2018’de Türk Müteahhitlerimiz 261 Proje üstlendi!

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan; “Yaşanan siyasi ve ekonomik sorunlara rağmen Türk Müteahhitlerimiz 2018’de dünyada 261 proje üstlenmek suretiyle 19,4 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı.” dedi.

Türk Müteahhitlerimiz 2018’de dünyada 261 proje üstlendi

“Türk Müteahhitlerimiz, Türkiye’yi yurt dışında başarıyla temsil ediyorlar”

TRTHaber‘in haberine göre Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan; “Türk Müteahhtilerimiz, Türk bayrağını dünyanın birçok bölgesinde dalgalandırdılar ve ülkeye ciddi bir gelir kazandırdılar. 2018’de Türk Müteahhitlerimiz 261 proje üstlenmek suretiyle 19,4 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. Türk Müteahhitlerimiz yurt dışında gururumuz olmaya devam ediyor.” dedi.

Bakan Pekcan, ulaşılan proje tutarının dünya ekonomik ve siyasi konjonktüründe yaşanan birçok sıkıntıya rağmen elde edilmiş önemli bir başarı olduğunun altını çizdi. Pekcan, söz konusu başarıyı, Türk müteahhitlerimizin yurt dışında zor şartlarda da iyi bir performans gösterebildiğinin kanıtı olarak değerlendirildiğini dile getirdi.

Sektörün ortalama proje bedeli 75 milyon dolar

Bakan Pekcan devamında şu bilgileri verdi: “2018’de en fazla üstlendiğimiz projeler;

Ülkemizin geçmişte kümülatif olarak en fazla proje üstlendiği konut sektörünün 2018 yılında listede ilk beşte yer almaması, esasen ülkemiz firmalarının yurt dışında daha katma değerli ve daha nitelikli projelere yöneldiğinin bir göstergesidir.”

Türk müteahhitlik sektörünün yurt dışında 1972’den bugüne kadar 378,9 milyar dolar gibi bir büyüklüğe ulaştığını ifade eden Pekcan, bu süreçte sektörün 123 farklı ülkede 9 bin 600’e yakın projeye imza attığını belirtti.

“Türk Müteahhitlerimiz geleneksel pazarların dışına çıktı”

Pekcan, Türk Müteahhitlik sektörünün geçen yıl en fazla proje üstlendiği ülkelerin; Rusya, Suudi Arabistan, Katar, Sudan, Polonya, Kazakistan, Türkmenistan ve Cezayir olduğunu kaydetti.

Türk Müteahhitlerimizin Rusya, Suudi Arabistan, Türkmenistan ve Katar pazarlarında yeniden güçlü bir şekilde yer almasının önemine işaret eden Pekcan, Sudan ve Polonya gibi pazarlarda da ciddi bir büyüklüğe ulaşılmasının, geleceğe yönelik beklentilerini artırdığını söyledi.

Bakan Pekcan, geçen yıl en fazla proje üstlenilen ilk 10 ülke arasında 2 Avrupa ülkesinin de bulunduğunu belirtti. Pekcan, “Bu durum ülkemiz müteahhitlerinin geleneksel pazarların dışına çıkarak, portföyüne yeni pazarlar eklediğinin bir göstergesidir.” şeklinde değerlendirdi.

Bakan Pekcan, Teknik Müşavirlik Sektörü ile ilgili verileri de paylaştı; “Küresel sıkıntılara rağmen söz konusu sektör 2018 yılında çok önemli bir performans gösterdi. Teknik Müşavirlik Sektörü 61 projede 143 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaştı. dedi.

Pekcan, günümüze kadar Teknik Müşavirlik Sektörünün kümülatif olarak, 110 farklı ülkede 2,1 milyar dolarlık proje üstlendiğini vurguladı.

Kaynak: AA

Ev Alacaklar İçin 27 Önemli İpucu!

Ev alırken araştırılacak bir çok konu bulunuyor. Peki ‘Ev Alacaklar’ nelere dikkat etmeli? İşte Ev Alırken dikkat edilmesi gereken 27 önemli ipucu;

Ev Alacaklar

Ev alacaklar, ev seçerken dikkate alması gereken noktaları hesaba katmadıysa bir çok sorunla karşı kaşıya kalabilir.

Yeni Akit Gazetesi, bu konuda çok önemli ipuçları içeren bir yazı kaleme aldı. İklim koşullarına uygun ısı, su ve ses yalıtımı yapılmış projelerden ev almanın önemine değinilen haberde, ısıtma sisteminin doğalgazlı olmasının hem konfor hem de ekonomi adına önemli olduğu hatırlatılıyor.

Peki ‘Ev Alacaklar’ nelere dikkat etmeli? İşte Ev Alırken dikkat edilmesi gereken 27 önemli ipucu;

1- Evi satan kişinin, konutun gerçek sahibi olup olmadığını araştırın.

2- Konutun tapu kaydını mutlaka önceden kontrol edin. Gayrimenkul üzerinde ipotek olmaması gerekiyor.

3- Kat irtifakının kurulup kurulmadığına, iskanın, yani Yapı Kullanım Belgesi‘nin olup olmadığına bakın.

4- Satılan konut aile konutu ise eş muvafakati mutlaka alınmalı. Alınmadığı takdirde tapu devredilse bile, ileride açılacak tapu iptal davası ile tapu iptal olabilir.

5- Kadastro Müdürlüğü‘nden gayrimenkulün haritasına bakılmalı. Gayrimenkulün çevresinde neler olduğunu, önüne, arkasına, yanına ne gibi inşaatlar yapılabileceğini öğrenin.

6- Binanın Deprem Yönetmeliği‘ne uygun olup olmadığını, projenin denetiminin ve ruhsat izninin olup olmadığını inceleyin.

7- Satın almak istediğiniz gayrimenkul inşa halinde ise müteahhidinin mali durumunu araştırın.

8- Kat karşılığı yapılan bir projeden gayrimenkul alıyorsanız, müteahhitle noter onaylı anlaşma yaparak kullanılacak tüm malzemeleri ve işin aksaması durumundaki tazminatları belirtin.

9- Alacağınız gayrimenkulde bir kiracı varsa yapılan kira kontratını inceleyin. Kiracı tahliye taahhüdü vermiş ise tahliye taahhüdündeki tarih ile kontrat tarihini karşılaştırın.

10- Tapu işlemi sırasında alacağınız konutun değerini yeniden değerleme oranlarına göre hesaplayarak beyan edin. Çünkü beyanınız eksikse ödenen alım satım harçları cezalı olarak size geri dönebilir.

Emsal Konut Fiyatları

11- Bölgedeki emsallerden konutun fiyatını değerlendirin.

12- Gayrimenkulün işinize, okulunuza, merkezlere olan uzaklığını ve ulaşım durumunu göz önünde bulundurun.

13- Konutun mevcut apartman aidatlarını öğrenin. Sonradan çok yüksek aidatlarla karşılaşmamak adına bu büyük önem arzediyor.

14- Konutun ısı, ses ve su yalıtımı yeterli olup olmadığına dikkat edin.

15- Bina ve konutun inşaat malzemesi kalitesini öğrenmeye çalışın.

16- Konuta ait yeşil alanının ve otoparkının olmasını tercih edin.

17- Konutun kira getirisini göz önünde bulundurun.

18- Konutun oda sayısına ve odalarının ve yerleşim planının kullanışlı olup olmadığına bakın.

19- Konutun tesisatlarının durumuna bakın.

20- Konut bir sitede ise, sitedeki sosyal donatıların kime ait olduğunu öğrenin.

Ev alacaklar, verdikleri Kaparo Oranına dikkat etmeli

21- Konut fiyatının yüzde 5’inden fazla kaparo vermeyin.

22- Satıcının irtibat bilgilerini mutlaka alın. Daha sonradan ihtiyaç halinde kendisine ulaşabilmelisiniz.

23- Tapudaki masrafların kim tarafından ödeneceği konusunda önceden anlaşın ve bunu satış protokolüne yazın.

24- Konutun geçmiş dönem emlak vergisi, su, elektrik, doğalgaz, apartman aidatı, vs. borçlarının olup olmadığına bakın.

25- Konutların ekonomik ömrünün yaklaşık 50 yıl olduğunu göz önünde bulundurup, çok yaşlı binalardan ev almamayı tercih edin.

26- Emlak komisyoncusunu seçerken çok dikkatli olun. Emlak komisyoncusuna vekaletname ya da satıcı imzalı Yetki Belgesi olmaksızın kaparo vermeyin. Yer gösterme ücreti adı altında Emlak Komisyoncusuna herhangi bir ücret ödemeyin, çünkü bu ücret yasal değildir.

27- Üşümeyen ev, koruduklarını da üşütmez. Yani evinizin dış cephe ve çatı ısı yalıtımı tam olmalı.

Kaynak; https://www.yeniakit.com.tr/haber/ev-satin-alirken-557295.html

İzmir Çiğli’de 4 Bin Konutun Yapı Ruhsatı İptal Oldu!

İzmir Çiğli’de yaklaşık 170 dönümlük alanın parselasyon planının iptal olması nedeniyle 4 bin konutun Yapı Ruhsatı iptal oldu. Kaçak Yapı durumuna düşen 4 bin evin, 1993 yılından beri devam eden inşaatı durdu.

Yapı Ruhsatı iptal olan 4 bin konutun sahipleri mağdur

4 bin Konutun Yapı Ruhsatı iptal oldu

Milliyet muhabirinin haberine göre, İzmir Çiğli’de, daha önce oturma ruhsatı alınıp inşasına başlanan 4 bin konutluk projenin bulunduğu yaklaşık 170 dönümlük alanın parselasyon planı iptal oldu. Parselasyon planı iptalinden dolayı Yapı Ruhsatı da geçersiz olan binalar kaçak duruma düştü. Müteahhitler, inşaatlarının yarım kaldığı gerekçesiyle milyonlarca lira zarar ettiklerini ifade edip, yetkililerden bu duruma çözüm bulmalarını istedi.

İzmir ili Çiğli ilçesine bağlı Esentepe Mahallesi’nde yaklaşık 170 dönümlük bir alanın 1993 yılında parselasyon planı yapıldı. Planlamada yapılan bazı hatalar gerekçesiyle bir hak sahibinin 23 yıl aradan sonra açtığı davayı 2 yıl önce karara bağlayan Mahkeme, mevcut parselasyon planının iptaline hükmetti. Bu suretle sözkonusu bölgede 1993 yılından bugüne kadar inşa edilen tüm ruhsatlı konutlar ‘kaçak yapı‘ durumuna düştü.

Çiğli Müteahhitler ve İş Adamları Derneği Başkanı Barış Öncü, iki yıl önce parselasyon planının iptal olmasından dolayı bölgede yaşayan hak sahipleri, müteahhitler ve konut sahiplerinin sıkıntı yaşadıklarını kaydetti. Öncü; “Bitmiş olan evler bile kaçak duruma düştü. Yapı Ruhsatı almış inşaatlar durduruldu. Temel üstü ruhsatı alınamıyor. Bitmiş binaya Yapı Kullanma Belgesi alınamıyor. Yıllarca dişinden, tırnağından artırıp bir konut sahibi olabilen vatandaşların oturma ruhsatlı evleri bile kaçak yapı statüsünde.” dedi.

Büyük gerginlikleri doğurabilir

Öncü, sözkonusu alanda yüzlerce müteahhidin ciddi cezai müeyyide içeren ‘kat karşılığı inşaat sözleşmesi’ ile iş yaptığını ifade etti. Öncü, “Sözleşmedeki cezai müeyyideler halen işler durumda. İnşaat sektöründeki ciddi sıkıntıların yaşandığı şu dönemde, üzerine bir de bu sorun eklenince, müteahitler iflas etme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.” dedi.

Öncü devamında, bölgede büyük gerginlikleri doğurabilecek nitelikteki bu konuya çözüm bulmada yardımcı olması için, sorunu AK Parti İzmir Milletvekili Necip Nasır’a aktardıklarını dile getirdi.

Sorunu Çevre ve Şehircilik Bakanımıza aktardık

Ak Parti İzmir Milletvekili Necip Nasır, konuyla ilgili kendisini onlarca kişinin aradığını belirtti. Nasır sorunun; planlama safhasında vatandaşın arsasında ‘ortaklık katılım payı’ diye nitelenen zayiat alınırken yapılan hatalardan oluştuğunu ifade etti. Mahkemelerin mevcut yasalar doğrultusunda yapabileceği bir şeyi olmadığını dile getiren Necip Nasır, şikayet sahibinin davadan vazgeçmesi veya belediyenin yeniden parselasyon planı yapması ile ancak sorunun giderilebileceğini kaydetti.

Nasır devamında; “Belediye tarafından 2 yıldır bir şey yapılmayan bu sorunun çözümü için çalışmaya başlansa dahi sonuçlanması için uzun bir zaman gerekecektir. Bu süreçte mağduriyetler daha da büyüyecek. Sosyal sorunlara neden olabilecek duruma gelindiği için, kısa süre önce İzmir’e gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a durumu aktardık.

Sorunun çözümü için ne yapılabileceği hakkında birlikte fikir alış verişinde bulunduk. Gerekmesi halinde bir Milletvekili olarak, sorunun çözümü için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kanun teklifi vereceğim.” dedi.

Durumdan 4 bin konut etkilendi

Bölgede plan iptalinden etkilenen yaklaşık 4 bin konutun olduğunu ifade eden müteahhit Kamil Demirtaş ise “Yarım kalan birçok inşaat var. Projelendirme aşamasından temel inşasına kadar geçen süreçte en yoğun masrafların yapıldığı inşaatta yaklaşık 1 milyon liralık mağduriyetim var. Konu yalnızca bu rakamla da bitmiyor. Arsa sahiplerine verilen güvence bedelleri de dikkate alınınca zararın boyutu daha da artıyor.” şeklinde konuştu.

Bölgenin harita işlerini yapan Haldun Karataş da 30 adada parselasyon planının iptal edildiğini açıklayarak ev sahipleri, müteahhitler ve arsa sahipleri dahil bölgedeki herkesin mağdur olduğunu ifade etti.

Tüketici Mahkemesi; “Artık Bankalar Da Sorumlu”

Tüketici Mahkemesi, konutu teslim edilemeyen tüketici için müteahhit ile birlikte kredi veren bankanın da sorumlu olduğu kararını verdi.

Tüketici Mahkemesi; “Artık Müteahhit ile birlikte Bankalar da sorumlu”

Tüketici Mahkemesi; “Artık Müteahhit ile birlikte Bankalar da sorumlu”

Tüketici ve Çevre Koruma Derneği Başkanı Osman İlhan, Tüketici Mahkemesi tarafından verilen emsal niteliğindeki kararla ilgili yaptığı değerlendirmede; “Tüketici için beklenen ve yerinde bir karar, bu sayede mağduriyetler daha da azalacak. Biz tüketiciler olarak memnunuz.” dedi.

Satın aldığı ev zamanında teslim edilmeyen tüm vatandaşları ilgilendiren karar, Tüketici Mahkemesi tarafından 27 Eylül günü verildi. Emsal niteliğindeki karara göre; tüketicinin konut için ödediği parayı müteahhit ile birlikte kredi veren banka faiziyle iade edecek.

Tüketici ve Çevre Koruma Derneği Başkanı Osman İlhan, sözkonusu kararı DHA‘ya değerlendirdi. İlhan; “Bu karar daha önce de olmasına rağmen uygulanmıyordu. Tüketici Mahkemesi tarafından şimdi verilen kararla bu emsal niteliği taşıdı ve uygulanmaya başladı. Tüketici lehine beklenen bir karar. Artık bundan sonraki satışlarda bankalar da sorumlu olacak. Banka kredi verirken bir anlamda müteahhite kefil olmuş olacak. Artık mağduriyetlerin daha da azalacağına inanıyorum. O yüzden biz tüketiciler olarak memnunuz” dedi.

Senetle Konut almak daha sıkıntılıTüketici

İlhan, kararın geriye dönük uygulanabileceğini belirterek “Emsal niteliğindeki bu karar, takibinde bir yönetmelikle desteklenebilir. Bu konuda evlerini satın alamayan tüketiciler epey mağdur. Bundan sonra bankalar kredi verirken daha da dikkatli olmak zorunda. Esas daha önemli bir konu; senetle ve devre mülk karşılığında bu tarz ev satın alanların durumu. Onların yaşadığı mağduriyet daha da ağır” şeklinde değerlendirdi. Başkan İlhan devamında;

“Bu tarz mağduriyetler yaşamamaları için diğer tüketicilerin mutlaka ön araştırma yapmaları gerek. Bankaların işin içinde olup olmadığını öncelikle bilmeliler. Ayrıca müteahhitin teminatına ve bankalarla olan anlaşmalarına da bakmalılar. Bu tarz alım-satımlarda mutlaka ya nakit ya da banka kredisi üzerinden faaliyet yürütülmeli. Vatandaşlar senet üzerinden veya devre mülk karşılığında satışlardan kaçınmalı. Çünkü müteahhit, elindeki senetleri bir başkasına ciro ederek kullanabiliyor. Müteahhit battığı zaman, tüketici verdiği senet mukabili bir başkasına para ödemek zorunda kalıyor.” dedi.

Bu kararın tüketici için gayet olumlu bir karar olduğunu yineleyen İlhan, bu tarz tüketici lehine kararların devamının gelmesini temenni ettiklerini ifade etti.

Derdimiz, ödemesini yaptığımız dairelerimizi almak

Esenyurt‘ta konut mağdurlarından Fahri Kaygu ise kararın bazı hak sahipleri için yeterli olmadığını iddia etti. Kaygu, “Buradaki birçok insan 2011 senesinde yüklü miktarda paralar ödemek ve borçlanmak suretiyle daire aldılar. Bu insanlar artık dairelerini almak istiyorlar. Paralarını iade almak yeterli değil. Bizler müteahhitlere ve toprak sahiplerine birer yatırımcı gibi para ödemedik. Bizim derdimiz, o güne kadarki birikmişliğimizle gelecekte çocuklarımıza bir yuva bırakmaktı. O yüzden bizim amacımız dairelerimizi teslim almak” dedi.

Kaygu, emsal kararın önemli olduğunu belirtmekle birlikte, mahkemelerin Esenyurt’ta şu anda yüzde 80’i tamamlanmış binaların arsa tescilini yapması halinde bu dolandırıcıların artık yapmak istediklerini yapamayacaklarını vurguladı. İade edecek paraları olması halinde müteahhitlerin daireleri tamamlama yönüne gideceklerini dile getiren Kaygu, ya da çok daha az para harcamak suretiyle vatandaşlara dairelerini yapıp teslim edebileceklerini söyledi.

100 bin Müteahhit Batma Riskiyle Karşı Karşıya!

İMKON Başkanı Tellioğlu; “Son dönemdeki fiyat artışları nedeniyle müteahhitler zorlanmaktadır. 100 bin kadar Müteahhit batma riskiyle karşı karşıya.”

Müteahhit

“Türkiye ekonomisinin lokomotifi konumundaki inşaat sektöründe 700 bin kişinin işsiz kalma riski var.”

Sözcü Gazetesi‘nin haberine göre, İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Başkanı Tahir Tellioğlu, Türkiye’de son 5 yıldır Müteahhitlik sektörünün sürdürülebilir olmaktan çıktığını ifade etti.

Tellioğlu, Müteahhitlik sektörünü adeta kitlenme noktasına getiren unsurları şu şekilde sıraladı;

  • durağanlaşan piyasa.
  • artan döviz kurları.
  • inşaat malzeme fiyatlarının yükselişi.

Tellioğlu; “Bu hususlar sektörü büyük bir krize ve buhrana sürükledi. İnşaat sektöründe bulunan Müteahhit firmaların şu ana kadar yaklaşık yüzde 20’si batmış durumda. Bu gidişle yıl sonuna kadar sektörün ilave yüzde 30’nun daha batma riskiyle karşı karşıya kalacağının ayak seslerini duymaktayız” dedi.

Tahir Tellioğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın bu duruma el atmasını bekliyoruz. Konu sadece sektörel anlamda 400 bine yakın olan müteahhidin, 100 bininin batma riski taşıması değildir. Bu 100 bin kadar müteahhit direkt olarak iflas etme riski taşırken, ilişkili oldukları ortalama 5’er alt taşeron firma, malzeme tedarikçileri, ve inşaatlarında istihdam ettikleri 700 bine yakın çalışanın işinden olma riski de var” şeklinde değerlendirdi.

Otobüsü Devirmemek Lazım

İMKON Başkanı Tellioğlu, ekonomik istikrar açısından inşaat sektörünün kaderine terk edilmemesi gerektiğini ifade etti. Tellioğlu; “Müteahhitler ortalama yüzde 15 – 30 aralığında bir kârla iş almaktadır. Müteahhitlerin bu haliyle son dönemde yüzde 70’lere yakın varan fiyat artışlarını sübvanse etmesine imkan yoktur. Sürdürülebilir bir sektör açısından kontrollü bir küçülmeye ihtiyaç vardır. Ancak bunu yaparken otobüsü devirmeden, Müteahhitler Odası altında mesleğe giriş ve işleyiş çerçevesini oluşturmak ve ülkemizde gereğinden fazla biriken müteahhitlik enerjisini daha profesyonel ve elenmiş bir şekilde yurtdışına taşımak durumundayız.” dedi.

Tellioğlu, son dönemde toplamda 3 bine yakın şirketin konkordato ilan ettiğine dikkat çekerken, sözlerine şöyle devam etti; “Maalesef konkordato ilan edenlerin yüzde 75’i inşaat sektörü ile ilişkili şirketler. Sektörün gerçekten ne kadar büyük bir sıkıntıya düştüğünü buradan görebiliriz. Konkordato ilanlarına daha sıkı şartlar getirilmek suretiyle art niyetli kişilere de fırsat verilmemelidir.”

Hükümetimiz zor durumda olan Müteahhit firmalara destek olmalı

İMKON Başkanı Tahir Tellioğlu hükümetten şu destek taleplerinde bulundu:

Fiyat Farkı Kararnamesi;

Hükümetimiz zorda olan müteahhitlere eşit ve adil bir şekilde, durumunu toparlayabileceklere Fiyat Farkı Kararnamesi uyarınca fiyat farkı vererek işini devam ettirip kurtarmasını sağlamalı.

Ek Süre;

Süre sıkıntısı olanlara cezasız ek süre vermeli.

Tasfiye Kararnamesi;

Henüz işe başlamamış veya yeni başlamış, ancak aciliyeti olmayan işlerin Tasfiye Kararnamesi ile hızlıca tasfiyelerinin yapılması sağlanmalı.

Teminat İadesi;

Son 3 aydır kriz ve zamlardan dolayı işe başlayamamış veya iş yapmak istemeyen firmaların yanmış olan teminatlarının iadesi ve yasaklılıklarının kaldırılması.

Tellioğlu; “Bu düzenlemeler sayesinde batma riski taşıyan kamu müteahhitlerinin önemli bir kısmı kurtarılacaktır.

Özel sektörün sorunlarının çözümü şu şekilde daha da kolaylaşacaktır;

  • Kat karşılığı iş yapan müteahhitlerimize işlerini teslim edebilmeleri için cezasız sınırlı yeni ek süre verilmeli.
  • Konut kredi faizleri sosyal nitelik şartları çerçevesinde düşürülmeli.
  • Yıl sonuna kadar sınırlı olmak üzere sıfır konut satışlarında sıfır tapu harç bedeli muafiyeti getirilerek özel sektör konut piyasası canlandırılmalıdır.

Bankalara Karşı Şahsi Konkordato!

Aydın ili Kuşadası ilçesinde faaliyet gösteren İnşaat Firması sahibi, bankalara karşı korunma amaçlı Şahsi Konkordato ilan etti.

Bankalara Karşı Şahsi Konkordato

Bankalara Karşı Şahsi Konkordato

DHA’nın yaptığı habere göre; Aydın ili Kuşadası ilçesinde faaliyet göstermekte olan firmanın sahibi Ahmet Şengel, Şahsi Konkordato için mahkemeye başvurdu. Şengel İnşaat sahibi Ahmet Şengel, Türkiye genelinde şahsi konkordato talep eden 2nci şahıs oldu. Şengel konu ile ilgili, mallarına bankalar tarafından, rayicinden daha düşük bir bedelle konulmasına karşı önlem olarak böyle bir yolu tercih ettiğini ifade etti.

Kuşadası‘nda faaliyet göstermekte olan inşaat şirketinin sahibi Ahmet Şengel, kişisel mal varlığını teminat olarak gösterip banka kredisi kullandıklarını, finansal problemlerden ötürü kredileri vadesinde ödeyemedikleri için bankaların mallarınız haraç mezat satmaya kalktığını ifade etti. Bu girişimi önlemek için onur savaşı verdiklerini ifade eden Şengel; “Bankalar acımasızca davranmak suretiyle, yaşanan ekonomik sıkıntıları fırsata çevirmeye çalışmakta. Mal varlığımızın değeri borcumuzdan çok daha fazla ve borcumuz sadece bankalara. Kredi borçlarımızın yeniden yapılandırılması için bankalarla sürdürdüğümüz görüşmelerden bir ilerleme kaydedemedik. Mal varlığımıza el koyup, değerinin çok altında bedellerle icra yoluyla satışa çıkartmaya kaltılar. Biz de önlem olarak konkordato ilan ettik.” dedi.

Şahsi konkordato yoluna, sıkışık olan piyasalardan ötürü kredileri vadesinde ödemekte zorlandıkları için başvurduklarını ifade eden Şengel; “Şirkete şahsi kefalet vermiştik. Bu yüzden de kişisel olarak başvuruda bulunduk. Sahip olduğumuz şahsi mal varlığımız da şirketimizin borçlarının çok üzerindedir. Ancak yaşamımızı sürdürebilmemiz, kişisel mal varlıklarımı koruma altına alabilmek için bu yolu başvurduk” şeklinde konuştu.

Bankalar Kaale Almadılar

Kur dalgalanmaları dolayısı ile sektörel olarak güven endeksinin düştüğünü, o yüzden vatandaşın yatırıma yönelmediğini bankalara izah etmeye çalıştıklarını ifade eden Şengel, “Bu güvenin tekrar tesis edilmesi zaman alacaktır. Bu konuda da biz bankalardan yeniden yapılandırma ile kredi vadelerinin uzatılmasını talep ettik. Fakat izah etmede başarılı olamadık. Banka yetkilileri bizi kaale almadılar, umursamadılar, dikkate almadılar.” dedi.

Bankaların kendilerine konkordato ilan etmekten başka bir seçenek bırakmadıklarını belirten Şengel; “Biz de bankalar tarafından mallarımızın haraç mezat satılmasını önlemek,  firma ve şahsi onurumuzu korumak için böyle bir tedbir aldık. Mahkeme tarafından tayin edilen konkordato komiseri rapor hazırlayacak. Sonra o raporu hakime sunacak. Alacakların huzurunda onaylanmasını müteakip biz de bize tanınan süre içerisinde mallarımızı satıp, borçlarımızı ödemeye çalışacağız. Çünkü biz şahsi ve ticari hayatımızı sürdürme taraftarıyız. Kuşadası ve bu bölgede kalıcıyız.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Konkordato Nedir?

Konkordato hukuki bir terimdir. Ticari durumu sarsılmış, ödeme gücünü belirli oranda yitirmiş, dürüst ve iyi niyetli borçluların korunması amacıyla uygulanan Konkordato, alacaklıların ⅔’ü ile yapılan bir anlaşma türüdür. Ticaret mahkemelerinin tayin ettiği komiser tarafından rapor çerçevesinde hakim tarafından tasdik edilerek geçerlilik kazanmaktadır. İmtiyaz sahibi olmayan alacaklılar, anlaşma ile alacaklarının belirli bir kısmından feragat eder. Borçlu ise konkordato ile kabul edilmiş borç tutarını ödeyerek borcun tamamından kurtulur.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/insaat-sirketi-sahibi-kisisel-konkordato-ilan-etti/haber-1602179

Dün Sabah Başlayan Eylem Devam Ediyor!

Dün sabah İstanbul Yeni Havalimanı şantiyesinde çalışan inşaat işçileri kaldıkları Akpınar şantiyesinde eylem başlatmışlardı. İGA yetkilileriyle işçi temsilcileri bir araya gelip sorunları görüşmüşlerdi. Ancak yeni havalimanında dün sabah başlayan eylem devam ediyor.

Eylem Devam Ediyor

İstanbul Yeni Havalimanı’nda Dün Sabah Başlayan Eylem Bugün de Devam Ediyor

Hürriyet’in yaptığı habere göre, dün sabah saat 06.00’da Akpınar şantiyesinde kaldıkları koğuşlardan çıkan işçiler, işçi servislerine binmeyip, ıslık ve sloganlarla yönetimi protesto ettiler.

İstanbul Yeni Havalimanı inşaat sahasına jandarma ve polis geldi. 3 bin kadar işçinin katıldığı eylemde sabah saatlerinde kısa bir arbede yaşanması üzerine jandarma gaz kullanarak olaya müdahale etti.

Herhangi bir gözaltının yaşanmadığı bildirilen gösteri gün boyu sürdü. Taşkınlık yapmak isteyen bazı arkadaşlarını alandan uzaklaştıran işçiler, çalışma koşulları ile ilgili şikayetlerini dile getirmek istediklerini ifade ettiler. İsimlerini vermekten çekinmeyen birçok çalışan, son derece zor koşullarda çalıştıklarını, barınma ve yemek ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığını söylediler. Havalimanı projesinde yaşanan iş kazalarına da değinen bazı işçiler, çok sayıda ağır yaralanmalı hatta ölümle sonuçlanan iş kazalarının meydana geldiğini belirttiler. Yönetimin bu konuda yeterince duyarlı davranmadığından muzdarip olan işçiler, çalışma, barınma ve ulaşım koşullarının iyileştirilmesini talep ettiler.

İGA Havalimanı İşletmesi

İGA Havalimanı İşletmesi, sözkonusu eylemle ilgili kısa bir açıklamada bulundu;

“Bu sabah erken saatlerde işçi kardeşlerimizi inşaat alanına götürmesi gereken servislerin kötü hava koşulları nedeniyle gecikmesi sonucu çalışanlarımız yağmur altında kalmışlar. Servis bekledikleri sırada mağdur oldukları için bu durumu protesto etmişlerdir” denildi.

İGA İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kadri Samsunlu, olayı yakınen takip ettiklerini, konu ile ilgili işçi temsilcileriyle bir araya gelip sorunları dinlediklerini söyledi. İşçilerin sunduğu 15 maddelik talep listesini kabul ettiklerini ve en kısa sürede gerekli somut adımların atılacağını ifade etti.

Ancak alınan bilgiye göre; İstanbul Yeni Havalimanı’nda dün sabah başlayan eylem bugün de devam ediyor.

Kaynak; http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/yeni-havalimani-insaatinda-eylem-40956790

Türk Müteahhitler Yurtdışında 370 milyar Dolarlık Proje Yaptı!

TMB Başkanı Mithat YENİGÜN; “Türk Müteahhitler Yurtdışında 370 milyar dolarlık proje gerçekleştirdi.”

Türkiye Müteahhitler Birliği

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı YENİGÜN, Türk müteahhiler olarak ilk kez 1972 yılında Libya ile açıldıkları yurt dışında, bugüne kadar yaklaşık 120 ülkede 10 bine yakın projede yer aldıklarını bildirdi. 

Türk müteahhitler yurtdışında 370 milyar dolarlık proje gerçekleştirdi. Hilton İstanbul Maslak’ta, Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) ve Güney Kore Müteahhitler Birliği (CAK) arasında mutabakat zaptı imzalandı. İmza töreninde konuşan YENİGÜN, TMB olarak sektörel bazda taahhüt işlerinin, yurt içinde yüzde 70, yurt dışında yüzde 90’ından fazlasını üyelerinin gerçekleştirdiği bir yapıya sahip olduklarını ifade etti.

Yenigün, TMB üyelerinin dünya genelinde inşaat ve taahhüt alanındaki faaliyetleri yanında; inşaat malzemeleri üretimi, enerji, turizm, sağlık ve ulaşım sektörleri gibi çok geniş bir yelpazede devam ettirdiklerini söyledi. Bu alanlarda hem yatırımcı hem de işletmeci olarak faaliyet gösterdiklerini bildirdi.

TMB Başkanı YENİGÜN şunları söyledi;

“Türk müteahhiler olarak ilk kez 1972 yılında Libya ile açıldığımız yurt dışında, bugüne kadar yaklaşık 120 ülkede 10 bine yakın projede yer aldık. Ağustos sonu itibariyle bu yıl yurt dışında üstlendiğimiz iş tutarı 11 milyar dolardır. Bu tablo bize, yurt dışı müteahhitlik hizmetlerimizin yukarı yönlü ivme kazandığını göstermektedir.

Potansiyel pazar olarak Afrika, Hindistan ve Güney Asya bölgesini yakından takip etmekteyiz. İnşaat sektöründeki Türk firmaları, mevcut pazarlara ilave olarak bu coğrafyada da iş birliği imkanlarını değerlendirmekteler. Enerji fiyatlarındaki artış eğilimi yanında hedef pazarlardaki iş fırsarlarının da katkısıyla, yıl sonuna kadar 20 milyar dolar düzeyinde bir iş tutarı hedefliyoruz.

Türkiye ve Güney Kore müteahhitlik firmaları, gerek Türkiye’de gerek üçüncü ülkelerde birçok projeyi birlikte hayata geçirmiştir. Birliklerimiz arasında imzalanan iş birliği mutabakat zaptı ile mevcut ortaklığımız ivme kazanarak devam edecektir” dedi.

İş Birliğimiz Daha Ziyade İnşaat ve Altyapı Sektörlerinde 

Törende konuşan Güney Kore Ankara Büyükelçisi Hong Ghi Choi; “Geçtiğimiz yıl Güney Kore ve Türkiye diplomatik ilişkilerinin 60. yılını kutladık. 60 senedir ekonomi, siyasi, kültür ve savunma sanayi olmak başta olmak üzere her alanda iş birliğimizi geliştirdik. Bu alanların arasında inşaat ve altyapı sektöründeki iş birliğimiz daha derin.” dedi. CAK Başkanı Joo Hyun Yoo da; “TMB 119 ülkede 9 bin 300 proje tamamlayan global bir oyuncu olarak Türk ekonomisi ve inşaat endüstrisinin gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Güney Kore ve Türkiye’nin bugün bu anlaşmaya imza atmak suretiyle, 3. ülkelerdeki ortak inşaat sektörü projelerinde iş birliği yapacak.” dedi.

İmzalanan mutabakat zabtı sayesinde finansal ve teknolojik kapasitelerini birleştirme imkanı sağladıkları ortaklık ile TMB ve CAK üyesi firmalar, gerek Türkiye gerek üçüncü ülkelerde pazar paylarını artıracak.

Kaynak; https://www.cnnturk.com/ekonomi/turkiye/turk-muteahhitlerden-yurt-disinda-370-milyar-dolarlik-is

Konut Sektörünün 5 yıllık Analizi

Harmoni Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık’tan Büşra YALÇIN yazısında, Türkiye’de Konut Sektörünün 5 yıllık analizi ile ilgili çalışma yapmış.

2013-2017 yılları arası Türkiye’deki gayrimenkul sektörünü ele aldığı yazısında; Barınma ihtiyacı, fizyolojik ve sosyal ihtiyaçları gidermenin ötesine geçmiş. Diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de konut sektörü bireyleri, yüksek kar elde etme beklentisi içine sokmuş.   Demografik ve ekonomik beklentilerin artmasına ilave olarak, devlet politikaları ile de destek verilmesiyle birlikte, ülkemizde inşaat sektörünün büyüyen bir eğilim gösterdiği görülmektedir.

Konut arz-talep eğrisinin etmenleri

Konut arz-talep eğrisini başlıca şu etmenler belirler; konut satış fiyatları, gelir durumu, ülkenin kentleşme hızı ve riskli yapı stoğu, diğer yatırım olanakları ile karşılaştırıldığında getiri oranları, konut edinimi ve maliyet hesapları, alınan ruhsatlar, yapı kullanma izin belgesi verileri vs.

2017 yılında, Türkiye geneli konut satışı toplamda 1.409.314 olarak gerçekleşmiş.

Konut satışındaki en yüksek artışın, % 9,61 ile 2015 yılında olduğu görülmektedir. Satışların pozitif yönde seyretmesinde özellikle inşaat firmalarının sındukları teşviklerin önemli etkisi olmuştur.

Tüketiciye -özellikle inşaat firmaları tarafından- sunulan teşvikler satışların artı yönlü seyir izlemesinde önemli katkı sağlamıştır.

2013-2017 yılları arasında gerçekleşen konut satışlarının finansman türlerine bakıldığında; satılan konutların 1/3’nün ipotekli satışlar, 2/3’nün ise diğer satış türleri olduğu görülmektedir.

2013‘lü yıllarda %40 seviyelerinde olan ipotekli satışların, 2014 yılından itibaren banka kredi faiz oranlarındaki artış nedeniyle düştüğü sanılmaktadır.

2017 Yılı

2017 yılında verilen ruhsat sayısı bir önceki yıla göre yüzde 32,3 oranında artmak suretiyle 270.740,538 m² yüzölçüme ulaşmış.

Ruhsat sayısında gerçekleşen bu artış, inşaat sektörüne yapılan yatırımların artacağı, bu vesile ile de ekonomide gelişme beklentisi olarak algılanmıştır. Arzdaki bu artışın, beraberinde talep artış beklentisini de doğurmuştur.

Tablodan görüleceği üzere, 2015 yılında hızlı bir yapı stoğu ortaya çıkmıştır. Bu artışın tezahürü olarak; Kentsel Dönüşüm yoluyla riskli alanlarda üretilen toplu konutlar ve büyük ölçekli taahhüt firmaları tarafından üretilen konutlar gösterilebilir.

TÜİK, 2018 yılı ilk çeyreği İnşaat Sektörü güven endeksinin 2017 yılı son çeyreğine göre yüzde 0,6 artış göstererek 83,20’ye ulaştığını belirtmiştir.

Türkiye İstatistik Kurumu, inşaat sektörü güven endeksinin, 2017 yılı ikinci çeyreğinden itibaren, hem arz hem de talep yönlü görülen negatif kırılımın başlıca nedenlerini; talep yetersizliği, hava şartları, işgücü eksikliği, malzeme ve ekipman eksikliği, finansman sorunları ve diğer şeklinde sıralamıştır. Daha değişik bir ifadeyle, faiz oranları ve bu oranların erişilebilirliğidir.

Konut sektörünün bileşenlerini; arz, talep ve fiyat/maliyet olarak nitelendirecek olursak, yapı ruhsatı sayısı, konut satış sayısı, konut fiyat endeksi, dolar kuru ve buna bağlı olarak inşaat maliyet endeksi önemli veriler olarak öne çıkmaktadır.

Konut Sektörü Değişkenleri

Konut sektörünün önemli değişkenleri olan endeks ve istatistiklerin 2013-2017 yılları arasındaki değişimi incelendiğinde; Konut satışlarının nispeten durağan bir eğilim izlediği, inşaat maliyet endeksinin ise dolar kuruna benzer değişimler yaşadığı gözlemlenmektedir.

2014-2015 yılları arası incelendiğinde; Konut fiyat endeksinin artış oranında bariz bir düşüş yaşanmadığı gözlemlense de, inşaat maliyet endeksi ve dolar kurunda yaşanan artışın konut geliştiricilerini tedbir almaya yönlendirdiği gözlemlenmektedir.

Bu sebeple, 2014-2015 yılları arasında üretilen konutların satışında azalma olduğu olasıdır. Analizden çıkan bir diğer değerlendirme ise; konut fiyatlarının dolar kuru ile o kadar da ilintili olmadığıdır. Zira, 2014-2016 yılları arasındaki Dolar kurundaki artışlar, konut fiyatlarına yansımamıştır.

Konut Fiyatları Artacak mı?

İşini Anlat’a konuşan GYODER Başkanı Feyzullah YETGİN, konut sektörü ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yetgin, “Konut Fiyatları Artacak mı?” sorusuna da verdiği cevapta; “Türkiye’de konut sektörü dinamikleri çok kuvvetli, konuta talep bitmez” dedi.

GYODER

Habertürk Naime SERT’e bu haftaki İşini Anlat‘ta konuşan Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Feyzullah Yetgin, 31 Ekim’e kadar devam edecek olan Türkiye için Kazanç Vakti kampanyasında 100 bin konut satılmasının hedeflendiğini hatırlattı. Kampanyadaki son durumun ele alındığı röportajda Fikirtepe‘ye de değinildi.

SEKTÖRDE BARİZ BİR DURGUNLUK YOK

Çevre ve Şehircilik Başkanlığı öncülüğüne 29 Ağustos’ta açıklanan gayrimenkul satış kampanyası ile ilgili soruya verdiği cevapta Yetgin, 2018 yılı ilk altı aylık performansın geçen yılın aynı dönemiyle başa baş olduğunu ifade etti. Ancak, GYODER olarak, 21 üyemizin toplam 77 projesiyle yer aldığımız yeni kampanya ile birlikte ciddi bir hareketlilik yaşandığını söyledi.

Bu kampanyaya bankaların neden dahil olmadıkları ile ilgili soruya Yetgin; “15 Mayıs’tan sonraki faiz artışlarıyla birlikte bankaların konut kredileri yüzde 1’in üzerine çıktı. Proje sahipleri ise bu kampanya kapsamında yüzde 0.98 faiz, 120 ay vade imkanı sunuyor” dedi.

DÖVİZ VE ALTINA BAĞLI OLARAK KONUT FİYATLARI ARTACAK MI?

Sert, kampanya kapsamında altın ve dövize endeksli sabit kur üzerinden gerçekleşecek ödeme planı ile ilgili başvuru durumunu sordu.

Bunun üzerine Yetgin, kampanyanın bekle-gör durumundaki alıcıları harekete geçirdiğini ifade etti. “Kampanyanın bir diğer cazibesinin de herhangi bir maliyet baskısından etkilenmeksizin 31 Ekim’e kadar sabit fiyat üzerinden alım imkânı sunuyor olması” dedi. Yetgin, kampanyadan sonra tedrici olarak konut fiyatlarının artması gerektiğini vurguladı.

VATANDAŞLIK HAKKINDA İNDİRİM

Yetgin, Yabancılara yapılan konut satışlarının 2018 yılı ikinci çeyrek sonu itibariyle yüzde 23,15 lik bir büyüme gösterdiğini ve 11.816 adet satış gerçekleştiğini hatırlattı. 1 milyon dolar olan gayrimenkul alımı ile yabancıya vatandaşlık hakkı verilmesi şartının 300 bin dolara indirilmesi konusunda bakanlıkla temas halinde olduklarını ifade etti.

GYODER Başkanı, yabancıya gayrimenkul satışının ihracat sayılması talebiyle ilgili beklentilerinin devam ettiğini söyledi.

Kurdaki hareketliliğin inşaat maliyetlerine olan yansıması ile ilgili Yetgin, yüzde 80-90 oranında yerli ürün kullanıldığını, kalan kısım ile ilgili etkinin minimize edilmeye çalışıldığını ifade etti.

DEMİR FİYATLARINDAKİ ARTIŞ

Demir fiyatlarındaki artışın etkisi ile ilgili soruya da; “Demir fiyatlarındaki artış inşaat maliyetlerini çok ciddi etkiledi” dedi.

Bu konuda kamu müteahhitlerinin acilen fiyat farkı kararnamesi çıkarılmasını talep ettiklerini ve bazı şirketlerin projelerini durdurduklarını belirtti. Bunun sebebi ile ilgili soruya Yetgin, Planlamanın hayatın her alanında çok önemli olduğu gibi, inşaat sektöründe de arz talep dengesine uygun, hesaplı kitaplı yatırımlar yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye’de inşaat sektörü dinamiklerinin çok kuvvetli olduğunu ifade eden Yetgin, İnşaat sektörünün 250’ye yakın alt sektörü etkilediğini, İhtiyaçlar Hiyerarşisi`nde barınma ihtiyacının ikinci sırada geldiğini vurguladı. Yetgin; “İnsanlık var oldukça konuta olan talep devam edecektir” dedi. Yurtdışı Müteahhitlik sanayisinin de ihracat hedeflerinde önemli yer teşkil ettiğini vurguladı.

EMLAK KONUT KİRA SERTİFİKASI İHRACINA HAZIRLANIYOR

Finansal enstrümanların çeşitlendirilmesi adına Halk GYO‘nun 100 milyon TL nominal değerli kira sertifikası ihraç edeceğini, diğer GYO’lardan da bu yönde bir atılım gelip gelmeyeceğini sorması üzerine; “GYO olarak Halkbank ilk kira sertifikasını yaptı. Sanıyorum çok yakında Emlak Konut GYO, yine aynı modelle, aynı rakam üzerinden bir ihraç yapacak” dedi.

FİKİRTEPE’DE BÜYÜK ORANDA ANLAŞMA SAĞLANDI  

Kentsel Dönüşüm ile ilgili pilot proje olan Fikirtepe’de gelinen nokta ile ilgili de Başkan şunları söyledi;

“Kentsel Dönüşüm konusunda Fikirtepe bizim için özel bir deneyim oldu. Türkiye genelinde 7.5 milyon konutun dönüşümünden bahsediyoruz. Sürdürülebilir anlaşmalarla doğru yapıyı kurmalıyız. Fikirtepe’de makulün ötesinde talepler ile anlaşmalar yapıldı ve tıkanıklıklar yaşandı. Kentsel dönüşüm, kamunun süpervizörlüğü olmadan yapılamaz. Belli rollerde merkezi otorite, belli rolde yerel idare veya TOKİ gibi kurumlar olmalı. Parsel bazında değil adalar bazında yapılmalı.”

Kaynak; https://www.haberturk.com/konuta-talep-bitmez-2136073-ekonomi