Yeni Ekonomi Programı Yürürlüğe Girdi!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından 20 Eylül 2018’de açıklanan Yeni Ekonomi Programı (YEP) yürürlüğe girdi.

Yeni Ekonomi Programı

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji Bütçe Başkanlığı’nca ortaklaşa hazırlanan YEP, Cumhurbaşkanı Kararı olarak onaylanmak suretiyle Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.

2019-2021 yılları arasını kapsayan Orta Vadeli Ekonomi Programı birtakım önemli hedefler ortaya koydu.

YEP’e göre büyüme hedefleri;

2018 yılı için yüzde 3,8,

2019 yılı için yüzde 2,3,

2020 yılı için yüzde 3,5 ve

2021 yılı için de yüzde 5 olarak belirlendi.

Enflasyon hedefleri;

2018 yılı için yüzde 20,8,

2019 yılı için yüzde 15,9,

2020 yılı için yüzde 9,8 ve

2021 yılı için de yüzde 6 olarak belirlendi.

Bütçe açığının GSYH’ye oranı hedefleri;

2018 yılı için yüzde 1,9

2019 yılı için yüzde 1,8

2020 yılı için yüzde 1,9

2021 yılı için yüzde 1,7 olarak belirlendi.

İşsizlik hedefleri;

2018 yılı sonu için yüzde 11,3,

2019 yılı sonu için yüzde 12,1,

2020 yılı sonu için yüzde 11,9 ve

2021 yılı sonu için yüzde 10,8 olarak belirlendi.

O Projelere Başlanmayacak

Yeni Ekonomi Programı‘na göre,

  • ihalesi henüz yapılmamış olan projeler ve
  • ihalesi yapılmış ancak başlanmamış projeler

askıya alınacak.

  • Devam eden, mega-altyapı projeleri de doğrudan yabancı yatırım yoluyla, uluslararası finansman desteğiyle hayata geçirilecek.

Kısa Vadede Amaç Fiyat İstikrarı

Yeni Ekonomi Programı’na göre, mevcut siyasi ve ekonomik duruma bağlı olarak,

  • kısa vadede fiyat istikrarının ve finansal istikrarın yeniden tesis edilmesi, ekonomide dengelenmenin ve bütçe disiplininin sağlanması,
  • orta vadede sürdürülebilir büyüme ve adaletli paylaşıma yönelik ekonomik değişimin gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.

Ekonomik Politika olarak;

  • Piyasa ekonomisinin temel prensiplerinden taviz vermeyen,
  • Yalın performans göstergeleriyle objektif bir şekilde izlenebilen,
  • gerçekçi, şeffaf ve tutarlı bir politika izlenmesi amaçlanıyor.

Geçmiş dönemde ekonomide planlanan yapısal dönüşümlerin gerçekleştirileme gerekçesi olarak, Suriye kaynaklı jeopolitik riskler ve artan terör saldırılarının etkisiyle güvenlik politikalarının önceliklendirilmesi gösterildi.

Bu dönemin en önemli avantajının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sağladığı hızlı ve etkin karar alma mekanizması olacağı vurgulandı. Bu sayede ekonominin daha koordineli yönetilme imkanı bulacağı belirtilen programda, 2018’in ikinci çeyreğinden itibaren gelişmekte olan ülkelere yönelik risk algısının bozulması ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artışlarıyla uluslararası sermaye akımlarının yavaşladığı ifade edildi. Bu süreçte dış finansman ihtiyacının, ABD yönetiminin Türkiye ekonomisini ve Türk Lirasını doğrudan hedef almasıyla, ülke risk primlerinin yükseldiği ve TL’nin değer kaybettiği vurgulandı.

Programda bu gelişmelerin; enflasyonun ve dolayısıyla piyasa faizlerinin artmasına, tüketim, yatırım harcamalarıyla toplam büyümenin yavaşlamasına, şirketlerin hem iç hem de dış finansmana erişim kapasitesinin daralmasına neden olduğu işaret edildi

YEP’in esas temelini oluşturan unsurlar;

  • Türkiye’nin krizlere karşı dayanıklı ve güçlü ekonomisi,
  • düşük kamu ve hanehalkı borcu,
  • disiplinli maliye politikası,
  • dinamik ve girişimci özel sektörü,
  • dünya pazarlarına açık ihracatçı yapısı,
  • yeni hükümet sistemiyle beraber hızlanan siyasi karar alma süreçleri ve
  • güçlü beşeri sermayesidir.

Dengelenme, Disiplin ve Değişim Programı

Programda “dengelenme, disiplin ve değişim” başlığı altında sıralanan temel hedefler;

  • kamuda kaynakların verimli kullanılması,
  • maliyetlerin ve harcamaların azaltılması,
  • gelirlerin kalitesinin artırılması

için Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde Kamu Maliyesi Dönüşüm ve Değişim Ofisi kurulacak. Kamu maliyesinde kalıcı iyileştirmeler sağlayacak olan Tasarruf ve Gelir Dönüşüm Programı, ofis tarafından hazırlanacak ve takip edilecek.

Vergi Veri Analiz Merkezi kurulacak

Farklı veri kaynaklarını toplama amaçlı Vergi Veri Analiz Merkezi kurulmak suretiyle, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınarak vergilendirilecek.

Tahsilat etkinliği geliştirilmek suretiyle vergi gelirleri artırılacak.

Bankacılık sektörünün mali yapısı güçlendirilecek

Bankaların güncel mali yapılarını ve aktif kalitelerini tespit etmek için mali bünye değerlendirme çalışmaları yapılacak. Bu çalışmaların sonuçlarına göre gerektiği durumlarda bankacılık sektörünün mali yapısı güçlendirilecek, böylece reel sektörün uygun maliyetlerle krediye erişiminin ve mevcut kredilerinin yeniden yapılandırılmasının önü açılacak.

Ekonomide Dışa Bağımlılık Azaltılacak

Ekonominin yabancı tasarruflara bağımlılığı kalıcı olarak azaltılacak ve cari açığın milli gelire oranı yüzde 3’ün altına düşürülecek. Bu doğrultuda;

  • ihracat,
  • turizm ve
  • sanayi ürünlerinde yerlileştirmeye dayalı bir ekonomik dönüşüm sağlanacak.

Ekonomi ile ilgili kurumlar yeniden yapılandırılacak, liyakat ve performans odaklı insan kaynağı yönetimiyle kurumlara güven artırılacak.

Hızlı karar alan, piyasaların ve özel sektörün önünden giden ve özel sektörün önünü açan bir yönetim anlayışı benimsenecek.

Oluşturulacak olan yeni finansal mimari, finansal istikrarı ve güvenliği esas alacak, YEP’teki makroekonomik hedefleri destekleyecek ve sürdürülebilir kılacak.

YEP Eylem Planı kanalıyla, bu plan çerçevesinde gerçekleştirilen ilerlemeler 3 aylık dönemlerde takip edilecek.

Enflasyon Kalıcı Olarak Düşürülecek

Hazine ve Maliye Bakanlığı sıkı mali disiplinle, enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi ve fiyat istikrarının sağlanmasına ilişkin uygulanacak politika ve tedbirleri içeren program ile, enflasyonla mücadeleye destek verecek.

Finansal güvenlik ve istikrarın sürdürülebilmesi için Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi (FİKKO) kurulacak.

Tarım arz ve rekolte tahmin politikaları oluşturulacak

Tarım ürünlerinin arz ve rekolte tahminlerinin sağlıklı yapılabilmesi için bir erken uyarı sistemi oluşturulacak. Hayata geçirilecek olan Ürün Gözetim Mekanizması ile gıda ürünlerinde fiyat dalgalanmalarının önüne geçilecek.

Kira artışları TÜFE’ye göre belirlenecek

Gayrimenkul sektörü için de önemli bir karar çıktı. YEP‘na göre, kira artışı oranının üst sınırı, döviz kuru ve emtia fiyatlarındaki gelişmelere duyarlılığı yüksek üretici fiyatları (ÜFE) yerine tüketici fiyatları (TÜFE) çerçevesinde belirlenecek.

Gayrimenkul envanteri, gayrimenkul değerleme sistemi kurulmak suretiyle tamamlanacak.

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/yeni-ekonomi-programi-resmi-gazetede/1260232

Gayrimenkulde Türk Lirası Dönemi Başlıyor!

Sn. Cumhurbaşkanı tarafından alınan, Resmi Gazete’de yer alan karara göre bundan böyle, menkul ve gayrimenkulde Türk Lirası dönemi başlıyor.

Türk Lirası

Resmi Gazete‘de yayımlanmasıyla, halen döviz üzerinden alım satım veya kiralama sözleşmesi olan menkul ve gayrimenkullerin 30 içinde Türk Lirası para birimine dönüştürülmesi yasası yürürlüğe girdi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla,”Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” Resmi Gazete‘de yayımlandı.

32 sayılı revize karara göre, Türkiye’de yerleşik kişilerin, ilgili Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım sözleşmelerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak yapamayacak.

Yine aynı şekilde taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama ve leasing işlemleri Türk Lirası cinsinden yapılmak zorunda.

İlave olarak; iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacak.

Bu kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerde döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedeller, Türk Lirasına çevrilecek.

Türk parasına çevrilme müddeti 30 gün ile sınırlandırıldı. Döviz cinsinden olan sözleşmeler, 30 gün içinde  Türk parası olarak taraflarca yeniden tespit edilecek.

Söz konusu düzenleme kapsamı değerlendirilirken öncelikle bir hususun altı çiziliyor. Dikkat edilmesi gereken husus, yapılan düzenlemelerin yalnızca 32 sayılı Karar’da tanımlanan Türkiye’de yerleşik kişiler arasında yapılan sözleşmeleri içermesidir.

Dövizle yapılan sözleşmelerin Türk Lirası’na çevrilmesi için son gün 12 Ekim 2018 olarak belirlendi. Uzmanlar, tarafların acele etmesini ve işlemleri son güne bırakmamasını tavsiye ediyor. Yeni sözleşmelerde damga vergisine de dikkat edilmesi öneriliyor.

Kararın yürüyüşü ile ilgili yetki ve sorumluluk Hazine ve Maliye Bakanlığı‘nda olduğu  belirtildi.

Muhabir: Muhammed Nuri Erdoğan

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/gayrimenkulde-tl-donemi/1253423

Ne Dolar, Ne de Seçim, Varsa Yoksa Konut!

Türkiye 1 Kasım’daki erken seçime kilitlenmişken, tüketici de adeta kendi kabuğuna çekilmiş durumda.
İşte böyle bir ortamda gayrimenkulde arka arkaya yeni projeler satışa çıkıyor.

ne-dolar-ne-de-secim-varsa-yoksa-konut-600x397

Üstelik de iki üç günde satışlarını tamamlayanlar var. Nedeni ne diye baktığımızda karşımıza fırsat alımları çıkıyor.
Yatırımcı ‘zamdan önce son fırsat’ deyip konuta yöneldi.

Türkiye’de yaklaşan erken genel seçimlere kilitlenmiş ortamda gayrimenkul projelerine gösterilen ilgi dikkatlerden kaçmıyor. İnşaat şirketleri yüzlerce milyon liralık projelerini satışa çıkarmadan henüz ön talep aşamasında yaptıkları satışlarla ‘kapalı devre’ sürdürdüklerini açıklarken, kamuoyunda ‘bu evleri kimler alıyor’ merakını uyandırıyorlar. Bunlara örnek olarak geçen hafta içerisinde Artaş Grubu metrekaresini 9 bin 500 liradan Ataköy’de satışa çıktığı Avrupa Residence & Office Ataköy projesindeki 165 daireyi 3 günde sattığını duyurdu. İş GYO ve NEF ise Topkapı’daki İn istanbul projesinde yoğun ilgi nedeniyle Lokal etabının satışını 6 ay önceye çekti ve metrekaresi 5 bin 500 liralık dairelerden 5 günde 218 konut sattığını açıkladı.

METREKARESİNİ 27 BİN LİRAYA SATACAK!

Metrekaresi 5 bin liradan aşağıya olmayan konutlardaki bu satışlar yetmezmiş gibi önceki gün Emlak Konut tarafından yapılan ihaleyle Üsküdar’daki Hava Subayları sitesinin sadece 17 dönümlük arazisi için teklif edilen fiyat 400 milyon lirayı geçti. İhaleye Eltes İnşaat adıyla teklif veren DAP Yapı, projede yaklaşık 30 bin metrekare inşaat yapıp tam 810 milyon lira kazanmaya çalışacak. Bunu elde etmek için konutların metrekaresini 27 bin lira gibi bir fiyata satması gerekecek firmanın patronu Ziya Yılmaz, stanbul’un geleceğine güvendiklerini söylüyor. Peki bir tarafta ekonominin durgunluğundan şikâyetler olurken, diğer yandan gayrimenkulde bu alım satımlar nasıl gerçekleşiyor? Gayrimenkul sektörünün önde gelenleri bunun cevabı olarak piyasada risk almayı seven yatırımcı grubunun oluşmasını gösteriyorlar.

RİSKİ SEVEN YATIRIMCI ARTTI


Sektör temsilcileri ‘risk seven yatırımcı grubu’ olaraktarif ettikleri kitlenin şu anda özellikle 1+1,2+1 gibi küçük konut tiplerine yönelik yatırım yarışına girdiklerini, gündemdeki satışların da bundan kaynaklandığı konusunda hemfikirler. 1 Kasım’da yapılacak erken genel seçiminin ardından hükümetin kurulup yatırım ikliminin iyileşmesiyle satışların daha da artacağına inanan temsilciler, dövizdeki yükselme nedeniyle seçim sonrasında konut fiyatlarına yüzde 10-15 zam geleceği bilgisini verirlerken, “Şu anda tam satın alma zamanı” ifadelerini de kullanıyorlar.

FIRSAT ORTAMI ORTAYA ÇIKTI


EYG Gayrimenkul Geliştirme Başkanı Ömer Faruk Çelik: “Döviz kuru yükselince inşaat maliyetlerinin yükselmesi gerekiyordu ancak böyle bir ortamda bunlar şimdiye kadar fiyatlara yansıtılmadı. Arada da maliyetler yüzde 15-18 arttı. Hangi partiyle olursa olsun bir hükümet kurulacak ve maliyetler fiyatlara eklenecektir. Şu anda alımlar için ideal bir fırsat ortamı var, yatırımcılar bunu değerlendiriyorlar.”
ÜNSAL EREKE / HT GAZETE

Kaynak:
http://www.sermimar.net/ne-dolar-ne-de-secim-varsa-yoksa-konut.html