Nisan ayı inşaat maliyet endeksi arttı!

İnşaat Sektörü adına rakamlar ürkütücü! Nisan ayı inşaat maliyet endeksi (İME), 2019 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,6 oranında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,41 oranında arttı.

Nisan ayı inşaat maliyet endeksi arttı

Nisan ayı inşaat maliyet endeksi arttı

Sektörel bazda 2018 yılı Nisan ayı inşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,6 oranında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,41 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 2,14 artarken,
  • işçilik endeksi yüzde 0,41 oranında artış gösterdi.

Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 26,52, işçilik endeksi  yüzde 26,15 oranında artış gösterdi.

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 1,39 arttı

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,39, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 26,59 oranında arttı.

Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 1,94 artarken,
  • işçilik endeksi yüzde 0,23 arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 26,75, işçilik endeksi yüzde 26,23 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 2,28 oranında arttı

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 2,28 oranında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,80 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 2,75 artarken,
  • işçilik endeksi yüzde 1,12 oranında arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 25,79, işçilik endeksi  yüzde 25,86 oranında artış gösterdi.

Editörün Değerlendirmesi, Rakamlar ürkütücü

TÜİK 2019 yılı Nisan ayı inşaat maliyet endeksi verilerine bakıldığında, aylık bazda da son 12 ayın toplamını içeren yıllık bazda yüzde 26,41 oranında bir artış olduğunu görüyoruz.

Yine Türkiye İstatistik Kurumu Konut Satış İstatistikleri, Mayıs 2019 verilerine göre Mayıs ayı konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde %31,3 oranında düşüş göstermiş.

Bir yandan konut satış rakamları düşerken, diğer yandan da inşaat maliyetlerinin artması sektör adına ürkütücü bir görüntü çizmekte.

Talep düşüşünü karşılayabilme adına satış rakamlarından yapılan feragatlar müteahhitlerin karlılığını düşürmekte ve onları zararına satış yapmaya zorlamakta.

Tüm olumsuzluklara rağmen inşasını tamamlayıp, yatırımlarını nakte döndürme arzusundaki projeler de artan malzeme ve işçilik maliyetleri karşısında endişe duyuyorlar.

Müteahhitlerin tüm çabalarına rağmen biriken mevcut konut stoğu eriyemedi.

Bu da yeni inşaat projelerinin başlamasını öteliyor.

Bu bağlamda geçtiğimiz hafta Ziraat Bankası, konut sahibi olmak isteyen vatandaşlar için “Enflasyona Endeksli Konut Kredisi” uygulamasını kullanıma sundu. Onu VakıfBank “Enflasyona Endeksli SarıPanjur Konut Kredisi” uygulaması ile takip etti. Takip eden günlerde kampanyaya Halkbank da dahil oldu.

Ancak yıllık banka kredisi faiz oranlarının yüksekliği ve piyasadaki belirsizlikler, şu an için vatandaşın bekle-gör politikası izleyeceğinin gösteriyor.

Türk Hazır Beton Birliği (THBB) de geçtiğimiz günlerde “Hazır Beton Endeksi” 2019 Mayıs Ayı Raporu’nu yayınladı. Sasyısal veriler eşliğinde İnşaat Sektörü nereye gidiyor? sorusuna cevap verilmeye çalışılan Türk Hazır Beton Birliği Mayıs ayı Raporuna göre, İnşaat Sektörü ndeki daralma devam ediyor.

Bu konuda acilen etkili tedbirlerin alınması gerektiği belirtiliyor.

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30813

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Ekim ayı inşaat maliyet endeksi düştü!

Ekim ayı inşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 0,16 oranında düşerken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,52 oranında arttı.

Ekim ayı inşaat maliyet endeksi

Sektörel bazda 2018 yılı Ekim ayı inşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,16 oranında düştü. İnşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,52 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,4 düştü,
  • işçilik endeksi yüzde 0,49 oranında artış gösterdi.

Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 46,56, işçilik endeksi  yüzde 17,59 oranında artış gösterdi.

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 0,09 arttı

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,09, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 36,71 oranında arttı. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,06 düştü,
  • işçilik endeksi yüzde 0,51 arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 45,69, işçilik endeksi yüzde 17,55 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 0,98 düştü

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,98 düştü, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,16 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 1,42 düştü,
  • işçilik endeksi yüzde 0,42 oranında arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 49,36, işçilik endeksi  yüzde 17,74 oranında artış gösterdi.

Editörün Değerlendirmesi

Bir önceki ay olan Eylül‘de artış eğiliminde olan maliyet artışları Ekim ayında durmuş gözüküyor. Bununla birlikte 2018 yılının ilk 10 ayı toplamında bir önceki yıla göre inşaat maliyet endeksinin yüzde 40 civarında bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor. 

Dövize bağımlı inşaat ana hammadde girdilerinin yükselmesi etkisiyle İnşaat Maliyet Endeksi (İME)’nde gerçekleşen bu artış, gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisini hissettiriyor. 

TÜİK tarafından yayınlanan Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri, Türkiye geneli Yapı Ruhsatı alımlarında aynı dönemde ortalama yüzde 50 gibi bir düşüşün yaşandığını gösteriyor.

Bu düşüşün en önemli etmeni olan sözkonusu dönemdeki döviz kurunda yaşanan aşırı yükselmeye bağlı olarak ülkede ekonomik belirsizlik ve durgunluk yaşandı. 

Kur farkını dengeleme amaçlı banka kredi faizlerinin yükselmesi ile durma noktasına gelen konut satışlarını canlandırmaya yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı öncülüğünde, başta Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ve sektörel temsilcilerin desteğiyle peş peşe açıklanan konut kampanyalarının inşaat sektörüne olumlu yansımasını TÜİK 2018 Ekim ayı Konut Satışları verilerinde gördük.

Ancak bu çabalar biriken mevcut konut stoğunu eritmeye yeterli gelmedi. 

Gayrimenkul talebinin düşmesine bağlı olarak satış fiyatları üzerinde oluşan baskı sebebiyle bu yapı maliyetlerini müteahhitler kompanse etmek durumunda kaldı. 

Sektörde karlılığın planlanan seviyenin altında gerçekleşmesi ve talebin azalmasına bağlı olarak Yatırımcılar İnşaat sektöründen çıkmaya başladılar.

Bu da yeni projelerin askıya alınmasını veya iptalini, dolayısıyla da Yapı Ruhsatlarında düşüşü tetikledi.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27752

Eylül ayı inşaat maliyet endeksi arttı!

Eylül ayı inşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 5,88, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,66 arttı.

Eylül ayı inşaat maliyet endeksi

Sektörel bazda 2018 yılı Eylül ayı inşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre yüzde 5,88 oranında arttı. İnşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,66 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 8,
  • işçilik endeksi yüzde 0,46 oranında artış gösterdi.

Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 50,04, işçilik endeksi  yüzde 17,24 oranında artış gösterdi.

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 6,17 arttı

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 6,17, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,06 oranında arttı. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 8,50,
  • işçilik endeksi yüzde 0,42 arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 48,02, işçilik endeksi yüzde 17,10 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 4,97 arttı

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 4,97, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 45 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 6,45,
  • işçilik endeksi yüzde 0,59 oranında arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 56,48, işçilik endeksi  yüzde 17,77 oranında artış gösterdi.

Editörün Değerlendirmesi

Bir önceki ay olan Ağustos‘ta da artış eğiliminde olan maliyet artışları ile birlikte 2018 yılının ilk 3 çeyreği toplamında bir önceki yıla göre inşaat maliyet endeksinin yüzde 40 civarında bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor. 

Dövize bağımlı inşaat ana hammadde girdilerinin yükselmesi etkisiyle İnşaat Maliyet Endeksi (İME)’nde gerçekleşen bu artış, gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisini hissettiriyor. 

TÜİK tarafından yayınlanan Ocak-Eylül 2018 Yapı İzin İstatistikleri, Türkiye geneli Yapı Ruhsatı alımlarında aynı dönemde ortalama yüzde 50 gibi bir düşüşün yaşandığını gösteriyor.

Bu düşüşün en önemli etmeni olan sözkonusu dönemdeki döviz kurunda yaşanan aşırı yükselmeye bağlı olarak ülkede ekonomik belirsizlik ve durgunluk yaşandı. 

Kur farkını dengeleme amaçlı banka kredi faizlerinin yükselmesi ile durma noktasına gelen konut satışlarını canlandırmaya yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığı öncülüğünde, başta Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ve sektörel temsilcilerin desteğiyle peş peşe açıklanan konut kampanyalarının inşaat sektörüne olumlu yansımasını TÜİK 2018 Ekim ayı Konut Satışları verilerinde gördük.

Ancak bu çabalar biriken mevcut konut stoğunu eritmeye yeterli gelmedi. 

Gayrimenkul talebinin düşmesine bağlı olarak satış fiyatları üzerinde oluşan baskı sebebiyle bu yapım maliyetlerini müteahhitler kompanse etmek durumunda kaldı. 

Sektörde karlılığın planlanan seviyenin altında gerçekleşmesi ve talebin azalmasına bağlı olarak Yatırımcılar İnşaat sektöründen çıkmaya başladılar.

Bu da yeni projelerin askıya alınmasını veya iptalini, dolayısıyla da Yapı Ruhsatlarında düşüşü tetikledi.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27751

Ağustos ayı inşaat maliyet endeksi arttı!

Ağustos ayı inşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 6,10, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,36 arttı.

Ağustos ayı inşaat maliyet endeksi

Sektörel bazda 2018 yılı Ağustos ayı inşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre yüzde 6,10 oranında arttı. İnşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,36 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 8,37, işçilik endeksi yüzde 0,66 oranında artış gösterdi. Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 41,09, işçilik endeksi  yüzde 16,87 oranında artış gösterdi.

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 5,56 arttı

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 5,56, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,49 oranında arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 7,75, işçilik endeksi yüzde 0,54 arttı. Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 38,61, işçilik endeksi yüzde 16,67 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 7,81 arttı

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 7,81, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,56 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 10,28, işçilik endeksi yüzde 1,28 oranında arttı. Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 49,10, işçilik endeksi  yüzde 17,23 oranında artış gösterdi.

Bir önceki ay olan Temmuz‘da da artış eğiliminde olan maliyetler değerlerinin, gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisine nasıl bir etkisi olacağını ilerleyen dönemde göreceğiz.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27750

100 bin Müteahhit Batma Riskiyle Karşı Karşıya!

İMKON Başkanı Tellioğlu; “Son dönemdeki fiyat artışları nedeniyle müteahhitler zorlanmaktadır. 100 bin kadar Müteahhit batma riskiyle karşı karşıya.”

Müteahhit

“Türkiye ekonomisinin lokomotifi konumundaki inşaat sektöründe 700 bin kişinin işsiz kalma riski var.”

Sözcü Gazetesi‘nin haberine göre, İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Başkanı Tahir Tellioğlu, Türkiye’de son 5 yıldır Müteahhitlik sektörünün sürdürülebilir olmaktan çıktığını ifade etti.

Tellioğlu, Müteahhitlik sektörünü adeta kitlenme noktasına getiren unsurları şu şekilde sıraladı;

  • durağanlaşan piyasa.
  • artan döviz kurları.
  • inşaat malzeme fiyatlarının yükselişi.

Tellioğlu; “Bu hususlar sektörü büyük bir krize ve buhrana sürükledi. İnşaat sektöründe bulunan Müteahhit firmaların şu ana kadar yaklaşık yüzde 20’si batmış durumda. Bu gidişle yıl sonuna kadar sektörün ilave yüzde 30’nun daha batma riskiyle karşı karşıya kalacağının ayak seslerini duymaktayız” dedi.

Tahir Tellioğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın bu duruma el atmasını bekliyoruz. Konu sadece sektörel anlamda 400 bine yakın olan müteahhidin, 100 bininin batma riski taşıması değildir. Bu 100 bin kadar müteahhit direkt olarak iflas etme riski taşırken, ilişkili oldukları ortalama 5’er alt taşeron firma, malzeme tedarikçileri, ve inşaatlarında istihdam ettikleri 700 bine yakın çalışanın işinden olma riski de var” şeklinde değerlendirdi.

Otobüsü Devirmemek Lazım

İMKON Başkanı Tellioğlu, ekonomik istikrar açısından inşaat sektörünün kaderine terk edilmemesi gerektiğini ifade etti. Tellioğlu; “Müteahhitler ortalama yüzde 15 – 30 aralığında bir kârla iş almaktadır. Müteahhitlerin bu haliyle son dönemde yüzde 70’lere yakın varan fiyat artışlarını sübvanse etmesine imkan yoktur. Sürdürülebilir bir sektör açısından kontrollü bir küçülmeye ihtiyaç vardır. Ancak bunu yaparken otobüsü devirmeden, Müteahhitler Odası altında mesleğe giriş ve işleyiş çerçevesini oluşturmak ve ülkemizde gereğinden fazla biriken müteahhitlik enerjisini daha profesyonel ve elenmiş bir şekilde yurtdışına taşımak durumundayız.” dedi.

Tellioğlu, son dönemde toplamda 3 bine yakın şirketin konkordato ilan ettiğine dikkat çekerken, sözlerine şöyle devam etti; “Maalesef konkordato ilan edenlerin yüzde 75’i inşaat sektörü ile ilişkili şirketler. Sektörün gerçekten ne kadar büyük bir sıkıntıya düştüğünü buradan görebiliriz. Konkordato ilanlarına daha sıkı şartlar getirilmek suretiyle art niyetli kişilere de fırsat verilmemelidir.”

Hükümetimiz zor durumda olan Müteahhit firmalara destek olmalı

İMKON Başkanı Tahir Tellioğlu hükümetten şu destek taleplerinde bulundu:

Fiyat Farkı Kararnamesi;

Hükümetimiz zorda olan müteahhitlere eşit ve adil bir şekilde, durumunu toparlayabileceklere Fiyat Farkı Kararnamesi uyarınca fiyat farkı vererek işini devam ettirip kurtarmasını sağlamalı.

Ek Süre;

Süre sıkıntısı olanlara cezasız ek süre vermeli.

Tasfiye Kararnamesi;

Henüz işe başlamamış veya yeni başlamış, ancak aciliyeti olmayan işlerin Tasfiye Kararnamesi ile hızlıca tasfiyelerinin yapılması sağlanmalı.

Teminat İadesi;

Son 3 aydır kriz ve zamlardan dolayı işe başlayamamış veya iş yapmak istemeyen firmaların yanmış olan teminatlarının iadesi ve yasaklılıklarının kaldırılması.

Tellioğlu; “Bu düzenlemeler sayesinde batma riski taşıyan kamu müteahhitlerinin önemli bir kısmı kurtarılacaktır.

Özel sektörün sorunlarının çözümü şu şekilde daha da kolaylaşacaktır;

  • Kat karşılığı iş yapan müteahhitlerimize işlerini teslim edebilmeleri için cezasız sınırlı yeni ek süre verilmeli.
  • Konut kredi faizleri sosyal nitelik şartları çerçevesinde düşürülmeli.
  • Yıl sonuna kadar sınırlı olmak üzere sıfır konut satışlarında sıfır tapu harç bedeli muafiyeti getirilerek özel sektör konut piyasası canlandırılmalıdır.

‘İmar Kanunu’ Uygulamasında Önemli Değişiklikler!

Bakanlık, mevcut ‘İmar Kanunu’ uygulamasında çok önemli değişikliklere hazırlanıyor. Yasa değişiklik taslağı ile birlikte İmar Planı dahilinde rayiç artışları sonucu oluşan rant, ruhsat iptali, yıkım kararı, hak kayıpları gibi konularda bir dizi değişikliğe gidiliyor.

İmar Kanunu değişiklik taslağı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İmar Kanunu değişikliği ile, arsa imar planı değişikliği ile oluşacak rantın devlete ödenmesini öneriyor.

Hürriyet‘in haberine göre; Bakanlık, İmar Kanunu dahilinde ‘şehirlerde rant vergisi’ planını ilk kez 4 sene önce gündeme getirmişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yasa değişiklik taslağına ekleyeceği kritik bir madde ile  İmar Planı dahilinde tekrar gündeme getirdi. Hazırlanan yasa taslağına göre, imar planında gerçekleşen değişikliklerde arsada değer artışı olursa aradaki farkın tamamı devlete ödenecek.

İmar Kanunu Yasa Taslağı

Bu düzenlemeyi, ‘şehirlerde rant vergisi’ adıyla eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın 2014 yılında kamuoyuna duyurmuş, ancak 7 Haziran 2015 seçimleri öncesinde rafa kaldırılmıştı. 2016 yılında da tekrar çıkarılmak istenen düzenleme o haliyle kalmıştı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 3194 sayılı İmar Kanununda yapmayı planladığı değişiklikle konuyu 4 yıl aradan sonra, tekrar gündeme getirdi. Bakanlığın hazırladığı İmar Kanunu yasa taslağına göre; imar planında konut olarak görülen arsanın AVM’ye dönüştürülmesi veya kat sayısının beşten 15’e çıkması gibi plan değişikliklerinde, arsa değerindeki artışın tamamı devlete ödenecek.

12 maddelik İmar Kanunu yasa taslağıyla, imar planı değişiklikleriyle ilgili bir madde eklenmesi bekleniyor. O madde, “Yoğunluk artışı, bina yüksekliği, kat adedi, kullanım amacı değişikliğine yönelik uygulama imar plan değişikliği sonucu değerinde artış olan taşınmaz maliklerinden, taşınmazın artan arsa değerinin tamamı ‘değer artış payı’ olarak alınır. Değer artış payı bedelinin tespitinde, imar planı değişikliği sonucunda taşınmazın imar durumunda kıymet bakımından meydana gelecek artış dikkate alınır ve 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 11’inci maddesinde belirtilen bedel tespiti esasları gözetilir” hükmünü içeriyor.

Değer artışının ne kadar olduğuna ise idarenin oluşturacağı değer tespit komisyonu karar verecek. Ancak komisyonun tespiti, en az iki lisanslı gayrimenkul değerleme şirketinin bulduğu rakamın aritmetik ortalamasından az olamayacak.

Tapuya Şerh Konacak

Değer artış payı ödeninceye kadar tapu kütüğüne şerh konacak. Vatandaş sözkonusu bedeli ödeyinceye kadar, bu parselle ilgili satış, ipotek, trampa, kiralama ve benzeri işlemler duracak. Yapı Ruhsatı da değer artış payı ödenmeden düzenlenemeyecek.

Değer artış payının;

  • yüzde 30’u imar planı değişikliğini onaylayan ilgili idarede açılacak kamulaştırma hesabına,
  • yüzde 30’u Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın dönüşüm projeleri özel hesabına,
  • yüzde 40’ı Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yatırılacak.

Değer artış payı ayni olarak alınırsa, aynı kurumlara yine bu oranlarda hisselendirilecek. Kıyı Kanunu, Organize Sanayi Bölgeler (OSB), Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Kentsel Dönüşüm Kanunu bu düzenleme kapsamı dışında tutulacak.

Kirlilik Bedeli

Taslak hazırlıklarında değer artış payının önce yüzde 30’unun arsa sahibine verilmesi, yüzde 70’inin kamuya ödenmesi şeklinde ele alınmıştı. Ancak son aşamada tamamının kamuya gitmesi doğrultusunda karar alındı.

Gerekçe olarak da; o bölgede trafik, hava kirliliği gibi olumsuzluklara sebebiyet vereceği ve bu bedellerin buna karşılık olarak alındığı gösterildi. İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe, plan dışı yapılaşmanın, o bölgede altyapı sorunları ile çevre kirliliği, trafik yoğunluğu gibi sakıncalarına da dikkat çekti.

Kaçak Yapıyı Hemen Yık

Bir önemli değişiklik de; İmar Planlarının kesinleşmesinden itibaren 6 aylık süreden sonra plan iptali, revizyonu veya değişikliği gerekçe gösterilerek, alınmış yapı ruhsatları iptal edilemeyecek, inşaat durdurulamayacak.

Mevcut mevzuatta ruhsat alınmadan ya da ruhsata aykırı olarak yapılan yapıların mühürlenerek durdurulacağı hükmü bulunuyor. Taslağa yeni bir fıkra eklenmek suretiyle, idare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıklarının giderilemeyeceği tespit edilen yapılarda, bir aylık süre beklenmeden ruhsatın iptal edilerek, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina ya da mevzuata aykırı imalatların, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip yıktırılması hükme bağlanıyor.

Yıkım Kararı sonucu gerçekleşen yıkım masrafı da yapı sahibinden alınak

Şehir Rantının Vergilendirilmesi

Açıklamaya göre yetkililer, söz konusu yasa değişikliğinin kabulü halinde şehir rantının nasıl vergilendirileceğini şöyle anlattılar;

“İstanbul’da imar planında 5 katlı konut izni bulunan bir arsa için vatandaş, hem yoğunluk artışı hem de fonksiyon değişikliği talebiyle başvursa.

Bunun sonucunda oraya 10 katlı bir otel, AVM, iş merkezi, rezidans veya hastane yapılması vs izni çıkarsa, arsanın değeri artacak.

Eğer değer artışı mesela 5 milyon liradan 15 milyon liraya yükselmişse, aradaki 10 milyon liralık fark devlete ödenecek. ”

Hak Kaybı Mağduriyetleri Davaya Konu Olabilecek

Yasa Taslağına göre, ada oluşturan tek parseller haricinde, parsel bazında nüfus, yapı yoğunluğu, kat adedi, bina yüksekliği artırımı vs sebebiyle imar planı değişiklikleri de yapılamayacak.

Yalnızca doğrudan hak kaybı olanlar, ilgili kısımla sınırlı olmak üzere, kesinleşen planlara karşı, dava açılabilecekler.

İmar planlarına ilişkin olarak idari yargıya başvurulması halinde, bir yerde birden fazla idare mahkemesinin bulunması durumunda, davaların hangi idare mahkemesinde görüleceğine Hâkimler ve Savcılar Kurulu karar verecek.

Bankalara Karşı Şahsi Konkordato!

Aydın ili Kuşadası ilçesinde faaliyet gösteren İnşaat Firması sahibi, bankalara karşı korunma amaçlı Şahsi Konkordato ilan etti.

Bankalara Karşı Şahsi Konkordato

Bankalara Karşı Şahsi Konkordato

DHA’nın yaptığı habere göre; Aydın ili Kuşadası ilçesinde faaliyet göstermekte olan firmanın sahibi Ahmet Şengel, Şahsi Konkordato için mahkemeye başvurdu. Şengel İnşaat sahibi Ahmet Şengel, Türkiye genelinde şahsi konkordato talep eden 2nci şahıs oldu. Şengel konu ile ilgili, mallarına bankalar tarafından, rayicinden daha düşük bir bedelle konulmasına karşı önlem olarak böyle bir yolu tercih ettiğini ifade etti.

Kuşadası‘nda faaliyet göstermekte olan inşaat şirketinin sahibi Ahmet Şengel, kişisel mal varlığını teminat olarak gösterip banka kredisi kullandıklarını, finansal problemlerden ötürü kredileri vadesinde ödeyemedikleri için bankaların mallarınız haraç mezat satmaya kalktığını ifade etti. Bu girişimi önlemek için onur savaşı verdiklerini ifade eden Şengel; “Bankalar acımasızca davranmak suretiyle, yaşanan ekonomik sıkıntıları fırsata çevirmeye çalışmakta. Mal varlığımızın değeri borcumuzdan çok daha fazla ve borcumuz sadece bankalara. Kredi borçlarımızın yeniden yapılandırılması için bankalarla sürdürdüğümüz görüşmelerden bir ilerleme kaydedemedik. Mal varlığımıza el koyup, değerinin çok altında bedellerle icra yoluyla satışa çıkartmaya kaltılar. Biz de önlem olarak konkordato ilan ettik.” dedi.

Şahsi konkordato yoluna, sıkışık olan piyasalardan ötürü kredileri vadesinde ödemekte zorlandıkları için başvurduklarını ifade eden Şengel; “Şirkete şahsi kefalet vermiştik. Bu yüzden de kişisel olarak başvuruda bulunduk. Sahip olduğumuz şahsi mal varlığımız da şirketimizin borçlarının çok üzerindedir. Ancak yaşamımızı sürdürebilmemiz, kişisel mal varlıklarımı koruma altına alabilmek için bu yolu başvurduk” şeklinde konuştu.

Bankalar Kaale Almadılar

Kur dalgalanmaları dolayısı ile sektörel olarak güven endeksinin düştüğünü, o yüzden vatandaşın yatırıma yönelmediğini bankalara izah etmeye çalıştıklarını ifade eden Şengel, “Bu güvenin tekrar tesis edilmesi zaman alacaktır. Bu konuda da biz bankalardan yeniden yapılandırma ile kredi vadelerinin uzatılmasını talep ettik. Fakat izah etmede başarılı olamadık. Banka yetkilileri bizi kaale almadılar, umursamadılar, dikkate almadılar.” dedi.

Bankaların kendilerine konkordato ilan etmekten başka bir seçenek bırakmadıklarını belirten Şengel; “Biz de bankalar tarafından mallarımızın haraç mezat satılmasını önlemek,  firma ve şahsi onurumuzu korumak için böyle bir tedbir aldık. Mahkeme tarafından tayin edilen konkordato komiseri rapor hazırlayacak. Sonra o raporu hakime sunacak. Alacakların huzurunda onaylanmasını müteakip biz de bize tanınan süre içerisinde mallarımızı satıp, borçlarımızı ödemeye çalışacağız. Çünkü biz şahsi ve ticari hayatımızı sürdürme taraftarıyız. Kuşadası ve bu bölgede kalıcıyız.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Konkordato Nedir?

Konkordato hukuki bir terimdir. Ticari durumu sarsılmış, ödeme gücünü belirli oranda yitirmiş, dürüst ve iyi niyetli borçluların korunması amacıyla uygulanan Konkordato, alacaklıların ⅔’ü ile yapılan bir anlaşma türüdür. Ticaret mahkemelerinin tayin ettiği komiser tarafından rapor çerçevesinde hakim tarafından tasdik edilerek geçerlilik kazanmaktadır. İmtiyaz sahibi olmayan alacaklılar, anlaşma ile alacaklarının belirli bir kısmından feragat eder. Borçlu ise konkordato ile kabul edilmiş borç tutarını ödeyerek borcun tamamından kurtulur.

Kaynak; https://www.dha.com.tr/yurt/insaat-sirketi-sahibi-kisisel-konkordato-ilan-etti/haber-1602179

Kaçak Yapılar Drone ile Tespit Ediliyor!

İstanbul`da Kaçak Yapılar Drone yardımı ile tespit edilmeye başlandı.

Kaçak Yapılar drone ile denetleniyor

Kaçak Yapılar drone ile denetleniyor

İmar Barışı uygulaması ile birlikte belediyeler 2018 yılı başlangıcıyla birlikte olası yeni kaçak yapılar teşebbüsüne karşı düğmeye bastılar. Bu konuda İstanbul Esenyurt Belediyesi denetlemeyi bir adım ileri boyuta taşıyarak drone ile denetime başladı.

Esenyurt ilçesi genelinde kaçak yapı teşebbüsünün önüne geçmek ve inşaatlarda iş güvenliğine uymayan işçileri tespit etmek için, Esenyurt Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından drone ile denetim yapılıyor.

İmar Barışı ile birlikte başvuruda bulunan çok sayıda binaya Yapı Kayıt Belgesi düzenlenirken, bir taraftan da belediyeler kaçak yapılaşmayla ilgili önlemlerini arttırdı. İlçede bulunan kaçak yapılar kendilerine ihbar edilmesi üzerine, Esenyurt Belediyesi zabıta ekipleri İnsansız Hava Aracı (İHA)’ların desteğini de alarak gerekli kontrolleri sağlıyor, tespit edilen usulsüzlük ile ilgili tutanak düzenleyip cezai işlem uyguluyor.

Denetimlerin daha sıkı olması amacıyla drone ile denetim çalışmalarına başlayan zabıta ekipleri, bu sayede bütün mahalleyi kontrolleri altında tutabiliyor. Ayrı ayrı binaları kontrol etmeye çalışmak yerine, drone yardımı ile havadan görüntülemek suretiyle kaçak yapılan yapıları anında tespit eden zabıta ekipleri, bir yandan da iyor. inşaatlarda çalışan ve iş güvenliğine uymayan işçileri belirleyip ceza kesiyor.

İHA ile Kaçak Yapı denetimi

İşçileri de denetliyoruz

Esenyurt Belediye Başkanı Ali Murat Alatepe, Daha önce ilçedeki parkların denetiminin de drone ile yapıldığını ifade etti. Alatepe, “TEKNOFEST teknoloji festivalinde İHA teknolojisini gördük. İnşaat denetimlerini drone ile yapmaya başladık. 1 santim yükseklik hassasiyetinde ölçüm yapabilen bu teknoloji ile özellikle asansörü olmayan binalardaki denetimleri kolaylaştırmış olduk. Personelimiz inşaatta yukarı çıkıp kontrol etmek zorunda kalmadan drone ile işçileri de denetleyebiliyor. Yapı kontrol birimimiz ve zabıtamız ile, inşaatta işçilerin Kişisel Koruyucu Ekipmanlarını kullanıp kullanmadıklarını denetliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Esenyurt Belediyesi Zabıtası Güven Sayılkan da drone ile denetim yaptıklarını, kendilerinin ulaşamadığı alanları drone ile kolaylıkla görüntüleyebildiklerini ifade etti. Sayılkan; “Var olan kaçak yapıları drone ile tespit edip yapı kontrol birimine bildiriyoruz. İnşaatta İşçi Sağlığı ve Güvenliği yasasına uygun davranmayan işçileri de kolaylıkla tespit ediyor, gerekli tespiti yapıp,  yapı kontrol birimine bildiriyoruz.” dedi.

Muhabir; Ahmet Faruk Sarıkoç

Temmuz ayı inşaat maliyet endeksi arttı!

Temmuz ayı inşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1,63, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,01 arttı.

Temmuz ayı inşaat maliyet endeksi

Sektörel bazda 2018 yılı Temmuz ayı inşaat maliyet endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,63 oranında arttı. İnşaat maliyet endeksi (İME), 2018 yılı Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,01 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,07, işçilik endeksi yüzde 0,62 oranında artış gösterdi. Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 32,07, işçilik endeksi  yüzde 16,39 oranında artış gösterdi.

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 1,45 arttı

Bina inşaatı  maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,45, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,78 oranında arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,82, işçilik endeksi yüzde 0,59 arttı. Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 30,38, işçilik endeksi yüzde 16,35 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 2,01 arttı

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 2,241, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,16 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,81, işçilik endeksi yüzde 0,71 oranında arttı. Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 37,47, işçilik endeksi  yüzde 16,56 oranında artış gösterdi.

Bir önceki ay olan Haziran‘da da artış eğiliminde olan maliyetler değerlerinin, gayrimenkul sektörü ve Türkiye ekonomisine nasıl bir etkisi olacağını ilerleyen dönemde göreceğiz.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27749

Yapı Kayıt Belgesi Verilmesi Usulünde Değişiklik!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin usul ve esaslarda değişiklik yapıldı. 

Yapı Kayıt Belgesi

Halk arasında ‘imar barışı‘ olarak bilinen Yapı Kayıt Belgesi düzenleme usul ve esaslarında değişikliğe gidildi. Şartnamelere aykırı olarak yapılan kaçak yapıların bedeli mukabili kayıt altına alınması ve iskan tapularının verilmesinin önünü açan, Resmi Gazete’de 06/06/2018 tarih, 30443 sayıyla  yayımlanan düzenlemede değişikliğe gidildi.

Resmi Gazete’de bugün, 20 Eylül 2018 Perşembe, 30541 sayı ile yayımlanan “Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar”ın bazı maddeleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Yapı Kayıt Belgesi Ayrı Ayrı mı, yoksa Yapının Tamamı İçin mi Düzenlenir? 4/5

Yapı Kayıt Belgesi;

  • yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda yapının tamamı için
  • yapı kullanma izni bulunan yapılarda ise ruhsat ve eklerine aykırılık hangi bağımsız bölümde/bölümlerde yapılmış ise o bağımsız bölümler için ayrı ayrı
  • veya yapının tamamı tek bir malike ait ise ve aykırılık bütün bağımsız bölümlerde yapılmış ise yapının tamamı için düzenlenir.

5 inci Madde Düzeltme ve Eklemeleri

Yapının bulunduğu arsanın emlak vergi değeri, ilgili belediyesinden temin edilen arsa ve arazi asgari metrekare birim değerleri esas alınmak suretiyle hesaplanır. Arsa emlak vergi değeri hesaplanırken;

  • Hazineye ve belediyelere ait taşınmazlar üzerinde inşa edilmiş yapılar için yapının oturum alanına karşılık gelen arsa payı üzerinden,
  • Parsel üzerinde birden fazla yapı bulunması durumunda, sadece Yapı Kayıt Belgesi müracaatında bulunulan yapıya isabet eden arsa payı üzerinden,
  • Hisseli taşınmazlarda, yapı malikine ait hisse oranı üzerinden,

hesaplama yapılır.”

“6) Enerji üretim tesisleri için 2.000.000 TL/MW,”

“7) İskele, liman, tersane için 1500 TL/m2,”

“8) İstinat duvarı, dolgu alanı, havuz, spor sahaları ve benzeri bina niteliğinde olmayan yapılar için 150 TL/m2,”

  • Binanın katları hesap edilirken bodrum katlar da hesaba katılır.
  • İbadethaneler ile merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin ticari maksatla kullanılmayan yapıları için belge bedeli alınmaz.
  • Yapı kullanma izni bulunan yapılardaki aykırılıklarda, aykırılıktan dolayı meydana gelen alan da dâhil olmak üzere, hesap edilen bedeli ödemek zorundadır.
  • Yapı kullanma iznine göre tek bağımsız bölüm olarak kullanılan; alışveriş kompleksi, hastane, otel, fabrika, imalathane ve benzeri yapılardaki aykırılıklarda, yapı yaklaşık maliyet bedeli aykırılıktan dolayı meydana gelen alan üzerinden hesap edilir.
  • Yapılan aykırılık neticesinde herhangi bir alan kazanılmamış ise veya kazanılan alan 1000 m2 ve/veya bu miktarın altında ise yapı yaklaşık maliyet bedeli 1000 m2’den hesap edilir.

LİHKAB tarafından düzenlenen Zemin Tespit Tutanağı 6/4-d

Özel harita mühendislik büroları veya Lisanslı Harita Kadastro Büroları (LİHKAB) tarafından düzenlenmiş olan zemin tespit tutanağı ile birlikte kadastro müdürlüğüne müracaatta bulunulur.Bu fıkranın (b) bendinde belirtilen projeyi hazırlayan mimar ile (d) bendinde belirtilen zemin tespit tutanağını hazırlayan mühendisler bu belgelerin içeriklerinin doğruluğundan yapı malikleri ile birlikte hukuken sorumludur.Bu sorumluluk gereğince kadastro müdürlüğü tarafından resen zemin tespit tutanağının sadece büro kontrolleri yapılmakla yetinilerek tescil için ilgili tapu müdürlüğüne gönderilir. Daha evvel Yapı Kayıt Belgesi için ödenen meblağ kadar bir bedelin genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığının merkez muhasebe birimi hesabına yatırılmasından sonra ilgili tapu müdürlüğünce ilgili vergi dairesi müdürlüğüne ibraz edilmek üzere, Yapı Kayıt Belgesine konu yapıya (Mahalle/Sokak/Bina No-Ada/Parsel/Pafta No) ve söz konusu yapıdaki bağımsız bölümler veya sair tesisler ile maliklerine ait bilgileri içeren bir yazı düzenlenerek başvuru sahibine verilir.

  • İlgili vergi dairesince söz konusu yapıya ilişkin olarak cins değişikliği harcının tahsil edilmesi üzerine tapu müdürlüğünce belirtilen işlemler yapılır.

Yapı Kayıt Belgesi düzenlemeye gerek olmayan Yapılar 8/2

Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda;

  • Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir.
  • Bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır.
  • Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez
  • ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.

Yalan Beyanda Bulunulması Durumunda 10/2

Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda;

Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince
e-Devlet üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı Kanunun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.

  • Yapı Kayıt Belgesi bedeli fazla ödenmiş ise, fazla ödenen kısmın iadesi için Müdürlüğe başvurulur. Müdürlükçe yapı mahallinde inceleme yapılarak Bakanlık resmi internet sitesinden yayımlanan düzeltme formu iki nüsha olarak doldurulmak suretiyle müracaat sahibine iade edilecek tutar belirlenir. Düzeltme formunun onaylı ikinci nüshası, fazla ödenen bedele göre verilen Yapı Kayıt Belgesinin ayrılmaz parçası kabul edilir ve Yapı Kayıt Belgesi bu form ile birlikte hüküm ifade eder.”

İmar Barışı olarak bilinen Bu Usul ve Esaslar yayımlandığı gün yürürlüğe girer ve yürütülmesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı‘ndadır.