Alkoçlar Otelcilik ve Turizm AŞ de Konkordato Talebinde Bulundu!

Hülya Koçyiğit’in kızı ve damadına ait olan Alkoçlar Otelcilik ve Turizm AŞ de konkordato talebinde bulundu. 3 otelin sahibi ünlü aile dava dilekçesinde, borçlarına erteleme ve taksitlendirme talep etti.

Alkoçlar Otelcilik ve Turizm AŞ

Yüzde 100’ü Ender Alkoçlar’a ait, toplam 1400 yatak kapasiteli 3 otelin işletmecisi Alkoçlar Otelcilik ve Turizm AŞ de konkordato talebinde bulunan firmalara eklendi.

Hürriyet muhabirinin yaptığı habere göre, 1950’li yıllardan beri turizm sektöründe faaliyet gösteren Alkoçlar Otelcilik ve Turizm AŞ de konkordato talep etmek durumunda kaldı. İstanbul Ticaret Mahkemesi‘ne dava dilekçesi ile başvuran ünlü ailenin turizm şirketi Alkoçlar, borçlarına 9 ay erteleme talebi ile 3 eşit taksitte 3 yıllık ödeme planı teklifinde bulundu.

Kemer, Bodrum ve Alaçatı’daki toplam 1400 yatak kapasiteli 3 otelin işletmeciliğini yapan Alkoçlar Otelcilik ve Turizm AŞ, İstanbul Ticaret Mahkemesi’nde geçtiğimiz hafta dava açmak suretiyle konkordato talep etti. Dava dilekçesinde gerekçe olarak 2015 yılından beri yaşanan bazı olumsuzlukların sektörel anlamda turizmi de olumsuz etkilediği belirtildi. Bu süreçten Alkoçlar’ın da etkilendiği kaydedilen dava dilekçesinde; hak edişlere karşın tahsilatların uzun vadeli çeklerle yapılması sebebiyle mali dengelerinin sarsıldığı kaydedildi.

Dava dilekçesinde Alkoçlar, şirketin vadesi gelen borçlarını ödeyememe ve icra takipleri baskısıyla faaliyetlerini sürdürememe noktasına geldiği, sonuç olarak faaliyetlerini tahliye etme durumu ile karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. 2019 yılı turizm sezonundan ve sonrasından ümitli olduklarını ifade eden Alkoçlar, kurlardaki artış avantajı ve uzun vadeye yayılan alacaklarının tahsili ile ödemeler dengesini tekrar kurabileceklerini belirtti.

Alkoçlar Otelcilik ve Turizm AŞ sunduğu dava dilekçesinde, şu an için 64.8 milyon Türk Lirası olan borçlarının ödenmesi için süre talebinde bulundu. Şirket avukatı Emre Ergenç tarafından açılan konkordato dava dilekçesinde; borçlara 9 ay erteleme talebi ile, 3 yıl içinde 3 eşit taksit halinde gerçekleşecek bir ödeme planı teklifinde bulunuldu.

Bankalardan Kredi Alamıyoruz

Avukat Ergenç yaptığı açıklamada, bu başvuru ile tüm paydaşların korunmasının amaçlandığını ifade etti. Ergenç; “Bin 300 kişinin istihdam edildiği şirketin devamlılığını sağlamak istiyoruz. Bankalardan yüksek faizle dahi kredi alamıyoruz. Bu sebeple geçici bir nakit sıkışıklığı yaşıyoruz. Nakit akışını düzenlemek ve yeni sezona sorunsuz girebilmek için vadeli konkordato talep ettik. Bu suretle borçları yeniden yapılandırabileceğiz.” dedi.

Geçtiğimiz Ay Kuşadası Alkoçlar Adakule Otel’e İcra Gelmişti

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde hizmet veren Alkoçlar Adakule Otel‘e geçtiğimiz Eylül ayı başında, kira alacağının mülk sahibine ödenmemesi üzerine haciz gelmişti. Tatile gelen 700 tatilci, İcra Müdürlüğü tarafından gelen haciz nedeniyle, polis nezaretinde tahliye edilmiş, tatilciler çevredeki otellere yerleştirilmişti.

Safranbolu, Osmanlı’dan Geleceğe Miras!

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Safranbolu ilçesinde, Osmanlı döneminden kalma yaklaşık 600 tarihi eser, restore edilerek gelecek nesillere miras olarak bırakılacak.

‘Osmanlı’nın parmak izi’ Safranbolu, gelecek nesillere miras olarak bırakılacak

Karabük ilinin bir ilçesi olan Safranbolu, “en iyi korunan 20 kent” arasında bulunan ve Türkiye’de kent ölçeğinde UNESCO Dünya Mirası Listesi‘ndeki tek yer olma özelliği taşır. 8 Ekim 1976 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı Safranbolu için “koruma kararı” aldı.

“Tarihsel ve Doğal Sit Alanı” kararı alındıktan sonra geçen 42 yıllık sürede, yaklaşık 600 tarihi eser, basit ve genel onarımlarla restore edilerek turizme kazandırıldı. Safranbolu, Osmanlı mimarisini, şehir hayatını ve kültürünü yansıtmasından dolayı “Osmanlı’nın parmak izi” olarak adlandırılmıştır. O dönemden kalma han, hamam, konak, çeşme, cami ve köprüleriyle açık hava müzesini andıran tarihi ilçede, vatandaşlar da koruma bilincini benimseyerek tarihi dokunun bugünlere gelmesine katkı sağladı.

AA muhabirinin yaptığı habere göre, 1976’da Türk belgesel sinemacılığının ustası olarak gösterilen merhum Suha Arın tarafından çekilen Altın Portakal ödüllü ‘Safranbolu’da Zaman’ belgeseli ile yüksek mimar Yavuz İnce‘nin çalışmaları, ilçenin koruma altına alınarak kültürel varlıkların restore edilmesinin önünü açtı.

Safranbolu her geçen gün değer kazanıyor

Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanvekili Fatih Ürkmezer, Safranbolu’nun koruma altına alınma sürecinin 1970’li yıllarda başladığını söyledi. Ürkmezer, ilçenin koruma altına alınmasında Suha Arın, yüksek mimar Yavuz İnce başta olmak üzere Karabüklülerin büyük katkısı olduğuna işaret etti. Ürkmezer;

“Safranbolu, o günkü insanların çalışmaları ve Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nın ön görüsüyle günümüze bir dünya miras kenti olarak ulaştı. Bu çalışmalar, 1994’te UNESCO tarafından koruma altına alınarak zirveye ulaştı. Bu konuda Safranboluluların da çok büyük bir bilinci var. Onların sahiplenmesi ve devletin de yönlendirmesiyle Safranbolu sadece Türkiye’de değil, dünyada koruma altında olan 20 şehirden biri. Safranbolu her geçen gün değer kazanıyor. Safranbolu’ya gelen yerli ve yabancı turist sayısında yıllar bazında düzenli bir artış var. Gelen yerli ve yabancı turistler ilçemizdeki hizmetlerden çok memnun.

Kaymakamlık ve belediye olarak da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle korumacılık ve restorasyon alanında her geçen gün çalışmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sultan II. Abdülhamid Han’ın yaptırdığı Rüşdiye Binası

Ürkmezer, 57 tarihi çeşme ile Sultan Abdülhamid Han tarafından 1909 yılında yaptırdığı Rüşdiye Binası‘nın Kalealtı İlkokulu olarak restorasyon çalışmalarının devam ettiğini anlattı. Kent Tarihi Müzesi‘nin, tarihi cezaeviyle bir bütün olarak yeniden müze şeklinde dizayn edildiğini belirten Ürkmezer, Akçasu Mahallesi’nde 17 evin restorasyon projelerinin çizildiğini aktardı. Ürkmezler;

Tarihi Çarşı‘da 67 dükkanın restorasyon projesini Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı desteğiyle yerine getireceğiz. Yerel yönetim ve genel idare temsilcisi olarak ilgili bölge kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde Safranbolu’da korumacılığın gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaya bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edeceğiz.

İlçemiz; tarihi, kültürel değerleriyle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da öne çıkmaya devam edecek. İlçede doğal sit olan yerler var. Bartın karayolu üzerindeki ağaçlar herkes tarafından biliniyor. Doğal güzelliklerimiz, kültürel, tarihi sit alanlarımızla beraber Safranbolu, yerli ve yabancı turistlerimize hizmet vermeye devam edecek.” dedi.

Ünlü İşadamının Oteli Banka Tarafından Alındı!

Kredi borcu nedeniyle icra müdürlüğünce satışa çıkarılan Kuşadası ‘ndaki ünlü işadamının oteli banka tarafından alındı.

Ünlü İşadamı’nın Kuşadası Oteli

Bir dönem Türkiye Futbol Federasyonu başkanlığı da yapan ünlü işadamının oteli, Aydın ili Kuşadası ilçesinde bulunuyor. Denize sıfır olan 5 yıldızlı otel, icradan satıldı.

Ulusoy Holding’in enerji şirketinin bankaya olan kredi borcu nedeniyle, Kuşadası İcra Müdürlüğü 5 yıldızlı otelin satışına karar vermişti.

Haluk Ulusoy‘a ait otelin satış ihalesi, Kuşadası İcra Müdürlüğü tarafından, Kuşadası Adliyesi‘nde dün gerçekleştirildi.

Üzerinde bankaca haciz ve ipotek şerhleri konulan 5 yıldızlı otel102 milyon 787 bin 478 TL muhammen bedelle satışa çıkarıldı. Banka dışında teklif verenin olmadığı otel, 75 milyon liraya Ulusoy Holding’den alacaklı olan bankaya satıldı.

BANKAYLA OLAN TİCARİ ANLAŞMA GEREĞİ

Otelin Genel Müdürü Haluk İlker İldiri, “Ticari anlaşma gereği oteli bankanın aldığı doğrudur. Fakat 5 yıldızlı otel yine bizim şirketimiz tarafından işletilmeye devam edecek. Herhangi bir sıkıntı yok. Önümüzdeki süreçte sorunlar çözülecek” dedi.

DENİZE SIFIR 5 YILDIZLI OTEL 

Toplam 22 bin 417 metrekare alan üzerinde yer alan denize sıfır 5 yıldızlı otelde, 292 standart oda, 14 suit oda, 15 aile odası olmak üzere toplam 321 oda ve 2 kral dairesi bulunuyor. Ala carte restoran, açık restoran, kapalı restoran, açık ve kapalı yüzme havuzları ile eğlenme ve dinlenme imkanı, banana, deniz bisikleti, jet-ski, katamaran, yelkenli faaliyetleri, paraşüt, dalgıçlık okulu gibi aktiviteler, jakuzi, masaj hizmetleri, doktor, fotoğrafçı, güzellik salonu, kuaför, market hizmetleri, disco, bar, TV, küvet, kablosuz internet ve oda kasası ile oda hizmeti bulunan tesis 8 kattan oluşuyor.

6 bin metrekarelik yeşil alana sahip işletme, Sürdürülebilir Çevre ve Verimlilik Sertifikası ile mavi bayrak sahibi.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/unlu-is-adaminin-kusadasindaki-5-yildizli-oteli-icradan-satildi/haber-1598413

Turizm Sektörü, İmar Barışı ‘nda Taksitlendirme İstiyor!

İmar Barışı, mevzuata aykırı olarak inşa edilmiş yapı ve eklentilere, yıkılana kadar kullanma hakkı vermektedir. Turizm Sektörü, İmar Barışı başvuru süresinde sona gelinirken, Yapı Kayıt Belgesi bedelini ödemeyle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan taksitlendirme talep etti.

Turizm Sektörü

Turizm Sektörü, İmar Barışı için taksitlendirme talep ediyor

Turizm Sektörü, Özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarındaki Otel sahipleri, otellerinin kamu arazileri üzerinde tahsisli araziler olduğunu ifade ettiler. Tahsis süresini uzatabilmek için yüklü miktarda ödeme yapmaları gerekmekte. Otel sahipleri, Tahsis uzatım bedelleri ile imar barışı ödemelerinin çakıştığını, bunun kendilerini finansal anlamda zorlayacağını dile getirdiler.

Ekonomik gelişmeler sebebiyle bankaların aylık kredi faizlerini yükseltmeleri ve kredi vermeye istekli olmadıklarını ifade eden otel sahipleri, bu nedenle taksitlendirme imkanı sağlanmasını talep ediyorlar.

Ege ve Akdeniz’deki otel yatırımcıları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileriyle 3 ayrı toplantı yapmak suretiyle imar barışı hakkında ayrıntılı bilgi aldılar. Önceliklerinin tahsis olduğu ve tahisi süresindeki uzatmadan yararlanabilmek için de bedel ödeyeceklerini ifade ettiler. Dolayısıyla tahsis ödemeleri ile birlikte ‘imar barışı‘ ödemesinin kendileri için ağır geleceğini vurguladılar. Turizmciler, bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’dan taksit müjdesi beklediklerini söylediler.

16 SORUDA İMAR BARIŞI NEDİR VE HANGİ YAPILARI KAPSAR

1- Yapı Kayıt Belgesi Nedir?

İmar Barışı kapsamında değerlendirilmiş olan yapılar için oluşturulacak belgedir.

2- Yapı Kayıt Belgesi kalıcı İmar hakkı sağlar mı?

Yapı Kayıt Belgesi İmar açısından ekstra bir hak sağlamaz, müktesep oluşturmaz. Yapı kayıt belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır.

3- İmar barışı kat irtifak tapusu olup kat mülkiyeti tapusu olmayan mağdurları da kapsayacak mı?

Evet, Yapı Kayıt Belgesi alındıktan sonra bütün maliklerin muvafakati ile kat mülkiyetine geçiş yapılabilecektir.

4- Çeşitli sebeplerden dolayı iskân alamamış yeni yapılar da bu süreçten faydalanabilecek mi?

Evet, 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış olması kaydıyla bu yapılar da Yapı Kayıt Belgesi alarak, kat mülkiyetine geçiş işlemlerine başlayabilecekler.

5- İmar mevzuatı dışına çıkan yani fazla kat ve daire yapan Yapı Konut Kooperatifleri bu yeni yasadan faydalanacak mı?

Evet, bu yapılar da imar barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alabilecekler.

6- Örneğin imarı 4 kat olan bir yerde ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak 5.kat yapılmış ve 5.kat için Yapı Kayıt Belgesi alındığında, yapının yıkılıp yeniden yapılması durumunda yeniden 5 katlı yapı yapılabilecek mi?

Yapı yıkılıp yeniden yapıldığında, mevcut imar mevzuatı hükümleri uygulanacaktır. Yani 4 kat geçerli olacaktır.

7- İskânlı olan yapının, herhangi bir bağımsız bölümüne ait balkon kısmına yapılan eklenti de imar barışından faydalanacak mıdır?

Evet, Bağımsız bölüm alanı + eklenen kısmın alanı üzerinden Yapı Kayıt Belgesi alınabilecektir.

8- Konut olarak yapılmış bir yapının bir kısmı ticaret olarak kullanılması durumunda Yapı Kayıt Belgesi nasıl alınacak?

Konut ve ticaret olarak kullanılan alanlar ayrı ayrı beyan edilecek ve bu beyana göre Yapı Kayıt Belgesi bedeli hesaplanacak. Hesaplanan toplam bedelin Konutlar %3’ü, ticaride %5’i olacak şekilde ödeme yapılarak Yapı Kayıt Belgesi alınabilecek.

9- İmar Barışından tapusu olmayan gecekondular da faydalanacak mı?

Evet, bu yapılarda imar barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alabilecekler.

10- Başkasından kiralanmış arsa/tarla üzerine yapılmış olan yapı imar barışı kapsamında değerlendirilecek mi?

Hayır, üçüncü şahıslara ait taşınmazlar üzerine yapılan yapılar kapsam dışındadır. Ancak gayrimenkulün sahibi tarafından Yapı Kayıt Belgesi alınabilir.  

11- Güneş Enerjisi Santralleri (GES) İmar barışı kapsamında mıdır?

Evet, bu yapılarda imar barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alabilecekler.

12- Prefabrik yapılar imar barışından yararlanabilecek mi?

Evet, bu yapılarda imar barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alabilecekler.

13- Tapu tahsis belgesi olan yapılar da İmar Barışından faydalanabilecek mi?

Tapu tahsis belgesi olan yapılar da İmar Barışından faydalanabilecektir.

14- Yapı Kayıt Belgesi kalıcı İmar hakkı sağlar mı?

Yapı Kayıt Belgesi İmar açısından ekstra bir hak sağlamaz, müktesep hak oluşturmaz. Yapı kayıt belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır.

15- İmar Barışından önce alınmış yıkım kararları ve idari para cezaları ne olacak?

İmar Kanunu’na göre alınmış yıkım kararları ve idari para cezaları iptal edilecektir.

16- Sosyal donatı alanlarında bulunan yapılar İmar Barışından faydalanabilecek mi?

Sadece hazineye ait sosyal donatı için kesin tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar İmar Barışından yararlanamaz. Planda sosyal donatı olarak gösterilen fakat kesin tahsisi yapılmayan alanlarda bulunan yapılar için başvuru yapabilecektir.

Kaynak; http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/turizmciden-imar-barisina-taksit-talebi-40948829

Assos, UNESCO Kalıcı Listesini Hedefliyor!

Assos, Aristoteles’in felsefe okulu kurduğu, Antik Çağ’ın en önemli liman kentleri arasında yer alıyor olmakla, ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.

Assos UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde

Çanakkale‘nin Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale köyü sınırları içindeki Assos Antik Kenti, Antik Çağ‘ın en önemli liman kentlerinden biri olarak, son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline geldi.

Assos Antik Kenti Kazı Heyeti ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentin geçen yıl UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi‘ne alındığını söyledi.

UNESCO listesine girebilmek için 2014 yılında başvurduklarını belirten Arslan, “2017 yılında  hem milletvekillerimizin ve valiliğimizin, hem de İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü‘nün destekleriyle bunu başardık” dedi.

UNESCO Kalıcı Listesi hedefte

UNESCO Kalıcı Listesini Hedefliyor

Bu konuda Arslan; “Bunlardan biri akropol üzerindeki Athena Tapınağı çünkü bu tapınak Anadolu’da milattan önce 6. yüzyıl dediğimiz dönemden Dor düzeni tek örnek. O yüzden ünik bir eser. Assos aslında bu tek kriterle girebilirdi. İkinci olarak kentte tarihe mal olmuş kişilerin yaşamış olması bu kriterler için önemli. Bu kriterle de geçici listeye girilebilir. Platon‘un öğrencileri, başta Aristoteles olmak üzere Assos’ta 3 yıl yaşamış olmaları ve burada faaliyet göstermelerini önemli bir olay olarak belirledik ve bunu böyle sunduk. Üçüncü kriterimiz de Assos Anadolu‘daki ya da dünyadaki en iyi korunmuş örnek. Bunu bizden önceki araştırmacılar sık sık vurgulamış çünkü Assos ilk kurulduğu bronz çağında tabii küçük bir yerleşme var. Arkaik döneminden itibaren bir kent haline geliyor.”

Bizans ve Osmanlı dönemlerinden günümüze kadar burada yaşamın kesintisiz sürdüğünü dile getiren Arslan, “Assos’ta Helenistik Çağ dediğimiz milattan önce 1’den sonraki süreçte kentte çok büyük imar faaliyetleri olmamış. Yaşam devam ediyor ama eski yapılar kullanılmaya devam ediyor.” diye konuştu.

Hedef Kalıcı Liste

Bundan sonraki süreçte amaçlarının UNESCO Dünya Kültür Miras Kalıcı Listesi‘ne girmek olduğunu ifade eden Arslan, bunun için gün saydıklarını ifade etti. Ancak kalıcı listeye girebilmek için bekleyen kalabalık bir liste olduğunu belirten Arslan, şunları kaydetti:

“Bu çalışma uzun süreçli ve biraz da zahmetli bir iş. Umarım Assos, bu kalıcı listeye girerek hak ettiği yeri alır çünkü kent sadece arkeolojik kalıntıların değil, köy mimarisi, limanı, denizi, doğasıyla ülkemizin gözde merkezlerinden bir tanesi haline geliyor. Bölgeyi ziyaret eden kişi sayılarına baktığımızda da Assos’un önemini görebiliyoruz. Geçen yıla göre daha fazla ziyaretçi geldi. Bizim kazı çalışmaları, onarımlar, restorasyonlar, Bakanlığımız yapmış olduğu karşılama ve çevre düzenleme faaliyetleri tamamlandığı zaman hem ekonomik açıdan bu kent ve ülke daha fazla gelir sağlayacak hem de gelen ziyaretçilerimiz bu kentte rahat bir şekilde dolaşacak ve yeterince bilgi alarak ayrılabilecek. Bu çalışmalarda Bakanlığın yanında özellikle bizim kazılarımızın uzun süre yürütülmesinde en büyük katkıyı İÇDAŞ sağlıyor. Ana sponsorumuz İÇDAŞ. Onların sayesinde aslında biz çok uzun süreler çalışabiliyoruz.”

Assos

Çanakkale Kültür ve Turizm Müdürlüğü‘nün kayıtlarında Assos ile ilgili şu bilgiler yer alıyor:

“Assos, Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale köyü sınırlarında bulunan antik bir liman kentidir. Aynı zamanda da bir öğretim merkezi olarak biliniyor. İlk çağın ünlü filozofu Aristoteles’in bir felsefe okulu kurduğu, zooloji, biyoloji ve botanik konularında da önemli araştırmalar yaptığı Assos, sur duvarlarıyla korunan, yuvarlak ve kare kulelerle desteklenen antik kentte kazı çalışmaları 1980’den beri yürütülüyor. Tiyatro, agora, meclis binası, liman, nekropol ve gymnasiondan oluşan antik kentte bulunan Athena Tapınağı, Arkaik Çağ‘da inşa edilmiş Anadolu’nun en eski Dor tapınaklarından biri olarak biliniyor.”

Ünlü Alman Devinden Türkiye Açıklaması

Dünyaca ünlü Alman devinden Türkiye açıklaması geldi. Almanya’nın önemli araştırma şirketlerinden Trevo Trend Genel Müdürü Matthias Lange; “Türkiye çok cazip bir ülke, son dakika rezervasyonlarında da çok yoğun, çok yüksek bir talep var. Türkiye’ye önümüzdeki haftalarda da yüzde 100’ün üzerinde bir doluluk bekliyoruz” dedi.

ünlü Alman

TÜRKİYE’Yİ, KIŞ DESTİNASYONU OLARAK DA GÖRÜYORUZ

Bu yılın 7 ayında geçtiğimiz yıla göre Türkiye‘ye gelen Alman sayısı yüzde 20 artışla 2 milyon 321 bine ulaştı. Türk turizmindeki yükseliş Almanları da şaşırttı. Almanların önde gelen turizmcileri de daha çok vatandaşlarının Türkiye’ye geleceği müjdesini verdi.

Lange, Türk turizmi ile ilgili geleceğe dönük önemli bilgiler verdi. İstanbul’un Barcelona ile birlikte Ağustos ayındaki otel rezervasyon taleplerinde önde olduğunu belirten Lange, “Kışlık destinasyonlara bakarsak; Türkiye’yi, aynı zamanda kış destinasyonu olarak görüyoruz. Kasım ve Mart ayına bakıyoruz burada da sorgulama tıklamaları yüzde 103 artmış; bir önceki yıla göre yani kış turizmi içinde çok yüksek. İspanya Kanarya Adaları olduğu için birinci sırada” dedi.

TÜRKİYE FİYATLAR NEDENİYLE ÇOK CAZİP

Türkiye’ye önümüzdeki haftalarda da yüzde 100’ün üzerinde bir doluluk beklediklerini dile getiren Matthias Lange, “Bu artışın bir sebebi var; fiyatlar nedeniyle Türkiye çok cazip bir ülke. Son dakika rezervasyonlarında da çok yoğun çok yüksek bir talep var” diye konuştu. Conrad da, “Türkiye’nin bu kadar hızlı bir şekilde tekrar döneceğini tahmin etmiyordum açıkçası” dedi.

Öger Tour Genel Müdürü Songül Rosati de, “Trend iyi; 2019 senesi 2015 rakamlarına ulaşacak gibi” dedi ve ekledi:

“Kimse Türkiye’nin bu kadar hızlı dönüş gerçekleştirebileceğini tahmin etmiyordu. Biz bu yıl ek kapasiteleri de devreye soktuk. “Dolayısıyla 2015 rakamlarının peşindeyiz. Kış dönemi Türkiye’nin müdavimlerinin devreye girdiği dönem. 2019 yılının rezervasyonları da açıldı. Dolayısıyla önümüzdeki yıl için olumlu şeyler söyleyebilirim.”

100 BİNLİK KAPASİTEYİ DE DE DEVREYE SOKTUK

TUI Batı Avrupa Kontrat Müdürü Hasan Öztürk Kaynak da, “Türkiye’de otelciler son 2 yılda yaşanan zorluklara rağmen çok kaliteli işler çıkardılar” dedi ve ekledi:
“Türkiye müşteri memnuniyeti bağlamında hep bizde ilk üçe giriyor. Bu yaz için şunları söylemek istiyorum; Türkiye çok başarılı şekilde geri döndüğü için biz sezon başında 100 binlik kapasiteyi de devreye soktuk.”

ALMANYA, AVRUPA’NIN SEYAHAT TERCİHLERİNİ DE ETKİLİYOR

Alman turist sayısında 5 milyonun geçilip geçilmeyeceği ile ilgili Bentour Genel Müdürü Deniz Uğur şunları söyledi:
Benim öngörüm bu rakamın ulaşılabileceği ama 5 milyon mu 4 milyon mu bu önemli değil aslında benim için önemli olan kaliteli turistlerin gelmesi.”
TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya da, “Almanya önemli bir pazar; çünkü, Avrupa’nın seyahat tercihlerini de etkileyen bir pazar. Dolayısıyla Almanya’daki artış gerçekten çok umut verici. Gerçekten de geçen seneye göre yüzde 20 artış var. Bu yıl Almanya’dan 4.5 milyon turisti yakalamayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Alman turistler, Ege ve Akdeniz sahillerine, Kuşadası ve Bodrum gibi tatil beldelerine çok rağbet ediyorlar.

Kaynak; https://www.sabah.com.tr/ekonomi/2018/09/05/almanlardan-son-dakika-turkiye-karari-turkiyeyi-o-listeye-eklediler

Ünlü Ailenin Oteline İcra Geldi!

Hülya Koçyiğit’in kızı ve damadı olan ünlü ailenin oteline icra geldiği bildirildi.

Alkoçlar Adakule Otel

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde hizmet veren, Gülşah-Ender Alkoçlar’ın işletmeciliğini yaptığı ünlü ailenin oteline tatile gelen 700 tatilci, kira alacağının mülk sahibine ödenmemesi üzerine gelen haciz nedeniyle polis nezaretinde tahliye edildi. Tatilciler çevredeki otellere yerleştirildi.

ALKOÇLAR ADAKULE OTELİ

Mülk sahibi olan Şefik Yaman, Alkoçlar’dan alacağı kirayı tahsil edemediği için bugün öğlen saatlerinde polis ve icra memurları eşliğinde Gülşah-Ender Alkoçlar’ın işletmeciliğini yaptığı, Kuşadası‘ndaki 329 oda ve 750 yatak kapasiteli 4 yıldızlı Alkoçlar Adakule Oteli‘ne geldi. İcra işlemeleri kapsamında polis nezaretinde, ekonomi ve finans anlamında darboğaza düştüğü sanılan otelden çıkarılan tatilcilerin çevredeki otellere yerleştirildiği bildirildi. Otel yönetimi yürütülen icra işlemleriyle ilgili açıklama yapmazken, basın mensupları özel güvenlik tarafından otele yaklaştırılmadı.

TATİLCİLER OTELDEN ÇIKARILDILAR

Ünlü Ailenin Oteline icra gelmesi sebebiyle, otelin plajından, havuzundan ve odalarından çıkarılan tatilciler, tur operatörlerinin ve seyahat acentelerinin devreye girmesi sonucu çevredeki otellere yerleştirildi. Tur şirketleri ve seyahat acentelerinin yöneticileri, turizme zarar verilmemesi için misafirleri çevredeki otellere yerleştirdiklerini söyleyerek, yaşanan duruma tepki gösterdiler. Valizlerini toplayarak minibüslerle binen tatilciler de yaşanan duruma isyan etti.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/unlu-ailenin-kusadasindaki-oteline-icra-soku/haber-1597192

Kapalıçarşı 557 Yıllık Tarihiyle Adeta Müze

Kapalıçarşı 557 yıllık tarihiyle adeta bir müze konumunda. Yüzlerce yıllık geçmişiyle öne çıkan Kapalıçarşı, sadece İstanbul’un değil, Türkiye’nin de en önemli kültür, tarih ve turizm mekanlarından biri olarak cazibesini koruyor.

Kapalıçarşı yaşayan müze

Fatih Sultan Mehmet Hanın İstanbul’u fethinden sonra Osmanlı Devleti‘nin ekonomik açıdan gerçekleştirdiği en önemli projelerinden Kapalıçarşı’nın temeli, 1461‘de atıldı.

Osmanlı‘nın Doğu-Batı Kuzey-Güney arasındaki çok yönlü ve etkin bir rekabetin denetlenip dengelendiği büyük bir mekanizma haline gelen Kapalıçarşı, Fatih Sultan Mehmet’in, Ayasofya‘ya gelir getirmesi amacıyla Cevahir ve Sandal bedestenlerini kurdurmasıyla oluştu.

2 bin 500’ü aşkın dükkan bulunuyor

Kanuni Sultan Süleyman‘ın ahşap yaptırarak daha da büyük hale getirdiği çarşıda, eskiden zenginlerin mücevher, kıymetli maden, kürk ve silah gibi değerli eşyalarının yanı sıra devlet hazinesinin büyük kısmının da muhafaza edildiği biliniyor.

Çarşı, estetik tasarımı sayesinde adeta dev ölçülü bir labirenti andırmaktadır. Sadece İstanbul’un değil Türkiye’nin hem turizm hem de ticari anlamda çekim merkezi durumunda. 40 bin metrekare üzerine kurulan çarşıda, 2 bin 500‘ü aşkın dükkan bulunuyor.

Altuncular, Basmacılar, Fesçiler, Halıcılar ve İplikçiler gibi satılan ürünlere göre isimlendirilen 60 sokağın yer aldığı, üzeri dam ve kubbelerle örtülü çarşıda, 22 kapı ve 29 han bulunuyor.

20’den fazla yangın yaşandı

20 Kasım 1651‘den itibaren 26 Kasım 1954’e kadar 20’yi aşkın yangın geçiren ve depremlere maruz kalan çarşı, 1894’teki İstanbul depreminden sonra yapılan tadilatlarla bugünkü halini aldı.

Çarşu-ı Kebir yani Büyük Çarşı diye anılan bu mekan, günümüzde yaşayan müze olarak da görülüyor.

Eskiyle yeni bir arada

İstanbul’a gelen ve alışveriş yapmak isteyen turistlerin ilk uğrak noktası Kapalıçarşı’da, halıdan çantaya, tekstil ürünlerinden altın ve gümüş takılara, antikalardan çinilere ve hediyelik eşyalara kadar her şey satılıyor. Çarşıda, yeme içme alanında hizmet eden mekanlar da bulunuyor.

Kültür, tarih ve alışveriş merkezi olan 557 yıllık Kapalıçarşı, eskiyle yeniyi, gelenekselle moderni bir arada barındırıyor.

Birçok medeniyetin kütür ve sanatının yer aldığı, Ahilik kültürünün hala yaşatılmaya çalışıldığı çarşıda, konserler ve defileler de düzenlenirken, zaman zaman dizi ve sinema filmleri de çekiliyor.

Günde ortalama 135 bin kişi ziyaret ediyor

Kapalıçarşı Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Kurtulmuş, Ayasofya Camii’nin vakfiyesi olarak 1461 yılında gelir getirmesi amacıyla kurulan çarşının, daha sonra vakıflar aracılığıyla özel mülkiyete de geçtiğini söyleyerek, şöyle konuştu:

“557 yıllık tarih, kültür, turizm ve alışveriş merkezi. 40 bin metrekare üzerine kurulan 2 bin 500 mağazası, 22 kapısı bulunan, günde ortalama 135 bin kişinin ziyaret ettiği, iş yaptığı, gezdiği bir merkez. Dünyada bunca yıllık merkezler sadece müze statüsünde ama burası hem tarih hem turizm hem kültür ve alışveriş merkezi olarak hizmet veriyor.”

Çatının yüzde 90’ı tamamlandı

Çarşının zamanla tadilat ve tamiratlara ihtiyacı olduğunu, bunun için de değişik dönemlerde müdahaleler yapılarak restorasyondan geçirildiğini vurgulayan Kurtulmuş, “yıpranan tarihi ve kültürel varlıkların korunmasını ve yaşatılmasını” düzenleyen 5366 sayılı kanunla restorasyon sürecinin başladığını anlattı.

Kurtulmuş, 2 yıl içerisinde yapılan restorasyonla çatının yaklaşık yüzde 90’ının tamamlandığını, izolasyon işlemlerinin gerçekleştirildiğini belirterek, şunları söyledi:

“Çatı restorasyonu için İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Valiliği ve Fatih Belediyesi 30 milyon liralık bir bütçe kullandı. Çarşının çatı restorasyonu yıl sonuna kadar tamamlanacak. Çarşının yeraltıyla ilgili de İSKİ, kanalizasyonun düzenlenmesi için 10 milyon lira civarında bütçe kullanarak yer altında özel bir teknolojiyle stent takılarak yeni bir düzenleme yaptı. Eskiden yağmur yağınca caddelerden su akardı. Şimdi bunlar kontrol altına alındı. 2019 başında çarşıdaki tadilat ve tamiratlar tamamlanmış olacak.”

“Yaşam merkezi”

Fatih Kurtulmuş, çarşının iç beden duvarlarında da restorasyon yapılması gerektiğini anlatarak, bu konunun çarşıdaki mağazaların dışında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nü de ilgilendirdiğini, hükümetin de desteğiyle kemerlerde ve çatının iç bölümlerinde de tadilat ve tamirat yapılması gerektiğini belirtti.

Mısır Çarşısı‘ndaki gibi bir restorasyonun Kapalıçarşı’da da uygulanması gerekiyor” diyen Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Burası tarihi, turistik, kültürel ve alışveriş bakımından bir yaşam merkezi. Kapalıçarşı yaşayan bir organizma. Bu popülaritesini bugün de koruyor ve daha uzun yıllar koruyacak.” Kapalıçarşı 557 yıllık tarihiyle adeta bir müze konumundadır.

En ufak tadilat için izin almak gerekiyor

Çarşıda boya yapılması, duvara çivi çakılması için bile Fatih Belediyesi‘nin bünyesindeki Koruma Uygulama ve Denetim Büroları (KUDEP) ile büyük değişimler için Anıtlar Kurulu’ndan izin almak gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, esnafın da bu konuda duyarlı olduğundan bahsetti.

Kapalıçarşı esnafında Ahilik geleneğinin hakim olduğunu belirten Kurtulmuş, bunu devam ettirmeye çalıştıklarını söyledi.

Kurtulmuş, çarşıda kuyumcular ağırlıklı olmak üzere dericiler, halıcılar, turistik eşya ve tekstil ürünleri satan dükkanların yer aldığını anlattı. Örücüler gibi eski mesleklere göre çarşı kapılarının ve sokak isimlerinin adlandırıldığını belirten Kurtulmuş, çarşının yüzyılların esnaf çeşitliliğini bugün de devam ettirdiğini vurguladı.

100 yıllık halıcı

Kapalıçarşı

Dedesinin 1918’de Kapalıçarşı’da açtığı halıcı mağazasını işleten 89 yaşındaki Şemsettin Şengör, 6 yaşında girdiği dükkanda hala çalışıyor.

Çarşının tarihi dokusu ve atmosferinden vazgeçemeyen Şengör’ün mağazasında, Türkiye’nin her yerinde dokunan halı ve kilimler satılıyor.

Dünyanın en serin yeri olarak tanımladığı Kapalıçarşı’yı, adeta evi gibi gören Şengör, “Buranın atmosferinden ayrılmak istemedim. Hem öyle bir yapısı var ki insanı cezbetmiş. Sabah içeri giriyorum ‘oh’ diyorum. Yani ben cennete geldim” dedi.

El dokuması halılar sattıklarından bahseden Şengör, “Makine halısı kapıdan içeriye giremez. En iyi halı diye de birşey yok. Yüzlerce çeşit halı var. Mesela Isparta’nın, Kayseri’nın, Uşak’ın, Sivas’ın, Konya’nın en iyisi çok güzeldir” diye konuştu.

“Ayakta kalmamı sağlayan genç kuşak”

Çarşıda “Gramofon Baba” denilen gramofon tamircisi 74 yaşındaki Mehmet Öztekin ise, 6 yaşında babasına çıraklık yapmak için girdiği Kapalıçarşı’dan vazgeçemeyenlerden biri.

Artık kendi çocukluğundaki gibi çırakların, ustaların kalmadığını belirten Öztekin, gramofon tamirciliğini öğrencilerine öğreterek ve koleksiyoncu yetiştirerek mesleğini yaşatmaya çalışıyor.

Öztekin, kendi yaşlarındakilerin değil de aksine gençlerin gramofona ilgi gösterdiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Düşünecek olursanız gramofonlarla birlikte bir yaşam sürdürmüş, onlarla geçmişi ve hatıraları olan bizim kuşağının gelmesi gerekir ama tam tersi. Genç kuşak gramafonlara sahip çıktı. Şu anda da beni ayakta tutan 55-60 sene ne ise ayakta kalmamı sağlayan bu genç kuşak oldu. Ben 50 seneden fazladır Kapalıçarşı’dayım. Buranın en eski esnaflarından biriyim. Bu atmosferi daha fazla iş yapacağım tercihine yedirmem, bu atmosferin içerisinde gramofonu yaşadım, yaşattım. Oksijeni güzel ormanların, ağaçların içerisinde alırsınız. Benim oksijenim, bu atmosferin içerisinde.”

Kaynak; AA, https://www.trthaber.com/haber/kultur-sanat/557-yillik-tarihiyle-yasayan-muze-kapalicarsi-382882.html

Konuttan Sonra Şimdi de Fındık Bahçesi Satın Aldılar

Körfez Bölgesi ülke vatandaşlarının özellikle Karadeniz’e olan ilgisi artarak devam ediyor. Ordu’ya gelen Arap turistler, konut ve gayrimenkulden sonra şimdi de 11 dönüm fındık bahçesi satın aldı.

arap turistler

Arap turistler tarafından Karadeniz Bölgesi, özellikle de Trabzon Uzungöl oldukça yoğun ilgi görmektedir.

Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 1 Arap iş adamının, Mart ayında yaklaşık 11 dönüm fındık bahçesi satın aldığını belirtti.

Son 5 yıldır Ordu’yu ziyaret eden Arap turistler, kentte konut ve gayrimenkul satın alıyor. Kentin 2 bin rakımlı Kabadüz Çambaşı Yaylası, bin 500 rakımlı Aybastı Perşembe Yaylası’nı yoğun olarak ziyaret etmekteler. Arap turistler, Altınordu, Ünye ve Fatsa ilçelerinden de konut satın alıyor.

Geçmiş yıllar

Geçen yıl 39 Arap turist Altınordu, Ünye ve Fatsa ilçesinden konut satın aldı. Son 5 yılda Arap turistlerin Ordu’dan 79 konut satın aldığı belirtildi.

Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü kayıtlarına göre, Mart ayında 1 Arap iş adamının yaklaşık 11 dönüm fındık bahçesi satın aldığı belirtildi. İlk kez fındık bahçesi alan Arap turistlerin, çerezlik fındık yetiştireceği ve bahçeyi de konut yatırımı için kullanacağı öğrenildi.

Trabzon Uzungöl

Trabzon‘un Çaykara ilçesine bağlı olan Uzungöl beldesi, yörenin en önemli turizm merkezlerinden birisidir. Uzungöl beldesine gelen Arap turist sayısı her geçen yıl artış göstermektedir.

Doğu Karadeniz turizminin lokomotifi konumundaki Uzungöl, eşsiz doğası, yeşilliği, ”doğal klima” olarak nitelendirilen havası ve bölgeye özgü yemekleriyle milyonları kendisine çekiyor.

Özellikle sıcaktan bunalan vatandaşların, sıcak ülke insanlarının serinlemek için akın ettiği Uzungöl‘deki konaklama tesislerinde, yaz aylarında yer bulmak genellikle olanaksız oluyor. Bunun için günler, hatta haftalar öncesinden rezervasyon yaptırmak gerekiyor.

Deniz seviyesinden yüksekliği bin metrenin üzerinde olan Uzungöl, son yıllarda Arap turistler’in ilgi odağı haline geldi. Uzungöl’ü mesken tutan Arapların yer bulabilmek için adeta birbirleriyle yarıştıkları bildirildi.

Ayder Yaylası

Ayder Yaylası, Çamlıhemşin ilçesinin 19 kilometre güneydoğusunda, 1350 metre yükseklikte yer alıyor. Fırtına Deresi boyunca eşsiz doğal güzellikler izlenerek ulaşılan Ayder Yaylası, çevresini saran çam ormanları, şelaleler, yöresel mimarideki evler, çiçekler ve bu çiçeklerden elde edilen bal ve şifalı kaplıcayla sırtını Kaçkarlar‘a dayamış, çam örtülü yamaçlarla kaplı bulunuyor. Yaz aylarında yerli- yabancı turistler, 55 derece sıcaklıktaki şifalı kaplıca suyundan yararlanıyor. Kaplıca suyunun romatizmal ve iç hastalıklar ile kadın ve cilt hastalıklarına iyi geldiği belirtiliyor. Yaylada trekking, cip safari, foto safari, kampçılık, dağcılık gibi birçok turizm aktivitesi de yapılıyor.

Kaynak; DHA

 

Selimiye Camisi Bayram Boyunca Doldu Taştı

Mimar Sinan’ın ustalık eseri olan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camisi, Kurban Bayramı tatilinde ilgi odağı oldu.

Edirne Selimiye Camisi

Kurban Bayramı tatilinde Edirne’ye gelen yerli ve yabancı turistler, Selimiye Camisi‘ne yoğun ilgi gösterdi.

Mimar Sinan’ın ustalık eseri ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camisi, bayram tatilinde ilgi odağı oldu. Çeşitli illerden gelen vatandaşlar, yurt dışında yaşayan Türkler ve yabancı turistler mimari şaheseri ziyaret etti.

Edirne Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bayram tatilinde kentteki ve Saros Körfezi’ndeki otellerin dolduğunu söyledi.

Ege ve Akdeniz kıyılarına gitmeyenlerin tatilini kısa turlar yaparak Edirne ve Trakya’daki tatil yörelerinde geçirdiği belirten Hacıoğlu, “Kısa turlarla Edirne’ye gelenler UNESCO Kültür Mirası Selimiye’yi görmeden gitmediler. Bayramdan önce 150 bin ziyaretçi beklediğimizi belirtmiştik ancak gördüğümüz kadarıyla ziyaretçi sayısı bizim beklentimizin iki katına çıktı.” diye konuştu.

Selimiye Camisi önemli bir kültür ve ibadet merkezi

Selimiye Camisi’nin önemli bir kültür ve ibadet merkezi olduğunu ifade eden Hacıoğlu, şunları kaydetti:

“Selimiye Camimizi 300 bin kişi ziyaret etti. Çok şükür bu yıl hem anavatana gelirken hem de giderken gurbetçilerimiz camimize uğradılar. Dolayısıyla bu da ayrı bir memnuniyet oluşturdu. Bu hem kentimizin ekonomisine hemde turizmine büyük katkı sağladı. Selimiye ile tarihi camilerimiz de çok sayıda ziyaretçi aldı. Edirne Kültür ve Turizm Müdürlüğü Turizm Enformasyon Büromuz bayramın birinci gününden itibaren açıktı ve görevlilerimiz Edirne’ye gelen tarihi ve turistik yerleri görmek isteyenleri bilgilendirdi.”

“Selimiye inanç turizminin merkezi”

Selimiye Camisi İmam Hatibi ve müezzini Yusuf Serenli de Selimiye Camisi’nin hem ibadet hem de kültürel anlamda çok önemli bir cami olduğunu söyledi.

Selimiye’nin inanç turizminin merkezi olduğunu belirten Serenli, “Camimiz hem yurt içi hem de yurt dışından çok sayıda ziyaretçi alıyor ancak bayram dolayısıyla bu sayı daha da arttı. Bu dönemde gurbetçilerimiz yaşadıkları ülkeye dönerken camimizi ziyaret edip memlekete veda ettiler. 24 saat bu yoğunluk devam ediyor. Her yaş grubundan ziyaretçimiz var. Çocuklar, büyükler, orta yaşlılar herkes Selimiye’de. Selimiye’deki turizm hareketliliği kente de ekonomi anlamında katkı sağlıyor.” diye konuştu.

“Müthiş güzellikte ve mimaride”

İstanbul’dan gelen Aziz Yurt da Selimiye Camisi’ni yıllardır merak ettiğini, ziyaret etmenin bu yıl nasip olduğunu ifade etti.

Kars’tan gelen Serhat Ekinci ise bayram tatili dolayısıyla Edirne’de bulunduğunu belirterek, “Selimiye çok güzel bir cami, tarihi güzellikleri açıkça gösteriyor.” diye konuştu.

Selimiye Camisi’ni “müthiş güzellikte ve mimaride” diye tanımlayan Kasım Sezer de “Daha önce gelmiştim ama her geldiğimde Selimiye’yi görmeden, burada ibadet etmeden Edirne’den ayrılmam. Rabb’im burayı yapanlardan ve yaptıranlardan razı olsun.” şeklinde konuştu.

Ahmet Tezcan da yıllık iznini Türkiye’de geçirdiğini ve Almanya‘ya dönmeden önce Selimiye Camisi’ni ziyaret ettiğini kaydetti.

EDİRNE – CİHAN DEMİRCİ