İmar Barışına ‘Zorunlu Yapı Denetim’ geliyor!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Marmara Denizi Silivri açıklarında 26 Eylülde yaşanan 5.8’lik depremin ardından, ‘Zorunlu Yapı Denetim’ uygulaması başlatmaya hazırlanıyor. Peki, Zorunlu Yapı Denetim uygulaması nasıl işleyecek?

Hurriyet muhabiri Aysel ALP’in haberine göre; hazırlıkları süren torba yasa taslağına eklenmesi öngörülen bir madde ile, Türkiye genelinde imar barışına başvurup, Yapı Kayıt Belgesi (YKB) alan binalara zorunlu yapı denetim uygulaması getirilmesi görüşülüyor.

Riskli olan binalar 60 gün içerisinde yıkılacak

Riskli Yapı Tespit raporuna göre ‘riskli’ olarak görülen binalar 60 gün içinde yıkılacak ve bunlar Kentsel Dönüşüm kapsamına alınarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından uygulamaya konan “6306 sayılı (Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun) kanununun tüm olanaklarından faydalandırılacak.

İmar Barışı kapsamındaki yapılar güçlendirebilecek

Hatırlayacağınız üzere 12 Eylülde Bakan Murat KURUM tarafından 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı kamuoyu ile paylaşılmıştı. Bu maddelerden sonuncusunda; “İmar barışından faydalanan vatandaşlarımızın yapılarını güçlendirebilmeleri için mevzuat çalışması yapılacak.” denmişti.

Bakan Kurum açıklamasında; “Yapı Kayıt Belgesi almış olan vatandaşlar, İmar Kanunu‘ndaki kısıtlamalara tabi olmaksızın, oturdukları yapıları deprem riskine karşı güçlendirebilecekler. Vatandaş, mevcut yapı alanlarında herhangi bir ilave artış ve kullanım kararı değişikliği meydana getirmeksizin, güçlendirme ruhsatı alabilecek.” şeklinde müjde vermişti.

Torba yasasında bu konu ile ilgili bir madde konması tartışılıyor. Güçlendirme veya yeniden inşa edilme süreçlerinde zorunlu yapı denetim uygulaması olacak.

Zorunlu Yapı Denetim uygulaması nasıl işleyecek?

İmar Barışından yararlanmak amacıyla başvuran binalar için statik rapor şartı olmalıydı. İmar Barışı yasasında bu sorumluluk bina sahiplerine yüklenmişti.

Şimdi vatandaş kendi çabası ve isteği ile Riskli Yapı Tespiti yaptırdığında iki olasılık var;

  1. Bina risksiz
  2. Bina riskli

Bina risksiz ise, hadi geçmiş olsun. Size iyi günler.

Şayet bina riskli ise, size geçmiş olsun. Kolay gelsin. Bu durumda;

  1. Binayı güçlendirteceksiniz,
  2. Yıktırıp yeniden yaptıracaksınız.

Uygulama her iki durumda da Yapı Denetime tabi olacak, ki doğrusu da bu. Sonuçta bir inşai faaliyetten bahsediyoruz.

Riskli Yapı Tespiti nasıl yaptırılır? başlıklı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Barış isteyene ‘zorunlu denetim’ başlıklı haber, hurriyet.com.tr internet sayfasında 10 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Az katlı ve müstakil binalara talep arttı!

Marmara Denizi’nde meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki deprem sonrası İstanbul’da az katlı ve müstakil binalara talebin arttığı görüldü. Vatandaşlar satın alma ve kiralamalarda özellikle 7 yaş ve altı evleri tercih etmeye başladılar.

Az katlı ve müstakil binalara talep arttı

Marmara Denizi Silivri açıklarında 26 Eylül’de meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki deprem, İstanbul’da az katlı ve müstakil binalara talebi arttırdı. Satın alımlarda ve kiralamalarda özellikle 6-7 yaş ve altı evler tercih edilmeye başlandı.

Coldwell Banker Türkiye Ülke Başkanı Gökhan Taş, 26 Eylül’de vatandaşların deprem gerçeğiyle yüzleştiğini belirtti. Taş’a göre, sözkonusu depremden önce vatandaşlar konut alırken bu konuyla ilgili çok soru sormazlardı. Taş, artık vatandaşın ev alırken; “Bu konut 1999 depreminden önce mi sonra mı yapıldı?” şeklinde sorduğunu belirtti.

Sektör temsilcileri,

Taş, özellikle deprem konusunda yüksek risk içeren ilçelerde düşük katlı ve 6-7 yaşın altındaki binalara ilginin yüksek olduğunu dile getirerek; “Fakat bu ilgi henüz fiyatlara yansımadı. Sadece son döneme kadar fiyat konusunda duyduğumuz eleştirileri artık daha az duyar olduk.” dedi.

Taş, başta kamu bankaları olmak üzere bankaların uygulamış oldukları faiz indirimi ve deprem nedeniyle, başka binaya geçmek isteyenlerin sektöre ciddi hareketlilik getirdiğini belirtti. Taş, 2019 yılı sonu için bir milyon adet olan konut satış beklentilerini 1,2 milyon adede yükselttiklerini bildirdi.

“Kiralık konut piyasasında da bariz bir hareket var”

İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizameddin Aşa, son 1-2 ayda kredi faizlerinin düşmesiyle konut satışlarının ve gayrimenkul sektörünün hareketlendiğini vurguladı. Aşa, “TÜİK rakamlarına göre Türkiye genelinde Ağustos ayında 34.148 adet ipotekli konut satıldı. Özellikle bina yaşı yüksek olan veya oturduğu konuttan sağlamlık açısından emin olamayan kimseler yeni bir eve taşınmak istiyor. Düşük katlı ve yaşı genç binalara ilgi arttı. Bu ilginin ilerleyen günlerde alım yönünde eyleme dönüşmesini umuyoruz.” dedi.

Aşa, İstanbul’da yenilenmesi gereken ciddi bir riskli yapı konut stoğu bulunduğunu, Riskli Yapı Tespiti ile ilgili vatandaşın gereken duyarlılığı göstermeye başladığını kaydetti. Aşa, bu binalarda oturan milyonlarca vatandaşın, kiralama veya satın alma yoluyla sektörü hareketlendirmesinin normal olduğunu ifade etti.

“Az katlılarda kiralık talebi yüksek”

Tuzla-Pendik Bölgesi Coldwell Banker Alesta Brokeri Emrah Pehlivanoğlu da, daha önceden ‘satılık ev arayan müşteriler’ olarak kaydı bulunan müşterilerinin bir çoğunun kendilerini arayıp, artık yüksek katlı binalarla ilgilenmediklerini söylediğini belirtti. Pehlivanoğlu; “Bu kişiler daha az katlı yapılarda ev arayışı içerisinde olduklarını belirtiyor. Kiralıkta da benzer bir durum söz konusu.” dedi.

Çekmeköy bölgesindeki emlak sektörü temsilcilerinden de, az katlı evlere özellikle kiralık konut talebinin çok fazla olduğu yönünde tespitler geliyor. Uzmanlara göre bu durum, geçen yıl 5 bin 500 lira civarında olan aylık kira fiyatlarını 7 bin liraya kadar yükseltti. Mevcut kiralık konut arzı yeterli olmadığı için satılık evlere olan talebin de zamanla artacağı öngörülüyor.

Bahçeşehir’de ilgi 2007 sonrası yapılan az katlı ve müstakil binalara

Bahçeşehir Bölgesi Coldwell Banker Dikey Brokeri Burak Özmutafaoğlu da, bölgede artçı depremlerin devam etmesi durumunda özellikle 2007 sonrasında yapılan az katlı ve müstakil binalara olan talebin artacağını vurguladı. Özmustafaoğlu; “Bu talep de konut fiyatlarını yüzde 10 gibi yukarı çekecektir. Aslında 1999 depremi sonrası Deprem Yönetmeliğine uygun olarak yapılan tüm yapılar kaliteli, ancak insan psikolojisi böyle bir talep oluşturtuyor.” şeklinde ifade etti.

Deprem az katlı ve müstakil binalara talebi artırdı başlıklı haber, www.aa.com.tr internet sayfasında 30 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi taşınıyor!

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa ‘nın depremde hasar gören Avcılar Veteriner Fakültesi ile Bakırköy Sağlık Bilimleri Fakültesi, Büyükçekmece Yerleşkesi’ne taşınmaya başladı.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa taşınma süreci 17 bin kişiyi etkileyecek

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa taşınma süreci, İstanbul içerisinde aynı anda yapılan en büyük eğitim kurumu taşınması olarak tarihe geçecek. 26 Eylül’de meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki depremde binaları hasar gören Avcılar Yerleşkesi’ndeki Veteriner Fakültesi ile Bakırköy Yerleşkesi’ndeki Sağlık Bilimleri Fakültesi, üniversitenin Büyükçekmece Yerleşkesi’ne taşınmaya başladı.

Eğitime 22 Ekim’e kadar ara verildi

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü, depremde hasar gören Veteriner Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesinde eğitim-öğretime 22 Ekim’e kadar ara verildiğini duyurmuştu. Aynı duyuruda, Veteriner Fakültesi kapsamındaki Hayvan Hastanesi’nin faaliyetlerinin geçici bir süre için durdurulmasına karar verildiği ifade edilmişti.

AA muhabiri Andaç Hongur’un edindiği bilgiye göre, Veteriner Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin taşınmasına başlandı. Avcılar Yerleşkesi’ndeki Mühendislik Fakültesi de belirlenen yerlere taşınacak.

Ay sonuna kadar tamamlanacak olan taşınma işlemi tarihe geçecek

İstanbul içerisinde aynı anda yapılan en büyük eğitim kurumu taşınması olarak tarihe geçecek olan taşınma;

  • 15 bin öğrenci,
  • bin civarında akademisyen ve
  • bin civarında idari personel olmak üzere

toplamda 17 bin kişiyi etkileyecek. Taşınmanın büyük bölümünün cuma gününe kadar tamamlanması planlanıyor. Tüm taşınma ay sonuna kadar tamamlanmış olacak.

Hizmeti geçici olarak durdurulan Avcılar Yerleşkesinde Veteriner Fakültesine bağlı olan Hayvan Hastanesi taşınmayacak. Karar verilmesi için Teknik ekiplerin hasarlı binadan aldıkları numunelerin analiz sonucu bekleniyor.

Boşaltılan Avcılar Yerleşkesi’ndeki yurtta kalan 700 öğrenci rektörlüğün koordinasyonu ile çeşitli yurtlara yerleştirildi.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesinin taşınması sürüyor

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Yerleşkesi’nde yer alan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin taşınma süreci kendi içinde sürüyor. Depremin ardından Çocuk Hastalıkları Birimi’ndeki mevcut hastalar diğer birimlere ve hastanelere nakledilmek suretiyle, yeni binaya taşınıncaya kadar (Çocuk Acil ve Çocuk Klinikleri) bünyesindeki sağlık hizmetleri durduruldu.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları Birimi binası ile bütünleşik olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Birimi de dekanlıkça daha önceden planlanan yeni yerine taşınacak.

İstanbul’daki en büyük eğitim kurumunun taşınması başladı başlıklı haber, www.aa.com.tr internet sayfasında 07 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İstanbul’da ihbar edilen Riskli Bina sayısı 5 bin 253!

Marmara Denizi’nde art arda meydana gelen depremlerin ardından İstanbul’da vatandaşlar ve resmi kurumlarca valiliğe ihbar edilen Riskli Bina sayısı 5 bin 253.

Hasar Tespit çalışmaları Bakanlık yetkililerince sürdürülüyor

AA muhabiri Zehra Aydın Turapoğlu’nun aktardığı bilgiye göre, en büyüğü 26 Eylül’de Marmara Denizi‘nin Silivri açıklarında meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem olmak üzere son dönemde art arda yaşanan sarsıntılardan sonra, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerince İstanbul ili genelinde hasarlı ve Riskli Bina tespiti çalışmaları yürütülmeye devam ediyor.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bağlı 360 görevli 180 ekip halinde, binaların ve kritik tesislerin hasar tespitini yapmak, acil yıktırılması gereken binaları belirlemek amacıyla sahada incelemelerini sürdürüyor.

Çalışmalar kapsamında bugüne kadar ekipler tarafından kamu yapıları, konutlar ve iş yerlerinde incelemelerde bulunuldu.

4 bin 972’si vatandaşlardan, 221’i okullardan, 12’si hastanelerden ve 48’i diğer kamu kurumlarından olmak üzere İstanbul Valiliği’ne şu ana kadar 5 bin 253 riskli bina ihbarında bulunuldu.

15 Okul ağır hasarlı

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hasarlı olduğu bildirilen 179 eğitim binasındaki incelemeler tamamlandı. Çalışmalarda;

  • 134 okulun hasarsız,
  • 30 okulun az hasarlı,
  • 15 okulun ise ağır hasarlı olduğu tespit edildi.

42 eğitim binasında Riskli Bina incelemesi sürüyor. 2 Hastane ve 4 Kamu Binası Ağır Hasarlı

Hastanelerde yapılan hasar tespit çalışmasında;

  • 8 hastane hasarsız,
  • 2 hastane az hasarlı,
  • 2 hastane de ağır hasarlı olarak belirlendi.

Diğer kamu kurumu binalarından;

  • 35 bina hasarsız,
  • 7 bina az hasarlı,
  • 4 bina ağır hasarlı olarak tespit edildi. 2 binada ise inceleme sürüyor.

189 Özel Bina ağır hasarlı

Vatandaşlar tarafından iletilen ihbarlardan;

  • 2 bin 179 binanın hasarsız,
  • 739 binanın az hasarlı,
  • 189 binanın ise ağır hasarlı olduğu tespit edildi.

Bunun yanında deprem kaynaklı olmayan 651 bina da hasarlı olarak kaydedildi. Bakanlık ekiplerince, vatandaşların ihbar ettiği diğer riskli binalarla ilgili incemeler devam ediyor. Peki, konutumuz veya işyerimiz ile ilgili Riskli Yapı Tespiti nasıl yaptırabiliriz?

İstanbul’da 5 bin 253 riskli bina ihbar edildi başlıklı haber, www.aa.com.tr internet sayfasında 03 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Romalı Mühendisler depreme karşı kemerli yapılar inşa etmişler!

Denizli’nin Pamukkale ilçesindeki Hierapolis Antik Kenti’nde devam eden kazı çalışmalarında, Romalı Mühendisler tarafından depremin etkisini azaltmak için 1800 yıl önce kemerli yapılar inşa edildiği saptandı.

Romalı Mühendisler, Apollon kutsal alanındaki anıtsal çeşmede, yapıları depremlere karşı korumak için mimari teknikler kullanmışlar

Denizli’nin Pamukkale ilçesinde bulunan Hierapolis Antik Kenti’nde, kazı çalışmaları devam ediyor. Yapılan kazı çalışmalarında Romalı Mühendisler tarafından, günümüzden 1800 yıl önce yapıları depremlerin etkisinden korumak için mimari teknikler kullanıldığı ortaya çıktı.

Marmara Bölgesinde başta 4,6 ve 5,8 büyüklüğündekiler olmak üzere son günlerde peş peşe yaşanan sarsıntılar, özellikle İstanbullulara deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Vatandaşlar bir taraftan yakın gelecekte gerçekleşmesi kaçınılmaz olarak görülen Büyük İstanbul Depremi‘ne karşı önlem almaya çalışırken, diğer yandan da akıllara tarihi yapıların günümüze kadar nasıl ayakta kalabildiği ile ilgili soru gelmektedir.

Romalı Mühendisler, Apollon kutsal alanındaki anıtsal çeşmede, yapıları depremlere karşı korumak için kemerler kullanmışlar.

Günümüz uygarlığının, başta dil olmak üzere bir çok alanda Roma kültüründen etkilendiği varsayılmaktadır. Zaman içerisinde ortaya çıkan yeni bulgular, bu varsayımı güçlendirmekte.

Bergama Kralı 2. Eumenes tarafından kurulan Hierapolis Antik Kenti’ndeki kazı çalışmaları, İtalya’nın Lecce kentinde bulunan Del Salento Üniversitesi tarafından 1957 yılından bu yana devam ediyor.

Depremin etkisine karşı Kemerli Yapılar inşa etmişler

Kutsal çeşmede yapılan kazı çalışmalarında, 1800 yıl önce dönemin Romalı mühendislerinin, depremden korunmak ve depremin etkisini azaltmak için yapılarda kemerler inşa ettikleri saptandı.

Kemerli Yapılar günümüze kadar ayatka kalmış

Hierapolis Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Grazia Semeraro, dönemin Romalı mühendislerinin kutsal alanda fay hatları üzerindeki yapıları depremden korumak için kemerler yaptıklarını belirtti. Semeraro, “Kutsal çeşme alanındaki kazı çalışmalarını sürdürüyoruz. Gün yüzüne çıkardığımız taşları, tek tek restore edip yerlerine koyuyoruz. 1800 yıl önce Romalı mühendisler, fay hattı üzerine yaptıkları yapıları depremden korumak ve depremin etkisini azaltmak için, kendi tekniklerine göre, kemerli şekilde inşa etmişler. Bu nedenle bazı bölümler günümüze dek ayakta kalabilmiş” dedi.

Romalı mühendisler 1800 yıl önce depremin etkisini azaltmak için kemerli yapılar inşa etmiş başlıklı haber, www.sondakika.com internet sayfasında 30 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Riskli Yapı Tespiti nasıl yaptırılır?

Konutumuz veya işyerimiz ile ilgili Riskli Yapı Tespiti nasıl yaptırabiliriz? Son günlerde bölgede peş peşe yaşanan depremler, Vatandaşın aklına oturduğum ev sağlam mı, değil mi sorusunu getirdi.

Marmara Bölgesinde son günlerde peş peşe yaşanan 4,6 ve 5,8 büyüklüğündeki depremler, Vatandaşlara olası Büyük İstanbul Depremi‘ni hatırlattı. Peki, oturduğumuz konutumuz veya işyerimiz ile ilgili Riskli Yapı Tespiti nasıl yaptırabiliriz?

İşte Riskli Yapı Tespiti aşamaları;

Vatandaş, yetkili kurum ve kuruluşlara Riskli Yapı Tespiti için başvuru yapar

Vatandaşlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nca yetki verilen kurum ve kuruluşlara riskli yapı tespiti yaptırabilirler.

Mal sahiplerinden biri aşağıdaki belgeler ile Tespit Başvurusu yapabilir;

  • Dilekçe
  • Güncel Tapu Durum Belgesi
  • Kimlik Belgesinin fotokopisi

Kurum tarafından Riskli Yapı Tespiti çalışması yapılır

Yetkili kurum veya kuruluş sözkonusu yapı ile ilgili riskli olup olmadığına dair teknik çalışma yapar. İşlemler sonucunda Riskli olduğu tespit edilen yapılar, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bildirilir.

Rapor incelenir ve Tapu Müdürlüğü’ne iletilir.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü raporu inceler ve Tapu Müdürlüğü’ne iletir. Vatandaşlar, Tapu Müdürlükleri tarafından riskli ilan edilen binalara 15 gün içerisinde itiraz edebilirler.

Tapu Müdürlüğü Riskli Yapı sahiplerine yıkım için yazı gönderir.

İtiraz edilmeyen Riskli Yapılar ile ilgili Tapu Müdürlüğü yapı sahiplerine, 60 gün içerisinde yapının yıktırılması için yazı gönderir.

Riskli Yapının yıktırılıp yıktırılmadığı kontrol edilir

Yetkililer tarafından, yıkım için verilen (60 günlük) sürenin sonunda yapının yıktırılıp yıktırılmadığı kontrol edilir.

30 günlük ek süre verilir

Şayet Riskli Yapı bu süre zarfında yıktırılmamışsa, 30 günlük ek süre verilir.

Ek sürenin sonunda yapıya verilen tüm hizmetler (elektrik, su, doğalgaz vb.) durdurulur.

Riskli Yapı boşaltılır

Mülki amir ve kolluk kuvvetleri eşliğinde Riskli Yapı boşaltılır.

Riskli Yapı yıktırılır

Mülki amir ve kolluk kuvvetleri eşliğinde Riskli Yapı güvenli şekilde yıktırılır.

İmar Barışı kapsamındaki Riskli Yapılara onarım ve güçlendirme imkanı

Evlerini güvenli hale getirmek isteyen İstanbullular, kentsel dönüşüm için soluğu Belediye ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nde aldı.

İki hafta kadar önce Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında, 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı detayları kamuoyu ile paylaşılmıştı.

Bakan Kurum, sekizinci maddede “İmar barışından faydalanan vatandaşlarımızın yapılarını güçlendirebilmeleri için mevzuat çalışması yapılması” olduğunu aktardı.

Kurum, bu kapsamda vatandaşlara oturdukları yapıları deprem riskine karşı güçlendirebilme imkanı sağlayacaklarını belirtmişti.

Yapı Kayıt Belgesi almış olan Riskli Yapılar Güçlendirme Ruhsatı alabilecek

Kurum, riskli olduğu tespit edilen yapıların, İmar Barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi almış olmak koşulu ile Güçlendirme Ruhsatı alabilecekleri müjdesini vermişti.

İmar kanunundaki kısıtlamalara tabi olmaksızın, mevcut yapı alanlarında herhangi bir ilave artış ve kullanım kararı değişikliği meydana getirmeden binalarını güçlendirebilecekler. Yani;

  • Mevcut daire sayısı
  • Kullanım alanı

muhafaza edilmek kaydıyla ev sahipleri ücreti mukabilinde, Riskli Yapı Tespiti, Projelendirilmesi, Onarım ve yeniden Taahhüdü kurum ve kuruluşlarına evlerinin onarımı işini yaptırabilecekler. Bakanlık, bu çerçevede her yıl 50 bin konutun güçlendirilerek kullanılabilmesini hedefliyor.

Aşama aşama riskli yapı tespiti başlıklı haber, www.trthaber.com internet sayfasında 27 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Vatandaştan, Deprem Sonrası Kentsel Dönüşüm için hamle!

5,8 büyüklüğündeki deprem sonrası vatandaşlar, Kentsel Dönüşüm için soluğu Belediye ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nde aldı. Bankalar ‘Kentsel Dönüşüm Kredisi’ veriyor.

5,8 büyüklüğündeki sarsıntı İstanbulluları Kentsel Dönüşüm için harekete geçirdi

İstanbullular, evlerini güvenli hale getirmek amaçlı kentsel dönüşüm için soluğu belediye ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nde aldı. İki hafta kadar önce Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında, 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı detayları kamuoyu ile paylaşılmıştı. Bu plana göre 5 yılda dönüştürülmesi planlanan 1,5 milyon konutun 500 bini İstanbul’da bulunmakta.

Marmara Bölgesinde peş peşe yaşanan 4,6 ve 5,8 büyüklüğündeki sarsıntılar, İstanbullulara deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Yakın gelecekte gerçekleşmesi kaçınılmaz olarak görülen Büyük İstanbul Depremi‘ni hatırlatan önceki günkü son deprem, vatandaşı harekete geçirdi.

Bu işin şakası olmadığını gören ve daha güvenli evlerde yaşamak isteyen vatandaşlar, internette “evimi nasıl dönüştürürüm” ve “izlenecek yol haritası” başlıkları ile konular hakkında bilgi almak istedi.

CİMER’e talep atanlar var

Mağduriyet yaşayan vatandaşlar, Belediyelerin kentsel dönüşüm bürolarına ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’ne müracaat ediyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi CİMER‘e dönüşüm isteklerini yazan azımsanmayacak sayıda vatandaş da var. Yeni başvuru yapanların yanında daha önce yazıp da sonucunu takip edenler de bulunuyor. CİMER her başvuruyu değerlendirmeye almak suretiyle, vatandaşa ‘Kentsel Dönüşüm Merkezi’ne başvurmaları gerektiği’ yanıtını veriyor. Kentsel Dönüşüm Merkezleri ise vatandaşı belediyelere yönlendirmekte.

Hukukçulara da müracaat ediliyor

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı avukat Ali Güvenç Kiraz, evini dönüştürmek isteyen vatandaşın hukuki alt yapı hakkında da bilgi alma telaşı içine girdiğini ifade etti. Kiraz, talebin artmasında şu faktörlerin etkili olduğunu vurguladı;

  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın açıkladığı Kentsel Dönüşüm Eylem Planı,
  • Konut kredisi faizlerinin düşmesi,
  • En önemlisi de, son depremin vatandaşı daha da hareketlendirmesi.

Kiraz sözlerine şöyle devam etti; “Birkaç gündür telefonlarım en çok kentsel dönüşüm yaptırmak isteyen vatandaşlar tarafından çalınıyor. Bakanlık eylem planında kentsel dönüşümü hızlandıracak iki önemli adım attı. Bunlar;

  • İmar Barışı kapsamında Yapı Kullanma Belgesi almış olanlara güçlendirme izni vermesi,
  • Vatandaşın evini aynı metrekarede kendisinin yenilemesinin önünün açılması.”

Bankalardan Kentsel Dönüşüm Kredisi

Kiraz; “Oturdukları binaları kentsel dönüşüm statüsüne sokmak isteyenlerin, bankalarda kredi hesaplatmaya başladıklarını görüyoruz. Birçok banka Kentsel Dönüşüm Kredisi vermeye başladı. Ancak dönüşüm isteklerinin uygulamaya geçmesi için kredi koşullarının iyileştirilmesi gerekiyor.” dedi.

2017’de çıkan Kentsel Dönüşüm Kredi Yönetmeliğine atıfta bulunan Kiraz, bu yönetmelikteki kredi koşullarının bir an önce uygulamaya konulmasının dönüşümü hızlandıracağının altını çizdi.

İller Bankası’ndan 4 Milyarlık kaynak

İller Bankası, belediyelere 4 milyar TL yeni kaynak sağlayacak. Bakanlığın 19 Şubat’ta valiliklere ve belediyelere gönderdiği genelge çerçevesinde belediyeler kentlerine göre Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi hazırlayıp bakanlığa sundular. Sözkonusu Riskli Bina Raporu ışığında dönüşüm çalışmaları şekillendi. Buna göre İstanbul’da;

  • Esenler’de 8 bin,
  • Gaziosmanpaşa’da 4 bin 748,
  • Başakşehir’de 2 bin,
  • Üsküdar’da 1850,
  • Kadıköy’de bin 650,
  • Zeytinburnu’nda bin 500,
  • Bağcılar’da bin 15,
  • Beykoz’da bin,
  • Kağıthane’de 850,
  • Güngören ve Beyoğlu’nda 750’şer,
  • Arnavutköy’de 500,
  • Ataşehir’de 300 ve
  • Kartal’da 125 bağımsız birimden oluşan dönüşüm yapılacak.

Vatandaş, deprem sonrası kentsel dönüşüm için soluğu belediye ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nde aldı başlıklı haber, sondakika.com internet sayfasında 28 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Prof. Dr. Ahmet Ercan, ‘Büyük İstanbul Depremi’ için tarih verdi!

Jeofizik Yüksek Mühendisi Profesör Ahmet Ercan; “Büyük İstanbul Depremi hesaplarıma göre 20-25 yıl içinde olabilir.” dedi. Ercan, son sarsıntıların ‘Ben seni uyarıyorum. Daha büyük bir depremi yapacağım’ mesajı verdiğini ifade etti.

İstanbul’da son zamanlarda art arda meydana depremler İstanbulluların yüreğini ağzına getirdi. Marmara’da son günlerde art arda meydana gelen depremleri Sözcü’ye değerlendiren Jeofizik Yüksek Mühendisi Profesör Ahmet Ercan, Büyük İstanbul Depremi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

“Büyük İstanbul Depremi hesaplarıma göre 20-25 yıl içinde gerçekleşebilir.”

Son olarak bugün Silivri açıklarında 5.8 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi.

Kendisine Büyük İstanbul Depremi’nin sorulması üzerine Prof. Ercan, “Büyük depremin olabilmesi için yerin 6 milyar gigatonluk güçle kırılması gerekiyor. Bunu gerçekleştirebilecek depremin büyüklüğünün 7.2 den fazla olması gerekiyor.” dedi. Ercan sözlerini şöyle sürdürdü;  

“İki tane kol var. Birisi doğudaki İstanbul kolu, diğeri de batıda Tekirdağ kolu. Bu her iki deprem de, Tekirdağ kolunun odağında oluştu. Peki, İstanbul kolu neden suskun duruyor? Bunun ana nedeni buradaki yer yapısının daha tek düz olması. Trakya’yı temsil eden Ergene Havzasını simgeleyen Tekirdağ kolu ise oradaki yer yapısı daha gevrek. O nedenle o bölgedeki gerek deprem gerekse küçük orta boy depremler daha fazla duyuluyor. Yavaş atın çiftesi pek olur diye bir söz var.

İstanbul kolunun suskun olması burada bir deprem olmayacağı anlamına gelmez. Burada bir kilitlenme noktası da var. Büyük depremin olabilmesi için 6 milyar gigatonluk yerin kırılma direncini kırması gerekiyor. Bu kırılma direncini kırması için depremin büyüklüğünün 7.2 çıkması gerekiyor. Diğer bir deyimle dün, bugün ve iki gün önce aynı yerde Silivri önünde olan 4.7 ve 5.8’lik depremler kabuğu kırmak için yeterli bir güç birikimini sağlamıyor. Ama diyor ki ben ‘Ben seni uyarıyorum. Büyük İstanbul Depremi’ni yapacağım.’ Bu 6 milyar gigatonluk gücün toplanması da hesaplarıma göre 20-25 yıl sürebilir. Ancak uyarıcı depremlerin olacağını söylemiştim. Yer şu anda gergin ve kükrüyor. Ancak her depremden sonra büyük deprem geliyor diyemeyiz.”

B.Ü. Kandilli Rasathanesi, Türkiye ve Yakın Çevresindeki Son Depremler

Yaklaşan Deprem Tehlikesi ile ilgili Özmen açıklama yapmıştı

Geçtiğimiz günlerde Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Özmen, Türkiye’nin Yeni Deprem Tehlike Haritası eşliğinde İstanbul ve Ankara’ya ilişkin deprem tehlikesi ile ilgili açıklama yapmıştı.

AFAD’tan ‘Türkiye Deprem Gerçeği’ raporu

AFAD, son 119 yılda meydana gelen ve resmi kayıtlara göre toplamda 86 bin 456 kişinin hayatını kaybettiği ‘Türkiye Deprem Gerçeği‘ konusunu gözler önüne serdi.

Prof. Dr. Sakınç, Olası Marmara Depremi ile ilgili korkutan açıklamada bulundu

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü MAREM Jeoloji-Sedimantoloji Bölüm Sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Sakınç, Olası Marmara Depremi ile ilgili korkutan açıklamada bulundu. Prof. Dr. Mehmet Sakınç, Marmara Denizi açıklarında kırılmamış iki büyük fay hattı bulunduğunu belirtti. Sakınc; “Biri Tekirdağ açıklarında diğeri de Kumburgaz açıklarında, ne zaman kırılacağı belli olmayan 7.2 ve 7.4 civarında Olası Marmara Depremi bekleniyor” dedi.

Deprem uzmanı Ahmet Ercan, ‘Büyük İstanbul Depremi’ için tarih verdi başlıklı haber, tr.sputniknews.com internet sayfasında 26 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Deprem tehlikesi İstanbul’un denize yakın ilçelerinde arttı!

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özmen; “Deprem tehlikesi, İstanbul’un Marmara Denizi’ne yakın veya kıyısı bulunan ilçelerinde arttı” dedi. Yeni Deprem Tehlike Haritası’na göre hangi ilçe ne kadar riskli?

Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Özmen, Türkiye’nin Yeni Deprem Tehlike Haritası eşliğinde İstanbul ve Ankara’ya ilişkin deprem tehlikesi ile ilgili açıklama yaptı.

Özmen, Türkiye’nin Yeni Deprem Tehlike Haritası’nın 1 Ocak’ta yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Doç. Dr. Özmen, 23 yıl aradan sonra yeniden düzenlenen bu haritaya göre İstanbul ve Ankara gibi birçok ilin deprem tehlikesinde önemli değişiklikler olduğunu vurguladı.

Özmen; “Yeni haritanın yürürlüğe girmesiyle, 1996 tarihli eski haritada yer alan ‘birinci-ikinci derece deprem bölgesi’ ifadeleri ortadan kalktı. Artık e-Devlet şifresiyle Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının web sayfasından her yerleşim biriminin, mahallenin hatta binanın deprem tehlikesi koordinat bazında öğreniliyor. Bu sayede sözkonusu yerin veya bölgenin deprem tehlikesiyle ilgili farklı sorgulamalar yapılabiliyor. İstendiği taktirde bu veriler harita üzerinde gösterilerek rapor halinde çıktısı alınabiliyor” dedi.

Eski harita ile Yeni Deprem Tehlike Haritası arasındaki fark ne?

Özmen, eski harita ile ilgili bilgi verdi. “g” sağlam zemindeki maksimum yer ivmesi değeri; 50 yılda yüzde 90 ihtimalle aşılmayacak yer ivmesi değeri olarak varsayılmakta. Özmen, eski haritanın Türkiye’yi, deprem tehlike parametresi değeri olan “g”ye göre 5 dereceye ayırdığını ifade etti.

Özmen sözlerini şöyle sürdürdü; “Yeni haritanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, 1996 tarihli haritayla depreme maruz bölgelerde önemli değişiklikler oldu.

Deprem tehlikesi Marmara Denizi‘ne yakın ilçelerde arttı. Eski haritaya göre İstanbul’un Adalar, Avcılar, Bakırköy, Eminönü, Kadıköy, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Sultanbeyli, Tuzla, Üsküdar ve Zeytinburnu ilçeleri birinci derece deprem bölgesi altında olduğu için yer ivmesi değeri 0,40 g olarak alınmakta ve bu değerin ilçe sınırları içinde her yerde aynı olduğu kabul edilmekteydi.

Ancak yeni harita ile artık her mahallenin veya binanın deprem tehlike parametresi, faya uzaklığına ve zemin sınıfına bağlı olarak değişebiliyor. Yapılan gözlemlerimizde, bu ilçelerin Marmara Denizi’ne yakın olan bölgelerinde beklenen maksimum yer ivmesi değerlerinin önemli ölçüde arttığını görüyoruz. En çok artış yüzde 50 ile Adalar’da meydana gelmiş. Avcılar, Bakırköy, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Tuzla ve Zeytinburnu’nun Marmara Denizi’ne yakın olan bölgelerinde ise artış yaklaşık yüzde 5-25 oranında gerçekleşmiş. Sultanbeyli ve Üsküdar’da ise yüzde 5-10 oranında bir azalma sözkonusu.”

“En fazla artış yüzde 70 ile Büyükçekmece’de”

Özmen, eski haritada ikinci derece deprem bölgesinde gösterilen Bağcılar, Bahçelievler, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beykoz, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Esenler, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kağıthane, Silivri, Şile, Şişli ve Ümraniye’nin Marmara Denizi’ne yakın olan bölgelerinde yer ivmesi değerlerinde önemli artışların görüldüğünü belirtti. Bu artışın yüzde 70 ile en fazla Büyükçekmece’de meydana geldiğini aktaran Özmen, diğer ilçelerdeki artışları şu şekilde ifade etti;

  • Bağcılar, Bahçelievler, Esenler, Fatih, Güngören’in Marmara Denizi’ne yakın olan bölgelerinde yaklaşık yüzde 35-45 oranında,
  • Bayrampaşa, Beşiktaş, Beyoğlu, Çatalca, Gaziosmanpaşa, Kağıthane, Silivri, Şişli ve Ümraniye’de yüzde 15-30 oranında,
  • Beykoz ve Şile’de ise yüzde 5 oranında.

Özmen, eski haritada üçüncü derece deprem bölgesinde gösterilen;

  • Eyüp ilçesi için yüzde 80,
  • Sarıyer ilçesi için de yüzde 50 gibi yer ivmesi değerlerinde artışlar olduğu aktardı.

“Deprem tehlikesi açısından Ankara önemli değişikliklere uğradı”

Ankara, 1996 deprem bölgeleri haritasında 4’üncü derece deprem bölgesi içinde gösterilmekteydi. Özmen, yeni haritanın yürürlüğe girmesiyle Ankara’nın deprem tehlikesi açısından önemli değişikliklere uğradığını ifade etti. Özmen, şu bilgileri verdi:

“Ankara’da bazı ilçelerinin deprem tehlikesi yükselirken, bazı ilçelerinin deprem tehlikesi düştü. Ankara Merkez, Çankaya, Altındağ, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahalle, Gölbaşı, Keçiören, gibi merkezde olan ilçeler eskiden dördüncü derece deprem bölgesinde yer almaktaydı. Yeni haritada bu ilçelerin deprem tehlikesi değeri yüzde 50 kadar artmıştır. Eskiden birinci derece deprem bölgesinde gösterilen Evren ilçesinin deprem tehlikesi yüzde 75 kadar düşmüştür. Şereflikoçhisar ilçesinde ise deprem tehlikesi yüzde 50 kadar düşmüştür. Ayrıca Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Elmadağ, Güdül, Kahramankazan, Kızılcahamam gibi ilçelerde deprem tehlikesi önemli oranda azalmıştır.”

Özmen, Türkiye’de artık binaların deprem yükü hesaplamaları, güçlendirme çalışmaları, riskli yapıların belirlenmesi ve kentsel dönüşüm çalışmalarının yeni haritaya göre yapılacağını, bu haritanın kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında riskli yapıların belirlenmesinde ciddi rolü olacağını sözlerine ekledi.

“İstanbul’un denize yakın ilçelerinde deprem tehlikesi arttı” başlıklı haber, trthaber.com internet sayfasında 15 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İşte 8 maddelik “Kentsel Dönüşüm Eylem Planı”

“Kentsel Dönüşüm Eylem Planı” Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. İşte 8 maddelik kentsel dönüşüm yol haritası;

Bakan Kurum; “kentlerin dönüşüm anayasasını oluşturacağız.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında, 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı detaylarını kamuoyu ile paylaştı. 

Göreve geldikleri günden itibaren kentsel dönüşüm ile ilgili çok kısa süre içerisinde önemli adımlar attıklarını belirten Kurum, bu kapsamda yürüttükleri çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

Bakan Kurum, 2012 yılında sayın Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla başlattıkları kentsel dönüşüm çalışmaları doğrultusunda ilk olarak Antalya’da “2023’e Doğru Çevre ve Şehirciliğin Geleceği İstişare Toplantısı” gerçekleştirdiklerini aktardı. Kurum; “Ardından “Kentsel Dönüşümde Yeni Dönem” toplantısında dönüşüme ilişkin stratejilerimizi açıkladık. Son olarak da her iki toplantının ve saha çalışmalarının sonuçlarına doğrultusunda dair mevzuat değişikliklerini gerçekleştirdik.” dedi.

Bu süreçte pek çok kapsamlı değişikliği hayata geçirdiklerini vurgulayan Kurum, bu çalışmaları takiben hazırlanan genelgeyi 81 ile gönderdiklerini belirtti. Bakan Kurum, belediyelerden aldıkları kapsamlı cevaplar ve ziyaret ettikleri 60’ın üzerindeki ilde yapmış oldukları görüşmelerin de katkısıyla 5 yıllık Kentsel Dönüşüm Eylem Planı hazırladıklarını kaydetti.

Murat Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Türkiye nüfusunun yüzde 66’sı deprem riski altındaki alanlarda yaşıyor. ‘Türkiye Deprem Gerçeği‘ var. Türkiye’de son 119 yılda can kaybı, ağır hasar veya yıkıma neden olan 240 deprem meydana gelmiş.

20. yılını geçtiğimiz günlerde geride bıraktığımız 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin acısı hala yüreğimizde. Yine son zamanlarda Kartal, Kağıthane, Sarıyer, Avcılar, Bağcılar gibi İstanbul’un değişik ilçelerinde kentsel dönüşümün önemini ortaya koyacak acı hatıralar yaşadık. Bu tür hatıraları bir daha yaşamayalım, bir daha annelerimiz ağlamasın, ocaklarımıza ateş düşmesin istiyoruz. Topyekun bir Kentsel dönüşüm seferberliği başlatmak istiyoruz.”

“Bugüne kadar 730 bin binamızı denetledik”

Kurum konuşmasında 2012’den bu yana yapılanlara ilişkin bilgiler verdi;

“53 farklı ilimizde ilan ettiğimiz 281 çalışma alanımızda bugüne kadar 1 milyon 166 bin bağımsız birimin dönüşümünü başlatmış olduk. Bunların bir kısmı tamamlanıp hak sahibi vatandaşlarımıza teslim edildi, bir kısmı da henüz inşa aşamasında. Yapmış olduğumuz çok önemli düzenlemelerle birlikte yapı denetim sistemimizle bugüne kadar 730 bin binamızı denetledik.

Bakan Murat Kurum, 5 yıllık Kentsel Dönüşüm Eylem Planı hazırlığı aşamasında 61 ili ziyaret ettiklerini aktardı.

“Kentsel dönüşümü 4 ana başlık altında topladık”

Kurum, yerinde, gönüllü ve hızlı dönüşüm temel ilkeleri çerçevesinde kentsel dönüşümü 4 ana başlık altında topladıklarını ifade etti;

  1. Deprem riski altındaki yapıların ve alanların dönüşümü,
  2. Sel ve heyelan riski altındaki alanların dönüşümü,
  3. Tarihi kent merkezleri ve meydanların dönüşümü,
  4. Sanayi alanlarının taşınması ve dönüşümü.

8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı;

Bakan Kurum 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nı şöyle sıraladı;

1-) Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi

19 Şubat’ta valiliklerimize, belediyelerimize gönderdiğimiz genelge çerçevesinde belediyelerimizin kentlerine göre hazırladıkları Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi ile birlikte her bir şehrimizin kendine özgü bir dönüşüm anayasası, planı olacak.

Her bir şehirde belirlenecek dönüşüm alanı o şehrin kültürel ve geleneksel dokusuna uygun olacak şekilde imar edilecek. Dönüşüm, o kente ait risk durumu, halkın beklentisi, finansal analizleri, konut ve iş yeri ihtiyacı ve çevresel etkileri göz önünde bulundurularak yürütülecek.

Kentsel dönüşüm alanlarında Bakanlık, TOKİ, İlbank, Emlak Katılım Bankası, yerel idareler, vatandaşlar ve yatırımcıların sorumluluklarını içeren “Kentsel Dönüşüm Rehberi” oluşturuldu. Bu sayede kentsel dönüşüm süreci hızlanacak.

2-) 5 yıl içerisinde 1,5 milyon konut dönüştürülecek.

Türkiye’de dönüştürülmesi gereken 6,7 milyon konuttan acil, öncelikli olan 1,5 milyonu 5 yıl içerisinde dönüştürülecek. Bu çerçevede her yıl, 100 bini İstanbul’da olmak üzere 300 bin konutun dönüşümü sağlanacak.

Bugüne kadar 152 bin konutun ihalesi yapıldı, bunlardan 115 bin konut tamamlanarak, hak sahiplerine teslim edildi. 2023’e kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve TOKİ Başkanlığı eliyle her yıl bu 300 bin konutun en az yüzde 10 ila 15’ini dönüştürülecek. Belediyelerimizle birlikte 5 yılda bu sürece 200-250 bin konutla katkı sağlamış olacağız.

3-) Taşkın, heyelan ve sel riski taşıyan alanlardaki yapılar taşınacak.

“1923-2016 yılları arasında ülkemizde meydana gelen afetler incelendiğinde, can kayıplarının yüzde 90’ının depremlerden kaynaklandığı görülüyor. Kalan yüzde 10’luk can kayıpları ise; heyelan, seller, taşkınlar sebebiyle meydana gelmekte. Özellikle 2018 ve 2019 yıllarında yaşadığımız seller ve heyelanlar ile bu oranı çok daha yukarıya taşındı.  

Bunun en önemli sebebini iklim değişikliğine bağlı olarak yağış artışı ve dere yataklarındaki sağlıksız yapılaşmalar teşkil etmekte. 12 Temmuz’da Karadeniz Bölgesi için açıklanan İklim Değişikliği Eylem Planı çerçevesinde öncelikle dere güzergahı içerisinde kalan taşkın ve sel riski altındaki yapılar belirlendi. O bölgede 15 bin yeni konut yapma kararı aldık. Süreç içerisinde dere güzergahındaki sel ve taşkınlardan kaynaklanan can ve mal kayıplarını engellemek adına bu dönüşüm sürecini başlatacağız. Akabinde iklim değişikliğiyle ilgili eylem sürecini 7 bölgemizde de devam ettireceğiz.

4-) Tarihi kent merkezleri ve meydanlar yenilenerek, tarihi hüviyetine kavuşturulacak.

Tarihi kent merkezleri ve meydanlar, ihya ve sağlıklaştırma çalışmalarıyla yenilenerek, tarihi hüviyetine kavuşturulacak. Aynı şekilde doğal ve kültürel alanlarda, yayla, köy ve kıyılarda yapılaşmaya müsaade edilmeyecek, bu anlamdaki koruma amaçlı plan ve projeler tamamlanacak ve o tarihi güzellikler ile kent merkezlerinin dönüşümü yapılak.

Bu bölgelerdeki ticareti artırmak ve turizmi geliştirmek için cazibe alanları oluşturulacak.

Bu kapsamda Ankara Hergelen Meydanı Projesi başlatılacak. Yine İstanbul Fatih’te, Fatih Belediyesi ile birlikte tarihi yarımadanın korunmasına yönelik çalışma yapılacak, Konya Mevlana Meydanı, Niğde Kaleiçi, Erzurum Hacı Cuma, Kastamonu Nasrullah Cami ve çevresi, Afyon Mısri Çarşı, Kayseri Kaleiçi gibi son derece önemli projelerle ilgili çalışmalar sürdürülecek. Diyarbakır, Tokat, Amasya ve Giresun’da da çalışmalar devam edecek.

Dönüşüm çalışmalarıyla tarihi merkezleri canlandırmanın yanında tabiat varlıkları korunacak, oralardaki kaçak yapılaşmayla mücadele sürdürülecek.

Bodrum’da, Ayder’de, Uzungöl’de olduğu gibi hiç bir yerde hiç bir kaçak yapılaşmaya hiç bir şart altında müsaade etmiyoruz, etmeyeceğiz. 81 ilimizde imara, plana, mevzuata aykırı kaçak yapıların tamamı etaplar halinde yıkılacak.

İstanbul Valiliği, İstanbul Boğazı’nda tespit ettiği yapılara ilişkin çalışmalarını yürütüyor. Belediyeler de il ve ilçe sınırları içerisindeki kaçak yapılara ilişkin çalışmalarını sürdürmekte.

5-) Şehir merkezlerindeki köhneleşmiş sanayi alanları dönüştürülecek.

Şehir merkezlerindeki köhneleşmiş, çöküntü alanı haline gelmiş sanayi alanları dönüştürülecek. Esnafın ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelen sanayi alanları kent merkezlerinin dışına çıkarılacak. Böylelikle bu alanları vatandaşlarımızın kullanımına açmak suretiyle hem sanayi alanlarını dönüştürmüş, hem de esnafımızın, vatandaşımızın yüzünü güldürecek projeleri hayata geçirmiş olacağız. Bu kapsamda, İstanbul, Kayseri, Kocaeli ve Konya başta olmak üzere öncelikli olarak 10 bin bağımsız bölümü üretmek için çalışmalarımızı başlattık.

6-) Kentsel Dönüşüme finansman desteği sağlanacak.

Yeni hibe, teşvik ve kredi imkanlarıyla kentsel dönüşüme finansman desteği sağlanacak. Bu anlamda altyapı hizmetlerinin sağlanması amacıyla İller Bankası gerek teknik gerekse kaynak desteğini daha da artıracak. İller Bankası yeni dönemde Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi doğrultusunda yüzde 50’ye kadarı hibe olmak kaydıyla belediyelerimize 4 milyar liralık dönüşüm kredisi sağlayacak.

Bunun yanında, yeniden hizmete açtığımız Emlak Katılım Bankası, kentsel dönüşüm sürecine ve taraflarına finans desteği sağlayacak. Bu noktada konut satışını hızlandıracak birçok adımı atacağız.

Dönüşüm alanlarında üretilecek yapılarda enerji verimliliği ne kadar fazla ise, belirli bir oranda ya hibe desteği vereceğiz veya kredi sağlayacağız. Böylelikle enerji verimliliğini teşvik edeceğiz.

Dönüşüme giren yapıların sıfır atık projesine uygun şekilde inşa edilmesini sağlayacak düzenlemeler de hayata geçiriliyor.

7-) Dönüşüme tabi tutulacak alanlarda mülkiyet problemleri çözülecek.

Medeniyet temelli bir şehir oluşturma gayesi ile dönüşüme tabi tutulacak alanlarda imar planları yoluyla mülkiyet problemleri çözülecek.

8) İmar Barışından faydalanan vatandaşlar yapılarını güçlendirebilecek.

İmar barışından faydalanan vatandaşlarımızın yapılarını güçlendirebilmeleri için mevzuat çalışması yapılacak.

Yapı Kayıt Belgesi almış olan vatandaşlar, imar kanunundaki kısıtlamalara tabi olmaksızın, oturdukları yapıları deprem riskine karşı güçlendirebilecekler. Mevcut yapı alanlarında herhangi bir ilave artış ve kullanım kararı değişikliği meydana getirmeden, güçlendirme ruhsatı alabilecekler. Bu çerçevede her yıl 50 bin konut güçlendirilerek, güvenilir bir şekilde kullanılabilecek.

“Medeniyet temelli bir şehir derdimiz var.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, sözlerine şu şekilde noktaladı;

“Medeniyet temelli bir şehir derdimiz var. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Ecdadımız inşa etmiyor, ibadet ediyorlardı.’ veciz ifadesindeki sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Kentlerimizi, dönüşümü vatandaşların tam katılımı ve rızasıyla tamamlanmış, teknik altyapısı, sosyal donatıları, tarihi ve kültürel anlamda çok daha canlı ve zengin, dünyanın diğer şehirleriyle yarışan ‘Marka Şehirler’ haline getireceğiz. İnşallah bu Kentsel Dönüşüm Eylem Planı, hedefimize giden yolu açacak, çok daha hızlı hale getirecek.”

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Fatma Varank ve İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın da katıldığı Kentsel Dönüşüm Eylem Planı maddelerini ilerleyen günlerde detaylı olarak sizlerle paylaşacağız.

Bakan Kurum: Kentlerin dönüşüm anayasasını oluşturacağız başlıklı haber, www.trthaber.com internet sayfasında 12 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.