700 Yıllık Tarihi Osmanlı Köyü Cumalıkızık!

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan 700 yıllık tarihi Osmanlı köyü Cumalıkızık, İş adamı Murat Uysal’ı kendisine bağladı. İş adamı Uysal, emekli olduktan sonra Cumalıkızık’ta harabe bir konağı alıp restore ettirdi.

700 yıllık Osmanlı köyü Cumalıkızık

700 yıllık tarihi Osmanlı köyü Cumalıkızık’ta Osmanlı konağı satın alıp restore ettirdi

700 yıllık tarihi Osmanlı köyü Cumalıkızık, 42 yılını İstanbul‘da gıda sektöründe geçiren iş adamı Murat Uysal’ı cezbetti. Uysal, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nce (UNESCODünya Mirası Listesi‘ne alınan Cumalıkızık‘ta harabeye dönmüş bir Osmanlı konağını satın alıp restore ettirdi. Tarih meraklısı iş adamı Uysal, konakta hem yaşıyor hem de turizm hizmeti sunuyor.

AA muhabirinin yaptığı habere göre Murat Uysal, İstanbul’daki şirketini kardeşlerine devrettikten sonra hayalindeki emekliliği yaşamak için 5 yıl önce, Cumalıkızık’ta yıkılmak üzere olan harabe şeklindeki bir Osmanlı Konağı‘nı satın aldı. Uysal, mimar kardeşinin yardımıyla yaklaşık 4 yıllık süreçte konağı aslına uygun olarak restore ettirdi.

İş adamı, ciddi maliyetle aslına uygun olarak yenilediği, tarihe uygun eşyalarla donattığı konağın üst katında kendisi yaşarken, zemin katı ve bahçesinde de müşterilerine hizmet veriyor.

Uysal, “Cumalıkızık, 700 yıllık bir Osmanlı köyü. Çok fazla özellikleri var. Manevi duyguları tarihle birleştirdiğimizde çok güzel bir hayat ortaya çıkıyor. Buraya çok çabuk alıştım. Sanki 50 yıldır burada yaşıyor gibiyim. Yörenin insanları çok sıcakkanlı.” dedi.

Konağı harabe vaziyette aldık

Konağın restore edilmesinde kardeşinin emeğinin büyük olduğunu anlatan Uysal, şunları söyledi;

“Benim böyle bir işletme hayalim vardı. Kardeşim çok emek verdi. Onun emeklerinin heba olmasını istemedim. Konağı aldığımızda harabeydi. Çatısı yok gibiydi. Giriş kısmı ahır, bir tarafı da samanlıktı. Üst kısmındaki evde ise yaşlı bir ninemiz vardı, o vefat etti. Burasının benim yaşam alanım olduğunu daha iyi anladım. Emekliliğimin tadını güzel şekilde çıkarabileceğimi, insanlara tarihle ilgili bir şeyler anlatabileceğimi düşündüm.”

Restorana ‘Diriliş Konağı’ adını verdiğini ifade eden Uysal, “Ben hep bir arayış içindeyim. Yaşlılarla oturup sohbet etmeyi severim. Yaşlılarımız bizim için tarihi birer hazine. Cumalıkızık yolları Osmanlı’nın ince düşüncesiyle yapılmış mühendislik harikası. Ortasından geçen kanalcık var. Gelen suların bu kanalcıktan akması sayesinde kimsenin evine su girmez.” diye konuştu.

Uysal, restorasyonun 4 yıl sürdüğünü belirterek, şunları kaydetti:

“Her türlü izini alındıktan sonra tarihi dokuya zarar vermeden aslına uygun restore edildi. Bahçesinde de çevre dizaynı yaptık. Yaklaşık 900 metrekare civarında. İş adamlığını bırakıp emekliliğin de tadını çıkarıyorum. Restoranımızda da kahvaltı ve yemek türlerini sunuyoruz. Özellikle köy kahvaltımızda doğal ürünlere ağırlık veriyoruz. Bölgede kırsal alanlarda yaşayanlarca yapılan ürünleri veriyoruz kahvaltıda. Gözleme için hazır yufka kullanmıyor, burada çalışan kadınlarımız anlık olarak açıyor. Doğum günü ve özel günlerde de halkımıza hizmet veriyorum. Üst katında da kendim yaşıyorum.”

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/tarih-meraki-700-yillik-osmanli-koyune-yatirim-yaptirdi/1316191

Safranbolu, Osmanlı’dan Geleceğe Miras!

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Safranbolu ilçesinde, Osmanlı döneminden kalma yaklaşık 600 tarihi eser, restore edilerek gelecek nesillere miras olarak bırakılacak.

‘Osmanlı’nın parmak izi’ Safranbolu, gelecek nesillere miras olarak bırakılacak

Karabük ilinin bir ilçesi olan Safranbolu, “en iyi korunan 20 kent” arasında bulunan ve Türkiye’de kent ölçeğinde UNESCO Dünya Mirası Listesi‘ndeki tek yer olma özelliği taşır. 8 Ekim 1976 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı Safranbolu için “koruma kararı” aldı.

“Tarihsel ve Doğal Sit Alanı” kararı alındıktan sonra geçen 42 yıllık sürede, yaklaşık 600 tarihi eser, basit ve genel onarımlarla restore edilerek turizme kazandırıldı. Safranbolu, Osmanlı mimarisini, şehir hayatını ve kültürünü yansıtmasından dolayı “Osmanlı’nın parmak izi” olarak adlandırılmıştır. O dönemden kalma han, hamam, konak, çeşme, cami ve köprüleriyle açık hava müzesini andıran tarihi ilçede, vatandaşlar da koruma bilincini benimseyerek tarihi dokunun bugünlere gelmesine katkı sağladı.

AA muhabirinin yaptığı habere göre, 1976’da Türk belgesel sinemacılığının ustası olarak gösterilen merhum Suha Arın tarafından çekilen Altın Portakal ödüllü ‘Safranbolu’da Zaman’ belgeseli ile yüksek mimar Yavuz İnce‘nin çalışmaları, ilçenin koruma altına alınarak kültürel varlıkların restore edilmesinin önünü açtı.

Safranbolu her geçen gün değer kazanıyor

Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanvekili Fatih Ürkmezer, Safranbolu’nun koruma altına alınma sürecinin 1970’li yıllarda başladığını söyledi. Ürkmezer, ilçenin koruma altına alınmasında Suha Arın, yüksek mimar Yavuz İnce başta olmak üzere Karabüklülerin büyük katkısı olduğuna işaret etti. Ürkmezer;

“Safranbolu, o günkü insanların çalışmaları ve Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nın ön görüsüyle günümüze bir dünya miras kenti olarak ulaştı. Bu çalışmalar, 1994’te UNESCO tarafından koruma altına alınarak zirveye ulaştı. Bu konuda Safranboluluların da çok büyük bir bilinci var. Onların sahiplenmesi ve devletin de yönlendirmesiyle Safranbolu sadece Türkiye’de değil, dünyada koruma altında olan 20 şehirden biri. Safranbolu her geçen gün değer kazanıyor. Safranbolu’ya gelen yerli ve yabancı turist sayısında yıllar bazında düzenli bir artış var. Gelen yerli ve yabancı turistler ilçemizdeki hizmetlerden çok memnun.

Kaymakamlık ve belediye olarak da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle korumacılık ve restorasyon alanında her geçen gün çalışmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sultan II. Abdülhamid Han’ın yaptırdığı Rüşdiye Binası

Ürkmezer, 57 tarihi çeşme ile Sultan Abdülhamid Han tarafından 1909 yılında yaptırdığı Rüşdiye Binası‘nın Kalealtı İlkokulu olarak restorasyon çalışmalarının devam ettiğini anlattı. Kent Tarihi Müzesi‘nin, tarihi cezaeviyle bir bütün olarak yeniden müze şeklinde dizayn edildiğini belirten Ürkmezer, Akçasu Mahallesi’nde 17 evin restorasyon projelerinin çizildiğini aktardı. Ürkmezler;

Tarihi Çarşı‘da 67 dükkanın restorasyon projesini Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı desteğiyle yerine getireceğiz. Yerel yönetim ve genel idare temsilcisi olarak ilgili bölge kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde Safranbolu’da korumacılığın gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaya bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edeceğiz.

İlçemiz; tarihi, kültürel değerleriyle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da öne çıkmaya devam edecek. İlçede doğal sit olan yerler var. Bartın karayolu üzerindeki ağaçlar herkes tarafından biliniyor. Doğal güzelliklerimiz, kültürel, tarihi sit alanlarımızla beraber Safranbolu, yerli ve yabancı turistlerimize hizmet vermeye devam edecek.” dedi.