Bakandan KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi müjdesi!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ‘Konutta KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi uygulamasının 3 ay daha devam edeceğini açıkladı.

KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi 3 ay daha devam edecek

KDV, Tapu Harcı ve ÖTV indirimi 3 ay daha devam edecek

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Twitter üzerinden, Enflasyonla Topyekun Mücadeleye ekonomide dengelenmeye ve istihdama destek amacıyla başlatılan ve bu gece sona erecek ÖTV ve KDV indirimleri ile ilgili açıklama yaptı.

Bakanlık daha önce ‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi‘ uygulamasının 2018 yılı sonuna kadar süreceğini duyurmuştu.

Bakan Albayrak, Konutta Tapu harcı oranı ve KDV indiriminin 3 ay daha devam edeceğini ifade etti.

Bunun yanı sıra; otomotiv, beyaz eşya ve mobilyada da ÖTV indirimlerinin 2019 yılında 3 ay süreyle devam ettirileceğini açıkladı.

Kaynak; https://www.trthaber.com/m/?news=bakan-albayraktan-otv-ve-kdv-mujdesi&news_id=399559&category_id=1

2018 Kasım ayı Konut Satışları düştü!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; Türkiye genelinde 2018 Kasım ayı Konut Satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27 oranında azalarak 89.626 olarak gerçekleşti.

2018 Kasım ayı Konut Satışları düştü

Türkiye’de 2018 Ekim ayında 89.626 Konut satıldı

TÜİK‘e göre; Türkiye genelinde 2018 Kasım ayı konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27 oranında azalarak suretiyle 89.626 adet oldu. 2018 Ekim ayı konut satışları 146.536 adet olarak gerçekleşmişti. Konut satışlarında, İstanbul 16.058 konut satışı ve yüzde 17,9 oran ile en yüksek payı aldı. İstanbul’u, 7.834 adet ve yüzde 8,7 ile Ankara, 4.773 adet ve yüzde 5,3 pay ile İzmir takip etti. 8 konut ile Hakkari, 22 konut ile Ardahan, 33 konut ile Bayburt, konut satış sayısının en düşük olduğu iller oldu.

2018 Kasım ayında İpotekli Konut Satışları yüzde 85,7 düştü

Kasım ayı Türkiye geneli ipotekli konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 85,7 oranında düşerek, 5.324 adette kaldı. Böylelikle toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 5,9 olarak gerçekleşti.

İllere göre ipotekli konut satışlarında; İstanbul 987 adet ve yüzde 18,5 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde en yüksek ipotekli satış payının olduğu il %18,2 ile Ardahan oldu.

İlk defa satılan Konut sayısı 40.821 oldu

İlk defa satılan konut sayısı Türkiye genelinde 40.821 oldu. Böylelikle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,2 azalmış oldu. İlk defa satılan konutların toplam konut satışları içinde payı yüzde 45,5 oldu. İlk satışlarda İstanbul 6.977 konut satışı ile en yüksek paya sahip olurken, ardından 2.813 konut satışı ile Ankara ve 2.135 konut satışı ile İzmir geldi.

İkinci el Konut Satışı 48.805 adet olarak gerçekleşti

İkinci el konut satışları Türkiye genelinde 48.805 adet olarak gerçekleşti. Bu sayı ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23 azalma göstermiş oldu. İlk sırayı 9.081 konut ile yine İstanbul alırken, Ankara 5.021 ve Antalya 2.783 konut ile İstanbul’u takip eden iller oldular.

Yabancılara konut satışı Kasım ayında 4.672 adet oldu

Yabancıya ev satışı Kasım ayında 4.672 olarak gerçekleşti. Böylelikle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 117,1’lik bir artış gözlemlenmiş oldu. İlk sırayı 1.922 konut satışı ile İstanbul alırken, Antalya 797 konut, Bursa 301 konut, Ankara 278 konut ve Yalova 229 konut satışı gerçekleştirmiş oldu.

Yabancı Ülke Uyruğu Bazında Konut Satışı

Türkiye genelinde 2018 yılı Kasım ayında en çok konut satışı Irak vatandaşlarına gerçekleştirildi. Türkiye’den Irak’lılar 1.003 konut satın aldılar. Irak’ı, 463 konut ile İran, 261 konut ile Afganistan ve Rusya Federasyonu, 233 konut ile Suudi Arabistan takip etti.

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK tarafından yayımlanan ‘2018 Kasım ayı Konut Satışları’ istatistiki verileri ışığında bir değerlendirme yapmak gerekirse;
Satışların geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27, bir önceki aya göre yüzde 39 oranında azalmış.

Kasım ayında ilk defa satılan 40.821 konutun, mevcut yapı stoğunun azalmasında çok fazla etkili olamadığı görülmektedir.

Yabancı uyruklu vatandaşlara gerçekleştirilen 4.672 konut satışı ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 117,1 artış gerçekleşmiş. Bir önceki aya göre gerçekleşen yüzde 25,5’lik düşüş, 18 Eylül 2018’de Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren Türk Vatandaşlığına geçiş imkanını kolaylaştıran yönetmelik değişikliğinin yeterli etkisinin olmadığını göstermektedir.

Son dönemde Alman uyruklu vatandaşların Türkiye’den konut alımında yaşanan artış, gurbetçilerimizin Türkiye’ye olan yatırımlarının arttığını göstermektedir.

Kasım ayında Afganistan uyruklu vatandaşların konut alımında bir artış yaşanmıştır.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27804

Ev Alacaklar İçin 27 Önemli İpucu!

Ev alırken araştırılacak bir çok konu bulunuyor. Peki ‘Ev Alacaklar’ nelere dikkat etmeli? İşte Ev Alırken dikkat edilmesi gereken 27 önemli ipucu;

Ev Alacaklar

Ev alacaklar, ev seçerken dikkate alması gereken noktaları hesaba katmadıysa bir çok sorunla karşı kaşıya kalabilir.

Yeni Akit Gazetesi, bu konuda çok önemli ipuçları içeren bir yazı kaleme aldı. İklim koşullarına uygun ısı, su ve ses yalıtımı yapılmış projelerden ev almanın önemine değinilen haberde, ısıtma sisteminin doğalgazlı olmasının hem konfor hem de ekonomi adına önemli olduğu hatırlatılıyor.

Peki ‘Ev Alacaklar’ nelere dikkat etmeli? İşte Ev Alırken dikkat edilmesi gereken 27 önemli ipucu;

1- Evi satan kişinin, konutun gerçek sahibi olup olmadığını araştırın.

2- Konutun tapu kaydını mutlaka önceden kontrol edin. Gayrimenkul üzerinde ipotek olmaması gerekiyor.

3- Kat irtifakının kurulup kurulmadığına, iskanın, yani Yapı Kullanım Belgesi‘nin olup olmadığına bakın.

4- Satılan konut aile konutu ise eş muvafakati mutlaka alınmalı. Alınmadığı takdirde tapu devredilse bile, ileride açılacak tapu iptal davası ile tapu iptal olabilir.

5- Kadastro Müdürlüğü‘nden gayrimenkulün haritasına bakılmalı. Gayrimenkulün çevresinde neler olduğunu, önüne, arkasına, yanına ne gibi inşaatlar yapılabileceğini öğrenin.

6- Binanın Deprem Yönetmeliği‘ne uygun olup olmadığını, projenin denetiminin ve ruhsat izninin olup olmadığını inceleyin.

7- Satın almak istediğiniz gayrimenkul inşa halinde ise müteahhidinin mali durumunu araştırın.

8- Kat karşılığı yapılan bir projeden gayrimenkul alıyorsanız, müteahhitle noter onaylı anlaşma yaparak kullanılacak tüm malzemeleri ve işin aksaması durumundaki tazminatları belirtin.

9- Alacağınız gayrimenkulde bir kiracı varsa yapılan kira kontratını inceleyin. Kiracı tahliye taahhüdü vermiş ise tahliye taahhüdündeki tarih ile kontrat tarihini karşılaştırın.

10- Tapu işlemi sırasında alacağınız konutun değerini yeniden değerleme oranlarına göre hesaplayarak beyan edin. Çünkü beyanınız eksikse ödenen alım satım harçları cezalı olarak size geri dönebilir.

Emsal Konut Fiyatları

11- Bölgedeki emsallerden konutun fiyatını değerlendirin.

12- Gayrimenkulün işinize, okulunuza, merkezlere olan uzaklığını ve ulaşım durumunu göz önünde bulundurun.

13- Konutun mevcut apartman aidatlarını öğrenin. Sonradan çok yüksek aidatlarla karşılaşmamak adına bu büyük önem arzediyor.

14- Konutun ısı, ses ve su yalıtımı yeterli olup olmadığına dikkat edin.

15- Bina ve konutun inşaat malzemesi kalitesini öğrenmeye çalışın.

16- Konuta ait yeşil alanının ve otoparkının olmasını tercih edin.

17- Konutun kira getirisini göz önünde bulundurun.

18- Konutun oda sayısına ve odalarının ve yerleşim planının kullanışlı olup olmadığına bakın.

19- Konutun tesisatlarının durumuna bakın.

20- Konut bir sitede ise, sitedeki sosyal donatıların kime ait olduğunu öğrenin.

Ev alacaklar, verdikleri Kaparo Oranına dikkat etmeli

21- Konut fiyatının yüzde 5’inden fazla kaparo vermeyin.

22- Satıcının irtibat bilgilerini mutlaka alın. Daha sonradan ihtiyaç halinde kendisine ulaşabilmelisiniz.

23- Tapudaki masrafların kim tarafından ödeneceği konusunda önceden anlaşın ve bunu satış protokolüne yazın.

24- Konutun geçmiş dönem emlak vergisi, su, elektrik, doğalgaz, apartman aidatı, vs. borçlarının olup olmadığına bakın.

25- Konutların ekonomik ömrünün yaklaşık 50 yıl olduğunu göz önünde bulundurup, çok yaşlı binalardan ev almamayı tercih edin.

26- Emlak komisyoncusunu seçerken çok dikkatli olun. Emlak komisyoncusuna vekaletname ya da satıcı imzalı Yetki Belgesi olmaksızın kaparo vermeyin. Yer gösterme ücreti adı altında Emlak Komisyoncusuna herhangi bir ücret ödemeyin, çünkü bu ücret yasal değildir.

27- Üşümeyen ev, koruduklarını da üşütmez. Yani evinizin dış cephe ve çatı ısı yalıtımı tam olmalı.

Kaynak; https://www.yeniakit.com.tr/haber/ev-satin-alirken-557295.html

Konut Devrinde Milyarlarca Dolarlık Zayiat!

Konut devrinde gerçek değerin beyan edilmemesi sebebiyle; tapu harcı, KDV ve gelir vergisinden bir yılda oluşan zayiatın 6-7 milyar doları bulduğu ifade edildi.

Konut Devrinde Milyarlarca Dolarlık Zayiat!

Konut devrinde gerçek değer esas alınacak

Daha önceki açıklamasında Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, tapu dairesinde konut devrinde gerçek değerin esas alınacağı bir sisteme geçileceğini ifade etmişti. Konut dahil tüm gayrimenkullerin satışında gerçek değerin esas alınacağı uygulamanın gelecek yıl başlayacağı, ilk olarak iki pilot şehirde uygulanacağı ifade edilmişti.

Gerçek değer üzerinden tapu devirlerinin yapılmasının önemine işaret eden Bakan Kurum, “Bazı vatandaşlarımız bunu doğru gösterirken bazıları da eksik gösterebiliyor. Almamız gereken vergi kısmını tam anlamıyla alamıyoruz. Dolayısıyla bu eksikliği giderecek uygulamaları en kısa zamanda hayata geçireceğiz.” şeklinde ifade etmişti.

Yalnızca Markalı Konut satışında gerçek değer beyan ediliyor

Konu ile ilgili Habertürk‘e bir değerlendirmede bulunan Coldwell Banker Türkiye Ülke Başkanı Gökhan Taş, bu sayede ciddi bir vergi kaybının önleneceğini belirtti. Taş; “Gayrimenkul devirlerinde eksik beyan edilen veya beyan edilmeyen gerçek değerler nedeniyle bir yılda oluşan tapu harcı, KDV ve gelir vergisi kaybı 6-7 milyar dolarları buluyor.” dedi.

Bu sayede Türkiye’de 110 milyar dolarlık bir ekonomi oluştuğunu kaydeden Taş, ancak tapu satışında pazarın yüzde 5’ini kapsayan markalı konut üreticileri dışında tapu devrinde gayrimenkulün gerçek değerinin beyan edilmediğini vurguladı.

6-7 milyar dolarlık Vergi kaybı sözkonusu

Gökhan Taş, devamında şu açıklamayı yaptı;

“Araştırmalarımıza göre yıllık toplam 2,5 milyon adet gayrimenkulün satışı işleminde sadece 50-100 bin civarındaki konut satışı gerçek değeri üzerinden beyan ediliyor. Tapu devirlerinde 110 milyar dolarlık bir ticari hacim ortaya çıkarken, bunun yarıya yakını beyan edilmiyor. Resmi rakamlara göre yıl sonuna kadar tapu harcından 10-12 milyar liralık gelir elde edilmesi bekleniyor. Bu rakamlar bize gösteriyor ki, 2-2,5 milyar dolar arasında tapu harcından vergi kaybı var.

Aynı şekilde KDV’de de böyle bir durum söz konusu. 150 metrekareden düşük evler hariç iş yeri, tarla arsa ve 150 metrekareden büyük konutlar olmak üzere diğer tüm gayrimenkullerde KDV oranı yüzde 18. Burada da 2-2,5 milyar dolarlık bir vergi kaybı var.

Keza Gelir vergisinde de kayıp söz konusu. Yani Türkiye genelinde gayrimenkul devirlerinde eksik beyan edilen veyan beyan edilmeyen gerçek değerler nedeniyle bir yılda tapu harcı, KDV ve gelir vergisi kaynaklı oluşan zayiat 6-7 milyar dolarları buluyor.

Tapu harçları kalıcı olarak düşürülmeli

Taş, Gerçek değer sistemine geçilirken tapu harçlarının kalıcı olarak düşürülmesi gerektiğini dile getirdi. Gökhan Taş; “Gayrimenkulün gerçek değerinin altında gösterilmesinin en büyük nedeni tapu harçlarının yüzde 4 olmasıdır. Bu oran kalıcı olarak düşürülürse vatandaş sorumlu tutulabilir.

Bir de 5 yıl içinde evin değer artışından dolayı insanlar ciddi bir vergi ile karşı karşıya kalıyor. Bundan önce böyle bir zorunluluk olmadığı için düşük alınmış evler var. Son 5 yıl içinde alınmış evlerin, gelecek 5 yılda satılması durumunda bir defaya mahsus bir ev için vergi muafiyeti gibi indirimler teşvik edilebilir.” şeklinde değerlendirdi.

İzmir Çiğli’de 4 Bin Konutun Yapı Ruhsatı İptal Oldu!

İzmir Çiğli’de yaklaşık 170 dönümlük alanın parselasyon planının iptal olması nedeniyle 4 bin konutun Yapı Ruhsatı iptal oldu. Kaçak Yapı durumuna düşen 4 bin evin, 1993 yılından beri devam eden inşaatı durdu.

Yapı Ruhsatı iptal olan 4 bin konutun sahipleri mağdur

4 bin Konutun Yapı Ruhsatı iptal oldu

Milliyet muhabirinin haberine göre, İzmir Çiğli’de, daha önce oturma ruhsatı alınıp inşasına başlanan 4 bin konutluk projenin bulunduğu yaklaşık 170 dönümlük alanın parselasyon planı iptal oldu. Parselasyon planı iptalinden dolayı Yapı Ruhsatı da geçersiz olan binalar kaçak duruma düştü. Müteahhitler, inşaatlarının yarım kaldığı gerekçesiyle milyonlarca lira zarar ettiklerini ifade edip, yetkililerden bu duruma çözüm bulmalarını istedi.

İzmir ili Çiğli ilçesine bağlı Esentepe Mahallesi’nde yaklaşık 170 dönümlük bir alanın 1993 yılında parselasyon planı yapıldı. Planlamada yapılan bazı hatalar gerekçesiyle bir hak sahibinin 23 yıl aradan sonra açtığı davayı 2 yıl önce karara bağlayan Mahkeme, mevcut parselasyon planının iptaline hükmetti. Bu suretle sözkonusu bölgede 1993 yılından bugüne kadar inşa edilen tüm ruhsatlı konutlar ‘kaçak yapı‘ durumuna düştü.

Çiğli Müteahhitler ve İş Adamları Derneği Başkanı Barış Öncü, iki yıl önce parselasyon planının iptal olmasından dolayı bölgede yaşayan hak sahipleri, müteahhitler ve konut sahiplerinin sıkıntı yaşadıklarını kaydetti. Öncü; “Bitmiş olan evler bile kaçak duruma düştü. Yapı Ruhsatı almış inşaatlar durduruldu. Temel üstü ruhsatı alınamıyor. Bitmiş binaya Yapı Kullanma Belgesi alınamıyor. Yıllarca dişinden, tırnağından artırıp bir konut sahibi olabilen vatandaşların oturma ruhsatlı evleri bile kaçak yapı statüsünde.” dedi.

Büyük gerginlikleri doğurabilir

Öncü, sözkonusu alanda yüzlerce müteahhidin ciddi cezai müeyyide içeren ‘kat karşılığı inşaat sözleşmesi’ ile iş yaptığını ifade etti. Öncü, “Sözleşmedeki cezai müeyyideler halen işler durumda. İnşaat sektöründeki ciddi sıkıntıların yaşandığı şu dönemde, üzerine bir de bu sorun eklenince, müteahitler iflas etme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.” dedi.

Öncü devamında, bölgede büyük gerginlikleri doğurabilecek nitelikteki bu konuya çözüm bulmada yardımcı olması için, sorunu AK Parti İzmir Milletvekili Necip Nasır’a aktardıklarını dile getirdi.

Sorunu Çevre ve Şehircilik Bakanımıza aktardık

Ak Parti İzmir Milletvekili Necip Nasır, konuyla ilgili kendisini onlarca kişinin aradığını belirtti. Nasır sorunun; planlama safhasında vatandaşın arsasında ‘ortaklık katılım payı’ diye nitelenen zayiat alınırken yapılan hatalardan oluştuğunu ifade etti. Mahkemelerin mevcut yasalar doğrultusunda yapabileceği bir şeyi olmadığını dile getiren Necip Nasır, şikayet sahibinin davadan vazgeçmesi veya belediyenin yeniden parselasyon planı yapması ile ancak sorunun giderilebileceğini kaydetti.

Nasır devamında; “Belediye tarafından 2 yıldır bir şey yapılmayan bu sorunun çözümü için çalışmaya başlansa dahi sonuçlanması için uzun bir zaman gerekecektir. Bu süreçte mağduriyetler daha da büyüyecek. Sosyal sorunlara neden olabilecek duruma gelindiği için, kısa süre önce İzmir’e gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a durumu aktardık.

Sorunun çözümü için ne yapılabileceği hakkında birlikte fikir alış verişinde bulunduk. Gerekmesi halinde bir Milletvekili olarak, sorunun çözümü için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kanun teklifi vereceğim.” dedi.

Durumdan 4 bin konut etkilendi

Bölgede plan iptalinden etkilenen yaklaşık 4 bin konutun olduğunu ifade eden müteahhit Kamil Demirtaş ise “Yarım kalan birçok inşaat var. Projelendirme aşamasından temel inşasına kadar geçen süreçte en yoğun masrafların yapıldığı inşaatta yaklaşık 1 milyon liralık mağduriyetim var. Konu yalnızca bu rakamla da bitmiyor. Arsa sahiplerine verilen güvence bedelleri de dikkate alınınca zararın boyutu daha da artıyor.” şeklinde konuştu.

Bölgenin harita işlerini yapan Haldun Karataş da 30 adada parselasyon planının iptal edildiğini açıklayarak ev sahipleri, müteahhitler ve arsa sahipleri dahil bölgedeki herkesin mağdur olduğunu ifade etti.

Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri Yayınlandı!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Türkiye geneli Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri verilerine göre; Belediyeler tarafından Daire sayısı bazında verilen Yapı Ruhsatlarında yüzde 58,6 oranında azalma oldu. Peki bunun gerekçeleri nelerdir?

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri

Türkiye geneli Yapı Ruhsatı verilen Bina sayısı yüzde 41,1 azaldı

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri dikkate alındığında, Belediyeler tarafından Türkiye genelinde verilen yapı ruhsatlarının bir önceki yılın aynı dönemine göre;

  • Bina sayısı bakımından %41,4,
  • Yüzölçümü bakımından %55,1,
  • Değeri bakımından %44,7 ve
  • Daire sayısı bakımından %58,6 oranında azaldı.

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri 

Yapı Ruhsatı verilen yapıların toplam Yüzölçümü 105,9 milyon metrekare oldu. Bunun;

  • 54,9 milyon metrekaresini konut alanı,
  • 31,3 milyon metrekaresini konut dışı alan ve
  • 19,6 milyon metrekaresini ortak kullanım alanı oluşturdu. 

Kullanma amacına göre;

  • 72,5 milyon metrekare ile en yüksek payı iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar teşkil etti. Bunu
  • 9,2 milyon metrekare ile kamu eğlence, eğitim, hastane veya bakım kuruluşlarına ait binalar izledi.

 

Yapı sahipliğine göre;

  • 84,3 milyon metrekare ile Özel Sektör en büyük paya sahip oldu. Bunu
  • 20,1 milyon metrekare ile Devlet Sektörü ve
  • 1,4 milyon metrekare ile Yapı Kooperatifleri takip etti. 

 

Bu dönemde toplam 485 bin 356 daire Yapı Ruhsatı aldı.

  • 441 bin 147 daire ruhsatı Özel Sektör,
  • 39 bin 262 daire ruhsatı Devlet Sektörü ve
  • 4 bin 947 daire ruhsatı Yapı Kooperatifleri tarafından alındı.

 

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • 12,4 milyon metrekare ile İstanbul en yüksek payı aldı. Takiben
  • 7,4 milyon metrekare ile Ankara,
  • 5 milyon metrekare ile İzmir illeri geliyor. 
  • Sırasıyla Ardahan, Tunceli, ve Şırnak yüzölçümü en düşük olan iller oldu.

 

Daire sayılarına göre;

  • 62 bin 617 adet ile İstanbul en yüksek payı aldı. Takiben
  • 27 bin 523 adet ile İzmir ve
  • 23 bin 739 adet ile Ankara geldi. 
  • Sırasıyla Şırnak, Ardahan ve Tunceli Daire sayısı en az olan iller oldu.

Yapı Ruhsatı, Ocak – Eylül, 2016-2018

Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların yüzölçümünde artış

Türkiye İstatistik Kurumu Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri baz alındığında Belediyeler tarafından verilen Yapı Kullanma İzin Belgesi sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre;

  • Bina sayısı bakımından yüzde 3,7,
  • Yüzölçümü bakımından yüzde 1,6,
  • Değeri bakımından yüzde 28,8,
  • Daire sayısı bakımından yüzde 3,8 oranında arttı.

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri referansla Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen binaların toplam yüzölçümü 115,5 milyon metrekare olarak gerçekleşti. Bunun

  • 66,9 milyon metrekaresini konut alanı,
  • 25,9 milyon metrekaresini konut dışı alan ve
  • 22,7 milyon metrekaresini de ortak kullanım alanı oluşturdu. 

Kullanma amacına göre;

  • 87,5 milyon metrekare ile en yüksek payı iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar aldı.
  • Bunu 6,1 milyon metrekare ile toptan ve perakende ticaret binaları takip etti.

 

Yapı sahipliğine göre;

  • 98,8 milyon metrekare ile en büyük payı Özel Sektör aldı.
  • Bunu 14,6 milyon metrekare ile Devlet Sektörü ve
  • 2,1 milyon metrekare ile Yapı Kooperatifleri takip etti.

 

 Daire sayısına göre de toplam 593 bin 945 daire YKİB aldı. Bunun 

  • 536 bin 271’i Özel Sektör,
  • 48 bin 209’u Devlet Sektörü ve
  • 9 bin 465’i Yapı Kooperatifleri tarafından alındı.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • 19,1 milyon metrekare ile İstanbul en yüksek payı aldı. Ardından
  • 10,3 milyon metrekare ile Ankara,
  • 6,7 milyon metrekare ile İzmir geldi.
  • Sırasıyla Şırnak, Ardahan ve Hakkari yüzölçümü en düşük olan iller oldu.

 

Daire  sayılarına göre; 

  • 105 bin 763 adet ile İstanbul en yüksek payı aldı. Takiben
  • 41 bin 795 adet ile Ankara ve
  • 41 bin 153 adet ile İzmir geldi.
  • Sırasıyla Şırnak, Ardahan ve Hakkari daire sayısı en az olan iller oldu. 

Yapı kullanma izin belgesi, Ocak – Eylül, 2016-2018

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri ışığında bir değerlendirme yapmak gerekirse;

Türkiye geneli Yapı Ruhsatı alımlarında bu dönemde ortalama yüzde 50 gibi bir düşüş yaşandı.

Bu düşüşe en önemli etmen olarak; yılın ikinci çeyreğinden itibaren yaşanan dövizdeki aşırı dalgalanma gösterilebilir. 

Döviz kurundaki aşırı yükselmeye bağlı olarak ülkede ekonomik belirsizlik ve durgunluk yaşandı.

Kur farkını dengeleme amaçlı banka kredi faizlerinin yükselmesi ile gerek Türk vatandaşları gerekse de Yabancı uyruklu vatandaşların gayrimenkul alımı zayıfladı. 

Bu süreçte inşaatı devam eden projelerin tamamlanması ile birlikte ülke geneli mevcut konut stoğu artmaya devam etti. 

Mevcut konut stoğunu eritme ve devam eden projelere finansal kaynak bulma amaçlı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı öncülüğünde, başta Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ve sektörel temsilcilerin desteğiyle peş peşe açıklanan konut kampanyalarının inşaat sektörüne olumlu yansımasını TÜİK 2018 Ekim ayı Konut Satışları verilerinde gördük.

Ancak döviz bazlı ana hammadde girdilerinin yükselmesi etkisiyle bu dönemde inşaat maliyet endeksi (İME) büyük artış gösterdi.

Gayrimenkul talebinin düşmesine bağlı olarak satış fiyatları üzerinde oluşan baskı sebebiyle bu yapım maliyetlerini müteahhitler kompanse etmek durumunda kaldı. 

Sektörde karlılığın ve cironun beklenen seviyenin altında gerçekleşmesi ve talebin azalmasına bağlı olarak Yatırımcılar İnşaat sektöründen çıkmaya başladılar.

Bu da sonuç olarak yeni projelerin askıya alınmasını veya iptalini doğurdu.

2018 Ekim ayı Konut Satışları!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; Türkiye genelinde 2018 Ekim ayı Konut Satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,2 oranında artarak 146.536 olarak gerçekleşti.

2018 Ekim ayı Konut Satışları arttı

Türkiye’de 2018 Ekim ayında 146.536 Konut satıldı

TÜİK‘e göre; Türkiye genelinde 2018 Ekim ayı konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,2 oranında artmak suretiyle 146.536 adet oldu. 2018 Eylül ayı konut satışları 127.327 adet olarak gerçekleşmişti. Konut satışlarında, İstanbul 27.156 konut satışı ve yüzde 18,5 oran ile en yüksek payı aldı. İstanbul’u, 13.430 adet ve yüzde 9,2 ile Ankara, 7.419 adet ve yüzde 5,1 pay ile İzmir takip etti. 15 konut ile Hakkari ve Ardahan, 79 konut ile Bayburt, konut satış sayısının en düşük olduğu iller oldu.

2018 Ekim ayında İpotekli Konut Satışları yüzde 79,1 düştü

Ekim ayı Türkiye geneli ipotekli konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 79,1 oranında düşerek, 8.065 adette kaldı. Böylelikle toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 5,5 olarak gerçekleşti. İllere göre ipotekli konut satışlarında; İstanbul 2.164 adet ve yüzde 26,8 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde en yüksek ipotekli satış payının olduğu il %8,5 ile Bartın oldu.

İlk Defa Satılan Konut sayısı 74.815 oldu

İlk defa satılan konut sayısı Türkiye genelinde 74.815 oldu. Böylelikle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,3 artmış oldu. İlk defa satılan konutların toplam konut satışları içinde payı yüzde 51,1 oldu. İlk satışlarda İstanbul 13.978 konut satışı ile en yüksek paya sahip olurken, ardından 5.810 konut satışı ile Ankara ve 3.772 konut satışı ile İzmir geldi.

İkinci el Konut Satışı 71.721 adet olarak gerçekleşti

İkinci el konut satışları Türkiye genelinde 71.721 adet olarak gerçekleşti. Bu sayı ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,9 artış göstermiş oldu. İlk sırayı 13.178 konut ile yine İstanbul alırken, Ankara 7.620 ve Antalya 3.931 konut ile İstanbul’u takip eden iller oldular.

Yabancılara konut satışı Ekim ayında 6.276 adet oldu

Yabancıya ev satışı Ekim ayında 6.276 olarak gerçekleşti. Böylelikle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 134,4’lük bir artış gözlemlenmiş oldu. İlk sırayı 2.283 konut satışı ile İstanbul alırken, Antalya 1.160 konut, Bursa 448 konut, Ankara 392 konut ve Yalova 321 konut satışı gerçekleştirmiş oldu.

Yabancı Ülke Uyruğu Bazında Konut Satışı

Türkiye genelinde 2018 yılı Ekim ayında en çok konut satışı Irak vatandaşlarına gerçekleştirildi. Türkiye’den Irak’lılar 1.439 konut satın aldılar. Irak’ı, 557 konut ile İran, 378 konut ile Kuveyt, 341 konut ile Almanya, 336 konut ile Rusya Federasyonu takip etti.

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK tarafından yayımlanan ‘2018 Ekim ayı Konut Satışları’ istatistiki verileri ışığında bir değerlendirme yapmak gerekirse;
Satışların geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,2, bir önceki aya göre yüzde 15 oranında artmış. Yabancı uyruklu vatandaşlara konut satışında yüzde 134,4 artış olmuş.

Bu artışta 18 Eylül 2018’de Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren Türk Vatandaşlığına geçiş imkanını kolaylaştıran yönetmelik değişikliğinin etkisi oldu.

Bir diğer etken de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı öncülüğünde, başta Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ve sektörel temsilcilerin desteğiyle peş peşe açıklanan konut kampanyaları oldu.

Artan ‘2018 Ekim ayı Konut Satışları gösteriyor ki; mevcut yapı stoğunun eritilmesine yönelik müteahhitlerin ve gayrimenkul sektörü yatırımcı kurumlarının konut satış fiyatlarında yaptıkları indirim etkili olmuş.

Son dönemde Alman uyruklu vatandaşların Türkiye’den konut alımında yaşanan artış, gurbetçilerimizin Türkiye’ye olan yatırımlarının arttığını göstermektedir.

Ekim ayında Suudi Arabistan uyruklu vatandaşların konut alımında bir gerileme yaşanmıştır.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27803

A-TECH Fuarı, Ankara Congresium Fuar Merkezi’nde Başlıyor!

Geleceğin evlerinde kullanılacak teknolojilerin görücüye çıkacağı A-TECH Fuarı, Ankara Congresium Fuar Merkezi’nde 22 Kasım Perşembe günü başlıyor.

A-TECH Fuarı

A-TECH Fuarı; geleceğin evlerinde kullanılacak teknolojilerin görücüye çıkacağı fuar

Geleceğin evlerinde kullanılacak teknolojilerin görücüye çıkacağı A-TECH Fuarı, 22 Kasım perşembe günü, Artı2 Fuarcılık öncülüğünde, Ankara Congresium Fuar Merkezi’nde başlıyor.

Fuarda elektrik sektörünün devleri, geleceği değiştirecek akıllı bina teknolojilerini tanıtacak. Artı2 Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İpekçi, “22-25 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek olan bu fuarda üreticiler akıllı binalarda kullanılan son teknolojik ürünlerini tanıtma imkanı bulacak.” dedi.

5 Bin Ziyaretçi bekleniyor

‘Kamu ve özel sektörü buluşturan fuar’ mottosuyla A-TECH – Akıllı Bina Teknolojileri ve Elektrik Sistemleri Fuarı, ikinci kez Ankara Congresium Fuar Merkezi’nde Perşembe günü başlayacak. Akıllı bina teknolojileri ve elektrik sektörünün üretici, dağıtıcı ve kullanıcılarını bir araya getiren A-TECH Fuarı’na yaklaşık 100 katılımcı firma stantlarıyla ev sahipliği yapacak. 22 Kasım da başlayacak olan fuar, 25 Kasım’a kadar açık olacak. Fuarda ziyaretçilerin yüzde 98’inin sektör temsilcilerinden oluşması ve 5 bin ziyaretçi sayısına ulaşılması bekleniyor.

Yeni Teknolojiler sergilenecek

İpekçi, özel sektör firmalarının; kamu çalışanlarıyla birebir görüşmeyi ve üretimdeki son teknolojiyi onlara anlatma fırsatını yakalayacaklarını vurguladı.

Fuarda Kamu çalışanlarının ve özel sektör temsilcilerinin bir araya geleceklerini ifade eden İpekçi, Kamu kurumlarının ve çalışanların şu ana kadar ulaşamadıkları ya da yeni olan teknolojiyi görüp bilgi sahibi olma imkanı bulacaklarını söyledi. İpekçi;

“Yeni üretilen ürünlerdeki tanıtım çok önemli. Ne kadar teknolojik ürün üretirseniz üretin, eğer ihtiyaç sahiplerine yeteri kadar tanıtım yapamazsanız, o üretimin büyük bir anlamı kalmıyor. İşte bu teknolojik yenilikleri üreten firmalar fuarda yer alacak.” şeklinde değerlendirdi.

Fuarı, Çevre ve Şehircilik Bakanı açacak

İpekçi; “A-TECH Fuarı, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından açılacak. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna da açılışa teşrif edecek. Fuarda firmalar, ekonomik krize rağmen ayakta olduklarını ve üretime devam ettiklerini gösterecekler. Ayrıca fuarda Türk firmaları yanında yabancı firmalar da yer alacak. Ancak bu firmaların yüzde 70’i üretimlerini Türkiye’de yapıyor.” şeklinde ifade etti.

Artık her şey Teknoloji tabanlı

Artı2 Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet İpekçi, yerli üretime dikkat çektiklerini ve kamu çalışanlarını özel sektör temsilcileriyle bir araya getirdiklerini vurguladı. İpekçi;

“Artık günümüzde her şey teknolojiye dayalı. Binaların elektrik tesisatları değişiyor. Uzaktan kumandalı teknolojiden tutun da eve gitmeden ocağın yanması, doğalgazın açılması, lambanın söndürülmesi, açık unutulan suyun kapatılmasına kadar pek çok yenilik var. A-TECH Fuarı, işte bu teknolojik yenilikleri üreten firmalara ev sahipliği yapacak.” dedi.

Fuarda 100’e yakın firma olacak 

Türkiye genelinde 81 ilden Ankara’ya 90’a yakın otobüs ile ulaşım imkanı sağlanacağını belirten İpekçi, “Bütün kurumlara davetiye gönderdik. 100’e yakın katılımcı firmanın ev sahipliği yapacağı fuara ilginin yüksek olmasını bekliyoruz. Fuarda aydınlatma, alçak gerilim malzemesi, kısmen asansör, kablolama ürünleri, anahtar firmaları gibi bir konut inşaatında kullanılan malzemeleri üreten firmaların temsilcileri olacak” dedi.

Yerli Üretimi destekliyoruz

Artı2 Fuarcılık Genel Müdürü Emel Yüksel ise fuarın en önemli özelliğinin yerli üretime dikkat çekmeleri olduğunu vurguladı. Yüksel; “Sektördeki birçok firma yerli üretimde gösterdikleri başarılı performansı burada sergileyecek. Fuarda, Kamudaki mühendisler ile özel sektördeki üreticiler buluşuyor.” dedi.

Türkiye’de önemli Teknolojik gelişmeler yaşanıyor

Yüksel, yerli üretim yapan sektörel firmaların ciddi Ar-Ge çalışmaları yaptıklarına dikkat çekti. Elektrik sektörünün otomasyon sistemleri üzerine belli bir noktaya geldiğini ifade eden Yüksel, firmaların akıllı bina teknolojileri ile ilgili ürünleri olduğunu hatırlattı. Yüksel;

Elektrik sistemi inşaatın yüzde 40’ını oluşturuyor. Bu noktada birçok akıllı ürün çeşitlerini fuarda göreceğiz. Türkiye’de son dönemde çok ciddi teknolojik gelişmeler yaşanıyor. Firmalar Ar-Ge çalışmaları yapıyor. İşte bu ürünleri görmek üzere tüm vatandaşlarımızı fuara davet ediyoruz.” dedi.

Kaynak; http://dha.com.tr/teknoloji/gelecegin-bina-teknolojisi-fuari-persembe-gunu-basliyor/haber-1610631

Tüketici Mahkemesi; “Artık Bankalar Da Sorumlu”

Tüketici Mahkemesi, konutu teslim edilemeyen tüketici için müteahhit ile birlikte kredi veren bankanın da sorumlu olduğu kararını verdi.

Tüketici Mahkemesi; “Artık Müteahhit ile birlikte Bankalar da sorumlu”

Tüketici Mahkemesi; “Artık Müteahhit ile birlikte Bankalar da sorumlu”

Tüketici ve Çevre Koruma Derneği Başkanı Osman İlhan, Tüketici Mahkemesi tarafından verilen emsal niteliğindeki kararla ilgili yaptığı değerlendirmede; “Tüketici için beklenen ve yerinde bir karar, bu sayede mağduriyetler daha da azalacak. Biz tüketiciler olarak memnunuz.” dedi.

Satın aldığı ev zamanında teslim edilmeyen tüm vatandaşları ilgilendiren karar, Tüketici Mahkemesi tarafından 27 Eylül günü verildi. Emsal niteliğindeki karara göre; tüketicinin konut için ödediği parayı müteahhit ile birlikte kredi veren banka faiziyle iade edecek.

Tüketici ve Çevre Koruma Derneği Başkanı Osman İlhan, sözkonusu kararı DHA‘ya değerlendirdi. İlhan; “Bu karar daha önce de olmasına rağmen uygulanmıyordu. Tüketici Mahkemesi tarafından şimdi verilen kararla bu emsal niteliği taşıdı ve uygulanmaya başladı. Tüketici lehine beklenen bir karar. Artık bundan sonraki satışlarda bankalar da sorumlu olacak. Banka kredi verirken bir anlamda müteahhite kefil olmuş olacak. Artık mağduriyetlerin daha da azalacağına inanıyorum. O yüzden biz tüketiciler olarak memnunuz” dedi.

Senetle Konut almak daha sıkıntılıTüketici

İlhan, kararın geriye dönük uygulanabileceğini belirterek “Emsal niteliğindeki bu karar, takibinde bir yönetmelikle desteklenebilir. Bu konuda evlerini satın alamayan tüketiciler epey mağdur. Bundan sonra bankalar kredi verirken daha da dikkatli olmak zorunda. Esas daha önemli bir konu; senetle ve devre mülk karşılığında bu tarz ev satın alanların durumu. Onların yaşadığı mağduriyet daha da ağır” şeklinde değerlendirdi. Başkan İlhan devamında;

“Bu tarz mağduriyetler yaşamamaları için diğer tüketicilerin mutlaka ön araştırma yapmaları gerek. Bankaların işin içinde olup olmadığını öncelikle bilmeliler. Ayrıca müteahhitin teminatına ve bankalarla olan anlaşmalarına da bakmalılar. Bu tarz alım-satımlarda mutlaka ya nakit ya da banka kredisi üzerinden faaliyet yürütülmeli. Vatandaşlar senet üzerinden veya devre mülk karşılığında satışlardan kaçınmalı. Çünkü müteahhit, elindeki senetleri bir başkasına ciro ederek kullanabiliyor. Müteahhit battığı zaman, tüketici verdiği senet mukabili bir başkasına para ödemek zorunda kalıyor.” dedi.

Bu kararın tüketici için gayet olumlu bir karar olduğunu yineleyen İlhan, bu tarz tüketici lehine kararların devamının gelmesini temenni ettiklerini ifade etti.

Derdimiz, ödemesini yaptığımız dairelerimizi almak

Esenyurt‘ta konut mağdurlarından Fahri Kaygu ise kararın bazı hak sahipleri için yeterli olmadığını iddia etti. Kaygu, “Buradaki birçok insan 2011 senesinde yüklü miktarda paralar ödemek ve borçlanmak suretiyle daire aldılar. Bu insanlar artık dairelerini almak istiyorlar. Paralarını iade almak yeterli değil. Bizler müteahhitlere ve toprak sahiplerine birer yatırımcı gibi para ödemedik. Bizim derdimiz, o güne kadarki birikmişliğimizle gelecekte çocuklarımıza bir yuva bırakmaktı. O yüzden bizim amacımız dairelerimizi teslim almak” dedi.

Kaygu, emsal kararın önemli olduğunu belirtmekle birlikte, mahkemelerin Esenyurt’ta şu anda yüzde 80’i tamamlanmış binaların arsa tescilini yapması halinde bu dolandırıcıların artık yapmak istediklerini yapamayacaklarını vurguladı. İade edecek paraları olması halinde müteahhitlerin daireleri tamamlama yönüne gideceklerini dile getiren Kaygu, ya da çok daha az para harcamak suretiyle vatandaşlara dairelerini yapıp teslim edebileceklerini söyledi.

Türk İnşaat Sektörü Alarm Veriyor!

Türkiye’de yaklaşık iki milyon kişiye istihdam sağlayan İnşaat Sektörü, düşen konut satışları nedeni ile zor günler geçiriyor. Hükümet, alarm veren inşaat sektörü için yardım paketi hazırlamayı planlıyor.

Türk İnşaat Sektörü Alarm Veriyor

Ülke ekonomisinin son 15 yılındaki itici gücü olan Türk İnşaat Sektörü alarm veriyor

Yaklaşık olarak 2 milyondan fazla insana istihdam sağlayan Türk İnşaat Sektörü, iç talepteki durgunluk nedeni ile konut satışlarının her ay yaklaşık yüzde 10 düştüğü günümüzde alarm veriyor. İnşaat şirketlerinin bankalara olan borcunun 370 milyar TL’yi aştığı sektörde, Türkiye genelinde 800 bin konutun elde kaldığı ifade ediliyor.

Hükümet, geçtiğimiz yıl itibariyle yaklaşık 3 trilyon liralık büyüklüğe ulaşan, GSYH’nin yüzde 7,4’üne karşılık gelen dev bir sanayi haline gelen inşaat sektörünü bu durumdan çıkarabilecek bir destek paketini gündeme aldı. Ancak uzmanlar bu paketin işe yarayacağından kuşkulu.

Suni destek ile bir yere kadar

Konu ile ilgili Ekonomist Uğur Gürses DW Türkçe’ye açıklamalarda bulundu. Bu 15 yıllık dönemde Türk inşaat şirketlerinin uzun vadeli, bol ve ucuz kredi bulmakta hiç zorlanmadığını belirten Gürses;

“Sektör, uzun süre aylık yüzde 1 faizle kredi kullanma imkanına kavuştu. Bu da toplumdaki konut talebini körükledi ve sonunda bir inşaat patlaması yaşandı. Ancak bu pembe tablo, 2016 yılı ile birlikte tersine dönmeye başladı. 15 Temmuz darbe girişimi ve takibinde yaşanan siyasi gelişmeler ile birlikte ekonomide ortaya çıkan bozulma, o döneme kadar iyice kabaran konut fiyatlarının düşüşe geçmesinin önünü açtı. Yabancı sermaye akımının giderek azalması sonucunda inşaat sektörü çok ciddi finansman sorunu yaşamaya başladı. Bu sorunu aşmak için özellikle 2018 yılında birçok konut kampanyası düzenlendi.” dedi.

Gürses, en büyük destekçilerinin kamu bankaları olduğu bu suni destek kampanyalarının, eğer vatandaştan gelecek bir talep yoksa, piyasayı canlandırmak için yeterli olamayacağını vurguluyor.

İnşaat Şirketlerinin borçları 372 milyar TL’yi buldu

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) Eylül 2018 verilerine göre toplam kredilerin yaklaşık yüzde 15’ini, inşaat sektörüne verilen kredi miktarı oluşturuyor. 217 milyar Türk Lirası nakdi kredi kullanan inşaat şirketleri, teminat mektubu karşılığı da 155 milyar TL kredi kullanmış.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2018 Eylül ayında Türkiye genelinde konut satışları,  bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9.2 oranında azalarak 127 bin 327 oldu. Bunun yanında ilk kez satılan konut sayısının da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14 azaldığı görülüyor.

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin hazırladığı Eylül 2018 Sektör Raporu’nda yer alan şu tespitler inşaattaki büyük tehlikeyi ortaya koyuyor;

  • Yılın ikinci çeyreğinde İnşaat sektörü ile Türkiye ekonomisinin büyümesi arasındaki paralellik önemli ölçüde kayboldu.
  • İnşaat sektöründe çeyrek dönemlerde üst üste süren hızlı büyüme, yerini çok ciddi yavaşlamaya bıraktı.
  • İnşaat sektörü güven endeksi, ölçülmeye başlandığı 2010 yılından bu yana en düşük seviyesine indi.

800 bin konut elde kaldı

Son günlerde basında, Hazine ve Maliye Bakanlığı‘nın, yürüttüğü çalışma kapsamında Emlak Konut‘un kendi değerlediği fiyat ile stoktaki konutları satın alarak şirketlerin borç sorununu çözecek bir kaynak yaratacağı haberleri yer aldı. Plana göre;

  • satış bedelinin yüzde 70’i ile firmaların banka borcu ödenecek,
  • yüzde 30’luk kısım ise firmalara verilerek kendi işlerinde kullanılması sağlanacak.

Ekonomi yönetimi tarafından yalanlanmamakla birlikte henüz resmi olarak da açıklanmayan bu yöntem, acaba inşaat sektörünü içinde bulunduğu kriz ortamından çıkarabilecek mi?

İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) ve Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım bu konuyla ilgili DW Türkçe’ye açıklamada bulundu. Durbakayım, Hazine ve Maliye Bakanlığı‘nın konut sektörüne yönelik bir envanter çalışması başlattığını ve bu konuda inşaat sektöründen de bilgi istediğini belirtti.

Yeni ruhsatlar alımlarında yüzde 50 düşüş var

Durbakayım, Türkiye genelinde şu anda yaklaşık olarak 800 bin konutun elde kaldığını, bu konuda hükümetin ne tür bir adım atacağını henüz bilmediklerini ifade etti.

Durbakayım; “Ancak hükümetin çıkaracağı envanter sonrasında ortaya koyacağı plan ve programla bu konutların 3-5 ayda satılabilmesini bekliyoruz.” şeklinde değerlendirdi.

Sektördeki sorunun yalnızca elde kalan konutlar olmadığını ifade eden İNDER Başkanı, yeni yatırımlarda da sorun olduğuna işaret etti. Son yıllara kadar yıllık 1,3 milyon adetlere varan konut satışlarına ulaştıklarını hatırlatan Durbakayım, Türkiye’de son 1 yılda yeni alınan inşaat ruhsatlarında yüzde 50’ye varan bir gerileme olduğunun altını çizdi.

Bunun yanında tüm inşaat malzemelerine ortalama yüzde 60 zam geldiğini dile getiren Durbakayım, bu maliyet artırıcı gelişmelere rağmen konut fiyatlarına zam yapamadıklarını vurguladı.

Bu durum Bankacılık Sektörü için de bir tehdit

İnşaat sektöründen gelen temkinli açıklamalara rağmen, ‘inşaat şirketlerinin kredi borcu’ sorunu acil bir eylem planını zorunlu kılmakta.

Bu konuda Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Karatepe de DW Türkçe’ye konuştu. İnşaat sektörünün diğer sektörlerle yakın ilişkisi olduğunu ifade eden Karatepe, konut stoğu konusundaki sıkıntıların tüm alanlarda hissedilen bir sıkıntı haline gelmiş olduğunu vurguladı.

Karatepe, İnşaat şirketlerinin bugün itibariyle 372 milyar TL’yi bulan borçlarını ödeyemez hale geldiklerine dikkat çekti. Prof. Karatepe;

“Çok ciddi olan bu kredi riski, bankacılık sektörünü de tehdit eder bir hale geldi. Buna karşın dünyada hiçbir ülke satılmayan konutları kamu kaynakları ile satın alma yoluna giderek, halka ilave borç yaratacak bir sonuca yol açmayı göze alamaz. Şayet bu uygulama hayata geçerse, inşaat sektörünün borçlarını üstüne almak suretiyle devlet, ortaya çıkan sorunların faturasını vatandaşa çıkarmış olur. Peki o zaman devlet, yarın satılamayan otomobilleri de mi satın alacak? Ekonomideki mevcut sorunları bu şekilde palyatif çözümlerle değil, krizin yaşandığı gerçeğini kabul etmek suretiyle gerçekçi çözümler üreterek aşabiliriz.” dedi.

Kaynak; © Deutsche Welle Türkçe‘den Aram Ekin Duran