2018’de Türk Müteahhitlerimiz 261 Proje üstlendi!

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan; “Yaşanan siyasi ve ekonomik sorunlara rağmen Türk Müteahhitlerimiz 2018’de dünyada 261 proje üstlenmek suretiyle 19,4 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı.” dedi.

Türk Müteahhitlerimiz 2018’de dünyada 261 proje üstlendi

“Türk Müteahhitlerimiz, Türkiye’yi yurt dışında başarıyla temsil ediyorlar”

TRTHaber‘in haberine göre Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan; “Türk Müteahhtilerimiz, Türk bayrağını dünyanın birçok bölgesinde dalgalandırdılar ve ülkeye ciddi bir gelir kazandırdılar. 2018’de Türk Müteahhitlerimiz 261 proje üstlenmek suretiyle 19,4 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. Türk Müteahhitlerimiz yurt dışında gururumuz olmaya devam ediyor.” dedi.

Bakan Pekcan, ulaşılan proje tutarının dünya ekonomik ve siyasi konjonktüründe yaşanan birçok sıkıntıya rağmen elde edilmiş önemli bir başarı olduğunun altını çizdi. Pekcan, söz konusu başarıyı, Türk müteahhitlerimizin yurt dışında zor şartlarda da iyi bir performans gösterebildiğinin kanıtı olarak değerlendirildiğini dile getirdi.

Sektörün ortalama proje bedeli 75 milyon dolar

Bakan Pekcan devamında şu bilgileri verdi: “2018’de en fazla üstlendiğimiz projeler;

Ülkemizin geçmişte kümülatif olarak en fazla proje üstlendiği konut sektörünün 2018 yılında listede ilk beşte yer almaması, esasen ülkemiz firmalarının yurt dışında daha katma değerli ve daha nitelikli projelere yöneldiğinin bir göstergesidir.”

Türk müteahhitlik sektörünün yurt dışında 1972’den bugüne kadar 378,9 milyar dolar gibi bir büyüklüğe ulaştığını ifade eden Pekcan, bu süreçte sektörün 123 farklı ülkede 9 bin 600’e yakın projeye imza attığını belirtti.

“Türk Müteahhitlerimiz geleneksel pazarların dışına çıktı”

Pekcan, Türk Müteahhitlik sektörünün geçen yıl en fazla proje üstlendiği ülkelerin; Rusya, Suudi Arabistan, Katar, Sudan, Polonya, Kazakistan, Türkmenistan ve Cezayir olduğunu kaydetti.

Türk Müteahhitlerimizin Rusya, Suudi Arabistan, Türkmenistan ve Katar pazarlarında yeniden güçlü bir şekilde yer almasının önemine işaret eden Pekcan, Sudan ve Polonya gibi pazarlarda da ciddi bir büyüklüğe ulaşılmasının, geleceğe yönelik beklentilerini artırdığını söyledi.

Bakan Pekcan, geçen yıl en fazla proje üstlenilen ilk 10 ülke arasında 2 Avrupa ülkesinin de bulunduğunu belirtti. Pekcan, “Bu durum ülkemiz müteahhitlerinin geleneksel pazarların dışına çıkarak, portföyüne yeni pazarlar eklediğinin bir göstergesidir.” şeklinde değerlendirdi.

Bakan Pekcan, Teknik Müşavirlik Sektörü ile ilgili verileri de paylaştı; “Küresel sıkıntılara rağmen söz konusu sektör 2018 yılında çok önemli bir performans gösterdi. Teknik Müşavirlik Sektörü 61 projede 143 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaştı. dedi.

Pekcan, günümüze kadar Teknik Müşavirlik Sektörünün kümülatif olarak, 110 farklı ülkede 2,1 milyar dolarlık proje üstlendiğini vurguladı.

Kaynak: AA

Türkiye, WEC Enerji Listesi Sıralamasında 6 Sıra Birden Yükseldi!

Türkiye, Dünya Enerji Konseyi’nin (WEC) 125 ülkeyi inceleyerek hazırladığı enerji listesi sıralamasında 6 sıra birden yükselerek 44’üncülüğe yerleşti.

Türkiye, Enerji Listesi sıralamasında 44’üncü oldu

Türkiye, Enerji Listesi sıralamasında 44’üncü

Türkiye, Dünya Enerji Konseyinin (WEC) enerji güvenliğienerji paylaşımı ve çevresel sürdürülebilirlik kriterlerine göre hazırladığı Enerji Listesi değerlendirmesinde 6 basamak birden yükselerek 44’üncü oldu.

Enerji güvenliği, enerji paylaşımı ve çevresel sürdürülebilirlik kriterleri bakımından 125 ülkenin incelendiği “WEC World Energy Trilemma Index 2018” raporuna göre, geçen yıl Türkiye’nin enerji derecelendirme listesinde CBB olan notu, BBB seviyesine yükseltildi.

Rapora göre, geçen yıl enerji güvenliği alanında 82’inci sırada yer alan Türkiye, bu yıl bu alanda 15 sıra yükselerek 67’inci oldu.

Türkiye, çevresel sürdürülebilirlik alanında 6 sıra yükselerek 49’uncu olurken, enerji paylaşımı alanında ise 2 sıra gerileyerek 54’üncüğe düştü.

Söz konusu kriterlere göre Türkiye bu yıl; Suudi Arabistan, Rusya ve Irak gibi enerji zengini ülkeleri geride bırakarak, enerji derecelendirme listesinde 6 sıra birden yükseldi ve 44’üncü oldu.

Sözkonusu listede ilk sırayı Danimarka aldı.

Onu, İsviçre ve İsveç izledi.

Bu ilk üç ülkeyi sırasıyla Hollanda, Birleşik Krallık, Slovenya, Almanya, Yeni Zellanda, Norveç ve Fransa takip etti.

Muhabir: Muhsin Barış Tiryakioğlu

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/turkiye-enerji-derecelendirme-listesinde-6-sira-yukseldi/1312044

TürkAkım Gaz Boru Hattı Projesinde Bitişe Bir Kaldı!

TürkAkım Gaz Boru Hattı Projesi Sözcüsü Aslı Esen, Doğal gaz akışının planlandığı gibi gelecek yılın sonunda başlayacağını söyledi.

TürkAkım Gaz Boru Hattı Projesi (TurkStream)

TürkAkım Gaz Boru Hattı 2019 yılı sonunda hizmete girecek

Kıyıköy’deki alım terminali inşaatının devam ettiğini belirten TürkAkım Gaz Boru Hattı Proje Sözcüsü Aslı Esen, Onun da 2019 içinde tamamlanacağını belirtti. Esen; “Doğal gaz akışı planlandığı gibi gelecek yılın sonunda başlayacak.” dedi.

AA muhabirinin yaptığı habere göre Esen, Rusya‘nın Anapa kentinde bulunan ve proje için inşa edilen Russkaya Kompresör İstasyonu ve TürkAkım Kara Çıkışı Tesislerinde açıklamada bulundu.

Esen, Rus gazını Türkiye‘ye ve Türkiye üzerinden de Avrupa‘ya taşıyacak hattın inşaatının tamamlanmasına yaklaşık bir yıl kaldığını ifade ederek; “Planlanan takvime uygun olarak ilerliyoruz. Rusya kıyısındaki tesislerin inşaatı tamamlandı. Deniz kesimindeki iki boru hattında yüzde 95 eşiğini aşmış bulunuyoruz.” dedi.

Russkaya Kompresör İstasyonu, 285 bar basınç sağlayacak

Kompresör istasyonunun başlıca işlevinin doğal gazın Karadeniz boyunca 930 kilometre gidebilmesini sağlayacak basıncı üretmek olduğunu söyleyen Russkaya Kompresör İstasyonu Tesis Müdürü Anatoly Koltakov, istasyonun amacının yılda 31,5 milyar metreküp doğal gazı Türkiye’ye aktarmak olduğunu kaydetti.

İstasyonun, TürkAkım Gaz Boru Hattı Projesi için özel olarak inşa edildiğini belirten Koltakov, “İstasyon, her biri 32 megavat kapasitede 7 üniteden oluşmakta. İstasyon, doğal gazın uzun bir yol kat edebilmesi için gerekli 285 bar basıncı sağlayacak. Burada yer alan bir ölçüm istasyonu da Türkiye’ye ne kadar doğal gaz aktarıldığını kaydedecek.” şeklinde konuştu.

TürkAkım için Rusya kıyısında inşa edilen tesislerden ilki olan Russkaya Kompresör İstasyonu, Gazprom’un 172 bin kilometre doğal gaz boru hattı ve 254 kompresör istasyonundan oluşan dev şebekesinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Doğal Gaz Sibirya’dan binlerce kilometre yol katederek gelecek, Russkaya istasyonunu aracılığıyla TürkAkım hattı üzerinden Türkiye’ye ulaştırılacak.

Şu an için iki hattan oluşan TürkAkım’ın, üçüncü ve dördüncü hatlarının yapımının gündeme gelmesi durumunda, yeni bir kompresör istasyonun daha inşa edilmesi öngörülüyor.

TürkAkım Gaz Boru Hattı en az 50 yıl faaliyet gösterecek

TürkAkım Kara Çıkışı Tesisi Yöneticisi Anton Barişev, Russkaya Kompresör İstasyonu’ndan tesise gönderilen gazın buradan boru hattıyla Karadeniz‘e sevk edileceğini söyledi.

Tesiste Russkaya’dan gelen gazın içerik, hacim, sıcak ve basınç değerlerinin izleneceğini belirten Barişev; “Russkaya Kompresör İstasyonu’nun ardından TürkAkım Kara Çıkışı Tesisi‘nin de tamamlanmasıyla TürkAkım’ın Rusya kıyısındaki inşaatı bitmiş bulunuyor.

Buradaki özel düzenekten, TürkAkım’ın deniz altı kesiminin yıllık denetim ve bakımını sağlayacak robotlar boru hattına girecek.” dedi.

TürkAkım Kara Çıkışı Tesisi, Russkaya Kompresör İstasyonu’na 3,5 kilometre mesafede yer alıyor. Boru hattı, tesisten sonra 2,5 kilometre daha ilerlemek suretiyle kıyıya ulaşıp, Karadeniz’deki uzun yolculuğuna başlayacak.

Anapa’dan Kıyıköy’e doğal gazın 52 saat sürede ulaşması planlanıyor. Doğal gaz akışının izleneceği kumanda odası, TürkAkım Gaz Hattı proje firmasının Hollanda’nın Amsterdam kentinde bulunan genel merkezinde yer alacak.

Yetkililerin verdiği bilgiye göre, TürkAkım projesi en az 50 yıl boyunca faaliyet gösterebilecek şekilde tasarlandı.

Karmod Prefabrik Şili’de!

Karmod Prefabrik Şili altın madeninde şantiye binaları kurdu.

Karmod Prefabrik Yapı

Prefabrik Şantiye Binaları

AA muhabirinin yaptığı habere göre, Karmod Prefabrik, Güney Amerika ülkelerinden Şili’de bir altın madeninde şantiye binaları kurulumu gerçekleştirdi.

Karmod Prefabrik’ten yetkililerin yaptığı açıklamaya göre; Karmod, Şili’nin doğusunda faaliyet gösteren altın madeni işletmesince kullanılmak üzere prefabrik şantiye binaları kurdu. And Dağları’nın eteğinde faaliyet gösteren işletmede toplam 6 adet binanın kurulumunu 2 ay gibi kısa bir sürede tamamlayıp teslim etti.

Karmod Dış Ticaret Müdürü Taner Öztürk yaptığı açıklamada, Güney Amerika ülkelerinde maden işletmeciliği yapan çok sayıda Avrupa merkezli firmaların bulunduğunu ifade etti. Öztürk, işletmecilerin prefabrik şantiye yapılarında Karmod’u tercih ettiklerini söyledi.

Öztürk, Karmod olarak yakaladıkları inşaat kalitesi, üretim hızı ve deniz aşırı ülkelere dahi sağladıkları zamanında teslim anlayışının, müşterilerin tercihlerinde önemli etken olduğunu vurguladı. Yarı mamul malzemenin montaj yerine sevkinden sonra şantiyede hazır kurulum operasyonundaki başarılarının da çok etkili olduğunu vurgulayan Öztürk;

“Fransa, İspanya, Rusya gibi maden işletmeciliğinde öne çıkan ülkelerin dünya genelindeki projelerine prefabrik şantiye yapıları üretip yerinde kurulum yapıyoruz. Amerika Kıtası’nda Peru, Arjantin, Guyana, Kolombiya ve Venezuela maden kampı kurduğumuz ülkeler arasında yer alıyor. Son olarak Şili projemizdeki işçi kampını bölgede altın madeni çıkarma faaliyetinde bulunacak İspanyol firması için kurulum yaparak kullanıma hazır hale getirdik. Toplam proje büyüklüğü 866 metrekaredir. Bir adet yönetim binası, iki adet ofis binası, 2 adet yemekhane ve 1 adet de WC’li Soyunma Odaları binası olmak üzere toplamda 6 adet yapıyı iki ay gibi kısa bir sürede kurulum yaparak teslim ettik.” dedi.

Karmod Prefabrik

Karmod Prefabrik, 1986 yılından bugüne üretim tecrübesiyle Türkiye dahil 90’a yakın ülkede projeler gerçekleştiren hazır yapı sektörünün öncü markalarındandır.

Karmod, iyi organize olmuş sekronize çalışan ekipleriyle, sektörel bazda, aynı anda dünyanın farklı ülkelerinde projeler gerçekleştirme gücüne sahiptir.

Karmod, İstanbul Tuzla’da 21 bin metrekare kapalı alanı bulunan modern tesislere sahiptir. Dünya genelinde öne çıkan projelerin şantiye yapıları ile beraber; toplu konutlar, acil yerleşim üniteleri gibi farklı yapıların üretimini gerçekleştirmektedir.

Uluslararası camidaki Türk firmaları içerisinde önemli bir konuma sahip olan Karmod’un gerçekleştirdiği projeler arasında; tüm Avrupa’ya enerji sağlayacak, dünyanın en yüksek rezervli doğalgaz projesi Şahdeniz 2’nin şantiye yapıları, Irak’ın Başkenti Bağdat ve Kut şehirlerinde 7 ay gibi kısa sürede tamamlanan 10 bin kişinin yaşadığı 1884 konutla beraber sosyal tesis yapıları, Nijerya’da BM askeri kamp yapıları yer almaktadır.

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/sirkethaberleri/gayrimenkul/karmod-silide-santiye-binalari-kurdu/646582

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi Tamamlanmak Üzere!

50 ili ilgilendiren tarihi Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesinde çalışmalar sürüyor. Karadenizi Akdenize  bağlayacak olan 818 kilometre uzunluğundaki otoyol inşaatı tamamlanmak üzere.

Batı Karadeniz- İç Anadolu. Doğu Anadolu – İran. İç Anadolu. Güney Doğu Anadolu – Irak. Güney Doğu Anadolu – Suriye. DR MTÇ.

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi 50 ili ilgilendiriyor

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi ilk kez Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz döneminde gündeme gelmiş, Sultan Abdülhamid Han tarafından projesi çizdirilmiş 143 yıllık bir rüyadır. 6 ili direkt, 50 ili dolaylı olarak ilgilendiren, 2019 yılında tamamlanmak üzere inşaat çalışmalarının devam ettiği 818 kilometre uzunluğundaki Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi’nde sona yaklaşıldı.

Otoyolun hizmete açılmasıyla Karadeniz ile Akdeniz arası 6 saate inecek.

Sultan Abdülaziz döneminde ilk kez ‘Dereyolu’ olarak gündeme getirilen tarihi Karadeniz-Akdeniz yolunun projesi, Sultan II. Abdülhamid Han tarafından Fransız mühendislere çizdirildi.

İlk Temeli 1929 yılında Cumhuriyet Dönemi‘nde dönemin Ordu Valisi Ali Kemal Aksüt tarafından atılan projede, 1933 yılında güzergah tartışmaları yüzünden çalışmalar durduruldu.

1970’li yıllarda tekrar gündeme getirilen projeye, bir Sovyet işgalinde tankların Karadeniz‘den İç Anadolu‘ya kolayca ulaşmasını sağlayabileceği endişesiyle tekrar ara verildi.

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu projesi, 2004 yılında Ordu ili Mesudiye ilçesi Topçam’da yapımına başlanılan, ‘Dereyolu’ olarak da bilinen; ‘Topçam Barajı ve Ulaşım Yolları’ projesiyle tekrar gündeme geldi. Daha sonra projenin adı değiştirilerek Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi olarak devam etti.

143 Yıllık Bir Rüya

Toplam bedeli 926 milyon Türk Lirası tutarındaki ihalesi 2008 yılında yapılan Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi 143 yıllık bir rüyadır.

818 kilometre uzunluğundaki otoyol, İç Anadolu‘yu geçerek Orta Karadeniz ve Doğu Karadeniz illerini Akdeniz’e bağlayacak. Ordu, Sivas, Kayseri, Kahramanmaraş, Adana ve Hatay olmak üzere 6 ilin sınırlarından geçmekte olan Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesi, toplamda 50 ili dolaylı olarak ilgilendirmektedir.

Proje, Ordu’nun Akdeniz illerine olan ulaşımını kolaylaştırırken, Karadeniz’in kapılarını İç Anadolu ve Akdeniz’e açacak. Bununla birlikte, Karadeniz’e komşu olan Rusya ve Gürcistan gibi ülkelere yapılacak ihracatta önemli rol üstlenecek.

Proje kapsamında şu ana kadar Ordu’da Melet Irmağı boyunca 88 kilometrelik yolun büyük bölümü tamamlanıp asfaltlanırken, yaklaşık olarak 700 milyon TL gibi bir harcama yapılmıştır. Ordu Mesudiye-Topçam arasındaki çalışmaların aralıksız olarak sürdüğü 88 kilometrelik güzergahta, 15.1 kilometre uzunluğunda 25 tek tip tünel, çok sayıda köprü ve 330 metre uzunluğunda 1 viyadük yer almaktadır. 

Karadeniz ile Akdeniz Arası 6-7 Saate İnecek

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu Projesinde
tünel ve viyadüklerle mesafe önemli ölçüde kısalacak

121 kilometrelik Ordu-Mesudiye yolunu 88 kilometreye düşürecek olan proje, 2,5 saatlik mesafeyi 1 saate,  tünel ve viyadüklerle önemli ölçüde kısalacak Ordu-Sivas arası ulaşımı da 2 saate indirecek.

Karadeniz’i Akdenize bağlayan karayolunun tamamının 2019 yılında teslim edilmesi planlandı.

Karadeniz’e Komşu Ülkeler ile Ticaret Artacak

Karadeniz-Akdeniz Otoyolu’nun Ordu-Giresun Havalimanı ve Ordu Üniversitesi kadar büyük önem taşıdığını belirten Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Servet Şahin, yolun tamamlanması ile Karadeniz’e ulaşımın daha kolaylaşacağını, bunun da turizme, ekonomiye ve ihracata önemli katkısı olacağının altını çizdi. OTSO Başkanı Şahin; “Yol bittiğinde Ordu’ya ulaşmak isteyen 50 ilimizdeki sanayicimiz daha kolay ulaşım imkanına sahip olacak. Bir Sivaslı 2 saatte, Kayserili 4 saatte, Kahramanmaraşlı 5-6 saatte, İskenderun, Hataylı 6-7 saatte Karadeniz’e varacak. Bu proje ile birlikte, çevremizdeki yakın ülkelerimiz olan; Ukrayna, Romanya, Rusya ile ticaret yapan illerimizdeki üreticilerimiz, 6-7 saatte İskenderun’dan Ordu’ya inmiş olacaklar.” dedi.

Ordu Bölgenin Lojistik Üssü Olacak

Şahin, yolun hizmete girmesiyle birlikte Ordu’nun Karadeniz bölgesinin Lojistik Üssü olabileceğini ifade etti. Şahin, “Eskiden Gaziantepli ya da Kahramanmaraşlı tüccar ürünü 16 ila 24 saatte Karadeniz’e ulaştırıyordu. Bu yol sayesinde süre 6 saate inmiş olacak.

Bu büyük avantajı iyi değerlendirirsek, Doğu ve Güneydoğu’daki, İç Anadolu’daki nakliyeci en kısa ve en verimli yol olan Karadeniz-Akdeniz Otoyolu‘nu kullanır. Bu da bölgenin Lojistik Üssü olmasının önünü açacaktır. Yolun açılmasını takiben yeterli kapasitede bir limana da ihtiyacımız var. Samsun Çarşamba’ya kadar gelen Samsun-Sarp Demiryolu‘nu Ordu’ya kadar getirebilirsek, bölgenin hem turizmi hem de ticareti gelişir.” şeklinde konuştu.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/50-ilin-gozu-bu-yolda-karadeniz-akdeniz-otoyolunda-sona-gelindi/haber-1602257

Yeni Nükleer Santraller güvenlik garantisi alacak!

Nükleer enerjide oluşabilecek hasarın en aza indirilmesi için müdahale kapasitesi üst düzeye çıkarılacak. Yeni Nükleer Santraller için KBRNN yönetim modeli oluşturulacak.

Yeni Nükleer Santraller güvenlik garantili

Yeni Nükleer Santraller güvenlik garantisi alacak

Türkiye‘nin kalkınmasında itici güç olacak nükleer santraller kaynaklı enerjiye yönelik yatırımlar tüm hızıyla sürerken insan ve çevre güvenliği için de gerekli önlemler alınıyor. Kimyasal, Biyolojik, Radyoaktif ve Nükleer Kapasite Geliştirme Projesi kapsamında sivil halkı etkileyebilecek bir duruma etkin bir şekilde müdahale edilmesi ve oluşabilecek hasarın en aza indirilmesi için müdahale kapasitesi üst düzeye çıkarılacak.

Bu projeyle Türkiye’nin standart kimyasal, biyolojik, radyoaktif ve nükleer (KBRN) yönetim modeli oluşturulacak. Risk azaltma planı, iyileştirme planı ve ulusal radyasyon acil durum planı gibi planlarla bakanlık, kurumlarla koordinasyonunun ve yerele ulusal desteğin verilmesi sağlanacak.

3. Nükleer Santral Yapılacak

Enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasının yanı sıra yerli üretimi teşvik edecek nükleer enerjide önemli adımlar atıldı. Mersin ve Akkuyu’da 4.800 MW gücünde ve Sinop‘ta 4.480 MW gücünde olmak üzere 2 adet nükleer santralın yapılması için anlaşma imzalandı. Bu yılın başında Akkuyu Nükleer Güç Santrali‘nin inşasına başlandı. Bu iki santrale ek olarak Çinlilerle yapılması planlanan 3. santral için çalışmalar sürüyor. Bu çalışmalara paralel olarak nükleerde insan ve çevre güvenliğine ilişkin tedbirler de şimdiden alınıyor.

8 Farklı Teknoloji Var

Hükümet 8 farklı teknolojik afeti kapsayan, 2023 hedeflerini de dikkate alan “Teknolojik Afetler Yol Haritası” kapsamında tüm teknik ve çevre güvenlik standartlarının uygulanması için gerekli tedbirleri alıyor. Türkiye Afet Yönetimi Strateji Belgesi ile afet yönetimi çerçevesi belirlenirken ulusal radyasyon acil durum planı da hazırlanıyor. İki yıl önce başlatılan KBRN Kapasite Geliştirme Projesi ile Türkiye genelinde meydana gelebilecek olaylara karşı müdahale planları da hazırlanıyor.

4 Üniteden Müteşekkil

Türkiye’nin 3 nükleer enerji santrali projesi bulunuyor. Akkuyu’nun ardından Türkiye biri Sinop diğeri de Trakya bölgesi olmak üzere iki nükleer güç santrali daha yapacak. Bunlardan ilki 2010 yılında ilk imzaların atıldığı Akkuyu Santrali. Santralin ilk ünitesinin 2023 yılına kadar elektrik üretimine başlaması hedefleniyor. Santralde her biri bin 200 megavat olan 4 ünite bulunacak. Yani Türkiye’nin ilk nükleer santrali 4 bin 800 megavat güce sahip olacak. Akkuyu Nükleer Santrali’nin işletme ömrü 60 yıl olarak belirlenmişti. Akkuyu NGS Projesi‘nin teknik referans santralinin, Rusya‘da inşaatı devam eden AES-2006 projeli Novovoronejskaya- 2 Nükleer Santrali olduğu ifade ediliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, üçüncü nükleer santralinin Trakya‘da yapılmasını düşündüklerini belirterek, burada Çinlilerle ilerleneceğini açıkladı.

Nükleer Bilinç Geliştiriliyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da milyonlarca vatandaşı nükleer enerji konusunda bilinçlendiriyor. Bakanlık nükleer bilinci artırmak için sosyal medya hesapları açarken, nükleer projeler kapsamında tüm teknik, çevre güvenlik standartları uygulanacak. Akkuyu Nükleer A.Ş. tarafından nükleer enerji ve Akkuyu NGS projesi kapsamında halkın bilinçlendirilmesi amacıyla Mersin Toplum Bilgilendirme Merkezi kuruldu. Merkeze çeşitli kurumlar davet edilirken, isteyen vatandaşların konunun uzmanlarından nükleer enerji ve Akkuyu Nükleer Santrali hakkında bilgi alması sağlanıyor.

Kaynak; https://www.sabah.com.tr/ekonomi/2018/08/24/nukleer-enerjiye-guvenlik-garantisi

Türkiye Müteahhitleri Dünyanın En İyileri Arasında

Türkiye Müteahhitleri Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi listesinde, Çin’in ardından ikinci sıradaki yerini korudu.

Türkiye Müteahhitleri

Türkiye, “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde, müteahhitlik firması sayısı ve ülke sıralamasındaki yerini korudu. Türk Müteahhitler dünyanın en iyileri arasında yer alıyor. 2017’de listeye önceki yıl olduğu gibi 46 Türk müteahhitlik firması girdi. Türkiye, bu sayı ile listede birinci sırada yer alan Çin‘in ardından ikinci sırada yer aldı.

Uluslararası inşaat sektörü dergisi ENR‘nin (Engineering News Record), müteahhitlerin bir önceki yılda ülkeleri dışındaki faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri esas alarak yayımladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesi açıklandı. Veriler, geçtiğimiz dönemde küresel ekonomik belirsizlikten en çok etkilenen sektörlerden biri olarak durgun seyreden uluslararası inşaat sektöründe ivmenin yeniden yukarıya döndüğünü ortaya koydu. Uluslararası inşaat pazarı büyüklüğü 2017’de yüzde 3,1 artış göstererek 482 milyar dolar oldu. Pazar, 2013’te 544 milyar dolar iken, iki yıl üst üste yüzde 4,1 azalarak 2015’te 501 milyar dolara, 2016’da ise yüzde 6,4 daralmayla 468 milyar dolara geriledi.

Türkiye Müteahhitleri Dünyanın En İyileri Arasında

Uluslararası müteahhitlik pazarının yönünü yeniden yukarıya çevirdiği 2017’de Türkiye performansını büyük ölçüde koruyarak sıralamada yine ikinci sırada yer alırken pazar payında bir miktar düşüş yaşadı.

Küresel inşaat sektöründe son yıllardaki küçülmeye rağmen ENR listesindeki Türk firmalarının sayısı 2016‘da 40’tan 46‘ya yükselmişti. Bu sayı 2017 yılında değişmedi.

Listedeki Türk firmalarının toplam pazar payı 2013’te yüzde 3,8 iken 2014’te yüzde 4,3, 2015’te yüzde 4,6, 2016’da yüzde 5,5 oldu. 2017’de ise bu oran yüzde 4,8 olarak gerçekleşti. Türk müteahhitlerin bölgesel gelirlerdeki payı ana pazarlar olan Ortadoğu‘da yüzde 9,1’den yüzde 9,7’ye yükselirken, Asya‘da yüzde 7’den yüzde 4’e geriledi. Afrika‘da yüzde 5,1’lik oran korunurken, sınırlı bir artışla Avrupa’da bu oran yüzde 6,5’ten yüzde 6,8’e yükseldi.

“KIRILGANLIKLARA RAĞMEN YERİMİZİ KORUDUK”

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün, konuya ilişkin değerlendirmesinde, tüm dünyada referans olarak kabul gören devler liginde 43’ü Türkiye Müteahhitler Birliği üyesi, toplam 46 firmayla küresel ve ulusal ekonomideki kırılganlıklara rağmen yerlerini korumanın, Çin’den sonra ikinci sırada yer almanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.

Sektörün bu yılın ilk yarısında da yurt dışında gösterdiği yeni iş tutarındaki 9,2 milyar dolarlık performansın ümit verici olduğuna işaret eden Yenigün, şunları kaydetti:

“Firmalarımızın yurt dışındaki performanslarının geçmiş yıllardaki seyri izlendiğinde, yeni projelerde en yüksek değere 2012-2015 döneminde yıllık 25-30 milyar dolarla ulaşıldığı görülmektedir. Ancak bölgedeki jeopolitik gelişmeler, petrol fiyatlarındaki gerileme ve Rusya ile yaşanan krizin etkisi ile bu rakam, 2016- 2017döneminde 14-15 milyar dolar bandına inmiştir.

Önümüzdeki dönemde, belirgin düzeyde artış ivmesi kazanan enerji fiyatları, Suudi Arabistan, Cezayir gibi Türk müteahhitlik firmalarının referanslarının güçlü olduğu pazarlardaki yatırım ortamı ve finansman koşullarına olumlu yansıyabilecektir. Rusya ile ilişkilerimizdeki normalleşmenin yanı sıra, Sahra Altı Afrika başta olmak üzere potansiyel pazarlardaki fırsatlar da göz önüne alındığında, 2018‘de yurt dışında üstlenilen yeni proje bedelinin yeniden 20 milyar dolar bandına ulaşabileceği değerlendirilmektedir.

Birliğimiz öncülüğünde, yurt içinde yapılanmasını tamamlamış, sektörel bazda dünya çapında inşaat taahhüdünde ağırlığı olan ve bölgesinde lider ‘Türk Müteahhitliği‘ markasını oluşturarak, Türk müteahhitlerinin uluslararası pazardan aldıkları payın 2030’larda yüzde 7’lere, diğer bir ifadeyle yılda 50 milyar dolar yeni iş tutarına yükselmesi en önemli hedefimizdir.'”

Kaynak; https://www.sabah.com.tr/ekonomi/2018/08/23/turk-muteahhitleri-dunyanin-en-iyileri-arasinda