadar geçen süreçte en yoğun masrafların yapıldığı inşaatta yaklaşık 1 milyon liralık mağduriyetim var. Konu yalnızca bu rakamla da bitmiyor. Arsa sahiplerine verilen güvence bedelleri de dikkate alınınca zararın boyutu daha da artıyor.” şeklinde konuştu.

Bölgenin harita işlerini yapan Haldun Karataş da 30 adada parselasyon planının iptal edildiğini açıklayarak ev sahipleri, müteahhitler ve arsa sahipleri dahil bölgedeki herkesin mağdur olduğunu ifade etti.

İmar Barışı Başvurusu 9 Milyona Yaklaştı!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İmar Barışı başvurusu sayısının bugüne kadar 9 milyona yaklaştığını ifade etti. Bakan Kurum, hedeflerinin 15 milyon kişiyi yasadan yararlandırmak olduğunu belirtti.

İmar Barışı Başvurusu

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Anadolu Ajansı (AAEditör Masası‘nda, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu;

Bakan Kurum; “İmar Barışı başvurusu sayısı bugüne kadar yaklaşık 8 milyon 600 bin oldu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak hedefimiz 15 milyon vatandaşımızı bu düzenlemeden yararlandırmak.” dedi.

Dikey Mimari yerine Yatay Mimari

Kurum, Cumhurbaşkanımızın, “dikey mimari yerine yatay mimari tercih edilmesi” konusunda uyarılarına binaen, Bakanlık tarafından “Kentsel Dönüşüm Stratejisi” ve “Mekansal Strateji Planı” hazırlıklarına girişildiğini ifade etti. Bakan Kurum, bu konudaki çalışmaların hangi aşamada olduğuyla ilgili soru üzerine, geçmişte yüksek binaların ihtiyaç olduğunu ama bugün şehirlerin siluetini bozan yüksek binaları bilhassa kentsel dönüşümde istemediklerini vurguladı.

Bakan Kurum, Türkiye’nin topraklarının yaklaşık yüzde 66’sının, nüfusun da yüzde 71’inin birinci ve ikinci derece deprem bölgelerinde yaşadığına işaret etti. Şu anda ülkedeki 5-5,5 milyon yapının kentsel dönüşüm ile yenilenmesi gerektiğini ifade eden Kurum, “Bu rakamın 2025 yılında 7,5 milyona çıkması bekleniyor. Dolayısıyla bu yapıları bir an önce dönüştürmemiz şart.” dedi.

Kentsel Dönüşüm konusunda yapacak çok iş var

Erdoğan’ın öncülüğünde 2012’de kentsel dönüşüme ilişkin çıkarılan yasa çerçevesinde şu ana kadar yaklaşık 550 bin konutun dönüşümünün sağlandığını ifade eden Kurum, daha yapılması gereken çok iş olduğunu söyledi.

Kurum, artık vatandaşın da kendilerinin de 20-30 katlı dönüşüm projeleri istemediğinin altını çizdi. Kurum, “O, gecekondu hayatı içerisinde kendi aleminde mutlu bir yaşam süren insanlar için, kendi kültürümüzü, örf ve adetlerimizi yaşayabileceğimiz yeni mekanlar ve kentler inşa etmemiz gerekir. O yüzden bizim kentsel dönüşümde stratejimiz, kesinlikle imar artışı vermemek. Eğer olacaksa da yüzde 20-25’i de geçmeyecek.” şeklinde değerlendirdi.

Yeni yapılacak binaların 4 ya da 5 katlı olacağını vurgulayan Kurum, insanların sosyal ilişkiler içerisine girebildikleri, içinde camisi, millet bahçesi, parkı, meydanı, okulu bulunan örnek şehirler inşa etmek istediklerini anlattı.

Mekansal Strateji Planı ile Şehirlerimizin 50 yıllık geleceği

Kurum, çok proje yapmak zorunda olmadıklarına ama yapılanların da örnek olması gerektiğini dile getirdi. Kurum; “Mekansal Strateji Planı çalışması ile ülkemizin, şehirlerimizin önümüzdeki 50 yılını planlamak istiyoruz. Bu planlamada kentsel dönüşüm, 7 bölgedeki mimari kültürün estetiğini yansıttığı değerler de bulunacak. “Sultanahmet Meydanı“ndaki yapılaşmanın örnek alındığı, içinde bisiklet ve yürüyüş yolunu zorunlu hale getiren bir mekansal plan hazırlamak istiyoruz. Böylelikle lojistik, ulaşım, tarım, turizm ve sanayi anlamında doğru yer neresi, ihtiyaç olan neresi, nüfusumuz hangi yöne doğru büyüyor, şehirlerin ihtiyaçlar nedir? soruları o planda cevap bulacak.” dedi.

Sıfır Atık ile ilgili önemli bir düzenleme geliyor

Çevre ve atık yönetimiyle ilgili ‘Sıfır Atık Sistemi‘ ile ilgili kanun teklifinin TBMM’ye sevk edildiğini hatırlatılarak, “Naylon poşetlerden ücret alınması ve bu düzenlemenin çevre kirliliğinin önlenmesine katkısı ile ilgili soru üzerine Kurum, teklifte çevreye yönelik önemli düzenlemelerin yer aldığını ifade etti.

Bakan Kurum, sıfır atık konusuna ilişkin gerekli istişarelerin yapıldığını, belediye başkanlarının da görüşlerinin alındığını, önemli bir düzenleme yaptıklarını aktardı.

Plastik poşetlerden 25 kuruş ücret alınacak

Yılbaşından itibaren yürürlüğe girecek düzenlemeyle birlikte, poşetlerden 25 kuruş ücret alınacağını vurgulayan Bakan, temel hedefin plastik poşet kullanımını azaltmak olduğunun altını çizdi. Kurum, “Türkiye’de bir kişi, yılda ortalama 440 plastik poşet kullanmakta. Poşetleri ücretli hale getirmek suretiyle, 2019’da bu rakamı 90’a, 2025 yılında ise 40’a düşürmeyi hedefliyoruz. Bu sayede yüzde 90 oranında tasarruf yapmış olacağız.” dedi.

Bu konuda vatandaşların bilinçlendirileceğini ifade eden Kurum, önceki dönemlerde bez çantaların, filelerin kullanıldığını, alışverişin bunlarla yapıldığını, eski pazar çantalarına geri dönmeyi arzuladıklarını ifade etti.

Böyle giderse 2050 yılında denizlerdeki plastiklerin balıklardan daha fazla olacağına işaret eden Kurum, hedeflerinin bunun azaltılması olduğunu dile getirdi.

Millet Bahçeleri Projesine asla rant gözüyle bakmıyoruz

Millet Bahçelerinin şehir merkezlerindeki stadyum alanlarına yapıldığını vurgulayan Kurum, şu ana kadar stadyumlarını dönüştürdüğümüz hemen hemen her ildeki alanı millet bahçesine çeviriyoruz. Biz bu projeye hiçbir şekilde rant gözüyle, imar artışı gözüyle bakmıyoruz, bakılmasına da müsaade etmeyeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Atatürk Havalimanı ile ilgili tarih verebilir misiniz?” sorusu üzerine Kurum;

“Projelendirme süreci devam ediyor. Yıl sonuna kadar tamamlamış olacağız. Atatürk Havalimanımız İstanbul Havalimanı‘na taşınma işi 29 Ekimde başarıyla başladı.

Kurum, Atatürk Havalimanı’nın olduğu bölgenin taşınma sürecinin bitmesine müteakip kendilerine teslim edileceğini belirtti. Bakan, pistin birinin geçici süre de olsa kullanılacağını, diğer taraftaki alanın önümüzdeki yıl teslim edilmesiyle burada çalışmalara 2019 içinde başlamayı hedeflediklerini kaydetti.

Kurum, “İnşasına 2019 yılı başında başlarsak, yıl sonuna kadar etap etap tamamlayabiliriz.” dedi.

İmar Barışı Başvurusu yaklaşık 8 milyon 600 bin oldu

İmar Barış başvurusu ile ilgili bilgi veren Kurum, 31 Aralık 2017‘den sonra yapılan kaçak yapıların imar barışına dahil olmadığının altını çizdi. Kurum;

“Kapadokya’da bu şekilde yaklaşık 100 tane kaçak yapı tespit ettik. Kaçak yapılara ilişkin hem yıkım işlemini başlattık hem de kişilerle ilgili suç duyurusunda bulunduk. Bu kişiler, yalan beyanla e-Devlet üzerinden başvuru yapabilirler, yapanlar da var. Bunların tespit edilmesi halinde biz hem yatırdığı parayı irat kaydediyoruz hem de bu başvurusunu iptal ettiriyoruz.” dedi.

Hedef 15 milyon İmar Barışı başvurusu

14-15 milyon vatandaşın imar barışından faydalanmasını beklediklerini aktaran Kurum, şöyle devam etti:

“Bunun için süreyi 31 Aralık 2018 tarihine kadar bu süreci uzattık. Başvuruya ilişkin bugün itibarıyle yaklaşık 6 milyar lira bedel yatırılmış. Bu sistem kolay işlesin diye vatandaşımız başvurusunu e-Devlet’ten yapabiliyor. Başvuru sonrası Bakanlığımızın ilgili birimleri, tüm başvurulara gidecekler, tespitlerini yerinde uydu görüntülerinden yapacaklar. Hepsini teker teker kontrol edeceğiz. Bu yapılar eğer 31 Aralık 2017’den sonra yapılmışsa eğer, bu başvuruları kabul etmeyeceğiz. Yatırdıkları parayı da irat kaydedeceğiz. Kendileriyle ilgili yalan beyandan da suç duyurusunda bulunacağız.” şeklinde uyarıda bulundu. Bakan devamında;

“Denetimler Sahada Rehberlik Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılıyor. Yaklaşık 7 bin tane bina tespiti yaptık. Bu binalara ilişkin hem yıkım kararı neticesi yıkım işlemini başlattık hem de ilgili savcılıklara suç duyurusunda bulunduk. Aynı şekilde 81 ilimize yazılı uyarı gönderdik. ‘İlinizde kaçak yapı yapılmasına müsaade etmeyin. Bu kaçak yapılarla ilgili yıkım işlemini de bir an önce gerçekleştirin.’ dedik. Yeni düzenlemede bunun da hızlı yapılabilmesine ilişkin, bir aylık bir süreç bekleniyordu. Bu süreci beklemeden yıkımı gerçekleştirecek düzenleme de Meclise tasarı olarak sunuldu vekillerimizce. İnşallah onun da yapılmasıyla birlikte biz, o yaylarımızı, meralarımızı koruyacağız.”

Muhabir: İlkay Güder,Burcu Çalık,Kemal Karadağ,Esin Işık,Muhammed Boztepe

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/gunun-basliklari/bakan-kurum-imar-barisindan-8-milyon-600-bin-kisi-faydalandi/1310741

Bakan Kurum: “Gayrimenkuller Gerçek Değeri Üzerinden Satılabilecek.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum; “Yapacağımız yasal düzenleme ile Gayrimenkuller gerçek değeri üzerinden satılabilecek.” dedi.

Bakanı Kurum: “Gayrimenkuller Gerçek Değeri Üzerinden Satılabilecek”

Sign Of The City Awards (SotCA) Ödül Töreni

Hilton Bomonti Hotel‘de düzenlenen “Sign Of The City Awards Ödül Töreni“ne katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, gayrimenkul sektörünün içerisinden gelen birisi olarak gayrimenkuller ile ilgili konulara vakıf olduğunu anımsattı. Kurum;

“Allah bana yeni hükümette de Çevre ve Şehircilik Bakanı olmayı nasip etti. Göreve geldiğimizde sektör temsilcilerimiz ile bir araya gelip, problemler neyse bunları masaya yatırdık. Hem sektör temsilcileriyle hem de sektörü ilgilendiren tüm kurumlarla istişare toplantıları yaptık. Bize düşen, sektörün içinde bulunduğu problemleri hızlı bir şekilde aşmak için gerekli çalışmaları yapmaktı.” şeklinde konuştu.

İlk çalışmalarının “Türkiye İçin Kazanç Vakti” sloganıyla başlayan konut satışı kampanyası olduğunu dile getiren Kurum, bu kampanyayla çok güzel satışlar gerçekleştiğini ifade etti.

Gereksiz işleri durdurduk

Bu kampanyanın diğer sektörleri de tetiklediğini ifade eden Kurum;

“Bunun dışında, ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik savaş sebebiyle bazı şeyleri de gözden geçirmemiz gerekiyordu. Bu ortamda bizim de gereksiz gördüğümüz, başlamış ama çok ilerlememiş, yapılması şu an için çok aciliyet arzetmeyen işlerin tasfiye edilmesi kararını aldık. Bu konuda Toplu Konut İdaresi, Emlak Konut, İller Bankası, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü gibi bize bağlı kurum ve kuruluşlara yazı gönderdik. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile, biliyorsunuz 2003’ten bu güne yakkaşık 840 bin konut ürettik. Bu konutlardaki fiyat artış oranı da TEFE, TÜFE bazında yüzde 8,10 ve 12’yi geçmeyecek şekilde gerçekleşti.” dedi.

Otopark Yönetmeliği çıktı

Sonrasında Otopark Yönetmeliği‘ni çıkardıklarını hatırlatan Kurum, büyükşehirlerde her daireye bir otopark yapılmasını içeren bir düzenleme yaptıklarını söyledi. Kurum, düzenleme çerçevesinde “park et-devam et” uygulamasıyla imar planlarında otopark zorunluluğunu getirdiklerine dikkati çekti.

Şehir merkezinde kamu alanlarının altına otopark yapabilme imkanını getirdiklerini hatırlatan Kurum, bu sayede büyükşehirlerdeki otopark ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacaklarını kaydetti. Kamu binalarıyla ilgili standartlarına ilişkin de düzenlemeler yapıldığını ifade eden Kurum, Cumhurbaşkanı liderliğinde açıklanan 100 günlük eylem planı çerçevesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak 39 eylemle bu plana destek verdiklerini açıkladı.

Kurum; “Bu kapsamda; Katı atık, atık su tesisleri, içme suyu altyapısı, kanalizasyon altyapısı gibi hem şehircilik anlamında hem de çevre anlamında tüm sektörleri ilgilendiren birçok eylemimiz var.” dedi.

Millet Bahçeleri

Kurum; “Millet Bahçeleri Cumhurbaşkanımızın, vatandaşımızın talebini çok net görerek açıkladığı büyük bir projedir. İlk yüz günde 18 ilde 33 bahçe yapıyoruz. İnşallah ikinci ve üçüncü yüz günlük planlarda her ilimizde en az bir tane olacak şekilde Millet Bahçesi yapacağız. Yurt dışına gittiğimizde gördüğümüz ve imrendiğimiz ama ‘Burada neden yok?’ varsa da ‘Neden az?’ dediğimiz Mille Bahçelerini şehirlerimize kazandıracağız.” dedi.

Bu bahçelerin içinde vatandaşımızın her türlü ihtiyacını giderecek millet kıraathaneleri, sosyal alanlar, kültürel alanlar, sporla alakalı akla gelebilecek her türlü aktivitenin olacağını belirten Kurum, bu inşa edilen alanların büyük kısmının en iyi lokasyondaki araziler olduğunu vurguladı.

Küresel iklim değişikliği konusunun da sürekli gündemlerinde olduğunu dile getiren Kurum, bunlara ilişkin özellikle Karadeniz Bölgesi ve İstanbul olmak üzere tüm illeri kapsayacak eylem planı hazırladıklarını kaydetti.

İmar Barışı

İmar Barışı konusuna da değinen Kurum; “Bugünlerde yapılan kaçak yapıları imar barışı ilgilendirmiyor. Bu kaçak yapıların olmasına veya şehirlerimizin silüetini bozmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu düzenleme 31 Aralık 2017‘den önce yapılmış, binaları içeriyor. İmar Barışı’nın asıl amacı; bu binaların elektriğini, suyunu, doğal gazını alabilmesi, bunları ipotek gösterebilmesidir. Şu ana kadar 8,5 milyonun üstünde bir talep geldi. Biz de bunun karşısında duyarsız kalmadık ve bu süreci de 31 Aralık 2018‘e kadar uzattık.” dedi.

Hazineye ait arazilerin kiralanması ve satışı şeklinde bir başka projelerinin daha olduğunu belirten Bakan Kurum, bunlara ilişkin de ilk önce kiralanmış arazileri ecrimisil bedeli üzerinin yarısından 10 yıllık bedelle kiralayarak vatandaşımızın 10 yıl sonunda bunları satın almasının önünü açtıklarını ifade etti.

Kentsel Dönüşüm

Arz talep dengesi çerçevesinde Kentsel Dönüşümün devam ettirilmesinin büyük önem arz ettiğini vurgulayan Kurum, Yabancıya Ev Satışı düzenlemesine de değindi;

“Daha önce 1 milyon dolar olan sınırı, 250 bin dolara çektik. Bu sayede bu eylül ayı ile geçen sene eylül ayını kıyasladığımızda; yüzde 151 bir artış görüyoruz. Yabancıya satışı yapılan gayrimenkuller yaklaşık 5 bin 615 adedi bulmuş. Hedefimiz; önümüzdeki süreçte yıllık 12 milyar dolar konut satışını yakalamaktır.”

Mekansal Strateji Planı

Kurum, kendisinin çok önemsediği bir diğer projenin de Mekansal Stratejik Plan olduğunu belirtti. Bakan Kurum;

Mekansal Strateji Planı; tüm ülke genelinde, ülkenin bu süreçten sonra yapılaşmasını, büyümesini öngören ve bu büyümeye yön verecek olan bir projedir. Bu plana ilişkin 81 ilimize yazı yazdık, şehirlerin taleplerini, büyüme öngörülerini, nüfus artışlarını, şehirleriyle ilgili alması gereken kararları alıp bize bildirmelerini istedik ve İstanbul Teknik Üniversitesi ile birlikte bir çalışma grubu oluşturduk. Bu çalışmaları mekansal planın altlığında birleştirip, bu süreçten sonraki yatırımlarımıza daha doğru yön verebilmeyi hedefliyoruz. yapıyoruz. Bu çalışmanın içinde bizim 2023 şehircilik vizyonumuz da olacak.” dedi.

Gayrimenkuller gerçek değeri üzerinden satılabilecek

Sektörde herkesin gerçek değeri üzerinden gayrimenkul satışı yapmadığını vurgulayan Bakan Kurum;

“Buna ilişkin de son aşamaya geldik. Gayrimenkullerin gerçek değeri üzerinden satılabilmesine ilişkin düzenleme yapıyoruz. Bu düzenleme çerçevesinde, bizim sektörel bazda yaşadığımız maddi ve teknik her türlü konuyu ele alıyoruz. Milletvekillerimizle, belediye başkanlarımızla, sivil toplum örgütlerimizle konuyla ilgili toplantılar yapıp olması gereken önerilerimizi Meclisimize iletiyoruz. İnşallah en kısa zamanda sektörümüzü ilgilendiren tüm düzenlemeleri de yapan bir kanuni hazırlık var. Bu vesile ile sektörümüzün önünü açacak tüm kararlar da alınmış olacak.” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, Sign of the City Awards 5. Yıl Özel Ödülü‘nü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’a takdim etti.

Kaynak: AA https://www.trthaber.com/haber/turkiye/cevre-ve-sehircilik-bakani-kurum-gayrimenkul-satislari-gercek-deger-uzerinden-yapilabilecek-392763.html

Kaçak Yapıların Hepsini Yıkacağız!

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Kaçak Yapıların hepsinin tespitlerini tek tek yapıyoruz. Kaçak Yapıların hepsini yıkacağız” dedi.

Kaçak Yapıların hepsini yıkacağız

Kaçak Yapıların hepsini yıkacağız

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kaçak yapılaşmalarla ilgili, “Çevre ve Şehircilik Bakanımızla bu konuda sabah telefonla bir görüşme yaptım. Biz kaçak yapıların hepsinin tespitlerini tek tek yapıyoruz. Kaçak Yapıların hepsini yıkacağız. Bunu nasıl yaptığımızı hep beraber göreceğiz.” şeklinde ifade etti.

AA muhabirinin yaptığı habere göre, Uçhisar Güvercinlik Vadisi’ni ziyaretinde gazetecilere açıklamada bulunan Bakan Ersoy, turizm bölgelerinde kaçak yapılaşmalara izin vermeyeceklerini söyledi.

Konu ile ilgili detaylı incelemelerin yapılacağını belirten Ersoy, şöyle devam etti; 

“31 Aralık 2017’den sonra fırsatçılık yapıp bu tarz kaçak yapılaşmaya gidenler sanıyorlar ki, sisteme, bilgisayara yükleyip ödemeyi yaptıkları zaman kurtulacaklar. Öyle bir ihtimal yok ve kimsenin yanına kar kalmadığını herkes görecek. Çevre ve Şehircilik Bakanımızla da özellikle sabah telefonla bir görüşme yaptım. Biz hepsinin tespitlerini tek tek yapıyoruz. Nasıl yıkıldığını da hep beraber göreceğiz. Bizim tespit etmemizden daha ziyade tarafımıza çok sayıda ihbar geliyor. Bu konuda bu bölgede bir duyarlılık da var. 31 Aralık 2017’den sonra yapılmış kaçak yapılarla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanımız başta olmak üzere bütün kabine çok hassasız. Bu konuda gereğinin nasıl yapıldığını da hep beraber göreceğiz. O açıdan endişeye mahal yok.”

Alan Başkanlığı sistemiyle Kapadokya, hak ettiği değere ulaşacak 

Ersoy, Kapadokya’nın hak ettiği değere, doğru bir planlama ve program yapılmasını sağlayacak olan Alan Başkanlığı sistemiyle ulaşacağını vurguladı. Başkan Ersoy;

Kapadokya sadece Nevşehir‘in değil, Türkiye’nin de önemli turizm yüzlerinden ve değerlerinden birisidir. Türkiye’nin dünya çapında tanıtılmasında, dünyada Türkiye’nin turizm konusunda bir yere gelmesinde bu değerin çok büyük etkisi var. Bunun farkında olan bizler, bunu çok iyi kullanmak niyetindeyiz.

Doğru planlama ve programla hem Kapadokya hem de Türkiye turizminin istenilen yere gelmesi konusunda gerekli altyapıyı ve çalışmaları hep beraber yapacağız. Sektörel olarak buradaki olumlu gelişmeleri hep birlikte yaşayacağız. Kapadokya, 2014 yılında yakaladığı ivme ile önümüzdeki yıllarda çok daha iyi yerlere gelecek. Bu yıl turist sayısında çok ciddi artış var. Ancak bizim derdimiz tek tip turist getirmekten ziyade, batılı, ABD’li, Asyalı ve Arap turistler gibi çok çeşitli turist kitlesinin tekrar buraya gelmesini sağlamak.” dedi.

Amaçlarının, buradaki değerlerin tekrar hak ettiği yerlere gelmesini sağlamak olduğunu, bunun için adım adım neyi nasıl yapacaklarını bildiklerini ifade eden Ersoy, artık söylem değil, eylem vaktinin başladığının altını çizdi. Bakan Ersoy, açıklamalarının ardından, yabancı turistlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

İmar Barışı Başvuru Süresi Uzatıldı!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum; “İmar Barışı başvuru süresi 31 Aralık’a kadar uzatıldı.” dedi.

İmar Barışı için Başvuru Süresi Uzatıldı!

İmar Barışı için başvuru süresi uzatıldı

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum; “İmar Barışı başvuru süresi 31 Aralık’a kadar uzatıldı.” dedi. Böylelikle imar barışı için başvuru süresi 2 ay uzamış oldu.

Bakan Kurum, İmar barışına çok yoğun bir başvuru olduğunu belirtti. Kurum, “Bugün itibarıyla yaklaşık 8 milyon 150 bin vatandaşımız imar barışından yararlanmak için başvurdu.

Başvuru bedeli de yaklaşık 5 milyar 120 milyon Türk Lirası oldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak başvuru talebinin 13-14 milyon lira olmasını bekliyoruz.” şeklinde açıklamada bulundu.

Ayrıntılar geliyor…

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/gunun-basliklari/imar-barisinda-basvuru-suresi-uzatiliyor/1294951

Adnan Oktar Suç Örgütüne Ait Kaçak Yapılar Yıkıldı!

Adnan Oktar Suç Örgütüne ait Kandilli’deki Kaçak Yapıların yıkım işlemi İstanbul Büyükşehir Belediyesi Boğaziçi İmar Müdürlüğü tarafından tamamlandı.

Adnan Oktar

Adnan Oktar suç örgütüne ait Kandilli’deki İstanbul Boğazı manzaralı malikanedeki 23 kaçak yapının yıkım işlemi tamamlandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Boğaziçi İmar Müdürlüğü ekipleri tarafından uygulamaya konan Yıkım Kararı sonucu Adnan Oktar’ın arazisi içerisindeki ruhsatlı iki bina dışındaki kaçak yapıların yıkımı tamamlandı.

TRTHaber’in bildirdiğine göre, yıkım işlemi gerçekleşen yapılara ait hafriyatın taşınma işlemlerine başlandığı, hafriyat tahliyesi işleminin ise en geç iki hafta içerisinde tamamlanacağı bildirildi.

Yıkım Kararı Ertelenmişti

Daha önce yapılan açıklamada;

“TMSF tarafından Cumhuriyet Başsavcılığımıza yapılan bildirimde, imar mevzuatına aykırı bu yer için 01 Eylül 2018 tarihine kadar yıkım kararı verilmiş olduğu belirtilmiştir. Bu süreye kadar tespit ve tasnif işlemlerinin ikmalinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

Bu nedenle, şüphelinin kullanımında bulunan M. Avni Cüre adına tapuda kayıtlı 179 pafta 928 ada 3 ve 55 parsellere ilişkin kaçak nitelikli yapıların yıkımının binadaki suç örgütüne ait eşya ve diğer kıymetlerin tespit ve tasnif işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla bir ay ertelenmesi hususunda gereği rica olunur.” denmişti.

Kaynak; https://www.trthaber.com/haber/turkiye/adnan-oktar-suc-orgutunun-kacak-yapilari-yikildi-389513.html

O Bina İçin Yıkım Kararı Uygulanıyor!

Rize ili, Muradiye beldesinde Ağustos ayı başında meydana gelen selde gündeme gelen o 7 katlı bina için verilen yıkım kararı uygulanıyor.

O Bina İçin Yıkım Kararı Uygulanıyor

O Bina İçin Yıkım Kararı Uygulanıyor

2 Ağustos’ta Rize’de meydana gelen selde Muradiye beldesi Kömürcüler köyünde dere yatağına inşa edildiği için 7 katlı bina gündeme gelmişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, Rize’deki 7 katlı bina sakinleri ile anlaşmak suretiyle binanın bulunduğu arazi kamulaştırılıp, apartman ile ilgili yıkım kararı uygulanıyor. 

Yıkım Kararı Uygulamaya Kondu

AA muhabiri Muhittin Sandıkçı’nın yaptığı habere göre; Rize Muradiye beldesi, Kömürcüler köyündeki kaçak yapının yıkımına bugün başlandı.

Gerekli iş güvenliği tedbirlerinin alınmasını takiben bölgeye verilen elektrik kesildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Vedat Gürgen başkanlığındaki ekiplerce binanın yıkımı başlatıldı.

Gürgen, vatandaşla yaptığı sohbette küresel iklim değişikliğine işaret etti. Bu coğrafyada şiddetli yağışların aniden bastırması sebebiyle sel olaylarının sıkça yaşandığını dile getiren Gürgen, en son ağustos başında yaşanan sel felaketinde o derenin taşması sebebiyle Muradiye’nin büyük tehlike atlattığını belirtti. Gürgen, “Rize’den başlamak üzere bütün doğu Karadeniz’de çalışmalar yürütüyoruz. Yeni iklim ve yağış rejimlerine göre tüm Doğu Karadeniz‘i sil baştan çalışıyoruz. Dere içerisindeki binaları, yapılan dolguları, zaman içerisinde yapılan müdahaleleri birer birer tespit ediyoruz. Bu çerçevede yıl sonuna kadar Artvin – Samsun arasını kapsayan bir eylem planı da hazırlanmış olur.

Yağış rejiminin değişmesi, dere kenarlarında ciddi bir sel riski oluşturuyor. Bu risklere karşı önlem planı geliştirmeye çalışıyoruz. Bu çerçevede ilk önce Rize’de sembol olmuş bu binanın sahipleri ile görüştük. Binanın kamulaştırması yapıldı ve yıkımı gerçekleşiyor. Bu süreçte bu koşullardaki tüm binalar ele alınacak. Sayın Bakanımızın talimatıyla bu yıl sonuna kadar vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla bu işi bitireceğiz.

En son Sakarya’da yaşanan sel felaketinde insanlar çatılarını kırmak suretiyle felaketten kurtulmaya çalışıyorlardı. Bütün kurumlar bu tür doğal afetler ile birlikte böylesine mağduriyetler yaşanmaması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek adına gerekli adımları atıyor.” şeklinde konuştu.

Ayder Yaylası’ndaki Kaçak Yapılar

Dünya çapında ün yapmış olan Ayder Yaylası ve Fırtına Vadisi‘nde inceleme yapma imkanı kaçak yapıbulduğuna değinen Gürgen; “Vadi içerisinde 9 bina ruhsatsız olarak yapılmaya başlanmış. İmar Barışı ile ilgili yanlış bir algı oluşmuş. 31 Aralık 2017 tarihi öncesi kaçak yapıları kapsayan bu düzenleme içerisine dahil etme yoluna gitmişler. Bu tür yapılarla İçişleri Bakanlığı kanalı ile ilgili bölge Valiliklerine gönderdiği yazılı uyarı ile birlikte yıkım kararı tebligatı yapılmıştı. İnceleme sırasında, mühürlenen ve kaçak olarak yapımı devam eden binaları da gördük. Vatandaşlarımıza kendi iyilikleri için seslenmek istiyorum; inşaatlara devam etmesinler. Yıkım kararları ile o binaların da yıkıldığını göreceksiniz. Boş yere imara aykırı işler yapmasınlar. Bu imar barışı bir imar affı değildir. Paralarını boş yere harcamasınlar.” dedi.

Daha sonra bina sahibi Nihat Yazıcı ile bir süre sohbet eden Gürgen, Yazıcı’ya Bakanlık adına teşekkür etti.

Kaçak Yapılar Drone ile Tespit Ediliyor!

İstanbul`da Kaçak Yapılar Drone yardımı ile tespit edilmeye başlandı.

Kaçak Yapılar drone ile denetleniyor

Kaçak Yapılar drone ile denetleniyor

İmar Barışı uygulaması ile birlikte belediyeler 2018 yılı başlangıcıyla birlikte olası yeni kaçak yapılar teşebbüsüne karşı düğmeye bastılar. Bu konuda İstanbul Esenyurt Belediyesi denetlemeyi bir adım ileri boyuta taşıyarak drone ile denetime başladı.

Esenyurt ilçesi genelinde kaçak yapı teşebbüsünün önüne geçmek ve inşaatlarda iş güvenliğine uymayan işçileri tespit etmek için, Esenyurt Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından drone ile denetim yapılıyor.

İmar Barışı ile birlikte başvuruda bulunan çok sayıda binaya Yapı Kayıt Belgesi düzenlenirken, bir taraftan da belediyeler kaçak yapılaşmayla ilgili önlemlerini arttırdı. İlçede bulunan kaçak yapılar kendilerine ihbar edilmesi üzerine, Esenyurt Belediyesi zabıta ekipleri İnsansız Hava Aracı (İHA)’ların desteğini de alarak gerekli kontrolleri sağlıyor, tespit edilen usulsüzlük ile ilgili tutanak düzenleyip cezai işlem uyguluyor.

Denetimlerin daha sıkı olması amacıyla drone ile denetim çalışmalarına başlayan zabıta ekipleri, bu sayede bütün mahalleyi kontrolleri altında tutabiliyor. Ayrı ayrı binaları kontrol etmeye çalışmak yerine, drone yardımı ile havadan görüntülemek suretiyle kaçak yapılan yapıları anında tespit eden zabıta ekipleri, bir yandan da iyor. inşaatlarda çalışan ve iş güvenliğine uymayan işçileri belirleyip ceza kesiyor.

İHA ile Kaçak Yapı denetimi

İşçileri de denetliyoruz

Esenyurt Belediye Başkanı Ali Murat Alatepe, Daha önce ilçedeki parkların denetiminin de drone ile yapıldığını ifade etti. Alatepe, “TEKNOFEST teknoloji festivalinde İHA teknolojisini gördük. İnşaat denetimlerini drone ile yapmaya başladık. 1 santim yükseklik hassasiyetinde ölçüm yapabilen bu teknoloji ile özellikle asansörü olmayan binalardaki denetimleri kolaylaştırmış olduk. Personelimiz inşaatta yukarı çıkıp kontrol etmek zorunda kalmadan drone ile işçileri de denetleyebiliyor. Yapı kontrol birimimiz ve zabıtamız ile, inşaatta işçilerin Kişisel Koruyucu Ekipmanlarını kullanıp kullanmadıklarını denetliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Esenyurt Belediyesi Zabıtası Güven Sayılkan da drone ile denetim yaptıklarını, kendilerinin ulaşamadığı alanları drone ile kolaylıkla görüntüleyebildiklerini ifade etti. Sayılkan; “Var olan kaçak yapıları drone ile tespit edip yapı kontrol birimine bildiriyoruz. İnşaatta İşçi Sağlığı ve Güvenliği yasasına uygun davranmayan işçileri de kolaylıkla tespit ediyor, gerekli tespiti yapıp,  yapı kontrol birimine bildiriyoruz.” dedi.

Muhabir; Ahmet Faruk Sarıkoç