ORAN, 200 milyon liralık kalkınma desteği sağladı!

ORAN, Orta Anadolu illeri olan Kayseri, Sivas ve Yozgat’a yönelik 200 milyon liraya yakın bir yatırım oluşmasını sağladı.

ORAN (Orta Anadolu Kalkınma Ajansı)

ORAN, 200 milyon liralık kalkınma desteği sağladı

ORAN (Orta Anadolu Kalkınma Ajansı) Genel Sekreter Vekili Ahmet Emin Kilci, ajans desteğiyle Kayseri, Sivas ve Yozgat’ta 8 yılda 200 milyon liralık yatırım yapıldığını ifade etti.

AA muhabirinin yaptığı habere göre Orta Anadolu illerine yönelik faaliyet gösteren ORAN, mali, fizibilite, teknik ve güdümlü proje destekleriyle Kayseri, Sivas ve Yozgat illerinin kalkınmasını hedefliyor.

2009 yılında kurulmuş olan ORAN tarafından Ar-Ge faaliyetleri desteklenmek suretiyle yatırımcılara bölge potansiyellerine en uygun yatırım imkanı sunulmakta. Bu sayede bölgenin başta ekonomik olmak üzere; sosyal, kültürel, turistik ve teknolojik olarak birçok boyutta kalkınması sağlanıyor.

Başkan Vekili Kilci, Kayseri, Sivas ve Yozgat illerinin kalkınmasına destek olmak istediklerini vurguladı. Kilci, şunları kaydetti:

“Ajansımızın temel amacı bölgedeki üç ilimizin diğer bölgelerle olan kalkınmışlık farkını gidermektir. Bu anlamda ORAN’ın mali destekler yoluyla, yatırımcılara iyi bir ortam sunmak gibi bir misyonu var. Bunun dışında bölgedeki çeşitli kurumlarla proje fikirleri oluşturuyoruz.

ORAN son 8 yılda; 63 milyonu KOBİ‘lere, 50 milyon civarı da kamu kurumlarına olmak üzere 113 milyonun üzerinde destek sağladı. Bu destekle üç ilimizde 200 milyon liraya yakın yatırım oluştu. Biz mali desteklerle özellikle KOBİ’lerden yenilikçi, Ar-Ge’ye dayalı, bölgemize katma değer sağlayacak projeler bekliyoruz.

Desteklerimiz tarım, turizm, sanayi gibi çeşitli alanlara yönelik olarak devam ediyor.

Bunların yanında eğitim için de 2 milyon lira gibi bir teknik destek sağladık.”

Proje kültürü oluşturmaya çalşıyoruz.

Kilci, ORAN olarak 2019 yılı için halihazırda projelerin bulunduğunu ve o projelerin de destek sağlanarak hayata geçirileceğini bildirdi;

  • Yozgat’a hayvan hastanesi,
  • Kayseri’ye fuar merkezi,
  • Sivas’a sanayi ve kent müzesi.

Kilci, ajansın bölgeye sağladığı en büyük desteğin proje kültürünün oluşturulması olduğunu belirtti. Kilci,

“Ajansın ilk yıllarında çok az başvuru alıyorduk ancak bu sayı giderek artmaya başladı. Sadece mali desteklerde 2 bin 500’e yakın başvuru yapıldı. Bu başvuruların 700’den fazlasına destek verdik.” şeklinde ifade etti.

Bölgede iyi bir uyum içerisinde çalıştıklarını ve çeşitli faaliyetlerle ekonomiye destek verdiklerini ifade eden Kilci, bölge sanayisinin verimliliğini artırma ve sosyal kalkınma anlamında da çalışmalar yürütmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

4 Bin Yıl Önce Kadınlar Ticaret Yapıyordu!

Kayseri de bulunan, Anadolu’nun en eski uluslararası ticaret merkezi Kültepe Ören Yeri’nde çıkan belgelere göre, 4 bin yıl önce Kadınlar ticaret yapıyordu. Bu amaçla kullanmak üzere kendi adlarına mühür basmışlardı.

Kültepe Ören Yeri’nde 4 bin yıl önce kadınlar ticaret yapıyordu

4 bin yıl önce Kadınlar Ticaret yapıyordu

Anadolu‘nun en eski uluslararası ticaret merkezi, Asur Ticaret kolonisi Kaniş-Karum‘da kazılarda ortaya çıkan belgelere göre, 4 bin yıl önce kadınlar ticaret yapıyordu. Kadınların, ticari anlaşmalarında kullanmak üzere kendi adlarına mühür bastıkları ortaya çıktı.

Hititlerin Anadolu’da kurduğu ilk kent olan Kültepe Ören Yeri, Kayseri-Sivas Karayolu‘nun 24’üncü kilometresindedir. Kentin kalıntısı olan höyük ve etrafında onu saran Karum‘dan oluşan ören yerinde programlı ve sistemli kazı çalışması, 1948 yılında başladı.

İlk sistemli kazı 1948 yılında başladı

Kazılarda elde edilen 4 bin yıl önceye ait çivi yazılı tabletler Anadolu‘da kadının ticarette, sosyal hayatta, ekonomide nasıl bir rol oynadığını gösteriyor. Anadolu arkeolojisinin önemli ismi Prof. Dr. Tahsin Özgüç, 1948 yılında başlayan, 2005 yılındaki ölümüne kadar kesintisiz 55 yıl devam eden kazılara başkanlık etti.

Kültepe’de kazılar, Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu başkanlığında sürdürülüyor. Kazı çalışmalarında bugüne kadar 23 bin 500 çivi yazılı tablet, 20 bin adet de arkeolojik eser bulundu. Bu yıl 26 Haziran’da başlayan kazı çalışmaları geçtiğimiz ay sona erdi.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi‘nin desteğiyle sürdürülen bu yılki kazılarda; 2’si tablet 76 eser ile 4 bin-4 bin 500 yıllarında yapılmış idari yapıların köşeleri ortaya çıkarıldı. Asur ticaret kolonilerinin başkenti Kaniş Krallığı‘nın merkezi Kültepe’de, toplamda 23 bin 500 civarında bulunan çivi yazılı belgeler, Anadolu yerlilerinin sosyal hayatına dair ışık tutmakta.

Kaniş Krallığı‘nın merkezi Kültepe Ören Yeri

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ‘Şehir’ dergisi

Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, bu konudaki birikimlerini Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Şehir’ dergisine yazdı.

Kulakoğlu yazısında; “Bu çağda Anadolu’da kadın ve erkek eşitliği sosyal hayatın özünü oluşturmaktadır. Kadın, iş ve yönetimde de bu sistem içinde kendine yer bulmuştur. Devletin başında kraliçenin görev alması gibi. Yerliler arasındaki kadın ve erkek eşitliğini kanıtlayan evlenme ve boşanma mukaveleleri, karşılıklı anlaşma esasına göre düzenlenmişlerdir. Evli kadınlar, kendi adlarına anlaşma yapar, onları mühürlerlerdi.

Birçok borç belgesi karı-koca tarafından mühürlenmiştir. Alacaklı, borçlunun eşini de borçlu sayar, onun garantisini isterdi. Kadınlar, evli veya bekâr olsunlar, kontrata dayanan anlaşmalara ve hukuki işlere karışırlardı. Bu durum, Anadolu’da o tarihlerde kadına verilen değeri ortaya koydu.” dedi.

Kültepe, Dünyanın ilk Organize Ticaret Merkezi

Anadolu tarihini 6000 yıl önceye dayandıran belgelerin gün ışığına çıkarıldığı Karum’dan oluşan Kültepe Ören Yeri; yönetim binalarının, dini yapıların, ev, dükkan ve atölyelerin kalıntılarından oluşuyor.

Asurların kurduğu büyük ticaret kolonileri Karumların merkezi Kültepe’deki Karum’du ve diğerlerini buradan yönetiyordu. Anadolu’daki ilk yazılı tabletler, dünyanın ilk organize ticaret merkezi olan Kültepe’de bulundu. Asur çivi yazısı ile oluşan bu tabletler arasında, zamanın tüccarlarının, halkının ve yöneticilerinin siyasi ve hukuki ilişkilerini gözler önüne seren mektuplar, senetler, mühürler ve anlaşma metinler yer aldı.

Ticaret yolu üstünde stratejik öneme sahip Kültepe, bu özelliğini yüzlerce yıl sürdürmüş. Kayseri’nin Selçuklu ve Osmanlı Dönemi’nde İpek Yolu’nun bir parçası, günümüzde de Türkiye’nin ticaret alanında en aktif şehirlerinden olması da Kültepe ile başlayan bu ticari hareketliliğin devamı olmuştur.

Dünyaca meşhur açık hava müzesi

Dünyaca meşhur bu açık hava müzesi, ilk olarak 1881’de dikkat çekti, 1925’te Kültepe’nin önemli bölümlerinden biri olan Karum keşfedildi. 1948 yılından beri Türk Tarih Kurumu ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü adına bölgede yapılan kazılar sonucu Kültepe’de Asur, Genç Hitit, Helen, Roma, Pers ve Tabal dönemlerine ait eserler ve bulgular ele geçirildi.

Günümüzden 4 bin yıl önce Anadolu’da kadının önemli bir yere sahip olduğunun çivi yazılı tablet ve mühürlerden anlaşıldığına dikkati çeken Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, ‘Kültepe tabletlerinde 4 bin yıl önce, Anadolu’da ve Mezopotamya’da kadının hem ailedeki yeri hem ekonomik faaliyetleri ve hem de idari görevleri çok açık bir şekilde ortaya konmaktadır.

Şehir devletlerinin yönetimlerinde kralların yanında kraliçelerin de söz sahibi oldukları hakkında çeşitli metinler bulunmaktadır. Bu konuda çok dikkate değer bir tablet yukarıda bahsedilen mahkeme zaptının tutulduğu tablettir. Burada Anadolu’da ismi belirtilmemiş bir krallığın kral ve kraliçesinin yan yana, kendilerine gelen heyeti kabulleri ve kararları anlatılmaktadır’ dedi.

Kadınların Yönetimdeki Rolü

Kulakoğlu, kadınlarla ilgili tabletlerden çıkan bölümleri şöyle sıraladı; “Kaniş-Kārumu’nda oturmuş Asurlu tüccarlarla bunların Asur’daki kadın yakınları arasındaki yazışmalar, bazı kadınların, kocalarının veya kardeşlerinin yanında aktif bir biçimde ticarî hayatın içinde yer aldıklarını ortaya koymaktadır. Erkek karşısında hukuku gözetilen ve ülke yönetiminde söz sahibi olan kadınlar ticaret yapıyordu.

Çeşitli ticarî konuların dile getirildiği bazı mektuplardan karı-koca, baba-oğul veya kardeşler arasındaki yazışmalarda, bazen asıl konu dışına çıkılarak satır aralarına sıkıştırılmış bazı ifadelerden bu tüccar aile fertlerinin birbirleriyle ilişkileri, aralarındaki anlaşmazlıklar ve çıkar çatışmaları hakkında bilgi sahibi oluyoruz.”

‘Eldeki evlenme-boşanma kayıtlarından, tarihi devirlerin başlangıcında Anadolu’da kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olduklarını biliyoruz. Asurlular Anadolu’da yerli bir kadınla evlenebiliyorlardı. Bu durumda ikinci bir eş almaları yasaklanmıştı. Ancak, Asur’da ‘qadiştum’ denilen bir kadınla belki geçici bir evlilik yapabilecekleri kaydedilmektedir.

Kültepe’de bulunmuş Kt. v/k 77 no’lu bir mektupta, mektubu yazan Azia isimli şahıs üç kardeşine, Asur’daki kız kardeşlerinin, babalarının vasiyetnamesini öğrenmek için kendisini taciz ettiğini bildirmektedir. Mektubun devamından anlaşıldığına göre, kız, Anadolu’daki ağabeylerinin gelmedikleri bahanesiyle oyalanmakta ve herhalde, babalarından kalan bazı mallar kendisinden gizlenmek istenmektedir.’

Kaynak; https://www.dha.com.tr/foto-galeri/kadinlar-4-bin-yil-once-ticari-anlasma-yapip-muhur-basiyordu/haber-1605936/p-1

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi Tamamlanmak Üzere!

50 ili ilgilendiren tarihi Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesinde çalışmalar sürüyor. Karadenizi Akdenize  bağlayacak olan 818 kilometre uzunluğundaki otoyol inşaatı tamamlanmak üzere.

Batı Karadeniz- İç Anadolu. Doğu Anadolu – İran. İç Anadolu. Güney Doğu Anadolu – Irak. Güney Doğu Anadolu – Suriye. DR MTÇ.

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi 50 ili ilgilendiriyor

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi ilk kez Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz döneminde gündeme gelmiş, Sultan Abdülhamid Han tarafından projesi çizdirilmiş 143 yıllık bir rüyadır. 6 ili direkt, 50 ili dolaylı olarak ilgilendiren, 2019 yılında tamamlanmak üzere inşaat çalışmalarının devam ettiği 818 kilometre uzunluğundaki Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi’nde sona yaklaşıldı.

Otoyolun hizmete açılmasıyla Karadeniz ile Akdeniz arası 6 saate inecek.

Sultan Abdülaziz döneminde ilk kez ‘Dereyolu’ olarak gündeme getirilen tarihi Karadeniz-Akdeniz yolunun projesi, Sultan II. Abdülhamid Han tarafından Fransız mühendislere çizdirildi.

İlk Temeli 1929 yılında Cumhuriyet Dönemi‘nde dönemin Ordu Valisi Ali Kemal Aksüt tarafından atılan projede, 1933 yılında güzergah tartışmaları yüzünden çalışmalar durduruldu.

1970’li yıllarda tekrar gündeme getirilen projeye, bir Sovyet işgalinde tankların Karadeniz‘den İç Anadolu‘ya kolayca ulaşmasını sağlayabileceği endişesiyle tekrar ara verildi.

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu projesi, 2004 yılında Ordu ili Mesudiye ilçesi Topçam’da yapımına başlanılan, ‘Dereyolu’ olarak da bilinen; ‘Topçam Barajı ve Ulaşım Yolları’ projesiyle tekrar gündeme geldi. Daha sonra projenin adı değiştirilerek Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi olarak devam etti.

143 Yıllık Bir Rüya

Toplam bedeli 926 milyon Türk Lirası tutarındaki ihalesi 2008 yılında yapılan Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi 143 yıllık bir rüyadır.

818 kilometre uzunluğundaki otoyol, İç Anadolu‘yu geçerek Orta Karadeniz ve Doğu Karadeniz illerini Akdeniz’e bağlayacak. Ordu, Sivas, Kayseri, Kahramanmaraş, Adana ve Hatay olmak üzere 6 ilin sınırlarından geçmekte olan Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi, toplamda 50 ili dolaylı olarak ilgilendirmektedir.

Proje, Ordu’nun Akdeniz illerine olan ulaşımını kolaylaştırırken, Karadeniz’in kapılarını İç Anadolu ve Akdeniz’e açacak. Bununla birlikte, Karadeniz’e komşu olan Rusya ve Gürcistan gibi ülkelere yapılacak ihracatta önemli rol üstlenecek.

Proje kapsamında şu ana kadar Ordu’da Melet Irmağı boyunca 88 kilometrelik yolun büyük bölümü tamamlanıp asfaltlanırken, yaklaşık olarak 700 milyon TL gibi bir harcama yapılmıştır. Ordu Mesudiye-Topçam arasındaki çalışmaların aralıksız olarak sürdüğü 88 kilometrelik güzergahta, 15.1 kilometre uzunluğunda 25 tek tip tünel, çok sayıda köprü ve 330 metre uzunluğunda 1 viyadük yer almaktadır. 

Karadeniz ile Akdeniz Arası 6-7 Saate İnecek

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesinde
tünel ve viyadüklerle mesafe önemli ölçüde kısalacak

121 kilometrelik Ordu-Mesudiye yolunu 88 kilometreye düşürecek olan proje, 2,5 saatlik mesafeyi 1 saate,  tünel ve viyadüklerle önemli ölçüde kısalacak Ordu-Sivas arası ulaşımı da 2 saate indirecek.

Karadeniz’i Akdenize bağlayan karayolunun tamamının 2019 yılında teslim edilmesi planlandı.

Karadeniz’e Komşu Ülkeler ile Ticaret Artacak

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu’nun Ordu-Giresun Havalimanı ve Ordu Üniversitesi kadar büyük önem taşıdığını belirten Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Servet Şahin, yolun tamamlanması ile Karadeniz’e ulaşımın daha kolaylaşacağını, bunun da turizme, ekonomiye ve ihracata önemli katkısı olacağının altını çizdi. OTSO Başkanı Şahin; “Yol bittiğinde Ordu’ya ulaşmak isteyen 50 ilimizdeki sanayicimiz daha kolay ulaşım imkanına sahip olacak. Bir Sivaslı 2 saatte, Kayserili 4 saatte, Kahramanmaraşlı 5-6 saatte, İskenderun, Hataylı 6-7 saatte Karadeniz’e varacak. Bu proje ile birlikte, çevremizdeki yakın ülkelerimiz olan; Ukrayna, Romanya, Rusya ile ticaret yapan illerimizdeki üreticilerimiz, 6-7 saatte İskenderun’dan Ordu’ya inmiş olacaklar.” dedi.

Ordu Bölgenin Lojistik Üssü Olacak

Şahin, yolun hizmete girmesiyle birlikte Ordu’nun Karadeniz bölgesinin Lojistik Üssü olabileceğini ifade etti. Şahin, “Eskiden Gaziantepli ya da Kahramanmaraşlı tüccar ürünü 16 ila 24 saatte Karadeniz’e ulaştırıyordu. Bu yol sayesinde süre 6 saate inmiş olacak.

Bu büyük avantajı iyi değerlendirirsek, Doğu ve Güneydoğu’daki, İç Anadolu’daki nakliyeci en kısa ve en verimli yol olan Karadeniz-Akdeniz Otoyolu‘nu kullanır. Bu da bölgenin Lojistik Üssü olmasının önünü açacaktır. Yolun açılmasını takiben yeterli kapasitede bir limana da ihtiyacımız var. Samsun Çarşamba’ya kadar gelen Samsun-Sarp Demiryolu‘nu Ordu’ya kadar getirebilirsek, bölgenin hem turizmi hem de ticareti gelişir.” şeklinde konuştu.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/50-ilin-gozu-bu-yolda-karadeniz-akdeniz-otoyolunda-sona-gelindi/haber-1602257

Ahilik Kültürü ve Ahi Evran

Anadolu topraklarının Türkleşmesi ve İslamlaşmasının manevi mimarlarının başında Ahi Evran-ı Veli gelir. Ahilik, Osmanlı’nın beylikten cihan-şümul Osmanlı İmparatorluğu haline gelmesindeki en önemli teşkilatlardandır. Ahilik Kültürü, asırlardır Anadolu’yu aydınlatmaya devam ediyor.

Ahilik

Ahilik Kültürü nedir?

Ahilik KültürüAA muhabirinin, Kırşehir Valiliği ve Ahi Evran Üniversitesi kaynaklarından derlediği bilgilere göre  ;

Anadolu Ahiliğinin kurucusu olan Ahi Evran-ı Veli, 1171 yılında İran’ın Batı Azerbaycan bölgesinde bulunan Hoy kasabasında doğdu.

Anadolu topraklarının Türkleşmesi ve İslamlaşmasının manevi mimarlarının başında Ahi Evran-ı Veli gelir.

Ahilik, 1200’lü yıllarda Ahi Evran Veli tarafından o dönemde Anadolu’ya göç eden Türkmenlere aş ve iş imkanı sağlamak amacıyla kuruldu. Bir taraftan da insanları iyi ve vasıflı birer birey olarak yetiştirmeyi amaçlamıştı.

Özellikle Anadolu’da göçebe Türk boylarının yerleşik hayata geçmesi ve Müslümanlaşmasını sağlayacak birçok önemli işlev üstlenen Ahi birliklerinin tarihi kökleri bin yıl öncesine kadar dayanır.

Ahi Evran, özellikle esnafa İslamiyeti anlatmak suretiyle onların dünyevi ve uhrevi hayatlarını dengeli ve düzenli hale getirmeleri için çaba sarfetti. Kayseri‘de deri işleme atölyesini (debbağ) kurdu. Bu yönüyle sanatkar ve zanatkarlar tarafından çok sevilen Ahi Evran-ı Veli, Kayseri’yi istila etmeye çalışan Moğollara karşı savunma amaçlı Ahileri teşkilatlandırdı.

Ahi Evran ilerleyen yıllarda bir dönem Konya ve Denizli‘de de bulunmuştur. 1206 yılında o dönemdeki ismi “Gülşehri” olan Kırşehir’e göç ederek, Türkmen nüfusa tekke ve zaviyelerde iş ve aş temin etme faaliyetlerinde bulunmuştur.

Ahi Evran, 32 çeşit esnafı teşkilatlandırmak suretiyle, temellerini atmış olduğu Ahilik sisteminin, zaman içerisinde Selçuklu ve Osmanlı coğrafyasında sanatını icra eden bütün esnaflara yayılmasını sağlayacaktır.

Hem Dünyevi hem de Uhrevi bir Sistem

Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi ve eski Ahilik Kültürünü Araştırma Merkezi Müdürü Kazım Ceylan konu ile ilgili ayrıntılı bilgi verdi. Kazım Ceylan, yurt içinde ve eski Osmanlı coğrafyasındaki ülkelerde olmak üzere Ahilik Kültürü ile ilgili 200’den fazla konferans vermiştir. Ceylan; “Ahilik Kültürü, 13. yüzyılda Kırşehir‘de ortaya çıkan, Selçuklu ve Osmanlı coğrafyasında etkili olan dünyevi ve uhrevi bir sistemdir. Ahiliğin 740 kuralı var. Bunlar derece derece uygulanıyordu. Mesela 124 kuralı çıraklara uygulanırdı. Ondan sonrası da kalfalara, ahilere ve şeyhlere uygulanırdı. Çok ince kurallar bunlar. Ahiler 27 farklı alanda vakıf kurarak topluma hizmet etmişlerdir. Ahiliğin dayandığı dört temel esas; akıl, ahlak, bilim ve çalışmaktır.” şeklinde  konuştu.

Ahi Evran Veli kimdir?

Ahilik Kültürü

Ahi Evran, 1171 yılında Azerbaycan‘ın Hoy şehrinde doğmuş ve 1262 yılında Kırşehir’de vefat etmiştir. Asıl adı Nasıruddin Mahmud Ahi Evran bin Abbas‘dır. Ahi Evran-ı Veli, ilk eğitimini Hoy’da alıp Ahmet Yesevi‘nin talebelerinin sohbetlerinde bulunmuştur. Hacı Bektaş-ı Veli ve Hz. Mevlana ile aynı dönemde yaşamıştır.

Ahi Evran’ın adı kayıtlara; Nasir üd-din EbüI-Hakäyik Mahmud El Hoy olarak geçmiştir. Evran ismi ise herkesi korkutan yılanın onu görünce sakinleşmesi sebebiyle insanlar tarafından anılmaya başlanmıştır.

Ahi Evran, Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen bir alperendir. Denizli, Konya ve Kayseri gibi şehirleri gezerek Ahilik teşkilatının kurulması ve yayılmasında önemli rol oynamıştır. Ahi Evran, Osmanlı Devleti zamanında kazanmış olduğu ‘esnafın piri’ ünvanı, Anadolu, Rumeli, Balkanlar ve Kırım’a kadar yayılmıştır.

Moğol istilasından kaçarak Anadolu’ya gelen sanatkâr ve tüccarların dayanışmasını sağlayan Ahi Evran, onlar arasında sağlam bir birlik oluşturarak kaliteli mal üretmelerini teşvik etmiştir. Daha sonra Kırşehir’e yerleşerek vefat edinceye kadar burada yaşamıştır. Günümüzdeki esnaf odalarının temeli Ahi Evran tarafından atılmıştır.

TOKİ, Ülke Genelinde 20 Farklı İlde 176 Arsayı Satışa Çıkardı

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere ülke genelinde 20 ayrı ilde toplam 176 arsayı satışa çıkardı.

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı TOKİ

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı TOKİ’nin arsaları satışa çıkardığı illerin başında, İstanbul, Ankara ve İzmir gelmektedir. 

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı TOKİ ‘den yapılan açıklamaya göre bu iller şunlardır; Ankara, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Eskişehir, Giresun, Hatay, İstanbul, İzmir, Karaman, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Nevşehir, Sivas, Tekirdağ, Van ve Yalova.

Bu illerde toplam 1 milyon 884 bin 8 metrekare büyüklüğünde 176 adet arsanın satışa sunulduğu ifade edildi.

Açık artırma yöntemiyle satılacak olan arsaların muhammen bedelinin toplam 974 milyon lira olarak belirtilmiştir.

Arsaların satışı için müzayede 11 Eylül 2018 Salı günü saat 13.30’da, İdare’nin Ankara Bilkent‘teki merkezinde ve İstanbul Hizmet Binası‘nda yapılacak.

TOKİ‘nin satışa sunduğu arsalardan bazılarının özellikleri şöyle:

Ankara

Etimesgut Eryaman’da sağlık ocağı ve ilk yardım merkezi, Yapracık’ta konut, Çankaya Çayyolu’nda gelişme konut alanı, Mamak’ta ticaret, akaryakıt istasyonu, Pursaklar Saray’da konut, Yenimahalle Yakacık’ta küçük sanayi sitesi, Yuva’da konut, Sincan Saraycık’ta konut+ticaret niteliğinde imarlı arsalar.

İstanbul

Başakşehir Kayabaşı’nda özel sağlık, İkitelli’de konut dışı kentsel çalışma, Büyükçekmece’de konut niteliğinde imarlı arsalar.

İzmir

Narlıdere’de konut+ticaret+özel eğitim+cami+park niteliğinde imarlı arsa.

Kocaeli

Gölcük’te konut dışı kentsel çalışma, Dilovası’nda diğer tarım niteliğinde imarlı arsalar.

Elazığ

Merkezde konut, ticaret ve özel eğitim niteliğinde imarlı arsalar.

Eskişehir

Odunpazarı’nda konut ve merkezi iş niteliğinde imarlı arsalar.

Karaman

Merkezde özel sağlık, özel ortaokul eğitim, ticaret ve ticaret+konut niteliğinde imarlı arsalar.

Tekirdağ

Süleymanpaşa’da sanayi alanı niteliğinde imarlı ile Çorlu’da plansız arsalar.

Satışla ilgili detaylı bilgiye www.toki.gov.tr ve www.emlakyonetim.com.tr internet adreslerinden ve 444 86 54 numaralı telefondan ulaşılabilecek.

Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/toki-20-ilde-176-arsayi-satisa-cikartti/1239956