Salda Gölü Millet Bahçesi ihalesinin iptali için açılan dava reddedildi!

Burdur’un Yeşilova ilçesinde bulunan Salda Gölü çevresinde yapılacak Millet Bahçesi ihalesinin iptali için açılan dava reddedildi.

Salda Gölü’nün çevresinde Millet Bahçesi yapılacak

Burdur’un Yeşilova ilçesindeki “Türkiye’nin Maldivleri” olarak ünlenen Salda Gölü çevresinde yapılacak Millet Bahçesi, sosyal donatılar ve çevre düzenlemesi ihalesinin iptali için açılan dava reddedildi.

Aysel Alp, Meral Türkoğlu, Osman Altınışık, Özdemir Korkmaz, Gazi Osman Şakar tarafından açılan dava, Ankara 16. İdare Mahkemesince görüldü. Davada, 31 Temmuz 2019’da gerçekleştirilen “Burdur ili Yeşilova ilçesi Salda Gölü Millet Bahçesi ve Millet Bahçesine Ait Sosyal Donatılar İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi” ihalesinin ve ihale onayının iptali istendi.

ÇŞB ve TOKİ savunma yaptı

Mahkeme heyeti, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı’ndan savunma talep etti.

Mahkeme heyeti, Millet Bahçesi düzenlemesine yönelik açık ihale usulüyle gerçekleştirilen dava konusu ihale işleminde ve ihale onayında mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna vardı. Heyet, ihale süreci dışında kalan “proje” ve “ÇED kararı” ile ilgili davacıların iddialarının, bu davada incelenebilme imkanının bulunmadığını kaydetti.

Karar tutanağında açıklanan nedenlerle heyet, davanın reddine karar verdi. Heyet tarafından oy birliğiyle, yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verildi.

Davacı Yeşilova sakinleri avukatları aracılığıyla yaptıkları açıklamada, Danıştay’a itiraz haklarını kullanacaklarını duyurdular.

Salda Gölü Tabiat Parkı alanı genişletildi

Burdur Valisi Hasan Şıldak, 25 Kasım tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yürüttükleri çalışmalarla Salda Gölü‘nü korumaya devam ettiklerini aktardı.

Vali Şıldak, Salda Gölü Tabiat Parkı’nın 120 dekar olan alanının 2019 yılında 570 dekara çıkarıldığını kaydetti. Vali Şıldak “Salda Gölü doğal ve güzel kalacak” etiketiyle yaptığı paylaşımda; “İlave edilen 450 dekar alan, kontrolsüz girişlerin ve kirlenmenin önlenmesi amacıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğümüzce doğal dokuya uygun olarak ahşap direkli kafes telle çevrilerek koruma altına alındı.” dedi.

Salda Gölü çevresine yapılacak Millet Bahçesi ihalesinin iptali için açılan dava reddedildi başlıklı haber, aa.com.tr internet sayfasında Bilal Altıok tarafından 29 Kasım 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

1915 Çanakkale Köprüsü’nün ayakları yükselmeye devam ediyor!

1915 Çanakkale Köprüsü’nün ayakları yükselmeye devam ediyor. Çanakkale Boğazı’nda yapımı devam eden köprünün ayakları; Türk bayrağını ve 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’ni simgelemekte.

18 Mart 2017 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından temeli törenle atılan 1915 Çanakkale Köprüsü‘nün ayakları yükselmeye devam ediyor.

1915 Çanakkale Köprüsü’nün yapımı için ilk olarak Gelibolu’da Sütlüce, Lapseki’de ise Şekerkaya mevkileri arasında uzun süre denizde sondaj çalışması yapıldı.

Denize 357 adet demir kazık çakıldı

Sondaj çalışmalarını takiben köprü için Çanakkale Boğazı’nın Avrupa yakasındaki Gelibolu ilçesi Sütlüce mevkiinde şantiye kuruldu.

2023 metrelik ayak açıklığıyla dünyanın en uzun asma köprüsünün ayakları 2’si Türk, 2’si Kore olmak üzere toplam 4 firma tarafından ortaklaşa yapılıyor.

Asma köprüyü taşıyacak 2 kulenin deniz içindeki temeli, yapının suda zarar görmemesi için kesondan inşa ediliyor. 

Kuru havuzda inşası devam eden kuleler yanında, bir yandan da köprünün deniz altındaki temelinin zemin iyileştirilmesi için Avrupa yakasında 192, Asya yakasında da 165 olmak üzere toplam 357 adet 2,5 metre çapında demir kazık denize çakıldı.

Yunuslar geçerken çalışmalara ara veriliyor

Köprü ayakları için kazık çakımının yapıldığı alandaki su altı gürültüsünden olumsuz etkilenmemesi için görevliler dürbünle gözlem yapmakta, yunusların alana 500 metreden fazla yaklaştığının tespit edilmesi halinde çalışmalara ara verilmekte.

Çanakkale Köprüsü’nün ayaklarının oturacağı deniz tabanında bulunan ve Akdeniz’de koruma altında olan ‘Pinna nobilis’ türü yaklaşık 1000 midyenin zarar görmemesi için dalgıçlar tarafından toplanarak, denizde güvenli bölgeye taşındı.

Çanakkale Köprüsü’nün ayakları 2019’da yükselmeye başladı

2019 yılı başında kuru havuzdaki kule kesonlarının inşası ile deniz içerisine kazıkların çakılması işlemi tamamlandı.

Takiben, deniz içerisine batırılacak 74-83 metre boyutlarında, 15 metre yüksekliğinde ve 51 bin 186 ton ağırlığındaki kule kesonları kuru havuzdan ıslak havuza alındı.

Köprünün ıslak havuzdaki kule kesonlarında, çelik şaft montajı tamamlandı.

2019 yılı Mayıs ayında ise, kule kesonları 24 süren bir işlemle denize batırıldı.

Sonrasında Avrupa ve Asya yakası kule kesonları üzerinde 1915 Çanakkale Köprüsü’nün ayakları yükselmeye başladı.

Çanakkale Köprüsü’nün ayakları 50 metre yüksekliğe ulaştı

Çanakkale Boğazı’nda yapımı devam eden 1915 Çanakkale Köprüsü’nün ayakları; kırmızı beyaz renkleriyle Türk bayrağını, 318 metrelik yüksekliğiyle de 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’ni simgelemekte.

Köprü kulesini oluşturacak 4 kule bloğu, Temmuz ayında Gelibolu Sütlüce’deki şantiyeye ulaştı.

Ağustos ayında ise ilk bloklar, kule kesonları üzerine yerleştirildi.

Eylül ayında da yükselmeye başlayan ayaklar arasına bağ kirişi montajı yapıldı.

Gelinen son noktada; Gelibolu ve Lapseki yakasındaki kesonlar üzerine, 7’nci blokların yerleştirilmesiyle Çanakkale Köprüsü’nün ayakları 50 metre yüksekliğe ulaştı.

Çanakkale Boğazı zaman zaman trafiğe kapatıldı

Çanakkale Boğazı, köprü çalışmaları sebebiyle zaman zaman transit gemi geçişlerine kapatıldı. Hassas çalışmalar olduğu zamanlarda da gemilerin 10 knot yerine 8 knot altında hızla seyretmeleri sağlandı.

Boğaz 6 dakikada geçilecek

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, köprünün hizmete girmesiyle Çanakkale Boğazı’nın 6 dakikada geçileceğini müjdeledi.

Çanakkale Köprüsü inşaatıyla bölgenin kaderinin değişime uğradığını belirten Lapseki Belediye Başkanı Eyüp Yılmaz, köprü ayaklarının görülmeye başlanması ile birlikte yatırımcıların bölgeye ilgisinin arttığını ifade etti.

Kulelerin üst kısmı top mermisini temsil edecek

Denize batırılan kesonlar üzerindeki kule kurulumunun alçak kısımlarındaki bloklar, yüzer vinç yardımıyla konuldu.

Tüm blokların konulmasının ardından 318 metrelik köprü kuleleri tamamlanacak. Kulelerin üst kısmı Seyit Onbaşı’nın Çanakkale Savaşı’nda namluya sürdüğü top mermisini temsil edecek şekilde olacak.

Dünyada ilk

Fotoğraf: AA

1915 Çanakkale Köprüsü, tasarımındaki inceliklerle de dünyada bir ilk olacak.

Yaklaşık 45,06 metre genişlikteki 1915 Çanakkale Köprüsü, Cumhuriyet’in 100’ncü kuruluş yıl dönümünü temsil eden 2023 metrelik orta açıklığıyla, tamamlandığında dünyanın en büyük orta açıklığına sahip asma köprüsü unvanına sahip olacak.

770’er metrelik 2 yan açıklığı ile birlikte köprü toplam 3 bin 563 metre uzunluğuna sahip olacak. Birer yakadaki 365 ve 680 metrelik yaklaşım viyadükleri ile birlikte toplam geçiş uzunluğu 4 bin 608 metre olacak.

18 Mart 2022’de hizmete açılacak

Köprü tabliyesinin her iki tarafında bakım onarım amacıyla kullanılacak yürüme yolları olacak.

18 Mart 2022’de tamamlanarak hizmete açılması planlanan 1915 Çanakkale Köprüsü Projesi kapsamında;

  • 1 asma köprü,
  • 2 yaklaşım viyadüğü,
  • 4 betonarme viyadük,
  • 6 alt geçit köprüsü,
  • 38 üst geçit köprüsü,
  • 5 köprü,
  • 43 alt geçit,
  • 115 çeşitli ebatlarda menfez,
  • devlet yolu üzerindekiler de dahil 12 kavşak,
  • 4 otoyol hizmet tesisi,
  • 2 bakım işletme merkezi,
  • 6 ücret toplama istasyonu inşa edilecek.

Tasarımındaki inceliklerle dünyada ilk olacak: 1915 Çanakkale Köprüsü başlıklı haber, trthaber.com.tr internet sayfasında 28 Kasım 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

TMMOB 2020 Yılı Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Asgari Ücretini belirledi!

TMMOB 2020 yılı Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları için Asgari Ücreti 5000 TL olarak belirledi. Peki bu rakam, beklenen ile örtüşüyor mu?

TMMOB 2020 yılı Asgari Ücreti belirledi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu tarafından alınan karara göre; 2020 yılı için ücretli çalışan Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Asgari Ücreti brüt 5000 TL olarak tespit edildi.

Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Asgari Ücreti, 6235 Sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu hükümlerine dayanarak, TMMOB Ana Yönetmeliğinde yer alan “Birliğin ve Bağlı Odaların Amaçları” maddesi uyarınca her yıl TMMOB Yönetim Kurulu tarafından açıklanmaktadır.

TMMOB Yönetim Kurulu’nun 22 Kasım 2019 tarihli toplantısında aşağıdaki şekilde karar verildi;

  • Ücretli çalışan mühendis, mimar ve şehir plancıları için 2020 yılı ilk işe giriş bildirgesinde baz alınacak asgari brüt ücretinin 5000 TL olarak belirlenmesine;
  • Odalarınca belgeli çalışmanın koşul olduğu uzmanlık alanlarında, mesleki deneyimin arandığı alanlarda, şantiye şefliği, sorumlu müdürlük, iş güvenliği uzmanlığı, yapı denetim elemanı, daimi nezaretçi, uzak yol kaptanlığı vb. hizmetlerde asgari ücret uygulanmayacağını,
  • bu durumda olan mühendis, mimar, şehir plancılarının ücretlerinin alınan sorumluluk gereği belirlenen asgari ücretinin üzerinde olmasına.

TMMOB 2020 yılı için 5000 TL brüt belirlenen asgari ücret, aylık yaklaşık 3565 TL net ücrete tekabül etmektedir. TMMOB, 2019 yılı için asgari ücreti brüt 4500 TL olarak belirlemişti.

Konu ile ilgili politeknik bir çalışma gerçekleştirdi.

Temel giderler katlandı, ancak artış yüzde 11’de kaldı

Ekonomik krizin ağır koşullarında temel yaşamsal giderlerin katlandığı, artan vergi yükleriyle/kesintileriyle ücretlerin fazlaca erozyona uğradığı bir yılın ardından, TMMOB’nin 2019 yılında kararlaştırdığı brüt 4500 TL’lik asgari ücrette yaptığı artış, yüzde 11 ile sınırlı kaldı.

Tanım olarak ‘asgari ücret’; iş hayatında mühendislerin, mimarların, şehir plancılarının alt sınır ücretini belirliyor. Buradan yola çıkacak olursak TMMOB;

  • artan işsizliğin düşük ücretle çalıştırma baskısına dönüştürüldüğü,
  • gıda, ulaşım, barınma, giyim vb. fiyatlarında astronomik artışların yapıldığı

bir dönemde, meslektaşlarının asgari geçim şartlarını gözetmek zorunda.

Mühendisler en az 4.500 TL net talep ediyorlardı

Politeknik’in yapmış olduğu ‘2020 yılı asgari ücret anketi’ne 613 mühendis, mimar, şehir plancısı katıldı. Ankete katılanların yüzde 42’si, asgari ücretin net 4500-5500 TL aralığında olması gerektiğini belirtti.

Mühendislerin yüzde 93’ü, net asgari ücretin 4000 TL’nin üzerinde olması gerektiğini ifade etti. Dolayısıyla TMMOB’nin yaptığı artış, bu talebin altında kalmış oldu.

MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARI İÇİN 2020 YILI ASGARİ ÜCRETİ 5000 TL OLARAK BELİRLENDİ başlıklı haber, www.tmmob.org.tr internet sayfasında 25 Kasım 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

2019 Kasım ayı İSGE düştü!

Mevsim etkilerinden arındırılmış 2019 Kasım ayı İSGE, yüzde 1,9 oranında azalarak 63,9 değerine indi. İnşaat Sektörü Güven Endeksi bir önceki ayda 65,1 olarak gerçekleşmişti. 

2019 Kasım ayı İSGE  (İnşaat Sektörü Güven Endeksi), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Bu istatistiki verilere göre Ekim ayı inşaat sektörü güven endeksindeki yükselme eğilimi, Kasımda yerini inişe bıraktı.

İnşaat Sektörü Güven Endeksi (İSGE) 63,9’a indi

Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 65,1 iken, Kasım ayında yüzde 1,9 oranında azalmak suretiyle 63,9‘a indi.

İnşaat sektöründe bir önceki aya göre; toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 1,7 artarak 83,3 olurken, alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi de 8,1 oranında azalarak 44,5 değerini aldı.

2019 Kasım ayı İnşaat Sektörü Güven Endeksi ile ilgili açıklama

Sektörel güven endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörel bazda mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

Editörün Değelendirmesi

2019 Kasım ayı İSGE düştü

İnşaat sektörü güven endeksi, bir önceki ay olan Ekim ayında yüzde 8,1 oranında artış göstererek 65,1 seviyesine yükselmişti.

Haziran ayında kısmı yükselişe geçen İnşaat Sektörü Güven İSGE, yükselişini Ekim ayına kadar sürdürüp, Kasımda yerini kısmi inişe bıraktı.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30939

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Enerji Kimlik Belgesi sahibi bina sayısı 1 milyona yaklaştı!

En çok Enerji Kimlik Belgesi sahibi bina İstanbul, Ankara ve İzmir’de bulunuyor. EKB’li binalar, sera gazı salınımını daha önceki yıllarda yapılan binalara oranla yüzde 60 oranında azalttı.

Binalarda Enerji Kimlik Belgesi (EKB) zorunlu

Enerji Kimlik Belgesi (EKB), enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, israfın önlenmesi ve çevrenin korunmasını sağlamak için asgari olarak binanın enerji ihtiyacı, enerji tüketim sınıflandırması, sera gazı salımı seviyesi, yalıtım özellikleri ve ısıtma/soğutma sistemlerinin verimiyle ilgili bilgileri içeren bir belgedir. Türkiye‘de EKB, bu şartları haiz binalara verilir.

Enerji Kimlik Belgesi (EKB) sahibi bina sayısı Ekim 2019 itibarı ile 920 bine ulaştı. Bunların 150 bini eski, 770 bini ise 2011 sonrası yapılan binalardan oluşuyor.

EKB, 2011 yılından beri yapı ruhsatı alan tüm binalara, EKB uzmanlık eğitimi almış, yetkilendirilmiş mühendis ve mimarlar tarafından veriliyor. Ülke genelinde EKB oluşturmaya yetkili firma sayısı 5 bin 100 olup, bu firmalarda görev alan yetkili uzman sayısı 6 bin 400’dür.

EKB uzmanlığı eğitimini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın yetkilendirdiği kuruluşlar veriyor.

1 Kasım 2017’den sonra düzenlenen EKB’ler, e-Devlet üzerinden görülebiliyor.

En çok EKB’li bina İstanbul, Ankara ve İzmir’de bulunuyor

En çok EKB belgesine sahip iller şöyle:

  • İstanbul 165 bin 983,
  • Ankara 87 bin 806,
  • İzmir 71 bin 278,
  • Bursa 40 bin 805,
  • Antalya 38 bin 135,
  • Kocaeli 35 bin 709,
  • Muğla 31 bin 502,
  • Konya 27 bin 182,
  • Eskişehir 25 bin 487 ve
  • Balıkesir 23 bin 968.

Bakanlık tarafından zorunlu hale getirilen EKB, ülke genelinde çevreci binaların sayısının artmasını, sera gazı salınımının azaltılmasını sağladı.

Bu kapsamda ülke genelinde 2011 yılından sonra inşa edilen 770 bin bina, sera gazı salınımını daha önceki yıllarda yapılan binalara oranla yüzde 60 azalttı.

Enerji Kimlik Belgesi (EKB) nedir?

5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve buna bağlı çıkartılan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’ne göre EKB, binalarda enerjinin ve enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını, enerji israfının önlenmesini ve çevrenin korunmasını sağlamak için asgari olarak binanın enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırması, sera gazı salımı seviyesi, yalıtım özellikleri ve ısıtma ve/veya soğutma sistemlerinin verimi ile ilgili bilgileri içeriyor.

Buzdolabı, çamaşır makinesi gibi beyaz eşyalardaki ya da klimalardaki enerji performans sınıflandırmaları artık binalar için de geçerli kabul ediliyor. A sınıfı en verimli, G sınıfı en düşük verimli seviyeyi belirtiyor.

Binalarda bu sınıflandırmayı gösteren belgeye de Enerji Kimlik Belgesi deniliyor.

Yeni yapılacak ya da inşa edilen binaların enerji kimlik belgesi sınıfının ise en düşük C olacak şekilde tasarlanıp inşa edilmesi gerekiyor. C sınıfından daha düşük seviyede olan binalara, kanunen Yapı Kullanım Belgesi yani iskan verilmiyor.

Mevcut binalar için EKB asgari sınıflandırma seviyesi koşulu yok.  

Enerji kimlik belgeli bina sayısı 1 milyona yaklaştı başlıklı haber, trthaber.com internet sayfasında 24 Kasım 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İstanbul Havalimanı’ndan günde ortalama 1.204 sefer yapıldı!

Tam kapasite hizmet vermeye başladığı Nisan ayından Kasıma kadar İstanbul Havalimanı’ndan, iç ve dış hat uçuşu olmak üzere günde ortalama 1.204 sefer yapıldı. Oysa günde ortalama 3 bin uçuş hedeflenmişti.

Toplam 257 bin 752 sefer yapıldı

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgiye göre, İstanbul Havalimanı‘nda 10 aylık dönemde, iç hatta 65 bin 401, dış hatta 194 bin 981 olmak üzere toplam 257 bin 752 sefer yapıldı. Bu seferlerde iç hatta 10 milyon 157 bin 579, dış hatta 31 milyon 635 bin 100 kişi olmak üzere toplam 41 milyon 474 bin 497 yolcu seyahat etti. 

İstanbul Havalimanı’ndan on aylık dönemde icra edilen toplam 560 bin 872 ton yükün;

  • İç hat seferleriyle 79 bin 229 ton bagaj, kargo ve postadan oluşan yük nakledildi.
  • Dış hatta ise 481 bin 643 ton yük taşındı.

7 aylık dönemde günde ortalama 1.204 sefer yapıldı

Atatürk Havalimanı‘ndan yapılan büyük taşınmanın ardından tam kapasite hizmet vermeye başlayan İstanbul Havalimanı, nisan-ekim döneminde;

  • iç hatta 10 milyon 157 bin 579,
  • dış hatta 31 milyon 635 bin 100 kişi

olmak üzere toplam 41 milyon 474 bin 497 yolcu seyahat etti. 

Uçuş trafiği açısından yoğun dönemi geride bırakan İstanbul Havalimanı’ndan bu dönemde;

  • iç hatta 63 bin 925,
  • dış hatta ise 193 bin 827

sefer olmak üzere toplam 257 bin 752 sefer düzenlendi.

İstanbul Havalimanı’ndan, 2019 yılı Nisan ile Ekim ayları arasını kapsayan 214 günde günde geliş-gidiş olmak üzere ortalama 1.204 sefer yapıldı.

Günde ortalama 3 bin uçuş hedeflenmişti

Öte yandan Sözcü’de 20 Kasımda yapılan Havadaki labirent THY’yi vurdu başlıklı paylaşımda Yusuf DEMİR, Fransızların, deneme aşamasındaki hava trafik sistemi “Merge Point”i Türkiye’ye sattığını ifade etti. Demir, Merge Point Sisteminden amaçlananın, uçuş sürelerini kısaltacak olması olduğunu aktardı. Ancak İstanbul Havalimanı’nda günde ortalama 3 bin olarak hedeflenen uçuş sayısının, bin 200’lerde kalması, istenen verimin alınamadığını göstermekte. Tüm uçuşların süresinin uzadığı, 10-15 dakika fazladan yakıt tüketen THY’nin tüm işletme maliyetlerinin katlandığı vurgulandı.

Ankara – İstanbul arası 1 saat 30 dakika oldu

THY, Atatürk Havalimanı’ndan Ankara’ya 45 dakika olan uçuş süresini, İstanbul Havalimanı’ndan 1 saat 30 dakika olarak planladı. Eskisine nazaran iki katını bulan bu değişimle beraber, Türk Hava Yolları’nın internet sayfasında, uçuş bilgi ekranlarında ve biletlerde de açıkça görüldüğü üzere, sadece Ankara uçuşlarında değil, İstanbul Havalimanı bağlantılı tüm iniş ve kalkışlarda uçuş süresinin uzadığı görülüyor.

Bu gecikmenin sebebi ne

Bu gecikmenin ana sebebi olarak; İstanbul Havalimanı konumu ve fiziki şartlarından kaynaklanan sıkıntıların yanında, Fransızlardan büyük hayallerle satın alınan yeni ‘Merge Point’ (Birleştirme Noktası) adlı hava trafik kontrol sistemi gösterilmekte.

‘Merge Point’ sistemi dünyada çoğu Asya ve Afrika’da, iki tanesi de Seul ve Norveç’te bulunan küçük havaalanlarında denenmişti. Sistem, ilk defa bu boyutta bir hava sahasında ve 3 havalimanında (İstanbul, Atatürk ve Sabiha Gökçen) birden uygulanmaya başlandı.

SÖZCÜ’ye bilgi veren havacılık uzmanları, yeni sistemin teorik olarak doğru bir sistem olduğunu, ancak Türkiye’ye uymadığını ifade ettiler.

Bu sistemden geri dönüş yok

Sivil Havacılık Eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı konu ile ilgili açıklamalarda bulundu; “Böyle bir sistem alındıysa, uçuş süresinin kısalması, uçuş güvenliğinin ve uçuş trafiğinin artması beklenir. Fakat veriler gösteriyor ki böyle bir şey yok. O zaman bu kadar para neden harcandı? Başta THY olmak üzere tüm havayolu şirketleri her gün zarar ediyor. Bize uygun olmadığı ortada, ancak maalesef geri dönüşü yok.”

Hava yolu adeta bir Labirent

Fransızların geliştirdiği sistem pasaport kontrolü yapılan salonlardaki labirent sistemini andırıyor. Polise ulaşmak için labirentte sıraya girip önünüzdekilerle birlikte ‘s’ çizerek ilerlemek gerekiyor. Yani Ankara’dan kalkan bir uçak, bu labirentte en az 10-15 dakika kaybediyor. Hem daha çok yakıt harcıyor, hem personel kaynağı verimsiz kullanılmış oluyor, hem işletme maliyetleri katlanıyor. 45 dakikalık uçuş süresi 90 dakikaya çıkıyor.

Pilotlar ‘Short Cut’ talep ediyor

Yoğun hava trafik akışı olan havalimanlarında düzenin sağlanmasında büyük katkı sağlaması beklenen bu sistem, Türkiye’ye uymadı. Başta yakıt olmak üzere, havayollarının işletme maliyetleri yükseldi ve ciddi bir külfete dönüştü. Pilotların anlayamadıkları husus; Atatürk Havalimanı’na denizden yaklaşıp doğrudan inebilirken, sadece 16-17 kilometre ilerdeki yeni limana neden dolana dolana yaklaşmak zorunda olduklarıdır.

İstanbul’a yaklaşan pilotlar, sık sık ‘short cut’ yani kestirme yol istiyor. Diğer bir deyişle; “Önümde kimse yoksa, direkt ineyim, dolandırmayın beni.” diyorlar.

En ağır fatura THY’ye çıkıyor

Uçuş süresindeki uzama, en çok Türkiye hava sahasını yüzde 65 oranında kullanan ve İstanbul Havalimanı’nı üs olarak kullanan Türk Hava Yolları’nı etkiliyor. En kısa uçuşlarda bile 10-15 dakika geciken, bu nedenle daha çok yakıt tüketen, dolayısıyla tüm işletme maliyetleri katlanan THY, sistemin en ağır mağduru durumunda.

İstanbul Havalimanı’nda günde ortalama 1.204 sefer yapıldı başlıklı haber, aa.com.tr internet sayfasında İzzet TAŞKIRAN tarafından 23 Kasım 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Ocak-Eylül 2019 arası Yapı İzin İstatistikleri yarıdan fazla düştü!

TÜİK verilerine göre, Ocak-Eylül 2019 arası Yapı İzin İstatistikleri düşmeye devam ediyor. Yapı Ruhsatı yüzölçümü ilk dokuz ayda yüzde 58 oranında düştü.

Yapı Ruhsatı yüzölçümü yüzde 58 azaldı

TÜİK Ocak-Eylül 2019 arası Yapı İzin İstatistikleri verilerine göre, yapı ruhsatı sayısı yarıdan fazla düştü. 2019 yılının ilk dokuz ayında Belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatları bir önceki yıla göre şu oranlarda azaldı;

  • bina sayısı bazında yüzde 57,1,
  • yüzölçümü olarak yüzde 58,
  • yapı değeri olarak yüzde 48,9,
  • daire sayısı bazında yüzde 63,8

Yapı ruhsatı verilen binaların toplam yüzölçümü 45,5 milyon metrekare

2019 yılı Ocak-Eylül ayları toplamında ruhsat verilen yapıların toplam yüzölçümü 45,5 milyon metrekare oldu. Bunun;

  • 20,3 milyon metrekaresi konut,
  • 17,1 milyon metrekaresi konut dışı ve
  • 8 milyon metrekaresi ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Yapı sahipliğine göre;

  • özel sektör 33,2 milyon metrekare,
  • devlet sektörü 11,2 milyon metrekare,
  • yapı kooperatifleri 1,1 milyon metrekare.

Toplam 179 bin 766 daireden daire sayısına göre yapı ruhsatı alımı;

  • özel sektör 155 bin 469,
  • devlet sektörü 21 bin 985 ve
  • yapı kooperatifleri 2 bin 312.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • İstanbul 7,5 milyon metrekare,
  • Konya 2,9 milyon metrekare,
  • Ankara 2,88 milyon metrekare.

Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Karabük, Ardahan ve Çankırı oldu.

Daire sayılarına göre;

  • İstanbul ili 33 bin 538 adet,
  • Konya 9 bin 702 adet,
  • Ankara 7 bin 768 adet.

Daire sayısı en az olan iller sırası ile Karabük, Ardahan ve Hakkari oldu.

Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların yüzölçümü yüzde 7,2 azaldı

TÜİK verilerine göre 2019 yılının ilk dokuz ayında bir önceki yıla göre Belediyeler tarafından verilen Yapı Kullanma İzin Belgelerinin;

  • yüzölçümü yüzde 7,2 azaldı
  • değeri yüzde 12,3 arttı
  • bina sayısı yüzde 20,6 azaldı
  • daire sayısı yüzde 11,3 azaldı.

2019 yılı Ocak-Eylül ayları toplamında Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen binaların toplam yapı yüzölçümü 111,4 milyon metrekare oldu. Bunun;

  • 62,7 milyon metrekaresi konut,
  • 25,4 milyon metrekaresi konut dışı ve
  • 23,2 milyon metrekaresi ise ortak kullanım alanını oluşturuyor.

Yapı sahipliğine göre

  • özel sektör 94,2 milyon metrekare,
  • devlet sektörü 15 milyon metrekare,
  • yapı kooperatifleri 2,2 milyon metrekare.

Toplam 543 bin 801 daireden daire sayısına göre ise;

  • özel sektör 492 bin 287,
  • devlet sektörü 62 bin 662,
  • yapı kooperatifleri 8 bin 852.

Yapıların toplam yüzölçümüne göre;

  • 20,3 milyon metrekare İstanbul,
  • 10,8 milyon metrekare Ankara,
  • 4,8 milyon metrekare İzmir.

Yüzölçümü en düşük olan iller sırasıyla Ardahan, Tunceli ve Batman oldu.

Daire sayılarına göre;

  • İstanbul ili 106 bin 637 adet,
  • Ankara 39 bin 510 adet,
  • İzmir 29 bin 235 adet.

Daire sayısı en az olan iller sırası ile Ardahan, Batman ve Bayburt oldu.

Editörün ‘Ocak-Eylül 2019 arası Yapı İzin İstatistikleri’ Değerlendirmesi

Ocak-Eylül 2019 arası Yapı İzin İstatistikleri doğrultusunda yarıdan fazla düşüş, inşaat sektörünün önümüzdeki 1,5-2 seneyi durgun geçireceğini göstermektedir. Sektörel aktörler yeni inşaatlara başlamaktan ziyade ellerindeki mevcut projeleri bitirme veya tamamladıkları konutları satıp nakte dönme yönünde hareket ediyorlar.

Öte yandan, Ağustos ayı başından beri TCMB Para Politikası Kurulu (PPK)’nun politika faizinde üstüste faiz indirimine gitmesi ile başta Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank olmak üzere tüm bankaların konut, araç ve ihtiyaç için kredi indirimi devam ediyor. Alım yönünde fırsat kollayan vatandaşlar, sıfır daireden ziyade, ihtiyaçtan veya yenileme sebebiyle fiyatını uygun bulduğu ikinci el konutları alma yönünde hareket ediyor.

Bu şekilde mevcut yapı stoğunun erimesi ile birlikte konut alımında yeniden bir talebin oluşması ve inşaat sektörünün hareketlenmesi 2021 yılı ortalarını bulabilir.

Yabancı yatırımcıların yeniden Türkiye’yi tercih etmesi içinse, ekonomide istikrarın sağlanması ve güven ortamının tesis edilmesi şart.

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30760

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Tapu Harcı Düzenlemesi iptal!

Tapu Harcının, devletin ve özel şirketlerin belirleyeceği ‘gerçek değer’ üzerinden ödenmesini öngören Tapu Harcı Düzenlemesi iptal edildi.

Sözcü’den Erdoğan SÜZER’in haberine göre; İktidar partisi milletvekilleri tarafından hazırlanan ve içerisinde Konaklama Vergisi, Dijital Hizmet Vergisi gibi vergilerin de yer aldığı yasa teklifinde yer alan Tapu Harcı düzenlemesi, iktidar ve muhalefet milletvekillerinin verdiği önergelerle TBMM Genel Kurulu’nda metinden çıkarıldı.

Tapu Harcı Düzenlemesi iptal edilmeseydi 8-10 kat daha fazla vergi ödenecekti

Genelde evin değeri tapuda düşük gösterildiği için, ödenen Tapu Harcı ve Emlak Vergisi değerleri de düşük çıkıyordu.

Şayet bu madde yasalaşmış olsaydı;

  • Ev, arsa gibi gayrimenkul alan ve satanlar 8-10 kata varan tutarlarda daha fazla tapu harcı ödemek zorunda kalacaklardı.
  • Bu uygulama bazı il ve ilçelerde 3-4 yıl sonra başlayacak, dolayısıyla da tapu harcında ülke genelinde birbirinden farklı iki ayrı yöntem devrede olacaktı.
  • Gerçek değerin tespiti hem devlet hem de özel kişi ve şirketler tarafından yapılacak, evini satanlar satışa çıkmadan önce bu şirketlere 500-600 TL civarında para ödeyip değer tespit yaptıracaktı.
  • Belediyeler Emlak Vergisi’ni Tapu Harcına esas değer üzerinden aldığı için, ev ve arsa sahiplerinin her yıl çok daha fazla Emlak Vergisi ödemesine yol açacaktı.

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasını öngören yasa teklifinin TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerinde, kamuoyunda büyük tartışma ve endişe yaratan tapu harçlarıyla ilgili 30 ve 31’inci maddeler teklif metninden tamamen çıkarıldı.

Yılbaşından itibaren yüzde 4 uygulanacak

Mevcut düzenlemeye göre gayrimenkul alım ve satımlarında alıcıdan ve satıcıdan yüzde 2 olmak üzere evin satış bedeli üzerinden toplam yüzde 4 oranında tapu harcı alınıyor.

Bilindiği üzere geçtiğimiz yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ‘Konutta KDV ve Tapu Harcı İndirimi’ uygulaması başlatılmış ve tapu harçları yüzde 4’ten yüzde 3’e indirilmişti.

2020 yıl başından itibaren tapu harcında tekrar yüzde 4’lük oran uygulanacak. Mevcut sistemde satış bedeli olarak satıcının beyan ettiği değer esas alınıyor. ‘Beyan edilen değer’ de genel olarak ‘gerçek değer’in 8-10 kat daha altında oluyor.

Tapu harcı düzenlemesi iptal edildi başlıklı haber, sozcu.com.tr internet sayfasında Erdoğan SÜZER tarafından 22 Kasım 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Eylülde inşaat maliyet endeksi artışı yıllık yüzde 4,02 oldu!

2019 yılı Eylülde inşaat maliyet endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,02 oranında arttı. Yıllık Enflasyona göre düşük seyreden bu artış, konut fiyatlarını etkileyecek mi?

Eylülde İnşaat Maliyet Endeksi aylık yüzde 0,59 düştü

Sektörel bazda 2019 yılı Ağustosta inşaat maliyet endeksi, bir önceki ay olan Ağustosa göre yüzde 0,59 oranında düştü. İME Eylül itibariyle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,02 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,41,
  • işçilik endeksi yüzde 0,97 oranında düştü.

Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 3,43 düşerken, işçilik endeksi  yüzde 24,63 oranında artış gösterdi.

Eylülde İnşaat Maliyet Endeksi verileri

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 0,73 düştü

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,73 düşerken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,53 oranında arttı.

Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,61,
  • işçilik endeksi yüzde 1,00 düştü.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 1,78 düşerken, işçilik endeksi yüzde 24,93 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 0,08 oranında düştü

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,08 oranında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,73 oranında düşmüş oldu. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,25 artarken,
  • işçilik endeksi yüzde 0,84 oranında düştü.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 8,44 düşerken, işçilik endeksi  yüzde 23,55 oranında artış gösterdi.

Editörün ‘Eylülde İnşaat Maliyet Endeksi’ Değerlendirmesi

TÜİK 2019 yılı Eylül ayı İnşaat Maliyet Endeksi verilerine bakıldığında, inşaat maliyeti artışının, yıllık bazda, yılbaşından beri yüzde 27,54’ten yüzde 4,02 oranına kadar düştüğünü görüyoruz.

Ağustos ayı başından beri TCMB Para Politikası Kurulu (PPK)’nun politika faizinde üstüste faiz indirimine gitmesi ile başta Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank olmak üzere tüm bankaların konut, araç ve ihtiyaç için kredi indirimi devam ediyor.

Yine Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; Türkiye genelinde 2019 yılı Ekim ayında satılan konut sayısı 142 bin 810 oldu.

Ancak satışlara baktığımızda;

  • İlk defa satılan konut sayısında yüzde 32,9 azalma olurken,
  • İkinci el konut satışları yüzde 29,2 oranında artmış.

Buradan yapabileceğimiz yorum, sıfır daire fiyatları inşaat maliyetleri yüzünden belli bir rakamın altına inemediği için alıcılar nezdinde hala yüksek kalıyor.

Vatandaş daha ziyade ihtiyaçtan veya yenileme amacıyla fiyatını uygun tuttuğu mevcut konutlarını el değiştirme cihetine gidiyor.

Yıllık enflasyona göre düşük seyretse de hala yüksek

tr.investing.com‘un yorumuna göre;

2018 yılı Ağustos ayında yaşanan kur şoku ve takibinde faizlerin de çok yüksek seviyelere çıkması ile inşaat maliyetleri de fazlaca yükseldi. 2018 Ağustos’ta İME bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,66 artmıştı. Endeksin bu yıl içindeki değişimi ise geçen yıla oranla oldukça makul seviyelerde olsa da yıllık değişime baktığımızda maliyetlerin hala yüksek olduğu görülüyor. Buna bağlı olarak da verimin, yani satışın aynı şekilde zayıf kaldığını görülüyor.

2019 yılı Ocak-Eylül arası Yapı Ruhsatlarında da ciddi düşüş var

TÜİK Ocak-Eylül 2019 arası Yapı İzin İstatistikleri verilerine göre, Belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatlarının 2019 yılının ilk dokuz ayında bir önceki yıla göre düşüş;

  • bina sayısı bazında yüzde 57,1,
  • yüzölçümü bazında yüzde 58,
  • değeri bazında yüzde 48,9,
  • daire sayısı bazında yüzde 63,8 olmuş.

Buradan çıkaracağımız sonuç, inşaat sektörü temsilcileri yeni inşaatlara başlamaktan ziyade ellerindeki mevcut projeleri bitirme veya tamamladıkları konutları satma yönünde hareket ediyorlar.

Sanırım bu durum, mevcut yapı stoğunun belli bir seviyeye kadar inip, arzın talebi karşılama oranının iyice düşmesine kadar devam edecek.

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30818

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Onlar İstanbul Boğazı’nın Üç Gerdanlığı!

15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Boğazı’nın Üç Gerdanlığı olarak Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlamakta.

İstanbul Boğazı’nın Üç Gerdanlığı milyonlarca aracın kıtalar arası geçişini kolaylaştırıyor

İstanbul Boğazı‘nın Üç Gerdanlığı olarak İstanbul’un iki yakasını bir araya getirme fikri, milattan öncesine kadar uzanmakta. Tarihi, siyasi, ticari ve kültürel değerini yüzyıllardır koruyan İstanbul’da hüküm süren medeniyetlerin en büyük hayallerinden biri, iki kıtanın bir araya getirilmesiydi.

20. yüzyılın ikinci yarısından sonra hızlı bir kentleşme sürecine giren İstanbul’un yerleşim yerlerinin büyümesi, göç dalgaları ve trafiğin artması, İstanbul Boğazı’nda köprü yapılmasını tetikleyen unsurlar oldu.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü

Boğaziçi Köprüsü, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan ilk köprü olması hasebiyle köprünün inşası öncesinde büyük tartışmalar yaşandı. Köprü, Cumhuriyetin 50. yıl dönümü olan 29 Ekim’den bir gün sonra, yani 30 Ekim 1973’te dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından hizmete açıldı.

Resmi adı 26 Temmuz 2016’ya kadar Boğaziçi Köprüsü olarak geçen köprü, 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi sırasında burada hayatını kaybedenlerin anısına bu tarihte 15 Temmuz Şehitler Köprüsü adını aldı.

Boğaziçi Köprüsü’nün inşaasına, İngiliz ve Alman firmalarının ortaklaşa yüklenimi ile Şubat 1970’de Beylerbeyi ayak sahasında yapılan törenle başlandı. 6 şeritli olarak yaklaşık 3 yıl 8 ayda tamamlanan Boğaziçi Köprüsü’nün kuleler arası uzunluğu 1.074 metredir.

23 milyon 213 bin 666 dolara (dönemin rakamlarıyla 191 milyon 785 bin 265 liraya) mal olan köprü ilk yılında günde ortalama 24 bin araca hizmet verdi.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü, 15 yıl boyunca İstanbul’un iki yakası arasında kara ulaşımını sağlayan tek bağlantı yolu olma görevini sürdürdü.

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün 5 kilometre kuzeyinde, Avrupa yakasındaki Hisarüstü ile Anadolu Yakası’ndaki Kavacık mevkileri arasında bulunuyor.

29 Mayıs 1985’te temeli atılan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün yapım çalışmalarına 4 Aralık 1985’te başlandı. Köprü 29 Mayıs 1988’de tamamlanarak, 31 yıl önce, 3 Temmuz 1988’de hizmete girdi. Köprünün kule ayakları arasındaki orta açıklığı 1.090 metredir.

Boğaz köprüleri, Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlamanın yanında, yılın belli gecelerinde kamuoyu oluşturma ve bilinçlendirme çalışmaları için çeşitli renklere de bürünmekte. FSM Köprüsü, şampiyonluklar ve önemli kutlamalar için bayraklarla süsleniyor.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü

‘Boğazın Üç Gerdanlığı’ ünvanını almaya vesile olarak Asya ve Avrupa’yı üçüncü kez birleştiren Yavuz Sultan Selim Köprüsü‘nün temeli, İstanbul’un fethinin 560. yıl dönümü olan 29 Mayıs 2013’te atıldı. Köprü, ne olacağı ile ilgili uzun süren tartışmaların ardından adını 9. Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’den aldı.

YSS Köprüsü, birçok özelliği bakımından Türkiye ve dünya mühendislik tarihi için büyük bir kilometre taşı olma özelliğini barındırıyor. ‘Dünyanın en geniş köprüsü’ ünvanına sahip Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 27 ayda bitirilerek, 26 Ağustos 2016’da hizmete açıldı.

Köprü, raylı geçiş sisteminin aynı tabliyede olması dolayısıyla dünyada ilk olma özelliği taşıyor. Genişliği 59 metre, kule yüksekliği 322 metre olan köprü, 1.408 metre açıklığa sahip ve toplam uzunluğu 2.164 metre. Köprü, üzerinde raylı sistem olan dünyanın en uzun asma köprüsü özelliğine sahip.

Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamında 3 milyar dolar yatırım maliyeti ile yapılan köprünün ayakları, Avrupa Yakası’nda Garipçe Mahallesi ile Anadolu Yakasında Poyrazköy semtinde yer alıyor.

İstanbul’daki transit trafik yükünü hafifletmesi öngörülen köprünün hizmete girmesiyle ağır vasıtalar, geçişlerini buradan yapıyor.

Onlar İstanbul’un iki yakasını bir araya getiriyor başlıklı haber, aa.com.tr internet sayfasında Andaç Hongur tarafından 19 Kasım 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.