Belediyeler; “Harç bitti, Yapı paydos!”

Belediyelere göre; “Harç bitti, Yapı paydos.” Türkiye İstatistik Kurumu, 2019 yılı Ocak-Haziran ayları arası Yapı İzin İstatistikleri verilerini açıkladı. Yapı Ruhsatı sayısı ilk altı ayda yüzde 60 oranında düştü.

Belediyelere göre; “Harç bitti, Yapı paydos.”

“Harç bitti, Yapı Paydos”

Ocak-Haziran arası verilen yapı ruhsatı sayısı yarıdan fazla düştü; harç bitti, yapı paydos. TÜİK 2019 yılı Ocak-Haziran ayları arası Yapı İzin İstatistikleri verilerine göre, yılın ilk altı ayında Belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatları bir önceki yıla göre şu oranlarda azaldı;

  • bina sayısı bazında yüzde 60,
  • yüzölçümü olarak yüzde 60,1,
  • yapı değeri olarak yüzde 50,
  • daire sayısı bazında yüzde 66,3
2019 yılı Ocak-Haziran ayları arası Yapı İzin İstatistikleri

Yapı ruhsatı verilen binaların toplam yüzölçümü 30,5 milyon metrekare

2019 yılı Ocak-Haziran ayları toplamında ruhsat verilen yapıların toplam yüzölçümü 30,5 milyon metrekare oldu. Bunun;

  • 13,6 milyon metrekaresi konut,
  • 11,7 milyon metrekaresi konut dışı ve
  • 5,2 milyon metrekaresi ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Yapı sahipliğine göre;

  • özel sektör 22,4 milyon metrekare,
  • devlet sektörü 7,4 milyon metrekare,
  • yapı kooperatifleri 673 bin metrekare.

Toplam 119 bin 982 daireden daire sayısına göre yapı ruhsatı alımı;

  • özel sektör 106 bin 448,
  • devlet sektörü 12 bin 80 ve
  • yapı kooperatifleri bin 454.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • İstanbul 4,9 milyon metrekare,
  • Konya 2,2 milyon metrekare,
  • Ankara 2 milyon metrekare.

Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Karabük, Iğdır ve Ardahan oldu.

Daire sayılarına göre;

  • İstanbul ili 20 bin 712 adet,
  • Konya 7 bin 380 adet,
  • Ankara 5 bin 889 adet.

Daire sayısı en az olan iller sırası ile Karabük, Ardahan ve Iğdır oldu.

Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların yüzölçümü %2,8 arttı

TÜİK verilerine göre 2019 yılının ilk altı ayında bir önceki yıla göre Belediyeler tarafından verilen Yapı Kullanma İzin Belgelerinin;

  • yüzölçümü yüzde 2,8 arttı
  • değeri yüzde 29,4 arttı
  • bina sayısı yüzde 10,9 azaldı
  • daire sayısı yüzde 2,5 azaldı.

2019 yılı Ocak-Haziran ayları toplamında Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen binaların toplam yapı yüzölçümü 80,1 milyon metrekare oldu. Bunun;

  • 45 milyon metrekaresi konut,
  • 18,3 milyon metrekaresi konut dışı ve
  • 16,7 milyon metrekaresi ise ortak kullanım alanını oluşturuyor.

Yapı sahipliğine göre

  • özel sektör 68,4 milyon metrekare,
  • devlet sektörü 10,1 milyon metrekare,
  • yapı kooperatifleri 1,6 milyon metrekare.

Toplam 389 bin 517 daireden daire sayısına göre ise;

  • özel sektör 354 bin 495,
  • devlet sektörü 28 bin 635,
  • yapı kooperatifleri 6 bin 387.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • 16,1 milyon metrekare İstanbul,
  • 8,1 milyon metrekare Ankara,
  • 3,3 milyon metrekare İzmir.

Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Ardahan, Tunceli ve Hakkari oldu.

Daire sayılarına göre;

  • İstanbul ili 83 bin 463 adet,
  • Ankara 29 bin 802 adet,
  • İzmir 19 bin 846 adet.

Daire sayısı en az olan iller sırası ile Ardahan, Hakkari ve Batman oldu.

Editörün Değerlendirmesi

2019 yılı Yapı Ruhsatı bazındaki ortalama yüzde 60’lık düşüş, inşaat sektörünün önümüzdeki bir – bir buçuk yılı durgun geçireceğini göstermektedir.

Bu süre zarfında gayrimenkul sektörü elindeki mevcut yapı stoğunu eritmeye çalışacak. Konut alımında yeniden bir talebin oluşması 2021 yılı ortalarını bulabilir.

Kur artışından dolayı özellikle dış kaynaklı hammaddeye ciddi oranda zam gelmeye devam ediyor. Taahhüt sektörü temsilcileri, inşaat yapım maliyetlerine yansıyan bu artışı, satış fiyatlarına yansıtamamakta. Bunda satışların durgun olmasının etkisi büyük.

Döviz kuru avantajı nedeniyle Yabancılar Temmuz ayında konut almaya devam etti. Ancak 4.192 adet gerçekleşen bu satış rakamı, toplam bir buçuk milyonu bulan yapı stoğunu eritmede oldukça yetersiz.

Ağustos ayı başında Kamu Bankalarının Konut Kredisi Faiz Oranlarını yüzde 0,99’a çekmesiyle, Konut Piyasası bir miktar hareketlendi.

Ancak sektörel anlamda ekonominin canlanması için güven ortamının tesis edilmesi ve özellikle yabancı yatırımcıların yeniden Türkiye’yi tercih etmesi gerekmektedir.

“İşin bu raddeye geleceği öncesinden belliydi”

MOTTO Mimarlık Mühendislik sahibi Mimar Mehmet Ali ARIKAN, bu durumun sürpriz olmadığını, işin bu raddeye geleceğinin daha yıl başından belli olduğunu ifade etti. Mimar Arıkan’a göre;

  • Yapı Denetim Sisteminde yılbaşından itibaren havuz sistemine geçilmesi,
  • Deprem Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik ile statik proje ve zemin etüdü uygulamasının zorlaşması,
  • Danıştay kararı sonrası İmar Müdürlükleri’nin muallakta kalması,
  • Belediye personeli, Mimar ve Mühendislerin bu belirsizlik ortamında kararsızlık yaşaması,

gibi etkenler, zaten durma noktasına gelen konut satışları dolayısıyla yeni inşaat projelerinin ertelenmesini doğurdu.

Bu sebeple proje bürolarının işi durdu ve yeni yapı ruhsatı müracaatları yarıdan fazla azaldı. Yani, “Harç bitti, Yapı paydos.”

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30759

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Yabancılar Konut almaya devam ediyor!

Döviz kuru avantajı nedeniyle Euro ve Dolar cinsinden uygun hale gelen metrekare birim fiyatları sebebiyle Yabancılar Temmuz ayında da konut almaya devam etti.

Yabancılar Temmuz ayında da Konut almaya devam ettiler

2019 yılı Temmuz ayında yabancılar 4.192 adet konut satın aldı

Yabancılar Temmuz ayında 4.192 adet konut satın aldılar. Böylelikle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 46,7’lik bir artış gözlemlenmiş oldu. Yabancıya ev satışında ilk sırayı 1.903 konut satışı ile İstanbul alırken, Antalya 764 konut, Ankara 249 konut, Bursa 217 konut ve Yalova 177 konut satışı gerçekleştirmiş oldu.

Yabancılar içinde en çok Irak ve İran uyruklular konut satın alıyor

Türkiye genelinde 2019 yılı Temmuz ayında en çok konut satışı Irak vatandaşlarına gerçekleştirildi. Türkiye’den Irak’lılar 734 konut satın aldılar. Irak’ı, 464 konut ile İran, 219 konut ile Kuveyt, 218 konut ile Suudi Arabistan, 215 konut ile Suudi Arabistan takip etti.

Türkiye’de 2019 Temmuz ayında 102.236 Konut Satışı gerçekleşti

TÜİK‘e göre; Türkiye genelinde 2019 Temmuz ayında konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,5 oranında azalarak 102.236 adet oldu. 

2019 Haziran ayı konut satışları 61.355 adet olarak gerçekleşmişti. Konut satışlarında, İstanbul 17.276 konut satışı ve yüzde 16,9 oran ile en yüksek payı aldı. İstanbul’u, 9.491 adet ve yüzde 9,3 ile Ankara, 5.576 adet ve yüzde 5,5 pay ile İzmir takip etti. 10 konut ile Ardahan, 15 konut ile Hakkari, 66 konut ile Şırnak, konut satış sayısının en düşük olduğu iller oldu.

2019 Temmuz ayında İpotekli Konut Satışları yüzde 57 düştü

Temmuz ayı Türkiye geneli ipotekli konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 57 oranında düşerek, 13.064 adette kaldı. Böylelikle toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 12,8 olarak gerçekleşti.

İllere göre ipotekli konut satışlarında; İstanbul 2.143 adet ve yüzde 16,4 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde en yüksek ipotekli satış payının olduğu il yüzde 24,1 ile Artvin oldu.

İlk defa satılan Konut sayısı 38.931 oldu

İlk defa satılan konut sayısı Türkiye genelinde 38.931 oldu. Böylelikle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,4 azalmış oldu. İlk defa satılan konutların toplam konut satışları içinde payı yüzde 38,1 oldu. İlk satışlarda İstanbul 6.709 konut satışı ile en yüksek paya sahip olurken, ardından 3.035 konut satışı ile Ankara ve 2.012 konut satışı ile İzmir geldi.

İkinci el Konut Satışı 63.305 adet olarak gerçekleşti

İkinci el konut satışları Türkiye genelinde 63.305 adet olarak gerçekleşti. Bu sayı ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 azalma göstermiş oldu. İlk sırayı 10.567 konut ile yine İstanbul alırken, Ankara 6.456 ve İzmir 3.564 konut ile İstanbul’u takip eden iller oldular.

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK tarafından yayımlanan ‘2019 Temmuz ayı Konut Satışları’ istatistiki verileri ışığında bir değerlendirme yapmak gerekirse;
Satışlar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,5 oranında azalmış.

Temmuz ayında ilk defa satılan 38.931 konutun, mevcut yapı stoğunun eritilmesinde çok fazla etkili olamadığı görülmektedir.

Döviz kuru avantajı ile Yabancılar tarafından Temmuz ayında 4.192 adet konut satın alınmış. Bu satış rakamı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 46,7 oranında artış olduğunu gösteriyor.

İkinci el Konut Piyasası hareketlendi

Temmuz ayında satışı gerçekleştirilen ikinci el konutun toplam konut satışlarındaki payı yüzde 61,9‘a tekabül etmektedir. Temmuz ayında ikinci el konut piyasasında bir hareketlenme yaşandığını söyleyebiliriz.

Gayrimenkul sektörü uzmanları, Ağustos ayı başında Kamu Bankaları tarafından konut kredisi faiz oranlarının yüzde 0,99‘a çekilmesinin, kira öder gibi ev sahibi olmak isteyen vatandaşlar tarafından olumlu karşılandığını ifade ediyorlar.

Sektör temsilcileri, bu oranların uzun zamandır alım için fırsat kollayanlar tarafından değerlendirileceğini, konut satışlarının Ağustos ayında daha da yüksek seyredeceğini ön görmekteler.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30880

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Dünya Bankası: “Türkiye, Kaynak Dağılımı düzenlemesi yapmalı.”

Dünya Bankası (The World Bank), Türkiye’de kaynakların verimsiz sektörlere gittiğini, yapılması gerekenin kaynak dağılımı düzenlemesi olduğunu ifade etti.

Türkiye’de Kaynak Dağılımı düzenlemesi yapılmalı

“Büyüme için Yapısal Reform şart”

Dünya Bankası (The World Bank), Türkiye’nin büyümesi ile ilgili analizlerini içeren bir rapor yayımladı. Öne çıkan sektörleri baz alarak yaptığı analizinde Dünya Bankası şunları ifade etti; “Türkiye, uzun dönemli büyümesinde firma ve sektör düzeyinde kaynak dağılımı kavramını yeniden tasarlamak zorunda. Türkiye son dönemde yakaladığı büyüme rakamları ile gelişmiş ülkelere yakınsamada başarı sağladı. Ancak son dönemde yapısal dönüşüm ihtiyacının yeterince karşılanmaması sebebiyle, sürdürülebilir büyüme için yeni adımlar atılması gerekiyor.”

‘Türkiye’de firma verimliliği ve ekonomik büyüme’

‘Türkiye’de firma verimliliği ve ekonomik büyüme’ başlıklı raporunda Dünya Bankası, “Firma düzeyinde yürütülen analizler, Türkiye’deki kaynakların verimliliği düşük, dolayısıyla kalkınmaya yeterince destek sağlayamayacak sektörlere kaydığını göstermektedir” dedi.

DB, kaynak dağılımı stratejisinin; imalat sanayii ve bilişim gibi yüksek katma değer sağlayacak sektörleri hedeflemesi gerektiğini vurguladı. Rapora göre, verimlilik artışı, inovasyon ve ticari değer açılarından en büyük potansiyeli; temel ilaç sanayi, kimyasallar, motorlu taşıtlar ve ulaştırma ekipmanları taşıyor.

Dünya Bankası’na göre, Türkiye’nin işgücü piyasaları, inovasyon, finans sektörü ve beşeri sermaye alanlarında gelişmiş ülkelere kıyasla düzenleme geriliği bulunuyor. Rapora göre, bu alanlardaki zayıflık, firma ve kurumların verimliliğini olumsuz etkilemekte. Bu da kaynakların daha verimli sektörlere ve firmalara gitmesini engellemekte.

“Kaynak Dağılımı düzenlemesi yapılmalı”

Dünya Bankası raporunda, yapılması gerekenlere yönelik tespitlerde bulunuldu; “Türkiye özel sektörde hala inovasyon süreçlerinde çok geri durumda. Bu sebeple Kaynak Dağılımı alanında iyileştirmeler yapılması gerekiyor. TÜBİTAK ve KOSGEB’in hibe programları kısmı iyileşme sağladılar ancak sürdürülebilirlik açısından riskler bulunmakta. Hibe ve kaynaklar sadece AR-GE ve inovasyonla sınırlı olmamalı. Kaynak Dağılımı planlamasında; iş yapmanın etkinliğini artırma, güçlü büyüme, yenilikçilik potansiyeli olan firmalar da göz önünde bulundurulmalı.”

“Yetenekli İnsan Kaynakları iş gücüne olan talep arttırılmalı”

Raporda, Türkiye’de yetenekli insanlara olan talebin zamanla artmakla birlikte, insan kaynakları alanındaki talebin yavaş oranlı yükseldiği belirtildi. Raporda, yetenekli iş gücüne olan talebi artırıcı politikalar önerildi.

Dünya Bankası devamında; “Türkiye’de yüksek beceri ve teknoloji gerektiren sektörlerde az sayıda firma piyasanın büyük kısmını elde etmiş durumda. Genel olarak rekabet artmış ancak bu karlılığa, istihdama ve verimliliğe yeterince yansımamış.” dedi.

Raporda bu alanda şu öneriler dile getirildi;

  • piyasaya giriş ve çıkışların kolaylaştırılması,
  • tekelcilik karşıtı yasaların güçlendirilmesi,
  • hizmet sektörüne yabancı sermaye girişine yönelik kısıtların azaltılması,
  • verimliliği düşük firmaların sektörden çıkışının kolaylaştırılması.

Dünya Bankası: Türkiye’de kaynaklar verimsiz sektörlere gitti, büyüme için yapısal reformlar şart başlıklı haber, www.t24.com.tr internet sayfasında 19 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

119 yıllık Türkiye Deprem Gerçeği!

AFAD, son 119 yılda meydana gelen ve resmi kayıtlara göre toplamda 86 bin 456 kişinin hayatını kaybettiği ‘Türkiye Deprem Gerçeği’ konusunu gözler önüne serdi.

Türkiye Deprem Gerçeği

Son 119 yıllık Türkiye deprem gerçeği

İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi Başkanlığı, ‘Türkiye Deprem Gerçeği’ konusunu ele alan istatistiki bilgi paylaştı. İstatistik, Kuzey, Doğu ve Batı Anadolu fay hatlarındaki deprem kuşağında bulunan Türkiye‘de 1900 ile 2019 yılları arasındaki son 119 yılda meydana gelen, can kaybı, ağır hasar veya yıkıma neden olan 240 depremi içeriyor.

Rapora göre son 119 yılda;

  • 4.0 ile 7.9 arasında değişen büyüklüklerde 13 bin 687 deprem meydana geldi,
  • Bu depremlerde 86 bin 456 kişi hayatını kaybetti,
  • 603 bin 131 yapı yıkıldı veya ağır hasar gördü. 

Türkiye Deprem Gerçeği; yılda 2 deprem

Sözkonusu yıllar arasında ortalama olarak her sene, can kaybı veya hasara yol açan 2 deprem meydana gelmiş.

Rapora göre, can kaybı ve büyük yıkımla sonuçlanan büyük depremler şu şekilde sıralanmış:

2011 Van Depremleri

Van’da;

  • 23 Ekim 2011’de merkez üssü Tabanlı ilçesi
  • 9 Kasım 2011’de merkez üssü Edremit

Meydana gelen bu 2 depremde toplamda 644 kişi hayatını kaybetti. Bin 966 kişi yaralandı. Depremde çok sayıda yapı yıkıldı.

1999 Düzce Depremi

12 Kasım 1999’da Düzce‘de, Ukrayna’dan da hissedilen 7.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. 30 saniye süren depremde 710 kişi hayatını kaybederken, 2 bin 678 kişi de yaralandı.

1999 Gölcük Depremi

Asrın Felaketi olarak tanımlanan 1999 Marmara Depremi, 17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de merkez üssü Kocaeli‘nin Gölcük ilçesi’nde 7.4 büyüklüğünde meydana geldi.

Resmi kayıtlara göre depremde başta Kocaeli olmak üzere, Yalova, Sakarya, İstanbul, Bursa, Bolu, Zonguldak ve Eskişehir’de toplamda 18 bin kişi hayatını kaybetti, 20 binden fazla kişi de yaralandı. 45 saniye süren deprem Marmara Bölgesi ile Ankara ve İzmir’e kadar geniş alanda hissedildi ve binlerce yapıyı yerle bir etti.

1976 Muradiye Depremi

24 Kasım 1976’da Van’ın Muradiye ilçesinde 7.5 büyüklüğünde meydana gelen depremde 3 bin 840 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 500 kişi de yaralandı. Depremde 10 bine yakın yapı hasar gördü.

Enkaz altında kalarak hayatını kaybedenlerin yanı sıra, yağan yağmur ve karla birlikte, eksi 17 dereceye kadar düşen hava sıcaklığı nedeniyle ölenler de oldu.

1966 Varto Depremleri

1966’da Muş’un Varto ilçesinde 2 büyük deprem meydana geldi.

7 Mart’ta meydana gelen ilk depremde 14 kişi yaşamını yitirirken, 75 kişi de yaralandı.

19 Ağustos’ta meydana gelen ikinci depremde ise yaklaşık 2 bin 400 kişi öldü, bin 500 kişi de yaralandı.

1943 Ladik Depremi

26 Kasım 1943’te Samsun’un Ladik ilçesinde 7.6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremde 2 bin 300 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 5 bin kişi de yaralandı. Depremde bölgedeki binaların yüzde 75’i yıkıldı.

1942 Erbaa Depremi

1942’de Tokat’ın Erbaa ilçesinde 7 büyüklüğünde meydana gelen depremde 3 bin kişi yaşamını yitirdi.

1939 Erzincan Depremi

27 Aralık 1939’da Erzincan’da meydana gelen 7.9 büyüklükteki depremde 33 bin kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 100 bin kişi de yaralandı. Depremde 116 bin civarında yapının yıkıldığı tespit edildi.

Tarihte Kıyamet-i Suğra (Küçük Kıyamet) olarak adlandırılan 7.2 büyüklüğündeki 1509 İstanbul Depremi’ne kadar gerçekleşen önemli depremlere de yer verilen Türkiye Deprem Gerçeği raporunu aşağıdaki linkten inceleyebilirsiniz.

Türkiye’nin son 119 yıllık istatistikleriyle deprem gerçeği başlıklı haber, www.trthaber.com internet sayfasında 17 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Kredi Faiz Oranları düştü, Konut Piyasası hareketlendi!

Kamu Bankalarının Konut Kredisi Faiz Oranlarını yüzde 1’in altına çekmesiyle, Konut Piyasası hareketlendi. Endeksa, İstanbul ilçelerini konut metrekare birim fiyatı bazında sıraladı.

Kredi Faiz Oranları düştü, Konut Piyasası hareketlendi

Kamu bankalarının konut kredi faizlerini aylık yüzde 0,99’a çekip vadeleri 180 aya uzatması ile birlikte; “acaba kira öder gibi ev sahibi olabilir miyiz?” sorusu gündeme gelmişti. Kendi bütçesine ve yaşam standardına göre aylık kredi ödeme hesabı yapan vatandaşlar sayesinde, bir süredir beklemeye geçen Konut Piyasası hareketlendi.

İstanbul‘un ilçeleri bazında gayrimenkul veri analizi platformu Endeksa, konut fiyatlarını ele alan bir araştırma yaptı.

Uygun maliyet ve aylık ödeme seçenekleri açısından en uygun konutlar Esenyurt ve Arnavutköy ilçelerinde bulunuyor. 

Endeksa Konut Piyasası verileri eşliğinde en ucuz evler hangi ilçede?

Endeksa verilerine göre İstanbul ilçelerinde ortalama metrekare fiyatı bazında en ucuzdan en pahalıya sıralama yapacak olursak;

  • 2 bin 209 lirayla Esenyurt,
  • 2 bin 240 lirayla Arnavutköy,
  • 2 bin 300 lirayla Silivri,
  • 2 bin 322 lirayla Beylikdüzü,
  • 2 bin 350 lirayla Sancaktepe,
  • 2 bin 370 lirayla Sultangazi,
  • 2 bin 409 lirayla Avcılar,
  • 2 bin 493 lirayla Sultanbeyli,
  • 2 bin 596 lirayla Çatalca,
  • 2 bin 778 lirayla Esenler,
  • 2 bin 851 lirayla Pendik,
  • 2 bin 867 lirayla Bağcılar,
  • 2 bin 881 lirayla Çekmeköy,
  • 2 bin 965 lirayla Güngören,
  • 2 bin 984 lirayla Tuzla,
  • 3 bin lirayla Gaziosmanpaşa,
  • 3 bin 88 lirayla Bahçelievler,
  • 3 bin 125 lirayla Büyükçekmece,
  • 3 bin 387 lirayla Kartal,
  • 3 bin 446 lirayla Ümraniye,
  • 3 bin 497 lirayla Bayrampaşa geliyor.

En pahalı evler Beşiktaş, Sarıyer ve Bakırköy’de

Konut Piyasası Beşiktaş’ta en yüksek seviyede. En yüksekten başlayarak ortalama konut metrekare fiyatları bazında bir sıralama yapacak olursak;

  • 10 bin 632 lira ile Beşiktaş,
  • 9 bin 195 lira ile Sarıyer,
  • 8 bin 407 lira ile Bakırköy,
  • 7 bin 94 lira ile Kadıköy,
  • 7 bin 69 lira ile Beykoz,
  • 6 bin 224 lira ile Adalar,
  • 5 bin 841 lira ile Beyoğlu,
  • 5 bin 212 lira ile Şişli,
  • 4 bin 619 lira ile Üsküdar,
  • 4 bin 541 lira ile Ataşehir,
  • 4 bin 268 lira ile Zeytinburnu,
  • 3 bin 946 lira ile Fatih,
  • 3 bin 783 lira ile Maltepe,
  • 3 bin 653 lira ile Eyüpsultan,
  • 3 bin 650 lira ile Şile,
  • 3 bin 645 lira ile Kağıthane,
  • 3 bin 586 lira ile Başakşehir,
  • 3 bin 524 lira ile Küçükçekmece geliyor.

En ucuz 2+1 evler Esenyurt ilçesinde

Ortalama metrekare fiyatı bazında en uygun 2+1 evler;

  • bin 974 lirayla Esenyurt,
  • bin 995 lirayla Beylikdüzü,
  • 2 bin 208 lirayla Silivri,
  • 2 bin 257 lirayla Arnavutköy,
  • 2 bin 355 lirayla Avcılar,
  • 2 bin 375 lirayla Sultangazi,
  • 2 bin 456 lirayla Sancaktepe,
  • 2 bin 542 liraya Sultanbeyli,
  • 2 bin 680 lirayla Çatalca’da görülüyor.

En pahalı 2+1 evler Esenyurt ilçesinde

İstanbul’da konut metrekareleri merkezi olmayan ilçelerde, merkezi ilçelere göre daha büyük. Bunun için 2+1 konut piyasası, merkezi olmayan ilçelerde ortalamaya göre daha yüksek.

Konutta en ucuz Esenyurt en pahalı Beşiktaş başlıklı haber, www.aa.com.tr internet sayfasında 15 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Mayıs ayı işsizlik oranı yüzde 12,8 oldu!

Türkiye İstatistik Kurumu Mayıs ayı İşgücü İstatistik verilerine göre 2019 yılı Mayıs ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artarak yüzde 12,8 oldu.

Mayıs ayında işsizlik oranı düşmedi

Mayıs ayı işsizlik oranı yüzde 12,8 seviyesinde

TÜİK’e göre 2019 yılı Mayıs ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artarak yüzde 12,8 oldu.

2019 yılı Mayıs döneminde Türkiye genelinde 15 yaş ve üstü grubundaki işsiz sayısı, 2018 yılının aynı dönemine göre 1 milyon 21 bin kişi arttı. Mayıs ayı işsizlik oranı 3,1 puanlık artış ile yüzde 12,8 seviyesinde gerçekleşirken, toplam işsiz sayısı 4 milyon 157 bin kişi oldu.

2019 yılı Mayıs ayında;

  • Tarım dışı işsizlik oranı 3,4 puanlık artış ile yüzde 15,0 olarak tahmin edildi.
  • Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 5,5 puanlık artış ile yüzde 23,3 oldu.
  • 15-64 yaş grubunda işsizlik oranı 3,2 puanlık artış ile yüzde 13,1 şeklinde gerçekleşti.  

Mayısta İstihdam Oranı yüzde 46,1 oldu

2018 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda 2019 yılı Mayıs ayında istihdam edilenlerin sayısı 869 bin kişi azalmak suretiyle 28 milyon 269 bin kişiye indi. Böylelikle istihdam oranı yüzde 46,1 seviyesinde gerçekleşmiş oldu.

Çalışanların üçte biri kayıt dışı

2019 yılı Mayıs döneminde kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,7 puan artarak yüzde 34,4 olarak gerçekleşti. 

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda düşüş, İşsizlikte ise artış var

Bir önceki yılın aynı dönemine göre mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 137 bin kişi azalmak suretiyle 27 milyon 876 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,3 puan azalmak suretiyle  yüzde 45,4 seviyesine inmiş oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 38 bin kişi artarak 4 milyon 527 bin kişi olarak gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmış Mayıs ayı işsizlik oranı 0,2 puan artarak yüzde 14‘ e yükseldi.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı sektörel bazda;

  • tarım sektöründe 25 bin kişi azaldı,
  • inşaat sektöründe 7 bin kişi azaldı,
  • sanayi sektöründe 44 bin kişi azaldı,
  • hizmet sektöründe 62 bin kişi azaldı.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30691

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

40 Üniversite Öğrencisi, çevre dostu ‘Akıllı Ev’ tasarladı!

Türkiye’den 40 üniversite öğrencisi, Solar Decathlon Afrika için sıfır enerji ve sıfır atık konseptli çevre dostu ‘Akıllı Ev’ tasarladı.

Toprak Panel Yapı Sistemli Akıllı Ev

‘Akıllı Ev’ yosundan enerji elde edebiliyor ve toprak panel yapı sisteminden oluşuyor.

Türkiye‘den 40 üniversite öğrencisi, Solar Decathlon Afrika için çevre dostu “akıllı ev” tasarladı. Solar Decathlon Afrika, “dünyanın en büyük üniversitelerarası sürdürülebilir konut yarışması” olarak bilinmekte.

Ekip, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) ve İstanbul Teknik Üniversitesi‘nden (İTÜ), inşaat, çevre ve makine mühendisliği ile mimarlık başta olmak üzere 10 farklı branştan 40 öğrenciden oluşmakta. Kendilerine “Team Bosphorus” ismini veren takım, ABD Enerji Bakanlığı tarafından 2002 yılında başlatılan yarışmada Türkiye’yi ilk kez temsil edecek.

ReYard Akıllı Ev, ‘Yosunun enerjisi toprakla buluşuyor’

Sloganları “Yosunun enerjisi toprakla buluşuyor” olan takım, yarışma için sürdürülebilir enerjili, doğal malzemelerden oluşan, yenilikçi ve çevre dostu “akıllı ev” tasarladı.

Takım, açık koridorlu, avlulu Türk evlerindeki hayatı da andıran ve genellikle toprak olarak inşa edilen Fas’taki yerel ev tipolojisine verilen “riad” isminden de esinlendi.

Team Bosphorus, eve, “yenilikçi riad” anlamına gelen “ReYard” ismini koydu.

Konsept ‘Sıfır Enerji ve Sıfır Atık’

21 Ağustos 2019’da başlayacak yarışmada farklı ülkelerden 20 proje kıyasıya rekabet edecek. Türk takımı, 170 metrekarelik alan üzerine, 2 oda 1 salondan oluşan 90 metrekarelik evi, 3 haftada inşa edecek. Akıllı Ev, yosundan enerji elde eden ve toprak panel yapı sistemiyle tasarlanan sıfır enerji ve sıfır atık konseptine sahip.

Malzemeler konteynere yüklenerek deniz yoluyla Fas’a gönderildi. Mobilyasından mutfak eşyalarına kadar bir ailenin yaşayabileceği şekilde donatılacak evde, 2 hafta boyunca 5 kişi yaşayacak. Bu sayede evin ısı ve enerji değeri gibi ölçümleri ve sayısal analizi yapılacak.

Solar Decathlon Afrika Yarışma Kriterleri;

Alanında uzman akademisyenlerden oluşan jüri tarafından şu kriterler baz alınarak ölçümler yapılmak suretiyle değerlendirme yapılacak;

  • mimari
  • market potansiyeli
  • mühendislik
  • iletişim
  • inovasyon
  • sürdürülebilirlik
  • sağlık ve konfor
  • cihazlar
  • ev yaşamı
  • enerji

Dereceye girenler, 28 Eylül 2019’da düzenlenecek programda ödüllendirilecek.

Akıllı Ev, kendi elektriğini ve ısısını üretecek

Düşük maliyetli, çok amaçlı ve esnek kullanım alanları yaratmaya önem verilen akıllı evde, Fas’ın geleneksel mimarisi yeniden yorumlanacak.

Açığa çıkan karbondioksit gazı yosun havuzuna geri pompalanarak doğal döngü taklit edilecek, böylece sıfıra yakın karbon emisyonu sağlanacak.

Evde, PV (fotovoltaik) paneller, termal güneş panelleri, havadan suya ısı pompası, yerel doğal yapı malzemesi, evaporatif soğutma, faz değiştiren malzemeler, rüzgar enerjisi gibi çevre dostu teknolojiler ve enerji tüketimini azaltma yöntemleri de kullanılacak.

“Amacımız, dışarıdan hiçbir enerji almayan akıllı bir ev inşa etmek”

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Team Bosphorus Koordinatörü Esra Kıygın, yarışmanın amacının sürdürülebilir, dışarıdan hiçbir enerji almayan enerji etkin bir ev inşa etmek olduğunu söyledi.

Kıygın, evin mimarisine ve yapısına ilişkin şu bilgileri verdi:

“Üzerinde 2 yıldır çalıştığımız proje kapsamında tek katlı bir ev inşa edeceğiz. Yapı, avlulu bir mimariye sahip. Akıllı Ev dahilinde toprak duvar panelleri ve yosun teknolojisi gibi farklı inovasyonlar var.

Sürdürülebilir konutların önemine işaret eden Kıygın, “Toprak ham maddesiyle bir ev inşa etmemiz çok önemli. Çünkü toprak bizim geleneksel yapı yöntemimiz. Bunu yeniden yorumlayarak, modern ve kolay inşa edilebilir bir hale getirdik. Türkiye’de toprak yapının modern yorumları konusunda bilinç oluşturmak istiyoruz. Çünkü ‘enerji etkin ev’ dediğimiz zaman solar paneller, enerji etkin sistemler aklımıza geliyor ama inşa edilen yapının toprak gibi sürdürülebilir bir malzemeden yapılması da çok önemli.” dedi.

“Geçmişin bilgeliği ile bugünün teknolojisini birleştirdik”

Mimari Ekip Lideri Aslı Aldemir, evin inşaatının 40 kişilik bir ekiple 21 gün içerisinde tamamlanacağı, yapımında Fas’taki yerel malzemenin kullanılacağını, bunun da yarışmanın 2 önemli kriterini taşıdığına dikkat çekti.

Aldemir, toprak yapıyı, geçmişin bilgeliği ile bugünün teknolojisini birleştirerek panel haline getirmek üzere bir inovasyon geliştirmeye gayret ettiklerini ve 8 aylık Ar-Ge çalışmasını tamamladıklarını dile getirdi.

Aldemir devamında şunları söyledi:

“5 kişilik bir ailenin yaşayabileceği ölçekteki Akıllı Ev, ‘Ne kadar ısı barındırıyor’, ‘Isı transfer değerleri nelerdir’ gibi çeşitli sayısal analizlere de girecek. Evimizin ismini ‘ReYard’ olarak belirledik. Evimizin inşaatını tamamlandıktan sonra mobilyalarına, tabak ve peçetesine kadar her şeyini dizeceğiz ve 15 gün boyunca misafirlerimizi ağırlamaya başlayacağız. Bu vesile ile evle ilgili deneyler yapılmaya başlanacak.”

Aldemir, evde yemek ve sinema gecesi organizasyonları düzenlemek suretiyle, evdeki ısısal performansın gerçekçi bir şekilde değerlendirileceğini ve bundan puan toplayacaklarını söyledi.

“Minimum enerjiyle konfor sağlayacağız”

Elektrik Ekip Lideri Recep Tuna ise, evin elektriğini, güneşten aldığı enerjiyi elektriğe çeviren panellerden üreteceklerini vurguladı.

Tuna, elektrik enerjisinin yetmediği noktalarda ise enerjiyi bataryalardan karşılayacaklarına işaret etti.

Tuna, sözlerine şöyle devam etti:

“Isıtma ve soğutma sistemlerinde faz değiştiren malzemeleri kullandık. Yosun teknolojisi ve PV panellerden ürettiğimiz elektrikle birlikte evin ihtiyacından fazlasını üretebilirsek enerjinin bir kısmını diğer evlere satma imkanına da sahip olacağız. Yani şebekeden eve, evden şebekeye bir yapı da söz konusu.”

“Akıllı evimizde elektrikli araba şarj istasyonu da var”

Tuna sözlerini şu şekilde tamamladı; “Evimizde çift taraflı bir enerji iletimi söz konusu. Akıllı evimizde elektrikli araba şarj istasyonu da var. Evimizin enerjisinin yetersiz kaldığı durumlarda, arabadan eve de elektrik sağlayabileceğiz. Bunlar evimizi daha akıllı kılan özellikler.” 

Proje, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Sıfır Atık Sistemi’ Yönetmelik Taslağını da destekliyor.

Atıktan enerji elde edebilen ‘akıllı ev’ tasarladılar başlıklı haber, www.aa.com.tr internet sayfasında 14 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Tarihi İshak Paşa Hamamı sahibinden satılık!

İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan 6 asırlık tarihi İshak Paşa Hamamı, 3,5 milyon dolara sahibinden satılığa çıkarıldı. Vatandaşlar duruma tepkili.

İshak Paşa Hamamı sahibinden satılık

İstanbul ili Fatih ilçesinde bulunan ve duvarları yıkılmak üzere olan tarihi İshak Paşa Hamamı, 3,5 milyon dolara sahibi tarafından satılıyor. Vatandaşlar tarihi eserin satılmasına karşı tepkili.

Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilen İshak Paşa Hamamı, İstanbul ili Fatih ilçesinde bulunmaktadır.

Sahibi tarafından 3,5 milyon dolara satılığa çıkarılan 550 yıllık tarihi bulunan hamam, harabeye dönmüş vaziyette olup, duvarları yıkılmak üzeredir. 

Havadan çekilen görüntülerde Osmanlı döneminden kalma tarihi hamamın içerisinde, ibrik ve hamam taşları görülmektedir. Tarihi Yarımada sınırları içerisinde bulunan hamamın duvarlarının ve çatısının büyük bir kısmının otlarla kaplandığı görülmektedir. Tarihi hamamın satılık olduğunu gören vatandaşlar duruma tepki gösteriyor.

Bazı vatandaşlar sözkonusu tarihi eserin hamam olarak restore edilip, tekrar hamam olarak kullanılmasını öneriyor.

Bazıları da tarihi eserin satılmasının doğru olmayıp, vakıf tarafından sahiplenilip korunması gerektiğini dile getiriyor.

İshak Paşa Hamamı 3,5 milyon dolara satışa çıkarıldı başlıklı haber, www.trthaber.com internet sayfasında 05 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Yap İşlet Devret Modeli (YİD) nedir?

Yap İşlet Devret Modeli, Müteahhit firmanın bir kamu projesini hayata geçirmesi, belli bir süre işletmek suretiyle bedelini tahsil etmesi ve daha sonra bu ürünü devlete devretmesi yöntemidir. 

Yap İşlet Devret (YİD) Modeli nedir?

Yap İşlet Devret Modeli (YİD) nedir?

Yap İşlet Devret Modeli, Kamu Projesini Müteahhit firmanın

  • kendi finansal imkanları ile hayata geçirmesi,
  • elde edeceği kar dahil olmak üzere yatırım bedelini projenin işletme süresi içerisinde ürettiği mal veya hizmetin idare veya hizmetten yararlananlara satmak suretiyle tahsili,
  • sürenin sonunda işletmekte olduğu tesisleri bakımı yapılmış, eksiksiz ve işler durumda ilgili kamu kuruluşuna devretmesidir.

13/6/1994 tarih ve 21959 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan 3996 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinin (a) bendi ile bu kanunun uygulama usul ve esaslarının belirlendiği 5907 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3’üncü maddesinin (b) bendinde de, Yap İşlet Devret modeli (İngilizce: Build Operate Transfer (BOT) şu şekilde tarif edilir; “İleri teknoloji veya yüksek maddi kaynak ihtiyacı duyulan projelerin gerçekleştirilmesinde kullanılmak üzere geliştirilen özel bir finansman modeli olup, elde edilecek kar dâhil yatırım bedelinin şirkete, şirketin işletme süresi içerisinde ürettiği mal veya hizmetin idare veya hizmetten yararlananlarca satın alınması suretiyle ödenmesidir.”

Sanayi ve Tekmoloji Bakanlığı Fırat Kalkınma Ajansı (FKA) tarafından hazırlanan “YAP İŞLET DEVRET MODELİNDE UYGULANAN USUL VE ESASLARIN KALKINMA AJANSLARI AÇISINDAN ANALİZİ” raporunda YİD modelinin amacını şu şekilde ifade eder; “1984’ten önce batı ülkelerinde uzun süreden beri ve fakat sınırlı şekilde uygulanan YİD modelinin Türkiye ve benzeri ülkelerde uygulanmaya başlanmasının önemli bir nedenini, kamunun finansman sıkıntısı yanında, devlet kontrolünde bulunan alanlarda yatırım yapmak isteyen girişimcilere belirli imtiyazların tanınması gerekliliği düşüncesi oluşturmuştur.”

4 Ağustos 2019 Pazar günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı gerçekleştirilen İstanbul İzmir Otoyolu Projesi ile birlikte köprü ve otoyol ücretleri tekrar gündeme geldi.

Yap İşlet Devret Modeli (YİD)’de Geri Dönüş (Amortisman) hesabı nasıl yapılıyor?

Yap İşlet Devret modeli ile hayata geçirilmiş bir otoyol veya köprü projesinde şöyle bir geri dönüş (amortisman) hesabı yapılıyor;

  • Fizibilite çalışmaları eşliğinde ortalama aylık araç geçiş sayısı belirleniyor.  
  • Bu araç sayısı 12 ay ile çarpılmak suretiyle öngörülen yıllık araç geçiş sayısı elde ediliyor. 
  • Bu projenin müteahhit firmayı ne kadar sürede amorti edeceği yani işletme süresi belirleniyor. Bu süre boyunca müteahhit firma projeyi işletiyor, işletme gelirleri kendisinin oluyor. 
  • Karı dahil Proje Tutarı bu araç sayısı ve yıla bölünmek suretiyle araç başı geçiş ücreti belirleniyor.
  • Eğer devlet araç geçiş garantisi vermişse, geçen araç sayısı ile planlanan arasındaki eksik miktar devlet tarafından müteahhide hazineden ödenir.

Araç Başı Geçiş Ücreti nasıl belirlenir?

Bir otoyol veya köprü projesi üzerinden örnek verecek olursak;

Proje Tutarı : 100 milyon Türk Lirası

Yıllık araç geçiş sayısı : 50 bin araç

Geri Dönüş Süresi : 20 yıl

Basit bir hesapla Araç Başı Geçiş Ücreti;

100.000.000 / (20×50.000) = 100 TL olur. 

Yıllık planlanan hasılat; 50.000 x 100 = 5 milyon liraya tekabül eder. 

Genelde bu rakam döviz (Amerikan Doları) üzerinden hesaplanır ve belirli dönemlerde kur üzerinden Türk Lirasına döner. 

Araç Geçiş Garantisi nedir?

Diyelim ki o yıl 30 bin araç geçti ve dolayısı ile 3 milyon lira gelir elde edildi. O zaman aradaki fark olan 2 milyon lirayı devlet, müteahhit firmaya hazineden öder. 

Araç Geçiş Garantisi dediğimiz budur. Ve bu sözleşme ile belirlenir ve uluslararası düzeyde tarafları bağlayıcı niteliktedir.

Yap İşlet Devret modeli ile hayata geçirilen kamu projelerinde;

  • Havalimanı için yolcu garantisi,
  • Hastane için hasta garantisi,
  • Otoyol ve Köprü için araç geçiş garantisi

şeklinde bu esas maliyet-gelir hesabı üzerinden hareket edilir.

Dolayısı ile Yap İşlet Devret Modeli (YİD) kamu projelerinde maliyet hesabı büyük önem arzeder. 

Not; Kamuoyunu bilgilendirme amaçlı hazırladığım bu makale ile ilgili görüş ve önerileriniz için lütfen benimle irtibata geçiniz.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İstanbul İzmir Otoyolu Projesi tamamlandı!

Daha önce İstanbul ile İzmir arasında 8,5 saati bulan seyahat süresini 3,5 saate düşürecek olan İstanbul İzmir Otoyolu Projesi, tamamlanarak hizmete açıldı.

İstanbul İzmir Otoyolu Projesi hizmete açıldı

İstanbul İzmir Otoyolu Projesi çerçevesindeki 192 kilometrelik kesim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 4 Ağustos Pazar günü hizmete açıldı.

AA muhabirine açıklama yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, İstanbul İzmir Otoyolu yapım çalışmalarının 2010 yılında başladığını hatırlattı. Bakan Turhan; “İstanbul İzmir Otoyolu Projesi, Marmara Bölgesi’ni Ege Bölgesi’ne, Batı Akdeniz ve Batı Anadolu Bölgesi’ne bağlayan önemli ulaşım akslarından biri olacak.” dedi.

İstanbul İzmir Otoyolu Projesi 426 kilometre

Turhan, projenin en büyük ayağını oluşturan Osmangazi Köprüsü’nün 2016’da hizmete alındığını ifade etti. Turhan, köprünün İstanbul-İzmir arasındaki mesafeyi 78 kilometre yani 1,5 saat kısalttığını vurguladı.

Bakan Turhan, 201 kilometresi ana gövde, 33 kilometresi de bağlantı yolu olmak üzere toplamda 234 kilometre yolun geçtiğimiz yıllarda hizmete açıldığını anlattı.

183 kilometresi ana gövde, 9 kilometresi de bağlantı yolu olmak üzere toplam 192 kilometrelik son kesim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 4 Ağustos Pazar günü hizmete açıldı.

İstanbul’dan İzmir’e 3,5 saatte ulaşma imkanı var

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Turhan, İstanbul-İzmir arasındaki mevcut devlet yolunun yaklaşık 515 kilometre olduğunu ve iki şehir arasının 8,5 saat sürdüğünü anımsattı.

Turhan; “Yeni yapılan 426 kilometrelik İstanbul İzmir Otoyolu ile İstanbul’dan İzmir’e normal şartlar altında 3,5 saatte ulaşma imkanı var. Bu da yol kullanıcılarına zaman ve akaryakıt tasarrufu sayesinde önemli bir ekonomik katkı sağlayacak. Ülkemizin özellikle sanayi mamulleri, tarım ürünleri gerek yurt içi gerekse yurt dışına bu güzergah sayesinde daha kolay nakledilecek.” şeklinde ifade etti.

İnşasında yaklaşık 5 bin kişi iş imkanı buldu

Turhan, otoyolun inşasında bugüne kadar yaklaşık 5 bin kişinin iş imkanı bulduğunu dile getirdi. Turhan, projenin bakım ve işletme hizmetlerinde de bin kişi kadar personelin istihdam edileceğini söyledi.

Projeye bugüne kadar 7 milyar dolar harcama yapıldığını ifade eden Turhan, projenin hem ulaşım hizmetine hem de istihdama, ekonomiye önemli katkı sağlayacağının altını çizdi.

Turhan, 2,5 milyar liranın da idare tarafından kamulaştırma işlemleri için harcandığını sözlerine ekledi.

İstanbul ile İzmir arası 3,5 saate düşüyor başlıklı haber, www.aa.com.tr internet sayfasında 01 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.