Romalı Mühendisler depreme karşı kemerli yapılar inşa etmişler!

Denizli’nin Pamukkale ilçesindeki Hierapolis Antik Kenti’nde devam eden kazı çalışmalarında, Romalı Mühendisler tarafından depremin etkisini azaltmak için 1800 yıl önce kemerli yapılar inşa edildiği saptandı.

Romalı Mühendisler, Apollon kutsal alanındaki anıtsal çeşmede, yapıları depremlere karşı korumak için mimari teknikler kullanmışlar

Denizli’nin Pamukkale ilçesinde bulunan Hierapolis Antik Kenti’nde, kazı çalışmaları devam ediyor. Yapılan kazı çalışmalarında Romalı Mühendisler tarafından, günümüzden 1800 yıl önce yapıları depremlerin etkisinden korumak için mimari teknikler kullanıldığı ortaya çıktı.

Marmara Bölgesinde başta 4,6 ve 5,8 büyüklüğündekiler olmak üzere son günlerde peş peşe yaşanan sarsıntılar, özellikle İstanbullulara deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Vatandaşlar bir taraftan yakın gelecekte gerçekleşmesi kaçınılmaz olarak görülen Büyük İstanbul Depremi‘ne karşı önlem almaya çalışırken, diğer yandan da akıllara tarihi yapıların günümüze kadar nasıl ayakta kalabildiği ile ilgili soru gelmektedir.

Romalı Mühendisler, Apollon kutsal alanındaki anıtsal çeşmede, yapıları depremlere karşı korumak için kemerler kullanmışlar.

Günümüz uygarlığının, başta dil olmak üzere bir çok alanda Roma kültüründen etkilendiği varsayılmaktadır. Zaman içerisinde ortaya çıkan yeni bulgular, bu varsayımı güçlendirmekte.

Bergama Kralı 2. Eumenes tarafından kurulan Hierapolis Antik Kenti’ndeki kazı çalışmaları, İtalya’nın Lecce kentinde bulunan Del Salento Üniversitesi tarafından 1957 yılından bu yana devam ediyor.

Depremin etkisine karşı Kemerli Yapılar inşa etmişler

Kutsal çeşmede yapılan kazı çalışmalarında, 1800 yıl önce dönemin Romalı mühendislerinin, depremden korunmak ve depremin etkisini azaltmak için yapılarda kemerler inşa ettikleri saptandı.

Kemerli Yapılar günümüze kadar ayatka kalmış

Hierapolis Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Grazia Semeraro, dönemin Romalı mühendislerinin kutsal alanda fay hatları üzerindeki yapıları depremden korumak için kemerler yaptıklarını belirtti. Semeraro, “Kutsal çeşme alanındaki kazı çalışmalarını sürdürüyoruz. Gün yüzüne çıkardığımız taşları, tek tek restore edip yerlerine koyuyoruz. 1800 yıl önce Romalı mühendisler, fay hattı üzerine yaptıkları yapıları depremden korumak ve depremin etkisini azaltmak için, kendi tekniklerine göre, kemerli şekilde inşa etmişler. Bu nedenle bazı bölümler günümüze dek ayakta kalabilmiş” dedi.

Romalı mühendisler 1800 yıl önce depremin etkisini azaltmak için kemerli yapılar inşa etmiş başlıklı haber, www.sondakika.com internet sayfasında 30 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Ahilik Kültürü ve Ahi Evran

Anadolu topraklarının Türkleşmesi ve İslamlaşmasının manevi mimarlarının başında Ahi Evran-ı Veli gelir. Ahilik, Osmanlı’nın beylikten cihan-şümul Osmanlı İmparatorluğu haline gelmesindeki en önemli teşkilatlardandır. Ahilik Kültürü, asırlardır Anadolu’yu aydınlatmaya devam ediyor.

Ahilik

Ahilik Kültürü nedir?

Ahilik KültürüAA muhabirinin, Kırşehir Valiliği ve Ahi Evran Üniversitesi kaynaklarından derlediği bilgilere göre  ;

Anadolu Ahiliğinin kurucusu olan Ahi Evran-ı Veli, 1171 yılında İran’ın Batı Azerbaycan bölgesinde bulunan Hoy kasabasında doğdu.

Anadolu topraklarının Türkleşmesi ve İslamlaşmasının manevi mimarlarının başında Ahi Evran-ı Veli gelir.

Ahilik, 1200’lü yıllarda Ahi Evran Veli tarafından o dönemde Anadolu’ya göç eden Türkmenlere aş ve iş imkanı sağlamak amacıyla kuruldu. Bir taraftan da insanları iyi ve vasıflı birer birey olarak yetiştirmeyi amaçlamıştı.

Özellikle Anadolu’da göçebe Türk boylarının yerleşik hayata geçmesi ve Müslümanlaşmasını sağlayacak birçok önemli işlev üstlenen Ahi birliklerinin tarihi kökleri bin yıl öncesine kadar dayanır.

Ahi Evran, özellikle esnafa İslamiyeti anlatmak suretiyle onların dünyevi ve uhrevi hayatlarını dengeli ve düzenli hale getirmeleri için çaba sarfetti. Kayseri‘de deri işleme atölyesini (debbağ) kurdu. Bu yönüyle sanatkar ve zanatkarlar tarafından çok sevilen Ahi Evran-ı Veli, Kayseri’yi istila etmeye çalışan Moğollara karşı savunma amaçlı Ahileri teşkilatlandırdı.

Ahi Evran ilerleyen yıllarda bir dönem Konya ve Denizli‘de de bulunmuştur. 1206 yılında o dönemdeki ismi “Gülşehri” olan Kırşehir’e göç ederek, Türkmen nüfusa tekke ve zaviyelerde iş ve aş temin etme faaliyetlerinde bulunmuştur.

Ahi Evran, 32 çeşit esnafı teşkilatlandırmak suretiyle, temellerini atmış olduğu Ahilik sisteminin, zaman içerisinde Selçuklu ve Osmanlı coğrafyasında sanatını icra eden bütün esnaflara yayılmasını sağlayacaktır.

Hem Dünyevi hem de Uhrevi bir Sistem

Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi ve eski Ahilik Kültürünü Araştırma Merkezi Müdürü Kazım Ceylan konu ile ilgili ayrıntılı bilgi verdi. Kazım Ceylan, yurt içinde ve eski Osmanlı coğrafyasındaki ülkelerde olmak üzere Ahilik Kültürü ile ilgili 200’den fazla konferans vermiştir. Ceylan; “Ahilik Kültürü, 13. yüzyılda Kırşehir‘de ortaya çıkan, Selçuklu ve Osmanlı coğrafyasında etkili olan dünyevi ve uhrevi bir sistemdir. Ahiliğin 740 kuralı var. Bunlar derece derece uygulanıyordu. Mesela 124 kuralı çıraklara uygulanırdı. Ondan sonrası da kalfalara, ahilere ve şeyhlere uygulanırdı. Çok ince kurallar bunlar. Ahiler 27 farklı alanda vakıf kurarak topluma hizmet etmişlerdir. Ahiliğin dayandığı dört temel esas; akıl, ahlak, bilim ve çalışmaktır.” şeklinde  konuştu.

Ahi Evran Veli kimdir?

Ahilik Kültürü

Ahi Evran, 1171 yılında Azerbaycan‘ın Hoy şehrinde doğmuş ve 1262 yılında Kırşehir’de vefat etmiştir. Asıl adı Nasıruddin Mahmud Ahi Evran bin Abbas‘dır. Ahi Evran-ı Veli, ilk eğitimini Hoy’da alıp Ahmet Yesevi‘nin talebelerinin sohbetlerinde bulunmuştur. Hacı Bektaş-ı Veli ve Hz. Mevlana ile aynı dönemde yaşamıştır.

Ahi Evran’ın adı kayıtlara; Nasir üd-din EbüI-Hakäyik Mahmud El Hoy olarak geçmiştir. Evran ismi ise herkesi korkutan yılanın onu görünce sakinleşmesi sebebiyle insanlar tarafından anılmaya başlanmıştır.

Ahi Evran, Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen bir alperendir. Denizli, Konya ve Kayseri gibi şehirleri gezerek Ahilik teşkilatının kurulması ve yayılmasında önemli rol oynamıştır. Ahi Evran, Osmanlı Devleti zamanında kazanmış olduğu ‘esnafın piri’ ünvanı, Anadolu, Rumeli, Balkanlar ve Kırım’a kadar yayılmıştır.

Moğol istilasından kaçarak Anadolu’ya gelen sanatkâr ve tüccarların dayanışmasını sağlayan Ahi Evran, onlar arasında sağlam bir birlik oluşturarak kaliteli mal üretmelerini teşvik etmiştir. Daha sonra Kırşehir’e yerleşerek vefat edinceye kadar burada yaşamıştır. Günümüzdeki esnaf odalarının temeli Ahi Evran tarafından atılmıştır.