Türkiye Ekonomisi 2019 yılı Üçüncü Çeyrekte yüzde 0,9 Büyüdü!

2019 yılı Üçüncü Çeyrekte Türkiye Ekonomisi önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 0,9 oranında büyüdü. Gayrisafi Yurt İçi Hasıla uzun aradan sonra üçüncü çeyrekte yakaladığı bu büyümeyi sürdürebilecek mi? Mahfi Eğilmez yorumladı.

2019 yılı Üçüncü Çeyrekte Türkiye Ekonomisi büyüdü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2019 yılı Üçüncü Çeyrekte (Temmuz – Eylül arası) zincirlenmiş hacim endeksi olarak (2009=100), bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 0,9 arttı.

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2019 yılının üçüncü çeyreğinde üretim yöntemiyle cari fiyatlarla yüzde 11,5 artarak 1 trilyon 145 milyar 99 milyon Türk Lirası oldu.

GSYH’yı oluşturan faaliyetler bazında incelendiğinde, 2019 yılı üçüncü çeyrekte, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak;

  • tarım sektörü yüzde 3,8 arttı,
  • sanayi sektörü yüzde 1,6 arttı,
  • inşaat sektörü yüzde 7,8 azaldı.
  • hizmetler sektörü yüzde 0,6 arttı.
Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2019 yılı Üçüncü Çeyrekte artışa geçti

“Büyümenin Arkası gelecek mi?”

2 Aralık 2019 Pazartesi günü Mahfi EĞİLMEZ, kendi sayfasında konu ile ilgili Büyümenin Arkası başlığıyla yorum yaptı. Mahfi bey yazısında,

GSYH büyümesi 2017 yılında inişli çıkışlı ancak pozitif tarafta bir yön izledikten sonra, 2018 yılında düşüşe geçti ve dördüncü çeyrekte küçülmeye döndü. 2018 yılının son çeyreği, 2019 yılının ilk iki çeyreği de dahil olmak üzere büyüme, üç çeyrek üstüste eksi çıktı. Takiben 2019 yılı Üçüncü Çeyrekte geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 0,9 olmak üzere yeniden artıya geçti.

Büyümeyi yukarı çeken ve aşağıya iten kesimleri içeren ayrıntılara bakalım;

GSYH Büyümesi ve Harcamalar

“Tablodan ne sonuç çıkarabiliriz?”

Üretim yönünden bakacak olursak: (henüz toparlanma demek için erken)

  1. Sanayi üretiminde, perakende satış hacminde, kapasite kullanım oranında ve beklenti anketlerinde görmeye başladığımız toparlanma işaretleri büyümeye de yansımaya başlamış görünüyor.
  2. Tarım kesimi bu yıla pozitif katkı yapmaya devam ediyor.
  3. Sanayi kesimi ilk iki çeyrekteki ciddi gerilemeden sonra sanayi üretim endeksindeki gelişmeye paralel olarak üçüncü çeyrekte artıya geçmiş ve pozitif katkı vermiş bulunuyor.
  4. İnşaat kesimi 2019 yılının kayıp kesimi olmaya devam ediyor.
  5. Finans kesimi yılın ilk üç çeyreğinde büyümeye pozitif katkı veriyor, bu eğilimin son çeyrekte de devam edeceğini söylemek mümkün.


Harcamalar açısından bakacak olursak;

  1. Hanehalkı tüketim harcamaları yılın ilk iki çeyreğinde küçülme sergiledikten sonra üçüncü çeyrekte yüzde 1,5 oranında pozitif bir katkı yapmış. GSYH’nin en büyük parçasını oluşturan tüketim harcamalarının yüzde 1,5 artması, büyümeyi artıya çeken en önemli unsur olmuş.
  2. Kamu kesimi harcamalarındaki artışlar da büyümeyi olumlu etkiliyor. Fakat bu artışlar bütçeyi olumsuz etkiliyor.
  3. Gayrısafi sabit sermaye oluşumu ülkede o dönemde yapılan yatırımları gösterir. Bu oranın eksi olması, geçen yılın aynı dönemine göre küçülme olduğunun göstergesidir. 2019 yılının ilk üç çeyreğinde yatırımlarda ortaya çıkan ciddi gerileme bize sanayideki büyümenin yeni yatırımlardan değil, kapasite kullanımındaki artıştan geldiğini gösteriyor.

Bunu aşağıdaki grafikten rahatlıkla izleyebiliriz;

Son çeyrekte kapasite kullanımında ortaya çıkan artış eğilimi grafikten görülebiliyor.

4. İhracat, TL’nin yaşadığı değer kayıplarına paralel olarak artış sergilerken, ithalat aynı nedenle ilk iki çeyrekte düşüş yaşamış, buna karşılık son çeyrekte o da artmaya başlamış görünüyor. İthalattaki artışın üretime ve dolayısıyla büyümeye olumlu katkı yaptığını söyleyebiliriz. Ancak buna karşılık bu gidişin cari dengede yeniden açık yaratacağına dikkat edilmeli.

“Şu şekilde özetleyebiliriz”

Büyüme patikasına dönüş iyi bir gelişmedir. Bununla birlikte bu dönüşün faiz indirimleri, kredi destekleri gibi tüketimi teşvik edici düzenlemelerle desteklenerek ortaya çıkmış olması sürdürülebilirliği konusunda kuşku yaratmaktadır. Yatırımların eksi olması önemlidir. Her türlü teşvike karşın yatırım yapmaya istek bulunmadığı anlamına gelir. Kamu kesimi harcamalarındaki ciddi artışlar gibi bazı hamleler büyümeyi teşvik etse de bütçe dengesini tehdit etmekte ve sonuçta tek seferlik gelirler yaratılarak sorun geçici olarak çözülmeye çalışılmaktadır.

Kaynak; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30893

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

2019 Kasım ayı İSGE düştü!

Mevsim etkilerinden arındırılmış 2019 Kasım ayı İSGE, yüzde 1,9 oranında azalarak 63,9 değerine indi. İnşaat Sektörü Güven Endeksi bir önceki ayda 65,1 olarak gerçekleşmişti. 

2019 Kasım ayı İSGE  (İnşaat Sektörü Güven Endeksi), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Bu istatistiki verilere göre Ekim ayı inşaat sektörü güven endeksindeki yükselme eğilimi, Kasımda yerini inişe bıraktı.

İnşaat Sektörü Güven Endeksi (İSGE) 63,9’a indi

Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi bir önceki ayda 65,1 iken, Kasım ayında yüzde 1,9 oranında azalmak suretiyle 63,9‘a indi.

İnşaat sektöründe bir önceki aya göre; toplam çalışan sayısı beklentisi endeksi yüzde 1,7 artarak 83,3 olurken, alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi endeksi de 8,1 oranında azalarak 44,5 değerini aldı.

2019 Kasım ayı İnşaat Sektörü Güven Endeksi ile ilgili açıklama

Sektörel güven endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörel bazda mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

Editörün Değelendirmesi

2019 Kasım ayı İSGE düştü

İnşaat sektörü güven endeksi, bir önceki ay olan Ekim ayında yüzde 8,1 oranında artış göstererek 65,1 seviyesine yükselmişti.

Haziran ayında kısmı yükselişe geçen İnşaat Sektörü Güven İSGE, yükselişini Ekim ayına kadar sürdürüp, Kasımda yerini kısmi inişe bıraktı.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30939

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Eylülde inşaat maliyet endeksi artışı yıllık yüzde 4,02 oldu!

2019 yılı Eylülde inşaat maliyet endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,02 oranında arttı. Yıllık Enflasyona göre düşük seyreden bu artış, konut fiyatlarını etkileyecek mi?

Eylülde İnşaat Maliyet Endeksi aylık yüzde 0,59 düştü

Sektörel bazda 2019 yılı Ağustosta inşaat maliyet endeksi, bir önceki ay olan Ağustosa göre yüzde 0,59 oranında düştü. İME Eylül itibariyle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,02 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,41,
  • işçilik endeksi yüzde 0,97 oranında düştü.

Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 3,43 düşerken, işçilik endeksi  yüzde 24,63 oranında artış gösterdi.

Eylülde İnşaat Maliyet Endeksi verileri

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 0,73 düştü

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,73 düşerken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,53 oranında arttı.

Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,61,
  • işçilik endeksi yüzde 1,00 düştü.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 1,78 düşerken, işçilik endeksi yüzde 24,93 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 0,08 oranında düştü

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,08 oranında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,73 oranında düşmüş oldu. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,25 artarken,
  • işçilik endeksi yüzde 0,84 oranında düştü.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 8,44 düşerken, işçilik endeksi  yüzde 23,55 oranında artış gösterdi.

Editörün ‘Eylülde İnşaat Maliyet Endeksi’ Değerlendirmesi

TÜİK 2019 yılı Eylül ayı İnşaat Maliyet Endeksi verilerine bakıldığında, inşaat maliyeti artışının, yıllık bazda, yılbaşından beri yüzde 27,54’ten yüzde 4,02 oranına kadar düştüğünü görüyoruz.

Ağustos ayı başından beri TCMB Para Politikası Kurulu (PPK)’nun politika faizinde üstüste faiz indirimine gitmesi ile başta Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank olmak üzere tüm bankaların konut, araç ve ihtiyaç için kredi indirimi devam ediyor.

Yine Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; Türkiye genelinde 2019 yılı Ekim ayında satılan konut sayısı 142 bin 810 oldu.

Ancak satışlara baktığımızda;

  • İlk defa satılan konut sayısında yüzde 32,9 azalma olurken,
  • İkinci el konut satışları yüzde 29,2 oranında artmış.

Buradan yapabileceğimiz yorum, sıfır daire fiyatları inşaat maliyetleri yüzünden belli bir rakamın altına inemediği için alıcılar nezdinde hala yüksek kalıyor.

Vatandaş daha ziyade ihtiyaçtan veya yenileme amacıyla fiyatını uygun tuttuğu mevcut konutlarını el değiştirme cihetine gidiyor.

Yıllık enflasyona göre düşük seyretse de hala yüksek

tr.investing.com‘un yorumuna göre;

2018 yılı Ağustos ayında yaşanan kur şoku ve takibinde faizlerin de çok yüksek seviyelere çıkması ile inşaat maliyetleri de fazlaca yükseldi. 2018 Ağustos’ta İME bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 39,66 artmıştı. Endeksin bu yıl içindeki değişimi ise geçen yıla oranla oldukça makul seviyelerde olsa da yıllık değişime baktığımızda maliyetlerin hala yüksek olduğu görülüyor. Buna bağlı olarak da verimin, yani satışın aynı şekilde zayıf kaldığını görülüyor.

2019 yılı Ocak-Eylül arası Yapı Ruhsatlarında da ciddi düşüş var

TÜİK Ocak-Eylül 2019 arası Yapı İzin İstatistikleri verilerine göre, Belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatlarının 2019 yılının ilk dokuz ayında bir önceki yıla göre düşüş;

  • bina sayısı bazında yüzde 57,1,
  • yüzölçümü bazında yüzde 58,
  • değeri bazında yüzde 48,9,
  • daire sayısı bazında yüzde 63,8 olmuş.

Buradan çıkaracağımız sonuç, inşaat sektörü temsilcileri yeni inşaatlara başlamaktan ziyade ellerindeki mevcut projeleri bitirme veya tamamladıkları konutları satma yönünde hareket ediyorlar.

Sanırım bu durum, mevcut yapı stoğunun belli bir seviyeye kadar inip, arzın talebi karşılama oranının iyice düşmesine kadar devam edecek.

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30818

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

2019 Ekim ayında 142 bin 810 adet Konut satıldı!

TÜİK verilerine göre; Türkiye genelinde 2019 Ekim ayında 142 bin 810 adet konut satıldı. Konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,5 oranında azaldı.

2019 Ekim ayında 142 bin 810 adet konut satıldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; Türkiye genelinde 2019 Ekim ayında 142 bin 810 adet konut satıldı. Düşüş, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,5 olarak gerçekleşti.

2019 Eylül ayında konut satışları 146 bin 903 adet olarak gerçekleşmişti. Konut satışlarında, İstanbul 24.451 konut satışı ve yüzde 17,1 oran ile en yüksek payı aldı. İstanbul’u, 13.978 adet ve yüzde 9,8 ile Ankara, 9.012 adet ve yüzde 6,3 pay ile İzmir takip etti. 13 konut ile Hakkari, 24 konut ile Ardahan, 93 konut ile Bayburt, konut satış sayısının en düşük olduğu iller oldu.

2019 Ekim ayında 50.411 adet ipotekli konut satıldı.

Türkiye genelinde Ekim ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 525,1 oranında artmak suretiyle, 50.411 adet ipotekli konut satıldı. Böylelikle ipotekli satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 35,3 olarak gerçekleşti.

İllere göre ipotekli konut satışlarında; İstanbul 8.408 adet ve yüzde 16,7 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde en yüksek ipotekli satış payının olduğu il yüzde 54,3 ile Artvin oldu.

50.181 adet konut ilk defa satıldı

İlk defa satılan konut sayısı Türkiye genelinde yüzde 32,9 azalmak suretiyle 50.181 adet oldu. İlk defa satılan konutların toplam konut satışları içinde payı yüzde 35,1 oldu. İlk satışlarda İstanbul 8.988 konut satışı ile en yüksek paya sahip olurken, ardından 3.683 konut satışı ile Ankara ve 2.967 konut satışı ile İzmir geldi.

İkinci elde 92.629 adet konut el değiştirdi

İkinci el konut satışları Ekimde Türkiye genelinde yüzde 29,2 artış göstererek 92.629 adet olarak gerçekleşti. İkinci elde ilk sırayı 15.463 konut ile yine İstanbul alırken, Ankara 10.295 ve İzmir 6.045 konut ile İstanbul’u takip eden iller oldular.

Yabancılara 2019 Ekim ayında 4.272 konut satışı gerçekleşti

Yabancıya ev satışı Ekimde yüzde 31,9 oranında azalarak, 4.272 olarak gerçekleşti. İlk sırayı 2.043 konut satışı ile İstanbul alırken, Antalya 912 konut, Bursa 215 konut, Ankara 192 konut, ve Yalova 134 konut satışı gerçekleştirmiş oldu.

En çok Irak uyruklular konut satın aldı.

Türkiye genelinde 2019 yılı Ekim ayında Irak vatandaşlarına 597 konut satıldı. Irak’ı, 536 konut ile İran, 292 konut ile Rusya Federasyonu, 225 konut ile Almanya ve 185 konut ile Afganistan takip etti.

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK tarafından yayımlanan ‘2019 Ekim ayı Konut Satışları’ istatistiki verileri ışığında bir değerlendirme yapmak gerekirse;

Geçen yılın aynı dönemine göre Ekim ayı konut satışları yüzde 2,5 oranında azalırken, ipotekli satışlar yüzde 525,1 oranında artmak suretiyle, 50.411 adet olarak gerçekleşmiş. Yine Ekimde ikinci el konut satışları yüzde 29,2 artış göstererek 92.629 adet olmuş.

Ağustos ayı başından beri TCMB Para Politikası Kurulu (PPK)’nun politika faizinde üstüste faiz indirimine gitmesi ile başta Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank olmak üzere tüm bankaların konut, araç ve ihtiyaç için kredi indirimi devam ediyor.

Uzun zamandır alım için fırsat kollayan yerli vatandaş, özellikle ikinci el konutlardaki uygun fırsatları değelendirip, konut alıyor.

Uzmanlara göre konut satışlarındaki bu olumlu hava kısmen azalsa da yıl sonuna kadar devam edecek.

Kaynak;   http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30883

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

2019 yılı Ağustos ayı işsizlik oranı yüzde 14 oldu!

TÜİK İşgücü İstatistik verilerine göre; 2019 yılı Ağustos ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9 artarak yüzde 14 oldu.

2019 yılı Ağustos ayı işsizlik oranı yüzde 14

TÜİK’e göre 2019 yılı Ağustos ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9 artarak yüzde 14 oldu.

2019 yılı Ağustos döneminde Türkiye genelinde 15 yaş ve üstü grubundaki işsiz sayısı, 2018 yılının aynı dönemine göre 980 bin kişi arttı. Ağustos ayı işsizlik oranı 2,9 puanlık artış ile yüzde 14 seviyesinde gerçekleşirken, toplam işsiz sayısı 4 milyon 650 bin kişi oldu.

2019 yılı Ağustos ayında;

  • Tarım dışı işsizlik oranı 3,5 puanlık artış ile yüzde 16,7 olarak tahmin edildi.
  • Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 6,6 puanlık artış ile yüzde 27,4 oldu.
  • 15-64 yaş grubunda işsizlik oranı 2,9 puanlık artış ile yüzde 14,3 şeklinde gerçekleşti.  

Ağustosta İstihdam Oranı yüzde 46,3’e indi

2018 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda 2019 yılı Ağustos ayında istihdam edilenlerin sayısı 789 bin kişi azalmak suretiyle 28 milyon 529 bin kişiye indi. Böylelikle istihdam oranı yüzde 46,3 seviyesinde gerçekleşmiş oldu.

Çalışanların üçte biri kayıt dışı

2019 yılı Ağustos döneminde (herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan) kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 2,1 puan artarak yüzde 36,1 olarak gerçekleşti. 

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda artış, İşsizlikte ise düşüş var

Bir önceki yılın aynı dönemine göre mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 66 bin kişi artarak 28 milyon 68 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan artmak suretiyle yüzde 45,6 seviyesine yükselmiş oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 18 bin kişi azalarak 4 milyon 642 bin kişi olarak gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmış Ağustos ayı işsizlik oranı 0,1 puan azalarak yüzde 14,2‘ye geriledi.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı sektörel bazda;

  • tarım sektöründe 3 bin kişi azaldı,
  • inşaat sektöründe 24 bin kişi azaldı,
  • sanayi sektöründe 49 bin kişi azaldı,
  • hizmet sektöründe 141 bin kişi arttı.

Kaynak; http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30692  

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

TMSF; “Dumankaya ve Fi Yapı’da mağdur olan 8 bin kişi var!”

TMSF Başkanı Gülal; “Dumankaya ve Fi Yapı’da şu ana kadar oluşan 8 bine yakın kişinin mağduriyetlerini gidermeye çalışıyoruz.” dedi.

“Şirketler bizim milli şirketlerimiz, cezalandırılmaları sözkonusu değil.”

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal, TMSF olarak Dumankaya ve Fi Yapı’da şu ana kadar oluşan 8 bine yakın kişinin mağduriyetlerini gidermeye çalıştıklarını ifade etti.

Başkan Gülal, TMSF’nin çalışmaları ve hedeflerine ilişkin bulunduğu açıklamada, bünyelerindeki şirketlere, devraldıkları andan itibaren milli servet gözüyle baktıklarını ifade etti.

Devraldıkları şirketlerde bir gerileme öngörmediklerini ifade eden Gülal, bu şirketlerle katma değer üretmeye ve istihdam oluşturmaya devam ettiklerinin altını çizdi.

“Devraldığımız günden bugüne kadar TMSF tarafından yönetilen şirketlerde irtifa kaybı olmaması için çaba sarfettik.” diyen Gülal, şirket sahiplerinin hukuk karşısında hesap vermesi gerektiğini, ancak milli servet niteliğindeki bu şirketlerin cezalandırılmasının sözkonusu olmadığını vurguladı.

“Dumankaya ve Fi Yapı’da 8 bine yakın mağdur var”

Gülal yaptığı açıklamada; “Kayyum atanan Dumankaya şirketinde yaşanan mağduriyetlerin çözümü için çalışmalarımız devam etmektedir. Dumankaya, bizim özel olarak ilgilendiğimiz gruplardan bir tanesidir. İnşaat sektöründeki genel sıkıntı dolayısıyla proje planlanandan biraz daha yavaş ilerlemekte. Ciddi sayıdaki mağdurun mağduriyetlerinin önümüzdeki süreçte giderilmesi için çalışmalarımız sürüyor. Mozaik projesi Alman konsorsiyumu tarafından tamamlanmak suretiyle 400 kişi dairesini alma aşamasına geldi. Diğer taraftaki çalışmalar da devam etmekte.” dedi

Fi Yapı’daki mağduriyetin 2008’den itibaren oluştuğunu ifade eden Gülal, TMSF’nin devreye girmesi ile birlikte mülk sahipleri umutlandılar. Fi Yapı’daki mağduriyet kesinlikle devlet ya da TMSF kaynaklı değil. 5 bin küsür mağduru olan Fi Yapı’nın parası yok ancak aktifinde Dikili’de bir adası var. O adaya Almanlar tarafından turizm ve sağlık merkezi kurmak üzere proje hazırlanıyor. O proje para kazanmaya başlayınca, mağduriyetlerin büyük kısmı giderilecek.

 “Adnan Oktar’ın şirketlerinin çoğunun içi boş”

Başkan Gülal, Adnan Oktar ve grubuna yönelik soruşturmaya da değinerek, “Adnan Oktar’dan devralınan 86 şirketin birçoğunun içi boş. Sadece 6-7 şirket faal durumda.” şeklinde ifade etti.

8 bin kişinin mağduriyeti giderilecek başlıklı haber, trthaber.com internet sayfasında 26 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Ağustosta İnşaat Maliyet Endeksi artışı yıllık yüzde 10,79 oldu!

2019 yılı Ağustosta inşaat maliyet endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,79 oranında arttı. Önümüzdeki dönemde konut fiyatları artacak mı?

Ağustosta İnşaat Maliyet Endeksi yüzde 0,73 düştü

Sektörel bazda 2019 yılı Ağustosta inşaat maliyet endeksi, bir önceki ay olan Temmuza göre yüzde 0,73 oranında düştü. İME Ağustos itibariyle bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,79 oranında arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)‘nun açıklamasına göre, bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 1,61 düşerken,
  • işçilik endeksi yüzde 1,20 oranında artış gösterdi.

Bunun yanında bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 4,72, işçilik endeksi  yüzde 26,43 oranında artış gösterdi.

Ağustosta İnşaat Maliyet Endeksi yıllık bazda yüzde 10,79 arttı

Bina inşaatı maliyet endeksi aylık yüzde 0,25 düştü

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 0,25 düşerken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,86 oranında arttı.

Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 0,95 düşerken,
  • işçilik endeksi yüzde 1,23 arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 7,22, işçilik endeksi yüzde 26,73 oranında artış gösterdi.

Bina dışı yapılar için İnşaat maliyet endeksi aylık yüzde 2,30 oranında düştü

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 2,30 oranında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,26 oranında artmış oldu. Bir önceki aya göre;

  • malzeme endeksi yüzde 3,70 düşerken,
  • işçilik endeksi yüzde 1,10 oranında arttı.

Bunun yanında, bir önceki yılın aynı ayına göre; malzeme endeksi yüzde 2,774 düşerken, işçilik endeksi  yüzde 25,33 oranında artış gösterdi.

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK 2019 yılı Ağustosta İnşaat Maliyet Endeksi verilerine bakıldığında, inşaat maliyeti artışının, yıllık bazda, yılbaşından beri yüzde 27,54’ten yüzde 10,79 oranına kadar düştüğünü görüyoruz.

Merkez Bankası Eylül ayı ortasında politika faiz oranlarında 325 baz puan indirime gitmek suretiyle yıllık faizi yüzde 16,5’e indirdi.

Ağustos ayı başından itibaren Kamu Bankalarının konut kredisi aylık faiz oranlarında indirime gitmesini ve nihai olarak yüzde 0,99’a çekmesini takiben, özel bankalar da faiz indirimine gittiler.

Yine Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; Türkiye genelinde 2019 yılı Eylül ayında satılan konut sayısı 146 bin 903 oldu.

Konut fiyatları artacak mı?

Uzmanlara göre önümüzdeki günlerde merkez bankasından politika faiz oranında 100 baz puanlık daha indirime gitmesi bekleniyor. Bunun bankaların konut kredisi faiz oranlarına olumlu yansıması bekleniyor.

Sektörde, bu gelişmenin sıfır ve ikinci el konut satışlarını artıracağı ve yıllık konut stoğunun erimesine katkı sağlayacağı beklentisi hakim.

Yıllık konut stoğunun erimesine bağlı olarak, inşaat sektöründe maliyet artışı ile yıllık enflasyonun örtüştüğü oranda, yatırımcılar maliyetleri satış rakamlarına yansıtabilecekler.

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30817

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

2019 Eylül ayında 146 bin 903 Konut satıldı!

TÜİK verilerine göre; Türkiye genelinde 2019 Eylül ayında 146 bin 903 adet Konut satıldı. Konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 oranında arttı.

2019 Eylül ayında 146 bin 903 Konut satıldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; Türkiye genelinde 2019 Eylül ayında 146 bin 903 adet konut satıldı. Artış bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 olarak gerçekleşti.

2019 Ağustos ayı konut satışları 110.538 adet olarak gerçekleşmişti. Konut satışlarında, İstanbul 23.265 konut satışı ve yüzde 15,8 oran ile en yüksek payı aldı. İstanbul’u, 14.906 adet ve yüzde 10,1 ile Ankara, 8.830 adet ve yüzde 6 pay ile İzmir takip etti. 19 konut ile Hakkari ve Ardahan, 75 konut ile Şırnak, konut satış sayısının en düşük olduğu iller oldu.

2019 Eylül ayında 57.811 adet İpotekli konut satıldı.

Türkiye genelinde Eylül ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 410,2 oranında artmak suretiyle, 57.811 adet ipotekli konut satıldı. Böylelikle ipotekli satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 39,4 olarak gerçekleşti.

İllere göre ipotekli konut satışlarında; İstanbul 8.719 adet ve yüzde 15,1 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde en yüksek ipotekli satış payının olduğu il yüzde 60,1 ile Artvin oldu.

51.393 adet konut ilk defa satıldı

İlk defa satılan konut sayısı Türkiye genelinde yüzde 14,7 azalmak suretiyle 51.393 adet oldu. İlk defa satılan konutların toplam konut satışları içinde payı yüzde 35 oldu. İlk satışlarda İstanbul 8.347 konut satışı ile en yüksek paya sahip olurken, ardından 3.921 konut satışı ile Ankara ve 2.887 konut satışı ile İzmir geldi.

İkinci elde 95.510 adet Konut el değiştirdi

İkinci el konut satışları Eylülde Türkiye genelinde yüzde 42,3 artış göstererek 95.510 adet olarak gerçekleşti. İkinci elde ilk sırayı 14.918 konut ile yine İstanbul alırken, Ankara 10.985 ve İzmir 5.943 konut ile İstanbul’u takip eden iller oldular.

Yabancılara 2019 Eylül ayında 4.177 konut satışı gerçekleşti

Yabancıya ev satışı Eylülde 25,6 oranında azalarak, 4.177 olarak gerçekleşti. İlk sırayı 1.924 konut satışı ile İstanbul alırken, Antalya 744 konut, Ankara 239 konut, Bursa 213 ve Yalova 141 konut satışı gerçekleştirmiş oldu.

En çok Irak uyruklular konut satın aldı.

Türkiye genelinde 2019 yılı Eylül ayında Irak vatandaşlarına 781 konut satıldı. Irak’ı, 489 konut ile İran, 248 konut ile Rusya Federasyonu, 214 konut ile Suudi Arabistan, ve 191 konut ile Kuveyt takip etti.

Editörün Değerlendirmesi

TÜİK tarafından yayımlanan ‘2019 Eylül ayı Konut Satışları’ istatistiki verileri ışığında bir değerlendirme yapmak gerekirse;

Geçen yılın aynı dönemine göre Eylül konut satışları yüzde 15,4 oranında artış göstermiş.

Bu artışta en büyük payı yüzde 42,3 artış göstererek 95.510 adet gerçekleşen ikinci el konut satışları alırken, yüzde 410,2 artış ile 57.811 adet gerçekleşen ipotekli konut satışları da etkili oldu.

Ağustos ayı başında Ziraat Bankası, VakıfBank ve Halkbank gibi kamu bankalarının konut kredisi faizlerini yüzde 0,99’a çekmesini takiben özel bankalar da konut kredisi faiz oranında indirime gitti. Uzun zamandır konut almak için fırsat kollayan vatandaşlar bu faiz indirimine son derece olumlu tepki gösterdi. Bu olumlu tepki Ağustos ve Eylül ayları konut satışlarına yansıdı ve Konut Piyasası hareketlendi.

Uzmanlara göre konut satışlarındaki bu olumlu hava yıl sonuna kadar devam edecek.

Kaynak;   http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30882

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı yüzde 13,9 oldu!

Türkiye İstatistik Kurumu Temmuz ayı İşgücü İstatistik verilerine göre 2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artarak yüzde 13,9 oldu.

2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı yüzde 13,9

TÜİK’e göre 2019 yılı Temmuz ayı işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 artarak yüzde 13,9 oldu.

2019 yılı Temmuz döneminde Türkiye genelinde 15 yaş ve üstü grubundaki işsiz sayısı, 2018 yılının aynı dönemine göre 1 milyon 65 bin kişi arttı. Temmuz ayı işsizlik oranı 3,1 puanlık artış ile yüzde 13,9 seviyesinde gerçekleşirken, toplam işsiz sayısı 4 milyon 596 bin kişi oldu.

2019 yılı Temmuz ayında;

  • Tarım dışı işsizlik oranı 3,6 puanlık artış ile yüzde 16,5 olarak tahmin edildi.
  • Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 7,2 puanlık artış ile yüzde 27,1 oldu.
  • 15-64 yaş grubunda işsizlik oranı 3,2 puanlık artış ile yüzde 14,2 şeklinde gerçekleşti.  

Temmuzda İstihdam Oranı yüzde 46,4 oldu

2018 yılının aynı dönemi ile kıyasladığımızda 2019 yılı Temmuz ayında istihdam edilenlerin sayısı 748 bin kişi azalmak suretiyle 28 milyon 517 bin kişiye indi. Böylelikle istihdam oranı yüzde 46,4 seviyesinde gerçekleşmiş oldu.

Çalışanların üçte biri kayıt dışı

2019 yılı Temmuz döneminde kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,7 puan artarak yüzde 36 olarak gerçekleşti. 

Mevsim Etkilerinden Arındırılmış İstihdamda düşüş, İşsizlikte ise artış var

Bir önceki yılın aynı dönemine göre mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam 2 bin kişi artarak 27 milyon 993 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan azalmak suretiyle yüzde 45,5 seviyesine inmiş oldu.

Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 129 bin kişi artarak 4 milyon 677 bin kişi olarak gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmış Temmuz ayı işsizlik oranı 0,3 puan artarak yüzde 14,3‘ e yükseldi.

Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı sektörel bazda;

  • tarım sektöründe 67 bin kişi arttı,
  • inşaat sektöründe 16 bin kişi azaldı,
  • sanayi sektöründe 34 bin kişi azaldı,
  • hizmet sektöründe 15 bin kişi azaldı.

Kaynak;  http://tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=30687

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İnşaatı biz yaptık, parayı Almanya kazandı!

Son dönemde yaşanan döviz kuru artışına, kredi ve mevduattaki faiz artışına ve ekonomide yaşanan tıkanmaya gerekçe olarak, 16 yıldır inşaatı ön planda tutmamız gösteriliyor.

Bu dönemdeki ekonomik canlılığın, borçlanma ile konut ağırlıklı inşaatı ön planda tutarak sağlandığını hepimiz gördük ve ekonomiyi ayakta tuttuğu için de pek sesimizi çıkartmadık. Hep, “inşaat sektörü 150-200 yan ve alt sektörü besliyor, dolayısıyla doğru yoldayız” şeklinde düşündük.

Bu düşüncenin arkasında;

  • milli ekonomimizi harekete geçiren,
  • inşaatın lokomotifi olduğu 150-200 sektöre iş, aş sağlayan

bir strateji uyguladığımız düşüncesi var. Meseleye; inşaat canlı olduğu sürece, bağlı olan 150-200 sektörde de üretim, istihdam devam edecek, sonuçta Türkiye kazanacak olarak baktık.

Peki durum gerçekten öyle mi?

Konuya biraz daha yakından, detaylı ve dikkatlice bakmaya çalışalım. Bulduğumuz her yere, borçlanmak suretiyle, konut, işyeri, AVM inşaatı yaparken, harcadığımız paralar gerçekten de Türkiye’de inşaata bağlı üretim yapan diğer sektörlere mi gidiyor? Eğer böyleyse gerçekten, çektiğimiz çileye, ödediğimiz faize değer.

Ama durum eğer sandığımız gibi değilse, parayı betona toprağa yatırmanın ötesinde daha büyük bir yanlışın da içindeyiz demektir. İnşaat sektörünü yakından ele aldığımızda şöyle bir resimle karşı karşıya kalıyoruz;

  • Hafriyat çalışmalarında kullanılan iş makinaları ya Amerikan Caterpillar, ya Japon Komatsu veya İngiliz JCB marka,
  • Hafriyattan çıkan taşı, toprağı taşıyan kamyonlar Alman MAN veya Mercedes marka,
  • Hazır betonu inşaata getiren kamyonların üzerindeki beton mikserleri Alman, bu mikserleri taşıyan kamyonlar Alman Mercedes veya MAN marka, hazır betonu beton mikserinden inşaata aktaran kamyon üzerindeki beton pompası Alman Putzmeister
  • İşçilerin kullandığı el aletleri ya Alman Bosch, ya Japon Makita veya Hitachi marka,
  • Binalara kurulan asansörler Amerikan Otis, Finlandiyalı Kone, İsviçreli Schindler veya Alman Thyssenkrupp,
  • Kombiler Alman Vaillant, Buderus veya Bosch, merkezi ısıtma sistemlerinin nerdeyse tamamı Alman Buderus,
  • Merkezi klima sistemleri Japon Mitsubishi, Toshiba, Panasonic, Daikin yada Koreli LG veya Samsung,
  • Kaliteli duvar kağıtları Alman veya İtalyan markalar,
  • Kaliteli lamine veya laminant parkeler Alman markalar,
  • Mutfak evyesi Alman Teka veya İsviçreli Franke,
  • Yapı kimyasallarının hemen hemen tamamı Alman Sista, Henkel
  • Elektrik sigortaları Alman Siemens,
  • Kapı menteşeleri, kapı kolları, çekmece rayları ve bilimum mobilya aksesuarları Alman Hafele,
  • Pencere ve kapı sistemlerinin tamamı Alman markalar,
  • Elektrik priz ve düğmeleri Japon ViKo ( Yerli bir marka idi. Japonlar satın aldı).

Peki inşaat sektöründe hiç mi Türk ürünü yok?

Var elbette, ancak orta gelir tuzağı sebebiyle Türk tüketicisinin yüksek beklentisine cevap veremiyor. Bu durum da inşaatlarda kullanılan ithal malzemelerin oranının her geçen gün yükselmesine sebep olmakta. İnşaatı devam eden konut projelerine dönüp baktığımızda, kullanınal herşeyin ithal olduğunu kolayca görebiliriz.

İnsanlar farkında olmadan “Orta gelir tuzağı” içine düşmüş, gelirleri yerinde sayarken, harcamaları sınır tanımaz hale gelmiş. Vatandaş olarak memlekette üretileni beğenmezsen, herşey ithal olmaya başlar. Sonuç ise cari açık ve şu anda yaşadığımıza benzer ekonomik facia olur.

Örnek olarak bir konut inşaatı projesini ele alalım;

1.000.000 lira satış bedelli bir konutun müteahhide, finansman gideri hariç, maliyetinin 800.000 TL olduğunu var sayalım. Bu maliyetin yarısının da arsa olduğunu düşünelim. Dolayısıyla 1.000.000 TL satış bedeli olan dairenin imalat maliyeti 400.000 TL olarak kabul edilebilir.

Bu 400.000 liranın yaklaşık olarak 100.000 – 150.0000 lirası, projede Alman markaları kullanılması sebebiyle sadece Almanya’ya gitmektedir. İnşaatı biz yapıyoruz, parayı Alman fabrikaları kazanıyor.

“İnşaat sektörü açısından Türkiye bir montaj ülkesi”

İnşaat sektörüne yakından baktığımızda gördüğümüz şey, Türkiye’nin bir montaj ülkesi olduğudur. Aslında biz yalnızca, diğer ülkelerin ürettiği makinalar ve malzemeler ile, taşı, toprağı ve inşaat işçiliği bizden olmak üzere bina montajı yapıyoruz. Böylece her yaptığımız inşaat ile, sandığımızın aksine, cari açığın biraz daha artmasına sebep oluyoruz.

İthalat yapan ülke profilinden, inşaat yapan ülkelere ihracat yapan bir ülke profiline geçmemiz gerekiyor.

Bu konudaki çözüm; Almanya ve diğer ülkelerden ithal edilen inşaat malzemesi, makinası, ekipmanı fabrikaları kurma görevinin, devlet eliyle, Türkiye’deki ilk 50 inşaat firmasına verilmesidir. Üretimlerinin en az yüzde 70’ni ihraç etme zorunluluğu da koymalıyız. Böylelikle inşaat yapmak için ithalat yapan ülkeden, Almanya gibi inşaat yapan ülkelere ihracat yapan bir ülke profiline geçmemiz sağlanmalıdır.

Ülkemiz inşaat sektörünün içinde bulunması sebebiyle, inşaat malzemelerini üretip dünyaya satabilme konusunda yeterli bilgi ve birikime sahiptir.

Geçmişte tekstilde kaçırdığımız bu fırsat, şu anda inşaat sektöründe önümüzde duruyor.

İnşaat sektöründeki bu yapısal değişimi gerçekleştirebilirsek;

  • ithalatın azalması,
  • ihracatın artması,
  • ve asıl önemlisi inşaat sektöründe asıl paranın kazanıldığı, katma değeri yüksek malzeme, makine üretimi ile
  • hem cari açığın azalması,
  • hem de kişi başına milli gelirimizin artması sağlanacaktır.

Böylece inşaat sektörünün hedef kitlesi yalnızca yurtiçi projeleri olmayacak, ülkemiz pazarının belki de 100 katı büyüklükteki dünya pazarı olacaktır. İnşaat sektörünü biraz zorlayacak olan bu yapısal değişime firmaların bireysel olarak karar vermesi mümkün değildir. Benzer durum tekstil sektöründe de yaşandı. Başarıya ulaşmadaki temel şart, konunun devlet stratejisi olarak karara bağlanması ve özel sektörün uyumunun sağlanmasıdır. Bu anlamda fasonculuktan makine, ekipman ve teknoloji üretmeye geçişi başaran Çin, bu konudaki devlet stratejisini açıkça ilan etmekte ve uygulamaktadır.

1978 yılının sonunda düzenlenen Çin Komünist Partisi 11. Kongresinde bugün gördüğümüz dünyanın üretim üssü olan Çin’in yol haritası belirlenip, 1979 yılından itibaren Deng Xiaoping’in ortaya koyduğu reform ve dışa açılma politikasını uygulamaya başlamıştır. 1978 yılında Çin Komünist Partisinin aldığı değişim ve dönüşüm kararının uygulanabilirliğine çok fazla kişi inanmamıştı. Fakat muazzam dönüşümü gerçekleştiren devin” fason üretim modelinden, hammaddeye dayanmayan nitelikli ve teknolojik temelli üretim modeline geçiş” hedefine başarı ile ulaşacağında bugün herkes hemfikir.

Çin Komünist Partisi Ekim 2017’de yapılan 19’uncu kongresinde, son 30 yıla damgasını vuran fason üretim modelinden, “hammaddeye dayanmayan nitelikli ve teknolojik temelli üretim” modeline geçişin yol haritasını belirledi ve uygulamaya geçti.

Yukarıda bahsettiğimiz çözüm yolunun hayata geçirilmesi imkansız değildir. Bu sayede, önce inşaat sektörü, devamında da tüm ekonomimiz için krizden çıkış ve bir daha cari açık, döviz problemi yaşamama imkanı doğacaktır.

Zordur, ancak imkansız değildir

Önerdiğimiz yol zor ve meşakkatli olabilir; ancak ülkemizin başka çaresi yoktur. Örnek olarak Türk asansör sektörünü verebiliriz.

İnşaat sektörünün tedarikçi bir kolu olan Asansör üretimi, tam da yukarıda çözüm olarak sunduğumuz yapıda gelişmektedir. İthal edilen asansörlerin montaj ve bakımını yaparak başlayan sektörün emektarları, ellerinden tutan hiç kimse olmamasına rağmen, ithal edilen tüm ürünlerin yerli üretimini başarmış durumdadır.

Made in Türkiye

Ülke içinde yapılan yeni konut, işyeri ve AVM’lerde dünya devi firmalarla rekabet etmenin yanında, Türk asansör sektörü dünyanın 100 ülkesine asansör ve asansör parçaları ihraç etmektedir. Rusya, Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Afrika Ülkeleri ile Balkan ülkelerinde “Made in Türkiye” damgalı asansörler çalışmaktadır.

İnşaat sektörüne bağlı ve malzeme tedarik eden 150- 200 civarındaki sektörün ve yüzlerce firmanın Türk asansör sektöründen öğreneceği çok şey var.

Bunların en başında; tüm dünya pazarını hedef almak gelir. Yalnızca yurtiçi piyasaya satış yapma kolaycılığına kapılmayıp, her türlü zorluğa rağmen, dünyanın dört bir tarafına ihracat yapma azmi de bir diğeri.

Biz İnşaat Yaptık Almanya Para Kazandı başlıklı haber, www.monerymm.com internet sayfasında 09 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.