Konkordato Süresi bir yıla kadar uzatıldı!

Son zamanlarda sıkça duyduğumuz konkordato kararlarında mahkemeler genelde 3 aylık periyotlarla süre veriyorlardı. Konkordato süresi Sakarya’daki mahkemelerde 1 seneye kadar uzadı.

Mahkemelerin konkordato süresi ile ilgili bu kararı almasındaki en önemli etmenin, ‘firmaların girdikleri ekonomik dar boğazdan bir seneden daha kısa sürede çıkamayacakları yönündeki kanaat’ olduğu ifade ediliyor.

Konkordato sayısının bu kadar artmasına gerekçe olarak;

  • ekonomideki dalgalanmalar,
  • oynak döviz kuru ve
  • birbiri üstüne gelen zamlar gösteriliyor.

Ekonomik krizin derinleşmesi ve firma sahiplerinin artık önlerini görememeleri, borç ve kredi ödemelerinin 1 yılı aşkın dönemlere sarkması, Asliye Hukuk Mahkemelerinin daha önce verdikleri 3 aylık konkordato süresi kararlarının 1 seneye kadar çıkmasına sebep oldu.

Mahkemeler daha önce konkordato ilan eden firmalara 3’er aylık kesin mühlet verirken, dün Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce alınan karar ile A.. E… Alüminyum Statik Toz Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne 1 yıl kesin konkordato süresi verildi.

İflas Erteleme ile Konkordato arasındaki fark

15 soruda Konkordato nedir?

1. Borçlunun alacaklılarıyla yapmış olduğu ve mahkemenin tasdiki ile yürürlüğe giren bir tür anlaşmadır. Bu anlaşmada; borçlu, alacaklılarına kendilerine olan borcu ödeme konusunda alacaklarından ve faizinden kısmen feragat etmelerini yahut alacakları sabit kalmak kaydıyla kendisine daha uzun bir vade verilmesini veya hem alacakta indirim hem de vadede uzatımı birlikte ister.

Borçlu, borçlarını ödemek niyetinde olmasına rağmen ekonomik gelişmeler, piyasa koşulları gibi borçluyu etkileyen nedenlerle borcu ödemeden aciz duruma yahut borcu ödeyememe tehlikesine düşebilir.

Bu durumda, borçlu ya iflas yoluna gidip ekonomik varlığını ortadan kaldıracaktır ya da konkordato talebinde bulunarak hem ekonomik varlığını sürdürecek hem de alacaklının alacağı iflas haline göre daha fazla korunmuş olacaktır.

2. Konkordatonun iflas ve iflasın ertelenmesi kurumu ile arasındaki başlıca farklar nedir?

a-) Konkordato daha az masrafla yapılmasına rağmen iflas daha fazla maliyetlidir.

b-) İflasda borçlunun tasarruf ehliyeti tamamen ortadan kalkar; ancak konkordatoda tasarruf ehliyeti devam eder

c-) İflasta alacağını tamamen alamamış alacaklı müflisi takip edebilir. Ancak konkordatoda borçlu borcundan kesin olarak kurtulur. konkordato dışında kalmış alacaklılar alacağını talep edemezler

d-) İflasa ancak tacirler başvurabilirken konkordatoya başvurmak için tacir olmak şart değildir.

e-) İflasa tabi olsun olmasın, tüm borçlular ile iflas talebinde bulunabilen alacaklılar konkordato talebinde bulunabilirken, iflasın ertelenmesini sadece sermaye şirketleri ve kooperatifler talep edebilirler.

f-) İflasın ertelenmesine mahkemece karar verilebilmesi için alacaklıların rızası aranmaz. Ancak konkordatonun mahkemece onaylanabilmesi için toplantıya katılacakların belli sayıda olmasına bağlıdır.

g-) İflas ertelemesine pasifi aktifinden fazla (borca batık) olanlar başvurabilirken konkordatoya borcu vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan başvurabilir.

h-) İflasın ertelemesinde faizler işler, konkordatoda ise kural olarak konkordato mühletince faiz işlemez.

ı-) İflasın ertelenmesinde alacaklılar alacaklarından feragat edip etmeme konudan serbestken, konkordatoda ise genellikle alacaklarından bir kısmından feragat halinde başarıya ulaşır.

i-) Konkordato kısa sürerken, iflasın ertelenmesi 5 yıla kadar çıkabilmekteydi.

j-) İflasın ertelenmesi kurumu tamamen kaldırılmıştır.

3. Kimler konkordato talebinde bulunabilir?

İflasa tabi olsun/olmasın tüm borçlular konkordato talebinde bulunabileceği gibi, iflas talebinde bulunabilecek her alacaklı kimse de konkordato talebinde bulunabilir.

4. Konkordato neredeki ve hangi mahkemeden talep edilebilir?

İflasa tabi olan şirketler için borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nden, merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında ise Türkiye’deki şubenin, birden fazla şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nden, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi’nden talep edilecektir.

5. Alacaklıların konkordatodan nasıl haberi olacaktır?

Alacaklılar, komiser tarafından yapılacak ilânla, ilân tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklarını bildirmeye davet olunur. Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir.

6. Konkordato süresi ne kadardır?

Borçlunun konkordato talebi ile yasada belirtilen ilgili belgelerin sunumu şartı ile mahkeme 3 ay geçici mühlet verecektir. Gerekli olduğu takdirde talep üzerine 2 ay da uzatılarak toplamda 5 ay olacaktır. Mahkeme kesin mühlet hakkındaki kararını ise geçici mühlet içinde verecektir. Kesin mühlet için mahkeme komiser raporunu inceleyecek konkordatonun başarıya ulaşması mümkün ise 1 yıllık kesin mühlet verecektir. Kesin mühlet gerekli olduğu takdirde 6 ay kadar da uzatılabilir.

Tüm sürelerin kullanılması halinde, konkordato süresi 23 aya kadar çıkabiliyor.

7. Hangi şartlarla konkordato tasdik ediliyor?

Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder) konkordato projesinin öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması 206. maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (Kısaca işçilik alacakları ve nafaka alacakları denebilir.)

Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması şartlarını birlikte taşıyan başvurucuların konkordato tasdiki mahkeme tarafından yapılacaktır.

8. Konkordato projesinde şart olan yeterli çoğunluktan kastedilen nedir?

Konkordato projesinde şart olan yeterli çoğunluktan kastedilen ise şudur: Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.

Örnekle şöyle açıklanabilir: Eğer Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını aşıyor ise Örnek: kaydedilmiş alacaklı sayınısın 120 kişi kaydedilmiş alacak miktarının 120.000,00 TL olduğu farz edilse projenin kabulü için alacaklı sayısının en az 61 kişi, alacak miktarının da 60.000,00 TL yi aşması gerekir.

Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşıyor ise. Yine örneklendirecek olursak kaydedilmiş alacaklı sayınısın 120 kişi kaydedilmiş alacak miktarının 120.000,00 TL olduğu farz edilse projenin kabulü için alacaklı sayısının en az 31 kişi, alacak miktarının da 80.000,00 TL yi aşması gerekir.

9. Konkordato tasdik edilmesi ne anlama geliyor?

Kısaca; Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir. Ancak İmtiyazlı alacaklı olan (işçilik alacakları ve nafaka alacakları), rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında ise konkordato bağlayıcı değildir. Konkordato teklifi, alacaklılar tarafından kabul edilir ve mahkemece tasdik edilirse, artık borçlu alacaklılarının vazgeçtikleri oranda borçlarından kurtulacaktır.

10. Konkordato başvurusunda bulunan şirketler mallarını satabilir mi?

Hakkında geçici veya kesin mühlet kararı verilen konkordato başvurusunda bulunan borçlunun tasarruf ehliyeti sınırlıdır. Konkordato süresinin ilanından sonra borçlu şirket, mallarını rehin edemez, taşınmaz mallarını satamaz, taşınmaz malları üzerinde mülkiyet hakkını kısıtlayıcı haklarlar oluşturamaz, mallarını bağışlayamaz rehin veremez.

11. Konkordato başvurusunun ve kararının hacizlere ve takiplere etkisi ne olacaktır?

Konkordato başvurusu ile birlikte gerek geçici, gerek kesin mühlet içinde konkortado kabul edilinceye kadar borçlu hakkında evvelce başlatılmış icra takipleri duracaktır. İhtiyati tedbir ve haciz kararları uygulanmayacaktır. Borçluya karşı hiçbir takip yapılamayacaktır. Konkordato mühleti verilmesi halinde konulmuş olan hacizler kalkmayacaktır. Hacizler ancak konkordatonun tasdiki veya mühletin kaldırılması kararının kesinleşmesi ile düşecektir.

12. Konkordatonun işçinin alacaklarına etkisi nedir?

Konkordato öncesi doğan işçi alacakları imtiyazlı alacaklardır. İşçiler ücret, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları için icra takibi yapabilir veya yapılmış icra takiplerine devam edebilirler. İşçi alacaklarının konkordatoya yazdırılmış olması gerekir. Konkordatoya yazdırılmış işçi alacakları için konkordato zorunlu değildir. Herhangi bir indirime tabi olmaksızın alacaklarını talep edebilecektir.

13. Konkordato kararının alınmış olması işçilere fesih hakkı verir mi?

Şirketin konkordato kararı almış olması tek başına işçilere haklı fesih hakkı vermez. Ücretleri düzenli ödendiği, iş koşulları ağırlaştırılmadığı sürece, kısaca konkordato dışında haklı bir neden olmadıkça işçiler iş sözleşmelerini sona erdirirlerse kıdem ve ihbar tazminatı alamazlar. İşçiler buna dikkat etmelidir.

14. Eğer işçinin konkordato ilan eden şirketten ücret alacağı varsa ne yapmalı?

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre; hizmet akdine dayalı işçi çalıştıran işverenin konkordato ilan etmesi durumunda işçinin üç aylık ücreti Ücret Garanti Fonundan ödenecektir. Ancak kıdem ve ihbar taminatları bu garantiden yararlanamaz. Bundan başla işçilik alacağı olan kişi konkordato sürecine dahil olarak alacağını kaydettirmelidir.

15. İşçinin İŞKUR’dan ücret alacağını almasının şartları nedir?

Konkordato ilan eden işverenden ücret alacağı bulunan işçilerin dilekçe ile İŞKUR’a başvurarak ekine mahkemece verilen konkordato mühlet işçinin ücret alacağını aylar itibariyle gösteren işçi alacak belgesi eklemesi gerekmektedir. İşçiler bu başvuruyu kendileri bizzat yapabilecekleri gibi noter tasdikli vekâletnameye dayalı olarak vekilleri aracılığıyla da yapabilirler.

Ücret garanti fonu kapsamında işçilere, 3 ayı geçmemek üzere işverenden olan temel ücret alacakları kadar ödeme yapılmaktadır. Ücret garanti fonundan yararlanabilmek için bazı şartlar vardır; İşçinin son bir yıl içerisinde konkordato ilan edilen işyerinde çalışıyor olması, ve ücret alacağı için beş yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olması gereklidir. Yapılacak ödeme işçinin ödenmeyen üç aylık ücretiyle sınırlıdır. İşçinin ücreti ne olursa olsun SGK prim tavanını geçmeyen kısmı üç ayla sınırlı olmak üzere tam olarak İŞKUR tarafından ödenecektir.

Konkordato süresi bir yıla uzatıldı. İşte son karar başlıklı haber, www.medyabar.com internet sayfasında 11 Ekim 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

2018 Ekimden beri oluşan Konkordato sayısı 1934!

2018 yılı Ekim ayından beri ilan edilen Konkordato sayısı 1934. AA verilerine göre şu ana kadar 905 firma da Konkordatodan çıktı.

Konkordatoya başvuran firma 1934, Konkordatodan çıkan şirket de 905.

AA muhabirinden alınan bilgiye göre, 2018 yılının son çeyreğinde zirveye ulaşan Konkordato sayısı, 2019 yılında bir nebze geriledi. Ekim ayından beri gerçekleşen Konkordato başvuru sayısı 1934 oldu.

Aylara göre başvurulan Konkordato Sayısı

2018 yılında firmalar tarafından başvurulan Konkordato sayısı;

  • Ekim ayında 455,
  • Kasım ayında 483,
  • Aralıkta ise 324 olarak gerçekleşti.

2019 yılında şirketler tarafından başvurulan Konkordato sayısı;

  • Ocak ayında 167,
  • Şubat ayında 156,
  • Mart ayında 96,
  • Nisan ayında 73,
  • Mayısta 97,
  • Haziranda da 83 adet oldu.

Buna göre, 2018 yılının son çeyreğinde konkordato başvuru sayısı bin 262 iken, dengelenme sürecinin belirginleşmesiyle geçen yılın son çeyreğinin beşte biri seviyesine gerilemek suretiyle Ekim ayından bu yana toplamda 1934 dosya olarak gerçekleşti.

Konkordatodan çıkan Firma sayısı da arttı

Bankalar ile şirketlerin yaptığı müzakereler sonucunda bugüne kadar 905 firma konkordatodan çıktı. Bu firmaların bankalara olan 10,4 milyar liralık kredi borcu konkordatodan çıkmakla birlikte, konkordato başvuruları bir taraftan yapılmaya devam ediyor.

Konkordatodan çıkan firma sayısının artmasında en önemli unsur, bankaların bu yönde attıkları olumlu adımlar oldu. Bankalar, bir taraftan kredi borçlarını ödemekte zorlanan firmalara daha fazla kolaylık sağlarken, diğer yandan da zordaki firmalara çözüm önerileri sundular.

Firmaların mali durumlarına uygun olarak Bankalarca sunulan çözüm paketleri, süreci suistimal etmeyen ve borcunu ödeme niyetinde olan firmalarla anlaşılma oranını arttırdı.

Konkordato ne demek?

Konkordato, İtalyancada uzlaşma, anlaşma manasına gelmektedir. Alacaklının da borçlunun da yerel Asliye Ticaret Mahkemesi‘ne başvurarak talep edebildiği konkordato, genel manada borçlu ile alacaklı arasında yapılan ve mahkeme kararıyla bağlayıcı hale gelen yeniden yapılandırma anlaşması olarak tanımlanıyor.

Esasını 1881 yılına dayanan İsviçre iflas erteleme kanunundan alan 7101 nolu Konkordato Kanunu, 2018 yılı Mart ayında Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

AA: 1934 firma konkordato ilan etti, 905 tanesi çıktı başlıklı haber, www.sozcu.com.tr internet sayfasında 27 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Şirketler birer birer kapanıyor!

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği verilerine göre, 2019 yılı Temmuz ayında kapanan Şirketler yüzde 56.07 artmak suretiyle bin 119 oldu. Tasfiye edilen Şirket sayısı da bin 231.

Temmuz ayında Kurulan, Tasfiye edilen, Kapanan Şirketler

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), 2019 yılı Temmuz ayına ait Kurulan-Kapanan Şirketler ile ilgili istatistik verilerini açıkladı.

Kurulan Şirketler yüzde 57 arttı

TOBB’a göre, 2019 yılı Temmuz ayında kurulan şirket sayısı, Haziran ayına göre yüzde 57 artmak suretiyle 4 bin 584’ten 7 bin 197’ye yükseldi.

2019 Temmuz ayında kurulan şirket ve kooperatiflerin;

  • 2.635’i ticaret sektöründe, 
  • 1.062’si imalat sektöründe ve
  • 638’i inşaat sektöründe

olmuştur.

2019 yılı Temmuz ayında kurulan şirket sayısı, 2018 yılı Temmuz ayına göre yüzde 5.88 oranında arttı. Ocak-Temmuz döneminde kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11.9 azalmak suretiyle bin 173 oldu.

Tasfiye edilen Şirketlerde artış yüzde 29,04

2019 yılı Temmuz ayında tasfiye edilen şirket sayısı yüzde 29,04 artmak suretiyle bin 231 oldu. Bir önceki ayda tasfiyesi yapılan şirket sayısı 954 idi.

Kapanan Şirketler yüzde 56,07 arttı

2019 yılı Temmuz ayında kapanan şirket sayısı yüzde 56.07 artmak suretiyle bin 119 oldu. Bir önceki ayda kapanan şirket sayısı 717 idi.

2019 yılı Temmuz ayında kapanan şirket sayısı, 2018 yılı Temmuz ayına yüzde 22.7 arttı. Ocak-Temmuz döneminde kapanan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4.79 artmak suretiyle 6 bin 632 oldu.

2019 Temmuz ayında kapanan şirket ve kooperatiflerin;

  • 399’u toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı,
  • 221’i inşaat sektörü,
  • 111’i imalat sektöründen olmuştur.

1.204 adet Yabancı Ortak Sermayeli şirket kurulmuş

2019 yılı Temmuz ayında 1.204 Yabancı Ortak Sermayeli şirket kurulmuştur. Bunların;

  • 692’si Türkiye,
  • 92’si Suriye,
  • 72’si İran ortaklı olarak kurulmuştur.

2019 yılı Temmuz ayında kurulan şirketlerin;

  • 911’i Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret,
  • 498’i Gayrimenkul acenteleri,
  • 394’ü Lokantalar ve seyyar yemek hizmeti faaliyetleri

sektöründe kurulmuştur.

Yabancı Ortak Sermayeli olarak kurulan şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 82,46’sı yabancı sermayeli ortak payından oluşmaktadır.

Kurulan/Kapanan Şirketler

31/03/2009 tarihinde yapılan IV. İstatistik Konseyi’nde alınan karar gereğince, TÜİK tarafından açıklanan şirket, kooperatif ve gerçek kişilere ait işletmeler ile ilgili Kurulan/Kapanan Şirket İstatistiklerinin 5429 sayılı kanun uyarınca Resmi İstatistik kapsamında yayımlanma sorumluluğu 2010 yılı başından itibaren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne devredilmiştir.

Şirketler tek tek kapanıyor! başlıklı haber, www.sozcu.com.tr internet sayfasında 23 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Kurum Kültürü ile Değişim ve Gelişim Misyonu Arasındaki İlişki

Değişim ve Gelişim Misyonu

Kurumsallaşmasını tamamlamış bir müessese; bir sistem oturtmuş, o oturttuğu sistemi yürütüyor demektir.

Mevcut yöneticiler için, böyle firmalarda hayatını idame ettirmenin en kolay yolu; işleyen çarka ayak uydurmaktır. Diğer bir deyişle ortama uyum sağlamaktır. Yönetici için, süren bir organizasyon içerisinde kendisine yüklenmiş görev ve sorumlulukları yerine getirmesi yeterlidir.

Böyle bir sisteme yeni katılmış bir beyaz yakalının tutum ve davranışları da bu açıdan önem arzeder. Kurum bünyesine henüz dahil olmuş, ‘girdiği ortama kendisinden bir şeyler verebilme’ idealindeki `lider ruhlu yöneticinin bu tutumu `kurum mensupları` tarafından dikkatle ve temkinli bir şekilde gözlemlenir.

Zaten, Çalışma Kanunu’na göre bir deneme süresi kavramı da olduğu için, buraya kadar ciddi bir sorun gözükmemektedir.

Ancak,

SWOT analizi açısından bakıldığında, bu yapının ‘organizasyonel kültürünü’ henüz tam olarak tanıyamadığı için, yeni personel bu zayıf yönüyle, genelde ‘kurum içi ayakta kalma mücadelesi’nde zorlanır. Mevut kadrodan destek alamadığında başarılı olma şansı pek yoktur.

Bunun sonucunda iki ihtimal ortaya çıkar;

  • ya bu çarka ‘ayak uydurur’,
  • ya da ‘kurum kültürü ve işleyen mevcut sistem’ unsurlarının oluşturduğu ‘savunma mekanizması’ tarafından bünye dışına itilir.

İlk bakışta birinci seçenek en az zayiatlı yol gibi gözükse de, sonucunda her iki taraf da kaybeder. Ayak uyduruyor olmanın anlamı; yavaş kalıp çarkın arasına sıkışıp ezilmemek, ya da bu dişlilerden daha hızlı olup çarkları aşındırmamaktır. Öyle bir durumda, mevcut paydaşlar da, yeni birey de gerektiği kadar gelişim gösteremez.

Zira; o kurumda artık olumlu değişim  dolayısıyla da gelişim misyonu körelmiş ve bu uğurda çaba sarfeden ‘lokomotif’ kalmamıştır. Ki, bilgi çağında olduğumuz şu dönemde meydana gelen bu hızlı değişimi yakalamasını sağlayacak aktörler bu hizmetçi lider vasıflı yöneticilerdir.

Gelelim ikinci seçeneğe;

Konfor bölgesinden’ sıyrılan lider ruhlu yönetici, o ana kadarki bilgi birikimi ve yönetim becerilerini aktarma imkanı sağlayabileceği zemini buluncaya kadar yeni bir platform aramaya devam eder. O çabasıyla ideal bir yörüngeye yerleştiği anda; proses iyileştirme aktiviteleri ile dahil olduğu organizasyonun ‘kurum kültürü ve işleyen mevcut sistemi’ne Proje Yaşam Döngüsü boyunca olumlu katkı sağlamayı sürdürür.

Böylelikle, o kurum mesafe katetmeye başlar ve o mekanizma ile birlikte yönetici de başka iklimlere doğru yol alır.

İşte, yönetici pozisyonundaki personel ile çalıştığı kurum arasındaki ‘belirli süreli iş sözleşmesi’nin asıl mantığı bana göre budur; ‘Kazan-Kazan’.

Yani kurum da kazansın, çalışan da.

Saygı ve sevgilerimle
Mithat GÜNEY, PMP
www.mithatguney.com