Türkiye-Katar Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşması Paraflandı

Türkiye-Katar Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşması (TEOA), Türk Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile Katar Ekonomi ve Ticaret Bakanı Ahmed bin Muhammed bin Casim Al Sani tarafından paraflandı. (TEOA)’nın paraflanmasıyla birlikte Türk-Katar dostluğunda yeni bir aşama kaydedildiği bildirildi.

Pekcan ile Katar Ekonomi ve Ticaret Bakanı Ahmed bin Muhammed bin Casim Al Sani, Türkiye-Katar Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşması‘nı (TEOA) paraflamak üzere bakanlıkta düzenlenen törende bir araya geldi.

Bakan Pekcan, heyetler arası görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, asırlardır devam eden Türk-Katar dostluğunda bugün yeni bir aşama kaydedildiğini vurguladı. “İki ülke arasında dostluğun ve ekonomik ilişkilerin pekiştirilmesiyle ilgili özel bir anlaşma paraflıyoruz. Anlaşmanın her iki ülkenin ticaret erbabına hayırlı olmasını ve ticaretlerinin bereketli olmasını diliyoruz.” diye konuştu.

Ekonomik ve ticari ilişkilerin artırılmasını amaçlayan söz konusu anlaşmayla başta petrol türevleri doğalgaz gibi girdilerin ucuza teminiyle üretimde maliyetlerin düşürülmesi hedefleniyor.

Anlaşma telekomünikasyon ve mali hizmetleri de kapsıyor. Türkiye’nin cari açığının daraltılması, ülkeye Katar sermayesinin çekilmesi konusunda ciddi bir atılım sağlayacak.

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiye-katar-ticaret-ve-ekonomik-ortaklik-anlasmasi-paraflandi/1246241

Ünlü Ailenin Oteline İcra Geldi!

Hülya Koçyiğit’in kızı ve damadı olan ünlü ailenin oteline icra geldiği bildirildi.

Alkoçlar Adakule Otel

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde hizmet veren, Gülşah-Ender Alkoçlar’ın işletmeciliğini yaptığı ünlü ailenin oteline tatile gelen 700 tatilci, kira alacağının mülk sahibine ödenmemesi üzerine gelen haciz nedeniyle polis nezaretinde tahliye edildi. Tatilciler çevredeki otellere yerleştirildi.

ALKOÇLAR ADAKULE OTELİ

Mülk sahibi olan Şefik Yaman, Alkoçlar’dan alacağı kirayı tahsil edemediği için bugün öğlen saatlerinde polis ve icra memurları eşliğinde Gülşah-Ender Alkoçlar’ın işletmeciliğini yaptığı, Kuşadası‘ndaki 329 oda ve 750 yatak kapasiteli 4 yıldızlı Alkoçlar Adakule Oteli‘ne geldi. İcra işlemeleri kapsamında polis nezaretinde, ekonomi ve finans anlamında darboğaza düştüğü sanılan otelden çıkarılan tatilcilerin çevredeki otellere yerleştirildiği bildirildi. Otel yönetimi yürütülen icra işlemleriyle ilgili açıklama yapmazken, basın mensupları özel güvenlik tarafından otele yaklaştırılmadı.

TATİLCİLER OTELDEN ÇIKARILDILAR

Ünlü Ailenin Oteline icra gelmesi sebebiyle, otelin plajından, havuzundan ve odalarından çıkarılan tatilciler, tur operatörlerinin ve seyahat acentelerinin devreye girmesi sonucu çevredeki otellere yerleştirildi. Tur şirketleri ve seyahat acentelerinin yöneticileri, turizme zarar verilmemesi için misafirleri çevredeki otellere yerleştirdiklerini söyleyerek, yaşanan duruma tepki gösterdiler. Valizlerini toplayarak minibüslerle binen tatilciler de yaşanan duruma isyan etti.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/unlu-ailenin-kusadasindaki-oteline-icra-soku/haber-1597192

Tarihi Yoros Kalesi Soyulmuş!

İstanbul Beykoz’da yer alan tarihi Yoros Kalesi kazı deposunun 2 Şubat 2015 günü soyulduğu ortaya çıktı. 2013 ve 2014 yılındaki arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılan tam 661 eserin hırsızlar tarafından çalındığı tespit edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2018 yılında konuyla ilgili başlattığı soruşturmada bir sonuç elde edilemedi.

Tarihi Yoros Kalesi

Tarihi Yoros Kalesi, Anadolu Kavağı sırtlarında bulunmakta ve yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Hürriyet’in yapmış olduğu habere göre; Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Üniversitesi’nin işbirliğinde 2010’dan bu yana arkeolojik kazı çalışmaları yürütülüyor. İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın tarafından sürdürülen kazılarda bugüne kadar çok sayıda tarihi eser ortaya çıkarıldı. Prof. Yalçın, 2013 yılında verdiği mülakatta “uluslararası bilim camiasının kazı sonuçlarını beklediğini” ileri sürmüştü. Ancak o çalışmalar bir gece hırsızların kalenin içindeki kazı deposunu soymasıyla sekteye uğradı. 2 yıllık kazı çalışması sonucunda bulunan 661 eser ortadan kayboldu.

Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 7 Şubat 2015 gecesi Yoros Kalesi arkeolojik kazılarına ait kazı deposunun kapısının mühürü ve kilidi kırıldı. Bu durum ertesi gün kazı bekçisi tarafından bildirildi. Daha önce 2010 yılında da kalenin Bizans dönemine ait mermer kitabesi çalınmış, bir evin ahırında gömülü olarak bulunmuştu.

ÇALINAN ESERLERDEN HİÇBİR İZ YOK

2015 soygunu emniyet tarafından soruşturuldu ancak hiçbir ize rastlanmadı. Kazı ekibi 2013 yılı kazısına ait 233 eser, 2014 yılına ait 428 eser olmak üzere toplam 661 eserin kayıp olduğunu Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bildirdi. Bakanlık, soyguna ilişkin üç yıl boyunca soruşturma başlatmadı. Bakanlık resmi internet sitesinden eserlerin fotoğraflarını paylaşarak koleksiyonerleri uyardı.

Soygundan üç yıl sonra şubat ayında açılan soruşturma sonucunda eserlerle ilgili herhangi bir ize rastlanmadı. Soygunun nasıl olduğu ve içerden yardım alınıp alınmadığı belirlenemedi. Bakanlıktan yapılan açıklamada şöyle denildi: “Kayıp eserler, çeşitli niteliklerinden ötürü etütlük malzeme olarak ayrılan eserlerden olup bazısının çok küçük parçalar halinde formsuz nitelikte, aralarında pişmiş toprak kap (kulp, dip, ağız, gövde, kapak parçaları), kandil parçaları, lüle ve parçaları, sikke, mermi kovanları ve metal objeler şeklinde tanımlanabilen malzemelerden oluştuğu bilinmektedir. Söz konusu kayıp eserlerin bulunabilmeleri için yurtiçinde ve yurtdışında gerekli duyuruları yapılmıştır.”

Kaynak; https://www.dha.com.tr/istanbul/yoros-kalesini-soydular/haber-1597209

Türkiye için Kazanç Vakti Kampanyası Büyük İlgi Görüyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Türkiye İçin Kazanç Vakti” sloganıyla duyurulan gayrimenkul alanındaki dev kampanya büyük ilgi gördü. Ev sahibi olmak isteyen çok sayıda vatandaş satış ofislerini ziyaret ediyor.

Türkiye için Kazanç Vakti

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından desteklenen dev konut kampanyasına ilgi büyük. Ev sahibi olmak isteyenlere pek çok avantaj sunan Türkiye için Kazanç Vakti Kampanyası ile satış ofisleri doldu.

Konutta başlayan tarihi fırsat inşaat sektörünü hareketlendirdi.

Faizlerin yüzde 0,98’e çekilmesi, peşinatların düşmesi ve ev fiyatlarında yapılan indirim talebi arttırdı. Satış ofisleri doldu taştı. Kampanyaya 40’tan fazla firma 300 proje ile katılıyor.

Ara ödemelerde peşinat olarak altın ya da döviz kullanmayı düşünenler için de avantaj var.

Tarihi fırsat 31 ekime kadar devam edecek.

Türkiye için Kazanç Vakti Kampanyası detayları şunlardı;

  • Kampanya 29 Ağustos – 31 Ekim tarihleri arasında geçerli olacak.
  • Projelerin mevcut satış fiyatı üzerinden %10 indirim yapılacak.
  • Minimum %10 peşinat tahsil edilecek.
  • Altın ve döviz yatırımı olan yatırımcıların birikimleri bugünkü kurdan alınmış olacak ve kurlardaki olası artışlar, tahsil edilmiş olan konut bedellerinden düşülecektir.
  • 12. ve 24. aylarda %15 oranda birer ara ödeme gerçekleşecek.
  • Kalan bakiyenin (%60’ına) 120 aylık bir vade ile aylık %0,98 faizli kredilendirme yapılacak. Bu kredilendirme gayrimenkul şirketleri tarafından uygulanacak olup, banka ve kefalet zorunluluğu olmayacaktır.
  • Böylece vade farksız peşinat ödemeleri de göz önüne alındığında faiz oranı totalde %84′e inmiş olacak.
  • 6 ay veya bir yıl içinde kalan borcunu kapatmak isteyenlere kurumlar tarafından özel indirimler uygulanacak.

Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/dev-konut-kampanyasina-buyuk-ilgi-383130.html

İstanbul Yeni Havalimanı Ulaşım İhalesi Sonuçlandı

Konsorsiyum, 18 hatta 150 otobüsle hizmet verecek.

ulaşım ihalesi

İstanbul Yeni Havalimanı ile şehir merkezi arasında verilecek ulaşım hizmeti için İETT tarafından 04 Eylülde düzenlenen ihaleyi konsorsiyum kazandı. En iyi teklifi Havaş–Altur– Free Turizm Konsorsiyumu verdi. İstanbul Yeni Havalimanı Ulaşım İhalesi kapsamında İGA Havalimanı’na 150 otobüsle 18 hatta yolcu taşımacılığı faaliyetini 10 yıl süreyle konsorsiyum üstlenecek. İhale bedeli, KDV dahil 475 milyon 488 bin TL olarak açıklandı.

İstanbul Yeni Havalimanı Ulaşım İhalesi belli oldu

İstanbul Yeni Havalimanı’na yolcu taşımacılığı için açılan ihalede en iyi teklifi havacılık sektöründe dünya çapındaki kuruluş olan TAV Havalimanları’nın iştiraki Havaş’ın içinde yer aldığı konsorsiyum verdi. Gerekli onayların alınmasının ardından, havalimanının açılmasıyla birlikte 29 Ekimde hizmete başlayacak olan konsorsiyumda Havaş’ın yüzde 30 payı bulunuyor. İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen ihalede İstanbul Yeni Havalimanı ve Beylikdüzü Tüyap, Otogar, Bakırköy, Yenikapı-Sirkeci, Beşiktaş, Alibeyköy, Kadıköy, Pendik, Hacıosman, Tepeüstü, Arnavutköy, Kemerburgaz, Sarıyer, Başakşehir, Bahçeşehir, Mahmutbey, Halkalı, Mecidiyeköy arasında hatları ihaleye çıkarıldı.

Havaş Genel Müdürü Kürşad Koçak, “Havaş olarak yer hizmetleri operasyonumuzla bulunacağımız İstanbul Yeni Havalimanı’na, ortaklarımızla birlikte yolcu taşımacılığı faaliyetimizi de taşımaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi ve ekledi:

“Hali hazırda Türkiye’nin batısından doğusuna 21 havalimanında ve 38 güzergahta havalimanlarıyla şehir merkezi arasında karşılıklı seferlerimiz bulunuyor. Yolcularımıza seyahatlerini tamamlayan konforlu, kaliteli ve güvenli bir ulaşım hizmeti sunmaya odaklanarak yolcu memnuniyetini önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu alanda 35 yılı aşkın süredir edindiğimiz deneyim ve bilgi birikimimizi konsorsiyum ortaklarımızla birlikte İstanbul Yeni Havalimanı’ndaki faaliyetlerimize aktararak, son trend teknoloji ve donanımlara sahip 150 aracımızla 18 hatta yolcularımıza hizmet vereceğiz.”

TAV Havalimanları iştiraki olan Havaş’tan yapılan açıklamada, gerekli onayların alınmasının ardından, havalimanının açılmasıyla birlikte hizmete başlayacak olan konsorsiyumda Havaş’ın yüzde 30 payı olacağı belirtildi.

07 Ağustos 20018 tarih ve 2018/5-1 sayılı Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararına göre, otobüs hatlarının detayları ve fiyatları ise şöyle:

Hat adı Mesafe (tek yön) Sefer Sıklığı, Yolculuk Ücreti, Araç Sayısı

Beylikdüzü-Tüyap 52 km 15 dakika 21 TL 15 araç

Otogar 38 km 15 dakika 16 TL 12 araç

Bakırköy 44 km 10 dakika 18 TL 19 araç

Yenikapı-Sirkeci 50 km 11 dakika 18 TL 23 araç

Beşiktaş 43 km 20 dakika 18 TL 13 araç

Alibeyköy-Otogarı 31 km 30 dakika 16 TL 5 araç

Kadıköy 64 km 20 dakika 25 TL 11 araç

Pendik 93 km 45 dakika 30 TL 5 araç

Hacıosman 40 km 30 dakika 16 TL 4 araç

Tepeüstü 91 km 30 dakika 25 TL 7 araç

Arnavutköy 22 km 40 dakika 12 TL 3 araç

Kemerburgaz 21 km 40 dakika 12 TL 3 araç

Sarıyer 40 km 30 dakika 16 TL 5 araç

Başakşehir 27 km 30 dakika 14 TL 4 araç

Bahçeşehir 40 km 40 dakika 16 TL 4 araç

Mahmutbey Metro 36 km 45 dakika 15 TL 3 araç

Halkalı 40 km 50 dakika 16 TL 4 araç

Mecidiyeköy 37 km 15 dakika 16 TL 10 araç

29 Ekim’de hizmet verecek

İhaleyi kazanan işletme, araçları 25 Ekim‘de hazır hale getirecek ve havalimanının açılışının yapılacağı 29 Ekim’de hizmet vermeye başlayacak. Araçlar, İstanbul çalışma şartlarında hizmet verecek. Sözleşme süresince 5 yaşından büyük araçlarla çalışılmayacak.

Araçlarda kameralar da yer alacak. Şoförün rahatça ulaşabileceği bir yerde çek-bas özellikli acil durum butonu bulunacak ve bu butona basıldığında alarm ve anlık kamera görüntüsü Kontrol Merkezi’ne gönderilecek. Şoför üstü kameralarda ses kayıt özelliği olacak. Araçlara bütün kameraların görüntülerinin kaydedilmesi için kamera kayıt cihazı da konulacak. En az 30 gün kayıt yapabilecek. Araçlarda ücret toplama sistemi olacak. Her yolcu koltuğunda multimedia (MP3-Tv-Video) özelliklerine sahip dokunmatik özellikli LCD ekran olacak.

En yüksek teklifi ortak girişim grubu vererek ihaleyi kazanmış olsa da nihai karar, tekliflerin değerlendirilmesi sonucunda verilecek.

Kaynak;

https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/yeni-havalimaninin-ulasim-ihalesi-sonuclandi/1246179

https://www.dha.com.tr/ekonomi/dev-ihalenin-kazanani-belli-oldu-150-otobusle-18-hatta-hizmet-verecek/haber-1597117

 

 

Kabataş Martı Projesi İptal Değil!

Kabataş Martı Projesi ile ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden flaş açıklama geldi.

İBB, Kabataş Martı Projesi ile ilgili, iptal edildiği yönünde çıkan haberler hakkında açıklama yaptı. Açıklamada “Kabataş Meydan Düzenlemesi iptal edilmemiştir, en kısa sürede İstanbullulara hizmet vermeye başlayacaktır” denildi.

İBB yetkilileri, şu şekilde bir açıklamada bulundular:

Kabataş Meydan Düzenlemesi ve Transfer Merkezi” (MARTI) projesinde iptal söz konusu değildir. Proje karayolu trafik akışını yer altına almaksızın yeniden düzenlenecektir. İstanbul Kabataş Meydan Düzenlemesi ve Transfer Merkezi en kısa sürede tamamlanarak İstanbulluların hizmetine sunulacaktır.”

Kabataş Martı projesi nedir?

İstanbul Kabataş’ta deniz, raylı sistem ve karayolu taşımacılığını kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilecek olan ulaşım projesidir. Proje; Kabataş meydanında 100 bin metrekare alanı kapsayacak. Kabataş Martı’nın mimarı Hakan Kıran. Proje kapsamında denize kazıklar üzerinde 11 bin 243 metrekare ilave dolgu yapılacak. Eski dolgu alanla birlikte denizdeki toplam dolgu alan 19 bin 230 metrekare olacak. Rıhtım ve iskeleler kazıklar üzerine inşa edilecek. Projede Kabataş’tan Üsküdar’a yapılacak denizaltı yaya yolunun yanı sıra kafeler, sebze-meyve pazarı, sanat galerisi ve sahaflar da bulunacak

Kaynak;

https://www.sabah.com.tr/ekonomi/2018/09/04/ibbden-kabatas-marti-projesiyle-ilgili-flas-aciklama

Konut Yatırımlarının Toplam Getiri Endeksi 780 Puan Arttı!

Türkiye’de konut yatırımlarının toplam getiri endeksi 3 yılda 780 puan arttı.

REIDIN

REIDIN‘in 81 il, 258 ilçe ve 1.255 mahalleden gelen veriler ışığında hazırladığı Konut Yatırımı Toplam Getiri Endeksi’ne göre, endeks başlangıç dönemi olan Ocak 2015’te 1000 puan olan Türkiye geneli Konut Yatırımlarının Toplam Getiri Endeksi, Temmuz 2018’de 1780 puana yükseldi. Buna göre, Ocak 2015’te yapılan 1000 TL’lik konut yatırımının Temmuz 2018’de 780 TL’lik toplam getiri sağlayacağını söylemek mümkün.

İl bazında en yüksek getiri Balıkesir’de

Temmuz 2017’de 1828 puan ile 2. sırada yer alan Balıkesir, Temmuz 2018’de 2349 puan ile zirveye yükseldi. Temmuz 2017’de 1838 puan ile ilk sırada yer alan Çanakkale ise Temmuz 2018’de 2102 puan ile ikinci sırada yer aldı.

2018 yılı Temmuz ayı sonuçlarına göre, bölge kapsamındaki 81 il içinde en fazla getiriye sahip ilk beş bölge aşağıdaki gibi sıralandı:

İlçe bazında en yüksek getiri Küçükçekmece’de

Temmuz 2017’de 2075 puan ile 1. sırada yer alan İstanbul‘un Küçükçekmece ilçesi Temmuz 2018’de 2437 puan ile zirvedeki yerini korudu. Yine geçtiğimiz yıl Temmuz ayında 1888 puan ile 5. sırada yer alan Kırklareli‘nin Lüleburgaz ilçesi bu yıl Temmuz ayında 2428 puan ile en yüksek getiriye sahip ilçeler arasında ikinci sırada yer aldı.

2018 yılı Temmuz ayı sonuçlarına göre, bölge kapsamındaki 258 ilçe içinde en fazla getiriye sahip ilk beş bölge ise aşağıdaki gibi sıralandı:

Mahalle bazında en yüksek getiri İstanbul Kumburgaz Mahallesi’nde

Temmuz 2017’de 2535 puan ile zirvede yer alan Büyükçekmece / Kumburgaz mahallesi Temmuz 2018’de 3029 puan ile ilk sıradaki yerini korudu. Ankara‘nın Etimesgut ilçesine bağlı Yapracık mahallesi, geçtiğimiz yıl Temmuz ayı sonuçlarına göre 1255 mahalle arasından, 2149 puan ile 21’inci sıradayken, Temmuz 2018’de ise 2789 puan ile ikinciliğe yükseldi.

2018 yılı Temmuz ayı sonuçlarına göre, endeks kapsamındaki 1255 mahalle içinde en fazla getiriye sahip ilk beş bölge ise aşağıdaki gibi sıralandı:

REIDIN 

2007’den bu yana, gelişmekte olan piyasalara odaklı, lider bir gayrimenkul bilgi şirketi olarak hizmet veren REIDIN,

Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri için elde edilmesi zor verilere dayalı gayrimenkul fiyat endeksleri üreten ilk firmadır.

Sahibi olduğu büyük miktardaki veriler ile iş ortaklarından gelen bilgileri harmanlarken yapay zeka algoritmaları ve tekniklerini kullanan, veri analizi ve bilimi alanında küresel bir oyuncudur.

İş ortaklarına daha iyi stratejik kararlar vermeleri, gelirlerini artırmaları, maliyetlerini düşürmeleri ve rekabette avantaj sağlamaları için yardımcı olan, disiplinler arası veri bilimi ve veri analitiği şirketidir.

İş ortakları arasında devlet kurumları, bankalar, sigorta şirketleri, perakende zincirleri, gayrimenkul geliştiricileri, emlak-gayrimenkul danışmanları, yatırım danışmanları ve değerleme uzmanları bulunmaktadır.

Emlak Konut Yurtdışına Açılıyor

Emlak Konut Genel Müdürü Hakan Gedikli, yurtdışında bir kaç noktada temsilcilik açmayı planladıklarını belirtti.

Emlak Konut

Emlak Konut Genel Müdürü Hakan Gedikli, Emlak Konut’un yeni dönemde hedeflerini ve “Türkiye için Kazanç Vakti” kampanyasına dair son bilgileri paylaştı.

İfadesinde, Emlak Konut yurtdışına açılıyor müjdesini verdi.

Emlak Konut olarak Kampanyanın 2 aylık sürecinde 3 bin bağımsız bölümü satmayı hedeflediklerini belirten Gedikli, “Çok yoğun ilgi ve talep var. Bu yüzden projeye dahil olan konutları 4-5 bine çıkarabiliriz. İstanbul ve İzmir’deki yeni projelerimizi de bu kampanyaya dahil edeceğiz. Kampanya sonunda 2,5-3 milyar liralık ciro gerçekleşmesini tahmin ediyoruz. Belki üzerine bile çıkabilir” şeklinde ifade etti.

Gedikli, “12 yıldır Emlak Konut‘ta, çeşitli birimlerde çalıştım. Genel Müdürümüz Murat Kurum’un bakan olmasıyla bize de böyle bir görev verildi. Biz de önce layıkıyla bu emaneti taşımaya çalışacağız. Bizim de bundan sonraki süreçte daha farklı, daha güçlü işler yapmamız gerekiyor. Bayrağı daha da ileri taşımamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Satış konusunda biraz daha yurt dışına açılmamız gerekiyor”

Emlak Konut olarak konut satışı ile ilgili yeni çalışmalar yaptıklarını aktaran Gedikli, şu bilgileri verdi:

“Daha farklı iş alanları ve geliştirmeler yapmamız gerekiyor. Satış konusunda biraz daha yurt dışına açılmamız gerekiyor. Gerek Avrupa‘da gerek Doğu‘da satış konusunda Türkiye olarak bir organizasyonumuz yok. Yabancılar hep bir aracı firmayla, akraba ya da çevresiyle Türkiye’den gayrimenkul alıyor. Bazen de sorun yaşıyor. Bu durum Türkiye’nin algısını da zedeliyor.

Bu yüzden satış konusunu gayrimenkul geliştirme, fon, finans konusunu yurt dışına açmamız gerekiyor. Bu konuda da çalışmalarımız var. Bu yeni bir süreç. Yurt dışında birkaç noktada temsilcilik açmayı düşünüyoruz. Emlak Konut olarak birkaç nokta belirleyeceğiz. Bununla ilgili çalışmalarımızı yapıyoruz. Girdiğimiz noktalar başlangıç için doğru olmalı. Bunu sonra genişletebiliriz.”

Türk inşaat sektörü dünyada ilk üçün içerisinde

Sektörel bazda Türk Müteahhitler dünyada ilk 3’ün içerisinde bulunduğunu anlatan Gedikli, “Almanya, Çin ve Türkiye müteahhitlik sektöründe öncü ülkelerden. Bu yüzden, dünyanın çeşitli noktalarında satış, pazarlama ve finans geliştirme anlamında bunu yaymamız lazım. Fuarlarda da olmalıyız ama yurt dışında ofislerimizin de olması gerekiyor. Bizim yaptığımız projeler standartlar üzerinde projeler. Bugüne kadar Türkiye’de işler yap-sat mantığıyla yürüdü. Bundan sonra biraz daha gayrimenkule dayalı finansal yatırım araçlarını çeşitlendirmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

Gayrimenkul fiyatları 10 yıl sabit bir ivmeyle yukarıya gitmeye başlayacak

Hakan Gedikli, hedeflerini 2018 yılının ilk yarısında, hem satış hem ihale anlamında yüzde 95 tutturduklarını aktararak, “2019 yılında yeni projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Bireysel satışın yanında yatırım çeşitliliğini sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Türkiye ve İstanbul’da gayrimenkul fiyatlarının yüksek olmadığını söyleyen Gedikli, “Şu anda bağımsız bir bölümün fiyatı neredeyse elde etme maliyeti. Bundan sonra Türkiye’de gayrimenkul fiyatları 10 yıl sabit bir ivmeyle yukarıya gitmeye başlayacak. 2005-2010 dönemindeki gibi hızlı bir şekilde olmayabilir ama bu dönemden sonra artış eğilimine geçecek. Dolayısıyla insanlar da gayrimenkule dönüşü gerçekleştirecek” yorumunu yaptı.

Gedikli, “Dövizi yatırım aracı olarak kullanan insanlar bir süre girip çıkacaklar. Daha uzun vadeli ve garanti olan gayrimenkule dönecekler. Bu dönem, saldırıların getirdiği küçük zamanlar. Bunlar uzun sürmez. Vatandaşımız dövize yatırım yapma taraftarı değil aslında. Bu durum sürdürülebilir değil, kısa süre içerisinde normale dönecektir” diye konuştu.

Sözleşmeyi imzaladığı günden dolar kurunu alıyoruz 

Gedikli, kampanya kapsamında döviz ve altınını bozdurmak isteyenlere dair şu bilgileri verdi:

“Kampanya’da dövizini altınını bozdur ama makbuzunu getir demiyoruz. Bizim için önemli olan vatandaşın bize geldiğindeki beyanı oluyor. Makbuz ya da dekont görmüyoruz. İsteyene döviz, isteyene altın, isteyene TL üzerinden sözleşme yapıyoruz. Sözleşmeyi imzaladığı günden dolar kurunu alıyoruz.

1 yıl boyunca dolar kuru yüzde 20 yükseldiyse, peşinatı oranında bu yükselişi kalan borcundan değeri oranında düşüyoruz. Dolar kuru düşerse de yatırdığı gün neyse ona sabit tutuyoruz. Yani kazanç var, kayıp yok. Vatandaş yüzde 0,98 kredi oranında banka ve kefil olmadan Emlak Konut güvencesi altında gayrimenkule girmiş oluyor.”

Kaynak: AA https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/emlak-konut-yurt-disina-aciliyor-383045.html

Kapalıçarşı 557 Yıllık Tarihiyle Adeta Müze

Kapalıçarşı 557 yıllık tarihiyle adeta bir müze konumunda. Yüzlerce yıllık geçmişiyle öne çıkan Kapalıçarşı, sadece İstanbul’un değil, Türkiye’nin de en önemli kültür, tarih ve turizm mekanlarından biri olarak cazibesini koruyor.

Kapalıçarşı yaşayan müze

Fatih Sultan Mehmet Hanın İstanbul’u fethinden sonra Osmanlı Devleti‘nin ekonomik açıdan gerçekleştirdiği en önemli projelerinden Kapalıçarşı’nın temeli, 1461‘de atıldı.

Osmanlı‘nın Doğu-Batı Kuzey-Güney arasındaki çok yönlü ve etkin bir rekabetin denetlenip dengelendiği büyük bir mekanizma haline gelen Kapalıçarşı, Fatih Sultan Mehmet’in, Ayasofya‘ya gelir getirmesi amacıyla Cevahir ve Sandal bedestenlerini kurdurmasıyla oluştu.

2 bin 500’ü aşkın dükkan bulunuyor

Kanuni Sultan Süleyman‘ın ahşap yaptırarak daha da büyük hale getirdiği çarşıda, eskiden zenginlerin mücevher, kıymetli maden, kürk ve silah gibi değerli eşyalarının yanı sıra devlet hazinesinin büyük kısmının da muhafaza edildiği biliniyor.

Çarşı, estetik tasarımı sayesinde adeta dev ölçülü bir labirenti andırmaktadır. Sadece İstanbul’un değil Türkiye’nin hem turizm hem de ticari anlamda çekim merkezi durumunda. 40 bin metrekare üzerine kurulan çarşıda, 2 bin 500‘ü aşkın dükkan bulunuyor.

Altuncular, Basmacılar, Fesçiler, Halıcılar ve İplikçiler gibi satılan ürünlere göre isimlendirilen 60 sokağın yer aldığı, üzeri dam ve kubbelerle örtülü çarşıda, 22 kapı ve 29 han bulunuyor.

20’den fazla yangın yaşandı

20 Kasım 1651‘den itibaren 26 Kasım 1954’e kadar 20’yi aşkın yangın geçiren ve depremlere maruz kalan çarşı, 1894’teki İstanbul depreminden sonra yapılan tadilatlarla bugünkü halini aldı.

Çarşu-ı Kebir yani Büyük Çarşı diye anılan bu mekan, günümüzde yaşayan müze olarak da görülüyor.

Eskiyle yeni bir arada

İstanbul’a gelen ve alışveriş yapmak isteyen turistlerin ilk uğrak noktası Kapalıçarşı’da, halıdan çantaya, tekstil ürünlerinden altın ve gümüş takılara, antikalardan çinilere ve hediyelik eşyalara kadar her şey satılıyor. Çarşıda, yeme içme alanında hizmet eden mekanlar da bulunuyor.

Kültür, tarih ve alışveriş merkezi olan 557 yıllık Kapalıçarşı, eskiyle yeniyi, gelenekselle moderni bir arada barındırıyor.

Birçok medeniyetin kütür ve sanatının yer aldığı, Ahilik kültürünün hala yaşatılmaya çalışıldığı çarşıda, konserler ve defileler de düzenlenirken, zaman zaman dizi ve sinema filmleri de çekiliyor.

Günde ortalama 135 bin kişi ziyaret ediyor

Kapalıçarşı Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Kurtulmuş, Ayasofya Camii’nin vakfiyesi olarak 1461 yılında gelir getirmesi amacıyla kurulan çarşının, daha sonra vakıflar aracılığıyla özel mülkiyete de geçtiğini söyleyerek, şöyle konuştu:

“557 yıllık tarih, kültür, turizm ve alışveriş merkezi. 40 bin metrekare üzerine kurulan 2 bin 500 mağazası, 22 kapısı bulunan, günde ortalama 135 bin kişinin ziyaret ettiği, iş yaptığı, gezdiği bir merkez. Dünyada bunca yıllık merkezler sadece müze statüsünde ama burası hem tarih hem turizm hem kültür ve alışveriş merkezi olarak hizmet veriyor.”

Çatının yüzde 90’ı tamamlandı

Çarşının zamanla tadilat ve tamiratlara ihtiyacı olduğunu, bunun için de değişik dönemlerde müdahaleler yapılarak restorasyondan geçirildiğini vurgulayan Kurtulmuş, “yıpranan tarihi ve kültürel varlıkların korunmasını ve yaşatılmasını” düzenleyen 5366 sayılı kanunla restorasyon sürecinin başladığını anlattı.

Kurtulmuş, 2 yıl içerisinde yapılan restorasyonla çatının yaklaşık yüzde 90’ının tamamlandığını, izolasyon işlemlerinin gerçekleştirildiğini belirterek, şunları söyledi:

“Çatı restorasyonu için İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Valiliği ve Fatih Belediyesi 30 milyon liralık bir bütçe kullandı. Çarşının çatı restorasyonu yıl sonuna kadar tamamlanacak. Çarşının yeraltıyla ilgili de İSKİ, kanalizasyonun düzenlenmesi için 10 milyon lira civarında bütçe kullanarak yer altında özel bir teknolojiyle stent takılarak yeni bir düzenleme yaptı. Eskiden yağmur yağınca caddelerden su akardı. Şimdi bunlar kontrol altına alındı. 2019 başında çarşıdaki tadilat ve tamiratlar tamamlanmış olacak.”

“Yaşam merkezi”

Fatih Kurtulmuş, çarşının iç beden duvarlarında da restorasyon yapılması gerektiğini anlatarak, bu konunun çarşıdaki mağazaların dışında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nü de ilgilendirdiğini, hükümetin de desteğiyle kemerlerde ve çatının iç bölümlerinde de tadilat ve tamirat yapılması gerektiğini belirtti.

Mısır Çarşısı‘ndaki gibi bir restorasyonun Kapalıçarşı’da da uygulanması gerekiyor” diyen Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Burası tarihi, turistik, kültürel ve alışveriş bakımından bir yaşam merkezi. Kapalıçarşı yaşayan bir organizma. Bu popülaritesini bugün de koruyor ve daha uzun yıllar koruyacak.” Kapalıçarşı 557 yıllık tarihiyle adeta bir müze konumundadır.

En ufak tadilat için izin almak gerekiyor

Çarşıda boya yapılması, duvara çivi çakılması için bile Fatih Belediyesi‘nin bünyesindeki Koruma Uygulama ve Denetim Büroları (KUDEP) ile büyük değişimler için Anıtlar Kurulu’ndan izin almak gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, esnafın da bu konuda duyarlı olduğundan bahsetti.

Kapalıçarşı esnafında Ahilik geleneğinin hakim olduğunu belirten Kurtulmuş, bunu devam ettirmeye çalıştıklarını söyledi.

Kurtulmuş, çarşıda kuyumcular ağırlıklı olmak üzere dericiler, halıcılar, turistik eşya ve tekstil ürünleri satan dükkanların yer aldığını anlattı. Örücüler gibi eski mesleklere göre çarşı kapılarının ve sokak isimlerinin adlandırıldığını belirten Kurtulmuş, çarşının yüzyılların esnaf çeşitliliğini bugün de devam ettirdiğini vurguladı.

100 yıllık halıcı

Kapalıçarşı

Dedesinin 1918’de Kapalıçarşı’da açtığı halıcı mağazasını işleten 89 yaşındaki Şemsettin Şengör, 6 yaşında girdiği dükkanda hala çalışıyor.

Çarşının tarihi dokusu ve atmosferinden vazgeçemeyen Şengör’ün mağazasında, Türkiye’nin her yerinde dokunan halı ve kilimler satılıyor.

Dünyanın en serin yeri olarak tanımladığı Kapalıçarşı’yı, adeta evi gibi gören Şengör, “Buranın atmosferinden ayrılmak istemedim. Hem öyle bir yapısı var ki insanı cezbetmiş. Sabah içeri giriyorum ‘oh’ diyorum. Yani ben cennete geldim” dedi.

El dokuması halılar sattıklarından bahseden Şengör, “Makine halısı kapıdan içeriye giremez. En iyi halı diye de birşey yok. Yüzlerce çeşit halı var. Mesela Isparta’nın, Kayseri’nın, Uşak’ın, Sivas’ın, Konya’nın en iyisi çok güzeldir” diye konuştu.

“Ayakta kalmamı sağlayan genç kuşak”

Çarşıda “Gramofon Baba” denilen gramofon tamircisi 74 yaşındaki Mehmet Öztekin ise, 6 yaşında babasına çıraklık yapmak için girdiği Kapalıçarşı’dan vazgeçemeyenlerden biri.

Artık kendi çocukluğundaki gibi çırakların, ustaların kalmadığını belirten Öztekin, gramofon tamirciliğini öğrencilerine öğreterek ve koleksiyoncu yetiştirerek mesleğini yaşatmaya çalışıyor.

Öztekin, kendi yaşlarındakilerin değil de aksine gençlerin gramofona ilgi gösterdiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Düşünecek olursanız gramofonlarla birlikte bir yaşam sürdürmüş, onlarla geçmişi ve hatıraları olan bizim kuşağının gelmesi gerekir ama tam tersi. Genç kuşak gramafonlara sahip çıktı. Şu anda da beni ayakta tutan 55-60 sene ne ise ayakta kalmamı sağlayan bu genç kuşak oldu. Ben 50 seneden fazladır Kapalıçarşı’dayım. Buranın en eski esnaflarından biriyim. Bu atmosferi daha fazla iş yapacağım tercihine yedirmem, bu atmosferin içerisinde gramofonu yaşadım, yaşattım. Oksijeni güzel ormanların, ağaçların içerisinde alırsınız. Benim oksijenim, bu atmosferin içerisinde.”

Kaynak; AA, https://www.trthaber.com/haber/kultur-sanat/557-yillik-tarihiyle-yasayan-muze-kapalicarsi-382882.html

51 Projeye 24,5 milyon Lira Destek Geliyor

Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu, Bölgemizdeki 51 projeye 24,5 milyon lira destek sağlanacağını ifade etti.

Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) tarafından, “2018 yılı Mali Destek Programları” kapsamında Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova‘dan oluşan bölgede faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar tarafından gerçekleştirilecek 51 proje için 24,5 milyon lira destek sağlayacağı açıklandı.

MARKA, ilan edilen toplamda dört “Mali Destek Programı” kapsamında kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteleri içeren kurum ve kuruluşlarla değeri 30 milyon lirayı bulan 51 projenin hayata geçirilmesinde iş birliği gerçekleştirecek. Ajans, bu miktarın 24,5 milyon liralık bölümüne mali destek sağlayacak.

İmalat Sanayine Yönelik Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında 29 proje, “Ulaşım Araç Sistemleri Değer Zincirlerinin Güçlendirilmesi Mali Destek Programı” kapsamında 2 proje, “Üretim Altyapılarının Geliştirilmesi Küçük Ölçekli Mali Destek Programı” kapsamında 13 proje ve “Turizm Mali Destek Programı” kapsamında 7 proje olmak üzere toplamda 51 projeye 24,5 milyon lira destek sağlanması kararlaştırıldı.

Tüm kurumlara proje yazma eğitimlerine katılım çağrısı

MARKA Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu, sözleşme imza töreninde, proje bazlı çalışmanın önemine dikkat çekti. Artık ne Avrupa‘da ne de Türkiye‘de proje sunmayan hiçbir kurum veya kuruluşa mali kaynak sağlanmadığını söyledi.

Çöpoğlu, kapasite eksikliği olan tüm kurumlara proje yazma eğitimlerine katılmaları çağrısında bulunarak, “Bölgemizde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar proje eğitimlerimizden yararlanarak devletimizin sunduğu bu kaynakları etkin ve verimli bir şekilde kullansın.” dedi.

Konuşmaların ardından destek almaya hak kazanan proje sahipleriyle destek sözleşmesi imzalandı.

DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI (MARKA)

DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI (MARKA), sorumlu olduğu Kocaeli, Sakarya, Bolu, Düzce, Yalova illerindeki kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasında işbirliği ve eşgüdüm sağlayarak bölge kalkınma stratejileri hazırlayan, bölge kaynak ve potansiyellerinin yerinde ve etkin kullanılmasıyla bölgenin kalkınmasını hızlandırmak ve küresel rekabette güçlendirmek amacıyla çalışmalar yürüten tüzel kişiliği haiz bir kamu kurumudur.

Bölgedeki illerin Valileri, Belediye Başkanları, İl Genel Meclisi Başkanları ve Sanayi ve Ticaret Odaları Başkanları MARKA’nın Yönetim Kurulunu oluşturur.
Kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinden oluşan Kalkınma Kurulu, Yönetim Kurulu’na görüş ve önerilerde bulunur.

İcra organı olan Genel Sekreterlik, alanında uzmanlığa sahip, iyi derecede yabancı dil bilen, kamu ve özel sektör deneyimli personeliyle faaliyetlerini yürütür.
Yasal dayanağın sağladığı avantaj ve güçle; kamu kesimi, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler arasındaki işbirliği ve eşgüdümü sağlar.

Ulusal kalkınma planı çerçevesinde bölge gelişim planı hazırlar ve bölge gelişim stratejilerini belirler, bölgenin geleceğini planlar.

Bu stratejiler doğrultusunda girişimcilere mali destekler sunar.

Kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının gelişimi için teknik destek verir.

Yatırım destek ofisleri ile bölgede yatırım yapmak isteyen girişimcilere yol gösterir, işlemlerini tek elden takip eder.

Bölge potansiyellerinin, iş ve yatırım imkanlarının ulusal ve uluslararası platformda tanıtımını yapar, yatırımları bölgeye yönlendirir.

Muhabir: Şahin Oktay

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/51-projeye-24-5-milyon-liralik-destek/1245226