Türk Tersanelerinde Üretilen Elektrikli Gemiler

Buldurgan, “Son yıllarda Türk mühendislerimiz hibrit ve tam elektrikli gemiler entegrasyonunda çok başarılı uygulamalar geliştirdi.” dedi.

elektrikli gemi

Kara yollarındaki araçların karbondioksit ve kükürt salınımından daha fazla kirliliğe sebep olan gemilerde son yıllarda farkındalık yaşanıyor.

Dünya ticaretinin önemli araçlarından gemilerde de otomobillerde olduğu gibi hibrit veya elektrikli motorlar kullanılmaya başladı. Son 10 yıldır başta Norveç ve Hollanda gibi gelişmiş ülkelerde elektrikli gemiler daha sık kullanılıyor.

Bir konteyner gemisi açık denizde tam hız yol alırken günlük 450 kilogram karbondioksiti gökyüzüne salarken, aynı değeri kara yollarında 12 binden fazla araç ortaya çıkarıyor. Dolayısıyla dünyada ülkeler küresel iklim koşullarını göz önünde bulundurarak, elektrikli gemiler imal edebilmeyi artık çok stratejik bir dönüşüm olarak görüyor. 

Elkon Elektrik Sanayi ve Ticaret AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Buldurgan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yüzde yüz Türk sermayesi olan şirket hisselerinin yüzde 30’una çalışanlarının sahip olduğunu belirterek, kalan yüzde 70 hissenin ise önemli bir Türk girişim sermaye fonuna ait olduğunu söyledi.

Elkon’un denizcilik ve gemi inşa sektöründe güçlü Ar-Ge ve teknoloji geliştirme potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Buldurgan, Norveç’te Elkonor isimli şirketlerinin yanı sıra İspanya, Romanya, Çin’de iş ortaklıkları bulunduğunu aktardı.

Buldurgan, “Yurt içi tersanelerde tamamlanan, teknoloji ve sistem entegratörü olduğumuz pek çok geminin zaten müşterileri yurt dışındaydı. Bu sebeple yurt dışında ciddi bir filomuz ve markamız gelişmekte olduğu için kararlı bir şekilde stratejimizi uygulamaya başladık. Yeni yurt dışı açılımı ile gerek pazarlamada gerekse satış sonrasında konumumuzu güçlendiren yeni bir ataklar yapmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Norveç somonuna özel gemi

Mehmet Buldurgan, “Son yıllarda Türk mühendislerimizin bilgi ve know how’ı ile konvansiyonel dizel gemi motorlarına alternatif olarak hibrit ve tam elektrikli güç sistemlerinin sistem entegrasyonunda çok başarılı uygulamalar geliştirdik. Başka bir açıdan izah etmek gerekirse; şu an için kara taşıtlarındaki konvansiyonel motorlarda olan hibrit ve sarj edilebilen elektrikli alternatifler tam olarak denizde de gerçekleşmektedir. Elkon da bu konuda çok ciddi bir teknolojik sıçrama sağlamış durumda. Bu teknolojik gelişmelerin denizcilik mevzuatında da yer almasını ülkemiz açısından çok önemli bulmaktayız. Söz konusu gelişmeler Elkon’un geleceğinde daha fazla yurt dışı ve daha fazla elektrikli gemi projeleri olarak çok önemli yer tutmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Buldurgan, uluslararası denizlerde balıkçılık yapan gemiler için inovasyon yaptıklarını belirterek, Norveç’teki balıkçılık şirketlerine avladıkları somon balığını canlı olarak taşımaları için özel bir gemi tasarladıklarını anlattı.

Norveç, Hollanda veya Almanya’da büyük gemilere eşlik eden elektrikli römorkör de ürettiklerini bildiren Buldurgan, dünyada çevre bilincinin gelişmesinde birinci önceliğin suların temiz tutulması ve gelecek nesillere aktarılması olduğunu sözlerine ekledi.

Norveç’e akülü feribot Yalova’dan

Yalova‘nın Altınova ilçesindeki tersaneler bölgesinde faaliyet gösteren Tersan Tersanesi, Norveç’in önde gelen lojistik firmalarından olan Torghatten Nord için değeri yaklaşık 100 milyon avroyu bulan akü enerjili üç adet arabalı feribot inşa ediyor.

Norveç’in kuzey bölgesinde fiyortlar arası insan ve araç taşımacılığı yapacak üç feribot, 130 araç ile 200’e yakın yolcu taşıma kapasitesine sahip olarak üretiliyor.

Tersan Tersanesi İş Geliştirme Müdürü Şakir Erdoğan da hibrit olarak nitelendirdikleri feribotların hem LNG hem de aküyle çalıştığını kaydetti.

Norveç’in en büyük lojistik firmalarından Fiyord 1’e de dört tane yüzde 100 elektrikli feribot ihraç ettiklerini bildiren Erdoğan, “Bu projelerde onların devamı niteliğinde yine Norveç’in sıfır emisyon için filosunu yenileme programı dahilinde ama Torghatten Nord firması için inşa ediyoruz. Umarız planlandığı gibi bu senenin sonunda bu üçünü de teslim edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Gemilerin LNG gibi bir yakıt yaksa dahi yakıtın bıraktığı izi minimuma indirmeye çalıştıklarını kaydeden Erdoğan, “Bu sebeple elektrik kullanımını teşvik ediyorlar. Kısa hatlarda, örneğin geçen sene teslim ettiğimiz 8 dakikalık feribot hatlarında yüzde 100 elektrik çalıştırabiliyorsunuz. Daha büyük hatlarda mesela bu gemiler 45-50 dakika seyir yapacak. Bu mesafelerde elektrik henüz yüzde 100 kullanamıyoruz ama yine sıfır emisyonu sağlamak için LNG ile kombine edip hibrit bir şekilde çalıştırabiliyoruz. Gelişen teknolojilerle uzak mesafelerde akü kullanımının artacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Sıfır emisyonu sağlamış oluyorlar”

Tersan Tersanesi İş Geliştirme Müdürü Erdoğan, kısa mesafelerde yüzde 100 akülü feribotlar ihraç ettiklerini belirterek, “Daha uzun mesafelerde hibrit çözümlere yöneliyoruz. Norveç’te bunun daha da altını dolduruyorlar. Çünkü bu feribotları şarj eden elektrik enerjisi de hidroelektrik santrallerinden besleniyor. Fosil atıktan ürettiğiniz bir enerji ile şarj etmediğiniz için gerçek anlamda sıfır emisyonu sağlamış oluyorlar.” şeklinde konuştu.

İnşası devam eden akü enerjili üç arabalı feribot gemisine dair bilgi veren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu gemiler 130 araç kapasiteli ayrıca tır ve treyler de yükleyebiliyor 12 ila 20 arasında değişen sayılarda. Yolcu salonlarında 200’e yakın yolcu da taşıyabiliyor. Yolcu için herhangi bir kabini yok. Akşam kalınmıyor. Sadece gündüz yolculuğu için tasarlandı. Gittiği limanlarda otomatik şarj ünitesi ile akülerini şarj edebiliyor. Yaklaşık 5000 kilowatt saatlik akü kapasitesi mevcut gemilerde. Hattının yanaştığı her iki limanında da otomatik şarj üniteleri mevcut. Bu şarj ünitelerinden elektrik kablo bağlantısı yapmadan indüksiyon yöntemi ile şarj edilebiliyor.”

Feribot siparişlerinde son dönemde artış olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “Bununda sebebi az önce bahsettiğim Norveç’in ulaştırma bakanlığının ve daha doğrusu İskandinavya’nın feribot filosunu yenileme programı sebebiyle artan bir feribot sayısı var sipariş defterimizde. Bunun yanında bu feribotların daha üstü ropaks diye adlandırdığımız yolcu gemilerinin de yavaş yavaş inşasına başlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Ülkemizin tersane sektörü, bu tür niş projeler için biçilmiş kaftan”

Ağırlıklı olarak Norveç ve İskandinavya’ya ihracat yaptıklarını kaydeden Erdoğan, “Birleşik Krallık’a bu tür ihracatlar oldu. Kanada’ya güzel ihracatlar oldu. Ülkemizin tersane sektörü zaten bu tür niş projeler için biçilmiş kaftan. Ekonomikliği, kalitesi ve tamir süreleriyle bu tür niş projelere çok iyi hitap ediyoruz.” dedi.

Norveçli lojistik firması için inşasına devam ettikleri üç gemilik filo yenileme programı hakkında açıklamada bulunan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Torghatten Nord’a inşa ettiğimiz bu üç gemilik yeni inşa projelerinin toplam bedeli 100 milyon avrolara yaklaşıyor. Bunlar bu feribotlar için yüksek rakamlar. Sadece konvansiyonel olarak işleterek açıkçası amorti edebileceğiniz rakamlar değil. Burada Norveç Hükümeti’nin özellikle sıfır emisyonlu bu tarz projeleri desteklediğini anlayabiliyoruz. Sadece LNG ve akü sistemlerinin getirdiği yük bile geminin büyük bir bedelini kapsıyor.”

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turk-tersanelerinde-uretilen-elektrikli-gemiler-dunya-denizlerine-acilacak/1238814

Yayınlayan

Mithat GÜNEY

Mithat GÜNEY, 1972 yılında Sinop ili, Türkeli ilçesinde dünyaya geldi. Almanya’da başladığı öğrenim hayatını Lise öğrenimi ile İstanbul’da sürdürdü ve Erzurum Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği lisans eğitimini 1994 yılında tamamladı. Profesyonel hayatına 1994 yılında meslektaşı ile birlikte İstanbul’da açtıkları Mühendislik Bürosu’nda başlayan Mithat GÜNEY, uzun yıllar birçok Betonarme ve Çelik Konstrüksiyon projenin Statik Hesap ve Projelendirilmesi, Teknik Uygulama Sorumluluğu (TUS), Şantiye Şefliği vs. konularında hizmet vetmiştir. 1999 Marmara Depremi sonrası Çelik Yapılara yoğunlaşmış ve Çelik Yapıların Tasarımı, Projelendirilmesi ve Uygulanması konularında çok sayıda yurtiçi ve yurtdışı prestij projeyi hayata geçirmenin haklı gururunu yaşamaktadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan 2015 yılında almış olduğu “Riskli Yapılar Tespit Uzmanı” ünvanı ile şu ana kadar oluşturmuş olduğu mesleki bilgi birikimini; Riskli Yapıların Tespiti, Projelendirilmesi, Onarım ve yeniden Taahhüdü, Kontrolörlüğü ve Müşavirliği alanlarına yansıtmaktadır. Hayat boyu öğrenme felsefesi ile günümüz Profesyonel Proje Yönetimi metodolojisi üzerine yoğunlaşmış ve bunu PMI kuruluşundan 2018 yılında üstün derece ile almış olduğu PMP sertifikası ile belgelendirmiştir. Özellikle inşaat projelerinin daha etkin ve verimli planlanması, yönetilmesi ve teslim edilmesi adına, bu konuda eğitim ve seminerler vermektedir. Kendi blog sayfasında kişisel gelişim, liderlik, proje yönetimi vs. konularında makaleler paylaşmaktadır. Evli ve 2 çocuk babası olan Mithat GÜNEY, Türkçe’ye ilave olarak İngilizce, Almanca ve Arapça konuşmaktadır. Ayrıntılı bilgi için bkz. https://www.linkedin.com/in/mithat-g%C3%BCney-pmp%C2%AE-a33b4617/