Yap İşlet Devret Modeli (YİD) nedir?

Yap İşlet Devret Modeli, Müteahhit firmanın bir kamu projesini hayata geçirmesi, belli bir süre işletmek suretiyle bedelini tahsil etmesi ve daha sonra bu ürünü devlete devretmesi yöntemidir. 

Yap İşlet Devret (YİD) Modeli nedir?

Yap İşlet Devret Modeli (YİD) nedir?

Yap İşlet Devret Modeli, Kamu Projesini Müteahhit firmanın

  • kendi finansal imkanları ile hayata geçirmesi,
  • elde edeceği kar dahil olmak üzere yatırım bedelini projenin işletme süresi içerisinde ürettiği mal veya hizmetin idare veya hizmetten yararlananlara satmak suretiyle tahsili,
  • sürenin sonunda işletmekte olduğu tesisleri bakımı yapılmış, eksiksiz ve işler durumda ilgili kamu kuruluşuna devretmesidir.

13/6/1994 tarih ve 21959 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan 3996 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinin (a) bendi ile bu kanunun uygulama usul ve esaslarının belirlendiği 5907 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3’üncü maddesinin (b) bendinde de, Yap İşlet Devret modeli (İngilizce: Build Operate Transfer (BOT) şu şekilde tarif edilir; “İleri teknoloji veya yüksek maddi kaynak ihtiyacı duyulan projelerin gerçekleştirilmesinde kullanılmak üzere geliştirilen özel bir finansman modeli olup, elde edilecek kar dâhil yatırım bedelinin şirkete, şirketin işletme süresi içerisinde ürettiği mal veya hizmetin idare veya hizmetten yararlananlarca satın alınması suretiyle ödenmesidir.”

Sanayi ve Tekmoloji Bakanlığı Fırat Kalkınma Ajansı (FKA) tarafından hazırlanan “YAP İŞLET DEVRET MODELİNDE UYGULANAN USUL VE ESASLARIN KALKINMA AJANSLARI AÇISINDAN ANALİZİ” raporunda YİD modelinin amacını şu şekilde ifade eder; “1984’ten önce batı ülkelerinde uzun süreden beri ve fakat sınırlı şekilde uygulanan YİD modelinin Türkiye ve benzeri ülkelerde uygulanmaya başlanmasının önemli bir nedenini, kamunun finansman sıkıntısı yanında, devlet kontrolünde bulunan alanlarda yatırım yapmak isteyen girişimcilere belirli imtiyazların tanınması gerekliliği düşüncesi oluşturmuştur.”

4 Ağustos 2019 Pazar günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı gerçekleştirilen İstanbul İzmir Otoyolu Projesi ile birlikte köprü ve otoyol ücretleri tekrar gündeme geldi.

Yap İşlet Devret Modeli (YİD)’de Geri Dönüş (Amortisman) hesabı nasıl yapılıyor?

Yap İşlet Devret modeli ile hayata geçirilmiş bir otoyol veya köprü projesinde şöyle bir geri dönüş (amortisman) hesabı yapılıyor;

  • Fizibilite çalışmaları eşliğinde ortalama aylık araç geçiş sayısı belirleniyor.  
  • Bu araç sayısı 12 ay ile çarpılmak suretiyle öngörülen yıllık araç geçiş sayısı elde ediliyor. 
  • Bu projenin müteahhit firmayı ne kadar sürede amorti edeceği yani işletme süresi belirleniyor. Bu süre boyunca müteahhit firma projeyi işletiyor, işletme gelirleri kendisinin oluyor. 
  • Karı dahil Proje Tutarı bu araç sayısı ve yıla bölünmek suretiyle araç başı geçiş ücreti belirleniyor.
  • Eğer devlet araç geçiş garantisi vermişse, geçen araç sayısı ile planlanan arasındaki eksik miktar devlet tarafından müteahhide hazineden ödenir.

Araç Başı Geçiş Ücreti nasıl belirlenir?

Bir otoyol veya köprü projesi üzerinden örnek verecek olursak;

Proje Tutarı : 100 milyon Türk Lirası

Yıllık araç geçiş sayısı : 50 bin araç

Geri Dönüş Süresi : 20 yıl

Basit bir hesapla Araç Başı Geçiş Ücreti;

100.000.000 / (20×50.000) = 100 TL olur. 

Yıllık planlanan hasılat; 50.000 x 100 = 5 milyon liraya tekabül eder. 

Genelde bu rakam döviz (Amerikan Doları) üzerinden hesaplanır ve belirli dönemlerde kur üzerinden Türk Lirasına döner. 

Araç Geçiş Garantisi nedir?

Diyelim ki o yıl 30 bin araç geçti ve dolayısı ile 3 milyon lira gelir elde edildi. O zaman aradaki fark olan 2 milyon lirayı devlet, müteahhit firmaya hazineden öder. 

Araç Geçiş Garantisi dediğimiz budur. Ve bu sözleşme ile belirlenir ve uluslararası düzeyde tarafları bağlayıcı niteliktedir.

Yap İşlet Devret modeli ile hayata geçirilen kamu projelerinde;

  • Havalimanı için yolcu garantisi,
  • Hastane için hasta garantisi,
  • Otoyol ve Köprü için araç geçiş garantisi

şeklinde bu esas maliyet-gelir hesabı üzerinden hareket edilir.

Dolayısı ile Yap İşlet Devret Modeli (YİD) kamu projelerinde maliyet hesabı büyük önem arzeder. 

Not; Kamuoyunu bilgilendirme amaçlı hazırladığım bu makale ile ilgili görüş ve önerileriniz için lütfen benimle irtibata geçiniz.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Kamu Müteahhidi, Kamu Kurumu’na İcra Takibi Başlatabilir!

Kamu Müteahhidi, Konkordato kapsamında Kamu Kurumu’na icra takibi başlatabilir. Devletten alacaklı olduğundan dolayı nakit sıkıntısına düşen bazı Kamu Müteahhitleri, konkordato ilan ediyor.

Kamu Müteahhidi

Sözcü gazetesinin yaptığı habere göre, Kamu Müteahhidi tarafından mahkemede açılan konkordato ilan davası kapsamında, mahkemenin müteahhit firmaya atadığı komiser, firmanın alacaklarını alamadığı Kamu Kurumu’na icra takibi başlatabilir. Veya devletin (Kamu Hizmetleri dışındaki) iktisadi teşekküllerindeki mallara haciz işlemi uygulayabilir.

Kimi firma alacaklarını alamadığından kimisi de borçlarını ödeyemediğinden dolayı, Türkiye’nin hemen hemen her yerinden artık konkordato haberleri geliyor. Son dönemde Konkordato ilan eden firmalar arasına devletle iş yapan şirketler de katıldı. Bu Devlet Müteahhidi şirketlere konkordato sürecinde atanan komiserler, firmanın finansal tablosunu düzenlerken alacakları da arıyor ve ödeme gününü teyit ediyor. Devletten gününde alacağını alamayan Kamu Müteahhidi, konkordato sürecinde Kamu Kurumlarına icra takibi başlatabilir.

Konkordato Komiseri, Yasal Yolla İcra Takibi Başlatabilir

Avukat Cenk Söbe, Devletin özel bir şirketle yaptığı protokol ile yükümlendiği borçlarını yerine getirmek zorunda olduğunu belirterek, Kamu Kurumu’nun da şirketlerle yaptığı anlaşmalara göre ödemelerini gününde yapmak zorunda olduğunu ifade etti. Söbe;

“Her ne kadar kamu otoritesini temsil etse de, ticari güvenlik ve devlete güven gereği devlet özel bir şirket gibi yaptığı sözleşmeler ile bağlıdır ve borcunu ödemek zorundadır. Bu durumda, Kamu ile özel şirket arasındaki sözleşme şartları sağladığı müddetçe, alacağını alamayan özel teşebbüs, alacağını yasal yollar ile tahsilata girişebilir. Kamu Müteahhidi ilgili Kamu Kurumu’na icra takibi başlatabilir.” dedi.

Devlete Haciz İşlemi Başlatabilir

Avukat Söbe, Devletin kamu hizmeti dışında başka amaçlarla kullanılan malları hakkında haciz işlemi başlatabileceğini söyledi. Söbe yaptığı açıklamada; “Bu durumda İcra İflas Kanunu’nun 82.maddesi “Devlet Malları” tabirini kullanarak bunların haczedilemeyeceğini belirtmiştir. Burada bahsi geçen devlet malları, kamu yararına tahsis edilmiş mallar olup, kamu geliri niteliğindeki nakit ve alacaklara haciz işlemi yapılamaz. Bu mallar bütçe yasasına tabidir ve haczedilemez. Ancak devlete bağlı döner sermayeli işletmelerin malları ve devletin kamu hizmeti dışında başka amaçlarla kullanılan malları hakkında haciz işlemi yapılabilir.

Örneğin ticari amaçlı sosyal tesisler, döner sermayeli hastaneler, market, restoran gibi işletmeler. Alacaklı olduğunu iddia eden taraf, bu tür işletmeler idareye bağlı olsa dahi haciz işlemi yapabilir.” dedi.

Konkordato Komiseri Alacak Kalemi olarak not eder

Bu işlemi konkordato komiserinin gerçekleştirebileceğini belirten Söbe, “Konkordato komiseri, ortada bir alacak varsa, devlet ya da özel farketmeksizin aynı işleme tabi tutar. Yasal işlemlerin başlatılması için gerekli şartlar oluşmuş ise, komiser bunu alacak kalemi olarak not alıp gerekli işlemleri başlatabilir.

Geçtiğimiz günlerde, büyük oranda Devlet Su İşleri’ne (DSİ) bağlı çok sayıda projede yer alan Özler Grup da konkordato ilan etmişti. Firmanın genel müdürü konkordato ilan etmelerinin nedenini, DSİ’den hakedişlerini alamamalarına bağlamıştı. DSİ yetkilileri ise 2018 başından bu yana ödemeler de aksamalar olduğunu ödemelerin birkaç güne düzeleceğini ifade etmişti.

Kaynak; https://www.sozcu.com.tr/2018/ekonomi/konkordato-sayilari-artti-firmalar-devlete-icra-takibi-baslatabilir-2699046/