Tarihi Sinop Cezaevi Kültürel Miras Restorasyon Projesi başlıyor!

Kültür ve Turizm Bakanlığı AB Projeleri Koordinatörü Hale Ural, Tarihi Sinop Cezaevi Kültürel Miras Restorasyon Projesinin 24 ay sürecek olan ikinci aşama uygulamasının Aralık ayında başlayacağını bildirdi.

Tarihi Sinop Cezaevi Kültürel Miras Restorasyon Projesinin ikinci aşaması Aralık ayında başlayacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı AB Projeleri Koordinatörü Hale Ural, Tarihi Sinop Cezaevi Kültürel Miras Restorasyon Projesinin 24 ay sürecek olan ikinci aşama uygulamasının Aralık ayında başlayacağını bildirdi.

Hale Ural, Sinop Kültür ve Sanat Merkezi’ndeki Tarihi Sinop Cezaevi Kültürel Miras Restorasyon Projesi bilgilendirme toplantısına katıldı. Toplantıda Ural, proje için toplam 9 milyon avro hibe kredisi kullanılacağını ifade etti. Bunun;

  • 7 milyon 500 bin avrosu AB katkısı,
  • 1 milyon 500 bin avrosu Kültür ve Turizm Bakanlığı katkısı.

Ural, Tarihi Sinop Cezaevi ve Müzesi ile ilgili etkileşim alanı, alan yönetimi planının hazırlanması amacıyla ilk aşamanın 2016 yılında tamamlandığını aktardı. Bu aşamada, Sinop Tarihi Cezaevi ve çevresi alan yönetim planının hazırlandığını aktaran Ural, sırasıyla;

  • fonksiyonlandırma projelerinin çiziminin yapıldığı
  • ve ilgili kurulca onaylandığı,
  • restorasyon ihale şartnamesinin hazırlandığı
  • ve tasarım, kültürel miras eğitimlerinin uygulamalı olarak gerçekleştirildiği bilgisini verdi.

Ural devamında şu bilgileri verdi; “Tarihi cezaevinin restorasyon uygulamasının ikinci aşaması 2019 yılı Aralık ayında başlayacak. Restorasyon çalışmaları 24 ay sürecek olan Tarihi Sinop Cezaevi’nin restorasyon ihalesinin uluslararasına açık olarak duyurusu Bakanlığımızın çalışmalarıyla Merkezi Finans ve İhale Birimi tarafından yapıldı.”

Şu anda uluslararası ihalesinin tamamlanma sürecinin başladığını ifade eden URAL, Aralık ayı içinde de uygulamasının başlayacağını vurguladı. Bu kapsamda projede;

  • Tarihi Sinop Cezaevi,
  • içinde bir kültür merkezi,
  • ticari alanlar,
  • konferans, eğitim ve gösteri alanlarından oluşan kompleks alanları yer alacak.

Ural sözlerini şöyle tamamladı; “Alan yönetimi kentte ziyarete gelenlerin ve orada çalışan herkesin ihtiyaçlarını dengeli bir şekilde karşılayacak.”

“Sinop’un tarihi, kültürel mirasını hep birlikte canlandırmamız lazım”

Bilgilendirme toplantısında konuşan AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş de; “Tarihi Sinop Cezaevi Kültürel Miras Restorasyon Projesi kapsamında Sinop’un geleceğine dair ciddi bir katkı ve irade ortaya konuldu.” dedi.

Nazım Maviş; “Sinop, birçok medeniyetin beşiği”

Milletvekili Nazım Maviş, şunları kaydetti; “Bu gelişmeyi çok önemli buluyorum. Sinop, birçok medeniyetin beşiği olarak taşıdığı bu mirasla dünya şehirleri arasına girebilecek bir potansiyele sahiptir. Bu kente hep beraber sahip çıkmak suretiyle, bizden sonrakilere daha güçlü bir miras şeklinde bırakmak istiyoruz.”

Öncelikle Sinop’un tarihi, kültürel mirasını hep birlikte canlandırmamız gerektiğini ifade eden Maviş, geçmişten bize miras kalan Sinop’un surlarının, Tarihi Sinop Cezaevi’nin, iyi korunamadığı özeleştirisinde bulundu.

Maviş; “Maalesef bu kültürel miras, Sinop açısından bir zenginlik üretecek şekilde bugünlere taşınamamış. Bütün Sinop’lu hemşehrilerimizin bu konuyu sahiplenmesi ve desteklemesi lazım. Kentin tüm paydaşlarıyla bir araya gelip, meselelere hep birlikte sahip çıkarak Sinop’u geleceğe taşımalıyız. Bu konuda biz de üzerimize düşen her tür görevi yerine getirmeye ve gereken desteği sağlamaya hazırız.” dedi.

9 milyon avro Sinop için ilk hibe kredisi

Sinop İl Kültür ve Turizm Müdürü Hikmet Tosun da bu projenin Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye verdiği 9 milyon avronun Sinop için ilk hibe kredisi olduğunun altını çizdi.

Tosun, “Bu hibe, Sinop’un sivil toplum kuruluşlarına ve Sinop halkına verilmiş bir hediyedir. Bu projeyi Alan yönetimi yürütecek ve yönetecek. Sinop’un el birliği ile sahip çıkması halinde bu projenin devamı gelir. Bunun için herkesin bu projeye sahip çıkmasını ve desteklemesini bekliyoruz.” dedi.

Bilgilendirme toplantısına;

  • Sinop Valisi Köksal Şakalar,
  • Belediye Başkanı Barış Ayhan,
  • Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Dalgın, 
  • Avrupa Birliği Komisyonu Türkiye Delegasyonu Proje Yöneticisi Seda Erdem,
  • Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Menderes Alan ve diğer ilgililer katıldı.

Tarihi Sinop Cezaevi’nde restorasyon çalışmaları başlayacak başlıklı haber, aa.com.tr internet sayfasında Kenan TÜRKSEVEN tarafından 07 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

700 Yıllık Tarihi Osmanlı Köyü Cumalıkızık!

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan 700 yıllık tarihi Osmanlı köyü Cumalıkızık, İş adamı Murat Uysal’ı kendisine bağladı. İş adamı Uysal, emekli olduktan sonra Cumalıkızık’ta harabe bir konağı alıp restore ettirdi.

700 yıllık Osmanlı köyü Cumalıkızık

700 yıllık tarihi Osmanlı köyü Cumalıkızık’ta Osmanlı konağı satın alıp restore ettirdi

700 yıllık tarihi Osmanlı köyü Cumalıkızık, 42 yılını İstanbul‘da gıda sektöründe geçiren iş adamı Murat Uysal’ı cezbetti. Uysal, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nce (UNESCODünya Mirası Listesi‘ne alınan Cumalıkızık‘ta harabeye dönmüş bir Osmanlı konağını satın alıp restore ettirdi. Tarih meraklısı iş adamı Uysal, konakta hem yaşıyor hem de turizm hizmeti sunuyor.

AA muhabirinin yaptığı habere göre Murat Uysal, İstanbul’daki şirketini kardeşlerine devrettikten sonra hayalindeki emekliliği yaşamak için 5 yıl önce, Cumalıkızık’ta yıkılmak üzere olan harabe şeklindeki bir Osmanlı Konağı‘nı satın aldı. Uysal, mimar kardeşinin yardımıyla yaklaşık 4 yıllık süreçte konağı aslına uygun olarak restore ettirdi.

İş adamı, ciddi maliyetle aslına uygun olarak yenilediği, tarihe uygun eşyalarla donattığı konağın üst katında kendisi yaşarken, zemin katı ve bahçesinde de müşterilerine hizmet veriyor.

Uysal, “Cumalıkızık, 700 yıllık bir Osmanlı köyü. Çok fazla özellikleri var. Manevi duyguları tarihle birleştirdiğimizde çok güzel bir hayat ortaya çıkıyor. Buraya çok çabuk alıştım. Sanki 50 yıldır burada yaşıyor gibiyim. Yörenin insanları çok sıcakkanlı.” dedi.

Konağı harabe vaziyette aldık

Konağın restore edilmesinde kardeşinin emeğinin büyük olduğunu anlatan Uysal, şunları söyledi;

“Benim böyle bir işletme hayalim vardı. Kardeşim çok emek verdi. Onun emeklerinin heba olmasını istemedim. Konağı aldığımızda harabeydi. Çatısı yok gibiydi. Giriş kısmı ahır, bir tarafı da samanlıktı. Üst kısmındaki evde ise yaşlı bir ninemiz vardı, o vefat etti. Burasının benim yaşam alanım olduğunu daha iyi anladım. Emekliliğimin tadını güzel şekilde çıkarabileceğimi, insanlara tarihle ilgili bir şeyler anlatabileceğimi düşündüm.”

Restorana ‘Diriliş Konağı’ adını verdiğini ifade eden Uysal, “Ben hep bir arayış içindeyim. Yaşlılarla oturup sohbet etmeyi severim. Yaşlılarımız bizim için tarihi birer hazine. Cumalıkızık yolları Osmanlı’nın ince düşüncesiyle yapılmış mühendislik harikası. Ortasından geçen kanalcık var. Gelen suların bu kanalcıktan akması sayesinde kimsenin evine su girmez.” diye konuştu.

Uysal, restorasyonun 4 yıl sürdüğünü belirterek, şunları kaydetti:

“Her türlü izini alındıktan sonra tarihi dokuya zarar vermeden aslına uygun restore edildi. Bahçesinde de çevre dizaynı yaptık. Yaklaşık 900 metrekare civarında. İş adamlığını bırakıp emekliliğin de tadını çıkarıyorum. Restoranımızda da kahvaltı ve yemek türlerini sunuyoruz. Özellikle köy kahvaltımızda doğal ürünlere ağırlık veriyoruz. Bölgede kırsal alanlarda yaşayanlarca yapılan ürünleri veriyoruz kahvaltıda. Gözleme için hazır yufka kullanmıyor, burada çalışan kadınlarımız anlık olarak açıyor. Doğum günü ve özel günlerde de halkımıza hizmet veriyorum. Üst katında da kendim yaşıyorum.”

Kaynak; https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/tarih-meraki-700-yillik-osmanli-koyune-yatirim-yaptirdi/1316191

Safranbolu, Osmanlı’dan Geleceğe Miras!

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Safranbolu ilçesinde, Osmanlı döneminden kalma yaklaşık 600 tarihi eser, restore edilerek gelecek nesillere miras olarak bırakılacak.

‘Osmanlı’nın parmak izi’ Safranbolu, gelecek nesillere miras olarak bırakılacak

Karabük ilinin bir ilçesi olan Safranbolu, “en iyi korunan 20 kent” arasında bulunan ve Türkiye’de kent ölçeğinde UNESCO Dünya Mirası Listesi‘ndeki tek yer olma özelliği taşır. 8 Ekim 1976 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı Safranbolu için “koruma kararı” aldı.

“Tarihsel ve Doğal Sit Alanı” kararı alındıktan sonra geçen 42 yıllık sürede, yaklaşık 600 tarihi eser, basit ve genel onarımlarla restore edilerek turizme kazandırıldı. Safranbolu, Osmanlı mimarisini, şehir hayatını ve kültürünü yansıtmasından dolayı “Osmanlı’nın parmak izi” olarak adlandırılmıştır. O dönemden kalma han, hamam, konak, çeşme, cami ve köprüleriyle açık hava müzesini andıran tarihi ilçede, vatandaşlar da koruma bilincini benimseyerek tarihi dokunun bugünlere gelmesine katkı sağladı.

AA muhabirinin yaptığı habere göre, 1976’da Türk belgesel sinemacılığının ustası olarak gösterilen merhum Suha Arın tarafından çekilen Altın Portakal ödüllü ‘Safranbolu’da Zaman’ belgeseli ile yüksek mimar Yavuz İnce‘nin çalışmaları, ilçenin koruma altına alınarak kültürel varlıkların restore edilmesinin önünü açtı.

Safranbolu her geçen gün değer kazanıyor

Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanvekili Fatih Ürkmezer, Safranbolu’nun koruma altına alınma sürecinin 1970’li yıllarda başladığını söyledi. Ürkmezer, ilçenin koruma altına alınmasında Suha Arın, yüksek mimar Yavuz İnce başta olmak üzere Karabüklülerin büyük katkısı olduğuna işaret etti. Ürkmezer;

“Safranbolu, o günkü insanların çalışmaları ve Kültür ve Turizm Bakanlığı‘nın ön görüsüyle günümüze bir dünya miras kenti olarak ulaştı. Bu çalışmalar, 1994’te UNESCO tarafından koruma altına alınarak zirveye ulaştı. Bu konuda Safranboluluların da çok büyük bir bilinci var. Onların sahiplenmesi ve devletin de yönlendirmesiyle Safranbolu sadece Türkiye’de değil, dünyada koruma altında olan 20 şehirden biri. Safranbolu her geçen gün değer kazanıyor. Safranbolu’ya gelen yerli ve yabancı turist sayısında yıllar bazında düzenli bir artış var. Gelen yerli ve yabancı turistler ilçemizdeki hizmetlerden çok memnun.

Kaymakamlık ve belediye olarak da Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle korumacılık ve restorasyon alanında her geçen gün çalışmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sultan II. Abdülhamid Han’ın yaptırdığı Rüşdiye Binası

Ürkmezer, 57 tarihi çeşme ile Sultan Abdülhamid Han tarafından 1909 yılında yaptırdığı Rüşdiye Binası‘nın Kalealtı İlkokulu olarak restorasyon çalışmalarının devam ettiğini anlattı. Kent Tarihi Müzesi‘nin, tarihi cezaeviyle bir bütün olarak yeniden müze şeklinde dizayn edildiğini belirten Ürkmezer, Akçasu Mahallesi’nde 17 evin restorasyon projelerinin çizildiğini aktardı. Ürkmezler;

Tarihi Çarşı‘da 67 dükkanın restorasyon projesini Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı desteğiyle yerine getireceğiz. Yerel yönetim ve genel idare temsilcisi olarak ilgili bölge kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde Safranbolu’da korumacılığın gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaya bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edeceğiz.

İlçemiz; tarihi, kültürel değerleriyle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da öne çıkmaya devam edecek. İlçede doğal sit olan yerler var. Bartın karayolu üzerindeki ağaçlar herkes tarafından biliniyor. Doğal güzelliklerimiz, kültürel, tarihi sit alanlarımızla beraber Safranbolu, yerli ve yabancı turistlerimize hizmet vermeye devam edecek.” dedi.

İznik’te 2500 Yıllık Yollar Bulundu!

Bursa ili İznik ilçesinde yapılan kazı çalışmalarında milattan önce dördüncü yüzyıla kadar uzanan Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait aynı güzergahta üst üste yapılmış yollar bulundu.

Bursa İznik

AA, Sinan Balcıkoca‘nın yaptığı habere göre;

Bursa ili İznik ilçesindeki tarihi surların İstanbul Kapı bölümünde devam eden kazı çalışmalarında RomaBizans ve Osmanlı dönemlerine ait aynı güzergahta üst üste yapılmış yollar ortaya çıkarıldı.

Geçen yıl Müze Müdürlüğü başkanlığında başlayan kazı ve restorasyon çalışmalarında, normal yol seviyesinden 74 santimetre aşağı inildiğinde Osmanlı dönemine ait taş döşemeli yola ulaşıldı.

Bu sene de devam eden kazı çalışmalarında Osmanlı dönemi yol kotundan 43 santimetre daha aşağı inince, Bizans dönemi yola ulaşıldı. 50 santimetre daha derine inildiğinde ise Roma dönemine ait mermer bloklardan oluşan yola ulaşıldı.

İstanbul Kapı Roma, Bizans, Osmanlı dönemleri

Restorasyon Sürüyor

İznik Müze Müdür Vekili Hasan YAŞAR konu ile ilgili açıklamada bulundu. Yaşar, İstanbul Kapı‘nın İznik’in dört ana kapısından biri olduğunu belirtti.

İstanbul Kapı’da yapılan restorasyon çalışmalarının iki aşamadan oluştuğunu belirten Yaşar, “proje kapsamında önce derzler temizleniyor, ardından onarım yapılıyor. Restorasyon çalışmalarımız, gelen ziyaretçilere surların hem eski hem de yeni halini gösterecek bir teknikle devam ediyor. Esas amacımız surları ayakta tutabilmektir.” dedi.

Yaşar, geçen yıldan beri İstanbul Kapı içinde dört alanda araştırma kazısı yaptıklarını ifade ederek, şunları söyledi;

“Müze Müdürlüğü başkanlığında süren araştırma kazılarında geçen yıl Osmanlı dönemine ait yol döşemelerine ulaştık. Bu yolu tamamen ortaya çıkardık. Daha alt kotlara inildiğinde ise Bizans dönemine ait mermer bloklardan oluşmuş yol döşemesini bulduk. Bunun da bir alt seviyesine indiğimizde ise Roma dönemi mermer blok yol döşemesini gün yüzüne çıkardık. Gördük ki, medeniyet değişmiş olmakla birlikte yol güzergahı değişmemiş.”

Kazıları 2018 yılı sonuna kadar bitirmeyi planlıyoruz

Kazıları bu yıl sonuna kadar bitirmeyi planladıklarını, Restorasyon çalışmalarının ise devam edeceğini ifade eden Yaşar, kazı sırasında iç avluda bir mezarlığa da rastladıklarını belirtti.

Yaşar, Restorasyonu bitirip, kısa süre içerisinde de ziyarete açmayı hedeflediklerini ifade etti.

2 bin yıllık tarihi bir dakikada göreceksiniz

İznik Belediye Başkanı Osman Sargın da İznik’in tarih boyunca medeniyetlere başkentlik yaptığını, bu sebeple tarafından tarih fışkırdığını belirtti.

Sargın; “İstanbul Kapı’da yapılan kazı çalışmalarında ortaya çıkan yol kalıntıları beni çok heyecanlandırdı. 2 bin yıllık tarihi bir dakikada göreceksiniz. 2019 yazında tam olarak hizmete girdiğinde, turistler Roma dönemine ait araçlarla gezinti yapabilecek, Constantine‘nin yürüdüğü yolda yürüyebilecek. İstanbul Kapı sayesinde bölgeye gelen turist sayısı da artacak.” dedi.

Giresun Zeytinlik ‘teki tarihi evlerin restorasyonunda sona yaklaşıldı

Giresun Zeytinlik ‘te 19. yüzyılda Fransa’nın Marsilya kentine fındık ticareti yapan gemilerle taşınan yapı malzemeleri de kullanılarak yapılan evlerin restorasyonları tamamlanıyor.

Giresun Zeytinlik

Giresun Zeytinlik ‘te 19. yüzyılda inşa edilen 10 evin restorasyonu tamamlandı.

Zeytinlik mevkisinde tarihi yapılar ve sokaklarda “Sokak Sağlıklaştırma ve Kentsel Tasarım Projesi” uygulanıyor.

Üçüncü derece kentsel tarihi sit alanı olan bölgede Mayıs 2017’de başlayan projenin ilk etap çalışmalarında sona yaklaşıldı. Maliyeti 3 milyon lira olan proje kapsamında Anadolu kültürünü bugüne taşıyan evlerden 10’u restore edildi, 12 evin de bazı bölümlerinde tadilat ve tamirat yapıldı.

Zeytinlik semtinin projenin ikinci etap çalışmalarının ardından bölge turizmine daha fazla katkı sunması amaçlanıyor.

.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Gürgenci, Zeytinlik semtindeki evlerin 200 yıl önce inşa edildiğini söyledi.

Zeytinlik’in, tarihi dokusunu koruyabilmiş nadide bölgelerinden olduğunu belirten Gürgenci, semt sakinleri ve kültürü ile buranın tarihle bağının hala devam ettiğini vurguladı.

Gürgenci, Zeytinlik evlerinin turizm noktasında kentin önemli değerlerinden olduğunu söyledi. “Üçüncü derece kentsel tarihi sit alanı olan bölgede 4’ü anıtsal, 81’i konut mimarisi olmak üzere 85 tescilli kültür varlığımız mevcut” dedi.

“Sokak Sağlıklaştırma ve Kentsel Tasarım Projesi”nin önemli olduğunu anlatan Gürgenci, “Restorasyonların tamamlanması ve sokak iyileştirmesiyle Zeytinlik semti görünüş olarak önemli bir değere ulaşacak. Böylelikle bu semt, Doğu Karadeniz’de önemli bir turizm noktası olacak. Çalışmalar bu doğrultuda hızla devam ediyor” diye konuştu.

Gürgenci, projenin ilk etap çalışmalarının yıl sonunda tamamlanmasının planlandığından bahsederek, şunları söyledi:

“Çalışmalar sona erdiğinde, bu bölgede işletmecilik noktasında da hareket olacaktır. Turizm sektörünün gelişmeye açık olduğu böyle bir bölgede butik otellerin, restoranların yerleşmesi adına bir çalışma olacağını düşünüyoruz.”

Kaynak: AA https://www.trthaber.com/haber/kultur-sanat/giresun-zeytinlikteki-tarihi-evlerin-restorasyonunda-sona-yaklasildi-380940.html