2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı yüzde 13,9 oldu!

Türkiye İstatistik Kurumu Temmuz ayı İşgücü İstatistik verilerine göre 2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artarak yüzde 13,9 oldu.

2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı yüzde 13,9

TÜİK’e göre 2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artarak yüzde 13,9 oldu.

2019 yılı Temmuz döneminde Türkiye genelinde 15 yaş ve üstü grubundaki işsiz sayısı, 2018 yılının aynı dönemine göre 1 milyon 65 bin kişi arttı. Temmuz ayı işsizlik oranı 3,1 puanlık artış ile yüzde 13,9 seviyesinde gerçekleşirken, toplam işsiz sayısı 4 milyon 596 bin kişi oldu.

2019 yılı Temmuz ayında;

  • Tarım dışı işsizlik oranı 3,6 puanlık artış ile yüzde 16,5 olarak tahmin edildi.
  • Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 7,2 puanlık artış ile yüzde 27,1 oldu.
  • 15-64 yaş grubunda işsizlik oranı 3,2 puanlık artış ile yüzde 14,2 şeklinde gerçekleşti.  

Temmuzda İstihdam Oranı yüzde 46,4 oldu

2018 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda 2019 yılı Temmuz ayında istihdam edilenlerin sayısı 748 bin kişi azalmak suretiyle 28 milyon 517 bin kişiye indi. Böylelikle istihdam oranı yüzde 46,4 seviyesinde gerçekleşmiş oldu.

Çalışanların üçte biri kayıt dışı

2019 yılı Temmuz döneminde kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,7 puan artarak yüzde 36 olarak gerçekleşti. 

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda düşüş, İşsizlikte ise artış var

Bir önceki yılın aynı dönemine göre mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 2 bin kişi artarak 27 milyon 993 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan azalmak suretiyle yüzde 45,5 seviyesine inmiş oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 129 bin kişi artarak 4 milyon 677 bin kişi olarak gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmış Temmuz ayı işsizlik oranı 0,3 puan artarak yüzde 14,3‘ e yükseldi.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı sektörel bazda;

  • tarım sektöründe 67 bin kişi arttı,
  • inşaat sektöründe 16 bin kişi azaldı,
  • sanayi sektöründe 34 bin kişi azaldı,
  • hizmet sektöründe 15 bin kişi azaldı.

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30687

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Enerji Sektörü 10 milyar dolarlık krediyi yapılandırıyor!

Enerji Sektörü şirketlerinin yaklaşık 13 milyar dolarlık sorunlu kredi bakiyesinin 10 milyar dolarlık kısmı, yıl sonuna kadar yapılandırılmış olacak.

7,5 milyar doları yapılandırıldı, 2,5 milyar dolar için de mutabakat sağlandı

Milliyet Gazetesi’nin AA muhabirine dayandırdığı habere göre, bankacılık sektörü yetkilileri, enerji sektörü şirketlerinin çeşitli bankalara 47 milyar dolar seviyesinde kredi borcu bulunduğunu ifade ediyor.

Edinilen bilgiye göre, elektrik üretim ve dağıtım şirketlerinin toplamda yaklaşık 13 milyar dolarlık sorunlu kredi bakiyesinin 7,5 milyar doları, şu ana kadar yapılandırıldı. Bankalar ve şirketler arasında, bu yıl sonuna kadar 2,5 milyar dolarlık sorunlu kredinin daha yapılandırılması için ön mutabakat sağlandı.

Böylece, yıl sonuna kadar enerji sektöründe 10 milyar dolarlık sorunlu kredi yapılandırılmış olacak.

Dolar kurundaki artışa bağlı yükselen maliyet artışı etken

Dolar kurunda son dönemde gerçekleşen artışla birlikte yükselen elektrik üretim maliyetleri yanında elektrik talebindeki yavaşlamayla oluşan arz fazlası, enerji yatırımcılarının bankalara olan borcunu ödemesini zorlaştırdı.

Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre, enerji sektörü dahilindeki yapılandırma ihtiyacı bulunan kredi miktarı 13 milyar dolar seviyesinde.

Bu birikmiş borcun ödenmesi konusunda bankalar ve şirketlerin yaptığı karşılıklı görüşmeleri takiben, 7,5 milyar dolarlık kredinin yapılandırıldı. Edinilen bilgiye göre, 2,5 milyar dolarlık kredi de bu yıl sonuna kadar yapılandırılıcak. Bu konuda bankalar ile ilgili firmalar arasında gerekli ön mutabakatlar sağlandı.

Geriye 3 milyar dolarlık sorunlu kredi kalıyor

Geriye kalan yaklaşık 3 milyar dolarlık sorunlu kredinin doğal gaz santrallerine ait olduğu ifade edildi.

Söz konusu santraller, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)’nca geçen ay takip hesaplarına aktarılması planlanan enerji sektörü kredileri arasında yer alıyor. Bu kredilerin takip hesaplarına aktarılması, yapılandırılmasını engellemiyor.

Türkiye Bankalar Birliği konu ile 10 Eylül’de açıklamada bulunmuş, söz konusu kredilerin yaklaşık 10 milyar dolarlık kısmının yapılandırmasının bu yıl içinde tamamlanmasının beklendiğini belirtmişti.

Açıklamada şu sözlere yer verilmişti; “Bu kredilere ilişkin sınıflandırma ve karşılık hesaplamaları uluslararası finansal modellere ve denetime uygun şekilde yapılmaktadır. Kredi teminatları ve santrallerin nakit akış projeksiyonlarındaki beklentilerin farklı olması nedeniyle karşılık oranları bankalar arasında fark gösterebilmektedir.”

Enerjide 10 milyar dolarlık kredi yapılandırması başlıklı haber, www.milliyet.com.tr internet sayfasında 11 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

3.3 Milyon kişiye e-haciz uygulandı!

Yeni Ekonomi Programı sunumundan sonra mükelleflerin bütün bankalardaki hesaplarına e-haciz gönderildiği iddia edildi. Konu ile ilgili TBMM’ye araştırma önergesi verildi.

‘e-haciz’, diğer adıyla ‘e-kısıt’

30 Eylül’de Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından kamuoyu ile paylaşılan 3 yıllık Yeni Ekonomi Programı (YEP) sunumundan sonra, trafik cezaları da dahil, vergi ve SGK borcu bulunan toplam 3.3 milyon kişiye e-haciz uygulanmaya başlandığı iddia edildi. Mükelleflerin bütün bankalardaki hesaplarına e-haciz gönderildiği iddiasıyla, İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk, TBMM‘ye konu ile ilgili araştırma önergesi verdi.

Hesaplara Kısıtlılık Şerhi konuldu

“Kısıtlılık” şerhi ile banka hesapları bloke edilen mükelleflere gerekçe olarak şunlar sunuluyor;

  • trafik cezaları,
  • askerlik,
  • seçim,
  • nüfus cezası,
  • Motorlu Taşıtlar Vergisi,
  • RTÜK idari para cezaları,
  • öğrencilerin KYK borçları,
  • gümrük vergileri,
  • emeklilik keseneği ve
  • işsizlik sigortası prim borcu

Milletvekili İsmail Koncuk konu ile ilgili olarak; “Vergi yapılandırması yapan 2 milyon 879 bin 562 mükellef ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na prim borcu bulunan 792 bin 350 kişinin banka hesaplarına, bir yıl içinde 2 taksit ödeyemedikleri için, e-haciz konuldu. Mükelleflerin banka hesapları, ‘e-haciz’ ya da diğer adıyla ‘e-kısıt’ uygulaması ile “bloke” ediliyor.” dedi.

Bu durum iflasları artırır

Koncuk, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Temmuz ayı sonunda yaptığı açıklamada, vergi ve prim borçlarına ilişkin yapılandırma talepleri olduğuna dikkat çekilerek ‘Farklı dönemlerde farklı ihtiyaçlara uygun adımlar atılabilir’ şeklinde açıklama yaptığını hatırlattı.

Koncuk; “O dönemde yapılandırmaya yeşil ışık yakılmıştı, ancak Yeni Ekonomi Programı sunumundan sonra mükelleflerin bütün bankalardaki hesaplarına haciz gönderildi” şeklinde konuştu. Koncuk bu durumun, ödeme zorluğu çeken ve zor durumda olan mükellef ve prim borcu olan vatandaşların iflaslarını artacağını da sözlerine ekledi. 

Karşılıksız çek ve protestolu senetlerde rekor artış

Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken,  “Ağustos ayı itibarıyla son 2 yılda karşılıksız çek tutarında yüzde 75, protestolu senetlerin tutarında ise yüzde 72 artış var.” dedi. “Esnafımızın krediye ulaşmasının önündeki engel olan kara liste sorununun çözülmesi, piyasalarda nakit sıkıntısını da çözecek ve rahatlatacaktır” diyen Palandöken, edi. çekini ödeyemeyen esnafın hapis cezası ile karşı karşıya kaldığını ifade etti.

Palandöken, bu sorunun da bir an önce çözülmesini isteğiyle; “Türkiye Bankalar Birliği’nin raporları incelendiğinde ortaya çıkan tablo üzücü. Çek Kanunu yeniden düzenlenmelidir. Krediye ulaşmadaki zorluk çek ve senetlere ilgiyi artırdı. Bu durum da ödeme zorlukları sebebiyle yazılan çeklere ve protesto olan senetlere yol açtı.” dedi.

3.3 milyon kişiye e-haciz şoku başlıklı haber, Deniz AYHAN tarafından sozcu.com.tr internet sayfasında 12 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Konkordato Süresi bir yıla kadar uzatıldı!

Son zamanlarda sıkça duyduğumuz konkordato kararlarında mahkemeler genelde 3 aylık periyotlarla süre veriyorlardı. Konkordato süresi Sakarya’daki mahkemelerde 1 seneye kadar uzadı.

Mahkemelerin konkordato süresi ile ilgili bu kararı almasındaki en önemli etmenin, ‘firmaların girdikleri ekonomik dar boğazdan bir seneden daha kısa sürede çıkamayacakları yönündeki kanaat’ olduğu ifade ediliyor.

Konkordato sayısının bu kadar artmasına gerekçe olarak;

  • ekonomideki dalgalanmalar,
  • oynak döviz kuru ve
  • birbiri üstüne gelen zamlar gösteriliyor.

Ekonomik krizin derinleşmesi ve firma sahiplerinin artık önlerini görememeleri, borç ve kredi ödemelerinin 1 yılı aşkın dönemlere sarkması, Asliye Hukuk Mahkemelerinin daha önce verdikleri 3 aylık konkordato süresi kararlarının 1 seneye kadar çıkmasına sebep oldu.

Mahkemeler daha önce konkordato ilan eden firmalara 3’er aylık kesin mühlet verirken, dün Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce alınan karar ile A.. E… Alüminyum Statik Toz Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne 1 yıl kesin konkordato süresi verildi.

İflas Erteleme ile Konkordato arasındaki fark

15 soruda Konkordato nedir?

1. Borçlunun alacaklılarıyla yapmış olduğu ve mahkemenin tasdiki ile yürürlüğe giren bir tür anlaşmadır. Bu anlaşmada; borçlu, alacaklılarına kendilerine olan borcu ödeme konusunda alacaklarından ve faizinden kısmen feragat etmelerini yahut alacakları sabit kalmak kaydıyla kendisine daha uzun bir vade verilmesini veya hem alacakta indirim hem de vadede uzatımı birlikte ister.

Borçlu, borçlarını ödemek niyetinde olmasına rağmen ekonomik gelişmeler, piyasa koşulları gibi borçluyu etkileyen nedenlerle borcu ödemeden aciz duruma yahut borcu ödeyememe tehlikesine düşebilir.

Bu durumda, borçlu ya iflas yoluna gidip ekonomik varlığını ortadan kaldıracaktır ya da konkordato talebinde bulunarak hem ekonomik varlığını sürdürecek hem de alacaklının alacağı iflas haline göre daha fazla korunmuş olacaktır.

2. Konkordatonun iflas ve iflasın ertelenmesi kurumu ile arasındaki başlıca farklar nedir?

a-) Konkordato daha az masrafla yapılmasına rağmen iflas daha fazla maliyetlidir.

b-) İflasda borçlunun tasarruf ehliyeti tamamen ortadan kalkar; ancak konkordatoda tasarruf ehliyeti devam eder

c-) İflasta alacağını tamamen alamamış alacaklı müflisi takip edebilir. Ancak konkordatoda borçlu borcundan kesin olarak kurtulur. konkordato dışında kalmış alacaklılar alacağını talep edemezler

d-) İflasa ancak tacirler başvurabilirken konkordatoya başvurmak için tacir olmak şart değildir.

e-) İflasa tabi olsun olmasın, tüm borçlular ile iflas talebinde bulunabilen alacaklılar konkordato talebinde bulunabilirken, iflasın ertelenmesini sadece sermaye şirketleri ve kooperatifler talep edebilirler.

f-) İflasın ertelenmesine mahkemece karar verilebilmesi için alacaklıların rızası aranmaz. Ancak konkordatonun mahkemece onaylanabilmesi için toplantıya katılacakların belli sayıda olmasına bağlıdır.

g-) İflas ertelemesine pasifi aktifinden fazla (borca batık) olanlar başvurabilirken konkordatoya borcu vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan başvurabilir.

h-) İflasın ertelemesinde faizler işler, konkordatoda ise kural olarak konkordato mühletince faiz işlemez.

ı-) İflasın ertelenmesinde alacaklılar alacaklarından feragat edip etmeme konudan serbestken, konkordatoda ise genellikle alacaklarından bir kısmından feragat halinde başarıya ulaşır.

i-) Konkordato kısa sürerken, iflasın ertelenmesi 5 yıla kadar çıkabilmekteydi.

j-) İflasın ertelenmesi kurumu tamamen kaldırılmıştır.

3. Kimler konkordato talebinde bulunabilir?

İflasa tabi olsun/olmasın tüm borçlular konkordato talebinde bulunabileceği gibi, iflas talebinde bulunabilecek her alacaklı kimse de konkordato talebinde bulunabilir.

4. Konkordato neredeki ve hangi mahkemeden talep edilebilir?

İflasa tabi olan şirketler için borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nden, merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında ise Türkiye’deki şubenin, birden fazla şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nden, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nden talep edilecektir.

5. Alacaklıların konkordatodan nasıl haberi olacaktır?

Alacaklılar, komiser tarafından yapılacak ilânla, ilân tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir.

6. Konkordato süresi ne kadardır?

Borçlunun konkordato talebi ile yasada belirtilen ilgili belgelerin sunumu şartı ile mahkeme 3 ay geçici mühlet verecektir. Gerekli olduğu takdirde talep üzerine 2 ay da uzatılarak toplamda 5 ay olacaktır. Mahkeme kesin mühlet hakkındaki kararını ise geçici mühlet içinde verecektir. Kesin mühlet için mahkeme komiser raporunu inceleyecek konkordatonun başarıya ulaşması mümkün ise 1 yıllık kesin mühlet verecektir. Kesin mühlet gerekli olduğu takdirde 6 ay kadar da uzatılabilir.

Tüm sürelerin kullanılması halinde, konkordato süresi 23 aya kadar çıkabiliyor.

7. Hangi şartlarla konkordato tasdik ediliyor?

Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder) konkordato projesinin öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması 206. maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (Kısaca işçilik alacakları ve nafaka alacakları denebilir.)

Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması şartlarını birlikte taşıyan başvurucuların konkordato tasdiki mahkeme tarafından yapılacaktır.

8. Konkordato projesinde şart olan yeterli çoğunluktan kastedilen nedir?

Konkordato projesinde şart olan yeterli çoğunluktan kastedilen ise şudur: Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.

Örnekle şöyle açıklanabilir: Eğer Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını aşıyor ise Örnek: kaydedilmiş alacaklı sayınısın 120 kişi kaydedilmiş alacak miktarının 120.000,00 TL olduğu farz edilse projenin kabulü için alacaklı sayısının en az 61 kişi, alacak miktarının da 60.000,00 TL yi aşması gerekir.

Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşıyor ise. Yine örneklendirecek olursak kaydedilmiş alacaklı sayınısın 120 kişi kaydedilmiş alacak miktarının 120.000,00 TL olduğu farz edilse projenin kabulü için alacaklı sayısının en az 31 kişi, alacak miktarının da 80.000,00 TL yi aşması gerekir.

9. Konkordato tasdik edilmesi ne anlama geliyor?

Kısaca; Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir. Ancak İmtiyazlı alacaklı olan (işçilik alacakları ve nafaka alacakları), rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında ise konkordato bağlayıcı değildir. Konkordato teklifi, alacaklılar tarafından kabul edilir ve mahkemece tasdik edilirse, artık borçlu alacaklılarının vazgeçtikleri oranda borçlarından kurtulacaktır.

10. Konkordato başvurusunda bulunan şirketler mallarını satabilir mi?

Hakkında geçici veya kesin mühlet kararı verilen konkordato başvurusunda bulunan borçlunun tasarruf ehliyeti sınırlıdır. Konkordato süresinin ilanından sonra borçlu şirket, mallarını rehin edemez, taşınmaz mallarını satamaz, taşınmaz malları üzerinde mülkiyet hakkını kısıtlayıcı haklarlar oluşturamaz, mallarını bağışlayamaz rehin veremez.

11. Konkordato başvurusunun ve kararının hacizlere ve takiplere etkisi ne olacaktır?

Konkordato başvurusu ile birlikte gerek geçici, gerek kesin mühlet içinde konkortado kabul edilinceye kadar borçlu hakkında evvelce başlatılmış icra takipleri duracaktır. İhtiyati tedbir ve haciz kararları uygulanmayacaktır. Borçluya karşı hiçbir takip yapılamayacaktır. Konkordato mühleti verilmesi halinde konulmuş olan hacizler kalkmayacaktır. Hacizler ancak konkordatonun tasdiki veya mühletin kaldırılması kararının kesinleşmesi ile düşecektir.

12. Konkordatonun işçinin alacaklarına etkisi nedir?

Konkordato öncesi doğan işçi alacakları imtiyazlı alacaklardır. İşçiler ücret, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları için icra takibi yapabilir veya yapılmış icra takiplerine devam edebilirler. İşçi alacaklarının konkordatoya yazdırılmış olması gerekir. Konkordatoya yazdırılmış işçi alacakları için konkordato zorunlu değildir. Herhangi bir indirime tabi olmaksızın alacaklarını talep edebilecektir.

13. Konkordato kararının alınmış olması işçilere fesih hakkı verir mi?

Şirketin konkordato kararı almış olması tek başına işçilere haklı fesih hakkı vermez. Ücretleri düzenli ödendiği, iş koşulları ağırlaştırılmadığı sürece, kısaca konkordato dışında haklı bir neden olmadıkça işçiler iş sözleşmelerini sona erdirirlerse kıdem ve ihbar tazminatı alamazlar. İşçiler buna dikkat etmelidir.

14. Eğer işçinin konkordato ilan eden şirketten ücret alacağı varsa ne yapmalı?

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre; hizmet akdine dayalı işçi çalıştıran işverenin konkordato ilan etmesi durumunda işçinin üç aylık ücreti Ücret Garanti Fonundan ödenecektir. Ancak kıdem ve ihbar taminatları bu garantiden yararlanamaz. Bundan başla işçilik alacağı olan kişi konkordato sürecine dahil olarak alacağını kaydettirmelidir.

15. İşçinin İŞKUR’dan ücret alacağını almasının şartları nedir?

Konkordato ilan eden işverenden ücret alacağı bulunan işçilerin dilekçe ile İŞKUR’a başvurarak ekine mahkemece verilen konkordato mühlet işçinin ücret alacağını aylar itibariyle gösteren işçi alacak belgesi eklemesi gerekmektedir. İşçiler bu başvuruyu kendileri bizzat yapabilecekleri gibi noter tasdikli vekâletnameye dayalı olarak vekilleri aracılığıyla da yapabilirler.

Ücret garanti fonu kapsamında işçilere, 3 ayı geçmemek üzere işverenden olan temel ücret alacakları kadar ödeme yapılmaktadır. Ücret garanti fonundan yararlanabilmek için bazı şartlar vardır; İşçinin son bir yıl içerisinde konkordato ilan edilen işyerinde çalışıyor olması, ve ücret alacağı için beş yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olması gereklidir. Yapılacak ödeme işçinin ödenmeyen üç aylık ücretiyle sınırlıdır. İşçinin ücreti ne olursa olsun SGK prim tavanını geçmeyen kısmı üç ayla sınırlı olmak üzere tam olarak İŞKUR tarafından ödenecektir.

Konkordato süresi bir yıla uzatıldı. İşte son karar başlıklı haber, www.medyabar.com internet sayfasında 11 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İnşaat sektörü Finansman Desteği bekliyor!

Yeni Ekonomi Programı kapsamında inşaat sektöründe yerel üretime ve tamamlanmaya yakın projelere finansman desteği verileceği açıklanmıştı. YEP duyurusunu takiben, sektör temsilcileri atılacak adımları bekliyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından kamuoyu ile paylaşılan 3 yıllık Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) sektördeki istihdam kayıplarının azaltılmasına yönelik bir dizi politika açıklandı. Bakan Albayrak tarafından 30 Eylül’de açıklanan YEP’nda, tamamlanmaya yakın projelere finansman desteği sunulacağı ve kullanılan malzemeler için yerel üretimin destekleneceği ifade edilmişti.

Yerel üretime finansman desteği

Konu ile ilgili açıklama yapan Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yenigün; “Mevcut hassasiyetler dikkate alınarak hedeflerin revize edilmiş olması, inşaat sektörü olarak önlerini görebilmeleri açısından kıymetlidir.” dedi.

Yenigün, yerel üretimin desteklenmesinin, performans odaklı ve uygun maliyetlerdeki ürünlerin küresel alanda rekabet gücünü artırması açısından önem taşıdığını vurguladı. Yenigün, TMB olarak temel amaç ve ilkelerinden birinin de müteahhitlerin projelerinde yerli ürün kullanmalarını teşvik etmek olduğunu ifade etti.

Yenigün, yurt dışında üstlendikleri projelerde de Türk inşaat malzemelerinin kullanımına daima özen gösterdiklerini, bu sayede ihracata da önemli katkılarda bulunduklarını anlattı.

Tamamlanmaya yakın projelere finansman desteği

Başkan Yenigün, tamamlanmaya yakın projelere finansman desteği sağlanmak suretiyle sektörde durgunluk kaynaklı istihdam kayıplarının azaltılması hedefinin memnuniyet verici olduğunu belirtti. Yenigün; “İnşaat sektörü, yarattığı istihdamla özellikle ekonomik risklerin ve işsizliğin yükseldiği dönemlerde daha fazla önem arzetmektedir. Dolayısıyla bakanlığın finansman desteğiyle sektör olarak tekrar işsizliğin azaltılmasına katkı sağlayacak duruma gelmeyi arzuluyoruz. Bu çerçevede beklediğimiz bir diğer destek de; kamu ile iş yapan müteahhitlerimizin projelerinde yaşanan büyük maliyet artışlarından doğan sorunu çözme amaçlı fiyat farkı düzenlemesidir.” şeklinde ifade etti.

Dışa bağımlılığın azaltılması adına önem arz ediyor.

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası Başkanı Celal Koloğlu da; “YEP, gelecek dönem projeksiyonunu ortaya koyan ve gelecek 3 yılda atılacak adımları içeren değerli bir yol haritasıdır.” dedi.

Koloğlu, sektöre yapılan her yatırımın bir diğer yatırım alanını tetiklediğine, kendisine bağlı harekete geçirdiği sektörlerle birlikte sanayiye öncülük ettiğine dikkat çekti. Koloğlu; “İnşaat malzemeleri sektöründe ileri bir noktada olan Türkiye’de yerli ve milli üretim paylarının artırılması, dışa bağımlılığın azaltılması açısından da önemlidir. Bu suretle ithalatın önüne geçmek için yerli ve milli teknoloji ile ilgili Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarının artırılması gerekmektedir.” dedi.

Yüzde 80 üzerinde tamamlanmış projeler bitirilmeli

Koloğlu, “Öncelikle yüzde 80’in üzerinde tamamlanmış projeler tespit edilip, finansman desteğiyle bir an önce tamamlanıp, ekonomiye kazandırılmalıdır.” şeklinde ifade etti.

Koloğlu, fiyat farkı hesap yöntemi geliştirilmesinin ve yeni dönemde yapılacak ihalelerde kullanılmasının sektöre önemli destek vereceğini vurguladı.

İnşaat sektörü finansman desteğini bekliyor başlıklı haber, www.milliyet.com.tr internet sayfasında 09 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Temmuzda İnşaat Maliyet Endeksi düşmeye devam etti!

2019 yılı Temmuzda inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,62 oranında düştü. İME, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,42 oranında arttı. Sektör adına bu neyi ifade ediyor?

Temmuzda İnşaat maliyet endeksi yüzde 0,62 düştü

Sektörel bazda 2019 yılı Temmuzda inşaat maliyet endeksi, bir önceki ay olan Hazirana göre yüzde 0,62 oranında düştü. İME Temmuz itibariyle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,42 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,99 düşerken,
  • işçilik endeksi yüzde 0,18 oranında artış gösterdi.

Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 15,33, işçilik endeksi  yüzde 25,75 oranında artış gösterdi.

Temmuzda İnşaat maliyet endeksi yıllık bazda yüzde 18,42 arttı

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 0,67 düştü

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,67 düşerken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,44 oranında arttı.

Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 1,04 düşerken,
  • işçilik endeksi yüzde 0,14 arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 25,02, işçilik endeksi yüzde 26,39 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 0,49 oranında düştü

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,49 oranında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,08 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,82 düşerken,
  • işçilik endeksi yüzde 0,32 oranında arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 11,34, işçilik endeksi  yüzde 25,81 oranında artış gösterdi.

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK 2019 yılı Temmuzda inşaat maliyet endeksi verilerine bakıldığında, son 12 ayın toplamını içeren yıllık bazda yüzde 18,42 oranında bir artış olduğunu görüyoruz.

Yine Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; Türkiye genelinde 2019 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 artışla 110 bin 538 adet konut satıldı.

Ağustos ayı başından itibaren Kamu Bankalarının konut kredisi aylık faiz oranlarını yüzde 0,99’a çekmesini takiben özel bankalar da faiz indirimine gittiler.

Yıllık banka kredisi faiz oranlarının düşmesi ile birlikte, alım noktasında fırsat kollayan vatandaş harekete geçti. Öte yandan, durgun olan gayrimenkul sektörü yanında bir de artan maliyetler sebebiyle zor günler geçiren inşaat sektörü temsilcileri, yıllık inşaat maliyet oranı ile konut kredisi faiz oranlarının birbirine yaklaşması ile daha dengeli bir ekonomik tablo ortaya çıktığını, bunun da satışlara yansımaya devam edeceğini beklediklerini ifade etmekteler.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30816

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Kandıra Gıda İhtisas OSB inşaatı başladı!

Kandıra Gıda İhtisas OSB altyapı inşaatı başladı. Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde faaliyete geçecek olan Organize Sanayi Bölgesi, binlerce kişiye ekmek kapısı olacak.

Kandıra Gıda İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başanı Mehmet Başol konu ile ilgili açıklamada bulundu. Başol, 10 yıllık bir mahkeme sürecinde gece gündüz çalışarak bütün engelleri aştıklarını ifade ederek, artık önlerinde hiçbir engelin kalmadığını belirtti.

Başol; “Bu ay itibarıyla OSB’nin altyapı inşaatına başladık. Alanın çok eğimli olması sebebiyle altyapı inşaatında 7 milyon metreküp kazı, 5,5 milyon metreküp de dolgu işi var. Projede şu anda 23 kamyon, 8 ekskavatör, 2 silindir çalışıyor. Tüm alışverişlerimizi ve işlerimizi Kocaeli’deki firmalarla yapmaya gayret ediyoruz.

Altyapı için yaklaşık 18-20 ihale olacağını ifade eden Başol, hedeflerinin, yatırımcılara 2020 yılı sonlarına doğru parsellerini teslim etmek olduğunu söyledi. Başol; “2023 yılında fabrikaların üretime geçmelerini planlıyoruz.” şeklinde konuştu.

“OSB’de 80 fabrika olacak”

Başol, Kandıra Gıda İhtisas OSB İmar planlarının daha önceden tamamlandığını dile getiren Başol, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Kandıra Gıda İhtisas OSB Projesi, Türkiye’de gıda sektöründeki ilk ‘İhtisas OSB’dir. Yaklaşık 2 bin dönüm alan üzerinde kurulacak Gıda Organize Sanayi Bölgesi projesinde şu an için 58 yatırımcımız var. Bu sayı toplamda yaklaşık 80 yatırımcıya çıkacak. Dolayısıyla burada şekerleme, et ve süt ürünleri, bakliyat gibi ürünler üreten 80 fabrika inşa edilecek. 2023 yılında burada fabrikaların bacalarının tüttüğünü görmeyi hedefliyoruz. Yeni fabrikalarla, yeni üretim alanlarıyla yeni istihdam alanları sağlamak istiyoruz.”

“60 bin kişiye ekmek kapısı olacak”

Başol, Arsa fiyatlarının İstanbul’daki OSB’lere göre çok daha uygun olduğunu belirterek, 2 yıl içerisinde fabrikalarını yapmaları şartıyla yeni yatırımcılara da arsa vereceklerini söyledi.

Başol, şunları kaydetti;

“Fabrikalarını 2 yılda tamamlayamayanların arsa tahsisleri iptal edilecek. Proje bittiğindde direkt olarak 9 bin 510 kişi istihdam edilecek. Buna ilave olarak Kandıra ve çevresinde üretilen fındıktan et ve süt ürünlerine kadar yapılacak alımlar sayesinde de 60 bin kişiye yeni gelir kapısı açılmış olacak.

Bölgede yapılacak üretimin yüzde 45-50’lik kısmını hemen ihraç etmeyi hedeflediklerini aktaran Başol, OSB’ye gelecek yatırımcıların şu an zaten ihracat yaptığını, buradaki yatırımlarını tamamladıklarında mevcut kapasitelerini artırmış olacaklarını vurguladı.

“Kandıra Gıda İhtisas OSB ile bölge değerlenecek”

Tekno Teknik İnşaat Emlak Şirketi sahibi Bayram ÜNAL da, Kandıra Gıda İhtisas OSB’nin lokasyon açısından oldukça avantajlı bir noktada yer aldığının altını çizdi. Ünal;

“Yapımı devam eden Kuzey Marmara Otoyolu hizmete açıldığında, bölgenin İstanbul’a uzaklığı Anadolu yakasında 30 dakikaya, Avrupa yakasında ise 40 dakikaya inecek.”

İstanbul’un hızlıca kuzeyde Karadeniz’e ve doğuda Kocaeli’ye doğru genişlediğini vurgulayan Bayram ÜNAL, Kocaeli İli ve İlçelerinin, özellikle de Kandıra’nın gayrimenkul açısından şu anda yatırıma oldukça uygun olduğunun altını çizdi.

Ünal sözlerini şöyle tamamladı; “Arazi yatırımı yapmayı düşünenlere; güvenilir, konusunun uzmanı ve bölgeyi tanıyan gayrimenkul danışmanları tarafından çok cazip fırsatlar sunulmaktadır. Biz de bu bölgeyi uzun zamandan beri takip ediyoruz ve kısa, orta ve uzun vadeli yatırım politikaları doğrultusunda portföyümüzden arsa ve tarla satışlarımız devam ediyor.”

Kandıra Gıda İhtisas OSB binlerce kişiye ekmek kapısı olacak başlıklı haber, trthaber.com internet sayfasında 30 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İş Bankası, Ziraat Bankası ve VakıfBank’tan faiz indirimi geldi!

Kamu Bankaları kredilerde tekrar faiz indirimi yaptı. Ziraat Bankası ve VakıfBank’ı İş Bankası da takip etti. İşte güncel konut kredisi ve ihtiyaç kredisi faiz oranları.

Ziraat Bankası kredi faiz indirimi 16 Eylül’den itibaren geçerli olacak

Ziraat Bankası’ndan ikinci faiz indirimi kararı geldi. Banka yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre, 16 Eylül’den itibaren geçerli olmak üzere banka; kurumsal kredi faiz oranlarını yıllık bazda yüzde 13-15,5 aralığına kadar çekti.

İhtiyaç Kredisi aylık faiz oranları;

  • maaş müşterileri için yüzde 1,25,
  • maaş dışı müşteriler için ise yüzde 1,35.

Konut Kredisi aylık faiz oranları;

  • 500 bin TL ve üzeri kredilerde yüzde 1,19,
  • 500 bin TL altındaki kredilerde yüzde 0,99.

VakıfBank da 16 Eylül’den geçerli olmak üzere üçlü faiz indirimi yaptı

VakıfBank’tan yapılan açıklamaya göre; geçtiğimiz günlerde hem konut hem de ihtiyaç kredilerinde art arda indirimler yapan banka, bireysel ihtiyaç ve konut kredisi faizlerinde üçüncü kez faiz indirimi yaptı.

60 ay vadeye kadar İhtiyaç Kredisi aylık faiz oranları;

  • maaş müşterileri için yüzde 1,25,
  • maaş dışı müşteriler için ise yüzde 1,35.

Konut Kredisi aylık faiz oranları;

  • 500 bin TL ve üzeri kredilerde yüzde 1,15,
  • 500 bin TL altındaki kredilerde yüzde 0,99.

Açıklamaya göre, bireysel faiz indirimi kampanyası kapsamında kredi tahsis ücreti yüzde 0,5, BSMV de bu ücret üzerinden yüzde 5 olacak. Konut kredilerinde ise Banka Sigorta ve Muamele Vergisi muafiyeti olacak. 

“Bu olumlu havanın, milli ekonomimize de hızlı ve etkin bir şekilde yansıyacağını ümit ediyoruz”

VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, konu ile ilgili açıklamasında şunları kaydetti; 

“Merkez Bankası’nın politika faiz oranlarında 325 baz puan indirime gitmesi piyasalar tarafından olumlu karşılandı. VakıfBank olarak biz de kısa süre içerisinde üçüncü kez kredi faizlerinde indirime gittik. Bu olumlu havanın, milli ekonomimize de hızlı ve etkin bir şekilde yansıyacağını ümit ediyorum.”

VakıfBank Ticari kredilerde de indirim yaptı

Üstünsalih, bireysel kredilerin yanısıra ticari kredilerde de indirime gittiklerini aktardı. Üstünsalih; “Piyasalarda yaşanan olumlu gelişmelerle birlikte, Türkiye ekonomisine can veren iş dünyasının da bizlerden bir adım beklediğini biliyoruz. Bu sebeple ticari kredilerimizde de faiz indirimi yaptık. Ticari kredilerimizde firma reytingi, verimliliği ve vadeye bağlı şekilde faiz oranlarımızda kademeli olarak indirime gittik. Bu adımların ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.

Kamu bankalarının yanı sıra İş Bankası da faiz indiriminde bulundu

İş Bankası’ndan yapılan açıklamada, “Farklı konut finansman ürünleri sunan İş Bankası, konut alımlarının finansmanı amacıyla kullanılacak kredilerde 120 ay vadeye kadar yüzde 1.17 oranı uygulayacak” denildi.

Kişiye özel geri ödeme seçenekleri sunan İş Bankası’nın ev kredisi ürünlerine dair detayları ve kredi koşullarını isbank.com.tr ve tüm İş Bankası şubelerinden edinebilirsiniz.

Ziraat Bankası ve VakıfBank kredi faizlerini indirdi başlıklı haber, www.aa.com.tr internet sayfasında 13 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Yüksek faiz sebebiyle bankaların net kârı yüzde 25 düştü!

2019 yılı ilk yarısında Borsada işlem gören 10 mevduat bankasının net kârı, yüksek faiz nedeniyle bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 25,6 düştü.

Yüksek faiz faturayı bu kez bankalara kesti.

Öz kaynaklarının artmasına rağmen net kârlarının düşmesinin gerekçesi; yüksek faiz

Yüksek faiz faturayı bu kez bankalara kesti. Uzmanlara göre faizlerin yüksek olması nedeniyle tüketici, bankaların kapısını çalmaktan vazgeçti. Bu sebeple, 2019 yılı ilk yarısında borsada işlem gören 10 mevduat bankasının net kârı, 2018 yılının ilk yarısına kıyasla yüzde 25,6 oranında düşerek, 14 milyar 585 milyon lira oldu.

Borsada işlem gören bankaların öz kaynakları 2019 yılı ilk yarısında geçen yılın sonuna kıyasla yüzde 6,1 artarak 270,1 milyar liradan 286,5 milyar liraya ulaştı. Buna rağmen, bankaların kısa vadeli yüksek faizli mevduat tabanlı öz kaynakları, kredi olarak vatandaş tarafından ilgi görmedi. Gerekçe; yüksek faiz!

Borsada işlem gören bu 10 banka, 2018 yılının ilk yarısında 19 milyar 615 milyon 623 bin lira net kâr elde etmişti.

Başı Kamu Bankaları çekti; yüzde 67,7 ile Halkbank ilk sırada

Uzmanlar, net kâr gelirlerindeki düşüşe yüksek faiz sebebiyle kredi kullanımının azalmasının sebebiyet verdiğini tahmin ediyor.

Net kârı en fazla gerileyen bankanın yüzde 67,7’lik düşüşle Halkbank olduğu görülüyor. İşte sırasıyla bankaların net kâr düşüşleri;

  • yüzde 67,7 düşüşle Halkbank,
  • yüzde 52,6’lık azalışla ICBC Turkey Bank,
  • yüzde 52,1’lik düşüşle VakıfBank,
  • yüzde 38,6’lık azalışla DenizBank,
  • yüzde 28,8 azalarak Ziraat Bankası,*
  • yüzde 27,8’lik düşüşle İş Bankası,
  • yüzde 18,8’lik gerilemeyle Akbank,
  • yüzde 6,9’luk azalışla Garanti ve
  • yüzde 4,5’lik düşüşle Yapı Kredi Bankası.

* Ziraat Bankası Borsa İstanbul’da işlem görmemekte. Bankanın 2019 yılı ilk yarısındaki net dönem kârı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 28,8 azalarak 3 milyar 953 milyon liradan 2 milyar 816 milyon liraya indi.

Kamu Bankalarının kar zararlarının gerekçesi; krediyi yüksek faizle alıp, düşük faizle vermesi mi?

Uzmanlar, Kamu bankalarının net kar gelirlerinin düşmesinde; kardan fedakarlık yapıp, krediyi vatandaşa düşük faizle vermesinin de etkili olduğunu ifade ediyorlar.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası‘nın (TCMB) 425 baz puanlık politika faiz indirimi sonrası, Ağustos ayı başında Ziraat Bankası, VakıfBank ve Halkbank’ın konut kredi faizlerini aylık yüzde 0,99’a çekip vadeleri 180 aya uzatması ile birlikte vatandaşın aklına; “acaba kira öder gibi ev sahibi olabilir miyiz?” sorusu gelmişti. Kendi bütçesine ve yaşam standardına göre aylık kredi ödeme hesabı yapan vatandaşlar sayesinde, bir süredir beklemeye geçen Konut Piyasası hareketlendi.

Bu durumun sözkonusu kamu bankalarının ikinci dönem net karlarına ne şekilde yansıyacağını 2019 yılı sonunda hep birlikte göreceğiz.

Tek kar eden Banka QNB FİNANSBANK

Borsa İstanbul’daki mevduat bankaları arasında ilk yarıda en fazla net kârı 3 milyar 633 milyon TL ile Garanti elde etti. Net kârda Garanti’yi, 2 milyar 691 milyon lira ile Akbank ve 2 milyar 409 milyon lira ile İş Bankası izledi. 2018’in ilk yarısına göre net kârını artıran tek banka yüzde 12,9 ile QNB Finansbank oldu.

İş Bankası ünvanını korudu

İş Bankası, 432 milyar 780 milyon liralık aktif büyüklüğü ile hem Türkiye’nin en büyük özel bankası hem de borsada işlem gören en büyük banka unvanını korudu.

Türk bankacılık sektörünün dönem net kârı, yüzde 14,2 azaldı

Borsa İstanbul’da işlem görmeyen Ziraat Bankası, 610 milyar 360 milyon TL ile Türkiye’nin en büyük aktif toplamına sahip bankası unvanını korudu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, Türk bankacılık sektörünün 2019 yılı ilk yarı dönem net kârı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 14,2 azalmak suretiyle, 29 milyar 18 milyon liradan 24 milyar 896 milyon liraya geriledi.

Yüksek faiz bankaları da vurdu, yüzde 25 düştü başlıklı haber, www.patronlardunyasi.com internet sayfasında 06 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İnşaatta daralma 7 çeyrektir sürüyor, 39 çeyreğin dibinde!

İnşaatta daralma son 7 çeyrektir devam ediyor. Türkiye ekonomisinde yatırımlar ikinci çeyrekte yüzde 22,8 küçüldü. Bu rakam, bir önceki çeyrekte gerçekleşen yüzde 12,4’lük daralmanın iki katına tekabül ediyor.

İnşaatta daralma son 7 çeyrektir devam ediyor.

İnşaatta daralma yüzde 29,2

Yatırımlar içinde fabrika ve ofis binaları yatırımlarını ifade eden İnşaatta daralma 2019 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 29,2 oldu. Bir önceki çeyrekte inşaattaki küçülme yüzde 15,6 idi.

Habertürk’ten Rahmi AK’ın haberine göre, vatandaşın toplam inşaat yatırımları, konut harcamalarının eklenmiş haliyle yüzde 12,7 oranında düştü. İnşaat harcamaları en son 2017 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 18,9 artmıştı. İnşaat yatırımları son 7 çeyrektir düşüşte. İnşaatta daralma verileri, 2009 yılı üçüncü çeyreğindeki yüzde 16,3 daralmadan sonra son 39 çeyreğin en kötü performansına işaret ediyor.

Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 1,5 küçüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2019 yılı II. Çeyrek Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. 2019 yılı Nisan – Haziran arası Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,5 azaldı. Türkiye ekonomisi 2019 yılı ilk çeyrekteki yüzde 2,4’lük küçülmeye kıyasla iyimser bir görünüm çizse de, yatırımlardaki gerileme endişe yarattı.

Yatırımlar yüzde 22,8 küçüldü.

Türkiye ekonomisinde yatırımlar ikinci çeyrekte yüzde 22,8 küçüldü. Bu rakam, bir önceki çeyrekteki daralma rakamı olan yüzde 12,4’lük küçülmenin hemen hemen iki katına tekabül ediyor.

Yatırımlar içinde fabrika ve ofis binaları yatırımlarını ifade eden İnşaatta daralma, yüzde 29,2 oldu. Bir önceki çeyrekte inşaattaki küçülme yüzde 15,6 idi. İnşaatın yanı sıra, makine-teçhizat yatırımındaki daralma da bir önceki çeyreğe göre hızlanarak, yüzde 16,5 düştü.

İnşaat sektöründe toplam katma değerindeki düşüş yüzde 12,7

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’yı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2019 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak toplam katma değeri;

  • tarım sektöründe yüzde 3,4 arttı,
  • sanayi sektöründe yüzde 2,7 azaldı ve
  • inşaat sektöründe yüzde 12,7 azaldı.
  • Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri yüzde 0,3 azaldı.

Vatandaşın konut yapım ve alımını da içeren inşaat harcamalarındaki kan kaybı, sektördeki olağanüstü küçülmeye bağlı olarak yüzde 12.7’ye çıktı. Bu rakam 2019 yılı ilk çeyreğinde yüzde 9,3 idi.

İthalattaki daralma yavaşladı

2019 yılı ilk çeyrek verilerine kıyasla ikinci çeyrekte; hizmetler, finans sigorta faaliyetleri, mesleki-idari destek hizmetlerinde toparlanma olduğu görülüyor. Dış ticarette ihracatın katkısı 1,8 puan olurken, iç talepteki yavaşlama etkisiyle, daralan ithalat büyümeye 3,9 puan olumlu etki yaptı.

İnşaat 7 çeyrektir sürekli kötüye gitti 39 çeyreğin dibini buldu başlıklı haber, www.haberturk.com internet sayfasında 02 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.