Tarihi Yarımada İçin ‘Koruma’ Hamlesi!

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul’daki Tarihi Yarımada için ‘koruma’ hamlesi başlattı. Bakanlık, Tarihi Yarımada’nın korunması amacıyla alandaki kültür varlıklarının durumunu net bir şekilde ortaya koyacak envanter çalışması yapıyor.

İstanbul Tarihi Yarımada

İstanbul Tarihi Yarımada için ‘koruma’ hamlesi başladı

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul’daki Tarihi Yarımada için ‘koruma’ hamlesi başlattı. Bakanlık, Tarihi Yarımada’nın korunması amacıyla alandaki kültürel varlıkların durumunun net bir şekilde ortaya konulacağı ve oluşturulacak envanter doğrultusunda koruma amaçlı imar planlarının yeniden ele alınacağını duyurdu.

AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Bakanlık, UNESCO Dünya Miras Listesi‘nde bulunan, içerisinde Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camisi, Ayasofya Müzesi, Kapalı Çarşı gibi birçok önemli kültürel değeri barındıran Tarihi Yarımada’nın durum tespiti için harekete geçti.

Bakanlık, Tarihi Yarımada’yla ilgili kurumlarda tescilli eser listelerine yönelik verilerin birbirinden farklı olduğunu tespit etti. Bunun üzerine Bakanlık, bölgeyle ilgili ilçe belediyelerinin listelerini bir araya getirerek yeni bir envanter hazırlanması kararı aldı.

Derlenen Kültürel Varlıklar, harita üzerine yansıtıldı

Bu kapsamda ilk olarak kurumların listelerinden derlenen kültürel varlıklar, harita üzerine yansıtıldı.

Bakanlık uzmanları, bu harita ışığında Tarihi Yarımada üzerindeki kültürel varlıkların durumu ve belirlenen yerlerde olup olmadıklarına ilişkin yerinde incelemeler yapmaya başladı.

İncelemelerin tamamlanmasıyla uzun yıllar sonra Tarihi Yarımada’nın güncel durumunu, alanda ne kadar kültürel varlığın bulunduğunu net bir şekilde ortaya koyacak güncel bir envanter oluşturulacak.

Söz konusu envanter, ilgili kurum ve kuruluşlara da dağıtılacak.

Tarihi Yarımada’yı ‘Koruma’ amaçlı imar planları elden geçecek

İstanbul Tarihi Yarımada’nın korunmasını amaçlayan yeni envanter, aynı zamanda buraya yönelik koruma amaçlı imar planlarının da tekrar ele alınmasını sağlayacak.

Bakanlık uzmanları, yeni envanterin koruma amaçlı imar planlarının revize edilmesine de gerekçe olacağı görüşünde birleşiyor.

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/tarihi-yarimadayi-koruma-hamlesi-/1328026

Topkapı Sarayı Restorasyonu Devam Ediyor!

Devam eden Topkapı Sarayı Restorasyonu Projesinde Cariye Taşlığı ile Hünkar Hamamı ve Valide Sultan Hamamı görüntülendi.

Topkapı Sarayı Restorasyonu Projesi

Şu ana kadar 350 milyon Türk Lirası harcanan Topkapı Sarayı Restorasyonu Projesi‘nde çalışmaların devam ettiği Cariye Taşlığı ile restorasyonu tamamlanan Hünkar Hamamı ve Valide Sultan Hamamı görüntülendi.

‘Dünya Turizm Günü’ nedeniyle Topkapı Sarayı’nda bir etkinlik düzenlendi. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) tarafından düzenlenen  etkinliğe, TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz ile Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sabri Küçükaşçı katıldılar.

2018 Yılı Sonu Hedefimiz 40 Milyon Turist Ağırlamak 

Düzenlenen etkinlikte Topkapı Sarayı’nı ziyarete gelen turistlere çiçek dağıtıldı. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya etkinlikte Dünya Turizm Günü vesilesiyle bir konuşma yaptı. Bağlıkaya; “Tüm sektör mensuplarının hepsinin turizm gününü kutluyorum. Bu anlamlı gün vesilesiyle bugünümüzü Topkapı Sarayı’nda turistlerle birlikte değerlendirelim istedik. Misafirlerimizle sohbet ettik.” dedi.

Bir gazetecinin “Bu sezon nasıl geçti? Kurdaki artış Türk turizmini nasıl etkiledi?” sorusuna verdiği yanıtta Başkan Bağlıkaya; “Yurt dışından gelen turistler açısından bakıldığı zaman, kurdaki değişikliğin olumsuz bir etkisi söz konusu değil. Yerli turizm ile ilgili sıkıntıları aşmaya çalışıyoruz. 2018 yılını iyi geçiriyoruz. İnşallah bu seneyi 40 milyona yakın bir turistle kapatacağız. Sektörel olarak turizmde 2019 yılında yeni bir rekor kırmayı hedefliyoruz. Kişi başı gelirin artırılması konusuna odaklanılması gerekiyor. Topkapı Sarayı‘nı gezerken dünya genelinden Arjantinli, Amerikalı v.s. birçok ülkeden turistlerle karşılaştık. Bizim ülkemiz, dünyanın her yerinden gelen turiste hitap edecek çeşitliliğe sahip.” şeklinde yanıt verdi.

İstanbul’a Gelen Turist Sayısı 10 Milyonu Buluyor

İstanbul’un sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önemli turizm merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz; “Biz inanıyoruz ki, İstanbul bugün 25-30 milyon turisti rahatlıkla ağırlayabilecek bir şehirdir. Bizim öncelikli hedefimiz nitelikli turist. Nitelikli turisti ağırlamak için, nitelikli bir insan ve toplum yapısına sahip olmamız icap ediyor. Otelcisinden, taksicisine, resmi görevlisinden ticaret mensubuna varıncaya kadar turizm sektöründeki tüm paydaşların nitelikli turiste cevap verebilecek birikime sahip olması gerekiyor. Aynı zamanda ahlaki değerlere de sahip bireyler yetiştirme adına devlet, toplum ve sektör iş birliğini mutlaka inşa etmeliyiz.

Bugün itibariyle İstanbul’daki turist sayısı, 2018 yılının ilk 9 ayına baktığımızda, 10 milyona yaklaşmış. Yıl sonuna kadar hedefimiz, bu sayıyı artırmakla birlikte niteliği de artırmak.” dedi.

Topkapı Sarayı Restorasyonu İçin Şu Ana Kadar 350 Milyon Lira Harcandı

“Dün Topkapı Sarayı’ndan tüm dünya yönetiliyordu.” şeklinde sözlerine başlayan Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sabri Küçükaşçı; “Öyle bir merkezdeyiz ki bugün, o yönetilen dünyanın dört bir yanından gelen insanları burada ağırlıyoruz. Son 9 aylık süreçte Topkapı Sarayı 2 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlamış. Yıl sonuna kadar 2 buçuk milyonu geçmesini hedefledik. Bu son dönemin en yüksek turist rakamlarından birisi.” dedi.

Topkapı Sarayı restorasyon çalışmalarına değinen Küçükaşçı, “Öncelikli amacımız buranın saray özelliklerini muhafaza edip, aynı zamanda buraya ait olan eşyaları ziyaretçilerimizin görmesini sağlamaktır. Bu bakış açısıyla büyük bir çabayla devam eden restorasyon çalışmaları için şu ana kadar yaklaşık 350 milyon lira harcama yapıldı.” dedi.

Tarihi eserlerin restorasyon çalışmaları ile eşzamanlı olarak ziyaretçi kabulünün zorluğuna işaret eden Küçükaşçı; “Bu yüzden bazı işler öngördüğümüzden daha uzun sürebiliyor. Peyderpey bitirdiğimiz bölümleri ziyarete açıyoruz. 100 günlük eylem planı çerçevesinde açılması planlanan yerler var. Bunlardan birkaçını beraber göreceğiz. Cariye Koğuşu‘ndaki çalışmaları ve açılmak için son rotüşleri yapılan Hünkar Hamamı‘nın son halini göreceğiz.” dedi.

Topkapı Sarayı’nda restorasyon çalışmaları devam eden Cariye Taşlığı ile restorasyonu tamamlanan Valide Sultan Hamamı ve Hünkar Hamamı ve betonlardan ayrıştırılarak saraya geri kazandırılan çiniler de görüntülendi.

Kaynak| https://www.dha.com.tr/istanbul/350-milyon-tl-harcandi-iste-topkapi-sarayinin-son–hali/haber-1601308

Topkapı Sarayının Müze Alanı 5 katına Çıkıyor!

Yüzyıllarca Osmanlı İmparatorluğu Hanedanına ev sahipliği yapmış Topkapı Sarayı tarihinin en büyük restorasyonuyla yenileniyor. 80 bin metrekare olan Topkapı Sarayının müze alanı çalışmalar sonunda 400 bin metrekareye ulaşacak. 

Osmanlı


Restorasyonu tamamlanan yapılar ve yenilenen sergi salonları ziyaretçilerle buluşmaya başladı. Son olarak III. Ahmed Kütüphanesi, Altın Yol ve Matbah-ı Amire/Saray Mutfaklarının ziyarete açıldığı sarayda önümüzdeki günlerde ise Saray Mutfakları’nın Koğuşları, Hamamı, Mescidi ve Kalayhanesi; Padişah, şehzade ve sultanların kıyafetleri ile aksesuarlarının sergileneceği Seferli Koğuşu açılacak.

“TOPKAPI SARAYININ MÜZE ALANI 400 BİN METREKARE OLACAK”

Çalışmaları yürüten Topkapı Sarayı Müze Müdürü Ayşe Erdoğdu, İstanbul Rölöve ve Anıtlar Müdürü Dr. Olcay Aydemir ve Topkapı Sarayı Kontrol Amiri restorasyon uzmanı Yüksek Mimar Nevhiz Koyukan çalışmanın detaylarını ve bugüne kadar nelerle karşılaştıklarını DHA’ya anlattı.

Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nce yürütülen 71  uygulama işi bulunduğunu söyleyen Olcay Aydemir, bunlardan 17’sinin Topkapı Sarayı’nda olduğunu dile getirdi. Gerçekleşen kapsamlı onarımla 80 bin metrekarelik Topkapı Sarayının müze alanı restorasyonla 400 bin metrekareye çıkacağına dikkat çeken Aydemir, “Bu çalışmalar bilimsel özellik taşıyor ve büyük bir ekiple gerçekleşiyor. Müze alanının 400 bin metrekareye çıkacak olması çok önemli. daha paylaşımcı, mekanla ilişki kuran bir yaklaşım içinde olmak, böylece değer bilmeyi artırmak ve yaptıklarımızı,  yayınlarımızla, sempozyumlarla, bilim dünyasıyla paylaşmak” dedi.

“DOKUNDUĞUMUZ HER YERDE YÜZYILLIK İZLER GÖRÜYORUZ”

Topkapı Sarayı’nın aslında bir tasarım merkezi olduğunu söyleyen Aydemir, “Burada dokunduğumuz her yerde yüzyıllık katmanları, izleri görüyoruz. Bu, restorasyon sürecini de doğrudan etkileyen bir faktör. Burada geçmişten gelen bu izleri müdürlük olarak koruyarak sürdürüyoruz.  Saray yapılarında çok ciddi bir bilgi birikimi var. Bu bilgileri okumak, paylaşmak duygusal anlamda da bir mimar için çok onur verici bir duygu.  Saray yapıları, uygarlığın en önemli katmanlarının izlerini, eserlerini taşıyor.” diye konuştu.

“İŞİN ZAMANINA DEĞİL, BİLİMSEL OLMASINA ODAKLANMAK ÖNEMLİ”

Aydemir, restorasyon sürecinde zaman sınırlaması yapılmaması gerektiğini ve bir süre vermenin kolay olmadığını ifade etti. Ziyarete açık mekanda restorasyon çalışması yapmanın zor bir süreç olduğunu dile getiren Aydemir, “Biz burada ciddi planlamalar ve stratejilerle bu işi yürütüyoruz. Ziyaretçilere engel olmamaya çalışarak, bazı işleri sadece sarayın kapalı olduğu zamanlarda yapıyoruz. Biz bir süreci yönetmeye ve bunu da bilimsel bir şekilde yapmaya çalışıyoruz. Süreyi esas uzatan şey, bilimsel bir restorasyonda gördüğünüz izlerin belgelenmesi, sergilenmesi ve bunların ziyaretçi ile buluşmasının tasarlanmasıdır. Bu nedenle işin iyi ve bilimsel olmasına konsantre olmamız, zamanına konsantre olmamızdan daha büyük önem taşıyor” dedi.

“ESKİ YAPILAR SARAYA GERİ DÖNÜYOR”

Mustafa Kemal Atatürk‘ün emriyle 1924’te müzeye dönüştürülen Topkapı Sarayı’nın son yıllarda kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçtiğini ifade eden Topkapı Sarayı Müze Müdürü Ayşe Erdoğdu da  700 bin metrekare bir alanı kapsayan Sur-i Sultani içinde geçmişte saraya ait olan ancak başka kurumlara tahsis edilmiş yapıların 2000’li yıllardan itibaren tekrar saraya kazandırıldığını belirtti. Buna örnek olarak Gülhane Hastaneleri‘ni, Matbaa-i Amire yapılarını, Darphane-i Amire‘nin bir kısmını ve askeri depoları veren Erdoğdu, yakın bir gelecekte Topkapı Sarayı’nın hem avlu ve bahçeleri ile mimarisinin, hem de koleksiyonlarının sergileneceğini söyledi.

MEKANLAR ASLINA UYGUN YAPILIYOR

Sarayda yakın zamanda ziyarete açılan ve açılacak yerler hakkında da bilgi veren Erdoğdu, “Saray yapıları ve Harem’de kapsamlı bir restorasyon çalışması sürüyor. Harem’de hizmete mahsus yapılar taşınarak restorasyon çalışmaları başlatıldı. İlk olarak Hünkar Sofası’nın restorasyonu tamamlanarak ziyarete açıldı. Zülüflü Baltacılar Dairesi, Altın Yol ve Karaağalar Taşlığı bu açılışı takip etti. Son olarak Haziran ayında III. Ahmed Kütüphanesi ziyarete açıldı. Restorasyonları tamamlanan yapıların teşhir-tanzim ve tefrişleri yapılarak ziyarete açılmaya devam edecek” dedi.

PADİŞAH VE SULTAN KIYAFETLERİ DE GÖRÜLEBİLECEK

Yakın zamanda Saray Mutfakları’nın ziyarete açıldığını ifade eden Erdoğdu, “Önümüzdeki 3 ay içinde mutfak koğuşlarını ziyarete açacağız. Saray Mutfağı konseptine uygun olarak Sarayda kahve, Kiler-i Amire’ye atfen saklama ve depolama kapları ile mutfak araç gereçleri sergilenecek. Yine Seferli Koğuşu’nda padişah elbiseleri, aksesuarları, şehzade ve sultan kıyafetleri sergilenecek, Osmanlı kumaşlarına da ışık tutulacak. Bunlar sergilenirken Seferli Koğuşu’nun restorasyonu esnasında çıkan mimari kalıntılar da sergilenmiş olacak” diye konuştu.

“YENİ ESERLER GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR”

Ana saray yapılarında tematik, yeni tahsis edilen mekanlarda ise daha çok kronolojik-tematik sergilemeler planladıklarını söyleyen Erdoğdu, “Hazine koğuşu, geçmişte de Yazma Eserler Kütüphanesi’nin sergi salonu olarak kullanılmıştı. Yine aynı şekilde hem mekanı anlatan, mimariyi gösteren hem de yazma eserler koleksiyonunu tanıtan bir düzenlemeyle ziyarete açılmış olacak. Sadece mekânlar değil, avlu ve bahçelerin de aslına uygun peyzajları yapılarak açık sergileme alanları oluşturulacak” dedi.

“HER NOKTADA UMULMADIK DETAYLAR”

22 yıldır Topkapı Sarayı’nda Kontrol Amiri olarak görev yapan Nevhiz Koyukan da , hem tezyinat hem de yapım tekniği ve malzeme kullanımı açısından umulmadık detaylarla karşılaştıklarını söyledi. Dört yüzyılın mimari katmanlarının Topkapı Sarayı’nda gizlendiğini belirten Koyukan, “Yemiş Odası olarak bilinen III. Ahmed Hasodası’nda farklı dönemden izlere rastladık. Oda 16 metrekarelik küçük bir mekan olmasına rağmen 4.5 yıldır detaylı ve özenli çalışmalarla onarımına devam etmekteyiz. Her bir ahşap tezyinatlı panonun arkasından 16. , 17. ve 18. yüzyıla ait mimari detaylar ortaya çıkarttık. Gerekli konservasyon çalışmaları yapılarak koruma altına alınan bu detaylar, sarayın önceki yüzyıllardaki kullanımına ait izler olup belge niteliği taşımaktadırlar. Sultan İbrahim Odası’nda da 17. yüzyıla tarihlenen zengin malakari detayları sıva altından gün ışığına çıkardık” ifadelerini kullandı.

Koyukan, III. Selim Dua Odası‘nda karşılaştıkları 18. yüzyıla ait ‘sgrafitto tekniği’nde altın varak uygulamasını, yine şimdiye kadar Topkapı Sarayı’nda yalnızca bu mekânda tespit ettiklerini açıkladı.

Altın Yol ve Hamamlarda çatılarından toplanan suyun kanal ve sarnıçlara iletildiği künkler (su yolları) tespit ettiklerini ve bunları cam muhafazalar arkasında koruyarak ziyaretçiye gösterdiklerini söyleyen Koyukan, “Bu çalışmalar biz mimarlar için ve Topkapı Sarayı‘nın tarihi gelişiminin izlenmesi açısından yeni kazanımlardır” dedi.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/istanbul/topkapi-sarayinin-muze-alani-5-katina-cikiyor/haber-1595354