Kandıra Sahilindeki Villa İmar Barışı kapsamında mı?

Karadeniz’in en güzel koylarından biri olan ve yaz aylarında tatilcilerle dolan Kandıra Sahilindeki Villa inşaatı tepkilere yol açtı. Sözkonusu yapının yıkılması için daha önce karar çıktığı, ancak villanın sahibinin yürütmeyi durdurma kararı aldırdığı ifade edildi.

Kandıra Sahilindeki Villa – Foto: Alişan Koyuncu / DHA

Kandıra Sahilindeki Villa İmar Barışı kapsamında mı?

CNNTÜRK‘ün haberine göre; Kocaeli İli Kandıra İlçesi Bağırganlı Köyü İstanbul‘a yaklaşık iki saat uzaklıkta bulunmakta ve deniz suyunun berraklığı, yeşil doğası ve güzellikleriyle ziyaretçilerini büyülemekte. Kandıra Taflan Koyu’ndaki Gemilik Burnu üzerindeki kayalık alanda inşası devam ede villa, bölgede yaşayanların tepkisine neden oldu. İmar Barışı Yasasının 31 Aralık 2017 tarihini kapsamasına rağmen, iddialara göre yapı 2018 yılı içerisinde tamamlandı. Bu sebeple günümüze kadar sözkonusu yapı ile ilgili Kocaeli Büyükşehir ve Kandıra Belediye Başkanlığı başta olmak üzere Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) de çok sayıda şikâyet iletildi.

Yasa ve Yönetmelikler çiğnenmekte”

İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Baturhan Üretürk konu ile ilgili açıklamalarda bulundu. İnşaat Mühendisi Baturhan Üretürk; “Ben de Kocaeli ili Kandıra ilçesinin Karadeniz’e kapısı olan Bağırganlı Köyü’nün bir sakiniyim. Aynı zamanda da inşaat mühendisiyim. Bölgede son dönemde imar barışı kapsamına sokulmaya çalışılan bir takım kaçak yapılaşmalar ortaya çıkmaya başladı. İnsanlar bu noktada şikâyet etmeye başladılar.

Bu yapılardan biri de Bağırganlı Köyü’nün Taflan Koyu’nun burnundaki bu müstakil villadır. Bu yapı insanların şikâyetini dikkate almaksızın, bir takım kişiler tarafından inşa edilmektedir. Bu yapıyla ilgili çok fazla şikâyet dile getirildi. Zaman zaman beni telefonla arayanlar, köye gittiğim zaman karşılaştığım manzaralar oldu. Köye olan son ziyaretimde, yapının ikinci katının da tamamlandığını gördüm. Kandıra sahilindeki villa ile ilgili küçük bir araştırma yaptığımda, yapının 2018 yılı içinde inşa edildiğini farkettik.” dedi.

‘Yapı 2018 yılı içerisinde yapıldı’

Baturhan Üretürk, yasaya göre imar barışının 31 Aralık 2017 tarihinden önceki yapıları kapsadığını, fakat itiraz ettikleri yapının 2018 yılı içerisinde yapıldığını belirtti. Üretürk, sözlerine şöyle devam etti;

“Kandıra Bağırganlı Köyü’nde uygulamalı imar planları henüz yoktur. Ancak bu imar çalışmaları yaklaşık 5-6 seneden beri sürmekte ve tamamlanma aşamasına geldi. Bildiğiniz gibi, İmar Barışı 31 Aralık 2017 yılından önce yapılan binaları kapsıyordu. Fakat bu bina 2018 yılı içerisinde yapıldı. 2019 yılının Ocak ayında da binanın 2 katlı olarak inşaatının hala devam ettiğini görüyoruz. Bildiğim kadarıyla ilgili belediyeler bu konuyla ilgili incelemelerini yapmış ve tamamlamış.

Gerekli ikaz ve uyarılarını yapmalarına rağmen, sanırım yıkım için gün aldıkları sırada yapının maliki tarafından sözlü olarak yürütmeyi durdurma kararına başvuru yapıldığı söyleniyor. Mevzuatımız bu konuda çok açık eğer yapı 31 Aralık 2017 tarihinden sonra yapıldığı somut delillerle ispatlanabiliyorsa bu yapılar iptal edilmek suretiyle bu karar bozulacaktır.

Bölge halkı bu tür binaların yapılmasından dolayı oldukça rahatsız.”

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan
paylaşılmıştır.

Yalova Esenköy Çınarcık’ta Korkutan Deprem!

Yalova’da 30 Kasım sabahı saat 05.36’da Çınarcık merkezli 4.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Esenköy-Çınarcık-Yalova üssünde meydana gelen Korkutan Deprem İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Tekirdağ gibi çevre illerde de hissedildi.

Esenköy-Çınarcık-Yalova üssünde Korkutan Deprem

Marmara’da Korkutan Deprem

İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz, Marmara’da meydana gelen ve vatandaşı kokutan deprem ile ilgili açıklama yaptıç Tüysüz, “İstanbul’da depremi tetiklemesini beklediğimiz fay, bu depremin epey kuzeyinde bulunuyor. Ancak önemli olan bizim depreme hazır olmamız. Deprem herhangi bir zamanda olabilir.” şeklinde uyarıda bulundu. İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Övgün ise; “Depremin öncüsü diyemeyeceğiz ama bir gerginlik biriktirdiğinin işaretidir”  diye deprem uyarısı yaptı.

Marmara Bölgesi’nde birçok kişi güne deprem ile uyandı

30 Kasım sabahı saat 05.36’da Yalova Çınarcık merkezli bir deprem meydana geldi. Depremi AFAD 4.1, Kandilli Rasathanesi ise 4.3 olarak açıkladı. Yaklaşık 14 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlenen deprem; Bursa, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya’da da hissedildi.

Yalova Valisi Muammer Erol açıklama yaptı

Yalova Valisi Muammer Erol, kentte meydana gelen depremde can veya mal kaybının olmadığını bildirdi.

Yaptığı yazılı açıklamada Vali Erol şunları ifade etti; “Çınarcık Esenköy arasında saat 05.36 da 4,1 büyüklüğünde meydana gelen deprem dolayısı ile acil çağrı merkezimize, emniyet ve jandarma birimlerimize şu ana kadar can ve mal kaybı ile ilgili herhangi bir ihbar düşmemiştir.”

Yalova Çınarcık’ta meydana gelen Korkutan Deprem ile ilgili Kandilli’den açıklama geldi

Yalova Esenköy-Çınarcık depremiyle ilgili Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve DepremAraştırma Enstitüsü‘nden yazılı açıklama yapıldı. Açıklama;”30 Kasım 2018 tarihinde Esenköy-Çınarcık-Yalova merkez üssünde yerel saat ile sabah 05:36’da aletsel büyüklüğü 4.3 olan orta şiddette bir deprem meydana gelmiştir. Depremin odak derinliği yaklaşık 7 km civarında olup sığ odaklı bir depremdir. Deprem Yalova, İstanbul, Tekirdağ ve Bursa illlerinde hissedilmiştir.  Yalova il sınırlarının tamamı genelde KuzeyAnadolu Fay Zonu (KAFZ’) nun kısmen de Batı Anadolu Açılma Rejimi‘nin etkisi altındadır. İl Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun kuzeyden ve güneyden geçen kolları ili çevirmektedir. Bu yüzden bölgede çok miktarda diri fay parçası bulunmaktadır. MTA tarafından 2011 yılında hazırlanan Türkiye Diri Fay Haritası‘nda da görüleceği gibi il sınırları içerisinden Altınova, Yalova, Esenköy ve Orhangazi Fayı geçmektedir.”

Depreme Dayanıklı Binalar en güvenli tercih

 “Marmara Denizi ve İzmit Körfezi içerisinden geçen Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun Adalar, Çınarcık, Karamürsel, Gölcük, Darıca fay parçaları ve Gemlik Körfezi’nden geçen Gemlik ve Gençali Fayları bölgedeki önemli tektonik yapılardır. Genelde ana yapıların doğrultuları Doğu -Batı ve Kuzey Batı-Güney Doğu gidişlidir.  Tarihsel dönemde bölgede Marmara Denizi içerisinde KAFZ’nun kollarının geçtiği hatlar boyunca depremler etkili olmuştu.

Yalova ili sınırları içinde ve çevresinde çok sayıda deprem meydana gelmiştir

Aletsel Dönemde il sınırları içerisinde meydana gelen önemli depremlerin büyüklükleri 5.0-5.9 arasındadır. Büyüklüğü 6.0 olan depremler, genelde Marmara Denizi’nde ve komşu il sınırları içerisinde (İstanbul, Kocaeli, Bursa, Sakarya, Eskişehir, Balıkesir, Kütahya) meydana gelmiş depremlerdir. İl merkezine en yakın deprem 18 km. uzaklıkta olan 1963 Adalar (İstanbul)-Marmara Denizi depremidir. Bölgede yaşayan vatandaşlarımızın depreme dayanıklı binalarda oturmaları veya satın alacakları konutların depreme dayanıklı olarak inşaa edilmiş olması depreme karşı alınacak en güvenli tedbir olacaktır.” 

Kaynak; http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-marmarada-korkutan-deprem-41035948

Çayırova İlçesine Uçak mı Düştü?

Kocaeli ili Çayırova ilçesine restorana dönüştürülmek üzere getirilen Airbus A340 tipi uçağı görenler, yolcu uçağının düştüğünü sanıyor.

Kocaeli Çayırova Uçak Restoran Kafe

Çayırova ilçesine Uçak mı düştü?

Uçuş ömrünü tamamlayan ‘Airbus A340’ tipi yolcu uçağı, restorana dönüştürülmek üzere Kocaeli‘nin Çayırova ilçesine getirilmek suretiyle montajı tamamlandı.

Uçağın parçaları gece saatlerinde 14 TIR’la bölgeye nakledildi. Çayırova Belediye Başkanı Şevki Demirci, getirilen uçak parçalarını gören vatandaşların ilçeye uçak düştüğünü sanarak heyecanla kendisini aradıklarını ifade etti.

Uçak Park

Şekerpınar Mahallesi’nde Çayırova Belediyesi tarafından 14 bin metrekare alan içerisinde ‘Uçak Park‘ adı altında sosyal yaşam merkezi oluşturuyor.

Çayırova Belediye Başkanı Şevki Demirci; “Uçağımızı buraya çok zor şartlarda getirdik. Büyük bir uçak olduğu için parçaları 14 TIR ile ancak getirildi. Uçağı buraya nakli sırasında gece saat 02.00 sularında vatandaşlarımızdan bir tanesi panik içerisinde beni arayarak ‘Sayın başkanım, Şekerpınar’a uçak düştü’ dedi. Ben de telaşlanarak hemen konu ile ilgili bilgi aldım. Vatandaş meğerse bizim getirdiğimiz uçaktan bahsediyormuş. Ayrıca ilçede parçaları gören birçok vatandaş da bir uçak düştü zannetmiş. Uçağın montajı yaklaşık 2 ay kadar sürdü. Uçak Park projesini kısa bir süre içerisinde hayata geçirmeyi planlıyoruz.” dedi.

Uçuş ömrü sona eren 300 yolcu kapasiteli ‘Airbus A340’ tipi yolcu uçağı İstanbul’dan parçalar halinde Uçak Park proje alanı içerisine getirilerek montajı tamamlandı. Yaklaşık 3 ay sonra açılması planlanan park dahilinde alışveriş merkezi, park alanları, otopark, çocuk oyun alanları da yer alacak.

Çayırova Uçak Park 14 bin metrekarelik bir alanı kapsıyor. 

Uçak Restoran Kafe‘nin bulunacağı alanın bölgeye büyük değişiklik sağlayacağını belirten Başkan Demirci, “Şekerpınar bölgemiz, sanayi ağırlıklı bir bölge ve burada yaşam alanı oldukça az. Onun için biz de burada böyle değişik bir proje düşündük. 300 kişilik bir A340 uçağı aldık. Bu uçağın içini kafeterya, etrafında da dükkanlar, çarşılar yaparak bir yaşam alanı oluşturma hedefimiz var.

Yaklaşık 14 bin metrekarelik bir alandan oluşan mekanın dekorunun oluşması, sahanın oluşması epey zaman alıyor. Ancak bittiği zaman insanların gelip çay içebileceği, yemek yiyebileceği değişik konseptte bir yaşam merkezi olacak. İçerisinde 25-30 civarında dükkanımız, parklarımız vs. olacak. Güzel bir proje olacağını umuyoruz.” diye konuştu.

İstanbul’dan ziyaretçilerimiz gelecek

Çayırova ilçesinin İstanbul ile sınır olduğunu vurgulayan Demirci, Uçak Restoran Kafe‘nin de sınıra yapıldığını belirtti.

Demirci; “Biz bölge olarak ulaşım güzergahlarının tam merkezindeyiz ve burası büyük şirketlerin bulunduğu bir alan. Şekerpınar bölgesinde sabah ve akşam saatlerinde ciddi bir trafik yoğunluğu yaşanıyor. 10 bin servis aracının girdiği bir bölgeden bahsediyoruz.

Beyaz yakasıyla, mavi yakasıyla, çalışanıyla beraber İstanbul’a entegre olmuş bir ilçeyiz. Bu kadar yoğun insan kitlesinin olduğu bir yerde yaşam alanları oluşturmak zorundayız. Burası zaten bir cazibe merkezi, sanayinin göbeği burası. Emin olun İstanbul bizden çok daha iyi biliyordur bizim bölgemizi, sınır olarak da baktığınız zaman İstanbul’un içindeyiz zaten.

Eminim İstanbul’dan da çok sayıda vatandaş uçağımızı ziyarete gelecektir.” şeklinde heyecanını ifade etti.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/restoran-olacak-ucagi-gorunce-dustugunu-saniyorlar/haber-1607876

Gebze-Darıca Metro Hattı Projesi Başladı!

Sanayi kuruluşlarının en yoğun olduğu Gebze ile Darıca ilçeleri arasında yapılacak olan Gebze-Darıca Metro Hattı Projesinde kazı çalışmalarına başlandı.

Gebze-Darıca Metro Hattı Projesi

Gebze-Darıca Metro Hattı Projesinde ilk kazma vuruldu

TRTHaber’de yer alan habere göre, sanayi kuruluşlarının en yoğun olduğu Gebze ile Darıca ilçeleri arasındaki ulaşımı kolaylaştırma amaçlı yapılacak Gebze-Darıca Metro Hattı Projesi kazı çalışmaları ile birlikte başladı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kazı çalışmalarının, 18 metre ve 22 metre uzunluklarda fore kazıkların çakılacağı Gebze-Darıca Metro Hattı inşaatı kapsamında başladğını açıkladı.

Projede son teknoloji 4’üncü otomasyon düzeyinde bulunan (GoA4) tam otomatik sürücüsüz metro kullanılacak. Metroların cazibesini arttıran özellikler;

  • Yüksek performans,
  • yüksek güvenilirlik,
  • düşük sefer aralıkları,
  • düşük işletme maliyeti,
  • sürücüsüz,
  • yolcu taleplerine daha iyi yanıt verebilme gibi özellikler.

Dünyada bu nedenlerden dolayı (GoA4) tam otomatik metro sistemine geçişlerin başladığı, Gebze-Darıca hattında da bu sistemin uygulanacağı ifade edildi.

Bakım onarım sahası ile araç deposu ve kontrol kumanda merkezi, hattın son bulduğu Pelitli bölgesinde yapılacak. Metro araçlarının her türlü bakım ve onarımı bu birimde yapılacak.

Gebze-Darıca Metro Hattı projesi ile henüz planlama aşamasında olan TCDD Gar İstasyonu ile Marmaray ve Hızlı Tren Hattı üzerinden İstanbul ve diğer şehirlerle bağlantı sağlanacak.

Toplam 12 istasyonun bulunacağı 15,6 kilometrelik hat, ilk istasyon olan Darıca Sahil İstasyonu‘ndan başlayıp, 19 dakikada son istasyon olan OSB‘ye ulaşacak.

Gebze-Darıca Metro Hattı Projesi bin 560 günde tamamlanacak

Metro hattı çalışmalarını yerinde inceleyen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri İlhan Bayram yaptığı açıklamada, bin 80 yolcu kapasiteli olacak Gebze-Darıca metro hattında, GoA4 sürücüsüz tam otomatik 4 aracın kullanılacağını ifade etti.

Bayram; “12 istasyonlu sürücüsüz metro hatında kullanılacak sinyalizasyon ekipmanları sayesinde 90 saniye aralıklarla sefer yapılabilecek. Gebze-Darıca arasında uzanacak 15,6 kilometrelik metro hattı çalışmasının bin 560 günde tamamlanarak hizmete girmesi planlanıyor. Darıca, Gebze ve OSB’ler arasında ulaşım 19 dakikada sağlanacak. Hattın 14,7 kilometresi tünel, 900 metresi hemzemin olarak yapılacak.” şeklinde sözlerini tamamladı.

12 İSTASYON BULUNACAK

Kocaeli’nin ilk metrosu Gebze-Darıca Metro Hattı projesinin istasyonları;

  • Darıca Sahili İstasyonu,
  • Farabi Devlet Hastanesi,
  • TCDD Tren İstasyonu, (entregrasyon)
  • Fatih Devlet Hastanesi,
  • Gebze Merkez İstasyonu, (entregrasyon)
  • Gebze Belediye-Akse Sapağı İstasyonu,
  • Gaziler İstasyonu, 
  • Güzeller OSB İstasyonu,
  • GOSB İstasyonu, (entregrasyon)
  • Balçık Sanayi İstasyonu,
  • Mollafenari Sapağı İstasyonu
  • Mollafenari Köyü İstasyonu olarak belirlendi.

Kaynak: AA, TRTHaber

Yalova Çiftlikköy’de Deniz Suyu Çekiliyor!

Yalova Çiftlikköy ilçeinde Deniz Suyu Çekiliyor. Deniz suyunun 25 metre kadar çekilmesi bölge sakinlerini endişelendirdi.

Yalova Çiftlikköy

Marmara Denizi’nin çekildiği Yalova Çiftlikköy ilçesinden görülüyor.

Yalova Çiftlikköy ilçesindeki sahilde Marmara Denizi‘nin kıyıdan yaklaşık 25 metre çekildiği, bu konunun bölge sakinlerini endişelendirdiği dile getirildi.

Deniz suyunun kıyıdan yaklaşık 25 metre çekildiği Yalova Çiftlikköy sahilinde, limandaki kayıkların karaya oturduğu, yosunların yüzeye çıktığı görüldü.

Yalova Çiftlikköy sakinleri suyun çekildiği alanı incelerken, akıllara tekrar Olası Marmara Depremi geldi. Endişelerini dile getiren vatandaşlar, bu konuda yetkililerden rahatlatıcı bir açıklama beklediklerini ifade ettiler.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan ise AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu mevsimlerde Marmara Denizi’nde deniz şişmesi dediğimiz bir olayın olduğunu ifade etti. Bu hususta endişe edecek bir durumun olmadığını belirten Ercan şöyle devam etti;

“Bunun ana sebebi, karadan gelen rüzgarlar, suyu Marmara Denizi’nin ortasına çekmektedir. Bu dönemlerde deniz sürekli. Deniz şişmesi dediğimiz bu durumun depremle bir ilgisi yoktur. Bu konuda endişeye mahal yoktur. 1999 Marmara Depremi‘nde de Yalova’da, Çınarcık’ta deniz çekilmesi olmuştu. Deniz şişmesinin deprem öncesinde denizde meydana gelen çekilme ile ilgisi yoktur. Biz Marmara Denizi‘ni sürekli izliyoruz. Ölçümlerimize göre şu anda Marmara Denizi’nde uzun süre bir gerginlik beklenmiyor.”

Bizler Deprem Bilinci İle Hareket Ediyoruz

Yalova Tuğra Emlak İnşaat A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Tekiner, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, ülkemiz için deprem kavramının artık yaşam ile birlikte anılması gereken bir kavram olduğunu ifade etti.

Aydın Tekiner; “Türkiye olarak deprem kuşağında yer alıyoruz. Bilim adamlarının sürekli altını çizdiğine göre, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova başta olmak üzere, içerisinde bulunduğumuz Marmara Bölgesi’nde, amma bugün, amma yarın, büyük bir deprem bekleniyor. 20-30 yıl gibi yakın bir gelecekte meydana gelmesini beklediğimiz bu yıkıcı depreme karşı ne yapalım? Buraları bırakıp gidelim mi? Hayır, tam tersine güzel Yalova‘mıza sahip çıkmamız gerekir. Şehir planlamasını yaparken, binalarımızı tasarlarken, statik hesaplarını yaparken ve inşaat süresince bu deprem bilinci ile hareket etmemiz icap eder. Deprem değil, çürük ve standartlara uymadan üretilen binalar öldürür.” dedi.

Yabancıya Ev Satışı İhracat Sayılmalı

Tuğra olarak yıllardır Çiftlikköy’de yerli ve yabancı yatırımcılara hizmet ettiklerini ifade eden Tekiner, Yalova ilinin bu konuda aylık bazda yabancıya konut satışında ilk sıralarda geldiğini vurguladı. Meclisin açılışı ile birlikte yabancıya ev satışının ihracat sayılması konusunun inşaat sektörü temcilcileri tarafından gündeme getirileceğini ifade eden Tekiner, Türkiye‘nin cari açığının düşürülmesine katkı sağlamada paylarının olmasından gurur duyduklarını belirtti.

Yalova Tuğra Emlak İnşaat A.Ş. 

Yalova Tuğra Emlak İnşaat ve Yatırım A.Ş.

Resmi olarak 2000 yılından beri bu bölgede ticari faaliyetlerde bulunduklarını söyleyen Tekiner, karşılıklı güç ve inançla kurduğumuz Tuğra Emlak İnşaat ailesi olara; Sanayi İmarlı Arsalar, Arsa, Bağ-Bahçe, Konut alım ve satımında %100 müşteri memnuniyeti ilkesince hareket ettiklerini ifade etti. Tekiner, amaçlarının kısa vadeli menfaatler yerine, bir yandan gayrimenkul sahiplerinin emeklerinin ve masraflarının karşılığını almasını sağlamayı, öbür taraftan da yatırımcılarına hep daha kazançlı yaşam sunmayı amaçladıklarını belirtti.

Tuğra Emlak İnşaat olarak farklı beklentilere üstün kaliteyle cevap verebilecek hizmeti hedeflediklerini belirten Tekiner; “İlke ve Prensiplerimiz; müşteri memnuniyetini üst seviyede tutmak, müşterilerimizle yaptığımız alış-verişin her aşamasında ve sonrasında onların memnuniyet sertifikası olmaktır.” dedi.

Türk Vatandaşlığına Geçiş Kolaylaştı

Tuğra Emlak İnşaat A.Ş. YKB Aydın Tekiner, dinamik bir ekiple çalıştıklarını, inşaat sektörü içinde bulunan tüm alt sektörleri kapsayan bir platform haline dönüşmeyi amaçladıklarının altını çizdi. Sektör temsilcisi olarak doğruluk, dürüstlük ve profesyonelliği ön planda tutma vizyonu ile hareket ettiklerini belirten İşadamı Tekiner; “Yurtdışında, özellikle de Körfez Ülkelerinde ülkemizi ve bölgemizi en iyi şekilde temsil etmeye büyük çaba sarfediyoruz. Bu konuda devletimizin her zaman yanındayiz. Devletimizin desteğini de arkamızda görmenin cesareti ve bilinci ile Tuğra ekibi olarak daha özgüvenli hareket ediyoruz.

Bildiğiniz gibi yakın geçmişte yeni bir kararla Türk Vatandaşlığına geçiş kolaylaştı. Yabancılar, 250 bin ABD doları karşılığı Türk Lirası ile gayrimenkul sahibi olduklarında Türk Vatandaşı olabiliyorlar. Bu kararla birlikte özellikle Arap turistler ve yatırımcılar bölgemize daha fazla ilgi göstermeye başladılar. Sadece Yalova değil, İstanbul, Bursa, Gemlik, Sakarya, Sapanca, Kocaeli, bölgelerine hakimiz. Ekim ayında ciddi bir satış patlaması bekliyoruz. Vatandaşlarımız sadece gayrimenkul sektörü değil, bu bölgede düşündükleri her türlü yatırım ile ilgili bizlere gönül rahatlığıyla danışabilirler. Çiftlikköy Ana Cadde üzerinde bulunan ofisimize kahve içmeye bekliyoruz.” dedi.

51 Projeye 24,5 milyon Lira Destek Geliyor

Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu, Bölgemizdeki 51 projeye 24,5 milyon lira destek sağlanacağını ifade etti.

Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) tarafından, “2018 yılı Mali Destek Programları” kapsamında Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova‘dan oluşan bölgede faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar tarafından gerçekleştirilecek 51 proje için 24,5 milyon lira destek sağlayacağı açıklandı.

MARKA, ilan edilen toplamda dört “Mali Destek Programı” kapsamında kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteleri içeren kurum ve kuruluşlarla değeri 30 milyon lirayı bulan 51 projenin hayata geçirilmesinde iş birliği gerçekleştirecek. Ajans, bu miktarın 24,5 milyon liralık bölümüne mali destek sağlayacak.

İmalat Sanayine Yönelik Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında 29 proje, “Ulaşım Araç Sistemleri Değer Zincirlerinin Güçlendirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında 2 proje, “Üretim Altyapılarının Geliştirilmesi Küçük Ölçekli Mali Destek Programı” kapsamında 13 proje ve “Turizm Mali Destek Programı” kapsamında 7 proje olmak üzere toplamda 51 projeye 24,5 milyon lira destek sağlanması kararlaştırıldı.

Tüm kurumlara proje yazma eğitimlerine katılım çağrısı

MARKA Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu, sözleşme imza töreninde, proje bazlı çalışmanın önemine dikkat çekti. Artık ne Avrupa‘da ne de Türkiye‘de proje sunmayan hiçbir kurum veya kuruluşa mali kaynak sağlanmadığını söyledi.

Çöpoğlu, kapasite eksikliği olan tüm kurumlara proje yazma eğitimlerine katılmaları çağrısında bulunarak, “Bölgemizde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar proje eğitimlerimizden yararlanarak devletimizin sunduğu bu kaynakları etkin ve verimli bir şekilde kullansın.” dedi.

Konuşmaların ardından destek almaya hak kazanan proje sahipleriyle destek sözleşmesi imzalandı.

DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI (MARKA)

DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI (MARKA), sorumlu olduğu Kocaeli, Sakarya, Bolu, Düzce, Yalova illerindeki kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasında işbirliği ve eşgüdüm sağlayarak bölge kalkınma stratejileri hazırlayan, bölge kaynak ve potansiyellerinin yerinde ve etkin kullanılmasıyla bölgenin kalkınmasını hızlandırmak ve küresel rekabette güçlendirmek amacıyla çalışmalar yürüten tüzel kişiliği haiz bir kamu kurumudur.

Bölgedeki illerin Valileri, Belediye Başkanları, İl Genel Meclisi Başkanları ve Sanayi ve Ticaret Odaları Başkanları MARKA’nın Yönetim Kurulunu oluşturur.
Kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden oluşan Kalkınma Kurulu, Yönetim Kurulu’na görüş ve önerilerde bulunur.

İcra organı olan Genel Sekreterlik, alanında uzmanlığa sahip, iyi derecede yabancı dil bilen, kamu ve özel sektör deneyimli personeliyle faaliyetlerini yürütür.
Yasal dayanağın sağladığı avantaj ve güçle; kamu kesimi, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler arasındaki işbirliği ve eşgüdümü sağlar.

Ulusal kalkınma planı çerçevesinde bölge gelişim planı hazırlar ve bölge gelişim stratejilerini belirler, bölgenin geleceğini planlar.

Bu stratejiler doğrultusunda girişimcilere mali destekler sunar.

Kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının gelişimi için teknik destek verir.

Yatırım destek ofisleri ile bölgede yatırım yapmak isteyen girişimcilere yol gösterir, işlemlerini tek elden takip eder.

Bölge potansiyellerinin, iş ve yatırım imkanlarının ulusal ve uluslararası platformda tanıtımını yapar, yatırımları bölgeye yönlendirir.

Muhabir: Şahin Oktay

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/51-projeye-24-5-milyon-liralik-destek/1245226

Bittiğinde İstanbul ve İzmir’e Daha Erken Ulaşılacak

İstanbul İzmir Otoyolu projesi, Marmara ve Ege’yi birbirine bağlayacak.

İstanbul İzmir Otoyolu

AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin, İstanbul İzmir Otoyolu projesinin Bursa-Susurluk etabı şantiyesini ziyaretinde; “projenin yüzde 50’si tamamlandı. 2019 Eylül veya Ekim ayında tamamlanacak projeyle birlikte Mustafakemalpaşa ve Karacabey ilçeleri tarımdan turizme her sektörde kalkınacak” dedi.

Mustafa Esgin, projenin detayları hakkında bilgi aldı

Milletvekili Mustafa Esgin, Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan ve AK Parti Karacabey İlçe Başkanı Ertem İşcan ile birlikte İstanbul İzmir Otoyolu projesi Bursa – Susurluk etabını inceledi. Ziyareti sırasında, Göçer İnşaat Bursa Susurluk arası Proje Müdürü İnşaat Mühendisi İlhan Zor’dan projenin detayları hakkında bilgi aldı.

Projenin %50’si tamamlandı

Bin beşyüz işçinin çalıştığı projenin yapımının hızla devam ettiği bilgisini alan Esgin, projeyle ilgili şunları söyledi: “AK Parti hükümetimizin gerçekleştirdiği önemli ulaşım projelerinden biri olan İstanbul – Bursa – İzmir Otoyolu projesi aynı zamanda dünyadaki 10 büyük projeden biri olarak dikkat çekiyor. Projenin Bursa-Susurluk etabının yüzde 50’si tamamlanmış durumda. 60 kilometrelik üst yapı çalışmasından 32 kilometrelik kısmı tamamlanmış durumda.”

İstanbul İzmir Otoyolu projesi ne zaman tamamlanacak

Projenin 2019 yılı Eylül veya Ekim ayında tamamlanmış olacağını ifade eden sayın Esgin; “Bu proje sona erdiğinde Mustafakemalpaşa ve Karacabey’den İstanbul’a ulaşım 1,5 saat, İzmir’e ulaşım 2 saatte gerçekleşmiş olacak.

İstanbul Bursa İzmir Otoyolu projesi tamamlandığında Mustafakemalpaşa ve Karacabey stratejik bir özelliğe sahip oluyor. Bölgemizin İstanbul ve İzmir’e entegrasyonu ile birlikte tarımsal kalkınmadan turizme, sanayiden pek çok sektör açısından bölge adeta çekim merkezi haline gelecek. Projenin Ankara sürecinin ve her aşamasını yakından takip ediyoruz. 2019 yılı Eylül veya Ekim ayında tamamlanması planlanan  proje ile halkımız otoyol konforu ile ulaşım sağlayacaklar” dedi.

Proje hakkında genel bilgi

Otoyolun, hizmete girdiğinde İstanbul ile İzmir arasındaki mevcut devlet yoluna göre mesafeyi 95 kilometre kısaltarak ortalama 8-10 saatlik ulaşım süresini 3-3,5 saate indirmesi bekleniyor.

Otoyolun tamamlanmasıyla İstanbul, Kocaeli, Yalova, Çanakkale, Balıkesir, İzmir ve Bursa gibi illerin birbiriyle daha yüksek seviyede ticari ve ekonomik ilişkiler kurmasına destek olması bekleniyor.

Kaynak; DHA

TOKİ, Ülke Genelinde 20 Farklı İlde 176 Arsayı Satışa Çıkardı

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere ülke genelinde 20 ayrı ilde toplam 176 arsayı satışa çıkardı.

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı TOKİ

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı TOKİ’nin arsaları satışa çıkardığı illerin başında, İstanbul, Ankara ve İzmir gelmektedir. 

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı TOKİ ‘den yapılan açıklamaya göre bu iller şunlardır; Ankara, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Erzincan, Eskişehir, Giresun, Hatay, İstanbul, İzmir, Karaman, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Nevşehir, Sivas, Tekirdağ, Van ve Yalova.

Bu illerde toplam 1 milyon 884 bin 8 metrekare büyüklüğünde 176 adet arsanın satışa sunulduğu ifade edildi.

Açık artırma yöntemiyle satılacak olan arsaların muhammen bedelinin toplam 974 milyon lira olarak belirtilmiştir.

Arsaların satışı için müzayede 11 Eylül 2018 Salı günü saat 13.30’da, İdare’nin Ankara Bilkent‘teki merkezinde ve İstanbul Hizmet Binası‘nda yapılacak.

TOKİ‘nin satışa sunduğu arsalardan bazılarının özellikleri şöyle:

Ankara

Etimesgut Eryaman’da sağlık ocağı ve ilk yardım merkezi, Yapracık’ta konut, Çankaya Çayyolu’nda gelişme konut alanı, Mamak’ta ticaret, akaryakıt istasyonu, Pursaklar Saray’da konut, Yenimahalle Yakacık’ta küçük sanayi sitesi, Yuva’da konut, Sincan Saraycık’ta konut+ticaret niteliğinde imarlı arsalar.

İstanbul

Başakşehir Kayabaşı’nda özel sağlık, İkitelli’de konut dışı kentsel çalışma, Büyükçekmece’de konut niteliğinde imarlı arsalar.

İzmir

Narlıdere’de konut+ticaret+özel eğitim+cami+park niteliğinde imarlı arsa.

Kocaeli

Gölcük’te konut dışı kentsel çalışma, Dilovası’nda diğer tarım niteliğinde imarlı arsalar.

Elazığ

Merkezde konut, ticaret ve özel eğitim niteliğinde imarlı arsalar.

Eskişehir

Odunpazarı’nda konut ve merkezi iş niteliğinde imarlı arsalar.

Karaman

Merkezde özel sağlık, özel ortaokul eğitim, ticaret ve ticaret+konut niteliğinde imarlı arsalar.

Tekirdağ

Süleymanpaşa’da sanayi alanı niteliğinde imarlı ile Çorlu’da plansız arsalar.

Satışla ilgili detaylı bilgiye www.toki.gov.tr ve www.emlakyonetim.com.tr internet adreslerinden ve 444 86 54 numaralı telefondan ulaşılabilecek.

Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/toki-20-ilde-176-arsayi-satisa-cikartti/1239956

Sultanahmet’te Marmara Depremi Anma Etkinlikleri

Marmara Depremi’nin 19’uncu yılı dolayısıyla Sultanahmet Meydanı’nda “1999 Marmara Depremi Anma Etkinlikleri” gerçekleştirildi.

Marmara Depremi

İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı (AFAD), DASK, Türk Kızılayı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Valiliği İstanbul Proje Koordinasyon Birimi kuruluşları Sultanahmet Meydanı’nda, “1999 Marmara Depremi Anma Etkinlikleri” gerçekleştirdi.

İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu’nun da katıldığı etkinliklerde; zaman tüneli çadırı, afet simülasyon TIR’ı gezildi. Köpekli arama gösterilerinin de gerçekleştirildiği etkinlikte depremde mahsur kalan vatandaşların bulunmasına yönelik yapılabilecek çalışmalar uygulandı. Çocuklar için tırmanma parkuru, Kızılay kan bağışı ve ikram TIR’ı da etkinlik alanında yer aldı.

İstanbul Valisi Vasip Şahin, “Olası Marmara Depremi ile yaşama ve depreme karşı tedbir alma bilincinin gelişmesi lazım. İstanbul bu anlamda kritik illerimizin başında geliyor. Hem nüfus yoğunluğu itibariyle en büyük ilimiz, hem de depremsellik üretme coğrafyası noktasında da bir fay hattı üzerindeyiz. Türkiye Acil Afet Planı kapsamında İstanbul’da da çok ciddi bir afet planlaması yapılmıştır. Bu afet planlamasına uygun bir şekilde herkese görevlendirmeleri yapılmış ve görevlendirilen personel tamamı kendi görevinin ne olduğunu bilmekte” dedi.

İstanbul genelinde 18 milyon metrekare alanın toplanma ve tahliye alanı olarak belirlendiğini ifade ederek sözlerine devam eden Şahin, “İnşallah yaşamayız ama depremi yaşadığımızda toplanma ve toplanma ve tahliyelerinin nerelerde sağlanacağına dair planlarımız yapıldı. Bunlar vatandaşlarımızı anlatılmaya başlandı. İleriki dönemde daha da net bir şekilde arkadaşlarımız tarafından sahada, mahallelerde, ilçelerde vatandaşlarımıza anlatılacak, işaretlenecek bu yerler.

Yine depremde barınma sorununu halletme adına yaklaşık 2 bin, 2 bin 500 civarında kamu ağırlıklı olmak üzere binalar belirlendi. Bunların toplam kapasitesi 2 buçuk milyona yakın insan. Bunlar ağırlıklı olarak da okullarımız, spor salonlarımız, diğer kamu binaları, yurtlar, çok lazım olursa otellerimiz. Yine çadır kent, konteyner kent olarak da 51’i Anadolu yakasında, yüzü Avrupa yakasında olmak üzere 151 alan belirlendi. Burada da bir milyon 80 bin civarında insanın konaklama imkanı olacak” şeklinde konuştu.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/istanbul/sultanahmette-marmara-depremi-anma-etkinlikleri/haber-1594613

17 Ağustos Depremi Bugün Olsa Yine Aynı Sonuçlarla Karşılaşabilirdik

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü Vekili Prof. Dr. Ayfer Erken, 17 Ağustos 1999’da yaşanan büyük deprem için, “O deprem bugün yaşansa yine aynı sonuçlar ortaya çıkardı” dedi.

17 Ağustos Depremi

Her depremde farklı bir şeyler öğrenildiğini ifade eden Prof. Dr. Erken, “Ortaya çıkan problemlere göre çalışmalarımızı şekillendiriyoruz. Dolayısıyla 17 Ağustos Depremi olmamış olsaydı biz Adapazarı şehrinin derin bir vadi üzerinde olduğunu, zeminlerinin taşıma gücü kaybına uğradığını bilmeyecektik. Yani o deprem o gün değil bugün olsa biz yine benzer sonuçlarla karşılaşacaktık” dedi.

“DEPREM ŞEHİR İÇİNDE DAHA UZUN SÜRMÜŞTÜ”

19 yıl önce yaşanan Marmara Depremi‘nden Adapazarı’nın çok fazla etkilendiğini belirten Prof. Dr. Erken, “Deprem sonrasında Japon bilim adamlarıyla katıldığım bir çalışmada ‘basen’i belirledik. Çünkü ‘basen’ etkisi deprem sürelerinin uzamasına, deprem kuvvetlerinin odaklanmasına ve deprem ivmelerinin büyümesine neden olduğu için son derece önemli. Adapazarı’nın merkezi altındaki ana kaya derinliği ise 1100 metrelerde; ve ‘V’ şeklinde bir vadi üzerinde yer alıyor. Üstelik yıllar öncesinden kontrolsüz akan Sakarya Nehri‘nin taşıdığı alüvyonlar üzerinde bulunuyor. Bu nedenle gevşek ve yumuşak zeminler üzerine kurulu. Tabi 17 Ağustos Depremi nde, deprem süresi çok uzundu. Ana kayada ölçülen süre 45 saniyeyken şehir içinde dakikalarca sürdü. Bu nedenle zeminde sıvılaşma, yumuşama ve taşıma gücü kayıpları oluştu. Sert zemin koşullarının hakim olduğu bölgelerde de büyümeler oluşmuştu. Dolayısıyla eğer ki o deprem o gün olmasa ve biz bu verileri elde etmemiş olsaydık bugün de yine büyük bir deprem olsaydı benzer şeylerle karşılaşacaktık” diye konuştu.

“YAPILARIMIZ DEPREME DAYANIKLI”

Bundan sonra olabilecek bir depremde çok farklı bir şeyle karşılaşılmadığı taktirde yapıların dayanacağını söyleyen Prof. Dr. Erken, “Şu anda yeni yapılan binalarda deprem yönetmeliklerine dikkat ediliyor. Eski yapıların ise çoğu kentsel dönüşüme girerek yenileniyor. Binalarda korozyon var. Yani donatıların alanlarının çürümesi, paslanması nedeniyle taşıma gücü azalıyor. Dolayısıyla binalar kentsel dönüşüme girdiğinde bu sıkıntılar gideriliyor ve deprem yönetmeliğine hazır hale geliyor” dedi.

“ÇIKABİLECEK YANGINLARA KARŞI ÖNLEM ALINMALI”

Binaların dayanıklı yapılmasının dışında alınması gereken önlemlere de değinen Prof. Dr. Erken, “Japonya’dayken deprem sırasında doğalgazı önce merkezden, sonra mahalle bazında son olarak ise bina bazında kestiklerini bize gösterdiler. Bizde de bu sistemler yerleştirilmeye başlandı. Çünkü İstanbul eski bir şehir ve bazı sokakları, caddeleri dar. Dolayısıyla 17 Ağustos Depremi gibi bir olası Marmara Depremi gerçekleştiği zaman yıkımlar olabilecek ve yangın çıkabilecek. Bu nedenle önce yangına karşı önlem almamız gerekiyor. Bunun dışında deprem anında yeşil alanları toplanma yerleri olarak kullanacağımızdan buraları korumamız lazım. Çünkü daha önce olduğu gibi bazı binalar yıkılmasa da hasar görebilir ve insanlar buralarda kalamayabilir. Bu durumda toplanma alanları işimize yarayacaktır” diye konuştu.

Prof. Dr. Erken son olarak ise insanların daha fazla tatbikat ve bilgilendirme ile depreme daha hazır hale getirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/istanbul/17-agustos-depremi-bugun-olsa-yine-ayni-sonuclarla-karsilasabilirdik/haber-1594509