Yerli Enerji Üretiminin Yolu Güneş Enerjisi!

GÜNDER; “Güneş Enerjisinin sürdürülebilir büyümesini sağlamak için Yerli Enerji Teknolojisine ve Milli Üretime öncelik vermek gerek.”

Yerli Enerji

Yerli Enerji Üretiminin Yolu Güneş Enerjisinden geçiyor.

AA muhabiri Nuran Erkul Kaya’nın yaptığı habere göre, Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü Tekfen Tower’da Solarena isimli bir toplantı düzenledi. “Güneş Enerjisi Yol Haritası” konulu çalışmayı paylaşan GÜNDER Genel Sekreteri Faruk Telemcioğlu, yerli enerji üretiminin yolunun güneş enerjisinden geçtiğini ifade etti.

Telemcioğlu; “Güneş enerjisinin sürdürülebilir büyümesini sağlamak için yerli ve milli teknoloji ve üretime öncelik verilmeli. Türkiye’de üretilen güneş panelleri artık kalite ve fiyat olarak Çin ile yarışacak noktaya geldi. Güneş enerjisi kurulu gücü son yıllarda rekor düzeyde arttı. Geçtiğimiz sene Türkiye bu alanda kapasitesini en çok artıran beşinci ülke konumuna yükseldi. Güneş enerjisindeki bu artış eğilimi ile beraber sektörel olarak yeni fırsat ve zorluklar da artmaya başladı.” dedi.

Telemcioğlu, düzenlenen Güneş Enerjisi yol haritası sunumu ile sektörün bu zorluklarla başa çıkma yollarını aydınlatmayı hedeflediklerini vurguladı. Telemcioğlu; “Yenilenebilir enerji kaynakları içerisindeki en büyük dönüşümü Güneş Enerjisi gerçekleştirmektedir.” dedi.

Yerli Enerji Teknolojisine ve Milli Üretime öncelik vermek gerek

Türkiye’nin güneş enerjisindeki mevcut kurulu gücünün 4 bin 792 megavat mertebesine ulaştığı bilgisini paylaşan GÜNDER Genel Sekreteri Telemcioğlu, 2023 yılına kadar bunun en az 3 katı olması gerektiğini hedeflediklerini ifade etti. Telemcioğlu;

“Güneş enerjisi üreticileri ve yatırımcıları, Türkiye’de güneş enerjisi kurulu gücünün 2023 yılında en az 14 bin megavata yükselmesini hedefliyor. 2030 yılında ise 38 bin megavata ulaşmalıyız. Yapılan analizler iletim altyapısının bu ölçekte bir artışı kaldırılabilek seviyede olduğunu gösteriyor. Güneş enerjisi maliyetlerinde yıllar bazında düşüş meydana geliyor. Ancak makro ve mikro bazda gelecekte yeni zorluklar ve riskler öngörüyoruz. Sürdürülebilir büyüme için yerli ve milli teknolojiye öncelik vermeliyiz. Elektrik üretiminde yerli ve milli güneş enerjisinin payının artırılması için politika geliştirmeliyiz. Enerji politikaları ile sanayi, istihdam ve teknoloji politikalarını komple bir bütün olarak ele almalıyız.” dedi.

Maliyetlerin çok ucuzlamasına rağmen, yenilenebilir enerjide temel dar boğazın finansman olduğunu vurgulayan Telemcioğlu, kamu ve bankacılık sektörünün bu konuda yeni araçlar üretmesi gerektiğini ifade etti.

Güneş enerjisi, arz güvenliği hedeflerini destekliyor

Türkiye’nin potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, yol haritası verilerine göre, güneş enerjisi, arz güvenliği hedeflerini en fazla destekleyen kaynak olarak göze çarpıyor.

Yerli Enerji üretiminde güneş enerjisinin payının artması ile birlikte, doğalgazda 2030’a kadar 24,2 ila 46,3 milyar metreküplük bir talep düşüşü öngörülmektedir. Bu düşüş, Türkiye ekonomisine 5 ila 26,6 milyar ABD doları arasında bir katkı sunabilecek.

Güneş enerjisindeki istihdam artışında Türkiye geçtiğimiz yıl dünyada 9. sırada yer aldı. Yenilenebilir enerji sektöründeki toplam 84 bin kişilik istihdamın yüzde 60’ını 50 bin kişi istihdamı ile bu sektör oluşturuyor.

Küresel iklim koşullarına da olumlu katkı sunmakta olan güneş enerjisindeki kurulu güç, geçtiğimiz sene Dünyada 402 bin megavata ulaştı.

Çevreci İklim Uygulamalarının İstihdama Katkısı

Şehirlerde gerçekleşecek olan enerji, ulaştırma ve altyapı hizmetlerindeki Çevreci iklim uygulamalarının istihdama katkısı olacağı öngörülmektedir.

küresel iklim

Dünya genelinde 2030 yılına kadar bu sayede, 13,7 milyon kişiye ek iş imkanı sağlanabileceği tahmin edilmektedir.

C40 Organizasyonu tarafından, ABD’nin Kaliforniya eyaletinde 12-14 Eylül’de düzenlenecek Küresel İklim Hareketi Zirvesi kapsamında yayımlanan rapora göre, temiz iklim uygulamalarıyla 2030’a kadar 1,3 milyon prematüre bebek ölümü engellenebilecek.

İklim Olanakları, Daha Fazla İstihdam, Daha Sağlıklı ve Yaşanabilir Şehirler” başlıklı rapora göre; 2030’a kadar iklim değişiklikleri dikkate alınarak hazırlanacak enerji altyapısı çalışmalarıyla, küresel anlamda şehirlerdeki evsel harcamalardan milyarlarca dolar tasarruf edilebilecek.

Sadece evsel enerji verimliliği uygulamalarının hayata geçirilmesiyle, Dünya genelinde 5,4 milyon kişiye istihdam sağlanabilecek ve evlerin enerji maliyetleri de düşürülebilecek.

Şehir içi ulaştırmada enerji verimli araçlar kullanmak suretiyle küresel anlamda her yıl ortalama 1 milyon bebeğin hava kirliliği yüzünden ölmesi önlenebilecek.

Şehirlerde gerçekleşecek olan enerji, ulaştırma ve altyapı hizmetlerindeki Çevreci iklim uygulamalarının istihdama katkısı olabilecek. Dünya genelinde 2030 yılına kadar bu sayede, 13,7 milyon kişiye ek iş imkanı sağlanabilecek.

Şehir Kaynaklı Sera Gazı Emisyonlarının Oranı yüzde 73

Raporda NewClimate Institute’ün kurucularından Thomas Day’ın görüşlerine de yer verilmiştir; Day’e göre, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 73’ünün şehirlerden kaynaklanıyor.

Day, Paris anlaşmasında bahsi geçen iklim hedeflerine ulaşmak için yüksek çaba sarfedilmesi gerektiğine işaret ettiği ifadesinde, binalar, sanayi ve ulaşım sektöründe kullanılan enerjinin daha verimli ve temiz hale getirilmesiyle sera gazı emisyonlarının azaltılabileceğini belirtti.

Küresel İklim Hareketi Zirvesi’ne dünya genelinden birçok iklim bilimci, araştırmacı ve enerji uzmanı katılacak. Zirvede, güneş enerjisi gibi temiz enerji sistemleri, dönüştürülebilir iklim yatırımları ve yeni çevreci iklim uygulamaları gibi konular tartışılacak.

Muhabir: Gülşen Çağatay

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/dunya/cevreci-iklim-uygulamalari-istihdami-artiracak/1252667