Marmara Üniversitesi RTE Külliyesi temeli törenle atıldı!

Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi temeli, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile gerçekleştirilen Temel Atma Töreni’nde atıldı.

“Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi ülkeye, kente ve üniversiteye hayırlı olsun”

Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi Temel Atma Töreni’nde konuşma yapan Sn. Erdoğan, külliyenin ülkeye, kente ve üniversiteye hayırlı olmasını diledi. Erdoğan, ülkenin en köklü yükseköğretim kurumlarından olan, kökleri 1983’e kadar giden Marmara Üniversitesi’nin yeni külliyesiyle çok daha güçlü hale geleceğine inandığını belirtti.

İnşa edilecek külliyenin üniversiteyi hedeflerine bir adım daha yaklaştıracağını dile getiren Erdoğan; “İnşallah bu üniversitemiz yanında ilkokul, ortaokul, lisesiyle birlikte çok daha anlamlı hale gelecektir. Konumu ve mimarisiyle tarihimize, kültürümüze, medeniyetimize yakışır bu eserin üniversitemize kazandırılmasında emeği geçen ve geçecek olan herkese şimdiden teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu külliyenin yapılacağı alanda Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin geçmişinin bulunduğuna değindi.

“Üniversitelere külliyeler kazandırma gayreti içerisindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden beri İstanbul’da yetersiz şartlarda faaliyet yürüten üniversitelere, verdikleri hizmetle mütenasip külliyeler kazandırmanın gayreti içerisinde olduklarını, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde de aynı anlayışla ülkedeki tüm üniversitelere bu desteği verdiklerini ifade etti.

“Asıl görev, asıl sorumluluk hocalarımıza düşüyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’deki üniversitelerin dünya çapında birer yükseköğrenim kurumu haline gelmesinin hocaların akademik çalışmalarına ve öğrencilerin göstereceği gayrete bağlı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: 

“Çeşitli kurumlar tarafından hazırlanan ilk 500, ilk 100 listelerinde ülkemizden öyle bir elin parmağı kadar değil, göğsümüzü kabartacak düzeyde üniversitelerin yer almasını bekliyoruz. Bunun için öncelikle köklü bir anlayış değişikliğine ihtiyacımız bulunuyor. Cumhurbaşkanı olarak bu konuda üzerimize düşen her görevi yerine getireceğimizin bilinmesini istiyorum. Ama bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum ki, asıl görev, asıl sorumluluk, asıl iş, hocalarımıza düşüyor.

Erdoğan; “Üzerinde yaşadığımız coğrafya kadim Yunan, Roma, İslam ve Türk medeniyetlerinin mirasıyla zenginleşerek bugünlere gelmiştir. Biz kendi inancına ve kültürüne uygun olması şartıyla iyi olan, estetik olan, faydalı olan, hayırlı olan her değeri bünyesine katmaktan asla imtina etmeyen bir milletiz. Marmara Üniversitesi’nin fiziki mekan olarak inşa edileceği, temelini atacağımız bu mekan, gerçekten ismiyle müsemma Marmara Denizi’ne nazır ve kendi mimari üslubumuzla inşa edilecek. Bu eser hakikaten sadece ülkemizin değil, dünyanın da müstesna eserlerinden bir tanesi olacak.” diye konuştu.

“Arnavutluk’ta 500 konut inşa edeceğiz”

Erdoğan, Türkiye’nin, dünyada parmakla gösterilen bir ülke haline geldiğini anlatarak sözlerini şöyle sürdürdü; 

“Arnavutluk’ta deprem oldu. Arnavutluk’a, İnşallah Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız, TOKİ olarak en uygun yerde ekiplerimiz çalışmalarını yapacak ve 500 konutu Türk kardeşleri olarak inşa etmiş olacağız. Bizim kardeşlik hukukumuz var. Konutlarımızın inşaatlarını bir an önce yapacak ve kısa zamanda kış mevsiminde zorda kalanlara, darda kalanlara, yardım elimizi uzatacağız.”

İkmal Maliye Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığını ziyaret etti 

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi’nin temel atma töreninin ardından Maltepe’deki İkmal Maliye Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığına gitti. 

Burada vatani görevini yapan askerlerle bir süre sohbet eden Erdoğan, Lojistik Destek Taburunda tezkeresine 10 gün kalan bir askere de kalemini hediye etti.

Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi’nin ihalesi iptal edildi

Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi’nin birinci etabının inşaatı için açılan ihalede bütün teklifler reddedilmiş, ihale iptal edilmişti. İhale; 8 adet mühendislik fakültesi binası, 9 adet teknoloji fakültesi binası, 2 adet ısı ve trafo merkezi ve 1 adet kafeterya inşaatı yapmak üzere açılmıştı.

Marmara Üniversitesi’nin tüm birimlerinin toplanacağı Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi, Maltepe’deki eski Orgeneral Kenan Evren Kışlası’nın 2.5 milyon metrekarelik arazisi üzerinde yapılacaktı. “Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi 1.Etap Mühendislik ve Teknoloji Fakülteleri İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi” için TOKİ 3 Eylül 2019 tarihinde ihaleye çıkacağını duyurmuştu. İhale, belli istekliler arasında yapılacak ve ön yeterlik değerlendirilmesi sonucu yeterliği tespit edilenler arasından belirtilen kriterlere göre sıralanarak listeye alınan 10 aday teklif vermeye davet edilecekti.

Ancak TOKİ, 4 Ekim tarihindeki duyurusunda ihalenin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Bütün tekliflerin reddedilmesi ve ihalenin iptali” başlıklı düzenlemesi uyarınca iptal edildiğini bildirdi.

Maltepe’deki Kenan Evren Kışlasının arazisi Marmara Üniversitesi’ne tahsis edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planına göre Marmara Üniversitesi’nin Küçükçekmece’deki arazisi 17 Ağustos günü askıya çıkarıldı. Buna göre, Çevre Düzeni Planında üniversite alanı olarak belirlenen Küçükçekmece Halkalıdaki yaklaşık 1 milyon metrekarelik arazinin imar durumu “konut+ticaret” olarak değiştirildi.

TOKİ, Maliye Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Marmara Üniversitesi arasında 11.04.2016 tarihinde imzalanan protokol ile üniversite alanı TOKİ’nin tasarrufuna geçerken, Marmara Üniversitesi’ne de Maltepe’de bulunan Orgeneral Kenan Evren Kışlası’nın arazisi tahsis edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’yi NATO’dan çıkarmak-çıkarmamak… Bu senin (Macron) haddine mi? başlıklı haber, aa.com.tr internet sayfasında 29 Kasım 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Salda Gölü Millet Bahçesi ihalesinin iptali için açılan dava reddedildi!

Burdur’un Yeşilova ilçesinde bulunan Salda Gölü çevresinde yapılacak Millet Bahçesi ihalesinin iptali için açılan dava reddedildi.

Salda Gölü’nün çevresinde Millet Bahçesi yapılacak

Burdur’un Yeşilova ilçesindeki “Türkiye’nin Maldivleri” olarak ünlenen Salda Gölü çevresinde yapılacak Millet Bahçesi, sosyal donatılar ve çevre düzenlemesi ihalesinin iptali için açılan dava reddedildi.

Aysel Alp, Meral Türkoğlu, Osman Altınışık, Özdemir Korkmaz, Gazi Osman Şakar tarafından açılan dava, Ankara 16. İdare Mahkemesince görüldü. Davada, 31 Temmuz 2019’da gerçekleştirilen “Burdur ili Yeşilova ilçesi Salda Gölü Millet Bahçesi ve Millet Bahçesine Ait Sosyal Donatılar İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi” ihalesinin ve ihale onayının iptali istendi.

ÇŞB ve TOKİ savunma yaptı

Mahkeme heyeti, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı’ndan savunma talep etti.

Mahkeme heyeti, Millet Bahçesi düzenlemesine yönelik açık ihale usulüyle gerçekleştirilen dava konusu ihale işleminde ve ihale onayında mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna vardı. Heyet, ihale süreci dışında kalan “proje” ve “ÇED kararı” ile ilgili davacıların iddialarının, bu davada incelenebilme imkanının bulunmadığını kaydetti.

Karar tutanağında açıklanan nedenlerle heyet, davanın reddine karar verdi. Heyet tarafından oy birliğiyle, yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verildi.

Davacı Yeşilova sakinleri avukatları aracılığıyla yaptıkları açıklamada, Danıştay’a itiraz haklarını kullanacaklarını duyurdular.

Salda Gölü Tabiat Parkı alanı genişletildi

Burdur Valisi Hasan Şıldak, 25 Kasım tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yürüttükleri çalışmalarla Salda Gölü‘nü korumaya devam ettiklerini aktardı.

Vali Şıldak, Salda Gölü Tabiat Parkı’nın 120 dekar olan alanının 2019 yılında 570 dekara çıkarıldığını kaydetti. Vali Şıldak “Salda Gölü doğal ve güzel kalacak” etiketiyle yaptığı paylaşımda; “İlave edilen 450 dekar alan, kontrolsüz girişlerin ve kirlenmenin önlenmesi amacıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğümüzce doğal dokuya uygun olarak ahşap direkli kafes telle çevrilerek koruma altına alındı.” dedi.

Salda Gölü çevresine yapılacak Millet Bahçesi ihalesinin iptali için açılan dava reddedildi başlıklı haber, aa.com.tr internet sayfasında Bilal Altıok tarafından 29 Kasım 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Enerji Kimlik Belgesi sahibi bina sayısı 1 milyona yaklaştı!

En çok Enerji Kimlik Belgesi sahibi bina İstanbul, Ankara ve İzmir’de bulunuyor. EKB’li binalar, sera gazı salınımını daha önceki yıllarda yapılan binalara oranla yüzde 60 oranında azalttı.

Binalarda Enerji Kimlik Belgesi (EKB) zorunlu

Enerji Kimlik Belgesi (EKB), enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, israfın önlenmesi ve çevrenin korunmasını sağlamak için asgari olarak binanın enerji ihtiyacı, enerji tüketim sınıflandırması, sera gazı salımı seviyesi, yalıtım özellikleri ve ısıtma/soğutma sistemlerinin verimiyle ilgili bilgileri içeren bir belgedir. Türkiye‘de EKB, bu şartları haiz binalara verilir.

Enerji Kimlik Belgesi (EKB) sahibi bina sayısı Ekim 2019 itibarı ile 920 bine ulaştı. Bunların 150 bini eski, 770 bini ise 2011 sonrası yapılan binalardan oluşuyor.

EKB, 2011 yılından beri yapı ruhsatı alan tüm binalara, EKB uzmanlık eğitimi almış, yetkilendirilmiş mühendis ve mimarlar tarafından veriliyor. Ülke genelinde EKB oluşturmaya yetkili firma sayısı 5 bin 100 olup, bu firmalarda görev alan yetkili uzman sayısı 6 bin 400’dür.

EKB uzmanlığı eğitimini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nın yetkilendirdiği kuruluşlar veriyor.

1 Kasım 2017’den sonra düzenlenen EKB’ler, e-Devlet üzerinden görülebiliyor.

En çok EKB’li bina İstanbul, Ankara ve İzmir’de bulunuyor

En çok EKB belgesine sahip iller şöyle:

  • İstanbul 165 bin 983,
  • Ankara 87 bin 806,
  • İzmir 71 bin 278,
  • Bursa 40 bin 805,
  • Antalya 38 bin 135,
  • Kocaeli 35 bin 709,
  • Muğla 31 bin 502,
  • Konya 27 bin 182,
  • Eskişehir 25 bin 487 ve
  • Balıkesir 23 bin 968.

Bakanlık tarafından zorunlu hale getirilen EKB, ülke genelinde çevreci binaların sayısının artmasını, sera gazı salınımının azaltılmasını sağladı.

Bu kapsamda ülke genelinde 2011 yılından sonra inşa edilen 770 bin bina, sera gazı salınımını daha önceki yıllarda yapılan binalara oranla yüzde 60 azalttı.

Enerji Kimlik Belgesi (EKB) nedir?

5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve buna bağlı çıkartılan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği’ne göre EKB, binalarda enerjinin ve enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını, enerji israfının önlenmesini ve çevrenin korunmasını sağlamak için asgari olarak binanın enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırması, sera gazı salımı seviyesi, yalıtım özellikleri ve ısıtma ve/veya soğutma sistemlerinin verimi ile ilgili bilgileri içeriyor.

Buzdolabı, çamaşır makinesi gibi beyaz eşyalardaki ya da klimalardaki enerji performans sınıflandırmaları artık binalar için de geçerli kabul ediliyor. A sınıfı en verimli, G sınıfı en düşük verimli seviyeyi belirtiyor.

Binalarda bu sınıflandırmayı gösteren belgeye de Enerji Kimlik Belgesi deniliyor.

Yeni yapılacak ya da inşa edilen binaların enerji kimlik belgesi sınıfının ise en düşük C olacak şekilde tasarlanıp inşa edilmesi gerekiyor. C sınıfından daha düşük seviyede olan binalara, kanunen Yapı Kullanım Belgesi yani iskan verilmiyor.

Mevcut binalar için EKB asgari sınıflandırma seviyesi koşulu yok.  

Enerji kimlik belgeli bina sayısı 1 milyona yaklaştı başlıklı haber, trthaber.com internet sayfasında 24 Kasım 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Boğaziçi İmar Kanunu değişiyor, ‘Boğaziçi Başkanlığı’ geliyor!

Direk Cumhurbaşkanı’na bağlı ‘Boğaziçi Başkanlığı’ kurulacak. İstanbul Boğazı’nın imarı ile ilgili yetkili kurum olan Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nü de fesheden yeni düzenleme geliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yetkileri elinden alınıyor

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre; Boğazlarda artık yeni kurulacak Boğaziçi Başkanlığı ile iki yeni kurul söz sahibi olacak. Direk Cumhurbaşkanı’na bağlı olacak Başkanlık ve kurul üyelerini de yine Cumhurbaşkanı atayacak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, Boğaziçi Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören 28 maddelik sürpriz bir kanun teklifi taslağı hazırlandığı bilgisi paylaşıldı.

Taslak düzenleme ile, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile boğazdaki 4 ilçe belediyesine ait tüm yetkilere son verilmiş olacak.

‘Boğaziçi Başkanlığı’ ile Boğaz imara mı açılıyor?

Yeni düzenleme taslağına göre Boğaziçi Başkanlığı, İstanbul Boğazı‘ndaki imar ve cins değişiklikleri dahil olmak üzere her türlü yetkiyi kullanabilecek.

Görüşe açılan teklif taslağı ile birlikte boğazda;

  • yapılaşmanın artacağı,
  • boş alanların dolacağı ve
  • yabancı yatırımcıların yatırıma başlayacağı

yönünde endişe oluştu. Yeni düzenlemeyle;

  • Boğaziçi İmar Yüksek Koordinasyon Kurulu,
  • Boğaziçi İmar İdare Heyeti ve
  • Boğaziçi İmar Müdürlüğü kaldırılacak.

BİYK Kurulu, boğaziçindeki;

  • yerleşme ve yapılaşmanın planlaması,
  • koordinasyonu,
  • imar uygulamalarının yapılması ve denetlenmesi konularında yetki sahibi idi.

Dolayısıyla iptal edilecek sözkonusu kurullardaki bakanların, idare heyetinde bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nün yetkileri elinden alınmış olacak.

Bu iptal edilecek 3 kurum yerine şu kurumlar kurulacak;

  • Boğaziçi Başkanlığı,
  • Boğaziçi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ve
  • Boğaziçi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Düzenleme Kurulu.

Olağanüstü yetkili Boğaziçi Başkanlığı

Merkezi İstanbul’da, kamu tüzel kişiliğini sahip özel bütçeli bir kurum olan Boğaziçi Başkanlığı, olağanüstü yetkilerle donatılacak ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlanacak. Başkan ve 3 yardımcısının Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı başkanlık, kısa süre içerisinde 160 memur ve 50 işçiyi işe alıp faaliyetlerine başlayacak.

Yeni kurulacak başkanlık, boğazlarda şu kritik yetkilerle donatılacak;

  • parselasyon planı,
  • arazi düzenlemesi,
  • trampa,
  • kamulaştırma,
  • ihdas,
  • alan düzeltme,
  • cins değişikliği,
  • taksim,
  • terk v.s.

Boğaziçi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma ve Düzenleme Kurulları

Diğer 2 kurul, Cumhurbaşkanı tarafından atanacak 11 üyeden oluşacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Boğaziçi Başkanlığı ve diğer 2 kurul aracılığı ile boğazlardaki şu konularda yetki kullanıp uygulama yapacak;

  • yapılaşma,
  • imar düzenlemeleri,
  • yıkım,
  • kentsel dönüşüm ve
  • denetim v.s.

İstanbul Boğazı’nın görünümü değişir mi?

Mevcut yetkili kurumların yetkilileri, yasa taslağını yorumlarken; yapılan değişikliklerle İstanbul Boğazı’nın imara açılma olasılığı yönünde kaygılarını ifade ettiler.

Yetkililer, diğer bir konunun da boğazlarda yüzde 60’a yakı kaçak olan mevcut yapıların, yeni düzenleme ile birlikte, yıkılıp yerine yeni binaların yapılabilme olasılığı olduğunu ifade ettiler.

Yetkililer, yeni düzenlemeyle boğazın yerli ve yabancı büyük müteahhitlerin akınına uğrayacağı, boğazın görünümünün büyük ölçüde değişeceği yönünde endişelerini dile getirdiler.

Boğaz imara mı açılıyor? başlıklı haber, Erdoğan SÜZER tarafından sozcu.com.tr internet sayfasında 30 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Kaçak Yapılara 2 bin Personel ile müdahale ediyoruz!

ÇŞB Bakanı Murat Kurum, İmar Denetçisi Eğitimi’nde önemli açıklamalarda bulundu; “İmara aykırı yapılar yıkılacak. Kaçak Yapılara şerh konulacak. Ne satılabilecekler ne de kiralanabilecek.”

Tapu Kayıtlarına şerh konacak

Hurriyet‘in yaptığı habere göre; yeni bir düzenleme yapılacağı bilgisini veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, yönetmelik yürürlüğe girdikten sonra; ruhsat eklerine aykırı bir şekilde başlayan kaçak yapılara ait tapu kayıtlarına, bu ruhsatsız yapıların satılamayacağı ve kiralanamayacağına ilişkin şerh koyacaklarını bildirdi.

İstanbul’da mevzuata aykırı 8 bin 963 Yapı Kayıt Belgesi var.

Kurum, İstanbul ile alakalı özel bilgi verdi; “İstanbul’da 352 bin yapı kayıt belgesi düzenlendi. Bunun 8 bin 963’ü, imar barışına, mevzuata aykırı. Bunların denetimlerine titiz bir şekilde devam ediyor, Yapı Kayıt Belgelerini iptal ediyoruz. Bu konuda talimatım net; mevzuata, kanuna aykırı hiçbir uygulamaya izin verilmeyecek.”

Belediyelere de çağrıda bulunan Kurum; “İllerimizde, ilçelerimizde imara aykırılıklarla mücadeleyi aralıksız olarak sürdürelim. Çünkü bu ülkenin bütün doğal güzellikleri, belediyelerimizin sorumluluk alanında yer alıyor. Bu doğal güzellikleri korumak durumundayız.”

“2 bin İmar Denetçimiz Kaçak Yapılara karşı mücadele edecek”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum kaçak yapılara ilişkin bilgi verdi. Kurum; “Doğal sit alanlarımızda, yaylalarımızda, koylarımızda, kıyılarımızda olası ve mevcut kaçak yapılaşmaya karşı mücadele ediyoruz.

Salda Gölü çevresi “Özel Çevre Koruma Bölgesi”

Bakan Kurum, Salda Gölü’nü ve çevresini “Özel Çevre Koruma Bölgesi” ilan ettiklerini söyleyerek, Salda’nın etrafında bulunan tüm yapıları kaldırdıklarını, bu bölge içinde hiçbir şekilde betona, asfalta, herhangi bir yapılaşmaya müsaade etmediklerini dile getirdi.

Özellikle KapadokyaAyderUzungölSalda ve Bodrum‘da kaçak yapılaşmaya hiçbir şart altında müsaade etmiyoruz, etmeyeceğiz. Kaçak yapılar ile mücadelemiz devam edecek.

Bu çerçevede şu anda bin 110 olan imar denetçi sayımızı 2 katına çıkardık. 2 bin 100 imar denetçimizle kaçak yapıları, imara, plana, ruhsata aykırı yapılaşmaları tespit edeceğiz ve kararlı bir şekilde bu yapıların yıkımını gerçekleştireceğiz” dedi.

“Millet Bahçesi projeleri ile kişi başı yeşil alan miktarını 15 metrekareye çıkaracağız”

Bakan Kurum sözlerine Millet Bahçesi projelerinden bahsederek devam etti;

”Ülkemizde kişi başı yeşil alan miktarı şu an için 8 metrekare. Bu miktar gelişmiş ülkelerde 15-20 metrekareleri buluyor. Biz Millet Bahçesi projeleri ile birlikte 2023’e giden yolda şehirlerimizin yeşil alan miktarını 15 metrekareye çıkarmayı planlıyoruz. Millet Bahçelerini biz sadece illerimizde ve il merkezlerimizde değil, ilçe merkezlerinde de yapıyor ve bu suretle ülkemize yeni güzellikler kazandırıyoruz.” dedi.

Kaçak yapılara ilişkin 2 bin personelli denetim başlıklı haber, ntv.com.tr internet sayfasında 25 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

30923 sayılı Resmi Gazete’de 6306 sayılı Kanun değişti!

19 Ekim tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazete değişikliği ile, 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde değişikliğe gidildi. Tek taraflı fesih hakkı ve teminat zorunluluğu geldi.

19 Ekim tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”un Uygulama Yönetmeliğinde değişikliğe gidildi.

30923 sayılı yönetmelik ile ne değişti, ne ilave edildi?

Halk arasında Kentsel Dönüşüm Kanunu olarak bilinen 6306 sayılı Kanunun uygulama yönetmeliğindeki değişiklik ve ilaveler;

  • Yönetmeliğin 14. maddesi gereği projelerin yapım işinde; bir üst belge grubunda olan müteahhitler görev alabilir.
  • Yönetmeliğin 5. maddesi gereği geçici grup yetki belgesi numarası verilenler, kanun kapsamında kendilerine ait yapıları da yapabilirler.
  • Riskli yapı bulunan parsellerde yapım işini üstlenen yapı müteahhidi İdareye, yapı ruhsatı alınmadan önce yapı yaklaşık maliyet bedelinin yüzde 10’u kadar teminat verecek.
  • Gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri çerçevesindeki uygulamalarda, yapım işini üstlenen müteahhitlerin payına düşen bağımsız birimlerin satışı, inşaatın ilerleme seviyesine göre ve İdarenin iznine istinaden yapılabilecek.
  • Hak sahipleri ile müteahhit arasında imzalanmış olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine fesih hakkı getirildi. Tek taraflı Sözleşme Feshi şartları için lütfen; 11. maddeyi inceleyiniz.
  • Müdürlük veya İdare, üçte iki çoğunlukla anlaşan maliklere veya üçte iki çoğunluğa sahip maliklerin anlaştıkları yükleniciye elden veya maliklerin adreslerine taahhütlü posta yoluyla tebliğ etme koşuluyla arsa payı satışı yapabilir. Arsa payı satılacak maliklere tebligat yapılamamış olması veya bu maliklerin satışa izleyici olarak katılmaması satışın geçerliliğine etki etmez ve gıyaplarında yapılan satış işlemi geçerli olur.

19 Ekim tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği metninin tamamı;

MADDE 1

15/12/2012 tarihli ve 28498 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü maddesinin yedinci fıkrası, dokuzuncu fıkrasının (b) bendi ve onuncu fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “

(7) Uygulama alanında yürütülecek projelerin yapım işinde, 2/3/2019 tarihli ve 30702 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde sayılan yetki belgesi gruplarına göre bir üst belge grubunda olan müteahhitler görev alabilir. Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesi uyarınca geçici grup yetki belgesi numarası verilenler Kanun kapsamında da kendilerine ait yapıları yapabilirler.”

“b) Riskli yapının/yapıların bulunduğu parsellerde gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunuluyor ise, yapım işini üstlenen yapı müteahhidince yapı ruhsatı alınmadan önce yapı yaklaşık maliyet bedelinin % 10’u kadar teminatın İdareye verilmesi mecburidir.”

“(10) Uygulama alanında ilgili kurum tarafından değil de gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması durumunda, hak sahipleri ile müteahhit arasında imzalanmış olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine göre yapım işini üstlenen müteahhitlerin payına düşen bağımsız birimlerin satışı, inşaatın ilerleme seviyesine göre ve İdarenin iznine istinaden yapılabilir.

Müteahhit, kendi payına düşen bağımsız birimlerin satışına izin verilmesi için İdareye müracaat eder. İdare, yerinde tespit yaparak veya yapı denetimi sisteminden kontrol ederek inşaatın tamamlanma oranını belirler ve bu oranın % 10’u altındaki oranda müteahhit payına düşen bağımsız birimlerin satışının yapılabileceğini ilgili tapu müdürlüğüne bildirir. İdare yazısı olmadan müteahhite ait bağımsız birimlerin satışı yapılamaz. Yeni yapıya ilişkin kat irtifakı kurulmuş ise müteahhit payına düşen bağımsız birimlere isabet eden arsa payı üzerinden, kat irtifakı kurulmamış ve paylı mülkiyet söz konusu ise müteahhit payı üzerinden oranlama yapılarak satış yapılır.

Müteahhit payına düşen bağımsız birimlerin, inşaatın tamamlanma oranında veya bu oranın üstündeki bir oranda satışı için bütün maliklerin muvafakati gerekir. İdareden inşaatın tamamlandığına dair yazı alınması veya yapı kullanma izin belgesi sunulması durumunda müteahhit payına düşen bağımsız birimlerin tamamının satışı yapılabilir.”

“(11) Uygulama alanında hak sahipleri ile müteahhit arasında imzalanmış olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi, hak sahiplerince aşağıda belirtilen şartlar dâhilinde talep edilebilir.

a) Fesih hakkının kullanılabilmesi için;

1) Bütün maliklerle anlaşma sağlanmasından veya hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar alınıp bu karara katılmayanların hisselerinin satışından sonra müteahhitten kaynaklanan sebeplerle bir yıl içinde yeni yapının yapım işine başlanılmamış olması gerekir. Sözleşmelerin bu gerekçe ile fesih edilebilmesi için, sözleşme hükümlerine göre yapım işinin başlanılmasından önce hak sahiplerince yerine getirilmesi gereken edimler var ise bunların yerine getirilmiş olması, yapım işine başlanılmasına engel teşkil edecek bir yargı kararı, idare kararı, idare uygulaması veya benzeri geçerli bir gerekçe olmaması ve yapım işine müteahhitten kaynaklanan sebeplerle başlanılmamış olması gerekir.

2) Yapım işinin belirli bir seviyede durdurulmuş ve en az altı aydır projenin bitirilmesini gerektirecek seviyede ekip ve ekipmanla inşai faaliyete devam edilmiyor olması gerekir. Sözleşmelerin bu gerekçe ile feshedilebilmesi için, yapım işinin durdurulduğunun ve en az altı aydır projenin bitirilmesini gerektirecek seviyede ekip ve ekipmanla devam edilmediğinin, ilgili idarenin tespit, tutanak ve kayıtları, yapı denetimi sistemindeki kayıtlar, fotoğraflar, uydu görüntüleri vb. bilgi ve belgeler ile ortaya konulması gerekir.

b) Yapım işine başlanılmayan bir yıllık sürenin başlangıcı, bütün maliklerle anlaşma sağlanan hallerde en son anlaşma sağlanan malik ile imzalanan sözleşmenin tarihinin, riskli yapılarda riskli yapı tespitinin kesinleşmesinden, riskli ve rezerv yapı alanlarında ise alan belirleme işleminden önce mi yoksa sonra mı olduğuna bakılarak belirlenir. En son anlaşma sağlanan malik ile imzalanan sözleşmenin tarihi, riskli yapı tespitinin kesinleşmesinden/riskli ve rezerv yapı alanı belirleme işleminden önceki bir tarih ise bir yıllık sürenin başlangıcında riskli yapı tespitinin kesinleştiği/riskli ve rezerv yapı alanının belirlendiği tarih esas alınır.

En son anlaşma sağlanan malik ile imzalanan sözleşmenin tarihi riskli yapı tespitinin kesinleşmesinden/riskli ve rezerv yapı alanı belirleme işleminden sonraki bir tarih ise, en son anlaşma sağlanan malik ile imzalanan sözleşme tarihi esas alınarak hesaplama yapılır. Hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar alınan hallerde ise bir yıllık sürenin başlangıcı, en az üçte iki çoğunluk ile alınan karara katılmayanların hisselerinin satışından sonra tapuda yeni malik adına devir işleminin yapıldığı tarih esas alınarak hesap edilir.

c) (a) bendinde belirtilen durumlardan birinin gerçekleşmesi halinde, sözleşmelerin feshi için hisseleri oranında maliklerin en az üçte iki çoğunluğu ile karar alınması gerekir. Fesih kararı alınması herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Fesih iradesi, fesih konusunda maliklerin en az üçte iki çoğunlukla anlaştıklarına dair anlaşan maliklerce imzalı karar tutanağı, maliklerin en az üçte iki çoğunluğu tarafından verilen fesih talebine ilişkin dilekçe, maliklerin en az üçte iki çoğunluğunun başka bir müteahhitle anlaştıklarına dair sözleşme veya vekaletname örnekleri gibi sair belgeler ile ispatlanabilir.

ç) Fesih müracaatı, alınan fesih kararı ve fesih gerekçesine göre, yeni yapının yapım işine başlanılmamış olmasının müteahhitten kaynaklandığına ilişkin bilgi ve belgeler veya en az altı aydır projenin bitirilmesini gerektirecek seviyede ekip ve ekipmanla inşai faaliyete devam edilmediğine dair bilgi ve belgeler ile birlikte yazılı olarak Müdürlüğe veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareye yapılır. Müdürlük veya İdare, fesih müracaatını görevlendireceği eleman/elemanlar veya teşkil edeceği bir komisyon marifetiyle inceler.

d) Fesih müracaatı üzerine, öncelikle müracaatın yukarıda (a), (b) ve (c) bendlerinde belirtilen hususlara uygun olarak yapılıp yapılmadığı incelenir. Müracaat bu bendlere uygun olarak yapılmış ise, fesih gerekçesine göre, yeni yapının yapım işine başlanılmamasının/yapım işine projenin bitirilmesini gerektirecek seviyedeki ekip ve ekipmanla devam edilmemesinin sebeplerine ilişkin yazılı olarak müteahhite onbeş gün süre verilerek müteahhitten bilgi ve belge istenilir. Belirtilen sürenin sonunda fesih şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine dair, yapı mahallinde inceleme yapmak ve belediye, sosyal güvenlik kurumları gibi konu ile ilgili kurum ve kuruluşlarla yazışma yapmak da dahil olmak üzere, her türlü inceleme ve araştırma yapılır.

e) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde fesih şartlarının gerçekleşmediğinin tespit edilmesi durumunda bu konuda fesih müracaatında bulunan maliklere bilgi verilir. Fesih şartlarının gerçekleştiğinin tespit edilmesi durumunda ise, müteahhide otuz gün süre verilerek fesih gerekçesine göre, yapım işine başlaması/projenin bitirilmesini gerektirecek seviyedeki ekip ve ekipmanla işe devam etmesi gerektiği, aksi takdirde bu sürenin bitim tarihi itibarıyla sözleşmelerin resen feshedileceği ihtar edilir.

Otuz günlük sürenin sonunda müteahhitin işe başlayıp başlamadığı/projenin bitirilmesini gerektirecek seviyedeki ekip ve ekipmanla işe devam edip etmediği mahallinde kontrol edilir. Yapım işinin projenin bitirilmesini gerektirecek seviyedeki ekip ve ekipmanla devam edip etmediğinin takdir hakkı incelemeyi yapan Müdürlük veya İdareye aittir. Kendisine yapılan ihtara rağmen müteahhitin işe başlamadığının/yapım işine projenin bitirilmesini gerektirecek seviyedeki ekip ve ekipmanla devam edilmediğinin tespit edilmesi durumunda, otuz günlük sürenin bittiği tarih itibarıyla hak sahipleri ile müteahhit arasında imzalanmış olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri ilgililerinin muvafakati aranmaksızın resen feshedilmiş sayılır. Sözleşmelerin feshedilmiş sayıldığı, maliklere ve müteahhite bildirilir.

f) Fesih sonrasında, maliklerin veya Müdürlüğün veya İdarenin talebi üzerine, taşınmazların tapu kaydına şerh edilmiş olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri ilgili tapu müdürlüğünce terkin edilir.

g) Fesih tarihine kadar yapılmış olan işler, devrolunan hisseler, yapılan ödemeler ve diğer hususlarda genel hukuk hükümleri uygulanır. Fesih tarihine kadar müteahhit tarafından hak sahiplerine yapılan kira yardımı ödemeleri hak sahiplerinden geri talep edilemez.”

MADDE 2

Aynı Yönetmeliğin 15/A maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(4) Müdürlük veya İdare, satışın yapılacağı yeri ve zamanı, üçte iki çoğunlukla anlaşan maliklere veya üçte iki çoğunlukla anlaşan maliklere bildirilmek üzere, kendisinin de malik olması şartıyla üçte iki çoğunluğa sahip maliklerin anlaştıkları yükleniciye elden veya maliklerin adreslerine taahhütlü posta yoluyla veya 7201 sayılı Kanuna göre tebliğ eder. Satışın yapılacağı yer ve zaman satışı izlemek üzere arsa payı satılacak maliklere de bildirilir. Ancak, arsa payı satılacak maliklere tebligat yapılamamış olması veya bu maliklerin satışa izleyici olarak katılmaması satışın geçerliliğine etki etmez ve gıyaplarında yapılan satış işlemi geçerli olur.”

MADDE 3

Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4

Bu Yönetmelik hükümlerini Çevre ve Şehircilik Bakanı yürütür.

Kaynak; 19 Ekim 2019 CUMARTESİ, Sayı : 30923, YÖNETMELİKLER

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Riskli Yapı Tespiti nasıl yaptırılır?

Konutumuz veya işyerimiz ile ilgili Riskli Yapı Tespiti nasıl yaptırabiliriz? Son günlerde bölgede peş peşe yaşanan depremler, Vatandaşın aklına oturduğum ev sağlam mı, değil mi sorusunu getirdi.

Marmara Bölgesinde son günlerde peş peşe yaşanan 4,6 ve 5,8 büyüklüğündeki depremler, Vatandaşlara olası Büyük İstanbul Depremi‘ni hatırlattı. Peki, oturduğumuz konutumuz veya işyerimiz ile ilgili Riskli Yapı Tespiti nasıl yaptırabiliriz?

İşte Riskli Yapı Tespiti aşamaları;

Vatandaş, yetkili kurum ve kuruluşlara Riskli Yapı Tespiti için başvuru yapar

Vatandaşlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nca yetki verilen kurum ve kuruluşlara riskli yapı tespiti yaptırabilirler.

Mal sahiplerinden biri aşağıdaki belgeler ile Tespit Başvurusu yapabilir;

  • Dilekçe
  • Güncel Tapu Durum Belgesi
  • Kimlik Belgesinin fotokopisi

Kurum tarafından Riskli Yapı Tespiti çalışması yapılır

Yetkili kurum veya kuruluş sözkonusu yapı ile ilgili riskli olup olmadığına dair teknik çalışma yapar. İşlemler sonucunda Riskli olduğu tespit edilen yapılar, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bildirilir.

Rapor incelenir ve Tapu Müdürlüğü’ne iletilir.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü raporu inceler ve Tapu Müdürlüğü’ne iletir. Vatandaşlar, Tapu Müdürlükleri tarafından riskli ilan edilen binalara 15 gün içerisinde itiraz edebilirler.

Tapu Müdürlüğü Riskli Yapı sahiplerine yıkım için yazı gönderir.

İtiraz edilmeyen Riskli Yapılar ile ilgili Tapu Müdürlüğü yapı sahiplerine, 60 gün içerisinde yapının yıktırılması için yazı gönderir.

Riskli Yapının yıktırılıp yıktırılmadığı kontrol edilir

Yetkililer tarafından, yıkım için verilen (60 günlük) sürenin sonunda yapının yıktırılıp yıktırılmadığı kontrol edilir.

30 günlük ek süre verilir

Şayet Riskli Yapı bu süre zarfında yıktırılmamışsa, 30 günlük ek süre verilir.

Ek sürenin sonunda yapıya verilen tüm hizmetler (elektrik, su, doğalgaz vb.) durdurulur.

Riskli Yapı boşaltılır

Mülki amir ve kolluk kuvvetleri eşliğinde Riskli Yapı boşaltılır.

Riskli Yapı yıktırılır

Mülki amir ve kolluk kuvvetleri eşliğinde Riskli Yapı güvenli şekilde yıktırılır.

İmar Barışı kapsamındaki Riskli Yapılara onarım ve güçlendirme imkanı

Evlerini güvenli hale getirmek isteyen İstanbullular, kentsel dönüşüm için soluğu Belediye ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nde aldı.

İki hafta kadar önce Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında, 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı detayları kamuoyu ile paylaşılmıştı.

Bakan Kurum, sekizinci maddede “İmar barışından faydalanan vatandaşlarımızın yapılarını güçlendirebilmeleri için mevzuat çalışması yapılması” olduğunu aktardı.

Kurum, bu kapsamda vatandaşlara oturdukları yapıları deprem riskine karşı güçlendirebilme imkanı sağlayacaklarını belirtmişti.

Yapı Kayıt Belgesi almış olan Riskli Yapılar Güçlendirme Ruhsatı alabilecek

Kurum, riskli olduğu tespit edilen yapıların, İmar Barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi almış olmak koşulu ile Güçlendirme Ruhsatı alabilecekleri müjdesini vermişti.

İmar kanunundaki kısıtlamalara tabi olmaksızın, mevcut yapı alanlarında herhangi bir ilave artış ve kullanım kararı değişikliği meydana getirmeden binalarını güçlendirebilecekler. Yani;

  • Mevcut daire sayısı
  • Kullanım alanı

muhafaza edilmek kaydıyla ev sahipleri ücreti mukabilinde, Riskli Yapı Tespiti, Projelendirilmesi, Onarım ve yeniden Taahhüdü kurum ve kuruluşlarına evlerinin onarımı işini yaptırabilecekler. Bakanlık, bu çerçevede her yıl 50 bin konutun güçlendirilerek kullanılabilmesini hedefliyor.

Aşama aşama riskli yapı tespiti başlıklı haber, www.trthaber.com internet sayfasında 27 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Vatandaştan, Deprem Sonrası Kentsel Dönüşüm için hamle!

5,8 büyüklüğündeki deprem sonrası vatandaşlar, Kentsel Dönüşüm için soluğu Belediye ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nde aldı. Bankalar ‘Kentsel Dönüşüm Kredisi’ veriyor.

5,8 büyüklüğündeki sarsıntı İstanbulluları Kentsel Dönüşüm için harekete geçirdi

İstanbullular, evlerini güvenli hale getirmek amaçlı kentsel dönüşüm için soluğu belediye ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nde aldı. İki hafta kadar önce Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında, 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı detayları kamuoyu ile paylaşılmıştı. Bu plana göre 5 yılda dönüştürülmesi planlanan 1,5 milyon konutun 500 bini İstanbul’da bulunmakta.

Marmara Bölgesinde peş peşe yaşanan 4,6 ve 5,8 büyüklüğündeki sarsıntılar, İstanbullulara deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Yakın gelecekte gerçekleşmesi kaçınılmaz olarak görülen Büyük İstanbul Depremi‘ni hatırlatan önceki günkü son deprem, vatandaşı harekete geçirdi.

Bu işin şakası olmadığını gören ve daha güvenli evlerde yaşamak isteyen vatandaşlar, internette “evimi nasıl dönüştürürüm” ve “izlenecek yol haritası” başlıkları ile konular hakkında bilgi almak istedi.

CİMER’e talep atanlar var

Mağduriyet yaşayan vatandaşlar, Belediyelerin kentsel dönüşüm bürolarına ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’ne müracaat ediyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi CİMER‘e dönüşüm isteklerini yazan azımsanmayacak sayıda vatandaş da var. Yeni başvuru yapanların yanında daha önce yazıp da sonucunu takip edenler de bulunuyor. CİMER her başvuruyu değerlendirmeye almak suretiyle, vatandaşa ‘Kentsel Dönüşüm Merkezi’ne başvurmaları gerektiği’ yanıtını veriyor. Kentsel Dönüşüm Merkezleri ise vatandaşı belediyelere yönlendirmekte.

Hukukçulara da müracaat ediliyor

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı avukat Ali Güvenç Kiraz, evini dönüştürmek isteyen vatandaşın hukuki alt yapı hakkında da bilgi alma telaşı içine girdiğini ifade etti. Kiraz, talebin artmasında şu faktörlerin etkili olduğunu vurguladı;

  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın açıkladığı Kentsel Dönüşüm Eylem Planı,
  • Konut kredisi faizlerinin düşmesi,
  • En önemlisi de, son depremin vatandaşı daha da hareketlendirmesi.

Kiraz sözlerine şöyle devam etti; “Birkaç gündür telefonlarım en çok kentsel dönüşüm yaptırmak isteyen vatandaşlar tarafından çalınıyor. Bakanlık eylem planında kentsel dönüşümü hızlandıracak iki önemli adım attı. Bunlar;

  • İmar Barışı kapsamında Yapı Kullanma Belgesi almış olanlara güçlendirme izni vermesi,
  • Vatandaşın evini aynı metrekarede kendisinin yenilemesinin önünün açılması.”

Bankalardan Kentsel Dönüşüm Kredisi

Kiraz; “Oturdukları binaları kentsel dönüşüm statüsüne sokmak isteyenlerin, bankalarda kredi hesaplatmaya başladıklarını görüyoruz. Birçok banka Kentsel Dönüşüm Kredisi vermeye başladı. Ancak dönüşüm isteklerinin uygulamaya geçmesi için kredi koşullarının iyileştirilmesi gerekiyor.” dedi.

2017’de çıkan Kentsel Dönüşüm Kredi Yönetmeliğine atıfta bulunan Kiraz, bu yönetmelikteki kredi koşullarının bir an önce uygulamaya konulmasının dönüşümü hızlandıracağının altını çizdi.

İller Bankası’ndan 4 Milyarlık kaynak

İller Bankası, belediyelere 4 milyar TL yeni kaynak sağlayacak. Bakanlığın 19 Şubat’ta valiliklere ve belediyelere gönderdiği genelge çerçevesinde belediyeler kentlerine göre Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi hazırlayıp bakanlığa sundular. Sözkonusu Riskli Bina Raporu ışığında dönüşüm çalışmaları şekillendi. Buna göre İstanbul’da;

  • Esenler’de 8 bin,
  • Gaziosmanpaşa’da 4 bin 748,
  • Başakşehir’de 2 bin,
  • Üsküdar’da 1850,
  • Kadıköy’de bin 650,
  • Zeytinburnu’nda bin 500,
  • Bağcılar’da bin 15,
  • Beykoz’da bin,
  • Kağıthane’de 850,
  • Güngören ve Beyoğlu’nda 750’şer,
  • Arnavutköy’de 500,
  • Ataşehir’de 300 ve
  • Kartal’da 125 bağımsız birimden oluşan dönüşüm yapılacak.

Vatandaş, deprem sonrası kentsel dönüşüm için soluğu belediye ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nde aldı başlıklı haber, sondakika.com internet sayfasında 28 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri ile ilgili Bakanlıktan çok önemli açıklama!

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı, TÜRKİNŞA Sendikası’nın Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri ile ilgili sorusu üzerine yazılı açıklamada bulundu.

Türkiye İnşaat Müteahhitleri İşveren Sendikası (TÜRKİNŞA) 11 Eylül 2019 tarih ve 23 sayılı yazı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri ile ilgili soru yöneltti. Bunun üzerine Bakanlık Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı 17 Eylül tarihinde yazılı olarak cevap verdi.

TÜRKİNŞA Sendikası Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri ile ilgili ne sordu?

TÜKİNŞA dilekçesinde Bakanlığa şu soruyu yöneltti; “Temel altı iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi ile iksa amaçlı güvenlik tedbirlerine yönelik olarak yapılması gerekebilecek bina temeli dışındaki (jet grout, fore kazık iksalama v.b.) imalatlar ile çevre tanzimine ilişkin imalatlar yapı yaklaşık birim metrekare maliyetlerine dahil mi, değil mi?”

Bakanlık yazısında;

“İlgili yazınızda özetle; Türkiye Resmi Sektör Müteahhitleri İşveren Sendikası olarak karşılaşılan bazı sorunların çözümüne yardımcı olmak üzere; Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Tebliğinde sınıf ve grubu belirtilmiş bina türü yapılara yapı yaklaşık birim metrekare maliyetlerini oluşturan unsurlar içerisinde, temel altında karşılaşılması muhtemel zayıf zeminlerin iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi ile iksa amaçlı güvenlik tedbirlerine yönelik olarak yapılması gerekebilecek bina temeli dışındaki imalatlara (jet grout, fore kazık iksalama v.b.) ve çevre tanzimine ilişkin imalatlara ait bedellerin dahil olup olmadığının bilinmesine ihtiyaç olduğu belirtilmek suretiyle, bazı yanlış anlamaların, eksik uygulamaların önüne geçilmesi adına bu konunun açıklanması talep edilmektedir.

Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı cevaben şunları ifade etti

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu Başkanı Ertan YETİM imzalı cevap yazısında şu ifadelere yer verildi; “Bilindiği üzere; “Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında TebliğMimarlık ve Mühendislik Hizmetleri Şartnamesi’nin 3,2 maddesi gereği proje hizmetlerine esas olmak üzere bir yapının tüm unsurları dahil maliyetini belirtmekte ve her yıl Bakanlığımızca yayımlanmaktadır.

Bakanlığımızca her yıl 1 Ocak tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde hazırlanan tebliğde yer alan yapı sınıfları belirlenirken, Bakanlığımız İnşaat, Makine ve Elektrik Tesisatı Birim Fiyat Listeleri’ndeki rayiç ve birim fiyatlar kullanılmak suretiyle her yapı grubu için arsa bedeli, alt yapı ve çevre tanzimi hariç olmak üzere yapı yaklaşık birim metrekare maliyetleri oluşturulmaktadır.

Jet grout, fore kazık, iksalama vb. gibi altyapı imalatları ve çevre tanzimi imalatları dahil değil

Bakanlık yazısında devamında; “Dolayısıyla, bina temeli dışındaki jet grout, fore kazık, iksalama vb. gibi altyapı imalatları ve çevre tanzimi imalatları yapı yaklaşık birim metrekare maliyetlerine dahil edilmemektedir.” dendi.

TÜRKİNŞA Sendikası hakkında

Türkiye İnşaat Müteahhitleri İşveren Sendikası (TÜRKİNŞA) inşaat sektöründe hizmet veren yükleniciler ve sektör paydaşlarının hak ve hukukunu korumak, üyelerini kamu ve özel sektör işverenlerine tanıtmak ve ana amaçlarına uygun olarak 1976 yılında kurulmuş ve bakanlar kurulu kararı ile isminde TÜRK ibaresi taşıma yetkisi verilmiş bir işveren sendikasıdır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

TOKİ ikinci indirim kampanyası yarın başlıyor!

TOKİ’nin 2019 yılı ikinci indirim kampanyası 23 Eylül’de başlayacak. Kampanya ile, borcunu erken ödeyip tapusuna hemen sahip olmak isteyen konut ve iş yeri alıcılarına indirim imkanı sunuluyor.

İkinci indirim kampanyası 23 Eylül Pazartesi günü başlıyor

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından düzenlenen ikinci indirim kampanyası dahilinde konut ve işyeri almak isteyen alıcılar, 23 Eylül Pazartesi gününden itibaren başvuru yapabilecekler.

Borcunu erken ödeyip tapusuna hemen sahip olmak isteyen konut ve iş yeri alıcılarına yönelik tertip edilen 2019 yılının ikinci indirim kampanyasına başvurular yarın başlıyor.

Peşin ödemelerde yüzde 22 indirim yapılacak

Konu ile ilgili TOKİ’den yapılan yazılı açıklamaya göre, bu yıl ikincisi düzenlenen kampanyada alıcılara peşin ödemelerde yüzde 22 indirim yapılacak.

Borç bakiyesinin tamamını kapatamayacak vatandaşlar da ikinci indirim kampanyası kapsamından yararlanabilecekler. Başvuranlar, borç bakiyesinin yüzde 25’inden daha az olmamak kaydıyla yaptıkları peşin ödemelerden yüzde 22 indirim alacaklar.

Kampanya 18 Ekim’e kadar sürecek

Kampanya kapsamında indirimden yararlanmak isteyen konut ve iş yeri alıcıları, 23 Eylül Pazartesiden başlayıp, 18 Ekime kadar borçlu oldukları bankaya başvurabilecek.

  • 18 Ekim sonrasında yapılacak başvurularda söz konusu indirim geçerli olmayacak.
  • İkinci indirim kampanyası uygulaması kapsamında olan projelerdeki konut ve iş yeri alıcılarının, başvuru tarihi itibarıyla TOKİ’ye ödemekle yükümlü oldukları aidat, emlak vergisi gibi borçlarının bulunmaması gerekiyor.
  • Kampanyadan, satışları 2018’in haziran ayı sonuna kadar yapılmış ve geri ödeme taksidi yine 2018’in haziran ayı sonuna kadar başlamış konut ve iş yeri sahipleri yararlanabilecek.
  • Taksit sayısı 12 ay ve daha az kalan projeler indirim kampanyasına dahil değildir.

Kampanyadan yararlanmak isteyenler Konut Kredisi kullanabilirler

2019 yılı ikinci indirim kampanyasından faydalanmak isteyenler, Gayrimenkul Satış Sözleşmesi‘ni imzalamış oldukları aracı bankalardan konut kredisine başvurup, yararlanabilirler.

TOKİ’nin indirim kampanyası başlıyor başlıklı haber, trthaber.com internet sayfasında 22 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.