2018 Ekimden beri oluşan Konkordato sayısı 1934!

2018 yılı Ekim ayından beri ilan edilen Konkordato sayısı 1934. AA verilerine göre şu ana kadar 905 firma da Konkordatodan çıktı.

Konkordatoya başvuran firma 1934, Konkordatodan çıkan şirket de 905.

AA muhabirinden alınan bilgiye göre, 2018 yılının son çeyreğinde zirveye ulaşan Konkordato sayısı, 2019 yılında bir nebze geriledi. Ekim ayından beri gerçekleşen Konkordato başvuru sayısı 1934 oldu.

Aylara göre başvurulan Konkordato Sayısı

2018 yılında firmalar tarafından başvurulan Konkordato sayısı;

  • Ekim ayında 455,
  • Kasım ayında 483,
  • Aralıkta ise 324 olarak gerçekleşti.

2019 yılında şirketler tarafından başvurulan Konkordato sayısı;

  • Ocak ayında 167,
  • Şubat ayında 156,
  • Mart ayında 96,
  • Nisan ayında 73,
  • Mayısta 97,
  • Haziranda da 83 adet oldu.

Buna göre, 2018 yılının son çeyreğinde konkordato başvuru sayısı bin 262 iken, dengelenme sürecinin belirginleşmesiyle geçen yılın son çeyreğinin beşte biri seviyesine gerilemek suretiyle Ekim ayından bu yana toplamda 1934 dosya olarak gerçekleşti.

Konkordatodan çıkan Firma sayısı da arttı

Bankalar ile şirketlerin yaptığı müzakereler sonucunda bugüne kadar 905 firma konkordatodan çıktı. Bu firmaların bankalara olan 10,4 milyar liralık kredi borcu konkordatodan çıkmakla birlikte, konkordato başvuruları bir taraftan yapılmaya devam ediyor.

Konkordatodan çıkan firma sayısının artmasında en önemli unsur, bankaların bu yönde attıkları olumlu adımlar oldu. Bankalar, bir taraftan kredi borçlarını ödemekte zorlanan firmalara daha fazla kolaylık sağlarken, diğer yandan da zordaki firmalara çözüm önerileri sundular.

Firmaların mali durumlarına uygun olarak Bankalarca sunulan çözüm paketleri, süreci suistimal etmeyen ve borcunu ödeme niyetinde olan firmalarla anlaşılma oranını arttırdı.

Konkordato ne demek?

Konkordato, İtalyancada uzlaşma, anlaşma manasına gelmektedir. Alacaklının da borçlunun da yerel Asliye Ticaret Mahkemesi‘ne başvurarak talep edebildiği konkordato, genel manada borçlu ile alacaklı arasında yapılan ve mahkeme kararıyla bağlayıcı hale gelen yeniden yapılandırma anlaşması olarak tanımlanıyor.

Esasını 1881 yılına dayanan İsviçre iflas erteleme kanunundan alan 7101 nolu Konkordato Kanunu, 2018 yılı Mart ayında Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

AA: 1934 firma konkordato ilan etti, 905 tanesi çıktı başlıklı haber, www.sozcu.com.tr internet sayfasında 27 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Şirketler birer birer kapanıyor!

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği verilerine göre, 2019 yılı Temmuz ayında kapanan Şirketler yüzde 56.07 artmak suretiyle bin 119 oldu. Tasfiye edilen Şirket sayısı da bin 231.

Temmuz ayında Kurulan, Tasfiye edilen, Kapanan Şirketler

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), 2019 yılı Temmuz ayına ait Kurulan-Kapanan Şirketler ile ilgili istatistik verilerini açıkladı.

Kurulan Şirketler yüzde 57 arttı

TOBB’a göre, 2019 yılı Temmuz ayında kurulan şirket sayısı, Haziran ayına göre yüzde 57 artmak suretiyle 4 bin 584’ten 7 bin 197’ye yükseldi.

2019 Temmuz ayında kurulan şirket ve kooperatiflerin;

  • 2.635’i ticaret sektöründe, 
  • 1.062’si imalat sektöründe ve
  • 638’i inşaat sektöründe

olmuştur.

2019 yılı Temmuz ayında kurulan şirket sayısı, 2018 yılı Temmuz ayına göre yüzde 5.88 oranında arttı. Ocak-Temmuz döneminde kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11.9 azalmak suretiyle bin 173 oldu.

Tasfiye edilen Şirketlerde artış yüzde 29,04

2019 yılı Temmuz ayında tasfiye edilen şirket sayısı yüzde 29,04 artmak suretiyle bin 231 oldu. Bir önceki ayda tasfiyesi yapılan şirket sayısı 954 idi.

Kapanan Şirketler yüzde 56,07 arttı

2019 yılı Temmuz ayında kapanan şirket sayısı yüzde 56.07 artmak suretiyle bin 119 oldu. Bir önceki ayda kapanan şirket sayısı 717 idi.

2019 yılı Temmuz ayında kapanan şirket sayısı, 2018 yılı Temmuz ayına yüzde 22.7 arttı. Ocak-Temmuz döneminde kapanan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4.79 artmak suretiyle 6 bin 632 oldu.

2019 Temmuz ayında kapanan şirket ve kooperatiflerin;

  • 399’u toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı,
  • 221’i inşaat sektörü,
  • 111’i imalat sektöründen olmuştur.

1.204 adet Yabancı Ortak Sermayeli şirket kurulmuş

2019 yılı Temmuz ayında 1.204 Yabancı Ortak Sermayeli şirket kurulmuştur. Bunların;

  • 692’si Türkiye,
  • 92’si Suriye,
  • 72’si İran ortaklı olarak kurulmuştur.

2019 yılı Temmuz ayında kurulan şirketlerin;

  • 911’i Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret,
  • 498’i Gayrimenkul acenteleri,
  • 394’ü Lokantalar ve seyyar yemek hizmeti faaliyetleri

sektöründe kurulmuştur.

Yabancı Ortak Sermayeli olarak kurulan şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 82,46’sı yabancı sermayeli ortak payından oluşmaktadır.

Kurulan/Kapanan Şirketler

31/03/2009 tarihinde yapılan IV. İstatistik Konseyi’nde alınan karar gereğince, TÜİK tarafından açıklanan şirket, kooperatif ve gerçek kişilere ait işletmeler ile ilgili Kurulan/Kapanan Şirket İstatistiklerinin 5429 sayılı kanun uyarınca Resmi İstatistik kapsamında yayımlanma sorumluluğu 2010 yılı başından itibaren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne devredilmiştir.

Şirketler tek tek kapanıyor! başlıklı haber, www.sozcu.com.tr internet sayfasında 23 Ağustos 2019 tarihinde yayımlanmıştır.

Düzenleyen; İnş. Müh. Mithat GÜNEY, PMP

www.mithatguney.com

#mithatgüney / @mithatgny

Bu haber, www.insaport.com internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Bu haber, www.turkinsa.org.tr internet sayfasında da tarafımdan paylaşılmıştır.

Kurum Kültürü ile Değişim ve Gelişim Misyonu Arasındaki İlişki

Değişim ve Gelişim Misyonu

Kurumsallaşmasını tamamlamış bir müessese; bir sistem oturtmuş, o oturttuğu sistemi yürütüyor demektir.

Mevcut yöneticiler için, böyle firmalarda hayatını idame ettirmenin en kolay yolu; işleyen çarka ayak uydurmaktır. Diğer bir deyişle ortama uyum sağlamaktır. Yönetici için, süren bir organizasyon içerisinde kendisine yüklenmiş görev ve sorumlulukları yerine getirmesi yeterlidir.

Böyle bir sisteme yeni katılmış bir beyaz yakalının tutum ve davranışları da bu açıdan önem arzeder. Kurum bünyesine henüz dahil olmuş, ‘girdiği ortama kendisinden bir şeyler verebilme’ idealindeki `lider ruhlu yöneticinin bu tutumu `kurum mensupları` tarafından dikkatle ve temkinli bir şekilde gözlemlenir.

Zaten, Çalışma Kanunu’na göre bir deneme süresi kavramı da olduğu için, buraya kadar ciddi bir sorun gözükmemektedir.

Ancak,

SWOT analizi açısından bakıldığında, bu yapının ‘organizasyonel kültürünü’ henüz tam olarak tanıyamadığı için, yeni personel bu zayıf yönüyle, genelde ‘kurum içi ayakta kalma mücadelesi’nde zorlanır. Mevut kadrodan destek alamadığında başarılı olma şansı pek yoktur.

Bunun sonucunda iki ihtimal ortaya çıkar;

  • ya bu çarka ‘ayak uydurur’,
  • ya da ‘kurum kültürü ve işleyen mevcut sistem’ unsurlarının oluşturduğu ‘savunma mekanizması’ tarafından bünye dışına itilir.

İlk bakışta birinci seçenek en az zayiatlı yol gibi gözükse de, sonucunda her iki taraf da kaybeder. Ayak uyduruyor olmanın anlamı; yavaş kalıp çarkın arasına sıkışıp ezilmemek, ya da bu dişlilerden daha hızlı olup çarkları aşındırmamaktır. Öyle bir durumda, mevcut paydaşlar da, yeni birey de gerektiği kadar gelişim gösteremez.

Zira; o kurumda artık olumlu değişim  dolayısıyla da gelişim misyonu körelmiş ve bu uğurda çaba sarfeden ‘lokomotif’ kalmamıştır. Ki, bilgi çağında olduğumuz şu dönemde meydana gelen bu hızlı değişimi yakalamasını sağlayacak aktörler bu hizmetçi lider vasıflı yöneticilerdir.

Gelelim ikinci seçeneğe;

Konfor bölgesinden’ sıyrılan lider ruhlu yönetici, o ana kadarki bilgi birikimi ve yönetim becerilerini aktarma imkanı sağlayabileceği zemini buluncaya kadar yeni bir platform aramaya devam eder. O çabasıyla ideal bir yörüngeye yerleştiği anda; proses iyileştirme aktiviteleri ile dahil olduğu organizasyonun ‘kurum kültürü ve işleyen mevcut sistemi’ne Proje Yaşam Döngüsü boyunca olumlu katkı sağlamayı sürdürür.

Böylelikle, o kurum mesafe katetmeye başlar ve o mekanizma ile birlikte yönetici de başka iklimlere doğru yol alır.

İşte, yönetici pozisyonundaki personel ile çalıştığı kurum arasındaki ‘belirli süreli iş sözleşmesi’nin asıl mantığı bana göre budur; ‘Kazan-Kazan’.

Yani kurum da kazansın, çalışan da.

Saygı ve sevgilerimle
Mithat GÜNEY, PMP
www.mithatguney.com