2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı yüzde 13,9 oldu!

Türkiye İstatistik Kurumu Temmuz ayı İşgücü İstatistik verilerine göre 2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artarak yüzde 13,9 oldu.

2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı yüzde 13,9

TÜİK’e göre 2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artarak yüzde 13,9 oldu.

2019 yılı Temmuz döneminde Türkiye genelinde 15 yaş ve üstü grubundaki işsiz sayısı, 2018 yılının aynı dönemine göre 1 milyon 65 bin kişi arttı. Temmuz ayı işsizlik oranı 3,1 puanlık artış ile yüzde 13,9 seviyesinde gerçekleşirken, toplam işsiz sayısı 4 milyon 596 bin kişi oldu.

2019 yılı Temmuz ayında;

  • Tarım dışı işsizlik oranı 3,6 puanlık artış ile yüzde 16,5 olarak tahmin edildi.
  • Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 7,2 puanlık artış ile yüzde 27,1 oldu.
  • 15-64 yaş grubunda işsizlik oranı 3,2 puanlık artış ile yüzde 14,2 şeklinde gerçekleşti.  

Temmuzda İstihdam Oranı yüzde 46,4 oldu

2018 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda 2019 yılı Temmuz ayında istihdam edilenlerin sayısı 748 bin kişi azalmak suretiyle 28 milyon 517 bin kişiye indi. Böylelikle istihdam oranı yüzde 46,4 seviyesinde gerçekleşmiş oldu.

Çalışanların üçte biri kayıt dışı

2019 yılı Temmuz döneminde kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,7 puan artarak yüzde 36 olarak gerçekleşti. 

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda düşüş, İşsizlikte ise artış var

Bir önceki yılın aynı dönemine göre mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 2 bin kişi artarak 27 milyon 993 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan azalmak suretiyle yüzde 45,5 seviyesine inmiş oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 129 bin kişi artarak 4 milyon 677 bin kişi olarak gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmış Temmuz ayı işsizlik oranı 0,3 puan artarak yüzde 14,3‘ e yükseldi.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı sektörel bazda;

  • tarım sektöründe 67 bin kişi arttı,
  • inşaat sektöründe 16 bin kişi azaldı,
  • sanayi sektöründe 34 bin kişi azaldı,
  • hizmet sektöründe 15 bin kişi azaldı.

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30687

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İnşaatı biz yaptık, parayı Almanya kazandı!

Son dönemde yaşanan döviz kuru artışına, kredi ve mevduattaki faiz artışına ve ekonomide yaşanan tıkanmaya gerekçe olarak, 16 yıldır inşaatı ön planda tutmamız gösteriliyor.

Bu dönemdeki ekonomik canlılığın, borçlanma ile konut ağırlıklı inşaatı ön planda tutarak sağlandığını hepimiz gördük ve ekonomiyi ayakta tuttuğu için de pek sesimizi çıkartmadık. Hep, “inşaat sektörü 150-200 yan ve alt sektörü besliyor, dolayısıyla doğru yoldayız” şeklinde düşündük.

Bu düşüncenin arkasında;

  • milli ekonomimizi harekete geçiren,
  • inşaatın lokomotifi olduğu 150-200 sektöre iş, aş sağlayan

bir strateji uyguladığımız düşüncesi var. Meseleye; inşaat canlı olduğu sürece, bağlı olan 150-200 sektörde de üretim, istihdam devam edecek, sonuçta Türkiye kazanacak olarak baktık.

Peki durum gerçekten öyle mi?

Konuya biraz daha yakından, detaylı ve dikkatlice bakmaya çalışalım. Bulduğumuz her yere, borçlanmak suretiyle, konut, işyeri, AVM inşaatı yaparken, harcadığımız paralar gerçekten de Türkiye’de inşaata bağlı üretim yapan diğer sektörlere mi gidiyor? Eğer böyleyse gerçekten, çektiğimiz çileye, ödediğimiz faize değer.

Ama durum eğer sandığımız gibi değilse, parayı betona toprağa yatırmanın ötesinde daha büyük bir yanlışın da içindeyiz demektir. İnşaat sektörünü yakından ele aldığımızda şöyle bir resimle karşı karşıya kalıyoruz;

  • Hafriyat çalışmalarında kullanılan iş makinaları ya Amerikan Caterpillar, ya Japon Komatsu veya İngiliz JCB marka,
  • Hafriyattan çıkan taşı, toprağı taşıyan kamyonlar Alman MAN veya Mercedes marka,
  • Hazır betonu inşaata getiren kamyonların üzerindeki beton mikserleri Alman, bu mikserleri taşıyan kamyonlar Alman Mercedes veya MAN marka, hazır betonu beton mikserinden inşaata aktaran kamyon üzerindeki beton pompası Alman Putzmeister
  • İşçilerin kullandığı el aletleri ya Alman Bosch, ya Japon Makita veya Hitachi marka,
  • Binalara kurulan asansörler Amerikan Otis, Finlandiyalı Kone, İsviçreli Schindler veya Alman Thyssenkrupp,
  • Kombiler Alman Vaillant, Buderus veya Bosch, merkezi ısıtma sistemlerinin nerdeyse tamamı Alman Buderus,
  • Merkezi klima sistemleri Japon Mitsubishi, Toshiba, Panasonic, Daikin yada Koreli LG veya Samsung,
  • Kaliteli duvar kağıtları Alman veya İtalyan markalar,
  • Kaliteli lamine veya laminant parkeler Alman markalar,
  • Mutfak evyesi Alman Teka veya İsviçreli Franke,
  • Yapı kimyasallarının hemen hemen tamamı Alman Sista, Henkel
  • Elektrik sigortaları Alman Siemens,
  • Kapı menteşeleri, kapı kolları, çekmece rayları ve bilimum mobilya aksesuarları Alman Hafele,
  • Pencere ve kapı sistemlerinin tamamı Alman markalar,
  • Elektrik priz ve düğmeleri Japon ViKo ( Yerli bir marka idi. Japonlar satın aldı).

Peki inşaat sektöründe hiç mi Türk ürünü yok?

Var elbette, ancak orta gelir tuzağı sebebiyle Türk tüketicisinin yüksek beklentisine cevap veremiyor. Bu durum da inşaatlarda kullanılan ithal malzemelerin oranının her geçen gün yükselmesine sebep olmakta. İnşaatı devam eden konut projelerine dönüp baktığımızda, kullanınal herşeyin ithal olduğunu kolayca görebiliriz.

İnsanlar farkında olmadan “Orta gelir tuzağı” içine düşmüş, gelirleri yerinde sayarken, harcamaları sınır tanımaz hale gelmiş. Vatandaş olarak memlekette üretileni beğenmezsen, herşey ithal olmaya başlar. Sonuç ise cari açık ve şu anda yaşadığımıza benzer ekonomik facia olur.

Örnek olarak bir konut inşaatı projesini ele alalım;

1.000.000 lira satış bedelli bir konutun müteahhide, finansman gideri hariç, maliyetinin 800.000 TL olduğunu var sayalım. Bu maliyetin yarısının da arsa olduğunu düşünelim. Dolayısıyla 1.000.000 TL satış bedeli olan dairenin imalat maliyeti 400.000 TL olarak kabul edilebilir.

Bu 400.000 liranın yaklaşık olarak 100.000 – 150.0000 lirası, projede Alman markaları kullanılması sebebiyle sadece Almanya’ya gitmektedir. İnşaatı biz yapıyoruz, parayı Alman fabrikaları kazanıyor.

“İnşaat sektörü açısından Türkiye bir montaj ülkesi”

İnşaat sektörüne yakından baktığımızda gördüğümüz şey, Türkiye’nin bir montaj ülkesi olduğudur. Aslında biz yalnızca, diğer ülkelerin ürettiği makinalar ve malzemeler ile, taşı, toprağı ve inşaat işçiliği bizden olmak üzere bina montajı yapıyoruz. Böylece her yaptığımız inşaat ile, sandığımızın aksine, cari açığın biraz daha artmasına sebep oluyoruz.

İthalat yapan ülke profilinden, inşaat yapan ülkelere ihracat yapan bir ülke profiline geçmemiz gerekiyor.

Bu konudaki çözüm; Almanya ve diğer ülkelerden ithal edilen inşaat malzemesi, makinası, ekipmanı fabrikaları kurma görevinin, devlet eliyle, Türkiye’deki ilk 50 inşaat firmasına verilmesidir. Üretimlerinin en az yüzde 70’ni ihraç etme zorunluluğu da koymalıyız. Böylelikle inşaat yapmak için ithalat yapan ülkeden, Almanya gibi inşaat yapan ülkelere ihracat yapan bir ülke profiline geçmemiz sağlanmalıdır.

Ülkemiz inşaat sektörünün içinde bulunması sebebiyle, inşaat malzemelerini üretip dünyaya satabilme konusunda yeterli bilgi ve birikime sahiptir.

Geçmişte tekstilde kaçırdığımız bu fırsat, şu anda inşaat sektöründe önümüzde duruyor.

İnşaat sektöründeki bu yapısal değişimi gerçekleştirebilirsek;

  • ithalatın azalması,
  • ihracatın artması,
  • ve asıl önemlisi inşaat sektöründe asıl paranın kazanıldığı, katma değeri yüksek malzeme, makine üretimi ile
  • hem cari açığın azalması,
  • hem de kişi başına milli gelirimizin artması sağlanacaktır.

Böylece inşaat sektörünün hedef kitlesi yalnızca yurtiçi projeleri olmayacak, ülkemiz pazarının belki de 100 katı büyüklükteki dünya pazarı olacaktır. İnşaat sektörünü biraz zorlayacak olan bu yapısal değişime firmaların bireysel olarak karar vermesi mümkün değildir. Benzer durum tekstil sektöründe de yaşandı. Başarıya ulaşmadaki temel şart, konunun devlet stratejisi olarak karara bağlanması ve özel sektörün uyumunun sağlanmasıdır. Bu anlamda fasonculuktan makine, ekipman ve teknoloji üretmeye geçişi başaran Çin, bu konudaki devlet stratejisini açıkça ilan etmekte ve uygulamaktadır.

1978 yılının sonunda düzenlenen Çin Komünist Partisi 11. Kongresinde bugün gördüğümüz dünyanın üretim üssü olan Çin’in yol haritası belirlenip, 1979 yılından itibaren Deng Xiaoping’in ortaya koyduğu reform ve dışa açılma politikasını uygulamaya başlamıştır. 1978 yılında Çin Komünist Partisinin aldığı değişim ve dönüşüm kararının uygulanabilirliğine çok fazla kişi inanmamıştı. Fakat muazzam dönüşümü gerçekleştiren devin” fason üretim modelinden, hammaddeye dayanmayan nitelikli ve teknolojik temelli üretim modeline geçiş” hedefine başarı ile ulaşacağında bugün herkes hemfikir.

Çin Komünist Partisi Ekim 2017’de yapılan 19’uncu kongresinde, son 30 yıla damgasını vuran fason üretim modelinden, “hammaddeye dayanmayan nitelikli ve teknolojik temelli üretim” modeline geçişin yol haritasını belirledi ve uygulamaya geçti.

Yukarıda bahsettiğimiz çözüm yolunun hayata geçirilmesi imkansız değildir. Bu sayede, önce inşaat sektörü, devamında da tüm ekonomimiz için krizden çıkış ve bir daha cari açık, döviz problemi yaşamama imkanı doğacaktır.

Zordur, ancak imkansız değildir

Önerdiğimiz yol zor ve meşakkatli olabilir; ancak ülkemizin başka çaresi yoktur. Örnek olarak Türk asansör sektörünü verebiliriz.

İnşaat sektörünün tedarikçi bir kolu olan Asansör üretimi, tam da yukarıda çözüm olarak sunduğumuz yapıda gelişmektedir. İthal edilen asansörlerin montaj ve bakımını yaparak başlayan sektörün emektarları, ellerinden tutan hiç kimse olmamasına rağmen, ithal edilen tüm ürünlerin yerli üretimini başarmış durumdadır.

Made in Türkiye

Ülke içinde yapılan yeni konut, işyeri ve AVM’lerde dünya devi firmalarla rekabet etmenin yanında, Türk asansör sektörü dünyanın 100 ülkesine asansör ve asansör parçaları ihraç etmektedir. Rusya, Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Afrika Ülkeleri ile Balkan ülkelerinde “Made in Türkiye” damgalı asansörler çalışmaktadır.

İnşaat sektörüne bağlı ve malzeme tedarik eden 150- 200 civarındaki sektörün ve yüzlerce firmanın Türk asansör sektöründen öğreneceği çok şey var.

Bunların en başında; tüm dünya pazarını hedef almak gelir. Yalnızca yurtiçi piyasaya satış yapma kolaycılığına kapılmayıp, her türlü zorluğa rağmen, dünyanın dört bir tarafına ihracat yapma azmi de bir diğeri.

Biz İnşaat Yaptık Almanya Para Kazandı başlıklı haber, www.monerymm.com internet sayfasında 09 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Konkordato Süresi bir yıla kadar uzatıldı!

Son zamanlarda sıkça duyduğumuz konkordato kararlarında mahkemeler genelde 3 aylık periyotlarla süre veriyorlardı. Konkordato süresi Sakarya’daki mahkemelerde 1 seneye kadar uzadı.

Mahkemelerin konkordato süresi ile ilgili bu kararı almasındaki en önemli etmenin, ‘firmaların girdikleri ekonomik dar boğazdan bir seneden daha kısa sürede çıkamayacakları yönündeki kanaat’ olduğu ifade ediliyor.

Konkordato sayısının bu kadar artmasına gerekçe olarak;

  • ekonomideki dalgalanmalar,
  • oynak döviz kuru ve
  • birbiri üstüne gelen zamlar gösteriliyor.

Ekonomik krizin derinleşmesi ve firma sahiplerinin artık önlerini görememeleri, borç ve kredi ödemelerinin 1 yılı aşkın dönemlere sarkması, Asliye Hukuk Mahkemelerinin daha önce verdikleri 3 aylık konkordato süresi kararlarının 1 seneye kadar çıkmasına sebep oldu.

Mahkemeler daha önce konkordato ilan eden firmalara 3’er aylık kesin mühlet verirken, dün Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce alınan karar ile A.. E… Alüminyum Statik Toz Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne 1 yıl kesin konkordato süresi verildi.

İflas Erteleme ile Konkordato arasındaki fark

15 soruda Konkordato nedir?

1. Borçlunun alacaklılarıyla yapmış olduğu ve mahkemenin tasdiki ile yürürlüğe giren bir tür anlaşmadır. Bu anlaşmada; borçlu, alacaklılarına kendilerine olan borcu ödeme konusunda alacaklarından ve faizinden kısmen feragat etmelerini yahut alacakları sabit kalmak kaydıyla kendisine daha uzun bir vade verilmesini veya hem alacakta indirim hem de vadede uzatımı birlikte ister.

Borçlu, borçlarını ödemek niyetinde olmasına rağmen ekonomik gelişmeler, piyasa koşulları gibi borçluyu etkileyen nedenlerle borcu ödemeden aciz duruma yahut borcu ödeyememe tehlikesine düşebilir.

Bu durumda, borçlu ya iflas yoluna gidip ekonomik varlığını ortadan kaldıracaktır ya da konkordato talebinde bulunarak hem ekonomik varlığını sürdürecek hem de alacaklının alacağı iflas haline göre daha fazla korunmuş olacaktır.

2. Konkordatonun iflas ve iflasın ertelenmesi kurumu ile arasındaki başlıca farklar nedir?

a-) Konkordato daha az masrafla yapılmasına rağmen iflas daha fazla maliyetlidir.

b-) İflasda borçlunun tasarruf ehliyeti tamamen ortadan kalkar; ancak konkordatoda tasarruf ehliyeti devam eder

c-) İflasta alacağını tamamen alamamış alacaklı müflisi takip edebilir. Ancak konkordatoda borçlu borcundan kesin olarak kurtulur. konkordato dışında kalmış alacaklılar alacağını talep edemezler

d-) İflasa ancak tacirler başvurabilirken konkordatoya başvurmak için tacir olmak şart değildir.

e-) İflasa tabi olsun olmasın, tüm borçlular ile iflas talebinde bulunabilen alacaklılar konkordato talebinde bulunabilirken, iflasın ertelenmesini sadece sermaye şirketleri ve kooperatifler talep edebilirler.

f-) İflasın ertelenmesine mahkemece karar verilebilmesi için alacaklıların rızası aranmaz. Ancak konkordatonun mahkemece onaylanabilmesi için toplantıya katılacakların belli sayıda olmasına bağlıdır.

g-) İflas ertelemesine pasifi aktifinden fazla (borca batık) olanlar başvurabilirken konkordatoya borcu vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan başvurabilir.

h-) İflasın ertelemesinde faizler işler, konkordatoda ise kural olarak konkordato mühletince faiz işlemez.

ı-) İflasın ertelenmesinde alacaklılar alacaklarından feragat edip etmeme konudan serbestken, konkordatoda ise genellikle alacaklarından bir kısmından feragat halinde başarıya ulaşır.

i-) Konkordato kısa sürerken, iflasın ertelenmesi 5 yıla kadar çıkabilmekteydi.

j-) İflasın ertelenmesi kurumu tamamen kaldırılmıştır.

3. Kimler konkordato talebinde bulunabilir?

İflasa tabi olsun/olmasın tüm borçlular konkordato talebinde bulunabileceği gibi, iflas talebinde bulunabilecek her alacaklı kimse de konkordato talebinde bulunabilir.

4. Konkordato neredeki ve hangi mahkemeden talep edilebilir?

İflasa tabi olan şirketler için borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nden, merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında ise Türkiye’deki şubenin, birden fazla şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nden, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nden talep edilecektir.

5. Alacaklıların konkordatodan nasıl haberi olacaktır?

Alacaklılar, komiser tarafından yapılacak ilânla, ilân tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir.

6. Konkordato süresi ne kadardır?

Borçlunun konkordato talebi ile yasada belirtilen ilgili belgelerin sunumu şartı ile mahkeme 3 ay geçici mühlet verecektir. Gerekli olduğu takdirde talep üzerine 2 ay da uzatılarak toplamda 5 ay olacaktır. Mahkeme kesin mühlet hakkındaki kararını ise geçici mühlet içinde verecektir. Kesin mühlet için mahkeme komiser raporunu inceleyecek konkordatonun başarıya ulaşması mümkün ise 1 yıllık kesin mühlet verecektir. Kesin mühlet gerekli olduğu takdirde 6 ay kadar da uzatılabilir.

Tüm sürelerin kullanılması halinde, konkordato süresi 23 aya kadar çıkabiliyor.

7. Hangi şartlarla konkordato tasdik ediliyor?

Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder) konkordato projesinin öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması 206. maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (Kısaca işçilik alacakları ve nafaka alacakları denebilir.)

Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması şartlarını birlikte taşıyan başvurucuların konkordato tasdiki mahkeme tarafından yapılacaktır.

8. Konkordato projesinde şart olan yeterli çoğunluktan kastedilen nedir?

Konkordato projesinde şart olan yeterli çoğunluktan kastedilen ise şudur: Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.

Örnekle şöyle açıklanabilir: Eğer Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını aşıyor ise Örnek: kaydedilmiş alacaklı sayınısın 120 kişi kaydedilmiş alacak miktarının 120.000,00 TL olduğu farz edilse projenin kabulü için alacaklı sayısının en az 61 kişi, alacak miktarının da 60.000,00 TL yi aşması gerekir.

Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşıyor ise. Yine örneklendirecek olursak kaydedilmiş alacaklı sayınısın 120 kişi kaydedilmiş alacak miktarının 120.000,00 TL olduğu farz edilse projenin kabulü için alacaklı sayısının en az 31 kişi, alacak miktarının da 80.000,00 TL yi aşması gerekir.

9. Konkordato tasdik edilmesi ne anlama geliyor?

Kısaca; Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir. Ancak İmtiyazlı alacaklı olan (işçilik alacakları ve nafaka alacakları), rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında ise konkordato bağlayıcı değildir. Konkordato teklifi, alacaklılar tarafından kabul edilir ve mahkemece tasdik edilirse, artık borçlu alacaklılarının vazgeçtikleri oranda borçlarından kurtulacaktır.

10. Konkordato başvurusunda bulunan şirketler mallarını satabilir mi?

Hakkında geçici veya kesin mühlet kararı verilen konkordato başvurusunda bulunan borçlunun tasarruf ehliyeti sınırlıdır. Konkordato süresinin ilanından sonra borçlu şirket, mallarını rehin edemez, taşınmaz mallarını satamaz, taşınmaz malları üzerinde mülkiyet hakkını kısıtlayıcı haklarlar oluşturamaz, mallarını bağışlayamaz rehin veremez.

11. Konkordato başvurusunun ve kararının hacizlere ve takiplere etkisi ne olacaktır?

Konkordato başvurusu ile birlikte gerek geçici, gerek kesin mühlet içinde konkortado kabul edilinceye kadar borçlu hakkında evvelce başlatılmış icra takipleri duracaktır. İhtiyati tedbir ve haciz kararları uygulanmayacaktır. Borçluya karşı hiçbir takip yapılamayacaktır. Konkordato mühleti verilmesi halinde konulmuş olan hacizler kalkmayacaktır. Hacizler ancak konkordatonun tasdiki veya mühletin kaldırılması kararının kesinleşmesi ile düşecektir.

12. Konkordatonun işçinin alacaklarına etkisi nedir?

Konkordato öncesi doğan işçi alacakları imtiyazlı alacaklardır. İşçiler ücret, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları için icra takibi yapabilir veya yapılmış icra takiplerine devam edebilirler. İşçi alacaklarının konkordatoya yazdırılmış olması gerekir. Konkordatoya yazdırılmış işçi alacakları için konkordato zorunlu değildir. Herhangi bir indirime tabi olmaksızın alacaklarını talep edebilecektir.

13. Konkordato kararının alınmış olması işçilere fesih hakkı verir mi?

Şirketin konkordato kararı almış olması tek başına işçilere haklı fesih hakkı vermez. Ücretleri düzenli ödendiği, iş koşulları ağırlaştırılmadığı sürece, kısaca konkordato dışında haklı bir neden olmadıkça işçiler iş sözleşmelerini sona erdirirlerse kıdem ve ihbar tazminatı alamazlar. İşçiler buna dikkat etmelidir.

14. Eğer işçinin konkordato ilan eden şirketten ücret alacağı varsa ne yapmalı?

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre; hizmet akdine dayalı işçi çalıştıran işverenin konkordato ilan etmesi durumunda işçinin üç aylık ücreti Ücret Garanti Fonundan ödenecektir. Ancak kıdem ve ihbar taminatları bu garantiden yararlanamaz. Bundan başla işçilik alacağı olan kişi konkordato sürecine dahil olarak alacağını kaydettirmelidir.

15. İşçinin İŞKUR’dan ücret alacağını almasının şartları nedir?

Konkordato ilan eden işverenden ücret alacağı bulunan işçilerin dilekçe ile İŞKUR’a başvurarak ekine mahkemece verilen konkordato mühlet işçinin ücret alacağını aylar itibariyle gösteren işçi alacak belgesi eklemesi gerekmektedir. İşçiler bu başvuruyu kendileri bizzat yapabilecekleri gibi noter tasdikli vekâletnameye dayalı olarak vekilleri aracılığıyla da yapabilirler.

Ücret garanti fonu kapsamında işçilere, 3 ayı geçmemek üzere işverenden olan temel ücret alacakları kadar ödeme yapılmaktadır. Ücret garanti fonundan yararlanabilmek için bazı şartlar vardır; İşçinin son bir yıl içerisinde konkordato ilan edilen işyerinde çalışıyor olması, ve ücret alacağı için beş yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olması gereklidir. Yapılacak ödeme işçinin ödenmeyen üç aylık ücretiyle sınırlıdır. İşçinin ücreti ne olursa olsun SGK prim tavanını geçmeyen kısmı üç ayla sınırlı olmak üzere tam olarak İŞKUR tarafından ödenecektir.

Konkordato süresi bir yıla uzatıldı. İşte son karar başlıklı haber, www.medyabar.com internet sayfasında 11 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İnşaat sektörü Finansman Desteği bekliyor!

Yeni Ekonomi Programı kapsamında inşaat sektöründe yerel üretime ve tamamlanmaya yakın projelere finansman desteği verileceği açıklanmıştı. YEP duyurusunu takiben, sektör temsilcileri atılacak adımları bekliyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından kamuoyu ile paylaşılan 3 yıllık Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) sektördeki istihdam kayıplarının azaltılmasına yönelik bir dizi politika açıklandı. Bakan Albayrak tarafından 30 Eylül’de açıklanan YEP’nda, tamamlanmaya yakın projelere finansman desteği sunulacağı ve kullanılan malzemeler için yerel üretimin destekleneceği ifade edilmişti.

Yerel üretime finansman desteği

Konu ile ilgili açıklama yapan Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yenigün; “Mevcut hassasiyetler dikkate alınarak hedeflerin revize edilmiş olması, inşaat sektörü olarak önlerini görebilmeleri açısından kıymetlidir.” dedi.

Yenigün, yerel üretimin desteklenmesinin, performans odaklı ve uygun maliyetlerdeki ürünlerin küresel alanda rekabet gücünü artırması açısından önem taşıdığını vurguladı. Yenigün, TMB olarak temel amaç ve ilkelerinden birinin de müteahhitlerin projelerinde yerli ürün kullanmalarını teşvik etmek olduğunu ifade etti.

Yenigün, yurt dışında üstlendikleri projelerde de Türk inşaat malzemelerinin kullanımına daima özen gösterdiklerini, bu sayede ihracata da önemli katkılarda bulunduklarını anlattı.

Tamamlanmaya yakın projelere finansman desteği

Başkan Yenigün, tamamlanmaya yakın projelere finansman desteği sağlanmak suretiyle sektörde durgunluk kaynaklı istihdam kayıplarının azaltılması hedefinin memnuniyet verici olduğunu belirtti. Yenigün; “İnşaat sektörü, yarattığı istihdamla özellikle ekonomik risklerin ve işsizliğin yükseldiği dönemlerde daha fazla önem arzetmektedir. Dolayısıyla bakanlığın finansman desteğiyle sektör olarak tekrar işsizliğin azaltılmasına katkı sağlayacak duruma gelmeyi arzuluyoruz. Bu çerçevede beklediğimiz bir diğer destek de; kamu ile iş yapan müteahhitlerimizin projelerinde yaşanan büyük maliyet artışlarından doğan sorunu çözme amaçlı fiyat farkı düzenlemesidir.” şeklinde ifade etti.

Dışa bağımlılığın azaltılması adına önem arz ediyor.

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası Başkanı Celal Koloğlu da; “YEP, gelecek dönem projeksiyonunu ortaya koyan ve gelecek 3 yılda atılacak adımları içeren değerli bir yol haritasıdır.” dedi.

Koloğlu, sektöre yapılan her yatırımın bir diğer yatırım alanını tetiklediğine, kendisine bağlı harekete geçirdiği sektörlerle birlikte sanayiye öncülük ettiğine dikkat çekti. Koloğlu; “İnşaat malzemeleri sektöründe ileri bir noktada olan Türkiye’de yerli ve milli üretim paylarının artırılması, dışa bağımlılığın azaltılması açısından da önemlidir. Bu suretle ithalatın önüne geçmek için yerli ve milli teknoloji ile ilgili Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarının artırılması gerekmektedir.” dedi.

Yüzde 80 üzerinde tamamlanmış projeler bitirilmeli

Koloğlu, “Öncelikle yüzde 80’in üzerinde tamamlanmış projeler tespit edilip, finansman desteğiyle bir an önce tamamlanıp, ekonomiye kazandırılmalıdır.” şeklinde ifade etti.

Koloğlu, fiyat farkı hesap yöntemi geliştirilmesinin ve yeni dönemde yapılacak ihalelerde kullanılmasının sektöre önemli destek vereceğini vurguladı.

İnşaat sektörü finansman desteğini bekliyor başlıklı haber, www.milliyet.com.tr internet sayfasında 09 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Temmuzda İnşaat Maliyet Endeksi düşmeye devam etti!

2019 yılı Temmuzda inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,62 oranında düştü. İME, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,42 oranında arttı. Sektör adına bu neyi ifade ediyor?

Temmuzda İnşaat maliyet endeksi yüzde 0,62 düştü

Sektörel bazda 2019 yılı Temmuzda inşaat maliyet endeksi, bir önceki ay olan Hazirana göre yüzde 0,62 oranında düştü. İME Temmuz itibariyle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,42 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,99 düşerken,
  • işçilik endeksi yüzde 0,18 oranında artış gösterdi.

Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 15,33, işçilik endeksi  yüzde 25,75 oranında artış gösterdi.

Temmuzda İnşaat maliyet endeksi yıllık bazda yüzde 18,42 arttı

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 0,67 düştü

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,67 düşerken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,44 oranında arttı.

Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 1,04 düşerken,
  • işçilik endeksi yüzde 0,14 arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 25,02, işçilik endeksi yüzde 26,39 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 0,49 oranında düştü

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,49 oranında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,08 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,82 düşerken,
  • işçilik endeksi yüzde 0,32 oranında arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 11,34, işçilik endeksi  yüzde 25,81 oranında artış gösterdi.

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK 2019 yılı Temmuzda inşaat maliyet endeksi verilerine bakıldığında, son 12 ayın toplamını içeren yıllık bazda yüzde 18,42 oranında bir artış olduğunu görüyoruz.

Yine Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; Türkiye genelinde 2019 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 artışla 110 bin 538 adet konut satıldı.

Ağustos ayı başından itibaren Kamu Bankalarının konut kredisi aylık faiz oranlarını yüzde 0,99’a çekmesini takiben özel bankalar da faiz indirimine gittiler.

Yıllık banka kredisi faiz oranlarının düşmesi ile birlikte, alım noktasında fırsat kollayan vatandaş harekete geçti. Öte yandan, durgun olan gayrimenkul sektörü yanında bir de artan maliyetler sebebiyle zor günler geçiren inşaat sektörü temsilcileri, yıllık inşaat maliyet oranı ile konut kredisi faiz oranlarının birbirine yaklaşması ile daha dengeli bir ekonomik tablo ortaya çıktığını, bunun da satışlara yansımaya devam edeceğini beklediklerini ifade etmekteler.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30816

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

2019 Ağustos ayında 110 bin 538 Konut satıldı!

TÜİK verilerine göre; Türkiye genelinde 2019 yılı Ağustos ayında 110 bin 538 adet Konut satıldı. Konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 oranında arttı.

Ağustos ayında 110 bin 538 Konut satıldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; Türkiye genelinde 2019 yılı Ağustos ayında 110 bin 538 adet Konut satıldı. Artış bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 olarak gerçekleşti.

2019 Temmuz ayı konut satışları 102.236 adet olarak gerçekleşmişti. Konut satışlarında, İstanbul 15.881 konut satışı ve yüzde 14,4 oran ile en yüksek payı aldı. İstanbul’u, 10.707 adet ve yüzde 9,7 ile Ankara, 6.025 adet ve yüzde 5,5 pay ile İzmir takip etti. 18 konut ile Hakkari, 28 konut ile Ardahan, 59 konut ile Şırnak, konut satış sayısının en düşük olduğu iller oldu.

2019 Ağustosta 34.148 adet İpotekli konut satıldı.

Türkiye genelinde Ağustos ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 168 oranında artmak suretiyle, 34.148 adet ipotekli konut satıldı. Böylelikle ipotekli satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 30,9 olarak gerçekleşti.

İllere göre ipotekli konut satışlarında; İstanbul 4.382 adet ve yüzde 12,8 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde en yüksek ipotekli satış payının olduğu il yüzde 43,8 ile Bilecik oldu.

40.634 adet konut ilk defa satıldı

İlk defa satılan konut sayısı Türkiye genelinde yüzde 17,7 azalmak suretiyle 40.634 adet oldu. İlk defa satılan konutların toplam konut satışları içinde payı yüzde 36,8 oldu. İlk satışlarda İstanbul 6.001 konut satışı ile en yüksek paya sahip olurken, ardından 3.107 konut satışı ile Ankara ve 1.994 konut satışı ile İzmir geldi.

İkinci elde 69.904 adet Konut satıldı

İkinci el konut satışları Ağustosta Türkiye genelinde yüzde 25,3 artış göstererek 69.904 adet olarak gerçekleşti. İkinci elde ilk sırayı 9.880 konut ile yine İstanbul alırken, Ankara 7.600 ve İzmir 4.031 konut ile İstanbul’u takip eden iller oldular.

Yabancılara Ağutosta 3.604 konut satıldı

Yabancıya ev satışı Ağustosta yüzde 6,8 oranında azalarak, 3.604 olarak gerçekleşti. İlk sırayı 1.549 konut satışı ile İstanbul alırken, Antalya 656 konut, Bursa 228 konut, Ankara 213 ve Yalova 169 konut satışı gerçekleştirmiş oldu.

En çok Irak ve İran uyruklular konut satın aldı.

Türkiye genelinde 2019 yılı Ağustos ayında Irak vatandaşlarına 675 konut satıldı. Irak’ı, 469 konut ile İran, 212 konut ile Rusya Federasyonu, 159 konut ile Kuveyt ve 149 konut ile Almanya takip etti.

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK tarafından yayımlanan ‘2019 Ağustos Konut Satışları’ istatistiki verileri ışığında bir değerlendirme yapmak gerekirse;

Geçen yılın aynı dönemine göre Ağustos konut satışları yüzde 5,1 oranında artış göstermiş.

Bu artışta en büyük payı yüzde 25,3 artış göstererek 69.904 adet gerçekleşen ikinci el konut satışları alırken, yüzde 168 artış ile 34.148 adet gerçekleşen ipotekli konut satışları da etkili oldu.

Kira öder gibi‘ Ev Sahibi olabilecek miyiz?

Ağustos başında Ziraat Bankası, VakıfBank ve Halkbank gibi kamu bankaları konut kredisi faizlerini yüzde 0,99’a çekti. Zaman içerisindde kamu bankalarını özel sektör bankaları da takip etti. Uzun zamandır konut almak için fırsat kollayan vatandaşlar bu faiz indirimine son derece olumlu tepki gösterdi.

Kendi bütçesine ve yaşam standardına göre aylık kredi ödeme hesabı yapan vatandaşlar sayesinde Konut Piyasası hareketlendi.

Konut satışlarındaki bu olumlu havanın Eylülde de devam etmesi bekleniyor.

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30881

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İnşaatta daralma 7 çeyrektir sürüyor, 39 çeyreğin dibinde!

İnşaatta daralma son 7 çeyrektir devam ediyor. Türkiye ekonomisinde yatırımlar ikinci çeyrekte yüzde 22,8 küçüldü. Bu rakam, bir önceki çeyrekte gerçekleşen yüzde 12,4’lük daralmanın iki katına tekabül ediyor.

İnşaatta daralma son 7 çeyrektir devam ediyor.

İnşaatta daralma yüzde 29,2

Yatırımlar içinde fabrika ve ofis binaları yatırımlarını ifade eden İnşaatta daralma 2019 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 29,2 oldu. Bir önceki çeyrekte inşaattaki küçülme yüzde 15,6 idi.

Habertürk’ten Rahmi AK’ın haberine göre, vatandaşın toplam inşaat yatırımları, konut harcamalarının eklenmiş haliyle yüzde 12,7 oranında düştü. İnşaat harcamaları en son 2017 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 18,9 artmıştı. İnşaat yatırımları son 7 çeyrektir düşüşte. İnşaatta daralma verileri, 2009 yılı üçüncü çeyreğindeki yüzde 16,3 daralmadan sonra son 39 çeyreğin en kötü performansına işaret ediyor.

Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 1,5 küçüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2019 yılı II. Çeyrek Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. 2019 yılı Nisan – Haziran arası Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,5 azaldı. Türkiye ekonomisi 2019 yılı ilk çeyrekteki yüzde 2,4’lük küçülmeye kıyasla iyimser bir görünüm çizse de, yatırımlardaki gerileme endişe yarattı.

Yatırımlar yüzde 22,8 küçüldü.

Türkiye ekonomisinde yatırımlar ikinci çeyrekte yüzde 22,8 küçüldü. Bu rakam, bir önceki çeyrekteki daralma rakamı olan yüzde 12,4’lük küçülmenin hemen hemen iki katına tekabül ediyor.

Yatırımlar içinde fabrika ve ofis binaları yatırımlarını ifade eden İnşaatta daralma, yüzde 29,2 oldu. Bir önceki çeyrekte inşaattaki küçülme yüzde 15,6 idi. İnşaatın yanı sıra, makine-teçhizat yatırımındaki daralma da bir önceki çeyreğe göre hızlanarak, yüzde 16,5 düştü.

İnşaat sektöründe toplam katma değerindeki düşüş yüzde 12,7

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’yı oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2019 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak toplam katma değeri;

  • tarım sektöründe yüzde 3,4 arttı,
  • sanayi sektöründe yüzde 2,7 azaldı ve
  • inşaat sektöründe yüzde 12,7 azaldı.
  • Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetlerinin toplamından oluşan hizmetler sektörünün katma değeri yüzde 0,3 azaldı.

Vatandaşın konut yapım ve alımını da içeren inşaat harcamalarındaki kan kaybı, sektördeki olağanüstü küçülmeye bağlı olarak yüzde 12.7’ye çıktı. Bu rakam 2019 yılı ilk çeyreğinde yüzde 9,3 idi.

İthalattaki daralma yavaşladı

2019 yılı ilk çeyrek verilerine kıyasla ikinci çeyrekte; hizmetler, finans sigorta faaliyetleri, mesleki-idari destek hizmetlerinde toparlanma olduğu görülüyor. Dış ticarette ihracatın katkısı 1,8 puan olurken, iç talepteki yavaşlama etkisiyle, daralan ithalat büyümeye 3,9 puan olumlu etki yaptı.

İnşaat 7 çeyrektir sürekli kötüye gitti 39 çeyreğin dibini buldu başlıklı haber, www.haberturk.com internet sayfasında 02 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İnşaat Sektöründe istihdam yüzde 28,9 azaldı!

TÜİK, 2019 yılı İkinci Çeyrek İşgücü Girdi Endeksleri verilerini açıkladı. 2019 yılı Nisan ile Haziran ayları arası İnşaat Sektöründe istihdam, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, yüzde 28,9 azaldı.

İnşaat Sektöründe istihdam, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, yüzde 28,9 azaldı.

Toplamdaki istihdam düşüşü yüzde 6,1

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2019 yılı İkinci Çeyrekte sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında takvim etkilerinden arındırılmış istihdam endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 6,1 oranında azaldı. En büyük düşüş İnşaat Sektöründe.

Takvim etkilerinden arındırılmış istihdam endeksi

Alt sektörler bazında istihdam endeksi;

  • sanayi sektöründe yüzde 3,2,
  • inşaat sektöründe yüzde 28,9 ve
  • ticaret hizmet sektörlerinde de yüzde %2,1 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış istihdam endeksi

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış istihdam endeksinde düşüş bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,8 oldu. Alt sektörler bazında istihdam endeksi;

  • sanayi sektöründe yüzde 0,3 arttı,
  • inşaat sektöründe yüzde 7,9 azaldı ve
  • ticaret hizmet sektörlerinde yüzde 0,1 azaldı.

İnşaat Sektöründe çalışılan saat endeksi yüzde 32,1 azaldı

2019 yılı ikinci çeyreğinde takvim etkilerinden arındırılmış çalışılan saat endeksi; sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 9,2 azaldı. En fazla düşüş yüzde 32,1 ile inşaat sektöründe gerçekleşti. Sanayi sektöründe yüzde 6,6, ve ticaret hizmet sektörlerinde yüzde 4,7 düşüş gerçekleşti.

Bir önceki çeyreğe göre inşaat sektöründe mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çalışılan saat endeksi yüzde 9,1 oranında azaldı.

İnşaat Sektöründe brüt ücret-maaş endeksi yüzde 7,5 azaldı

2019 yılı ikinci çeyreğinde takvim etkilerinden arındırılmış brüt ücret-maaş endeksi, sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 18,4 arttı. Ancak alt sektörler bazında inşaat sektöründe endeks yüzde 7,5 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış brüt ücret-maaş endeksi de inşaat sektöründe bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,7 azaldı.

Saatlik işgücü maliyeti endeksi inşaat sektöründe yüzde 36,6 arttı

2019 yılı Nisan ile Haziran ayları arası takvim etkilerinden arındırılmış sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 30,0 arttı. Endeksteki düşüş, sektörel bazda incelendiğinde, yüzde 36,6 ile en fazla inşaat sektöründe gerçekleşmiş.

Saatlik kazanç endeksi %30,3 arttı

2019 yılı Nisan ile Haziran ayları arası takvim etkilerinden arındırılmış sanayi, inşaat ve ticaret hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 30,3 arttı. Artış inşaat sektöründe yüzde 36,2 olarak gerçekleşti.

Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi inşaat sektöründe yüzde 38,3 arttı

2019 yılı II. çeyreğinde sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında takvim etkilerinden arındırılmış saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 28,0 arttı. Artış inşaat sektöründe yüzde 38,3 olarak gerçekleşti.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi ise inşaat sektöründe bir önceki çeyreğe göre yüzde 7,4 arttı.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30577

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İnşaat Sektöründe maliyet artışı duracak mı?

Acaba İnşaat Sektöründe maliyet artışı duracak mı? 2019 yılı Haziran ayı İnşaat Maliyet Endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,79 oranında düştü.

İnşaat Sektöründe maliyet artışı duracak mı?

İnşaat Sektöründe maliyet artışı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,10

Haziran ayında İnşaat Sektöründe maliyet artışı durdu. Sektörel bazda 2019 yılı Haziran ayı İnşaat Maliyet Endeksi, bir önceki ay olan Mayısa göre yüzde 0,79 oranında düşerken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,10 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 1,23 düşerken,
  • işçilik endeksi yüzde 0,22 oranında artış gösterdi.

Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 18,90, işçilik endeksi  yüzde 26,30 oranında artış gösterdi.

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 0,44 düştü

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,44 düşerken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21,99 oranında arttı.

Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,72 düştü,
  • işçilik endeksi yüzde 0,17 arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 20,03, işçilik endeksi yüzde 26,44 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 1,94 oranında düştü

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,94 oranında düşerken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,24 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 2,87 düştü,
  • işçilik endeksi yüzde 0,39 oranında arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 15,41, işçilik endeksi  yüzde 25,79 oranında artış gösterdi.

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK 2019 yılı Haziran ayı inşaat maliyet endeksi verilerine bakıldığında, son 12 ayın toplamını içeren yıllık bazda yüzde 21,10 oranında bir artış olduğunu görüyoruz.

Yine Türkiye İstatistik Kurumu Konut Satış İstatistikleri, Haziran 2019 verilerine göre Haziran ayı konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde %48,6 oranında düşüş göstermiş.

Bir yandan konut satış rakamları düşerken, diğer yandan da inşaat maliyetlerinin artması sektör adına endişe verici bir görüntü çizmekte.

İnşaat Sektöründe maliyet artışı duracak mı?

Acaba inşaat maliyetlerinde Haziran ayında gerçekleşen bu cüzi düşüş, “artık inşaat yapım maliyetlerinde artışın durduğunun bir işareti” gözüyle bakılabilir mi? Türkiye ekonomisinin lokomotifi durumundaki İnşaat Sektöründe devam edecek bu maliyet düşüşü, ülkenin yıl sonu enflasyon hedefleri için de önemli bir kriter olacak.

Ekonomik durgunluğa bağlı olarak durma noktasına gelen konut satışları dolayısıyla mevcut konut stoğu ciddi rakamlara ulaşmıştı. Maliyetlerin düşmesi ile yarım kalan projeler tamamlanıp, yatırımların nakte dönüştürülmesi sağlanabilecek. Sektör temsilcileri, bu sayede inşaat sektöründe kısmi bir hareketlenme bekliyorlar.

Kamu bankalarının konut kredi faizlerini aylık yüzde 0,99’a çekip vadeleri 180 aya uzatması ile birlikte; “acaba kira öder gibi ev sahibi olabilir miyiz?” sorusu gündeme gelmişti. Kendi bütçesine ve yaşam standardına göre aylık kredi ödeme hesabı yapan vatandaşlar sayesinde, bir süredir beklemeye geçen Konut Piyasası hareketlendi.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30815

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Yabancılar Konut almaya devam ediyor!

Döviz kuru avantajı nedeniyle Euro ve Dolar cinsinden uygun hale gelen metrekare birim fiyatları sebebiyle Yabancılar Temmuz ayında da konut almaya devam etti.

Yabancılar Temmuz ayında da Konut almaya devam ettiler

2019 yılı Temmuz ayında yabancılar 4.192 adet konut satın aldı

Yabancılar Temmuz ayında 4.192 adet konut satın aldılar. Böylelikle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 46,7’lik bir artış gözlemlenmiş oldu. Yabancıya ev satışında ilk sırayı 1.903 konut satışı ile İstanbul alırken, Antalya 764 konut, Ankara 249 konut, Bursa 217 konut ve Yalova 177 konut satışı gerçekleştirmiş oldu.

Yabancılar içinde en çok Irak ve İran uyruklular konut satın alıyor

Türkiye genelinde 2019 yılı Temmuz ayında en çok konut satışı Irak vatandaşlarına gerçekleştirildi. Türkiye’den Irak’lılar 734 konut satın aldılar. Irak’ı, 464 konut ile İran, 219 konut ile Kuveyt, 218 konut ile Suudi Arabistan, 215 konut ile Suudi Arabistan takip etti.

Türkiye’de 2019 Temmuz ayında 102.236 Konut Satışı gerçekleşti

TÜİK‘e göre; Türkiye genelinde 2019 Temmuz ayında konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,5 oranında azalarak 102.236 adet oldu. 

2019 Haziran ayı konut satışları 61.355 adet olarak gerçekleşmişti. Konut satışlarında, İstanbul 17.276 konut satışı ve yüzde 16,9 oran ile en yüksek payı aldı. İstanbul’u, 9.491 adet ve yüzde 9,3 ile Ankara, 5.576 adet ve yüzde 5,5 pay ile İzmir takip etti. 10 konut ile Ardahan, 15 konut ile Hakkari, 66 konut ile Şırnak, konut satış sayısının en düşük olduğu iller oldu.

2019 Temmuz ayında İpotekli Konut Satışları yüzde 57 düştü

Temmuz ayı Türkiye geneli ipotekli konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 57 oranında düşerek, 13.064 adette kaldı. Böylelikle toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 12,8 olarak gerçekleşti.

İllere göre ipotekli konut satışlarında; İstanbul 2.143 adet ve yüzde 16,4 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde en yüksek ipotekli satış payının olduğu il yüzde 24,1 ile Artvin oldu.

İlk defa satılan Konut sayısı 38.931 oldu

İlk defa satılan konut sayısı Türkiye genelinde 38.931 oldu. Böylelikle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,4 azalmış oldu. İlk defa satılan konutların toplam konut satışları içinde payı yüzde 38,1 oldu. İlk satışlarda İstanbul 6.709 konut satışı ile en yüksek paya sahip olurken, ardından 3.035 konut satışı ile Ankara ve 2.012 konut satışı ile İzmir geldi.

İkinci el Konut Satışı 63.305 adet olarak gerçekleşti

İkinci el konut satışları Türkiye genelinde 63.305 adet olarak gerçekleşti. Bu sayı ile bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 azalma göstermiş oldu. İlk sırayı 10.567 konut ile yine İstanbul alırken, Ankara 6.456 ve İzmir 3.564 konut ile İstanbul’u takip eden iller oldular.

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK tarafından yayımlanan ‘2019 Temmuz ayı Konut Satışları’ istatistiki verileri ışığında bir değerlendirme yapmak gerekirse;
Satışlar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,5 oranında azalmış.

Temmuz ayında ilk defa satılan 38.931 konutun, mevcut yapı stoğunun eritilmesinde çok fazla etkili olamadığı görülmektedir.

Döviz kuru avantajı ile Yabancılar tarafından Temmuz ayında 4.192 adet konut satın alınmış. Bu satış rakamı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 46,7 oranında artış olduğunu gösteriyor.

İkinci el Konut Piyasası hareketlendi

Temmuz ayında satışı gerçekleştirilen ikinci el konutun toplam konut satışlarındaki payı yüzde 61,9‘a tekabül etmektedir. Temmuz ayında ikinci el konut piyasasında bir hareketlenme yaşandığını söyleyebiliriz.

Gayrimenkul sektörü uzmanları, Ağustos ayı başında Kamu Bankaları tarafından konut kredisi faiz oranlarının yüzde 0,99‘a çekilmesinin, kira öder gibi ev sahibi olmak isteyen vatandaşlar tarafından olumlu karşılandığını ifade ediyorlar.

Sektör temsilcileri, bu oranların uzun zamandır alım için fırsat kollayanlar tarafından değerlendirileceğini, konut satışlarının Ağustos ayında daha da yüksek seyredeceğini ön görmekteler.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30880

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.