Rize’de Bir Çarpık Yapılaşma Örneği Daha!

Rize’de 40 yıl önce arazi yetersizliği gerekçesiyle dere yatağının ortasına inşa edilen Çarpık Yapılaşma örneği 4 katlı bina, sağnak yağışlarda dere yatağının önünü tıkamak suretiyle taşkınlara neden olmakta.

Çarpık Yapılaşma örneği 4 katlı bina

Çarpık Yapılaşma Örneği Bir Bina

Rize ili Muradiye beldesi Mesudiye mahallesinde, 40 yıl önce arazi yokluğu gerekçesiyle, dere yatağının içine, her iki yanından dere akacak şekilde, 4 katlı bir bina inşa edildi. Kurs, kütüphane ve cami lojmanlarının yer aldığı 4 katlı bina, sağanak yağışlar sonrası meydana gelen selde yıkılma tehlikesi geçirip, dere yatağının önünü tıkayarak taşkınlara neden oldu.

Muradiye Belediye Başkanı Musa Süreyya Balcı, son olarak 2 Ağustosta Rize’de meydana gelen selde, beldede binanın neden olduğu taşkında; ‘Allah’ım yardım et batıyoruz’ şeklinde çağrıda bulunmuştu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, dere yatağına inşa edildiği gerekçesiyle kamulaştırıp yıkım işlemine başladığı o 7 katlı binada olduğu gibi, çarpık yapılaşma olayına aynı bölgede bir yenisi daha eklendi. Bakanlık, 4 katlı bina için de yıkım kararı aldı. 

Her iki yanından dere akan 4 katlı bina, sağanak yağışlar sonrası meydana gelen selde yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Son selde dere yatağının önünü tıkadığı için taşkına neden olan bina, civar bina, ev ve işyerlerinin zemin ve bodrum katlarının su altında kalmasına da yol açtı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 4 katlı binayı kamulaştırmak suretiyle, bedelini Muradiye Belediyesi’ne ödeyecek. Kömürcüler köyündeki 7 katlı binanın yıkımını takiben bu binanın da yıkımı gerçekleştirilecek.

Belediye imara uygun yeni bir alanda kütüphane ve lojman binaları inşa edecek.

Bina Yıkıldıktan Sonra Taşkın Riski Ortadan Kalkacak

Muradiye Belediye Başkanı Musa Süreyya Balcı, 40 yıl önce arazi kıtlığı gerekçesiyle o yörenin ileri gelenleri tarafından binanın buraya inşa edilme kararı alındığını belirtti. Her selde taşkına sebep olup belde için tehdit oluşturduğunu söyleyen Balcı, o günün şartlarında arazi imkanı olmadığı için bu şekilde yapıldığını ifade etti.

Başkan; “Bizim için büyük bir tehdit teşkil ediyordu. Bakanlık yetkilileri ile bu binayı görüştük. Bu sorunlu bina için de yıkım kararı verildi. 7 katlı binanın yıkımından sonra bu bina da yıkılacak. Binanın kalkmasıyla dere taşkın tehdidi ortadan kalkmış olacak.” dedi.

Muradiye beldesinde oturan vatandaşlar da yıkım kararı alınmasının sevindirici olduğunu ifade ettiler.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/rizede-carpik-yapilasmaya-son-ornek-binanin-icinden-dere-geciyor/haber-1602477

O Bina İçin Yıkım Kararı Uygulanıyor!

Rize ili, Muradiye beldesinde Ağustos ayı başında meydana gelen selde gündeme gelen o 7 katlı bina için verilen yıkım kararı uygulanıyor.

O Bina İçin Yıkım Kararı Uygulanıyor

O Bina İçin Yıkım Kararı Uygulanıyor

2 Ağustos’ta Rize’de meydana gelen selde Muradiye beldesi Kömürcüler köyünde dere yatağına inşa edildiği için 7 katlı bina gündeme gelmişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, Rize’deki 7 katlı bina sakinleri ile anlaşmak suretiyle binanın bulunduğu arazi kamulaştırılıp, apartman ile ilgili yıkım kararı uygulanıyor. 

Yıkım Kararı Uygulamaya Kondu

AA muhabiri Muhittin Sandıkçı’nın yaptığı habere göre; Rize Muradiye beldesi, Kömürcüler köyündeki kaçak yapının yıkımına bugün başlandı.

Gerekli iş güvenliği tedbirlerinin alınmasını takiben bölgeye verilen elektrik kesildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Vedat Gürgen başkanlığındaki ekiplerce binanın yıkımı başlatıldı.

Gürgen, vatandaşla yaptığı sohbette küresel iklim değişikliğine işaret etti. Bu coğrafyada şiddetli yağışların aniden bastırması sebebiyle sel olaylarının sıkça yaşandığını dile getiren Gürgen, en son ağustos başında yaşanan sel felaketinde o derenin taşması sebebiyle Muradiye’nin büyük tehlike atlattığını belirtti. Gürgen, “Rize’den başlamak üzere bütün doğu Karadeniz’de çalışmalar yürütüyoruz. Yeni iklim ve yağış rejimlerine göre tüm Doğu Karadeniz‘i sil baştan çalışıyoruz. Dere içerisindeki binaları, yapılan dolguları, zaman içerisinde yapılan müdahaleleri birer birer tespit ediyoruz. Bu çerçevede yıl sonuna kadar Artvin – Samsun arasını kapsayan bir eylem planı da hazırlanmış olur.

Yağış rejiminin değişmesi, dere kenarlarında ciddi bir sel riski oluşturuyor. Bu risklere karşı önlem planı geliştirmeye çalışıyoruz. Bu çerçevede ilk önce Rize’de sembol olmuş bu binanın sahipleri ile görüştük. Binanın kamulaştırması yapıldı ve yıkımı gerçekleşiyor. Bu süreçte bu koşullardaki tüm binalar ele alınacak. Sayın Bakanımızın talimatıyla bu yıl sonuna kadar vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla bu işi bitireceğiz.

En son Sakarya’da yaşanan sel felaketinde insanlar çatılarını kırmak suretiyle felaketten kurtulmaya çalışıyorlardı. Bütün kurumlar bu tür doğal afetler ile birlikte böylesine mağduriyetler yaşanmaması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek adına gerekli adımları atıyor.” şeklinde konuştu.

Ayder Yaylası’ndaki Kaçak Yapılar

Dünya çapında ün yapmış olan Ayder Yaylası ve Fırtına Vadisi‘nde inceleme yapma imkanı kaçak yapıbulduğuna değinen Gürgen; “Vadi içerisinde 9 bina ruhsatsız olarak yapılmaya başlanmış. İmar Barışı ile ilgili yanlış bir algı oluşmuş. 31 Aralık 2017 tarihi öncesi kaçak yapıları kapsayan bu düzenleme içerisine dahil etme yoluna gitmişler. Bu tür yapılarla İçişleri Bakanlığı kanalı ile ilgili bölge Valiliklerine gönderdiği yazılı uyarı ile birlikte yıkım kararı tebligatı yapılmıştı. İnceleme sırasında, mühürlenen ve kaçak olarak yapımı devam eden binaları da gördük. Vatandaşlarımıza kendi iyilikleri için seslenmek istiyorum; inşaatlara devam etmesinler. Yıkım kararları ile o binaların da yıkıldığını göreceksiniz. Boş yere imara aykırı işler yapmasınlar. Bu imar barışı bir imar affı değildir. Paralarını boş yere harcamasınlar.” dedi.

Daha sonra bina sahibi Nihat Yazıcı ile bir süre sohbet eden Gürgen, Yazıcı’ya Bakanlık adına teşekkür etti.

Rize-Artvin Havalimanı Projesi Devam Ediyor!

Türkiye’nin deniz dolgusuna inşa edilecek 2’nci havalimanı olan Rize-Artvin Havalimanı Projesi, Rize’nin Pazar ilçesine bağlı Yeşilköy’de devam ediyor.

Rize-Artvin Havalimanı Projesi

Rize-Artvin Havalimanı çalışmalarında 120 kamyon, 2 hafriyat gemisi aracılığıyla getirilen günlük 80 bin ton taş denize dökülüyor.

Türkiye‘nin 56’ncı, denize dolgu olan 2’nci havalimanının inşa edileceği dolgu alanında 88,5 milyon ton taş kullanılması öngörülüyor. Altyapı çalışmalarının 1 milyar 78 milyon Türk Lirasına mal olacağı öngörülen Rize-Artvin Havalimanı Projesi ‘nin 29 Ekim 2020’ye yetiştirilmesi planlanıyor.

Rize Valisi Erdoğan Bektaş, “3 milyon yolcu kapasiteli havalimanı 29 Ekim 2020’de bitirilecek, Rize’ye ilk uçak inecek.” dedi.

3 Nisan 2017 tarihinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı‘nca 766 hektarlık alan üzerinde temeli atılmış Rize-Artvin Havalimanı Projesi’nin dolgu alanına 2 hafriyat gemisi ile günlük 80 bin tona yakın dolgu yapılmaktadır. Proje sahasına 3- 7 kilometre uzaklıktaki Hisarlı ve Subaşı taş ocaklarından kamyonlarla taşınan taşlar ile havalimanı inşaatının pist dolgu işlemi sürüyor.

Kamyonlar aracılığıyla 2 hafriyat gemisine doldurulan taşlar, deniz içerisinde yapılan bağlantı yolu ile açıkta 27 metre derinlikte denize dökülüyor. Havalimanının mendirek iç alanı 2 milyon metrekare alana sahiptir.

İlk Uçak 29 Ekim 2020 Tarihinde İnecek

Rize Valisi Erdoğan Bektaş, havalimanı inşaatında günlük 80 bin ton dolayında dolgu malzemesinin denize döküldüğünü ifade etti.

Bektaş, “Süreç gittikçe hızlanıyor. 29 Ekim 2020 tarihi olarak bir hedef belirlendi. O tarihte Rize’ye ilk uçak inecek. Tünelin üzerinden geçilerek taş ocağından alınan malzeme sahil yoluna çıkmadan havalimanı dolgusuna dökülmekte. Taş kamyonlarının kara yoluna çıkmaması trafikte doğabilecek bir sıkıntıyı  önlemiş oldu. Taş ocağından alınan malzeme ile ilgili herhangi bir problem yok.

Resmi bitiş tarihi 18 Ocak 2022 olmasına rağmen biz sözleşmesinden 15 ay önce bitirip 29 Ekim 2020 tarihinde havalimanını açmayı hedefledik.” dedi.

100 Bin Tona Çıkacağız

Rize Valisi Erdoğan Bektaş; “Havalimanı dolgusu 3 bölümde ele alınmaktadır. Bunlar koruyucu mendirekler, PAT sahası denilen pist, apron ve taksi yollarının olduğu kısım ve bunların dışında kalan alanları kapsayan genel dolgu sahasıdır. Taş ocakları havalimanı inşası için en önemli konulardan birisidir. 2 yıl içerisinde 85 milyon ton taşı dökebilirsek, havalimanı 2 yılda bitebilir. Şu an için kullandığımız 2 tane taş ocağı var. 

Havalimanına komşu olan Pazar Tüneli, taş ocaklarından taş taşıyan kamyonlara büyük imkan sağlamaktadır. Bu nedenle Havalimanı projesi sahil yoluna herhangi bir zarar vermiyor. Projenin söz verilen tarihte bitirilebilmesi için günde 80 bin tondan 100 bin ton döküm seviyesine ulaşmamız lazım.” şeklinde konuştu.

Rize-Artvin Havalimanı Projesi

Rize-Artvin Havalimanı Projesi, 3 bin metre uzunluğunda 45 metre genişliğinde pist, 260 metreye 24 metrelik taksi yolu, 300 metreye 120 metrelik aprondan oluşacak. Tamamlandığında, Türkiye’nin 56’ncı ve denize dolgu 2’nci havalimanı olacak projenin dolgu alanında 88,5 milyon ton taş kullanılacak. 4 yılda tamamlanması ve yılda 3 milyon yolcu tarafından kullanılması beklenen Rize- Artvin Havalimanı‘nın 29 Ekim 2020 tarihinde tamamlanması planlanıyor.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/rizeartvin-havalimaninda-denize-gunde-80-bin-ton-tas-dokuluyor/haber-1600826

Rize’deki 7 Katlı Bina Konusunda Flaş Gelişme!

2 Ağustos’ta Rize’de meydana gelen selde tahliye edilen, selden sonra tekrar iskan edilen 7 katlı bina ile ilgili flaş karar verildi.

Rize’deki 7 Katlı Bina

Dere yatağında bulunduğundan dolayı, meydana gelen selde bina hasar görmüştü. Rize’deki 7 katlı Binada mahsur kalan apartman sakinleri belediye araçları ile tahliye edilmiş, ancak sel sonrası binalarına geri dönmüşlerdi.

Kömürcüler köyünde dere yatağına inşa edilen 7 katlı bina sahibinin ‘İmar Barışı‘ndan yararlanmak için başvuruda bulunması ile gündeme gelmişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın, Rize’nin Muradiye beldesinde meydana gelen sel ve heyelanda hasar gören bina ile ilgili karar aldığı belirtildi. Bina sahiplerinden Nihat Yazıcı, bakanlığın araziyi kamulaştıracağını, binaları için yıkım kararı aldığını söyledi.

2 Ağustos’ta, Rize merkeze bağlı Muradiye ve Salarha beldelerinde, şiddetli yağışın etkisiyle oluşan sel ve heyelanda ev ve işyerlerinin zemin ve bodrum katlarını su basmış, alt yapıda hasar meydana gelmişti.

Muradiye beldesi Kömürcüler köyünde, dere yatağına yapılan 7 katlı bina da Rize’de meydana gelen selde zarar görmesi, ancak selden sonra sakinleri tarafından tekrar kullanılmaya başlanmasıyla gündeme gelmişti.

O binanın 15 yıl önce dere kenarına 3 katlı olarak inşa edildiği, ardından ise ilave katlarla zamanla 7 kata çıktığı belirtildi. Binanın sahibinin ‘imar barışı‘ başvurusunda bulunduğu 7 katlı bina ile ilgili flaş karar verildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, o bina için yıkım kararı aldı. Bakanlık, bina sahipleri ile imzalanacak sözleşmenin ardından, kamulaştıracağı araziyi yeşil alan ilan edecek, binanın yıkımını gerçekleştirecek.

DEREDEN UZAK BİR YERE TAŞINACAĞIZ

Bina sahiplerinden Nihat Yazıcı, başka arazileri olmaması nedeniyle 15 yıl önce 6 kardeş olarak binayı dere kenarına yapmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Yazıcı; “Yakın geçmişte sel afeti yaşamamızla birlikte binamız gündeme geldi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da binamızla ilgili gerekli incelemeleri yapıp, yıkım kararı aldı. Arazimiz kamulaştırılacak ve binamız yıkılacak. Biz de bundan böyle 6 kardeş birlikte yeni bir hayat kuracağız. Dere ve yağmur olmayan bir yerde yaşamımızı sürdüreceğiz. İlgilerinden dolayı Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a teşekkür ederiz.” dedi.

BELEDİYE BAŞKANI BİNANIN YIKILACAĞINI SÖYLEDİ

Muradiye Belediye Başkanı Musa Süreyya Balcı, yaşanan sel felaketinde beldelerinde dere kenarına yapılan 7 katlı binanın gündeme geldiğini söyledi. Balcı, bina ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kamulaştırma kararı aldığını, binanın yıkılacağını ve dere kenarının yeşil alana dönüştürüleceğini belirtti. Balcı, “Vatandaşlarla karşılıklı mutabakatı ile anlaşma sağlandı. Vatandaşlarımız hiçbir suretle mağdur edilmeyecek.” diye konuştu.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/rizede-dere-yatagindaki-7-katli-apartmana-yikim-karari/haber-1599995

Yıkım Kararı Uygulamaya Kondu!

Doğu Karadeniz yaylalarında 31 Aralık 2017 tarihinden sonra inşa edildiği tespit edilen ‘Kaçak Yapılar’ için Yıkım Kararı uygulamaya kondu.

TRABZON’UN DÜZKOY İLÇESİ HAÇKALI YAYLASINDA KAÇAK YAPI YIKIM KARARI  UYGULAMAYA KONDU. FOTO: SELCUK BASAR DHA

Türkiye genelinde başlatılan ‘imar barışı’ uygulaması ile 31 Aralık 2017 öncesi yapılan kaçak ve usulsüz yapıların kayıt altına alınması amaçlanmıştı.

Bu uygulamayı fırsat olarak gören özellikle Doğu Karadeniz ve Ege Bölgesi’ndeki bazı vatandaşların 2018 yılı başından beri betonarme kaçak yapı inşa etmeye başladığı görülmekteydi. İçişleri Bakanlığı’nın Doğu Karadeniz bölge valiliklerine gönderdiği yazılı uyarı ile birlikte; 31 Aralık 2017’den sonra inşa edilen Kaçak Yapılar için yıkım kararı verilmiş oldu.

Valilikler aracılığıyla tebliğ edilen karar doğrultusunda, Jandarma ve zabıta ekiplerinin geniş güvenlik önlemi altında Trabzon’da 5 ilçede yıkım işlemlerine başlandı.

Trabzon ili sınırları içerisindeki yaylalarda yıkımına başlanan kaçak yapı sahipleri yıkımlara tepki gösterdi. Kısa süre önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rize’deki Ayder Yaylası için; “Ayder’i kirlettik, rezil ettik” çıkışı ile gündeme gelen Doğu Karadeniz yaylalarındaki kaçak yapılara karşı Trabzon, Rize, Giresun ve Gümüşhane illerinin valilikleri harekete geçti.

Kaçak ve ruhsatsız olarak inşa edilen binalar yüzünden yapı yoğunluğu artan, doğal güzellikleri bozulan yaylaların kurtarılması amacıyla toplam 4.106 adet kaçak yapı için yıkım kararı alındı.

Bunlar; Trabzon’da 1750, Giresun’da 1700, Rize’de 350, Gümüşhane’de ise 306 adet olarak tespit edilmiştir.

İlk yıkım Uzungöl Tabiat Parkı da kapsayan, Trabzon, Çaykara ilçesinde gerçekleştirildi. Ancak yaylacılardan gelen tepkiler üzerine yıkımlara ara verildiği bildirildi.

İMAR BARIŞI UYGULAMASI 

Türkiye genelinde başlatılan ‘imar barışı‘ uygulaması ile 31 Aralık 2017 öncesi yapılan kaçak ve usulsüz yapıların kayıt altına alınmaya başlandı. Doğu Karadeniz yaylalarında 31 Aralık 2017’den önce inşa edilmiş ve yıkım kararı verilmiş kaçak yapı sahipleri de İmar Barışı uygulamasından yararlanmak için başvuru yapmaya başladı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri ile e-devlet üzerinden başvuru yapan yaylacılar, Yapı Kayıt Belgesi almayı bekliyor.

FIRSATÇILAR KAÇAK YAPI YAPMAYA BAŞLADI

İmar Barışı ile kaçak yapılara af getirileceği algısı oluşan uygulamayı fırsat bilen bazı vatandaşların, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki yaylalarda betonarme kaçak yapılar inşa etmeye başladıkları görüldü. Bunun üzerine, Jandarma, Doğa Koruma ve Milli Parklar ile Orman Müdürlüğü ve belediye ekipleri kaçak inşaatlarla ile ilgili tutanaklar tutmaya başladı.

BAKANLIK, VALİLİKLER ARACILIĞIYLA UYARMIŞTI

Sözkonusu kaçak yapılarla ilgili valilikler daha önce vatandaşları uyarıcı bildiri yayınlamıştı. Bildiride; “İmar Barışı, 31 Aralık 2017 tarihinden önceki yapıları kapsamaktadır. Ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptırarak imar kirliliğine neden olan kişi hakkındaki Türk Ceza Kanunu’nun 184/1’inci maddesine göre 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verileceği ve fail hakkında Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231’inci maddesinde düzenlenen ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ karar verilmeyeceğine hükmedilmiş olup, 31 Aralık 2017 tarihinden sonra yapılan veya yapımına devam edilen ruhsatsız ve ruhsat eklerine aykırı yapılar için Yapı Kayıt Belgesi’nin verilmeyecektir” şeklinde yer alıyor.

KAÇAK YAPILAR İÇİN YIKIM KARARI UYGULAMAYA KONDU

Doğu Karadeniz yaylalarında ‘imar barışı’ uygulamasını fırsat bilip, 31 Aralık 2017 tarihinden sonra inşa edilmeye başlanan betonarme kaçak yapılar için valilikler harekete geçti.

Valilik kararı ile alınan yıkım kararı doğrultusunda, Sürmene, Maçka, Düzköy, Hayrat ve Köprübaşı ilçelerindeki kaçak yapılar yıkılıyor. Jandarma ve zabıta ekiplerinin de geniş güvenlik önlemi aldığı yaylalardaki kaçak yapı sahipleri yıkımlara tepki gösteriyor. Yaylalarda zaman zaman gerginlik yaşandığı bildiriliyor.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/dogu-karadeniz-yaylalarinda-yikim-basladi/haber-1599441

Ovit Tüneli’nde Bayram Yoğunluğu Yaşandı

Rize-Erzurum karayolu güzergahındaki 2 bin 640 rakımlı Ovit Dağı’nda hizmete açılan Ovit Tüneli, Kurban Bayramı’nda sürücülerin yüzünü güldürdü.

Ovit Tüneli

Ovit Tüneli İkizdere-İspir arasında bulunmakta olup, 14,3 kilometre uzunluğundadır.

Ovit Tüneli ‘nden, bayram tatili boyunca günlük ortalama 1.500-2.000 araç geçişi sağlandığı belirtilmiştir.

Tünel, ulaşımda sağladığı konfor ve zaman tasarrufuyla trafiğin yoğun olduğu bayram tatilinde sürücüleri mutlu etti.

AA muhabirine açıklamada bulunan Rize Valisi Erdoğan Bektaş; “Türkiye’nin çok önemli projelerinden birisi olan bu tünel, kış aylarından itibaren hizmet vermektedir” dedi.

Ovit Tüneli‘nin yapım amaçlarından birinin Doğu Anadolu ile Karadeniz’in ulaşımının sağlanması olduğunu ifade etti.

Bektaş, Ovit Tüneli‘nden esas beklentinin ticari ve ekonomik olduğuna işaret ederek, “Buranın ciddi bir lojistik nakliyeye konu olması, GAP ve İran‘dan gelen yüklerin tünel aracılığıyla kısa vadede limanlara inerek dağılması sonrasında ekonominin oluşması. Bir sonraki amacı ise turizm faaliyetine katkılar. Bunun için tünelin hizmete girmesinin yanında Erzurum ve Rize tarafındaki eksikliklerin yapılması ve lojistik projenin yol alması gerekiyor. Bütün bunların tamamlanması belli bir süre alacak.” diye konuştu.

Karadeniz Sahil Yolu’nda da yoğunluk

Bektaş, Karadeniz Sahil Yolu’nda bayram boyunca araç trafiğinin geçen seneye oranla iki katına çıktığını vurgulayarak, şunları söyledi:

“Karadeniz Sahil Yolu’nda geçen yıl 8 bin araç saydıysak bu yıl 16 bin saydık. Kurban Bayramı 9 gün tatil olunca ve mevsimin tam ortasına gelince rağbet arttı. Ovit, Ayder Çat, Zil Kale çok hareketli geçti. Zil Kale’ye bir günde 6 bin 500 bilet kesildi. Turizm, bölgede çaydan sonraki ikinci kavram, bize bu bayramda gerçekliğini hissettirdi.”

Turizmin ihtiyacı olan altyapının hızla tamamlanması gerektiğini anlatan Bektaş, “Biz altyapıyı tamamlayacağız, müteşebbis de üst yapıyı tamamlayacak ve gelen turist buradan memnun dönecek. Gelecek planlarını yapanlar, planlarını Ovit Tüneli ve havalimanı üzerinden yapıyor.” diye konuştu.

Ovit Tüneli

Türkiye’nin tamamlanmış en uzun tüneli olan ve ilk olarak 1880 yılında Osmanlı Devleti’nin kalkınma planında Rize-Erzurum karayolu ve tüneli projesi olarak gündeme gelen Ovit Tüneli’nin temeli, 13 Mayıs 2012’de atıldı.

“Işık göründü” töreni 11 Kasım 2016’da Başbakan Binali Yıldırım’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Kış aylarında geçit vermeyen güzergahı kullanan sürücüler için umut olan tünelin resmi açılışı ise 13 Haziran 2018’de Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldı.

Ovit tüneli, toplam 14,3 kilometre uzunluğuyla Trabzon-Gümüşhane karayolunda yapımı süren 14,5 kilometrelik Yeni Zigana Tüneli tamamlandığında Türkiye’nin ikinci, dünyanın ise dördüncü en uzun tüneli olacak.

Tünelin giriş kotu bin 919 metre, çıkış kotu 2 bin 236 metre, tünel içi boyuna eğim yüzde 2,13 olarak gerçekleştirildi. Kazı ve kaplama betonu imalatı tamamlanan Ovit’in bin 710 metre uzunluğunda yaklaşım tüneli ve bin 369 metre uzunluğunda çığ tüneli bulunuyor.

Ayder Yaylası’nda Yeni Proje Heyecanı Başladı

Rize’nin ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası için Toplu Konut İdaresi (TOKİ) öncülüğünde uygulanacak Kentsel Dönüşüm Projesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çıkışıyla gündeme gelmişti. 

Ayder Yaylası

Projenin ayrıntılarının ortaya çıkması, yöre halkını heyecanlandırdı. Ayder Yaylası Kentsel Dönüşüm Projesi’ne destek veren işletme ve yapı sahipleri, kamuoyuna yansıyan ve beğendikleri projenin başlamasını beklediklerini söyledi. 

RİZE ÇAMLIHEMŞİN AYDER YAYLASI

Çamlıhemşin ilçesinde bulunan ve doğal güzelliği ile öne çıkan ‘turizm merkezi, milli park, ve doğal sit’ alanı statüsüne sahip Ayder Yaylası, her geçen gün artan kaçak yapılar sonucu ‘imar kirliliği’ tartışmalarıyla gündeme geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da konuyla ilgili çıkışı sonrası yayla için harekete geçildi. Ayder Yaylası’nda, TOKİ öncülüğünde Kentsel Dönüşüm Projesi hazırlandı. Yeni projeyle otopark, otel ve pansiyon alanları, seyir terasları, günübirlik eğlence alanları, çadır ve kamp bölgeleri ile giriş- çıkış noktaları belirlendi. Yaylaya ulaşanlar, 750 kapasiteli katlı otoparka araçlarını bıraktıktan sonra seyir terasına ulaşacak. Ziyaretçiler, buradaki trambüslerle yayla merkezine ulaşacak. Ulaşım sorununa çözüm olarak yaylanın alt kodunda çift yönlü yeni yol yapılacak. Ayder Yaylası ve civardaki Ausor, Hüser ve Kavron yaylalarına gitmek isteyenler, bu yolu kullanacak. Yaylaya araç girişi sınırlandırılacak. Yaylada dikey yerine en fazla 2 katlı yatay yapılar inşa edilecek. Uygulanacak yeni modelle altyapı ve ulaşım sorunlarının çözüleceği yaylayla ilgili ‘imar kirliliği’ tartışmaları da son bulacak.

YAYLACILAR, PROJEYİ BEĞENDİ

Ayder Yaylası için Toplu Konut İdaresi öncülüğünde uygulanacak Kentsel Dönüşüm Projesi’nin ayrıntılarının ortaya çıkması, yöre halkını heyecanlandırdı. Altyapı ve ulaşım sorunlarını çözecek, ‘imar kirliliği’ tartışmaları sona erdirecek projeye destek veren işletme ve yapı sahipleri, kamuoyuna yansıyan projeyi beğendiklerini söyledi.

Yaylada işletmecilik yapan Meryem Okumuşoğlu, Ayder’in eskiden çok daha güzel olduğunu belirterek, gecekondu tipi yapılar nedeniyle doğal güzelliğinin bozulduğunu savundu. Okumuşoğlu, “Ayder Yaylası şehir oldu, yaylalıktan çıktı. Şimdi Kentsel Dönüşüm Projesi yapılacak. TOKİ’nin yapacağı projeyi bekliyoruz. Çok güzel bir uygulama olacağına inanıyoruz.” dedi.

‘PROJEDEN ÇOK UMUTLUYUZ’

İşletmeci Ayşe Sarı da Ayder’de doğup, büyüdüğünü belirterek, “Yaylamız eskiden daha iyiydi. Şimdi kargaşa hali var. Kentsel Dönüşüm Projesi uygulanacak. Çok büyük bir proje hazırlanmış. Nasıl uygulanacağını merakla bekliyoruz” diye konuştu.

Ayder Yaylası’nın bağlı olduğu Kaplıca köyünün eski muhtarı Muhammet Sarı ise, “Eğer TOKİ bu projeyi uygularsa çok süper olur. Ayder şu anda köy statüsünde bile değil. Bu projeden çok umutluyuz” dedi.

Kübra Sarı da “Proje çok güzel. Ben de öyle bir doğanın olmasını isterim. Buraya gelen halk binadan çok yeşilliği görmek istiyor. Bu durumdan işletmecilerin mağdur olmasın yeter.” diyerek, projenin başlamasını sabırsızlıkla beklediklerini söyledi.

AYDER ÇEVRE VE TURİZM DERNEĞİ: 2019’A REZERVASYON ALMIYORUZ 

Ayder Çevre ve Turizm Derneği Başkanı Erdal Sarı, Kentsel Dönüşüm Projesi’nin, Ayder’i gelecek kuşaklara taşıyacak emsal çalışma olacağına inandıklarını söyledi. Sarı, “Bu proje herkesi heyecanlandırdı. Proje, Ayder’in mevcut altyapı, ulaşım ve imar sorunlarına çözüm getiriyor. Projenin bir an önce başlamasını bekliyoruz. Bize ‘2019 için rezervasyon almayın’ denilmişti. Biz de gelecek yıl için planlamalarımızı buna göre yapıyoruz. Kentsel Dönüşüm Projesi ile Ayder’in bugünden çok daha iyi bir konuma geleceğine inanıyoruz” diye konuştu.

AYDER YAYLASI

Ayder Yaylası, Çamlıhemşin ilçesinin 19 kilometre güneydoğusunda, 1350 metre yükseklikte yer alıyor. Fırtına Deresi boyunca eşsiz doğal güzellikler izlenerek ulaşılan Ayder Yaylası, çevresini saran çam ormanları, şelaleler, yöresel mimarideki evler, çiçekler ve bu çiçeklerden elde edilen bal ve şifalı kaplıcayla sırtını Kaçkarlar‘a dayamış, çam örtülü yamaçlarla kaplı bulunuyor. Yaz aylarında yerli-yabancı özellikle de Arap turistler, 55 derece sıcaklıktaki şifalı kaplıca suyundan yararlanıyor. Kaplıca suyunun romatizmal ve iç hastalıklar ile kadın ve cilt hastalıklarına iyi geldiği belirtiliyor. Yaylada trekking, cip safari, foto safari, kampçılık, dağcılık gibi birçok turizm aktivitesi de yapılıyor.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/ayder-yaylasinda-yeni-proje-heyecani/haber-1595977

Ayder Yaylası Kentsel Dönüşüm Projesi Hazırlandı

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesindeki turizm merkezi için yaz sezonu sonunda başlayacak olan Ayder Yaylası Kentsel Dönüşüm Projesi hazırlandı.

kentsel dönüşüm

Çamlıhemşin ilçesindeki dünyaca ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ayder’i kirlettik, rezil ettik” ifadelerini kullanmasının ardından harekete geçildi.

TOKİ öncülüğünde 5 bakanlığın ortak uygulayacağı Ayder Yaylası Kentsel Dönüşüm Projesi ’ne yaz sezonu sonunda başlanacak.

Toplu Konut İdaresi tarafından en fazla 2 katlı yapıların inşa edileceği projede altyapı ve ulaşım sorunları çözülecek. 1987 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla ‘turizm merkezi‘ ilan edilmesinin ardından beton kaçak yapıların artmasının önüne geçilemediği Ayder Yaylası, proje sayesinde doğal güzelliğine tekrar bürünecek.

mevcut durum

Projeyle birlikte yaylaya araç girişinin sınırlandırılması hedeflenirken, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistler 750 kapasiteli katlı otoparka araçlarını bırakabilecek. Otel, pansiyon alanları, seyir terası ve kamp bölgelerinin belirlenen projede Ayder Yaylası’ndan bölgedeki diğer yaylaları geçmek isteyenler için de alt kodda çift yönlü yeni bir yol yapılacak.

Hasan Fehmi Demir

Kaynak; http://www.iha.com.tr/haber-ayder-yaylasi-kentsel-donusum-projesi-hazirlandi-739231/

Rize’de ilkel teleferik can aldı!

Rize’de ilkel teleferik, çelik halatının kopması sonucu hızla hareket edip, varış noktasında zemine çarptı.

Rize’de ilkel teleferik

Kazada, başına isabet eden odunla ağır yaralanan İbrahim Kabil (60), yaşamını yitirdi.

Olay, dün Yiğitler köyünde meydana geldi. İbrahim Kabil, bölgede ‘varangel’ olarak bilinen ilkel teleferiğe yüklediği odunlarla karşıya geçmek için hareket etti. Ancak bu sırada teleferiğin çelik halatı koptu. Aşağıya doğru hızla hareket eden odun yüklü vagon, varış noktasında zemine çarptı. Bu sırada odun parçasının başına isabet ettiği Kabil, ağır yaralandı.

Çevredekilerin yardımıyla Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Kabil, yapılan tüm müdahalelere karşın kurtarılamadı.

Rize‘de, 12 Ağustos günü, ilkel teleferikte elektrik akımına kapılan Ayşe Kork (19) yaşamını yitirmişti.

MAKİNE MÜHENDİSLERİ ODASI TEHLİKEYE DİKKAT ÇEKMİŞTİ

Rize Makine Mühendisleri Odası Başkanı Metin Bıçakçı, il genelinde 15 bine ulaşan ilkel teleferiklerin ölümlü ve yaralamalı çok sayıda kazaya neden olduğunu belirtmişti. Teleferiklerin herhangi bir sahibi olmaması ve gelişi güzel herkes tarafından kullanılmasının kazalara davetiye çıkardığını ifade eden Bıçakçı, “Teleferiklerin kabinlerinin mutlaka kapalı alanlara alınması, elektrik tesisatlarının yalıtılması ve çarpmaya karşı topraklanmasının yapılması lazım.

Yük taşıma platformlarının korumalı olması, altlarından geçerken kişilere zarar vermemesi lazım. Yükün, bir yerden bir yere taşınması aşamasında, mutlaka iletişime geçilmesi lazım. Teller teknik olarak hesaplanmadığı için, istenilen yükleri taşımaya elverişli değil. Taşıma aşamasında, elektrik motorlarını ve kayış kasnak sistemlerinin olduğu noktalarda koruyucular koyulmuyor. Kullanılan elektrik tesisatı yalıtımlı değil, topraklaması yapılmamış.

Teleferiklerin yüzde 95‘i standarda uygun değil” demişti.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/rizede-ilkel-teleferik-can-aldi/haber-1595459