30923 sayılı Resmi Gazete’de 6306 sayılı Kanun değişti!

19 Ekim tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazete değişikliği ile, 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde değişikliğe gidildi. Tek taraflı fesih hakkı ve teminat zorunluluğu geldi.

19 Ekim tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”un Uygulama Yönetmeliğinde değişikliğe gidildi.

30923 sayılı yönetmelik ile ne değişti, ne ilave edildi?

Halk arasında Kentsel Dönüşüm Kanunu olarak bilinen 6306 sayılı Kanunun uygulama yönetmeliğindeki değişiklik ve ilaveler;

  • Yönetmeliğin 14. maddesi gereği projelerin yapım işinde; bir üst belge grubunda olan müteahhitler görev alabilir.
  • Yönetmeliğin 5. maddesi gereği geçici grup yetki belgesi numarası verilenler, kanun kapsamında kendilerine ait yapıları da yapabilirler.
  • Riskli yapı bulunan parsellerde yapım işini üstlenen yapı müteahhidi İdareye, yapı ruhsatı alınmadan önce yapı yaklaşık maliyet bedelinin yüzde 10’u kadar teminat verecek.
  • Gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri çerçevesindeki uygulamalarda, yapım işini üstlenen müteahhitlerin payına düşen bağımsız birimlerin satışı, inşaatın ilerleme seviyesine göre ve İdarenin iznine istinaden yapılabilecek.
  • Hak sahipleri ile müteahhit arasında imzalanmış olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine fesih hakkı getirildi. Tek taraflı Sözleşme Feshi şartları için lütfen; 11. maddeyi inceleyiniz.
  • Müdürlük veya İdare, üçte iki çoğunlukla anlaşan maliklere veya üçte iki çoğunluğa sahip maliklerin anlaştıkları yükleniciye elden veya maliklerin adreslerine taahhütlü posta yoluyla tebliğ etme koşuluyla arsa payı satışı yapabilir. Arsa payı satılacak maliklere tebligat yapılamamış olması veya bu maliklerin satışa izleyici olarak katılmaması satışın geçerliliğine etki etmez ve gıyaplarında yapılan satış işlemi geçerli olur.

19 Ekim tarih ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği metninin tamamı;

MADDE 1

15/12/2012 tarihli ve 28498 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 13 üncü maddesinin yedinci fıkrası, dokuzuncu fıkrasının (b) bendi ve onuncu fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “

(7) Uygulama alanında yürütülecek projelerin yapım işinde, 2/3/2019 tarihli ve 30702 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde sayılan yetki belgesi gruplarına göre bir üst belge grubunda olan müteahhitler görev alabilir. Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesi uyarınca geçici grup yetki belgesi numarası verilenler Kanun kapsamında da kendilerine ait yapıları yapabilirler.”

“b) Riskli yapının/yapıların bulunduğu parsellerde gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunuluyor ise, yapım işini üstlenen yapı müteahhidince yapı ruhsatı alınmadan önce yapı yaklaşık maliyet bedelinin % 10’u kadar teminatın İdareye verilmesi mecburidir.”

“(10) Uygulama alanında ilgili kurum tarafından değil de gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması durumunda, hak sahipleri ile müteahhit arasında imzalanmış olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerine göre yapım işini üstlenen müteahhitlerin payına düşen bağımsız birimlerin satışı, inşaatın ilerleme seviyesine göre ve İdarenin iznine istinaden yapılabilir.

Müteahhit, kendi payına düşen bağımsız birimlerin satışına izin verilmesi için İdareye müracaat eder. İdare, yerinde tespit yaparak veya yapı denetimi sisteminden kontrol ederek inşaatın tamamlanma oranını belirler ve bu oranın % 10’u altındaki oranda müteahhit payına düşen bağımsız birimlerin satışının yapılabileceğini ilgili tapu müdürlüğüne bildirir. İdare yazısı olmadan müteahhite ait bağımsız birimlerin satışı yapılamaz. Yeni yapıya ilişkin kat irtifakı kurulmuş ise müteahhit payına düşen bağımsız birimlere isabet eden arsa payı üzerinden, kat irtifakı kurulmamış ve paylı mülkiyet söz konusu ise müteahhit payı üzerinden oranlama yapılarak satış yapılır.

Müteahhit payına düşen bağımsız birimlerin, inşaatın tamamlanma oranında veya bu oranın üstündeki bir oranda satışı için bütün maliklerin muvafakati gerekir. İdareden inşaatın tamamlandığına dair yazı alınması veya yapı kullanma izin belgesi sunulması durumunda müteahhit payına düşen bağımsız birimlerin tamamının satışı yapılabilir.”

“(11) Uygulama alanında hak sahipleri ile müteahhit arasında imzalanmış olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi, hak sahiplerince aşağıda belirtilen şartlar dâhilinde talep edilebilir.

a) Fesih hakkının kullanılabilmesi için;

1) Bütün maliklerle anlaşma sağlanmasından veya hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar alınıp bu karara katılmayanların hisselerinin satışından sonra müteahhitten kaynaklanan sebeplerle bir yıl içinde yeni yapının yapım işine başlanılmamış olması gerekir. Sözleşmelerin bu gerekçe ile fesih edilebilmesi için, sözleşme hükümlerine göre yapım işinin başlanılmasından önce hak sahiplerince yerine getirilmesi gereken edimler var ise bunların yerine getirilmiş olması, yapım işine başlanılmasına engel teşkil edecek bir yargı kararı, idare kararı, idare uygulaması veya benzeri geçerli bir gerekçe olmaması ve yapım işine müteahhitten kaynaklanan sebeplerle başlanılmamış olması gerekir.

2) Yapım işinin belirli bir seviyede durdurulmuş ve en az altı aydır projenin bitirilmesini gerektirecek seviyede ekip ve ekipmanla inşai faaliyete devam edilmiyor olması gerekir. Sözleşmelerin bu gerekçe ile feshedilebilmesi için, yapım işinin durdurulduğunun ve en az altı aydır projenin bitirilmesini gerektirecek seviyede ekip ve ekipmanla devam edilmediğinin, ilgili idarenin tespit, tutanak ve kayıtları, yapı denetimi sistemindeki kayıtlar, fotoğraflar, uydu görüntüleri vb. bilgi ve belgeler ile ortaya konulması gerekir.

b) Yapım işine başlanılmayan bir yıllık sürenin başlangıcı, bütün maliklerle anlaşma sağlanan hallerde en son anlaşma sağlanan malik ile imzalanan sözleşmenin tarihinin, riskli yapılarda riskli yapı tespitinin kesinleşmesinden, riskli ve rezerv yapı alanlarında ise alan belirleme işleminden önce mi yoksa sonra mı olduğuna bakılarak belirlenir. En son anlaşma sağlanan malik ile imzalanan sözleşmenin tarihi, riskli yapı tespitinin kesinleşmesinden/riskli ve rezerv yapı alanı belirleme işleminden önceki bir tarih ise bir yıllık sürenin başlangıcında riskli yapı tespitinin kesinleştiği/riskli ve rezerv yapı alanının belirlendiği tarih esas alınır.

En son anlaşma sağlanan malik ile imzalanan sözleşmenin tarihi riskli yapı tespitinin kesinleşmesinden/riskli ve rezerv yapı alanı belirleme işleminden sonraki bir tarih ise, en son anlaşma sağlanan malik ile imzalanan sözleşme tarihi esas alınarak hesaplama yapılır. Hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar alınan hallerde ise bir yıllık sürenin başlangıcı, en az üçte iki çoğunluk ile alınan karara katılmayanların hisselerinin satışından sonra tapuda yeni malik adına devir işleminin yapıldığı tarih esas alınarak hesap edilir.

c) (a) bendinde belirtilen durumlardan birinin gerçekleşmesi halinde, sözleşmelerin feshi için hisseleri oranında maliklerin en az üçte iki çoğunluğu ile karar alınması gerekir. Fesih kararı alınması herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Fesih iradesi, fesih konusunda maliklerin en az üçte iki çoğunlukla anlaştıklarına dair anlaşan maliklerce imzalı karar tutanağı, maliklerin en az üçte iki çoğunluğu tarafından verilen fesih talebine ilişkin dilekçe, maliklerin en az üçte iki çoğunluğunun başka bir müteahhitle anlaştıklarına dair sözleşme veya vekaletname örnekleri gibi sair belgeler ile ispatlanabilir.

ç) Fesih müracaatı, alınan fesih kararı ve fesih gerekçesine göre, yeni yapının yapım işine başlanılmamış olmasının müteahhitten kaynaklandığına ilişkin bilgi ve belgeler veya en az altı aydır projenin bitirilmesini gerektirecek seviyede ekip ve ekipmanla inşai faaliyete devam edilmediğine dair bilgi ve belgeler ile birlikte yazılı olarak Müdürlüğe veya Bakanlıkça yetki devri yapılması durumunda İdareye yapılır. Müdürlük veya İdare, fesih müracaatını görevlendireceği eleman/elemanlar veya teşkil edeceği bir komisyon marifetiyle inceler.

d) Fesih müracaatı üzerine, öncelikle müracaatın yukarıda (a), (b) ve (c) bendlerinde belirtilen hususlara uygun olarak yapılıp yapılmadığı incelenir. Müracaat bu bendlere uygun olarak yapılmış ise, fesih gerekçesine göre, yeni yapının yapım işine başlanılmamasının/yapım işine projenin bitirilmesini gerektirecek seviyedeki ekip ve ekipmanla devam edilmemesinin sebeplerine ilişkin yazılı olarak müteahhite onbeş gün süre verilerek müteahhitten bilgi ve belge istenilir. Belirtilen sürenin sonunda fesih şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine dair, yapı mahallinde inceleme yapmak ve belediye, sosyal güvenlik kurumları gibi konu ile ilgili kurum ve kuruluşlarla yazışma yapmak da dahil olmak üzere, her türlü inceleme ve araştırma yapılır.

e) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde fesih şartlarının gerçekleşmediğinin tespit edilmesi durumunda bu konuda fesih müracaatında bulunan maliklere bilgi verilir. Fesih şartlarının gerçekleştiğinin tespit edilmesi durumunda ise, müteahhide otuz gün süre verilerek fesih gerekçesine göre, yapım işine başlaması/projenin bitirilmesini gerektirecek seviyedeki ekip ve ekipmanla işe devam etmesi gerektiği, aksi takdirde bu sürenin bitim tarihi itibarıyla sözleşmelerin resen feshedileceği ihtar edilir.

Otuz günlük sürenin sonunda müteahhitin işe başlayıp başlamadığı/projenin bitirilmesini gerektirecek seviyedeki ekip ve ekipmanla işe devam edip etmediği mahallinde kontrol edilir. Yapım işinin projenin bitirilmesini gerektirecek seviyedeki ekip ve ekipmanla devam edip etmediğinin takdir hakkı incelemeyi yapan Müdürlük veya İdareye aittir. Kendisine yapılan ihtara rağmen müteahhitin işe başlamadığının/yapım işine projenin bitirilmesini gerektirecek seviyedeki ekip ve ekipmanla devam edilmediğinin tespit edilmesi durumunda, otuz günlük sürenin bittiği tarih itibarıyla hak sahipleri ile müteahhit arasında imzalanmış olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri ilgililerinin muvafakati aranmaksızın resen feshedilmiş sayılır. Sözleşmelerin feshedilmiş sayıldığı, maliklere ve müteahhite bildirilir.

f) Fesih sonrasında, maliklerin veya Müdürlüğün veya İdarenin talebi üzerine, taşınmazların tapu kaydına şerh edilmiş olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri ilgili tapu müdürlüğünce terkin edilir.

g) Fesih tarihine kadar yapılmış olan işler, devrolunan hisseler, yapılan ödemeler ve diğer hususlarda genel hukuk hükümleri uygulanır. Fesih tarihine kadar müteahhit tarafından hak sahiplerine yapılan kira yardımı ödemeleri hak sahiplerinden geri talep edilemez.”

MADDE 2

Aynı Yönetmeliğin 15/A maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(4) Müdürlük veya İdare, satışın yapılacağı yeri ve zamanı, üçte iki çoğunlukla anlaşan maliklere veya üçte iki çoğunlukla anlaşan maliklere bildirilmek üzere, kendisinin de malik olması şartıyla üçte iki çoğunluğa sahip maliklerin anlaştıkları yükleniciye elden veya maliklerin adreslerine taahhütlü posta yoluyla veya 7201 sayılı Kanuna göre tebliğ eder. Satışın yapılacağı yer ve zaman satışı izlemek üzere arsa payı satılacak maliklere de bildirilir. Ancak, arsa payı satılacak maliklere tebligat yapılamamış olması veya bu maliklerin satışa izleyici olarak katılmaması satışın geçerliliğine etki etmez ve gıyaplarında yapılan satış işlemi geçerli olur.”

MADDE 3

Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4

Bu Yönetmelik hükümlerini Çevre ve Şehircilik Bakanı yürütür.

Kaynak; 19 Ekim 2019 CUMARTESİ, Sayı : 30923, YÖNETMELİKLER

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İmar Barışına ‘Zorunlu Yapı Denetim’ geliyor!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Marmara Denizi Silivri açıklarında 26 Eylülde yaşanan 5.8’lik depremin ardından, ‘Zorunlu Yapı Denetim’ uygulaması başlatmaya hazırlanıyor. Peki, Zorunlu Yapı Denetim uygulaması nasıl işleyecek?

Hurriyet muhabiri Aysel ALP’in haberine göre; hazırlıkları süren torba yasa taslağına eklenmesi öngörülen bir madde ile, Türkiye genelinde imar barışına başvurup, Yapı Kayıt Belgesi (YKB) alan binalara zorunlu yapı denetim uygulaması getirilmesi görüşülüyor.

Riskli olan binalar 60 gün içerisinde yıkılacak

Riskli Yapı Tespit raporuna göre ‘riskli’ olarak görülen binalar 60 gün içinde yıkılacak ve bunlar Kentsel Dönüşüm kapsamına alınarak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından uygulamaya konan “6306 sayılı (Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun) kanununun tüm olanaklarından faydalandırılacak.

İmar Barışı kapsamındaki yapılar güçlendirebilecek

Hatırlayacağınız üzere 12 Eylülde Bakan Murat KURUM tarafından 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı kamuoyu ile paylaşılmıştı. Bu maddelerden sonuncusunda; “İmar barışından faydalanan vatandaşlarımızın yapılarını güçlendirebilmeleri için mevzuat çalışması yapılacak.” denmişti.

Bakan Kurum açıklamasında; “Yapı Kayıt Belgesi almış olan vatandaşlar, İmar Kanunu‘ndaki kısıtlamalara tabi olmaksızın, oturdukları yapıları deprem riskine karşı güçlendirebilecekler. Vatandaş, mevcut yapı alanlarında herhangi bir ilave artış ve kullanım kararı değişikliği meydana getirmeksizin, güçlendirme ruhsatı alabilecek.” şeklinde müjde vermişti.

Torba yasasında bu konu ile ilgili bir madde konması tartışılıyor. Güçlendirme veya yeniden inşa edilme süreçlerinde zorunlu yapı denetim uygulaması olacak.

Zorunlu Yapı Denetim uygulaması nasıl işleyecek?

İmar Barışından yararlanmak amacıyla başvuran binalar için statik rapor şartı olmalıydı. İmar Barışı yasasında bu sorumluluk bina sahiplerine yüklenmişti.

Şimdi vatandaş kendi çabası ve isteği ile Riskli Yapı Tespiti yaptırdığında iki olasılık var;

  1. Bina risksiz
  2. Bina riskli

Bina risksiz ise, hadi geçmiş olsun. Size iyi günler.

Şayet bina riskli ise, size geçmiş olsun. Kolay gelsin. Bu durumda;

  1. Binayı güçlendirteceksiniz,
  2. Yıktırıp yeniden yaptıracaksınız.

Uygulama her iki durumda da Yapı Denetime tabi olacak, ki doğrusu da bu. Sonuçta bir inşai faaliyetten bahsediyoruz.

Riskli Yapı Tespiti nasıl yaptırılır? başlıklı yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Barış isteyene ‘zorunlu denetim’ başlıklı haber, hurriyet.com.tr internet sayfasında 10 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Riskli Yapı Tespiti nasıl yaptırılır?

Konutumuz veya işyerimiz ile ilgili Riskli Yapı Tespiti nasıl yaptırabiliriz? Son günlerde bölgede peş peşe yaşanan depremler, Vatandaşın aklına oturduğum ev sağlam mı, değil mi sorusunu getirdi.

Marmara Bölgesinde son günlerde peş peşe yaşanan 4,6 ve 5,8 büyüklüğündeki depremler, Vatandaşlara olası Büyük İstanbul Depremi‘ni hatırlattı. Peki, oturduğumuz konutumuz veya işyerimiz ile ilgili Riskli Yapı Tespiti nasıl yaptırabiliriz?

İşte Riskli Yapı Tespiti aşamaları;

Vatandaş, yetkili kurum ve kuruluşlara Riskli Yapı Tespiti için başvuru yapar

Vatandaşlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı‘nca yetki verilen kurum ve kuruluşlara riskli yapı tespiti yaptırabilirler.

Mal sahiplerinden biri aşağıdaki belgeler ile Tespit Başvurusu yapabilir;

  • Dilekçe
  • Güncel Tapu Durum Belgesi
  • Kimlik Belgesinin fotokopisi

Kurum tarafından Riskli Yapı Tespiti çalışması yapılır

Yetkili kurum veya kuruluş sözkonusu yapı ile ilgili riskli olup olmadığına dair teknik çalışma yapar. İşlemler sonucunda Riskli olduğu tespit edilen yapılar, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bildirilir.

Rapor incelenir ve Tapu Müdürlüğü’ne iletilir.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü raporu inceler ve Tapu Müdürlüğü’ne iletir. Vatandaşlar, Tapu Müdürlükleri tarafından riskli ilan edilen binalara 15 gün içerisinde itiraz edebilirler.

Tapu Müdürlüğü Riskli Yapı sahiplerine yıkım için yazı gönderir.

İtiraz edilmeyen Riskli Yapılar ile ilgili Tapu Müdürlüğü yapı sahiplerine, 60 gün içerisinde yapının yıktırılması için yazı gönderir.

Riskli Yapının yıktırılıp yıktırılmadığı kontrol edilir

Yetkililer tarafından, yıkım için verilen (60 günlük) sürenin sonunda yapının yıktırılıp yıktırılmadığı kontrol edilir.

30 günlük ek süre verilir

Şayet Riskli Yapı bu süre zarfında yıktırılmamışsa, 30 günlük ek süre verilir.

Ek sürenin sonunda yapıya verilen tüm hizmetler (elektrik, su, doğalgaz vb.) durdurulur.

Riskli Yapı boşaltılır

Mülki amir ve kolluk kuvvetleri eşliğinde Riskli Yapı boşaltılır.

Riskli Yapı yıktırılır

Mülki amir ve kolluk kuvvetleri eşliğinde Riskli Yapı güvenli şekilde yıktırılır.

İmar Barışı kapsamındaki Riskli Yapılara onarım ve güçlendirme imkanı

Evlerini güvenli hale getirmek isteyen İstanbullular, kentsel dönüşüm için soluğu Belediye ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nde aldı.

İki hafta kadar önce Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında, 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı detayları kamuoyu ile paylaşılmıştı.

Bakan Kurum, sekizinci maddede “İmar barışından faydalanan vatandaşlarımızın yapılarını güçlendirebilmeleri için mevzuat çalışması yapılması” olduğunu aktardı.

Kurum, bu kapsamda vatandaşlara oturdukları yapıları deprem riskine karşı güçlendirebilme imkanı sağlayacaklarını belirtmişti.

Yapı Kayıt Belgesi almış olan Riskli Yapılar Güçlendirme Ruhsatı alabilecek

Kurum, riskli olduğu tespit edilen yapıların, İmar Barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi almış olmak koşulu ile Güçlendirme Ruhsatı alabilecekleri müjdesini vermişti.

İmar kanunundaki kısıtlamalara tabi olmaksızın, mevcut yapı alanlarında herhangi bir ilave artış ve kullanım kararı değişikliği meydana getirmeden binalarını güçlendirebilecekler. Yani;

  • Mevcut daire sayısı
  • Kullanım alanı

muhafaza edilmek kaydıyla ev sahipleri ücreti mukabilinde, Riskli Yapı Tespiti, Projelendirilmesi, Onarım ve yeniden Taahhüdü kurum ve kuruluşlarına evlerinin onarımı işini yaptırabilecekler. Bakanlık, bu çerçevede her yıl 50 bin konutun güçlendirilerek kullanılabilmesini hedefliyor.

Aşama aşama riskli yapı tespiti başlıklı haber, www.trthaber.com internet sayfasında 27 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Vatandaştan, Deprem Sonrası Kentsel Dönüşüm için hamle!

5,8 büyüklüğündeki deprem sonrası vatandaşlar, Kentsel Dönüşüm için soluğu Belediye ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nde aldı. Bankalar ‘Kentsel Dönüşüm Kredisi’ veriyor.

5,8 büyüklüğündeki sarsıntı İstanbulluları Kentsel Dönüşüm için harekete geçirdi

İstanbullular, evlerini güvenli hale getirmek amaçlı kentsel dönüşüm için soluğu belediye ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nde aldı. İki hafta kadar önce Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında, 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı detayları kamuoyu ile paylaşılmıştı. Bu plana göre 5 yılda dönüştürülmesi planlanan 1,5 milyon konutun 500 bini İstanbul’da bulunmakta.

Marmara Bölgesinde peş peşe yaşanan 4,6 ve 5,8 büyüklüğündeki sarsıntılar, İstanbullulara deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Yakın gelecekte gerçekleşmesi kaçınılmaz olarak görülen Büyük İstanbul Depremi‘ni hatırlatan önceki günkü son deprem, vatandaşı harekete geçirdi.

Bu işin şakası olmadığını gören ve daha güvenli evlerde yaşamak isteyen vatandaşlar, internette “evimi nasıl dönüştürürüm” ve “izlenecek yol haritası” başlıkları ile konular hakkında bilgi almak istedi.

CİMER’e talep atanlar var

Mağduriyet yaşayan vatandaşlar, Belediyelerin kentsel dönüşüm bürolarına ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’ne müracaat ediyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi CİMER‘e dönüşüm isteklerini yazan azımsanmayacak sayıda vatandaş da var. Yeni başvuru yapanların yanında daha önce yazıp da sonucunu takip edenler de bulunuyor. CİMER her başvuruyu değerlendirmeye almak suretiyle, vatandaşa ‘Kentsel Dönüşüm Merkezi’ne başvurmaları gerektiği’ yanıtını veriyor. Kentsel Dönüşüm Merkezleri ise vatandaşı belediyelere yönlendirmekte.

Hukukçulara da müracaat ediliyor

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı avukat Ali Güvenç Kiraz, evini dönüştürmek isteyen vatandaşın hukuki alt yapı hakkında da bilgi alma telaşı içine girdiğini ifade etti. Kiraz, talebin artmasında şu faktörlerin etkili olduğunu vurguladı;

  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın açıkladığı Kentsel Dönüşüm Eylem Planı,
  • Konut kredisi faizlerinin düşmesi,
  • En önemlisi de, son depremin vatandaşı daha da hareketlendirmesi.

Kiraz sözlerine şöyle devam etti; “Birkaç gündür telefonlarım en çok kentsel dönüşüm yaptırmak isteyen vatandaşlar tarafından çalınıyor. Bakanlık eylem planında kentsel dönüşümü hızlandıracak iki önemli adım attı. Bunlar;

  • İmar Barışı kapsamında Yapı Kullanma Belgesi almış olanlara güçlendirme izni vermesi,
  • Vatandaşın evini aynı metrekarede kendisinin yenilemesinin önünün açılması.”

Bankalardan Kentsel Dönüşüm Kredisi

Kiraz; “Oturdukları binaları kentsel dönüşüm statüsüne sokmak isteyenlerin, bankalarda kredi hesaplatmaya başladıklarını görüyoruz. Birçok banka Kentsel Dönüşüm Kredisi vermeye başladı. Ancak dönüşüm isteklerinin uygulamaya geçmesi için kredi koşullarının iyileştirilmesi gerekiyor.” dedi.

2017’de çıkan Kentsel Dönüşüm Kredi Yönetmeliğine atıfta bulunan Kiraz, bu yönetmelikteki kredi koşullarının bir an önce uygulamaya konulmasının dönüşümü hızlandıracağının altını çizdi.

İller Bankası’ndan 4 Milyarlık kaynak

İller Bankası, belediyelere 4 milyar TL yeni kaynak sağlayacak. Bakanlığın 19 Şubat’ta valiliklere ve belediyelere gönderdiği genelge çerçevesinde belediyeler kentlerine göre Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi hazırlayıp bakanlığa sundular. Sözkonusu Riskli Bina Raporu ışığında dönüşüm çalışmaları şekillendi. Buna göre İstanbul’da;

  • Esenler’de 8 bin,
  • Gaziosmanpaşa’da 4 bin 748,
  • Başakşehir’de 2 bin,
  • Üsküdar’da 1850,
  • Kadıköy’de bin 650,
  • Zeytinburnu’nda bin 500,
  • Bağcılar’da bin 15,
  • Beykoz’da bin,
  • Kağıthane’de 850,
  • Güngören ve Beyoğlu’nda 750’şer,
  • Arnavutköy’de 500,
  • Ataşehir’de 300 ve
  • Kartal’da 125 bağımsız birimden oluşan dönüşüm yapılacak.

Vatandaş, deprem sonrası kentsel dönüşüm için soluğu belediye ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’nde aldı başlıklı haber, sondakika.com internet sayfasında 28 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

İşte 8 maddelik “Kentsel Dönüşüm Eylem Planı”

“Kentsel Dönüşüm Eylem Planı” Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. İşte 8 maddelik kentsel dönüşüm yol haritası;

Bakan Kurum; “kentlerin dönüşüm anayasasını oluşturacağız.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında, 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı detaylarını kamuoyu ile paylaştı. 

Göreve geldikleri günden itibaren kentsel dönüşüm ile ilgili çok kısa süre içerisinde önemli adımlar attıklarını belirten Kurum, bu kapsamda yürüttükleri çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

Bakan Kurum, 2012 yılında sayın Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla başlattıkları kentsel dönüşüm çalışmaları doğrultusunda ilk olarak Antalya’da “2023’e Doğru Çevre ve Şehirciliğin Geleceği İstişare Toplantısı” gerçekleştirdiklerini aktardı. Kurum; “Ardından “Kentsel Dönüşümde Yeni Dönem” toplantısında dönüşüme ilişkin stratejilerimizi açıkladık. Son olarak da her iki toplantının ve saha çalışmalarının sonuçlarına doğrultusunda dair mevzuat değişikliklerini gerçekleştirdik.” dedi.

Bu süreçte pek çok kapsamlı değişikliği hayata geçirdiklerini vurgulayan Kurum, bu çalışmaları takiben hazırlanan genelgeyi 81 ile gönderdiklerini belirtti. Bakan Kurum, belediyelerden aldıkları kapsamlı cevaplar ve ziyaret ettikleri 60’ın üzerindeki ilde yapmış oldukları görüşmelerin de katkısıyla 5 yıllık Kentsel Dönüşüm Eylem Planı hazırladıklarını kaydetti.

Murat Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Türkiye nüfusunun yüzde 66’sı deprem riski altındaki alanlarda yaşıyor. ‘Türkiye Deprem Gerçeği‘ var. Türkiye’de son 119 yılda can kaybı, ağır hasar veya yıkıma neden olan 240 deprem meydana gelmiş.

20. yılını geçtiğimiz günlerde geride bıraktığımız 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin acısı hala yüreğimizde. Yine son zamanlarda Kartal, Kağıthane, Sarıyer, Avcılar, Bağcılar gibi İstanbul’un değişik ilçelerinde kentsel dönüşümün önemini ortaya koyacak acı hatıralar yaşadık. Bu tür hatıraları bir daha yaşamayalım, bir daha annelerimiz ağlamasın, ocaklarımıza ateş düşmesin istiyoruz. Topyekun bir Kentsel dönüşüm seferberliği başlatmak istiyoruz.”

“Bugüne kadar 730 bin binamızı denetledik”

Kurum konuşmasında 2012’den bu yana yapılanlara ilişkin bilgiler verdi;

“53 farklı ilimizde ilan ettiğimiz 281 çalışma alanımızda bugüne kadar 1 milyon 166 bin bağımsız birimin dönüşümünü başlatmış olduk. Bunların bir kısmı tamamlanıp hak sahibi vatandaşlarımıza teslim edildi, bir kısmı da henüz inşa aşamasında. Yapmış olduğumuz çok önemli düzenlemelerle birlikte yapı denetim sistemimizle bugüne kadar 730 bin binamızı denetledik.

Bakan Murat Kurum, 5 yıllık Kentsel Dönüşüm Eylem Planı hazırlığı aşamasında 61 ili ziyaret ettiklerini aktardı.

“Kentsel dönüşümü 4 ana başlık altında topladık”

Kurum, yerinde, gönüllü ve hızlı dönüşüm temel ilkeleri çerçevesinde kentsel dönüşümü 4 ana başlık altında topladıklarını ifade etti;

  1. Deprem riski altındaki yapıların ve alanların dönüşümü,
  2. Sel ve heyelan riski altındaki alanların dönüşümü,
  3. Tarihi kent merkezleri ve meydanların dönüşümü,
  4. Sanayi alanlarının taşınması ve dönüşümü.

8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı;

Bakan Kurum 8 maddelik Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’nı şöyle sıraladı;

1-) Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi

19 Şubat’ta valiliklerimize, belediyelerimize gönderdiğimiz genelge çerçevesinde belediyelerimizin kentlerine göre hazırladıkları Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi ile birlikte her bir şehrimizin kendine özgü bir dönüşüm anayasası, planı olacak.

Her bir şehirde belirlenecek dönüşüm alanı o şehrin kültürel ve geleneksel dokusuna uygun olacak şekilde imar edilecek. Dönüşüm, o kente ait risk durumu, halkın beklentisi, finansal analizleri, konut ve iş yeri ihtiyacı ve çevresel etkileri göz önünde bulundurularak yürütülecek.

Kentsel dönüşüm alanlarında Bakanlık, TOKİ, İlbank, Emlak Katılım Bankası, yerel idareler, vatandaşlar ve yatırımcıların sorumluluklarını içeren “Kentsel Dönüşüm Rehberi” oluşturuldu. Bu sayede kentsel dönüşüm süreci hızlanacak.

2-) 5 yıl içerisinde 1,5 milyon konut dönüştürülecek.

Türkiye’de dönüştürülmesi gereken 6,7 milyon konuttan acil, öncelikli olan 1,5 milyonu 5 yıl içerisinde dönüştürülecek. Bu çerçevede her yıl, 100 bini İstanbul’da olmak üzere 300 bin konutun dönüşümü sağlanacak.

Bugüne kadar 152 bin konutun ihalesi yapıldı, bunlardan 115 bin konut tamamlanarak, hak sahiplerine teslim edildi. 2023’e kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve TOKİ Başkanlığı eliyle her yıl bu 300 bin konutun en az yüzde 10 ila 15’ini dönüştürülecek. Belediyelerimizle birlikte 5 yılda bu sürece 200-250 bin konutla katkı sağlamış olacağız.

3-) Taşkın, heyelan ve sel riski taşıyan alanlardaki yapılar taşınacak.

“1923-2016 yılları arasında ülkemizde meydana gelen afetler incelendiğinde, can kayıplarının yüzde 90’ının depremlerden kaynaklandığı görülüyor. Kalan yüzde 10’luk can kayıpları ise; heyelan, seller, taşkınlar sebebiyle meydana gelmekte. Özellikle 2018 ve 2019 yıllarında yaşadığımız seller ve heyelanlar ile bu oranı çok daha yukarıya taşındı.  

Bunun en önemli sebebini iklim değişikliğine bağlı olarak yağış artışı ve dere yataklarındaki sağlıksız yapılaşmalar teşkil etmekte. 12 Temmuz’da Karadeniz Bölgesi için açıklanan İklim Değişikliği Eylem Planı çerçevesinde öncelikle dere güzergahı içerisinde kalan taşkın ve sel riski altındaki yapılar belirlendi. O bölgede 15 bin yeni konut yapma kararı aldık. Süreç içerisinde dere güzergahındaki sel ve taşkınlardan kaynaklanan can ve mal kayıplarını engellemek adına bu dönüşüm sürecini başlatacağız. Akabinde iklim değişikliğiyle ilgili eylem sürecini 7 bölgemizde de devam ettireceğiz.

4-) Tarihi kent merkezleri ve meydanlar yenilenerek, tarihi hüviyetine kavuşturulacak.

Tarihi kent merkezleri ve meydanlar, ihya ve sağlıklaştırma çalışmalarıyla yenilenerek, tarihi hüviyetine kavuşturulacak. Aynı şekilde doğal ve kültürel alanlarda, yayla, köy ve kıyılarda yapılaşmaya müsaade edilmeyecek, bu anlamdaki koruma amaçlı plan ve projeler tamamlanacak ve o tarihi güzellikler ile kent merkezlerinin dönüşümü yapılak.

Bu bölgelerdeki ticareti artırmak ve turizmi geliştirmek için cazibe alanları oluşturulacak.

Bu kapsamda Ankara Hergelen Meydanı Projesi başlatılacak. Yine İstanbul Fatih’te, Fatih Belediyesi ile birlikte tarihi yarımadanın korunmasına yönelik çalışma yapılacak, Konya Mevlana Meydanı, Niğde Kaleiçi, Erzurum Hacı Cuma, Kastamonu Nasrullah Cami ve çevresi, Afyon Mısri Çarşı, Kayseri Kaleiçi gibi son derece önemli projelerle ilgili çalışmalar sürdürülecek. Diyarbakır, Tokat, Amasya ve Giresun’da da çalışmalar devam edecek.

Dönüşüm çalışmalarıyla tarihi merkezleri canlandırmanın yanında tabiat varlıkları korunacak, oralardaki kaçak yapılaşmayla mücadele sürdürülecek.

Bodrum’da, Ayder’de, Uzungöl’de olduğu gibi hiç bir yerde hiç bir kaçak yapılaşmaya hiç bir şart altında müsaade etmiyoruz, etmeyeceğiz. 81 ilimizde imara, plana, mevzuata aykırı kaçak yapıların tamamı etaplar halinde yıkılacak.

İstanbul Valiliği, İstanbul Boğazı’nda tespit ettiği yapılara ilişkin çalışmalarını yürütüyor. Belediyeler de il ve ilçe sınırları içerisindeki kaçak yapılara ilişkin çalışmalarını sürdürmekte.

5-) Şehir merkezlerindeki köhneleşmiş sanayi alanları dönüştürülecek.

Şehir merkezlerindeki köhneleşmiş, çöküntü alanı haline gelmiş sanayi alanları dönüştürülecek. Esnafın ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelen sanayi alanları kent merkezlerinin dışına çıkarılacak. Böylelikle bu alanları vatandaşlarımızın kullanımına açmak suretiyle hem sanayi alanlarını dönüştürmüş, hem de esnafımızın, vatandaşımızın yüzünü güldürecek projeleri hayata geçirmiş olacağız. Bu kapsamda, İstanbul, Kayseri, Kocaeli ve Konya başta olmak üzere öncelikli olarak 10 bin bağımsız bölümü üretmek için çalışmalarımızı başlattık.

6-) Kentsel Dönüşüme finansman desteği sağlanacak.

Yeni hibe, teşvik ve kredi imkanlarıyla kentsel dönüşüme finansman desteği sağlanacak. Bu anlamda altyapı hizmetlerinin sağlanması amacıyla İller Bankası gerek teknik gerekse kaynak desteğini daha da artıracak. İller Bankası yeni dönemde Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi doğrultusunda yüzde 50’ye kadarı hibe olmak kaydıyla belediyelerimize 4 milyar liralık dönüşüm kredisi sağlayacak.

Bunun yanında, yeniden hizmete açtığımız Emlak Katılım Bankası, kentsel dönüşüm sürecine ve taraflarına finans desteği sağlayacak. Bu noktada konut satışını hızlandıracak birçok adımı atacağız.

Dönüşüm alanlarında üretilecek yapılarda enerji verimliliği ne kadar fazla ise, belirli bir oranda ya hibe desteği vereceğiz veya kredi sağlayacağız. Böylelikle enerji verimliliğini teşvik edeceğiz.

Dönüşüme giren yapıların sıfır atık projesine uygun şekilde inşa edilmesini sağlayacak düzenlemeler de hayata geçiriliyor.

7-) Dönüşüme tabi tutulacak alanlarda mülkiyet problemleri çözülecek.

Medeniyet temelli bir şehir oluşturma gayesi ile dönüşüme tabi tutulacak alanlarda imar planları yoluyla mülkiyet problemleri çözülecek.

8) İmar Barışından faydalanan vatandaşlar yapılarını güçlendirebilecek.

İmar barışından faydalanan vatandaşlarımızın yapılarını güçlendirebilmeleri için mevzuat çalışması yapılacak.

Yapı Kayıt Belgesi almış olan vatandaşlar, imar kanunundaki kısıtlamalara tabi olmaksızın, oturdukları yapıları deprem riskine karşı güçlendirebilecekler. Mevcut yapı alanlarında herhangi bir ilave artış ve kullanım kararı değişikliği meydana getirmeden, güçlendirme ruhsatı alabilecekler. Bu çerçevede her yıl 50 bin konut güçlendirilerek, güvenilir bir şekilde kullanılabilecek.

“Medeniyet temelli bir şehir derdimiz var.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, sözlerine şu şekilde noktaladı;

“Medeniyet temelli bir şehir derdimiz var. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Ecdadımız inşa etmiyor, ibadet ediyorlardı.’ veciz ifadesindeki sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Kentlerimizi, dönüşümü vatandaşların tam katılımı ve rızasıyla tamamlanmış, teknik altyapısı, sosyal donatıları, tarihi ve kültürel anlamda çok daha canlı ve zengin, dünyanın diğer şehirleriyle yarışan ‘Marka Şehirler’ haline getireceğiz. İnşallah bu Kentsel Dönüşüm Eylem Planı, hedefimize giden yolu açacak, çok daha hızlı hale getirecek.”

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Fatma Varank ve İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın da katıldığı Kentsel Dönüşüm Eylem Planı maddelerini ilerleyen günlerde detaylı olarak sizlerle paylaşacağız.

Bakan Kurum: Kentlerin dönüşüm anayasasını oluşturacağız başlıklı haber, www.trthaber.com internet sayfasında 12 Eylül 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Müteahhitler Ruhsat için Teminat vermek zorunda!

Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, müteahhitlere ruhsat için teminat verme zorunluluğu konusunu ele alan bir yazı kaleme aldı.

Müteahhitler Ruhsat için Teminat vermek zorundalar.

Müteahhitlere ruhsat için teminat verme zorunluluğu ve inşaatı tamamladığı oran kadar satabilme şartı 2 Eylül 2019 Pazartesi sabahı başlıyor.

21 Haziran 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yürürlüğe girmiştir. Bu yasa değişikliği ile birçok önemli düzenleme yapılmıştır. 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası kapsamında yapılan düzenlemelerden en önemlileri 2 Eylül 2019 Pazartesi günü yürürlüğe girecek. Bu düzenlemeye göre;

  • İnşaat ruhsatı almak isteyen müteahhit, yapı yaklaşık maliyet bedelinin belli bir oranını teminat olarak göstermek zorunda.
  • Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince inşaat yaparken tüketiciye daire satmak isteyen müteahhit, bitirme oranına göre satış yapmak zorunda.
  • Müteahhit satış yapabilmek için idareden izin almak zorunda.

Teminat Şartları neler?

Kentsel dönüşüm alanı olarak riskli alan veya riskli yapı ilan edilen bir yerde inşaat yapmak isteyen müteahhit bu konuda tüm evraklarını hazırlayarak ilçe belediyesine başvuracak. Bu durumda müteahhit; 

1) Riskli Alanlarda; 

a) Yapı inşaat alanı 50 bin metrekareye kadar olan alanlarda;

  • yapı yaklaşık maliyet bedelinin yüzde 10’u kadar teminat vermek zorunda. 

b) Yapı inşaat alanı 50 bin metrekare üzeri alanlarda;

  • 50 bin metrekareye kadar yapı yaklaşık maliyet bedelinin  yüzde 10’u,
  • devam eden 50 bin metrekare ile 75 bin metrekare arası için yüzde 8,
  • 75 bin ile 100 bin metrekare arası için yüzde 6 ve
  • 100 bin metrekare üstü için de yüzde 4 teminat vermek zorunda.
     
    c) Riskli yapılar için geçerli olmamakla birlikte riskli alanlarda teminat bedelinin yarısı teklifle birlikte geçici teminat şeklinde ödenecektir.

Yeni Kentsel Dönüşüm değişikliği ile kentsel dönüşüm alanı oluşturma yetkisi Cumhurbaşkanı’na verilmişti.

  • Şayet Cumhurbaşkanlığı tarafından riskli alan ilanı sağlanırsa, tüm bedel kesin teminat olarak yatırılacak,
  • ilan edilmezse geçici teminat iade edilecektir. 

d) Riskli alanlarda yapılacak imar planlama çalışması sonrası ortaya çıkacak ruhsata konu alan;

  • eksik çıkarsa bu teminatın o kadarlık kısmı iade edilecek,
  • fazla çıkarsa ek teminat talep edilecek. 

2) Riskli Yapılarda;

Riskli yapının yapım işini üstlenen müteahhit yapı yaklaşık maliyet bedelinin yüzde 10’u kadar teminatı ilgili belediyeye veya il özel idaresine sunmak zorundadır. 

3) Müteahhitler teminat olarak;

  • Türk Lirası cinsinden nakit para,
  • Teminat mektubu,
  • Hazine Müsteşarlığı tarafından ihraç edilen devlet iç borçlanma senedi
  • veya bu senetler yerine geçecek belgeleri sunabilecekler. 

4) Verilen bu teminatlar,  inşaatların tamamlanıp Yapı Kullanma İzin Belgesi (İskan Belgesi) alınmasını takiben müteahhitlere iade edilecektir. 

Müteahhit projeyi bitiremezse, teminatlar yeni müteahhite aktarılacak

5) İnşaat projesi tamamlanamaz veya sözleşmede yazan teknik şartnameye uygun yapılamaz ise; teminatlar projeyi bitirmek için anlaşılacak olan yeni müteahhite aktarılacak. Bu suretle projenin bitirilmesi sağlanacaktır. Kalan işin bedeli teminattan az ise, kalan teminat bedeli eski müteahhide iade edilecek.  

6) Müteahhit Tüketici Kanunu kapsamında 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren, Bina Tamamlama Sigortası yapmış ise, teminat verme zorunluluğu yoktur. 

Müteahhitler artık inşaatı tamamladığı oran kadar satış yapabilecekler

2 Eylül 2019 tarihinde yürürlüğe girecek bir diğer önemli düzenleme de; müteahhitler tarafından inşa edilecek olan yapılarda tüketicilere bağımsız bölüm satışı yapılırken, bitirme oranına göre satış yapılması şartı getiriliyor. Buna göre;

Riskli yapılarda veya riskli alanlarda yapılmakta olan inşaatlardan bağımsız bölüm satmak isteyen müteahhitler, inşaatın ilerleme seviyesine göre idareden (belediyeler veya il özel idaresi) alacakları izinle satış yapabilecekler.

Müteahhit kendisine düşen bağımsız bölümlerin satışını yapabilmek için arsa sahiplerinin tamamının onayını almak zorunda. 

Tüketicinin uğradığı zarardan Arsa Sahipleri de sorumlu

Arsa sahipleri satışa onay vermeleri halinde, tüketicilerin uğrayacakları zararda müteahhitle birlikte sorumlu haline gelebilecekler.

2 Eylül 2019 Pazartesi sabahı itibariyle; müteahhitler, arsa sahipleri ve tüketiciler açısından yen bir dönem başlamış olacak.

Av. Ali Güvenç KİRAZ yazısında şu cümlelere yer verdi; “Uzun yıllardır konuşulan ama bir türlü uygulamaya geçemeyen, arsa sahipleri lehine teminat verme zorunluluğu ile tüketiciler lehine inşaatın seviyesine göre bağımsız bölüm satma zorunluluğu atılan önemli bir adımdır. Bir çok konuda devamının geleceğine inanarak bu düzenlemeyi şiddetle destekliyoruz.” 

“Artık önüne gelen İnşaat Yapamayacak”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat KURUM, Ağustos 2018’de yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı; “Türkiye’de inşaat sektörü uzun yıllar birçok kesim tarafından cazip görüldü. Yüksek kazançlı bir iş olarak anılması nedeniyle sektörel oyuncu sayısı katlanarak arttı. Hatta birçok sanayici kendi işini bıraktı, inşaata soyundu. Gelinen noktada hem mali yeterliliği olmayan hem de yeterli bilgi birikimine sahip olmayan isimler inşaat sektöründe faaliyet gösterdi. Bu konuda önümüzdeki dönemde köklü bir düzenlemeye gideceğiz. Artık Herkes İnşaat Yapamayacak.

Müteahhitlere ruhsat için teminat verme zorunluluğu geliyor! başlıklı haber, www.emlakkulisi.com internet sayfasında 26 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Yeni Kentsel Dönüşüm değişikliği ile tek yetkili Cumhurbaşkanı!

Yeni Kentsel Dönüşüm Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği değişikliği ile birlikte kentsel dönüşüm alanı oluşturmada tek yetkili makam Cumhurbaşkanlığı oldu.

Yeni Kentsel Dönüşüm stratejisi ile yılda 300 bin konut dönüştürülecek

Yeni Kentsel Dönüşüm değişikliği ile kentsel dönüşüm alanı oluşturma yetkisi Cumhurbaşkanı’na verildi.

6306 sayılı Kentsel Dönüşüm kanun ve uygulama yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile ilgili Tektaş Kentsel Dönüşüm Uzmanı ve İnşaat Yüksek Mühendisi Hakan Çatalkaya açıklamalarda bulundu. Çatalkaya; “Kentsel dönüşümde şu ana kadar bürokratik engellerle karşılaşılıyordu. Bu olumsuzluğu gidermek adına yetki sayın Cumhurbaşkanımıza verildi.” dedi.

Çatalkaya, Bürokratik engelleri ortadan kaldırmak için yapılan değişikliğin son derece verimli olacağı beklentisi içerisinde olduklarını ifade etti.

Hakan Çatalkaya kentsel dönüşümde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi

Çatalkaya sözlerine şöyle devam etti; “Bugüne kadar yaklaşık olarak 200 bin bina kentsel dönüşüme girdi. Bu da yaklaşık 1 milyon bağımsız bölüme tekabül eder. Günümüz maliyetleri esas alındığında 100 metrekare bir dairenin maliyeti 150 bin TL gibi düşünülebilir. Dolayısı ile toplamda 150 milyar TL’lik bir dönüşüm gerçekleştirildi. Bu hacimde bir yapı dönüştürme işi dünyada şu ana kadar yapılamamıştır. Fakat şu ana kadar yapılan dönüşüm olması gerekenin altıda birine ancak tekabül ediyor.

Deprem Riski altında 6 milyon Bağımsız Bölüm var

Çatalkaya, Kentsel dönüşümle yenilenmesi gereken, deprem riski altında 6 milyon bağımsız bölümün bulunduğunun altını çizdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın açıkladığı yeni kentsel dönüşüm stratejisi ile birlikte bu riskli yapıların yenilenmesinin beklendiğini ifade eden Çatalkaya, bunun da yaklaşık olarak 900 milyar Türk Lirası bir bütçeye denk geldiğini söyledi.

Yeni Kentsel Dönüşüm stratejisi ile yılda 300 bin bağımsız bölümün yenilenmesi hedefleniyor

Çatalkaya, Tektaş Kentsel Dönüşüm olarak her alanda hizmet verdiklerini belirtti. Çatalkaya, “Kendi uzman ekibimizle vatandaşın yapılarının bina deprem testini yapıp, bilgi amaçlı deprem dayanıklılık raporları hazırlıyoruz. Riskli binanın yıkılıp yeniden yapılması veya binanın güçlendirmesi konusunda hak sahiplerine maliyet analizleri hazırlıyoruz.

Vatandaşın talebine göre tüm resmi kurumlardan gerekli izinleri alabiliyoruz. Sonrasında ise devlet teşvikli kentsel dönüşüm veya bina güçlendirme kredilerini çıkarabiliyoruz. Uzman ekibimiz ile en kısa sürede mevcut deprem riskli binayı yıkıp yenisini yapıp hak sahiplerine teslim ediyoruz. Şayet mevcut binayı güçlendirmek yeterli ise depreme karşı güvenli hale getiriyoruz.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Kentsel dönüşümde yetki Cumhurbaşkanı’nda olacak başlıklı yazı emlaktasondakika.com internet sayfasında 10 Temmuz 2019 tarihinde yayınlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan yayınlanmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan yayınlanmıştır.

İnşaat Sektöründe umut Kentsel Dönüşüm!

İnşaat Sektörü, yaşadığı krizden çıkmak için farklı çözüm yolları aramaya devam ediyor. Sektörde umut Kentsel Dönüşüm projeleri olarak gözüküyor.

umut Kentsel Dönüşüm

İnşaat Sektöründe umut Kentsel Dönüşüm uygulamasında

Düşen konut satışları ve bankaların yükselen finansman maliyetleri nedeni ile İnşaat Sektörü sıkıntılı günler geçirmeye devam ediyor. Bu durum inşaat sektörü aktörlerini yeni çözüm arayışlarına sevkediyor. Taahhüt sektöründeki Türk firmalarında umut Kentsel Dönüşüm olarak öne çıkıyor. Kentsel dönüşüm yoluyla yenilenecek olan projeler ile inşaat sektörünün yeniden heraketlenmesi bekleniyor.

Limak İnşaat’ın sahibi Nihat Özdemir konu hakkında açıklamada bulundu. Özdemir; “2018 yılının ilk 4 ayında mevsim normallerinin üstünde sıcak bir kış geçirilmesiyle konut satışları beklenenden fazla artış göstermişti. Ancak bu yıl mevsimselliğin getirdiği olumsuz durum ve geçen yılın son 5 ayında görülen küçülmenin etkisiyle, çimento iç satışlarındaki daralma devam etti.” dedi.

Yüksek orandaki Genç Nüfus sektöre moral veriyor

Nihat Özdemir devamında; “Bunun yanında, sektörümüzü umutlandıran en önemli konu da ülkemizde yüksek orandaki genç nüfus varlığıdır. Dönemsel olarak ertelense de, genç nüfus oranının yüksek olmasıyla ülkemizde konut talebi hiçbir zaman bitmeyecektir.” dedi.

Umut Kentsel Dönüşüm uygulamasında

Nihat Özdemir; “iç piyasanın canlanması için diğer bir umut kentsel dönüşüm fırsatıdır. Önümüzdeki dönemde ülkemizde 20 milyon konut ihtiyacı olması öngörülüyor. 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm yasası ile ülkemizdeki yaklaşık 7 milyon riskli yapının depreme dayanıksız olduğu gerekçesi ile yenilenmesinin dönüşümünün önü açılmıştır. Sözkonusu riskli yapılar bu kapsamda yenilenecektir.” şeklinde ifade etti.

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) Başkanı Tamer SAKA

İnşaat sektörü adına umutlarını koruduklarını ifade eden Nihat Özdemir, Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği’nin (TÇMB) Başkanlığı görevini Sabancı Holding Çimento Grup Başkanı Tamer Saka’ya devretmişti. Nihat Özdemir TFF Başkanı seçildiği için TÇMB Başkanlığı görevinden istifa ederek mişti.

Peki İnşaat Sektörü nereye gidiyor

Haziran ayı sonlarına doğru Türk Hazır Beton Birliği (THBB), İnşaat Sektörü nereye gidiyor? sorusuna cevap niteliğindeki “Hazır Beton Endeksi” 2019 Mayıs Ayı Raporu’nu açıklamıştı.

Raporda, Kentsel Dönüşümün bu konuda büyük bir beklenti oluşturduğunu ifade eden THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, bunu takip eden bir dizi destekler sayesinde sektörel anlamda olumlu bir ivme yakalayabileceklerini vurgulamıştı.

İnşaat Sektörü Krizden Çıkma Fırsatını Kentsel Dönüşüm Olarak Görüyor! başlıklı yazı emlak365.com internet sayfasında 05 Temmuz 2019 tarihinde yayınlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan
paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Kağıthane’de 4 katlı Bina çöktü!

İstanbul Kağıthane’de bir istinat duvarındaki çökme nedeniyle çevresinde daha önce tahliye edilen 4 katlı Bina çöktü.

AA muhabiri Murat PAKSOY’un haberine göre;

İstanbul Kağıthane‘ye bağlı Yahya Kemal Mahallesi Akıncı Sokağı’nda devam eden bir inşaatın istinat duvarında çökme meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre, istinat duvarındaki çökme nedeniyle istinat duvarının çevresindeki bazı binalar, risk nedeniyle tahliye edildi. 

İstinat duvarının bitişiğindeki boşaltılan 22 numaradaki bina, toprak kayması sonucu çöktü. İki otomobil binanın enkazının altında kaldı. 

Olay yerine sevk edilen polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekiplerinin çalışmaları sürüyor.

Toprak kayması sonucunda 4 katlı Bina çöktü

Bu binanın daha önce riskli olduğu gerekçesi ile boşaltılan binalardan olması olası can kaybını önlemiş oldu.

Yaralı ve can kaybı yok

Konu ile ilgili İstanbul Valiliği‘nden yapılan açıklamada, Akıncı Sokağı 22 numaralı adresteki binanın, bitişik parseldeki istinat duvarının çökmesi nedeniyle saat 14.15’te yıkıldığı belirtildi. Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: 

“Bugün sabah saatlerinde sözkonusu bina sakinleri tahliye edilmiş ve çevre emniyeti sağlanmıştı. Bu sebeple olayda yaralı veya can kaybımız yoktur. “

10 Bina daha Risk altında

İstanbul Valiliği’nin yaptığı açıklamaya göre yıkılan bina çevresinde bulunan ve risk altında olan diğer 10 binanın sakinleri de tahliye edilmiş, ilgili birimlerce olay yerinde gerekli emniyet tedbirleri alınmış bulunmaktadır.

Zemin Raporu şartı getirmeli

AGK Hukuk Bürosu Ali Güvenç Kiraz da konu ile ilgili şu değerlendirmeleri yaptı; “‪Beyoğlu Sütlüce’de ve Kartal’da çöken binalarda olduğu gibi, bu binanın da İmar Barışına başvurmuş olma ihtimali çok yüksek. Düşünün böyle yüzbinlerce bina var ve bu binalar imar barışına girerek hayati tehlike yaratmaya devam edecekler. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İmar Barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi düzenleme sürecinde Zemin Raporu şartı getirmeli.

Editörün Değerlendirmesi

İmar Barışı düzenlemesi, vatandaşların devletle ihtilaflı durumunun ortadan kaldırılması, imara aykırı, ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması yoluyla bu yapılara yasallık kazandırılmasını hedeflemektedir. Düzenleme, 31 Aralık 2017’den önceki ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapılmış kırsal ve kentsel alanlardaki tüm yapıları kapsıyor.

Bu ve bundan önceki örnekler de göstermektedir ki, İmar Barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verilmesi, o binanın statik yönünden sağlam ve güvenilir olduğu garantisini vermemektedir.

Bu durum, YKB almış olan vatandaşların meskenlerinde huzur içinde oturmalarını sağlamıyor. Yapıların mevcut haliyle yeterli sağlamlıkta oldukları ile ilgili Sağlamlık Raporu da almaları gerekmektedir.

Bizim önerimiz, Yapı Kayıt Belgesi almış olan yapı sahiplerinin veya apartman yöneticilerinin, binaları ile ilgili özellikle temel ve bodrum katlarında gerekli fenni tetkikleri yaptırıp, herhangi bir müdahale gerekiyorsa, bu işte tecrübeli ve ehliyetli Mühendislik bürolarından destek almalarıdır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan
paylaşılmıştır.

Türkiye Emlak Katılım Bankası tekrar faaliyete başlayacak!

Bakan Kurum; “93 yıllık tarihi olan Türkiye Emlak Katılım Bankası ‘nın tekrar faaliyete başlaması için yoğun çalışmalar yürütüyoruz.” dedi.

Türkiye Emlak Katılım Bankası

“Türkiye Emlak Katılım Bankası ‘nın tekrar faaliyete başlaması için yoğun çalışmalar yürütüyoruz.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Türkiye Emlak Katılım Bankası ‘nın tekrar faaliyete başlaması için yoğun çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.


AA Muhabiri Ayşe Şensoy Boztepe’nin haberine göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Antalya’da bir otelde
“2023’e Doğru Türkiye’de Çevre ve Şehirciliğin Geleceği İstişare Toplantısı” düzenlendi. Toplantının açılışında Bakan Kurum bir dizi açıklamalarda bulundu. Kurum, Bakanlık olarak 2023’te ekonomide ve ihracatta öncü, şehircilikte dünya markası ve çevre duyarlılığında örnek bir Türkiye hedeflediklerini belirtti.

Kurum, Bakanlık olarak kültüre ve medeniyete uygun, yaşanabilir şehirlerin inşası için atılan küçük veya büyük tüm adımları her zaman desteklediklerini vurguladı.

Bugün dünyada ülkelerin değil, şehirlerin yarıştığını vurgulayan Kurum, dolayısıyla şehirlerin yaşam kalitesini bugünkü seviyeden daha yukarıya çıkarmanın öncelikli hedefleri olduğunu ifade etti.

Kurum sözlerine şu şekilde devam etti;

“Önümüzdeki 5 yıllık dönemi doğru planlarsak, bu planlama çalışmalarını daha uzun vadeye yayarsak, şehirlerimizin geleceği adına çarpık kentleşmeye ‘Dur’ diyebiliriz.

Türkiye Emlak Katılım Bankası yeniden hizmete girecek

Türkiye Emlak Katılım Bankası nın 93 yıllık mirası ve tarihi olduğuna işaret eden Kurum, bankanın kurulmasıyla sektörün ithalatını azaltmayı hedeflediklerini vurguladı. Bakan devamında şu bilgileri verdi;

“Bankanın tekrar faaliyetlerine başlaması için yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Bankanın temel stratejilerini, müşteriye ulaşacağı kanalları ve sunacağı hizmet gruplarını belirledik. Nihai noktaya geldik.

BDDK’ye faaliyet izni için başvurumuzu yaptık. Çok yakın zamanda faaliyet iznini alarak Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Türkiye Emlak Katılım Bankası’nı hizmete açmayı hedefliyoruz. 93 yıllık Emlak Bankası’nı yeniden hayata geçirerek sektörümüze katkı sağlayacağız. Bu vesileyle hem kentsel dönüşüm projelerinde uygun kredi imkanı sağlayacak, hem de ülkemizde ithal edilen malların yerli üretimine katkı sağlayacak süreci başlatmış olacağız.”

Bakan Kurum, TOKİ‘nin özellikle son yıllardaki ürettiği konutlardan yaklaşık yüzde 95’inin sosyal konut niteliğinde olduğunu ifade etti. Kurum, Türkiye’deki birinci el konut satışında TOKİ’nin payının 2018’de yüzde 7,7 olduğunu vurguladı.

Kurum, “Hedefimiz yıl bazında 50 bin konutu ihale etmek ve bu 50 bin konutun satışını gerçekleştirmektir. TOKİ tarafından inşası bitirilen 138 projede toplam 52 bin konutun 2019 yılının ilk üç ayında teslim etmeyi planlıyoruz.

Emlak Konut ile daha önce yaptığımız “Türkiye için Kazanç Vakti” kampanyasına benzer yeni kampanyalar yapacağız. 2023 yılına kadar 250 bin bağımsız bölümün üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, 2023’te Türkiye’deki tüm hava, su ve deniz kirliliğinin kaynağında engellendiği, tüm atıkların geri dönüştürüldüğü veya arıtıldığı, kirliliğe karşı mücadelede “tam dijitalleşmeye geçmiş, her sorunun tek noktadan hızlıca çözüldüğü” tertemiz bir Türkiye hedeflediklerini sözlerine ekledi.