İşte 8 maddelik “Kentsel Dönüşüm Eylem Planı”

“Kentsel Dönüşüm Eylem Planı” Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. İşte 8 maddelik kentsel dönüşüm yol haritası;

Bakan Kurum; “kentlerin dönüşüm anayasasını oluşturacağız.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında, 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı detaylarını kamuoyu ile paylaştı. 

Göreve geldikleri günden itibaren kentsel dönüşüm ile ilgili çok kısa süre içerisinde önemli adımlar attıklarını belirten Kurum, bu kapsamda yürüttükleri çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

Bakan Kurum, 2012 yılında sayın Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla başlattıkları kentsel dönüşüm çalışmaları doğrultusunda ilk olarak Antalya’da “2023’e Doğru Çevre ve Şehirciliğin Geleceği İstişare Toplantısı” gerçekleştirdiklerini aktardı. Kurum; “Ardından “Kentsel Dönüşümde Yeni Dönem” toplantısında dönüşüme ilişkin stratejilerimizi açıkladık. Son olarak da her iki toplantının ve saha çalışmalarının sonuçlarına doğrultusunda dair mevzuat değişikliklerini gerçekleştirdik.” dedi.

Bu süreçte pek çok kapsamlı değişikliği hayata geçirdiklerini vurgulayan Kurum, bu çalışmaları takiben hazırlanan genelgeyi 81 ile gönderdiklerini belirtti. Bakan Kurum, belediyelerden aldıkları kapsamlı cevaplar ve ziyaret ettikleri 60’ın üzerindeki ilde yapmış oldukları görüşmelerin de katkısıyla 5 yıllık Kentsel Dönüşüm Eylem Planı hazırladıklarını kaydetti.

Murat Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Türkiye nüfusunun yüzde 66’sı deprem riski altındaki alanlarda yaşıyor. ‘Türkiye Deprem Gerçeği‘ var. Türkiye’de son 119 yılda can kaybı, ağır hasar veya yıkıma neden olan 240 deprem meydana gelmiş.

20. yılını geçtiğimiz günlerde geride bıraktığımız 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin acısı hala yüreğimizde. Yine son zamanlarda Kartal, Kağıthane, Sarıyer, Avcılar, Bağcılar gibi İstanbul’un değişik ilçelerinde kentsel dönüşümün önemini ortaya koyacak acı hatıralar yaşadık. Bu tür hatıraları bir daha yaşamayalım, bir daha annelerimiz ağlamasın, ocaklarımıza ateş düşmesin istiyoruz. Topyekun bir Kentsel dönüşüm seferberliği başlatmak istiyoruz.”

“Bugüne kadar 730 bin binamızı denetledik”

Kurum konuşmasında 2012’den bu yana yapılanlara ilişkin bilgiler verdi;

“53 farklı ilimizde ilan ettiğimiz 281 çalışma alanımızda bugüne kadar 1 milyon 166 bin bağımsız birimin dönüşümünü başlatmış olduk. Bunların bir kısmı tamamlanıp hak sahibi vatandaşlarımıza teslim edildi, bir kısmı da henüz inşa aşamasında. Yapmış olduğumuz çok önemli düzenlemelerle birlikte yapı denetim sistemimizle bugüne kadar 730 bin binamızı denetledik.

Bakan Murat Kurum, 5 yıllık Kentsel Dönüşüm Eylem Planı hazırlığı aşamasında 61 ili ziyaret ettiklerini aktardı.

“Kentsel dönüşümü 4 ana başlık altında topladık”

Kurum, yerinde, gönüllü ve hızlı dönüşüm temel ilkeleri çerçevesinde kentsel dönüşümü 4 ana başlık altında topladıklarını ifade etti;

  1. Deprem riski altındaki yapıların ve alanların dönüşümü,
  2. Sel ve heyelan riski altındaki alanların dönüşümü,
  3. Tarihi kent merkezleri ve meydanların dönüşümü,
  4. Sanayi alanlarının taşınması ve dönüşümü.

8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı;

Bakan Kurum 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nı şöyle sıraladı;

1-) Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi

19 Şubat’ta valiliklerimize, belediyelerimize gönderdiğimiz genelge çerçevesinde belediyelerimizin kentlerine göre hazırladıkları Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi ile birlikte her bir şehrimizin kendine özgü bir dönüşüm anayasası, planı olacak.

Her bir şehirde belirlenecek dönüşüm alanı o şehrin kültürel ve geleneksel dokusuna uygun olacak şekilde imar edilecek. Dönüşüm, o kente ait risk durumu, halkın beklentisi, finansal analizleri, konut ve iş yeri ihtiyacı ve çevresel etkileri göz önünde bulundurularak yürütülecek.

Kentsel dönüşüm alanlarında Bakanlık, TOKİ, İlbank, Emlak Katılım Bankası, yerel idareler, vatandaşlar ve yatırımcıların sorumluluklarını içeren “Kentsel Dönüşüm Rehberi” oluşturuldu. Bu sayede kentsel dönüşüm süreci hızlanacak.

2-) 5 yıl içerisinde 1,5 milyon konut dönüştürülecek.

Türkiye’de dönüştürülmesi gereken 6,7 milyon konuttan acil, öncelikli olan 1,5 milyonu 5 yıl içerisinde dönüştürülecek. Bu çerçevede her yıl, 100 bini İstanbul’da olmak üzere 300 bin konutun dönüşümü sağlanacak.

Bugüne kadar 152 bin konutun ihalesi yapıldı, bunlardan 115 bin konut tamamlanarak, hak sahiplerine teslim edildi. 2023’e kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve TOKİ Başkanlığı eliyle her yıl bu 300 bin konutun en az yüzde 10 ila 15’ini dönüştürülecek. Belediyelerimizle birlikte 5 yılda bu sürece 200-250 bin konutla katkı sağlamış olacağız.

3-) Taşkın, heyelan ve sel riski taşıyan alanlardaki yapılar taşınacak.

“1923-2016 yılları arasında ülkemizde meydana gelen afetler incelendiğinde, can kayıplarının yüzde 90’ının depremlerden kaynaklandığı görülüyor. Kalan yüzde 10’luk can kayıpları ise; heyelan, seller, taşkınlar sebebiyle meydana gelmekte. Özellikle 2018 ve 2019 yıllarında yaşadığımız seller ve heyelanlar ile bu oranı çok daha yukarıya taşındı.  

Bunun en önemli sebebini iklim değişikliğine bağlı olarak yağış artışı ve dere yataklarındaki sağlıksız yapılaşmalar teşkil etmekte. 12 Temmuz’da Karadeniz Bölgesi için açıklanan İklim Değişikliği Eylem Planı çerçevesinde öncelikle dere güzergahı içerisinde kalan taşkın ve sel riski altındaki yapılar belirlendi. O bölgede 15 bin yeni konut yapma kararı aldık. Süreç içerisinde dere güzergahındaki sel ve taşkınlardan kaynaklanan can ve mal kayıplarını engellemek adına bu dönüşüm sürecini başlatacağız. Akabinde iklim değişikliğiyle ilgili eylem sürecini 7 bölgemizde de devam ettireceğiz.

4-) Tarihi kent merkezleri ve meydanlar yenilenerek, tarihi hüviyetine kavuşturulacak.

Tarihi kent merkezleri ve meydanlar, ihya ve sağlıklaştırma çalışmalarıyla yenilenerek, tarihi hüviyetine kavuşturulacak. Aynı şekilde doğal ve kültürel alanlarda, yayla, köy ve kıyılarda yapılaşmaya müsaade edilmeyecek, bu anlamdaki koruma amaçlı plan ve projeler tamamlanacak ve o tarihi güzellikler ile kent merkezlerinin dönüşümü yapılak.

Bu bölgelerdeki ticareti artırmak ve turizmi geliştirmek için cazibe alanları oluşturulacak.

Bu kapsamda Ankara Hergelen Meydanı Projesi başlatılacak. Yine İstanbul Fatih’te, Fatih Belediyesi ile birlikte tarihi yarımadanın korunmasına yönelik çalışma yapılacak, Konya Mevlana Meydanı, Niğde Kaleiçi, Erzurum Hacı Cuma, Kastamonu Nasrullah Cami ve çevresi, Afyon Mısri Çarşı, Kayseri Kaleiçi gibi son derece önemli projelerle ilgili çalışmalar sürdürülecek. Diyarbakır, Tokat, Amasya ve Giresun’da da çalışmalar devam edecek.

Dönüşüm çalışmalarıyla tarihi merkezleri canlandırmanın yanında tabiat varlıkları korunacak, oralardaki kaçak yapılaşmayla mücadele sürdürülecek.

Bodrum’da, Ayder’de, Uzungöl’de olduğu gibi hiç bir yerde hiç bir kaçak yapılaşmaya hiç bir şart altında müsaade etmiyoruz, etmeyeceğiz. 81 ilimizde imara, plana, mevzuata aykırı kaçak yapıların tamamı etaplar halinde yıkılacak.

İstanbul Valiliği, İstanbul Boğazı’nda tespit ettiği yapılara ilişkin çalışmalarını yürütüyor. Belediyeler de il ve ilçe sınırları içerisindeki kaçak yapılara ilişkin çalışmalarını sürdürmekte.

5-) Şehir merkezlerindeki köhneleşmiş sanayi alanları dönüştürülecek.

Şehir merkezlerindeki köhneleşmiş, çöküntü alanı haline gelmiş sanayi alanları dönüştürülecek. Esnafın ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelen sanayi alanları kent merkezlerinin dışına çıkarılacak. Böylelikle bu alanları vatandaşlarımızın kullanımına açmak suretiyle hem sanayi alanlarını dönüştürmüş, hem de esnafımızın, vatandaşımızın yüzünü güldürecek projeleri hayata geçirmiş olacağız. Bu kapsamda, İstanbul, Kayseri, Kocaeli ve Konya başta olmak üzere öncelikli olarak 10 bin bağımsız bölümü üretmek için çalışmalarımızı başlattık.

6-) Kentsel Dönüşüme finansman desteği sağlanacak.

Yeni hibe, teşvik ve kredi imkanlarıyla kentsel dönüşüme finansman desteği sağlanacak. Bu anlamda altyapı hizmetlerinin sağlanması amacıyla İller Bankası gerek teknik gerekse kaynak desteğini daha da artıracak. İller Bankası yeni dönemde Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi doğrultusunda yüzde 50’ye kadarı hibe olmak kaydıyla belediyelerimize 4 milyar liralık dönüşüm kredisi sağlayacak.

Bunun yanında, yeniden hizmete açtığımız Emlak Katılım Bankası, kentsel dönüşüm sürecine ve taraflarına finans desteği sağlayacak. Bu noktada konut satışını hızlandıracak birçok adımı atacağız.

Dönüşüm alanlarında üretilecek yapılarda enerji verimliliği ne kadar fazla ise, belirli bir oranda ya hibe desteği vereceğiz veya kredi sağlayacağız. Böylelikle enerji verimliliğini teşvik edeceğiz.

Dönüşüme giren yapıların sıfır atık projesine uygun şekilde inşa edilmesini sağlayacak düzenlemeler de hayata geçiriliyor.

7-) Dönüşüme tabi tutulacak alanlarda mülkiyet problemleri çözülecek.

Medeniyet temelli bir şehir oluşturma gayesi ile dönüşüme tabi tutulacak alanlarda imar planları yoluyla mülkiyet problemleri çözülecek.

8) İmar Barışından faydalanan vatandaşlar yapılarını güçlendirebilecek.

İmar barışından faydalanan vatandaşlarımızın yapılarını güçlendirebilmeleri için mevzuat çalışması yapılacak.

Yapı Kayıt Belgesi almış olan vatandaşlar, imar kanunundaki kısıtlamalara tabi olmaksızın, oturdukları yapıları deprem riskine karşı güçlendirebilecekler. Mevcut yapı alanlarında herhangi bir ilave artış ve kullanım kararı değişikliği meydana getirmeden, güçlendirme ruhsatı alabilecekler. Bu çerçevede her yıl 50 bin konut güçlendirilerek, güvenilir bir şekilde kullanılabilecek.

“Medeniyet temelli bir şehir derdimiz var.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, sözlerine şu şekilde noktaladı;

“Medeniyet temelli bir şehir derdimiz var. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Ecdadımız inşa etmiyor, ibadet ediyorlardı.’ veciz ifadesindeki sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Kentlerimizi, dönüşümü vatandaşların tam katılımı ve rızasıyla tamamlanmış, teknik altyapısı, sosyal donatıları, tarihi ve kültürel anlamda çok daha canlı ve zengin, dünyanın diğer şehirleriyle yarışan ‘Marka Şehirler’ haline getireceğiz. İnşallah bu Kentsel Dönüşüm Eylem Planı, hedefimize giden yolu açacak, çok daha hızlı hale getirecek.”

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Fatma Varank ve İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın da katıldığı Kentsel Dönüşüm Eylem Planı maddelerini ilerleyen günlerde detaylı olarak sizlerle paylaşacağız.

Bakan Kurum: Kentlerin dönüşüm anayasasını oluşturacağız başlıklı haber, www.trthaber.com internet sayfasında 12 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Düzce için ‘Genel Hayata Etkililik’ kararı!

Geçtiğimiz hafta meydana gelen sel afeti sebebiyle oluşan su baskını ve toprak kayması nedeniyle Düzce için “Genel Hayata Etkililik” kararı verildi.

Genel Hayata Etkililik

Geçtiğimiz hafta çarşamba günü meydana gelen su baskını ve toprak kayması nedeniyle Düzce için “Genel Hayata Etkililik” kararı verildiği bildirildi.

Genel Hayata Etkililik” kararı Düzce Valiliği tarafından açıklandı

17-18 Temmuz 2019 tarihlerinde Düzce ili genelinde aşırı yağışlar sonucu sel afeti meydana gelmişti. Düzce Valiliği tarafından yapılan açıklamada, su baskını ve toprak kayması nedeniyle Akçakoca ve Cumayeri ilçeleriyle bağlı köylerinde kaybolan 7 vatandaştan 5’inin cansız bedenine ulaşıldığı belirtildi.

Valilik teknik personeli tarafından Cumayeri ve Akçakoca ilçelerinde yapılan afet etkisi belirleme çalışmaları sonucu ön hasar tespit çalışması
hazırlandı. Valilik, çalışmanın Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na gönderildiğini belirttiği açıklamasında, şunları kaydetti;

“Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, meydana gelen sel afetinin Düzce ili genelinde ‘Genel Hayata Etkili’ olduğu ve bu afet sebebiyle yapıları hasar gören vatandaşların afetzede kabul edilmesini uygun görmüştür. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü koordinasyonunda Valiliğimizce kesin ve itiraz hasar tespit çalışmalarının yaptırılarak, hazırlanan hasar tespit raporu ve afetzede isim listesi ilan edilecektir.” 

Sel ve Heyelandan 475 Yapı etkilendi

Düzce’de 3 ilçe ve 45 köyde hasar tespit çalışması yapıldığını belirten Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum; “Bu heyelandan, selden 475 binamız etkilenmiş durumda. 66 binamız da heyelan riski altında bulunuyor. Bilhassa Akçakoca ve Cumayeri ilçelerimizdeki 40 köy olmak üzere, 3 ilçe 45 köyümüzde hasar tespit çalışması yapıldı.” dedi.

Bakan Kurum devamında şunları ifade etti; “Hasar tespit çalışmalarına göre bu heyelan ve selden; †

  • 319 az hasarlı bina,
  • 45 ağır hasarlı bina,
  • 85 yıkık ve
  • 26 da istinat duvarı

olmak üzere toplamda 475 yapı etkilenmiş durumda.”

Risk taşıyan yapılar tespit edilip yıkılacak

Kurum, “Düzce’de, Karadeniz Bölgesi geneline benzer bir yapılaşma var.” dedi. Geçtiğimiz sene benzer şekilde Trabzon’da sel ve heyelan  meydana gelmiş, 5 bin binanın taşınması gündeme gelmişti. Konunun kendisine hatırlatılması üzerine Bakan Kurum şunları söyledi;

“Bildiğiniz üzere, deprem, heyelan, su basması gibi riskleri taşıyan binalar sebebiyle vatandaşımızın can güvenliği riski taşıdığı yerlerde bakanlıkça belirlenen alanlarda resen kentsel düzenleme yapılabilmenin önünü açan bir düzenleme yaptık.

Bu çerçevede, iklim değişikliğiyle ilgili mücadeleyi valiliklerimiz ve belediye başkanlıklarımız kanalıyla yürüteceğiz. Bölgede meydan gelen sel ve heyelan olayları ve arazi yapısı gereği çalışmalarımızı hızlıca Karadeniz Bölgesi’nde yürüteceğiz.

Tespitlerimizi yaptıktan sonra bu riskli yapıların yıkımını gerçekleştireceğiz ve Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’ne aykırı, Özel idaremizden, muhtarlığımızdan izni olmayan yeni bina yapılmasına müsade etmeyeceğiz. Risk taşıyan yapıların tespiti ve yıkımı da kararlı bir şekilde yürütülecek.” 

“Lütfen, kimse dere yataklarına ev yapmasın”

Akçakoca Değirmenağzı mevkisinde selden etkilenen bir restoranda çalışan Muammer Yunuslu (49), AA muhabirine yaptığı açıklamada, otel, düğün salonu ve restoranlarında büyük zarar oluştuğunu söyledi. 

Yunuslu, şunları kaydetti;

“Sözün bittiği yerdeyiz. Bu yaşadığımız felaketten de öte idi. Bu yaşıma kadar böyle bir felaketi ilk defa gördüm. Deprem gibi bir şey oldu. Yüksekliği 2,5 metreyi bulan suyun önüne hiçbir şey geçemedi.”

Yunuslu; “Dere yataklarının ıslahının çok önemli olduğunu bu acı tecrübeyle fark ettik. Lütfen, kimse dere yataklarına ev yapmasın.” şeklinde uyarıda bulundu.

Düzce’de ‘Genel Hayata Etkililik’ kararı alındı başlıklı yazı www.aa.com.tr internet sayfasında 24 Temmuz 2019 tarihinde yayınlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan
paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Rize’de Bir Çarpık Yapılaşma Örneği Daha!

Rize’de 40 yıl önce arazi yetersizliği gerekçesiyle dere yatağının ortasına inşa edilen Çarpık Yapılaşma örneği 4 katlı bina, sağnak yağışlarda dere yatağının önünü tıkamak suretiyle taşkınlara neden olmakta.

Çarpık Yapılaşma örneği 4 katlı bina

Çarpık Yapılaşma Örneği Bir Bina

Rize ili Muradiye beldesi Mesudiye mahallesinde, 40 yıl önce arazi yokluğu gerekçesiyle, dere yatağının içine, her iki yanından dere akacak şekilde, 4 katlı bir bina inşa edildi. Kurs, kütüphane ve cami lojmanlarının yer aldığı 4 katlı bina, sağanak yağışlar sonrası meydana gelen selde yıkılma tehlikesi geçirip, dere yatağının önünü tıkayarak taşkınlara neden oldu.

Muradiye Belediye Başkanı Musa Süreyya Balcı, son olarak 2 Ağustosta Rize’de meydana gelen selde, beldede binanın neden olduğu taşkında; ‘Allah’ım yardım et batıyoruz’ şeklinde çağrıda bulunmuştu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, dere yatağına inşa edildiği gerekçesiyle kamulaştırıp yıkım işlemine başladığı o 7 katlı binada olduğu gibi, çarpık yapılaşma olayına aynı bölgede bir yenisi daha eklendi. Bakanlık, 4 katlı bina için de yıkım kararı aldı. 

Her iki yanından dere akan 4 katlı bina, sağanak yağışlar sonrası meydana gelen selde yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Son selde dere yatağının önünü tıkadığı için taşkına neden olan bina, civar bina, ev ve işyerlerinin zemin ve bodrum katlarının su altında kalmasına da yol açtı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 4 katlı binayı kamulaştırmak suretiyle, bedelini Muradiye Belediyesi’ne ödeyecek. Kömürcüler köyündeki 7 katlı binanın yıkımını takiben bu binanın da yıkımı gerçekleştirilecek.

Belediye imara uygun yeni bir alanda kütüphane ve lojman binaları inşa edecek.

Bina Yıkıldıktan Sonra Taşkın Riski Ortadan Kalkacak

Muradiye Belediye Başkanı Musa Süreyya Balcı, 40 yıl önce arazi kıtlığı gerekçesiyle o yörenin ileri gelenleri tarafından binanın buraya inşa edilme kararı alındığını belirtti. Her selde taşkına sebep olup belde için tehdit oluşturduğunu söyleyen Balcı, o günün şartlarında arazi imkanı olmadığı için bu şekilde yapıldığını ifade etti.

Başkan; “Bizim için büyük bir tehdit teşkil ediyordu. Bakanlık yetkilileri ile bu binayı görüştük. Bu sorunlu bina için de yıkım kararı verildi. 7 katlı binanın yıkımından sonra bu bina da yıkılacak. Binanın kalkmasıyla dere taşkın tehdidi ortadan kalkmış olacak.” dedi.

Muradiye beldesinde oturan vatandaşlar da yıkım kararı alınmasının sevindirici olduğunu ifade ettiler.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/rizede-carpik-yapilasmaya-son-ornek-binanin-icinden-dere-geciyor/haber-1602477

Rize’deki 7 Katlı Bina Konusunda Flaş Gelişme!

2 Ağustos’ta Rize’de meydana gelen selde tahliye edilen, selden sonra tekrar iskan edilen 7 katlı bina ile ilgili flaş karar verildi.

Rize’deki 7 Katlı Bina

Dere yatağında bulunduğundan dolayı, meydana gelen selde bina hasar görmüştü. Rize’deki 7 katlı Binada mahsur kalan apartman sakinleri belediye araçları ile tahliye edilmiş, ancak sel sonrası binalarına geri dönmüşlerdi.

Kömürcüler köyünde dere yatağına inşa edilen 7 katlı bina sahibinin ‘İmar Barışı‘ndan yararlanmak için başvuruda bulunması ile gündeme gelmişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın, Rize’nin Muradiye beldesinde meydana gelen sel ve heyelanda hasar gören bina ile ilgili karar aldığı belirtildi. Bina sahiplerinden Nihat Yazıcı, bakanlığın araziyi kamulaştıracağını, binaları için yıkım kararı aldığını söyledi.

2 Ağustos’ta, Rize merkeze bağlı Muradiye ve Salarha beldelerinde, şiddetli yağışın etkisiyle oluşan sel ve heyelanda ev ve işyerlerinin zemin ve bodrum katlarını su basmış, alt yapıda hasar meydana gelmişti.

Muradiye beldesi Kömürcüler köyünde, dere yatağına yapılan 7 katlı bina da Rize’de meydana gelen selde zarar görmesi, ancak selden sonra sakinleri tarafından tekrar kullanılmaya başlanmasıyla gündeme gelmişti.

O binanın 15 yıl önce dere kenarına 3 katlı olarak inşa edildiği, ardından ise ilave katlarla zamanla 7 kata çıktığı belirtildi. Binanın sahibinin ‘imar barışı‘ başvurusunda bulunduğu 7 katlı bina ile ilgili flaş karar verildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, o bina için yıkım kararı aldı. Bakanlık, bina sahipleri ile imzalanacak sözleşmenin ardından, kamulaştıracağı araziyi yeşil alan ilan edecek, binanın yıkımını gerçekleştirecek.

DEREDEN UZAK BİR YERE TAŞINACAĞIZ

Bina sahiplerinden Nihat Yazıcı, başka arazileri olmaması nedeniyle 15 yıl önce 6 kardeş olarak binayı dere kenarına yapmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Yazıcı; “Yakın geçmişte sel afeti yaşamamızla birlikte binamız gündeme geldi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da binamızla ilgili gerekli incelemeleri yapıp, yıkım kararı aldı. Arazimiz kamulaştırılacak ve binamız yıkılacak. Biz de bundan böyle 6 kardeş birlikte yeni bir hayat kuracağız. Dere ve yağmur olmayan bir yerde yaşamımızı sürdüreceğiz. İlgilerinden dolayı Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a teşekkür ederiz.” dedi.

BELEDİYE BAŞKANI BİNANIN YIKILACAĞINI SÖYLEDİ

Muradiye Belediye Başkanı Musa Süreyya Balcı, yaşanan sel felaketinde beldelerinde dere kenarına yapılan 7 katlı binanın gündeme geldiğini söyledi. Balcı, bina ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kamulaştırma kararı aldığını, binanın yıkılacağını ve dere kenarının yeşil alana dönüştürüleceğini belirtti. Balcı, “Vatandaşlarla karşılıklı mutabakatı ile anlaşma sağlandı. Vatandaşlarımız hiçbir suretle mağdur edilmeyecek.” diye konuştu.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/rizede-dere-yatagindaki-7-katli-apartmana-yikim-karari/haber-1599995

Trabzon’da Sel ve Heyelan Sebebiyle Karayolu Ulaşıma Kapandı!

Sabah saatlerinde başlayıp etkisini artıran sağanak, Trabzon’da sel ve heyelan oluşturdu. Düzköy ilçesinde sel ve heyelan sonucu karayolu çift yönlü ulaşıma kapandı, araçlar yolda kaldı.

Trabzon’da sel ve heyelan 

Kentte sabah saatlerinde başlayan yağış etkisini gösterdi. Yağışlar özellikle Düzköy ilçesinde etkili oldu. İlçede aşırı yağışlar nedeniyle sel ve heyelanlar meydana geldi. Düzköy-Akçaabat karayolu Hıdırnebi kavşağı mevkiinde çift yönlü ulaşıma kapandı. Karayolunda çok sayıda araç yolda kaldı. Karayolları ve belediye ekipleri kapalı yolu ulaşıma açmak için çalışma başlattı.

Trabzon‘un Yomra, Araklı ve Sürmene ilçelerinde etkisini sürdüren yağışlar nedeniyle derelerin su seviyeleri yükselmeye başladı. 

Trabzon’da Sel ve Heyelan Sebebiyle Kapanan Yol Ulaşıma Açıldı

Kentte sabah saatlerinde etkili olan sağanağın sel ve heyelanlara neden olması sonucu kapanan Düzköy-Akçaabaat karayolu, bölgeye sevk edilen iş makinesi ile karayolları ekiplerinin çalışmaları sonucu yeniden ulaşıma açıldı.

Akçaabat ilçesinde de etkisini gösteren yağış, Derecik Mahallesi’nde de sel ve taşkınlara yol açtı. Yağış sonucu yamaç alandan akan sel sularıyla mahalledeki Derecik Anadolu Lisesi’ni su bastı. Okulun kilitli olan kapısı içeride su birikintisi nedeniyle açılamadı. Bölgeye gelen ekipler, iş makinesiyle kapıyı kırarak okul içine dolan suyu tahliye etti.

Okulun aile birliği başkanı Orhan Kuvvet, yağışın aniden başladığını belirterek “Sabah hava iyiydi. Fakat sonrasında 90 yılında buradaki seli aratmayacak şekilde yağmur başladı. Okulumuzun ek binasında tamamen boşaltmadığımız, okul arşivlerinin yer aldığı bölümü su bastı. Çok şükür o esnada okulda kimse yoktu” dedi.

‘ALANDAN UZAKLAŞTIK’

Yöre sakini Mümtaz Öztürk de su birikintilerinin yarım metreyi bulduğunu ifade ederek, “Sabah saatlerinde yağış başladı ve hızlandı. Yukarıdaki dereden akan sular bulunduğumuz bölgeye aktı. Menfezler tıkandı. Su birikintisi yarım metreyi buldu. Tedbir alarak, alandan uzaklaştık” diye konuştu.

Bölgede sel sularının sürüklediği toprak, ağaç ve balçıkla kaplanan ilçede Trabzon Büyükşehir Belediyesi‘ne ait iş makineleri ve ekiplerce başlatılan temizleme çalışmaları sürüyor.

BELEDİYE BAŞKANI: CAN VE MAL KAYBIMIZ YOK

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, kentte sel ve heyelanlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Trabzon’un ciddi şekilde sağanak yağışa maruz kaldığını ifade eden Gümrükçüoğlu, “Şükürler olsun ki herhangi bir can kaybı olayı yaşanmamıştır. Akçaabat, Yomra, Arsin ve Sürmene ilçelerimiz sağanak yağıştan en çok etkilenen ilçelerimiz durumundadır. Bazı mahallelerimizde su taşkını ve heyelan olayları yaşanmıştır. Ekiplerimiz tüm noktalara anında müdahale etmiştir. Gerekli tedbirler alınmıştır” dedi.

DERECİK’TE EVLERİ SU BASTI

Trabzon’un Akçaabat ilçesi Derecik Mahallesi’nde sağanak yağışla birlikte oluşan selde bazı evlerin zemin ve bodrum katları su altında kaldı. Vatandaşlar kendi imkanları ile evlerinde temizlik çalışması başlattı. 

Evini su basan Şahinaz Turan, 60 yıldır böyle bir olay görmediğini söyledi. Turan, “Yoğun yağış olduğunda duvarı kırdık suyu oradan akıttık. Daha önceden de sel oldu ama buralara pek etkisi olmamıştı. Millet kendilerine yağmur, sel etki etmesin diye yolları tıkadı, kesti, buralar bu hale geldi” dedi.

Evini su basan Bülent Turan da, “Yolların akarları yok. Bu sebepten dolayı sürekli bu durumla karşı karşıya kalıyoruz.” diye konuştu.  

Orhan Turan ise “Alt yapı olmayınca üst yapı da olmuyor. Sıkıntılarımız büyük. Bahçelerimiz, evlerimiz mahvoldu. Her yağmurda bir sel oluyor.” diyerek önlem alınmasını istedi.

Trabzon’un doğu ilçeleri, Rize ve Artvin’in kıyı kesimlerinde gök gürültülü sağanağın etkili olacağı tahmin ediliyor.

Kaynak; AA https://www.dha.com.tr/yurt/trabzonda-sel-ve-heyelan-karayolu-ulasima-kapandi/haber-1595279

Selde tahliye edilen binaya geri döndüler!

2 hafta önce Rize’de meydana gelen selde, zemin ve bodrum katlarını su basan bina, tedbir amacıyla tahliye edilmişti.

Rize’de meydana gelen selde

Bizim de espri ile karışık sitemkar bir şekilde dile getirdiğimiz binada şok gelişme; sel sularının çekilmesi ve taşkın riskinin sona ermesiyle birlikte, ailele0r selde tahliye edilen binaya geri döndü.

Rize’de meydana gelen sel ve heyelanda Kömürcüler köyünde gündeme gelen dere yatağına inşa edilen 7 katlı binanın sahibi de imar barışına başvuranlar arasında yer aldı. Doğal ve Tarihî Değerleri Koruma Derneği Başkanı, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyesi Dr. Coşkun Erüz, “İş çığrından çıktı. Burada kamu yararı kesinlikle söz konusu değil. Kıyıları, yaylaları bu şekilde bozan, tahrip eden insanlara bu hakkı veriyor olmak, hukuki adıyla İmar Barışı fakat toplumsal barış değil” dedi.

Türkiye genelinde getirilen İmar Barışı uygulaması, Doğu Karadeniz’de özellikle yaylalarda inşa edilen ve yıkım kararı alınan kaçak yapıların sahiplerini harekete geçirdi. Ayder Yaylası ve Uzungöl Turizm Merkezi başta olmak üzere yaylalardaki kaçak yapıların sahipleri, İmar Barışı uygulamasından yararlanmak için 8 Haziran’da başvurulara başladı.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri ile e-devlet üzerinden başvuru yapan vatandaşlar, Yapı Kayıt Belgesi almayı sürdürüyor. Trabzon’da 42 bin, Giresun’da 13 bin 500, Rize’de 8 bin 700 ile Artvin’de 5 bin dolayında başvuru yapıldığı belirtildi. Başvuru sahipleri aldıkları Yapı Kayıt Belgesi karşılığında devlete yaklaşık 25 milyon TL ödeme yaptı. Başvurular, 31 Ekim tarihinde sona erecek.

YER KALMAYAN YAYLANIN SAKİNLERİ DE BAŞVURDU

Trabzon ile Giresun sınırında yer alan ve 2 ilin ortak kullandığı 2 bin 182 metre rakımlı Sisdağı Yaylası da bölgede çarpık yapılaşma yaşanan yaylalar arasında yer alıyor. Kaçak yapılar nedeniyle neredeyse yer kalmayan ve doğal güzelliği yok olan Sisdağı Yaylası’nda vatandaşlar, İmar Barışı uygulamasından yararlanmak için başvurulara başlamıştı.  Sisdağı Yaylası’nda yapı sahipleri Yapı Kayıt Belgeleri’ni almaya başladı.

DERE YATAĞINDAKİ 7 KATLI BİNA İÇİN BAŞVURU

İmar Barışı uygulamasına, şehir ve köylerdeki yerleşim alanlarında kendi arazileri üzerinde mevzuata aykırı yapı inşa edenlerle yaylalardaki kaçak yapıların yanı sıra dere yatakları üzeri ya da kenarlarındaki kaçak yapı sahipleri de başvuruyor. İmar Barışı’na, 2 hafta önce Rize’de meydana gelen sel ve heyelanda Kömürcüler köyünde gündeme gelen, dere yatağına inşa edilen 7 katlı binanın sahibi de başvurdu. Mustafa Yazıcı, 25 yıl önce 3 katlı inşa ettiği, ardından ise ilave katlarla 7 kata çıkan dere yatağındaki binası için başvurusunu yaptı. Yazıcı, gerekli izinleri aldığını öne sürdü, binasında kaçak kat bulunmadığını savundu.

YENİ KAÇAK YAPILARA SIKI TAKİP

İmar Barışı ile Doğu Karadeniz Bölgesi‘nde kaçak yapılara af getirileceği belirtilen uygulamayı fırsat bilen bazı vatandaşların yaylalarda inşaatına başladığı betonarme kaçak yapılar sıkı takibe alındı. Ekipler, yeni kaçak yapılarla ilgili tutanaklar tutarken valilikler de vatandaşları uyarıyor. Uyarılarda, İmar Barışı uygulamasının 31 Aralık 2017 tarihinden önceki yapıları kapsadığı belirtildi, bu tarihten sonra imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen yapılar için 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngören yasal işlem başlatılacağı duyuruldu.

DR. ERÜZ: KAMU YARARI KESİNLİKLE SÖZ KONUSU DEĞİL

Doğal ve Tarihî Değerleri Koruma Derneği Başkanı, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyesi Dr. Coşkun Erüz, İmar Barışı ile birlikte şehirlerde ya da köy yerleşimlerinde kişilerin imara sokamadıkları, kendi arazileri üzerindeki hatalı yapıların mevzuata uygun şekilde hukuka uygun hale getirilmesinin amaçlandığını belirtti. 

‘GERÇEK YAYLACILAR DIŞLANMAYA BAŞLANDI’

Bugün gelinen noktada sadece Trabzon’da 100 bin dolayında kaçak yapı olduğunu söyleyen Dr. Coşkun Erüz, şunları söyledi:

Karadeniz’deki yaylaların büyük bir kısmında sadece hafta sonu gidip orada dinlenmek için yapılan kaçak yapılardan dolayı, gerçek hayvancılık yapan insanlara tepki konuluyor. ‘Hayvanlarınız koku yapıyor, gübreleri koku yapıyor’ deniyor. Gerçek yaylacı olan insanlar yaylalardan dışlanmaya başlandı. Doğu Karadeniz yaylaları turizme geçiyor diyoruz ancak bu yaylaları kaybettiğimizde ne hayvancılık ne de turizm kalacak.”

SELDE TAHLİYE EDİLEN BİNAYA GERİ DÖNDÜLER

‘İmar Barışı’na başvuranlar arasında yer alan 7 katlı binanın sahibi Mustafa Yazıcı, binasının kaçak olduğu iddialarına tepki göstererek, binasının kesinlikle kaçak olmadığını savundu. Yazıcı, 1995 yılında Özel İdare ve Karayolları başta olmak üzere yetkili mercilerden gerekli izinleri alarak binayı inşa ettiklerini söyledi.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/selde-tahliye-edilen-binaya-geri-donduler/haber-1594661