Bankalara Karşı Şahsi Konkordato!

Aydın ili Kuşadası ilçesinde faaliyet gösteren İnşaat Firması sahibi, bankalara karşı korunma amaçlı Şahsi Konkordato ilan etti.

Bankalara Karşı Şahsi Konkordato

Bankalara Karşı Şahsi Konkordato

DHA’nın yaptığı habere göre; Aydın ili Kuşadası ilçesinde faaliyet göstermekte olan firmanın sahibi Ahmet Şengel, Şahsi Konkordato için mahkemeye başvurdu. Şengel İnşaat sahibi Ahmet Şengel, Türkiye genelinde şahsi konkordato talep eden 2nci şahıs oldu. Şengel konu ile ilgili, mallarına bankalar tarafından, rayicinden daha düşük bir bedelle konulmasına karşı önlem olarak böyle bir yolu tercih ettiğini ifade etti.

Kuşadası‘nda faaliyet göstermekte olan inşaat şirketinin sahibi Ahmet Şengel, kişisel mal varlığını teminat olarak gösterip banka kredisi kullandıklarını, finansal problemlerden ötürü kredileri vadesinde ödeyemedikleri için bankaların mallarınız haraç mezat satmaya kalktığını ifade etti. Bu girişimi önlemek için onur savaşı verdiklerini ifade eden Şengel; “Bankalar acımasızca davranmak suretiyle, yaşanan ekonomik sıkıntıları fırsata çevirmeye çalışmakta. Mal varlığımızın değeri borcumuzdan çok daha fazla ve borcumuz sadece bankalara. Kredi borçlarımızın yeniden yapılandırılması için bankalarla sürdürdüğümüz görüşmelerden bir ilerleme kaydedemedik. Mal varlığımıza el koyup, değerinin çok altında bedellerle icra yoluyla satışa çıkartmaya kaltılar. Biz de önlem olarak konkordato ilan ettik.” dedi.

Şahsi konkordato yoluna, sıkışık olan piyasalardan ötürü kredileri vadesinde ödemekte zorlandıkları için başvurduklarını ifade eden Şengel; “Şirkete şahsi kefalet vermiştik. Bu yüzden de kişisel olarak başvuruda bulunduk. Sahip olduğumuz şahsi mal varlığımız da şirketimizin borçlarının çok üzerindedir. Ancak yaşamımızı sürdürebilmemiz, kişisel mal varlıklarımı koruma altına alabilmek için bu yolu başvurduk” şeklinde konuştu.

Bankalar Kaale Almadılar

Kur dalgalanmaları dolayısı ile sektörel olarak güven endeksinin düştüğünü, o yüzden vatandaşın yatırıma yönelmediğini bankalara izah etmeye çalıştıklarını ifade eden Şengel, “Bu güvenin tekrar tesis edilmesi zaman alacaktır. Bu konuda da biz bankalardan yeniden yapılandırma ile kredi vadelerinin uzatılmasını talep ettik. Fakat izah etmede başarılı olamadık. Banka yetkilileri bizi kaale almadılar, umursamadılar, dikkate almadılar.” dedi.

Bankaların kendilerine konkordato ilan etmekten başka bir seçenek bırakmadıklarını belirten Şengel; “Biz de bankalar tarafından mallarımızın haraç mezat satılmasını önlemek,  firma ve şahsi onurumuzu korumak için böyle bir tedbir aldık. Mahkeme tarafından tayin edilen konkordato komiseri rapor hazırlayacak. Sonra o raporu hakime sunacak. Alacakların huzurunda onaylanmasını müteakip biz de bize tanınan süre içerisinde mallarımızı satıp, borçlarımızı ödemeye çalışacağız. Çünkü biz şahsi ve ticari hayatımızı sürdürme taraftarıyız. Kuşadası ve bu bölgede kalıcıyız.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Konkordato Nedir?

Konkordato hukuki bir terimdir. Ticari durumu sarsılmış, ödeme gücünü belirli oranda yitirmiş, dürüst ve iyi niyetli borçluların korunması amacıyla uygulanan Konkordato, alacaklıların ⅔’ü ile yapılan bir anlaşma türüdür. Ticaret mahkemelerinin tayin ettiği komiser tarafından rapor çerçevesinde hakim tarafından tasdik edilerek geçerlilik kazanmaktadır. İmtiyaz sahibi olmayan alacaklılar, anlaşma ile alacaklarının belirli bir kısmından feragat eder. Borçlu ise konkordato ile kabul edilmiş borç tutarını ödeyerek borcun tamamından kurtulur.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/insaat-sirketi-sahibi-kisisel-konkordato-ilan-etti/haber-1602179

Dün Sabah Başlayan Eylem Devam Ediyor!

Dün sabah İstanbul Yeni Havalimanı şantiyesinde çalışan inşaat işçileri kaldıkları Akpınar şantiyesinde eylem başlatmışlardı. İGA yetkilileriyle işçi temsilcileri bir araya gelip sorunları görüşmüşlerdi. Ancak yeni havalimanında dün sabah başlayan eylem devam ediyor.

Eylem Devam Ediyor

İstanbul Yeni Havalimanı’nda Dün Sabah Başlayan Eylem Bugün de Devam Ediyor

Hürriyet’in yaptığı habere göre, dün sabah saat 06.00’da Akpınar şantiyesinde kaldıkları koğuşlardan çıkan işçiler, işçi servislerine binmeyip, ıslık ve sloganlarla yönetimi protesto ettiler.

İstanbul Yeni Havalimanı inşaat sahasına jandarma ve polis geldi. 3 bin kadar işçinin katıldığı eylemde sabah saatlerinde kısa bir arbede yaşanması üzerine jandarma gaz kullanarak olaya müdahale etti.

Herhangi bir gözaltının yaşanmadığı bildirilen gösteri gün boyu sürdü. Taşkınlık yapmak isteyen bazı arkadaşlarını alandan uzaklaştıran işçiler, çalışma koşulları ile ilgili şikayetlerini dile getirmek istediklerini ifade ettiler. İsimlerini vermekten çekinmeyen birçok çalışan, son derece zor koşullarda çalıştıklarını, barınma ve yemek ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığını söylediler. Havalimanı projesinde yaşanan iş kazalarına da değinen bazı işçiler, çok sayıda ağır yaralanmalı hatta ölümle sonuçlanan iş kazalarının meydana geldiğini belirttiler. Yönetimin bu konuda yeterince duyarlı davranmadığından muzdarip olan işçiler, çalışma, barınma ve ulaşım koşullarının iyileştirilmesini talep ettiler.

İGA Havalimanı İşletmesi

İGA Havalimanı İşletmesi, sözkonusu eylemle ilgili kısa bir açıklamada bulundu;

“Bu sabah erken saatlerde işçi kardeşlerimizi inşaat alanına götürmesi gereken servislerin kötü hava koşulları nedeniyle gecikmesi sonucu çalışanlarımız yağmur altında kalmışlar. Servis bekledikleri sırada mağdur oldukları için bu durumu protesto etmişlerdir” denildi.

İGA İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kadri Samsunlu, olayı yakınen takip ettiklerini, konu ile ilgili işçi temsilcileriyle bir araya gelip sorunları dinlediklerini söyledi. İşçilerin sunduğu 15 maddelik talep listesini kabul ettiklerini ve en kısa sürede gerekli somut adımların atılacağını ifade etti.

Ancak alınan bilgiye göre; İstanbul Yeni Havalimanı’nda dün sabah başlayan eylem bugün de devam ediyor.

Kaynak; http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/yeni-havalimani-insaatinda-eylem-40956790

Türk Müteahhitler Yurtdışında 370 milyar Dolarlık Proje Yaptı!

TMB Başkanı Mithat YENİGÜN; “Türk Müteahhitler Yurtdışında 370 milyar dolarlık proje gerçekleştirdi.”

Türkiye Müteahhitler Birliği

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı YENİGÜN, Türk müteahhiler olarak ilk kez 1972 yılında Libya ile açıldıkları yurt dışında, bugüne kadar yaklaşık 120 ülkede 10 bine yakın projede yer aldıklarını bildirdi. 

Türk müteahhitler yurtdışında 370 milyar dolarlık proje gerçekleştirdi. Hilton İstanbul Maslak’ta, Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) ve Güney Kore Müteahhitler Birliği (CAK) arasında mutabakat zaptı imzalandı. İmza töreninde konuşan YENİGÜN, TMB olarak sektörel bazda taahhüt işlerinin, yurt içinde yüzde 70, yurt dışında yüzde 90’ından fazlasını üyelerinin gerçekleştirdiği bir yapıya sahip olduklarını ifade etti.

Yenigün, TMB üyelerinin dünya genelinde inşaat ve taahhüt alanındaki faaliyetleri yanında; inşaat malzemeleri üretimi, enerji, turizm, sağlık ve ulaşım sektörleri gibi çok geniş bir yelpazede devam ettirdiklerini söyledi. Bu alanlarda hem yatırımcı hem de işletmeci olarak faaliyet gösterdiklerini bildirdi.

TMB Başkanı YENİGÜN şunları söyledi;

“Türk müteahhiler olarak ilk kez 1972 yılında Libya ile açıldığımız yurt dışında, bugüne kadar yaklaşık 120 ülkede 10 bine yakın projede yer aldık. Ağustos sonu itibariyle bu yıl yurt dışında üstlendiğimiz iş tutarı 11 milyar dolardır. Bu tablo bize, yurt dışı müteahhitlik hizmetlerimizin yukarı yönlü ivme kazandığını göstermektedir.

Potansiyel pazar olarak Afrika, Hindistan ve Güney Asya bölgesini yakından takip etmekteyiz. İnşaat sektöründeki Türk firmaları, mevcut pazarlara ilave olarak bu coğrafyada da iş birliği imkanlarını değerlendirmekteler. Enerji fiyatlarındaki artış eğilimi yanında hedef pazarlardaki iş fırsarlarının da katkısıyla, yıl sonuna kadar 20 milyar dolar düzeyinde bir iş tutarı hedefliyoruz.

Türkiye ve Güney Kore müteahhitlik firmaları, gerek Türkiye’de gerek üçüncü ülkelerde birçok projeyi birlikte hayata geçirmiştir. Birliklerimiz arasında imzalanan iş birliği mutabakat zaptı ile mevcut ortaklığımız ivme kazanarak devam edecektir” dedi.

İş Birliğimiz Daha Ziyade İnşaat ve Altyapı Sektörlerinde 

Törende konuşan Güney Kore Ankara Büyükelçisi Hong Ghi Choi; “Geçtiğimiz yıl Güney Kore ve Türkiye diplomatik ilişkilerinin 60. yılını kutladık. 60 senedir ekonomi, siyasi, kültür ve savunma sanayi olmak başta olmak üzere her alanda iş birliğimizi geliştirdik. Bu alanların arasında inşaat ve altyapı sektöründeki iş birliğimiz daha derin.” dedi. CAK Başkanı Joo Hyun Yoo da; “TMB 119 ülkede 9 bin 300 proje tamamlayan global bir oyuncu olarak Türk ekonomisi ve inşaat endüstrisinin gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Güney Kore ve Türkiye’nin bugün bu anlaşmaya imza atmak suretiyle, 3. ülkelerdeki ortak inşaat sektörü projelerinde iş birliği yapacak.” dedi.

İmzalanan mutabakat zabtı sayesinde finansal ve teknolojik kapasitelerini birleştirme imkanı sağladıkları ortaklık ile TMB ve CAK üyesi firmalar, gerek Türkiye gerek üçüncü ülkelerde pazar paylarını artıracak.

Kaynak; https://www.cnnturk.com/ekonomi/turkiye/turk-muteahhitlerden-yurt-disinda-370-milyar-dolarlik-is

Konut Sektörünün 5 yıllık Analizi

Harmoni Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık’tan Büşra YALÇIN yazısında, Türkiye’de Konut Sektörünün 5 yıllık analizi ile ilgili çalışma yapmış.

2013-2017 yılları arası Türkiye’deki gayrimenkul sektörünü ele aldığı yazısında; Barınma ihtiyacı, fizyolojik ve sosyal ihtiyaçları gidermenin ötesine geçmiş. Diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de konut sektörü bireyleri, yüksek kar elde etme beklentisi içine sokmuş.   Demografik ve ekonomik beklentilerin artmasına ilave olarak, devlet politikaları ile de destek verilmesiyle birlikte, ülkemizde inşaat sektörünün büyüyen bir eğilim gösterdiği görülmektedir.

Konut arz-talep eğrisinin etmenleri

Konut arz-talep eğrisini başlıca şu etmenler belirler; konut satış fiyatları, gelir durumu, ülkenin kentleşme hızı ve riskli yapı stoğu, diğer yatırım olanakları ile karşılaştırıldığında getiri oranları, konut edinimi ve maliyet hesapları, alınan ruhsatlar, yapı kullanma izin belgesi verileri vs.

2017 yılında, Türkiye geneli konut satışı toplamda 1.409.314 olarak gerçekleşmiş.

Konut satışındaki en yüksek artışın, % 9,61 ile 2015 yılında olduğu görülmektedir. Satışların pozitif yönde seyretmesinde özellikle inşaat firmalarının sındukları teşviklerin önemli etkisi olmuştur.

Tüketiciye -özellikle inşaat firmaları tarafından- sunulan teşvikler satışların artı yönlü seyir izlemesinde önemli katkı sağlamıştır.

2013-2017 yılları arasında gerçekleşen konut satışlarının finansman türlerine bakıldığında; satılan konutların 1/3’nün ipotekli satışlar, 2/3’nün ise diğer satış türleri olduğu görülmektedir.

2013‘lü yıllarda %40 seviyelerinde olan ipotekli satışların, 2014 yılından itibaren banka kredi faiz oranlarındaki artış nedeniyle düştüğü sanılmaktadır.

2017 Yılı

2017 yılında verilen ruhsat sayısı bir önceki yıla göre yüzde 32,3 oranında artmak suretiyle 270.740,538 m² yüzölçüme ulaşmış.

Ruhsat sayısında gerçekleşen bu artış, inşaat sektörüne yapılan yatırımların artacağı, bu vesile ile de ekonomide gelişme beklentisi olarak algılanmıştır. Arzdaki bu artışın, beraberinde talep artış beklentisini de doğurmuştur.

Tablodan görüleceği üzere, 2015 yılında hızlı bir yapı stoğu ortaya çıkmıştır. Bu artışın tezahürü olarak; Kentsel Dönüşüm yoluyla riskli alanlarda üretilen toplu konutlar ve büyük ölçekli taahhüt firmaları tarafından üretilen konutlar gösterilebilir.

TÜİK, 2018 yılı ilk çeyreği İnşaat Sektörü güven endeksinin 2017 yılı son çeyreğine göre yüzde 0,6 artış göstererek 83,20’ye ulaştığını belirtmiştir.

Türkiye İstatistik Kurumu, inşaat sektörü güven endeksinin, 2017 yılı ikinci çeyreğinden itibaren, hem arz hem de talep yönlü görülen negatif kırılımın başlıca nedenlerini; talep yetersizliği, hava şartları, işgücü eksikliği, malzeme ve ekipman eksikliği, finansman sorunları ve diğer şeklinde sıralamıştır. Daha değişik bir ifadeyle, faiz oranları ve bu oranların erişilebilirliğidir.

Konut sektörünün bileşenlerini; arz, talep ve fiyat/maliyet olarak nitelendirecek olursak, yapı ruhsatı sayısı, konut satış sayısı, konut fiyat endeksi, dolar kuru ve buna bağlı olarak inşaat maliyet endeksi önemli veriler olarak öne çıkmaktadır.

Konut Sektörü Değişkenleri

Konut sektörünün önemli değişkenleri olan endeks ve istatistiklerin 2013-2017 yılları arasındaki değişimi incelendiğinde; Konut satışlarının nispeten durağan bir eğilim izlediği, inşaat maliyet endeksinin ise dolar kuruna benzer değişimler yaşadığı gözlemlenmektedir.

2014-2015 yılları arası incelendiğinde; Konut fiyat endeksinin artış oranında bariz bir düşüş yaşanmadığı gözlemlense de, inşaat maliyet endeksi ve dolar kurunda yaşanan artışın konut geliştiricilerini tedbir almaya yönlendirdiği gözlemlenmektedir.

Bu sebeple, 2014-2015 yılları arasında üretilen konutların satışında azalma olduğu olasıdır. Analizden çıkan bir diğer değerlendirme ise; konut fiyatlarının dolar kuru ile o kadar da ilintili olmadığıdır. Zira, 2014-2016 yılları arasındaki Dolar kurundaki artışlar, konut fiyatlarına yansımamıştır.

Konut Fiyatları Artacak mı?

İşini Anlat’a konuşan GYODER Başkanı Feyzullah YETGİN, konut sektörü ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yetgin, “Konut Fiyatları Artacak mı?” sorusuna da verdiği cevapta; “Türkiye’de konut sektörü dinamikleri çok kuvvetli, konuta talep bitmez” dedi.

GYODER

Habertürk Naime SERT’e bu haftaki İşini Anlat‘ta konuşan Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Feyzullah Yetgin, 31 Ekim’e kadar devam edecek olan Türkiye için Kazanç Vakti kampanyasında 100 bin konut satılmasının hedeflendiğini hatırlattı. Kampanyadaki son durumun ele alındığı röportajda Fikirtepe‘ye de değinildi.

SEKTÖRDE BARİZ BİR DURGUNLUK YOK

Çevre ve Şehircilik Başkanlığı öncülüğüne 29 Ağustos’ta açıklanan gayrimenkul satış kampanyası ile ilgili soruya verdiği cevapta Yetgin, 2018 yılı ilk altı aylık performansın geçen yılın aynı dönemiyle başa baş olduğunu ifade etti. Ancak, GYODER olarak, 21 üyemizin toplam 77 projesiyle yer aldığımız yeni kampanya ile birlikte ciddi bir hareketlilik yaşandığını söyledi.

Bu kampanyaya bankaların neden dahil olmadıkları ile ilgili soruya Yetgin; “15 Mayıs’tan sonraki faiz artışlarıyla birlikte bankaların konut kredileri yüzde 1’in üzerine çıktı. Proje sahipleri ise bu kampanya kapsamında yüzde 0.98 faiz, 120 ay vade imkanı sunuyor” dedi.

DÖVİZ VE ALTINA BAĞLI OLARAK KONUT FİYATLARI ARTACAK MI?

Sert, kampanya kapsamında altın ve dövize endeksli sabit kur üzerinden gerçekleşecek ödeme planı ile ilgili başvuru durumunu sordu.

Bunun üzerine Yetgin, kampanyanın bekle-gör durumundaki alıcıları harekete geçirdiğini ifade etti. “Kampanyanın bir diğer cazibesinin de herhangi bir maliyet baskısından etkilenmeksizin 31 Ekim’e kadar sabit fiyat üzerinden alım imkânı sunuyor olması” dedi. Yetgin, kampanyadan sonra tedrici olarak konut fiyatlarının artması gerektiğini vurguladı.

VATANDAŞLIK HAKKINDA İNDİRİM

Yetgin, Yabancılara yapılan konut satışlarının 2018 yılı ikinci çeyrek sonu itibariyle yüzde 23,15 lik bir büyüme gösterdiğini ve 11.816 adet satış gerçekleştiğini hatırlattı. 1 milyon dolar olan gayrimenkul alımı ile yabancıya vatandaşlık hakkı verilmesi şartının 300 bin dolara indirilmesi konusunda bakanlıkla temas halinde olduklarını ifade etti.

GYODER Başkanı, yabancıya gayrimenkul satışının ihracat sayılması talebiyle ilgili beklentilerinin devam ettiğini söyledi.

Kurdaki hareketliliğin inşaat maliyetlerine olan yansıması ile ilgili Yetgin, yüzde 80-90 oranında yerli ürün kullanıldığını, kalan kısım ile ilgili etkinin minimize edilmeye çalışıldığını ifade etti.

DEMİR FİYATLARINDAKİ ARTIŞ

Demir fiyatlarındaki artışın etkisi ile ilgili soruya da; “Demir fiyatlarındaki artış inşaat maliyetlerini çok ciddi etkiledi” dedi.

Bu konuda kamu müteahhitlerinin acilen fiyat farkı kararnamesi çıkarılmasını talep ettiklerini ve bazı şirketlerin projelerini durdurduklarını belirtti. Bunun sebebi ile ilgili soruya Yetgin, Planlamanın hayatın her alanında çok önemli olduğu gibi, inşaat sektöründe de arz talep dengesine uygun, hesaplı kitaplı yatırımlar yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye’de inşaat sektörü dinamiklerinin çok kuvvetli olduğunu ifade eden Yetgin, İnşaat sektörünün 250’ye yakın alt sektörü etkilediğini, İhtiyaçlar Hiyerarşisi`nde barınma ihtiyacının ikinci sırada geldiğini vurguladı. Yetgin; “İnsanlık var oldukça konuta olan talep devam edecektir” dedi. Yurtdışı Müteahhitlik sanayisinin de ihracat hedeflerinde önemli yer teşkil ettiğini vurguladı.

EMLAK KONUT KİRA SERTİFİKASI İHRACINA HAZIRLANIYOR

Finansal enstrümanların çeşitlendirilmesi adına Halk GYO‘nun 100 milyon TL nominal değerli kira sertifikası ihraç edeceğini, diğer GYO’lardan da bu yönde bir atılım gelip gelmeyeceğini sorması üzerine; “GYO olarak Halkbank ilk kira sertifikasını yaptı. Sanıyorum çok yakında Emlak Konut GYO, yine aynı modelle, aynı rakam üzerinden bir ihraç yapacak” dedi.

FİKİRTEPE’DE BÜYÜK ORANDA ANLAŞMA SAĞLANDI  

Kentsel Dönüşüm ile ilgili pilot proje olan Fikirtepe’de gelinen nokta ile ilgili de Başkan şunları söyledi;

“Kentsel Dönüşüm konusunda Fikirtepe bizim için özel bir deneyim oldu. Türkiye genelinde 7.5 milyon konutun dönüşümünden bahsediyoruz. Sürdürülebilir anlaşmalarla doğru yapıyı kurmalıyız. Fikirtepe’de makulün ötesinde talepler ile anlaşmalar yapıldı ve tıkanıklıklar yaşandı. Kentsel dönüşüm, kamunun süpervizörlüğü olmadan yapılamaz. Belli rollerde merkezi otorite, belli rolde yerel idare veya TOKİ gibi kurumlar olmalı. Parsel bazında değil adalar bazında yapılmalı.”

Kaynak; https://www.haberturk.com/konuta-talep-bitmez-2136073-ekonomi

Özel Sektör Müteahhitlerinin yüzde 70’i Projelerini Durdurdu!

Özel sektör müteahhitlerinin yüzde 70’i Projelerini Durdurdu. Kamu müteahhiti fiyat farkı kararnamesi istiyor.

fiyat farkı kararnamesi

Kur etkisiyle taahhüt sektöründe %70’leri bulan maliyet artışları meydana geldi. Kamu ve özel sektör müteahhitleri bu nedenle zor durumda. İMKON Başkanı Tahir Tellioğlu, kamu müteahhitlerinin ayakta kalabilmesi için acilen fiyat farkı kararnamesi ve kârsız işler için tasfiye kararnamesi çıkarılması çağrısında bulundu.

Sektörel bazda bakıldığında; döviz artışının getirdiği maliyetler hem özel sektörü hem de kamuyla iş yapan müteahhitleri zor duruma düşürdü. İnşaat Müteahhitler Konfederasyonu (İMKON) Genel Başkanı Tahir Tellioğlu, artış nedeniyle kamuyla çalışan müteahhitlerin yakın dönemde yaptığı anlaşmaları feshetme yoluna gittiğini söylerken, özel sektör firmalarının yüzde 70’nin ise projelerini durdurduğunu açıkladı. Tellioğlu kamu müteahhitleri için acilen ‘fiyat farkı kararnamesi’ çıkarılması gerektiğini söyledi.

Tellioğlu, demir fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, “15 ay ay önce yapacağımız proje için demirin tonunu 1500 TL’den aldık. Üç ay sonra başladığımızda ise 2 bin TL olmuştu. Ramazan’dan önce 3 bin TL idi. Ancak döviz kurlarındaki artışla birlikte bugün tonu 4 bin 500’e geldi” dedi. İnşaat sektörünün her kademesinde inşaat demirinin kullanıldığını ifade eden Tahir Tellioğlu, “Demirde ortalama bir yılda yüzde 100’ü aşan bir zam söz konusu. Bir binada sadece demir ve ona bağlı ürünlerin maliyeti ortalama yüzde 10. Buna çimento, kablo, elektrik aksamı, alüminyum eklendiğinde bunların bir yapı içinde oluşturduğu maliyet ise yüzde 40. Ortalamada ise bu ürünlere yüzde 50 zam yapıldı” diye konuştu.

Teminatları yakmak uğruna ‘Tasfiye Kararnamesi’

Özellikle kamu müteahhidi Türk firmalarının zor durumda olduğunu kaydeden Tahir Tellioğlu, son bir yıldan bu yana sadece demir ve çimentoya yapılan zammın yüzde 70’ler seviyesinde olduğunu belirterek, “Kamu müteahhitleri batmak üzere. Onlara acilen ‘fiyat farkı kararnamesi’ gerekli” dedi. Ayrıca son dönemde döviz kurlarında meydana gelen artıştan dolayı müteahhitlerin aldıkları işleri yapmak istemediğini de anlatan Tellioğlu, “Örneğin bir şirket bir güneş enerjisi işini 6 milyon liraya yapacağına dair bir anlaşma imzalamış. ‘5 milyona yaparım. 1 milyon lira da kâr ederim’ diye hesaplamış. Ancak euroda ve dolarda artış olunca bu kişinin maliyeti 6 milyon 500 liraya çıkmış.

Yani alan firma bir yıl işi yapacak ve bir de 500 bin lira zarar edecek. Bu durumda şöyle deniliyor: İşe başlamamışım, devlet de bazı yatırımları durdurmak istiyor. Dolayısıyla işe başlanmamışsa, bir zarar sözkonusu değilse karşılıklı olarak ‘tasfiye kararnamesi’ çıkarılmasını istiyor” dedi. Tellioğlu, bu şekilde çok sayıda firma olduğunu belirterek, firmaların verdiği teminatları yakmak uğruna bu kararın verilmesini istediğini, özellikle son 3 ayda anlaşması yapılmış ve başlamamış işlerde bu kararın projelerin yarıda kalmaması için önemli olduğunu ifade etti.

Anadolu’da 600 bin bitmiş stok var

Özel sektöre ilişkin de açıklama yapan Tahir Tellioğlu, Türkiye’de bitmiş konut stokunun 700 bin olduğunu, bunun 100 bin adetinin İstanbul’da, geri kalan 600 bin adetinin ise Anadolu’da bulunduğunu ifade etti. Bu stokların 50 bininin markalı olduğunu anlatan Tellioğlu, geri kalan 650 binin ise markasız olduğunu ifade ederek, “Başlatılan kampanya markalıları kapsıyor. Geri kalan 650 bin ne olacak?” diye konuştu. Tellioğlu, bu rakamlara TOKİ’nin ve belediyelerin yaptığı konutların dahil olmadığını da söyleyerek, bu anlamda Türkiye’de bütün sektörü kapsayan bir çözüm gerektiğini kaydetti.

Özel sektörün kamudan daha dinamik çalıştığını, bu nedenle projelerini durdurma kararı aldığını söyleyen Tahir Tellioğlu, “Zaten son bir yılda özel sektör dikkatli gidiyordu. Şimdi ise Özel Sektör Müteahhitlerinin yüzde 70’i işi durdu. Ancak yüklenici konumunda olanlar devam ediyor. Durmasında fayda var. Çünkü devam etmesi daha büyük sıkıntı yaratır” dedi.

Kaynak; https://www.dunya.com/sektorler/kamu-muteahhiti-fiyat-farki-ve-tasfiye-kararnamesi-istiyor-haberi-426829 

Türkiye için Kazanç Vakti Kampanyası Büyük İlgi Görüyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Türkiye İçin Kazanç Vakti” sloganıyla duyurulan gayrimenkul alanındaki dev kampanya büyük ilgi gördü. Ev sahibi olmak isteyen çok sayıda vatandaş satış ofislerini ziyaret ediyor.

Türkiye için Kazanç Vakti

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından desteklenen dev konut kampanyasına ilgi büyük. Ev sahibi olmak isteyenlere pek çok avantaj sunan Türkiye için Kazanç Vakti Kampanyası ile satış ofisleri doldu.

Konutta başlayan tarihi fırsat inşaat sektörünü hareketlendirdi.

Faizlerin yüzde 0,98’e çekilmesi, peşinatların düşmesi ve ev fiyatlarında yapılan indirim talebi arttırdı. Satış ofisleri doldu taştı. Kampanyaya 40’tan fazla firma 300 proje ile katılıyor.

Ara ödemelerde peşinat olarak altın ya da döviz kullanmayı düşünenler için de avantaj var.

Tarihi fırsat 31 ekime kadar devam edecek.

Türkiye için Kazanç Vakti Kampanyası detayları şunlardı;

  • Kampanya 29 Ağustos – 31 Ekim tarihleri arasında geçerli olacak.
  • Projelerin mevcut satış fiyatı üzerinden %10 indirim yapılacak.
  • Minimum %10 peşinat tahsil edilecek.
  • Altın ve döviz yatırımı olan yatırımcıların birikimleri bugünkü kurdan alınmış olacak ve kurlardaki olası artışlar, tahsil edilmiş olan konut bedellerinden düşülecektir.
  • 12. ve 24. aylarda %15 oranda birer ara ödeme gerçekleşecek.
  • Kalan bakiyenin (%60’ına) 120 aylık bir vade ile aylık %0,98 faizli kredilendirme yapılacak. Bu kredilendirme gayrimenkul şirketleri tarafından uygulanacak olup, banka ve kefalet zorunluluğu olmayacaktır.
  • Böylece vade farksız peşinat ödemeleri de göz önüne alındığında faiz oranı totalde %84′e inmiş olacak.
  • 6 ay veya bir yıl içinde kalan borcunu kapatmak isteyenlere kurumlar tarafından özel indirimler uygulanacak.

Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/dev-konut-kampanyasina-buyuk-ilgi-383130.html

Emlak Konut Yurtdışına Açılıyor

Emlak Konut Genel Müdürü Hakan Gedikli, yurtdışında bir kaç noktada temsilcilik açmayı planladıklarını belirtti.

Emlak Konut

Emlak Konut Genel Müdürü Hakan Gedikli, Emlak Konut’un yeni dönemde hedeflerini ve “Türkiye için Kazanç Vakti” kampanyasına dair son bilgileri paylaştı.

İfadesinde, Emlak Konut yurtdışına açılıyor müjdesini verdi.

Emlak Konut olarak Kampanyanın 2 aylık sürecinde 3 bin bağımsız bölümü satmayı hedeflediklerini belirten Gedikli, “Çok yoğun ilgi ve talep var. Bu yüzden projeye dahil olan konutları 4-5 bine çıkarabiliriz. İstanbul ve İzmir’deki yeni projelerimizi de bu kampanyaya dahil edeceğiz. Kampanya sonunda 2,5-3 milyar liralık ciro gerçekleşmesini tahmin ediyoruz. Belki üzerine bile çıkabilir” şeklinde ifade etti.

Gedikli, “12 yıldır Emlak Konut‘ta, çeşitli birimlerde çalıştım. Genel Müdürümüz Murat Kurum’un bakan olmasıyla bize de böyle bir görev verildi. Biz de önce layıkıyla bu emaneti taşımaya çalışacağız. Bizim de bundan sonraki süreçte daha farklı, daha güçlü işler yapmamız gerekiyor. Bayrağı daha da ileri taşımamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Satış konusunda biraz daha yurt dışına açılmamız gerekiyor”

Emlak Konut olarak konut satışı ile ilgili yeni çalışmalar yaptıklarını aktaran Gedikli, şu bilgileri verdi:

“Daha farklı iş alanları ve geliştirmeler yapmamız gerekiyor. Satış konusunda biraz daha yurt dışına açılmamız gerekiyor. Gerek Avrupa‘da gerek Doğu‘da satış konusunda Türkiye olarak bir organizasyonumuz yok. Yabancılar hep bir aracı firmayla, akraba ya da çevresiyle Türkiye’den gayrimenkul alıyor. Bazen de sorun yaşıyor. Bu durum Türkiye’nin algısını da zedeliyor.

Bu yüzden satış konusunu gayrimenkul geliştirme, fon, finans konusunu yurt dışına açmamız gerekiyor. Bu konuda da çalışmalarımız var. Bu yeni bir süreç. Yurt dışında birkaç noktada temsilcilik açmayı düşünüyoruz. Emlak Konut olarak birkaç nokta belirleyeceğiz. Bununla ilgili çalışmalarımızı yapıyoruz. Girdiğimiz noktalar başlangıç için doğru olmalı. Bunu sonra genişletebiliriz.”

Türk inşaat sektörü dünyada ilk üçün içerisinde

Sektörel bazda Türk Müteahhitler dünyada ilk 3’ün içerisinde bulunduğunu anlatan Gedikli, “Almanya, Çin ve Türkiye müteahhitlik sektöründe öncü ülkelerden. Bu yüzden, dünyanın çeşitli noktalarında satış, pazarlama ve finans geliştirme anlamında bunu yaymamız lazım. Fuarlarda da olmalıyız ama yurt dışında ofislerimizin de olması gerekiyor. Bizim yaptığımız projeler standartlar üzerinde projeler. Bugüne kadar Türkiye’de işler yap-sat mantığıyla yürüdü. Bundan sonra biraz daha gayrimenkule dayalı finansal yatırım araçlarını çeşitlendirmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

Gayrimenkul fiyatları 10 yıl sabit bir ivmeyle yukarıya gitmeye başlayacak

Hakan Gedikli, hedeflerini 2018 yılının ilk yarısında, hem satış hem ihale anlamında yüzde 95 tutturduklarını aktararak, “2019 yılında yeni projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Bireysel satışın yanında yatırım çeşitliliğini sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Türkiye ve İstanbul’da gayrimenkul fiyatlarının yüksek olmadığını söyleyen Gedikli, “Şu anda bağımsız bir bölümün fiyatı neredeyse elde etme maliyeti. Bundan sonra Türkiye’de gayrimenkul fiyatları 10 yıl sabit bir ivmeyle yukarıya gitmeye başlayacak. 2005-2010 dönemindeki gibi hızlı bir şekilde olmayabilir ama bu dönemden sonra artış eğilimine geçecek. Dolayısıyla insanlar da gayrimenkule dönüşü gerçekleştirecek” yorumunu yaptı.

Gedikli, “Dövizi yatırım aracı olarak kullanan insanlar bir süre girip çıkacaklar. Daha uzun vadeli ve garanti olan gayrimenkule dönecekler. Bu dönem, saldırıların getirdiği küçük zamanlar. Bunlar uzun sürmez. Vatandaşımız dövize yatırım yapma taraftarı değil aslında. Bu durum sürdürülebilir değil, kısa süre içerisinde normale dönecektir” diye konuştu.

Sözleşmeyi imzaladığı günden dolar kurunu alıyoruz 

Gedikli, kampanya kapsamında döviz ve altınını bozdurmak isteyenlere dair şu bilgileri verdi:

“Kampanya’da dövizini altınını bozdur ama makbuzunu getir demiyoruz. Bizim için önemli olan vatandaşın bize geldiğindeki beyanı oluyor. Makbuz ya da dekont görmüyoruz. İsteyene döviz, isteyene altın, isteyene TL üzerinden sözleşme yapıyoruz. Sözleşmeyi imzaladığı günden dolar kurunu alıyoruz.

1 yıl boyunca dolar kuru yüzde 20 yükseldiyse, peşinatı oranında bu yükselişi kalan borcundan değeri oranında düşüyoruz. Dolar kuru düşerse de yatırdığı gün neyse ona sabit tutuyoruz. Yani kazanç var, kayıp yok. Vatandaş yüzde 0,98 kredi oranında banka ve kefil olmadan Emlak Konut güvencesi altında gayrimenkule girmiş oluyor.”

Kaynak: AA https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/emlak-konut-yurt-disina-aciliyor-383045.html

Aralıktan Sonra Yapılmış Kaçak Yapı İmar Barışı dışında!

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum; “Aralıktan Sonra Yapılmış Kaçak Yapı İmar Barışı dışında tutulacak” dedi. Yapı Kayıt Belgesinde 2017 yılı Aralık ayı öncesi yapıların dikkate alınacağını, bu tarihten sonra kaçak yapılan yapıların yıkılacağını belirtti.

kaçak yapı

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, bir dizi incelemelerde bulunmak için geldiği Muğla‘da, İzmir Foça‘da denizdeki ham petrol kirliliği ve imar barışı hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Kurum Foça’daki kirliliğin kontrol altına alındığını açıklarken, imar barışının Aralık 2017 tarihinden sonraki dönemi kapsamadığını, 31 Aralıktan sonra yapılmış ne kadar kaçak yapı varsa İmar Barışı kapsamı dışında tutulacağını ve yıkılacağını söyledi.

İMAR BARIŞINDAKİ HEDEF 13 MİLYON BAŞVURU

İmar Barışı uygulamasında bugüne kadar 4 milyon başvuru yapıldığını, beklentilerinin 13 milyon olduğunu belirten Bakan Kurum, 31 Aralık 2017 tarihinden sonra yeni kaçak yapılar tespit edildiğini bunlara da asla müsaade etmeyeceklerini açıkladı. Bakan Kurum, “Bizim bakanlığımızın hükümetimizin iyi niyetle çıkardığı 31 Aralık 2017 tarihine kadar olan yapıları ilgilendiren bir yasa. Bu yasada bundan önce yapılmış kaçak, mağdur olmuş yine bir şekilde burada yaşıyor, ancak, iskan noktasında, elektrik su noktasında sıkıntıları olan vatandaşlarımızın sıkıntılarını gidermek adına çıkarılmış bir yasa. Bu yasadan bugüne kadar 4 milyon kişi başvurdu, 2 milyar TL’nin üzerinde de bir başvuru bedeli söz konusu ki beklentimiz 13 milyon başvuru. Bu daha önce de ifade ettiğim gibi 31 Aralık 2017 tarihine kadar olan yapıları ilgilendiriyor” dedi.

“MUĞLA’DA 630 KAÇAK YAPI TESPİT EDİLDİ”

Bakan Kurum, imar barışının 2017 yılı sonuna kadar olan yapıları kapsadığını, fakat Muğla’da bu tarihten sonra yapılan incelemelerde 630 kaçak bina tespit edildiğini söyledi. Kurum, “Ama görüyoruz ki, mesela Muğla ilimizde bizim teftiş elamanlarımızın yaptığı incelemede, Fethiye’de 236, Köyceğiz’de 105, Marmaris’te 89, Datça’da 77, Menteşe’de 84, Bodrum’da 8, Milas’ta 11, Ortaca’da 3, Ula’da 6, Dalaman’da bir olmak üzere şu an 15-20 günde tespit edilen sayı 630 adet İmar Barışı’na uymayan yeni kaçak yapılar yapılıyor” dedi.

YENİ KAÇAK YAPILARA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ

2017 tarihinden sonra yapılan kaçak yapıların İmar Barışı kapsamında başvuruları yapılması, paralarının yatırılması durumunda bile kesinlikle müsaade edilmeyeceğini ifade etti. Yatırılan paraların devlete irad kaydedileceğini söyleyen Bakan Kurum, “Buradan hem Büyükşehir Belediye Başkanımızı, hem de ilçe belediye başkanlarımız ile konuştuk. Onlara bu kaçak yapıların yıkılması talimatını verdik ve bu kaçak yapılar yıkılacak.

Bu yapılar İmar Barışı’na başvursa, yapı kayıt belgesi alsa, parasını yatırsa dahi, bu barıştan yararlanamayacaklar. Bunu vatandaşlarımızın net bir şekilde bilmesini istiyoruz. Yatırdıkları bir bedel varsa, İmar Barışına bu konu uymuyorsa bu bedel de devletimize irat kaydedilecek. Bunları da bilmelerini isteriz. Sahadaki uygulamamız ise ilgili belediyelerimiz tarafından valilik koordinesinde bunların hepsi yıkılacak. Yeni kaçak yapılar yapılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bunu edenlerle ilişkin de kanuni işlemler neyse, bu işlemler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde yapılacak ve takipleri yapılacak. Bunları da herkesin açık ve net bilmesini istiyoruz. Buradan hem vatandaşlarımıza, hem de Belediyelerimize çağrıda bulunuyorum. Bu yapıları yapanlara cezai işlem neyse yapılacaktır. Belediyelerimiz de bunlara müsaade etmesin. Etmesi halinde de onlara ilişkin gereken neyse bunları yapacağımızı yine ifade etmek istiyorum” dedi.

Kaynak; https://www.sondakika.com/haber/haber-bakan-kurum-aralik-2017-den-sonra-yapilan-kacak-11195070/ 

Haziran ayı inşaat maliyet endeksi arttı!

Haziran ayı inşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 2,29, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,06 arttı.

Haziran ayı inşaat maliyet endeksi

Sektörel bazda Haziran ayı inşaat maliyet endeksi aylık yüzde 2,29 arttı.

İnşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 2,29, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,06 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 3,26, işçilik endeksi yüzde 0,11 arttı. Ayrıca, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 30,84, işçilik endeksi  yüzde 16,09 arttı.

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 2,38 arttı

Bina inşaatı  maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 2,38, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24,87 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 3,41, işçilik endeksi yüzde 0,13 arttı. Ayrıca, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 29,23, işçilik endeksi  yüzde 16,01 arttı.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 2,01 arttı

.

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 2,01, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,07 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,76, işçilik endeksi yüde 0,06 arttı. Ayrıca, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 36,06, işçilik endeksi  yüzde 16,36 arttı.

Bu değerlerin gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisine nasıl bir etkisi olacağını ilerleyen dönemde göreceğiz.

Kaynak; TÜİK, http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27748