TMMOB 2020 Yılı Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Asgari Ücretini belirledi!

TMMOB 2020 yılı Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları için Asgari Ücreti 5000 TL olarak belirledi. Peki bu rakam, beklenen ile örtüşüyor mu?

TMMOB 2020 yılı Asgari Ücreti belirledi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu tarafından alınan karara göre; 2020 yılı için ücretli çalışan Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Asgari Ücreti brüt 5000 TL olarak tespit edildi.

Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Asgari Ücreti, 6235 Sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu hükümlerine dayanarak, TMMOB Ana Yönetmeliğinde yer alan “Birliğin ve Bağlı Odaların Amaçları” maddesi uyarınca her yıl TMMOB Yönetim Kurulu tarafından açıklanmaktadır.

TMMOB Yönetim Kurulu’nun 22 Kasım 2019 tarihli toplantısında aşağıdaki şekilde karar verildi;

  • Ücretli çalışan mühendis, mimar ve şehir plancıları için 2020 yılı ilk işe giriş bildirgesinde baz alınacak asgari brüt ücretinin 5000 TL olarak belirlenmesine;
  • Odalarınca belgeli çalışmanın koşul olduğu uzmanlık alanlarında, mesleki deneyimin arandığı alanlarda, şantiye şefliği, sorumlu müdürlük, iş güvenliği uzmanlığı, yapı denetim elemanı, daimi nezaretçi, uzak yol kaptanlığı vb. hizmetlerde asgari ücret uygulanmayacağını,
  • bu durumda olan mühendis, mimar, şehir plancılarının ücretlerinin alınan sorumluluk gereği belirlenen asgari ücretinin üzerinde olmasına.

TMMOB 2020 yılı için 5000 TL brüt belirlenen asgari ücret, aylık yaklaşık 3565 TL net ücrete tekabül etmektedir. TMMOB, 2019 yılı için asgari ücreti brüt 4500 TL olarak belirlemişti.

Konu ile ilgili politeknik bir çalışma gerçekleştirdi.

Temel giderler katlandı, ancak artış yüzde 11’de kaldı

Ekonomik krizin ağır koşullarında temel yaşamsal giderlerin katlandığı, artan vergi yükleriyle/kesintileriyle ücretlerin fazlaca erozyona uğradığı bir yılın ardından, TMMOB’nin 2019 yılında kararlaştırdığı brüt 4500 TL’lik asgari ücrette yaptığı artış, yüzde 11 ile sınırlı kaldı.

Tanım olarak ‘asgari ücret’; iş hayatında mühendislerin, mimarların, şehir plancılarının alt sınır ücretini belirliyor. Buradan yola çıkacak olursak TMMOB;

  • artan işsizliğin düşük ücretle çalıştırma baskısına dönüştürüldüğü,
  • gıda, ulaşım, barınma, giyim vb. fiyatlarında astronomik artışların yapıldığı

bir dönemde, meslektaşlarının asgari geçim şartlarını gözetmek zorunda.

Mühendisler en az 4.500 TL net talep ediyorlardı

Politeknik’in yapmış olduğu ‘2020 yılı asgari ücret anketi’ne 613 mühendis, mimar, şehir plancısı katıldı. Ankete katılanların yüzde 42’si, asgari ücretin net 4500-5500 TL aralığında olması gerektiğini belirtti.

Mühendislerin yüzde 93’ü, net asgari ücretin 4000 TL’nin üzerinde olması gerektiğini ifade etti. Dolayısıyla TMMOB’nin yaptığı artış, bu talebin altında kalmış oldu.

MÜHENDİS, MİMAR VE ŞEHİR PLANCILARI İÇİN 2020 YILI ASGARİ ÜCRETİ 5000 TL OLARAK BELİRLENDİ başlıklı haber, www.tmmob.org.tr internet sayfasında 25 Kasım 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Eyy Beyaz Yakalılar! Dilencilikte daha çok para var(!)

Türkiye’de Beyaz Yakalılar için maalesef gün geçtikçe işler daha da zorlaşıyor.
Mimarlığı bırakıp dilenci olmaya karar veren bir sözlük yazarı, dilencilikte daha çok para olduğu tespitinde bulunmuş(!)

Beyaz Yakalılar mı yoksa Dilenciler mi

İş hayatı Beyaz Yakalılar için mi yoksa Dilenciler için mi daha avantajlı?

Mimarlığı bırakıp dilenci olmaya karar veren bir sözlük yazarı, hayatı sorgulatan isyanı ile insanı derin düşüncelere sevk edebilecek bir haykırışta bulunmuş.

Türkiye’nin büyük şehirlerinden birinde yaklaşık 7 yıldır mimarlık yapan birinin haklı isyanı; “Mezun olunca bol para kazanacağım hayaliyle okuduğum mesleğe 1.800 Türk Lirası maaşla başladım. Üstelik gece gündüz de çalışıyordum.”

Beyaz Yakalılar adına bir Mimarın ilk 7 mesleki yılı

Birinci yıl;

  • Hiç izin yapmadım.
  • Tam 7 ay süren bir uygulama projesinin teknikerliğini yaptım. Yaklaşık 6 ayında ekstra mesai yaptım. Yaklaşık 2 ayında sabahladım.

İkinci yıl;

  • Teknikerliğe devam ettim. mimarlığın Çizim yapmaktan başka bir şey olmadığını düşünmeye başladım.
  • Maaşıma 200 lira zam yapıldı. Sigortam asgari ücretten yatırılmaya devam etti.

Üçüncü yıl;

  • Müteahhit görüşmelerini de yaptım. Belediye görüşmelerine otobüsle gittim. Evrak işleri peşinde koştum.
  • Maaşıma 250 lira zam yapıldı. Sigortam, aldığı yapım işinde mimar çalışan göstermek zorunda olan bir şirket tarafından yapılmaya başlandı. Yani bonservisim olmadan satıldım. Üstelik ekstra maaş almadım.

Dördüncü yıl;

  • Tek başıma mimari projenin her detayına hakimdim. Üstüne 3 boyutlu görsel çalışmalar da yapıyordum.
  • Maaşıma 250 lira daha zam yapıldı.

Beşinci Yıl;

  • Artık ofisi ben yönetiyordum. Patron dışarda iş peşinde koşuyordu. Şirket sahiplerinin inşaat işine de girmesiyle şantiye gezmeye başladım.
  • Maaşıma 300 lira zam yapıldı.

Altıncı yıl;

  • Yurtdışında (Irak) antrepo, lüks konut, stadyum gibi işlerin proje çalışmalarını yürüttüm ve yönettim. 6 kez Irak’a gittim. İlk kez aldığım pasaport harcımı kendim ödedim.
  • Maaşıma 200 lira zam yapıldı. Bu yılın 5 ayı maaşım geç yattı.

Yedinci yıl;

  • 3 tane kentsel tasarım projesi çalışması yaptım. Yaklaşık 10 ha, 7 ha ve 17 ha’lık alanlarda kentin rögar kapağının yerine kadar tasarladım, kontrol ettim ve işi yürüttüm.
  • Maaşıma zam yapılmadı. şirkete %20 ortaklık teklif edildi. Kabul etmedim. Çıkacağımı söyleyince 500 lira zam yapıldı. Bugün itibarıyla mesleği bırakıyorum.

Gelelim sebeplerine;

  1. yıl: 21.600 TL
  2. yıl: 24.000 TL
  3. yıl: 27.000 TL
  4. yıl: 30.000 TL
  5. yıl: 33.600 TL
  6. yıl: 36.000 TL
  7. yıl: 42.000 TL

olmak üzere toplam kazandığım para: 214.200 TL oldu.

Peki Dilencilerin hesabı nasıl?

1- Işıklarda duranlar

Normal bir trafik akışının olduğu yolda Trafik lambası yaklaşık 5 dakikada 1 kez kırmızı yanıyor. Aslında daha kısaları da mevcut ama biz bu örnek üzerinden gittik. Kırmızı ışığın yanma süresi en az 20 saniyedir. Trafik lambası 1 kez kırmızı yandığında, 1 kişi en az 2 lira toplayabiliyor.

  • 5 dakikada : 2 TL
  • 60 dakikada : 24 TL
  • 10 saat üzerinden günde : 240 TL
  • 1 ayda : 7.200 TL

2- Kalabalık bir sokağın kaldırımında duranlar

Dilencinin önünden dakikada 50 kişi geçiyor ve bunların yalnızca 1 tanesi 1 lira veriyor. Başarı oranı sadece yüzde 2.

  • 1 dakikada : 1 TL
  • 60 dakikada : 60 TL
  • 10 saat üzerinden günde : 600 TL
  • 1 ayda : 18.000 TL

3- Cami önünde duranlar

Birinci hesapla neredeyse aynı, ancak erkekler için zor. Zabıta falan hikayeleri. Başarı oranı düşük ama hesap aynı. Üstelik cuma günleri daha bereketli geçiyor.

  • 1 dakikada : 1 TL
  • 60 dakikada : 60 TL
  • 10 saat üzerinden günde : 600 TL
  • 1 ayda : 18.000 TL

Şimdi soruyorum size; Beyaz Yakalılar mı, Dilenciler mi?

Bu trafik ışıklarında dilenciler, bu cami önlerindeki teyzeler, sokaklarda sabahtan akşama kadar oturan eli kolu sağlam insanlar neden dileniyor?

Beyaz yakalıların yakasına yapışmış vergiler, ödediği borçlar, yasal olmak için elinden geleni yapmasına rağmen hiç bir şeye sahip olamamış insanlar neden devam ediyor mesleklerine?

Bugün tüm beyaz yakalıları, sigortası asgari ücretten yatan tüm çalışanları, çıkıp trafik ışıklarında, köşe başlarında, cami önlerinde dilenmeye davet ediyorum.

Çıkın ve yardım isteyin. Ben istiyorum, Çünkü geçinemiyorum.

2 yıl önce yazılmış bu haklı isyana sonuna kadar katılıyorum. Peki günümüzde nasıl?

İşsiz yüzlerce beyaz yakalılar (mimar ve mühendis) iş umuduyla oradan oraya koşuşturuyor. İşverenler “piyasa kötü” deyip geçiştirirken, iyi bir meslek sahibi olma uğruna okuduğumuz bu meslek bize evde bilgisayar başında oturup, iş aramaktan başka ne sunuyor?

Tabi bir yandan da yeni açılan mimarlık bölümleri ve oralardan mezun olacak yeni mezun mimarlar…

2 yıl önce isyan ettiğimiz maaşlara razıyız, yeter ki piyasa açılsın ve en azından işsiz kalmayalım…

Mimarlığı Bırakıp Dilenci Olmaya Karar Veren Bir Sözlük Yazarının Hayat Sorgulatan İsyanı başlıklı yazı seyler.eksisozluk.com.tr internet sayfasında 24 Temmuz 2017 tarihinde yayınlanmıştır.

Kaynak; Mimar Aynur Duysak

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

SGK, Primlerini Düşük Ödeyenleri Denetleyecek!

Düşük ücret gösterimine bağlı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Primlerinin düşük ödenmesi sorunu 2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Programı’na girdi. Yıl başından sonra yapılacak gerekli yasal düzenlemeler ile, bazı işverenlerin, çalışanlarının sosyal güvenlik primini düşük ödemek için, prime esas kazancını düşük göstermesi sorunun kökten çözümüne gidilecek.

Sosyal Güvenlik (SGK) Priminin düşük ödenmesi konusu

Sosyal Güvenlik (SGK) Priminin düşük ödenmesi konusunda birçok adım atıldıysa da, kesin çözüme henüz ulaşılamadı.

2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda, bazı İşverenlerin, çalışanlarının Sosyal Güvenlik (SGK) primi maliyetlerini düşürme adına maaşlarını düşük gösterme sorununa dikkat çekildi.

Hürriyet’in ele aldığı habere göre Programda, Sosyal Sigorta Priminin gerçek ücretinden düşük seviyede prime esas kazanç üzerinden yatırılması,  sosyal sigorta sisteminin mali sürdürülebilirliğini olumsuz etkilediğine değinildi. Kişilerin gerçek gelirleri üzerinden prim ödemeye teşvik eden politikalara gereksinim duyulduğuna dikkat çekilen program kapsamında, 2019 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu denetimlerini artıracak.

Meslek Kodu Uygulaması ile 2019 Aralık ayı son

2019 Aralık ayına kadar, meslek kodu uygulaması ile, ücreti eksik bildirilen kalifiye mesleklerdeki kişilerin tespiti yapılacak. Ayrıca Elektronik Denetim Takip Sistemi kurulacak.

Bu sayede eksik ücret bildirimi ile kaçak istihdamın önüne geçilmiş olacak. Program çerçevesinde yasal düzenlemeye uymayan işletmeler ile ilgili ciddi yaptırımların geleceği vurgulanıyor.

Kaynak; http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/siki-denetim-basliyor-maaslarda-buna-dikkat-41010797