İnşaat Sektöründe istihdam yüzde 28,9 azaldı!

TÜİK, 2019 yılı İkinci Çeyrek İşgücü Girdi Endeksleri verilerini açıkladı. 2019 yılı Nisan ile Haziran ayları arası İnşaat Sektöründe istihdam, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, yüzde 28,9 azaldı.

İnşaat Sektöründe istihdam, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, yüzde 28,9 azaldı.

Toplamdaki istihdam düşüşü yüzde 6,1

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2019 yılı İkinci Çeyrekte sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında takvim etkilerinden arındırılmış istihdam endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 6,1 oranında azaldı. En büyük düşüş İnşaat Sektöründe.

Takvim etkilerinden arındırılmış istihdam endeksi

Alt sektörler bazında istihdam endeksi;

  • sanayi sektöründe yüzde 3,2,
  • inşaat sektöründe yüzde 28,9 ve
  • ticaret hizmet sektörlerinde de yüzde %2,1 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış istihdam endeksi

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış istihdam endeksinde düşüş bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,8 oldu. Alt sektörler bazında istihdam endeksi;

  • sanayi sektöründe yüzde 0,3 arttı,
  • inşaat sektöründe yüzde 7,9 azaldı ve
  • ticaret hizmet sektörlerinde yüzde 0,1 azaldı.

İnşaat Sektöründe çalışılan saat endeksi yüzde 32,1 azaldı

2019 yılı ikinci çeyreğinde takvim etkilerinden arındırılmış çalışılan saat endeksi; sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 9,2 azaldı. En fazla düşüş yüzde 32,1 ile inşaat sektöründe gerçekleşti. Sanayi sektöründe yüzde 6,6, ve ticaret hizmet sektörlerinde yüzde 4,7 düşüş gerçekleşti.

Bir önceki çeyreğe göre inşaat sektöründe mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çalışılan saat endeksi yüzde 9,1 oranında azaldı.

İnşaat Sektöründe brüt ücret-maaş endeksi yüzde 7,5 azaldı

2019 yılı ikinci çeyreğinde takvim etkilerinden arındırılmış brüt ücret-maaş endeksi, sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 18,4 arttı. Ancak alt sektörler bazında inşaat sektöründe endeks yüzde 7,5 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış brüt ücret-maaş endeksi de inşaat sektöründe bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,7 azaldı.

Saatlik işgücü maliyeti endeksi inşaat sektöründe yüzde 36,6 arttı

2019 yılı Nisan ile Haziran ayları arası takvim etkilerinden arındırılmış sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 30,0 arttı. Endeksteki düşüş, sektörel bazda incelendiğinde, yüzde 36,6 ile en fazla inşaat sektöründe gerçekleşmiş.

Saatlik kazanç endeksi %30,3 arttı

2019 yılı Nisan ile Haziran ayları arası takvim etkilerinden arındırılmış sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 30,3 arttı. Artış inşaat sektöründe yüzde 36,2 olarak gerçekleşti.

Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi inşaat sektöründe yüzde 38,3 arttı

2019 yılı II. çeyreğinde sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında takvim etkilerinden arındırılmış saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 28,0 arttı. Artış inşaat sektöründe yüzde 38,3 olarak gerçekleşti.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi ise inşaat sektöründe bir önceki çeyreğe göre yüzde 7,4 arttı.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30577

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

2018 Ekimden beri oluşan Konkordato sayısı 1934!

2018 yılı Ekim ayından beri ilan edilen Konkordato sayısı 1934. AA verilerine göre şu ana kadar 905 firma da Konkordatodan çıktı.

Konkordatoya başvuran firma 1934, Konkordatodan çıkan şirket de 905.

AA muhabirinden alınan bilgiye göre, 2018 yılının son çeyreğinde zirveye ulaşan Konkordato sayısı, 2019 yılında bir nebze geriledi. Ekim ayından beri gerçekleşen Konkordato başvuru sayısı 1934 oldu.

Aylara göre başvurulan Konkordato Sayısı

2018 yılında firmalar tarafından başvurulan Konkordato sayısı;

  • Ekim ayında 455,
  • Kasım ayında 483,
  • Aralıkta ise 324 olarak gerçekleşti.

2019 yılında şirketler tarafından başvurulan Konkordato sayısı;

  • Ocak ayında 167,
  • Şubat ayında 156,
  • Mart ayında 96,
  • Nisan ayında 73,
  • Mayısta 97,
  • Haziranda da 83 adet oldu.

Buna göre, 2018 yılının son çeyreğinde konkordato başvuru sayısı bin 262 iken, dengelenme sürecinin belirginleşmesiyle geçen yılın son çeyreğinin beşte biri seviyesine gerilemek suretiyle Ekim ayından bu yana toplamda 1934 dosya olarak gerçekleşti.

Konkordatodan çıkan Firma sayısı da arttı

Bankalar ile şirketlerin yaptığı müzakereler sonucunda bugüne kadar 905 firma konkordatodan çıktı. Bu firmaların bankalara olan 10,4 milyar liralık kredi borcu konkordatodan çıkmakla birlikte, konkordato başvuruları bir taraftan yapılmaya devam ediyor.

Konkordatodan çıkan firma sayısının artmasında en önemli unsur, bankaların bu yönde attıkları olumlu adımlar oldu. Bankalar, bir taraftan kredi borçlarını ödemekte zorlanan firmalara daha fazla kolaylık sağlarken, diğer yandan da zordaki firmalara çözüm önerileri sundular.

Firmaların mali durumlarına uygun olarak Bankalarca sunulan çözüm paketleri, süreci suistimal etmeyen ve borcunu ödeme niyetinde olan firmalarla anlaşılma oranını arttırdı.

Konkordato ne demek?

Konkordato, İtalyancada uzlaşma, anlaşma manasına gelmektedir. Alacaklının da borçlunun da yerel Asliye Ticaret Mahkemesi‘ne başvurarak talep edebildiği konkordato, genel manada borçlu ile alacaklı arasında yapılan ve mahkeme kararıyla bağlayıcı hale gelen yeniden yapılandırma anlaşması olarak tanımlanıyor.

Esasını 1881 yılına dayanan İsviçre iflas erteleme kanunundan alan 7101 nolu Konkordato Kanunu, 2018 yılı Mart ayında Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

AA: 1934 firma konkordato ilan etti, 905 tanesi çıktı başlıklı haber, www.sozcu.com.tr internet sayfasında 27 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Müteahhitler Ruhsat için Teminat vermek zorunda!

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, müteahhitlere ruhsat için teminat verme zorunluluğu konusunu ele alan bir yazı kaleme aldı.

Müteahhitler Ruhsat için Teminat vermek zorundalar.

Müteahhitlere ruhsat için teminat verme zorunluluğu ve inşaatı tamamladığı oran kadar satabilme şartı 2 Eylül 2019 Pazartesi sabahı başlıyor.

21 Haziran 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. Bu yasa değişikliği ile birçok önemli düzenleme yapılmıştır. 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası kapsamında yapılan düzenlemelerden en önemlileri 2 Eylül 2019 Pazartesi günü yürürlüğe girecek. Bu düzenlemeye göre;

  • İnşaat ruhsatı almak isteyen müteahhit, yapı yaklaşık maliyet bedelinin belli bir oranını teminat olarak göstermek zorunda.
  • Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince inşaat yaparken tüketiciye daire satmak isteyen müteahhit, bitirme oranına göre satış yapmak zorunda.
  • Müteahhit satış yapabilmek için idareden izin almak zorunda.

Teminat Şartları neler?

Kentsel dönüşüm alanı olarak riskli alan veya riskli yapı ilan edilen bir yerde inşaat yapmak isteyen müteahhit bu konuda tüm evraklarını hazırlayarak ilçe belediyesine başvuracak. Bu durumda müteahhit; 

1) Riskli Alanlarda; 

a) Yapı inşaat alanı 50 bin metrekareye kadar olan alanlarda;

  • yapı yaklaşık maliyet bedelinin yüzde 10’u kadar teminat vermek zorunda. 

b) Yapı inşaat alanı 50 bin metrekare üzeri alanlarda;

  • 50 bin metrekareye kadar yapı yaklaşık maliyet bedelinin  yüzde 10’u,
  • devam eden 50 bin metrekare ile 75 bin metrekare arası için yüzde 8,
  • 75 bin ile 100 bin metrekare arası için yüzde 6 ve
  • 100 bin metrekare üstü için de yüzde 4 teminat vermek zorunda.
     
    c) Riskli yapılar için geçerli olmamakla birlikte riskli alanlarda teminat bedelinin yarısı teklifle birlikte geçici teminat şeklinde ödenecektir.

Yeni Kentsel Dönüşüm değişikliği ile kentsel dönüşüm alanı oluşturma yetkisi Cumhurbaşkanı’na verilmişti.

  • Şayet Cumhurbaşkanlığı tarafından riskli alan ilanı sağlanırsa, tüm bedel kesin teminat olarak yatırılacak,
  • ilan edilmezse geçici teminat iade edilecektir. 

d) Riskli alanlarda yapılacak imar planlama çalışması sonrası ortaya çıkacak ruhsata konu alan;

  • eksik çıkarsa bu teminatın o kadarlık kısmı iade edilecek,
  • fazla çıkarsa ek teminat talep edilecek. 

2) Riskli Yapılarda;

Riskli yapının yapım işini üstlenen müteahhit yapı yaklaşık maliyet bedelinin yüzde 10’u kadar teminatı ilgili belediyeye veya il özel idaresine sunmak zorundadır. 

3) Müteahhitler teminat olarak;

  • Türk Lirası cinsinden nakit para,
  • Teminat mektubu,
  • Hazine Müsteşarlığı tarafından ihraç edilen devlet iç borçlanma senedi
  • veya bu senetler yerine geçecek belgeleri sunabilecekler. 

4) Verilen bu teminatlar,  inşaatların tamamlanıp Yapı Kullanma İzin Belgesi (İskan Belgesi) alınmasını takiben müteahhitlere iade edilecektir. 

Müteahhit projeyi bitiremezse, teminatlar yeni müteahhite aktarılacak

5) İnşaat projesi tamamlanamaz veya sözleşmede yazan teknik şartnameye uygun yapılamaz ise; teminatlar projeyi bitirmek için anlaşılacak olan yeni müteahhite aktarılacak. Bu suretle projenin bitirilmesi sağlanacaktır. Kalan işin bedeli teminattan az ise, kalan teminat bedeli eski müteahhide iade edilecek.  

6) Müteahhit Tüketici Kanunu kapsamında 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren, Bina Tamamlama Sigortası yapmış ise, teminat verme zorunluluğu yoktur. 

Müteahhitler artık inşaatı tamamladığı oran kadar satış yapabilecekler

2 Eylül 2019 tarihinde yürürlüğe girecek bir diğer önemli düzenleme de; müteahhitler tarafından inşa edilecek olan yapılarda tüketicilere bağımsız bölüm satışı yapılırken, bitirme oranına göre satış yapılması şartı getiriliyor. Buna göre;

Riskli yapılarda veya riskli alanlarda yapılmakta olan inşaatlardan bağımsız bölüm satmak isteyen müteahhitler, inşaatın ilerleme seviyesine göre idareden (belediyeler veya il özel idaresi) alacakları izinle satış yapabilecekler.

Müteahhit kendisine düşen bağımsız bölümlerin satışını yapabilmek için arsa sahiplerinin tamamının onayını almak zorunda. 

Tüketicinin uğradığı zarardan Arsa Sahipleri de sorumlu

Arsa sahipleri satışa onay vermeleri halinde, tüketicilerin uğrayacakları zararda müteahhitle birlikte sorumlu haline gelebilecekler.

2 Eylül 2019 Pazartesi sabahı itibariyle; müteahhitler, arsa sahipleri ve tüketiciler açısından yen bir dönem başlamış olacak.

Av. Ali Güvenç KİRAZ yazısında şu cümlelere yer verdi; “Uzun yıllardır konuşulan ama bir türlü uygulamaya geçemeyen, arsa sahipleri lehine teminat verme zorunluluğu ile tüketiciler lehine inşaatın seviyesine göre bağımsız bölüm satma zorunluluğu atılan önemli bir adımdır. Bir çok konuda devamının geleceğine inanarak bu düzenlemeyi şiddetle destekliyoruz.” 

“Artık önüne gelen İnşaat Yapamayacak”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat KURUM, Ağustos 2018’de yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı; “Türkiye’de inşaat sektörü uzun yıllar birçok kesim tarafından cazip görüldü. Yüksek kazançlı bir iş olarak anılması nedeniyle sektörel oyuncu sayısı katlanarak arttı. Hatta birçok sanayici kendi işini bıraktı, inşaata soyundu. Gelinen noktada hem mali yeterliliği olmayan hem de yeterli bilgi birikimine sahip olmayan isimler inşaat sektöründe faaliyet gösterdi. Bu konuda önümüzdeki dönemde köklü bir düzenlemeye gideceğiz. Artık Herkes İnşaat Yapamayacak.

Müteahhitlere ruhsat için teminat verme zorunluluğu geliyor! başlıklı haber, www.emlakkulisi.com internet sayfasında 26 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü 3 yaşında!

Boğazın üçüncü gerdanlığı olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü üç yaşında. Peki, üç milyar dolar yatırım bedeliyle hayata geçirilen YSS Köprüsü 2018 yılında Hazineye para kazandırdı mı?

Yavuz Sultan Selim Köprüsü 3 yaşında

Yavuz Sultan Selim Köprüsü Dünyanın en geniş köprüsü

Kuzey Marmara Otoyolu kapsamında Asya ile Avrupa‘yı üçüncü kez birleştiren Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 26 Ağustos 2016’da hizmete açıldı. Açılışına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Bahreyn, Bosna Hersek, Makedonya, KKTC, Bulgaristan, Pakistan, Sırbistan ve Gürcistan gibi ülkelerden üst düzey temsilciler de katılmıştı.

Dünyanın en geniş köprüsü unvanını alan Yavuz Sultan Selim Köprüsü üç yaşına girdi. Köprünün gidiş ve geliş istikametlerinde 4’er kara yolu şeridi bulunmakta.

YSS Köprüsü şu özellikleri nedeniyle dünyada ilklere imza attı;

  • Köprü uzunluğu 2.164 metre,
  • Köprü açıklığı 1.408 metre,
  • Raylı geçiş sistemi aynı tabliyede,
  • Genişliği 58,4 metre,
  • Kule yüksekliği 322 metre

Köprüden geçecek Hızlı Tren ile ilgili önemli gelişme

Köprüye gelecekte 2 demir yolu şeridinin eklenmesi planlanıyor.

Bu konuda Ağustos ayında medyada çıkan bir habere göre; Çinli bir şirket, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerine inşa edilecek “hızlı tren” standardındaki hat için TCDD ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlarla görüşüyor.

Böylece, İpek yolu projesinin en kritik noktası bu hat olmuş olacak.

Proje 27 ayda tamamlandı

Bin 408 metre açıklığa ve 2 bin 164 metre toplam uzunluğu sahip olan köprü, “üzerinde raylı sistem bulunan dünyanın en uzun asma köprüsü” unvanına sahip olacak.

Yap İşlet Devret Modeli ile inşa edilen Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün yatırım maliyeti 3 milyar dolar oldu. Ağır vasıtaların geçmesinin zorunlu kılındığı köprü, başlangıcından itibaren sadece 27 ayda tamamlandı.

Peki, YSS Köprüsü 2018 yılında Hazineye para kazandırdı mı?

Peki, üç milyar dolar yatırım bedeliyle hayata geçirilen YSS Köprüsü 2018 yılında Hazineye para kazandırdı mı?

Sözcü Gazetesi’nin haberine göre, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden 2018 yılında araç geçiş garantisi verilen rakamlara ulaşılamadı.

Köprüden yıllık 49 milyon 275 bin araç geçiş garantisi verildi.

Buna karşılık 2018 yılında gerçekleşen toplam araç geçiş sayısı 14 milyon 923 bin oldu.

Hazine, 2018 yılında işletmeci firmaya eksik kalan 34 milyon 352 bin aracın geçiş bedeli olarak, 13.05 lira birim geçiş ücreti çarpımı ile, 448 milyon lira ödemek durumunda kaldı.

Yap İşlet Devret Modeli (YİD) nedir?

Yap İşlet Devret Modeli, Müteahhit firmanın bir kamu projesini hayata geçirmesi, belli bir süre işletmek suretiyle bedelini tahsil etmesi ve daha sonra bu ürünü devlete devretmesi yöntemidir. 

Yap İşlet Devret Modeli, Kamu Projesini Müteahhit firmanın;

  • kendi finansal imkanları ile hayata geçirmesi,
  • elde edeceği kar dahil olmak üzere yatırım bedelini projenin işletme süresi içerisinde ürettiği mal veya hizmetin idare veya hizmetten yararlananlara satmak suretiyle tahsili,
  • sürenin sonunda işletmekte olduğu tesisleri bakımı yapılmış, eksiksiz ve işler durumda ilgili kamu kuruluşuna devretmesidir.

İlklerin köprüsü Yavuz Sultan Selim 3 yaşında başlıklı haber, www.trthaber.com internet sayfasında 26 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Ağustos ayı inşaat sektörü güven endeksi arttı!

Mevsim etkilerinden arındırılmış 2019 yılı Ağustos ayı inşaat sektörü güven endeksi, yüzde 6 oranında artarak 55,5 değerine yükseldi. İnşaat Sektörü güven endeksi bir önceki ayda 52,4 olarak gerçekleşmişti. 

Ağustos ayında inşaat sektörü güven endeksi arttı

Ağustos ayı inşaat sektörü güven endeksi, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Bu istatistiki verilere göre Temmuz ayı inşaat sektörü güven endeksindeki yükselme eğilimi, Ağustos ayında da devam etti.

İnşaat sektörü güven endeksi (İSGE) 55,5’e yükseldi

Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 52,4 iken, Ağustos ayında yüzde 6 oranında artmak suretiyle 55,5‘e çıktı.

İnşaat sektöründe bir önceki aya göre; toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 5,1 artarak 69,4 olurken, alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi de 7,5 oranında artarak 41,6 değerini aldı.

Ağustos ayı inşaat sektörü güven endeksi ile ilgili açıklama

Sektörel güven endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörel bazda mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

Editörün Değelendirmesi

İnşaat sektörü güven endeksi, bir önceki ay olan Temmuz ayında yüzde 3,8 oranında artış göstererek 52,4 seviyesine yükselmişti.

Haziran ayında kısmı yükselişe geçen İSGE, yükselişini Temmuzda ve akabinde Ağustosta da sürdürdü.

Uzmanlar, 23 Haziranda tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) seçimlerinin de sonuçlanması ile birlikte Türkiye’de artık 2023 yılına kadar seçimsiz bir ekonomik politika uygulaması görmeyi arzuluyor.

‘Kira öder gibi’ Ev Sahibi olunabiliyor mu?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası‘nın (TCMB) 425 baz puanlık politika faiz indirimi sonrası kamu bankaları konut kredisi faiz oranlarında düşüşe gitmeye başladılar.

Ziraat Bankası, VakıfBank ve Halkbank konut kredisi faiz oranlarını yüzde 0,99’a çekip vadeleri 180 aya uzatması ile birlikte vatandaşların aklına bu şartlar altında ‘Kira öder gibi’ ev sahibi olabilir miyiz? sorusu geldi ve yoğun ilgi gördü.

Kendi bütçesine ve yaşam standardına göre aylık kredi ödeme hesabı yapan vatandaşlar sayesinde, bir süredir beklemeye geçen Konut Piyasası hareketlendi.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30936

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İnşaat Sektöründe maliyet artışı duracak mı?

Acaba İnşaat Sektöründe maliyet artışı duracak mı? 2019 yılı Haziran ayı İnşaat Maliyet Endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,79 oranında düştü.

İnşaat Sektöründe maliyet artışı duracak mı?

İnşaat Sektöründe maliyet artışı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,10

Haziran ayında İnşaat Sektöründe maliyet artışı durdu. Sektörel bazda 2019 yılı Haziran ayı İnşaat Maliyet Endeksi, bir önceki ay olan Mayısa göre yüzde 0,79 oranında düşerken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,10 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 1,23 düşerken,
  • işçilik endeksi yüzde 0,22 oranında artış gösterdi.

Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 18,90, işçilik endeksi  yüzde 26,30 oranında artış gösterdi.

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 0,44 düştü

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,44 düşerken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,99 oranında arttı.

Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,72 düştü,
  • işçilik endeksi yüzde 0,17 arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 20,03, işçilik endeksi yüzde 26,44 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 1,94 oranında düştü

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,94 oranında düşerken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,24 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 2,87 düştü,
  • işçilik endeksi yüzde 0,39 oranında arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 15,41, işçilik endeksi  yüzde 25,79 oranında artış gösterdi.

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK 2019 yılı Haziran ayı inşaat maliyet endeksi verilerine bakıldığında, son 12 ayın toplamını içeren yıllık bazda yüzde 21,10 oranında bir artış olduğunu görüyoruz.

Yine Türkiye İstatistik Kurumu Konut Satış İstatistikleri, Haziran 2019 verilerine göre Haziran ayı konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde %48,6 oranında düşüş göstermiş.

Bir yandan konut satış rakamları düşerken, diğer yandan da inşaat maliyetlerinin artması sektör adına endişe verici bir görüntü çizmekte.

İnşaat Sektöründe maliyet artışı duracak mı?

Acaba inşaat maliyetlerinde Haziran ayında gerçekleşen bu cüzi düşüş, “artık inşaat yapım maliyetlerinde artışın durduğunun bir işareti” gözüyle bakılabilir mi? Türkiye ekonomisinin lokomotifi durumundaki İnşaat Sektöründe devam edecek bu maliyet düşüşü, ülkenin yıl sonu enflasyon hedefleri için de önemli bir kriter olacak.

Ekonomik durgunluğa bağlı olarak durma noktasına gelen konut satışları dolayısıyla mevcut konut stoğu ciddi rakamlara ulaşmıştı. Maliyetlerin düşmesi ile yarım kalan projeler tamamlanıp, yatırımların nakte dönüştürülmesi sağlanabilecek. Sektör temsilcileri, bu sayede inşaat sektöründe kısmi bir hareketlenme bekliyorlar.

Kamu bankalarının konut kredi faizlerini aylık yüzde 0,99’a çekip vadeleri 180 aya uzatması ile birlikte; “acaba kira öder gibi ev sahibi olabilir miyiz?” sorusu gündeme gelmişti. Kendi bütçesine ve yaşam standardına göre aylık kredi ödeme hesabı yapan vatandaşlar sayesinde, bir süredir beklemeye geçen Konut Piyasası hareketlendi.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30815

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Şirketler birer birer kapanıyor!

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği verilerine göre, 2019 yılı Temmuz ayında kapanan Şirketler yüzde 56.07 artmak suretiyle bin 119 oldu. Tasfiye edilen Şirket sayısı da bin 231.

Temmuz ayında Kurulan, Tasfiye edilen, Kapanan Şirketler

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), 2019 yılı Temmuz ayına ait Kurulan-Kapanan Şirketler ile ilgili istatistik verilerini açıkladı.

Kurulan Şirketler yüzde 57 arttı

TOBB’a göre, 2019 yılı Temmuz ayında kurulan şirket sayısı, Haziran ayına göre yüzde 57 artmak suretiyle 4 bin 584’ten 7 bin 197’ye yükseldi.

2019 Temmuz ayında kurulan şirket ve kooperatiflerin;

  • 2.635’i ticaret sektöründe, 
  • 1.062’si imalat sektöründe ve
  • 638’i inşaat sektöründe

olmuştur.

2019 yılı Temmuz ayında kurulan şirket sayısı, 2018 yılı Temmuz ayına göre yüzde 5.88 oranında arttı. Ocak-Temmuz döneminde kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11.9 azalmak suretiyle bin 173 oldu.

Tasfiye edilen Şirketlerde artış yüzde 29,04

2019 yılı Temmuz ayında tasfiye edilen şirket sayısı yüzde 29,04 artmak suretiyle bin 231 oldu. Bir önceki ayda tasfiyesi yapılan şirket sayısı 954 idi.

Kapanan Şirketler yüzde 56,07 arttı

2019 yılı Temmuz ayında kapanan şirket sayısı yüzde 56.07 artmak suretiyle bin 119 oldu. Bir önceki ayda kapanan şirket sayısı 717 idi.

2019 yılı Temmuz ayında kapanan şirket sayısı, 2018 yılı Temmuz ayına yüzde 22.7 arttı. Ocak-Temmuz döneminde kapanan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4.79 artmak suretiyle 6 bin 632 oldu.

2019 Temmuz ayında kapanan şirket ve kooperatiflerin;

  • 399’u toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı,
  • 221’i inşaat sektörü,
  • 111’i imalat sektöründen olmuştur.

1.204 adet Yabancı Ortak Sermayeli şirket kurulmuş

2019 yılı Temmuz ayında 1.204 Yabancı Ortak Sermayeli şirket kurulmuştur. Bunların;

  • 692’si Türkiye,
  • 92’si Suriye,
  • 72’si İran ortaklı olarak kurulmuştur.

2019 yılı Temmuz ayında kurulan şirketlerin;

  • 911’i Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret,
  • 498’i Gayrimenkul acenteleri,
  • 394’ü Lokantalar ve seyyar yemek hizmeti faaliyetleri

sektöründe kurulmuştur.

Yabancı Ortak Sermayeli olarak kurulan şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 82,46’sı yabancı sermayeli ortak payından oluşmaktadır.

Kurulan/Kapanan Şirketler

31/03/2009 tarihinde yapılan IV. İstatistik Konseyi’nde alınan karar gereğince, TÜİK tarafından açıklanan şirket, kooperatif ve gerçek kişilere ait işletmeler ile ilgili Kurulan/Kapanan Şirket İstatistiklerinin 5429 sayılı kanun uyarınca Resmi İstatistik kapsamında yayımlanma sorumluluğu 2010 yılı başından itibaren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne devredilmiştir.

Şirketler tek tek kapanıyor! başlıklı haber, www.sozcu.com.tr internet sayfasında 23 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Belediyeler; “Harç bitti, Yapı paydos!”

Belediyelere göre; “Harç bitti, Yapı paydos.” Türkiye İstatistik Kurumu, 2019 yılı Ocak-Haziran ayları arası Yapı İzin İstatistikleri verilerini açıkladı. Yapı Ruhsatı sayısı ilk altı ayda yüzde 60 oranında düştü.

Belediyelere göre; “Harç bitti, Yapı paydos.”

“Harç bitti, Yapı Paydos”

Ocak-Haziran arası verilen yapı ruhsatı sayısı yarıdan fazla düştü; harç bitti, yapı paydos. TÜİK 2019 yılı Ocak-Haziran ayları arası Yapı İzin İstatistikleri verilerine göre, yılın ilk altı ayında Belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatları bir önceki yıla göre şu oranlarda azaldı;

  • bina sayısı bazında yüzde 60,
  • yüzölçümü olarak yüzde 60,1,
  • yapı değeri olarak yüzde 50,
  • daire sayısı bazında yüzde 66,3
2019 yılı Ocak-Haziran ayları arası Yapı İzin İstatistikleri

Yapı ruhsatı verilen binaların toplam yüzölçümü 30,5 milyon metrekare

2019 yılı Ocak-Haziran ayları toplamında ruhsat verilen yapıların toplam yüzölçümü 30,5 milyon metrekare oldu. Bunun;

  • 13,6 milyon metrekaresi konut,
  • 11,7 milyon metrekaresi konut dışı ve
  • 5,2 milyon metrekaresi ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Yapı sahipliğine göre;

  • özel sektör 22,4 milyon metrekare,
  • devlet sektörü 7,4 milyon metrekare,
  • yapı kooperatifleri 673 bin metrekare.

Toplam 119 bin 982 daireden daire sayısına göre yapı ruhsatı alımı;

  • özel sektör 106 bin 448,
  • devlet sektörü 12 bin 80 ve
  • yapı kooperatifleri bin 454.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • İstanbul 4,9 milyon metrekare,
  • Konya 2,2 milyon metrekare,
  • Ankara 2 milyon metrekare.

Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Karabük, Iğdır ve Ardahan oldu.

Daire sayılarına göre;

  • İstanbul ili 20 bin 712 adet,
  • Konya 7 bin 380 adet,
  • Ankara 5 bin 889 adet.

Daire sayısı en az olan iller sırası ile Karabük, Ardahan ve Iğdır oldu.

Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların yüzölçümü %2,8 arttı

TÜİK verilerine göre 2019 yılının ilk altı ayında bir önceki yıla göre Belediyeler tarafından verilen Yapı Kullanma İzin Belgelerinin;

  • yüzölçümü yüzde 2,8 arttı
  • değeri yüzde 29,4 arttı
  • bina sayısı yüzde 10,9 azaldı
  • daire sayısı yüzde 2,5 azaldı.

2019 yılı Ocak-Haziran ayları toplamında Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen binaların toplam yapı yüzölçümü 80,1 milyon metrekare oldu. Bunun;

  • 45 milyon metrekaresi konut,
  • 18,3 milyon metrekaresi konut dışı ve
  • 16,7 milyon metrekaresi ise ortak kullanım alanını oluşturuyor.

Yapı sahipliğine göre

  • özel sektör 68,4 milyon metrekare,
  • devlet sektörü 10,1 milyon metrekare,
  • yapı kooperatifleri 1,6 milyon metrekare.

Toplam 389 bin 517 daireden daire sayısına göre ise;

  • özel sektör 354 bin 495,
  • devlet sektörü 28 bin 635,
  • yapı kooperatifleri 6 bin 387.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • 16,1 milyon metrekare İstanbul,
  • 8,1 milyon metrekare Ankara,
  • 3,3 milyon metrekare İzmir.

Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Ardahan, Tunceli ve Hakkari oldu.

Daire sayılarına göre;

  • İstanbul ili 83 bin 463 adet,
  • Ankara 29 bin 802 adet,
  • İzmir 19 bin 846 adet.

Daire sayısı en az olan iller sırası ile Ardahan, Hakkari ve Batman oldu.

Editörün Değerlendirmesi

2019 yılı Yapı Ruhsatı bazındaki ortalama yüzde 60’lık düşüş, inşaat sektörünün önümüzdeki bir – bir buçuk yılı durgun geçireceğini göstermektedir.

Bu süre zarfında gayrimenkul sektörü elindeki mevcut yapı stoğunu eritmeye çalışacak. Konut alımında yeniden bir talebin oluşması 2021 yılı ortalarını bulabilir.

Kur artışından dolayı özellikle dış kaynaklı hammaddeye ciddi oranda zam gelmeye devam ediyor. Taahhüt sektörü temsilcileri, inşaat yapım maliyetlerine yansıyan bu artışı, satış fiyatlarına yansıtamamakta. Bunda satışların durgun olmasının etkisi büyük.

Döviz kuru avantajı nedeniyle Yabancılar Temmuz ayında konut almaya devam etti. Ancak 4.192 adet gerçekleşen bu satış rakamı, toplam bir buçuk milyonu bulan yapı stoğunu eritmede oldukça yetersiz.

Ağustos ayı başında Kamu Bankalarının Konut Kredisi Faiz Oranlarını yüzde 0,99’a çekmesiyle, Konut Piyasası bir miktar hareketlendi.

Ancak sektörel anlamda ekonominin canlanması için güven ortamının tesis edilmesi ve özellikle yabancı yatırımcıların yeniden Türkiye’yi tercih etmesi gerekmektedir.

“İşin bu raddeye geleceği öncesinden belliydi”

MOTTO Mimarlık Mühendislik sahibi Mimar Mehmet Ali ARIKAN, bu durumun sürpriz olmadığını, işin bu raddeye geleceğinin daha yıl başından belli olduğunu ifade etti. Mimar Arıkan’a göre;

  • Yapı Denetim Sisteminde yılbaşından itibaren havuz sistemine geçilmesi,
  • Deprem Yönetmeliği’nde yapılan değişiklik ile statik proje ve zemin etüdü uygulamasının zorlaşması,
  • Danıştay kararı sonrası İmar Müdürlükleri’nin muallakta kalması,
  • Belediye personeli, Mimar ve Mühendislerin bu belirsizlik ortamında kararsızlık yaşaması,

gibi etkenler, zaten durma noktasına gelen konut satışları dolayısıyla yeni inşaat projelerinin ertelenmesini doğurdu.

Bu sebeple proje bürolarının işi durdu ve yeni yapı ruhsatı müracaatları yarıdan fazla azaldı. Yani, “Harç bitti, Yapı paydos.”

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30759

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Yabancılar Konut almaya devam ediyor!

Döviz kuru avantajı nedeniyle Euro ve Dolar cinsinden uygun hale gelen metrekare birim fiyatları sebebiyle Yabancılar Temmuz ayında da konut almaya devam etti.

Yabancılar Temmuz ayında da Konut almaya devam ettiler

2019 yılı Temmuz ayında yabancılar 4.192 adet konut satın aldı

Yabancılar Temmuz ayında 4.192 adet konut satın aldılar. Böylelikle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 46,7’lik bir artış gözlemlenmiş oldu. Yabancıya ev satışında ilk sırayı 1.903 konut satışı ile İstanbul alırken, Antalya 764 konut, Ankara 249 konut, Bursa 217 konut ve Yalova 177 konut satışı gerçekleştirmiş oldu.

Yabancılar içinde en çok Irak ve İran uyruklular konut satın alıyor

Türkiye genelinde 2019 yılı Temmuz ayında en çok konut satışı Irak vatandaşlarına gerçekleştirildi. Türkiye’den Irak’lılar 734 konut satın aldılar. Irak’ı, 464 konut ile İran, 219 konut ile Kuveyt, 218 konut ile Suudi Arabistan, 215 konut ile Suudi Arabistan takip etti.

Türkiye’de 2019 Temmuz ayında 102.236 Konut Satışı gerçekleşti

TÜİK‘e göre; Türkiye genelinde 2019 Temmuz ayında konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,5 oranında azalarak 102.236 adet oldu. 

2019 Haziran ayı konut satışları 61.355 adet olarak gerçekleşmişti. Konut satışlarında, İstanbul 17.276 konut satışı ve yüzde 16,9 oran ile en yüksek payı aldı. İstanbul’u, 9.491 adet ve yüzde 9,3 ile Ankara, 5.576 adet ve yüzde 5,5 pay ile İzmir takip etti. 10 konut ile Ardahan, 15 konut ile Hakkari, 66 konut ile Şırnak, konut satış sayısının en düşük olduğu iller oldu.

2019 Temmuz ayında İpotekli Konut Satışları yüzde 57 düştü

Temmuz ayı Türkiye geneli ipotekli konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 57 oranında düşerek, 13.064 adette kaldı. Böylelikle toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 12,8 olarak gerçekleşti.

İllere göre ipotekli konut satışlarında; İstanbul 2.143 adet ve yüzde 16,4 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde en yüksek ipotekli satış payının olduğu il yüzde 24,1 ile Artvin oldu.

İlk defa satılan Konut sayısı 38.931 oldu

İlk defa satılan konut sayısı Türkiye genelinde 38.931 oldu. Böylelikle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,4 azalmış oldu. İlk defa satılan konutların toplam konut satışları içinde payı yüzde 38,1 oldu. İlk satışlarda İstanbul 6.709 konut satışı ile en yüksek paya sahip olurken, ardından 3.035 konut satışı ile Ankara ve 2.012 konut satışı ile İzmir geldi.

İkinci el Konut Satışı 63.305 adet olarak gerçekleşti

İkinci el konut satışları Türkiye genelinde 63.305 adet olarak gerçekleşti. Bu sayı ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 azalma göstermiş oldu. İlk sırayı 10.567 konut ile yine İstanbul alırken, Ankara 6.456 ve İzmir 3.564 konut ile İstanbul’u takip eden iller oldular.

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK tarafından yayımlanan ‘2019 Temmuz ayı Konut Satışları’ istatistiki verileri ışığında bir değerlendirme yapmak gerekirse;
Satışlar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,5 oranında azalmış.

Temmuz ayında ilk defa satılan 38.931 konutun, mevcut yapı stoğunun eritilmesinde çok fazla etkili olamadığı görülmektedir.

Döviz kuru avantajı ile Yabancılar tarafından Temmuz ayında 4.192 adet konut satın alınmış. Bu satış rakamı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 46,7 oranında artış olduğunu gösteriyor.

İkinci el Konut Piyasası hareketlendi

Temmuz ayında satışı gerçekleştirilen ikinci el konutun toplam konut satışlarındaki payı yüzde 61,9‘a tekabül etmektedir. Temmuz ayında ikinci el konut piyasasında bir hareketlenme yaşandığını söyleyebiliriz.

Gayrimenkul sektörü uzmanları, Ağustos ayı başında Kamu Bankaları tarafından konut kredisi faiz oranlarının yüzde 0,99‘a çekilmesinin, kira öder gibi ev sahibi olmak isteyen vatandaşlar tarafından olumlu karşılandığını ifade ediyorlar.

Sektör temsilcileri, bu oranların uzun zamandır alım için fırsat kollayanlar tarafından değerlendirileceğini, konut satışlarının Ağustos ayında daha da yüksek seyredeceğini ön görmekteler.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30880

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Dünya Bankası: “Türkiye, Kaynak Dağılımı düzenlemesi yapmalı.”

Dünya Bankası (The World Bank), Türkiye’de kaynakların verimsiz sektörlere gittiğini, yapılması gerekenin kaynak dağılımı düzenlemesi olduğunu ifade etti.

Türkiye’de Kaynak Dağılımı düzenlemesi yapılmalı

“Büyüme için Yapısal Reform şart”

Dünya Bankası (The World Bank), Türkiye’nin büyümesi ile ilgili analizlerini içeren bir rapor yayımladı. Öne çıkan sektörleri baz alarak yaptığı analizinde Dünya Bankası şunları ifade etti; “Türkiye, uzun dönemli büyümesinde firma ve sektör düzeyinde kaynak dağılımı kavramını yeniden tasarlamak zorunda. Türkiye son dönemde yakaladığı büyüme rakamları ile gelişmiş ülkelere yakınsamada başarı sağladı. Ancak son dönemde yapısal dönüşüm ihtiyacının yeterince karşılanmaması sebebiyle, sürdürülebilir büyüme için yeni adımlar atılması gerekiyor.”

‘Türkiye’de firma verimliliği ve ekonomik büyüme’

‘Türkiye’de firma verimliliği ve ekonomik büyüme’ başlıklı raporunda Dünya Bankası, “Firma düzeyinde yürütülen analizler, Türkiye’deki kaynakların verimliliği düşük, dolayısıyla kalkınmaya yeterince destek sağlayamayacak sektörlere kaydığını göstermektedir” dedi.

DB, kaynak dağılımı stratejisinin; imalat sanayii ve bilişim gibi yüksek katma değer sağlayacak sektörleri hedeflemesi gerektiğini vurguladı. Rapora göre, verimlilik artışı, inovasyon ve ticari değer açılarından en büyük potansiyeli; temel ilaç sanayi, kimyasallar, motorlu taşıtlar ve ulaştırma ekipmanları taşıyor.

Dünya Bankası’na göre, Türkiye’nin işgücü piyasaları, inovasyon, finans sektörü ve beşeri sermaye alanlarında gelişmiş ülkelere kıyasla düzenleme geriliği bulunuyor. Rapora göre, bu alanlardaki zayıflık, firma ve kurumların verimliliğini olumsuz etkilemekte. Bu da kaynakların daha verimli sektörlere ve firmalara gitmesini engellemekte.

“Kaynak Dağılımı düzenlemesi yapılmalı”

Dünya Bankası raporunda, yapılması gerekenlere yönelik tespitlerde bulunuldu; “Türkiye özel sektörde hala inovasyon süreçlerinde çok geri durumda. Bu sebeple Kaynak Dağılımı alanında iyileştirmeler yapılması gerekiyor. TÜBİTAK ve KOSGEB’in hibe programları kısmı iyileşme sağladılar ancak sürdürülebilirlik açısından riskler bulunmakta. Hibe ve kaynaklar sadece AR-GE ve inovasyonla sınırlı olmamalı. Kaynak Dağılımı planlamasında; iş yapmanın etkinliğini artırma, güçlü büyüme, yenilikçilik potansiyeli olan firmalar da göz önünde bulundurulmalı.”

“Yetenekli İnsan Kaynakları iş gücüne olan talep arttırılmalı”

Raporda, Türkiye’de yetenekli insanlara olan talebin zamanla artmakla birlikte, insan kaynakları alanındaki talebin yavaş oranlı yükseldiği belirtildi. Raporda, yetenekli iş gücüne olan talebi artırıcı politikalar önerildi.

Dünya Bankası devamında; “Türkiye’de yüksek beceri ve teknoloji gerektiren sektörlerde az sayıda firma piyasanın büyük kısmını elde etmiş durumda. Genel olarak rekabet artmış ancak bu karlılığa, istihdama ve verimliliğe yeterince yansımamış.” dedi.

Raporda bu alanda şu öneriler dile getirildi;

  • piyasaya giriş ve çıkışların kolaylaştırılması,
  • tekelcilik karşıtı yasaların güçlendirilmesi,
  • hizmet sektörüne yabancı sermaye girişine yönelik kısıtların azaltılması,
  • verimliliği düşük firmaların sektörden çıkışının kolaylaştırılması.

Dünya Bankası: Türkiye’de kaynaklar verimsiz sektörlere gitti, büyüme için yapısal reformlar şart başlıklı haber, www.t24.com.tr internet sayfasında 19 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.