2019 Kasım ayı İSGE düştü!

Mevsim etkilerinden arındırılmış 2019 Kasım ayı İSGE, yüzde 1,9 oranında azalarak 63,9 değerine indi. İnşaat Sektörü Güven Endeksi bir önceki ayda 65,1 olarak gerçekleşmişti. 

2019 Kasım ayı İSGE  (İnşaat Sektörü Güven Endeksi), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Bu istatistiki verilere göre Ekim ayı inşaat sektörü güven endeksindeki yükselme eğilimi, Kasımda yerini inişe bıraktı.

İnşaat Sektörü Güven Endeksi (İSGE) 63,9’a indi

Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 65,1 iken, Kasım ayında yüzde 1,9 oranında azalmak suretiyle 63,9‘a indi.

İnşaat sektöründe bir önceki aya göre; toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 1,7 artarak 83,3 olurken, alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi de 8,1 oranında azalarak 44,5 değerini aldı.

2019 Kasım ayı İnşaat Sektörü Güven Endeksi ile ilgili açıklama

Sektörel güven endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörel bazda mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

Editörün Değelendirmesi

2019 Kasım ayı İSGE düştü

İnşaat sektörü güven endeksi, bir önceki ay olan Ekim ayında yüzde 8,1 oranında artış göstererek 65,1 seviyesine yükselmişti.

Haziran ayında kısmı yükselişe geçen İnşaat Sektörü Güven İSGE, yükselişini Ekim ayına kadar sürdürüp, Kasımda yerini kısmi inişe bıraktı.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30939

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

2019 yılı Ağustos ayı işsizlik oranı yüzde 14 oldu!

TÜİK İşgücü İstatistik verilerine göre; 2019 yılı Ağustos ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9 artarak yüzde 14 oldu.

2019 yılı Ağustos ayı işsizlik oranı yüzde 14

TÜİK’e göre 2019 yılı Ağustos ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9 artarak yüzde 14 oldu.

2019 yılı Ağustos döneminde Türkiye genelinde 15 yaş ve üstü grubundaki işsiz sayısı, 2018 yılının aynı dönemine göre 980 bin kişi arttı. Ağustos ayı işsizlik oranı 2,9 puanlık artış ile yüzde 14 seviyesinde gerçekleşirken, toplam işsiz sayısı 4 milyon 650 bin kişi oldu.

2019 yılı Ağustos ayında;

  • Tarım dışı işsizlik oranı 3,5 puanlık artış ile yüzde 16,7 olarak tahmin edildi.
  • Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 6,6 puanlık artış ile yüzde 27,4 oldu.
  • 15-64 yaş grubunda işsizlik oranı 2,9 puanlık artış ile yüzde 14,3 şeklinde gerçekleşti.  

Ağustosta İstihdam Oranı yüzde 46,3’e indi

2018 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda 2019 yılı Ağustos ayında istihdam edilenlerin sayısı 789 bin kişi azalmak suretiyle 28 milyon 529 bin kişiye indi. Böylelikle istihdam oranı yüzde 46,3 seviyesinde gerçekleşmiş oldu.

Çalışanların üçte biri kayıt dışı

2019 yılı Ağustos döneminde (herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan) kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 2,1 puan artarak yüzde 36,1 olarak gerçekleşti. 

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda artış, İşsizlikte ise düşüş var

Bir önceki yılın aynı dönemine göre mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 66 bin kişi artarak 28 milyon 68 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan artmak suretiyle yüzde 45,6 seviyesine yükselmiş oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 18 bin kişi azalarak 4 milyon 642 bin kişi olarak gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmış Ağustos ayı işsizlik oranı 0,1 puan azalarak yüzde 14,2‘ye geriledi.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı sektörel bazda;

  • tarım sektöründe 3 bin kişi azaldı,
  • inşaat sektöründe 24 bin kişi azaldı,
  • sanayi sektöründe 49 bin kişi azaldı,
  • hizmet sektöründe 141 bin kişi arttı.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30692  

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

2019 yılı Ekim ayı İSGE yüzde 8,3 arttı!

Mevsim etkilerinden arındırılmış 2019 yılı Ekim ayı İSGE, yüzde 8,3 oranında artarak 65,1 değerine yükseldi. İnşaat Sektörü Güven Endeksi bir önceki ayda 60,1 olarak gerçekleşmişti. 

2019 yılı Ekim ayı İSGE, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Bu istatistiki verilere göre Eylül ayı İnşaat Sektörü Güven Endeksindeki yükselme eğilimi, Ekim ayında da devam etti.

İnşaat Sektörü Güven Endeksi (İSGE) Ekimde 65,1’e yükseldi

Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 60,1 iken, Ekim ayında yüzde 8,3 oranında artmak suretiyle 65,1‘e çıktı.

İnşaat sektöründe bir önceki aya göre;

  • alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi yüzde 9,1 artarak 48,4 oldu.
  • toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 7,9 artarak 81,8 değerini aldı.

2019 yılı Ekim ayı İSGE ile ilgili açıklama

Sektörel güven endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörel bazda mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

Editörün Değelendirmesi

İnşaat sektörü güven endeksi, bir önceki ay olan Eylül ayında yüzde 8,3 oranında artış göstererek 60,1 seviyesine yükselmişti.

Haziran ayında kısmı yükselişe geçen İSGE, yükselişini Ekim ayında da sürdürdü.

Yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) seçimlerinin sonuçlanmasını takiben Türkiye, seçim ekonomisinden sıyrılıp, normal gündemine döndü.

Merkez Bankası, politika faizini 250 baz puan indirdi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Ekim ayı toplantısının ardından, merakla beklenen faiz kararını açıkladı. Böylece, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, haftalık repo faizini 250 baz puan indirdi.

Böylelikle TCMB, Murat Uysal başkanlığındaki üçüncü toplantısında toplamda 1000 baz puan, yani 10 puan faiz indirmek suretiyle, politika faizini yüzde 16,5’ten yüzde 14’e indirmiş oldu.

Kamu bankalarının konut kredisi faiz oranlarını aylık yüzde 0,99’a çekmesini takiben, ilerleyen günlerde özel bankaların da düşüşe gitmesi bekleniyor.

Nitekim Türkiye’de;

Uzmanlara göre Ağustos ve Eylül ayları konut satışlarındaki bu olumlu gelişmenin, yıl sonuna kadar devam etmesi bekleniyor.

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30938

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı yüzde 13,9 oldu!

Türkiye İstatistik Kurumu Temmuz ayı İşgücü İstatistik verilerine göre 2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artarak yüzde 13,9 oldu.

2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı yüzde 13,9

TÜİK’e göre 2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artarak yüzde 13,9 oldu.

2019 yılı Temmuz döneminde Türkiye genelinde 15 yaş ve üstü grubundaki işsiz sayısı, 2018 yılının aynı dönemine göre 1 milyon 65 bin kişi arttı. Temmuz ayı işsizlik oranı 3,1 puanlık artış ile yüzde 13,9 seviyesinde gerçekleşirken, toplam işsiz sayısı 4 milyon 596 bin kişi oldu.

2019 yılı Temmuz ayında;

  • Tarım dışı işsizlik oranı 3,6 puanlık artış ile yüzde 16,5 olarak tahmin edildi.
  • Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 7,2 puanlık artış ile yüzde 27,1 oldu.
  • 15-64 yaş grubunda işsizlik oranı 3,2 puanlık artış ile yüzde 14,2 şeklinde gerçekleşti.  

Temmuzda İstihdam Oranı yüzde 46,4 oldu

2018 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda 2019 yılı Temmuz ayında istihdam edilenlerin sayısı 748 bin kişi azalmak suretiyle 28 milyon 517 bin kişiye indi. Böylelikle istihdam oranı yüzde 46,4 seviyesinde gerçekleşmiş oldu.

Çalışanların üçte biri kayıt dışı

2019 yılı Temmuz döneminde kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,7 puan artarak yüzde 36 olarak gerçekleşti. 

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda düşüş, İşsizlikte ise artış var

Bir önceki yılın aynı dönemine göre mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 2 bin kişi artarak 27 milyon 993 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan azalmak suretiyle yüzde 45,5 seviyesine inmiş oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 129 bin kişi artarak 4 milyon 677 bin kişi olarak gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmış Temmuz ayı işsizlik oranı 0,3 puan artarak yüzde 14,3‘ e yükseldi.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı sektörel bazda;

  • tarım sektöründe 67 bin kişi arttı,
  • inşaat sektöründe 16 bin kişi azaldı,
  • sanayi sektöründe 34 bin kişi azaldı,
  • hizmet sektöründe 15 bin kişi azaldı.

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30687

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İnşaatı biz yaptık, parayı Almanya kazandı!

Son dönemde yaşanan döviz kuru artışına, kredi ve mevduattaki faiz artışına ve ekonomide yaşanan tıkanmaya gerekçe olarak, 16 yıldır inşaatı ön planda tutmamız gösteriliyor.

Bu dönemdeki ekonomik canlılığın, borçlanma ile konut ağırlıklı inşaatı ön planda tutarak sağlandığını hepimiz gördük ve ekonomiyi ayakta tuttuğu için de pek sesimizi çıkartmadık. Hep, “inşaat sektörü 150-200 yan ve alt sektörü besliyor, dolayısıyla doğru yoldayız” şeklinde düşündük.

Bu düşüncenin arkasında;

  • milli ekonomimizi harekete geçiren,
  • inşaatın lokomotifi olduğu 150-200 sektöre iş, aş sağlayan

bir strateji uyguladığımız düşüncesi var. Meseleye; inşaat canlı olduğu sürece, bağlı olan 150-200 sektörde de üretim, istihdam devam edecek, sonuçta Türkiye kazanacak olarak baktık.

Peki durum gerçekten öyle mi?

Konuya biraz daha yakından, detaylı ve dikkatlice bakmaya çalışalım. Bulduğumuz her yere, borçlanmak suretiyle, konut, işyeri, AVM inşaatı yaparken, harcadığımız paralar gerçekten de Türkiye’de inşaata bağlı üretim yapan diğer sektörlere mi gidiyor? Eğer böyleyse gerçekten, çektiğimiz çileye, ödediğimiz faize değer.

Ama durum eğer sandığımız gibi değilse, parayı betona toprağa yatırmanın ötesinde daha büyük bir yanlışın da içindeyiz demektir. İnşaat sektörünü yakından ele aldığımızda şöyle bir resimle karşı karşıya kalıyoruz;

  • Hafriyat çalışmalarında kullanılan iş makinaları ya Amerikan Caterpillar, ya Japon Komatsu veya İngiliz JCB marka,
  • Hafriyattan çıkan taşı, toprağı taşıyan kamyonlar Alman MAN veya Mercedes marka,
  • Hazır betonu inşaata getiren kamyonların üzerindeki beton mikserleri Alman, bu mikserleri taşıyan kamyonlar Alman Mercedes veya MAN marka, hazır betonu beton mikserinden inşaata aktaran kamyon üzerindeki beton pompası Alman Putzmeister
  • İşçilerin kullandığı el aletleri ya Alman Bosch, ya Japon Makita veya Hitachi marka,
  • Binalara kurulan asansörler Amerikan Otis, Finlandiyalı Kone, İsviçreli Schindler veya Alman Thyssenkrupp,
  • Kombiler Alman Vaillant, Buderus veya Bosch, merkezi ısıtma sistemlerinin nerdeyse tamamı Alman Buderus,
  • Merkezi klima sistemleri Japon Mitsubishi, Toshiba, Panasonic, Daikin yada Koreli LG veya Samsung,
  • Kaliteli duvar kağıtları Alman veya İtalyan markalar,
  • Kaliteli lamine veya laminant parkeler Alman markalar,
  • Mutfak evyesi Alman Teka veya İsviçreli Franke,
  • Yapı kimyasallarının hemen hemen tamamı Alman Sista, Henkel
  • Elektrik sigortaları Alman Siemens,
  • Kapı menteşeleri, kapı kolları, çekmece rayları ve bilimum mobilya aksesuarları Alman Hafele,
  • Pencere ve kapı sistemlerinin tamamı Alman markalar,
  • Elektrik priz ve düğmeleri Japon ViKo ( Yerli bir marka idi. Japonlar satın aldı).

Peki inşaat sektöründe hiç mi Türk ürünü yok?

Var elbette, ancak orta gelir tuzağı sebebiyle Türk tüketicisinin yüksek beklentisine cevap veremiyor. Bu durum da inşaatlarda kullanılan ithal malzemelerin oranının her geçen gün yükselmesine sebep olmakta. İnşaatı devam eden konut projelerine dönüp baktığımızda, kullanınal herşeyin ithal olduğunu kolayca görebiliriz.

İnsanlar farkında olmadan “Orta gelir tuzağı” içine düşmüş, gelirleri yerinde sayarken, harcamaları sınır tanımaz hale gelmiş. Vatandaş olarak memlekette üretileni beğenmezsen, herşey ithal olmaya başlar. Sonuç ise cari açık ve şu anda yaşadığımıza benzer ekonomik facia olur.

Örnek olarak bir konut inşaatı projesini ele alalım;

1.000.000 lira satış bedelli bir konutun müteahhide, finansman gideri hariç, maliyetinin 800.000 TL olduğunu var sayalım. Bu maliyetin yarısının da arsa olduğunu düşünelim. Dolayısıyla 1.000.000 TL satış bedeli olan dairenin imalat maliyeti 400.000 TL olarak kabul edilebilir.

Bu 400.000 liranın yaklaşık olarak 100.000 – 150.0000 lirası, projede Alman markaları kullanılması sebebiyle sadece Almanya’ya gitmektedir. İnşaatı biz yapıyoruz, parayı Alman fabrikaları kazanıyor.

“İnşaat sektörü açısından Türkiye bir montaj ülkesi”

İnşaat sektörüne yakından baktığımızda gördüğümüz şey, Türkiye’nin bir montaj ülkesi olduğudur. Aslında biz yalnızca, diğer ülkelerin ürettiği makinalar ve malzemeler ile, taşı, toprağı ve inşaat işçiliği bizden olmak üzere bina montajı yapıyoruz. Böylece her yaptığımız inşaat ile, sandığımızın aksine, cari açığın biraz daha artmasına sebep oluyoruz.

İthalat yapan ülke profilinden, inşaat yapan ülkelere ihracat yapan bir ülke profiline geçmemiz gerekiyor.

Bu konudaki çözüm; Almanya ve diğer ülkelerden ithal edilen inşaat malzemesi, makinası, ekipmanı fabrikaları kurma görevinin, devlet eliyle, Türkiye’deki ilk 50 inşaat firmasına verilmesidir. Üretimlerinin en az yüzde 70’ni ihraç etme zorunluluğu da koymalıyız. Böylelikle inşaat yapmak için ithalat yapan ülkeden, Almanya gibi inşaat yapan ülkelere ihracat yapan bir ülke profiline geçmemiz sağlanmalıdır.

Ülkemiz inşaat sektörünün içinde bulunması sebebiyle, inşaat malzemelerini üretip dünyaya satabilme konusunda yeterli bilgi ve birikime sahiptir.

Geçmişte tekstilde kaçırdığımız bu fırsat, şu anda inşaat sektöründe önümüzde duruyor.

İnşaat sektöründeki bu yapısal değişimi gerçekleştirebilirsek;

  • ithalatın azalması,
  • ihracatın artması,
  • ve asıl önemlisi inşaat sektöründe asıl paranın kazanıldığı, katma değeri yüksek malzeme, makine üretimi ile
  • hem cari açığın azalması,
  • hem de kişi başına milli gelirimizin artması sağlanacaktır.

Böylece inşaat sektörünün hedef kitlesi yalnızca yurtiçi projeleri olmayacak, ülkemiz pazarının belki de 100 katı büyüklükteki dünya pazarı olacaktır. İnşaat sektörünü biraz zorlayacak olan bu yapısal değişime firmaların bireysel olarak karar vermesi mümkün değildir. Benzer durum tekstil sektöründe de yaşandı. Başarıya ulaşmadaki temel şart, konunun devlet stratejisi olarak karara bağlanması ve özel sektörün uyumunun sağlanmasıdır. Bu anlamda fasonculuktan makine, ekipman ve teknoloji üretmeye geçişi başaran Çin, bu konudaki devlet stratejisini açıkça ilan etmekte ve uygulamaktadır.

1978 yılının sonunda düzenlenen Çin Komünist Partisi 11. Kongresinde bugün gördüğümüz dünyanın üretim üssü olan Çin’in yol haritası belirlenip, 1979 yılından itibaren Deng Xiaoping’in ortaya koyduğu reform ve dışa açılma politikasını uygulamaya başlamıştır. 1978 yılında Çin Komünist Partisinin aldığı değişim ve dönüşüm kararının uygulanabilirliğine çok fazla kişi inanmamıştı. Fakat muazzam dönüşümü gerçekleştiren devin” fason üretim modelinden, hammaddeye dayanmayan nitelikli ve teknolojik temelli üretim modeline geçiş” hedefine başarı ile ulaşacağında bugün herkes hemfikir.

Çin Komünist Partisi Ekim 2017’de yapılan 19’uncu kongresinde, son 30 yıla damgasını vuran fason üretim modelinden, “hammaddeye dayanmayan nitelikli ve teknolojik temelli üretim” modeline geçişin yol haritasını belirledi ve uygulamaya geçti.

Yukarıda bahsettiğimiz çözüm yolunun hayata geçirilmesi imkansız değildir. Bu sayede, önce inşaat sektörü, devamında da tüm ekonomimiz için krizden çıkış ve bir daha cari açık, döviz problemi yaşamama imkanı doğacaktır.

Zordur, ancak imkansız değildir

Önerdiğimiz yol zor ve meşakkatli olabilir; ancak ülkemizin başka çaresi yoktur. Örnek olarak Türk asansör sektörünü verebiliriz.

İnşaat sektörünün tedarikçi bir kolu olan Asansör üretimi, tam da yukarıda çözüm olarak sunduğumuz yapıda gelişmektedir. İthal edilen asansörlerin montaj ve bakımını yaparak başlayan sektörün emektarları, ellerinden tutan hiç kimse olmamasına rağmen, ithal edilen tüm ürünlerin yerli üretimini başarmış durumdadır.

Made in Türkiye

Ülke içinde yapılan yeni konut, işyeri ve AVM’lerde dünya devi firmalarla rekabet etmenin yanında, Türk asansör sektörü dünyanın 100 ülkesine asansör ve asansör parçaları ihraç etmektedir. Rusya, Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Afrika Ülkeleri ile Balkan ülkelerinde “Made in Türkiye” damgalı asansörler çalışmaktadır.

İnşaat sektörüne bağlı ve malzeme tedarik eden 150- 200 civarındaki sektörün ve yüzlerce firmanın Türk asansör sektöründen öğreneceği çok şey var.

Bunların en başında; tüm dünya pazarını hedef almak gelir. Yalnızca yurtiçi piyasaya satış yapma kolaycılığına kapılmayıp, her türlü zorluğa rağmen, dünyanın dört bir tarafına ihracat yapma azmi de bir diğeri.

Biz İnşaat Yaptık Almanya Para Kazandı başlıklı haber, www.monerymm.com internet sayfasında 09 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İnşaat sektörü Finansman Desteği bekliyor!

Yeni Ekonomi Programı kapsamında inşaat sektöründe yerel üretime ve tamamlanmaya yakın projelere finansman desteği verileceği açıklanmıştı. YEP duyurusunu takiben, sektör temsilcileri atılacak adımları bekliyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından kamuoyu ile paylaşılan 3 yıllık Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) sektördeki istihdam kayıplarının azaltılmasına yönelik bir dizi politika açıklandı. Bakan Albayrak tarafından 30 Eylül’de açıklanan YEP’nda, tamamlanmaya yakın projelere finansman desteği sunulacağı ve kullanılan malzemeler için yerel üretimin destekleneceği ifade edilmişti.

Yerel üretime finansman desteği

Konu ile ilgili açıklama yapan Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yenigün; “Mevcut hassasiyetler dikkate alınarak hedeflerin revize edilmiş olması, inşaat sektörü olarak önlerini görebilmeleri açısından kıymetlidir.” dedi.

Yenigün, yerel üretimin desteklenmesinin, performans odaklı ve uygun maliyetlerdeki ürünlerin küresel alanda rekabet gücünü artırması açısından önem taşıdığını vurguladı. Yenigün, TMB olarak temel amaç ve ilkelerinden birinin de müteahhitlerin projelerinde yerli ürün kullanmalarını teşvik etmek olduğunu ifade etti.

Yenigün, yurt dışında üstlendikleri projelerde de Türk inşaat malzemelerinin kullanımına daima özen gösterdiklerini, bu sayede ihracata da önemli katkılarda bulunduklarını anlattı.

Tamamlanmaya yakın projelere finansman desteği

Başkan Yenigün, tamamlanmaya yakın projelere finansman desteği sağlanmak suretiyle sektörde durgunluk kaynaklı istihdam kayıplarının azaltılması hedefinin memnuniyet verici olduğunu belirtti. Yenigün; “İnşaat sektörü, yarattığı istihdamla özellikle ekonomik risklerin ve işsizliğin yükseldiği dönemlerde daha fazla önem arzetmektedir. Dolayısıyla bakanlığın finansman desteğiyle sektör olarak tekrar işsizliğin azaltılmasına katkı sağlayacak duruma gelmeyi arzuluyoruz. Bu çerçevede beklediğimiz bir diğer destek de; kamu ile iş yapan müteahhitlerimizin projelerinde yaşanan büyük maliyet artışlarından doğan sorunu çözme amaçlı fiyat farkı düzenlemesidir.” şeklinde ifade etti.

Dışa bağımlılığın azaltılması adına önem arz ediyor.

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası Başkanı Celal Koloğlu da; “YEP, gelecek dönem projeksiyonunu ortaya koyan ve gelecek 3 yılda atılacak adımları içeren değerli bir yol haritasıdır.” dedi.

Koloğlu, sektöre yapılan her yatırımın bir diğer yatırım alanını tetiklediğine, kendisine bağlı harekete geçirdiği sektörlerle birlikte sanayiye öncülük ettiğine dikkat çekti. Koloğlu; “İnşaat malzemeleri sektöründe ileri bir noktada olan Türkiye’de yerli ve milli üretim paylarının artırılması, dışa bağımlılığın azaltılması açısından da önemlidir. Bu suretle ithalatın önüne geçmek için yerli ve milli teknoloji ile ilgili Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarının artırılması gerekmektedir.” dedi.

Yüzde 80 üzerinde tamamlanmış projeler bitirilmeli

Koloğlu, “Öncelikle yüzde 80’in üzerinde tamamlanmış projeler tespit edilip, finansman desteğiyle bir an önce tamamlanıp, ekonomiye kazandırılmalıdır.” şeklinde ifade etti.

Koloğlu, fiyat farkı hesap yöntemi geliştirilmesinin ve yeni dönemde yapılacak ihalelerde kullanılmasının sektöre önemli destek vereceğini vurguladı.

İnşaat sektörü finansman desteğini bekliyor başlıklı haber, www.milliyet.com.tr internet sayfasında 09 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İnşaatta daralma 7 çeyrektir sürüyor, 39 çeyreğin dibinde!

İnşaatta daralma son 7 çeyrektir devam ediyor. Türkiye ekonomisinde yatırımlar ikinci çeyrekte yüzde 22,8 küçüldü. Bu rakam, bir önceki çeyrekte gerçekleşen yüzde 12,4’lük daralmanın iki katına tekabül ediyor.

İnşaatta daralma son 7 çeyrektir devam ediyor.

İnşaatta daralma yüzde 29,2

Yatırımlar içinde fabrika ve ofis binaları yatırımlarını ifade eden İnşaatta daralma 2019 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 29,2 oldu. Bir önceki çeyrekte inşaattaki küçülme yüzde 15,6 idi.

Habertürk’ten Rahmi AK’ın haberine göre, vatandaşın toplam inşaat yatırımları, konut harcamalarının eklenmiş haliyle yüzde 12,7 oranında düştü. İnşaat harcamaları en son 2017 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 18,9 artmıştı. İnşaat yatırımları son 7 çeyrektir düşüşte. İnşaatta daralma verileri, 2009 yılı üçüncü çeyreğindeki yüzde 16,3 daralmadan sonra son 39 çeyreğin en kötü performansına işaret ediyor.

Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 1,5 küçüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2019 yılı II. Çeyrek Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. 2019 yılı Nisan – Haziran arası Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,5 azaldı. Türkiye ekonomisi 2019 yılı ilk çeyrekteki yüzde 2,4’lük küçülmeye kıyasla iyimser bir görünüm çizse de, yatırımlardaki gerileme endişe yarattı.

Yatırımlar yüzde 22,8 küçüldü.

Türkiye ekonomisinde yatırımlar ikinci çeyrekte yüzde 22,8 küçüldü. Bu rakam, bir önceki çeyrekteki daralma rakamı olan yüzde 12,4’lük küçülmenin hemen hemen iki katına tekabül ediyor.

Yatırımlar içinde fabrika ve ofis binaları yatırımlarını ifade eden İnşaatta daralma, yüzde 29,2 oldu. Bir önceki çeyrekte inşaattaki küçülme yüzde 15,6 idi. İnşaatın yanı sıra, makine-teçhizat yatırımındaki daralma da bir önceki çeyreğe göre hızlanarak, yüzde 16,5 düştü.

İnşaat sektöründe toplam katma değerindeki düşüş yüzde 12,7

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’yı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2019 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak toplam katma değeri;

  • tarım sektöründe yüzde 3,4 arttı,
  • sanayi sektöründe yüzde 2,7 azaldı ve
  • inşaat sektöründe yüzde 12,7 azaldı.
  • Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri yüzde 0,3 azaldı.

Vatandaşın konut yapım ve alımını da içeren inşaat harcamalarındaki kan kaybı, sektördeki olağanüstü küçülmeye bağlı olarak yüzde 12.7’ye çıktı. Bu rakam 2019 yılı ilk çeyreğinde yüzde 9,3 idi.

İthalattaki daralma yavaşladı

2019 yılı ilk çeyrek verilerine kıyasla ikinci çeyrekte; hizmetler, finans sigorta faaliyetleri, mesleki-idari destek hizmetlerinde toparlanma olduğu görülüyor. Dış ticarette ihracatın katkısı 1,8 puan olurken, iç talepteki yavaşlama etkisiyle, daralan ithalat büyümeye 3,9 puan olumlu etki yaptı.

İnşaat 7 çeyrektir sürekli kötüye gitti 39 çeyreğin dibini buldu başlıklı haber, www.haberturk.com internet sayfasında 02 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İnşaat Sektöründe istihdam yüzde 28,9 azaldı!

TÜİK, 2019 yılı İkinci Çeyrek İşgücü Girdi Endeksleri verilerini açıkladı. 2019 yılı Nisan ile Haziran ayları arası İnşaat Sektöründe istihdam, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, yüzde 28,9 azaldı.

İnşaat Sektöründe istihdam, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, yüzde 28,9 azaldı.

Toplamdaki istihdam düşüşü yüzde 6,1

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2019 yılı İkinci Çeyrekte sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında takvim etkilerinden arındırılmış istihdam endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 6,1 oranında azaldı. En büyük düşüş İnşaat Sektöründe.

Takvim etkilerinden arındırılmış istihdam endeksi

Alt sektörler bazında istihdam endeksi;

  • sanayi sektöründe yüzde 3,2,
  • inşaat sektöründe yüzde 28,9 ve
  • ticaret hizmet sektörlerinde de yüzde %2,1 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış istihdam endeksi

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış istihdam endeksinde düşüş bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,8 oldu. Alt sektörler bazında istihdam endeksi;

  • sanayi sektöründe yüzde 0,3 arttı,
  • inşaat sektöründe yüzde 7,9 azaldı ve
  • ticaret hizmet sektörlerinde yüzde 0,1 azaldı.

İnşaat Sektöründe çalışılan saat endeksi yüzde 32,1 azaldı

2019 yılı ikinci çeyreğinde takvim etkilerinden arındırılmış çalışılan saat endeksi; sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 9,2 azaldı. En fazla düşüş yüzde 32,1 ile inşaat sektöründe gerçekleşti. Sanayi sektöründe yüzde 6,6, ve ticaret hizmet sektörlerinde yüzde 4,7 düşüş gerçekleşti.

Bir önceki çeyreğe göre inşaat sektöründe mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çalışılan saat endeksi yüzde 9,1 oranında azaldı.

İnşaat Sektöründe brüt ücret-maaş endeksi yüzde 7,5 azaldı

2019 yılı ikinci çeyreğinde takvim etkilerinden arındırılmış brüt ücret-maaş endeksi, sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 18,4 arttı. Ancak alt sektörler bazında inşaat sektöründe endeks yüzde 7,5 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış brüt ücret-maaş endeksi de inşaat sektöründe bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,7 azaldı.

Saatlik işgücü maliyeti endeksi inşaat sektöründe yüzde 36,6 arttı

2019 yılı Nisan ile Haziran ayları arası takvim etkilerinden arındırılmış sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 30,0 arttı. Endeksteki düşüş, sektörel bazda incelendiğinde, yüzde 36,6 ile en fazla inşaat sektöründe gerçekleşmiş.

Saatlik kazanç endeksi %30,3 arttı

2019 yılı Nisan ile Haziran ayları arası takvim etkilerinden arındırılmış sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 30,3 arttı. Artış inşaat sektöründe yüzde 36,2 olarak gerçekleşti.

Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi inşaat sektöründe yüzde 38,3 arttı

2019 yılı II. çeyreğinde sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında takvim etkilerinden arındırılmış saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 28,0 arttı. Artış inşaat sektöründe yüzde 38,3 olarak gerçekleşti.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi ise inşaat sektöründe bir önceki çeyreğe göre yüzde 7,4 arttı.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30577

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Ağustos ayı inşaat sektörü güven endeksi arttı!

Mevsim etkilerinden arındırılmış 2019 yılı Ağustos ayı inşaat sektörü güven endeksi, yüzde 6 oranında artarak 55,5 değerine yükseldi. İnşaat Sektörü güven endeksi bir önceki ayda 52,4 olarak gerçekleşmişti. 

Ağustos ayında inşaat sektörü güven endeksi arttı

Ağustos ayı inşaat sektörü güven endeksi, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Bu istatistiki verilere göre Temmuz ayı inşaat sektörü güven endeksindeki yükselme eğilimi, Ağustos ayında da devam etti.

İnşaat sektörü güven endeksi (İSGE) 55,5’e yükseldi

Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 52,4 iken, Ağustos ayında yüzde 6 oranında artmak suretiyle 55,5‘e çıktı.

İnşaat sektöründe bir önceki aya göre; toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 5,1 artarak 69,4 olurken, alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi de 7,5 oranında artarak 41,6 değerini aldı.

Ağustos ayı inşaat sektörü güven endeksi ile ilgili açıklama

Sektörel güven endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörel bazda mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

Editörün Değelendirmesi

İnşaat sektörü güven endeksi, bir önceki ay olan Temmuz ayında yüzde 3,8 oranında artış göstererek 52,4 seviyesine yükselmişti.

Haziran ayında kısmı yükselişe geçen İSGE, yükselişini Temmuzda ve akabinde Ağustosta da sürdürdü.

Uzmanlar, 23 Haziranda tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) seçimlerinin de sonuçlanması ile birlikte Türkiye’de artık 2023 yılına kadar seçimsiz bir ekonomik politika uygulaması görmeyi arzuluyor.

‘Kira öder gibi’ Ev Sahibi olunabiliyor mu?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası‘nın (TCMB) 425 baz puanlık politika faiz indirimi sonrası kamu bankaları konut kredisi faiz oranlarında düşüşe gitmeye başladılar.

Ziraat Bankası, VakıfBank ve Halkbank konut kredisi faiz oranlarını yüzde 0,99’a çekip vadeleri 180 aya uzatması ile birlikte vatandaşların aklına bu şartlar altında ‘Kira öder gibi’ ev sahibi olabilir miyiz? sorusu geldi ve yoğun ilgi gördü.

Kendi bütçesine ve yaşam standardına göre aylık kredi ödeme hesabı yapan vatandaşlar sayesinde, bir süredir beklemeye geçen Konut Piyasası hareketlendi.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30936

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Şirketler birer birer kapanıyor!

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği verilerine göre, 2019 yılı Temmuz ayında kapanan Şirketler yüzde 56.07 artmak suretiyle bin 119 oldu. Tasfiye edilen Şirket sayısı da bin 231.

Temmuz ayında Kurulan, Tasfiye edilen, Kapanan Şirketler

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), 2019 yılı Temmuz ayına ait Kurulan-Kapanan Şirketler ile ilgili istatistik verilerini açıkladı.

Kurulan Şirketler yüzde 57 arttı

TOBB’a göre, 2019 yılı Temmuz ayında kurulan şirket sayısı, Haziran ayına göre yüzde 57 artmak suretiyle 4 bin 584’ten 7 bin 197’ye yükseldi.

2019 Temmuz ayında kurulan şirket ve kooperatiflerin;

  • 2.635’i ticaret sektöründe, 
  • 1.062’si imalat sektöründe ve
  • 638’i inşaat sektöründe

olmuştur.

2019 yılı Temmuz ayında kurulan şirket sayısı, 2018 yılı Temmuz ayına göre yüzde 5.88 oranında arttı. Ocak-Temmuz döneminde kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11.9 azalmak suretiyle bin 173 oldu.

Tasfiye edilen Şirketlerde artış yüzde 29,04

2019 yılı Temmuz ayında tasfiye edilen şirket sayısı yüzde 29,04 artmak suretiyle bin 231 oldu. Bir önceki ayda tasfiyesi yapılan şirket sayısı 954 idi.

Kapanan Şirketler yüzde 56,07 arttı

2019 yılı Temmuz ayında kapanan şirket sayısı yüzde 56.07 artmak suretiyle bin 119 oldu. Bir önceki ayda kapanan şirket sayısı 717 idi.

2019 yılı Temmuz ayında kapanan şirket sayısı, 2018 yılı Temmuz ayına yüzde 22.7 arttı. Ocak-Temmuz döneminde kapanan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4.79 artmak suretiyle 6 bin 632 oldu.

2019 Temmuz ayında kapanan şirket ve kooperatiflerin;

  • 399’u toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı,
  • 221’i inşaat sektörü,
  • 111’i imalat sektöründen olmuştur.

1.204 adet Yabancı Ortak Sermayeli şirket kurulmuş

2019 yılı Temmuz ayında 1.204 Yabancı Ortak Sermayeli şirket kurulmuştur. Bunların;

  • 692’si Türkiye,
  • 92’si Suriye,
  • 72’si İran ortaklı olarak kurulmuştur.

2019 yılı Temmuz ayında kurulan şirketlerin;

  • 911’i Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret,
  • 498’i Gayrimenkul acenteleri,
  • 394’ü Lokantalar ve seyyar yemek hizmeti faaliyetleri

sektöründe kurulmuştur.

Yabancı Ortak Sermayeli olarak kurulan şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 82,46’sı yabancı sermayeli ortak payından oluşmaktadır.

Kurulan/Kapanan Şirketler

31/03/2009 tarihinde yapılan IV. İstatistik Konseyi’nde alınan karar gereğince, TÜİK tarafından açıklanan şirket, kooperatif ve gerçek kişilere ait işletmeler ile ilgili Kurulan/Kapanan Şirket İstatistiklerinin 5429 sayılı kanun uyarınca Resmi İstatistik kapsamında yayımlanma sorumluluğu 2010 yılı başından itibaren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne devredilmiştir.

Şirketler tek tek kapanıyor! başlıklı haber, www.sozcu.com.tr internet sayfasında 23 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.