Bakü-Tiflis-Kars Demir yolu rayları da kıtaları da birleştirdi!

Ray açıklığı farkının giderilmesi amaçlı, Türkiye’nin ilk çift ekartman rayı; Bakü-Tiflis-Kars Demir yolu güzergahındaki Kars Lojistik Merkezi’nde döşeniyor.

Bakü-Tiflis-Kars Demir yolu amacı; Türkiye’ye trenle gelen yüklerin kesintisiz şekilde Avrupa’ya ulaştırılması.

Bakü-Tiflis-Kars Demir yolu güzergahının amacı; Rusya, Azerbaycan ve Kazakistan gibi ülkelerden Türkiye‘ye trenle gelen yüklerin, kesintisiz şekilde Avrupa’ya ulaştırılması. Asya ile Avrupa‘yı birbirine bağlayan en önemli hatlardan Bakü-Tiflis-Kars demir yolundaki ray açıklığı farkının giderilmesi için, Türkiye’nin ilk çift ekartman rayı Kars Lojistik Merkezi’nde döşenmeye başlandı.

Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demir yolu hattı güzergahındaki Rusya, Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan gibi ülkelerde 1.520 milimetre genişliğinde ray hattı kullanılırken, Türkiye ve Avrupa’da 1.435 milimetre standartlarında raylar kullanılmakta. Ray aralığı farkı sebebiyle trenler hattın kesişme noktası olan Gürcistan’ın Ahılkelek kentinde buluşuyor.

Türkiye üzerinden gerçekleştirilen yük taşımacılığını da etkileyen bu sorunun giderilmesi amacıyla, Asya’dan gelen trenlerin ulaştığı Kars Lojistik Merkezi ile Ahılkelek arasında yeni bir hat teşkili çalışması başlatıldı. Türkiye’de ilk çift ekartman rayı döşenen proje tamamlandığında, bu hattaki raylar hem 1.435 milimetre hem de 1.520 milimetre aralığında olacak.

Kıtalar arası Yük Taşımacılığı artacak

Asya ile Avrupa arasındaki raylı sistemlerin birbirine entegre edilmesi ile en başta kıtalar arası trenle yük taşımacılığında ticaret hacminin artması bekleniyor. Diğer yandan da demir yolları bağlantılı olarak Türkiye ile Rusya arasındaki yatırım ve ticaret hacminin genişletilmesi hedefleniyor.

AK Parti Kars Milletvekili ve Eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin birçok yerinde lojistik merkezlerin planlandığını ifade etti. Arslan, yapımı tamamlanan 18 lojistik merkezinden biri olan Kars Lojistik Merkezi’nin Türkiye’nin lojistik gelişimine katkı sağlayacağını ifade etti.

Arslan; “Çin’den, Kazakistan’dan gelen tahıllar, Kars Lojistik Merkezi’ndeki 45 bin tonluk tahıl silolarında stoklanabilecek, buradan Avrupa’ya, Asya’ya ve Uzak Doğu’ya kadar gidebilir hale gelecek. Başlangıçta 500 kişinin istihdam edileceği Kars Lojistik Merkezi, bölgenin lojistik üssü olacak.” dedi.

Asya ve Avrupa’dan gelen yükler Kars’ta aktarılacak

Türkiye’deki ray sisteminin Avrupa standartlarında olduğunu ifade eden Arslan; “Ülkemizin dahil olduğu standartta ray aralığı 1.435 milimetre. Bizim standardımız Rusya’dan farklı. Eski Sovyetler Birliği coğrafyasındaki rayların aralığı 1.520 milimetre. Kars Lojistik Merkezi’ni bu 2 standarda birden kavuşturup, Kars’ta trenden trene aktarma yapılarak Sovyetler Birliği coğrafyasına gidebilmesini hedefledik. Türkiye’de ilk defa uygulanan sistemle, hem bin 435 milimetre ray aralığına hem de bin 520 milimetrelik ray aralığına sahip olacak merkeze her iki tarafın trenleri de gelip, yük aktarımını yapabilecekler. Bu çok önemli bir avantaj, birçok tren yolu yüklerinin, kara yoluna aktarılmadan, kesintisiz olarak taşınabilmesini sağlamış olacak.” dedi.

Arslan, devamında; “Bu sistem sayesinde Asya’dan, Uzak Doğu’dan, Rusya’dan, Sovyetler Birliği coğrafyasından gelen bütün yüklerin Kars üzerinden sadece tren değişikliği yaparak Avrupa’nın herhangi bir yerine gidebilmesini sağlanacak.” şeklinde ifade etti.

Çin’in ‘Tek yol, Tek kuşak’ Projesi

Aslan sözlerini şöyle tamamladı;

“Bir diğer özelliğimiz daha var ki o da; üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak, Türkiye’nin herhangi bir limanına Kars’tan yükleri demir yoluyla gönderme, oradan da gemilerle Afrika, Amerika da dahil olmak üzere başka kıtalara gönderebilme şansına sahip olacağız. Çin’in ‘tek yol tek kuşak’ projesi var. Bu, birçok ülkenin de içinde yer aldığı bir proje.

Gerek Bakü-Tiflis-Kars demir yolu projesi, gerekse Kars Lojistik Merkezi ile Türkiye güzergahındaki orta koridoru geliştirerek, ‘tek yol tek kuşak’ projesini tamamlar hale geliyoruz. Bu proje Türkiye’yi taşımacılığın üs merkezi haline getirecek çok önemli fonksiyon üstlenecek.”

Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hem kıtaları hem rayları birleştirdi başlıklı haber, hurriyet.com.tr internet sayfasında 31 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Yerli Enerji Üretiminin Yolu Güneş Enerjisi!

GÜNDER; “Güneş Enerjisinin sürdürülebilir büyümesini sağlamak için Yerli Enerji Teknolojisine ve Milli Üretime öncelik vermek gerek.”

Yerli Enerji

Yerli Enerji Üretiminin Yolu Güneş Enerjisinden geçiyor.

AA muhabiri Nuran Erkul Kaya’nın yaptığı habere göre, Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü Tekfen Tower’da Solarena isimli bir toplantı düzenledi. “Güneş Enerjisi Yol Haritası” konulu çalışmayı paylaşan GÜNDER Genel Sekreteri Faruk Telemcioğlu, yerli enerji üretiminin yolunun güneş enerjisinden geçtiğini ifade etti.

Telemcioğlu; “Güneş enerjisinin sürdürülebilir büyümesini sağlamak için yerli ve milli teknoloji ve üretime öncelik verilmeli. Türkiye’de üretilen güneş panelleri artık kalite ve fiyat olarak Çin ile yarışacak noktaya geldi. Güneş enerjisi kurulu gücü son yıllarda rekor düzeyde arttı. Geçtiğimiz sene Türkiye bu alanda kapasitesini en çok artıran beşinci ülke konumuna yükseldi. Güneş enerjisindeki bu artış eğilimi ile beraber sektörel olarak yeni fırsat ve zorluklar da artmaya başladı.” dedi.

Telemcioğlu, düzenlenen Güneş Enerjisi yol haritası sunumu ile sektörün bu zorluklarla başa çıkma yollarını aydınlatmayı hedeflediklerini vurguladı. Telemcioğlu; “Yenilenebilir enerji kaynakları içerisindeki en büyük dönüşümü Güneş Enerjisi gerçekleştirmektedir.” dedi.

Yerli Enerji Teknolojisine ve Milli Üretime öncelik vermek gerek

Türkiye’nin güneş enerjisindeki mevcut kurulu gücünün 4 bin 792 megavat mertebesine ulaştığı bilgisini paylaşan GÜNDER Genel Sekreteri Telemcioğlu, 2023 yılına kadar bunun en az 3 katı olması gerektiğini hedeflediklerini ifade etti. Telemcioğlu;

“Güneş enerjisi üreticileri ve yatırımcıları, Türkiye’de güneş enerjisi kurulu gücünün 2023 yılında en az 14 bin megavata yükselmesini hedefliyor. 2030 yılında ise 38 bin megavata ulaşmalıyız. Yapılan analizler iletim altyapısının bu ölçekte bir artışı kaldırılabilek seviyede olduğunu gösteriyor. Güneş enerjisi maliyetlerinde yıllar bazında düşüş meydana geliyor. Ancak makro ve mikro bazda gelecekte yeni zorluklar ve riskler öngörüyoruz. Sürdürülebilir büyüme için yerli ve milli teknolojiye öncelik vermeliyiz. Elektrik üretiminde yerli ve milli güneş enerjisinin payının artırılması için politika geliştirmeliyiz. Enerji politikaları ile sanayi, istihdam ve teknoloji politikalarını komple bir bütün olarak ele almalıyız.” dedi.

Maliyetlerin çok ucuzlamasına rağmen, yenilenebilir enerjide temel dar boğazın finansman olduğunu vurgulayan Telemcioğlu, kamu ve bankacılık sektörünün bu konuda yeni araçlar üretmesi gerektiğini ifade etti.

Güneş enerjisi, arz güvenliği hedeflerini destekliyor

Türkiye’nin potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, yol haritası verilerine göre, güneş enerjisi, arz güvenliği hedeflerini en fazla destekleyen kaynak olarak göze çarpıyor.

Yerli Enerji üretiminde güneş enerjisinin payının artması ile birlikte, doğalgazda 2030’a kadar 24,2 ila 46,3 milyar metreküplük bir talep düşüşü öngörülmektedir. Bu düşüş, Türkiye ekonomisine 5 ila 26,6 milyar ABD doları arasında bir katkı sunabilecek.

Güneş enerjisindeki istihdam artışında Türkiye geçtiğimiz yıl dünyada 9. sırada yer aldı. Yenilenebilir enerji sektöründeki toplam 84 bin kişilik istihdamın yüzde 60’ını 50 bin kişi istihdamı ile bu sektör oluşturuyor.

Küresel iklim koşullarına da olumlu katkı sunmakta olan güneş enerjisindeki kurulu güç, geçtiğimiz sene Dünyada 402 bin megavata ulaştı.

Ulaşımda Yeni Büyük Projeler Geliyor!

1915 Çanakkale Köprüsü tam model rüzgar tüneli testinin bitiminde basın mensuplarına yaptığı açıklamada Bakan Cahit Turhan; “Önümüzdeki günlerde ulaşımda yeni büyük projeler geliyor” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, dünyanın en büyük açıklıklı asma köprüsü olan 1915 Çanakkale Köprüsü‘nün rüzgar tüneli testinin, Çin‘deki Southwest Jiaotong Üniversitesi‘nde Rüzgar Mühendisliği Araştırma Merkezi’nde yapıldığını söyledi.

Turhan, Bakanlık olarak ülkenin ulaşım altyapısının geliştirilmesi ve iyileştirilmesi, daha güvenli, kaliteli ve ekonomik ulaşım hizmetinin sunulması için birçok proje yürüttüklerini ifade etti. Bakan, Önemli bir kısmının yap-işlet-devret (YİD) modeliyle yürütüldüğü, ülke genelindeki toplam proje tutarının 385 milyar lira, proje üzerinde çalışılan proje sayısının 3. 443 olduğunu belirtti.

Bakan Turhan, bu projelerin finansmanı için yurt dışından 15 milyar Euro kredi temin edildiğini bildirdi.

anlatan Turhan, yurt dışından kredi temin edilen projelerden birinin de Çanakkale Köprüsü ve Bağlantı Yolları Projesi olduğunu belirtti.

Çanakkale Köprüsü ve Bağlantı Yolları Projesi nakliyede önemli görev icra edecek

Projenin, Kuzey ile Güney Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesini birbirine bağlayacak önemli bir ulaşım arteri olduğunu söyleyen Bakan; “Özellikle Ege, Doğu Akdeniz ve Batı Anadolu bölgelerindeki karayolu ulaşımının rahatlatılması, ihraç ürünlerinin doğu ve batı Avrupa ülkelerine kolay ve hızlı nakliyesinde önemli rol oynayacak” dedi.

Turhan, proje maliyetinin yüzde 70’inin yabancı kaynaklardan sağlandığını dile getirdi.

Tam Model Rüzgar Testi Başarıyla Sonuçlandı

Köprünün kule ve tabliye rüzgar testlerinin başarıyla sonuçlandığını belirten Turhan, şöyle devam etti:

“Bugün katıldığımız (Çin‘de) rüzgar tünel testinde köprümüz yaklaşık saniyede 82 metre, yani saatte 300 kilometre rüzgar hızına tabi tutuldu ve başarıyla bu testten geçti. Biz bu testin sadece bir bölümüne iştirak ettik. Bu testler bundan önce de değişik yük sistemlerine tabi tutuluyor. Bu testler bir müddet daha devam edecek. Bunun sonucunda köprünün projesinde herhangi bir sorun olmadığı kanaatine varıldığında, bu yapıların projelerine son şekli verilerek imalatı yapılacak. Köprünün kuleleri, tabliyesi, askı halatları, ana kablosu yerine montaj edilecek.”

Bakan; “Ulaşımda Yeni Büyük Projeler Geliyor”

Desteğinden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür eden Turhan, “Önümüzdeki günlerde yeni büyük projelere başlayacağımızı şimdiden duyurmak istiyorum. Yurt genelinde büyük projeler hız kesmeden devam ediyor ve yatırımlarla ilgili hiçbir kesinti yok” şeklinde sözlerinin tamamladı.

Muhabir: Arife Yıldız Ünal

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/ulastirma-ve-altyapi-bakani-turhan-yeni-buyuk-projelere-baslayacagiz/1251730

Almanya’dan 35 milyar Euro

Demir İpek Yolu Projesi dahilinde, Almanya’dan 35 milyar Euro finansal destek gelecek. Bu yatırım, hızlı tren setlerinin alımı ve yeni hatların inşası ile birlikte, mevcut hatların yenilenmesi ve sinyalizasyon teknolojisinin modernizasyonunu da kapsıyor. 

Yeni Yüksek Hızlı Tren (YHT) alımını, yeni rotalar belirlenmesini, demiryolu inşasını, mevcut hatların ve

Bakan Türkiye’ye Geliyor 

Eylül ayı sonunda Alman bakanın Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirileceği belirtilen haberde, finansman konusunun karşılıklı görüşüleceği ifade edildi. Bu konuda Türkiye’nin düşük faizli kredi ve üretilen ürünlere ihracat garantisi istediği iddialar arasında.

Hicaz Demiryolu

Türkiye ile Almanya arasında demir yolu konusunda süregelen iş birliği Sultan Abdülhamid Han dönemine kadar uzanıyor.

Türkiye, Almanya ile olan görüşmelerin 3 aydır sürdürdüğü proje ile ilgili bir taraftan Çin ile de müzakere halindeydi. Ancak, Çin ile somut ilerleme kaydedilememesi üzerine rota Almanya’ya çevrildi. Son dönemde her iki hükümet arasındaki diyalogta başlayan iyileşme sürecinde bu projeye fırsat gözüyle bakıldığı ifade edildi.

Hicaz Demiryolu, Sultan II. Abdülhamid Han tarafından 1900-1908 yıllarında Şam ile Medine arasında inşa ettirilen, Osmanlı İmparatorluğu‘nun İstanbul’dan başlayan demiryollarının bir bölümüdür. Demiryolunun teknik işlerinin başında Alman mühendis Meissner bulunuyordu.

Hicaz Demiryolu‘nda özellikle; İstanbul ile Kutsal Topraklar arasındaki ulaşımı güçlendirmek, bu bölgelere taşınacak askerlerin ulaşımının kolaylaşması, hacıların daha güvenli bir şekilde hacca gidip gelmesi ve Arap ülkelerinin ekonomik gücünü yükseltmek hedeflenmişti.

Alman mühendisler ise, Almanya’nın Berlin şehrinden başlayıp İstanbul üzerinden geçerek Hicaz bölgesine ulaşmak istiyorlardı. Mısır‘ın İngilizler tarafından işgal altında tuttukları o dönemde Süveyş kanalını da kontrolleri altında almışlardı. Almanların esas planlarının bu hicaz hattı sayesinde Osmanlı topraklarına ulaşmak ve İngilizlerle birlikte Mısır’dan pay almak olduğu iddia edilmektedir.

1900 yılında başlayan demiryolunun inşasının yapımında, Almanların teknik tavsiyeleri ve destekleri ile çoğunlukla Türkler ve bölge işçileri çalışmıştır. Türk mühendisleri de Alman meslektaşları ile birlikte çalışma imkanı bulmuştur. Demiryolunun finansmanı için Osmanlı konsoloslukları aracılığıyla yurtdışından yardım toplanmıştır. Aynı yıllarda yapılan bir diğer demiryolu hattının da Berlin-Bağdat demiryolu olduğu Hicaz demiryolu, açılışından sonra bazı sıkıntılar yaşamıştır. Özellikle soygunculukla ve Hacı kafilelerini yağmalamakla geçinen yerel kabileler bu sefer demiryolunu hedef almış, bölgedeki halk ise çokça traversleri söküp kendi işlerinde kullanma girişiminde bulunmuştur. Hicaz Demiryolu, asıl hedefteki ulaşım noktası olan Mekke’ye kadar uzatılamamıştır.

Türkiye Gazetesi

Kaynak| http://www.iha.com.tr/haber-demir-ipek-yoluna-35-milyar-avro-741486/

Türkiye Müteahhitleri Dünyanın En İyileri Arasında

Türkiye Müteahhitleri Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi listesinde, Çin’in ardından ikinci sıradaki yerini korudu.

Türkiye Müteahhitleri

Türkiye, “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde, müteahhitlik firması sayısı ve ülke sıralamasındaki yerini korudu. Türk Müteahhitler dünyanın en iyileri arasında yer alıyor. 2017’de listeye önceki yıl olduğu gibi 46 Türk müteahhitlik firması girdi. Türkiye, bu sayı ile listede birinci sırada yer alan Çin‘in ardından ikinci sırada yer aldı.

Uluslararası inşaat sektörü dergisi ENR‘nin (Engineering News Record), müteahhitlerin bir önceki yılda ülkeleri dışındaki faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri esas alarak yayımladığı “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesi açıklandı. Veriler, geçtiğimiz dönemde küresel ekonomik belirsizlikten en çok etkilenen sektörlerden biri olarak durgun seyreden uluslararası inşaat sektöründe ivmenin yeniden yukarıya döndüğünü ortaya koydu. Uluslararası inşaat pazarı büyüklüğü 2017’de yüzde 3,1 artış göstererek 482 milyar dolar oldu. Pazar, 2013’te 544 milyar dolar iken, iki yıl üst üste yüzde 4,1 azalarak 2015’te 501 milyar dolara, 2016’da ise yüzde 6,4 daralmayla 468 milyar dolara geriledi.

Türkiye Müteahhitleri Dünyanın En İyileri Arasında

Uluslararası müteahhitlik pazarının yönünü yeniden yukarıya çevirdiği 2017’de Türkiye performansını büyük ölçüde koruyarak sıralamada yine ikinci sırada yer alırken pazar payında bir miktar düşüş yaşadı.

Küresel inşaat sektöründe son yıllardaki küçülmeye rağmen ENR listesindeki Türk firmalarının sayısı 2016‘da 40’tan 46‘ya yükselmişti. Bu sayı 2017 yılında değişmedi.

Listedeki Türk firmalarının toplam pazar payı 2013’te yüzde 3,8 iken 2014’te yüzde 4,3, 2015’te yüzde 4,6, 2016’da yüzde 5,5 oldu. 2017’de ise bu oran yüzde 4,8 olarak gerçekleşti. Türk müteahhitlerin bölgesel gelirlerdeki payı ana pazarlar olan Ortadoğu‘da yüzde 9,1’den yüzde 9,7’ye yükselirken, Asya‘da yüzde 7’den yüzde 4’e geriledi. Afrika‘da yüzde 5,1’lik oran korunurken, sınırlı bir artışla Avrupa’da bu oran yüzde 6,5’ten yüzde 6,8’e yükseldi.

“KIRILGANLIKLARA RAĞMEN YERİMİZİ KORUDUK”

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün, konuya ilişkin değerlendirmesinde, tüm dünyada referans olarak kabul gören devler liginde 43’ü Türkiye Müteahhitler Birliği üyesi, toplam 46 firmayla küresel ve ulusal ekonomideki kırılganlıklara rağmen yerlerini korumanın, Çin’den sonra ikinci sırada yer almanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.

Sektörün bu yılın ilk yarısında da yurt dışında gösterdiği yeni iş tutarındaki 9,2 milyar dolarlık performansın ümit verici olduğuna işaret eden Yenigün, şunları kaydetti:

“Firmalarımızın yurt dışındaki performanslarının geçmiş yıllardaki seyri izlendiğinde, yeni projelerde en yüksek değere 2012-2015 döneminde yıllık 25-30 milyar dolarla ulaşıldığı görülmektedir. Ancak bölgedeki jeopolitik gelişmeler, petrol fiyatlarındaki gerileme ve Rusya ile yaşanan krizin etkisi ile bu rakam, 2016- 2017döneminde 14-15 milyar dolar bandına inmiştir.

Önümüzdeki dönemde, belirgin düzeyde artış ivmesi kazanan enerji fiyatları, Suudi Arabistan, Cezayir gibi Türk müteahhitlik firmalarının referanslarının güçlü olduğu pazarlardaki yatırım ortamı ve finansman koşullarına olumlu yansıyabilecektir. Rusya ile ilişkilerimizdeki normalleşmenin yanı sıra, Sahra Altı Afrika başta olmak üzere potansiyel pazarlardaki fırsatlar da göz önüne alındığında, 2018‘de yurt dışında üstlenilen yeni proje bedelinin yeniden 20 milyar dolar bandına ulaşabileceği değerlendirilmektedir.

Birliğimiz öncülüğünde, yurt içinde yapılanmasını tamamlamış, sektörel bazda dünya çapında inşaat taahhüdünde ağırlığı olan ve bölgesinde lider ‘Türk Müteahhitliği‘ markasını oluşturarak, Türk müteahhitlerinin uluslararası pazardan aldıkları payın 2030’larda yüzde 7’lere, diğer bir ifadeyle yılda 50 milyar dolar yeni iş tutarına yükselmesi en önemli hedefimizdir.'”

Kaynak; https://www.sabah.com.tr/ekonomi/2018/08/23/turk-muteahhitleri-dunyanin-en-iyileri-arasinda