Bakü-Tiflis-Kars Demir yolu rayları da kıtaları da birleştirdi!

Ray açıklığı farkının giderilmesi amaçlı, Türkiye’nin ilk çift ekartman rayı; Bakü-Tiflis-Kars Demir yolu güzergahındaki Kars Lojistik Merkezi’nde döşeniyor.

Bakü-Tiflis-Kars Demir yolu amacı; Türkiye’ye trenle gelen yüklerin kesintisiz şekilde Avrupa’ya ulaştırılması.

Bakü-Tiflis-Kars Demir yolu güzergahının amacı; Rusya, Azerbaycan ve Kazakistan gibi ülkelerden Türkiye‘ye trenle gelen yüklerin, kesintisiz şekilde Avrupa’ya ulaştırılması. Asya ile Avrupa‘yı birbirine bağlayan en önemli hatlardan Bakü-Tiflis-Kars demir yolundaki ray açıklığı farkının giderilmesi için, Türkiye’nin ilk çift ekartman rayı Kars Lojistik Merkezi’nde döşenmeye başlandı.

Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demir yolu hattı güzergahındaki Rusya, Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan gibi ülkelerde 1.520 milimetre genişliğinde ray hattı kullanılırken, Türkiye ve Avrupa’da 1.435 milimetre standartlarında raylar kullanılmakta. Ray aralığı farkı sebebiyle trenler hattın kesişme noktası olan Gürcistan’ın Ahılkelek kentinde buluşuyor.

Türkiye üzerinden gerçekleştirilen yük taşımacılığını da etkileyen bu sorunun giderilmesi amacıyla, Asya’dan gelen trenlerin ulaştığı Kars Lojistik Merkezi ile Ahılkelek arasında yeni bir hat teşkili çalışması başlatıldı. Türkiye’de ilk çift ekartman rayı döşenen proje tamamlandığında, bu hattaki raylar hem 1.435 milimetre hem de 1.520 milimetre aralığında olacak.

Kıtalar arası Yük Taşımacılığı artacak

Asya ile Avrupa arasındaki raylı sistemlerin birbirine entegre edilmesi ile en başta kıtalar arası trenle yük taşımacılığında ticaret hacminin artması bekleniyor. Diğer yandan da demir yolları bağlantılı olarak Türkiye ile Rusya arasındaki yatırım ve ticaret hacminin genişletilmesi hedefleniyor.

AK Parti Kars Milletvekili ve Eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin birçok yerinde lojistik merkezlerin planlandığını ifade etti. Arslan, yapımı tamamlanan 18 lojistik merkezinden biri olan Kars Lojistik Merkezi’nin Türkiye’nin lojistik gelişimine katkı sağlayacağını ifade etti.

Arslan; “Çin’den, Kazakistan’dan gelen tahıllar, Kars Lojistik Merkezi’ndeki 45 bin tonluk tahıl silolarında stoklanabilecek, buradan Avrupa’ya, Asya’ya ve Uzak Doğu’ya kadar gidebilir hale gelecek. Başlangıçta 500 kişinin istihdam edileceği Kars Lojistik Merkezi, bölgenin lojistik üssü olacak.” dedi.

Asya ve Avrupa’dan gelen yükler Kars’ta aktarılacak

Türkiye’deki ray sisteminin Avrupa standartlarında olduğunu ifade eden Arslan; “Ülkemizin dahil olduğu standartta ray aralığı 1.435 milimetre. Bizim standardımız Rusya’dan farklı. Eski Sovyetler Birliği coğrafyasındaki rayların aralığı 1.520 milimetre. Kars Lojistik Merkezi’ni bu 2 standarda birden kavuşturup, Kars’ta trenden trene aktarma yapılarak Sovyetler Birliği coğrafyasına gidebilmesini hedefledik. Türkiye’de ilk defa uygulanan sistemle, hem bin 435 milimetre ray aralığına hem de bin 520 milimetrelik ray aralığına sahip olacak merkeze her iki tarafın trenleri de gelip, yük aktarımını yapabilecekler. Bu çok önemli bir avantaj, birçok tren yolu yüklerinin, kara yoluna aktarılmadan, kesintisiz olarak taşınabilmesini sağlamış olacak.” dedi.

Arslan, devamında; “Bu sistem sayesinde Asya’dan, Uzak Doğu’dan, Rusya’dan, Sovyetler Birliği coğrafyasından gelen bütün yüklerin Kars üzerinden sadece tren değişikliği yaparak Avrupa’nın herhangi bir yerine gidebilmesini sağlanacak.” şeklinde ifade etti.

Çin’in ‘Tek yol, Tek kuşak’ Projesi

Aslan sözlerini şöyle tamamladı;

“Bir diğer özelliğimiz daha var ki o da; üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak, Türkiye’nin herhangi bir limanına Kars’tan yükleri demir yoluyla gönderme, oradan da gemilerle Afrika, Amerika da dahil olmak üzere başka kıtalara gönderebilme şansına sahip olacağız. Çin’in ‘tek yol tek kuşak’ projesi var. Bu, birçok ülkenin de içinde yer aldığı bir proje.

Gerek Bakü-Tiflis-Kars demir yolu projesi, gerekse Kars Lojistik Merkezi ile Türkiye güzergahındaki orta koridoru geliştirerek, ‘tek yol tek kuşak’ projesini tamamlar hale geliyoruz. Bu proje Türkiye’yi taşımacılığın üs merkezi haline getirecek çok önemli fonksiyon üstlenecek.”

Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hem kıtaları hem rayları birleştirdi başlıklı haber, hurriyet.com.tr internet sayfasında 31 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Boğaziçi İmar Kanunu değişiyor, ‘Boğaziçi Başkanlığı’ geliyor!

Direk Cumhurbaşkanı’na bağlı ‘Boğaziçi Başkanlığı’ kurulacak. İstanbul Boğazı’nın imarı ile ilgili yetkili kurum olan Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nü de fesheden yeni düzenleme geliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yetkileri elinden alınıyor

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre; Boğazlarda artık yeni kurulacak Boğaziçi Başkanlığı ile iki yeni kurul söz sahibi olacak. Direk Cumhurbaşkanı’na bağlı olacak Başkanlık ve kurul üyelerini de yine Cumhurbaşkanı atayacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, Boğaziçi Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören 28 maddelik sürpriz bir kanun teklifi taslağı hazırlandığı bilgisi paylaşıldı.

Taslak düzenleme ile, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile boğazdaki 4 ilçe belediyesine ait tüm yetkilere son verilmiş olacak.

‘Boğaziçi Başkanlığı’ ile Boğaz imara mı açılıyor?

Yeni düzenleme taslağına göre Boğaziçi Başkanlığı, İstanbul Boğazı‘ndaki imar ve cins değişiklikleri dahil olmak üzere her türlü yetkiyi kullanabilecek.

Görüşe açılan teklif taslağı ile birlikte boğazda;

  • yapılaşmanın artacağı,
  • boş alanların dolacağı ve
  • yabancı yatırımcıların yatırıma başlayacağı

yönünde endişe oluştu. Yeni düzenlemeyle;

  • Boğaziçi İmar Yüksek Koordinasyon Kurulu,
  • Boğaziçi İmar İdare Heyeti ve
  • Boğaziçi İmar Müdürlüğü kaldırılacak.

BİYK Kurulu, boğaziçindeki;

  • yerleşme ve yapılaşmanın planlaması,
  • koordinasyonu,
  • imar uygulamalarının yapılması ve denetlenmesi konularında yetki sahibi idi.

Dolayısıyla iptal edilecek sözkonusu kurullardaki bakanların, idare heyetinde bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nün yetkileri elinden alınmış olacak.

Bu iptal edilecek 3 kurum yerine şu kurumlar kurulacak;

  • Boğaziçi Başkanlığı,
  • Boğaziçi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ve
  • Boğaziçi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Düzenleme Kurulu.

Olağanüstü yetkili Boğaziçi Başkanlığı

Merkezi İstanbul’da, kamu tüzel kişiliğini sahip özel bütçeli bir kurum olan Boğaziçi Başkanlığı, olağanüstü yetkilerle donatılacak ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlanacak. Başkan ve 3 yardımcısının Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı başkanlık, kısa süre içerisinde 160 memur ve 50 işçiyi işe alıp faaliyetlerine başlayacak.

Yeni kurulacak başkanlık, boğazlarda şu kritik yetkilerle donatılacak;

  • parselasyon planı,
  • arazi düzenlemesi,
  • trampa,
  • kamulaştırma,
  • ihdas,
  • alan düzeltme,
  • cins değişikliği,
  • taksim,
  • terk v.s.

Boğaziçi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma ve Düzenleme Kurulları

Diğer 2 kurul, Cumhurbaşkanı tarafından atanacak 11 üyeden oluşacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Boğaziçi Başkanlığı ve diğer 2 kurul aracılığı ile boğazlardaki şu konularda yetki kullanıp uygulama yapacak;

  • yapılaşma,
  • imar düzenlemeleri,
  • yıkım,
  • kentsel dönüşüm ve
  • denetim v.s.

İstanbul Boğazı’nın görünümü değişir mi?

Mevcut yetkili kurumların yetkilileri, yasa taslağını yorumlarken; yapılan değişikliklerle İstanbul Boğazı’nın imara açılma olasılığı yönünde kaygılarını ifade ettiler.

Yetkililer, diğer bir konunun da boğazlarda yüzde 60’a yakı kaçak olan mevcut yapıların, yeni düzenleme ile birlikte, yıkılıp yerine yeni binaların yapılabilme olasılığı olduğunu ifade ettiler.

Yetkililer, yeni düzenlemeyle boğazın yerli ve yabancı büyük müteahhitlerin akınına uğrayacağı, boğazın görünümünün büyük ölçüde değişeceği yönünde endişelerini dile getirdiler.

Boğaz imara mı açılıyor? başlıklı haber, Erdoğan SÜZER tarafından sozcu.com.tr internet sayfasında 30 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Deprem sonrası DASK ilgi odağı oldu!

Marmara Denizi’nde 26 Eylül ve sonrası peşpeşe meydana gelen depremler sonrası DASK vatandaşın ilgi odağı oldu. Konutların yarıdan fazlası sigortalı.

Deprem sonrası DASK 1,4 milyon TL’lik ödeme yaptı

Marmara Denizi Silivri açıklarında 26 Eylül’de meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem ve takiben gerçekleşen sarsıntıların ardından DASK tarafından vatandaşlara yaklaşık 1,4 milyon TL’lik ödeme gerçekleştirildi.

TRTHaber’in DASK’ın internet sitesinden derlediği bilgilere göre, 26 Eylül 2019‘da Silivri açıklarında 5,8 büyüklüğünde meydana gelen depremi takiben DASK, hızla hasar ihbarlarını almaya ve hasar tespit çalışmaları için eksper görevlendirmelerini yapmaya başladı.

25 Ekim itibarıyla İstanbul başta olmak üzere Tekirdağ, Kocaeli, Bursa ve Balıkesir’den Zorunlu Deprem Sigortası poliçesi için Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK)’a 10 binden fazla hasar ihbarı geldi.

DASK tarafından şu ana kadar ödenen miktar 1,4 milyon TL olup, hasar tespit çalışmaları da devam etmektedir. Kurulduğu günden bu yana DASK, toplam 26 bin hasar için 193 milyon TL tazminat ödedi.

Konutların yarıdan fazlası DASK’lı

İstanbul’daki 3 milyon 682 bin 450 konuttan depreme karşı sigortalanan konutların sayısı 2 milyon 421 bin 859. İstanbul’da Zorunlu Deprem Sigortası poliçesi sahibi olanların oranı yüzde 66’yı buldu.

İşte başlıca illerin Zorunlu Deprem Sigortası poliçe oranı;

  • Tekirdağ’da yüzde 80,
  • Kocaeli’nde yüzde 66,
  • Balıkesir’de yüzde 58 ve
  • Bursa’da yüzde 57.

Türkiye geneli Zorunlu Deprem Sigortası yaptıranların oranı; 17 milyon 682 bin 80 konut ile yüzde 53’e tekabül etmekte.

Hasar ihbarları AloDask125 çağrı merkezine

DASK’ın resmi internet sitesi ‘www.dask.gov.tr‘ üzerinden yaptığı duyuruda, eksperlerin hasar tespiti için sigortalı konutlara gönderildiği ve bu konudaki çalışmaların devam ettiği belirtildi.

DASK tarafından yapılan açıklamada; 26 Eylül ve takip eden günlerde gerçekleşen depremlerden sonra oluşan hasarlı binalara düzenlenecek yeni sigorta poliçelerine ait hasarların teminat kapsamı dışında değerlendirileceği kaydedildi.

Hasar ihbarları AloDask125 çağrı merkezi veya sesli yanıt sistemi ve internet sitesi üzerinden yapılabilmektedir.

Depremin ardından DASK’tan 1,4 milyon TL’lik ödeme başlıklı haber, trthaber.com internet sayfasında 27 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

“Köyler ve Yaylalar da Ruhsata tabi olacak”

Bakan Kurum ‘Uluslararası İnşaat Çalıştayı’ açılışında yaptığı konuşmada; “Köyler ve Yaylalar da İnşaat Ruhsatına tabi olacaklar. Bu konuda mecliste yeni bir düzenleme üzerinde çalışıyoruz.” dedi.

“Köyler, Yaylalar ve Doğal Sit Alanlarında da inşaatlar ruhsata tabi olacak”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Antalya’nın Serik ilçesi Belek Turizm Bölgesi’ndeki bir otelde düzenlenen ‘Uluslararası İnşaat Çalıştayı’ açılışında bir takım bilgiler verdi. Bakan Kurum; “Kaçak yapılaşma ile mücadele etmek adına, köyler, yaylalar ve doğal sit alanlarımızda yapılacak yapıların da mühendislik hizmeti alması münasebetiyle valilik kanalıyla ruhsatlandıracağız. Yerleşim birimleri dışında, ruhsatı ve proje onayı olmayan inşaatların yapılmasına müsaade etmeyeceğiz.” dedi.

Kurum devamında şunları söyledi; “Vatandaşımızdan köylümüzden buna ilişkin herhangi bir harç alınmadan sadece onun can ve mal güvenliğini temin edebilmek amacıyla ruhsata ve mevzuata uygun yapıların valilik onayına müteakip inşaatların yapılmasına müsaade edilecek.”

“Kaçak yapılaşma konusunda asla taviz vermeyeceğiz”

Bakan Kurum, kaçak yapılaşmanın önüne geçme konusunda yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kurum, TBMM’de inşaat ve müteahhitlik sektörünü yakından ilgilendiren, imar ve kaçak yapılaşmayla mücadele noktasında yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Mecliste yapılacak düzenlemeyle planlamada şeffaflığın sağlanmasının amaçlandığını ifade eden Kurum, elektronik işlem numarasına geçileceği bilgisini verdi. Kurum; “Bu numarayla artık tüm imar planlarımız aynı genel müdürlük çatısı altında dijital olarak görülecek. Kentlerimiz imar planlarını adaletli bir şekilde yapacak ve aynı çerçevede dijital olarak askıya çıkaracak.” dedi.

Kaçak yapı ile mücadele konusunda asla taviz verilmeyeceğini ifade eden Kurum, Bakanlık görevlilerinin kaçak yapıları havadan ve karadan denetlemeye devam edeceğini, 2 binden fazla imar denetçisi ile kaçak yapılara müdahale ettiklerini dile getirdi.

“İmar Mezvuatına aykırı Yapılara yaptırım gelecek”

Kurum, TBMM’de yapılacak kanun düzenlemesi ile imar mevzuatına aykırı yapılara da bir yaptırım geleceğini vurguladı. Kurum, sözlerine şöyle devam etti;

“İmar mevzuatına aykırılığın tespitini takiben gayrimenkul hakkında Tapu Dairesi’ne yazı gönderilmek suretiyle, tapuya ‘satılamaz’ ve ‘kiralanamaz’ şerhi konulacak. Bu da, kaçak yapılaşmayı tamamen bitirecek devrim niteliğinde çok önemli bir çalışma.”

30 Ekim’e kadar devam edecek Çalıştay’da Kurum, Metropol şehirdeki imara aykırı yapıyla Anadolu’nun ücra bir köşesindeki aynı sınıftaki imara aykırı yapıya aynı ceza uygulandığını anımsattı. Kurum, yapılacak yeni düzenlemeyle emlak vergisi değerini esas alan cezalandırma sistemiyle daha adil bir sisteme geçileceğini bildirdi.

Köy ve yaylalardaki inşaatlarda da ruhsat şartı aranacak başlıklı haber, trthaber.com internet sayfasında 27 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

TMSF; “Dumankaya ve Fi Yapı’da mağdur olan 8 bin kişi var!”

TMSF Başkanı Gülal; “Dumankaya ve Fi Yapı’da şu ana kadar oluşan 8 bine yakın kişinin mağduriyetlerini gidermeye çalışıyoruz.” dedi.

“Şirketler bizim milli şirketlerimiz, cezalandırılmaları sözkonusu değil.”

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal, TMSF olarak Dumankaya ve Fi Yapı’da şu ana kadar oluşan 8 bine yakın kişinin mağduriyetlerini gidermeye çalıştıklarını ifade etti.

Başkan Gülal, TMSF’nin çalışmaları ve hedeflerine ilişkin bulunduğu açıklamada, bünyelerindeki şirketlere, devraldıkları andan itibaren milli servet gözüyle baktıklarını ifade etti.

Devraldıkları şirketlerde bir gerileme öngörmediklerini ifade eden Gülal, bu şirketlerle katma değer üretmeye ve istihdam oluşturmaya devam ettiklerinin altını çizdi.

“Devraldığımız günden bugüne kadar TMSF tarafından yönetilen şirketlerde irtifa kaybı olmaması için çaba sarfettik.” diyen Gülal, şirket sahiplerinin hukuk karşısında hesap vermesi gerektiğini, ancak milli servet niteliğindeki bu şirketlerin cezalandırılmasının sözkonusu olmadığını vurguladı.

“Dumankaya ve Fi Yapı’da 8 bine yakın mağdur var”

Gülal yaptığı açıklamada; “Kayyum atanan Dumankaya şirketinde yaşanan mağduriyetlerin çözümü için çalışmalarımız devam etmektedir. Dumankaya, bizim özel olarak ilgilendiğimiz gruplardan bir tanesidir. İnşaat sektöründeki genel sıkıntı dolayısıyla proje planlanandan biraz daha yavaş ilerlemekte. Ciddi sayıdaki mağdurun mağduriyetlerinin önümüzdeki süreçte giderilmesi için çalışmalarımız sürüyor. Mozaik projesi Alman konsorsiyumu tarafından tamamlanmak suretiyle 400 kişi dairesini alma aşamasına geldi. Diğer taraftaki çalışmalar da devam etmekte.” dedi

Fi Yapı’daki mağduriyetin 2008’den itibaren oluştuğunu ifade eden Gülal, TMSF’nin devreye girmesi ile birlikte mülk sahipleri umutlandılar. Fi Yapı’daki mağduriyet kesinlikle devlet ya da TMSF kaynaklı değil. 5 bin küsür mağduru olan Fi Yapı’nın parası yok ancak aktifinde Dikili’de bir adası var. O adaya Almanlar tarafından turizm ve sağlık merkezi kurmak üzere proje hazırlanıyor. O proje para kazanmaya başlayınca, mağduriyetlerin büyük kısmı giderilecek.

 “Adnan Oktar’ın şirketlerinin çoğunun içi boş”

Başkan Gülal, Adnan Oktar ve grubuna yönelik soruşturmaya da değinerek, “Adnan Oktar’dan devralınan 86 şirketin birçoğunun içi boş. Sadece 6-7 şirket faal durumda.” şeklinde ifade etti.

8 bin kişinin mağduriyeti giderilecek başlıklı haber, trthaber.com internet sayfasında 26 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Kaçak Yapılara 2 bin Personel ile müdahale ediyoruz!

ÇŞB Bakanı Murat Kurum, İmar Denetçisi Eğitimi’nde önemli açıklamalarda bulundu; “İmara aykırı yapılar yıkılacak. Kaçak Yapılara şerh konulacak. Ne satılabilecekler ne de kiralanabilecek.”

Tapu Kayıtlarına şerh konacak

Hurriyet‘in yaptığı habere göre; yeni bir düzenleme yapılacağı bilgisini veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, yönetmelik yürürlüğe girdikten sonra; ruhsat eklerine aykırı bir şekilde başlayan kaçak yapılara ait tapu kayıtlarına, bu ruhsatsız yapıların satılamayacağı ve kiralanamayacağına ilişkin şerh koyacaklarını bildirdi.

İstanbul’da mevzuata aykırı 8 bin 963 Yapı Kayıt Belgesi var.

Kurum, İstanbul ile alakalı özel bilgi verdi; “İstanbul’da 352 bin yapı kayıt belgesi düzenlendi. Bunun 8 bin 963’ü, imar barışına, mevzuata aykırı. Bunların denetimlerine titiz bir şekilde devam ediyor, Yapı Kayıt Belgelerini iptal ediyoruz. Bu konuda talimatım net; mevzuata, kanuna aykırı hiçbir uygulamaya izin verilmeyecek.”

Belediyelere de çağrıda bulunan Kurum; “İllerimizde, ilçelerimizde imara aykırılıklarla mücadeleyi aralıksız olarak sürdürelim. Çünkü bu ülkenin bütün doğal güzellikleri, belediyelerimizin sorumluluk alanında yer alıyor. Bu doğal güzellikleri korumak durumundayız.”

“2 bin İmar Denetçimiz Kaçak Yapılara karşı mücadele edecek”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum kaçak yapılara ilişkin bilgi verdi. Kurum; “Doğal sit alanlarımızda, yaylalarımızda, koylarımızda, kıyılarımızda olası ve mevcut kaçak yapılaşmaya karşı mücadele ediyoruz.

Salda Gölü çevresi “Özel Çevre Koruma Bölgesi”

Bakan Kurum, Salda Gölü’nü ve çevresini “Özel Çevre Koruma Bölgesi” ilan ettiklerini söyleyerek, Salda’nın etrafında bulunan tüm yapıları kaldırdıklarını, bu bölge içinde hiçbir şekilde betona, asfalta, herhangi bir yapılaşmaya müsaade etmediklerini dile getirdi.

Özellikle KapadokyaAyderUzungölSalda ve Bodrum‘da kaçak yapılaşmaya hiçbir şart altında müsaade etmiyoruz, etmeyeceğiz. Kaçak yapılar ile mücadelemiz devam edecek.

Bu çerçevede şu anda bin 110 olan imar denetçi sayımızı 2 katına çıkardık. 2 bin 100 imar denetçimizle kaçak yapıları, imara, plana, ruhsata aykırı yapılaşmaları tespit edeceğiz ve kararlı bir şekilde bu yapıların yıkımını gerçekleştireceğiz” dedi.

“Millet Bahçesi projeleri ile kişi başı yeşil alan miktarını 15 metrekareye çıkaracağız”

Bakan Kurum sözlerine Millet Bahçesi projelerinden bahsederek devam etti;

”Ülkemizde kişi başı yeşil alan miktarı şu an için 8 metrekare. Bu miktar gelişmiş ülkelerde 15-20 metrekareleri buluyor. Biz Millet Bahçesi projeleri ile birlikte 2023’e giden yolda şehirlerimizin yeşil alan miktarını 15 metrekareye çıkarmayı planlıyoruz. Millet Bahçelerini biz sadece illerimizde ve il merkezlerimizde değil, ilçe merkezlerinde de yapıyor ve bu suretle ülkemize yeni güzellikler kazandırıyoruz.” dedi.

Kaçak yapılara ilişkin 2 bin personelli denetim başlıklı haber, ntv.com.tr internet sayfasında 25 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

2019 yılı Ekim ayı İSGE yüzde 8,3 arttı!

Mevsim etkilerinden arındırılmış 2019 yılı Ekim ayı İSGE, yüzde 8,3 oranında artarak 65,1 değerine yükseldi. İnşaat Sektörü Güven Endeksi bir önceki ayda 60,1 olarak gerçekleşmişti. 

2019 yılı Ekim ayı İSGE, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Bu istatistiki verilere göre Eylül ayı İnşaat Sektörü Güven Endeksindeki yükselme eğilimi, Ekim ayında da devam etti.

İnşaat Sektörü Güven Endeksi (İSGE) Ekimde 65,1’e yükseldi

Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 60,1 iken, Ekim ayında yüzde 8,3 oranında artmak suretiyle 65,1‘e çıktı.

İnşaat sektöründe bir önceki aya göre;

  • alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi yüzde 9,1 artarak 48,4 oldu.
  • toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 7,9 artarak 81,8 değerini aldı.

2019 yılı Ekim ayı İSGE ile ilgili açıklama

Sektörel güven endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörel bazda mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

Editörün Değelendirmesi

İnşaat sektörü güven endeksi, bir önceki ay olan Eylül ayında yüzde 8,3 oranında artış göstererek 60,1 seviyesine yükselmişti.

Haziran ayında kısmı yükselişe geçen İSGE, yükselişini Ekim ayında da sürdürdü.

Yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) seçimlerinin sonuçlanmasını takiben Türkiye, seçim ekonomisinden sıyrılıp, normal gündemine döndü.

Merkez Bankası, politika faizini 250 baz puan indirdi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Ekim ayı toplantısının ardından, merakla beklenen faiz kararını açıkladı. Böylece, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, haftalık repo faizini 250 baz puan indirdi.

Böylelikle TCMB, Murat Uysal başkanlığındaki üçüncü toplantısında toplamda 1000 baz puan, yani 10 puan faiz indirmek suretiyle, politika faizini yüzde 16,5’ten yüzde 14’e indirmiş oldu.

Kamu bankalarının konut kredisi faiz oranlarını aylık yüzde 0,99’a çekmesini takiben, ilerleyen günlerde özel bankaların da düşüşe gitmesi bekleniyor.

Nitekim Türkiye’de;

Uzmanlara göre Ağustos ve Eylül ayları konut satışlarındaki bu olumlu gelişmenin, yıl sonuna kadar devam etmesi bekleniyor.

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30938

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Güneş Enerjisi ile 30 yılda 18 milyar dolar ülkemizde kalacak!

GENSED Başkanı Demirdağ, ‘Solar İstanbul 2020 Konferans ve Fuarı’ için gerçekleştirilen toplantıda; “Güneş Enerjisi Santralleri ile 30 yıllık ekonomik ömürlerinde, ithal yakıtlara harcanabilecek 18 milyar doları ülkemizin kasasında tutmuş olacağız.” dedi.

11-13 Mart 2020’de Türkiye’de ilk kez TG Expo Uluslararası Fuarcılık ve GENSED tarafından “Solar İstanbul 2020 Konferans ve Fuarı” düzenlenecek. Sözkonusu organizasyon için gerçekleştirilen toplantıya, TG Expo Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Akyıldız, Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü Yönetim Kurulu Üyesi Kerim Gazioğlu ve Güneş Enerjisi Yatırımcıları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Erinç Kısa, Konar Enerji Üst Yöneticisi ve GENSED Başkan Yardımcısı Tolga Özdemir katıldı.

Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED)

Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücünün 5 bin 600 megavatı bulduğunu belirten GENSED Başkanı Halil Demirdağ, güneş enerjisinde bin megavatlık kurulu gücün yılda 110 milyon dolarlık gaz ithalatını önlediği bilgisini verdi. Demirdağ, ekonomik ömürlerinin 30 yıl olduğu öngörülen güneş enerjisinde, mevcut kurulu güçle bu süre zarfında ithal yakıtlara harcanabilecek 18 milyar doların ülkemiz kasasında tutulacağının altını çizdi.

Toplantıda yaptığı konuşmada Demirdağ; “Geleceğin Yeni Teknolojileri’ temasıyla düzenlenecek bu fuarda tüm sektörü bir araya getirmeyi hedefliyoruz.” dedi.

2014’te güneş enerjisindeki kurulu gücün 40 megavat seviyesinde olduğunu anımsatan Demirdağ, Türkiye’nin bu süreçte güneş enerjisinde büyük gelişme kaydettiğini aktardı.

Hedef 40 bin megavat

Demirdağ devamında; “5 bin 600 megavatı bulan şu anki güneş enerjisi kurulu gücü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımızın da açıkladığı üzere, planlanmış yatırımlarla birlikte 40 bin megavat kapasiteye kadar ulaşılabileceğini öngörüyoruz.” dedi.

Yerli Üretim desteklenmeli

Demirdağ, Türkiye’de şu anda kullanılan güneş panellerinde önemli yerlilik oranına ulaşıldığını dile getirerek, yerli enerji sektöründeki potansiyelin desteklenmek suretiyle yatırıma dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

Sektörün bu panelleri yalnızca Türkiye’de kullanmadığını ifade eden Demirdağ, aynı zamanda pek çok ülkeye de ihracat yaparak ekonomiye katkı sağladığının altını çizdi.

Türk şirketlerinin, İspanya, Ukrayna, Polonya gibi ülkelerde güneş enerjisi yatırımlarına başlamak suretiyle, uluslararası sermayeden pay almaya başladıklarını söyledi.

Güneş enerjisiyle 30 yılda 18 milyar dolar ülkede kalacak başlıklı haber, aa.com.tr internet sayfasında 22 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Ankara Güney Ekolojik Koridoru 5 bölümden oluşacak!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ‘Ankara Güney Ekolojik Koridoru’ ile ilgili kararını verdi. Bakanlık kararına göre ekolojik koridor 5 bölümden oluşacak.

Kanal Ankara, Eymir Gölü, Gölbaşı Millet Bahçesi, Mogan Gölü ve Gölbaşı Arboretumu

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un talimatıyla başlayan ‘Ankara Güney Ekolojik Koridoru’ ile ilgili çalışmalarda detaylar ortaya çıktı.

Ankara Güney Ekolojik Koridoru, yeşil aks üzerinde bulunan şu 5 bölümden oluşacak;

  1. Kanal Ankara,
  2. Eymir Gölü,
  3. (Gölbaşı) Ankara Millet Bahçesi,
  4. Mogan Gölü ve
  5. Gölbaşı Arboretumu

Ankara Güney Ekolojik Koridoru bölümleri

1- Kanal Ankara

Kanal Ankara projesi 7 etaptan oluşacak ve Aşağı İmrahor, Orta İmrahor, Yukarı İmrahor, Yakupabdal, Yeşilkent, Karataş ve Boztepe mahalleleri sınırlarından geçecek.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek olan proje, yaklaşık 3 milyon metrekarelik alanı kaplayan yeşil alanlar ve sosyal alanları ile ön plana çıkacak.

Proje bünyesinde aşağıdaki aktivite bölümlerini barındıracak;

  • su sporları,
  • doğa sporları,
  • macera parkı,
  • seyir terası,
  • tırmanma duvarı,
  • macera köprüsü,
  • fantastik oyun alanı,
  • engelsiz oyun alanı,
  • paintball alanı,
  • piknik alanı ve
  • konser alanları

3- (Gölbaşı) Ankara Millet Bahçesi projesine Teksas’dan ödül geldi

Ankara Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce yaklaşık 750 bin metrekarelik alanda kurulacak olan Ankara Millet Bahçesi‘nin projesi de tamamlandı.

Gölbaşı Millet Bahçesi projesi, Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Texas Tech Üniversitesi, Texas A&M Commerce Üniversitesi konsorsiyumunda, ABD’nin Teksas eyaletinde Amerikan Mimarlar Enstitüsü ve ABD Yeşil Binalar Derneği iş birliği ile düzenlenen 4’üncü Uluslararası Sürdürülebilir Yapılar Sempozyumu’nun En İyi Sürdürülebilir Uygulamalar Yarışması’nda birincilik ödülüne layık görüldü.

Millet Bahçesi projesi kapsamında;

  • çocukların aileleriyle beraber doğal ortamda vakit geçirebilecekleri ve eğlenerek öğrenebilecekleri oyun alanları,
  • sosyal etkinlik alanları,
  • spor alanları ile
  • kuş gözlem kuleleri tasarlandı.

Projenin inşasına 2020 yılında başlanacak.

4- Mogan Gölü

Mogan Gölü Ankara Güney Ekolojik Koridoru’nun 4’üncü bölümünde yer almakta olup, gölün doğusunda 2,5 kilometrelik, batısında da 2 kilometrelik alanda kıyı düzenlemesi uygulama projeleri Bakanlık tarafından tamamlandı.

Ankara Güney Ekolojik Koridoru

5- Ankara Gölbaşı Arboretumu 25 hektarlık alanı kapsıyor

Ballıkpınar köyü Dede Gölü mevkiinde, yaklaşık 125 hektar büyüklüğündeki arboretum alanının 25 hektarlık kısmı kapsıyor.

Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce uygulama projesi hazırlatılan Ankara Gölbaşı Arboretumu, bilimsel, doğal, sosyal, kültürel ve ekonomik açılardan Ankara’ya katkı sağlayacak.

Proje, kent halkı, öğrenciler ve araştırıcılar için bir eğitim ve çalışma ortamı oluşturacak. Proje ile aynı zamanda rekreatif faaliyetleri de kapsayan ve İç Anadolu Bölgesi’nin bitki türlerinin koruma altına alınmasını, insanlarda bitki, doğa sevgisi ve çevre bilinci gibi kavramların gelişmesine de katkıda bulunulacak.

Gölbaşı Arboretumu bünyesinde;

  • içinde giriş ve çıkış noktalarında yer alan kontrol yapısı,
  • tuvaletler,
  • çeşmeler,
  • güneş saati ve ikonu,
  • ahşap gazebo ve pergoleler
  • ahşap köprüler,
  • yapay göl,
  • tropik bitkiler serası ve
  • fidanlık seraları bulunacak.

Hacettepe Üniversitesi ile tıbbi aromatik bitki üretimine dönük bilimsel faaliyetlerin de yürütüleceği alanda, bitkisel peyzaj olarak İç Anadolu Orijinli Yapraklı ve ibreli çalı ve ağaç türleri, meyve ağacı türleri, sucul bitki türleri, tıbbi bitki tür örnekleri, mevsimlik çiçekler ve çim alanlar yer alacak.

Ankara’daki ekolojik koridor 5 bölümden oluşacak başlıklı haber, aa.com.tr internet sayfasında 23 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Tarihi Sinop Cezaevi Kültürel Miras Restorasyon Projesi başlıyor!

Kültür ve Turizm Bakanlığı AB Projeleri Koordinatörü Hale Ural, Tarihi Sinop Cezaevi Kültürel Miras Restorasyon Projesinin 24 ay sürecek olan ikinci aşama uygulamasının Aralık ayında başlayacağını bildirdi.

Tarihi Sinop Cezaevi Kültürel Miras Restorasyon Projesinin ikinci aşaması Aralık ayında başlayacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı AB Projeleri Koordinatörü Hale Ural, Tarihi Sinop Cezaevi Kültürel Miras Restorasyon Projesinin 24 ay sürecek olan ikinci aşama uygulamasının Aralık ayında başlayacağını bildirdi.

Hale Ural, Sinop Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki Tarihi Sinop Cezaevi Kültürel Miras Restorasyon Projesi bilgilendirme toplantısına katıldı. Toplantıda Ural, proje için toplam 9 milyon avro hibe kredisi kullanılacağını ifade etti. Bunun;

  • 7 milyon 500 bin avrosu AB katkısı,
  • 1 milyon 500 bin avrosu Kültür ve Turizm Bakanlığı katkısı.

Ural, Tarihi Sinop Cezaevi ve Müzesi ile ilgili etkileşim alanı, alan yönetimi planının hazırlanması amacıyla ilk aşamanın 2016 yılında tamamlandığını aktardı. Bu aşamada, Sinop Tarihi Cezaevi ve çevresi alan yönetim planının hazırlandığını aktaran Ural, sırasıyla;

  • fonksiyonlandırma projelerinin çiziminin yapıldığı
  • ve ilgili kurulca onaylandığı,
  • restorasyon ihale şartnamesinin hazırlandığı
  • ve tasarım, kültürel miras eğitimlerinin uygulamalı olarak gerçekleştirildiği bilgisini verdi.

Ural devamında şu bilgileri verdi; “Tarihi cezaevinin restorasyon uygulamasının ikinci aşaması 2019 yılı Aralık ayında başlayacak. Restorasyon çalışmaları 24 ay sürecek olan Tarihi Sinop Cezaevi’nin restorasyon ihalesinin uluslararasına açık olarak duyurusu Bakanlığımızın çalışmalarıyla Merkezi Finans ve İhale Birimi tarafından yapıldı.”

Şu anda uluslararası ihalesinin tamamlanma sürecinin başladığını ifade eden URAL, Aralık ayı içinde de uygulamasının başlayacağını vurguladı. Bu kapsamda projede;

  • Tarihi Sinop Cezaevi,
  • içinde bir kültür merkezi,
  • ticari alanlar,
  • konferans, eğitim ve gösteri alanlarından oluşan kompleks alanları yer alacak.

Ural sözlerini şöyle tamamladı; “Alan yönetimi kentte ziyarete gelenlerin ve orada çalışan herkesin ihtiyaçlarını dengeli bir şekilde karşılayacak.”

“Sinop’un tarihi, kültürel mirasını hep birlikte canlandırmamız lazım”

Bilgilendirme toplantısında konuşan AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş de; “Tarihi Sinop Cezaevi Kültürel Miras Restorasyon Projesi kapsamında Sinop’un geleceğine dair ciddi bir katkı ve irade ortaya konuldu.” dedi.

Nazım Maviş; “Sinop, birçok medeniyetin beşiği”

Milletvekili Nazım Maviş, şunları kaydetti; “Bu gelişmeyi çok önemli buluyorum. Sinop, birçok medeniyetin beşiği olarak taşıdığı bu mirasla dünya şehirleri arasına girebilecek bir potansiyele sahiptir. Bu kente hep beraber sahip çıkmak suretiyle, bizden sonrakilere daha güçlü bir miras şeklinde bırakmak istiyoruz.”

Öncelikle Sinop’un tarihi, kültürel mirasını hep birlikte canlandırmamız gerektiğini ifade eden Maviş, geçmişten bize miras kalan Sinop’un surlarının, Tarihi Sinop Cezaevi’nin, iyi korunamadığı özeleştirisinde bulundu.

Maviş; “Maalesef bu kültürel miras, Sinop açısından bir zenginlik üretecek şekilde bugünlere taşınamamış. Bütün Sinop’lu hemşehrilerimizin bu konuyu sahiplenmesi ve desteklemesi lazım. Kentin tüm paydaşlarıyla bir araya gelip, meselelere hep birlikte sahip çıkarak Sinop’u geleceğe taşımalıyız. Bu konuda biz de üzerimize düşen her tür görevi yerine getirmeye ve gereken desteği sağlamaya hazırız.” dedi.

9 milyon avro Sinop için ilk hibe kredisi

Sinop İl Kültür ve Turizm Müdürü Hikmet Tosun da bu projenin Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye verdiği 9 milyon avronun Sinop için ilk hibe kredisi olduğunun altını çizdi.

Tosun, “Bu hibe, Sinop’un sivil toplum kuruluşlarına ve Sinop halkına verilmiş bir hediyedir. Bu projeyi Alan yönetimi yürütecek ve yönetecek. Sinop’un el birliği ile sahip çıkması halinde bu projenin devamı gelir. Bunun için herkesin bu projeye sahip çıkmasını ve desteklemesini bekliyoruz.” dedi.

Bilgilendirme toplantısına;

  • Sinop Valisi Köksal Şakalar,
  • Belediye Başkanı Barış Ayhan,
  • Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Dalgın, 
  • Avrupa Birliği Komisyonu Türkiye Delegasyonu Proje Yöneticisi Seda Erdem,
  • Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Menderes Alan ve diğer ilgililer katıldı.

Tarihi Sinop Cezaevi’nde restorasyon çalışmaları başlayacak başlıklı haber, aa.com.tr internet sayfasında Kenan TÜRKSEVEN tarafından 07 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.