Tarihi Yarımada İçin ‘Koruma’ Hamlesi!

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul’daki Tarihi Yarımada için ‘koruma’ hamlesi başlattı. Bakanlık, Tarihi Yarımada’nın korunması amacıyla alandaki kültür varlıklarının durumunu net bir şekilde ortaya koyacak envanter çalışması yapıyor.

İstanbul Tarihi Yarımada

İstanbul Tarihi Yarımada için ‘koruma’ hamlesi başladı

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul’daki Tarihi Yarımada için ‘koruma’ hamlesi başlattı. Bakanlık, Tarihi Yarımada’nın korunması amacıyla alandaki kültürel varlıkların durumunun net bir şekilde ortaya konulacağı ve oluşturulacak envanter doğrultusunda koruma amaçlı imar planlarının yeniden ele alınacağını duyurdu.

AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Bakanlık, UNESCO Dünya Miras Listesi‘nde bulunan, içerisinde Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camisi, Ayasofya Müzesi, Kapalı Çarşı gibi birçok önemli kültürel değeri barındıran Tarihi Yarımada’nın durum tespiti için harekete geçti.

Bakanlık, Tarihi Yarımada’yla ilgili kurumlarda tescilli eser listelerine yönelik verilerin birbirinden farklı olduğunu tespit etti. Bunun üzerine Bakanlık, bölgeyle ilgili ilçe belediyelerinin listelerini bir araya getirerek yeni bir envanter hazırlanması kararı aldı.

Derlenen Kültürel Varlıklar, harita üzerine yansıtıldı

Bu kapsamda ilk olarak kurumların listelerinden derlenen kültürel varlıklar, harita üzerine yansıtıldı.

Bakanlık uzmanları, bu harita ışığında Tarihi Yarımada üzerindeki kültürel varlıkların durumu ve belirlenen yerlerde olup olmadıklarına ilişkin yerinde incelemeler yapmaya başladı.

İncelemelerin tamamlanmasıyla uzun yıllar sonra Tarihi Yarımada’nın güncel durumunu, alanda ne kadar kültürel varlığın bulunduğunu net bir şekilde ortaya koyacak güncel bir envanter oluşturulacak.

Söz konusu envanter, ilgili kurum ve kuruluşlara da dağıtılacak.

Tarihi Yarımada’yı ‘Koruma’ amaçlı imar planları elden geçecek

İstanbul Tarihi Yarımada’nın korunmasını amaçlayan yeni envanter, aynı zamanda buraya yönelik koruma amaçlı imar planlarının da tekrar ele alınmasını sağlayacak.

Bakanlık uzmanları, yeni envanterin koruma amaçlı imar planlarının revize edilmesine de gerekçe olacağı görüşünde birleşiyor.

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/tarihi-yarimadayi-koruma-hamlesi-/1328026

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan yayınlanmıştır.

700 Yıllık Tarihi Osmanlı Köyü Cumalıkızık!

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan 700 yıllık tarihi Osmanlı köyü Cumalıkızık, İş adamı Murat Uysal’ı kendisine bağladı. İş adamı Uysal, emekli olduktan sonra Cumalıkızık’ta harabe bir konağı alıp restore ettirdi.

700 yıllık Osmanlı köyü Cumalıkızık

700 yıllık tarihi Osmanlı köyü Cumalıkızık’ta Osmanlı konağı satın alıp restore ettirdi

700 yıllık tarihi Osmanlı köyü Cumalıkızık, 42 yılını İstanbul‘da gıda sektöründe geçiren iş adamı Murat Uysal’ı cezbetti. Uysal, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nce (UNESCODünya Mirası Listesi‘ne alınan Cumalıkızık‘ta harabeye dönmüş bir Osmanlı konağını satın alıp restore ettirdi. Tarih meraklısı iş adamı Uysal, konakta hem yaşıyor hem de turizm hizmeti sunuyor.

AA muhabirinin yaptığı habere göre Murat Uysal, İstanbul’daki şirketini kardeşlerine devrettikten sonra hayalindeki emekliliği yaşamak için 5 yıl önce, Cumalıkızık’ta yıkılmak üzere olan harabe şeklindeki bir Osmanlı Konağı‘nı satın aldı. Uysal, mimar kardeşinin yardımıyla yaklaşık 4 yıllık süreçte konağı aslına uygun olarak restore ettirdi.

İş adamı, ciddi maliyetle aslına uygun olarak yenilediği, tarihe uygun eşyalarla donattığı konağın üst katında kendisi yaşarken, zemin katı ve bahçesinde de müşterilerine hizmet veriyor.

Uysal, “Cumalıkızık, 700 yıllık bir Osmanlı köyü. Çok fazla özellikleri var. Manevi duyguları tarihle birleştirdiğimizde çok güzel bir hayat ortaya çıkıyor. Buraya çok çabuk alıştım. Sanki 50 yıldır burada yaşıyor gibiyim. Yörenin insanları çok sıcakkanlı.” dedi.

Konağı harabe vaziyette aldık

Konağın restore edilmesinde kardeşinin emeğinin büyük olduğunu anlatan Uysal, şunları söyledi;

“Benim böyle bir işletme hayalim vardı. Kardeşim çok emek verdi. Onun emeklerinin heba olmasını istemedim. Konağı aldığımızda harabeydi. Çatısı yok gibiydi. Giriş kısmı ahır, bir tarafı da samanlıktı. Üst kısmındaki evde ise yaşlı bir ninemiz vardı, o vefat etti. Burasının benim yaşam alanım olduğunu daha iyi anladım. Emekliliğimin tadını güzel şekilde çıkarabileceğimi, insanlara tarihle ilgili bir şeyler anlatabileceğimi düşündüm.”

Restorana ‘Diriliş Konağı’ adını verdiğini ifade eden Uysal, “Ben hep bir arayış içindeyim. Yaşlılarla oturup sohbet etmeyi severim. Yaşlılarımız bizim için tarihi birer hazine. Cumalıkızık yolları Osmanlı’nın ince düşüncesiyle yapılmış mühendislik harikası. Ortasından geçen kanalcık var. Gelen suların bu kanalcıktan akması sayesinde kimsenin evine su girmez.” diye konuştu.

Uysal, restorasyonun 4 yıl sürdüğünü belirterek, şunları kaydetti:

“Her türlü izini alındıktan sonra tarihi dokuya zarar vermeden aslına uygun restore edildi. Bahçesinde de çevre dizaynı yaptık. Yaklaşık 900 metrekare civarında. İş adamlığını bırakıp emekliliğin de tadını çıkarıyorum. Restoranımızda da kahvaltı ve yemek türlerini sunuyoruz. Özellikle köy kahvaltımızda doğal ürünlere ağırlık veriyoruz. Bölgede kırsal alanlarda yaşayanlarca yapılan ürünleri veriyoruz kahvaltıda. Gözleme için hazır yufka kullanmıyor, burada çalışan kadınlarımız anlık olarak açıyor. Doğum günü ve özel günlerde de halkımıza hizmet veriyorum. Üst katında da kendim yaşıyorum.”

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/tarih-meraki-700-yillik-osmanli-koyune-yatirim-yaptirdi/1316191

Safranbolu, Osmanlı’dan Geleceğe Miras!

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Safranbolu ilçesinde, Osmanlı döneminden kalma yaklaşık 600 tarihi eser, restore edilerek gelecek nesillere miras olarak bırakılacak.

‘Osmanlı’nın parmak izi’ Safranbolu, gelecek nesillere miras olarak bırakılacak

Karabük ilinin bir ilçesi olan Safranbolu, “en iyi korunan 20 kent” arasında bulunan ve Türkiye’de kent ölçeğinde UNESCO Dünya Mirası Listesi‘ndeki tek yer olma özelliği taşır. 8 Ekim 1976 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı Safranbolu için “koruma kararı” aldı.

“Tarihsel ve Doğal Sit Alanı” kararı alındıktan sonra geçen 42 yıllık sürede, yaklaşık 600 tarihi eser, basit ve genel onarımlarla restore edilerek turizme kazandırıldı. Safranbolu, Osmanlı mimarisini, şehir hayatını ve kültürünü yansıtmasından dolayı “Osmanlı’nın parmak izi” olarak adlandırılmıştır. O dönemden kalma han, hamam, konak, çeşme, cami ve köprüleriyle açık hava müzesini andıran tarihi ilçede, vatandaşlar da koruma bilincini benimseyerek tarihi dokunun bugünlere gelmesine katkı sağladı.

AA muhabirinin yaptığı habere göre, 1976’da Türk belgesel sinemacılığının ustası olarak gösterilen merhum Suha Arın tarafından çekilen Altın Portakal ödüllü ‘Safranbolu’da Zaman’ belgeseli ile yüksek mimar Yavuz İnce‘nin çalışmaları, ilçenin koruma altına alınarak kültürel varlıkların restore edilmesinin önünü açtı.

Safranbolu her geçen gün değer kazanıyor

Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanvekili Fatih Ürkmezer, Safranbolu’nun koruma altına alınma sürecinin 1970’li yıllarda başladığını söyledi. Ürkmezer, ilçenin koruma altına alınmasında Suha Arın, yüksek mimar Yavuz İnce başta olmak üzere Karabüklülerin büyük katkısı olduğuna işaret etti. Ürkmezer;

“Safranbolu, o günkü insanların çalışmaları ve Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nın ön görüsüyle günümüze bir dünya miras kenti olarak ulaştı. Bu çalışmalar, 1994’te UNESCO tarafından koruma altına alınarak zirveye ulaştı. Bu konuda Safranboluluların da çok büyük bir bilinci var. Onların sahiplenmesi ve devletin de yönlendirmesiyle Safranbolu sadece Türkiye’de değil, dünyada koruma altında olan 20 şehirden biri. Safranbolu her geçen gün değer kazanıyor. Safranbolu’ya gelen yerli ve yabancı turist sayısında yıllar bazında düzenli bir artış var. Gelen yerli ve yabancı turistler ilçemizdeki hizmetlerden çok memnun.

Kaymakamlık ve belediye olarak da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle korumacılık ve restorasyon alanında her geçen gün çalışmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sultan II. Abdülhamid Han’ın yaptırdığı Rüşdiye Binası

Ürkmezer, 57 tarihi çeşme ile Sultan Abdülhamid Han tarafından 1909 yılında yaptırdığı Rüşdiye Binası‘nın Kalealtı İlkokulu olarak restorasyon çalışmalarının devam ettiğini anlattı. Kent Tarihi Müzesi‘nin, tarihi cezaeviyle bir bütün olarak yeniden müze şeklinde dizayn edildiğini belirten Ürkmezer, Akçasu Mahallesi’nde 17 evin restorasyon projelerinin çizildiğini aktardı. Ürkmezler;

Tarihi Çarşı‘da 67 dükkanın restorasyon projesini Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı desteğiyle yerine getireceğiz. Yerel yönetim ve genel idare temsilcisi olarak ilgili bölge kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde Safranbolu’da korumacılığın gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaya bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edeceğiz.

İlçemiz; tarihi, kültürel değerleriyle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da öne çıkmaya devam edecek. İlçede doğal sit olan yerler var. Bartın karayolu üzerindeki ağaçlar herkes tarafından biliniyor. Doğal güzelliklerimiz, kültürel, tarihi sit alanlarımızla beraber Safranbolu, yerli ve yabancı turistlerimize hizmet vermeye devam edecek.” dedi.

Göbeklitepe Zamanla Daha Fazla İlgi Görecek!

Prof. Dr. İlber Ortaylı; “UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Göbeklitepe zamanla daha fazla ilgi görecek.” dedi. 

Göbeklitepe

Tarihçi akademisyen Prof. Dr. İlber Ortaylı, Ortak Nesiller Entegrasyonu (ONE) Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan ve beraberindeki bazı eski Ankara büyükelçileri, bir dizi görüşme yapmak üzere Şanlıurfa’ya geldiler.

Prof. Dr. Ortaylı ve aralarında İsviçre, İtalya, Fransa, Singapur ve Vietnam ülkelerinin eski Ankara büyükelçileri de olmak üzere kalabalık bir heyet, Göbeklitepe ören yerini ziyaret etti.

İlk olarak Temmuz başında UNESCO Dünya Miras Listesi‘ne alınan Göbeklitepe ziyaretinde heyete Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi eşlik etti.Başkan Çiftçi, heyete 12 bin yıllık tarihe sahip olan bölgede yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler verdi.

Şanlıurfa’ya Büyük Katkı Sağlar.

Prof. Ortaylı, bölgede gazetecilere yaptığı açıklamada; “12 bin yıllık tarihe sahip bir kentte bulunmaktan memnuniyet duydum. Göbeklitepe’nin değeri zamanla çok daha iyi anlaşılacak. Emekli büyükelçiler de bizimle birlikte geldiler. Birçoğumuz Göbeklitepe’yi ilk kez görme fırsatı buldu. UNESCO için Göbeklitepe hakkında daha önce raporlar hazırlamıştık. Yaklaşık 3 ay önce UNESCO Miras Listesi‘ne alınmaya hak kazanan Göbeklitepe, zaman içerisinde çok daha fazla ilgi görecek. Bu sayede bu ören yeri etrafına da şehre de ekonomik olarak büyük katkı sağlayacaktır.” şeklinde konuştu.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Çiftçi ve beraberindeki heyet, Balıklıgöl Yerleşkesi ve Şanlıurfa Müze Kompleksi‘nde de incelemelerde bulundular.

GÖBEKLİTEPE Ören Yeri

Göbeklitepe, Şanlıurfa‘nın merkez Haliliye ilçesinin, kent merkezine 18 kilometre mesafedeki Örencik Mahallesi yakınlarında bulunmaktadır. 6 yıl kadar önce UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’ne alınmış, 1 Temmuz 2018’de de 42. Dünya Miras Komitesi Toplantısı’nda Dünya Miras Listesi‘ne dahil edilmişti.

Ören yeri, ilk kez 1963’te İstanbul ve Chicago üniversitelerinden gelen araştırmacıların yaptıkları yüzey çalışmaları sırasında fark edilmiştir.

1995 yılından beri Berlin Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Müzesi’nce ortaklaşa yürütülen çalışmalarda, Neolitik döneme ait boyları 3-6 metre, ağırlıkları da 40-60 ton olan, yabani hayvan figürlü “T” biçimli dikili taşlar bulundu.

Kazılarda, yaklaşık 12 bin yıl öncesine ait olduğu belirtilen 8-30 metre çapında dairesel ve dikdörtgen şekilli dünyanın en eski tapınak kalıntıları, insan heykeli gibi muhtelif tarihi eser  gün yüzüne çıkarıldı. 

Muhabir: Rauf Maltaş

Kaynak; DHA, AA

Sümela, Doğu Karadeniz’in Turizm Gözdesi

Turistlerin ilk ziyaret ettiği mekanların başında gelen Sümela, Doğu Karadeniz’in turizm gözdesi.

Sümela Manastırı

UNESCO Dünya Miras Geçici Listesine 2000 yılında giren Sümela Manastırı, Trabzon’un Maçka ilçesi Altındere Vadisi‘ndeki Karadağ‘ın eteğinde sarp ve kayalık alana kuruludur.

Sümela Manastırı, restorasyon ve kaya ıslahı çalışmaları nedeniyle şu anda ziyarete kapalı olmasına rağmen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Yüksekten Sümela’ya Bakış

Sümela Manastırı‘nın patika yolunda yer alan Aya Varvara Manastırı‘nı gezen turistler, Sümela’nın üç boyutlu tanıtımını izlerken, bir yandan da bahçesindeki seyir terası sayesinde Sümela Manastırı‘nı seyredebiliyor.

Turistler, yöreye özgü kazaziye ve telkari ürünlerinin sergilendiği alanda, balık ve köfte yanında mısır ekmeği, yoğurt ve doğal tereyağı gibi yöresel lezzetleri de tatma imkanı buluyor.

Sümela Manastırı‘na kolay ulaşım için Trabzon Büyükşehir Belediyesi‘nin devam ettirdiği teleferik projesi var. Bu vesileyle hem ulaşım sorunu çözülmüş olacak, hem de turistler için farklı bir aktivite sunulmuş olacak.

Turistler Sümela’da daha fazla kalmalı

İl Kültür ve Turizm Müdürü Ali Ayvazoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sümela Manastırı’nın her zaman yerli ve yabancı turistlerden özellikle de arap turistlerden ilgi gördüğünü, bu ilginin ziyarete kapalı olmasına rağmen sürdüğünü söyledi.

Ayvazoğlu, devamında; “Altındere Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan Sümela Manastırı 2015 yılının eylül ayında restorasyon için ziyarete kapatılmıştı. 2016 yılında çalışmalar başlamasına rağmen, gelen ziyaretçilerimiz Sümela’yı görme imkanı bulmuştur. Restorasyonun devam ettiği Sümela, Doğu Karadeniz’in turizm gözdesi.” dedi.

Manastıra gelen ziyaretçi sayısı ile ilgili Ayvazoğlu, “Sümela Manastırı restorasyona kapalı olmadığı dönemde, 100 bini yabancı olmak üzere yaklaşık 500 bin ziyaretçiyi ağırlamıştı. Biz 2018 yılı ilk 8 ayında, yaklaşık 300 bin civarında ziyaretçiyi ağırlamışız. Yine yaklaşık 100 bini yabancı turistlerdir” şeklinde ifade etti.

Ayvazoğlu, manastır restorasyonunu kısa süre içeresinde tamamlamak istediklerini söyledi. Daha önce içeresine girildiği halde gezilemeyen pek çok noktaya da ziyaretçileri ulaştırmak istediklerini dile getiren Ayvazoğlu; “turistlerin Sümela’da daha fazla vakit geçirmelerini istiyoruz” dedi.

Sümela bir Kültürel Değerdir

Ali Ayvazoğlu, Sümela Manastırı’nı daha cazip hale getirmenin çabası içerisinde olduklarını belirtti. Devamında, “Kültür ve Turizm Bakanı, Sümela Manastırı’nı çok hızlı şekilde hizmete açmayı planladıklarını ifade etmişti. Bu doğrultuda Rölöve Bölge Müdürlüğü‘müzle çalışmalarımızı hızlı şekilde devam ettiriyoruz ve İnşallah ilk bölüm 1-1,5 ay içerisinede tamamlanmış olacak. Ardından diğer bölümdeki çalışmalar da hızlı şekilde devam edecektir” dedi.

Assos, UNESCO Kalıcı Listesini Hedefliyor!

Assos, Aristoteles’in felsefe okulu kurduğu, Antik Çağ’ın en önemli liman kentleri arasında yer alıyor olmakla, ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekiyor.

Assos UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde

Çanakkale‘nin Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale köyü sınırları içindeki Assos Antik Kenti, Antik Çağ‘ın en önemli liman kentlerinden biri olarak, son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline geldi.

Assos Antik Kenti Kazı Heyeti ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentin geçen yıl UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi‘ne alındığını söyledi.

UNESCO listesine girebilmek için 2014 yılında başvurduklarını belirten Arslan, “2017 yılında  hem milletvekillerimizin ve valiliğimizin, hem de İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü‘nün destekleriyle bunu başardık” dedi.

UNESCO Kalıcı Listesi hedefte

UNESCO Kalıcı Listesini Hedefliyor

Bu konuda Arslan; “Bunlardan biri akropol üzerindeki Athena Tapınağı çünkü bu tapınak Anadolu’da milattan önce 6. yüzyıl dediğimiz dönemden Dor düzeni tek örnek. O yüzden ünik bir eser. Assos aslında bu tek kriterle girebilirdi. İkinci olarak kentte tarihe mal olmuş kişilerin yaşamış olması bu kriterler için önemli. Bu kriterle de geçici listeye girilebilir. Platon‘un öğrencileri, başta Aristoteles olmak üzere Assos’ta 3 yıl yaşamış olmaları ve burada faaliyet göstermelerini önemli bir olay olarak belirledik ve bunu böyle sunduk. Üçüncü kriterimiz de Assos Anadolu‘daki ya da dünyadaki en iyi korunmuş örnek. Bunu bizden önceki araştırmacılar sık sık vurgulamış çünkü Assos ilk kurulduğu bronz çağında tabii küçük bir yerleşme var. Arkaik döneminden itibaren bir kent haline geliyor.”

Bizans ve Osmanlı dönemlerinden günümüze kadar burada yaşamın kesintisiz sürdüğünü dile getiren Arslan, “Assos’ta Helenistik Çağ dediğimiz milattan önce 1’den sonraki süreçte kentte çok büyük imar faaliyetleri olmamış. Yaşam devam ediyor ama eski yapılar kullanılmaya devam ediyor.” diye konuştu.

Hedef Kalıcı Liste

Bundan sonraki süreçte amaçlarının UNESCO Dünya Kültür Miras Kalıcı Listesi‘ne girmek olduğunu ifade eden Arslan, bunun için gün saydıklarını ifade etti. Ancak kalıcı listeye girebilmek için bekleyen kalabalık bir liste olduğunu belirten Arslan, şunları kaydetti:

“Bu çalışma uzun süreçli ve biraz da zahmetli bir iş. Umarım Assos, bu kalıcı listeye girerek hak ettiği yeri alır çünkü kent sadece arkeolojik kalıntıların değil, köy mimarisi, limanı, denizi, doğasıyla ülkemizin gözde merkezlerinden bir tanesi haline geliyor. Bölgeyi ziyaret eden kişi sayılarına baktığımızda da Assos’un önemini görebiliyoruz. Geçen yıla göre daha fazla ziyaretçi geldi. Bizim kazı çalışmaları, onarımlar, restorasyonlar, Bakanlığımız yapmış olduğu karşılama ve çevre düzenleme faaliyetleri tamamlandığı zaman hem ekonomik açıdan bu kent ve ülke daha fazla gelir sağlayacak hem de gelen ziyaretçilerimiz bu kentte rahat bir şekilde dolaşacak ve yeterince bilgi alarak ayrılabilecek. Bu çalışmalarda Bakanlığın yanında özellikle bizim kazılarımızın uzun süre yürütülmesinde en büyük katkıyı İÇDAŞ sağlıyor. Ana sponsorumuz İÇDAŞ. Onların sayesinde aslında biz çok uzun süreler çalışabiliyoruz.”

Assos

Çanakkale Kültür ve Turizm Müdürlüğü‘nün kayıtlarında Assos ile ilgili şu bilgiler yer alıyor:

“Assos, Ayvacık ilçesine bağlı Behramkale köyü sınırlarında bulunan antik bir liman kentidir. Aynı zamanda da bir öğretim merkezi olarak biliniyor. İlk çağın ünlü filozofu Aristoteles’in bir felsefe okulu kurduğu, zooloji, biyoloji ve botanik konularında da önemli araştırmalar yaptığı Assos, sur duvarlarıyla korunan, yuvarlak ve kare kulelerle desteklenen antik kentte kazı çalışmaları 1980’den beri yürütülüyor. Tiyatro, agora, meclis binası, liman, nekropol ve gymnasiondan oluşan antik kentte bulunan Athena Tapınağı, Arkaik Çağ‘da inşa edilmiş Anadolu’nun en eski Dor tapınaklarından biri olarak biliniyor.”

Selimiye Camisi Bayram Boyunca Doldu Taştı

Mimar Sinan’ın ustalık eseri olan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camisi, Kurban Bayramı tatilinde ilgi odağı oldu.

Edirne Selimiye Camisi

Kurban Bayramı tatilinde Edirne’ye gelen yerli ve yabancı turistler, Selimiye Camisi‘ne yoğun ilgi gösterdi.

Mimar Sinan’ın ustalık eseri ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camisi, bayram tatilinde ilgi odağı oldu. Çeşitli illerden gelen vatandaşlar, yurt dışında yaşayan Türkler ve yabancı turistler mimari şaheseri ziyaret etti.

Edirne Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bayram tatilinde kentteki ve Saros Körfezi’ndeki otellerin dolduğunu söyledi.

Ege ve Akdeniz kıyılarına gitmeyenlerin tatilini kısa turlar yaparak Edirne ve Trakya’daki tatil yörelerinde geçirdiği belirten Hacıoğlu, “Kısa turlarla Edirne’ye gelenler UNESCO Kültür Mirası Selimiye’yi görmeden gitmediler. Bayramdan önce 150 bin ziyaretçi beklediğimizi belirtmiştik ancak gördüğümüz kadarıyla ziyaretçi sayısı bizim beklentimizin iki katına çıktı.” diye konuştu.

Selimiye Camisi önemli bir kültür ve ibadet merkezi

Selimiye Camisi’nin önemli bir kültür ve ibadet merkezi olduğunu ifade eden Hacıoğlu, şunları kaydetti:

“Selimiye Camimizi 300 bin kişi ziyaret etti. Çok şükür bu yıl hem anavatana gelirken hem de giderken gurbetçilerimiz camimize uğradılar. Dolayısıyla bu da ayrı bir memnuniyet oluşturdu. Bu hem kentimizin ekonomisine hemde turizmine büyük katkı sağladı. Selimiye ile tarihi camilerimiz de çok sayıda ziyaretçi aldı. Edirne Kültür ve Turizm Müdürlüğü Turizm Enformasyon Büromuz bayramın birinci gününden itibaren açıktı ve görevlilerimiz Edirne’ye gelen tarihi ve turistik yerleri görmek isteyenleri bilgilendirdi.”

“Selimiye inanç turizminin merkezi”

Selimiye Camisi İmam Hatibi ve müezzini Yusuf Serenli de Selimiye Camisi’nin hem ibadet hem de kültürel anlamda çok önemli bir cami olduğunu söyledi.

Selimiye’nin inanç turizminin merkezi olduğunu belirten Serenli, “Camimiz hem yurt içi hem de yurt dışından çok sayıda ziyaretçi alıyor ancak bayram dolayısıyla bu sayı daha da arttı. Bu dönemde gurbetçilerimiz yaşadıkları ülkeye dönerken camimizi ziyaret edip memlekete veda ettiler. 24 saat bu yoğunluk devam ediyor. Her yaş grubundan ziyaretçimiz var. Çocuklar, büyükler, orta yaşlılar herkes Selimiye’de. Selimiye’deki turizm hareketliliği kente de ekonomi anlamında katkı sağlıyor.” diye konuştu.

“Müthiş güzellikte ve mimaride”

İstanbul’dan gelen Aziz Yurt da Selimiye Camisi’ni yıllardır merak ettiğini, ziyaret etmenin bu yıl nasip olduğunu ifade etti.

Kars’tan gelen Serhat Ekinci ise bayram tatili dolayısıyla Edirne’de bulunduğunu belirterek, “Selimiye çok güzel bir cami, tarihi güzellikleri açıkça gösteriyor.” diye konuştu.

Selimiye Camisi’ni “müthiş güzellikte ve mimaride” diye tanımlayan Kasım Sezer de “Daha önce gelmiştim ama her geldiğimde Selimiye’yi görmeden, burada ibadet etmeden Edirne’den ayrılmam. Rabb’im burayı yapanlardan ve yaptıranlardan razı olsun.” şeklinde konuştu.

Ahmet Tezcan da yıllık iznini Türkiye’de geçirdiğini ve Almanya‘ya dönmeden önce Selimiye Camisi’ni ziyaret ettiğini kaydetti.

EDİRNE – CİHAN DEMİRCİ